Akşener’in ‘Ateşten Gömlek’ Sözlerine İmamoğlu’ndan Yanıt: Her Şey Çok Güzel Olacak

İYİ Parti Lideri Akşener’in “Ben İmamoğlu ve Yavaş’ın, Türk Milleti’nin çağrısına yanıt vereceğini sandım. Onlara ateşten gömleği giydirmeyi beceremedim” sözlerine yanıt veren İBB Başkanı İmamoğlu, “Her şey çok güzel olacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Haliç Tramvayı Açılış Töreni’ne katıldı. Açılış töreninde konuşmalarının ardından İmamoğlu, gazetecilerle bir araya geldi. Yerel seçimler yaklaşırken İBB’ye yeniden aday olması beklenen İmamoğlu’na “Aday mısınız?” diye soruldu. İmamoğlu bu soruya şu yanıtı verdi:

“Yola çıktığımı ifade edebilirim, adayım demek hadsizlik olur. Çünkü adaylığın koşulları var. Sizi aday gösteren yapılar var, partiniz var. Ben ilçe başkanlığından gelme biriyim. Neyin nasıl ifade edileceğini bilirim. Ben yola çıktığımı ifade edebilirim. Zamanı gelince konuşulur.”

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Ekrem İmamoğlu’na İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Ben İmamoğlu ve Yavaş’ın, Türk Milleti’nin çağrısına yanıt vereceğini sandım. Onlara ateşten gömleği giydirmeyi beceremedim” sözleri hatırlatıldı.

İmamoğlu, bu hatırlatmanın üzerine “Her şey çok güzel olacak” yanıtını verdi. Meral Akşener ile görüşme yapıp yapmadığına ise İmamoğlu, “Biz her zaman görüşüyoruz” dedi.

Öte yandan Gazeteci Fatih Altaylı’ya konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Altaylı’nın, “Ankara ve İstanbul’da yerel seçimlere kendi adaylarınızla girecekmişsiniz, doğru mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Kürşad Bey’i tanırsınız. Bu, onun temkinli üslubudur. Tedbiren böyle bir şey söylemeyi uygun görmüştür. Yerel seçimde ittifak zaten yok. Aday isimleri üzerinde anlaşmalar, uzlaşmalar olabilir. Şu an için de ortada üzerinde konuşulacak, uzlaşılacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Prensip olarak uzlaşamadığımız her yerde adayımızı çıkarırız. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükarda destekleriz anlamına da gelmez.”

Kürşat Zorlu ne demişti?

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

Paylaşın

Akşener’den Dikkat Çeken “İstanbul Ve Ankara” Açıklaması: Anlaşırsak…

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinden gelen İstanbul ve Ankara’da kendi adaylarını çıkaracaklarına yönelik açıklamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Anlaşırsak ortak adaya kapalı değiliz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gazeteci Fatih Altaylı’ya konuştu. Akşener, Altaylı’nın, “Ankara ve İstanbul’da yerel seçimlere kendi adaylarınızla girecekmişsiniz, doğru mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Kürşad Bey’i tanırsınız. Bu, onun temkinli üslubudur. Tedbiren böyle bir şey söylemeyi uygun görmüştür. Yerel seçimde ittifak zaten yok. Aday isimleri üzerinde anlaşmalar, uzlaşmalar olabilir. Şu an için de ortada üzerinde konuşulacak, uzlaşılacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Prensip olarak uzlaşamadığımız her yerde adayımızı çıkarırız. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükarda destekleriz anlamına da gelmez.”

100 milyon dolar iddiası

Meral Akşener, yorumcu ve yazar Levent Gültekin’in gündeme getirdiği, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi kendisine gönderildiği söylenen e-mail iddiasıyla ilgili olarak da böyle bir e-mail görmediğini ve böyle bir içerikle ilgili bilgisi olmadığını söyledi. Akşener, “partide ilgili kişilerin bunu araştırdığını, doğrusu ne ise açıklayacaklarını” kaydetti.

Kürşat Zorlu ne demişti?

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de 26 Ağustos’ta Afyon’da yaptığı açıklamada ad vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirmiş, “Ne yazık ki nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Ne yazık ki önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Ne yazık ki koltuğundan başka bir şey düşünmeyenlerle uğraştık. Olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye engel olamadık.” demiş ardından “Televizyonlara çıkıp yüzsüz yüzsüz, sıkılmadan, utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye kalkıştılar.” demişti.

Akşener, yaptıklarının “[…] hatalarından ders almış muhalefet olarak milletimizin huzuruna çıkmak” olduğunu söyleyerek eski ittifak bileşenlerini suçlamıştı: “İYİ Parti’yi ve beni günah keçisi yapmaya kalktılar. Hakikati bilenler tek kelam etmedi. Bunlara şaşırmadım ama bunların hepsi midemi bulandırdı. Bu sessizliği sürdürmek mümkün değil artık.”

 

Paylaşın

Yeşil Sol Parti: Akşener’in Söylediklerinin Bir Kıymeti Yok

Halkların Demokratik Partisi (HDP) – Yeşil Sol Parti (YSP) İYİ Parti Lideri Akşener’e tepkili. 2019 seçimlerinde aday çıkarmayarak İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı büyükşehirlerin muhalefet tarafından kazanılmasına katkı yapan partide seçimlerin kaybedilmesinde en büyük sorumluluğun Akşener’de olduğu söyleniyor.

HDP – YSP’de “Akşener’in gerekli özeleştiriyi vermeden söylediklerinin bir kıymeti yok” deniliyor. Hatta, Akşener’in yaptığı konuşma için, “Gelecek dönem muhalefetin ortaklaşması bu konuşmayla bombalanmıştır” sözleri de sarf ediliyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in seçimden sonra “tefekkür sessizliğini bozuyorum” dediği Afyon Kocatepe konuşmasının yankıları sürüyor.

Millet İttifakı’nın tüm ortaklarına sert eleştiriler yönelten Akşener’in nasıl bir yerel seçim stratejisi oluşturacağı merak konusuydu. İYİ Parti olarak kendi kadrolarıyla milletin huzuruna çıkacaklarını söyleyen Akşener iş birliğine ise tamamen kapıları kapatmadı, “Yerel özellikler ve talepler doğrultusunda elbette iş birlikleri olabilir” dedi. İstanbul-Ankara için “Günü geldiğinde bakılır” diyen Akşener’in bir koşulu da “hür ve millî siyaset anlayışı” doğrultusunda HDP-Yeşil Sol’a koyduğu mesafeydi.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nın haberine göre; Akşener’in yerel seçimlere yönelik açıklaması partide farklı yorumlara neden oldu. Millet İttifakı’nın 2019 Yerel Seçimleri’nde kazandığına dikkat çeken bazı partililer, önümüzdeki seçimlerde başta İstanbul, Ankara ve Antalya olmak üzere bazı illeri kaybetmemek için iş birliğinin şart olduğu görüşünü dile getirmeye devam etti.

Parti içinde bir başka kesimse 3. yol tartışmalarında da geçen “Hür ve milli İYİ Parti”nin inşası için yerel seçimlerin feda edilebileceği görüşünü savunmayı sürdürüyor. Bu görüşü savunanlar 2019 ve 2023 seçimlerinde kurulmak zorunda kalınan ittifaklar nedeniyle parti kimliğinin oturtulamadığını belirterek “Ayaklarımızın üzerinde durmalıyız. Asıl olan genel seçim, 2028’i kazanmak için gerekirse yerel seçim feda edilebilir” değerlendirmesini sürdürüyor.

Akşener’in açıklaması sonrası gözler CHP ve HDP-Yeşil Sol Parti’ye çevrildi. CHP, Akşener’in açıklamasına temkinli yaklaşırken kongre süreci tamamlanmadan somut bir adım atılmayacağı görüşünde.

Benzer şekilde kongre sürecinde olan HDP-Yeşil Sol Parti ise Akşener’e tepkili. 2019 seçimlerinde aday çıkarmayarak İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı büyükşehirlerin muhalefet tarafından kazanılmasına katkı yapan partide seçimlerin kaybedilmesinde en büyük sorumluluğun Akşener’de olduğu söyleniyor, “Akşener’in gerekli özeleştiriyi vermeden söylediklerinin bir kıymeti yok” deniliyor. Hatta, Akşener’in yaptığı konuşma için, “Gelecek dönem muhalefetin ortaklaşması bu konuşmayla bombalanmıştır” sözleri de sarf ediliyor.

HDP’nin seçim değerlendirmesi sonrası başta eş başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın görevini bıraktığına dikkat çekilen partide, “Biz ciddi bir seçim değerlendirmesi yaptık. Bunun bedelini de ödüyoruz. Eş başkanlarımız görevini bıraktı. Parti yönetiminde kapsamlı bir değişim olacak. CHP, İYİ Parti’de gördüğümüz ise koltuklarına yapışmış siyasetçiler” eleştirisi getiriliyor.

Kapatma davası nedeniyle seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında giren HDP hafta sonu yapılan kongreyle tüm çalışmalarını Yeşil Sol Parti’ye devretti. Eylül ayı sonu ya da kasım ayı başında yapılacak Yeşil Sol Parti kongresinde de partinin eş başkanları yenilenecek, kadroları değişecek.

Yeşil Sol Parti’nin HDP fikriyatını devam ettireceği ama yeni dönemin stratejisi gereği daha yerel siyaset yapacağı kaydediliyor. Seçim sonrası partiye gelen en önemli eleştirinin “Ankara siyasetine sıkışmak” olduğunu kaydeden parti kurmaylarına göre Yeşil Sol Parti yeni dönemde “Ankara odaklı siyaset”ten çıkacak, çalışmalarında yerel siyaset belirleyici olacak.

Bu bakış yerel seçimlerde alınacak tutumun da işareti. Hem batı hem de doğuda yerel dinamiklerle karar verilip hareket edilecek. İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehir için de toptancı bir yaklaşım içinde olmayacaklarını söyleyen HDP-Yeşil Sol Partililerin net bir kırmızı çizgisi var, o da “Bizi görmeyen siyasetle hiçbir şekilde ittifak geliştirmeyiz” tutumu. Mayıs seçiminin önemli derslerinden birinin de bu olduğunu kaydeden partililer “Arka kapı tamamen kapalı. Ön kapı ise herkese açık. Kim gelirse dinleriz, konuşuruz” diyor.

İYİ Parti’de olduğu gibi HDP-Yeşil Sol Parti’de de yerel seçimlere kendi adayları ile katılma eğilimi yüksek. İstanbul, Ankara dahil tüm iller için baskı düzeyinde böyle bir talep geldiği ifade ediliyor ama seçim yaklaşırken ortaya çıkacak gelişmelere göre yeni tutumlara da kapı kapatılmıyor.

Ancak HDP-Yeşil Sol’un yerel seçimler açısından en önemli gündemi kayyım atanan belediyelerini geri almak. İktidarın HDP-Yeşil Sol Parti’nin büyükşehirlerdeki tutumuna göre kayyım yaklaşımını esnetebileceğini düşünenler var ama “Dolmabahçe mutabakatını imzalayıp sonra tanımayanlara nasıl güvenilir” deniliyor.

Parti içinde bazı isimlerse iktidarın “kayyım politikası”nı yeni dönem politikaları, uluslararası gelişmeler nedeniyle değiştireceği görüşünde. Bugünkü siyasi konjonktürde iktidarın kayyım atamaları için zemin bulamayacağını düşünen bazı partililer yeni vali ve emniyet müdürü atamalarını, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Barzani ile temaslarını da bunun işaretleri olarak okuyor.

Ancak bu analizlere karşın iktidara güvenmenin zor olduğunu kaydeden HDP-Yeşil Sol Partili siyasetçiler yerel seçim için, “Biz, bizim olanı tescil edelim. Mücadele bitmez. Bu memlekette ne darbeler ne çatışmalar ne gerilimler oldu ama mücadele hiç bırakılmadı” diyor.

Seçimlerin ardından iç muhasebe ile yerel seçim hazırlığını eş zamanlı yürütmeye çalışan muhalefet partilerinin tartışmaları ekim sonu kasım ayı başına kadar sürecek görünüyor.

Paylaşın

Meral Akşener’in Çıkışı Pazarlık İçin Yeni Bir Hamle Mi?

Uzmanlara göre, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarındaki “iş birliği” ifadesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yeni bir pazarlık mesajı. Ancak bu pazarlık, 2019 ve 2023 seçimlerindekinden daha farklı olacak.

SONAR Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı, 2024 yerel seçimlerinin muhalefet açısından 2019 kadar kolay olmayacağını söyleyerek, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu metazori ile istediği şekilde kendisini dikte ettirdi. İYİ Parti de yerel seçim için; ‘masaya dört adam alıp bizi bazı şeylere mecbur ediyorsunuz, bu sefer bana istediğini empoze ettiremezsin’ mesajı veriyor. Akşener’in konuşmasını ben böyle okudum” değerlendirmesinde bulundu.

Metropoll Araştırma Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar’a göre İYİ Parti “iş birliği” yapmazsa 81 ilin hiçbirinde kazanma ihtimali yok. Ayrıca daha önce kazandığı bazı ilçeleri de İYİ Parti kaybedebilir. Sencar, bu nedenle Akşener’in pazarlık masasına oturacağını öngördüğünü ifade ederken, “Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bir şeyler isteyip bir şeyler verecekler” tahminini dile getirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Cumartesi günü Afyonkarahisar’da yaptığı konuşmada verdiği ‘ittifak yok ama iş birliği olabilir’ mesajı ile 2024 yerel seçimlerinde 2019 benzeri bir ittifak süreci olmayacağı artık netleşti. Akşener’in işaret ettiği iş birliği İYİ Parti kurmaylarına göre “kolay bir süreç” değil ancak “olmayacak” bir adım da değil. Bu noktada İYİ Parti, CHP’den gelecek hamleyi bekliyor. İYİ Parti’de CHP’ye yönelik tüm eleştirilere karşın kapı tam olarak kapatılmadı. Resmi ittifak olmasa da il veya ilçe bazında iş birliği mümkün.

Akşener’in açıklamaları sonrası artık 2019 yerel seçimleri öncesinde olduğu gibi partilerin arasında görüşme trafiğinin izleneceği ve 50 il ile onlarca ilçede iş birliği için komisyonların kurulup çalışma yapılacağı bir süreç yaşanmayacak. Partilerin Yüksek Seçim Kurulu’na sunduğu, ortak hareket edildiğine dair bir protokol de imzalanmayacak.

İYİ Parti Kalkınma Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özlale, DW Türkçe’ye, ittifak siyasetinin açmaza girdiğini ve parti tabanlarını bozduğunu anlatarak, “Tabanları bozmaya gerek yok. Sadece bizim değil tüm partilerin tabanı bozuldu. Parti kimliklerini güçlendirmeliyiz. İş birliği zemini oluşursa da iş birliğine gidilir” ifadelerini kullandı.

2019’da 23 büyükşehir ve 27 ilde CHP ve İYİ Parti seçimlere ortak girme kararı vermişti. Aralarında İstanbul, Ankara, Adana, Antalya’nın bulunduğu 13 büyükşehirde CHP; Balıkesir, Denizli, Manisa, Sakarya gibi 10 büyükşehirde ise İYİ Parti adayı desteklenmişti. CHP bu sayede İstanbul ve Ankara dahil birçok büyükşehir belediyesini kazanırken, İYİ Parti ise hiçbir büyükşehir belediyesini alamadı.

İYİ Parti’de bir kurmay, benzer bir protokol ve kamuoyu önünde ortak masa görüntüsünün 2024 seçimleri için verilmeyeceğini vurguladı. Kurmay, “Partiler bir araya gelip bir masa etrafında oturup, şu ilde siz bu ilde biz aday gösterelim çalışmasını görmeyeceğiz” dedi.

Siyasi partiler arasında iş birliğinden kast edilenin ise adayların netleşmesinin ardından “aday göstermeme” ya da “aday çekme” gibi bazı destekler olduğu belirtiliyor. Ancak bu il ve ilçelerde sınırlı düzeyde kalacak.

Bu noktada özellikle İstanbul ve Ankara’da ne yapılacağı merak edilirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesi durumunda, bunun parti kurullarında değerlendirileceği ifade ediliyor. İYİ Parti tabanında da sevilen bu isimlere destek açıklanabileceği kaydediliyor. Ancak İYİ Parti’de kurmaylar 2019’da olduğu gibi toplamda 50 ili bulan bir iş birliğine ihtimal vermiyor.

İstanbul ve Ankara dışında yine İYİ Parti desteği ile kazanılan yerlerden olan Adana, Mersin ve Antalya’nın CHP’den istenip istenmeyeceğine dair ise İYİ Parti’de şu aşamada yorum yapılmıyor. Bu illerden bir ya da ikisinde İYİ Parti’nin önceden aday açıklayıp CHP’yi desteğe zorlayabileceği de konuşuluyor.

İYİ Partili Erhan Usta, TV 100’de katıldığı bir programda, “Cumhurbaşkanı olarak önerilen isimler desteklenmezse bu bir çelişki değil mi?” sorusuna, “CHP bu isimleri aday gösterirse bakarız. O isimler CHP tasarrufundaki isimler. Elbette kapıları açık tutuyoruz. Biz istiyoruz ki tüm partiler ayrı girsin, demokratik bir yarış olsun. Ancak bu böyle olmazsa o zamanı gelince değerlendirilir” yanıtı verdi. Usta’nın “kapıları açık tutuyoruz” cümlesi dikkat çekerken, bir görüşme için CHP’den hamle beklendiği şeklinde yorumlandı.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “Daha seçimlere yedi ay var. Elbette görüşmelerimiz olacak” açıklaması yaptı. CHP’de de seçimlere ayrı ayrı girilmesinin “yanlış olacağı” değerlendiriliyor. Akşener’in de bu durumu bildiğini düşünen CHP kurmayları süreç içerisinde mutlaka temasların olacağını düşünüyor.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘e konuşan uzmanlara göre Akşener’in açıklamalarındaki “iş birliği” ifadesi CHP’ye yeni bir pazarlık mesajı. Ancak bu pazarlık, 2019 ve 2023 seçimlerindekinden daha farklı olacak.

SONAR Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı, 2024 yerel seçimlerinin muhalefet açısından 2019 kadar kolay olmayacağını söyleyerek, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu metazori ile istediği şekilde kendisini dikte ettirdi. İYİ Parti de yerel seçim için; ‘masaya dört adam alıp bizi bazı şeylere mecbur ediyorsunuz, bu sefer bana istediğini empoze ettiremezsin’ mesajı veriyor. Akşener’in konuşmasını ben böyle okudum” değerlendirmesinde bulundu.

Bayrakçı’ya göre, İYİ Parti’nin yerel seçimde kendi adayını çıkartması halinde 2019’da ittifak ile kazanılan ve şu an CHP’nin elinde olan İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Antalya büyükşehir belediyelerini CHP kaybeder. Bu nedenle Hakan Bayrakçı, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreç içerisinde Akşener ile masaya oturacağını ve “ne istiyorsunuz?” diye soracağı görüşünde.

Metropoll Araştırma Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar’a göre İYİ Parti “iş birliği” yapmazsa 81 ilin hiçbirinde kazanma ihtimali yok. Ayrıca daha önce kazandığı bazı ilçeleri de İYİ Parti kaybedebilir. Sencar, bu nedenle Akşener’in pazarlık masasına oturacağını öngördüğünü ifade ederken, “Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bir şeyler isteyip bir şeyler verecekler” tahminini dile getirdi.

Kendi öngörüsünü aktaran Bayrakçı’ya göre ise Akşener; Antalya, Bursa ve Balıkesir’de tamamen kendi adaylarının desteklenmesini talep edebilir. Özer Sencar’a göre de İYİ Parti, CHP’den İzmir’i isteyebilir. Sencar, “CHP burada güçlü ancak Akşener, İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Antalya’yı sana veriyorum, İzmir’i bana ver diyebilir. İYİ Parti’nin İzmir milletvekili de olan Ümit Özlale, İzmir’de çalışmalarını yürütüyor. Adana’da, Mersin’de bir çalışma yokken neden İzmir’de çalışmalar yapılıyor. Bu bir pazarlık konusu olabilir” yorumu yaptı. Özer Sencar’a göre CHP’nin İzmir’e direnmesi durumunda Antalya ve Mersin’in de İYİ Parti tarafından gündeme getirilebilir.

İYİ Parti’nin yüzde 10 oya sahip olmasına karşın CHP’den Gelecek, DEVA ve Demokrat Parti’nin aldığı kadar bir karşılık göremediğini söyleyen Hakan Bayrakçı, “Bu bir kez daha tekrarlanırsa İYİ Parti’nin tabanında büyük tepkiye neden olur, göze alamazlar” şeklinde konuştu.

Cumhur İttifakı ile iş birliğine açık mı?

İYİ Parti’de konuşulan bir başlık da “iş birliğinin” kimlerle olacağı yönünde. Sadece CHP ile iş birliği yapılacağı AKP ile aday kriterleri konusunda anlaşılması durumunda iş birliği yapılıp yapılmayacağı sorusuna şu an verilen net bir yanıt yok.

İYİ Partili Erhan Usta’nın TV100’de “Cumhur İttifakı ile iş birliğine açık mısınız?” sorusuna “yok o kadar da değil” yanıtı vermesine karşın parti içerisinde farklı yorumlar var. Özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde aday çıkarılmayarak, milliyetçi oy tabanının dolaylı olarak AKP’ye yönlendirilebileceği de konuşulan konulardan. “AKP’nin adayına oy verin” denilmese de aday çıkartılmamasının bölgede bu anlama geleceği değerlendiriliyor. İYİ Parti kurmayları aday isimleri görmeden bu konunun bugünden konuşulmasının da doğru olmadığını savunuyor.

Meral Akşener’in Afyon Kocatepe’de yaptığı konuşmada “Türk siyaseti için talep ettiğiniz, yeni anlayışın merkezi olmaya, İYİ Parti olarak talibiz” ifadeleri de dikkat çekmişti. İYİ Parti’nin milliyetçi oylar kadar merkezdeki AKP oylarına da talip olmaya yönelik söylem geliştirmeye çalıştığı bir süredir konuşuluyor.

Erhan Usta, TV100’de partilerinin merkezde ve “milliyetçi-demokrat-kalkınmacı” olarak tanımlandığını kaydetti. Usta, “rotamız merkezde milliyetçi hassasiyeti olan, kalkınmacı ve demokrat olarak kendimizi tanımlıyoruz. Liberal ekonomi politikaları içerisinde de tanımlıyoruz ama devletin de içeriğinde olduğu bir politika öneriyoruz” çıkışı yaptı.

İYİ Partili Prof. Ümit Özlale de merkez parti olmanın ideolojik parti olmaktan daha zor olduğunu söyledi. Özlale, “Tüm sorunları görür ve makul çözümler üretmeye çalışırsınız. Bu kolay değildir. Benim hayalim İYİ Parti’nin merkezde olması ve oraya doğru gitmesidir. Milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı olarak politika belirlerken son iki tanesi merkez partilerden mirastır” şeklinde konuştu.

Paylaşın

MHP: İYİ Parti’nin Yeni Yol Haritası Fos Çıktı

MHP Genel Sekreteri Büyükataman, İYİ Parti’nin Afyon’da düzenlediği toplantının “şişirilmiş bir balon” olduğunu belirterek, “İP’in ‘26 Ağustos’ta Türk siyasetinde yeni bir yol açacağız’ vaadi fos çıkmıştır. Tük milletine hizmet yolunda İP yine yan çizmiş, yeni bir yol diye sunmaya çalıştıkları politik söylem, zilletin ortaklarına karşı el yükseltme gayretinden öteye gidememiştir” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Yerel İktidarda Komşu Olalım” çağrısı karşısında “minderden kaçmayı” seçtiğini iddia eden Büyükataman, “Meral Akşener, Türk milletinin hayrına olan çağrımızda buluşmak yerine Altılı Masa’nın ortaklarına karşı yerel seçim pazarlığını kızıştırmayı tercih etmiş, aziz milletimizden bir adım daha uzaklaşmıştır” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in hafta sonu Afyon’da yaptığı konuşmayı değerlendirdiği yazılı bir açıklama yaptı.

Gazete Duvar‘ın aktardığına göre; İYİ Parti’nin Afyon’da düzenlediği toplantının “şişirilmiş bir balon” olduğunu kaydeden Büyükataman, “İP’in ‘26 Ağustos’ta Türk siyasetinde yeni bir yol açacağız’ vaadi fos çıkmıştır. Tük milletine hizmet yolunda İP yine yan çizmiş, yeni bir yol diye sunmaya çalıştıkları politik söylem, zilletin ortaklarına karşı el yükseltme gayretinden öteye gidememiştir” ifadelerini kullandı.

Akşener’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Yerel İktidarda Komşu Olalım” çağrısı karşısında “minderden kaçmayı” seçtiğini iddia eden Büyükataman, “Meral Akşener, Türk milletinin hayrına olan çağrımızda buluşmak yerine Altılı Masa’nın ortaklarına karşı yerel seçim pazarlığını kızıştırmayı tercih etmiş, aziz milletimizden bir adım daha uzaklaşmıştır” dedi.

Akşener’in seçim döneminde HDP ile kurulan ilişkiye göz yumduğunu savunan Büyükataman, Akşener’in Afyon konuşmasındaki ilgili bölüme ilişkin, “Seçimlerden önce HDP ve marjinal yapılarla işbirliği içerisinde olduğunu defalarca dile getirdiğimiz Altılı Masa’ya bu konu üzerinden de çalım atmaya kalmıştır. Sanki kendisi o masada bölücü ve marjinal yapıların ortaklığına göz yummamış gibi bu yapılarla bir arada olmayacaklarını söylemiştir” ifadelerini kullandı. Büyükataman “Altılı Masa’nın gizli gündemleri olduğunu ve HDP ile kurulan ‘Masa Altı İttifakı’nı dile getirdiğimizde bizlere ‘iftira atıyorsunuz’ diyen Meral Akşener’in konuşması adeta bir itiraf niteliğinde olmuştur” diye konuştu.

“Kılıçdaroğlu ile sonuç alamayacağınızı bile bile niçin şakşakçılığını yaptınız?”

Büyükataman, Akşener’e İYİ Parti’nin Millet İttifakı’nda bulunmasına ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklemesine dair de şu soruları yöneltti: “Sonuç alınamayacak işlerin şak şakçılığını yapmayacağını söyleyen Akşener’e sormak gerekir: Seçimlerden önce “kazanamayacak aday” olarak tanımladığınız Kılıçdaroğlu ile sonuç alamayacağınızı bile bile niçin şakşakçılığını yaptınız? Millet iradesini temsil etmeyen Zillet Masası’na kimlerin dayatmasıyla geri oturdunuz?”

Büyükataman, İYİ Parti’nin HDP ile aynı çatı altında buluştuğunu da ifade ettiği açıklamasında “Madem sadece sayısal çoğunluğu elde etmeye yönelen ilkesiz siyasete karşıydınız o halde sırf sayısal çoğunluğu yakalamak için bölücü terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile aynı çatı altında buluşmaya nasıl göz yumdunuz? Kariyer planları için bölücü HDP ile işbirliği yapan Cumhurbaşkanı adayınız Kılıçdaroğlu’na neden seçimden önce ses çıkarmadınız? PKK ve CHP, ‘Yerel Yönetimler Özerkliği’ vaat ederken susan siz değil miydiniz? Terörist Demirtaş’a özgürlük naraları atan Cumhurbaşkanı adayınıza karşı tek kelime edemeyen siz değil miydiniz? Son yerel seçimlerde Büyükşehir Belediyelerinde HDP ile iş birliğine ses çıkarmayıp elleriniz ovuşturan siz değil miydiniz?” sorularını da yöneltti.

Akşener’in ‘ikircikli ve samimiyetsiz’ bir tutum içinde bulunduğunu savunan Büyükataman, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tüm bu süreçte siyasetini ilkesiz bir zemine ve günübirlik şahsi menfaatlere göre şekillendiren İP’in memleket gibi bir derdi olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Türk milletinin zekâsını hafife alan, duygularını sömürmeye yeltenen zilletin İP’i kaybetmeye mahkûm olduğunu, milletimize boş hamasi vaatlerden başka bir şey sunamadığını bir defa daha 26 Ağustos’ta göstermiştir.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Milletvekillerine “Akşener” Talimatı: Cevap Vermeyin

İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in CHP’yi hedef alan konuşmaları sonrası CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekillerine Akşener’e cevap niteliğinde açıklamalar yapmamalarını istediği öğrenildi.

Özellikle ittifakla ilgili konularda partide çok seslilik olmamasının istendiğini kaydeden bir CHP yöneticisi şunları söyledi: “Bu ittifak kolay kurulmadı. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde belediye başkanlıkları kolay kazanılmadı. Bu seçim döneminde de bazı işbirlikleri yapılması gerekiyor.

Aksi durum sadece AKP’nin işine yarar. Her kafadan bir ses çıkması doğru olmaz. Aynı duyarlılığı seçimde ittifak yaptığımız partilerden de bekliyoruz. Yapılan açıklamalardaki sözlere de dikkat edilmeli. Her zaman siyasette nezaketi elden bırakmamalıyız, çok sert açıklamalardan kaçınmalıyız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekillerine 26 Ağustos’ta İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP’yi hedef alan konuşmalarına cevap niteliğinde açıklama yapmamalarını istedi.

Sözcü’den Saygı Öztürk‘ün aktardığına göre; bazı CHP milletvekilleri, bu konuda açıklamanın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu veya parti Sözcüsü Faik Öztrak tarafından yapılabileceğini, kendilerinin bu konuda açıklama yapmamalarının istendiğini söylediler.

Özellikle ittifakla ilgili konularda partide çok seslilik olmamasının istendiğini kaydeden bir CHP yöneticisi şunları söyledi: “Bu ittifak kolay kurulmadı. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde belediye başkanlıkları kolay kazanılmadı. Bu seçim döneminde de bazı işbirlikleri yapılması gerekiyor. Aksi durum sadece AKP’nin işine yarar.

Her kafadan bir ses çıkması doğru olmaz. Aynı duyarlılığı seçimde ittifak yaptığımız partilerden de bekliyoruz. Yapılan açıklamalardaki sözlere de dikkat edilmeli. Her zaman siyasette nezaketi elden bırakmamalıyız, çok sert açıklamalardan kaçınmalıyız.”

Öte yandan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu 31 Ağustos’ta gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları cevaplandıracak.

Ne olmuştu?

Afyonkarahisar’da, iktidarın seçim sonrası adımları ve partisinin yerel seçim kararına kadar pek çok konuda açıklamalarda bulunan Akşener, kaybedilen 2023 seçimlerine ilişkin, isim vermeden Kılıçdaroğlu’na yüklenmişti.

Akşener, konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Sadece iktidar mensuplarıyla değil, biz bu seçimin kaybedilmesi için çalışanlarla da mücadele ettik. Biz önce millet, önce memleket dedik. Ama ‘önce şahsım, önce ben’ diyenlerle uğraştık. Biz milletimizin geleceği için şahsi çıkarlarımızdan vazgeçtik ama koltuğundan başka hiçbir şeyi düşünmeyenlerle uğraştık.

En nihayetinde maalesef olmadı, olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye maalesef engel olamadık, Ben iktidarı sandıkta yenmenin yeterli olacağını gördüm ama asıl sorunun kendi saflarımızda olduğunu göremedim. Onların yolunu kapatanlara maalesef engel olamadım”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Akşener’in Kendisine Yönelik Suçlamalarına Yanıt Vermedi

İYİ Parti Lideri Akşener’in kendisine yönelik isim vermeden yaptığı suçlamalara yanıt vermeyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Sayın Akşener’in sözlerinin yorumuna dayalı soruları yanıtlarsam Sayın Akşener’e saygısızlık yapmış olurum, nezaketsizlik yapmış olurum” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin kaybedilmesinin ardından yapılan sandık boykotu çağrılarına ilişkin olarak da konuşan Kılıçdaroğlu, “Siyaset bir anlamda geçmişten ders çıkarıp geleceğe odaklanma işidir. Dolayısıyla yaşama küsmek, geleceği inşa etmekten vazgeçmek asla ve asla doğru değildir. Bizler en zor koşullarda bir otoriter yönetimin kuşatması altında seçimlere girdik.

İftiraların, yalanların, devletin otoriter Saray yönetimine hizmet ettiği bir süreci yaşadık. Dolayısıyla günlük kızgınlıkları, küskünlükleri kronik hale getirmek, hele hele demokrasiyi savunanların otoriter bir yönetime sandığı teslim etmeleri düşünülemez.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’te Miyase İlknur’a konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Yerel seçimlerde ittifak kapısını tam kapatmasa da tümüyle açtığı da söylenemez. Yerel seçimlerde Akşener’in koyduğu çekinceler üzerinden konuyu ele alırsak geçen seçimde alınan iller yeniden muhalefetin olur mu?

Sayın Akşener’in sözlerinin yorumuna dayalı soruları yanıtlarsam Sayın Akşener’e saygısızlık yapmış olurum, nezaketsizlik yapmış olurum. Sorunuzun diğer bölümü ise 2019 seçimlerindeki başarının tekrarına ilişkin…

2019 yerel seçimleri muhalefet açısından çok önemli kazanımlara neden oldu. Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya kazanıldı. İzmir, Eskişehir, Hatay, Muğla, Aydın büyükşehir belediyeleri yeniden kazanıldı. Bu başarının en önemli nedenlerinden biri İYİ Parti’yle yapılan işbirliği. Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin de desteği son derece kıymetli.

Aynı zamanda adaylarımız sadece bu üç partinin oyunu almadı. O kentte, beldede yaşayan her bir bireyin oyuna talip oldu. AK Parti, MHP, HDP, TİP, SOL Parti seçmeni diye kimseyi ayırmadı. “Ben bu kenti daha iyi yönetirim” dedi ve kentinde yaşayan herkesin oyuna talip oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin kaybedilmesinden sonra sandık boykotu çağrıları yapılıyor. Sizce bu boykot etkili olabilir mi?

Siyaset bir anlamda geçmişten ders çıkarıp geleceğe odaklanma işidir. Dolayısıyla yaşama küsmek, geleceği inşa etmekten vazgeçmek asla ve asla doğru değildir. Bizler en zor koşullarda bir otoriter yönetimin kuşatması altında seçimlere girdik. İftiraların, yalanların, devletin otoriter Saray yönetimine hizmet ettiği bir süreci yaşadık.

Dolayısıyla günlük kızgınlıkları, küskünlükleri kronik hale getirmek, hele hele demokrasiyi savunanların otoriter bir yönetime sandığı teslim etmeleri düşünülemez. Şunu herkesin bilmesini isterim: “Saray iktidarı”nın ahlaki ve siyasi meşruiyeti yoktur.

Ahlaki ve siyasi meşruiyeti olmayan bir iktidara karşı demokratik yollarla mücadele etmek de her vatandaşın görevidir. Demokratların sandığı boykot etmesi, ahlaki ve siyasi meşruiyeti olmayan Saray iktidarının da en büyük arzusudur.

Paylaşın

“Meral Akşener, İmamoğlu Ve Yavaş’a Kızgın, Desteklemeyecek”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adaylığı çıkışına karşılık vermeyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ABB Başkanı Mansur Yavaş’ı aday gösterilmeleri durumunda, desteklemeyeceği belirtiliyor.

Akşener’in bu nedenle dünkü konuşmasında “Keşke herkes bizim kadar yürekli olabilseydi” göndermesini yaptığı ve iki ismin “ateşten gömleği giyemediğini vurguladığı” söyleniyor. Ayrıca, Cumhur İttifakı’ndan ayrılmış bir MHP ile de iş birliği konusunun gündeme gelebileceğini kaydediliyor.

Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre, İYİ Partili kurmaylar, Akşener’in konuşmaya AK Parti iktidarına sert eleştiriler yönelterek başlamasıyla İYİ Parti’ye yönelik “Cumhur İttifakı’nda yer alacaklar, AK Parti ile işbirliği yapacaklar” iddialarına yanıt verildiğini söyledi.

AK Parti ile işbirliğinin hiçbir il ve ilçede “asla” mümkün olmayacağını vurgulayan kurmaylar, “İYİ Parti’nin başka partilerin yan kuruluşu olmadığını” söyledi. İYİ Parti’nin “iki siyasi kutup arasına sıkışmayacağını” kaydeden partililer, partinin bundan sonraki süreçte Türk milliyetçiliği çerçevesinde yükseleceğini belirtiyor.

Öte yandan, kurmaylar Ankara’da Yavaş ve İstanbul’da İmamoğlu’nun CHP’den aday gösterilmesi durumunda İYİ Parti’den destek bulamayabileceğini söylüyor. Kurmaylar bunun gerekçesi olarak da Akşener’in seçimlerden önce iki isme Cumhurbaşkanı adaylığı çağrısı yapmasını, ancak ikilinin bu çağrıya karşılık vermemesini gösteriyor. Akşener’in de bu nedenle dünkü konuşmasında “Keşke herkes bizim kadar yürekli olabilseydi” göndermesini yaptığı ve iki ismin “ateşten gömleği giyemediğini vurguladığı” söyleniyor.

Kurmaylar, Cumhur İttifakı’ndan ayrılmış bir MHP ile de iş birliği konusunun gündeme gelebileceğini kaydediyor. Ancak bu iş birliğinin, İYİ Parti’nin belirlediği ilkeler çerçevesinde şekillenebileceği ifade ediliyor. Partililer bu nedenle 2024 yerel seçimlerinin “çok boyutlu iş birliklerine gebe olduğunu” belirtiyor.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener, Partisinin Yeni Yol Haritasını Açıkladı

Büyük Taaruz’un 101. Yıldönümü’nde Afyon Kocatepe’de partililerle buluşan İYİ Parti Lideri Akşener, burada yaptığı konuşmada, “İYİ Parti olarak tüm teşkilatlarımızla beraber seçim sonuçlarına ilişkin çalıştık, tartıştık. Değerlendirmelerimizi tamamladık. Bu seçimi kaybettiğimizin bilincindeyiz biz” dedi ve ekledi:

“Sesinizi duymakta başarılıyız, duyurmakta başarısızız. Olağanüstü gayretler sarfetsek de mevcut ittifak sistemi gereği buna alan tanınmadı. İttifak sistemi esas olarak Türk siyasetinin dinamiklerine zarar veriyor. Partilerin kendilerine ait siyaset alanlarını gittikçe zayıflatıyor. Kutuplaşan siyaset, toplumsal ayrışmayı derinleştirip, iktidarın değirmenine su taşıyor.”

Akşener, konuşmasının devamında, “İttifak sisteminde gördüğümüz en önemli sorun ve en büyük milli güvenlik açığı, ayrılıkçı yapıların sistemin içine sızma çabasıdır. Cumhuriyetimizle devletimiz ve milletimizle sorunu olan siyasi görünümlü odakların ittifakları kullanmaya çalışmasıdır. İlkesiz siyaseti reddediyoruz. Sığ siyaseti reddediyoruz. İktidarın değirmenine su taşıyan etkisiz siyaseti reddediyoruz.

İttifak sisteminin bu yapısı içinde milli bir siyaset, sürdürülebilir bir başarı, milletin kazanması mümkün değildir. Bu yüzden iktidarı ile muhalefeti ile hepimizden Türk siyaseti için talep ettiğimiz, yeni anlayışın merkezi olmaya İYİ Parti olarak talibiz. Mesajı aldık, dersimize çalıştık. Siyaseti içeriden tüketen tartışma yerine bir umut yolu sunacağız. Öfkeleri, kırgınlıkları aklıselimin gücü ile aşacağız” ifadelerini kullandı.

İYİ Partililer Büyük Taaruz’un 101. Yıldönümü’nde Afyon Kocatepe’de buluştu. Açık alanda miting şeklinde organize edilen toplantı için İYİ Parti’nin 81 il teşkilatı aracılığıyla Afyon’a partililer taşındı. Otobüslerle alana gelen İYİ Partililere kurulan çadırlarda kavurma ve pilav ikram edildi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in fotoğrafı ve parti bayrakları ile donatılan alanda kürsüde Büyük Taarruz’un komutanı Mustafa Kemal Atatürk ile Malazgirt Savaşı’nın komutanı Alparslan’ın resimlerinin yer aldığı ‘Milletiyle beraber ilelebet muzaffer’ sloganı yer aldı. Akşener konuşma yapmadan önce Kocatepe Anıtı’na çelenk bıraktı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in saat 14.00 olarak duyurulan konuşmasına 15.00’ten sonra başladı. Akşener’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Bugün hep birlikte buradayız, inanıyorum ki her yıl artarak burada olacağız. Yeni bir yola çıkmak için buradayız. Seçimlerin üzerinden tam 90 gün geçti. Seçim teamüllerine göre bu 90 gün önemlidir. Bu sürede biz de muhasebemizi yaptık. Buradan çıkan sonuçları sizle paylaşacağım ama öncelikle iktidarın ilk 90 günlük performansını değerlendirmek istiyorum.

İktidarın ilk 90 günlük performansına dair bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum. AK Parti, seçimlerden hemen önce milletimize birçok vaatte bulunmuştu. İlk 90 güne bakıldığında bu vaatlere bırakın yaklaşmayı, her geçen gün uzaklaştıklarını görüyoruz. Biz bu vaatleri hiçbir zaman gerçekleştirme niyetinde olmadıklarını biliyorduk ama seçim biter bitmez milletimizin elinde avucunda olanı hoyratça çekip koparmalarını da beklemiyorduk. Yapılan son maaş zamları erimeye başladı. Asgari ücret zammı daha hesaba yatmadan açlık sınırının altında kaldı. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye başladıkları her cümle dönüp dolaşıp ‘faturayı millete keseceğiz’ diye bitiyor.

Yıllarca faiz sebep, enflasyon sonuç diye ekonomiyi bu hale getirdiler. Kaç bakan, başkan, bürokrat harcadılar beceremediler. Milletimizi oyalamak için bahane üretip durdular oysa siyaset sadece seçim kazanmaktan ya da kaybetmekten ibaret değildir.

Siyaset, kendi insanına faydalı iş yapabilmektir. AK Parti iktidarı, memleketi kendi soktuğu krizden çıkarmak için hala ceplerine el uzatıyor. Vergiler, kiralar, temel gıda ürünlerindeki fiyatlar her gün tırmanıyor, enflasyonun bedelini milletimize ödetiyorlar. Yeni ekonomi yönetimine sesleniyorum; siz, Türk milletine karşı sorumlusunuz, bunu aklınızdan çıkarmayın. Doğruları daha fazla vakit kaybetmeden yapın. Milletimizi mağdur etmeyin. Enflasyonu düşürme yöntemini seçmek sizin elinizde. Vergileri, AK Parti iktidarlarının bugüne kadar ayrıcalık tanıdığı imtiyazlı kesimler için artırmak sizin elinizde. Fakir fukaradan elinizden çekin, orta direği fakir etmekten vazgeçin. Kodamanlarınızın cebinden alın.

“KKM sebebiyle milletimize ödetilen milyarlarca lira şimdi ne olacak?”

AK Parti’nin ne planı ne programı var. Yeni gelenlerle zaman kazanmaya çalışıyorlar. Daha dün AK Parti yönetiminin savunduğu KKM’den kurtulmanın yollarını arıyorlar. Ben de buradan sormak istiyorum. Sadece KKM sebebiyle milletimize ödetilen milyarlarca lira şimdi ne olacak? Nebati mi, Kavcıoğlu mu hesap verecek? Şimşek, ”2026’da rahatlayacağız” diyor. Kendisine saygım var ama kendisi de biliyor ki bu mümkün değil. Servet transferi devam ediyor çünkü. Körfez ülkelerine taviz vererek varlıklarımızı fütursuzca satarak günü kurtarmaya çalışıyorlar. Satacak bir şey kalmayınca ne yapacaklar?

Biz yabancı yatırımcıya karşı değiliz, ülke çıkarlarının korunduğu, ilişkiler kurulduğu müddetçe elbette dışarıdan para bulunabilir. Ancak ülkemizin ihracata yönelik sektörlerimizi daha üretken yapacak, çalışanlarımızın refahını yükseltecek yabancı yatırıma ihtiyacımız var. Böyle kaliteli yatırımı çekmek için de hukukta güven ve adalet tesis etmek şart. Krizden çıkmak için de rasyonel ve tam kapsamlı bir istikrar programına ihtiyacımız var.

Türkiye’nin her şehri Suriyelilerle, Afganlarla doldu. Sokaklar, parklar, sayıları bilinmeyen sığınmacılarla kaynarken bunu İslami ve insani bir görev zanneden aymazlık, ne kadar konuksever olduğumuzu izahla meşgul oldu. Sığınmacı sorunu, milli güvenlik sorunudur. Türk milletinin milli kültürünü tahrip eden, beka meselesidir. Sığınmacılar gettolar oluşturup etnik yaşam adacıkları, minyatür Suriyeler kuruyorlar. Geri kalmış ülkelerde yaygın olan çocuk işçiliği, emek sömürüsü, çok eşlilik, çocuk evliliği gibi toplumsal sorunlar yeniden ortaya çıkıyor. IŞİD ve PKK gibi terör örgütleri, tehditlerini sığınmacılar üzerinden de ülkemize yönelttiklerinden, büyük bir iç güvenlik sorununa dönüştü.

Önce hiçbir sorun yok gibi davrandılar. Baktılar ki olmuyor, şimdi de geri adım atıyormuş gibi yapıyorlar. Suriye’de kentler yaparak bir kısım sığınmacıyı gönüllü olarak ülkelerine döndürdüklerini söylüyorlar. Artık kimseyi kandırmayın. Bizim Türk milli kimliğinin hayati tehdit altında kalmasına tahammülümüz yok. Kültürümüzün dejenere edilmesine, sınırların kevgire dönmesine tahammülümüz yok. İYİ Parti olarak hazırladığımız doktrin ortada. Madem çözüm bulamıyorsunuz, buyurun kullanın. Sığınmacı ve kaçakların ülkelerine dönüşünü hızlandırın.

2010’da yapılan referandumda “yapmayın” diye yalvardığım adam sayısını söylesem yüzlerine tükürürsünüz! Kimse uyarılarımı ciddiye almadı. 2016’da bu yüzden milletin canına kast edenlerin de karşısında durduk. 2017’de Türk milletinin kaderini bir kişinin iki dudağı arasına bırakmak isteyenlerin karşısında durduk. İYİ Parti olarak ilk günden beri Türk milletine dayatılmak istenen her vesayetin karşısında durduk. Bizim siyasetimizin pusulası her daim aziz Türk milletinin talep, istek ve hayalleri oldu.

Geldik 2023’e… 2023’te milletin verdiği helal oyu babadan miras bilerek seçmen iradesine ipotek konulamayacağını anlatmaya çalıştık. Siyaset elitlerin, sözde kanaat önderlerinin güdümünde milletin olmadığı bir yerden üretilen siyasetin başarılı olamayacağını söyledik. Tepki gösterdik, uyardık, memleketimizin gerçeklerinden bi’haber oturdukları yerden ahkam kesenlere karşı irade koyduk.

Sadece iktidar mensuplarıyla değil, biz bu seçimin kaybedilmesi için çalışanlarla da mücadele ettik. Memlekete en küçük fayda getiremeyen partili cumhurbaşkanlığı sisteminden kurtulmak istedik. Türkiye’yi zengin, mutlu bir geleceğe taşımak için çalıştık. Bu yolda fedakarlıktan kaçınmadık. Meselemiz Türkiye olduğu için nefislerimiz kör odalara hapsettik. Nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Biz önce millet, önce memleket dedik.

Ama önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Biz milletimizin geleceği için şahsi çıkarlarımızdan vazgeçtik ama koltuğundan başka hiçbir şeyi düşünmeyenlerle uğraştık. En nihayetinde maalesef olmadı, olduramadık! 2023 seçimlerindeki yenilgiye maalesef engel olamadık.

Türk siyaseti, belli başlı yankı odalarına hapsedildi. Biz milletin çağrısını dile getirdik diye o yankı odalarda hainlikle suçlandık. İşbirlikçilikle suçlandık. İktidara yanlamakla suçlandık. Peki, tüm bunların sonunda ne oldu? Tüm bu sürecin içinden en küçük pazarlık yapmadan çıkan kim oldu? Gizli kapaklı tek işbirliğine girişmeyen, en ufak kâr sağlamayan kim oldu? Şükürler olsun ki İyi Parti oldu.  Ben ve arkadaşlarım makam, mevki peşine düşecek olsaydık bize saraylar vadedilirken, elektriği kesilen salonlarda hayır diye haykırmazdık.  Biz pazarlık yapacak olsaydık, herkesin suspus kesildiği dönemde İyi Parti’yi kurmazdık.

Ben sustum, yüzde 60 ile kazanırız diyenler susmadı. Bilimsel verileri masaya koyan ben sustum, onları yırtıp atanlar susmadı. TV’lere çıkıp yüzsüz yüzsüz bize yüklemeye kalkıştılar. Yeni bir umuda tutunmak isteyen milyonlar öfkeyle doldu. Yapmamız gereken, hatalarından ders alan muhalefet olarak milletimizin önüne çıkmaktı. İYİ Parti’yi ve beni günah keçisi yapmaya kalktılar. Hakikati bilenler tek kelime etmedi. Bunların hepsi midemi bulandırdı. Bu sessizliği sürdürmek mümkün değil artık.

2023 seçimlerine girerken, Sayın Erdoğan karşısında açık farkla seçimi kazanacak 2 aday çıkardık 20 yılda ilk kez. Yaptığımız tüm araştırmalarda bu 2 arkadaşımızın rahatlıkla CB seçileceğini gördük. Bunun da ötesinde 3 sene boyunca il il, ilçe ilçe yaptığımız ziyaretlerde milletimizin bize söyledikleri de bu sonucu doğruladı.

Ben de milletimize bir söz verdim, 13. cumhurbaşkanı, Millet İttifakı’nın adayı olacak dedim. Kendi adaylığımdan feragat ettim. Ben seçimleri kazanmak, Türkiye’yi düze çıkarmak için iktidarı sandıkta yenmenin yeterli olacağını düşündüm. Asıl sorunun kendi saflarımızda olduğunu göremedim. Yüce Türk milletinden ve sizlerden özür diliyorum. Ben bu 2 arkadaşımızın yolunu açmak için elimden gelen her şeyi yaptım. Hiçbir kişisel beklentim olmadan onları destekledim. Onların yolunu kapatanlara engel olamadım.

Türk milletinden, sizlerden özür diliyorum. Önleri kesilmek istendiğinde yardımlarına koştum, yanlarında durdum, her türlü hakareti, iftirayı göğüsledim. Ama onları paçalarından tutup aşağı çekenlere engel olamadım. Onlara bu ateşten gömleği giydiremediğim için herkesten özür diliyorum. Allah’ım şahittir ki, ne yaptıysam seçimleri kazanmak için yaptım. Keşke herkes bizler kadar fedakar, yürekli olabilseydi. Maalesef olamadılar.  Onlar adına da özür diliyorum. Milletimiz kadar yürekli olamayanlar için özür diliyorum.

Tüm bu yaşananlara rağmen herkesin bir şeyi çok iyi bilmesini istiyorum, biz bundan sonra da gerektiği yerde yeter ki milletimiz kazansın diye her türlü fedakarlığı yapacağız. Fakat bundan sonra bu fedakarlıktan yalnızca milletimizin faydalanacağından emin olacağız. Havadaki hiçbir söze inanmayacağız, milletimizin kazancını öne koyacağız.

Milletimizin bu fedakarlıklarının boşa düşmesini engelleyeceğiz. Milletimizin fedakarlıklarından siyasi rant devşirmeye kalkan hesapçı zihniyetlere geçit vermeyeceğiz. Çünkü bu saatten sonra ne bizim ne de aziz milletimizin heba edecek oylarımız yok! Birilerinin ihtirasları uğruna boşa akıtacak terleri yok. Kendisine kariyer kovalayanlar için harcayacak mesailerimiz yok.

“İttifak sistemi esas olarak Türk siyasetinin dinamiklerine zarar veriyor”

İYİ Parti olarak tüm teşkilatlarımızla beraber seçim sonuçlarına ilişkin çalıştık, tartıştık. Değerlendirmelerimizi tamamladık. Bu seçimi kaybettiğimizin bilincindeyiz biz.  Sesinizi duymakta başarılıyız, duyurmakta başarısızız. Olağanüstü gayretler sarfetsek de mevcut ittifak sistemi gereği buna alan tanınmadı. İttifak sistemi esas olarak Türk siyasetinin dinamiklerine zarar veriyor. Partilerin kendilerine ait siyaset alanlarını gittikçe zayıflatıyor. Kutuplaşan siyaset, toplumsal ayrışmayı derinleştirip, iktidarın değirmenine su taşıyor.

İttifak sisteminde gördüğümüz en önemli sorun ve en büyük milli güvenlik açığı, ayrılıkçı yapıların sistemin içine sızma çabasıdır. Cumhuriyetimizle devletimiz ve milletimizle sorunu olan siyasi görünümlü odakların ittifakları kullanmaya çalışmasıdır. İlkesiz siyaseti reddediyoruz. Sığ siyaseti reddediyoruz. İktidarın değirmenine su taşıyan etkisiz siyaseti reddediyoruz.

İttifak sisteminin bu yapısı içinde milli bir siyaset, sürdürülebilir bir başarı, milletin kazanması mümkün değildir. Bu yüzden iktidarı ile muhalefeti ile hepimizden Türk siyaseti için talep ettiğimiz, yeni anlayışın merkezi olmaya İYİ Parti olarak talibiz. Mesajı aldık, dersimize çalıştık. Siyaseti içeriden tüketen tartışma yerine bir umut yolu sunacağız. Öfkeleri, kırgınlıkları aklıselimin gücü ile aşacağız.

“Her birimiz ayrı ayrı seçimlere girelim”

2023 seçimlerini çantada keklik görenler, şimdi de yerel seçimleri genel seçim havasında değerlendirmeye başladılar. Gündemi, ittifaklara çekmeye çalışıyorlar. Yerel seçim, genel seçim değildir. Her yörenin belli özellikleri vardır.  2019’da teklifi biz götürdük, ittifak kurduk, başarılı olduk. Önümüzdeki yerel seçimlerde kendi kadrolarımızla, milletimizin huzuruna çıkacağız ve göreve talip olacağız. Yerel seçimi bir genel seçim rekabeti çerçevesinde okumadan, yerel özellikleri dikkate alarak, milletimizin iradesinin tecellisine imkan sağlayacağız.

Tüm siyasi partilere açık ve net bir çağrıda bulunmak istiyorum; hep birlikte vatandaşlarımızın siyasi tercihlerini ve yerel özelliklerini yansıtacağı bir rekabet ortamı oluşturalım. Türk siyasetinin bugün içinde olduğu siyasi pragmatizm sarmalından çıkmasını sağlayalım. Gelin tüm siyasi partiler hep birlikte ayrı ayrı seçimlere girelim. Her birimiz ayrı ayrı seçimlere girelim, biz varız! Biz varız, sizleri de bekleriz. Erdoğan, Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na hepinize sesleniyorum, hadi her birimiz ayrı ayrı girelim!

Biz, İYİ Parti olarak hür ve milli siyaset anlayışımız gereği gizli gündemleri olan, kendi menfaatleri için bizim sırtımızda kurban kesen, kariyerlerini önceleyen, marjinal ve bölücü yapılarla yakınlaşan hiç kimse ile herhangi bir yerde iş birliği yapmayacağız!  Öncelikli amacımız, partilerle ittifaktan önce, milletimizin partimizle ittifak yapmasını sağlamak olacak. Gözü dönmüş hırslarla siyaset yapmıyoruz. Milletimizin sesine kulak veriyoruz. Bu yolda herkesi kabul etmiyoruz. Kapımız herkese açık değil.

Bu yolda, Atatürk’e düşman olanlara hayır diyoruz. Cumhuriyet değerlerimizi hiçe sayanlara hayır diyoruz. Hatay, Arap şehridir diyen ahlaksızlara kol kanat gerenlere de hayır diyoruz. Demokrasimizle meselesi olanlara hayır diyoruz. Türk demekten korkanlara hayır diyoruz. Andımızdan rahatsız olanlara hayır diyoruz. Anayasamızın ilk 4 maddesi ile sorunu olanlara hayır diyoruz. Terörle ilişkisi olanlara hayır diyoruz. Terörün gölgesine iş birlikleri hayal edenlere hayır diyoruz. Ahlakımızı yozlaştıranlara, dinimizi istismar edenlere hayır diyoruz.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Akşener Sert Konuşacak; İttifak Kapısını Kapatmayacak

CHP kulislerinde, cumartesi günü Afyonkarahisar’da açıklamalarda bulunacak İYİ Parti Lideri Akşener’in, kendi tabanını konsolide etmek anlamında sert konuşacağı, ancak diyalog kapısını aralık bırakacağı ve ittifak kapısını kapatmayacağı konuşuluyor.

İYİ Parti’yle bir iş birliği olacağı ancak bunu konuşmak için henüz erken olduğu ifade edilen kulislerde, olası bir iş birliğinde İYİ Parti’ye büyük ilçelerin verilebileceği ancak partinin elinde olan büyükşehir belediyelerinin verilemeyeceği konuşuluyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in cumartesi günü Afyonkarahisar Kocatepe’de partisinin yol haritasına ilişkin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

Milliyet’in haberine göre, Akşener yarın Afyonkarahisar’da vatandaşlara hitap edecek. Akşener’in yapacağı konuşmaya ilişkin CHP’li yetkili, “Meral Hanım’ın açıklaması önemli olacak bizim için. El yükseltecek. Sert bir açıklama olacak, ama diyalog ve müzakereye açık olacaktır. Çok majör bir ittifak sistemi değişikliği beklemiyoruz” dedi.

Akşener sert konuşacak!

Kulislerde ayrıca, “Kendi tabanını konsolide etmek anlamında sert konuşacaktır. Ancak diyalog kapısını aralık bırakacaktır. İttifak kapısını kapatmayacaktır” değerlendirmesi yapılıyor.

Öte yandan İYİ Parti’yle bir iş birliği olacağı ancak bunu konuşmak için henüz erken olduğu ifade ediliyor. CHP’de olası ittifak görüşmelerinin kasım ayında yapılması planlanan kurultaydan sonra başlayacağı görüşü hakim.

CHP kulislerinde olası bir iş birliğinde İYİ Parti’ye büyük ilçelerin verilebileceği ancak partinin elinde olan büyükşehir belediyelerinin verilemeyeceği konuşuluyor. Bu çerçevede İzmir, İstanbul, Trakya’da büyük bir ilçenin İYİ Parti’ye bırakabileceği konuşulurken, “Kazanmak için il belediyesi de verilebilir” yorumunu yapanlar da var.

Paylaşın