CHP’de İstifalar Devam Ediyor: Parti Yönetimine Sert Eleştiriler

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini duyuran eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, “Değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır” dedi ve ekledi:

“Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır.”

Bölgede ‘efsane başkan’ olarak anılan Eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Özgüven istifasına ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır. Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır.

Gelinen noktada, başta Özgür Özel olmak üzere, genel merkez yönetiminin yarattığı derin hayal kırıklığı içindeyim. 81 yaşımdayım. Aktif siyasi yaşamımı noktalayalı 11 yıl oldu. Hiçbir kişisel beklentim yok. Şan, şöhret, methiye, ödül, rant hırslarım hiç olmadı. Umudum, partimizde reform hareketinin gerçekleşmesiydi. Umudum, geçmişte Dikili’de hayata geçirdiğimiz ve benden sonra sonlandırılan sosyal belediyecilik uygulamalarının yeniden canlandırılmasıydı. Umudum, tıpkı 1989 yılında başardığımız gibi yerel seçim zaferinin ardından partimizin iktidara gelmesiydi”

CHP Lideri Özgür Özel, Osman Özgüven hakkında ne demişti?

Osman Özgüven’in istifasının ardından gözler bir yandan da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çevrildi. Özel, çocukluk ve gençlik yıllarında yaz mevsimlerini Dikili’de geçirdiğini belirterek, “Özgür Özel’de gördüğünüz ne varsa, ilk tohumlar, ilk filizlenmeler Dikili’de olmuştur” demişti. Özel, Osman Özgüven Belgeseli için verdiği röportajda, “Benim adımın onunla aynı cümlede geçmesi bile hak ettiğimden fazlası olur. Biz ancak Osman Özgüven’i rol model kabul eden, ona benzemeye çalışan solcular olabiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

16 Aralık’ta Manisa’da gerçekleştirilen CHP Gençlik Kolları Buluşmasında ise Özel, “Yeni dönemde sıradan belediye başkan adayları açıklamıyoruz, suyu bedava veren Osman Özgüvenleri açıklıyoruz” diye konuşmuştu.

Osman Özgüven “hatadan dönün” çağrısı yapmıştı

28 Ocak’ta gerçekleştirilen CHP Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi toplantılarında, mevcut Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz tek isim olarak yer almış ve tekrar aday gösterilmişti. Tepki gösteren Özgüven, CHP Genel Merkezi’ne Dikili kararının gözden geçirilerek hatadan dönülmesi çağrısı yapmış ancak daha sonraki MYK ve PM toplantılarında bu konu yeniden gündeme alınmamıştı.

Osman Özgüven kimdir?

1943 yılında İzmir’in Dikili İlçesinde dünyaya gelen Osman Özgüven, Ege Üniversitesi’nden inşaat mühendisi olarak mezun oldu. 1984 yılında SODEP’ten Dikili Belediye Başkanı seçilince inşaat malzemeleri sattığı dükkanını kapattı ve etik değerler gereğince ticari faaliyetlerini tamamen sonlandırdı. Dört çocuğu, dört torunu olan Özgüven’in mal varlığı bulunmuyor. Tek gelir kaynağı ise emekli maaşı.

Siyasi yaşamını SODEP, SHP, CHP ekseninde sürdürmüş olan Osman Özgüven, hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de Türkiye ve dünyadaki sol kitlelerin saygı duyduğu önemli bir siyaset adamı olarak tanınıyor. Emek, demokrasi, barış mücadelesinin simge isimlerinden Özgüven, 12 Eylül Darbe yönetiminin baskıcı rejimine karşı ilk örgütlü mücadele zeminini Dikili’de oluşturarak adını duyurdu ve tarihe geçen festivaller düzenledi.

1984 – 1994 ve 2004 – 2013 yılları arasında Dikili’deki dört dönem belediye başkanlığı görevinde yerel devrim yaparak tarihe geçti. Sosyal belediyeciliğin ülkedeki en etkili uygulayıcısı oldu. Türkiye ekoloji hareketinin öncüleri arasında yer aldı. İnsan hakları savunucusu olan Özgüven’in en önemli somut başarılarından biri de Türkiye ve Yunanistan halkları arasında on yıllarca ilişkilerin kopuk kalmasından sonra, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle Ege’deki dostluk kapısını açan önder olmasıydı.

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi’nin İstanbul, Ankara Ve İzmir Adayları Belli Oldu

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere iş birliği veya ittifak yapmadan girme kararı alan Yeniden Refah Partisi (YRP), Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlikte İstanbul, İzmir ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri için adaylarını açıkladı.

Haber Merkezi / (YRP), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı adaylığı için Mehmet Altınöz’ü, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanlığına Suat Kılıç’ı, İzmir Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığına ise Cemal Arıkan’ı aday gösterdi.

Mehmet Altınöz aynı zamanda, Milli Görüş hareketinin kurucusu eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın kızı, Yeniden Refah Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın ablası Elif Erbakan’ın eşi.

Suat Kılıç ise siyasete AK Parti’de başlayan bir isim. Bu partideyken uzun yıllar milletvekilliği ve Gençlik ve Spor Bakanlığı görevinde bulunan Kılıç, halen Yeniden Refah’ın Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü.

Yeniden Refah Partisi (YRP), Ankara Atatürk Spor Salonu’nda, “94 ruhuyla yeniden başlıyoruz” sloganıyla belediye başkan adaylarıyla seçim beyannamesi tanıtım toplantısı düzenledi.

Toplantıda, Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki Refah Partisi’nin 1994’teki yerel seçimlerde İstanbul, Ankara başta olmak üzere ciddi sayıda belediye kazanması ardından 1995’teki genel seçimlerde birinci parti olduğu süreç ön plana çıkarıldı.

YRP, 2028’deki genel seçimler sonucunda iktidar olma iddiasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’in aralarında olduğu 25’i büyükşehir, 45’i il, 556’sı ilçe ve 121’i belde olmak üzere toplam 747 belediye başkanlığı için adaylarını açıkladı.

“Mücahit Erbakan” sloganları eşliğinde konuşmaya başlayan partinin genel başkanı Fatih Erbakan, sözlerine “Bu salon İslam alemi ve Türkiye için yeni bir dönemin başladığının işaretidir” diyerek başladı. Erbakan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

Rant belediyeciliği demek israfa bulaşmış belediyecilik demektir. Heykelci belediyecilik demek iş değil laf üretmek demektir Festivallere, kutlamalara, konserlere milyonlarca lira akıtmak demektir. Belediyenin imkanlarıyla LGBT etkinliklerine destek olmak ve nesillerin ifsadına vesile olmak demektir. İbadethanelerimizin yanı başında düzenlenen içkinin su gibi aktığı konserlere milyonlarca lira aktarmaktır.

Hizmeti vatandaşa değil örgüte götürür, millete kazınan hendektir, özgeçmişi dağa dayananlara iş imkanı sağlamaktır. Ahlaklı belediyecilik her işinde ahlakı öncelemek, bir adım atarken ahiretteki karşılığını düşünerek adım atmak demektir.

31 Mart’ta elde edeceğimiz başarı 2028’de Yeniden Refah’a iktidar yolunu açacak ve milletimizin ve İslam aleminin kurtuluşuna vesile olacaktır inşallah… Çocuklarımızın anne babaları, ekonomik yükün altında eziliyor, beslenme çantasına temel gıdaları bile sağlamakta zorlanıyor. Çocuklarımız bu nedenle öğün atlamak zorunda kalıyor. Devlet okullarındaki çocuklarımıza ücretsiz yemek desteği vereceğiz.”

AK Parti ile Yeniden Refah Partisi (YRP) heyetlerinin, iki partinin 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde iş birliği yapmalarına yönelik görüşmelerden sonuç çıkmamıştı.

Partisinin 31 Mart yerel seçimlerine kendi adaylarıyla gireceğini duyuran Genel Başkan Fatih Erbakan, bunun gerekçelerini de “milletimiz ve teşkilatımız ittifak istemiyor” diye açıklamıştı.

“Belediye başkanlığı seçimleri beka seçimi değildir” diyen Erbakan, AKP’nin taleplerine de olumlu yanıt vermemesi nedeniyle ittifak yapmayacaklarını duyurmuştu.

Paylaşın

AK Parti’nin Ankara Adayı Turgut Altınok, İzmir Adayı Hamza Dağ

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde belediye başkan adayları netleşmeye devam ediyor. Son olarak AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Turgut Altınok olduğu belirtildi.

İnternethaber’in haberine göre, “CHP’nin kalesi” olarak nitelendirilen İzmir’de ise uzun süredir adı bu il için geçen, eski İzmir Milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın adaylığının açıklanması bekleniyor.

Yeni Şafak’ın haberine göre ise, Turgut Altınok arandı ve bilgi verildi. Altınok, hali hazırda AK Parti’nin Keçiören Belediye Başkanı olarak görev yürütüyor.

Buna göre AK Parti’de olan mevcut büyükşehir belediye başkanlarının büyük bölümünün de yeniden aday gösterilecek. Erdoğan’ın akşam saatlerinde büyükşehir belediye başkanlarını arayacağı öne sürüldü.

AK Parti’nin Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Kocaispirli’nin beklediği telefonu aldığı ve Ankara’ya gitmek için hazırlıklara başladığı iddia edildi.

Malatya’da Selahattin Gürkan aday gösterilmezken, AK Parti kulislerinde konuşulanlara göre AK Parti’nin Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er oldu. Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılıç yeniden aday gösterilmeyecek. Ziya Polat, Adıyaman Belediye Başkan Adayı oluyor. Maraş’ta da Hayrettin Güngör’ün yerine Fırat Görgel Büyükşehir adayı oluyor.

AK Parti’nin Konya’da mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı, Urfa’da Zeynel Abidin Beyazgül’ü, Kayseri’de Memduh Büyükkılıç’ı, Gaziantep’te Fatma Şahin’i aday göstermesi kesinleşti.

AK Parti Trabzon belediye Başkanı’nı değiştiriyor. Murat Soroğlu’nun yerine Ahmet Metin Genç aday olarak gösteriliyor.

Kırıkkale Belediye Başkan adayı: Mehmet Saygılı,
Nevşehir Belediye Başkan adayı: Mehmet Savran,
Şırnak Belediye Başkan Adayı: Mehmet Yarka,
Gümüşhane Belediye Başkan Adayı: Ercan Çimen,
MHP Kilis Belediye Başkan Adayı: Hasan Kara,
MHP Uşak Belediye Başkan Adayı: Sezer Ateş,
Aksaray Belediye Başkan Adayı: Evren Dinçer.

AK Parti, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 17’si büyükşehir, 48 ilin belediye başkan adayını yarın saat 14.00’da ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde açıklayacak.

Paylaşın

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ve Yönetimi Genel Merkez Tarafından Görevden Alındı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme karar alan İYİ Parti’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile İzmir İl Başkanı Sinan Bezircioğlu arasında yaşanan gerginlik, Genel Merkez’in Sinan Bezircioğlu ve il yönetimini görevden almasına neden oldu.

VOA Türkçe’nin aktardığına göre, Sinan Bezircioğlu, görevden alınma sonrası düzenlediği basın toplantısında, “Özlale’nin kişisel kaprisleri yüzünden görevden alındık” dedi. Aynı zamanda İYİ Parti Genel İdare Kurulu üyesi ve İzmir milletvekili olan Özlale ise bu konuda Genel Başkan Meral Akşener’le hiç konuşmadığını belirterek, “Genel Merkez’imizin kararına saygı duyacağız” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 20 Eylül’de Ümit Özlale’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğunu açıklamıştı. Meral Akşener’in, “CHP’nin kalesi” olarak bilinen İzmir’de ilk kez bir büyükşehir belediye başkan adayını açıklaması iki parti arasında cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yaşanan gerginliğin bir yansıması olarak değerlendirilmişti.

Sonraki süreçte Ümit Özlale yerel seçimlere yönelik çalışmalarını sürdürürken İzmir il yönetimi ile arasında gerginlik yaşandığı kulislere yansımıştı. Ayrıca Ümit Özlale’nin Genel Merkez’e “ya ben ya il yönetimi” diyerek rest çektiği iddia edilmişti. Genel Merkez’in il yönetiminden istifasını istediği ancak il yönetiminin buna yanaşmadığı da öne sürülmüştü.

