Kapatma Davası: HDP Seçim İçin Yol Haritasını Belirledi

HDP, AYM’ye bir kez daha kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması başvurusunda bulundu. Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) görülen kapatma davasının, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler öncesinde sonuçlanma olasılığına karşı Halkların Demokratik Partisi (HDP) izleyeceği yol haritasını belirledi.

Ancak, AYM’ye yapılan başvurunun sonucunun bir süre daha beklenmesi için kararın gelecek hafta kamuoyuna açıklanması benimsendi. Parti yönetimi, AYM’nin gelecek haftaya kadar başvuruyu sonuçlandırması veya herhangi bir karar almaması durumunda” ise Yeşil Sol Parti ile seçime girilmesi kararı aldı.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı adayı konusunda izlenecek tutum ise CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart’ta HDP eş başkanlarıyla görüşmesinden sonra, ittifakta yer alan partilerin ortak deklarasyonuyla kamuoyuna açıklanacak.

HDP MYK, eş başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın başkanlığında partinin kapatma davası, cumhurbaşkanı adayı konusundaki tutum ve ittifak partilerinin parlamento seçimlerine nasıl gireceği konusunu görüşmek üzere toplandı.

MYK öncesinde AYM’ye başvuru: Kapatma, telafisi güç sonuçlar yaratır

HDP yönetimi MYK toplantısı öncesinde, parti yönetimi AYM’ye bir kez daha kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması başvurusunda bulunduğunu açıkladı.

Başvuru dilekçesinde milletvekili listelerinin sunulması ve kesinleşmesi sonrasında bir kapatma riskinin “telafisi güç ve mümkün olmayan sonuçlar yaratacağı” vurgulandı.

Dilekçede, sözlü savunma için verilen 11 Nisan tarihinin seçim çalışmaları açısından kritik bir tarih olduğu, savunmayı yapacak olan eş başkanlar, parti kurulları ve uzmanların seçim gündeminden alıkonarak, savunmaya odaklanmasının parti aleyhine sonuç doğuracağı ifade edildi:

“YSK’nın açıkladığı seçim takvimi uyarınca aday listelerinin YSK’ya sunulması 9 Nisan 2023’e, listelerin kesinleşmesi de 19 Nisan 2023 tarihine denk gelmektedir.

“Dolayısıyla listelerin sunulması ve kesinleşmesinden sonra kapatma riski ve tehdidi müvekkil parti için telafisi güç ve mümkün olmayan sonuçlar yaratacaktır.

“Nitekim listeler kesinleştikten sonra muhtemel bir kapatma kararı verilmesi halinde parti bir bütün olarak seçimlere girmekten menedilmiş, bir bütün olarak milletvekili adaylarının seçilme hakkı ellerinden alınmış olacaktır.

“Böylesi ağır tablo sadece parti için değil, aynı zamanda milyonlarca yurttaşın iradesinin parlamentoya yansımaması gibi demokrasi için ağır sonuçlara da yol açacaktır.”

Dilekçede sözlü savunmanın ve dava ile kararın seçim sonrasına bırakılması istendi.

HDP daha önce 14 Mart olarak belirlenen sözlü savunma tarihin, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle ertelenmesini talep etmiş, AYM bu talebi yerinde bularak sözlü savunmayı 11 Nisan’a ertelemişti.

TİP’in ayrı liste kararı kabul görmedi: Ortak liste kararı alındı

MYK toplantısından sonra bir açıklama yapılmadı.

Edinilen bilgiye göre MYK toplantısında, partinin kapatılması olasılığına karşı seçenekler masaya yatırıldı.

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP), güçlü olduğu bazı yerlerde kendi isim ve amblemi ile seçime girme talebi de ele alındı.

Bu öneriye HDP’nin destek vermediği biliniyor.

MYK toplantısında da, “hangi siyasi parti çatısı altında olursa olsun, ittifakta yer alan 6 siyasi partinin, tek bir parti çatısı altında ortak listeyle” seçime girme kararı alındı.

Ancak TİP’in ayrı liste ile seçime girme talebi konusunda ısrarcı olması ve bu konuda ittifakta sorun yaşanması olasılığına karşı, Buldan ve Sancar’a sorunun çözümü için yetki verildi.

‘Tek seçenek Yeşil Sol Parti’

Toplantıda, HDP’nin, kapatma olasılığına karşı, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından seçime girme yeterliliği onaylanan Yeşil Sol Parti listelerinden milletvekili adaylarının gösterilmesi benimsendi.

Ancak, AYM’ye yapılan başvurunun sonucunun bir süre daha beklenmesi için kararın gelecek hafta kamuoyuna açıklanması benimsendi.

Parti yönetimi, AYM’nin gelecek haftaya kadar başvuruyu sonuçlandırması veya herhangi bir karar almaması durumunda” ise Yeşil Sol Parti ile seçime girilmesi kararı aldı.

Bir HDP yöneticisi, partinin Yeşil Sol Parti ile seçime gideceğini açıkladı:

“Gelecek haftaya kadar dava sürecinin beklenmesi kararlaştırıldı.

Ancak eğer bir cevap verilmezse veya dava seçim sonuna ertelenmezse, seçime tek çatı altında girme kararı aldık.

Tek çatı altında seçime girersek, tek alternatif Yeşil Sol Parti.

