Filistin – İsrail Savaşı: Türkiye Arabulucu Olabilir Mi?

Hamas’ın sürpriz ve koordineli saldırılarında en az 700 İsrailli hayatını kaybetti. Filistinli yetkililere göre İsrail’in karşı saldırılarında ise en az 313 Gazzeli yaşamını yitirdi. İsrail Sağlık Bakanlığı’na göre 2 binden fazla yaralı İsrailli hastanelere kaldırıldı.

Filistin Sağlık Bakanlığı ise, İsrail’in kuşatma altındaki kıyı bölgesine yönelik devam eden saldırıları sonucunda yaklaşık 2,200 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail-Hamas savaşı, Türkiye’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu resmi bir ziyaret için beklediği bir dönemde çıktı. Taraflara itidal çağrısında bulunan ve şiddetin sona ermesi için diplomatik çabalarına başlayan Ankara, bu süreçte dengeli ve aktif bir politika izleyip bölgesel etkinliğini kullanmayı hedefliyor.

Ankara, İsrail – Filistin savaşına nasıl bakıyor, arabuluculuk yapabilir mi?

İsrail’in Ankara Büyükelçisi Irit Lillian, İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk tekliflerinden söz etmek için henüz erken olduğunu belirtti. Hamas’ın Türkiye’de ya da başka bir yerde varlık göstermemesi gerektiğini ifade eden Lillian, son saldırıların bunu açıkça gösterdiğini dile getirdi.

Lillian, Hamas’ın İsrail’e karşı düzenlediği son yılların en büyük saldırısıyla ilgili videokonferans yoluyla gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ankara’nın şiddeti sonlandırmak için, “Elimizden gelen katkıyı sağlamaya daima hazırız. Bu doğrultuda, ilgili taraflarla temaslarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz” şeklindeki açıklamasını değerlendiren Lillian, İsrail’in önceliğinin saldırıya karşılık vermek olduğunu vurguladı.

Büyükelçi, “Arabuluculuk farklı bir zaman diliminde gündeme gelir. Şu anda maalesef ölüleri sayıyoruz, yaraları sarmaya çalışıyoruz. Kaçırılan vatandaşlarımızın sayısının ne olduğunu bile bilmiyoruz” dedi.

“Kaçırılan tüm insanların evlerine döndüğünü görmek istiyoruz ve bölgeye sessizlik ve sükunetin geri gelmesini istiyoruz” diyen Lillian, “Bundan sonra arabuluculuk ve bu arabuluculukta kimlerin rol alacağı hakkında konuşabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’e yönelik saldırı, yıllardır Filistin ve Hamas yanlısı bir pozisyonda olan, bazı Hamas üyelerinin Türkiye’de barınmasına izin veren AKP hükümetinin İsrail ile bağlarını onarmaya çalıştığı bir döneme denk geliyor. Ankara Hamas’ı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nin (AB) aksine terör örgütü olarak tanımlamıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen Temmuz’da Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ile görüşmüştü.

Hamas üyelerinin Türkiye’deki varlığına ilişkin bir soru üzerine Lillian, İslamcı grubun üst düzey bir üyesi olan Salih El Aruri’nin Türkiye’de görüldüğünü ve insanlığa karşı suç işlemekten yargılanması gerektiğini belirtti.

Lillian, gazetecilere yaptığı açıklamada “Bence bu durum Hamas’ın ne Türkiye’de ne de dünyanın başka bir yerinde ofisi ya da herhangi bir faaliyeti olmaması gerektiği yönündeki görüşümüzü güçlendiriyor. Teröristlerin dünyanın herhangi bir ülkesinden eylemleri yönetmesine ya da komuta etmesine yer yoktur” dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise, Reuters’ın Hamas yetkililerinin Türkiye’deki varlığıyla ilgili değerlendirme talebine henüz yanıt vermedi.

On yıllardır “militan saldırılardan” muzdarip olan Türkiye’den daha fazla empati beklediklerini belirten İsrail Büyükelçisi, saldırıların ardından iki ülke arasındaki “faydalı yapıcı” diyaloğun Türkiye ile İsrail arasındaki yakınlaşmanın kaderine ışık tutacağını söyledi.

Hamas’ın saldırısının iki ülke ilişkilerini etkileyip etkilemeyeceğine yönelik soruya “Bence bunu söylemek biraz zor. Isınma sürecine giren İsrail ve Türkiye ilişkilerinin dünkü saldırıdan ve terörizme karşı devam eden savaştan etkilenmemesi gerektiğini düşünüyorum” yanıtını veren Lillian, İsrail Büyükelçiliği’nin “tehdit, gösteri ve şiddet çağrıları” konusunda Türk yetkililerle temas halinde olduğunu söyledi.

Ankara, Hamas’ı meşru bir siyasi aktör olarak görüyor

Türkiye, birçok Batı ülkesinin aksine Hamas’ı meşru bir siyasi aktör olarak görüyor ve Filistin’deki diğer güçlü örgüt olan El Fetih ile ortak bir hükümet kurma konusunda arabuluculuk yapıyor.

Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Temmuz 2023’te Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ve Hamas lideri İsmail Haniye’yi Ankara’da ağırlamış ve ortak yönetim konusundaki çağrılarını yinelemişti.

Türkiye ile Hamas arasındaki resmi bağlar ilk kez 2006’da üst düzey bir Hamas heyetinin Ankara’yı ziyaretiyle başladı. Türkiye-İsrail ilişkileri, 2010’da yaşanan Mavi Marmara bunalımıyla gerilemesi sürecinde, Ankara’nın Hamas’la temasları yoğunlaştı. Bazı üst düzey yetkililerin İsrail karşıtı faaliyetlerini Türkiye’den yönlendirdiği iddiası, İsrail tarafından sıkça dile getirildi.

İsrail, Türkiye ile normalleşme sürecinde Hamas’ın faaliyetlerinin sona erdirilmesini şartlardan biri olarak masaya sürdü. Ankara’nın, tam olmasa da, bu koşulu yerine getirdiğine yönelik haberler uluslararası basında yer aldı.

Türkiye – İsrail normalleşme süreci nasıl etkilenir?

Bölgedeki son gerilimin, Türkiye-İsrail normalleşme süreci açısından büyük önem verilen bir dönemde yaşanması dikkat çekici. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül ayında New York’ta bir araya geldiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ertelenen Türkiye ziyaretini Ekim ya da Kasım ayında yapmasının planlandığı kaydedilmişti.

Netanyahu’nun ziyareti öncesi özellikle enerji alanındaki işbirliği olasılıklarını görüşmek üzere Türkiye-İsrail arasında bakan düzeyinde temasların gerçekleştirilmesi de öngörülüyordu.

Ancak yaşanan son gelişmelerin bu temasların ertelenmesine neden olabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Türkiye-İsrail normalleşmesinin geleceğinin ise çatışma ortamının nasıl evrileceğine göre şekilleneceği yorumları öne çıkıyor.