Sinan Bezircioğlu, Merkez Teşkilat Başkanlığı’nın aldığı görevden el çektirme kararında bir gerekçe belirtilmediğini söyledi. Yaşananlardan Özlale’yi sorumlu tutan Bezircioğlu, Özlale’nin Ankara’ya giderek Genel Başkan Meral Akşener’le görüştüğünü ve “ya ben ya da il yönetimi” diye direttiğini öne sürdü.

Sinan Bezircioğlu, “Ümit Özlale, seçilerek göreve gelmiş il yönetiminin şımarık bir kaprisle görevden el çektirilmesini sağladı” ifadesini kullandı. Ümit Özlale’nin seçim çalışmalarını da il başkanı ve yönetimini hiçe sayarak birkaç kişi ile sürdürdüğünü belirten Bezircioğlu, Ümit Özlale’yi hem partiyi hem de genel başkanı zor durumda bırakmakla suçladı.

“1 Nisan’dan sonra da burada olacağız”

Sinan Bezircioğlu, “Seçim çalışmalarında ‘İzmirli’yim, İzmir’in değerlerine sahibim’ diyen ve partimizin en iddialı belediye başkan adayı olarak kabul ettiği Ümit Özlale’nin, seçilerek göreve gelmiş il yönetiminin, şımarık bir kaprisle görevden el çektirilmesini sağlayarak, mevcut yönetime karşı kongrede kaybetmiş kişileri yönetime getirmek istemesi İzmir’in demokratik, cumhuriyetçi, özgür, çağdaş yapısıyla bağdaşmadığının göstergesidir. Bizler partimizin neferleriyiz ve her zaman da partimizin emrinde olacağız. Biz dün vardık, bugün varız. 1 Nisan’dan sonra da burada olacağız” dedi.

Ümit Özlale ise, Genel Merkez’e gidip “ya ben ya o” diyecek karakterde biri olmadığını söyleyerek, “Genel Merkez böyle bir karar verdiyse partimiz için hayırlı olsun diyorum ben” şeklinde konuştu.

Paylaşın

BAE, İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan Hisse Almaya Yakın

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan hisse almaya yakın olduğu bildirildi. Alsancak Limanı’nın satışı için BAE ile prensipte el sıkışıldığı ancak resmi açıklamanın henüz yapılmadığı daha önce iddia edilmişti.

Satın alınacak hissenin büyüklüğünün netleşmediği ancak kaynaklardan birinin anlaşmanın yaklaşık 500 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Dubai’de düzenlenen COP28 BM iklim zirvesi çerçevesinde BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan hisse almaya yakın olduğunu bildirdi.

Ajansa konuşan ancak anlaşma henüz kesinleşmediği için isimlerinin açıklanmasını istemeyen dört kaynağa dayandırılan habere göre, olası anlaşma kapsamında devlet kontrolündeki Abu Dhabi (AD) Ports Grubu 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu’na devredilen İzmir Alsancak Limanı’nı işletmek üzere kurulacak bir kuruluşa yatırım yapacak.

Satın alınacak hissenin büyüklüğünün netleşmediği ancak kaynaklardan birinin anlaşmanın yaklaşık 500 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediği aktarıldı.

Türkiye’nin yüksek enflasyon ve kötü ekonomik veriler nedeniyle bir süredir yabancı yatırım arayışında olduğuna dikkat çekilen haberde, Türkiye ve BAE arasında bu yıl Mayıs ayında bir serbest ticaret anlaşması imzaladığı hatırlatıldı.

BAE yetkilileri, Türkiye’de enerji ve lojistik de dahil olmak üzere büyük yatırım fırsatları olduğunu bildiriyor. Dubai’ye ait liman işletme devi DP World bu yılın başında bir Türk limanının çoğunluk hissesini satın almıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, “ekonomiyi canlandırmak” amacıyla Körfez ülkelerini ziyaret ettiği Temmuz ayında, iki ülke 50 milyar doları aşan bir dizi anlaşma üzerinde mutabık kalmıştı.

Erdoğan, son olarak Dubai’de düzenlenen COP28 BM iklim zirvesi çerçevesinde BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.

İzmir’in merkezinde yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından işletilen 902 bin metrekare alana sahip Alsancak Limanı’nın satışı için BAE’den Abu Dhabi (AD) Ports Grubu ile prensipte el sıkışıldığı ancak resmi açıklamanın henüz yapılmadığı daha önce iddia edilmişti.

AD Ports Grup, yaklaşık 2 bin 500 çalışanı ile BAE’de 10 liman ve terminalin sahibi ve işletmecisi. CHP İzmir İl Yönetimi bu yaz, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili, satıştan vazgeçilmesi için hükümete çağrıda bulunmuştu.

Paylaşın

Kulis: AK Parti, İstanbul, Ankara Ve İzmir İçin Kazanacak Aday Arıyor

31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça partilerde çalışmalarına hız verdi. AK Parti’de İstanbul için eski Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’un adı kulislerde en çok dillendirilen isimler arasında yer alıyor.

Parti kulislerinde, Ankara’da, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un aday gösterilmesinin yüksek ihtimal olduğu dile getirilirken, İzmir için ise, “İzmir’i almak istiyorsak bize 7 kuşak İzmirli bir aday lazım. Adayın muhalif seçmene hitap etmesi gerekir” değerlendirmeleri yapılıyor.

Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye başlayan yerel seçimler için partiler çalışmalarını hızlandırırken, kulislerde AK Parti’nin muhtemel adayları konuşulmaya devam ediyor.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; AK Parti’de Ekrem İmamoğlu’na karşı Karadenizli aday arayışı sürerken, hem Kürt seçmenin hem muhalif seçmenin oyunu alabilecek profiller üzerinde de duruluyor. Karadenizli ve Kürt olmamasına rağmen bakanlığı döneminde gösterdiği performanstan dolayı eski Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’un adı kulislerde en çok dillendirilen isimler arasında yer alıyor.

Bazı parti kurmayları İstanbul’da hem Kürt seçmene hem muhalif seçmene hitap edebilecek, ılımlı siyaset yürütebilecek bir ismin aday gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Kulislerde bu özellikleri taşıyan isimlerden birinin de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olduğu konuşuluyor. Ayrıca, Karadenizli olması ve bakanlık döneminde yaptığı büyük yatırımlarla kendini gösteren eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da İstanbul için konuşulan isimler arasında bulunuyor.

Yine mevcut ilçe belediye başkanlarından birisinin de büyükşehir için aday gösterilebileceği belirtiliyor. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın aday gösterilebileceği kaydediliyor.

Ankara ve İzmir

Ankara’da ise mevcut Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın karşısına milliyetçi bir profile sahip adayla çıkıldığı takdirde başkentin geri alınabileceği görüşü hâkim. Kulislerde bu profildeki Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un aday gösterilmesinin yüksek ihtimal olduğu dile getiriliyor. Öte yandan aday adaylığı için Tarım ve Orman Bakan Yardımcılığı görevinden istifa eden eski Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin de aday olabileceği belirtiliyor.

İzmir’de de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın ismi öne çıkıyor. Parti kurmayları “İzmir’i almak istiyorsak bize 7 kuşak İzmirli bir aday lazım. Adayın muhalif seçmene hitap etmesi gerekir” değerlendirmesini yapıyor.

Paylaşın

İBB Başkanı Tunç Soyer’e “Kilise Çanı” Soruşturması

Osmanlı Devleti ve son padişah Vahdettin’i eleştirdiği için hakkında soruşturma açılan İBB Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar belediye başkanı olduğu dönemde bir kilise çanını Yunanistan Konsolosluğu’na verdiği iddiasıyla başka bir soruşturmanın açıldığını duyurdu.

Soruşturmaya konu olan iddiayı yalanlayan İBB Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar belediye başkanı seçildikten sonra eski binayı hiç kullanmadığını, görevini yeni binada devam ettirdiğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Tunç Soyer, 14 yıl önce Seferihisar belediye başkanı olduğu dönemde eski belediye binasının önündeki Rum kilisesine ait çanı Yunanistan Konsolosluğu’na verdiği iddiasıyla hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. İddiayı yalanlayan Soyer, Seferihisar belediye başkanı seçildikten sonra eski binayı hiç kullanmadığını, görevini yeni binada devam ettirdiğini söyledi.

Soyer, katıldığı Sözcü TV yayınında şunları söyledi: “Bugün bir başka soruşturma geldi; ondan bahsetmek isterim. 14 yıl önce ben Seferihisar belediye başkanıyken bir iddia ortaya atılmış; hiç benim görmediğim duymadığım bir şey. ‘Belediye binası önünde alarm çanı olarak kullanılan tarihi Rum kilisesine ait çanın başkanlık makamının önünde sergilendiği, tarihi eser niteliğinde olduğu iddia edilen bu çanın ilgili makamlara bildirmeden tarafımca Yunan Konsolosluğu’na verildiği’ iddiasıyla başka bir soruşturma açıldı.”

Osmanlı Devleti ve Vahdettin’i eleştirdiği için soruşturma açılmıştı

Tunç Soyer’e, şehrin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümünde, Atatürk’ten alıntı yaptığı sözlerle Osmanlı Devleti ve son padişah Vahdettin’i eleştirdiği için İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma açılmıştı. Soyer’in Osmanlı Devleti’ni ve yöneticilerini hedef gösterdiği, kişinin hatırasına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarını işlediği iddia edilmişti.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin 16 Kasım’da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne gönderdiği yazıda, Soyer’in 9 Eylül’deki konuşmasına ilişkin soruşturma açıldığı bildirildi. Müfettişler belediyeden Soyer’in konuşmasının görüntülerini istemişti.

Soyer’in Atatürk’ten alıntı yaptığı “100 yıl önceydi. Bu toprakları yönetenler gaflet, delalet ve hatta hıyanet içindeydi. Gençler, kadınları, çocukları, geleceği hiç düşünmediler. Sadece saraylarındaki saltanatı korumak için bütün bir milleti ateşe attılar. İnsanlık onurumuzu, bağımsızlık tutkumuzu ve yaşam hakkımızı ayaklar altına aldılar ve teslim oldular” sözleri gerekçe gösterilmişti.

Paylaşın

İBB Başkanı Soyer’den Seçim Açıklaması: Aday Adayıyım

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan İBB Başkanı Tunç Soyer, yeniden aday adayı olacağını söyleyerek “Geçen 5 yıl içinde mutfağı toparladık, şimdi yemek vermek istiyorum” dedi.

Tunç Soyer açıklamasının devamında, “İzmirliler sadece bir siyasi partiye, sadece hizmet performansına oy vermezler, aynı zamanda demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe bağımsızlığa oy verirler” ifadelerini kullandı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Fox TV’de ülke ve kent gündemine dair açıklamalarda bulundu. “Net olarak aday adayıyım” diyen Soyer, “Geçen 5 yıl içinde mutfağı toparladık, şimdi salonda yemek vermek istiyoruz, o noktaya geldik. Tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Eminim ki İzmirliler görmedikleri yer altında olduğunu bildikleri yatırımlarının ne kadar kıymetli olduklarını biliyorlar” ifadelerini kullandı.

Tunç Soyer açıklamasının devamında, İzmirliler sadece bir siyasi partiye, sadece hizmet performansına oy vermezler, aynı zamanda demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe bağımsızlığa oy verirler. Bu nedenle biz kendimizle yarışırız; ‘biz daha iyisini nasıl yaparız’ diye. Bu nedenle İzmir’in dünyadaki yerini büyütmeye gayret ederiz.

Bizim Avrupa’da kurduğumuz ilişkileri de bu amaca matuftur. Önümüzdeki hafta 27’sinde inşallah Avrupa Gençlik Başkenti ilan edileceğiz. 2026 gençlerimizi Avrupa’nın gençleriyle buluşturacağımız yıl olacak. Göreceksiniz İzmir’in yine Anadolu’nun Türkiye’nin lokomotifi olarak, yine Anadolu’daki yeniliklerin, aydınlığın müjdecisi olarak İzmir’i bir kez daha ileriye taşıyacağız” dedi.

Tunç Soyer kimdir?

1959 Ankara’da dünyaya gelen Tunç Soyer, çocukluk yaşlarından itibaren İzmir’de yaşadı. Bornova Anadolu Lisesi’ndeki yatılı öğrencilik yıllarının ardından yükseköğrenimini Ankara Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Aynı yıllarda Türk Haberler Ajansı’nda muhabirlik yaptı. Mülteci kamplarındaki kadın dramını anlatan bir eseri Türkçeye çevirdi.

İsviçre Webster Üniversitesi’nde “Uluslararası İlişkiler” ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde “Avrupa Birliği” alanlarında yüksek lisans yaptı. İyi düzeyde İngilizce ve Fransızca bilen Soyer, 1991’de Seferihisar’da halen faal olan bir tatil köyünün kurulmasına ve İzmir’in turizmine kazandırılmasına önayak oldu. Dokuz yıl boyunca turizm sektöründe yönetici olarak faaliyet gösterdi.

2003’te İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’ya Avrupa Birliği’nden temin edilecek mali kaynaklar konusunda danışmanlık yapan Soyer, İzmir’in ekonomisine ve sosyal yaşamına dair tecrübelerini bu süreçte arttırdı. 2004-2006 yıllarında İzmir Ticaret Odası’nda Dış İlişkiler Müdürlüğü’nü yürüttü. 2006 yılında Dışişleri Bakanlığı tarafından EXPO İzmir Genel Sekreterliği görevine atandı.

2009 yılı itibarıyla Seferihisar’da Belediye Başkanlığı görevine seçildi ve bu görevi iki dönem yürüttü. Küçük ilçelerin uluslararası ölçekte tanınmasını ve ekonomisinin geliştirilmesini hedefleyen Citta Slow (Sakin Şehir) hareketini önce Seferihisar’a, ardından Türkiye’nin yedi farklı coğrafi bölgesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne taşıdı.

2013’te merkezi İtalya’da bulunan Dünya Sakin Şehirler Birliği’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevine, 2014’te Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine, Temmuz 2019’da,  Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Yönetim Kurulu Üyeliği’ne ve 2021’de Dünya çapında 2500’ün üzerinde üyesi olan Sürdürülebilir Kentler Ağı’nın (ICLEI) Küresel Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.

Kendisinin Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde İzmir, G20 üye devletlerinden metropol kentleri ortak bir çerçeve altında bir araya getiren U20’ye davet edilerek U20’nin daimi üyesi oldu.  Son olarak Ekim 2023’te ise 46 ülkeden 130.000’in üzerinde yerel ve bölgesel yönetimi temsil eden Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Bölgeler Meclisi Başkanı olarak seçildi. Aynı zamanda Kongre’nin Türkiye’den tek Büro Üyesi ve Kongre Başkan Vekilidir.

Bu görevleri halen süren ve Mart 2019 yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Soyer, evli ve iki kız babasıdır.

Paylaşın

“İYİ Parti İle AK Parti İzmir İçin Anlaştı” İddiası

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız gireceğini açıklayan İYİ Parti’nin İzmir için AK Parti ile anlaştığı öne sürüldü: AK Parti İzmir’de aday çıkarmayacak.

İYİ Parti’den istifa eden eski milletvekili Aytun Çıray, gazeteci Nevşin Mengü’nün YouTube kanalında konuk olduğu programda yerel seçimlere dair konuştu.

Aytun Çıray, çok güvendiği bir kaynağının kendisine, İYİ Parti ile AKP arasında bir anlaşmadan bahsettiğini, “İYİ Parti’nin Türkiye’nin her yerinde aday çıkarmak şartıyla, İzmir’de AKP’nin aday çıkarmama ihtimali tartışılıyor” dediğini aktardı.

Çıray, şunları kaydetti: “İYİ Parti’nin istediği gibi davranma hakkına kimse bir şey diyemez ama Türkiye çapında aday çıkarmaları en çok CHP’ye zarar verecektir. Çok güçlü bir liderlik sergiliyorsanız sizin vaadiniz ittifakla seçim kazanmak olmamalı. Bu aşamadan sonra kurulacak bir ittifak da işe yaramaz. Meral Hanım, ‘kazanacak aday’ sürecine benzer bir süreç yürüttü.

CHP, örseleniyor. İYİ Partili vekil tarafından HDP’ye, PKK’ya yakın olmakla yorumlandı. Bir başka vekil, biz MHP ve AKP ile ittifak yapmalıyız dedi. İYİ Partili bir vekil, İzmir’de bir STK’nın başkanına gidip, başka şeyler teklif etti. ‘İster AKP’den ister bizden aday ol, destek vereceğiz’ dedi.

Bir süreç yürüyor ve muhalefet açısından iyi bir süreç yürümüyor. Muhalefetin seçime giderken kendi içindeki açıklaması Tayyip Bey’i kurtarıyor. Ankara, İstanbul’u muhalefet alır. Bilinçli CHP seçmeni ve İyi Parti seçmeni, İstanbul’da Ankara’da CHP’ye oy verir.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: Akşener, Partisinin İzmir Adayını Açıkladı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeye hazırlanan İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, partisinin milletvekili Ümit Özlale’yi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak açıkladı.

Haber Merkezi / İYİ Parti Lideri Akşener ayrıca, son dönemde CHP kanadından gelen, “O 15 milletvekili olmasaydı İYİ Parti olmazdı” açıklamalarına da tepki göstererek, “Siz nerede olurdunuz? İstanbul olur muydu? Ankara olur muydu? Antalya olur muydu? Adana olur muydu?” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener, İzmir’de temaslarını sürdürdü. Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nı, sonrasında da İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Akşener, parti yetkileri ile bir araya geldiği toplantıda konuşma yaptı.

Meral Akşener, İYİ Parti İzmir Milletvekili  Ümit Özlale’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğunu açıkladı: Ümit Özlale kardeşimin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını ve inşallah belediye başkanı olacağını ilan ediyorum.

Akşener konuşmasında 2018 seçimleri sürecinde İYİ Parti’nin seçime girebilmesi için  CHP’den 15 milletvekinin geçici olark transfer olması ile ilgili tartışmalara da değinerek şunları kaydetti:

“2018 derhal bir karar alındı. 24 Haziran bir soru işareti. Yani seçimlere hazır mısınız, değil misiniz? Ben dahil bütün arkadaşlara fısıltı halinde bir bilgi geldi. Cumartesi günü YSK toplanacak ve hayır dedirtecek. Yani seçime giremeyeceksiniz. Tekrarlamayacağım, 15 milletvekili meselesi oldu.

Ve o arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Hem 15milletvekiline hem Sayın Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum. Demokrasiye büyük hizmet ettiler. Ama şunu duyuyoruz. Özellikle son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin mensupları, yetkilileri… Hani gazetecimsi arkadaşlardan bahsetmiyorum. Diyorlar ki, “15 milletvekili olmasaydı İYİ Parti olmazdı”. Doğrudur olmazdı.

Peki siz nerede olurdunuz? İstanbul olur muydu? Ankara olur muydu? Antalya olur muydu? Adana olur muydu? Bu ittifaka, ucube sistemin mecbur bıraktığı ittifak sebebiyle pek çok şey yaşadık. Ama o güzel hareket o demokrasinin yanında durma hareketinden herkes kazandı.

Akşener, dün yaptığı açıklamada “Biz ittifak sisteminden vazgeçtik. Türkiye için eğile büküle öldük. Bundan sonra yok. İttifak sistemiyle yol yürümeyeceğiz. Sadece bugün değil 2028’de de kendi başımıza gireceğiz” demişti.

Geçtiğimiz günlerde Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın sorularını yanıtlayan Ümit Özlale, “İzmir CHP’nin kalesi değil. İzmir hiçbir siyasi partinin kalesi olamayacak kadar kadim bir kültüre sahip. O yüzden de ben İzmir profiline çok uygun bir aday olduğumu düşünüyorum. İzmir’i çok iyi yöneteceğimi düşünüyorum.

AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer partilerden de oy alacağımı biliyorum. Çünkü ben orada makulü temsil edeceğim. Projelerimle ön plana çıkacağım. Siyaset üstü bir profil olarak İzmirli’nin karşısına çıkacağım. O bakımdan oyları bölmeyeceğim” açıklaması yapmıştı.

Paylaşın