İhsan Tevfik Kimdir? Hayatı, Eserleri

6 Aralık 1967 yılında Sivas’ın Suşehri İlçesinde dünyaya gelen İhsan Tevfik, ilkokulu, ortaokulu ve liseyi memleketinde tamamladı. Büyüklerinin Rumeli kökenli oluşunun yanında, çok farklı bir coğrafyada doğup büyümesi farklı kültürlerden beslenmesini sağladı. Ailede şair Cemal Kırca’dan sonra yazma eylemine devam eden İhsan Tevfik oldu.

Haber Merkezi / 1988’de Erzurum Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 1989’da öğretmenliğe başladı. İstanbul liselerinde mesleğini sürdürdü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Yeni Türk Edebiyatı alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı (1996-99). Tanzimat döneminin gazetelerinden Tarîk (1884-1899) üzerine tez hazırladı.

1985’ten başlayarak şiirle uğraşmasına karşın, 1995’ten sonra şiir ve yazılarını Türk Edebiyatı, Dize, Pencere, Ayışığı, Öteki-siz, Le Poéte Travaille, Akatalpa, Kavram Karmaşa, S’imge, Ağır Ol Bay Düzyazı, Hayvan, Yom Sanat, Ünlem ve Bireylikler dergilerinde yayımladı. 2000 yılı Mart ayında Çıkın adlı edebiyat seçkisini çıkardı. Seçkiyi, 13. sayısında şiir seçkisine çevirerek Şiirli Çıkın adıyla 30. sayıya kadar sürdürdü.

Eserleri;

Şiir; Dipsuları (2005)

İnceleme / Derleme; Geçit / Cemal Kırca Kitabı (2004)

“Bir gülüşün ormanı”

içinin zehrini alır
gülümse

inan ve yürü
bir başka zamana gider bu yol
dudaklarında müjdeci kuşlar
çıkıverirsin bir masalın içinden

an ve kâ
güzelim kuşum
gülümse hadi
muştular sun öpücükler
değiştir onar beni

gülümse ve bir yol söyle
ki anlatıversin gizini
ormanın
bir başına da ağaç olabilmeyi

gülümseyelim hadi
en güzel ağlamak
en güzel susmak
bir gülüşün ormanı

döktüm zehrimi
an ve ka(l)
zümrüdüm, cankuşum

“Günbahçe”

hadi şimdi bir de bunu dene
ilkyaz sevinciyle gelmeyi
bırak dağılıversin yılgın çiçekler
şimdi bir de bunu dene
dalın en sayrı yerinden
çıkıvermeyi

suyun beline dolanmış ağaç
yürüyor damarlarda özsu
bir gümbürtü ana arterlerde
gidiyor mu yüreğin kalıyor mu

hep sancıyan bir şey yaşamda
umutla umutsuzluk körebe
ama yine de akıyor su
gün yine eskisi gibi bahçede

“Yazgı”

yazgıdır bu
kendi elimizle kararttığımız
ya da ağarttığımız

bir değirmen dönedursun
yalnızlığın sarkacında
sudur, çağlar içre
kendimize baktığımız

mevsimler neyi söylüyor
ne koyabildik üst üste
hangi hiçtir
habire çoğalttığımız?

Paylaşın

İhsan Fikret Biçici Kimdir? Hayatı, Eserleri

1934 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen İhsan Fikret Biçici, 29 Kasım 2013 tarihinde Diyarbakır’da vefat etti ve Yeniköy Mezarlığında toprağa verildi. Aynı şehirde Cumhuriyet İlkokulunu (1945) ve Ziya Gökalp Lisesini (1953) bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladığı eğitimini 1960’ta tamamladı.

Haber Merkezi / İlk gençliğinden beri ülkemizde çıkan edebiyat ve sanat dergilerinin birçoğunda şiirleri yayımlandı. Daha öğrencilik yıllarında Lise (1952-1953) ve Koza (1956) adlı dergilerini, sonraki yıllarda Diyarbakır’da arkadaşlarıyla birlikte Yaratım dergisini çıkardı. Üniversiteden sonra bir süre Ankara’daki Öncü, Vatan, Son Baskı gazetelerinde ve Ülkü dergisinde çalıştı. 1966 yılından itibaren Diyarbakır’da avukatlık yaptı.

Diyarbakırlı şairler arasında öne çıkan isimlerden olan İhsan Fikret Biçici, Diyarbakır temalı şiirleri anılmaktadır. Ancak o sadece Diyarbakır temalı şiirleriyle değil, insana ve topluma değen her temadaki şiirleriyle de edebiyat tarihimizde kendisine bir yer edinmiştir. Diyarbakır üstüne yazdığı özellikle “Delilo” ve “Vay Limin” adlı şiirleri yıllardan beri çok kişi tarafından çeşitli şiir ve edebiyat meclisinde ezbere okunmaktadır.

Eserleri;

Şiir;

Şıpka’ya Mektuplar (1997)
Vay Limin (1997)
Adınla Vurulup Ölmek (2004)
Bütün Şiirleri (Toplu şiirleri, 2009)

“Buz tutmuş bir şafaktı” 

Adına ağıtlar yüklenen şehir
Katli vacip sayıldı çok dönemde
Hep sırtından hançerlendi Diyarbekir
Aktıkça kan ağladı Dicle
Püskürdü öfkesini Karacadağ
Her gelen hükümdar kavlince
Yasalar, yarasalar gece karanlığında
Yine de güller yeşerir ki hiçbir güle benzemez
Toprakla tohum baş başa kaldığında
Sesin ağlamaklı ama kâr etmez.
Kaç dîne inansan ve kaç dili konuşsan
İmana da inkara da hiç biri yetmez…
Bu şiirin sonunu da “kalma” adına şöyle bitiriyor:
“Yaşayacak ne kadar ömrü kısa olsa da
Ucuz karanlıklara alışıktır geceler
Bir şeyler kalır elbet sesleri kaybolsa da

“Çoğunu ezbere bildiğim kızlar”

sevdalar geçit vermez gözbebekleri
akşam bir esmerliğe doğru yol alırken
pencere pervazlarına otururlar

Çoğunu ezbere bildiğim kızlar
niteliksiz bir hüznün ortasında
yerli yerine oturmamış bir gece vakti
kurutulup saklanan bir acı kuşanırlar

Çoğunu ezbere bildiğim kızlar
çıkmaz bir sokakta yürekleri
tahta bir merdivene benzer ki
her basamağı ayrı sesle gıcırdar

Paylaşın

İhsan Deniz Kimdir? Hayatı, Eserleri

8 Nisan 1960 yılında Bursa’nın İnegöl İlçesinde dünyaya gelen İhsan Deniz, İstanbul/Küçükyalı’da ilkokulu, Bursa’da ortaokul ve liseyi okudu. Lisenin ardından İzmir/Ödemiş’te memurluk yaptı, İnegöl’de çeşitli işlerde çalıştı.

Haber Merkezi / Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü’ne kayıt yaptırdıysa da bir yıl okuyarak bıraktı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1985’te Felsefe Bölümü’nde başladığı yüksek lisans öğrenimini tez aşamasında bıraktı. Askerliğini Bilecik ve Zonguldak/Devrek’te tamamladı.

1980’li yıllardan günümüze çeşitli dergilerde şiir ve yazıları yayımlandı. İlk şiirleri Yönelişler dergisinde yayımlandı. Yönelişler ve Bürde dergilerinin kurucuları arasında yer aldı. Nisan 1995’ten Ekim 1999’a kadar (15 sayı) İpek Dili şiir seçkisini çıkardı. Yeni Şafak gazetesi kültür/sanat sayfasında “Hurûfât” başlığı altında çeşitli yazılar kaleme aldı. TRT 2’de 39 bölüm halinde gösterilen “Sesler Kalır” adlı programın yayın danışmanlığını yaptı.

2001’de Mehmet Ali Deniz Kültür Vakfı bünyesinde kurulan Bursa Araştırma Kütüphanesi’nde yöneticilik yapmaya başlayan ve halen bu görevine devam eden İhsan Deniz, evli ve iki çocuk babasıdır. Şair, 2011’de Kosova’da düzenlenen Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni’nde Ahmet Hamdi Tanpınar Büyük Ödülüne lâyık görüldü.

“Asıl şiirlerim” dediği çalışmaları Yönelişler dergisinde yayımlanan İhsan Deniz’in şiirinin şekillenmesinde, derginin atmosferi etkili olmuştur. İhsan Deniz’e göre şiirin ve şairin en çok ihtiyaç duyduğu şey “metafizik algı”dır. Yönelişler dergisinde yayımlanan “Metafiziksiz Şiir” başlıklı yazısında Türk şairinin metafizikten yoksun olduğu görüşünü dile getiren Deniz, 1980’lerden beri bu anlayış doğrultusunda yadığı şiirlerle mistik-metafizik algıyla şiir yazanların yolunu açmıştır.

İhsan Deniz’in şiire bakışı estetik ve ruhsal algı dairesi içindedir ve şiirin şairin ruhuyla bağlantısı olduğuna, bu ruha ve geçmiş şiirin ruhuna yönelerek, ona sahip çıkarak iyi şiir yazılabileceğini savunur.

Şiirin imkânını “derin bir içgörü sayesinde irreel ve irrasyonel bir şair dünyası tasarımı”nda aradığını dile getiren Deniz, 1980’lerin şiir dünyasının aksine, politik bir kimlikle şiir yazmak yerine dünyayı ve hayatı salt şair gözüyle kavrayan bir tutumu benimsemiştir. İhsan Deniz, ilk kitabından itibaren gündelik dilin söyleyiş rahatlığını, ironiyi ve imgesel havayı kendine has bir şiir dili ve atmosferiyle birleştirmiştir.

Paylaşın

İbrahim Tığ Kimdir? Hayatı, Eserleri

1970 yılında Zonguldak’ın Devrek İlçesine bağlı Bakırcılar Köyü’nde dünyaya gelen İbrahim Tığ, ilk, orta ve lise öğrenimini Devrek’te, Yükseköğrenimini Dicle Üniversitesi’nde “mimar” olarak tamamladı.

Haber Merkezi / 1986 yılında başladığı yazın yaşamında şiirleri; Kıyı, Karşı, Gerçek Sanat, Aykırı Sanat, Milliyet Sanat, İnsancıl, Tay, Tan (Yugoslavya), Ortam (KKTC), Türkstar (Almanya), Ünlem, Damar, Eski Edebiyat, Biçem, Şehir, Sözcükler, Varlık, Yaklaşım, Lacivert, Evrensel, Berfin Bahar, Keşke, Yeni E, Sadece Şiir, KE, Sarmal Çevrim, Lacivert, vb. sanat edebiyat dergilerinde yayınlandı.

2000’e Doğru Dergisi, Cumhuriyet ve Aydınlık (günlük) gazeteleri ile Anadolu Ajansı’nda muhabirlik yaptı. 1994 yılında Devrek’te, Günlük Bölge Haber Gazetesi’ni kurdu, sahipliğini yaptı ve yazarlığını yapıyor. Günlük Anayurt gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.

Sürekli Basın Kartı sahibi olan Tığ, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi. Halen Devrek Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdür V. Olarak görev yapıyor. Devrek’te, Aralık 2004 den itibaren de Şehir Edebiyat Dergisini çıkarıyor.

Eserleri:

İlk Yaz Vurgunu (Şiir-1994)
Neler Gizliyor Adın (Şiir-1998)
Karabayır (Öykü-2005)
Yitik Zaman Düşleri (Şiir-2006)
Rüştü Onur, Yaşamı, Sanatı, Eserleri (Araştırma-2010, 2. Baskı 2014)
Rüştü Onur: Mektubun Avcumda [Mektup-2013 / Bu kitap daha sonra; Rüştü Onur: Benim Şeker Yavrum (Mektup-2015) adıyla yayınlandı.] Sarıaylar (Şiir-2014)
Kiraz Aldım Dikmeden / Devrek Türküleri (Derleme-2017, 2.Baskı 2019),
Sur ve Sır (Şiir-2018)
Söğe (Öykü-2019)
Geçek (Öykü-2020).