Dünya liderleri ne dedi?

Öte yandan geçtiğimiz 24 saatte çok sayıda diplomatik temas gerçekleşti, dünya liderleri açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AKP’nin 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Hamas’ın Aksa Tufanı Operasyonu’na ilişkin, itidal çağrısı yaptı.

Erdoğan, “Türkiye olarak İsrail’deki hadiseler ışığında tarafları itidalle hareket etmeye, gerilimi tırmandıracak fevri adımlardan uzak durmaya çağırıyoruz” dedi.

İlerleyen saatlerde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki’nin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve İran dışişleri bakanları ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği kaydedildi.

Erdoğan, Pazar günü yaptığı bir konuşmada da bölgedeki sorunların kökeninde Filistin meselesi olduğunu ve bunun “hakkaniyete uygun” bir şekilde çözülmesi gerektiğini vurguladı. “İki devletli çözüm” perspektifinin önemli olduğunu belirten Erdoğan, “1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır” dedi.

Geçtiğimiz saatlerde birçok dünya lideri İsrail’in “kendisini savunma hakkına sahip olduğu” yönünde açıklamalar yaptı. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Almanya, Ukrayna, İtalya ve İngiltere liderlerinin İsrail’in kendisini “ne kadar gerekiyorsa” savunma hakkına destek verdikleri belirtildi.

Cumartesi akşamı Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada ABD Başkanı Joe Biden da İsrail’in “kendisini ve halkını savunma hakkına sahip olduğunu” ve ABD’nin İsrail’e desteğinin “sağlam ve tereddütsüz” olduğunu ifade etti.

“İsrail’e düşman olan herhangi bir taraf açısından bu saldırıları kullanma zamanı değildir” diyen Biden, “Dünyanın gözü üzerinizde” diye devam etti. Biden, İsrail’in ihtiyacı olan her şeye sahip olması ve kendisini savunmaya devam edebilmesi için müttefiklerle görüşülmekte olduğunu kaydetti.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, Aksa Tufanı operasyonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Hamas teröristlerinin İsrail halkına karşı gerçekleştirdiği saldırılar karşısında şoka uğradım” dedi. İsrail’in kesinlikle kendini savunma hakkına sahip olduğunu belirten Sunak, “İsrailli yetkililerle irtibat halindeyiz” dedi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hamas saldırılarını kınadı. Von der Leyen, “Hamas teröristlerinin İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı kesin surette kınıyorum. Bu, terörizmin bir en aşağılık örneğidir. İsrail, böyle çirkni saldırılara karşı kendini savunma hakkına sahiptir” dedi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Teröre başvuran herkes dünyaya karşı suç işliyor. Terörün hiçbir yerde ve hiçbir zaman hayatı yok etmeye veya kontrol etmeye kalkışmaması için dünyanın birlik ve beraberlik içerisinde durması gerekiyor. İsrail’in meşru müdafaa hakkı tartışılmaz” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da İsrail’e yönelik “terör saldırılarını” kınadı. Sosyal medyadan paylaşım yapan Macron, “Kurbanlarla, onların aileleriyle ve onlara yakın olanlarla tam dayanışma içinde olduğumu ifade ediyorum” dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise Pazar günü yaptığı açıklamada, İsrailliler ve Filistinliler arasında tırmanan gerilim ve şiddet olaylarından “derin endişe” duyduğunu belirtti. Açıklamada, “İlgili tarafları sakin olmaya, itidalli davranmaya ve sivilleri korumak ve durumun daha da kötüleşmesini önlemek için düşmanlıkları derhal sona erdirmeye çağırıyoruz” denildi.

Bakanlık, “Çatışmanın tekrarlanması, barış sürecinin uzun süre duraklamasının devam edemeyeceğini bir kez daha gösteriyor” dedi. Bakanlık, uluslararası toplumu “kalıcı barışı sağlamanın bir yolunu bulmak” için “daha büyük bir aciliyetle hareket etmeye” çağırdı.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit, “Gazze’deki askeri operasyonların derhal durdurulması” ve “iki taraf arasındaki silahlı çatışma döngüsünün” sonlandırılması çağrısında bulundu ve şöyle devam etti: “İsrail’in şiddet içeren ve aşırılıkçı politikaları uygulamaya devam etmesi, bölgeyi öngörülebilir gelecekte istikrara yönelik ciddi fırsatlardan mahrum bırakan bir saatli bombadır.”

Devlet haber ajansına göre ise Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Filistinliler arasındaki gerilimin tırmanmasının “ciddi sonuçları” konusunda uyarıda bulundu. Bakanlığın yaptığı açıklamada, “Maksimum itidal uygulanması ve sivillerin daha fazla tehlikeye maruz bırakılmasından kaçınılması” çağrısında bulunuldu.

Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü’nün gelişmeleri görüşmek üzere AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile bir görüşme gerçekleştireceği aktarıldı.

İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Rahim Safavi, Filistinlilerin İsrail’e yönelik saldırısını destekledi. ISNA haber ajansında yer alan haberde Safavi’nin “Filistinli savaşçıları kutlarız” ifadelerine yer verildi. Safavi, “Filistin ve Kudüs’ün özgürleşene kadar Filistin savaşçılarının yanında olacağız” dedi.

Interfax haber ajansının Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov’a dayandırdığı haberine göre ise Rusya, İsrail-Filistin çatışmasının tırmanmasıyla bağlantılı olarak İsrail, Filistinliler ve Arap ülkeleriyle temas halinde olduğunu söyledi.

Rusya tarafından yapılan açıklamada, “Her zaman itidal çağrısında bulunduğumuzu söylemeye gerek yok” denildi.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın

İsrail – Filistin Gerilimi: Tel Aviv Resmen “Savaş” İlan Etti

Gazze’yi kontrol eden Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının İsrail’e karşı “Aksa Tufanı” operasyonunu başlattığını açıklamasından bir gün sonra, İsrail’in askeri-siyasi kabinesi, ‘resmi savaş ilanı’ anlamına gelen Anayasa’nın 40. maddesini yürürlüğe koyduğu bildirildi.

İsrail Hükümet Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, ülkenin askeri-siyasi kabinesi, Anayasa’nın 40. maddesini yürürlüğe koydu. Bu madde, resmi savaş ilanı anlamına geliyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonlarını yüksek alarma geçirirken, bu kapsamda, diplomatlara ‘güvenlik yetkililerinden özel izin almadıkça evlerinden çıkmama’ talimatı verildi.

İsrail hükümetinin basın ofisinden yapılan sosyal medya paylaşımına göre Cumartesi gününden bu yana 600’den fazla İsrailli öldürüldü. Ayrıca 100’den fazla kişinin kaçırıldığı ve 2,000’den fazla kişinin de yaralandığı belirtildi.

