Kur Korumalı Mevduatın 7 Aylık Maliyeti 84,9 Milyar TL’ye Ulaştı

Kur korumalı mevduatın merkezi yönetim bütçesine 7 aylık maliyeti 84.9 milyar TL’ye ulaştı. BDDK tarafından 7 Ekim tarihli en son verilerde kur korumalı TL mevduat ve katılma hesabı 1 trilyon 422.6 milyar TL olarak açıklandı.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Merkezi Yönetim Bütçe verilerine göre, eylül ayında dövizden dönüşümler hariç kur korumalı mevduatın bütçeye yükü 9 milyar 292,8 milyon TL olarak belirlendi.

Böylelikle Mart ayından bu yana toplam maliyet 84 milyar 899,4 milyon TL’ye yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından 7 Ekim tarihli en son verilerde kur korumalı TL mevduat ve katılma hesabı 1 trilyon 422,6 milyar TL olarak açıklandı.

Kısa Vadeli Dış Borçta Rekor Kırıldı

2022 Ağustos ayı sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku 185,9 milyar dolar oldu. Böylelikle kısa vadeli dış borç stokunda rekor kırıldı.

Türkiye’de kısa vadeli dış borç stoku Ağustos sonu itibarıyla, 2021 yıl sonuna göre yüzde 13,6 oranında artışla 138,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,2 oranında artarak 55,6 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 15,4 artışla 50,9 milyar dolara çıktı.

Bütçe, Eylül’de 2022’nin en yüksek açığını verdi

Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, merkezi yönetim bütçesi eylül ayında 78.6 milyar TL açık verdi. Böylelikle 2022 yılının en yüksek aylık açığı kaydedildi.

Eylülde bütçe harcamaları 285.6 milyar TL olurken, genel bütçe giderleri de 206.9 milyar TL’de kaldı. Eylülde faiz dışı denge 45.5 milyar TL açık verdi.

Ağustos ayında bütçede 3.6 milyar TL’lik fazla kaydedilmişti. 2022 yılı Ocak-Eylül döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 2.02 trilyon TL, bütçe gelirleri 1.97 trilyon TL ve bütçe açığı 45.5 milyar TL olarak gerçekleşti.

Son 12 ayın tablosuna bakıldığında ise bütçe açığının 176.6 milyar TL’ye çıktığı görüldü.

Merkezi yönetim bütçesi 2021 yılı Eylül ayında 23 milyar 586 milyon TL açık vermiş iken 2022 yılı Eylül ayında 78 milyar 627 milyon TL açık vermişti. aynı yıl eylül ayında 9 milyar 478 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2022 yılı Eylül ayında 45 milyar 511 milyon TL faiz dışı açık verilmişti.

Paylaşın

Hazine Ve Maliye Bakanı Nebati, 10 Ayda Neler Dedi?

CHP Milletvekili Kılıç, ”Neo klasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöroekonomi ile daha fazla önem kazanmaktadır.” sözleriyle uzun süre gündemde kalan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin 10 ayda gündeme gelen diğer sözlerini hatırlattı.

Kısa Dalga‘da yer alan habere göre, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi Sevda Erdan Kılıç’ın, “AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fiyat artışları hakkında yaptığı açıklama” ile ilgili soru önergesini yanıtladı.

Bakan Nebati’nin geçen günlerde Ekonomik Dönüşüm Zirvesinin açılışında yaptığı konuşmada, ”Neo klasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöroekonomi ile daha fazla önem kazanmaktadır.” şeklindeki ifadelerini hatırlatan Kılıç, şunları kaydetti:

“Bakan Nebati enflasyonun neden arttığını; ‘Salgın döneminde jeopolitik gelişmeler ile birlikte, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki görünümün sebep olduğu negatif arz şokları ve tedarik zincirindeki bozulmalar enflasyonun artmasında etkili olmuştur.’ cümlesi ile açıklamayı tercih etmiştir

Nebati’nin ilk röportajında, ekonominin çok hızlı bir şekilde düzeleceğini savunurken, ‘sen maaş alıyorsun, en fazla neyini kaybedersin? Enflasyonun altında ezilirsin; ama ben bu işi düzeltmezsem eğer bin çalışanımla beraber bütün varlığımı kaybederim, bunu göze alır mıyım?’ demesi, ileride ‘epistemolojik kopuş, heterodoks yaklaşım, nöroekonomi’ gibi ilginç kelimeleri kullanacağının ilk sinyallerini verdiriyordu aslında!

Henüz bu sözlerin şoku atlatılmamışken Nebati, bu sefer devlet televizyonu TRT’de, ‘gözlerime bakar mısınız? Ne görüyorsunuz? Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır’ gibi hamaset kokan ifadeler kullandı.

‘Herkesin Nureddin Nebati’nin gözlerindeki ışıltıyı aradığı!’ bir ortamda Bakan, bu sefer bir televizyon programında, “ekonomi ile olan müktesebatınız nedir?” sorusuna, ‘piyasadan geliyorum demek şu: Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğmuşsunuz. Doğal olarak benzin istasyonunuz olur. Akaryakıt işini bilirim, otomobil işini bilirim.’ diyerek ekonomi ile olan bağlantısını ortaya koydu!

Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenen uluslararası yatırımcı kahvaltısındaki sözleri, Türkiye’nin nasıl yönetildiğini, halkımızın yanı sıra yabancıların da öğrenmesini sağladı! Bakanın, ‘en sevmediğim konu da şu yatırımcılara zorluk çıkaran mevzuat ya da bürokrasidir. Bürokrasiyi alaşağı ederiz, arkamızda Cumhurbaşkanımız var rahat olun, mevzuatı da değiştiririz.’ sözleri ülke gündemine oturdu!

Antalya’daki bir toplantıda söylediği, ‘faiz ve kur odağında, sığ bir alanın içerisinde Türkiye ekonomisini kurtardık’ sözleri, ‘Türk ekonomisi kimden kurtarıldı? Zira 20 yıldır aynı parti iktidarda. Nebati’nin de mensubu olduğu partinin ekonomisini kim batırdı? Ya da kurtarılmış Türk ekonomisi bu mu?’ sorularının sorulmasına neden oldu. Ancak göstergeler ekonominin kurtarılmak bir yana her geçen gün daha da kötüye gittiğine işaret ediyordu.

Bakan Nebati’nin, ‘Türk Lirası en zayıf durumda. Gideceği bir yer yok. Vatandaş rahat olsun.’ ifadeleri vatandaşlarımızı rahatlatmasa da Bakanın ekonomi literatüründe yerini aldı!

Nureddin Nebati’nin gözlerini kapatarak dediği, ‘şimdi uyuyun, 6 ay sonra uyanın. Çok farklı noktalara gideceğiz.’ sözleri de ekonomi gündemine damga vurdu! Ancak bu 6 aylık süreçte; enflasyon yüzde 36.08’den yüzde 73.50’ye fırlayınca, 11.86 TL olan Dolar kuru 16.74 TL’yi görünce, 12 kiloluk mutfak tüpü 218 liradan 335 liraya çıkınca, benzin 11.64’ten 27.37’ye, motorin de 11.43’ten 29.94’e yükselince uykusundan uyananlar, yaşananların rüya olması temennisinde bulundu!”

Ekonominin ‘E’ sinden anlamayan bir yapı Türkiye’yi uçurumun dibine attı. Faturayı ise halk ödüyor. Parayı zenginler paylaşıyor, borcu halk ödüyor.”

Paylaşın

Hazine’den BOTAŞ’a Aktarılan Para 147 Milyar TL’yi Aştı

BOTAŞ’a (Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi), Hazine’ye son 2 yılda 147 milyar 120 milyon TL borçlandı. Ayrıca, BOTAŞ’a “görevlendirme gideri” adı altında da 24 milyar TL aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, hanelerde her bir doğal gaz faturasının 80 TL’sini hükümetin ödediğini iddia etti. Bu açıklamaya çok sayıda tepki gelirken; uzmanlar yalnızca halkın faturasının 80 TL’lik kısmını değil, patronların yüklü miktarlı faturalarının da ödendiğini bildirdi. Üstelik doğal gazdan sorumlu kuruluşlardan Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş.’de (BOTAŞ) de ekonomik durum her ay kötüye gidiyor.

BOTAŞ, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 20 Ağustos 2020’de duyurduğu “Karadeniz’de doğal gaz” haberinden sonra Hazine’ye on milyarlarca TL borçlandı.

2021’i 50 milyar TL borçla kapattı

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; BOTAŞ’a Hazine’den ilk borç Erdoğan’ın, “Karadeniz’de doğal gaz müjdesi”nden 10 ay sonra 2021 yılının Haziran ayında verildi. Bu tarihte bir milyar 60 milyon TL borç verilen BOTAŞ’a ağustos ayında da aynı miktar aktarıldı. BOTAŞ’ın kasasına eylülde 2 milyar 60 milyon TL, ekimde 3 milyar TL, kasımda 3 milyar 80 milyon TL ve aralık ayında 40 milyar TL daha girdi. Yıla borçsuz başlayan BOTAŞ, 2021’i 50 milyar 260 milyon TL borçla kapattı.

Borç, 147 milyar TL’yi aştı

Hazine’nin verilerine göre bu yılın 8 ayı da BOTAŞ için borçla geçti. Sene boyunca 10 KİT, kamuya borçlandı. En çok borçlanan kamu kuruluşu BOTAŞ oldu. KİT’lere bu yıl boyunca verilen 137 milyar 867 milyon 549 bin TL borcun 96 milyar 860 milyon TL’si BOTAŞ’a aktarıldı.

Kendisinden sonraki en borçlu kamu kuruluşundan 7 kat daha fazla borçlanan BOTAŞ’a şubatta 14 milyar 660 milyon TL, martta 37 milyar 800 milyon TL, nisanda 5 milyar 700 milyon TL, mayısta 8 milyar 200 milyon TL, temmuzda 4 milyar 500 bin TL ve ağustosta 26 milyar TL borç verildi.

BOTAŞ’ın son 2 yılda Hazine’den aldığı toplam borç, 147 milyar 120 milyon TL olarak kayıtlara geçti.

‘Görevlendirme gideri’ ile de 24 milyar TL aktarıldı

BOTAŞ’a Hazine kaynakları yalnızca borç adı altında aktarılmadı. Kuruluş, ayrıca “görevlendirme gideri” adı altında da Hazine’den çeşitli ödemeler aldı. BOTAŞ’a, 2021 yılının Aralık ayında 19 milyar TL kaynak aktarıldı. Bu yıl ise “görevlendirme gideri” adı altında şubatta 3,3 milyar TL ve martta 1,7 milyar TL olmak üzere toplam 5 milyar TL aktarıldı. Böylece BOTAŞ, görevlendirme gideri adı altında Hazine’den 2 yılda 24 milyar TL daha aldı.

Paylaşın

“Bürokratlar Bakan Nebati’nin İstifasını İstedi” İddiası

Sözcü gazetesi yazarı Serpil Yılmaz, Borsa İstanbul bankacılık endeksinde yaşanan yüzde 170’lik yükselişin ardından yüzde 35 düşüşün bürokrasiyi hareketlendirdiğini ve Hazine Bakanı Nureddin Nebati’nin istifasını istediklerini yazdı.

Yılmaz ayrıca Borsa çevrelerinde SPK’nın bankacılık hisseleriyle ilgili yayımlayacağı bir uyarı yazısının Bakan Nebati’nin borsa ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle işleme koyamadığını öne sürdü.

“Bürokrasi Nebati’nin kellesini istiyor” başlık bugünkü yazısında Yılmaz şunları kaydetti:

“Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile BİST ve Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) yönetimi arasında derin bir hesaplaşma yaşanıyor.

Borsaya yatırımcı çağırırken bülbül kesilen Nebati’nin koltuğu sağlam görünmüyor.

Sorumluluğu ekibinin üzerine mi atacak, affı mı istenecek ‘yakın zamanda’ öğreniriz

Borsa çevrelerinde, SPK’nın 8 Eylül’de söz konusu bankacılık hisseleriyle ile ilgi uyarı yazısı hazırladığı, ancak 11 Eylül’de bakanın yaptığı açıklama nedeniyle işleme koy(a)madığı iddia ediliyor.”

Bakan Nebati ne demişti?

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati 2 Eylül’de Borsa İstanbul’a ilişkin olarak “Borsa İstanbul, yerli ve yabancı yatırımcının güvenle yatırım yaptığı bir mecra haline geldi.” demişti.

11 Eylül’de ise sosyal medya hesabından “Borsa İstanbul, halka açık şirketlerimiz ve yatırımcılarımız açısından her geçen gün daha da cazip hale geliyor” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

KİT’ler Borca Battı: 8 Ayda 137,8 Milyar TL Borç

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, bu yılın ilk 8 ayında Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) “borç” adı altında aktarılan tutar 137 milyar TL’yi aştı. En fazla borç, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi’ne (BOTAŞ) verildi.

Hazine’nin rakamlarına göre, BOTAŞ’ı, 13 milyar 515 milyon TL’lik borçlanma ile TCDD izledi. EÜAŞ, 11 milyar 413 milyon TL ile en çok borçlanan üçüncü kamu işletmesi oldu. ÇAYKUR, bir milyar 730 milyon TL borç alırken TTK’nin 8 ayda Hazine’den aldığı borç miktarı bir milyar 434 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Bu kuruluşu 1 milyar 430 milyon TL ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş, 650 bin TL ile Et ve Süt Kurumu, 450 bin TL ile TİGEM ve 385 bin TL ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. izledi.

Kamu kaynaklarını kullanarak ekonomik faaliyette bulunan Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) borca battı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre bu yılın ilk 8 ayında KİT’lere “borç” adı altında aktarılan tutar 137 milyar TL’yi aştı. En fazla borç, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi’ne (BOTAŞ) verildi.

Hazine’nin verilerine göre bu yıl 10 KİT, kamuya borçlandı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ), Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş, Et ve Süt Kurumu ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. ve BOTAŞ kamuya borçlanan KİT’ler oldu.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, KİT’lere aktarılan toplam 137 milyar 867 milyon 549 bin TL’lik borcun 96 milyar 860 milyon TL’si “doğal gaz müjdesi” ile gündeme gelen BOTAŞ’a aktarıldı. En yakın borçlu kuruluştan 7 kat daha fazla borçlanan BOTAŞ’a şubatta 14 milyar 660 milyon TL, martta 37 milyar 800 milyon TL, nisanda 5 milyar 700 milyon TL, mayısta 8 milyar 200 milyon TL, temmuzda 4 milyar 500 bin TL ve ağustos’ta 26 milyar TL borç verildi.

TCDD ikinci sırada

Hazine’nin rakamlarına göre, BOTAŞ’ı, 13 milyar 515 milyon TL’lik borçlanma ile TCDD izledi. EÜAŞ, 11 milyar 413 milyon TL ile en çok borçlanan üçüncü kamu işletmesi oldu. ÇAYKUR, bir milyar 730 milyon TL borç alırken TTK’nin 8 ayda Hazine’den aldığı borç miktarı bir milyar 434 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Bu kuruluşu 1 milyar 430 milyon TL ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş, 650 bin TL ile Et ve Süt Kurumu, 450 bin TL ile TİGEM ve 385 bin TL ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. izledi.

Özel teşebbüs ve hanelere borç

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na göre, özel teşebbüslere ve hane halklarına da “borç verme” adı altında çeşitli kaynaklar aktarıldı. Verilere göre, özel işletmelere 8 ayda 4 milyar 663 milyon TL, hanelere ise 5 milyar 601 milyon TL borç verildi.

KİT’lere paranın aktarıldığı bütçe 2022 yılı öncesi belirlenirken, yetersiz kaldığı gerekçesiyle sene ortasında yenilenmişti. Geride kalan dönemde 75 milyar TL’den fazla para aktarılan ve “servet transferi” olarak yorumlanan Kor Korumalı Mevduat sistemi de sene ortasında belirlenen bütçe de gider kalemi olarak yer almıştı.

Hazine’den 13 milyar 515 milyon TL borçlanan TCDD de KİT Komisyonu’nda bu yılı 4 milyar TL zarar ile kapatacağını açıklamıştı.

Paylaşın

Örtülü Ödenek 2.5 Milyar Liraya Dayandı

Yalnızca AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kullanılabilen, hesabı sorulamayan ve “örtülü ödenek” olarak adlandırılan Gizli Hizmet Giderleri kaleminden sekiz ayda 2 milyar 478 milyon TL harcandı.

Bu harcama kalemi için ocakta 57 milyon TL, şubatta 169 milyon TL, martta 788 milyon TL, nisanda 314 milyon TL, mayısta 434 milyon TL, haziranda 107 milyon TL, temmuzda 164 milyon TL, ağustosta ise 442 milyon TL ödendi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, kamunun aylık harcama rakamlarını açıkladı.

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in aktardığına göre, yeni konut projeleriyle kazancı artırılacak müteahhitlere sekiz ayda 67,9 milyar TL’lik kamu kaynağı aktarıldı. Ocakta 686 milyon TL aktarılan müteahhitlere şubatta 1 milyar 618 milyon TL, martta 5 milyar 620 milyon TL, nisanda 11 milyar 534 milyon TL, mayısta 6 milyar 929 milyon TL, haziranda 13 milyar 370 milyon TL, temmuzda 13 milyar 229 milyon TL ödendi. Yılın en yüksek tutarı, geçen ay aktarılan 15 milyar TL oldu.

Örtülü ödenek 2.5 milyar liraya dayandı

Yalnızca AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kullanılabilen, hesabı sorulamayan ve “örtülü ödenek” olarak adlandırılan Gizli Hizmet Giderleri kaleminden sekiz ayda 2 milyar 478 milyon TL harcandı. Bu harcama kalemi için ocakta 57 milyon TL, şubatta 169 milyon TL, martta 788 milyon TL, nisanda 314 milyon TL, mayısta 434 milyon TL, haziranda 107 milyon TL, temmuzda 164 milyon TL, ağustosta ise 442 milyon TL ödendi.

Kiralama giderleri için ocakta 3 milyar 508 milyon TL, şubatta 399 milyon, martta 481 milyon TL, nisanda 4 milyar 205 milyon TL, mayısta 424 milyon TL, haziranda 649 milyon TL, temmuzda 4 milyar 15 milyon TL harcandı. Ağustos ayına gelindiğinde ise bu tutar, 1 milyar 655 milyon TL’ye yükseldi. Bu yıl kiralama işlemleri için harcanan toplam tutar 15 milyar 336 milyon TL oldu. En çok harcamalar bina, araç ve uçak kiralama işlemleri için yapıldı.

Kötü ekonomi yönetiminin sonuçlarından olan faiz giderleri de zirveyi gördü. 31 milyonu aşkın asgari ücret, sadece sekiz aylık faiz giderlerine harcandı. İç ve dış borç faiz giderlerinin toplamı, 173 milyar 994 milyon 479 bin TL’ye ulaştı. Yılın ilk ayında 14 milyar 231 milyon TL olan faiz gideri, şubatta 43 milyar 669 milyon TL oldu. Martta 26,9 milyar TL olarak hesaplanan faiz gideri, nisanda 19,1 milyar TL, mayısta 17,9 milyar TL, haziranda 12,7 milyar TL, temmuzda 16,6 milyar TL ve ağustosta 22 milyar 647 milyon TL oldu.

‘Kur koruma’  yükü büyüyor

Döviz kurunu sabit tutmak için uygulamaya konulan kur korumalı TL mevduat hesapları için merkezi yönetim bütçesinden bu aya kadar aktarılan toplam tutar, 75 milyar TL oldu. İlk olarak mart ayında 11 milyar TL’lik ödemenin ardından nisanda 4 milyar 555 milyon TL, mayısta 4 milyar 842 milyon TL, haziranda 16 milyar 136 milyon TL, temmuzda 23 milyar 361 milyon TL ve ağustosta 15 milyar TL ödeme yapıldı.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’a Hazine’den 75 Milyar TL Aktarıldı

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Kur Korumalı Mevduat (KKM) için ağustos ayında 15 milyar Türk Lirası (TL) ödeme yapıldı, bu yıl yapılan toplam ödeme tutarı ise 75.61 milyar TL’ye ulaştı.

Haber Merkezi / Öte yandan ağustos ayında bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 108,8 artışla 305 milyar 930 milyon liraya, bütçe giderleri yüzde 186 artarak 302 milyar 343 milyon liraya yükseldi. Böylelikle bütçe, ağustosta 3 milyar 586 milyon lira fazla verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, ağustos ayına ilişkin bütçe gerçekleşmeleri raporunu açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

“2022 yılı ağustos ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 302,3 milyar TL, bütçe gelirleri 305,9 milyar TL ve bütçe fazlası 3,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 279,7 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 26,2 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Merkezi yönetim bütçesi 2021 yılı ağustos ayında 40 milyar 837 milyon TL fazla vermiş iken 2022 yılı ağustos ayında 3 milyar 586 milyon TL fazla vermiştir.

2021 yılı ağustos ayında 54 milyar 494 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2022 yılı ağustos ayında 26 milyar 233 milyon TL faiz dışı fazla verilmiştir.

Merkezi yönetim bütçe giderleri ağustos ayı itibarıyla 302 milyar 343 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz harcamaları 22 milyar 647 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 279 milyar 696 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 2 trilyon 831 milyar 472 milyon TL ödenekten ağustos ayında 302 milyar 343 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 105 milyar 703 milyon TL harcama yapılmıştır.

ağustos ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 186 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 7,9 iken 2022 yılında yüzde 10,7 olmuştur.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 203,9 oranında artarak 279 milyar 696 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 7,9 iken 2022 yılında yüzde 11,2 olmuştur.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri ağustos ayı itibarıyla 305 milyar 930 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 271 milyar 858 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 29 milyar 464 milyon TL olmuştur.

2021 yılı ağustos ayında bütçe gelirleri 146 milyar 539 milyon TL iken 2022 yılının aynı ayında yüzde 108,8 oranında artarak 305 milyar 930 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin ağustos ayı gerçekleşme oranı 2021 yılında yüzde 13,3 iken 2022 yılında yüzde 12 olmuştur.

2022 yılı ağustos ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 107,3 oranında artarak 271 milyar 858 milyon TL olmuştur. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 14,2 iken 2022 yılında yüzde 12,4 olmuştur.”

Paylaşın

“Nureddin Nebati’nin Yerine Bakan Aranıyor” İddiası

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’den görevi devralması için eski Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’le birden fazla görüşüldüğü iddia edildi. İddiada Mehmet Şimşek’in ise her seferinde “Hayır” dediği ifade edildi.

Halk TV yazarı Can Coşkun, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin gidici olduğu, bu görev için eski Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’le görüşüldüğü iddiasını köşesine taşıdı.

Konuyla ilgili kulislerden edindiği bilgileri aktaran gazeteci, “Öncelikle belirtmek lazım ki; Mehmet Şimşek ile birden fazla görüşülmüş. Şimşek her seferinde ve sonuncusunda aynı gerekçeyle ‘hayır’ cevabını vermiş” ifadesini kullandı.

Coşkun, geçmişte Beştepe’nin bütçe kanadında yer alan ve eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal’a yakın isimlerden birinin şunları söylediğini paylaştı:

“Mehmet Bey ile görüşüldü, ikna olmadı. İlk de değildi. Kendisi ‘İş ilişkilerim var, yeni anlaşmalar yaptım’ diyerek herhangi bir görevi kabul edemeyeceğini bildirdi.”

Köşe yazarı, son olarak “Son görüşmenin ardından 11 gün geçmiş. Bu süreçte bir ikna veya değişim olur mu, kaynağıma göre pek olası değil” bilgisini verdi.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İktidardan Yeni Kredi Paketi Hazırlığı

Hükümet, ihtiyaç sahibi firmalar için yeni bir Kredi Garanti Fonu paketi açmaya hazırlanıyor. İlk etapta 50 milyar lira olması planlanan paketten, ihracatçı ve imalatçı KOBİ’ler öncelikli olarak yararlanacak.

Sabah gazetesinden Barış Şimşek’in haberine göre makro ihtiyatı tedbirler kapsamında kredi genişlemesini kontrol altına almayı ve kullanılan TL kredilerin döviz alımına gitmesini önlemeyi hedefleyen hükümet, ihtiyaç sahibi firmalar için yeni bir Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi açmaya hazırlanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin sinyalini verdiği KGF destekli kredi paketinin ayrıntıları belli olmaya başladı. Başlangıçta 50 milyar lira tahsis edilmesi planlanan kredi garanti programı ile doğrudan ihtiyaç sahibi firmalara ulaşılacak.

Önceki uygulamalardan farklı olarak, işletmeler A, B ve C olmak üzere 3 ayrı kategoriye ayrılacak. Kredi limitinden KOBİ’ler ile imalatçı ve ihracatçı firmalar öncelikle yararlanacak.

Kimler yararlanabilecek?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya göre, kredibilitesi A grubunda bulunan ve krediye erişimi her zaman mümkün olan şirketler yakında açıklanacak KGF’nin kapsamına alınmayacak. Bu gruptaki firmalar, önceden olduğu gibi bankalara yönlendirilecek.

B grubunda bulunan ama sadece öz kaynakları ile idare eden, işletme ve yatırım sermayesine ihtiyaç duyan firmalar ise yeni KGF paketinin yüzde 70’inden yani 35 milyar liralık kredi limitinden yararlanacak.

Teminat engeline takılan buna karşın üretimi ve istihdamı devam eden C grubu şirketlere de KGF imkânı sağlanacak. Bu şirketlere, 50 milyar liralık paketin yüzde 30’una karşılık gelen 15 milyar liralık limit tanımlanacak.
KGF paketine başvuracak firmalarda; istihdamlarını korumaları, imalat ve ihracat taahhütlerinin bulunması özellikle gözetilecek. Kredi, nakit olarak ilgili firmaya ödenmeyecek.

Üretim ve ihracat için gereksinim duyduğu ara malı ve makine yatırımı için proforma fatura karşılığı satıcı firmalara aktarılacak. Böylece, ticari kredilerin tahsis amacına uygun kullanımı ile döviz, altın veya gayrimenkul piyasasına kaymasına da geçit verilmemiş olacak.

Paylaşın

Nebati’den ABD’nin Mektubu Hakkında Açıklama: Endişe Yaratması Anlamsız

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ABD’den Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’ne (TÜSİAD) yapılan “Rusya” uyarısı hakkında değerlendirmede bulundu. Nebati’ye göre mektubun endişe yaratması anlamsız.

Bakan Nebati, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımlarda şu ifadeleri kullandı:

“Türk iş dünyası örgütlerine iletilen mektubun iş çevrelerimizde bir endişe yaratması anlamsızdır. Türkiye dünyanın en önemli siyasi ve ekonomik güç merkezlerinden biridir. İş dünyamız devletinin gücünü her zaman yanında hissetmelidir.

Müttefikimiz ve ticaret ortağımız ABD’nin, işletmelerini, ekonomimize yatırım yapmaya davet ettiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Ülkemiz, müttefikleriyle birlikte küresel ve bölgesel zorluklara karşı, ortak çaba sarf etmeye ve işbirliğini güçlendirmeye önem veriyor.

Ayrıca komşularımızla, başta turizm olmak üzere çeşitli sektörlerde, yaptırımlara konu olmayan çerçevede, ticari ve ekonomik ilişkilerimizi geliştirmeye kararlıyız.

Türkiye ekonomisinin tüm aktörleri, serbest piyasa ekonomisi ilkelerine bağlıdır. Küresel ticarette daha fazla pay sahibi olmaya çalışmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bu yolda iş dünyasının yanındadır.

Barışı ve daha fazla ticareti hedefleyen diplomasimizle iş insanlarımızın küresel ekonomide daha önemli bir rol oynaması için güçlü bir inisiyatif ortaya koyuyoruz.

Türk iş dünyası gerek iş ahlakı gerekse hızlı çözüm üretme yeteneği ve esnekliğiyle nice başarılara imza attı ve atmaya da devam edecek.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Türk iş dünyası örgütlerine gönderdiği mektupta da belirtildiği üzere, Türk işletmeleri dünyadaki en yenilikçi şirketler arasında yer alıyor ve önemli zorlukların üstesinden gelerek büyümeye devam ediyor.”

Ne olmuştu?

Wall Street Journal’da yayımlanan bir haberde ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Wally Adeyemo’nun TÜSİAD’a gönderdiği mektupta, yaptırım uygulanan Ruslarla çalışmama konusunda uyardığı aktarıldı.

WSJ, mektup ile ilgili olarak Ankara’ya danıştığını fakat Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin açıklama gelmediğini ifade etti.

TÜSİAD daha sonra yazılı bir açıklama yaparak haberi doğruladı.

Açıklamada, “Bugün çeşitli basın organlarında yer aldığı üzere, ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Adewale Adeyemo’nun, Rusya’ya yönelik yaptırımlar kapsamında, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlar ile kurulabilecek ilişkilerin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere de yaptırım riski olarak yansıyabileceğine yönelik mektubu TÜSİAD’a da iletilmiştir” denildi.

TÜSİAD, mektubun Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile paylaşıldığını kaydetti.

Gazeteye göre, TÜSİAD’a da gönderilen mektupta şu ifadeler yer alıyor: ABD tarafından yaptırım uygulanan kişilere maddi destek sağlayan her kişi veya kuruluş, ABD yaptırımları riski altındadır.

WSJ’ye göre Adeyemo mektupta, Türk bankalarının, ABD bankalarıyla bağlarını sürdürürken, yaptırım uygulanan Rus bankalarıyla muhabir banka ilişkisi kuramayacaklarını da belirtti: Yaptırım uygulanan Ruslarla ilişkilerin Türk finans kurumlarını ve işletmelerini yaptırım riskine maruz bırakabileceğini lütfen unutmayın.

Paylaşın