28 Mayıs Seçimi: Millet İttifakı Stratejisini Belirledi

Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti , DEVA Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan Millet İttifakı, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı toplantıda Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi için stratejisini belirledi.

Milletr İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kampanyasında, Cumhur İttifakı’nın “terörle yan yanalar” algısını kırmak için mücadele verecek.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, ilk turda “pozitif kampanya” yürüten Kılıçdaroğlu, “terörle mücadele” konusunda daha somut ve net mesajlar verecek, kampanya dilini sertleştirecek.

Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu sağlaması ile “Kılıçdaroğlu gelirse istikrarsızlık olur” söylemine de karşı söylem geliştirildi.

Saha çalışmalarında Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkileri ön plana çıkarılacak ve Meclis’in “denge-denetleme” işlevine vurgu yapılacak.

Altılı Masa CHP Genel Merkezi’nde toplandı

Millet İttifakı’nın liderleri İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, ittifakın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde, ikinci tur seçim kampanyasının stratejisine son biçimini vermek için CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Liderler, geçmişteki toplantıların tersine, bu kez medyaya görüntü vermedi, garaj girişini kullanmayı tercih etti.

Toplantıdan tek kare fotoğraf paylaşılırken, herhangi bir açıklama yapılmadı.

Yaklaşık 3 saat süren toplantıda, parlamento seçimlerine ilişkin sonuçlar değerlendirildi, ikinci tur seçim kampanyası stratejisini netleştirildi.

İkinci turun kampanya hedefleri

Kulislere yansıyan bilgilere göre kampanya sürecinde hedef, Erdoğan’ın “terör söylemi” nedeniyle Millet İttifakı’na oy vermekten kaçınan “milliyetçi seçmeni ikna” ve ilk turda oy kullanmayan yaklaşık 8,5 milyon seçmenden bir bölümünü sandıkla buluşturma olarak belirledi.

Altılı Masa, Erdoğan’ın ilk turda yarışı önde bitirmesinde en önemli etken olarak, “teröristlerle işbirliği yapıldığı ve seçim kazanılırsa Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılacağı” yönündeki söylemin bir kısım seçmende karşılık bulmasını gösteriyor.

İttifak bu söylemi “dezenformasyon” olarak nitelendiriyor.

Seçim sürecinde sahada karşılaşılan en büyük zorluk olarak da, Erdoğan’ın “kurgu videolarl”a oluşturduğu bu algının kırılamaması, bir kısım seçmenin adeta “perdelerini kapatıp, kendilerini dinlememesi” işaret ediliyor.

CHP kurmayları, Erdoğan’ın “terör söyleminin” bu kadar etkili olmasını ise “Bu iletişim dili çok önceden başlanmış, iyi hazırlanmış ve çalışılmış. Devletin valisi, kaymakamı dahi bir şekilde bu projenin içinde olmuş görünüyor. Hemen her kesimden, aynı ifadelerle bizi terör üzerinden itham etmenin başka izahı yok” ifade ediyorlar.

‘Negatif kampanya’ yürütülecek

Bu saptamalar doğrultusunda, “iftira” olarak nitelendirilen bu algıyı kırmak ve milliyetçi seçmeni ikna etmek için “negatif kampanya”  olarak nitelendirilen bir kampanya stratejisi benimsendi.

Erdoğan’ın ikinci tur sürecinde de yine “terör söylemi” üzerinden seçmeni konsolide edeceği değerlendirmesi yapılarak, bu iddialara karşı somut belge ve görüntülerle karşılık verilmesi görüşü öne çıktı.

Bu çerçevede, Cumhur İttifakı’nın 2019 yerel seçimleri öncesi muhalefete destek verilmemesi için “Abdullah Öcalan’ın mektubunu” kampanyasında kullanması, Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılması, HÜDA PAR’ın Hizbullah’la ilişkisi, AKP iktidarının çözüm sürecindeki yanlış politikalarına vurgu yapacak mesajlar ve görseller paylaşılacak.

‘Karar Ver’ sloganı

İkinci tur kampanyasının ana sloganlarından birisi ise “Karar Ver” olarak belirledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da göçmen politikasına ilişkin görüşlerini anlattığı sosyal medya paylaşımını da “Karar Ver” başlığıyla yaptı.

İttifakın seçim stratejisinin ikinci ayağını ise sandığa gitmeyen veya iki kesimi de protesto edip Sinan Oğan’a oy veren seçmeni ikna etmek oluşturacak.

Bu çerçevede, ikinci tur seçimin bir “final olacağı” vurgusu yapılarak, seçmenin “Özgür, adil bir Türkiye” ile “baskıcı bir rejim” arasında tercih yapmak durumunda kalacağı belirtilerek, “Karar Ver” sloganı ile seçmeni sandığa götürme stratejisi izlenecek.

Cumhur İttifakı, 14 Mayıs seçimlerinde Meclis’te çoğunluğu sağlamanın avantajıyla ikinci tura gidecek. Konuşmalarında buna sık sık vurgu yapan Erdoğan’ın, “Kılıçdaroğlu gelirse istikrarsızlık olur” söylemine karşı ise Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkileri ön plana çıkarılarak, parlamentonun “denge-denetleme” işlevini üstleneceği vurgusu ön plana çıkarılacak.