Filistinli yetkililere göre Gazze’de İsrail’in hava saldırıları sonucunda en az 370 kişi hayatını kaybetti, 2200 kişi de yaralandı.

Hizbullah İsrail’e saldırdı

Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarını başlatmasından bir gün sonra İran destekli Hizbullah milisleri Lübnan’dan İsrail’e saldırı düzenledi. Şii milisler Pazar günü yaptığı açıklamada, “çok sayıda topçu mermisi ve güdümlü füzelerle” sınır bölgesindeki İsrail hedeflerinin vurulduğunu belirtti. Açıklamada, saldırının Hamas ile “dayanışma” amacıyla düzenlendiği kaydedildi.

Hizbullah, Lübnan’a ait olan ancak İsrail işgali altındaki Kefr Şuba bölgesinde “Siyonist düşmana” ait üç noktanın vurulduğunu bildirdi. AFP haber ajansına konuşan bölge sakinleri de sabah saatlerinde İsrail yönüne roket saldırıları düzenlendiğini aktardı.

Hizbullah, Hamas’ın saldırılarını “kahramanca operasyon” olarak nitelendirerek bu örgütü tebrik etmiş, Hamas da Hizbullah’a, İsrail’e karşı mücadeleye katılma çağrısı yapmıştı.

İsrail, Hizbullah hedeflerini vurdu

İsrail ordusu ise Lübnan’ın güneyinden düzenlenen saldırılara karşılık verdi. Ordudan yapılan açıklamada, İsrail birliklerinin Lübnan’da saldırıların düzenlendiği mevzileri vurduğu belirtildi.

İsrail ordusu, ayrıca Hizbullah’ı Hamas’ın başlattığı askeri gerginliğe karışmaması konusunda uyardı. Ordu Sözcüsü Richard Hecht, “Hizbullah’a müdahil olmamasını tavsiye ediyoruz. Gelirlerse de, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere destek amacıyla bir gösteri düzenlendi. Katılımcıların Filistin ve Hizbullah bayrakları taşıdığı görüldü.

Gösteri, Hizbullah’ın bu sabah İsrail mevzilerine düzenlediği sınırlı topçu ve füze saldırılarının ardından gerçekleşti. Yapılan açıklamada saldırıların “Filistin halkıyla dayanışma için” yapıldığı belirtildi. İsrail de buna topçu saldırılarıyla karşılık verdi.

İsrail ile Lübnan arasındaki tampon bölgede konuşlu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Görev Gücü (UNIFIL) ise itidal çağrısında bulundu. “Her iki tarafın yetkilileriyle de temas halindeyiz” açıklamasında bulunan UNIFIL, tansiyonun daha da yükselmesini önlemeyi hedeflediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2000 yılında belirlenen, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırı oluşturan Mavi Hat’ta yaklaşık 13 bölge tartışma yaratıyor. İsrail ve Hizbullah arasında 2006 yılında 34 gün süren bir savaş yaşanmış, Lübnan tarafından bin 200’den fazla, İsrail tarafında ise 160 civarında kişi hayatını kaybetmişti.

Mısır’da bir polis memuru iki İsrailli turisti öldürdü

İsrail dışişleri bakanlığı, Mısır’ın İskenderiye kentinde iki İsrailli turist ve Mısırlı tur rehberlerinin vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Bir polis memurunun kentte bir grup İsrailli turiste ateş açtığı iddia edildi. Polis memurunun gözaltına alındığı belirtildi.

Extra News adlı televizyon kanalı da kimliği belirsiz bir güvenlik yetkilisinin, saldırıda bir kişinin daha yaralandığını söylediğini aktardı. Mısır’da İsraillilere yönelik bu tür bir saldırı onlarca yıldır görülmemişti.

Hamas, Filistinlilere ve bölgedeki diğer Araplara “İsrail işgalini ortadan kaldırma” eylemine katılma çağrısında bulundu. Şimdi büyük bir soru, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki veya bölgenin başka yerlerindeki Filistinlilerin bu çağrıya kulak verip vermeyecekleri.

İsrail şüphesiz birden fazla cephede başlayabilecek bir savaş olasılığının farkında. İsrail için en kötü senaryo, Lübnanlı militan grup Hizbullah’ın da bu girişime dahil olması olur.

Bu arada İsrail ordusu büyük miktarda asker takviyesi emri verdi. Gazze’ye yönelik yoğun hava saldırılarının yanı sıra İsrail kara operasyonu planladığını da belirtti.

İsrail’de “özel güvenlik durumu” genişletildi

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın operasyonel değerlendirmelerin ardından “özel güvenlik durumunu” tüm İsrail topraklarını kapsayacak şekilde genişlettiği belirtildi.

Açıklamada, böylece İsrail ordusunun sivillere güvenlik talimatları verebileceği ve gerekli durumlarda kamuya açık alanları kapatabileceği aktarıldı.

Gazze Şeridi sınırındaki İsrailliler tahliye ediliyor

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi sınırındaki Yahudi yerleşim birimlerindeki İsraillileri tahliye etmeye başladığını ve çoğu bölgede kontrolün yeniden sağlandığını duyurdu. Açıklamada, “Saldırıya uğrayan bölgelerin çoğunun kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardık. Beiri yerleşim biriminde çatışmalar devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te genel grev

Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı Şeria’da İsrail’in ihlallerine tepki için genel grev ilan edildiğini belirtti. Tepki olarak esnafın kepenk kapattığını ifade eden Ebu Yusuf, Gazze’ye saldırılardan ötürü Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması gerektiğini kaydetti.

Batı Şeria’nın yanı sıra Doğu Kudüs’te de Filistinli esnaf kepenk kapattı. Öte yandan Filistin Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, ilköğretim ve üniversitelerde eğitime ara verildiği bildirildi.

İran Cumhurbaşkanı Reisi, Hamas ve İslami Cihad liderleriyle görüştü

İran devlet medyası, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin son gelişmelerin ardından Filistinli militan gruplar Hamas ve İslami Cihad’ın liderleriyle görüştüğünü bildirdi. Reisi’nin iki liderle yaptığı görüşmenin ayrıntıları açıklanmadı.

İran Hamas’ı destekliyor ve finanse ediyor, silah ve eğitim sağlıyor. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in danışmanlarından biri, Cumartesi günü yaptığı açıklamada “Filistinli savaşçıları kutluyoruz” ifadeleriyle destek bildirmişti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı İkinci Gününde: En Az 800 Ölü

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatırken, İsrail’de buna karşılık “Demir Kılıçlar” operasyonunu başlattı. Operasyonlar ikinci gününe girerken en az 800 kişinin öldüğü bildirildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü hava saldırılarında ölü sayısının 313’e çıktığını duyurdu. Hayatını kaybedenlerden 20’sinin çocuk olduğunu bildiren Bakanlık, 2 bine yakın da yaralı olduğunu açıkladı. Diğer yandan Batı Şeria’da İsrail askerleri ile Filistinli göstericiler arasında çıkan çatışmalarda 6 kişi öldü. Bir başka olayda da İsrail askerlere bıçaklı saldırı girişiminde bulunan bir Filistinli öldürüldü.

