Konya: İvriz Barajı

İvriz Barajı; Konya’nın Ereğli İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İvriz Çayı üzerine yapılmıştır.

İvriz Barajı, sulama ve taşkın kontrolü amacıyla 1981-1984 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 5.915.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 65,00 metredir.

Baraj, normal su kotunda göl hacmi 80,00 hm3, normal su kotunda göl alanı 4,80 km2’dir. Baraj 43.400 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.

Paylaşın

Konya: May Barajı

May Barajı; Konya’nın Çumra İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. May Çayı üzerine kurulmuştur.

May Barajı, sulama ve taşkın önleme amacı ile 1957-1960 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Toprak dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 273.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 19,10 m’dir.

Normal su kotunda göl hacmi 40,10 hm3, normal su kotunda göl alanı 7,75 km2’dir. 1800 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.

Paylaşın

Konya: Sille Barajı

Sille Barajı; Konya’nın Selçuklu İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sille Çayı üzerinde kurulmuştur.

Sille Barajı, sulama ve taşkın kontrolü amacı ile 1953-1960 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 320.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 39,00 m’dir.

Normal su kotunda göl hacmi 3,10 hm3, normal su kotunda göl alanı 0,20 km2’dir. 260 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.

Paylaşın

Konya: Alaeddin Camii

Alaeddin Camii; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Hamidiye Mahallesi. Alaaddin Caddesi üzerinde yer almaktadır. 

Yapımına Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud (1116-1156) zamanında başlanan cami, I. Alâeddin Keykubad zamanında tamamlanmıştır (1221).

Cami, İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiş, üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür. Yapıda Roma ve Bizans devirlerine ait kırkın üzerinde mermer sütun bulunmaktadır.

Caminin abanoz ağacından kündekâri tekniği ile Ahlatlı Mengü Berti tarafından 1155 yılında yapılmış minberi, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin şaheserlerindendir.

Çinilerle süslü mihrabın önünde yine çini süslü maksure kubbesi mevcuttur. Taç kapısında yapı ustası olarak Muhammed Bin Havlan el-Dımışkî’nin adı yazılıdır.

Konya Alâeddin Camisine defnedilen kişiler;

I. Mesud, II. Kılıçarslan, I. Gıyâseddin Keyhüsrev, II. Rükneddin Süleyman, III. İzzeddin Kılıçarslan, I. Alâeddin Keykubad, II. Gıyâseddin Keyhüsrev, IV. Rükneddin Kılıçarslan ile III. Gıyâseddin Keyhüsrev’in mezarları bulunan türbe ile yanında I. İzzeddin Keykâvus adına yaptırılmış ve yarım kalmış ikinci bir türbe daha bulunmaktadır.

Paylaşın

Konya: Aziziye Camii

Aziziye Camii; Konya’nın Karatay İlçesi adını verdiği Aziziye Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kesme Gödene Taşı ile yapılan mabed son Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir.

Yerindeki 1671-1676 yılları arasında Şeyh Ahmed eliyle yaptırılan camii yandığı için 1867 Sultan Abdülaziz’in annesi Pertenihal adına yeniden bugünkü Camii yaptırılmış ve bu adla anılmıştır.

Türk Baroku üslubunda yapılan caminin altı mermer sütuna oturan üç kubbeli son cemaat yerinin iki ucunda kaideleri şadırvanlı iki minaresi dikkat çeker. Üzeri ferah kubbe ile örtülüdür.

Paylaşın

Konya: Eşrefoğlu Camii

Eşrefoğlu Camii; Konya’nın Beyşehir İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Camii, 1134 de yaptırılmıştır.

Eşrefoğlu Beyliği’nin yadigarı olan Eşrefoğlu Camii, Beyşehir şehir merkezinde geçmişten günümüze gelen en önemli tarihi değerlerdendir.

Kuzeyden güneye uzanan dikdörtgen bir plan üzerine yapılan caminin kuzeydeki ana kapısının dışında doğuda ve batıda iki kapısı daha bulunmaktadır.

İlk olarak Selçuklu Sultanı, Sultan Sancar’ın emri ile 1134 de yaptırılan ve son şeklini Eşrefoğlu Süleyman Bey’in 1297 de yeniden inşası ile alan cami içerisindeki ağaç işçiliği ile dünyanın en önemli sanat harikalarından biridir.

Paylaşın

Konya: Hacı Veyiszade Camii

Hacı Veyiszade Camii; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Devri Cedid Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Konya’nın son dönemde yetiştirdiği tanınmış din âlimlerinden olan Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu’nun adını taşıyan caminin yapımına, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1986 yılında başlandı.

Şehir merkezinde yer alan ve caminin yanı sıra yayım, misafirhane, müftülük gibi ek tesisleri de barındıran cami, 10 bin cemaat kapasitesine sahiptir. Üçer şerefeli olarak yapılan iki minaresi, 78 metre yükseklikle bölgenin en uzun minareleri olma özelliğini taşıyor.

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yaptırılan Hacıveyiszade Cami ve Külliyesi, şehrin merkezinde geleneksel tarzda inşa edilmiş ve caminin yapımı 1996 yılında tamamlanarak ibadete açılmıştır.

Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi Kimdir?

Konya’nın manevî rehberlerinden biri olan Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi, 1889 senesinde Konya’da dünyaya gelmiştir. İlk tahsiline babasının yanında başlamış, hafızlığını da onun riyasetinde ikmal ettikten sonra, yörenin âlimlerinden fıkıh, tefsir, hadis, ahlâk, hikmet ve İslâm tarihi alanlarında tedrisat görerek icazet almıştır.

Konya’daki Islâh-ı Medâris müderrislerinden Şeyhzâde Ziya Efendi’den Arapça, Cebir ve Ferâiz tahsil etmiş, Sultan Selim Camii Hatibi Mesnevihan Sıdkî Dede’den de Farsça öğrenmiştir. Hayatında, tasavvufun mühim bir yeri vardır. Hocası Ziya Efendi’nin babası Şeyh Mehmet Bahaeddin Efendi’ye intisap etmiştir.

Paylaşın

Konya: Hasan Paşa İmaret Camii

Hasan Paşa İmaret Camii; Konya’nın Akşehir İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Akşehir’deki tek Osmanlı camisidir.

Hasan Paşa tarafından 1510 yılında inşa ettirilmiştir. Yapı kesme taşlardan oluşmaktadır. Caminin tek büyük kubbesi sağırdır. Dört küşesinde askılık görevi yapan kubbecikler yer alır.

Dört mermer sütunun tuttuğu üç kubbe, cemaat yerini örter. Caminin önünde 12 tane sütunu olan bir şadırvan vardır.

İmaret Camii girişinin sol tarfındaki ilk sütunun aşağısındaki tunç bileziğin üzeri, Akşehir’e uğrayanların yazılarıyla bir anı defterei gibi doldurulmuştur.

Bu yazılardan en önemlisi Evliya Çelebi’ye aittir. Evliya Çelebi yazdığı metinde “Fakir Mehmed Sultan Murad Han – Tanrı Kendisini Teyit Etsin – askerleriyle beraber buraya geldi. Bunu 1048 yılı muharreminin 26. günü yazdı” demektedir.

Paylaşın

Konya: Sahip Ata Hamamı

Sahip Ata Hamamı; Konya’nın Meram İlçesi, Sahipata Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Sahip Ata Külliyesi’ndedir.

Hamam külliye içerisinde hankahın yol aşırı karşısında yer almaktadır. Hamamın yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir.

Hamamın Kırşehir Cacabey Vakfiyesinde (1272) zikrediliyor olması bu tarihten öncesine ait olduğunu gösterir. Muhtemelen caminin inşaatıyla birlikte başlanması ihtimali yüksektir.

Hamam farklı tarihlerde onarım görmüştür. İlk belge 1570 tarihli olup bunun dışında 1848, 1960-62 yıllarında da onarımlar görmüştür.

Sahip ata hamamın suyunun temini için Meram Çayından üstü açık bir kanal ve arkla ayrılan ve Şehir (Sahipata) Irmağı adı verilen suyolunu yaptırdığı Ayrıca hamamın yakından geçen bir kanaldan su deposuna dolaplarla su taşındığı belirtilir.

Paylaşın

Konya: Sahip Ata Türbesi

Sahip Ata Türbesi; Konya’nın Meram İlçesi, Sahipata Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Sahip Ata Külliyesi’ndedir.

Türbe, külliye içerisinde caminin güney duvarına bitişik olup cami ile hankah arasında yer almaktadır. Türbeye geçit, caminin güney duvarındaki hacet penceresinin yan tarafındaki küçük bir açıklıkla, türbenin batı duvarındaki bahçeye açılan bir kapı ve hankahın kuzeydoğudaki bir holde yer alan bir kapıyla da giriş sağlanır.

Türbe ilk olarak Sahip Ata’nın iki oğlu Taceddin Hüseyin ve Nasreddin Hasan’ın, Akşehir Kozağaçta, Karamanoğlu Mehmet Bey’le yaptığı savaş sonucu (1277) şehit düşmesi üzerine 1277–1278 yıllarında türbe inşa edilerek buraya defnediliyorlar.

Daha sonra Sahip Ata burayı aile kabristanına çevirmek isteyince eski türbenin temelleri üzerine 1283 yılında bugünkü türbe inşa edilmiştir. Bu yapım tarihini, kubbenin oturduğu kemerin iç yüzündeki ayet kuşağının bitiminde yazmaktadır.

Sahip Ata Kimdir?

Sahip Ata Fahreddin Ali, Anadolu Selçuklu Devletinin XIII. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş bir devlet adamıdır. Devlet kademesinde üstlendiği çeşitli görevler sonrası vezirlik makamına yükseltilen Sahip Ata, ülkenin Moğol tahakkümü altında bulunduğu 1258–1285 tarihleri arasında tüm yetkileri tekelinde toplamış ve önemli karaların tamamına tek başına imza atmıştır.

Söz konusu dönem, sultanın şahsında merkezi yönetimin zayıfladığı, buna karşın emir ve beylerin Moğol desteğiyle maddi ve siyasi güçlerinin arttığı yıllardır. Sahip Ata, devletin bu karmaşa yıllarının en önemli siyasi figürlerinden biridir. Siyasi kariyeri sırasında “Fahreddin (Dinin öğüncü), Kavvamü’l-mülk (Devletin dayanağı)” gibi sıfatlarla anılacak kadar başarılı olan ünlü vezirin, yaptırdığı hayır eserleri, halk arasında “Ebu’l-Hayrat (Hayırların babası)” olarak anılmasına sebebiyet vermiştir.

Tarihi kaynaklar, Fahreddin Ali’nin hayır müesseselerinin çokluğu konusunda da aynı düşünceyi paylaşmaktadırlar. Büyük bir kısmı günümüze ulaşamayan, cami, medrese, hânikah, türbe, han, hamam, çeşme, kaplıca, buz-hane gibi çeşitli yapılar ve onların vakıfları, Fahreddin Ali’nin Ortaçağ sanat ve kültür ortamına bani olarak özellikle XIII. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurduğunu göstermektedir. 1271-1274 yıllarında vezirlik görevinden azledildiği günleri hayır eserlerinin tamiri, vakıf ve emlâkının vakfiye işleri ile geçiren Fahreddin Ali’nin, bu konuya çok önem verdiği görülmektedir.

Paylaşın