Meclis’in gensoru, güven oylaması yetkileri olmadığı için yürütmede istikrarsızlık yaşanma riski olmadığı anlatılacak.

Liderler sahada ayrı ayrı çalışacak

Edinilen bilgiye göre Millet İttifakı liderleri sahada ayrı ayrı bölgelerde çalışma yürütecek, büyük mitingler düzenlenmeyecek.

Başta deprem bölgesi olmak üzere sahada farklı toplum kesimleri, kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri, esnaf ziyaretleri gibi yüz yüze ve dar kapsamlı toplantılar yapılacak.

Sandık güvenliğini sağlamada parti yöneticileri görev alacak

14 Mayıs seçimlerinden sonra kamuoyunda en çok tartışılan konulardan birisi “seçim güvenliği” oldu.

Muhalif seçmenin Yüksek Seçim Kurulu’na olan şüpheli bakışı ve “Oylarımız çalınıyor” endişesi nedeniyle ikinci turda bu kuşkuyu ve riski ortadan kaldırmak için ekstra önlem alınması benimsendi.

Bu çerçevede, 28 Mayıs gecesi, parti yöneticileri, milletvekilleri, parti örgütlerinin temsilcilerinin, oy sayım işlerinin sürdüğü süreçte sandık başında olması planlandı.

‘Mücadeleye devam, buradayız’

Öte yandan yönetimi, ikinci tur seçim için yapılacak çalışmalara ilişkin bir genelgeyle görevlendirme yaptı.

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı imzasıyla CHP Meclis Grup Başkanlığı tarafından milletvekillerine gönderilen ve “Mücadele devam. Buradayız” başlıklı genelgeye göre, 26, 27 ve parlamentoya yeni giren 28’inci dönem milletvekilleri görevlendirildikleri illerde saha çalışması yürütecek.

Belediye başkanları kendi bölgelerinde çalışacak. İl başkanlarının koordinasyonunda, kadın ve gençlik kollarının katılımıyla saha çalışması yürütülecek.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın “Strateji” Toplantısı Sona Erdi

Millet İttifakı’nda yer alan altı siyasi partinin genel başkanları, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde bir araya geldi. Yaklaşık 3 saat süren toplantı basına kapalı gerçekleştirildi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı Liderleri Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Yaklaşık 3 saat süren toplantı basına kapalı düzenlenirken, 14 Mayıs seçimlerinin sonuçları ile 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci tur stratejisi ve kampanya çalışmalarının görüşüldüğü toplantıya ilişkin ortak açıklama yapılması bekleniyor.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Mutlaka Ama Mutlaka Kazanacağız

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Buradan herkese sesleniyorum. Biz bu vatanı sokakta bulmadık. Bugün 10 milyon düzensiz mülteciyi içimize sokan bu zihniyete vatanımızı bırakmayacağız.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “‘Sınır namustur’, böyle söyledik; namusumuzu korumaktan aciz, her gün akın akın damarlarımıza sızan bu başıbozuk insan selini seyreden, yarın bir gün 10 milyondan 30 milyona çıkıp bekamızı tehdit edecek bu mülteci akını karşısında, ithal oy ümidi uğruna kılını kıpırdatmayanlara vatanımızı bırakmayacağız!”

Gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, “Ve siz gençler; ayağa kalkın ayağa, ölü toprağını atın üstünüzden. Vatanını seven sandığa gelsin. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Mutlaka!” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Buradan herkese sesleniyorum. Biz bu vatanı sokakta bulmadık. Bugün 10 milyon düzensiz mülteciyi içimize sokan bu zihniyete vatanımızı bırakmayacağız. ‘Sınır namustur’, böyle söyledik; namusumuzu korumaktan aciz, her gün akın akın damarlarımıza sızan bu başıbozuk insan selini seyreden, yarın bir gün 10 milyondan 30 milyona çıkıp bekamızı tehdit edecek bu mülteci akını karşısında, ithal oy ümidi uğruna kılını kıpırdatmayanlara vatanımızı bırakmayacağız!

Kadınlara eşya gibi bakıp, onları sahiplendireceğini söyleyenlere, kadınları domuz bağı ile katledenlere, küçücük çocuklara, evlatlarımıza göz koyanlara vatanımızı bırakmayacağız! Daha düne kadar BOP’un Eş Başkanı olan, şimdilerde ise kapısında el pençe divan durduğu Rusya’nın güdümüne giren çakma bir dünya liderine vatanımızı bırakmayacağız. On binlerce vatandaş depremde canından olurken, korkusundan deprem sabahı askere ‘Dur’ emrini veren, insanlar enkaz altında beklerken kan satan, çadır satan bu zihniyete vatanımızı bırakmayacağız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarını işine geldi mi Kürt, işine gelmedi mi PKK’lı; işine geldi mi mütedeyyin, işine gelmedi mi FETÖ’cü diye yaftalayan bu zihniyete vatanımızı bırakmayacağız! Amerika ve FETÖ’yle işbirliği yapıp milli orduya kumpas kuranlara, Balyoz’da, Ergenekon’da vatansever subaylarımızı hapse tıkanlara, ordunun en mahrem yeri olan Kozmik Odayı, evet Kozmik Odayı namertlere açıp, onlarca vatansever istihbaratçının şehit edilmesine neden olanlara vatanımızı bırakmayacağız! Vatanını seven sandığa gelsin! Bu vatanın gerçek sevdalıları, bedel ödeyenler; türlü yalanlarla, yanlış algılarla sureti muhalefetten görünenlerle sizi oyalamak istiyorlar.

Ve siz gençler; ayağa kalkın ayağa, ölü toprağını atın üstünüzden. Vatanını seven sandığa gelsin. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Mutlaka!

Paylaşın

Yeşil Sol Parti’de “Kılıçdaroğlu” Kararı: Desteklenecek

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Yeşil Sol Parti (YSP) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ikinci turda da tıpkı ilk turda olduğu gibi destek verme kararı verdi.

Mevcut seçim sonuçlarını, partinin oylarındaki düşüşü ve gelen eleştirileri de kapsamlı bir şekilde değerlendiren HDP ve Yeşil Sol Parti yöneticileri, bu konudaki tartışmaları cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunun tamamlanmasından sonra derinleştirerek sürdürmeye karar verdi

Yeşil Sol Parti ve HDP seçim sonrası ilk MYK toplantısını gerçekleştirdi. Seçim sonuçlarının muhasebesinin kapsamlı bir şekilde yapıldığı toplantıda Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ikinci tur yarışında tıpkı ilk turda olduğu gibi destek verme kararı çıktı.

Yeşil Sol Parti ve HDP seçim sonrası ilk MYK toplantısını gerçekleştirdi. Seçim sonuçlarının muhasebesinin kapsamlı bir şekilde yapıldığı toplantıda Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ikinci tur yarışında tıpkı ilk turda olduğu gibi destek verme kararı çıktı.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre kararın gerekçelerini bugün yayımlanacak sonuç bildirgesinde kapsamlı bir şekilde değerlendiren Yeşil Sol Parti ve HDP yönetimi, 28 Mayıs seçimlerine giden süreçte önceliğin bu seçim olduğu konusunda fikir birliğine vardı.

Tüm enerjinin 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tura aktarılması gerektiği ve seçimi muhalefetin kazanması için çalışılması gerektiği konusunda fikir birliğine varılan toplantıda parti örgüt ve yöneticilerinin tüm gücüyle sahada olacağı ve seçmeni ikinci turda da sandığa gitmesi için motive etme odaklı çalışmalar yürüteceği belirtildi.

Yeşil Sol Parti’nin ikinci tura giden süreçteki tavrının birinci turdan farklı olmayacağı kaydedilirken sadece yöntemsel olarak bir farklılaşma olacağı ve kalabalık mitinglerden ziyade hedef odaklı toplantı ve buluşmalar organize edileceği ifade edildi.

Öncelik 28 Mayıs

Mevcut seçim sonuçlarını, partinin oylarındaki düşüşü ve gelen eleştirileri de kapsamlı bir şekilde değerlendiren HDP ve Yeşil Sol Parti yöneticileri, bu konudaki tartışmaları cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunun tamamlanmasından sonra derinleştirerek sürdürmeye karar verdi.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın “İkinci Tur” Stratejisi Ne?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde 14 Mayıs’ın birinci turda bitirilememesi ile TBMM seçiminde neden Millet İttifakı’nın 301 sandalye çoğunluğunu sağlayamaması gündemde. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin 28 Mayıs’taki ikinci turuna odaklanılmaya başlandı.

İkinci tur kampanyası stratejisinde “terörle mücadele” vurgusu ön plana alınarak, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın PKK kadrolarını Kılıçdaroğlu aleyhine kullandığı görüntüler ve söylemlere karşı “dezenformasyon yapılıyor” eleştirisi ötesinde sert yanıt verilmesine karar verildi.

Deprem bölgesinde neden CHP’nin, Millet İttifakı’nın ve Kılıçdaroğlu’nun depremzedelerce desteklenmediği meselesi de masaya yatırılmaya başlandı. Deprem bölgesine özel nasıl yaklaşılması gerektiği ve orada nasıl kampanya yürütülmesi gerektiği meselesi üzerinde kararlar alınması gerektiği ifade edildi.

Türkiye’de 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci tura kalmasıyla birlikte CHP Genel Merkezi’nde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına ilişkin kampanyasını nasıl yürüteceği ve Millet İttifakı’nın süreçteki rolü değerlendiriliyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) açıklaması itibariyle Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 49,51 ile önde tamamladığı ama seçilemek için yeterli oy oranına ulaşamadığı tabloda Kılıçdaroğlu yüzde 44,88, Sinan Oğan 5,47 oy aldı. 14 Mayıs günü eş zamanlı TBMM 28. Dönem Genel Seçimi’nde Cumhur İttifakı’nın parlamentoda çoğunluğu yakalaması tartışma konusu.

Seçmenler, sosyal medyada TBMM seçimi sonuçlarıyla birlikte sandıklarda sıkıntı yaşandığı görüşünden hareketle Kemal Kılıçdaroğlu’na YSK’ya gitme çağrısı yaparken, CHP içerisinde ise 28 Mayıs’taki ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçimi’ne yönelik hazırlık masaya yatırıldı.

CHP, 14 Mayıs seçim sürecini yürüten reklam ve iletişim ajansı ile yollarını ayırırken; CHP’nin kendi iç potansiyelini kullanması ve kampanya stratejisini tümüyle yenilemesi gerektiği görüşü ön plana çıktı. Bu kapsamda Millet İttifakı ve Kılıçdaroğlu, terör ile ilgili mesajları başta olmak üzere mesajlarını sertleştirecek ve mitingler yerine medya ile sahada hedef grup çalışmalarına ağırlık verecek.

Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, gün boyu parti merkezinde başta İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere tüm kurmaylarıyla değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, gün boyu farklı parti yöneticileri ve isimler ile bir araya geldi, Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) ardından hangi adımlar atılacağına ilişkin kararlar almaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun parti yönetimine “Her şey bitmedi. Biz kaybetmedik, Erdoğan kaybetti. Kazanacağız. Moralinizi bozmayın. Yeni bir kampanya sürecine giriyoruz” dediği aktarıldı.

Kılıçdaroğlu’nun Medya ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan, 14 Mayıs için “başarısız” kampanya yürütüldüğü görüşünü tümüyle reddetti ve birinci tur sonunda zaten söz konusu reklam ve iletişim ajansı şirketleriyle yol ayrılığı olmasını öngördüklerini ifade etti.

Özkan, CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’in kamuoyuna istifasını açıklamasına ilişkin “Arkadaşımız sorumluluk duygusuyla istifa kararı almıştır. Ancak hiçbir şekilde suçlanması doğru değildir. Seçim sonuçları takip edilmiştir” yönünde değerlendirmede bulundu. Kendisiyle ilgili medya kuruluşları sahipliği ve maddi çıkar sağladığı gibi sosyal medyaya yansıyan tüm iddiaları reddeden Özkan, görevden alınacağı iddiası içinse “Görevimin başındayım” yanıtını verdi.

CHP Genel Merkezi’nde 14 Mayıs’ın birinci turda bitirilememesi ile TBMM seçiminde neden Millet İttifakı’nın 301 sandalye çoğunluğunu sağlayamaması gündemdey. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin 28 Mayıs’taki ikinci turuna odaklanılmaya başlandı.

28 Mayıs’a kadar ki süreçte etkin şekilde kampanyadaki konumlarını korumasıyla birlikte CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun sahadaki temaslar ve seçim güvenliğinde söz sahibi olması kesinleşti. Bu karar ardından CHP’de Genel Başkan Başdanışmanlığı’na İstanbul teşkilatından Mehmet Ali Yüksel atandı.

Yüksel, VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’na yaptığı açıklamada, “Kampanyamızda nefer olarak çalışacağım. Şimdi Ankara’dan İstanbul’a geçeceğim, seçim koordinasyon merkezinde değerlendirmede bulanacağız. İkinci tur için en önemli hedefimiz sandığa gitmeyenleri de sandığa götürmek olacaktır” dedi.

Kampanya stratejisi üzerine hızlıca değerlendirmelerde bulunmaya devam edileceğini belirten Yüksel, “Kampanyamızı yürütecek asli kişi genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. Dolayısıyla kampanyadan sorumlu kişi olmaktan öte çalışmak için atandım. Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayacağımız Kılıçdaroğlu gerekli tüm açıklamaları yapacaktır” ifadesini kullandı.

Terör, deprem bölgesi ve sandığa gidilmemesi…

İkinci tur kampanyası stratejisinde “terörle mücadele” vurgusu ön plana alınarak, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın PKK kadrolarını Kılıçdaroğlu aleyhine kullandığı görüntüler ve söylemlere karşı “dezenformasyon yapılıyor” eleştirisi ötesinde sert yanıt verilmesine karar verildi.

Deprem bölgesinde neden CHP’nin, Millet İttifakı’nın ve Kılıçdaroğlu’nun depremzedelerce desteklenmediği meselesi de masaya yatırılmaya başlandı. Deprem bölgesine özel nasıl yaklaşılması gerektiği ve orada nasıl kampanya yürütülmesi gerektiği meselesi üzerinde kararlar alınması gerektiği ifade edildi.

Terör ve deprem bölgesi başlıkları yanı sıra sandığa gitmeyen seçmenler acaba 28 Mayıs’ta sandığa getirilebilir mi sorusu da gündemdeydi. YSK’nın verisi itibariyle kayıtlı 64 milyon 190 bin 651 seçmenden 14 Mayıs’ta 54 milyon 919 bin 932’sinin oy kullanılması dolayısıyla sandık başına gelmeyen 9 milyon 270bin 719 seçmene nasıl seslenilmesi gerektiği meselesi de var.

CHP, bu seçmenlere mutlaka 28 Mayıs’ın kişiler/adaylar arasında bir seçim değil Türkiye’nin geleceği ve nasıl yöneticiliğine ilişkin sistem seçimi olduğunu anlatmak gerektiği görüşünü ele aldı.