Hamas militanlarının önce binlerce roket fırlatarak, ardından da sınırı geçerek İsrail yerleşimlerine düzenlediği saldırılarda ise İsrail medyasına göre en az 500 kişinin öldüğü belirtiliyor. Çok sayıda İsrailli asker ve sivil de Hamas tarafından rehin alındı.

Hizbullah İsrail’e saldırdı

Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarını başlatmasından bir gün sonra İran destekli Hizbullah milisleri Lübnan’dan İsrail’e saldırı düzenledi. Şii milisler Pazar günü yaptığı açıklamada, “çok sayıda topçu mermisi ve güdümlü füzelerle” sınır bölgesindeki İsrail hedeflerinin vurulduğunu belirtti. Açıklamada, saldırının Hamas ile “dayanışma” amacıyla düzenlendiği kaydedildi.

Hizbullah, Lübnan’a ait olan ancak İsrail işgali altındaki Kefr Şuba bölgesinde “Siyonist düşmana” ait üç noktanın vurulduğunu bildirdi. AFP haber ajansına konuşan bölge sakinleri de sabah saatlerinde İsrail yönüne roket saldırıları düzenlendiğini aktardı.

Hizbullah, Hamas’ın saldırılarını “kahramanca operasyon” olarak nitelendirerek bu örgütü tebrik etmiş, Hamas da Hizbullah’a, İsrail’e karşı mücadeleye katılma çağrısı yapmıştı.

İsrail, Hizbullah hedeflerini vurdu

İsrail ordusu ise Lübnan’ın güneyinden düzenlenen saldırılara karşılık verdi. Ordudan yapılan açıklamada, İsrail birliklerinin Lübnan’da saldırıların düzenlendiği mevzileri vurduğu belirtildi.

İsrail ordusu, ayrıca Hizbullah’ı Hamas’ın başlattığı askeri gerginliğe karışmaması konusunda uyardı. Ordu Sözcüsü Richard Hecht, “Hizbullah’a müdahil olmamasını tavsiye ediyoruz. Gelirlerse de, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Lübnan arasındaki tampon bölgede konuşlu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Görev Gücü (UNIFIL) ise itidal çağrısında bulundu. “Her iki tarafın yetkilileriyle de temas halindeyiz” açıklamasında bulunan UNIFIL, tansiyonun daha da yükselmesini önlemeyi hedeflediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2000 yılında belirlenen, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırı oluşturan Mavi Hat’ta yaklaşık 13 bölge tartışma yaratıyor. İsrail ve Hizbullah arasında 2006 yılında 34 gün süren bir savaş yaşanmış, Lübnan tarafından bin 200’den fazla, İsrail tarafında ise 160 civarında kişi hayatını kaybetmişti.

Mısır’da bir polis memuru iki İsrailli turisti öldürdü

İsrail dışişleri bakanlığı, Mısır’ın İskenderiye kentinde iki İsrailli turist ve Mısırlı tur rehberlerinin vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Bir polis memurunun kentte bir grup İsrailli turiste ateş açtığı iddia edildi. Polis memurunun gözaltına alındığı belirtildi.

Extra News adlı televizyon kanalı da kimliği belirsiz bir güvenlik yetkilisinin, saldırıda bir kişinin daha yaralandığını söylediğini aktardı. Mısır’da İsraillilere yönelik bu tür bir saldırı onlarca yıldır görülmemişti.

Hamas, Filistinlilere ve bölgedeki diğer Araplara “İsrail işgalini ortadan kaldırma” eylemine katılma çağrısında bulundu. Şimdi büyük bir soru, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki veya bölgenin başka yerlerindeki Filistinlilerin bu çağrıya kulak verip vermeyecekleri.

İsrail şüphesiz birden fazla cephede başlayabilecek bir savaş olasılığının farkında. İsrail için en kötü senaryo, Lübnanlı militan grup Hizbullah’ın da bu girişime dahil olması olur.

Bu arada İsrail ordusu büyük miktarda asker takviyesi emri verdi. Gazze’ye yönelik yoğun hava saldırılarının yanı sıra İsrail kara operasyonu planladığını da belirtti.

İsrail’de “özel güvenlik durumu” genişletildi

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın operasyonel değerlendirmelerin ardından “özel güvenlik durumunu” tüm İsrail topraklarını kapsayacak şekilde genişlettiği belirtildi.

Açıklamada, böylece İsrail ordusunun sivillere güvenlik talimatları verebileceği ve gerekli durumlarda kamuya açık alanları kapatabileceği aktarıldı.

Gazze Şeridi sınırındaki İsrailliler tahliye ediliyor

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi sınırındaki Yahudi yerleşim birimlerindeki İsraillileri tahliye etmeye başladığını ve çoğu bölgede kontrolün yeniden sağlandığını duyurdu. Açıklamada, “Saldırıya uğrayan bölgelerin çoğunun kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardık. Beiri yerleşim biriminde çatışmalar devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te genel grev

Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı Şeria’da İsrail’in ihlallerine tepki için genel grev ilan edildiğini belirtti. Tepki olarak esnafın kepenk kapattığını ifade eden Ebu Yusuf, Gazze’ye saldırılardan ötürü Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması gerektiğini kaydetti.

Batı Şeria’nın yanı sıra Doğu Kudüs’te de Filistinli esnaf kepenk kapattı. Öte yandan Filistin Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, ilköğretim ve üniversitelerde eğitime ara verildiği bildirildi.

Güvenlik kabinesi Netanyahu’ya ‘savaş yetkisi’ verdi

İsrail Güvenlik kabinesi cumartesi akşamı Başbakan Netanyahu’ya büyük çaplı bir askeri harekatı başlatma yetkisi verdi. Bu karar, Gazze Şeridi’nde geniş çaplı askeri operasyonlara olanak tanıyacak. Güvenlik Kabinesi’nin aldığı bu karar, pazartesi günü Knesset’in Dışişleri ve Savunma Komitesi’nin onayına sunulacak.

Pazartesi günü komite ayrıca hükümetin yedek askerleri çağırma ve olağanüstü hal ilan etme kararını da geriye dönük olarak onaylayacak. Başbakan Netanyahu, Gazzelilere yaptığı çağrıda “Gazze’yi terk edin” demişti. Güvenlik uzmanlarına göre, İsrail’in Hamas ile mücadelesi uzun soluklu çatışmalara yol açabilir.

