Karides Ve Avokado Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Pek çok salata çeşidi olduğu doğrudur, bu salataların çoğu çok hafif ve yalnızca başlangıç ​​veya garnitür olarak servis edilebilir. Karides ve avokado salatası ise hem hafif bir yemek hem de salata olarak servis yapılabilir.

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

6 – 7 adet çeri domates (dörde bölünmüş)
1 avokado (küpler halinde kesilmiş)
10 karides (temizlenmiş ve haşlanmış)
3 – 4 ıspanak yaprağı (şeritler halinde kesilmiş)
1 çay kaşığı limon suyu
2 tutam tuz
2 tutam baharat
2 yemek kaşığı bitkisel yağ

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Salatayı hazırlamak için derin bir salata kasesi veya düz tabak alın. Ispanak yapraklarını tabağın yüzeyine yerleştirin. Avokado parçalarını ıspanak yapraklarının üzerine koyun. Domates parçalarını avokadonun üzerine rastgele dizin. Karidesleri domates parçalarının arasına yerleştirin.

Geriye kalan tek şey salatayı tatlandırmak. Tuz ve baharatlarla salatayı tatlandırın, limon ve yağı salatanın üzerinde gezdirin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Tavuk, Ananas Ve Ceviz Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Ananas, tavuk ve cevizli salata, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 avuç içi ceviz
200 gr tavuk fileto
70 gr sert peynir (küp küp doğranmış)
3-4 dal taze ot (yeşil soğan, maydanoz)
3 tutam tuz
3 tutam baharat
1,5 yemek kaşığı mayonez
1 çay kaşığı hardal
150 gr konserve ananas
1 çay kaşığı kapari

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Tavuğu (fileto yapabilirsiniz) tuzlu suda baharatlarla haşlayın, küçük parçalara bölüp salata kasesine alın. Ananası ince dilimler halinde doğrayın ve salata kasesine aktarın, peyniri ekleyin.

Cevizin yarısını ince kırıntı haline getirin, taze otları ince ince doğrayın ve salata kasesine aktarın. Bir tutam tuz, mayonez ve hardalı ekleyin, her şeyi iyice karıştırın. Salatayı bir tabağa düzgün bir şekilde yerleştirin, kalan ceviz ve kapari ile süsleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın

CHP Lideri Özel: En Kısa Zamanda Seçimi, Sandığı Getireceğiz

Ayvalık’ta yurttaşlara seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Yoksulluk konuşulmasın diye kavga icat edenler, işsizlik konuşulmasın diye polemik üretenler, güvencesizliğin üstünü siyasi kavgayla örtenlere inat, bu milletin gerçek sorunları dışında hiçbir sorunu konuşmayacağız, hiçbir şekilde suni gündemlere teslim olmayacağız” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ayvalık İlçe Başkanlığı’nı ziyaret etti.

Burada yurttaşlara seslenen Özgür Özel, “Biz yerel seçimin akşamı şunu söyledik; bu bir zafer değil, bu bir başarı ama çok önemli bir görevi sırtımıza yükleyen bir başarı. Biz bundan sonra kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi ayırmadan, adil, düzgün bir şekilde görev yapacak belediye başkanlarımızla beraber bize verilen krediyi en iyi şekilde kullanacağız ve esas büyük başarıyı hep beraber yapılacak ilk genel seçimlerde yaşayacağız” ifadelerini kullandı.

“Kurultayda, kongrede verdiğim sözlerden ilkini tuttum” diyen Özel, şöyle devam etti: “Bu partinin genel merkezinin de ilçe binalarının da il binalarının da ışıkları erkenden sönmeyecek. Seçim gecesi o ışıklar sabaha kadar yanacak. Cumhuriyet Halk Partili kadınlar akşam saatinde tülbentini sirkeli suya basıp başına bağlayıp ışıkları kapatıp oturmayacak. O gece ışıklar sabaha kadar yanacak, o tülbentler sallanacak ve hep birlikte başaracağız. İlkini 31 Mart’ta yaptık.”

Gelecek genel seçimler için mesaj veren Özel, “Bundan sonra da CHP’den kaybetmiyoruz, kaybettik ama üzülmüyoruz mesajları değil, hep iyi haberler alacaksınız. Verdiğimiz sözü yerel seçimlerde tuttuk, genel seçimlerde de göreceksiniz Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde hepimizin partisi iktidar olacak” ifadelerini kullandı.

İzmir’deki sokak röportajında kullandığı ifadeler nedeniyle tutuklanan Dilruba Kayserilioğlu ve nya Diş Hekimliği Kongresi’nde görev almak için yaptığı başvuru başörtüsü nedeniyle reddedilen Dilara Çiçek için mesaj veren Özel, şunları söyledi:

“Dilruba ve Dilara… Dilruba bir sokak röportajında, söylediği sözlerin hepsine katılmayabilirsiniz ama genç bir kadın düşüncülerini ifade ediyor. Onu aldılar, tutukladılar ve Eylül ayının 3’ünde mahkemeye çıkaracaklar. Yarın sabah Dilruba’yı hepiniz adına ziyaret edeceğim ve partimizin 9 Eylül’deki partimizin kuruluş yıldönümü törenlerine davet edeceğim.

