İsveç’te yapılan bir araştırma, osteoartrit (eklem kireçlenmesi) tanısı alan kişilerin uzun vadede birden fazla kronik hastalık geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Haber Merkezi / Bulgular, eklem rahatsızlıklarının genel sağlık durumuyla yakından ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Ancak araştırma, osteoartritin diğer hastalıklara doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.
Osteoartrit, eklemlerdeki koruyucu kıkırdağın ve çevresindeki dokuların zamanla hasar görmesiyle ortaya çıkıyor. Genellikle ağrı, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açan hastalık, günlük yaşamı ve fiziksel aktiviteleri olumsuz etkileyebiliyor. Bununla birlikte, osteoartritin birden fazla kronik hastalığın gelişimiyle nasıl bir ilişki içinde olduğu bugüne kadar tam olarak açıklığa kavuşmuş değil.
RMD Open dergisinde yayımlanan araştırmada, İsveç’in Skåne bölgesindeki sağlık kayıtları incelendi. Araştırmacılar, osteoartrit tanısı konulan kişilerin hastalık geçmişlerini tanı öncesi ve sonrasını kapsayan yaklaşık 20 yıllık bir dönem boyunca değerlendirdi.
Çalışmaya, 2008 veya 2009 yıllarında ilk kez osteoartrit tanısı alan 9 bin 846 yetişkin dahil edildi. Bu kişiler, osteoartrit tanısı bulunmayan ve benzer özelliklere sahip 19 bin 692 kişiyle karşılaştırıldı. Osteoartrit grubunun yaş ortalaması yaklaşık 66 olurken katılımcıların yüzde 58’ini kadınlar oluşturdu.
1998-2019 yılları arasındaki sağlık kayıtlarından yararlanan araştırma ekibi, kalp ve damar hastalıkları, metabolik bozukluklar ve ruh sağlığı sorunları da dahil olmak üzere 67 yaygın kronik rahatsızlığın seyrini takip etti.
Dört Farklı Hastalık Seyri Belirlendi
Araştırmacılar, istatistiksel modelleme yöntemleriyle katılımcıların kronik hastalıklarının zaman içinde nasıl biriktiğini inceledi. Analiz sonucunda, hastalıkların gelişim hızına ve toplam yüküne göre dört farklı genel seyir belirlendi.
En yavaş ilerleyen grupta kronik hastalıklar zaman içinde kademeli olarak birikti. Takip süresinin sonunda bu gruptaki kişi başına düşen ortalama kronik hastalık sayısı yaklaşık üç olarak hesaplandı.
Diğer gruplarda ise hastalıklar daha erken dönemde ortaya çıktı veya daha hızlı birikme eğilimi gösterdi. En ağır sağlık tablosunun görüldüğü grupta, takip süresinin sonunda kişi başına ortalama 10 farklı kronik rahatsızlık tespit edildi. Bu gruptaki katılımcıların yarısından fazlası takip dönemi içinde hayatını kaybetti.
Araştırmacılar, bu ölüm oranının doğrudan osteoartritle ilişkilendirilemeyeceğine dikkat çekiyor. Bulgular, söz konusu gruptaki kişilerin genel sağlık yükünün daha ağır olduğunu gösteriyor.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, osteoartritin farklı hastalık seyirleri arasındaki dağılımı oldu. Hastalığın görülme oranı, kronik rahatsızlıkların en yavaş biriktiği grupta yaklaşık yüzde 29 iken en ağır seyirli grupta yüzde 42’ye yükseldi.
Araştırmacıların istatistiksel düzeltmelerinin ardından, osteoartrit tanısı bulunan kişilerin en ağır kronik hastalık seyrinde yer alma olasılığının, referans alınan en yavaş seyirli gruba kıyasla 2,45 kat daha yüksek olduğu belirlendi.
Bununla birlikte, bu sonuç osteoartrit tanısı alan herkesin ilerleyen yıllarda çok sayıda kronik hastalık geliştireceği anlamına gelmiyor. Tek başına osteoartrit tanısı, bir kişinin gelecekte hangi hastalık seyrini izleyeceğini kesin olarak öngörmek için yeterli değil.
İltihaplanma ve Hareketsizlik Etkili Olabilir
Araştırmacılar, osteoartrit ile diğer kronik hastalıklar arasındaki ilişkinin olası nedenleri arasında sistemik iltihaplanmayı ve fiziksel aktivitenin azalmasını gösteriyor.
Kronik iltihaplanma, vücudun farklı sistemlerini etkileyebilirken eklem ağrısı ve hareket kısıtlılığı da kişinin günlük fiziksel aktivitesini azaltabiliyor. Hareketsizlik ise zaman içinde kalp ve damar sağlığı, metabolizma ve genel fiziksel dayanıklılık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.
Ancak bunlar, söz konusu araştırmada doğrudan kanıtlanmış mekanizmalar değil. Osteoartrit ile diğer kronik rahatsızlıklar arasındaki ilişkinin nasıl geliştiğini açıklığa kavuşturmak için yeni çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.
Araştırmanın gözlemsel nitelikte olması da önemli bir sınırlılık oluşturuyor. Beslenme alışkanlıkları, günlük hareket düzeyi ve vücut ağırlığı gibi bazı değişkenlere ilişkin ayrıntılı verilerin bulunmaması, sonuçların yorumlanmasını zorlaştırıyor. Ayrıca katılımcıların bir bölümünde osteoartrit tanısı konulmadan önce de başka kronik hastalıkların bulunması, ilişkinin iki yönlü olabileceğini düşündürüyor.
Araştırma, osteoartritli kişilerin değerlendirilmesinde yalnızca eklem ağrısı ve hareket kısıtlılığı gibi yerel belirtilere odaklanmak yerine genel sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Bulgular, osteoartritin birden fazla kronik hastalığın eşlik ettiği daha kapsamlı bir sağlık tablosunun parçası olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, osteoartrit tedavisinin diğer kronik hastalıkların gelişme riskini azaltıp azaltmadığı henüz bilinmiyor. Bu sorunun yanıtlanması için daha ileri araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.




