“İsrail topraklarında ‘güç takviyesi’ yaptık”

Hamas’ın askeri sözcüsü, örgütün İsrail topraklarındaki “güçlerini yenilemeyi” ve sahada savaşan askerlerine yardım sağlamayı başardığını söyledi. Askeri sözcü, Hamas militanlarının İsrail içinde savaşmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

Daha önce de örgütün gece ve sabah erken saatlerde İsrail topraklarına sızmaya devam ettiği ve aralarında Sufa, Holit ve Yated köyleri ile birkaç bölgede “sahada faaliyet gösteren güçlerini takviye ettiği” iddia edilmişti. İsrail medyası da, Gazze sınırına yakın İsrail topraklarında çatışmaların yer yer devam ettiğini aktarıyor.

BMGK toplanıyor

Reuters’a konuşan diplomatlar, Hamas’ın cumartesi günü İsrail’e yönelik son yılların en büyük saldırısını gerçekleştirmesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin pazar günü toplanacağını söyledi.

BM sözcüsü Stephane Dujarric yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Hamas’ın saldırısını kınadığını ve “daha büyük bir savaştan kaçınmak için tüm diplomatik çabaları gösterme” çağrısında bulunduğunu söyledi.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

İsrail’den Gazze’ye ‘Demir Kılıçlar’ Operasyonu; Netanyahu: Bedel Ödeyecekler

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın İsrail’e karşı “Aksa Tufanı” isimli bir operasyon başlattığını duyurmasının ardından, İsrail’de, Gazze’ye ‘demir kılıçlar’ operasyonu başlattığını duyurdu.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İsrail halkı. Biz bir savaşın içindeyiz. Bu bir operasyon değil, gerilim değil. Bir savaş” dedi.

Açıklamasının devamında, “Hamas, bu sabah sürpriz bir saldırıyla İsrail devletine ve halkına karşı ölümcül bir saldırı başlattı. Sabahın erken saatlerinden beri bunu yaşıyoruz” diyen Netanyahu, “Güvenlik yetkililerini topladım, öncelikle sızan teröristleri temizlemeleri talimatını verdim. Bu operasyon şu saatlerde yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, açıklamasının sonunda, “Aynı zamanda büyük bir yedek asker çağrısı ile birlikte düşmanın hiç bilmediği bir güç ve kapsamda karşı saldırı savaşı emri verdim. Düşman, hiç bilmediği bir bedel ödeyecek. Bu arada, İsrail vatandaşlarını ordu talimatlarına kesin bir şekilde uymaya çağırıyorum. Bir savaştayız ve biz kazanacağız” dedi.

İsrail ordusu da savaş uçaklarıyla abluka altındaki Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığını duyurdu. Ordudan yapılan yazılı açıklamada, savaş uçaklarının Gazze Şeridi’ndeki farklı Hamas hedeflerini vurmaya başladığı belirtildi.

Gazze Şeridi sınır bölgesinde, İsrail ordusu ile Filistinli gruplar arasında çıkan çatışmalarda 4 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 5’inin yaralandığı bildirildi. Filistin resmi ajansı WAFA’da yer alan haberde, Gazze Şeridi’nin sınır bölgesinde İsrail ordusu ile Filistinliler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı belirtildi.

İzzeddin El Kassam Tugayları komutanı Muhammed ed Dayf, Cumartesi günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nden yapılan roket saldırılarının ardından “askeri bir operasyonun” başladığını ve “Aksa Tufanı” olarak adlandırılan bu operasyonun amacının, “İsrail’in ihlallerine” son vermek olduğunu dile getirdi. Ed Dayf, İsrail’e karşı başlattıkları “Aksa Tufanı’nın” ilk aşamasında 5 bin roket ve havan fırlattıklarını duyurdu. Saldırılarda bir kişinin öldüğü 15 kişinin de yaralandığını bildirildi.

Dayf, İsrail’e yönelik başlattığı saldırıya ilişkin yüzünün görülmediği videoda mesajında, “Filistin halkının yeniden devrim yaptığını ve bir devlet kurma projesine geri döndüğünü” ifade ederek, “İsrail’in ihlallerine karşı bir çizgi çekme kararı aldık, İsrail’e karşı Aksa Tufanı operasyonunu başlattık” dedi.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ise, konuya ilişkin bu sabah yaptığı açıklamada,  “Hamas’ın Gazze Şeridi’nden İsrail topraklarına yoğun bir şekilde roket atmaya başladığını, bir dizi farklı noktadan İsrail topraklarına girildiğini” duyurdu. Açıklamada, “Güney ve orta bölgelerdeki sivillerin sığınakların yanında, Gazze Şeridi’ni çevreleyen bölgede ise sığınakların içinde kalmaları gerekmektedir. Genelkurmay Başkanı şu anda bir durum değerlendirmesi yapmakta ve IDF faaliyetlerinin devamına ilişkin planları onaylamaktadır” denildi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da, “özel güvenlik durumu” ilan edildiğini aktararak, “Hamas, İsrail Devleti’ne savaş açarak büyük bir hata yaptı. İsrail ordusu her yerde düşmana karşı savaşıyor. İsrail kazanacak” dedi.

Mayıs ayında İsrail, Gazze Şeridi’nde İslami Cihad’a karşı bir saldırı başlatmış ve İsrail ordusu, İslami Cihad ve bölgedeki diğer silahlı gruplar arasında 34 Filistinli ve bir İsrailli kadının hayatını kaybettiği beş günlük bir savaşı tetiklemişti.

İsrail, Hamas’ın kontrolü ele geçirmesinden bu yana Gazze Şeridi’ne sıkı bir abluka uyguluyor. Yılbaşından bu yana İsrail-Filistin çatışmasıyla bağlantılı şiddet tırmanarak en az 247 Filistinli, 33 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan’ın hayatına mal oldu.

Paylaşın

Hamas’tan İsrail’e ‘Aksa Tufanı’ Operasyonu: 5 Binden Fazla Roket Atıldı

Gazze Şeridi’ni 2007’den beri kontrol eden Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail’e karşı “El Aksa Tufanı Operasyonu” başlattığını ve 5 binden fazla roket attığını duyurdu.

Haber Merkezi / İzzeddin el-Kassam Tugayları, “(İsrail) işgalinin tüm suçlarına son vermeye karar verdik” açıklamasında bulundu.

Yüzünün görülmediği bir videoda konuşan İzzeddin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Dayf, “Filistin halkı yeniden devrim yaptı ve bir devlet kurma projesine geri döndü…İsrail’in ihlalllerine karşı bir çizgi çekme kararı aldık” dedi.

İsrail, Hamas’ın roket saldırılarında en az bir kişinin yaralandığını açıklarken, İsrail ordusu ise “savaş durumu alarmı” ilan etiğini duyurdu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, roketlerin fırlatıldığı Gazze’deki hedeflere saldırı başlatıldığı duyuruldu. Açıklamada, İsrailli sivillerin korunacağı ve Hamas’ın eylemlerinden dolayı ağır bir bedel ödeyeceği belirtildi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, yedek askerleri göreve çağıran kararnameyi imzaladı. Gallant ayrıca, Gazze Şeridi etrafında 80 kilometre yarıçapındaki bölgeyi askeri alan ilan etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada başbakanın önümüzdeki saatlerde üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir araya geleceği belirtildi.