Eğer bu kararımız ittifakta bir soruna yol açarsa, eş başkanlarımız bu konuda yetkili olacak.”

Kılıçdaroğlu’nun ziyareti sonrası aday tutumu ortak deklarasyonla açıklanacak

MYK toplantısının sürdüğü saatlerde, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart Cumartesi HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar’ı, parti genel merkezinde ziyaret edeceği de netleşti.

9 Haziran 2017’de ilk kez HDP Genel Merkezi’ni ziyaret eden Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek verilip verilmemesi de toplantıda ele alındı.

Edinilen bilgiye göre toplantıda, cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki tutumun kamuoyuna açıklanması için Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinin beklenmesi kararlaştırıldı.

Parti yönetimi, yapılacak görüşme sonrasında Kılıçdaroğlu’na destek verip vermeme konusundaki tutumunu, seçim takvimine göre cumhurbaşkanı adaylığı başvurusunun son tarihi olan 23 Mart’tan önce Emek ve Özgürlük İttifakı olarak ortak deklarasyonla kamuoyuna duyuracak.

Aday başvuruları 17-25 Mart arası alınacak

Toplantıda aday başvuru süreleri de görüşüldü. Buna göre, milletvekili aday başvuruları 17-25 Mart tarihleri arasında alınacak. MYK’da parti yönetimi Emek ve Özgürlük İttifakı’nın genişlemesine dönük girişimlerde bulunma kararı da aldı.

Paylaşın

HDP Bir Kez Daha AYM’ye Başvurdu: Savunma Seçim Sonrasına Bırakılsın

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, parti hakkında açılan kapatma davasının seçim sonrasına ertelenmesi talebini bir kez daha Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) iletti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde açtığı davada yargılama süreci, 21 Haziran 2021’de iddianamenin kabul edilmesiyle başlamıştı. AYM, HDP’nin sözlü savunması için önce 14 Mart tarihini kararlaştırmış, partinin 3 aylık erteleme talebini kabul etmeyerek, savunma tarihini 11 Nisan’a ertelemişti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı ve AYM’ye sunulan dilekçede, esasa ilişkin sözlü savunma için verilen 11 Nisan tarihinin seçim çalışmaları açısından en kritik tarihlerden biri olduğu belirtildi.

“Sözlü savunma yapacak eş genel başkanların da seçim çalışmaları kapsamında sahada olacakları yoğun seçim gündeminde, eş genel başkanlar ve onlara destek sunacak parti kurullarının ve uzmanların seçim gündeminden alıkonarak savunmaya odaklanmasının müvekkil parti aleyhine sonuç doğuracağı” ifade edildi.

Davanın seçim sonrasına bırakılması talebi “seçimlere müdahale edilemeyeceğine” ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuata ve bu konuda verilen kararlara dayandırıldı.

AYM’nin seçimlerin Anayasada tarif edildiği üzere; özgür ve eşit rekabet koşullarına uygun bir ortamda yapılmasına hakemlik yapması gerektiğine işaret edilen dilekçede sözlü savunma tarihinin ve kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması talep edildi.

Serbest seçim ilkesi vurgusu

Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “YSK’nın açıkladığı seçim takvimi uyarınca aday listelerinin YSK’ya sunulması 9 Nisan 2023’e, listelerin kesinleşmesi de 19 Nisan 2023 tarihine denk gelmektedir. Dolayısıyla listelerin sunulması ve kesinleşmesinden sonra kapatma riski ve tehdidi müvekkil parti için telafisi güç ve mümkün olmayan sonuçlar yaratacaktır. Nitekim listeler kesinleştikten sonra muhtemel bir kapatma kararı verilmesi halinde parti bir bütün olarak seçimlere girmekten men edilmiş, bir bütün olarak milletvekili adaylarının seçilme hakkı ellerinden alınmış olacaktır.

Böylesi ağır tablo sadece parti için değil, aynı zamanda milyonlarca yurttaşın iradesinin parlamentoya yansımaması gibi demokrasi için ağır sonuçlara da yol açacaktır. Müvekkil partiyi ‘kırk katır mı, kırk satır mı’ şeklinde formüle edilebilecek ikilemde tercih yapmaya zorlamak hukuki güvenlik ve serbest ve yarışmacı seçim ilkelerini de ortadan kaldıracaktır.

Müvekkil parti aleyhine açılan kapatma davasının da parti temsilcileri (eş genel başkanları) tarafından 11 Nisan 2023’te yapılması kararlaştırılan sözlü savunmanın tarihinin 14 Mayıs 2023’te yapılacak seçimlerden sonraki bir tarihe ertelenmesini ve talebimizin temel gerekçesi olan seçim tarihi de gözetilerek mümkün olan en kısa zamanda karara bağlanarak tarafımıza tebliğine karar verilmesini talep ederiz.”

Paylaşın

Kapatma Davası Süren HDP, Yeşil Sol Parti’ye Taşınıyor

Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) kapatma davası süren Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında kadrolarını Yeşil Sol Parti’ye taşıma kararı alması bekleniyor.

Bu arada BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın da “HDP’nin bileşeni olarak seçimlere Yeşil Sol Parti üzerinden girme ihtimalimiz yüksek görünüyor” dedi.

12 Mart’ta seçim gündemiyle toplanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM), seçim işlerini yürütmek üzere Merkez Yürütme Kurulu’na (MYK) tam yetki devri yaptı.

PM toplantısında seçim sürecinde kapatma davası süre giderken seçimlere Yeşil Sol Parti’yle girme eğiliminin güç kazandığı öğrenildi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, HDP’nin, Çarşamba günü gerçekleştirilecek MYK toplantısında bu eğilimin netleşmesi bekleniyor.

HDP MYK, seçim gündeminin diğer odağı olan Cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusunu da gözden geçirecek ve 16 Mart’ta toplanacak Emek ve Özgürlük İttifakı toplantısında ittifak partilerliye birlikte son kararını verecek.

HDP MYK’nin toplantısında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yanısıra milletvekili genel seçimlerine Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında ya da Yeşil Sol Parti’den tek liste olarak girme seçeneklerini de değerlendirerek karara bağlaması bekleniyor.

Bu arada BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın da “HDP’nin bileşeni olarak seçimlere Yeşil Sol Parti üzerinden girme ihtimalimiz yüksek görünüyor” dedi.

“HDP’nin temsiliyetini üstleneceğiz”

Emek ve Özgürlük ittifakı içerisinde bugüne kadar Yeşil Sol Parti de dahil altı partinin -ESP, DP, SYKP, DBP ve SODAP- HDP altında temsil edildiğini belirten Akın, “HDP’nin durumu böyle olunca o çalışma içerisinde HDP yerine Yeşil Sol Parti’nin ittifakın parçası olması ve temsiliyetini sağlaması söz konusu olacaktır diye düşünüyorum” dedi.

HDP’li adaylar, Yeşil Sol Parti listelerinde mi yer alacak?

Akın, HDP’li adayların Yeşil Sol Parti listelerinde yer alma olasılığı bağlamında “Seçim yasası ittifak olanaklarını veriyor ancak her partinin ayrı ayrı, seçim bölgesinde girdiği adaylıklarıyla sonuç alması gerekiyor. Her partinin kendi aldığı oyla, o bölgeden vekil çıkartma ihtimalini sağlaması gerekiyor.” dedi

Akın, “Teknik olarak bakıldığında tek partiyle girmenin avantajları [olduğu]” görüşünde. Ama “Emek ve Özgürlük İttifakı’nı da aynı zamanda kurmuş olduğumuz için, doğal olarak o partilerle de müzakere görüşmeleri yapıyoruz,” diyor.

Yeşil Sol Parti 2022’den beri hazırlanıyor

2012’de kurulan Yeşil Sol Parti, Ekim 2022’deki 2. Olağanüstü Kongresi’nde logosunu değiştirdi. Yeni logo, HDP’nin logosuna benzerliğiyle dikkat çekti. Kongrede Çiğdem Kılıçgün Uçar ile eş başkan seçilen Akın o dönem Medyascope’a yaptığı açıklamada, bu değişimde dört yıl önce alınan bir karar doğrultusunda hareket edildiğini söylemişti.

Yeşil Sol Parti’nin 2012’deki kuruluş kongresi, sonuç bildirgesinden

Bugün,

– İşçilerin, işsizlerin, emekçilerin, çiftçilerin, çevrecilerin, ekolojistlerin, kadınların, gençlerin, LGBT bireylerin ve bütün düzen muhaliflerinin ortak politik hattını örgütleyen; Kürt halkının, Alevilerin, Müslüman olmayan azınlıkların taleplerini ortaklaştıran, mücadeleyi bir öncelik hiyerarşisi gözetmeden birleştirerek geliştiren;

– Kişilerin yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri koşulların sağlandığı, çoğulcu, özgürlükçü, ekolojist, eşitlikçi ve dayanışmacı bir toplumsal yaşamı amaçlayan; yaşadığı hayatı ve geleceği sadece dar bir iktisat penceresinden tanımlamayan; insanı sermaye, insan emeğini ve doğayı meta ve kaynak olarak gören kapitalizmi kabullenmeyen;

– Kalkınma, gelişme, ilerleme gibi kavram ve olguları itirazsız kabullenmeyip “ne için?”, “kimin için?” diye sorgulayan; yaşamın her alanındaki iktidar ilişkilerine, her türlü ayrımcılık, sömürü ve tahakküme karşı çıkan;

– Küresel sorunlar karşısında küresel dayanışma ve enternasyonalizmin önemine inanan; kapitalizmin bir kader değil, insanların gücü, isteği ve mücadelesiyle aşılabilir bir düzen olduğunu mücadelesiyle gösteren;

– Mevcut toplumsal, siyasal, ekolojik, ekonomik ve kültürel sorunlara yönelik emek, kimlik ve ekoloji alanlarını temel alan somut politikalar geliştirecek ve bunları yaşama geçirme iradesi gösterecek sol ve yeşil bir muhalefet odağına ihtiyaç var.

İşte bu nedenlerle bizler, Eşitlik ve Demokrasi Partisi ile Yeşiller Partisi olarak, bu umut ve hayalleri paylaşanların da katılımıyla, umudumuzu büyütecek bir yolu birlikte yürümeye karar verdik.

Gücümüzü, yalnızca yaşadığımız toprakların tarihinde değil, insanlık tarihinde de benzer umutları yeşertmek için türlü fedakarlıklara katlanmış insanların yarattıkları gelenekler, mücadeleler, fikirler ve değerlerden alıyoruz.

Bizim gibi düşünen yüzbinlerce insan olduğunu biliyor, yolculuğumuzu onlarla birlikte ve büyüyerek sürdüreceğimize inanıyoruz. Bu inançla bir kez daha sesleniyoruz:

Başka bir dünya mümkün! Gelin sol ve yeşil bir geleceği birlikte, bugünden kuralım!

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Selahattin Demirtaş, Yeşil Sol Parti’yi İşaret Etti

Yeşil Sol Parti için destek çağrısında bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, parti amblemini paylaşarak, “Bu görselin renkli çıktısını alıp evde buzdolabı kapısına, oda kapılarına yapıştırın lütfen. Ne olduğunu bilmeyen kalmasın, lazım olacak :)” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’nin olası kapatılma durumuna karşı B planı olan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) için paylaşımda bulundu.

Demirtaş sosyal medya hesabı üzerinden parti amblemini paylaşarak “Bu görselin renkli çıktısını alıp evde buzdolabı kapısına, oda kapılarına yapıştırın lütfen. Ne olduğunu bilmeyen kalmasın, lazım olacak :)” ifadelerini kullandı.

Demirtaş’ın paylaşımı şöyle:

Öte yandan BBC Türkçe’den Günce Akpamuk’a konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın süreçle ilgili, “Bizim temsiliyetimizi sağlayan HDP yerine, seçime eğer HDP girmezse -ki öyle bir olasılık yüksek- o zaman Yeşil Sol Parti olarak gireceğiz. Dolayısıyla ittifak içerisindeki pozisyonumuzu temsilen bütün bileşenlerimizi kapsayan bir yerde, Yeşil Sol Parti orada olacak” dedi.

Böylece olası bir yasaklamada Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Yeşiller Sol Parti çatısında seçime girme formülü netleşti.

Paylaşın

HDP’li Semra Güzel Hakkında 7 Yıl 6 Aya Kadar Hapis İstemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski HDP milletvekili Semra Güzel hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.

Semra Güzel, öldürülen PKK’lı Volkan Bora ile çekilen fotoğraflar ortaya çıktıktan sonra, 3 Eylül 2022’de İstanbul’da gözaltına alınmış 4 Eylül’de ise tutuklanmıştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) tutuklu Diyarbakır eski milletvekili Semra Güzel hakkında, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Güzel hakkında Ankara 3’ncü Sulh Ceza Hakimliği’nin dosyaları kapsamında yakalama kararı bulunduğu hatırlatıldı.

Güzel’in milletvekilliğinin 22 Aralık 2022’de TBMM Genel Kurulu 43’üncü birleşiminde alınan kararla düşürüldüğünün hatırlatıldığı iddianame, İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Yargılama

İddianameyi kabul eden İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, kovuşturma dosyasından Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verdi ve dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

İddianamenin kabul edilmesi halinde Güzel’in yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Ne olmuştu?

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in 2017’de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin düzenlediği hava operasyonunda öldürülen PKK’lı Volkan Bora’yla çekildiği fotoğraflar 8 Ocak 2022’de ortaya çıkmıştı.

Fotoğrafların ardından Güzel hakkında 10 ve 12 Ocak itibari ile hazırlanan iki fezleke Adalet Bakanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na gönderilmişti.

20 Ocak’ta Güzel hakkında hazırlanan fezlekeler nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dokunulmazlığının kaldırılması görüşmelerine başlanmıştı.

Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon tarafından oluşturulan Hazırlık Komisyonu’nda Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki karar AKP, MHP, CHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla kabul edilmişti.

1 Mart’ta Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda Güzel’in dokunulmazlığı kaldırıldı ve böylece hakkındaki iddialarla ilgili yargı sürecinin önü açılmıştı.

Güzel, hakkında hazırlanan fezlekeler Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HDP Kapatma Davası’na da ek delil olarak sunulmuştu. Güzel, 3 Eylül 2022’de İstanbul’da gözaltına alınmış, 4 Eylül’de ise tutuklanmıştı.

Paylaşın

HDP’li Sancar: Demokratik Dönüşümün Güvencesi Biziz

Partisinin haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, Yeninin kurulması için demokratik ilkeler etrafında diyalog ve görüşme her defasında ilan ettiğimiz yöntemdir. Bu ilkeler etrafında birlikte hareket etmek, yeni bir gelecek etrafındaki herkesin halka karşı tarihsel sorumluluğudur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bizler sorumluluğumuz bilincindeyiz, herkesin de aynı sorumlulukla davranmasını bekliyoruz. Büyük barışın yolu HDP ile açılır, açılacaktır da. Demokratik dönüşümün güvencesi biziz, biz buradayız, hep birlikte başaracağız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme yönelik açıklamalarda bulundu. Sancar’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Bu ülkenin kaynakları bütün yaraları sarmaya ve yeni bir inşaya yeter ama bu kaynaklar halk için, insan için, kentlerin sağlam kurulması için, sağlıklı barınma ihtiyaçları için kullanılmıyor. Evsiz kalan, vicdansızca artırılan kiralar karşısında çaresiz bırakılan depremzedelerin bu sorunların sorumlusu elbette bu iktidarın kendisidir.

Bu uyanık iktidar giderayak afet yeniden imar fonu adı altında bir fonla giderleri yine emekçi yoksul halkın sırtına yükleme arayışında. 21 yıldır topladığınız 38 milyar doları bulan deprem vergisini nereye harcadınız? Hesap vermekten kaçamayacaksınız. Bu talanın üstünü örtemeyeceksiniz. İzin vermeyeceğiz.

İki ay kaldı. 85 milyonun geleceğini kendi rant hırsına bağlayan bu iktidar düzeninden ülkeyi hep birlikte kurtaracağız. Dayanışmada başardığımız gibi, özgür, eşit, çoğulcu bir demokrasiyle beraber yeni yaşam alanlarımızı da inşa edeceğiz. Buna kararlıyız, irademiz ve gücümüz yeter. Birlikte yürüyeceğiz ve bu düzeni bu iktidarla birlikte mutlaka değiştireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

“Bu güçle seçimleri de yeni bir başlangıcın miladı haline getirmeye kararlıyız”

Seçim sürecine yönelik hazırlıklarımız devam ediyor. Seçim tarihi ilan edildiği gün biz hazırız demiştik. HDP kurulduğu günden bu yana demokrasi ittifakı ve üçüncü yol siyaseti üzerinden var oldu. Demokrasi ittifakı çağrımız Emek ve Özgürlük İttifakı’na evrilmiş ve toplumsal ve siyasal olarak büyük karşılık görmüştür.

Attığımız her adımda ülkenin demokratik geleceğine bir tuğla koyuyoruz. 14 Mayıs seçimlerine en geniş demokrasi ittifakıyla girmek için her türlü çabayı sarf etmeye devam ediyoruz. Kendi öz gücümüze ve halkımızın sonsuz güvenine sonuna kadar inanıyoruz. Bu güçle seçimleri de yeni bir başlangıcın miladı haline getirmeye kararlıyız.

Halkımızın her şart altında bize verdiği destek halkımıza karşı borcumuzdur. Bu ülkenin bütün halklarını eşit, özgür, demokratik bir düzende yaşatmak bizim boynumuzun borcu, tarihsel görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Önümüzdeki seçimlerin önemini anlatmaya gerek yoktur.

İktidarın kendisiyle birlikte ülkeyi de uçuruma sürüklemesine izin vermeyeceğiz. En güçlü mücadele ortaklığını yaratma çalışmalarında çok yol aldık, daha da yol almamız gerekiyor. Biz sorumluluklarımızın farkındayız, değişimi ve dönüşümü ancak kendi öz gücümüzle başarabileceğimizin farkındayız. Politikalarımızı buna göre inşa ediyoruz.

“Demokratik dönüşümün güvencesi biziz, biz buradayız, hep birlikte başaracağız”

Bu seçimlerden en güçlü temsiliyetle çıkmak zorundayız. Yeni bir ülke, yeni bir yaşam kurmak istiyorsak parlamentoya ve demokratik siyasete en büyük desteği yaratmak için buradayız. Bunu yaratmak için de yeterince kaynağımız, umudumuz, gücümüz var. İşte biz bu hedefle yürüyüşümüzü sürdürüyoruz.

Sorunlarımızın çözümünü kişilere ya da liderlere dayanan yönetim anlayışıyla değil, hakları anayasal güvence altına alan, eşit yurttaşlık ilkesine dayanan güçlü bir demokratik sistemin yaratılmasıyla mümkün. Bu nedenle önümüzdeki seçimler baştan sonra yeni bir sistemin kurulması için imkan sunuyor bizlere.

Yeninin kurulması için demokratik ilkeler etrafında diyalog ve görüşme her defasında ilan ettiğimiz yöntemdir. Bu ilkeler etrafında birlikte hareket etmek, yeni bir gelecek etrafındaki herkesin halka karşı tarihsel sorumluluğudur.

Bizler sorumluluğumuz bilincindeyiz, herkesin de aynı sorumlulukla davranmasını bekliyoruz. Büyük barışın yolu HDP ile açılır, açılacaktır da. Demokratik dönüşümün güvencesi biziz, biz buradayız, hep birlikte başaracağız.”

Paylaşın

HDP’li Pervin Buldan’dan Seçim Paylaşımı: Biz Hazırız

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, seçim tarihinin netleşmesi sonrası yaptığı paylaşımla “Biz hazırız” mesajı verdi. Buldan, paylaşımında Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafına da yer verdi.

Haber Merkezi / AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta seçim yapılmasını öngören Cumhurbaşkanı Kararını imzalaması ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla seçim tarihi resmileşti.

Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte siyasi parti liderlerinden de açıklamalar gelmeler başladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, sosyal medya hesabından “Biz hazırız” mesajını paylaştı.

Buldan, paylaşımında kendisi ve Mithat Sancar’ın fotoğrafının yanı sıra, tutuklu bulunan eski eş genel başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafını da paylaştı.

İkinci tur 28 Mayıs’ta

Öte taraftan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, “Bugün Cumhurbaşkanımızın seçimlerin yenilenmesi kararı üzerine YSK yaptığı toplantıda 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılması olarak belirlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması halinde 28 Mayıs tarihi belirlenmiştir. Çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

Yener ayrıca, “Milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlileri 16 Mart saat 17.00’ye kadar istifa edecek” dedi.

Önceki seçimlerde de olduğu gibi bu kararlar; istifa etmesi gereken kamu görevlileri ile illerin çıkaracağı milletvekili sayılarının ilanına ilişkin olacak. Seçim takvimi ise daha sonra ilan edilecek.

YSK’nın seçim takvimini 21 Mart’ta başlatması bekleniyor. Cumhurbaşkanı adayları için son başvuru tarihi 26 Mart olacak. Cumhurbaşkanı adayı olan kamu görevlileri ile belediye başkanlarının da 16 Mart’a kadar istifa etmeleri bekleniyor.

Paylaşın

HDP’ye Bakanlık Verilecek Mi? HDP Eş Genel Başkanı Sancar Açıkladı

“HDP’ye bakanlık verilecek” tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Böyle bir beklentimiz yok, bu tartışmanın içine çekilmeyi bile geçersiz manevra olarak görüyoruz” dedi.

Sancar, partisine yönelik kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması için başvuru yapacaklarını söyledi. Sancar, “Böyle bir belirsizliğin seçmenlere yaşatılması kabul edilebilir değil, YSK seçim takvimini açıkladıktan sonra hukukçularımızla değerlendireceğiz süreci uzatmadan başvurumuzu yapacağız” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Fox TV’de Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün sorularını yanıtladı. Sancar, “HDP’ye bakanlık” tartışmalarına dair, “Böyle bir beklentimiz yok, bu tartışmanın içine çekilmeyi bile geçersiz manevra olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Kapatma davasıyla ilgili kararın seçim sonrasına bırakılması için yeniden başvuru yapacaklarını ifade eden Sancar, HDP’ye açılan kapatma davası seçim sürecinde görüşülmemesi gerektiğini söyledi.  Sancar, “Böyle bir belirsizliğin seçmenlere yaşatılması kabul edilebilir değil, YSK seçim takvimini açıkladıktan sonra hukukçularımızla değerlendireceğiz süreci uzatmadan başvurumuzu yapacağız” ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu ile ne zaman görüşülecek?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından henüz HDP’ye dönük bir randevu talebi olmadığını ifade eden Sancar, “Kılıçdaroğlu geldiğinde somut yol haritası üzerinde konuşacağız sonrasında da aday çıkarıp çıkarılmaması yönündeki kararı yetkili organlarımız ve ittifakımızla değerlendireceğiz” diye konuştu.

Kapatma davasında ne olmuştu?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Mart 2021’de, HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açmış, iddianame, eksiklikler nedeniyle 31 Mart 2021’de Anayasa Mahkemesince oy birliğiyle reddedilmişti.

Başsavcılık, 7 Haziran 2021’de tekrar dava açtı. Anayasa Mahkemesi de 21 Haziran 2021’de yeni iddianameyi oy birliğiyle kabul etmişti. İşleyen süreçte, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ek deliller sundu, HDP de bu ek delillere karşı ek savunma süreleri istedi.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına bloke konulması talebini 5 Ocak’ta kabul etti.

Ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, 10 Ocak’ta Anayasa Mahkemesi heyetine sözlü açıklamalarını yaptı. Şahin, Anayasa Mahkemesi heyetine, kapatma davası talepli hazırladıkları iddianameyi, esasa ilişkin görüşlerini ve partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına bloke konulması yazılı talepleriyle ilgili konuları tekrar ettiğini bildirdi.

Bu sırada HDP’nin, kapatma davasının, 2023 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi sonrasına bırakılması için yaptığı başvuru Anayasa Mahkemesi heyeti tarafından reddedildi.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 2023 yılında partiye ödenen veya ödenecek devlet yardımının bulunduğu banka hesabına ‘tedbiren’ bloke konulmasına ilişkin kararın kaldırılması talebini dün (9 Mart) görüştü ve bloke kararını kaldırdı. Ayrıca dün kapatma davasında sözlü savunmanın tarihini de partinin talebi üzerine 11 Nisan’a erteledi. Daha önce bu tarih 14 Mart olarak belirlenmişti.

HDP hakkındaki kapatma davasını, 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak.

Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla, yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Paylaşın

HDP Kendi Adayını Çıkaracak Mı? HDP’li Saruhan Oluç Açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu olduğu açıklanmasının ardından gözler HDP’ye çevrildi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kendi adayını çıkartıp çıkartmayacağının henüz kesinleşmediğini söyleyen HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, bu konunun halen değerlendirme altında olduğunu belirtti.

Oluç, bu değerlendirmenin bir sebebinin de 6 Şubat depremleri olduğunu söyleyerek “İktidarın çok büyük yanlışlarının olduğunu gördük ve bir kere daha düşündük ki bu iktidarın demokratik bir değişimle değiştirilmesi gerekiyor. Çünkü 22 yıldır iktidarda olup da depreme bu kadar hazırlıksız yakalanmak affedilir bir şey değil” dedi.

“Bu konuyu oturup hem biz HDP olarak hem de ittifak olarak değerlendireceğiz ve bir sonuca varacağız” diyen Oluç, ilerleyen günlerdeki toplantılarda bu konuların konuşularak karara varılacağını kaydetti.

Millet İttifakı’nda cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili krizin aşılmasının ardından HDP’nin ve dahil olduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın nasıl tutum izleyeceği de merak edilirken Oluç, herhangi bir pazarlık içinde olmadıklarını ve aday çıkartıp çıkartmama ile ilgili önümüzdeki günlerde karar alınacağını belirtti.

Millet İttifakı’nın adayının Kılıçdaroğlu olarak ilan edilmesinin ardından TİP destek sözü vermiş, HDP de Emek ve Özgürlük İttifakı olarak kendi adaylarını çıkarma konusunu yeniden değerlendireceklerini söylemişti.

TBMM’de aralarında DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in de bulunduğu bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Millet İttifakı üyesi olmadığı halde HDP’ye bakanlık verilip verilmeyeceği tartışmalarını, kendi adaylarını çıkarma ve HDP’yle ilgili kapatma davası süreci gibi konuları değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu ile ne konuşacaklar?

Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki günler ya da haftalarda HDP’yi Meclis’te ya da genel merkezde ziyareti söz konusu, ancak henüz kesin bir tarih ve yer belirlenmedi.

Kılıçdaroğlu, beklenen ziyareti ile gazeteci Fikret Bila’ya açıklamasında HDP’yi ziyaret etmesi kadar doğal bir şey olamayacağını belirterek “Ben zaten toplumun bütün kesimlerine ulaşmaya çalışan bir anlayışa sahibim, bunu da uygulamaya çalıştım. Bu yönde çalışmalarım devam edecek” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu ile 2021’de açıklanan HDP Tutum Belgesi’ndeki ilkeleri konuşabileceklerini söyleyen Oluç, “Demokratik bir değişim yaşandığı zaman geçiş döneminde Türkiye’de hangi konularda adımlar atılması gerekir, onları konuşabiliriz” dedi. Oluç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz güçlü demokrasi diyoruz, altılı masa ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ ya da ‘iyileştirilmiş parlamenter sistem’ diyor. Biz güçlü bir yerel demokrasi üzerinde yükselen bir güçlü demokrasiden söz ediyoruz. Kuvvetler ayrılığının yeniden tesis edilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, evrensel hukuk ilkelerinin, demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılması gibi konular.”

HDP’nin Eylül 2021’de açıkladığı 11 maddelik tutum belgesinde Kürt sorununa yönelik “Çözüm adresi; Meclis” vurgusu yapılmış, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değiştirilmesi için “ilkesel buluşmanın” önemine dikkat çekilmişti.

HDP’nin Tutum Belgesi ile altılı masanın şimdiye kadar hazırladığı belgelerde birçok alanda büyük örtüşme olduğunu söyleyen Oluç, “Bu zaten normaldir. Çünkü bugün Türkiye’de demokrasi, hukuk, adalet gibi konuları tartışan ve adımlar atılmasını isteyen herkes üç aşağı beş yukarı benzer şeyleri söylemekte ve benzer şeylere işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı’nın çıkardığı metinlerdeki tek eksiğin “Kürt sorununun demokratik barışçı çözümü” olduğunu belirten Oluç, masadaki tek tek bazı partilerin çeşitli yaklaşımları bulunduğunu ancak bunun İttifak metinlerine çok yansımamış olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

“Biz Kürt sorununda demokratik barışçıl çözümü önemsiyoruz. Ama tabii şunun da farkındayız: ‘Türkiye’de bir demokratik değişim gerçekleşecek ve hemen Kürt sorunu çözülecek’ diye bir beklentimiz elbette ki yok. Ama en azından bu sorunun çözümü için Ankara’da mecliste hangi adımlar atılabilir, neler konuşulabilir, yasal ve anayasal ne tür düzenlemeler yapılabilir? Bunları elbette ki konuşmak istiyoruz.”

Kürt sorununun çözülmesinin yerinin “Ankara ve Meclis” olduğunu da söyleyen Oluç, bu dediklerinin “Millet İttifakı adayını desteklemek için sundukları şartlar mı” olduğu sorusunu şöyle yanıtladı:

“Bir şart değil, pazarlık içinde de değiliz. Ama bizim önemsediğimiz ve bütün Türkiye’deki herkesin de önemsemesi gerektiğini düşündüğümüz bir konu bu. Dolayısıyla bunu elbette ki konuşmak tartışmak isteriz. Bu konu tartışılamaz, yeni bir konu da değil.”

HDP kendi adayını çıkaracak mı?

Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kesinleşmesinin ardından HDP’nin kendi adayını çıkartıp çıkartmayacağının henüz kesinleşmediğini de söyleyen Oluç, bu konunun halen değerlendirme altında olduğunu belirtti.

Oluç, bu değerlendirmenin bir sebebinin de 6 Şubat depremleri olduğunu söyleyerek “İktidarın çok büyük yanlışlarının olduğunu gördük ve bir kere daha düşündük ki bu iktidarın demokratik bir değişimle değiştirilmesi gerekiyor. Çünkü 22 yıldır iktidarda olup da depreme bu kadar hazırlıksız yakalanmak affedilir bir şey değil” dedi.

“Bu konuyu oturup hem biz HDP olarak hem de ittifak olarak değerlendireceğiz ve bir sonuca varacağız” diyen Oluç, ilerleyen günlerdeki toplantılarda bu konuların konuşularak karara varılacağını kaydetti.

“HDP’nin ayrılma, parçalama politikası hiç olmadı”

Millet İttifakı üyeleri ve seçmenleri arasında HDP ile ilgili bazı yargılar ve korkular bulunabileceğini söyleyen Oluç, Cumhur İttifakı’nın özellikle bu korkulara oynadığının işaret edilmesine karşılık şu yanıtı verdi:

“Doğrudur. Çünkü geleneksel olarak bu tür şehir efsaneleri üzerinden politika kuruyorlar Türkiye’de. Ama biz HDP olarak bunu defalarca söyledik. Ayrıca HDP’nin kendi belgeleri var. HDP’nin, Türkiye’nin bölünmesi, parçalanması gibi bir politikası bugüne kadar olmadı.”

HDP’nin 2018 seçim bildirgesinde “Kürt sorununun demokratik barışçı çözüm başlığı altında ve üniter yapı çerçevesinde çözülmesi gerektiğinin” çok açık ifade edildiğini söyleyen Oluç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O yüzden bu bir şehir efsanesi ve bu şehir efsanesinin bir karşılığı yok. Biz bunu hep söylüyoruz, söylemeye de devam ederiz. Ama maalesef herkese ulaşıp bunu anlatma şansını bulamıyoruz. HDP’nin Kürt sorununun demokratik çözümü açısından yaklaşımı bellidir: Eşit koşullarda bir arada yaşama talebidir ve Kürt halkının kendi kimlik, kültür, ana dil taleplerine cevap verilmesidir. Kesinlikle bir ayrılma, ayrı devlet kurma, ülkeyi bölme, parçalama filan gibi politikalarla bizim hiçbir alakamız yok, olmadı da bugüne kadar.”

İmralı cezaevindeki Abdullah Öcalan’dan yerel seçim öncesindekine benzer yeni bir mektubu bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine de Oluç, buna çok ihtimal vermediğini belirterek “Ben Öcalan’ın yerel seçimlerde yaşanmış olandan sonra o tür bir adım atacağı kanaatinde değilim” yanıtını verdi.

AKP ile temas olabilir mi?

AKP’nin Kürt seçmenleri yanına çekmek için HDP ile temas kurmak isteyip istemeyeceğine yönelik soruya karşılık böyle bir işaret görmediğini söyleyen Oluç, şöyle konuştu:

“Ben böyle bir adım olabileceğine dair en ufak bir işaret görmüyorum. En azından Meclis’te bunun işaretlerini görürüz değil mi? Ama en ufak bir işaret yok. Dolayısıyla öyle bir beklentimiz de yok. Bu iktidar daha çok HDP’yi demokratik siyaset alanından tasfiye etmek için uğraşan bir iktidar.”

Kapatma davası ile HDP’nin kadrolarının tasfiye edilmek istendiğini söyleyen Oluç, “Şimdi bütün bunları yapmak isteyen iktidar bunların olmayacağına dair en ufak bir işaretin olmadığı bir zamanda ve zeminde birdenbire kafasına taş düşüp gelin bir konuşalım der mi? Bizce demez. Eğer diyecek olsa bu konularda başka sonuçların ortaya çıkıyor olması gerekirdi” dedi.

HDP’nin B, C, D planları neler?

Partinin kapatılması durumunda HDP’nin B, C ve D planlarının hazır olduğunu belirten Oluç, nasıl bir yol izleyeceklerine dair şöyle konuştu:

“Davaya ilişkin süreci ve Yüksek Seçim Kurulu’nun takvimini görmek istiyoruz. Ona göre karar vereceğiz. Şu anda bizim hem bileşenlerimiz hem ittifak güçlerimiz arasında seçime girme hakkına sahip olan partiler var. Dolayısıyla oturup konuşulacak, zaten ön görüşmeler yapıldı, birlikte bir karar vereceğiz.”

Kulislerde ise HDP’nin kapatılması durumunda ya da belki kapatılmadan önce Sol Parti, Yeşiller, TİP ya da EMEP listelerinden seçime girebileceği konuşuluyor.

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi, HDP’nin Hazine Yardımı Blokajını Kaldırdı

5 Ocak’ta Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yapılacak Hazine yardımına geçici olarak bloke konulması kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM), bugün, partinin Hazine yardımı hesabına tedbiren bloke konulması kararını kaldırdı.

Haber Merkezi / Geçici bloke kararı nedeniyle Halkların Demokratik Partisi (HDP), 10 Ocak’ta siyasi partilere yapılan Hazine yardımından payına düşen yaklaşık 180 milyon lirayı alamamıştı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması istemli davada, “terör örgütü ile organik bağının devam ettiği, Hazine kaynaklarının terör örgütüne aktarıldığı” gerekçesiyle partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına bloke konulmasını istedi. Partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına bloke konulmasına karar verilmişti.

Öte yandan AYM, HDP’nin kapatılması talebine dair savunmasının 14 Mart yerine 11 Nisan’da alınmasına karar verdi. Erteleme kararının HDP’nin talebi üzerine alındığı belirtildi.

“Seçimlere kadar her şeyi yapabilirim”

AYM’nin son kararını değerlendiren HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, kararın henüz kendilerine ulaşmadığını belirterek “Ancak ilk değerlendirmem, AYM demiş oluyor ki: ‘Ben seçimlere kadar her şeyi yapabilirim’. Mesaj bu” dedi.

Süreç nasıl devam edecek?

Savunmanın ardından davaya ilişkin bilgi ve belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Raporun Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek.

Anayasa Mahkemesi üyeleri belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak. Heyetin, karar verene kadar müzakerelerini aralıksız sürdürmesi bekleniyor.

HDP hakkındaki kapatma davasını 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla, yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmi Gazete’de yayımlanacak.

Anayasa Mahkemesinin, siyasi yasak istenen partililerin beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde bu kişiler, kesin kararın Resmi Gazete’de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamayacak.

Paylaşın