CHP’den Dikkat Çeken Kanun Teklifi: Emeklilerin Bayram İkramiyeleri 15 Bin TL Olsun

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Kurban Bayramı’nda emekli ikramiyelerinin 15 bin TL olarak ödenmesi için kanun teklifi verdi. Ağbaba, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun seçim sürecinde emekli ikramiyelerine yönelik vaadini de hatırlattı.

Emeklilere bayramlarda ikramiye ödenmesinin ilk kez 2015 yılında Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirildiğini belirten Ağbaba, “Emeklilere ve hak sahiplerine Ramazan ve Kurban bayramlarında bin lira ödenmeye başlanmıştı. Yıllar içinde yapılan cüzi artışlarla da emeklilerimize ödenen emekli ikramiyeleri adeta sembolik bir rakama dönüşmüş, ikramiyeler enflasyon karşısında eriyip pula dönüşmüştür.

Eğer iktidar samimiyse seçim öncesi Genel Başkanımızın vaadi olan, emekli ikramiyelerin bu Kurban Bayramı’nda 15 bin TL ödenmesine ve bundan sonra da ikramiyelerin asgari ücret düzeyine yükseltilmesi teklifimize destek verir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba; Kurban Bayramı’nda emeklilere 15 bin TL ikramiye verilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na kanun teklifi verdi. ANKA‘nın aktardığına göre, Veli Ağbaba, teklifini şu açıklama ile değerlendirdi:

Genel Başkanımızın seçim öncesi vaadi olan emekli ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve bir önceki bayramda eksik verilen ikramiyenin de verilmesi ile bu bayramda emekli ikramiyelerinin 15 bin TL olarak ödenmesi için kanun teklifimizi Meclis’e sunduk

. AKP Genel Başkanı Erdoğan seçim öncesinde emekli ikramiyelerinin 2 bin TL’ye yükseltildiğini açıklamıştı. Genel Başkanımızın vaadi ise emekli ikramiyelerinin her bayramda asgari ücret kadar ödenmesiydi. Bu bağlamda bir önceki bayramda eksik ödenen 6500 TL bayram ikramiyesine ek olarak Kurban Bayramı’nda da 8506 TL asgari ücret eklenmeli ve bu bayramda emeklilere 15 Bin TL emekli ikramiyesi verilmelidir.

Emeklilerimize bayramlarda ikramiye ödenmesi ilk kez 2015 yılında Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirilmiş, emeklilere ve hak sahiplerine Ramazan ve Kurban bayramlarında bin lira ödenmeye başlanmıştı.

Yıllar içinde yapılan cüzi artışlarla da emeklilerimize ödenen emekli ikramiyeleri adeta sembolik bir rakama dönüşmüş, ikramiyeler enflasyon karşısında eriyip pula dönüşmüştür. Eğer iktidar samimiyse seçim öncesi Genel Başkanımızın vaadi olan, emekli ikramiyelerin bu Kurban Bayramı’nda 15 bin TL ödenmesine ve bundan sonra da ikramiyelerin asgari ücret düzeyine yükseltilmesi teklifimize destek verir.”

Paylaşın

Depremzedelere Gönderilen Dört Aylık Elektrik Faturaları Meclis’e Taşındı

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, seçimden sonra depremzedelere gönderilen 4 aylık elektrik faturalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Haber Merkezi / Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Karaca, depremde yıkılan binalarda sayaç okumalarının nasıl yapıldığının açıklanmasını istedi.

Karaca, “Evlerine 4 aylık birikmiş elektrik faturası gönderilen depremzedelerin işsiz, yoksul ve taksitle bile ödeyemeyecek olanlarının borçlarının silinmesi için bir çalışma var mıdır?” diye sordu.

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, depremin etkilediği 11 ilde büyük oranda yıkımın ortaya çıktığını ve bu illerde “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildiğini hatırlattı.

Depremler sonrası yapılan çalışmalarda 6 ilde daha hafif, orta ve ağır hasarlı binalar olduğu tespit edildiğini kaydeden Karaca, on binlerce insanın hayatını kaybederken, yüz binlercesinin yaralandığını ve milyonlarca insanın evsiz kaldığını ifade etti. Milyonlarca yurttaşın yıkılan ya da zarar gören evleri nedeniyle hâlâ çadır ve konteynerlerde yaşam mücadelesi verdiğini belirten Karaca, soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:

“Yaşanan deprem nedeniyle pek çok işyeri çalışamaz duruma gelerek kapanmak zorunda kaldı. Emekçi aileler depremin yıkımının ardından yaşadıkları işsizlik ve yoksulluk nedeniyle bir kez daha yıkıma maruz bırakılıyor. Köylüler yaşadıkları sağlık ve ekonomik sorunlar nedeniyle tarımsal üretime devam edemiyor.

Depremzede yurttaşların büyük bir kısmı yıkık ya da hasarlı evlerinin bahçesine ya da yollara kurduğu çadırlarda kalırken dayanışma duygusuyla evlerden çadırlara çektikleri elektriği bile paylaştı. Hal böyleyken Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 23 Mart 2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan elektrik faturalarını erteleme kararı dahi gecikmiş ve eksik bir kararken bugün depremzede halkın evlerine 4 aylık elektrik tüketiminin faturaları gönderilmektedir.

Deprem illerinde yaşanan işsizlik ve yoksulluğu da göz önünde bulundurduğumuzda birikmiş elektrik faturasının 6 aya taksitlendirilmesinin çözüm olmayacağı açıktır. Depremin üzerinden 120 gün geçmesine rağmen temiz su ve temel gıda için hala yardım bekleyen halkın hasarlı evinde ya da çadırda kullandığı elektriğin biriken faturalarını ödemesi olanaklı değildir.”

Karaca’nın deprem bölgesindeki elektrik dağıtımı, abonelikler ve yüksek faturalara ilişkin iki bakana yönelttiği sorular şöyle oldu:

“Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilen illerde faal veya kullanılabilir durumda olan elektrik abonelerinin kaçı işyeri, kaçı konut abonesidir, tespit edilmiş midir?

Hasarlı binalarda elektrik tüketiminin ölçümlendirilmesi sağlıklı yapılabilmiş midir? Elektrik sayaçlarının deprem nedeniyle hasarlı veya hasarsızlık tespiti yapılmış mıdır?

Bu nedenle afet bölgesindeki illerde sayaç kalibrasyonu kontrolü yapılmış mıdır?

Deprem öncesi ve sonrası kayıp ve kaçak oranları tespit edilmiş midir? Depremzede yurttaşlara gönderilen faturalara bu oranlar yansıtılmakta mıdır?

Depremden zarar gören illerde konut elektrik abonelerinin aktif çalışma durumları, gelir durumları ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilme yeterlilikleri tespit edilmiş midir?

Depremin yaşandığı illerde 6 Şubat 2023’e kadar olan faturalandırılmış ve ödenmemiş elektrik borçları silinirken, deprem sonrası evlerde ve çadırlarda karanlıkta kalmamak ve soğuktan korunmak gibi insani ihtiyaçlar için kullanılan elektrik borçlarının silinmemesinin nedeni nedir?

Evlerine 4 aylık birikmiş elektrik faturası gönderilen depremzedelerin işsiz, yoksul ve taksitle bile ödeyemeyecek olanlarının borçlarının silinmesi için bir çalışma var mıdır?

Afet bölgesinde yer alan dağıtım şirketlerinin 2022 yılında gerçekleşen yıllık kârı nedir ve hangi vergi teşviklerinden yararlanmıştır?

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı deprem raporuna göre özel sektöre ait elektrik dağıtım tesislerinde toplam 7.8 milyar TL (416,7 milyon dolar) olan hasar, depremzede yurttaşlara yüklenen ağır faturalarla mı karşılanmak istenmektedir?

Paylaşın

DEVA, Gelecek Ve Saadet Partisi TBMM’de “Ortak Grup” Arayışında

Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grup kurmak için birleşmek konusunda kararlı. Parti yöneticileri hangi partinin çatısı altında buluşulacağını tartışıyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmaları dahil Millet İttifakı’nın pek çok içerik ve programında bir buçuk yıldır birlikte çalıştıklarını ifade eden parti yetkilileri, uzlaşı kültürü konusunda deneyim sahibi olan ve birbirini tanıyan ekipler olduklarını ifade ederek ortak grup konusunda da “siyaseti zorlamayacak” bir uzlaşıya varılacağını ifade ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 15 milletvekili ile temsil edilen DEVA Partisi ile 10’ar milletvekiliyle temsil edilen Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin Meclis’te bir grup kurmak için yürüttükleri müzakereler sürüyor. Bir siyasi partinin Meclis’te grup kurabilmesi için en az 20 milletvekiline sahip olması gerektiğinden üç partinin yetkili kurulları farklı formülleri tartışıyor.

Formüllerden ilki bu üç parti dışında yeni bir parti kurulması ve bu partinin çatısı altında grup oluşturulmasıydı. Ancak gelinen noktada süreci kolaylaştırmak adına yeni bir parti kurulmasındansa mevcut partilerden birinin çatısı altında birleşilmesine daha sıcak bakılıyor. Üç partinin temsilcileri bugünlerde hangi partide birleşeceklerini müzakere ediyor.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre, güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmaları dahil Millet İttifakı’nın pek çok içerik ve programında bir buçuk yıldır birlikte çalıştıklarını ifade eden parti yetkilileri, uzlaşı kültürü konusunda deneyim sahibi olan ve birbirini tanıyan ekipler olduklarını ifade ederek ortak grup konusunda da “siyaseti zorlamayacak” bir uzlaşıya varılacağını ifade ediyor.

Karşılıklı müzakere süreçleri devam ederken üç siyasi parti de kendi partilerinin adı ile grup kurulmasını istiyor. Örneğin Saadet Partisi, “en köklü parti olması ve bir geleneğe sahip olması” sebebiyle üç partinin 35 milletvekilinin Saadet Partisi grubunda buluşmasının uygun olacağını düşünüyor. DEVA Partisi ise Türkiye’nin yeniliğe ihtiyacı olduğunu, üç siyasi parti arasındaki en genç, en yeni parti olması sebebiyle grubun “DEVA grubu” olmasının daha faydalı olacağına inanıyor.

Son kararın karşılıklı görüşmeler, müzakereler sonucu verileceğini kaydeden parti yetkilileri Meclis’te bir grup olarak temsil edilmenin önemi ve avantajlarının farkında olduklarını, grup kurmanın bir gereklilik hatta bir zorunluluk olduğunu ve bu yüzden hiçbir partinin süreci zorlayacak bir tutuma girmeyeceğini ifade ediyor.

Siyasi parti gruplarının Meclis’teki komisyonlara üye bildirimi için son günün 9 Haziran olması sebebiyle grubun kurulması konusundaki kararın bu tarihe kadar verilmesi yönünde bir beklenti olduğunu hatırlattığımız bir yetkili, “Temennimiz 9 Haziran’a kadar bir karara varmak ama bu bir zorunluluk değil. Biz grubu ne zaman kurarsak o zaman Meclis’e gerekli bildirimi yapabiliriz. Meclis’in tatile gireceğini de göz önünde bulundurursak 1 Ekim’e kadar vakit var. Dolayısıyla acele etmeden, sağlıklı bir şekilde tartışarak karar vereceğiz” dedi.

3 milletvekili ile Meclis’e giren Demokrat Parti’de ise kurulacak yeni gruba dahil olmadan yola devam etme fikrinin ağır bastığı ifade ediliyor.

TBMM’de grup kurmak neden avantajlı?

Grubu olan siyasi partiler Meclis Başkanlık Divanı’nda temsil edilip, Genel Kurul kürsüsünde grup adına söz hakkı kullanabiliyor ve ihtisas komisyonlarına üye verebiliyor. Bir siyasi parti grubunun en az bir grup başkanı, iki de grup başkanvekili olabiliyor. Grup başkanvekillerinin de genel kurul oturumlarında ayrıca söz hakkı bulunuyor. Tüm bu avantajların yanı sıra salı günleri düzenlenen siyasi parti grup toplantılarını düzenleme hakkı da kazanılıyor.

Grup kurulması halinde grup toplantılarında hangi siyasi partinin genel başkanının konuşma yapacağına ilişkin soruya yanıt veren bir parti yöneticisi, HDP’nin eş başkanlarının her hafta sırayla konuştuğunu hatırlatarak, benzer bir yöntemin işletilebileceğini, grup toplantılarında üç genel başkanın sırayla konuşmasının önünde bir engel olmadığını aktarıyor.

Grup yönetiminde yer alacak bir grup başkanı ve iki grup başkanvekilinin de üç siyasi parti arasında eşit bir şekilde bölüşülebileceği ifade ediliyor.

Paylaşın

CHP’de Kurultay Kararı; Meclis Grup Yönetimi Belli Oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında yapılan ve beş saatten uzun süren Parti Meclisi (PM) toplantısında kurultay sürecinin başlatılması kararı çıktı.

Haber Merkezi / Kurultay kararının çıktığı toplantıya ilişkin yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhurbaşkanlığı seçimi siyasi tarihimizin en eşitsiz koşullarında gerçekleşmiştir. Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan yalan, iftira, montaj, kutuplaştırma gibi çirkin yöntemlere başvurmuştur.

Bu süreç, siyasal iktidarın ve Cumhurbaşkanı adayının ahlaki meşruiyetini sorgulanır hale getirmiştir.”

Tüm bu olumsuzluklara karşın partimiz, yönetim organlarında seçim süreçlerini ve sonuçlarını ilk andan itibaren detaylı bir şekilde değerlendirmeye başlamıştır.

Bugünkü Parti Meclisi toplantımızda da seçim sonuçları detaylı bir şekilde değerlendirilmiş, ‘bilgi ve iletişim teknolojilerinden’ sorumlu birimimiz seçimlerde kullandığımız sistemimize ilişkin detaylı sunumlar gerçekleştirmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi, seçmenin verdiği mesajı, seçim sonuçlarını sandık sandık, köy köy, ilçe ilçe, il il dikkatle incelemeye ve analiz etmeye -parti kurul ve karar organlarında- devam edecektir.

Bu değerlendirme sürecinde özeleştiriler samimiyetle dikkate alınacak ve gereği hızla yerine getirilecektir.”

Partimizin Kurultay takviminin düzenlenmesi ile ilgili karar Parti Meclisimizce değerlendirilmiş ve takvimlendirme çalışmalarına başlanmıştır.

Kurultay sürecinin parti içi demokrasi kültürümüze yaraşır bir şekilde gerçekleşmesi için yapılacak gerekli hazırlıklar ve alınacak kararlar yeni Merkez Yönetim Kurulu tarafından açıklanacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak giderek derinleşen ekonomik krizden çıkışın yollarını göstermeye kararlılıkla devam edeceğiz.

On milyonların demokrasi, özgürlük, adalet ve refah mücadelesinde buluşan ve büyüyecek olan iradesine sahip çıkacak, eşit ve özgür bir Türkiye’yi kurma mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

CHP Meclis Grubu Başkanı Özgür Özel oldu

CHP Parti Meclisi toplantısının ardından CHP’nin yeni Meclis grup yönetimi de belli oldu.

CHP’de Meclis Grup Başkanı, Manisa Milletvekili Özgür Özel olurken, CHP Grup Başkanvekilleri Gökhan Günaydın, Burcu Köksal, Ali Mahir Başarır, TBMM Meclis Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca oldu.

Burcu Köksal da Oya Araslı ve Emine Ülker Tarhan’dan sonra CHP’nin üçüncü kadın grup başkanvekili seçildi.

CHP’nin Meclis Katip Üyeleri Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş olurken, İdari Amiri ise Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin oldu.

CHP PM üyesi olarak Gülizar Biçer Karaca, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır’ın üyelikleri düştü. Bu isimlerin yerine Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan ve Akif Hamzaçebi geldi.

Paylaşın

AK Parti’nin “Meclis A Takımı” Belli Oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Adalet Ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında AK Parti Meclis Grup Yönetimi’nde yer alacak isimler belirlendi.

Haber Merkezi / Buna göre; AK Parti TBMM Grup Başkanı’nın Abdullah Güler, Grup Başkanvekilleri’nin ise Abdulhamit Gül, Özlem Zengin, Muhammet Emin Akbaşoğlu, Leyla Şahin Usta ve Bahadır Yenişehirlioğlu seçildi.

Abdullah Güler kimdir?

28 Mart 1969’da Sivas’ta doğan Güler İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İstanbul’da uzun yıllar serbest avukat olarak çalıştıktan sonra, TOKİ Başkan Danışmanı ve Hukuk Müşaviri olarak görev yaptı.

2016-2018 yılları arasında Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. 2003-2015 yılları arasında AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.

2009-2014 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği ve Hukuk Komisyonu Başkanlığı yaptı. Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi olan Güler orta derecede İngilizce biliyor.

Muhammet Emin Akbaşoğlu kimdir?

Aslen Çankırılı olan M. Emin Akbaşoğlu 6 Ekim 1968’de İstanbul’da doğdu. Baba adı Bayram, anne adı Nevin’dir. Küçükköy İHL’den sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Ayrıca Halkla İlişkiler Bölümünden mezun oldu.

Gaziosmanpaşa Millî Gençlik Vakfı İlçe Başkanlığı, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.

Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde Özel Kalem Müdürü ve Müfettiş olarak, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nda Hukuk Müşaviri ve 1. Hukuk Müşaviri olarak görev yaptı. Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığı’na atandı.

Avrupa ülkeleri ile birlikte gerçekleştirilen Geliştirilmiş Bilirkişilik Projesinde Yürütme Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yönetimlerinde bulundu. 25, 26 ve 27. Dönem Çankırı Milletvekili seçildi. İngilizce ve Arapça bilen Akbaşoğlu, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Özlem Zengin kimdir?

1969 yılında Tokat’ta dünyaya gelen Özlem Zengin’in baba adı Salih, anne adı Nimet’tir. Özlem Zengin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Din Sosyolojisi alanında yüksek lisans yaptı.

Serbest avukat olarak çalıştı. Medya alanında çalışmalar ve televizyon programları yaptı. 25. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı olarak görev aldı. İyi düzeyde İngilizce bilen Zengin, 3 çocuk annesidir.

Abdulhamit Gül kimdir?

12 Mart 1977’de Gaziantep Nizip’te dünyaya gelen Abdulhamit Gül’ün baba adı Cemil, anne adı Saliha’dır. Abdulhamit Gül, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının gençlik kollarında aktif olarak yer aldı. Milli Gençlik Vakfı Üniversitelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Üyesidir. Ankara’da serbest avukatlık yaptı.

Refah ve Fazilet Partisi Ankara İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyeliği, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyeliği görevlerini yürüttü. HAS Parti Genel İdare Kurulu Üyeliği ve Ankara İl Başkanlığı görevlerinde bulundu. AKP 4. Olağan Kongresinde MKYK Üyesi seçildi.

Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. AKP 5. Olağan Büyük Kongresinde yeniden MKYK Üyeliğine seçildi ve AKP Genel Sekreteri olarak görevlendirildi. Adalet Bakanlığı yaptı.

Leyla Şahin Usta kimdir?

8 Mart 1973 tarihinde dünyaya gelen Leyla Şahin Usta, Tıp eğitimini Viyana Medizinische Universität’de 2003 yılında tamamlamıştır.

25 ve 26. Dönemde Konya Milletvekili seçildi. AK PARTİ Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu Üyeliği, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Sözcülüğü, çeşitli Meclis araştırması komisyonları ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyeliği yaptı.

Çok iyi düzeyde Almanca ve orta düzeyde İngilizce bilen Usta, evli ve 2 çocuk annesidir.

Bahadır Yenişehirlioğlu kimdir?

Manisa’nın Akhisar ilçesinde dünyaya gelen Bahadır Yenişehirlioğlu’nun babası Ali Yenişehirlioğlu, annesi Namiye Yenişehirlioğlu’dur (Gürman Şahin, 2018). Dedesi Yenişehirlizâde Ahmet Efendi, İzmir belediyesinin ilk başkanıdır. Amcası Nahit Yenişehirlioğlu (TBMM) ise iki dönem Manisa milletvekilliği yapmıştır.

İlk, orta ve lise öğrenimini Akhisar’da tamamlayan Bahadır Yenişehirlioğlu, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Hukuk Fakültesini 1985’te bitirdi. Ağır ceza avukatı olarak çalıştı ve bu mesleği emekli oluncaya dek sürdürdü.

Çin, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve daha birçok ülkede halklar ve toplumlar üzerine araştırmalar yaptı.

Bahadır Yenişehirlioğlu, Canan Yenişehirlioğlu ile evli ve Neyir adında bir kızı, Talha adında bir oğlu vardır.

Paylaşın

HDP’nin Meclis Grup Yönetimi Belli Oldu

HDP’nin TBMM Grup yönetiminde yer alacak isimler belirlendi. Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç’un grup başkanvekilliğine devamı yönünde karar verilirken, Meclis Başkanvekilliğini İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Meclis İdare Amirliği görevini ise Siirt Milletvekili Tuncer Bakırhan’ın yürütmesi kararlaştırıldı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis Grubu, yaz aylarında siyasi perspektifi tartışacakları bir kamp gerçekleştirmeye de karar verdi.

Gazete Duvar’dan Ceren Baya’ın haberine göre, HDP, milletvekilleri ilk toplantısını gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın ile HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın başkanlık ettiği tanışma ve yeni dönemi değerlendirme toplantısında partinin grup yönetimi de belirlendi.

Önceki dönem grup başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç’un grup başkanvekilliğine devamı yönünde karar verildi. Meclis İdare Amirliği görevini Siirt Milletvekili Tuncer Bakırhan, Meclis Başkanvekilliğini ise İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in yürütmesi kararlaştırıldı.

Meclis içtüzüğüne göre siyasi partiler milletvekili sayısına Meclis Başkanlık Divanı’na üye veriyor. Bu kapsamda HDP’nin Meclis Başkanvekili olarak belirlenen Sırrı Süreyya Önder üç haftada bir Meclis’i yönetecek vekillerden biri olacak.

HDP Meclis grubu yaz aylarında siyasi perspektifi tartışacakları bir kamp gerçekleştirmeye de karar verdi.

Meclis açılıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 14 Mayıs milletvekili seçimlerinin kesin sonuçlarının açıklanmasının ardından açılıyor. Yeni oluşan Meclis’te sağ partilerin ağırlığının yanı sıra, eski bakanların varlığı ile muhalefet liderlerinin yokluğu dikkat çekiyor.

14 Mayıs’ta düzenlenen milletvekili seçiminin kesin sonuçlarına ilişkin Yüksek Seçim Kurulu kararı 30 Mayıs’ta Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanmıştı.

TBMM Genel Kurulu Meclis İçtüzüğüne göre kesin sonuçların resmen yayımlanmasının ardından üçüncü gün olan bugün saat 14.00’te çağrısız toplanacak. 28. yasama döneminin ilk oturumuna en yaşlı üye sıfatıyla 1948 doğumlu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başkanlık edecek.

Bugünkü oturumda yeni dönemin milletvekilleri alfabetik sırayla, seçim çevresi ve isimlerine göre kürsüye gelerek yeminlerini edecek. İlk yemin edecek kişi Bahçeli olacak.

Milletvekilleri Anayasa’da yer alan “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim” şeklindeki yemini ederek görevlerine başlayacak.

Meclis’te bugün yapılacak yemin töreninin ardından sıra TBMM Başkanlık Divanı ve beş siyasi parti grubunun yönetimlerinin belirlenmesi için yapılacak seçimlere gelecek.

TBMM’nin yeni başkanının seçim süreci de yemin töreniyle başlayacak. 5 gün boyunca adaylık başvuruları alınacak ve son olarak gelecek hafta çarşamba günü seçim yapılacak.

Şu ana kadar adaylar arasında Fuat Oktay, Numan Kurtulmuş ve Bekir Bozdağ’ın isimleri geçiyor. Siyasi partilerin Meclis grupları da yeni yönetimlerini belirleyecek.

Sandalye dağılımı nasıl?

Meclis’te sağ partilerin ağırlığı hissedilirken, önümüzdeki dönemde yeni grupların oluşmasına ise kesin gözle bakılıyor.

Milletvekili seçimi kesin sonuçlarına göre Adalet ve Kalkınma Partisi 268, Cumhuriyet Halk Partisi 169, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi 61, Milliyetçi Hareket Partisi 50, İYİ Parti 43, Yeniden Refah Partisi 5, Türkiye İşçi Partisi 4 milletvekili kazandı.

Ancak ittifaklar sistemi nedeniyle bazı küçük partilerin büyük partilerin listelerinden seçime girmeleri nedeniyle aslında Meclis’te 16 parti temsil edilecek. Bu partiler şöyle sıralanıyor:

Cumhur İttifakı çatısı altındaki AKP, MHP, DSP, Yeniden Refah Partisi (YRP), HÜDA-PAR; Millet İttifakı çatısı altındaki CHP, İYİ Parti, DEVA, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti; Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altındaki Yeşil Sol Parti, TİP, TÖP, EMEP; seçime CHP listesinden giren Mustafa Sarıgül’ün Türkiye Değişim Hareketi.

Meclis’te bu yasama döneminde kadın milletvekili sayısı her ne kadar Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıksa da ancak beşte bir oranında olacak.

Kesin sonuçlara göre toplam 600 milletvekilinin 121’ini kadınlar oluşturacak. Böylece kadın temsil oranı geçmiş dönemdeki yüzde 17’den yüzde 20’ye yükselmiş oluyor.

Seçimlerden önce kadın hakları ile ilgili söylemleri ve vaatleri nedeniyle eleştirilen HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin TBMM’ye girmesi ve Meclis’in sağ eğiliminin ağır basması toplumun bir kesimindeki endişeleri artırmış durumda.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un kaldırılması tartışmaları da devam etmekte.

Paylaşın

42 Vekile Ait 65 Dokunulmazlık Fezlekesi Meclis’te

Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın da bulunduğu 42 milletvekiline ait 65 dokunulmazlık dosyası, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu.

Haber Merkezi / Meclis Başkanlığı’na, “Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi” sunulan 42 milletvekilinin isimleri şu şekilde:

HDP’den Batman milletvekilleri Ayşe Acar Başaran (2), Mehmet Rüştü Tiryaki, Feleknas Uca (2), Necdet İpekyüz, Tunceli Milletvekili Alican Önlü (2), İstanbul Milletvekilleri Musa Piroğlu, Dilşat Canbaz Kaya, Erol Katırcıoğlu, Züleyha Gülüm, Şırnak Milletvekilleri Nuran İmir (2), Hasan Özgüneş, Mardin Milletvekilleri Pero Dundar (2), Ebru Günay (2), İzmir Milletvekili Murat Çepni (2), Hakkari Milletvekilleri Sait Dede (3), Diyarbakır Milletvekilleri Dersim Dağ (2),

Remziye Tosun (2), Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Şanlıurfa Milletvekilleri Ayşe Sürücü (2), Nusrettin Maçin, Nimetullah Erdoğmuş, Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Ağrı Milletvekilleri Dirayet Dilan Taşdemir, Berdan Öztürk, Abdullah Koç, Muş Milletvekilleri Gülüstan Koçyiğit (2), Şevin Coşkun (2), Van Milletvekilleri Murat Sarısaç (4), Sezai Temelli (3), Muazzez Orhan Işık (2), Tayyip Temel (3), Siirt Milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Sıdık Taş, Mersin Milletvekili Rıdvan Turan,

İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ (2), Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Demokrat Parti Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Tuncay Özkan, CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, İstanbul Milletvekili Engin Altay (2)

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Yeni Meclis’te 33 İlden Kadın Milletvekili Olmayacak

2018 seçim sonuçları temel alınarak yapılan karşılaştırmalara ve hesaplamalara göre, 14 Mayıs’ta da yapılacak seçimlerde 33 il kadın vekil çıkaramayacak. Bu iller TBMM’nin 28. Dönemi boyunca sadece erkek vekillerce temsil edilecek.

Cumhuriyet tarihi boyunca kadın vekil çıkarmamış olan 20 ilden 18’inde bu seçimde de kadın vekil çıkmayacağı görülmekte. MHP’nin 40, AKP’nin 34, İyi Parti’nin 22, CHP’nin 21 ilde kadın adayı bulunmamakta. Meclis’e 117 kadın vekilin girmesi ve Meclis’teki kadın oranının yüzde 19.50 olması beklenmekte.

Yüksek Seçim Kurulu, 14 Mayıs 2023’te yapılacak seçimlerle ilgili milletvekilliği kesin aday listelerini 19 Nisan (Çarşamba) günü açıkladı.

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK),  Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İyi Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili listeleri üzerinde yapmış olduğu incelemeye göre, yeni Meclis’in eşit temsilden yine çok uzak olacağını ortaya koydu.

EŞİK açıklamasında, “Kadınlar siyasete girmek istemiyor iddiasını çürüten çok sayıda kadın aday adayı olmasına rağmen, birçok partinin kesinleşmiş listelerinde çok az sayıda kadına yer verildiği; büyük bölümünün de seçilemeyecek yerlere konularak listelerdeki kadın oranının yapay şekilde yükseltildiği görülüyor” denildi.

MHP’nin 40, AKP’nin 34, İyi Parti’nin 22, CHP’nin 21 ilde kadın adayı yok!

14 Mayıs seçimlerinden sonra Meclis’te yer alması beklenen siyasi partilerin kesinleşmiş aday listeleri üzerinden gerçekleştirdiğimiz inceleme bulgularına ve 2018 seçim sonuçları temel alınarak yapmış olduğu karşılaştırmalara ve hesaplamalara göre:

33 ilden kadın vekil çıkmamaktadır. Bu iller TBMM’nin 28. Dönemi boyunca sadece erkek vekillerce temsil edileceklerdir. Cumhuriyet tarihi boyunca kadın vekil çıkarmamış olan 20 ilden 18’inde bu seçimde de kadın vekil çıkmayacağı görülmektedir.

MHP’nin 40, AKP’nin 34, İyi Parti’nin 22, CHP’nin 21 ilde kadın adayı bulunmamaktadır.

Meclis’e 117 kadın vekilin girmesi ve Meclis’teki kadın oranının %19.50 olması beklenmektedir.

TİP ile Yeşil Sol Parti’nin oy oranları 2018 seçimine göre artacak olursa, ilk sıralarda kadınlara en çok yer veren partiler oldukları için, Meclis’e girecek kadın sayısı da artacaktır.

CHP ve İyi Parti açısından İstanbul, İzmir, Giresun, Karabük, Manisa, Tekirdağ, Zonguldak, Osmaniye gibi kimi illerdeki potansiyel oy artışı, Meclis’e 7-10 arasında daha fazla kadının girmesini sağlayabilir.

Yeniden Refah Partisi’nin listelerine 48 kadın aday koyduğu görülmekle birlikte, birinci sırada kadınlara yer vermemiş olması sebebiyle, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde vekil çıkaracak olsa bile, bunlar erkek vekiller olacaklardır.

Meclis’e girecek en çok sayıda kadın vekil, 56 kadın milletvekili ile AKP’de görünse de oransal olarak değerlendirildiğinde, yüzde 41.54 kadın vekil oranı ile Yeşil Sol Parti ilk sırada yer almaktadır.

Listelerde seçilebilir yerlerde yer alan kadın oranı en yüksek olan parti Yeşil Sol Parti (yüzde 41.54) iken en düşük orana sahip parti MHP’dir (yüzde 4.00). MHP’yi yüzde 11.36 ile İyi Parti, yüzde 18.18 ile CHP ve yüzde 19.05 ile AKP izlemektedir.

Listelerdeki kadın oranı ile seçilebilir yere yazılan kadın oranları kıyaslandığında, aradaki farkın en açık olduğu parti TİP’dir, hemen ardından ise İyi Parti gelmektedir. İyi Parti listesinde yer bulan kadın sayısı 150 iken, seçilebilir yerde sadece 5 kadın adayın olduğu görülmektedir. İyi Parti’yi MHP takip etmektedir; MHP’nin listesinde 91 kadın varken, seçilebilir yere yazılan kadın sayısı sadece 2’dir. CHP listesinde 153 kadına yer vermekle birlikte, sadece 26 kadın aday CHP’den seçilebilir sıralarda yer almaktadır. (Seçilebilir yer nitelendirmesi, 2018 seçim sonuçları baz alınarak oluşturulmuştur.)

Partilerin listelerinde seçilebilir yerin hemen altında bir kadın adaya yer verdiği görülmektedir. Bu durum AKP listelerinde 15, Yeşil Sol Parti’de 13, CHP listelerinde 11, İyi Parti’de 7, MHP’de 6, TİP’de 3 ilde görülmektedir. Bu da bize, siyasi partilerin seçilebilir sırada kadın aday eksikliğinin farkında olduklarını ve mümkün olduğunca üst ama seçilmesi riskli sıralara kadınları koyduklarını ve seçilebilmek için en yoğun emeği sarfetmek durumunda kalacak adayların da kadın adaylar olacağını göstermektedir. (Seçilebilir yer nitelendirmesi, 2018 seçim sonuçları baz alınarak oluşturulmuştur.)

İllerdeki durum:

MHP’nin 40 ilde kadın adayı bulunmuyor.

AKP; Adıyaman, Amasya, Artvin, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çankırı, Çorum, Elazığ, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Isparta, Kars, Kırşehir, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Rize, Siirt, Sinop, Tokat, Yozgat, Bayburt, Kırıkkale, Bartın, Ardahan, Iğdır, Karabük ve Kilis’te yani toplam 34 ilde hiç kadın adaya yer vermedi.

İyi Parti; Afyon, Ağrı, Amasya, Artvin, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Giresun, Gümüşhane, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Niğde, Sinop, Tokat, Tunceli, Uşak, Bayburt, Şırnak, Ardahan ve Kilis’te yani toplam 22 ilde hiç kadın adaya yer vermedi.

CHP; Ardahan, Artvin, Bilecik, Bingöl, Edirne, Erzincan, Erzurum, Iğdır, Karabük, Kastamonu, Karaman, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Kilis, Malatya, Rize, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak ve Tokat’ta yani toplam 21 ilde hiç kadın adaya yer vermedi.

Millet ittifakı; Ardahan, Artvin, Bilecik, Iğdır, Kastamonu, Giresun, Gümüşhane, Sinop, Tokat, Kırşehir, Kilis, Şırnak ve Rize’de, yani toplam 13 ilde, 6 parti olarak tek bir kadın aday çıkarmamış durumdadır.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tüm illerde kadın adaylara, eşit temsile yakın oranda yer verdiği görüldü.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Finlandiya’nın NATO’ya Katılımı TBMM’de Kabul Edildi

Finlandiya’nın NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılım protokolünün onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kabul edildi.

Finlandiya’nın önümüzdeki hafta Salı ve Çarşamba günü Brüksel’de yapılacak NATO Dışişleri Bakanları toplantısında büyük olasılıkla NATO’nun 31’inci üyesi olarak ilan edilmesi bekleniyor.

Finlandiya’nın NATO’ya kabulüne ilişkin henüz yerine getirilmeyen bazı formalitelerin önümüzdeki günlerde tamamlanabileceği ve Finlandiya’nın kabulüne karar verilebileceği belirtiliyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Twitter’dan bir paylaşım yapan Stoltenberg, “Bu bütün NATO ailesini daha güçlü ve güvenli yapacak” dedi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ise, “Finlandiya, NATO’nun güvenliğine kendini adayan, güçlü bir müttefik olacak” ifadesini kullandı.

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin de destek için tüm ülkelere teşekkür ederek, “Müttefikler olarak karşılıklı güvenlik sağlayacağız. Birbirimizi savunacağız” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin ABD’ye bildirmesi gerekiyor

NATO kaynaklarından edinilen bilgilere göre, tamamlanmayan formalitelerden biri de Türkiye’nin, Finlandiya’nın katılım protokolünün onaylandığını resmi olarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na bildirmesi.

ABD Dışişleri Bakanlığı NATO’nun Kurucu Antlaşmasına göre ittifakla ilgili belgelerin kayıt altına alınmasından da sorumlu merci.

Ankara’nın Washington’u resmen bilgilendirmesinden sonra NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya’yı Kuzey Atlantik Antlaşması’na katılmaya davet edebilecek. Finlandiya, katılımı onaylaması ve ilgili belgeleri ibraz etmesinin ardından resmi olarak üye kabul edilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki hafta önce Finlandiya’nın katılımına yönelik itirazdan vazgeçildiğini açıklamıştı.

Türkiye “terör örgütlerine destek verdikleri” gerekçesiyle İsveç ile birlikte Finlandiya’nın NATO üyelik başvurularına itiraz etmişti. Daha sonra Finlandiya’ya yeşil ışık yakan Ankara, İsveç’e onayın ise mevcut koşullarda henüz mümkün olmadığı sinyalini vermişti.

Paylaşın

MHP Ve AK Parti Seçimde Ortak Liste Çıkarabilir Mi?

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yaklaştıkça ittifaklarda seçimlerde en iyi sonucu almak için çalışmalarını devam ediyor. İttifaklar, cumhurbaşkanlığının yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) de çoğunluğu sağlayabilmeyi hedefliyor.

Hem CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Millet İttifakı hem de AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı, Meclis’te çoğunluğa yani en az 301 milletvekiline ulaşma hedefiyle seçimlere hazırlanırken bu noktada yapılan ince hesaplar arasında seçimlere ortak liste ile gitmek de yer alıyor.

Cumhur İttifakı’nın iki ana partisi AK Parti ve MHP arasında da ortak liste konusu çeşitli toplantılarda ele alınırken ve AK Partili yöneticilerden çeşitli dönemlerde “ortak liste konusunda çalışmaların sürdüğü” yönünde açıklamalar gelirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ortak liste olmayacak” çıkışı yaptı.

Bahçeli Salı akşamı Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeniden Refah ve BBP’ye işaret ederek “Cumhur İttifakı’nı teşkil eden 2 partinin kendi adıyla, amblemiyle ve adaylarıyla seçime katılmaları söz konusu iken, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ortak liste hazırlığına teşne olması ve buna tevessül etmesi doğru, mantıklı ve makul bir seçenek olamayacaktır” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Meclis’te gazetecilerin soruları üzerine, “Diğer 3 parti de kendi listesinden seçime girme hazırlığı yapıyor. Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu tavır da bizim aktardığımız durumun aynısı. Yeni seçim yasasına göre; zorlayan birtakım şeyler var; hem Millet İttifakı’nı hem bizi. Çünkü ‘en demokratik bir tablo gerçekleşsin’ dediğimizde, en kolayı olmuş olmuyor. Bazı zorluklar da yaşanıyor. Kim, hangi partiyi kastetmiş, oyunu vermişse; o partiden milletvekili çıkacak. Çıkartamıyorsa da o oylar yok sayılacak. Bunu hem Cumhur İttifakı’nın bileşenleri olarak hepimiz biliyoruz hem de Millet İttifakı’nın bileşenleri bence biliyordur” değerlendirmesi yaptı.

AK Parti “umutlu”

Seçimlerde partilerin kendi logosu ile yer alması için en az 41 ilde aday çıkarması şart. AK Parti’de MHP ile en az 10-15 ilde “ortak liste” yapılması gerektiği savunuluyor. Ancak iktidar partisi olması nedeniyle 81 ilde milletvekili çıkarmak isteyen AK Parti’de, MHP’nin 10-15 ilde çıkarmayarak AK Parti listelerine destek vermesi gerektiği görüşü hakim.

Edinilen bilgiye göre, MHP ise bu çerçevede bir “ortak liste” yapılmasına mesafeli. Bu arada hiçbir formülde MHP’li isimlerin AK Parti listelerinden yazılması gibi bir seçenek olmadığı da vurgulanıyor. Eğer ortak liste yapılırsa, hangi illerde ortak liste olması gerektiğine ilişkin olarak da iki parti arasında görüş ayrılığı bulunuyor.

MHP kurmayları, “Cumhur İttifakı’nın 4 partisinin de birlikte karar almasına dikkat çekerken bir partinin ortak listeye ‘hayır’ bir partinin ‘evet’ demesinin doğru olmayacağını” savunuyor. Kurmaylar, MHP’nin 50 yılı aşkın bir tarihi olduğuna ve “küçük bir parti” gibi değerlendirilemeyeceğini de ifade ediyor.

Milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslimi için son gün 9 Nisan Pazar. AK Parti yetkilileri 9 Nisan’a kadar yapılacak görüşmelere göre MHP, BBP ve Yeniden Refah ile ortak liste konusunda uzlaşmaya varılabileceği değerlendiriliyor. Bir kurmay, “9 Nisan’a kadar çok uzun süre var. O günü beklemek lazım” değerlendirmesi yaptı.

Liste tartışmaları yaşanırken, Cumhurbaşkanı ve Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan partilere ziyaretlerini sürdürüyor. Salı günü Yeniden Refah’ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü de BBP’ye bir ziyaret gerçekleştirerek BBP lideri Mustafa Destici ile görüştü. BBP de, seçimlere kendi parti logosu ile 81 ilde girileceğini açıklamıştı. Ancak BBP’de bazı kritik yerlerde ortak liste ile seçime girilebileceği görüşü de hakim.

Sencar: Ortak girmeleri mantıklı

Peki, AK Parti ve MHP’nin ortak liste ile seçime girmemesinin sonuçlara nasıl bir etkisi olur?

DW Türkçe’den Kıvanç El‘e konuşan Metropoll Araştırma’nın Kurucusu Özer Sencar “AK Parti ve MHP ortak liste ile girerlerse açık ve net daha fazla milletvekili çıkarırlar. MHP’nin şu anda yüzde 7-8 civarında oyu var ve İttifak olarak girdiği için baraj tehlikesi yok. Bazı illerde ortak girmeleri mantıklı olacaktır” tahmini dile getirdi. Sencar, MHP’nin seçime kendi logosuyla girmek istemesini de “MHP, 50 yıllık bir parti. ‘Küçük bir parti’ gibi başka listeden girmek itibar kaybettirici. Bahçeli’nin endişe ettiği de budur diye düşünüyorum” sözleriyle değerlendirdi.

“AK Parti tavizi göze almalı”

Sencar, AKP’nin 81 ilde girip MHP’nin bazı illerde aday çıkarmama fikrine ilişkin de, “Eski AK Parti yok, yüzde 50 alan bir AK Parti bugün yok, oyları yüzde 35’lerde. AK Parti bence bu tavizi göze almalı. Örneğin Osmaniye’den ve bazı illerden aday çıkarmamalı. Taviz vermek AK Parti için çok incitici olmaz. Ben AK Parti olsam bunu yaparım” görüşünü kaydetti.

MHP’nin bazı illerde vekil adayı çıkarmayarak AKP’ye destek verebileceğini kaydeden Sencar, “Burada sadece şöyle bir riskleri var. A ilinde MHP girmedi AK Parti girdi diyelim. MHP seçmeni kendini serbest hisseder. Başka partiye oy verebilir. MHP’li seçmen milliyetçi bir partiye oy verebilir. Parti tüm seçmenini bu şekilde kontrol edemez, bu nedenle kendi listesinden aday çıkarmak isteyebilir. İYİ Parti veya Memleket Partisi’ne kaymaları durdurmuş olurlar” değerlendirmesini yaptı.

Paylaşın