Ödülleri:

Yugoslavya Tan Gazetesi Şiir Özendirme Ödülü
2011 Raşit Kara Mansiyon Ödülü
2018 Kemal Özer Jüri Özel Ödülü
2019 Pusula Sahaf Kitabevi Emek Ödülü
2020 ZOKEV Kültür Ödülü

Paylaşın

İbrahim Oluklu Kimdir? Hayatı, Eserleri

25 Kasım 1953 Adana’nın Ceyhan İlçesinde dünyaya gelen İbrahim Oluklu, ilkokulu Kozan’a bağlı Ayşehoca Köyü’nde, ortaokul ve liseyi Ceyhan Lisesi’nde okumuştur. 1978’de Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nü, 1992’de Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiştir.

Haber Merkezi / Kars/Hanak Lisesi, Edremit Ticaret Lisesi, Pamukçu Hakkı Kabakçı Ortaokulu, Balıkesir Cumhuriyet Lisesi, Balıkesir İl Kültür Müdürlüğü, Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi’nde öğretmenlik/öğretim görevliliği ve yöneticilik yapmıştır Emeklilik sonrasında Beykent Üniversitesi, Aydın Üniversitesi, İzmir Rota Koleji ve bazı dershanelerde öğretmenliğini sürdürmüştür.

İlk şiiri Ceyhan Lisesi’nin dergisi Işınsu’da (1972) basılır. Balıkesir’de çıkan dergi ve gazetelerde yaptığı araştırmalarda Orhan Veli Kanık, Attilâ İlhan, Bülent Ecevit, Mehmet Başaran, Fahri Erdinç, Sabri Altınel, Mustafa Seyit Sutüven, Pınar Kür, Rüştü Onur gibi yazar-şairlerin basılı ilk eserlerini; Edip Cansever’in Balıkesir’de çıkan Yeni Seri-Kaynak’taki (Ağustos-1948) üç şiirini ortaya çıkarmıştır.

Karşı (1985-Ankara), Yaklaşım (1995-Balıkesir), Düşlem (1996-Bursa) dergilerinin kurucuları arasında yer almış ve Yaklaşım dergisinin yayın yönetmenliğini yapmıştır. Çeşitli edebiyat ödüllerinin kuruluşunda görev almış, okul dergilerini yönetmiştir. Halen Altınoluk’ta yaşayan İbrahim Oluklu’nun şiirleri, Akatalpa, Varlık gibi dergilerde yayınlanmaktadır. İbrahim Oluklu, Ocak 2018’de yayın hayatına başlayan Sarmalçevrim adlı edebiyat dergisini yönetmektedir.

Eserleri Cumhuriyet, Cumhuriyet Dergi, Varlık, Yazko Edebiyat, Broy, Kıyı, Hürriyet Gösteri, Yeni Düşün, Adam Sanat, Karşı Edebiyat, Biçem (Yeni Biçem), Yaklaşım, Düşlem, Akatalpa, Sincan İstasyonu, İnsancıl, Yaşasın Edebiyat, Afrodisyas Sanat, Yazıt gibi dergi ve gazetelerde basılmıştır. Eleştirileriyle Akademi Kitabevi, Asım Bezirci; şiirleriyle çeşitli ödüllere değer bulunmuştur. Edebiyatçılar Derneği üyesi olmuştur.

Eleştiri ve şiir yazmayı birlikte yürüten İbrahim Oluklu, gerçekçi dünya görüşüne ve estetiğe bağlı kalmıştır. Roman, öykü, şiir eleştirileri yazmıştır. Eleştirilerinde nesne/metin çözümlemesi yapmıştır. Tek bir şiiri ele alarak, şiir eleştirisine ağırlık vermiştir. Şiirlerinde nesnel gerçekliğin ilerleyen yüzlerini önceleyerek yazmış, eserin dünyanın bir yerini, bir dönemini işaret etmesini amaç edinmiştir.

Paylaşın

İbrahim Halil Baran Kimdir? Hayatı, Eserleri

1981 yılında Şanlıurfa’nın Suruç İlçesinde dünyaya gelen İbrahim Halil Baran, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümünde master yaptı.

Haber Merkezi / Yom Sanat dergisinin editörlüğünü, Düzyazı Defteri ve JTL (Journal of Turkish Literature) dergilerinin görsel yönetmenliğini yapan Baran’ın tasarım üzerine çalışmaları da bulunuyor. Yom yayınevinin editörlüğü ve sanat danışmanlığını yürütüyor ve özel bir okulda Türkçe öğretmenliği yapıyor.

İlk ürünleri ‘Son Kalem’adlı fanzinde yer aldı. Şiir ve yazılar; E, Son Kişot, Seyir, Tigris, Düzyazı Defteri ve Yom Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri İngilizce, Felemenkçe ve Kürtçe başta olmak üzere çeşitli dillere çevrildi, uluslararası seçkilerde yer aldı. İki kitabı bulunuyor.

Eserleri;

Esmer Tenli Irmak Düşleri (2002)
Sular Divanı(2005)

“Her hangi bir kadın için gül baladı”

bay rainer maria rilke için

ölüm hepimize bir sevgili ile güldÜ

rÜzgardan gebe kalan kadın
bak üşüdü ellerim
kesildi paslı bir neşterden emdiğim sÜt
kucakladı beni dÜştüğüm her yıldız
küllenecek bir ateşim yok şimdi
her yanım kan her yanım gül
nişanesiyim ölüm kusan ömrünün
ateş ve tuz kaldı geriye elifba akşamlardan
kÜl ve ayna oldu her sabah
dokundukça kırılan babam

beni kısraklar getirsin bir kadının titrek göğÜslerini öptüğümde

ve belki kısır barbarlar doğursun beni
aksayan yanlarımda kalsın kesik elleri suyun
ki
kusmalar vaktidir şimdi
bense bildim kanayan bıçaklarda gülümseyen suretini kadının
bildim: terk etmeler vaktidir
gül ey saf çelişki!…

Paylaşın

İbrahim Baştuğ Kimdir? Hayatı, Eserleri

11 Mayıs 1964 yılında Sivas’ın Hafik ilçesinde dünyaya gelen İbrahim Baştuğ, ilkokul ve liseyi İstanbul’da bitiren Baştuğ, Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.

Haber Merkezi / Üniversite yıllarında oyunculuğa başladı, Ankara Halk Tiyatrosu’nda, Asaf Çiğiltepe Sahnesinde bir yıl kadar oyunculuk yaptı. 1987 yılında Devlet Tiyatrosunda Kenan Işık’ın yönettiği “Afife Jale” oyununda yardımcı oyuncu olarak görev aldı. 1992-1998 yılları arasında Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumunda edebiyat bilim uzmanı olarak çalıştı, daha sonra istifa ederek İstanbul’a döndü. Atlas dergisinde editörlük yaptı.

Şiir yazmaya ortaokul yıllarında başlayan Baştuğ’un ilk şiiri “01-02 Arası Çevreye Bakış”, 1985 yılında Milliyet Sanat Dergisi’nde yayımlandı. Ocak 1991’de Ankara’da tek sayı çıkan Layka ve 1994-95 arasında sekiz sayı çıkan Varoş dergisinin kurucusudur. Yine Edebiyat ve Eleştiri ile Edebiyat Dostları dergilerinde yayın kurulu üyeliği yapmıştır. Şiir ve yazıları Edebiyat Dostları, Edebiyat ve Eleştiri, Layka, Varoş ve Papirüs dergilerinde yayımlandı.

İlk şiir kitabı Çalınmış Kuyuları Babil’in 1989’da çıktı. Kemal Sılay’ın An Antology of Turkish Literature (1996) adlı eserinin biyografi bölümünün yazılmasında görev aldı. Köz adlı kitabıyla 2001 Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü kazandı. Yaşam ve öykü ikilemi, şiirlerinde görülen yaygın temalardandır. Özellikle ilk şiirlerinde geleneksel Türk şiirinin imkânlarından yararlandığı görülür. Günlük dil kullanımından farklı, kendine özgü dil buluşları şairin imge ve söylem dünyasını zengin kılmaktadır.

Paylaşın

İbrahim Alaaddin Gövsa Kimdir? Hayatı, Eserleri

1889 yılında İstanbul’da dünyaya gelen İbrahim Alaaddin Gövsa, 1949 yılında Ankara’da hayatını kaybetti. İlk öğrenimine İstanbulda Şemsül-Maârif özel okulunda başladı. Orta öğrenimini Vefâ ve Trabzon idâdîlerinde tamamladı.

Haber Merkezi / 1907 senesinde Mekteb-i Hukuka girdi. 1910 yılında mezun oldu. Bir sene Adliye Nezâretinde memurluk yaptı. Sonra Trabzon Sultânîsine edebiyât öğretmeni tâyin edildi. 1913 senesinde psikoloji ve pedegoji tahsili için, İsviçreye gönderildi. Cenevre Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü ile Jean Jacques Pousseau Pedegoji Enstitüsünü bitirdi. 1916da yurda döndü.

İstanbul Dârülmuallimîni psikoloji ve pedegoji öğretmenliğine tâyin edildi. Aynı okulda üç sene müdürlük yapan İbrahim Alâaddîn Gövsa, 1926 yılında Maârif Vekâleti Tâlim ve Terbiye Dâiresi âzâlığına getirildi. 1927 senesinde Sivas mebusu seçildi. İki dönem mebusluk yaptıktan sonra, 1935te Maârif Vekâleti müfettişi, 1936dan 1946’ya kadar İstanbul mebusu oldu.

İlk şiirleri aruz ölçüsüyle Servet-i Fünun ve Hıyaban dergilerinde çıkmıştır. Yeni Mecmua’da çıkan hece şiirleriyle Millî Edebiyat akımı içinde görülür. Milli Edebiyat akımını benimsedikten sonra vatan, yiğitlik ve millet konularında hece ile şiirler yazmıştır.

Edebiyatımızda çocuklar için şiir çığırının öncülüğünü yapmıştır. Çocuklar için yazdığı şiirlerinde onları yurt sevgisine, iyiye ve güzele yöneltmeyi amaçladığı görülür. Atatürk için yazdığı Tavaf şiirini aruzla ve yabancı sözcükler kullanarak yazmış olmasına karşın, coşkuyla söylemiştir. Ünlenmesinde bu şiirin etkisi büyüktür.

Ayrıca farklı dergi ve gazetelerde çeşitli konularda yazılar, fıkralar, mizahî yazılar, gülmece öyküsü, monografi, pedagoji, biyografi, şiir, hikâye, hiciv, psikoloji, çocuk psikolojisi, eğitim, çeviri ansiklopedi ve sözlük yazımıyla uğraşmış; hemen her türlü edebiyat dalında yapıt vermiştir. Aruzdan heceye, Ulusal edebiyattan eğitim amaçlı çocuk şiirlerine, toplum şiirlerinden biyografi, sözlük ve ansiklopedi çalışmalarına geçer. Son dönemde daha çok edebiyat tarihi çalışmalarına yönelmiş, az sayıda da olsa yeniden aruz ölçüsüyle şiir yazıp yayımlamıştır.

Eserleri;

Şiir:

Çocuk Şiirleri,
Güf tü Gû (dedikodu),
Çanakkale İzleri,
Acılar.

Diğer eserleri:

İlk Gençlik Hakkında Ruhiyat ve Terbiye Tedkikleri,
Bedii Terbiye Tedkikleri,
Bedii Terbiye,
Şen Yazılar.

Paylaşın

Kürşat Ural Kimdir? Hayatı, Eserleri

1972 yılında Artvin’de dünyaya gelen Kürşat Ural, ilkokulu dördüncü sınıfa kadar Artvin, Ardanuç’ta, ortaokul ve lise eğitimini ise Gölcük’te tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümünden mezun oldu.

Haber Merkezi / Öğrencilik yıllarında  grup arkadaşı ile “Karınca” adında öğrenci gazetesini çıkardı. “Bengisu” adlı şiir topluluğu kurdu, topluluğun yayın organı oalan Bengisu edebiyat dergisini ve yine bu dönemde Bengisu Şiir adında kitapçık çıkardı.

İ. Ü. Öğrenci Kültür Merkezi Edebiyat Kulübü’ne üye oldu, Üniversitesi, IV. ve V. “Edebiyat Şenlikleri”ne katkı verdi. Özel bir radyoda “Geceleyin Bir Koşu” ve “BENGİSU Şiir” programlarını gerçekleştirdi. Özel bir şirkette satın alma uzmanı olarak görev yapmaktadır. Halen, Livane Kültür adlı internet sitesinin editörlüğünü yapmakta, kültür, sanat ve aktüel içerikli programlar hazırlamaktadır.

“Bizim adamın öyküsü”

Tanıdığım yüzler tazeleyemiyor bedenimi
halbuki tamda tersi olmalıydı sarsmadan
bildiğim bir gerçeğin yansıması o solgun ürkeklikte
kendisini hiç de bulamayan korkak ve kesik
ayrılmaların sonuçsuz eksikliğinde sevişmesiz anlarım

Öyle söylemeliyim ki tadına varmalı aşk orucundakiler
aşkın sonu ölümdür beklenen ve bilinen
yolculuklara çıkartmalı sevginin bahar olmadığı coğrafyalara
kesin bir iç çekişi süslemeden uzaklaşmalı
nereye gittiğini bilerek nedensiz solumalı yeni yaşamı

Bir yaşamın sonuna geldik istemeden
acı öyle hızlı kapatıyor ki yaralarımı
yenisini açmak hırsını daha da körüklüyor bedenim
ama bu da dokunulunca titreyen bir ten
kendini taşıyamaz bir kere ağlamadan

Gözyaşıyla tuz basar yaralarına tazelensin diye
çünkü istiyor tazelenmek kendi kendine
bir sürüngen gibi yatağında hareketsiz
işte ! ölüm geldi ve buldu bizim adamı odasında

“Cüce ve çocuk”

Adı soğuk ve iç gıcıklayıcı bir tahta
içi pıhtılaşmış kısık bir cüce ayağı
nedir ki durmak karşısında ağır ve titrek
sorunca bir çocuğa o parkı
parmağının ucuna çevirmek umutsuz bakışları
ardı sıra aynı kırıntı takipli sıkıntı
bir sözcük ama arkası kesik bir tüy hafifliği
yaşamın askıya alması mekanik düşleri
sıkı bir tütün tarlasında
çapa vuran kadınların arkasındaki çocuklar
çocukların öykü dünyasına uzatıyorum modellerimi
Acı – kan karınların bağırtı sözcükleri
isyanı derinleştiren küçük DÜŞLERİMİZ
niye ki ben orada ve şimdi
koca bir vücudu çatlatan
ikilem miladının tarihi berraklığı
su içinde ayrışmayan – pislik olan – birikimli ikilem
acaba mı yoksa yarını anlatan
düşlerimiz mi şimdi gerçek olan

Adı soğuk ve iç gıcıklayıcı bir demir
düşler sıkıntılarında değil ki çocukların
cücenin ve parkın
u-z-u-n mu u-z-u-n
toprağa basan ayaklarına uzattığı elleri
değil ki senin rahatsız özlemin
kesit kesit umutlarına köprü kursun
gördüklerim gördüklerinize uzanan
bostan korkuluğu gibi elleri tahta
elbisesi çocuk düşleri
elini kesmiş çocuk
adı geçen soğuk ve iç gıcıklayıcı demirle
d-ü-ş-ü-n-m-ü-ş
içi pıhtılaşmış kısık bir cüce ayağını
susmuş sonra
yürümüş
parkı gösteren gözlerinin keskinliğiyle
adına parkın cüce korkuluğu dediği düşlere
sıklaştırmış adımlarını

Paylaşın

Küçük İskender Kimdir? Hayatı, Eserleri

28 Mayıs 1964 yılında İstanbul’da dünyaya gelen küçük İskender, kansere yaklaşık bir yıl verdiği mücadelede yenik düştü ve 3 Temmuz 2019 tarihinde 55 yaşındayken Bodrum’da hayata veda etti. küçük İskender’in asıl adı Derman İskender Över’dir.

Haber Merkezi / Kabataş Erkek Lisesi mezunu. Beş yıl İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, ardından da üç yıl İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde devam ettiği yüksek öğrenimini tamamlamadı. Bohem bir hayat yaşayarak tezgâhtarlık, düzeltmenlik, sokaklarda kartpostal satıcılığı, seslendirme, televizyon için skeç ve senaryo yazarlığı, fotoroman oyunculuğu, reklam ajansında kostümcülük, mizah dergilerinde köşe yazarlığı, resepsiyon memurluğu, barmenlik, meyhane işletmeciliği, erotik dergilerde köşe yazarlığı, televizyonda şiir programları, barlarda sanat söyleşileri, radyolarda programcılık, şarkı sözü yazarlığı gibi çok çeşitli işler yaptı.

İlk şiiri Milliyet Sanat’ta İskender Över imzasıyla yayımlandı. Şiir ve yazıları, 1986’dan itibaren Adam Sanat, Gösteri, Şiir Atı Öküz, Deli, Sombahar gibi dergilerde yer aldı. 1980’lerde yazılan şiirin içinde ayrıksı kişiliğiyle paralel bir şiir koydu ortaya. Erotik şiirleriyle tanındı. Başta, sözcük oyunlarından şiirini arındırarak sözcüklerin arka planını ön plana çıkaran bir tutum sergiledi. Olduğu gibi görünmekten yana olduğunu vurgulayarak “naif yani çocuk diliyle pat diye söylemekten” yana şiirler yazdı. Şiiri, çizgisini, modern çağa yönelttiği eleştirilerle, uyumsuzluğu ve aykırılığı ile belirledi. Bütün yazı ve şiirlerinde yerleşik ahlâksal değerleri sorguladı. Beş sinema filminde oynadı. Bir Çift Siyah Eldiven ile 2000 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü aldı. Çalışmalarını İstanbul’da sürdürdü.

Eserleri;

Şiir;

Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988)
Erotika (1991)
Yirmi5April (1994)
Periler Ölürken Özür Diler (1994)
Suzidilara (1996)
Güzel Annemin Hayal Gücü (Tek Baskılık Kitap) (1996)
Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997)
Papağana Silah Çekme! (1998)
Alp Krizi (Tek Baskılık Kitap) (1999)
Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999)
Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2000)
İpucu Bırakma Sanatı (2000)
Bahname (2000)
Klarnet (2001)
Kahramanlar Ölü Doğar (2001)
Çürük Et Deposu (2001)
Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002)
Eski Kral Deposu (2002)
Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirler I) (2003)
Barudî (Kürtçe Çeviri) (2003)
Dicle ile Fırat (2004)
Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004)

Serbest Metin;

Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992)
İkizler Burcu Hikâyeleri (1993)
666 (1994)
The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996)
Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996)
Pop H’art (1997)
Balık Burcu Hikâyeleri (2000)
Made In Hell (2001)
Insectisid (2002)
Necronomicon / Ölüm Kitabı (2004)
Burç Hikayeleri (2005)

Roman;

Flu’es (1998)
Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999)
Zatülcenp (2000)

Özel Derleme;

Kanlı Lağım Fareleri’den küçük İskender’e (2001)
Aşk Şiirleri Kolonisi (2004)

İnceleme / Eleştiri;

Şiirli Değnek (1995)
Eflatun Sufleler (2002)
Rimbaud’ya Akıl Notları (2004)

Günce:

Cangüncem (1996ş)

Paylaşın