Bahar atmosferindeki kampanya Anadolu’ya hitap etmedi mi?

Kampanyadaki iletişim stratejisi bakımından 14 Mayıs için “Sana Söz” ve “Haydi” ifadeleriyle kurgulanmış demokrasi ve parlamenter sistem hedefiyle Türkiye’ye bahar mevsimi getirilmesi mesajları yerine sert söylemlere geçiş yapılması ele alandı. İlk tur kampanyasında büyükşehirlerdeki seçmenlere ulaşılabilmesine rağmen Anadolu kentlerine ve kırsalına ulaşılamadığını görüşü ön plana çıktı.

Erdoğan ve AKP’yle birlikte Cumhur İttifakı’nın ortakları MHP, BBP, Yeniden Refah Parti ile HÜDA PAR tarafından Kılıçdaroğlu’nu, CHP’yi ve Millet İttifakı’nı terör söylemleriyle hedef almasıyla başarıyı sağladığını da gündemdeydi. Bunun yanı sıra “Erdoğan’ın savunma sanayii atılımlarını tümüyle kendi varlığıyla anlamlandırması ve devlet değil AKP iktidarı politikası olarak sunduğu” görüşü de konuşuldu.

Savunma sanayii konusunda, Kılıçdaroğlu cephesince 14 Mayıs öncesinde yayımladığı videolu mesajıyla ve Bayraktar yönetimiyle polemik ile kampanyada doğru hamle yapılmadığı da tartışıldı.

CHP’nin “altı ok” logosundaki “milliyetçilik” ilkesini anımsatarak, Anadolu seçmenine yönelik yeni söylemler kullanacağı ve Cumhuriyet’in savunucusu, Kurtuluş’un partisi olduğunu öne çıkaracağı kaydedildi.

Tuncay Özkan da, CHP’nin özellikle AKP’nin kendi listelerinden TBMM’ye taşıdığı HÜDA-PAR’ın Hizbullah ile ilişkisini artık hep hatırlatacağını belirterek, geçmişteki AKP – Fethullah Gülen cemaati ilişkisini de anımsattı. Özkan, “Terör örgütleriyle yaratılan algıyı değiştireceğiz. AKP yemin etmeyecek milletvekili soktu meclise. Siz teröristlerle mücadele etmeyeceksiniz diyenler, parlamentoya teröristleri soktular. Bundan sonra güvenlik kaygısı taşıyan seçmenlerle buluşacağız” diye konuştu.

Millet İttifakı’nın rolüne ilişkin tartışma derinleşecek mi?

Millet İttifakı’nın ayrıca liderler düzeyinde yarın saat 15.00’te CHP’de buluşacağı da ilerleyen saatlerde aktarıldı. Millet İttifakı’nın liderleri tarafından ikinci tur seçime nasıl yaklaşılacağı yanı sıra TBMM’de neden 301 sandalye çoğunluğuna ulaşılamadığına ilişkin detaylı değerlendirme yapılması bekleniyor. Liderler, yarın kendi parti içlerindeki tartışma ve eleştirileri yarın masaya getirecek görünüyor.

İYİ Parti cephesi, oy sayım süreçlerine ilişkin açıklamalar dışında sonuçlar konusunda sessizliğini korudu. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’nun ise yarın saat 14.00’te kameralar karşısına geçeceği bilgisi paylaşıldı.

CHP içerisinde ise İYİ Parti’nin ve Lideri Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkması ve kısa süreli de olsa masadan kalkmasıyla ittifak enerjisi ve oylarında gerileme olduğu görüşü var. CHP yönetimi ve teşkilatları, İYİ Parti’nin Kılıçdaroğlu’na ikinci turda koşulsuz destek vermesi gerektiğiyle ile CHP listesinden TBMM’ye taşınmakta olan Saadet Partisi, DEVA Partisi, Demokrat Parti ve Gelecek Partisi’nin 14 Mayıs sürecinde ne derece rol oynadığını da tartışıyor.

İYİ Parti’de ise, Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla ilgili tartışma yeniden kulislerde alevlenmeye başlamış gibi.

Demokrat Parti’de ise Genel Sekreter Serhan Yücel’in istifa kararı söz konusu ancak bu istifa seçim sonuçlarıyla ilgili değil partide sürece yaklaşım, CHP’yle yapılan vekil listesi ortaklığı ve “Millet İttifakı’ndaki iktidar olacağız” iddiasıyla yapılan bakanlık dağılımı konuşmalarına tepki olarak yorumlandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Gençlere Seslendi: Bu Karanlık Tünelden Çıktık Çıktık…

Sosyal medya hesabından gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, “Sizin hiçbir şeye yetecek paranız yok. Bir kahveyi bile düşünmek zorundasınız. Yaşama sevinciniz çalındı. Oysa gençlik kaygısızlıktır. Bunu bir gün bile yaşatmadılar size. Bizler tartışırken, onlar size karşı birleşmiş durumda” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Şimdi bir bakalım, günün sonunda elimizde ne var? Dipsiz bir karanlık… Farkında mısınız? Gençliğiniz bir daha gelmeyecek. 12 günümüz var, bu karanlık tünelden çıktık çıktık…”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir Tweet paylaşarak gençlere seslendi:

“Sevgili Gençler,

“İlk tur bitti. En büyük gerçek şu ki, sandıktan değişim mesajı çıkmıştır. Değişim isteyenler artık bu ülkede istemeyenlerden daha fazla.

Ancak şurası da net, bu kadar ceberut bir iktidardan kurtulmak için çok daha fazla mücadele etmesi gereken taraf da biziz.

“Genç arkadaşlarımın mesajını da aldım. Başım üstüne. Onların kaygılarını gidereceğim ama onların da beni duymasını istiyorum. Öyle bir noktada ki her şey, domuz bağcılar yüce Meclis’e gönderildi! Kadınları cansız birer eşya gibi sahiplendirmek isteyenlere bütün yolları açtılar.

“En büyük kazığı da gençlere attılar. Sizin hiçbir şeye yetecek paranız yok. Bir kahveyi bile düşünmek zorundasınız. Yaşama sevinciniz çalındı. Oysa gençlik kaygısızlıktır. Bunu bir gün bile yaşatmadılar size. Bizler tartışırken, onlar size karşı birleşmiş durumda.

“Şimdi bir bakalım, günün sonunda elimizde ne var? Dipsiz bir karanlık… Farkında mısınız? Gençliğiniz bir daha gelmeyecek.

12 günümüz var, bu karanlık tünelden çıktık çıktık…”

Paylaşın

Önder’den Kılıçdaroğlu Açıklaması: Güç Vermemiz Gerekiyor

Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ilişkin, “Sayın Kılıçdaroğlu omuzlarına tarihi bir sorumluluk aldı, önemli niyet ve irade beyanlarında bulundu” dedi ve ekledi:

“Bu irade beyanı demokratik bir dönüşüme yönelme kararlılığını sürdürürse, Kılıçdaroğlu’na güç vermemiz gerekiyor. Kılıçdaroğlu’nu sağcılığın olmayan vicdanına, fırsatçılığına, pazarlıkçılığına terk etmemek gerekiyor.”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder, bianet’ten Tuğçe Yılmaz’a konuştu. Önder’in açıklamalarından bir bölümü şöyle:

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, dün cumhurbaşkanlığı yarışından çekildiğini duyurdu. Sizce bu gelişme yarışı nasıl etkileyecek?

“Muharrem İnce Vakası”nı, ele alınış biçimini baştan beri sorunlu buluyorum. Daha önce bu konudaki düşüncelerimi “selde kütük” olarak özetlemiştim. Ne demek bu? Bir doğrultusu, bir iradesi yok. Gelişmelerin yönlendirdiği yere göre, çarpa çarpa, kıra döke gidiyor.

Bütün siyasi bakışların bu konuda tabiri caizse şavulladığını düşünüyorum. Çünkü bütün bakışlar apolitik gibi. Burada önemli ve aslolan Muharrem İnce’ye değil, bir ara sonuçlarda çıktığı söylenen yüzde on seçmen desteğine odaklanmak olabilirdi.

Politik ve doğru bakış ancak böyle bir şeyle mümkündü. Kimse bunun sosyolojisine, kimyasına dönük bir merakın içerisinde olmadı. Muharrem İnce’nin kendisi bir vaka olarak önemli değildir; ama onun olduğu söylenen ve bir arada gözlemlenebilen bu kitle önemlidir.

Bu da her seçim olabilecek bir kümeyi temsil eder aslında. Bugünlerde artık çok rağbet görmeyen, lümpen proleterya dediğimiz, üretim süreçlerine fazlaca dahil olmayan, gündemle bire bir sıcak bir alışveriş içinde olmayan bir kitle bu. Doğru, politik yaklaşımlarla bu kitlenin bir kısmı kazanabilirdi. Hâlâ da kazanılabilir.

Buradan kopan kitle ne olacak?

Buradan dağılan kitle muhtelif yerlere gidecek, kimse bundan beklediği hasılayı elde edemeyecek.

Anket sonuçlarında Kılıçdaroğlu’nun önde olduğunu görüyoruz. Ama Erdoğan ve Soylu’nun “darbe” açıklamaları da sürüyor. Kılıçdaroğlu’nun kazanması halinde Erdoğan’ın tutumunun ne olacağını düşünüyorsunuz?

Ben “Bu kadar sessiz duruyorlar, bir planları vardır, bir bildikleri vardır, niye bu kadar rahatlar?” gibi soruların iki kaynağı olduğunu düşünüyorum. Birincisi, bu soruları dolaşıma kendilerinin bizzat soktuğu. Çünkü herhangi bir planlarının olmadığını düşünüyorum. Niye? Bunun müstenidi neresi? Şurası: Tekli bir iktidar odağı yok.

AKP dediğimiz, şu an güçler savaşının had safhada yürüdüğü bir yapı. O kadar çok kümeler var, içeride o kadar çok birbirleriyle didişme ve çatışma halindeler ki, burada tekcil bir plan yapmanız mümkün değil. Uygulamanız hiç mümkün değil.

Kolluğu başka bir telden çalıyor, kolluğun başka kesimleri başka bir yaklaşım içerisinde. Siyasileri desen, beş dakika geçmiyor ki birinin dediğini diğeri yalanlamasın. Bu, bu yönüyle birinci müstenit. İkincisi, yerel seçimlerde gördük ki, bunların gitmesini isteyen demokratik irade, yani seçmen iradesi bunları destekleyen iradeden çok daha yüksek ve kararlı. Burası bir kartel gibi çalışıyor. Kâr dağıtmadığı zaman ortada kartel falan kalmaz.

Bunların gitmesini isteyenlerin çok katmanlı talepleri var. Bunun önünde durmak, bu değişim arzusuna ket vurmak mümkün değil. Böyle olunca alttan alta bu söylentileri dolaşıma sokuyorlar ya da gereksizin biri söyleyince onu köpürtmeye çalışıyorlar.

Partinizin parlamentodaki çoğunluğu sağlamasına dair pek çok çağrısı var ve 100 milletvekili hedefiniz var. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

Bu ciddi bir hedef ve biz de bu hedefe odaklı bir çalışma yürütüyoruz. Millet İttifakı biraz sağ karakterli bir ittifak haline dönüştü. CHP’yi bir parça bunun dışında tutarsak orada sağ düşüncenin temsiliyeti baya yüksek. Sayın Kılıçdaroğlu omuzlarına tarihi bir sorumluluk aldı, önemli niyet ve irade beyanlarında bulundu.

Bizim bu irade beyanı demokratik bir dönüşüme yönelme kararlılığını sürdürürse, Kılıçdaroğlu’na güç vermemiz gerekiyor.

Hem anahtar hem kilit

Kılıçdaroğlu’nu sağcılığın olmayan vicdanına, fırsatçılığına, pazarlıkçılığına terk etmemek gerekiyor.

O anlamda bizim sayısal gücümüz çok önemli ve tarihsel bir işlev görecektir. Diyelim ki bu böyle olmadı ve tekrar müesses nizamın aynen devam etmesi yönünde bir sonuç ortaya çıktı. Bunu yerinde sayma bile değil, geriye gidiş olarak değerlendiririz. O zaman da sayısal çoğunluğumuz bu geriye dönüşün kapısını kapalı tutmaya yarayacak bir anahtar işlevi görecek. Bundan dolayıdır ki kendimizi hem anahtar hem kilit metaforuyla açıklıyoruz.

Sırrı Süreyya Önder’in açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Seçim Güvenliği Açıklaması: Bütün Sandıklarda Müşahitlerimiz Var

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Kılıçdaroğlu, “Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız. Tam 1,5 yıldır sandık güvenliği için çalışıyoruz. Bütün sandıklarda müşahitlerimiz, temsilcilerimiz var. Sizden ricam; bahar havasında sandığa gidin” dedi.

Haber Merkezi / 14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, Kılıçdaroğlu; “Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız. Tam 1,5 yıldır sandık güvenliği için çalışıyoruz. Bütün sandıklarda müşahitlerimiz, temsilcilerimiz var. Sizden ricam; bahar havasında sandığa gidin” dedi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkeye demokrasiyi, barışı getirmeye hazır mısınız? Huzur içinde birlikte yaşamayı getirmeye hazır mısınız? Söz veriyorum, ben de hazırım. Birlikte yapacağız. Bu ülkenin gençleri ve kadınları otoriter bir yönetimi, demokratik yollarla değiştirecekler. Gençleri ve kadınları yürekten kutluyorum. Mustafa Kemal’in başkentindeyiz.

Mansur Başkan gerçekten de Ankara’yı, Mustafa Kemal’in Ankarası yapmak için elinden gelen her türlü çabayı gösteriyor. Ama şimdi bütün Türkiye’yi Mustafa Kemal’in Türkiye’si yapacağız. Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız.

Sinan Ateş’in katillerini bulacağım ve onların kulaklarından yakalayıp, adalete teslim edeceğim.

Benim saraylarda oturma gibi alışkanlığım yok. Saray maray bize vız gelir. Ankara’nın seymenleriyle, oyun havalarıyla beraber Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü’ne gideceğiz. Çankaya Köşkü halkın köşküdür. Çankaya’da mütevazı bir hayat var.

Sizler gibi olacağım, sizler gibi dertleneceğim, sizler gibi sevineceğim. Varsa bir yerde sorun, soruna kilitleneceğim ve mutlaka çözeceğim.

Sınırları yol geçen hanına döndürdüler. En geç 2 yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi kendi ülkelerine uğurlayacağız. Türkiye’yi 5’li çetelerden kurtaracağım. Benim cumhurbaşkanı olmamam için her oyunu denediler, her iftirayı attılar.

Ben size güveniyorum. Bu ülkeye barışı getireceğim. Huzuru getireceğim. Bu ülkenin sorunlarına talibim saraylara değil. Kızılay’dan bir kez daha söylüyorum. Allah nasip ederse hep beraber Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü’ne çıkacağız.

Bu ülkeyi adalete getireceğim. 450 kilometreyi yürüdüysem o bir başlangıçtı. Şimdi ayın 15’inde önemli bir aşamayı daha kat etmiş olacağız. Bu ülkenin bütün coğrafyasına adaleti, hakkı ve hukuku getireceğim. En ufak endişeniz olmasın.”

Paylaşın

18 Anketin 15’inde Kılıçdaroğlu Önde; 7 Ankette İlk Turda Bitiyor

18 firmanın yaptığı anketin 15’inde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken üç ankette Erdoğan ilk sırada bulunuyor. 18 anketten 7’sinde seçim ilk turda bitiyor. 11 ankette ise ikinci tura kalıyor.

18 firmanın açıkladığı son anketlerin ortalamasına göre Kılıçdaroğlu yüzde 48,9; Erdoğan ise yüzde 45,8 oy alıyor.

14 Mayıs’ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimi için araştırma firmaları son anketlerini açıkladı. Anketlerin büyük bir kısmı Muharrem İnce’nin seçimden çekildiğini açıklamasından önce gerçekleşti.

Anket sonuçlarını değerlendirirken bu durumun da dikkate alınması gerekiyor. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra 18 anketin ortalamasına göre Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48,9 oy alıyor. Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 45,8.

ATA İttifakı adayı Sinan Oğan yüzde 3 oy alırken Memleket Partisi lideri Muharrem İnce yüzde 2,3’te kaldı.

18 anketin 15’inde Kılıçdaroğlu önde

18 firmadan 15’inde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken üç ankette (Optimar, SONAR ve HBS) Erdoğan ilk sırada bulunuyor.

7 ankete göre ilk turda bitiyor

Kararsızlar, cevap vermeyenler ve oy kullanmayacağını söyleyenler orantısal olarak dağıtıldıktan sonra 18 anketten 7’sinde seçim ilk turda bitiyor. 11 anket ise ikinci tura kalacağını gösteriyor.

Sadece Optimar anketi Erdoğan’ın ilk turda kazanacağını gösteriyor.

Kılıçdaroğlu’nun ilk turda seçileceğini tahmin eden 6 firma ise şöyle: PİAR, ALF, Artıbir, MAK, Avrasya ve ORC

Hangi firmalar yer alıyor?

Ortalama hesaplamasına dahil edilen 18 firma şöyle: KONDA, Optimar, Metropoll, Türkiye Raporu, PiAR, ALF, Artıbir, AREA, Mak, AR-G, HBS, SONAR, SAROS, Yöneylem, Gezici, Avrasya, ORC, PanaromaTR.

Bu firmalardan HBS açıkladıkları anket sonucunda kararsız, cevap vermeyen ve oy kullanmayacağını söyleyenleri orantısal olarak dağıtmadı. Euronews Türkçe’nin hesaplamasında bu firmanın sonuçlarında yer alan bu gruptakiler orantısal dağıtıldı.

GENAR firması sonuç açıklamasına rağmen listede yer almadı çünkü firma sadece seçimin ikinci tura kalması durumundaki olası sonucu açıkladı.

Aksoy ve TEAM’in araştırmaları da nisan ayında tamamlandığından bunlara ortalamada yer verilmedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun Rusya İddialarına Kremlin’den Yanıt: Reddediyoruz

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Rusya’nın seçimlere müdahale ettiği iddiasına yanıt veren Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov “Bu açıklamaları güçlü bir biçimde reddediyoruz” diyerek “Resmi olarak açıklıyoruz: Herhangi bir müdahale söz konusu olamaz” dedi.

Haber Merkezi / “Eğer birisi Sayın Kılıçdaroğlu’na böyle bir bilgi iletmişse, onlar yalancıdır” diyen Peskov Moskova’nın Ankara ile ilişkilere büyük değer verdiğini söyledi. Peskov “Türkiye’nin karşı karşıya olduğumuz bir dizi bölgesel ve küresel soruna ilişkin son derece sorumlu, egemen ve iyice düşünülmüş bir pozisyonu var” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin yer aldığı iddia edilen cinsel içerikli görüntülerin gündeme gelmesinin ardından Twitter mesajında bunların arkasında Rusya’nın olduğunu öne sürmüştü.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu paylaşımında, “Sevgili Rus Dostlarımız, Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorsanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala iş birlikten ve dostluktan yanayız” yazmıştı.

Kılıçdaroğlu, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Eğer sağlam kanıtımız olmasaydı tweet atmazdım” dedi. Partisinin bu konuyla ilgili Türkiye’deki Rusya Büyükelçiliği’yle iletişime geçmediğini eklemişti.

Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etmişti: Başka bir ülkenin Türkiye’deki seçim sürecine bir parti lehine müdahale etmesi kabul edilemez. Bütün dünyanın bunun farkında olmasını istiyorum, bu nedenle açıkça tveet attım.

Kılıçdaroğlu’nun Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak seçimlere Rusların müdahale ettiklerine dair duyumlar aldıklarını söylemişti.

Toprak, “Devletlerin iç işlerimize bu süreçte müdahale etmesini veya partilerden birini tercih etmesini doğru bulmayız” demişti. Toprak “Şöyle yapıldı’ demiyorum ama altını çiziyorum: Bu süreçteki duyum ve davranışları CHP olarak yakından takip ediyoruz. Aldığımız duyumlar konusunda tabi ki bazı şeylerimiz var. Bunun doğru olmamasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın