Uluslararası Adalet Divanı’ndan Dikkat Çeken “Gazze Şeridi” Kararı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 175. günü geride kalırken, Uluslararası Adalet Divanı, İsrail ordusunun, Gazze’de acilen ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını engellememek dahil, Soykırım Sözleşmesi kapsamında “korunan grup” olan Filistinlilerin haklarını ihlal etmeyeceğinin güvence altına alınmasını istedi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölü sayısı son 24 saatte 62 daha artarak 32 bin 552’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 74 bin 980’e ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) en üst düzey mahkemesi Uluslararası Adalet Divanı (UAD) oybirliğiyle, Gazze’deki Filistinlilere temel gıda tedarikini sağlamak ve yayılan kıtlığı durdurmak için gerekli ve etkili tüm önlemleri almasını emretti. UAD yargıçları kararlarında “Mahkeme Gazze’deki Filistinlilerin artık sadece kıtlık riskiyle karşı karşıya olmadığını (…) kıtlığın baş gösterdiğini gözlemlemektedir.” dedi.

Yeni tedbirler Güney Afrika tarafından, İsrail’i Gazze’de devlet öncülüğünde soykırım yapmakla suçlayan ve devam etmekte olan davanın bir parçası olarak talep edildi.

“Karara bir yürütme mekanizması eşlik etmeli”

Hamas, Uluslararası Adalet Divanının kararının ardından yazılı açıklama yaptı: “UAD’nin, Gazze’ye yardım girişini öngören kararının ölü bir mektup olarak kalmaması için açlığı sivillere karşı bir silah olarak kullanan faşist işgale bu kararı bir an önce hayata geçirme zorunluluğunu getirecek uluslararası toplum tarafından dayatılan bir yürütme mekanizması eşlik etmeli.”

Karara rağmen İsrail’İn Filistin halkına yönelik “acımasız soykırım savaşını” sürdürdüğü açıklandı: “İsrail, tüm uluslararası kararları görmezden gelmeye devam ediyor. Bu davranış, Gazze Şeridi’nde çocuklara ve savunmasız sivillere karşı işlenen tüm suçlara ortak olan ABD yönetiminin kendisine sağladığı kılıf sayesinde bu terör örgütünün hukukun ve sorumluluğun üstündeymiş gibi davrandığını teyit etmektedir.”

İsrail’den yorum gelmedi

Gazze’ye insani yardımların karadan, havadan ve gemilerle Akdeniz kıyısından erişimini genişletmek için çaba sarf ettiğini belirten İsrail’den karara ilişkin bir yorum gelmedi.

İsrail ordusu, bir haftadan uzun bir süre önce Gazze’deki Şifa Hastane kompleksine saldırdıktan sonra çevresinde operasyon yapmaya devam ettiğini bildirdi. Açıklamada ordunun yaklaşık 200 silahlı kişiyi öldürdüğü ve operasyonun başlangıcından bu yana “sivillere, hastalara, sağlık ekiplerine ve tıbbi ekipmana zarar gelmesini önlediği” belirtildi.

Güney Afrika kararı memnuniyetle karşıladı

Güney Afrika Perşembe günkü kararı memnuniyetle karşılayarak “önemli” olarak nitelendirdi. Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, “Filistinlilerin ölümlerinin sadece bombardıman ve kara saldırılarından değil, aynı zamanda hastalık ve açlıktan da kaynaklandığı gerçeği, grubun var olma hakkının korunması gerektiğine işaret ediyor” dedi.

Bu ayın başlarında, Güney Afrika’nın daha fazla önlem talebine yazılı bir yanıt veren İsrail, Güney Afrika’nın iddialarının “tamamen asılsız”, “Soykırım Sözleşmesi’nin ve Mahkeme’nin kendisinin istismarı” olduğu görüşünü savunmuştu.

Savaşın ilk günlerinde Gazze’ye açılan sınır kapılarını kapatan İsrail bir süre sonra insani yardım malzemelerinin girişine izin vermeye başladı. İsrailli yetkililer, Gazze’ye girmesine izin verilen insani yardım miktarına herhangi bir kısıtlama getirmediklerini söylüyor ve BM’yi teslimatları düzgün bir şekilde organize edememekle suçluyor.

BM ve uluslararası yardım grupları ise, teslimatların İsrail’in askeri kısıtlamaları, devam eden çatışmalar nedeniyle engellendiğini söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü: UAD, kıtlığın başladığının altını çiziyor

Divan’ın yeni tedbir kararlarına ilişkin Af Örgütünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “UAD’nin Güney Afrika tarafından başlatılan soykırım davasında aldığı ek tedbir kararları, Divan’ın son kararından bu yana koşulların feci şekilde kötüleşmeye devam ettiğini ve işgal altındaki Gazze’deki Filistinliler için tehdidin arttığını vurguluyor” dendi.

İsrail’in Divan’ın açıkladığı hükümlere uymadığı belirtilen açıklamada, “UAD, Gazze’deki Filistinlilerin artık kıtlıkla karşı karşıya olmadığını, kıtlığın başladığının altını çiziyor” değerlendirmesi yer aldı. Açıklamada UAD’nin hükümlerinin başka ülkelere de mesaj verdiği, tüm ülkelerin UAD kararlarının tamamen uygulandığından emin olması gerektiği vurgulandı.

Tüm ülkelerin Gazze’deki katliamı önlemek için elinden geleni yapması ve İsrail üzerindeki etkisini kullanması gerektiği kaydedilen açıklamada, “Acil ateşkes, Gazzelilerin acılarını dindirecek ve UAD kararlarının uygulanmasına imkan verecek en önemli çözüm olmaya devam etmektedir” dendi.

Açıklamada ateşkes çağrısı yapmayan UAD hakimlerinin Divan kararlarının uygulanması için İsrail’in askeri operasyonlarını durdurmasının gerekli olduğu yönünde açıklamalar yaptığına işaret edildi.

Paylaşın

“Kassam Tugayları’nın ‘Gölge Adam’ Lakaplı Komutanı Öldürüldü” İddiası

30 binden fazla can kaybının yaşandığı Filistin – İsrail savaşının 157. günü geride kalırken, Hamas’ın üst düzey komutanlarından “Gölge Adam” lakaplı Mervan İsa’nın öldürüldüğü iddia edildi.

Mervan İsa, 7 Ekim saldırısını planladığına inanılan Kassam Tugayları lideri Muhammed Deif ve Hamas’ın Gazze lideri Yahya Sinvar ile birlikte İsrail’in en çok arananlar listesinin üst sıralarında yer alıyor.

İsrail basını, Gazze’de düzenlenen hava saldırılarında İzzeddin El Kassam Tugayları komutanı Muhammed Deif’in yardımcısı Mervan İsa’nın hedef alındığını bildirdi. Mervan İsa’nın hayatını kaybetmiş olabileceğini aktaran Hareetz, Tel Aviv yönetiminin ölüm iddialarını doğrulamaya çalıştığını belirtti.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; İsrail ordu radyosu, cumartesi gecesi Nuseyrat Mülteci Kampı’nın bombalandığını ve Deif’in sağ kolunun da kampta olduğu hakkında istihbarat aldıklarını aktardı ancak konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Mervan İsa, 7 Ekim saldırısını planladığına inanılan Kassam Tugayları lideri Muhammed Deif ve Hamas’ın Gazze lideri Yahya Sinvar ile birlikte İsrail’in en çok arananlar listesinin üst sıralarında yer alıyor.

Mervan İsa kimdir?

‘Gölge Adam’ lakaplı İsa, Muhammed Deif’in sağ kolu olarak biliniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail güçleri, genç yaşta katıldığı Hamas saflarındaki örgütsel faaliyetleri nedeniyle, ‘Birinci İntifada’ olarak bilinen dönemde İsa’yı beş yıl boyunca hapiste tuttu.

Hareketteki öne çıkan rolü nedeniyle özellikle İkinci İntifada’dan sonra İsrail’in hedefi haline geldi. İsrail, 2006 yılında Genelkurmay’ın Deif ve Kassam Tugayları’nın diğer üst düzey liderleriyle yaptığı toplantı sırasında İsa’ya suikast girişiminde bulundu. İsa, bu suikasttan kurtuldu.

Ayrıca, İsrail’in 2014 ve 2021’de Gazze’ye düzenlediği saldırılarda savaş uçakları evini iki kez yıktı. Bu saldırılardan birinde kardeşi hayatını kaybetti.

Paylaşın

Avrupa Birliği, Hamas Liderini “Terör Listesine” Aldı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 102. günü geride kalırken, Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar’ı “terör listesine” aldı. İsrail, Sinvar’ın AB’nin terör listesine alınmasından memnuniyet duyduğunu açıkladı.

7 Ekim saldırılarının planlayıcıları arasında olduğu tahmin edilen Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Deif de aynı listede yer alan bir başka isim.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar’ı terör listesine aldı. Sinvar, Hamas’ın 7 Ekim’de Gazze Şeridi dışına çıkarak İsrail yerleşim yerlerine düzenlediği saldırıların planlayıcısı olarak değerlendiriliyor.

Yaptırım listesine alınması uyarınca Sinwar’ın AB ülkelerindeki mal varlığı donduruldu ve kendisiyle ticari alışveriş yapmak AB vatandaşlarına yasaklandı.

Hamas, AB’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor. Hamas’ın 7 Ekim saldırılarında İsrail’in açıklamalarına göre çoğu sivil en az 1140 kişi öldürülürken, 250’den fazla İsrailli de rehin alınarak Gazze Şeridi’ne kaçırılmıştı. İsrail’in verdiği rakamlara göre 132 sivil halen Filistin bölgesinde bulunuyor, bunlardan 25’inin öldürüldüğü tahmin ediliyor.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; İsrail Dışişleri Bakanı İsrael Katz, Sinvar’ın AB’nin terör listesine alınmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Katz, Brüksel’in verdiği kararın “Hamas’ın kaynaklarını boğmak, meşruiyetini ortadan kaldırmak ve verilen tüm desteği yasaklamak için” gösterdikleri diplomatik çabaların bir sonucu olduğunu belirtti. 61 yaşındaki Sinvar, 7 Ekim’den bu yana kamuoyunda görülmezken, İsrail ordusu Sinvar’ın ölüm vaktinin geldiğini açıklamıştı.

Han Yunus’taki sığınmacı kampında dünyaya gelen Yahya Sinvar, 2017 yılında Hamas’ın Gazze’deki lideri seçilmişti. Sinvar, 2011 yılında Hamas’ın elindeki bir İsrail askerinin bırakılması karşılığında İsrail cezaevlerinden serbest bırakılan 1027 Filistinli mahkumdan biriydi.

Hamas lideri, 2015 yılında da ABD’nin en çok aranan “uluslararası teröristler” listesine alındı. 7 Ekim saldırılarının planlayıcıları arasında olduğu tahmin edilen Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Deif de aynı listede yer alan bir başka isim.

AB, Hamas’ın saldırıları ve İsrail’in buna tepki olarak Gazze Şeridi’nde başlattığı yıkıcı taarruza karşı ortak bir tutum geliştirmeye çalışıyor.

İsrail ordusunun 7 Ekim’deki saldırı sonrası Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava ve kara saldırılarında Filistin Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre şimdiye kadar 24 bin 285 Filistinli hayatını kaybetti. Ölenlerin yüzde 70’inin kadın, çocuk ve yaşlı olduğu belirtiliyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 24 Bin 100’e Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 101. günü geride kalırken Gazze Şeridi’nde, İsrail saldırılarında 24 saatte 132 kişi yaşamını yitirirken, toplamda da can kaybı 24 bin 100’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de, İsrail saldırılarında yaralı sayısının ise 60 bin 834’e yükseldiği kaydedildi. İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarıldı.

Öte yandan Çin, 100’üncü gününü geride bırakan Gazze savaşının sona erdirilmesi için geniş çaplı ve yetkili bir barış konferansı önerirken ABD, İsrail’in askeri operasyonlarını düşürmesinin artık zamanının geldiği açıklamasını yaptı.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Mısır’ın başkenti Kahire’yi ziyareti sırasında, “iki devletli çözümün uygulanması için belirli bir zaman takvimi ve yol haritasının oluşturulması ve İsrail-Filistin barış görüşmelerinin bir an önce yeniden başlatılmasının desteklenmesi” çağrısında bulundu.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby ise Amerikan medyasına yaptığı açıklamada, Washington’ın İsrail yetkilileriyle Gazze’de “düşük yoğunluklu operasyonlara geçiş konusunda” görüşmelerde bulunduğunu söyledi.

Kirby, “Bu geçiş için (düşük yoğunluklu operasyonlar) doğru zamanın geldiğine inanıyoruz. Ve onlarla bunun gerçekleştirilmesi için görüşüyoruz.” dedi.

İsrail – Filistin savaşının 100 günü geride kaldı

13 Ekim’de İsrail’den gelen tahliye kararı 2.3 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de güneye doğru bir göçe neden oldu. Yüz binlerce Gazzeli evlerini terk etmeye başladı. Fakat İsrail askeri güçlerinin ilerlemesine paralel olarak insanlar birçok defa yollara düşmek zorunda kaldı.

Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşları, birbiri ardına yaptıkları açıklamalarda, İsrail yönetiminin, 40 kilometre uzunluğundaki kıyı kentini tamamen kuşatmasının ve bu kadar hızlı bir göçün (zoraki tahliyenin) tarifsiz insani acılara neden olacağı uyarılarında bulundu.

21 Ekim’de Gazze için gönderilen insani yardımların Refah kapısından geçişi başladı. Mısır tarafından bulunan yardım konvoyları, abluka altındaki 2,3 milyon insana gıda ve tıbbi malzeme ulaştırmak üzere Gazze’ye girdi.

Elektrik, su ve gıda erişimin tamamen kısıtlandığı Gazze’de ağır İsrail bombardımanı sonucu çok sayıda insanın ölmesi ve yaralanmasıyla tıbbi malzeme eksikliği de yaşanıyor. Türkiye de Gazze Şeridi’ndeki siviller için Mısır’a insani yardım malzemeleri gönderdi.

21 Kasım’da İsrail hükümeti ve Hamas, İsrail’de tutuklu bulunan 150 Filistinliye karşılık Gazze’de tutulan 50 İsrailli rehinenin serbest bırakılması ve kuşatma altındaki bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi için çatışmalara dört gün ara verilmesi konusunda anlaştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada 50 kadın ve çocuğun aşamalı şekilde dört gün içinde serbest bırakılacağı ve bu süre zarfında çatışmalara ara verileceği belirtildi. Ateşkes toplamda bir hafta uzatıldı. 105 rehine ve yaklaşık 240 Filistinli tutuklu serbest bırakıldı. Ancak savaş 1 Aralık’ta yeniden başladı.

1 Ocak’ta İsrail ordusu, en az iki tugaydan oluşan yedek askerlerin evlerine gönderileceğini ve üç tugayın da eğitim için geri çağrılacağını açıkladı.

İsrail askeri sözcüsü Daniel Hagari, bazı askerlerin evlerine gönderilmesinin ‘savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini’ söyledi. Hagari, yedek askerlerin bazılarının yıl içinde tekrar göreve çağrılabileceğini belirtti.

Paylaşın

Gazze’de Can Kaybı 23 Bin 968’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 98. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında 24 saatte 125 kişi yaşamını yitirirken, toplamda da can kaybı 23 bin 968’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de, İsrail saldırılarında yaralı sayısının ise 60 bin 582’ye yükseldiği kaydedildi. İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarıldı.

Öte yandan Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında konuşan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, “Hamas’ı ortadan kaldırma, tüm esirleri evlerine geri getirme ve Gazze’nin bir daha ülkemiz için tehdit oluşturmayacağından emin olma hedeflerini gerçekleştirinceye kadar bu savaşı sürdüreceğiz” dedi.

Netanyahu’nun bu açıklaması, Güney Afrika’nın Filistin halkına yönelik “soykırım” eylemlerinde bulunduğu gerekçesiyle İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davanın başlamasının ardından geldi. Birleşmiş Milletler’in (BM) yargı organı olan Divan’ın merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde yer alıyor.

Davada şu ana kadar taraflar dinlenirken, davayı açan Güney Afrika, İsrail’in Filistinlilere yönelik olarak “sistematik olarak soykırım” eylemlerinde bulunduğunu iddia etti. Güney Afrika ayrıca mahkemeden İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki askeri eylemlerine derhal son vermesi için geçici tedbirlerin alınmasını talep etti.

İsrail ise bu iddiaları reddederek kendine yönelik suçlamaları “dayanıksız” ve “absürt” olarak nitelendirdi. İsrail ayrıca Güney Afrika’nın mahkemeye “gerçeklere ve hukuka ilişkin son derece çarpık bir tablo” sunduğunu ifade ederek, Divan’a 7 Ekim’deki Hamas saldırısı sırasında yaşananlara dair videolar ve grafikler gösterdi.

Uluslararası Adalet Divanı’ndaki yargılamanın yıllar sürebileceği belirtilirken, Divan’ın, Güney Afrika’nın İsrail’in askeri eylemlerinin derhal sona erdirilmesi yönündeki acil talebi konusunda geçici tedbir kararına dair yargısını birkaç hafta içinde açıklaması bekleniyor.

İsrail – Filistin savaşı 100. gününü doldurdu

13 Ekim’de İsrail’den gelen tahliye kararı 2.3 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de güneye doğru bir göçe neden oldu. Yüz binlerce Gazzeli evlerini terk etmeye başladı. Fakat İsrail askeri güçlerinin ilerlemesine paralel olarak insanlar birçok defa yollara düşmek zorunda kaldı.

Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşları, birbiri ardına yaptıkları açıklamalarda, İsrail yönetiminin, 40 kilometre uzunluğundaki kıyı kentini tamamen kuşatmasının ve bu kadar hızlı bir göçün (zoraki tahliyenin) tarifsiz insani acılara neden olacağı uyarılarında bulundu.

21 Ekim’de Gazze için gönderilen insani yardımların Refah kapısından geçişi başladı. Mısır tarafından bulunan yardım konvoyları, abluka altındaki 2,3 milyon insana gıda ve tıbbi malzeme ulaştırmak üzere Gazze’ye girdi.

Elektrik, su ve gıda erişimin tamamen kısıtlandığı Gazze’de ağır İsrail bombardımanı sonucu çok sayıda insanın ölmesi ve yaralanmasıyla tıbbi malzeme eksikliği de yaşanıyor. Türkiye de Gazze Şeridi’ndeki siviller için Mısır’a insani yardım malzemeleri gönderdi.

21 Kasım’da İsrail hükümeti ve Hamas, İsrail’de tutuklu bulunan 150 Filistinliye karşılık Gazze’de tutulan 50 İsrailli rehinenin serbest bırakılması ve kuşatma altındaki bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi için çatışmalara dört gün ara verilmesi konusunda anlaştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada 50 kadın ve çocuğun aşamalı şekilde dört gün içinde serbest bırakılacağı ve bu süre zarfında çatışmalara ara verileceği belirtildi. Ateşkes toplamda bir hafta uzatıldı. 105 rehine ve yaklaşık 240 Filistinli tutuklu serbest bırakıldı. Ancak savaş 1 Aralık’ta yeniden başladı.

1 Ocak’ta İsrail ordusu, en az iki tugaydan oluşan yedek askerlerin evlerine gönderileceğini ve üç tugayın da eğitim için geri çağrılacağını açıkladı.

İsrail askeri sözcüsü Daniel Hagari, bazı askerlerin evlerine gönderilmesinin ‘savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini’ söyledi. Hagari, yedek askerlerin bazılarının yıl içinde tekrar göreve çağrılabileceğini belirtti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail’in Saldırılarında Can Kaybı 23 Bin 708’e Yükseldi

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı Operasyonu’yla başlayan Filistin – İsrail savaşının 98. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında ölü sayısı 23 bin 708’e yükseldiği açıklandı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, İsrail’in saldırılarında bugüne kadar yaralananların sayısı da 60 bin 5’e yükseldi.

Lahey’deki soykırım davası

Öte yandan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, “Gazze’deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle hakkında dava açtığı İsrail, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda sözlü savunma yaptı.

İsrail’i temsil eden avukatlar, soykırım iddialarını reddetti. İsrail’in, “Gazze’de sivil halkı korumak için” operasyon yaptığını öne süren temsilciler, Hamas’la yakın ilişkileri nedeniyle davacı Güney Afrika’yı suçladı.

Uluslararası mahkeme, kısa süre içinde, Güney Afrika’nın, “İsrail’in Gazze’deki tüm askeri operasyonlarına son vermesi için ihtiyati tedbir uygulanması” talebi ile soykırım suçlamasının esastan görüşülüp görüşülmeyeceğini karar bağlayacak.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında son üç ayda yaşananlar

İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim baskınına ‘misilleme’ diye Gazze Şeridi’ne yönelik hava, kara ve denizden başlattığı saldırılarda üçüncü ay geride kaldı.

Askeri analistlerin “yakın tarihin en tahrip edici, en kanlı ve en ölümcül saldırıları” olarak tanımladığı süreç, geride on binlerce ölü ve yaralı ve BM verilerine göre, 1,9 milyon yerinden edilmiş kişi ile hayalet kendi andıran, harabeye dönmüş bir Filistin şehri bıraktı.

Savaşın 93’üncü günü geride kalırken; Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümeti, “Hamas yok edilene kadar” saldırların devam edeceğini belirtiyor.

BM Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths’in değerlendirmesine göre, dördüncü ayına girerken savaş, iki milyon üç yüz bin insanın yaşadığı Gazze’yi iki milyon insanın yerinden edildiği yaşamaya elverişli olmayan bir toprak parçası haline dönüştürdü.

İsrail’in 93 gündür Gazze Şeridi’nin kuzey, orta ve güney bölgelerine sürdürdüğü yoğun ve şiddetli saldırılarda çoğu çocuk ve kadın olmak üzere binlerce Filistinli öldürüldü, binlercesi de çeşitli şekillerde yaralandı. Binlerce Filistinlinin cesedinin ise hala yıkıntılar altında kaldığına inanılıyor.

Çocukları Kurtarın Vakfı’nın (Save the Children) verilerine göre, Gazze’de son üç aydır devam eden bombardımanlar sırasında günde ortalama 10’dan fazla çocuk bir ya da iki bacağını kaybetti. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) da, Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana bin’den fazla çocuğun bir ya da iki bacağı kesildiği bilgisini paylaştı.

Ayrıca UNICEF, kentte artan çatışma, gıdasızlık ve hastalığın ortaya çıkardığı “ölümcül döngü”nün 1,1 milyon çocuğu tehdit ettiğini bildirdi. UNICEF Direktörü, yaptığı açıklamada, Gazze’deki çocukların “her geçen gün daha da kötüleşen bir kabusa yakalandıklarını” söyledi.

BM Sağlık Hakkı Özel Raportörü Tlaleng Mofokeng, Gazze’de “kıtlık değil kasıtlı açlık” yaşandığını bildirdi. Güney Afirkalı diplomat, “acil ateşkes” çağrısını yineledi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, BM Güvenlik Konseyi üyelerine gönderdiği bir raporda, Gazze’de “yaygın bir kıtlığın kapıda olduğu” uyarısında bulundu.

İsrail “Hamas hastaneleri merkez üs olarak kullanıyor” iddiasıyla bazı hastanelere baskınlar düzenledi. Bazı hastaneler ise hava saldırıları ile doğrudan hedef alındı. İsrail saldırıları, Gazze’deki 36 hastanin 23’ünü kullanılamaz hale getirdi. 13 hastane ise kısmen faaliyet gösteriyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, yakıt ve temel malzemelerden yoksun olan hastaneler de kapasitelerinin üç katı oranda hizmet vermeye çalışıyor.

Keza DSÖ’ye göre, Gazze’nin çatışma öncesi sağlık görevlilerinin sadeceyüzde 30’u halen hastanelerde görev yapabiliyor. Ambulansların hedef alınması nedeniyle birçok kurtarma ve ambulans görevlisi yaşamını yitirdi. Ayrıca yakıt olmaması nedeniyle vurulmayan ambulanslar atıl duruma düştü.

Savaşın başlamasından bu yana İsrail saldırılarında Gazze’de en az 142 Birleşmiş Milletler çalışanı hayatını kaybetti. Filistinli kaynaklara göre, savaşın başından bu yana Gazze’de en az 109 gazeteci İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.

Bazı saldırılar ise gazetecilerin ailelerinin bulunduğu evleri hedef aldı ve basın mensuplarının aile üyeleri öldürüldü. Son olarak bugün (7 Ocak), Al Jazeera muhabiri Vail el Dahduh’un oğlu gazeteci Hamza el Dahduh ile gazeteci Mustafa Süreyya, İsrail güçlerinin saldırısında yaşamını yitirdi.

Gazze’deki yönetimin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, Gazze’de son üç ayda hayatını kaybedenlerin 10 bininin çocuk, 7 bininin kadın olduğu bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, 7 Ekim’den bu yana enkaz altında ya da kayıp kişi sayısının yaklaşık 7 bine ulaştığı bildirildi.

BM’de savaşın başlamasının ardından ateşkes çağrıları ve insani yardımların ulaştırılmasına yönelik çeşitli girişimler oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ABD, özellikle ateşkes öngören tasarıları reddetti.

Mali ve askeri yardımın yanı sıra İsrail’e büyük ölçekli siyasi destek de sağlayan ABD, 1954 ile 2023 yılları arasında BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail’i kınayan kararlara karşı 34 kez veto yetkisini kullandı.

Öte yandan Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık’ta, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de işlediği fiillerle 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine “soykırım davası” açtı.

Paylaşın

Gazze’de Her 100 Çocuktan 1’i Hayatını Kaybetti

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı Operasyonu’yla başlayan Filistin – İsrail savaşının 98. günü geride kalırken Gazze Şeridi’nde, İsrail saldırılarında 1,1 milyon çocuktan yüzde 1’i yani 10 binden fazlası hayatını kaybetti.

Bu rakam aynı zamanda Gazze’de öldürülenlerin yüzde 40’ından fazlasını çocuk olduğunu işaret ediyor. Gazze Şeridi’nde, İsrail saldırılarında 10 bin 300’ü çocuk, 7 bin 100’ü kadın olmak üzere 23 bin 469 Filistinli öldürüldü.

Dünya genelinde çocukların yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan uluslararası yardım kuruluşu Save the Children’ın Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın verilerine dayandırarak yayınladığı son raporda, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılarla Gazze Şeridi’ndeki çocukların yüzde 1’ini öldürdüğünü açıkladı.

Yazılı açıklamada, Gazze’deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre, İsrail saldırılarında bölgede 10 binden fazla çocuğunun öldürüldüğüne işaret edildi. Gazze’de 1,1 milyon çocuğun yaşadığı ifade edilen açıklamada, İsrail saldırılarında öldürülenlerin bölgedeki toplam çocuk nüfusunun yüzde 1’ini oluşturduğuna dikkati çekildi.

Save the Children Filistin Direktörü Jason Lee, Gazze’de ateşkese varılmadığı için Filistinli çocukların ağır bedel ödediğini belirtti. Lee, “Kesin ateşkesin sağlanamadığı her gün için ortalama 100 çocuk öldürüldü. Çocukları öldürmenin hiçbir gerekçesi olamaz. Gazze’deki durum korkunç ve ortak insanlığımız için bir felakettir.” dedi.

Gazze’deki durumdan dolayı çocukların ağır bedeller ödediğine işaret eden Lee, şöyle dedi: “Yaklaşık 100 gündür çocuklar, içinde olmadıkları bir çatışmanın bedelini ödüyorlar. Dehşete düşüyorlar, inciniyorlar, sakatlanıyorlar, yerlerinden ediliyorlar.

Gazze’deki çocuk nüfusun yüzde 1’i zaten İsrail bombardımanları ve kara operasyonları nedeniyle öldürüldü. Diğerleri ise kıtlığın giderek yaklaşmasıyla açlık ve hastalık nedeniyle ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. Hayatta kalan çocukların maruz kaldığı zihinsel zarar ve evler, okullar ve hastaneler dahil olmak üzere altyapının tamamen tahrip edilmesi onların geleceklerini kararttı.”

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda, 10 bin 300’ü çocuk, 7 bin 100’ü kadın olmak üzere 23 bin 469 Filistinli öldürüldü.

Paylaşın

Gazze’de Can Kaybı 23 Bin 210’a Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 95. günü geride kalırken Gazze Şeridi’nde, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 126 artarak 23 bin 210’a yükseldiği.

Haber Merkezi / İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuk olduğunu belirtilirken, yaralı sayısının ise 59 bini aştı.

Gazze Şeridi’ndeki insanların yüzde 85’inden fazlası İsrail bombardımanları ve kara saldırıları nedeniyle evlerinden oldu. Çoğu, kapasitesinin üzerinde kalabalık olan BM barınaklarında, kurulan çadır kamplarında ya da sokaklarda yaşıyor.

ABD haftalardır İsrail’e Gazze’ye daha fazla miktarda gıda, su, yakıt, ilaç ve diğer malzemelerin girişine izin verme çağrısında bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi de 22 Aralık’ta yardım malzemeleri teslimatlarının acilen arttırılması çağrısında bulunan bir karar kabul etmişti.

İsrail üç hafta önce Kerem Şalom sınır kapısını açarak Refah’tan sonra Gazze Şeridi’ne yardım malzemeleri tedariği için ikinci bir erişim noktası oluşturdu.

Buna rağmen Gazze Şeridi’ne giren kamyon sayısında kayda değer bir artış olmadı. Birleşmiş Milletler verilerine göre bu hafta iki sınır kapısından günde ortalama 120 tır giriş yaptı. Savaştan önce ise günde ortalama 500 kamyon geçiş yapıyordu.

Yardım kuruluşları bölgeye daha fazla yardım malzemeleri nakledilmesi gerektiğini belirtiyor. Bölgede bulunan yaklaşık 2,3 milyon insanın hayatta kalabilmek için gelecek yardım malzemelerine acilen ihtiyaç duydukları belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler’e göre Gazze Şeridi’ndeki her dört Filistinliden biri açlık çekiyor, nüfusun geri kalanı da açlık riski altında bulunuyor.

Öte yandan İsrail, insani yardım malzemelerinin geçişine izin vermek için Gazze’nin orta kesimlerindeki askeri faaliyetlere kısa bir süreliğine ara vereceğini açıkladı.

İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee, “Deyr el-Balah’ın güneydoğusunda insani amaçlarla askeri faaliyetlerin yerel ve geçici olarak askıya alınacağını” söyledi.

Savaşın 3’üncü ay geride kaldı

İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim baskınına ‘misilleme’ diye Gazze Şeridi’ne yönelik hava, kara ve denizden başlattığı saldırılarda üçüncü ay geride kaldı.

Askeri analistlerin “yakın tarihin en tahrip edici, en kanlı ve en ölümcül saldırıları” olarak tanımladığı süreç, geride on binlerce ölü ve yaralı ve BM verilerine göre, 1,9 milyon yerinden edilmiş kişi ile hayalet kendi andıran, harabeye dönmüş bir Filistin şehri bıraktı.

Savaşın 93’üncü günü geride kalırken; Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümeti, “Hamas yok edilene kadar” saldırların devam edeceğini belirtiyor.

BM Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths’in değerlendirmesine göre, dördüncü ayına girerken savaş, iki milyon üç yüz bin insanın yaşadığı Gazze’yi iki milyon insanın yerinden edildiği yaşamaya elverişli olmayan bir toprak parçası haline dönüştürdü.

Çocukları Kurtarın Vakfı’nın (Save the Children) verilerine göre, Gazze’de son üç aydır devam eden bombardımanlar sırasında günde ortalama 10’dan fazla çocuk bir ya da iki bacağını kaybetti. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) da, Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana bin’den fazla çocuğun bir ya da iki bacağı kesildiği bilgisini paylaştı.

Ayrıca UNICEF, kentte artan çatışma, gıdasızlık ve hastalığın ortaya çıkardığı “ölümcül döngü”nün 1,1 milyon çocuğu tehdit ettiğini bildirdi. UNICEF Direktörü, yaptığı açıklamada, Gazze’deki çocukların “her geçen gün daha da kötüleşen bir kabusa yakalandıklarını” söyledi.

BM Sağlık Hakkı Özel Raportörü Tlaleng Mofokeng, Gazze’de “kıtlık değil kasıtlı açlık” yaşandığını bildirdi. Güney Afirkalı diplomat, “acil ateşkes” çağrısını yineledi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, BM Güvenlik Konseyi üyelerine gönderdiği bir raporda, Gazze’de “yaygın bir kıtlığın kapıda olduğu” uyarısında bulundu.

Savaşın başlamasından bu yana İsrail saldırılarında Gazze’de en az 142 Birleşmiş Milletler çalışanı hayatını kaybetti. Filistinli kaynaklara göre, savaşın başından bu yana Gazze’de en az 109 gazeteci İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.

BM’de savaşın başlamasının ardından ateşkes çağrıları ve insani yardımların ulaştırılmasına yönelik çeşitli girişimler oldu.  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ABD, özellikle ateşkes öngören tasarıları reddetti.

Mali ve askeri yardımın yanı sıra İsrail’e büyük ölçekli siyasi destek de sağlayan ABD, 1954 ile 2023 yılları arasında BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail’i kınayan kararlara karşı 34 kez veto yetkisini kullandı.

Öte yandan Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık’ta, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de işlediği fiillerle 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine “soykırım davası” açtı.

Paylaşın

Gazze’de, İsrail Saldırılarında Can Kaybı 23 Bini Aştı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 94. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 23 bin 84’e yükseldi.

Haber Merkezi / İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuk olduğunu belirtilirken, yaralı sayısının ise 59 bine dayandı.

Gazze’de 1,9 milyon insan yerinden edilirken, yerinden edilenler, gıda, temiz içme suyu ve temizlik için gerekli su dahil yaşamsal ihtiyaçların eksikliğini çekiyor.

İsrail ordu sözcüsü Hagari, Gazze’nin kuzeyinde dağınık çatışmaların sürmesinin beklendiğini, bölgeden İsrail’e doğru gelişigüzel şekilde roketlerin fırlatıldığını söyledi. Hagari, Hamas militanlarının, “iskeleti ve komutanları olmasa” da bölgede hala varlık gösterdiğini belirtti.

İsrail ordusu, herhangi bir kanıt ortaya koymadan, 8 binin üzerinde Hamas militanını öldürdüğünü kaydediyor. Hagari, İsrail güçlerinin, yoğun bombardıman ve kara muharebelerinin mahalleleri yerle bir ettiği Gazze’nin kuzeyine göre güneyde daha farklı bir eylem tarzı izleyeceğini söyledi.

Üst düzey Hizbullah komutanı öldürüldü

İsrail ordusu tarafından Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirilen bir insansız hava aracı saldırısında, üst düzey bir Hizbullah komutanının öldürüldüğü bildirildi.

Öldürülen kişinin ismi henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak Reuters haber ajansına konuşan üç güvenlik kaynağı bu kişinin Hizbullah’ın Rıdvan gücünden üst düzey bir komutan olan Wissam al-Tawil olduğunu söyledi.

Reuters’a konuşan güvenlik kaynaklarından birisi, “Şimdi işler daha da alevlenecek” dedi. AFP’nin aktardığına göre saldırı, Hizbullah komutanının içinde bulunduğu araca yönelik gerçekleştirildi.

Hizbullah komutanının öldürüldüğüne yönelik haber, İsrail savaş uçaklarının Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarının ardından geldi.

Hizbullah, Rıdvan birliğine bağlı üst düzey komutanı Wissam Tawil’in öldürüldüğünü doğruladı. Örgüt, Tawil’in ölüm nedenine ilişkin ayrıntılı bilgi vermedi.

ABD: İsrail-Hamas savaşı kolayca yayılabilir

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Arap ortaklarıyla bir araya gelerek İsrail’in Gazze’de Hamas’a karşı yürüttüğü savaşın yayılabileceği yönündeki endişelerin yatıştırılmasını istedi.

Doha’da Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdülrahman Al Thani ile görüşen Blinken, İsrail’in askeri operasyonlarını sivil kayıpları azaltacak şekilde ayarlaması gerektiğinden bahsetti.

Blinken ayrıca İsrail bombardımanlarıyla yerle bir olan Filistin topraklarının çatışma sonrası geleceği için ayrıntılı planlar hazırlanmasının önemini vurguladı.

Blinken, Şeyh Muhammed ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilere “Bu çatışma kolayca metastaz yapabilecek, daha fazla güvensizliğe ve daha fazla acıya neden olabilecek bir çatışma” dedi: Bu nedenle ilk günden itibaren, diğer önceliklerimizin yanı sıra, yoğun bir şekilde çatışmanın yayılmasını önlemek için çalışmaya odaklandık.

Gazze’deki felaket boyutundaki insani duruma da değinen Blinken, önceliğinin çatışmanın yayılmasını önlemek ve Gazze’ye ulaşan insani yardım miktarını arttırmak olduğunu söyledi: Çok sayıda Filistinli sivil gıda, su, ilaç ve diğer temel ihtiyaç maddelerine yeterince erişemediği için acı çekiyor. En çok da çocuklar.

Washington’a dönmeden önce Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail, Batı Şeria ve Mısır’ı da ziyaret edecek olan Blinken, savaşın başlamasından bu yana bölgeye yaptığı dördüncü ziyaret.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 22 Bin 835’e Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 93. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının son 24 saatte 113 artarak 22 bin 835’e yükseldi.

Haber Merkezi / İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuk olduğunu belirten Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, yaralı sayısının ise 58 bin 416’ya çıktığını duyurdu.

Öte yandan Bakanlar kurulu toplantısında konuşan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Hizbullah’la çatışmaların devam ettiği Lübnan sınırında savaş ihtimalinin giderek arttığı bir dönemde siyasi çözüm mesajı verdi.

“Hizbullah’a, Hamas’ın son aylarda çıkardığı dersi öğrenmesini öneriyorum. Bu ders, hiçbir teröristin güvende olmadığıdır. Vatandaşlarımızı koruma ve kuzeydeki sakinleri güvenli bir şekilde evlerine döndürme konusunda tamamen kararlıyız” diyen Netanyahu, bunun herkesin paylaştığı ulusal bir hedef olduğunu ve buna ulaşmak için sorumlu bir şekilde hareket ettiklerini belirtti.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. Bu çatışmalarda, 28 Lübnanlı sivil ve 129 Hizbullah mensubu ile İsrail güçlerinin açıklamasına göre ise 5 İsrailli sivil ve 9 İsrail askeri öldü.

Gazze’de açlık uyarısı

Bu arada Birleşmiş Milletler acil durum şefi Martin Griffiths Gazze’de açlığın çok yakında olduğunu söyledi. Griffiths, Gazze’de yaşayanların en yüksek seviyede gıda yetersizliğiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Binlerce kişinin öldüğüne, sağlık tesislerine yönelik saldırılara ve hizmet dışı kalan hastanelere dikkat çeken Griffiths, Gazze’nin ölüm ve çaresizlik yerine dönüştüğünü söyledi. Griffiths, “Umut daha önce hiç bu kadar bulunmaz olmamıştı” ifadesini kullandı.

Bölgedeki bulaşıcı hastalıklara dikkat çeken Martin Griffiths, böyle bir kaos ortamında yaklaşık 180 kadının her gün doğum yaptığını da kaydetti. Gazze’nin yaşanmaz bir yere geldiğini belirten Griffiths, halkın her gün yaşamlarıyla ilgili tehditle karşı karşıya olduğunu kaydetti, “dünya izlemeye devam ediyor” dedi.

AB’den İsrail’e uyarı

Ayrıca Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail’in Hamas’la savaşının Lübnan’ı bölgesel bir çatışmanın içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Lübnan’a yaptığı bir ziyaret sırasında Lübnan Dışişleri Bakanı Abdallah Buhabib ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuşan Borrell, Orta Doğu’da bölgesel bir tırmanıştan kaçınmanın zorunlu olduğunu söyledi ve İsrail’i “bölgesel bir çatışmada kimsenin kazançlı çıkamayacağı” konusunda uyardı.

“Orta Doğu’da bölgesel tırmanıştan kaçınmak zorunludur. Lübnan’ın bölgesel bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek kesinlikle gereklidir.” diyen Borrell, “Bu mesajı İsrail’e de gönderiyorum: Bölgesel bir çatışmadan kimse kazançlı çıkmayacak.” açıklamasında bulundu.

“Bu zor zamanlarda” desteğini göstermek üzere Lübnan’da bulunduğunu belirten Borrell,  bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek ve hem Gazze’de hem de bölgede adil ve kalıcı bir barışa ulaşılmasını sağlayacak koşulları yaratmak amacıyla diplomatik çabaları ilerletmek için yaptığı temaslar sırasında üst düzey hükümet yetkilileriyle görüştü.

Lübnan Başbakanı Necip Mikati ile bir araya gelen Borrell, Güney Lübnan’daki durum, Gazze savaşının etkileri ve Suriye’deki durum Başbakan ile yapılan görüşmelerin merkezinde yer aldığını belirtti ve “Herkesin çıkarına olan gerilimin azaltılması ve uzun vadeli istikrar için diplomasi yoluyla birlikte çalışma konusunda mutabık kaldık.” dedi.

Meclis Başkanı Nebih Berri ile de görüşen AB’nin dış politika şefi, Berri ile Lübnan’ın iç meselelerine de değindiklerini ifade etti ve “Bu zor zamanlarda Lübnan için güçlü işleyen kurumlara sahip olmak çok önemli.” mesajını verdi.

Gazze’de iki gazeteci hava saldırısında öldü

Bu arada Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kenti yakınlarında düzenlenen hava saldırısında, El Cezire’nin Gazze’deki baş muhabiri Wael Dahdouh’un en büyük oğlu Hamza Dahdouh dahil iki gazeteci hayatını kaybetti.

El Cezire gazetecilerin ölümünü ve İsrail güçleri tarafından “gazeteciler ve ailelerine karşı diğer acımasızca saldırıları” şiddetle kınadı. Kanal, Uluslararası Ceza Mahkemesi, hükümetler ve insan hakları örgütlerine İsrail’den hesap sormaları çağrısında bulundu.

Dahdouh 26 Ekim’deki bir hava saldırısında da eşini, iki çocuğunu ve bir torununu yitirmişti. Kendisi de geçen ay bir çalışma arkadaşının hayatını kaybettiği bir İsrail saldırısında yaralanmıştı. Dahdouh gözyaşları içinde, “Dünya Gazze Şeridi’nde yaşananları görmüyor” ifadesini kullandı.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki bir diğer kent Han Yunus’la Refah arasındaki bir evin isabet aldığı bir diğer hava saldırısında da en az 7 kişi hayatını kaybetti.
Han Yunus’taki Nasır Hastanesi yetkilileri, Cumartesi geç saatlerde İsrail’in bir saldırısında yaşamını yitiren 12’si çocuk 18 kişinin cesedini teslim aldıklarını belirtti. Han Yunus mülteci kampındaki bir evin vurulması sonucu 50’nin üzerinde kişi yaralandı.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü: Gerçek bir felaketin eşiğindeyiz

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü (MSF), Deyr ül Balah’taki El Aksa Şehitleri Hastanesi’nden örgüte mensup sağlık çalışanlarını tahliye ettiklerini açıkladı. MSF’in bir yetkilisi, bir kurşunun hastanenin yoğun bakım ünitesinin duvarını deldiğini ve son birkaç günde hastaneye sadece birkaç yüz metre mesafede drone saldırıları ve keskin nişancı ateşinin olduğunu aktardı.

BM’den bir heyeti ağırlayan hastanenin müdürü, “Bugün, gerçek bir felaketin eşiğindeyiz” derken, tedavilerinin yapılamaması halinde hastaların “caddelerde ölümleriyle yüzleşme” durumuyla karşı karşıya kalacaklarını söyledi.

İsrail ordu sözcüsü Hagari, Gazze’nin kuzeyinde dağınık çatışmaların sürmesinin beklendiğini, bölgeden İsrail’e doğru gelişigüzel şekilde roketlerin fırlatıldığını söyledi. Hagari, Hamas militanlarının, “iskeleti ve komutanları olmasa” da bölgede hala varlık gösterdiğini belirtti.

İsrail ordusu, herhangi bir kanıt ortaya koymadan, 8 binin üzerinde Hamas militanını öldürdüğünü kaydediyor. Hagari, İsrail güçlerinin, yoğun bombardıman ve kara muharebelerinin mahalleleri yerle bir ettiği Gazze’nin kuzeyine göre güneyde daha farklı bir eylem tarzı izleyeceğini söyledi.

Ordunun hedef aldığı mülteci kamplarının silahlı militanlarla dolu olduğunu ve Han Yunus’un altında “tünellerle dolu bir yer altı kenti” bulduklarını bildiren Hagari, çatışmaların 2024 boyunca da devam edeceği mesajını verdi.

Paylaşın