Kızıl Haç’ın İsrail’deki muadili olan Magen David Adom, İsrail’in güneyinde altmışlı yaşlarında bir kadının öldüğünü ve 15 kişinin de yaralandığını duyurdu. Magen David Adom’a göre bir roket Tel Aviv’in güneyindeki Yavne kasabasına düştü ve burada bir adam şarapnel parçaları nedeniyle hafif yaralandı.

Mayıs ayında İsrail, Gazze Şeridi’nde İslami Cihad’a karşı bir saldırı başlatmış ve İsrail ordusu, İslami Cihad ve bölgedeki diğer silahlı gruplar arasında 34 Filistinli ve bir İsrailli kadının hayatını kaybettiği beş günlük bir savaşı tetiklemişti.

İsrail, Hamas’ın kontrolü ele geçirmesinden bu yana Gazze Şeridi’ne sıkı bir abluka uyguluyor. Yılbaşından bu yana İsrail-Filistin çatışmasıyla bağlantılı şiddet tırmanarak en az 247 Filistinli, 33 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan’ın hayatına mal oldu.

Paylaşın

İsrail, 2023 Yılında 172 Filistinliyi Öldürdü

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) raporuna göre, İsrail güçleri, 2023’ün başından bu yana 172 Filistinliyi öldürdü. Rapora göre, İsrail, 2022 yılında 155 Filistinliyi öldürdü.

Geçen yılın, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 2005’ten bu yana en çok Filistinlinin öldürüldüğü yıl olarak kayda geçtiği raporda ifade edildi. Rapora göre, İsrail, yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 7 bin 372 Filistinliyi yaraladı.

Raporda, İsrail’in, 2010’dan bu yana Batı Şeria’nın “C” bölgesi ve Doğu Kudüs’te “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle 22 okulun yıkılması veya el konulmasına ilişkin 41 kararı uyguladığı ifade edildi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Filistin hakkında hazırladığı raporunu yayımladı.

Raporda, İsrail güçlerinin 2023’ün başından bu yana 172 Filistinliyi öldürdüğü, bu rakamın geçen yılın tamamında öldürülen Filistinlilerin sayısını aştığı bilgisi yer aldı. OCHA’nın raporunda, 2022 yılının tamamında 155 Filistinlinin İsrail güçlerince öldürüldüğü belirtildi.

Geçen yılın, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 2005’ten bu yana en çok Filistinlinin öldürüldüğü yıl olarak kayda geçtiği raporda ifade edildi. Rapora göre, İsrail güçleri yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 7 bin 372 Filistinliyi yaraladı.

Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 780 evi yıkıldı. Raporda, İsrail makamlarının, 2010’dan bu yana Batı Şeria’nın “C” bölgesi ve Doğu Kudüs’te “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle 22 okulun yıkılması veya el konulmasına ilişkin 41 kararı uyguladığı ifade edildi.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı.

Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakıldı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İsrail, Batı Şeria’da Üç Filistinliyi Öldürdü

İsrail, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın kuzeyinde üç Filistinli militanı öldürdüğünü duyurdu. İsrail’in ayrıca Suriye’nin başkenti Şam’ın çevresini hedef alan bir füze saldırısı düzenlediği de bildirildi.

Filistinli liderler üç Filistinlinin öldüğü saldırıyı kınarken, İsrail saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, Filistinli grubun saldırı gerçekleştirmek üzere hareket halinde olduğunu ve arabalarında otomatik tüfeklerin bulunduğunu söyledi.

Filistinli silahlı gruplar, İsrail saldırısını kınayarak intikam sözü verirken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu güvenlik güçlerinin eyleminden övgüyle söz etti ve “Bizi saldırmaya çalışanlara karşı her yerde ve her an mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Hamas Sözcüsü, “Üç Filistinliyi öldüren düşman, suçlarının bedelini ödemekten kaçamayacak” dedi. Gazze ve Batı Şeria’da aktif olan İslami Cihad örgütü ise, “Düşman, akılsızlığının ve terörizminin karşılığını güçlü bir direnişle alacak” şeklinde açıklama yaptı.

Cenin kampı, geçen ay İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen büyük bir askeri operasyona sahne oldu. Bu hafta sonu da bölge yeni şiddet olayları yaşandı.

Cuma günü silahlı Yahudi yerleşimciler bir Batı Şeria’daki Filistin köyüne saldırdı. Saldırıda 19 yaşındaki bir Filistinli genç öldürüldü. İsrail polisi iki yerleşimcinin gözaltına alındığını belirtti. ABD de bu saldırıyı kınadı.

Üç Filistinli gencin Pazar günü Batı Şeria’da öldürülmesinden önce de, Tel Aviv’de bir Filistinli İsrailli bir güvenlik görevlisini öldürdü.

İsrail Şam yakınlarına füze saldırısı düzenledi

Öte taraftan Suriye’nin resmi haber ajansı SANA bugün erken saatlerde, İsrail’in Şam’ın çevresini hedef alan bir füze saldırısında dört askeri öldürdüğünü ve dört askeri yaraladığını duyurdu.

Askeri bir kaynağa dayandırılan haberde, füze saldırısının kısmen maddi hasara sebep olduğu ifade edildi.

Habere göre askeri kaynak, “Bugün sabaha karşı 2:20 sularında düşman İsrail, Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri yönünden Şam kenti yakınlarındaki bazı noktaları hedef alan bir hava saldırısı başlattı” dedi.

Kaynak, Suriye hava savunmasının İsrail füzelerini önlediğini ve bazılarını düşürdüğünü söyledi. Reuters haber ajansının ulaştığı İsrail ordusu yorum yapmadı.

İsrail, 2011’de başlayan iç savaşta Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı desteklemesiyle birlikte İran’ın etkisinin arttığı ülkede Tahran bağlantılı olarak gördüğü hedeflere yıllardır saldırılar düzenliyor.

(Kaynak: BBC Türkçe, VOA Türkçe)

Paylaşın

İsrail, İşgal Altındaki Batı Şeria’da 3 Filistinliyi Öldürdü

İsrail Savunma Bakanlığı, askerlere ateş açan üç Filistinlinin öldürüldüğünü açıklarken, Filistin Sağlık Bakanlığı, üç Filistinlinin öldüğünü doğruladı. Filistin medyası ise, İsrail ordusunun ‘silahlı saldırı’ iddiasının gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Haber Merkezi / Batı Şeria’nın Nablus ve Cenin kenti özellikle yoğun çatışmalara sahne olurken, 2023 yılında, Batı Şeria’da 150’den fazla Filistinli öldürüldü. Bu, son on yılın en yüksek rakamı.

Hayatını kaybedenlerin yaklaşık yarısı militan gruplarla ilişkilendirilirken geri kalanlar askeri baskınları ve saldırıları protesto eden ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu sivillerden oluşuyor.

Filistinlilerin İsraillileri hedef aldığı saldırılarında da bu yıl en az 25 kişi öldü.

İsrail ordusu işgal altındaki Batı Şeria’da 3 Filistinli militanın öldürüldüğünü açıkladı. Ordudan yapılan açıklamada, 3 kişinin Nablus şehrindeki bir aracın yanındayken askerlere ateş açtıkları bunun üzerine çatışma yaşandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı da yaşanan olayda 3 Filistinlinin öldüğünü doğruladı ve bu yönde bir açıklama yaptı.

Filistin televizyonu da olayın yaşandığı yerin görüntülerini yayınladı. Görüntülerde İsrail ordusuna ait bir aracın yolu kapattığı askerlerin olay yerinde inceleme yaptıkları ve bir de ambulans bulunduğu görülüyor.

Filistin medyası, İsrail ordusunun ‘silahlı saldırı’ iddiasının gerçeği yansıtmadığını, öldürülen Filistinlilerin kimliklerinin tespit edilemediği ve naaşlarının da alınamadığını belirten haberler yayınladı.

Tartışmalı yargı reformu paketi onaylandı

Öte yandan İsrail parlamentosu, bazı Yüksek Mahkeme yetkilerini ortadan kaldıran tartışmalı reform paketini onayladı.

Ülkeyi aylardır sarsan anayasal reform krizi ve büyük protestolar sonrası Başbakan Binyamin Netanyahu’nun savunduğu ilk yargı revizyonu tasarısı bu şekilde onaylanmış oldu.

Yargıtay’ın bazı hükümet kararlarını “mantıksız” bulması halinde geçersiz kılmasına olanak tanıyan madde kaldırıldı. Muhalif vekiller oylamayı protesto edip parlamento salonunda çıkınca yasa 64 ‘evet’e karşı 0 ‘hayır’ ile kabul edildi.

Oylamadan hemen sonra ise siyasi gözlemci grupları ve muhalefet liderleri Yüksek Mahkeme’de yasaya itiraz edeceklerini söylediler.

Dindar-milliyetçi koalisyon hükümeti ile muhalefet partileri arasında geçici bir anlaşma ve arayol bulmak için uğraşan Histadrut işçi sendikası da “tek taraflı” dediği reform uygulanırsa ülke genelinde grev ilan edileceğini duyurdu.

Yine de, Netanyahu’nun hükümet organları arasında daha fazla denge oluşturmak için ihtiyaç duyduğunu söylediği reform paketinin mimarı olan Adalet Bakanı Yariv Levin kararlı olduklarını söyledi.

Levin konuşmasında, “Hükümet ve parlamentodan alınan yetkileri geri getirme ve adalet sistemini düzeltmeye yönelik tarihi ve çok önemli bir sürecin ilk adımını attık” dedi.

Reformların yargı bağımsızlığını önemli ölçüde azaltacağı endişe bulunuyor.

Paylaşın

İsrail, Cenin’den Çekildi: 12 Ölü, Yüzlerce Yaralı

İsrail’in Batı Şeria’nın Cenin bölgesine düzenlediği saldırılar sona erdi. İsrail’in Cenin kentinde ve Cenin Mülteci Kampı’nda iki gün boyunca havadan ve karadan düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli yaşamını yitirdi.

İsrail, iki gün süren operasyonun resmen sona erdiği ve askerlerin bölgeden ayrıldığı duyuruldu. Binden fazla askerin katıldığı operasyonun gece saatlerinde sonlanmasının ardından kampı terk edenler karanlıkta yerleşkelerine dönmeye başladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, (BMGK) Filistin’deki durumu görüşmek için 7 Temmuz’da toplantı yapacak.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı. Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

İsrail ordusu Cenin mülteci kampına Pazartesi gününün ilk saatlerinde bir insansız hava aracıyla saldırmaya başlamıştı. İsrailli yetkililer bu saldırının, Hamas da dahil olmak üzere farklı silahlı grupların bir araya gelerek oluşturduğu Cenin Tugayları’nın “komuta merkezin” yapıldığını söylemişti.

İlerleyen saatlerde ise insansız hava araçlarının saldırıları sürerken İsrail ordusu mülteci kampına girerek içerdeki silahlı Filistinlilerle çatışmaya başladı.

Salı günü Cenevre’de bir basın toplantısı düzenleyen Birleşmiş Milletler, hava ve kara saldırılarının boyutu nedeniyle endişe duyduklarını, özellikle böylesine yoğun nüfuslu bir yere yapılan hava saldırılarının sivillere zarar verme riski olduğunu aktardı. BM’ye göre saldırılar nedeniyle kampa elektrik ve su verilemiyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı saldırılarda hayatını kaybedenler arasında 17 yaşında iki çocuk ve 16 yaşında bir çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık 100’den fazla Filistinli’nin yaralandığını ve 20’sinin durumunun ağır olduğunu da ekledi.

Filistin Kızılayı ise aralarında hasta ve yaşlıların da olduğu yaklaşık 3 bin kişinin gece çatışmalar sürerken kamptan ayrılmasına izin verildiğini söyledi.

Cenin merkezinde ise bir hastane yakınında Filistinli protestocular bir askeri araca taş attı. Araç ise göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail ordusunun pek çok noktada yolları buldozerlerle kullanılamaz hale getirdiğini ve bu yüzden sağlık çalışanlarının araçlarını bırakıp yürümek zorunda kaldığını aktardı.

Cenin son dönemde hem İsrail işgaline ve bunun getirdiği kısıtlamalara karşı hem de Filistin yönetiminin yetersizliğine öfkeli olan genç militanların sayıca artışta olduğu bir kent. Geçen yıl da Filistinlilerin İsraillilere yönelik saldırılarının ardından bu kente operasyonlar düzenlenmişti.

Netanyahu’dan açıklama

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, operasyonun amacını “Cenin geçen aylarda İsrailli erkek, kadın ve çocuklara yönelik sinsi saldırıların düzenlendiği terörizmin yuvası haline geldi. Buna son vereceğiz” sözleriyle açıklamıştı.

Netanyahu, Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada İsrail birliklerinin militanların komuta merkezlerini yıktığını ve silah depoları ile fabrikalarına el koyduğunu belirtmişti.

Netanyahu, “İsrail kendini savunma hakkını sağlamak için tüm çabayı gösterirken, İsrailli askerler de sivillerin ölümünü engellemek için çaba gösteriyor” şeklinde konuştu. Netanyahu, askeri operasyonun “görevi tamamlamak” için gerektiği kadar süreceğini söylemişti.

Abbas, İsrail ile güvenlik koordinasyonu askıya aldı

İsrail ordusunun Cenin’e yönelik saldırısına tepki olarak, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas İsrail tarafı ile iletişimi ve güvenlik alanındaki koordinasyonu askıya aldığını açıklamıştı.

Pazartesi akşamı yapılan yazılı açıklamada, Filistin Özerk Yönetimi’nin önde gelen isimleri ile Abbas’ın yaptığı toplantıda söz konusu alındığı belirtildi. Abbas, daha önce sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada da, İsrail’in saldırısına “yeni bir savaş suçu” sözleriyle tepki göstermişti.

Filistin Özerk Yönetimi, daha önceki saldırılar sırasında da İsrail tarafı ile güvenlik alanındaki koordinasyonun askıya alındığını açıklamış, ancak bu tam olarak hayata geçirilmemişti.

Terör saldırılarının önlenmesi ve Filistin Özerk Yönetimi kontrolü altındaki bölgelerde büyük çaplı operasyonların koordinasyonu için iki taraf da karşılıklı olarak istihbarat bilgilerini paylaşıyor.

ABD’den İsrail’e destek

İsrail ile Filistinliler arasında yaşanan gerilim uluslararası toplumda da kaygılara neden oluyor. ABD,İsrail’in kendini savunma hakkına vurgu yaparken, güvenlik koordinasyonun sürdürülmesi çağrısında bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “İsrail’in güvenliğini ve Hamas, İslami Cihat ve diğer terörist gruplara karşı halkını savunma hakkını destekliyoruz” dedi. Sözcü, “can kaybını önlemek için gereken bütün önlemleri” alma çağrısı da yapmıştı.

Batı Şeria’da son aylarda İsrail ve Filistinliler arasında yaşanan şiddet arttı. Bu yılında başından beri bölgede en az 185 Filistinli, 25 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan yaşamını yitirmişti.

İsrail, Filistin toprağı olan Batı Şeria’yı 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal etmişti. Filistinliler Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan topraklarda bir devlet kurmayı hedefliyor.

Paylaşın

İsrail’den Batı Şeria’ya Havadan Ve Karadan Saldırı: 9 Ölü

İsrail, Batı Şeria’da yer alan Cenin’deki mülteci kampına hem havadan hem karadan saldırıyor. Hava saldırılarında ve çıkan çatışmalarda en az dokuz Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 100 civarında kişinin yaralandığını ve bunlardan 20’sinin hayati tehlikesi bulunduğu bildirildi.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre 14 bin kişinin kaldığı bu kamp 0,42 kilometrekarelik bir alana yayılıyor. İsrail bu operasyonun, İsraillilere saldırı düzenleyen Filistinli militanları hedef almak için yapıldığını söylüyor. İsrail, geçen yıl da Cenin’e operasyon düzenlemişti.

İsrail ordusu operasyonda, çeşitli Filistinli silahlı grupların bir araya gelerek oluşturduğu Cenin Tugayları’na ait bir “müşterek harekat merkezine” saldırdıklarını açıkladı. İsrail’e göre bu merkez Filistinli savaşçılar tarafından hem bir iletişim merkezi hem silah ve patlayıcı deposu hem de gözlem merkezi olarak kullanılıyordu.

Filistin medyasına yansıyan haberlerde İsrail ordusunun, Filistinlilere mülteci kampını terk etme çağrısı yaptığı belirtildi. İsrail medyasının İsrailli güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberlerde ise ordunun kampın tahliye edilmesi yönünde çağrı yapmadığı kaydedildi.

Buna rağmen Filistin tarafından verilen bilgilere göre, İsrail askerlerinin kente girdiği Pazartesi sabahından bu yana yaklaşık 3 bin kişi mülteci kampını terk etti.

Cenin Vali Yardımcısı Kemal Ebu El Rub, Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, mülteci kampını terk eden Filistinlilerin kentteki okul gibi yerlere yerleştirildiğini söyledi. Cenin mülteci kampında yaklaşık 18 bin Filistinli yaşıyor. Cenin mülteci kampı silahlı Filistinli grupların da kalesi olarak biliniyor.

Netanyahu’dan açıklama

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, operasyonun amacını “Cenin geçen aylarda İsrailli erkek, kadın ve çocuklara yönelik sinsi saldırıların düzenlendiği terörizmin yuvası haline geldi. Buna son vereceğiz” sözleriyle açıkladı. Netanyahu, Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada İsrail birliklerinin militanların komuta merkezlerini yıktığını ve silah depoları ile fabrikalarına el koyduğunu belirtti.

Netanyahu, “İsrail kendini savunma hakkını sağlamak için tüm çabayı gösterirken, İsrailli askerler de sivillerin ölümünü engellemek için çaba gösteriyor” şeklinde konuştu. Netanyahu, askeri operasyonun “görevi tamamlamak” için gerektiği kadar süreceğini söyledi.

Abbas, İsrail ile güvenlik koordinasyonu askıya aldı

İsrail ordusunun Cenin’e yönelik saldırısına tepki olarak, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas İsrail tarafı ile iletişimi ve güvenlik alanındaki koordinasyonu askıya aldığını açıkladı. Pazartesi akşamı yapılan yazılı açıklamada, Filistin Özerk Yönetimi’nin önde gelen isimleri ile Abbas’ın yaptığı toplantıda söz konusu alındığı belirtildi. Abbas, daha önce sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada da, İsrail’in saldırısına “yeni bir savaş suçu” sözleriyle tepki göstermişti.

Filistin Özerk Yönetimi, daha önceki saldırılar sırasında da İsrail tarafı ile güvenlik alanındaki koordinasyonun askıya alındığını açıklamış, ancak bu tam olarak hayata geçirilmemişti. Terör saldırılarının önlenmesi ve Filistin Özerk Yönetimi kontrolü altındaki bölgelerde büyük çaplı operasyonların koordinasyonu için iki taraf da karşılıklı olarak istihbarat bilgilerini paylaşıyor.

ABD’den İsrail’e destek

İsrail ile Filistinliler arasında yaşanan gerilim uluslararası toplumda da kaygılara neden oluyor. ABD,İsrail’in kendini savunma hakkına vurgu yaparken, güvenlik koordinasyonun sürdürülmesi çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “İsrail’in güvenliğini ve Hamas, İslami Cihat ve diğer terörist gruplara karşı halkını savunma hakkını destekliyoruz” dedi. Sözcü, “can kaybını önlemek için gereken bütün önlemleri” alma çağrısı da yaptı.

Batı Şeria’da son aylarda İsrail ve Filistinliler arasında yaşanan şiddet arttı. Bu yılında başından beri bölgede en az 185 Filistinli, 25 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan yaşamını yitirdi. İsrail, Filistin toprağı olan Batı Şeria’yı 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal etmişti. Filistinliler Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan topraklarda bir devlet kurmayı hedefliyor.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın