Kemal Kılıçdaroğlu: Herkes İçin Adaleti Getireceğiz

Kars’ta halka seslenen Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin her karış toprağına demokrasiyi, barışı getireceğiz. Demokrasinin önündeki en büyük engel kayyum uygulamasına da son vereceğiz” dedi ve ekledi:

“Emekli kardeşlerim üzülmesinler; ben 2015 tarihinden bu yana bütün emeklilere Ramazan ve Kurban Bayramında en az asgari ücret kadar birer aylık ikramiye ödenmesini istedim ve savundum. Düşük verdiler. Bay Kemal’i cumhurbaşkanı seçeceksiniz. Kurban Bayramı’nda hesabınızda 15 bin TL ikramiyeyi göreceksiniz. Ananızın ak sütü kadar helal parayı çekeceksiniz.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Herkes için adaleti getireceğiz. Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmen ataması yapıp bütün köy okullarını açacağız. Nohutu, mercimeği dışardan alıyorlar. Değiştireceğiz bunu! Üreten Türkiye’yi, herkesin kazandığı Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz! Ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzeni Türkiye’ye getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Karslılarla biraraya geldi.

Halk buluşmasında sahneye önce Mansur Yavaş çıktı. Yavaş, “Seçilirse sosyal yardımı kesecek dediler. 60 bin öğrenci şu anda okuluna ücretsiz gidiyor. Kantinde alışveriş yapamayan öğrencilerin ailelerine her ay 330 lira para yatırarak mahcup olmamalarını sağlıyoruz. Çocuklar okusun diye kreşler açıyoruz. 16 trilyon parayı toprağa gömüp Ankapark yaptılar. Susuz mahalleler var Ankara’da. Otobüs görmemiş mahalleler vardı. 5 katrilyon dinozorların parasını ödedik” ifadelerini kullandı.

“Haksız kesilen 1.6 milyar lira Ankara halkının boğazından kesilen paradır” diyen Yavaş, “Kendilerine oy verenleri de cezalandılar. Saçma sapan projelere dökecek paramız yok. Bugünkü rakamla değeri 350 milyon lira olan giriş kapıları yaptılar. Ne işe yaradığını bilen yok! Parsel parsel Ankara’yı sattılar. Bu söyleyen kendi başbakan yardımcıları. Bunun devam etmesini istiyorlardı. İhalelerin tamamını internetten yayınladık. Hem dış borçları hem bunların borçlarını ödedik” dedi.

Pandemi döneminde öğrencilerin internet ihtiyaçlarını karşıladıklarını hatırlatan Yavaş, AK Parti iktidarının hizmetlerde yetersiz kaldığını söyleyerek, “Seçildikten sonra rozeti çıkardık. Artık koltuklarını korumak, şatafatlı hayatlarını sürdürmek için ona buna iftira atan iktidar gidecek. Duymadığımız laf kalmıyor. Sayın Genel Başkanımızdan Cumhur İttifakı’na ve onlara oy verenlere karşı kötü bir laf duydunuz  mu? Bu kadar bağırdıklarına göre iktidarlarının sonunun geldiğini biliyorlar. Herkese eşit muamele yapan bir iktidar gelecek. 6 genel başkan yapacaklarını imza altına attılar, uzlaştılar. Türkçemizin en güzel kelimesi uzlaşmadır. Artık kavga etmiyorlar bundan niye rahatsız oluyorlar?” dedi.

Yavaş’tan sonra sahneye İBB Başkanı İmamoğlu çıktı. İmamoğlu, “Milleti ayrıştırma konusunda en uzak bir duraksaması yok. Ben şaşıyorum o akla. Şehrimizde mültecilerle beraber 20 milyon insan yaşıyor. Allah şahit, gönlümü biliyor. O 20 milyon insana bir an bile farklı bakmadım, bakamam. Bu bir yönetici terbiyesidir, ahlaktır. Bundan vazgeçen ülkesine yönetici olmamalı. Bize huzur, güzel bir ülke yaşamı lazım. 86 milyon insanına eşit bakan bir anlayış lazım. Bugünkü anlayış; ‘Bana oy verenler abad, oy vermeyenler bertaraf olacak. Oy verenler yerli ve milli, oy vermeyenler terörist’ diyor. Benim 86 milyon insanım yerli ve milli” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu yerel seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Millet İttifakı’na yönelik söylemleri hakkında “Bir caminin çıkışında çaldılar, hırsızlar dedi. Bir tane bile hırsız bulamadınız. Yargıladınız, bir tane bile mahkum etmediniz. Çıkıp milletten özür dilediniz mi?” diye konuştu.

“Size söz veriyorum, bu şehri ayağa kaldıracağız” diyen İmamoğlu, “Kars’ın kişi başı geliri bu ülkenin ortalamasının yarısı kadar. Bu reva mı? Benim Kars’taki çocuğum liyakatiyle, ahlakıyla, çalışkanlığıyla bu şehirde üretecek, kazanacak, istediği kademelere bu ülkede gelecek. Bu şehri pırıl pırıl Türkiye’nin vitrinine koyacağı şehir yapacağız” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu; “Milletin iradesine set vurulmasına, Kars’ta da seçilmiş ismin yerine kayyum atanmasına karşıyız” sözleriyle iktidarın belediyelere yönelik kayyım uygulamalarını eleştirdi.

Yavaş ve İmamoğlu’nun ardından sahneye çıkan Kılıçdaroğlu, “Kars’a da, Türkiye’ye de, dünyaya da bahar gelecek. Kılıçdaroğlu söz verince mutlaka yapar” dedi.

“Kayyum uygulamasına son vereceğiz”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle oldu:

Geliriniz düştü mü? Bizim sorunumuzu çözemedilerse yapacağımız şey değiştirmek. İktidarı değiştireceğiz. Daha güzel ve ahlaklı bir iktidar getirmek hepimizin görevidir. Kars’ta genç nüfus fazla ama doğru dürüst stadyumu yok.

Genç kardeşlerime seslenmek isterim: Bulunduğunuz kentte hem iş bulmalı hem de huzur içinde yaşamalısınız. Erzurum da dahil olmak üzere Kars, Iğdır ve Ardahan’ı özel ekonomi bölgesi ilan edeceğiz. Nasıl üretilir göreceksiniz. Orta Doğu’da ve Kafkaslarda tarım alanındaki pazar 25 milyar dolar. Bu pazardan nasıl pay alınır göreceksiniz. Hiçbir fabrika satılmayacak.

Bu ülkenin her karış toprağına demokrasiyi, barışı getireceğiz. Demokrasinin önündeki en büyük engel kayyum uygulamasına da son vereceğiz. Emekli kardeşlerim üzülmesinler; ben 2015 tarihinden bu yana bütün emeklilere Ramazan ve Kurban Bayramında en az asgari ücret kadar birer aylık ikramiye ödenmesini istedim ve savundum. Düşük verdiler. Bay Kemal’i cumhurbaşkanı seçeceksiniz. Kurban Bayramı’nda hesabınızda 15 bin TL ikramiyeyi göreceksiniz. Ananızın ak sütü kadar helal parayı çekeceksiniz.

Herkes için adaleti getireceğiz. Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmen ataması yapıp bütün köy okullarını açacağız. Nohutu, mercimeği dışardan alıyorlar. Değiştireceğiz bunu! Üreten Türkiye’yi, herkesin kazandığı Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz! Ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzeni Türkiye’ye getireceğiz.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ardahan’da Konuştu: 418 Milyar Doları Söke Söke Alacağım

Ardahan’da halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Onlar beşli çetelere çalışıyor, ben halka çalışacağım. Onlara 418 milyar doları aktardılar. 418 milyar doları söke söke alacağım ve halka vereceğim. Sanıyorlar ki biz dışarıya para götürdük, kimse görmez. Bay Kemal görür ve millete verir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ben sizden bir şey istiyorum. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun, kul hakkı yiyene oy vermeyin.  Herkes bulunduğu yerde karnını doyuracak, herkes bulunduğu yerde huzur içinde yaşayacak. Onlar paraları beşli çeteler için harcıyor, Bay Kemal halk için harcayacak.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Ardahan’da Millet Buluşması’nda yurttaşlarla bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

Yüce yaradan dünyayı adalet üzerine inşa etti. Adaleti ya getireceğiz, ya getireceğiz. Birlikte bütün Türkiye’ye hizmet vereceğiz. Bizim kitabımızda ayrımcılık yoktur.

Demek ki parayı yerinde kullanırsınız, kul hakkı yemezseniz, halka hizmeti hakka hizmet gibi görürseniz Ardahan’ı da Türkiye’yi de kalkındırırsız.

Dışarıdan et, canlı hayvan, arpa, yulaf, mısır getiriyorlar. Allah aşkına bu ülkenin ovaları, tarlaları, çalışan insanları yok mu? Hepsi var.

İstedikleri kadar engel çıkarsınlar, biz bu ülkenin halkına güveniyoruz. Sizin için çalışacağız. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, her evde huzurun olduğu bir düzeni getireceğiz. Onlar beşli çetelere çalışıyor, ben halka çalışacağım. Onlara 418 milyar doları aktardılar. 418 milyar doları söke söke alacağım ve halka vereceğim. Sanıyorlar ki biz dışarıya para götürdük, kimse görmez. Bay Kemal görür ve millete verir.

Ben sizden bir şey istiyorum. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun, kul hakkı yiyene oy vermeyin. Herkes bulunduğu yerde karnını doyuracak, herkes bulunduğu yerde huzur içinde yaşayacak. Onlar paraları beşli çeteler için harcıyor, Bay Kemal halk için harcayacak.

Doğu Ekspresi’nin son durağı Ardahan olacak. Köy okullarının tamamını açacağız. Gençler, ben de sizinle beraberim. Ardahan söz; Sahra Tüneli gelecek, çiftçi kazanacak, üretici kazanacak, her köyde öğretmen, veteriner olacak, hayvanlarınızın aşısı ücretsiz yapılacak. Bu bölgeyi özel ekonomi bölgesi ilan edeceğiz. Tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi entegre tesisleri kurulacak. Kafkasların ve Orta Doğu’nun 25 milyar et ihtiyacını bu bölge karşılayacak.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş Ve Ekrem İmamoğlu’nun Görevlerini Açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükeşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş ile beraber sosyal medyadan halka seslendi.

‘Yiğitlerim’ başlıklı videoda, 14 Mayıs seçimlerinin kazanılması durumunda iki belediye başkanının alacağı görevler de paylaşıldı.

Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun görevinin, “Türkiye’yi afetlere hazırlayarak kentlerin dirençliliğini artırmak”; Yavaş’ın görevinin ise “Sosyal politikalarla hane ekonomisini hızla güçlendirerek ve aile destekleri sigortasından kadın istihdamına kadar yoksullukla mücadele ederek, Türkiye’yi geliştirecek ve güçlendirecek teknolojik atılımlarla tarımsal kalkınmayı hayata geçirmek” olacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Sevgili milletim bugün size cumhurbaşkanı yardımcılarım ile sesleniyorum. Ekrem Başkanım solumda, Mansur Başkanım da sağımda. Son günlerde olan olayları lütfen artık boş verelim. Biz işimize bakıyoruz, siz bakmayın onlara. Bu ülkenin gündemi provokasyonlar olamaz. Halkımızın gündeminde ne var biliyor musunuz? Ekonomik sıkıntılar, mutfaklarda yangın var. Kira derdi var. Dahası depremler, seller var. Ülkemizde olan ve olması muhtemel afetler var… Bu yüzden doğru şehirleşmeye doğru konut politikalarıyla kentlerimizi güçlendirmeye güçlü yapılara ihtiyacımız var. Türkiye’yi afetlere hazırlamak ve kentlerimizin dirençliliğini artırmak istiyorum. Bu görevi en iyi kim yapar? Tabii Ekrem Başkan yapar. İstanbul’da ve dünya tarihinde 10 metroyu aynı anda yapan bir kişi var, bu görevi ona vereceğiz. Bu berbat şehirleşmeyi bitirecek olan yiğit odur.

Gündemimizdeki diğer konu ne? Sosyal politikalar. Hane ekonomisini hızla güçlendirmemiz gerekiyor. Aile destekleri sigortasından kadın istihdamına kadar yoksullukla mücadelede yapacak çok işimiz var. Bunun yanında Türkiye’yi geliştirecek ve güçlendirecek teknolojik atılımları tarımsal kalkınmayı hayata geçirmemiz lazım. Bu görevi hangi yiğit yapar? Doğal olarak onu da Mansur Başkanımız yapar. Bu konuda Ankara’da devraldığı kötü yönetimi halkçı politikalarla hızla bambaşka bir yere taşıyan peşi sıra etkili projelere imza atan Mansur Başkanıma güvenirim. Ülkenin teknolojileri konusunda da ona güveneceğim.”

Kılıçdaroğlu’nun ardından iki belediye başkanı da söz aldı. Ekrem İmamoğlu şöyle konuştu:

“Bu güzel ülke son 20 yıl içinde en büyük yıkımı ne yazık ki kentlerde yaşadı. Çoklu kanun, kurum ve yönetmelikle, partizanlık ve ayrımcılıkla kentlerimiz ne yazık ki çağdaş dünyanın çok gerisinde kaldı. Belediyecilik ve dünyanın en büyük kenti İstanbul’da elde ettiğim deneyimle ikinci yüzyılda kentleri en çağdaş seviyeye taşıma ve özellikle plansız otobanlarla değil birbirine bağlı raylı sistemlerden hava yolu kara yolu entegre bir ağ olarak Türkiye’yi dünyanın en önemli lojistik merkezlerinden birine dönüştürmeyi bütün kentlerimizi bütün yerleşim yerlerimizi depreme dayanıklı ve uygar bir sürece kavuşturmayı ülkenin mutluluğu için hazırız.”

Mansur Yavaş da şu ifadeleri kullandı:

“Sosyal devlet anlayışını yeniden yapılandırarak hiç kimsenin yatağa aç girmediği açıkta kalmadığı eğitimden ve protein hakkından mahrum kalmadığı bir yapıyı yeniden inşallah inşa edeceğiz. Çiftçinin sırtından döviz yükünü kaldırmak suretiyle kırsal kalkınma desteklerimizle çalışan üreten kendi ülkesine yeten bir modeli mutlaka kavuşturacağız. Karada havada mavi vatanda ve siber uzayda yedi bölgede 81 ilde önemli stratejik ve milli teknolojik çalışmalarına liyakatlı kadrolar ve ülkemizin pırıl pırıl gençleriyle mutlaka başarılara imza atacağız”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 300 Dolarınız Olsa Nebati’ye Yatırım Yapsın Diye Verir Misiniz?

300 milyar dolarlık yatırım vaadi sonrası hükümetin sözlerine sosyal medyadan yanıt veren Kemal Kılıçdaroğlu, “Bırakın 300 milyarı, 300 dolarınız olsa Nebati’ye yatırım yapsın diye verir misiniz? Onlar nasıl versin Allah aşkına?” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Gelin yalan söylediklerini bir rakam üzerinden size göstereyim. 2022’de Vietnam 27,2 Milyar dolar direkt yatırım çekti. Vietnam’ın Gayri Safi Hasılası 410 Milyar USD. Çektiği yatırım, hasılanın %6,6’sı. Aynı oranı bize uygula, yılda yaklaşık 60 Milyar eder. 5 senede 300 milyar.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından vadettiği 300 milyar dolar yatırım ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Gelelim 300 milyar dolar temiz paraya. İnsan kendinden bilir işi ya, kendilerinin beceriksizliği üzerinden, halkımızı olmayacağına ikna etmeye çalışıyorlar. Bırakın 300 milyarı, 300 dolarınız olsa Nebati’ye yatırım yapsın diye verir misiniz? Onlar nasıl versin Allah aşkına?

Gelin yalan söylediklerini bir rakam üzerinden size göstereyim. 2022’de Vietnam 27,2 Milyar dolar direkt yatırım çekti. Vietnam’ın Gayri Safi Hasılası 410 Milyar USD. Çektiği yatırım, hasılanın %6,6’sı. Aynı oranı bize uygula, yılda yaklaşık 60 Milyar eder. 5 senede 300 milyar.

Size yalan söylüyorlar halkım. Kendi beceriksizliklerini ülkenin makus talihi olarak size satmaya çalışıyorlar. Bu millet böyle bir ekonomi rezaletini asla hak etmedi. Az akılla mantıkla asla buraya gelinmezdi. Biz ise ekonomiyi uçuracağız, uçuracağız!”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” Başlıklı Videosu 100 Milyondan Fazla Görüntülendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Twitter hesabından “Alevi” başlığı altında yayınladığı videosu 100 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı.

19 Nisan günü saat 21.30’da yayınlanan video 3 günde 74,5 retweet, 19,9 alıntı, 457 bin beğeni aldı. Videonun toplam görüntülenmesi ise 100,9 milyon oldu.

3 dakikalık videoda, “Ben Aleviyim. Hak Muhammed, Ali inancı ile yetişmiş, samimi bir Müslümanım. Harama el uzatmam” sözleri ile gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, videoda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bu gece sizinle çok hassas bir konuyu konuşmanın vakti geldi. Görüyor musunuz gençler, duyuyor musunuz Türkiye’de başlamak üzere olan yeni hayatın sesleri bunlar. Dünyanın hemen kıyısında duruyoruz. Ya bu eşiği aşarak hak ettiğimiz yere kavuşacağız ya da özlemle baktığımız dünyayı sadece izlemekle yetineceğiz.

İlk oyunu verecek olan sevgili evlatlarım. Ben Aleviyim; Hak, Muhammet, Ali inancıyla yetişmiş samimi bir Müslümanım. Allah’ın verdiği bir canım var; kul hakkı yemem, harama beytülmale el uzatmam. Atatürk’ün bize armağan ettiği bu güzel ülkede her şeyden uzak ve yoksul bir evde doğdum.

Cumhuriyetin bize verdiği fırsatlar sayesinde okudum. Mesleğim oldu, ailemi kurdum. Kimliklerimiz bizi biz eden varlığımızdır ve elbette onurla sahip çıkmamız gerekir. Onları seçemez, onlarla doğar, yaşar ve ölürüz. Ancak hayatta seçebileceğimiz çok önemli şeyler var. İyi bir insan olmayı, dürüst, ahlaklı , vicdanlı, erdemli olmayı ve adil olmayı seçebiliriz. Ve bu seçimler hem bizi hem de içinde bulunduğumuz toplumu hızla değiştirebilir.

Sevgili genç arkadaşlarım önümüzde ülke olarak bir eşik var ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var. Unutma tek bir oyunla sen bu can yakan mezhep, bataklığına dönüştürülen Orta Doğu’dan çekip çıkaracaksın.

Artık kimlikleri değil, başarıları konuşacağız. Artık ayrışmaları ve farklılıkları konuşmayacağız. Ortaklıklarımızı ve ortak hayallerimizi konuşacağız. Bu değişim seferimize katılacak mısın? Bu değişimde benimle birlikte duracak mısın? Alevi olmaz diyen bu sisteme, doğru olan, dürüst olan, ahlaklı olan olur, diyecek misin?

Son bir el verecek misin? Bu ayrıştırıcı sistemi kökünden yıkmaya hazır mısın? Gelin gençler, gelin bu eşiği hep birlikte aşalım. Böylesine hayati bir eşikte tek bir oyu bile ziyan.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’na Türbe Çıkışı Saldırı Girişimi

Kılıçdaroğlu’na Adıyaman’da Sahabe Safvan Bin Muattal Türbesi’ni ziyareti sırasında provokasyon girişiminde bulunuldu. Ramazan Bayramı’nın ilk gününde depremden etkilenen Adıyaman’ın Gölbaşı ve Besni ilçelerini ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yönelik ikinci provokasyon.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ramazan bayramının ilk gününde ziyaret ettiği Adıyaman’da ikinci bir provokasyona maruz kaldı.

Olay, Kılıçdaroğlu’nun Samsat yakınındaki Sahabe Safvan Bin Muattal Türbesi’ni ziyareti sonrasında yaşandı.

Heyetin türbeden çıkışı sırasında bir kişi Kılıçdaroğlu’nun yanına gelmeye çalışarak, “Seni istemiyoruz. Sen buraya gelme, sen buranın adamı değilsin oğlum” ifadeleriyle sözcü tacizde bulunurken, fiziksel saldırı girişimi de yaşandı. Alanda bulunan bazı kişiler, Kılıçdaroğlu’nun korumalarına saldırmaya çalıştı.

Olayın ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile Sırrı Süreyya Önder arasında yapılması planlanan görüşme iptal edildi.

Bu, Ramazan Bayramı’nın ilk gününde Kılıçdaroğlu’na yönelik ikinci protesto.

Bundan önce Adıyaman Belediye Mezarlığı’nı da ziyaret edip depremde hayatını kaybedenlerin mezarları başında duaya katılan Kılıçdaroğlu’na bir kişinin “Bu Fatiha okumayı bilmiyor ki, sen buna neden Fatiha okutturuyorsun?” diye bağırdığı görülmüştü.

Bağıran kişi çevredekilerin tepkisiyle karşılaşmış ve daha sonra uzaklaştırılmıştı.

Kılıçdaroğlu olaydan sonra yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı: Mezarlıkta acılı insan her şeyi söyleyebilir, yapabilir; acısına vermek gerekir. Bugün bunları konuşmayalım, kayıplarımızı hakkıyla analım. Lütfen o insanımızı da ifşa edecek şeyler yapılmasın, özellikle sosyal medyada sorumlu davranalım. Benim hakkım varsa ben helal ettim.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’na yönelik sözlü saldırının, depremzedelerin sorunlarını gölgelemek için yapıldığını söylemişti.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu da sosyal medya hesabından konuyla ilgili, “Bayramı idrak ettiğimiz böyle bir günde Adıyaman’da, Sn. Kılıçdaroğlu’na karşı yapılan provokasyonu kınıyoruz” açıklamasını yapmıştı.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’na Mezarlıkta Sözlü Saldırı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ramazan Bayramı’nın birinci gününde deprem bölgesi Adıyaman’daydı. Kılıçdaroğlu burada Adıyaman Belediye Mezarlığı’nı ziyaret etti, mezarlara karanfil bıraktı.

Burada imam “Kalanlara selamet diliyoruz” dedikten sonra depremde hayatını kaybedenler için Fatiha okutmak istedi.

Bu sırada bir vatandaş dua etmeye başlayan Kılıçdaroğlu’na “Bu Fatiha okumayı bilmiyor ki, sen buna neden Fatiha okutturuyorsun?” diyerek sözlü saldırı gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu’na bağıran kişiye çevredekiler tepki gösterdi. Mezarlıkta dua eden diğer yurttaşlar da saldırgana “Terbiyesizlik yapma” dedi. Kılıçdaroğlu kişiye cevap vermedi.

Kemal Kılıçdaroğlu olayın ardından sosyal medyadan paylaştığı mesajda, “Mezarlıkta acılı insan her şeyi söyleyebilir, yapabilir; acısına vermek gerekir. Bugün bunları konuşmayalım, kayıplarımızı hakkıyla analım. Lütfen o insanımızı da ifşa edecek şeyler yapılmasın, özellikle sosyal medyada sorumlu davranalım. Benim hakkım varsa ben helal ettim” dedi.

Kılıçdaroğlu, mezarlık ziyaretinin ardından halkla bayramlaşma gerçekleştirdi. Yurttaşlara seslenen Kılıçdaroğlu “Ayrıştırdılar birleştireceğiz bayram kavası içinde 15 Mayıs’ta yeniden kucaklaşacağız, inanın bana” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Bayramlarda kucaklaşmaya ihtiyacımız var. Toplum çok ayrıştı, çok bölündü. Birbirine düşman bakmaya başladı. Buradan çıkmamız lazım. Kucaklaşmamız lazım. Beraber olmamız lazım. Bizim kültürümüz komşu komşunun külüne muhtaçtır der. Komşuluk ilişkilerimizi mahalledeki o güzel ilişkilerimizi büyütmemiz lazım. Yeni bir siyaset anlayışının, yeni bir kültürün, iyilik üzerine yarışan bir kültürün mutlaka Türkiye’ye getirilmesi lazım. Bunun için mücadele ediyorum, bunu mutlaka ama mutlaka sizlerin desteği ile getireceğim” diye konuştu.

“Ayrıştırdılar, birleştireceğiz. Kavga ettirdiler, kucaklaşacağız. Bayram havası içerisinde bir 14 Mayıs’ı geçirip, bayram havası içinde 15 Mayıs’ta inşallah göreceksiniz, kucaklaşacağız. Bu ülkeye huzuru, barışı, sevgiyi, kardeşliği getireceğiz. İnanın buna. Tekrar bayramınızı yürekten kutluyorum. Her birinizi tek tek kucaklıyorum. Sağ olun, var olun” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Sözcüsü Zorlu olayı kınadı

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, sosyal medya hesabından bir açıklama ile olayı “provokasyon” olarak niteledi ve kınadı.

Zorlu paylaşımında şunları kaydetti: “Maalesef uzun zamandır dikkat çektiğimiz üzere, bu ve benzeri olaylar, bizzat siyasi iktidar eliyle ülkemizin getirildiği zehirli kutuplaşmanın somut örnekleridir. İşte bu sebeple 14 Mayıs, ülkemizin yeniden barış ve huzur temelinde yükselebilmesi bakımından da tarihi bir kırılma anı olacaktır. Biz İYİ Parti olarak sevgi ve hoşgörü temelinde saygılı bir Türkiye’yi hedefliyoruz ve hiç bir ayrım gözetmeden tüm vatandaşlarımızla birlikte bunu başaracağız.”

Halk TV’nin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de olaya ilişkin şunları söyledi: “Bu büyük acının yaşandığı kentte bayramın birinci gününü geçirmek istedi. Geldiğimizde Adıyaman’da isimleri belli olmayan, numaralarla defnedilen depremzedeleri ziyaret ettik. Kameraları görenler ‘Nerede bu devlet?’ diye sordular. Orada o kadar çok ‘Neredeydiler?’ denildi ki, bizi takip eden, özellikle belki 10 metre takip eden bir grup… Varlığının farkındaydık, bizi izlediğini görüyorduk ama ne yaptığını görmüyorduk.

Depremzede insanları görünce oranın gündemini başka bir noktaya getirmek için mezar başına doluştular. Sizin de gördüğünüz görüntülerde Fatiha okunmasına ilişkin oradan o yakışıksız söylem geldi. Biz işin o kısmıyla hiç meşgul değiliz.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Tüyü Bitmemiş Yetimin Hakkını Burunlarından Fitil Fitil Getireceğim

Kemal Kılıçdaroğlu, “Şu anda devletin içinde olup devlet memuru değil de parti memuru gibi davranan, her türlü yolsuzluğa bulaşan, 15 Mayıs’tan sonra acaba belgeler Bay Kemal’in eline geçer mi diye belge imha etmeye kalkan sözde memurlara da seslenmek isterim” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Hangi belgeyi yok ederseniz yok edin, Bay Kemal mutlaka o yolsuzlukların izini bulacaktır. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının onların burnundan fitil fitil getirecektir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 17-25 Aralık soruşturması kapsamında rüşvet kabul etmemesiyle gündeme gelen gümrük memuru Teoman Coşkun Dudak’ı ziyaret etti.

Kemal Kılıçdaroğlu ziyaret sonrası yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“Devleti için çalışan, yolsuzluklara boyun eğmeyen, haksızlıklara karşı duran saygıdeğer bir devlet memurunu ziyaret ettim. Kendisine teklif edilen rüşvetleri almayan, almadığı için biraz ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören bir kişi. Bu kişiye sahip çıkmak, devlete sahip çıkmak demektir…

Şu anda devletin içinde olup devlet memuru değil de parti memuru gibi davranan, her türlü yolsuzluğa bulaşan, 15 Mayıs’tan sonra acaba belgeler Bay Kemal’in eline geçer mi diye belge imha etmeye kalkan sözde memurlara da seslenmek isterim.

“Bay Kemal mutlaka o yolsuzlukların izini bulacaktır”

Hangi belgeyi yok ederseniz yok edin, Bay Kemal mutlaka o yolsuzlukların izini bulacaktır. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının onların burnundan fitil fitil getirecektir.

Bize Memur Teoman gibi devlete sahip çıkan, aldığı maaşın hakkını veren kişilere ihtiyacımız var. Namuslu, dürüst adama sahip çıkmak Bay Kemal’in görevi.

Reza Sarrab adamlarına gümrükten malı geçiremediniz, istediği kadar rüşvet verin diyor. Konuşma şöyle bitiyor. Memur Teoman rüşvet almayınca Reza Sarrab şunu söylüyor: Teoman’a neler ne vaatler, yok ama yok adam almıyor. Namuslu, dürüst adama sahip çıkmak Bay Kemal’in görevi…”

Paylaşın

Davutoğlu’ndan “Sünni” Paylaşımı: Kemal Bey’i Çok İyi Anlıyorum

Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” notuyla paylaştığı videonun ardından paylaştığı “Sünni” başlıklı videosunda, “Bir Sünni olarak Kemal Bey’i çok iyi anlıyorum. Çünkü ben de bir Sünni olarak dışlandığımı fark ettim” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “28 Şubat’ta eşim, kızlarım başörtüsü dolayısıyla Sünni olarak dışlandılar. Ben de akademisyen olarak ideolojik gerekçeler dolayısıyla Türkiye’nin özgür bilinen üniversitelerine akademisyen olarak kabul edilmedim.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” notuyla paylaştığı videonun ardından “Sünni” başlığıyla bir video yayımladı.

Davutoğlu’nun videodaki açıklamaları şöyle:

“Kemal Bey’in videosunu izlediğimde medeniyetlerin kültürlerin harmanlandığı Anadolu tarihi geldi aklıma. Ben de Torosların zirvesinde bir Sünni Yörük Türkmen obasında doğdum. Horasan’ı Anadolu’ya taşıyan bir oba. Babaannem öyle derdi; Horasan’dır bizim ilimiz, İsfahan’dan geçti yolumuz, kalktık göçtük bu diyarlara. Köyümüzün adı bugün Taşkent ilçe. Ama aslı Pirlerkondu’udu. Pir’di köyün adı.

Karşı cephedeki kayanın adı kıble kayası, parkın adı mihrap, parkın sırtını verdiği tepenin adı Erenler tepesiydi, çeşmenin adı da Sultan Alaaddin Keykubat’a atfen Sultan çeşmesi. Yani Selçuklu Devleti’nin ve Anadolu’daki Horasan izlerinin yaşadığı bir ortamda doğdum. Ve Cumhuriyetimizin verdiği imkanlarla ben de nice makamlara geldim

Kemal Bey bir Alevi olarak samimi olarak hislerini ifade ederken ben de bir Sünni olarak ifade edeyim. Sünniler ve Aleviler için Pir-i Türkistan, Hoca Ahmet Yesevi’ydi benim adımı aldığım Hoca Ahmet Yesevi.

Kim böldü bizi kim ayırdı? Ve nasıl bu nehirleri birleştireceğiz? Evet ben bir Sünniyim ama Alevi vatandaşların haklarını savunmak önce benim görevim.

Hacı Bektaşi Veli benim de pirimdir Mevlana gibi. Onun için Alevi vatandaşlarımız Hacı Bektaşi Veli’nin huzuruna dergahına müze olduğu için ücretle giriyoruz bunu kaldırsanız sayın başbakanım dediklerinde, Ankara’ya döner dönmez yaptığım ilk işim o olmuştu.

Alevi dedelerimiz bana ‘can Ahmet’ derler. Çünkü bilirler ki ben hiç fark gözetmedim.

Ben bir Sünni olarak Kemal Bey’i çok iyi anlıyorum. Çünkü ben de bir Sünni olarak dışlandığımı fark ettim. 28 Şubat’ta eşim, kızlarım başörtüsü dolayısıyla Sünni olarak dışlandılar. Ben de akademisyen olarak ideolojik gerekçeler dolayısıyla Türkiye’nin özgür bilinen üniversitelerine akademisyen olarak kabul edilmedim.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun “Kürtler Ve Alevi” Videoları Bahçeli’nin Hedefinde

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yayınladığı ‘Kürtler’ ve ‘Alevi’ başlıklı videolarını hedef aldı.

MHP Lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, küresel emperyalizmin dayatma, tembih ve telkinleriyle kimlik siyasetine keskin dönüş yapması, etnik ve mezhebi hassasiyetleri çok tehlikeli şekilde kaşıyarak kanatma hevesine düşmesi vahim bir sorumsuzluk örneğidir” dedi ve ekledi:

“Ülkemiz ağır bir felaket döneminin yaralarını hızla sararken, manevi zenginliğiyle feyizlendiğimiz Ramazan ayımızı idrak edip bayrama vasıl olmuşken, Kılıçdaroğlu’nun “Milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor” iftirası ülkemize, milletimize, bin yıllık kardeşlik hukukumuza ayıplı ve ahlaksız bir saldırıdır.”

“Bu saygısız üslubu, bu edep ve gerçek dışı uydurmayı telaffuz etmenin yanı sıra, olağan saymak, tepkisiz kalmak bir defa iç barış ve huzur ortamına kast etmek, aynı şekilde Türkiye’yi ateşe atmaktır” diyen Bahçeli, şunları söyledi:

“Kılıçdaroğlu düştüğü dipsiz bataklıkta her geçen gün batarken ülkemizi de beraberinde çekmenin sinsi telaşına kapılmıştır. Çabalar beyhude, fitne saçmak boşunadır. Tarihi, manevi ve kültürel bir emanet olan ebedi kardeşliğimizden asla vazgeçilmeyecektir. Maalesef ve çok açıktır ki, Kılıçdaroğlu’nun karanlık ağzı bölücü terör örgütü PKK’nın ağzıdır.

Kılıçdaroğlu’nun gündemi ‘Tarihi Şark Meselesi’nin gündemidir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevine aday olan bir şahsın etnik ve mezhebi tahriklere tevessül etmesi içine sürüklendiği acıklı çaresizliğinin ve satırları husumetle yazılmış gizli ajandasının bir bakıma ibret verici deşifresidir. Türk milleti bu oyuna gelmeyecek, Kürt kökenli kardeşlerim bu melun tuzağa düşmeyecektir. Şırnak’ta uzatılan ikram İzmir’den alınacaktır. Hakkari’den uzatılan el Yozgat’tan tutulacaktır.

Kardeşliğimize hançer sallamak isteyenlere asla fırsat verilmeyecektir. İstikrarımız ve istiklalimiz nurlu bir istikbali müjdeleyecektir. Cumhuriyet’in Yüzüncü yıl dönümünü, Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonun ilk adımı, ilk hamlesi, ilk sayfası olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimin; yurt içinde ve yurt dışında yaşayan yöresi, kökeni, anasının dili ne olursa olsun tüm vatandaşlarımın, Türk-İslam aleminin, şehit analarımızın, yetim yavrularımızın, mahzun ve mazlum gönüllerin, özellikle depremzede kardeşlerimizin Ramazan Bayramını yürekten kutluyorum.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle kutlama mesajı yayımladı.

“Önümüzdeki üç gün içinde iki bayramı aynı anda kutlayacağız. Ramazan Bayramıyla birlikte bu bayramın üçüncü gününde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da milletçe karşılayıp müftehir bir vicdanla ifa edeceğiz. Eş zamanlı olarak, bir yanda Mübarek Ramazan ayını uğurlamanın hüznü kalplerimize çökmüşken diğer yanda bayrama kavuşmanın esenliği ve sevinci gönül dünyamıza nüfuz etmiştir.

Ne var ki 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli ikiz depremden dolayı bu bayramı daha öncekilerine kıyasla biraz durgun, biraz üzgün, biraz da buruk halde karşıladığımız altı çizilmesi gereken bir husustur” ifadelerini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti:

Zorluklar ne kadar çetin olursa olsun, “Her Birlikte ve Her Şeyden Önce Türkiye” irade ve inancıyla hepsinin üstesinden gelmemiz mukadderdir. El ele verdiğimiz sürece, birbirimize sımsıkı kenetlendiğimiz müddetçe hiçbir mütecaviz emel, hiçbir menfi eylem, hiçbir melanet hedef elbette sonuç alamayacaktır.

Türkiye’mizin aşılamayacak ve aşındırılamayacak müessir gücü milli birlik ve kardeşliğidir. Bayram günleri bu birlik ve kardeşliği daha da pekiştirip temellendirmektedir. Aynı zamanda bayram günleri barış ve huzurun, hürmet ve muhabbetin parlayan meşalesidir. Bizim hem bayramımız bir hem de bayrağımız birdir. Bunun yanında millet olarak vatanımız bir, milletimiz bir, devletimiz bir, kıblemiz bir ve aynıdır.

“Fakat ayrımcılığa sapanlar, ayrıştırmanın hesabına sarılanlar, etnik ve mezhebi ayrılıklarını derin uçurumuna savrulanlar elbette iyi niyetli olmayan, milli ve manevi değerlerden nasibini almayan muhterislerdir” diye devam eden Bahçeli, “Bu kapsamda mezhep kışkırtıcılığı ve etnik istismar korkunç bir tehdittir” ifadesini kullandı.

Bahçeli şöyle devam etti:

Bugüne kadar milletimizin hiçbir evladının etnik kökeni mesele yapılmamış, hiç birisi mezhep temelli bir ötekileştirmenin içine itilmemiştir. Milli varlığımıza serpiştirilmek istenen nifak tohumları her seferinde menziline ulaşmadan çürüyüp gitmiştir. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, küresel emperyalizmin dayatma, tembih ve telkinleriyle kimlik siyasetine keskin dönüş yapması, etnik ve mezhebi hassasiyetleri çok tehlikeli şekilde kaşıyarak kanatma hevesine düşmesi vahim bir sorumsuzluk örneğidir.

Ülkemiz ağır bir felaket döneminin yaralarını hızla sararken, manevi zenginliğiyle feyizlendiğimiz Ramazan ayımızı idrak edip bayrama vasıl olmuşken, Kılıçdaroğlu’nun “Milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor” iftirası ülkemize, milletimize, bin yıllık kardeşlik hukukumuza ayıplı ve ahlaksız bir saldırıdır.

Bu saygısız üslubu, bu edep ve gerçek dışı uydurmayı telaffuz etmenin yanı sıra, olağan saymak, tepkisiz kalmak bir defa iç barış ve huzur ortamına kast etmek, aynı şekilde Türkiye’yi ateşe atmaktır. Kılıçdaroğlu düştüğü dipsiz bataklıkta her geçen gün batarken ülkemizi de beraberinde çekmenin sinsi telaşına kapılmıştır. Çabalar beyhude, fitne saçmak boşunadır. Tarihi, manevi ve kültürel bir emanet olan ebedi kardeşliğimizden asla vazgeçilmeyecektir.

“Kılıçdaroğlu’nun gündemi ‘Tarihi Şark Meselesi’nin gündemidir”

“Kılıçdaroğlu’nun karanlık ağzı, bölücü terör örgütü PKK’nın ağzıdır” nitelemesinde bulunan Bahçeli, “Kılıçdaroğlu’nun gündemi ‘Tarihi Şark Meselesi’nin gündemidir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevine aday olan bir şahsın etnik ve mezhebi tahriklere tevessül etmesi içine sürüklendiği acıklı çaresizliğinin ve satırları husumetle yazılmış gizli ajandasının bir bakıma ibret verici deşifresidir.

Türk milleti bu oyuna gelmeyecek, Kürt kökenli kardeşlerim bu melun tuzağa düşmeyecektir. Şırnak’ta uzatılan ikram İzmir’den alınacaktır. Hakkari’den uzatılan el Yozgat’tan tutulacaktır. Kardeşliğimize hançer sallamak isteyenlere asla fırsat verilmeyecektir. İstikrarımız ve istiklalimiz nurlu bir istikbali müjdeleyecektir. Cumhuriyet’in Yüzüncü yıl dönümünü, Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonun ilk adımı, ilk hamlesi, ilk sayfası olacaktır” dedi.

Paylaşın