İkinci bir isim Dilara… Dilara, diş hekimliği fakültesi öğrencisi. Dünya Diş Hekimliği Kongresi, İstanbul’da yapılacak. Kongre için görev almak isteyen öğrenciler gelsin dediler, Dilara da gitti. Demişler ki ‘Seni istemiyorlar.’ Niye? Başörtüsü var! Bu sabah Dilara’yı aradım, kızım İpek’le yaşıt, daha sonra da kızımla görüştüler. Böyle bir uygulamayı tasvip etmediğimizi söyledim. Telefon görüşmemizde 9 Eylül’deki partimizin kuruluş yıldönümüne davet ettim. Bir zorluğu olmazsa kızım İpek’le birlikte İstanbul’dan Ankara’ya gelecekler ve babaevine misafir olacaklar.”

“Suni gündemlere teslim olmayacağız”

“Birileri istiyor diye kutuplaşmayacağız” diyen Özel, şunları kaydetti: “Yoksulluk konuşulmasın diye kavga icat edenler, işsizlik konuşulmasın diye polemik üretenler, güvencesizliğin üstünü siyasi kavgayla örtenlere inat, bu milletin gerçek sorunları dışında hiçbir sorunu konuşmayacağız, hiçbir şekilde suni gündemlere teslim olmayacağız.”

“En kısa zamanda seçimi, sandığı getireceğiz”

CHP Lideri Özgür Özel, Gömeç Belediye Başkanlığı’nı da ziyaret etti. Özel, ziyaretinin ardından Gömeç Belediye Başkanlığı binasının önünde kendisini karşılayanlara hitap etti. Özel, şunları söyledi:

“Onlar iyi yönetecekler, güzel yönetecekler. Örgütümüzle uyum halinde çalışacaklar. Vatandaşın beklentilerini karşılayacaklar. Şeffaflıktan, dürüstlükten asla taviz vermeyecekler. Sonunda CHP’nin geneldeki iktidarının da kapısını aralayan, nasıl geçen sefer bir söz vermiştim. Nasıl Ecevit 1970’lerde sorunu doğru görmüş, dünyada esen rüzgarları doğru okumuş, Türkiye’ye bu işi en doğru siyasi söylemle taşımış, yapılan ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden de birinci parti olarak partisini çıkarmışsa, biz ilk yerel seçimlerde verdiğimiz sözü tuttuk.

Yerel seçim öncesi dediler ki Anadolu Ajansı sizi vermiyor. Atatürk’ün cepheden haber versin diye kurduğu ajans, bizim haberlerimizi çok kısıtlı ve fevkalade maksatlı kısaltarak çok içeriksiz veriyor. Canları sağ olsun dedik. Efendim TRT, AKP’nin kanalı olmuş. Onlara 31 Mart akşamı sürprizim var dedim.

Öbürü bize saldırdı, canın sağ olsun dedim. Bir diğeri hakaret etti, seninle kavga etmeye niyetim yok, milletin derdi ile dertleneceğim, seninle meşgul olmamam dedim. Sonunda 31 Mart akşamı oldu. 31 Mart akşamı büyük bir zafer kazanacağımız, doğru belirlediğimiz adaylarla, anketlerle, sahadaki takiplerimizle görünüyordu. Son 10 gün daha da büyük bir coşkuya dönüştü. Partiler, kriz anlarını yönetmek için önceden tedbir alırlar.”

Eskiden şöyle tedbirler alıyorduk. Çünkü Anadolu Ajansı farkı 25 puan gösteriyor. Öbürü şöyle oldu diyor. Moraller bozulacak. Seçimin sonucunun da birazcık sıkıntılı olacağı anketlerde de görülüyor. Partide şöyle SMS’ler hazırlanıyordu. Gelecek haberler ne olursa olsun, seçimi açık farkla kaybettiğimiz iddia edilse de bunlara inanmayın. Moralinizi bozmayın, sandıkların başından ayrılmayın. Bu sefer de bir hazırlık yapıyoruz akşama.

Nasıl bir SMS hazırlayalım, kaçta gitsin dediler. Dedim ki sandıklar batıda da kapanıp, üstünden bir yarım saat, bir saat geçtikten sonra sandık görevlilerine şu mesaj gitsin. Sandık görevlilerini göreyim, kimler var? Sandık görevlilerine bu sefer ne mesaj geldi? Birazdan çok iyi haberler alacaksınız. Sakın sandıkların başını bırakmayın. Son imzalı tutanağı teslim edene kadar görevinizin başında olun. Sizler bizim demokrasi kahramanlarımızsınız.

Artık, yeterince kaybetmeyi öğrendik. Her yenilgiden ders çıkardık. Ama yenilmekten bıktık. Artık kazanmayı öğrenmenin zamanıdır. 31 Mart bu özgüven ve kararlılığın, hep birlikte ortaya koyduğumuz büyük mücadelenin sonucudur. Bundan sonra yenilgilerden ders almak değil başarıyı, zaferi olgunlukla taşıma sınavıdır. Biz geçen 31 Mart’ta bunu hep birlikte yaptık. Bundan sonra da hep birlikte bunu sürdüreceğiz.

Gömeç Belediyesi’nin elbette sorunları var. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi yıllarca AKP’deydi. BASKİ, suda, kanalizasyonda çok eksiği var. Enkaz devrettiler, borç devrettiler. Faiz devrettiler. Bir de onun üstüne üstümüze gelerek çalıştırmamaya çalışıyorlar. Ama bu Körfez’in arıtma sorunlarını da kentlerin kanalizasyon sorunlarını da su sorunlarını da çözeceğiz. Tayyip Bey orada burada diyordu ya CHP çöptür, çukurdur.

Vallahi AKP’den Balıkesir Belediyesini devraldık. Büyükşehrin yetkisinde olan Körfez’in arıtması yok. Hani diyor ya, şudur, budur. Şimdi ben de tutup AKP şudur, budur deyip o pislikleri sıralamayacağım. Ama hani deyim yerindeyse, ekonomik olarak da proje olarak da vizyon olarak da bir enkaz devraldık. Yönetemeyen, yönetme kabiliyeti olmayan, kamu varlıklarını bölüşülecek ganimet sayan, halka hizmet etmek yerine kendi yakın çevrelerine hizmet eden anlayıştan Balıkesir bıkmıştı. Bıçak kemiğe dayanmıştı, Balıkesir gereğini yaptı.

Şu anda komşu iliniz memleketim Manisa’da da burada da nüfusun yüzde 95’ine yakınını CHP’li belediyeler yönetiyor. Eksik olur, kusur olur ama çalışkan, dürüst, genç, dinamik ve aklı fikri kente hizmet olan belediye başkanlarımız var. Biz ve siz bu güzel kentleri onlara emanet ettiniz. Ben de bu güzel belediye başkanımı size emanet ediyorum. Sahip çıkacağız. Destek olacağız. Eksikleri kulağına söyleyeceğiz. Güzellikleri hep birlikte anlatacağız. Çünkü çok yakında biz bu ülkeyi yöneteceğiz. O günler geliyor.

CHP’de herhangi bir noktada bir uyuşmazlık, bir sorun, çekişme, tartışma, vallahi de yok billahi de yok. Ama kim istiyor bunu? İktidar medyası istiyor bunu. Her gece CHP konuşmak istiyorlar. Varsın konuşsunlar. Bazıları çok az sayıda, şimdi partili olduğunu öğrendiğimiz, sosyal medyadan bizlere hakaret eden, iftira eden, güya parti içinde bir hizbi temsil eden, kardeşim 47 yıl sonra parti birinci parti olmuş.

Parti 47 yıl sonra öyle bir zafer kazanmış ki Avrupa ve dünyanın yerel yönetimlerde en güçlü partisi ve Avrupa’nın en yüksek oy alan sosyal demokrat partisi olmuş, efendim kavga edecekmişiz. Biz bu şartlarda birbirimizle uğraşırsak, millet der ki bunlar iktidar bile olsa içerideki tartışma bitmeyecek. Ama şu kadar net ki partide 81 il başkanı tüzük çalışıyor. Tam bir mutabakat ve muhteşem bir uyum. Bütün delegelerimizle, bütün ilçelerimizle, bütün belediye başkanlarımızla etle tırnak gibiyiz. Biriz ve beraberiz. En çok gözettiğim şey, bu iki arkadaşın uyumu. Bütün Türkiye’de örgüt belediye başkanına sahip çıkacak, belediye başkanı örgütüne sahip çıkacak.

Bu noktada hepimizin üzerindeki vazife, iktidara yürürken kararlılıkla, güvenle, birlik ve beraberlik içinde davranmak. Çünkü insanlar bize bu ülkeyi bu arkadaşlar iyi yönetir mi gözüyle bakıyorlar. Bize bu krediyi verdiler. Bu krediyi belediye başkanlarımız en iyi şekilde kullanacaklar. Biz hep beraber ümit ediyorum Türkiye’yi yönetmeye hazır olduğumuzu, Türkiye’deki bütün vatandaşlarımıza anlatıp, çok çok büyük bir zaferle Cumhuriyetin yüzüncü yılının ilk genel seçimlerinde yine partimizin ışıklarını sabaha kadar açacağız. Yine hep birlikte başarıyı yaşayacağız.

Son sözüm şudur. Burada ‘Karanlık gider, Gezi kalır’ diyor. Can Atalay’ın fotoğrafını gösteriyorlar. Gezi’deki herkes, Tayfun başta olmak üzere Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun, Sayın Kavala ve Can Atalay. Beşi de orada bizim yerimize yatıyorlar. Neden bizim yerimize yatıyorlar? O günlerde ağaçlar kesiliyordu. Ağaçlar kesilmesin dediler. Yerine 31 Mart vakasına rövanş, o döneme atıf. Topçu kışlası yapacak, yapılmasın dediler.

Atatürk Kültür Merkezi’ni yıkıp AVM yapacaklardı, bu olmasın dediler. Gaz fişeği ile kör ediyorlardı gençleri, bunu yapmayın dediler. Varıp da bu arkadaşlar, gelip de Cumhurbaşkanı istifa etsin. Başbakan yurda dönmesin. Bakanlar Kurulu görevi bize devretsin demediler. Bunu deseler darbe girişimi olurdu. Ama onlar ağaç dediler, kent dediler, çevre dediler. Şimdi birileri tarafından efendim Gezi de darbe girişimiydi filan içeride duruyorlar… Hangimiz olsak onu söylerdik. Her birimiz onu söyledik. Şunu bilin ki Gezi’de yatan herkes Özgür Özel’in yerine yatıyor.

Hepimizin yerine yatıyor. Bunun için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya, mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Tayfun Kahraman partimizin üyesidir. Evladı Vera, hepimizin evladıdır. Bu sene ilkokula başlayacak. Babası onu hiç kreşe götüremedi. Babası benim yerime hapis yattığı için babasının yerine mezuniyetine gittim. Ama Vera’nın ilkokulu babasız okumasına izin vermeyeceğiz. Son sözüm şudur. Bu güzel yaz gününde, sıcak günde buraya geldiniz. Bizi dinlediniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

Sizi bir arada tutan şey rant değil, çıkar değil. Sizi bir arada tutan şey. Şüphesiz bu ülkeyi var eden değerlere, bu ülkenin kurucu değerlerine, kurucu kadrolarına, kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığınız. Para için birlikte duranlar, rant için birlikte duranlar, çıkar ilişkileri ile birlikte duranlar o çıkar ortadan kalkınca tuzla buz olurlar. Yıllardır, 47 yıldır birinci parti olmamışız, şimdi olduk. Uzun yıllardır ağız tadıyla iktidar hiç olmadık.

Ama bir yere gitmediniz. Bir arada durdunuz. Bugünleri getirdiniz. Biz sizin bu bağlılığınız, Cumhuriyete bağlılığınız. Devrimlere bağlılığınız. Aydınlanmaya bağlılığınız. Bizi var eden ilkelerimize bağlılığınızdan aldığımız güçle, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Size inanıyoruz, güveniyoruz, söz veriyorum bundan sonra seçim akşamlarında CHP’nin ve Türkiye ittifakının zaferine sevineceğiz. Kötü günler geride kaldı. Mutlaka geliyor. En kısa zamanda seçimi, sandığı getireceğiz. Bu iktidarı değiştireceğiz. Hepinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.”

Paylaşın

UEFA Konferans Ligi: Başakşehir, Lig Aşamasına Yükseldi

UEFA Konferans Ligi play – off turu rövanş maçında Başakşehir ile St. Patrick’s Athletic, Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda karşı karşıya geldi. Başakşehir, sahadan 2 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Başakşehir’e turu getiren golleri, 64. dakikada Ömer Ali Şahiner ve 82. dakikada Olivier Kemen kaydetti.

Başakşehir ile St. Patrick’s Athletic arasındaki ilk maç 0 – 0 sona ermişti.

Yeni formatıyla oynanacak Konferans Ligi’nde kura çekimi 30 Ağustos Cuma günü gerçekleştirilecek. Başakşehir çekilecek kura sonrasında, lig aşamasında 3’ü evinde 3’ü deplasmanda olmak üzere 6 farklı takımla karşı karşıya gelecek.

64. dakikada Deniz Türüç’ün sağ kanattan ceza sahasına ortasında savunmadan seken top Ömer Ali Şahiner’in önünde kaldı. Ömer Ali, ceza sahası içi sağ çaprazından dar açıdan yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara yolladı (1-0).

82. dakikada Lima’nın sol kanattan ortasında arka direkte iyi yükselen Kemen, kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu (2-0).

Stat: Başakşehir Fatih Terim

Hakemler: Balazs Berke, Vencel Toth, Balazs Szert

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Duarte (Kemen dk. 7), Hamza Güreler, Opoku, Ömer Ali Şahiner (Berat Özdemir dk. 76), Onur Ergün, Berkay Özcan, Deniz Türüç, Pelkas (Lima dk. 76), Davidson (Figueiredo dk. 70), Piatek (Keny dk. 77)

St. Patrick’s Athletic: Anang, Sjöberg, Redmond, Grivosti, Breslin, Lennon, Forrester (Bolger dk. 77), Leavy, Elbouzedi (Kazeem dk. 88), Mulraney (Kavanagh dk. 77), Melia (Keena dk. 68)

Goller: Ömer Ali Şahiner (dk. 64), Kemen (dk. 82) (Başakşehir)

Paylaşın

İsrail’den Almanya’ya İran Uyarısı

Almanya’nın İran’a ihracatında yaşanan artışı değerlendiren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, “İran, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kullanılmak üzere Rusya’ya dron ve füze gönderiyor. Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi birikimi burada belirleyici bir rol oynayabilir” uyarısında bulundu.

Tahran ile Moskova arasındaki iş birliğinin son aylarda daha da arttığını dile getiren Prosor, “Ben İran’a ne tür mallar gönderildiğinin çok iyi denetlenmesinin, Almanya’nın güvenlik çıkarları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Almanya’nın İran’a ihracatı 2024’ün ilk yarısında, sertleştirilen yaptırımlara rağmen arttı. Reuters haber ajansının, Federal İstatistik Dairesi verilerine dayandırdığı haberine göre, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,6 artan ihracatın büyüklüğü 632 milyon euroya ulaştı.

Sadece Haziran ayında, Almanya’nın İran’a sattığı mal ve hizmetlerin 2023’ün Haziranı’na kıyasla yüzde 4 arttığı bildiriliyor. Almanya’nın genel ihracatında ise Ocak-Haziran 2024 döneminde, bir yıl öncesi ile karşılaştırıldığında yüze 1,6 düşüş yaşandı.

Almanya’nın İran’a ihracatında yaşanan artışı değerlendiren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, “İran, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kullanılmak üzere Rusya’ya dron ve füze gönderiyor. Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi birikimi burada belirleyici bir rol oynayabilir” uyarısında bulundu.

Tahran ile Moskova arasındaki iş birliğinin son aylarda daha da arttığını dile getiren Prosor, “Ben İran’a ne tür mallar gönderildiğinin çok iyi denetlenmesinin, Almanya’nın güvenlik çıkarları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Ron Prosor ayrıca, Almanya’nın ihracatının suistimal edilmemesi için, İran Devrim Muhafızları’nın da Berlin tarafından bir an önce terör örgütleri listesine alınması gerektiğini savundu.

Avrupa Birliği yaptırımları

İran’ın Ukrayna Savaşı’nda Rusya’ya verdiği destek nedeniyle Avrupa Birliği (AB) Tahran’a uyguladığı ekonomik yaptırımları, geçen yılın Temmuz ayında sertleştirmişti. AB’ye üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları ayrıca, İsrail’e doğrudan saldıran İran’a yönelik yaptırımları geçen Nisan ayında bir kez daha sertleştirme kararı almıştı.

Almanya İran’a 2023 senesinde 1,2 milyar euro değerinde ihracat yaparken aynı zaman zarfında İran’dan ithalatı 245,1 milyon euro civarında oldu. Böylece 2022’ye kıyasla Almanya’nın ihracatı yüzde 24,2, ithalatı ise yüzde 18 azalmıştı. İran’a satılan Alman malları arasında ilk üç sırayı makineler, ilaç sanayii ürünleri ve kimyasal mamüller alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İş Tükenmişliği: Nedir Ve Nasıl Yönetilir?

Herkes, çalışma hayatının bir noktasında iş tükenmişliği yaşayabilir. Akılda tutulması gereken en önemli şey, her stresli durumun duygusal ve ruhsal sağlığa çok fazla yük bindirmeden yönetilebileceğidir.

Haber Merkezi / İş tükenmişliğiyle nasıl başa çıkılacağına değinmeden önce, gerçekten buna soruna sahip olup olmadığınızı anlamanız çok önemli.

Peki iş tükenmişliği riski altında mısınız?

Çalışmanız hakkında aşırı eleştirel misiniz?
Çalışmak için kendinizi zorlamanız gerektiğini mi hissediyorsunuz?
İşe başlamada zorluk mu yaşıyorsunuz?
Müşterilerinize veya iş arkadaşlarınıza karşı sinirli ve rahatsız mı hissediyorsunuz?
Konsantre olmak ve odaklanmak zor mu?
Kendinizi rahatlatmak için yiyecek, alkol veya diğer maddelere mi güveniyorsunuz?

Uyku alışkanlıklarınızda herhangi bir değişiklik yaşıyor musunuz?
Açıklanamayan mide rahatsızlığınız, baş ağrınız veya başka fiziksel problemleriniz var mı?
Daha önce zevk aldığınız aktivitelere olan ilginizi kaybettiniz mi?
İşten sonra ailenizle/arkadaşlarınızla vakit geçirmek için yeterli zamanınız oluyor mu?
Kendinizi sık sık üzgün hissediyor musunuz?

Soruların çoğuna cevabınız evet ise, iş tükenmişliği yaşıyor olabilirsiniz.

İşten tükenmişliğe ne sebep olur?

İşten tükenmeye yol açan çeşitli faktörler şunlardır:

Kararları kontrol edememe: İşinizle ilgili kararları kontrol edememe veya etkileyememe beceriniz yoksa, bu iş tükenmişliğine yol açabilir. Bu tür kararlar iş yükü, görev veya çalışma programıyla ilgili olabilir.

Belirsiz iş beklentileri: İş yerinde iyi performans gösterebilmek için, yetki derecesi veya yönetici beklentileri gibi iş beklentileri hakkında netliğe sahip olmak önemlidir. Belirsiz beklentiler iş yerinde rahatsızlığa neden olabilir.

İş-yaşam dengesizliği: İş ile yaşamın diğer yönleri arasında mükemmel bir dengeye sahip olmak çok önemlidir. İş, zamanınızın ve enerjinizin çoğunu almaya başlarsa, aileniz ve arkadaşlarınızla geçirdiğiniz zamandan çalar ve tükenmişliğe neden olabilir.

Ofis dinamikleri: Ofis dinamikleri sıklıkla iş tükenmişliğine neden olur. Patronunuz veya meslektaşlarınızla işlevsiz bir ilişkiniz varsa, üretken bir şekilde çalışmak istemeyebilirsiniz.

İş monotonluğu veya karmaşası: İş monotonluğu veya iş karmaşası zihinsel yorgunluğa ve iş tükenmişliğine neden olabilir.

İş tükenmişliğinin etkisi

İş tükenmişliği, sosyal, zihinsel ve duygusal sağlık dahil olmak üzere hayatın her yönünü etkileme eğilimindedir. İş tükenmişliğinin bazı sonuçları:

Endişe
Depresyon
Dikkat eksikliği
Motivasyon eksikliği
Hayata olumsuz bakış
Tükenmişlik
Uykusuzluk
Stres
Hipertansiyon
Kalp ve damar sağlığı sorunları
Tip 2 diyabet

İşten kaynaklanan tükenmişlik sendromu ele alınmadığı takdirde şu gibi olumsuz etkilere yol açabilir:

İşten yabancılaşma: Eğer iş tükenmişliği yaşıyorsanız, iş stresli ve can sıkıcı görünebilir. Böyle bir durumda, kendinizi insanlardan ve meslektaşlarınızdan uzaklaştırma eğiliminde olabilirsiniz.

Tükenmişlik: Tedavi edilmeyen iş tükenmişliği, duygusal yüke ve günlük durumlarla başa çıkamamaya neden olabilir.

Performans düşüklüğü: Tükenmişlik sendromu genellikle sadece işte değil, kişisel yaşamın diğer yönlerinde de performansı düşürür. Aile üyeleriyle ilişkileri, yaratıcılığı ve konsantrasyon yeteneklerini etkilemeye başlayabilir.

İş tükenmişliğiyle başa çıkmak için ipuçları?

İş tükenmişliği yaşadığınızı mı hissediyorsunuz? Durumu iyileştirmek için şu önerileri deneyebilirsiniz:

Uyku: Her gün belirli bir rutinde 7 – 8 saat derin uyku yardımcı olabilir. Mümkün olduğunda gündüzleri şekerleme yapmayı düşünün.

Destek: İş tükenmişliğini yönetmenin iyi bir yolu yakınlarınızdan ve sevdiklerinizden destek aramaktır. Nasıl hissettiğiniz hakkında konuşun. İş yükünüzü yönetmede yardım için yöneticiniz ve meslektaşlarınızla konuşun.

Tatil: Bazen, tatil veya işten izin almak iş tükenmişliğiyle başa çıkmada yardımcı olabilir. Durumu değerlendirmeye ve hangi değişikliklerin yapılabileceği konusunda karar vermeye yardımcı olabilir.

Farkındalık: Sakinleştirici aktivitelere katılarak farkındalığınızı geliştirin.

Sınırlar belirleyin: Sınırlar belirlemek çok önemlidir ve hayır demek çoğu durumda kontrol duygusu oluşturmanıza yardımcı olabilir.

Egzersiz: Egzersiz yapmak her zaman sağlık için iyidir ve endorfin ve adrenalin salgılatır. Düzenli egzersiz yapmak stresi yönetmeye de yardımcı olur. Yüzme, yürüyüş, en sevdiğiniz açık hava sporlarını yapma, dans etme vb. çok yardımcı olabilir.

Danışmanlık: Olumlu alışkanlıklar edinmenize, zaman yönetimi ve iş – yaşam dengesi kurmanıza yardımcı olabilecek sertifikalı bir danışmana ulaşabilirsiniz.

Paylaşın

Kozmolojideki En Büyük Kriz Çözülmüş Olabilir

James Webb Uzay Teleskobu kullanılarak yapılan yeni ölçümler, yerel Evrenin bizden saniyede megaparsek başına yaklaşık 70 kilometre (yaklaşık 43 mil) hızla uzaklaştığını gösteriyor.

Bu doğruysa, bilim insanlarını bir asırdır meşgul eden Evrenin hızlanan genişlemesinin ölçümleri arasındaki tutarsızlık çözülebilir.

Bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu’nun evrenin erken dönemlerinde kozmolojinin temellerini sarsan “imkansız” canavar galaksiler bulmaya devam etmesinin ardında yatan nedene dair bir açıklamaya nihayet sahip.

Öncü Webb teleskobu Temmuz 2022’de bilimsel çalışmalarına başladığından bu yana, evrendeki konumları göz önüne alındığında olması gerekenden çok daha büyük ve olgun görünen yaklaşık yarım düzine devasa galaksi tespit etti.

Bu canavar galaksilerden bazılarının, evren şu anki yaşının sadece yüzde 3’ü kadarken Samanyolu kadar büyük olduğu tespit edilmiş ve bu bulgu kozmoloji dünyasını sarsmıştı.

Bu bulgular ya kozmosun muhtemelen düşünülenden çok daha yaşlı olduğuna ya da özellikle evrenin başlangıcında galaksilerin nasıl oluştuğuna dair bilinmeyen bir şeyler olduğuna işaret ediyordu.

An itibarıyla, pazartesi günü The Astrophysical Journal’da yayımlanan yeni bir çalışma, bu erken galaksilerin ilk göründüğünden çok daha az devasa olduğunu gösteriyor.

Çalışmanın ortak yazarı Steven Finkelstein, “Sonuç olarak, kozmolojinin standart modeli açısından bir kriz yok” dedi.

Austin’deki Teksas Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu erken galaksilerin bazılarındaki kara deliklerin onları olduklarından çok daha parlak ve büyük gösterdiğini söylüyor.

Araştırmacılar bu galaksilerin büyük görünmelerinin sebebinin ev sahibi kara deliklerin hızla gaz tüketmesi olduğunu belirtiyor.

Çalışmaya göre, bu hızlı hareket eden gaz parçacıkları arasındaki sürtünme, daha fazla ısı ve ışık yaymalarına yol açarak galaksileri olması gerekenden çok daha parlak hale getiriyor.

Dr. Finkelstein, “Zamana bu kadar uzun süre meydan okuyan bir teori olduğunda, onu gerçekten çöpe atmak için çok büyük kanıtlara sahip olmanız gerekir. Ve durum böyle değil” dedi.

Bununla birlikte, evrenin erken dönemlerinde yeni çalışmanın açıklayamadığı bazı dev galaksiler hâlâ var.

Bilim insanları, evrenin erken dönemlerinde yıldızların nasıl oluştuğuna dair henüz bilinmeyen bir yolun bu vakaları açıklayabileceğini söylüyor.

Yıldızlar, sıcak gazın soğuyup yerçekimine yenik düşmesi ve yoğunlaşmasıyla oluşuyor. Ancak bu gaz bulutu büzüldükçe, sonunda ısınıp zıt bir dış basınç oluşturuyor.

Kozmosun bizim bulunduğumuz kısmında, bu karşıt güçler yıldız oluşumunu yavaş bir süreç haline getiriyor ancak çok daha yoğun olan erken evrende, bilim insanları büzülme çekiminin daha büyük olabileceğinden ve sürecin daha hızlı ilerlemesine izin verdiğinden şüpheleniyor.

Dolayısıyla araştırmacılar, bu kafa karıştırıcı gözlemlerin bazılarının yıldız oluşum fiziğindeki “küçük değişikliklerle” açıklanabileceğini söylüyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Katherine Chworowsky, “Belki de evrenin erken dönemlerinde galaksiler gazı yıldızlara dönüştürmede daha iyiydi” dedi ve ekledi: Hâlâ tahmin edilenden daha fazla galaksi görüyoruz ancak bunların hiçbiri evreni ‘kıracak’ kadar büyük değil.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Galatasaray’da Sular Durulmuyor: Bir Yönetici İstifa Etti

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Young Boys’a elenen Galatasaray’da yönetim kurulu üyesi Ali Yüce görevini bırakırken istifasını kulübe gönderdi. Üç ismin daha istifa etmeyi düşündüğü öne sürüldü.

Haber Merkezi / UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda İsviçre’nin Young Boys takımına elenen Galatasaray’da birbiri ardına önemli gelişmeler yaşanıyor.

Galatasaray yönetim kurulu üyesi Ali Yüce’nin görevinden istifa ettiği açıklandı. Ali Yüce, istifa kararını divan kurulu başkanlığına ileterek resmi süreci başlattı.

Ayrıca, yönetim kurulunda yer alan üç ismin daha istifa etmeyi düşündüğü iddia edildi.

Ali Yüce kimdir?

1986 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Ali Yüce, ortaokul öğrenimini İstanbul Erkek, lise eğitimini Eyüboğlu Koleji’nde tamamladı. Yüksek öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü ve sonrasında lisans üstü eğitimini ise Miami Ad School’da tamamladı.

2005 yılı itibariyle aile şirketlerinde çeşitli görevler alan Yüce, 2010 yılında SKODA Türkiye Distribütörü Yüce Auto AŞ’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevine başladı.

Ali Yüce Galatasaray Spor Kulübü’nde, 2014-2018 yılları arasında iki dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

Hali hazırda 2. döneminde Deik Türkiye – Çekya İş Konseyi başkanı olan Yüce, aynı zamanda Türk Çek Dostluk Derneği kurucu üyesi, Galatasaray Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi, ODD kurucu üyesi, Oyder, Büyük Kulüp ve Moda Deniz Kulübü üyesidir.

Paylaşın

Türkiye’de Açlık Sınırı 20 Bin 958 Liraya Yükseldi

Ağustos ayında, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, bir önceki aya göre 182 lira artarak 20 bin 958 liraya, yoksulluk sınırı ise bin 855 lira artarak 64 bin 157 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / 20 bin 958 liraya çıkan açlık sınırı, bu yıl sonuna kadar 17 bin 2 lira olarak uygulanacak olan asgari ücretin 3 bin 956 lira üzerine çıktı. Asgari ücret 64 bin 157 liralık yoksulluk sınırının da sadece yüzde 26,5’ini karşılayabiliyor.

İktidarın zam yapmaya zor ikna olduğu ve 12 bin 500 liraya çıkardığı en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının ancak yüzde 59,6’sını karşılayabiliyor.

Birleşik Kamu-İş’in Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ile beslenmenin yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcamaları dikkate alarak hesapladığı açlık – yoksulluk sınırı araştırmasının Ağustos 2024 sonuçları açıklandı.

Buna göre; Ekonomik kriz, her geçen gün ülkedeki pahalılığı büyüterek açlık ve yoksulluk riskini artırmaya devam ediyor. Açlık sınırının bir önceki aya göre 182 lira daha artarak 21 bin lira sınırına dayandığı ağustos ayında, yoksulluk sınırı da 1.855 lira artarak 64 bin 157 lira oldu.

Açlık sınırının bir önceki aya göre 182 lira arttığı ağustos ayında gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.673 liralık artışla 43 bin 199 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.855 lira arttı. Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı 7 bin 257 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 627 lira ve yoksulluk sınırı ise 25 bin 884 liralık artış gösterdi.

Ağustos’ta 20 bin 958 liraya çıkan açlık sınırı; bu yıl sonuna kadar 17 bin 2 lira olarak uygulanacak olan asgari ücretin 3 bin 956 lira üzerine çıktı. Asgari ücret 64 bin 157 liralık yoksulluk sınırının ise sadece yüzde 26,5’ini karşılayabiliyor. İktidarın zam yapmaya zor ikna olduğu ve 12 bin 500 liraya çıkardığı en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının ancak yüzde 59,6’sını karşılayabiliyor.

Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar Ağustos’ta bir önceki aya göre 24 lira, yıllık olarak ise 2 bin 361 lira artarak 6 bin 109 lira oldu. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi, geçen yılın aynı ayına göre ise 148 liralık artışla 432 lira oldu.

Bir önceki aya göre değişmeyerek 4 bin 652 lirada kalan süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.524 lira arttı. Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 111 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 847 lira artarak 2 bin 86 liraya, sebze için harcaması gereken tutar ise önceki aya göre 33 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 583 lira artarak 2 bin 453 liraya çıktı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama 12 lira artarak 1.761 liraya yükselirken, pirinç ve bulgur harcamaları 835 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 573 liraya çıktı. Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama önceki aya göre 2 lira artarak 1.402 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 746 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ağustos ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 6 bin 119 lira, yetişkin kadın için 4 bin 804 lira, çocuk için 3 bin 488 lira ve genç için de 6 bin 547 lira oldu. Açlık sınırı bu yılın ilk sekiz aylık döneminde ise toplam 4 bin 475 lira artış kaydetti.

Gıda dışı harcamalar

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da Ağustos’ta 43 bin 199 liraya kadar çıktı.

Ağustos’ta dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları 1.895 liraya gerilerken, barınma (kira dâhil) harcamaları 10 bin 663 liraya, ev eşyası harcamaları 5 bin 376 lira, sağlık harcamaları 1.767 lira oldu. Ulaştırma harcamaları 12 bin 925 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.359 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.263 liraya, eğitim harcamaları 930 liraya, tatil-otel harcamaları 4 bin 721 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 301 liraya yükseldi. Gıda dışı harcamalar bu yılın ilk yedi aylık döneminde 12 bin 854 lira artış gösterdi.

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Ağustos’ta 1.855 lira daha artarak 64 bin 157 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında yılın ilk sekiz ayındaki artış ise 17 bin 320 lira oldu. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 25 bin 884 lira olarak gerçekleşti.

Paylaşın

“CHP Genel Başkanlığına Aday Olacağı” İddiası: İmamoğlu, Gülüp Geçti

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP genel başkanlığına aday olacağına ilişkin kulis bilgilerini değerlendiren bir CHP’li, bu fikrin daha önce gündeme geldiğini ancak İmamoğlu ve ekibinin gülüp geçtiğini dile getirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP Genel Başkanlığına aday olacağına ilişkin kulis haberleri tartışılmaya devam ediyor. Murat Sabuncu’nun T24’te “Bir CHP dört portre” başlıklı yazı dizisinde aktardığı “siyasi yasak getirecek yargı kararının ana muhalefet partisinin lideri olduğu takdirde kolayca alınamayabileceği” fikrinden yola çıkarak İmamoğlu ve ekibinin CHP genel başkanlığı için çalışmalara başladığı bilgisi bugün bir başka CHP kulis haberi ile yalanlandı.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e konuşan bir CHP’li, bu fikrin daha önce gündeme geldiğini ancak İmamoğlu ve ekibinin gülüp geçtiğini dile getirdi. Erkin’in aktardığına göre, bu haberler CHP içinden bir gurup tarafından özellikle gündeme getiriliyor. Aytunç Erkin’in CHP kulislerinden aktardığı bilgiler şöyle:

“Belediye başkanı olunca ceza onanıyor ancak genel başkan olunca onanmıyor. O zaman bir örnek vereyim: Canan Kaftancıoğlu CHP il başkanıydı ve ceza çıktı.’

O zaman bir başka soru. ‘Genel başkanlık’ ya da ‘cumhurbaşkanlığı adaylığı’ tartışmasıyla ilgili değerlendirmesini merak ettim: ‘CHP’nin kurultayı en erken 2025 Kasım sonu ya da 2026 Kasım sonu. Bir yıl uzatma hakkı var partilerin. Bir buçuk ya da iki buçuk yıllık bir süreç için isimler üzerinde böyle çok konuşulmasını parti içinde bir kliğin çalışması olarak görüyorum. Kimseye de faydası yok. Bakın istinaftan umudumuz hiç olmadı ki. Cezayı onaylar diye bekliyoruz. Mesele Yargıtay. Anlayamadığım bir şekilde bir operasyon oluyor. Bizim mahalledeki gazeteciler de bu konuları konuşmaya teşne. Tüzük kurultayı var ve 81 il başkanı da imza vermiş. Sıra dışı bir durum yok. Her şey sakin.’”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın