Anti-Virüs Yazılımı Nedir, Nasıl Çalışır?

Anti-virüs yazılımı, bilgisayarlardaki kötü amaçlı yazılımları önlemek, tespit etmek ve kaldırmak için tasarlanmış bir program türüdür. Bu yazılım araçları, virüsler, solucanlar, truva atları ve fidye yazılımları gibi çeşitli tehditlere karşı koruma sağlayabilir.

Haber Merkezi / Sistem dosyalarınızı tarayarak, şüpheli uygulamaları karantinaya alarak ve tespit edilen tüm kötü amaçlı yazılımları kaldırarak çalışırlar.

Anti-virüs yazılımları, kullanıcı sistemlerini kötü amaçlı yazılımlardan (malware) korumak amacıyla tasarlanmıştır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar genellikle virüsler, solucanlar, truva atları, fidye yazılımları ve casus yazılımlar gibi potansiyel tehditleri içerir. Anti-virüs yazılımları, bu korumayı, sistem veya ağ performansını etkilemeden önce bu tehditleri tarayarak, tespit ederek ve ortadan kaldırarak sağlar.

Sürekli gelişen siber güvenlik ortamında yeni ortaya çıkan tehditlerle başa çıkmak için düzenli olarak güncellenirler. Kötü amaçlı yazılımların ilk bulaşmasını önlemenin ötesinde, bir anti-virüsün işlevi, daha önceki savunma hatlarını aşmış olabilecek enfeksiyonların aktif olarak ortadan kaldırılmasına kadar uzanır.

Bu, tespit edilen kötü amaçlı yazılımın izole edilerek yayılmasının veya daha fazla hasara yol açmasının engellendiği karantina olarak bilinen bir süreçle yapılır. Program daha sonra kötü amaçlı kodu ortadan kaldırmak için çalışır. Ayrıca, modern anti-virüs yazılımları güvenlik duvarları, gerçek zamanlı koruma ve hatta tarayıcı koruması gibi ek koruma özellikleri sunarak daha kapsamlı bir savunma duvarı oluşturabilir.

Anti-Virüs Yazılımı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS):

Anti-Virüs yazılımı gerekli midir?

Evet, gereklidir. Dikkatli tarama tehdit riskini azaltabilse de hiçbir sistem kötü amaçlı yazılımlardan tamamen güvende değildir. Anti-Virüs yazılımları ek koruma ve gönül rahatlığı sağlar.

Anti-Virüs yazılımları her türlü kötü amaçlı yazılımı kaldırabilir mi?

Çoğu Anti-Virüs yazılımı çok çeşitli tehditlerle başa çıkabilir, ancak hiçbir program kötü amaçlı yazılımların %100’ünü kaldıramaz. Bazı kötü amaçlı yazılım türlerinin belirli Anti-Virüs platformlarına karşı dirençli olduğu kanıtlanmıştır. Düzenli yazılım güncellemeleri ve güvenliğe kapsamlı bir yaklaşım, koruma seviyenizi artırabilir.

Anti-Virüs yazılımları bilgisayar performansını etkiler mi?

Evet, bazı Anti-Virüs yazılımları, özellikle taramalar sırasında bilgisayar performansını etkileyebilir. Ancak çoğu modern Anti-Virüs yazılımı, sistem performansını önemli ölçüde etkilemeden arka planda çalışacak şekilde tasarlanmıştır.

Anti-Virüs yazılımımı ne sıklıkla güncellemeliyim?

Anti-Virüs yazılımınızın virüs tanımlarını güncel tutmanız önerilir. Bu güncellemeler genellikle otomatik olarak gerçekleşir, ancak kullanıcılar otomatik güncellemelerin kapalı olmadığından emin olmalıdır. Güncellemeler genellikle sık sık, günde en az bir kez gerçekleşir.

Ücretsiz Anti-Virüs yazılımları, ücretli sürümleri kadar etkili midir?

Ücretsiz Anti-Virüs programları yaygın virüslere karşı temel koruma sağlayabilir, ancak ücretli yazılımlar genellikle daha karmaşık kötü amaçlı yazılım türlerine, gelişmiş güvenlik duvarlarına ve ek güvenlik araçlarına karşı daha kapsamlı koruma sunar.

Birden fazla Anti-Virüs yazılımı kullanabilir miyim?

Bilgisayarınızda aynı anda birden fazla Anti-Virüs yazılımı kullanmanız önerilmez, çünkü bunlar birbirlerinin işlemlerini etkileyerek koruma ve sistem performansının düşmesine neden olabilir.

Bir Anti-Virüs yazılımı tehditleri nasıl bulur ve kaldırır?

Anti-Virüs yazılımı dosyalarınızı tarar ve belirli kodları bilinen kötü amaçlı yazılımların bulunduğu bir veritabanıyla karşılaştırır. Bir eşleşme tespit ettiğinde, kötü amaçlı yazılımın diğer dosyalara veya sistemlere yayılmasını önlemek için dosyayı karantinaya alır ve ardından kaldırır.

Anti-Virüs yazılımı gelecekteki tehditlere karşı nasıl koruma sağlar?

Virüs tanımlama veritabanını sürekli güncelleyerek yazılım yeni tehditlere karşı koruma sağlayabilir. Bazıları ayrıca, sorun haline gelmeden önce potansiyel tehditleri belirlemek için öngörücü yöntemler de kullanır.

Paylaşın

Anti-Virüs Tarayıcı Nedir, Nasıl Çalışır?

Anti-virüs tarayıcısı, virüsler, solucanlar, truva atları ve diğer tehditler gibi kötü amaçlı yazılımları (malware) bir bilgisayardan veya ağdan tespit etmek, önlemek ve kaldırmak için tasarlanmış bir yazılım programıdır.

Haber Merkezi / Dosyaları tarayarak, sistem süreçlerini izleyerek ve kötü amaçlı yazılım varlığını gösterebilecek anormal davranışları kontrol ederek çalışır. Tarayıcının veritabanının düzenli olarak güncellenmesi, en yeni kötü amaçlı yazılım tehditlerini tanıyıp bunlarla mücadele edebilmesi için çok önemlidir.

Anti-virüs tarayıcıları, kişisel ve kurumsal bilgisayar sistemleri için potansiyel olarak zararlı ve kötü amaçlı yazılımlara karşı kritik bir savunma hattı görevi görür. Bu gelişmiş araçlar, kullanıcı verilerini korumak, sistem bütünlüğünü korumak ve hassas bilgilere yetkisiz erişimi önlemek için arka planda yorulmadan çalışır.

Siber tehditlerin ve çevrimiçi ortamın sürekli geliştiği bir dünyada, kullanıcılar sistem performansını, veri gizliliğini ve hatta finansal güvenliği tehlikeye atabilecek zararlı virüslere, casus yazılımlara, solucanlara, Truva atlarına, fidye yazılımlarına ve diğer kötü amaçlı yazılım türlerine karşı korunmak için antivirüs tarayıcılarına yöneliyor. Bir antivirüs tarayıcısının temel amacı, gerçek zamanlı izleme veya planlı taramalar yoluyla kötü amaçlı yazılımları tespit etmek, engellemek, karantinaya almak veya kaldırmaktır.

Bu görevi gerçekleştirmek için program, yazılım davranışını analiz etmek ve bilinen kötü amaçlı yazılım imzaları ve potansiyel tehdit göstergeleriyle karşılaştırmak için karmaşık algoritmalar ve sezgisel analiz tekniklerinden yararlanır. Geliştiriciler, sürekli ortaya çıkan siber tehditlerin bir adım önünde olmak için bu veritabanlarını sık sık güncelleyerek kullanıcılar için sağlam ve dayanıklı bir kalkan sağlar.

Anti-virüs tarayıcıları, tehditlerin erken tespitini ve hızla ortadan kaldırılmasını kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda genel güvenliği artırmak için güvenli tarama, e-posta koruması ve güvenlik duvarı yapılandırması gibi ek özellikler de içerebilir. Böylece, sistemlerin sorunsuz çalışmasını sağlarken, bireyler ve kuruluşlar için güvenli bir dijital ortam oluştururlar.

Anti-Virüs Tarayıcısı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS):

Neden bir Anti-Virüs Tarayıcısına ihtiyacım var?

Bilgisayarınızın ve verilerinizin güvenliği için bir Anti-Virüs Tarayıcısına sahip olmak çok önemlidir. Sisteminizi olası tehditlerden korur, kimlik hırsızlığı riskini azaltır ve kötü amaçlı yazılımların yayılmasını önler.

Anti-Virüs Tarayıcımı ne sıklıkla güncellemeliyim?

Anti-Virüs Tarayıcınızı düzenli olarak güncellemeniz önerilir. Çoğu modern anti-virüs yazılımı otomatik olarak güncellenir ve en güncel virüs tanımlarına ve tehdit korumasına sahip olmanızı sağlar. Etkinliğini en üst düzeye çıkarmak için yazılımınızın her zaman güncel olduğundan emin olun.

Aynı anda birden fazla Anti-Virüs Tarayıcısı kurabilir miyim?

Birden fazla Anti-Virüs Tarayıcısı yüklemek, birbirleriyle çakışıp çakışmalara neden olabileceğinden önerilmez. Bilgisayarınızı etkili bir şekilde korumak için tek ve güvenilir bir anti-virüs programı seçmeniz en iyisidir.

Bir Anti-Virüs Tarayıcısı yüklediğimde tüm tehditlere karşı tamamen güvende olur muyum?

Bilgisayarınızı korumak için bir Anti-Virüs Tarayıcısı yüklemek çok önemli olsa da, hiçbir yazılım tüm tehditlere karşı %100 garanti sağlayamaz. Genel güvenliğinizi artırmak için tarayıcınızı güncel tutmanız ve şüpheli e-posta eklerinden kaçınmak ve güvenli olmayan web sitelerini ziyaret etmek gibi en iyi uygulamaları izlemeniz önemlidir.

Paylaşın

Anti-Virüs Katili Nedir, Nasıl Çalışır?

“Anti-Virüs Katili” terimi, genellikle antivirüs programlarının işlevselliğini devre dışı bırakmak veya tehlikeye atmak için tasarlanmış bir tür kötü amaçlı yazılım veya yazılımı ifade eder.

Haber Merkezi / Temel amacı, antivirüs yazılımının tehditleri tespit edip kaldırmasını engelleyerek, enfekte olmuş sistemi diğer kötü amaçlı saldırı türlerine karşı daha savunmasız hale getirmektir. Antivirüs yazılımını etkisiz hale getirerek, bu anti-virüs katilleri zararlı amaçlarını daha etkili bir şekilde yayabilir ve gerçekleştirebilir.

Anti-Virüs Katili, bir kullanıcının bilgisayarına yüklenen antivirüs yazılımının normal işlevlerini devre dışı bırakmak, bozmak veya manipüle etmek için tasarlanmış kötü amaçlı bir yazılım veya programdır. Bu tür yazılımların temel amacı, sistemi virüslerden, kötü amaçlı yazılımlardan ve diğer siber tehdit türlerinden korumak için uygulanan güvenlik önlemlerini atlatmak veya etkisiz hale getirmektir.

Anti-Virüs Katili, bu güvenlik uygulamalarını devre dışı bırakarak, diğer kötü amaçlı yazılımların tespit edilmeden veya karantinaya alınmadan sisteme sızmasının önünü açar. Bu durum, etkilenen sistemin çeşitli siber saldırılara karşı savunmasızlığını önemli ölçüde artırır.

Anti-Virüs Katilleri, bilgisayar korsanları ve siber suçlular tarafından bir kullanıcının sistemine ve verilerine yetkisiz erişim sağlamak için daha geniş bir stratejinin parçası olarak kullanılır. Saldırganlar, antivirüs yazılımlarının koruyucu işlevlerini tehlikeye atarak hassas bilgileri çalabilir, fidye için dosyaları rehin tutabilir veya ağa bağlı diğer sistemlere yeni saldırılar başlatabilir.

Anti-Virüs Katilleri, antivirüs geliştiricilerinin sürekli gelişen savunma mekanizmalarına uyum sağlamak için sıklıkla güncellenmelidir. Bu nedenle, kullanıcıların güvenlik yazılımlarını güncel tutmaları ve şüpheli dosya ve bağlantıları indirirken veya bunlarla etkileşim kurarken dikkatli olmaları önemlidir.

Anti-Virüs Katili nasıl çalışır?

Anti-Virüs Katili, bilgisayar sisteminizi zararlı dosya ve yazılımlara karşı tarar, tespit edildiğinde bunları kaldırır ve gelecekteki enfeksiyonları önlemek için koruyucu bir kalkan oluşturur. Maksimum koruma sağlamak için en son veritabanı güncellemelerini ve gelişmiş tarama tekniklerini kullanır.

Anti-Virüs Katili işletim sistemimle uyumlu mu?

Anti-Virüs Katili, Windows, MacOS ve Linux dahil olmak üzere çeşitli işletim sistemleriyle çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Uyumluluk ve optimum performans sağlamak için işletim sisteminizin sistem gereksinimlerini kontrol ettiğinizden emin olun.

Anti-Virüs Katili ne sıklıkla güncellemeliyim?

Yeni güncellemeler çıktıkça yükleyerek Anti-Virüs Katili’ni güncel tutmanız önerilir. Bu, yeni ve ortaya çıkan tehditlere karşı en son korumaya sahip olmanızı sağlar. Anti-Virüs Katili de dahil olmak üzere çoğu antivirüs programı, kolaylık sağlamak için otomatik güncellemeler sunar.

Anti-Virüs Katili’ni başka bir antivirüs yazılımıyla birlikte kullanabilir miyim?

Anti-Virüs Katili kapsamlı bir antivirüs çözümü olsa da, birbirleriyle çakışıp sistem performansı sorunlarına yol açabilecekleri için iki antivirüs programını aynı anda kullanmanız genellikle önerilmez. Optimum koruma ve sistem performansı sağlamak için Anti-Virüs Katili’ni yüklemeden önce diğer antivirüs yazılımlarını tamamen kaldırmanız önerilir.

Paylaşın

Anti-Statik Bilek Kayışı Nedir, Nasıl Çalışır?

Elektrostatik deşarj (ESD) bilek kayışı olarak da bilinen antistatik bileklik, kişinin vücudunda statik elektrik birikmesini önlemek için kullanılan bir güvenlik cihazıdır.

Haber Merkezi / Bileğe takılan iletken bir kumaş bant ve topraklanmış bir nesneye veya yüzeye bağlı bir topraklama kablosundan oluşur. Bu bileklik, hassas elektronik bileşenlerin, elektronik cihazları kullanırken sık karşılaşılan bir sorun olan elektrostatik deşarjdan zarar görmesini önlemeye yardımcı olur.

Yaygın olarak Elektrostatik Deşarj (ESD) bilek kayışı olarak bilinen Anti-Statik Bilek Kayışı, hassas elektronik bileşenlerin taşıma ve montaj süreçlerinde güvenliğini sağlamada temel bir amaca hizmet eder. Bu vazgeçilmez aksesuarın temel amacı, insan vücudu ile elektronik bileşenler arasındaki elektrostatik potansiyeli eşitleyerek, hassas elektronik ekipmanlarda onarılamaz hasara yol açma riski taşıyan ani bir elektrostatik deşarj olasılığını ortadan kaldırmaktır.

Özünde, elektronik bileşenlerin güvenli bir şekilde kullanılmasını kolaylaştırır, operasyonel bütünlüklerini ve uzun ömürlerini korur. İletken bir kumaştan üretilen Anti-Statik Bilek Kayışı, kullanıcının bileğine sarılır ve genellikle bir bobin kablosu aracılığıyla topraklama kaynağına bağlanır; bu da kullanıcının vücudundaki elektrostatik yükü toprağa etkili bir şekilde dağıtır.

Bu giyilebilir topraklama cihazı, hassas elektronik cihazlarla düzenli olarak çalışan elektronik mühendisleri, teknisyenler ve bilgisayar üreticileri gibi profesyoneller için vazgeçilmezdir. Ayrıca, havacılık, telekomünikasyon ve yarı iletken üretimi gibi sıkı ESD kontrol sistemlerine sahip sektörlerde de paha biçilmez olduğunu kanıtlamaktadır.

Bu profesyoneller, Anti-Statik Bilek Kayışı kullanarak ESD ile ilgili olayların tehlikelerini etkili bir şekilde azaltabilir, bileşen arızası, maliyetli duruş süresi ve kendi sektörlerindeki üretkenlik ve kalite üzerindeki genel olumsuz etki riskini önemli ölçüde azaltabilirler.

Anti-Statik Bilek Kayışı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS):

Anti-Statik Bileklik Nasıl Çalışır?

Antistatik Bilek Kayışı, iletken bir malzemeden üretilmiştir ve bileğe takılır. Metal masa veya topraklama matı gibi topraklanmış bir yüzeye bağlanan bir topraklama kablosuna sahiptir. Bu bağlantı, kişinin vücudundaki statik yükün kayış aracılığıyla topraklanmış yüzeye güvenli bir şekilde dağılmasını sağlayarak hassas elektronik bileşenlerle çalışırken elektrostatik deşarj riskini azaltır.

Anti-Statik Bileklik Kullanımı Neden Önemlidir?

Statik elektrik, kişinin vücudunda birikerek hassas elektronik bileşenlere temas ettiğinde hasara neden olabilir. Küçük bir elektrostatik deşarj bile mikroçip ve transistör gibi bileşenlerin arızalanmasına veya kalıcı hasar görmesine neden olabilir. Anti-Statik Bileklik kullanımı, kişiyi etkili bir şekilde topraklayarak ve statik yükü dağıtarak hassas elektronik cihazların hasar görme riskini azaltır.

Anti-Statik Bileklik’yi ne zaman takmalıyım?

Elektrostatik deşarjdan kaynaklanan hasara maruz kalabilecek hassas elektronik bileşenlerle çalışırken veya bunları tutarken Antistatik Bileklik takmalısınız. Bu, elektronik cihazların montajı, onarımı veya demontajı, baskılı devre kartlarıyla çalışma ve çıplak elektronik bileşenlerle çalışma gibi faaliyetleri de içerir.

Anti-Statik Bilek Kayışını nasıl doğru şekilde takabilirim?

Anti-Statik Bilek Kayışını düzgün bir şekilde takmak için şu adımları izleyin:

Bilekliği bileğinize takın ve iletken tarafın cildinize temas ettiğinden emin olun.
Kayışı bileğinize tam oturacak ancak rahat olacak şekilde ayarlayın.
Topraklama kablosunu uygun bir topraklanmış yüzeye veya topraklama noktasına bağlayın.
Topraklama kablosunun güvenli bir şekilde bağlandığından ve kabloda veya bilek kayışında herhangi bir kopukluk veya hasar olmadığından emin olun.

Paylaşın

Suriye’de Seçim Aldatmacası

Suriye’de 5 Ekim 2025’te gerçekleştirilen Halk Meclisi (parlamento) seçimleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2024’te devrilmesinden sonraki ilk seçim olarak tarihe geçti.

Haber Merkezi / Seçimler, geçiş hükümeti lideri Ahmed el-Şara (eski adıyla Ebu Muhammed el-Colani) yönetiminde dolaylı bir yöntemle yapıldı:

Ülkenin 10 ilindeki 50 seçim bölgesinde yaklaşık 6 bin seçici delege (Seçiciler Kurulu / Elektoral Kolej), 210 sandalyenin üçte ikisini (140 sandalye) belirledi; kalan üçte biri ise Şara tarafından doğrudan atandı.

Seçim süreci, kapsayıcılık eksikliği, azınlıkların dışlanması ve dolaylı yapısı nedeniyle “aldatmaca” olarak eleştiriliyor; bazı analistler yeni yönetimin gücünü pekiştirmek için seçimleri bir araç olarak gördüğünü ifade ediyor.

Seçimde, iç savaşın getirdiği zorluklar (nüfus kayıtları, yerinden edilme ve kimlik belgeleri gibi) nedeniyle doğrudan halk oylaması yapılmadı, elektoral kolejleri tercih edildi.

Eleştirmenler, bunun iktidarı elinde tutan Ahmed el-Şara’nın parlamentodaki etkisini artırdığını ve gerçek bir demokrasi adımı olmadığını söylüyor.

Güvenlik ve siyasi gerilimler nedeniyle Rakka, Haseke (Kürtlerin kontrolündeki kuzeydoğu) ve Süveyda (Dürzü çoğunluklu) illerinde seçimler ertelendi: 20 sandalye boş kaldı.

Demokratik Birlik Partisi (PYD), seçimleri “tek taraflı bir mizansen” olarak nitelendirerek, “tüm etnik ve siyasi bileşenleri içermeyen herhangi bir seçim süreci başarısızlığa mahkumdur” açıklamasını yaptı.

Süveyda’daki Dürziler de seçimleri “Şam’daki hükümetin otoriter bir hamlesi” olarak tanımlayarak, sürece katılmayı reddettiklerini bildirdi.

Ayrıca, Suriye ve Diaspora’daki Alevi İslam Yüksek Konseyi de seçimleri kesin biçimde reddederek, süreci “meşruiyetten yoksun ve halkın iradesini yansıtmayan bir atama girişimine kılıf” olarak değerlendirdi.

Suriye muhalefetinin büyük bölümü, söz konusu seçim sisteminin parlamentoyu sembolik bir yapıya indirgediği ve yürütmenin yasama üzerindeki hakimiyetini pekiştirdiğini belirterek bu değişiklikleri “otoriterliğin yeniden üretimi” olarak nitelendirdi.

Londra merkezli, muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), “kapsayıcı bir toplumsal sözleşmeye dayanmayan hiçbir seçimin meşru veya temsil niteliğinde sayılamayacağını” vurguladı.

Şara, geçen ay sonunda büyük ilgiyle izlenen New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurul konuşmasında “Suriye, dünya ulusları arasında hak ettiği yeri geri alıyor” sözlerine vurgu yaptı.

Konuşmasında Alevi, Hristiyan ve Dürzi azınlıklar gibi dini ve etnik gruplara karşı mezhepsel şiddet olaylarına da değinen Şara, hükümet güçleri ve bunlara bağlı milislerin karıştıkları iddia edilen saldırılar konusunda, “Elleri Suriye halkının kanıyla lekeli olan herkesi adalete teslim etmeye söz veriyorum” güvencesini verdi,

Şara, Suriye’nin gerçekleri araştırma komisyonları kurduğunu ve BM’ye cinayetleri soruşturma izni verdiğini de sözlerine ekledi.

Ahmed el-Şara, BM Genel Kurul konuşmasında azınlık haklarına saygı gösterme ve Suriye’nin etnik ve dini yapısını yansıtan kapsayıcı bir hükümet kurma güvencesini verdi.

Bu seçimlerin Suriye’de siyasi istikrarın tesisini sağlayıp sağlamayacağı belirsiz.

Paylaşın

Karanlığın Sol Eli: Cinsiyet Kavramının Sorgulaması

Ursula K. Le Guin’in 1969 yılında yayınlanan Karanlığın Sol Eli (The Left Hand of Darkness), bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir ve yazarın Hain evreni serisinin bir parçasıdır.

Haber Merkezi / Roman, cinsiyet, kimlik, kültür, siyaset ve insan doğası gibi derin temaları ustalıkla işlerken, bilimkurgu türünün sınırlarını zorlar.

Roman, Gethen (Kış) adlı buzla kaplı bir gezegende geçer. Ana karakter Genly Ai, Ekumen adlı galaktik bir birliğin elçisi olarak Gethen’e gönderilir. Genly Ai’nin görevi, bu izole gezegeni Ekumen’e katılmaya ikna etmektir.

Ancak Gethen’in benzersiz bir özelliği vardır: Gezegenin sakinleri, “ambiseksüel” bir biyolojiye sahiptir. Yani, Gethenliler cinsiyetsizdir ve yalnızca “kemmer” adı verilen üreme döneminde geçici olarak erkek veya dişi özellikler gösterirler. Bu durum, Genly’nin kendi önyargıları ve kültürel varsayımlarıyla yüzleşmesine neden olur.

Hikaye, Genly’nin Gethen’in iki büyük ulusu, Karhide ve Orgoreyn, arasındaki siyasi çekişmelerle mücadele ederken, yerel bir figür olan Estraven ile kurduğu karmaşık ilişkiyi merkeze alır. Roman, hem bir keşif hikâyesi hem de derin bir felsefi sorgulamadır.

Karanlığın Sol Eli, cinsiyet kavramını radikal bir şekilde sorgular. Gethenlilerin cinsiyetsiz yapısı, Genly’nin (ve okuyucunun) cinsiyet rollerine dair varsayımlarını altüst eder. Le Guin, cinsiyetin toplumsal yapılar üzerindeki etkisini ve bireylerin kimlik algısını nasıl şekillendirdiğini ustalıkla inceler. Roman, cinsiyet ikiliklerini ortadan kaldırarak insan ilişkilerinde daha evrensel bir bağ kurmayı önerir.

Genly, Gethen’de bir yabancıdır ve bu durum, kültürler arası iletişim ve anlayışın zorluklarını vurgular. Le Guin, farklılıkların nasıl yanlış anlamalara yol açabileceğini ve empatiyle bu engellerin aşılabileceğini gösterir. Estraven ile Genly arasındaki ilişki, bu temanın en güçlü yansımasıdır.

Roman, Karhide ve Orgoreyn arasındaki siyasi gerilimler üzerinden güç, sadakat ve manipülasyon gibi konuları ele alır. Karhide’nin monarşik yapısı ile Orgoreyn’in bürokratik-totaliter sistemi arasındaki kontrast, farklı yönetim biçimlerinin toplum üzerindeki etkilerini gözler önüne serer.

Gethen’in sert, buzlu doğası, hikâyenin hem fiziksel hem de metaforik bir unsuru olarak öne çıkar. Gezegenin zorlu koşulları, karakterlerin dayanıklılığını ve hayatta kalma mücadelelerini şekillendirir. Le Guin, doğanın insan davranışları üzerindeki etkisini vurgular.

Genly ve Estraven arasındaki ilişki, romanın duygusal çekirdeğini oluşturur. İkisi arasındaki güvenin yavaş yavaş inşa edilmesi, farklılıkların ötesinde insan bağlarının gücünü gösterir.

Le Guin’in üslubu, hem poetik hem de felsefi bir derinliğe sahiptir. Roman, Genly’nin birinci şahıs anlatımıyla Gethen mitolojisi, raporlar ve Estraven’in notları gibi çoklu perspektiflerle zenginleştirilmiştir. Bu çok katmanlı anlatım, okuyucuya Gethen kültürünü ve hikâyeyi farklı açılardan keşfetme fırsatı sunar.

Le Guin’in dili, hem sade hem de imgelerle doludur; özellikle Gethen’in buzlu manzaralarını tasvir ederken doğayla insan arasındaki ilişkiyi ustalıkla yansıtır.

Karanlığın Sol Eli, 1969’da Hugo ve Nebula ödüllerini kazanarak bilimkurgu edebiyatında çığır açmıştır. Roman, feminist bilimkurgunun öncülerinden biri olarak kabul edilir ve cinsiyet, kimlik gibi konuları ele alış biçimiyle modern edebiyatta da etkisini sürdürmektedir.

Le Guin’in antropolojik ve sosyolojik yaklaşımı, bilimkurguyu sadece teknolojik bir tür olmaktan çıkarıp insan merkezli bir sorgulama alanına taşır.

Romanın en çok övülen yönü, cinsiyet ve kültür gibi karmaşık temaları derinlemesine ve incelikle işlemesidir. Gethen dünyasının detaylı inşası ve karakterlerin psikolojik derinliği, eseri unutulmaz kılar

Sonuç olarak; Karanlığın Sol Eli, bilimkurgu türünün sınırlarını zorlayan, insan doğasına dair evrensel sorular soran bir başyapıttır. Le Guin’in cinsiyet, kültür ve dostluk gibi temaları işleyiş biçimi, romanı yalnızca bilimkurgu hayranları için değil, tüm edebiyat severler için değerli kılar.

Gethen’in buzlu dünyasında geçen bu hikaye, okuyucuyu hem kendi iç dünyasına hem de “öteki”nin dünyasına bir yolculuğa çıkarır.

Paylaşın

Anket: CHP, İstanbul, Ankara Ve İzmir’de AK Parti’nin Önünde

ORC’nin anketine göre, İstanbul’da CHP yüzde 34,6 ile birinci parti olurken, AK Parti yüzde 31,7 ile ikinci sıradaki yerini korudu. Ankara’da  CHP’nin oy oranı yüzde 32,9 çıkarken, AK Parti yüzde 31,4 ile ikinci sırada yer aldı.

Haber Merkezi / İzmir’de CHP yüzde 41,9 ile birinci parti olurken, AK Parti yüzde 22,4 ile ikinci sıradaki yerini korudu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) erken seçim çağrılarını sürdürürken araştırma ve anket sonuçları açıklanmaya devam ediyor. ORC Araştırma Şirketi İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaptığı anket sonuçlarını açıkladı.

Açıklanan yeni araştırmada 1 – 3 Ekim 2025 tarihleri arasında Ankara, İstanbul ve İzmir’de yaşayan vatandaşlara ‘Bu pazar genel seçim olsa, hangi partiye oy verirsiniz?’ sorusu soruldu.

İstanbul:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): Yüzde 34,6
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): Yüzde 31,7
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti): Yüzde 7,4
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP):  Yüzde 5,5
İYİ Parti: Yüzde 4,5
Zafer Partisi: Yüzde 4,1
Yeniden Refah Partisi (YRP): Yüzde 2,5
Yerli ve Milli Parti (YMP): Yüzde 2,2
Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 2
Saadet Partisi: Yüzde 1,9
Anahtar Parti (A Parti): Yüzde 1,6
Diğer: Yüzde 2

Ankara:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): Yüzde 32,9
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): Yüzde 31,4
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP):  Yüzde 8,0
İYİ Parti: Yüzde 6,1
Zafer Partisi: Yüzde 4,6
Yeniden Refah Partisi (YRP): Yüzde 3,2
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti): Yüzde 2,7
Yerli ve Milli Parti (YMP): Yüzde 2,1
Anahtar Parti (A Parti): Yüzde 2
Saadet Partisi: Yüzde 1,8
Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 1,7
Diğer: Yüzde 3,5

İzmir:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): Yüzde 41,9
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): Yüzde 22,4
İYİ Parti: Yüzde 7,9
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti): Yüzde 7,5
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP):  Yüzde 4,7
Zafer Partisi: Yüzde 3,4
Yeniden Refah Partisi (YRP): Yüzde 2,6
Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 2,2
Yerli ve Milli Parti (YMP): Yüzde 1,7
Saadet Partisi: Yüzde 1,4
Anahtar Parti (A Parti): Yüzde 1,3
Diğer: Yüzde 3

Paylaşın

Eklemleri Güçlendirmek İçin Hangi Besinler Tüketilmeli?

Uzmanlar, eklem sağlığı için sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu söylerken, araştırmalarda, belirli besinlerin eklem sağlığını korumaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Haber Merkezi / Eklemleri güçlendirmek için günlük olarak aşağıdaki besinlerin tüketilmesi öneriliyor:

Omega-3: Somon ve sardalya gibi yağlı balıklar, keten tohumu ve ceviz, eklem iltihabını azaltarak artrit kaynaklı ağrı ve sertliği azaltabilen omega-3 yağ asitlerinin zengin kaynaklarıdır.

Kalsiyum ve D Vitamini: Süt, yoğurt, peynir ve yeşil yapraklı sebzeler kemikleri güçlendirmeye ve eklemlere binen yükü azaltmaya yardımcı olur.

Protein: Tavuk ve yumurta gibi protein kaynakları da eklem dokularının yeniden yapılanmasına yardımcı olur.

İltihap önleyici meyve ve sebzeler: Çilek, kiraz ve yeşil sebzeler, antioksidan ve iltihap önleyici bileşenleriyle eklem hasarını hafifletebilir.

Magnezyum ve çinko: Kuruyemişler, tohumlar ve baklagiller, kas sağlığı ve eklem dokusu yenilenmesinde rol oynayan bu mineralin önemli kaynaklarıdır.

Baharatlar ve otlar: Örneğin zerdeçal ve zencefil, iltihap giderici etkileriyle eklem ağrılarını ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir.

Paylaşın

Bu Belirtiler Ölümcül Bir Hastalığa İşaret Ediyor

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, tütün ürünleri kullanımı gibi sağlıksız yaşam tarzı eğilimleri ve stres, kan basıncının artmasına, bunun sonucunda kalp dokusunda hasara ve en sonunda kalp yetmezliğine yol açıyor.

Haber Merkezi / Kalp yetmezliği, kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kan pompalayamaması durumudur. Kalp yeterince etkili çalışmadığında, dokulara yeterli oksijen ve besin ulaşmaz. Kronik veya akut olabilir ve genellikle kalbin sol, sağ ya da her iki tarafını etkileyebilir.

Kalp yetmezliğinin nedenleri:

Kalp yetmezliği, kalbin pompalama kapasitesini zayıflatan veya aşırı yükleyen durumlardan kaynaklanır. Başlıca nedenler:

Koroner arter hastalığı: Kalbe kan sağlayan damarların tıkanması veya daralması.
Yüksek tansiyon (hipertansiyon): Kalbin daha fazla çalışmasına neden olur.
Kalp krizi: Kalp kasına zarar verir.
Kardiyomiyopati: Kalp kasının zayıflaması veya yapısal bozuklukları.
Kalp kapak hastalıkları: Kapakların düzgün çalışmaması.
Diyabet: Damar ve kalp sağlığını olumsuz etkiler.
Alkol veya uyuşturucu kullanımı: Kalp kasına toksik etki yapabilir.
Tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, akciğer hastalıkları: Kalbin iş yükünü artırabilir.
Doğumsal kalp anomalileri: Doğuştan gelen kalp yapısı bozuklukları.

Kalp yetmezliğinin belirtileri:

Belirtiler, hastalığın şiddetine ve etkilenen kalp tarafına göre değişir:

Nefes darlığı: Özellikle eforla veya yatarken (ortopne).
Yorgunluk ve halsizlik: Azalan kan akışı nedeniyle.
Bacaklar, ayaklar veya karında şişlik (ödem): Sıvı birikimi.
Hızlı veya düzensiz kalp atışı: Kalbin telafi çabası.
Öksürük veya hırıltı: Akciğerlerde sıvı birikimi.
İştahsızlık veya bulantı: Sindirim sistemine az kan ulaşması.
Zihinsel bulanıklık: Beyne yeterli oksijen gitmemesi.

Kalp Yetmezliğinin Teşhisi:

Doktorlar, kalp yetmezliğini teşhis etmek için şu yöntemleri kullanır:

Fizik muayene: Ödem, nabız ve akciğer sesleri kontrol edilir.
Ekokardiyografi (EKO): Kalbin yapısını ve pompalama gücünü değerlendirir (ejeksiyon fraksiyonu).
Elektrokardiyogram (EKG): Kalp ritmi ve elektriksel aktivitesini inceler.
Kan testleri: BNP veya NT-proBNP seviyeleri kalp yetmezliğini gösterir.
Göğüs röntgeni: Akciğerlerde sıvı birikimi veya kalp büyümesi tespit edilir.
Stres testi veya koroner anjiyografi: Kalp damarlarının durumu kontrol edilir.
Kardiyak MR veya BT: Kalbin detaylı görüntülenmesi.

Kalp Yetmezliğinin Tedavisi:

Kalp yetmezliği tedavisi, altta yatan nedeni düzeltmeyi, belirtileri hafifletmeyi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlar:

Yaşam tarzı değişiklikleri:

Tuz ve sıvı alımını azaltmak.
Düzenli ve uygun düzeyde egzersiz.
Sigara ve alkolü bırakmak.
Kilo kontrolü ve sağlıklı beslenme.

İlaç tedavisi:

ACE inhibitörleri/ARB’ler: Kan basıncını düşürür, kalbin yükünü azaltır.
Beta blokerler: Kalp atış hızını düzenler.
Diüretikler: Vücuttaki fazla sıvıyı atar.
Aldosteron antagonistleri: Ödemi azaltır ve kalbi korur.
SGLT2 inhibitörleri: Kalp yetmezliği mortalitesini azaltır.
Digoksin: Kalp atışını güçlendirir.

Cihazlar ve cerrahi tedaviler:

İmplante edilebilir kardiyoverter-defibrilatör (ICD): Ani kalp durmasını önler.
Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT): Kalbin senkronize çalışmasını sağlar.
Koroner bypass veya anjiyoplasti: Tıkalı damarları açar.
Kalp kapağı cerrahisi: Kapak sorunlarını düzeltir.
Kalp nakli: İleri evrelerde son çare.

Not: Kalp yetmezliği kronik bir hastalıktır, ancak erken teşhis ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir.

Paylaşın

Trump’tan Erdoğan’a: Senin İçin Çok Şey Yaptım, Sıra Sende

ABD’li bir yetkiliye göre; Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan’a, “Ben senin için çok şey yaptım, şimdi de senin bunu yapmana ihtiyacım var” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, Hamas’ın rehine-mahkûm takasını kabul etmesinde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çok yardımcı olduğunu açıkladı.

Amerikan haber sitesi Axios’a açıklamalarda bulunan Trump, “Erdoğan çok yardım eti. Sert bir adam ama benim dostum ve harikaydı” dedi.

Axios’a konuşan ABD’li bir yetkili ise Trump ile Erdoğan’ın Cuma akşamı Hamas’ın yanıtından önce gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinin içeriği konusunda bilgi verdi. Yetkilinin verdiği bilgiye göre, bu görüşmede Trump Erdoğan’dan Hamas’ın plana olumsuz yanıt vermemesini sağlamasını rica etti.

ABD’li yetkili, “Başkan Trump Erdoğan’a ‘Ben senin için çok şey yaptım, şimdi de senin bunu yapmana ihtiyacım var’ dedi” ifadesini kullandı.

Trump, Axios’a verdiği röportajda, sunduğu 20 maddelik Gazze planı konusunda İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile aralarında geçen diyaloğu da aktardı.

“Bibi’ye ‘Bu senin zafer şansın’ dedim. O da sorun etmedi” ifadelerini kullanan Trump, “Zaten sorun etmemesi gerekiyor. Başka seçeneği yok. Benimle, sorun etmemek zorundasın” diye ekledi. Netanyahu, Trump’ın Gazze’ye yönelik barış planını ABD Başkanı ile Pazartesi günü Washington’da gerçekleştirdiği görüşmede kabul etmişti.

Hamas ise dün Trump’ın planını kısmen kabul etti ancak silah bırakma koşuluna yanıt vermedi. Hayatta olan tüm rehineleri Trump’ın önerdiği takas formülü uyarınca serbest bırakacağını ve ölenlerin naaşlarını iade edeceğini duyuran Hamas, İsrail’in Gazze’den kademeli olarak değil, tek seferde ve tamamen çekilmesini istiyor.

ABD Başkanı Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden dün akşam yaptığı açıklamada ise İsrail ordusunun Gazze’de çekileceği ilk hattın Hamas tarafından da kabul edilmesi hâlinde ateşkesin yürürlüğe gireceğini belirtti.

Bu hattın İsrail tarafından kabul edildiğini açıklayan Trump, “Hamas da teyit ederse ateşkes derhal yürürlüğe girecek ve rehine-mahkûm takası başlayacak. Biz de çekilmenin bir sonraki aşaması için koşulları oluşturacağız” dedi.

İsrail ordusu da çekilme hazırlığı konusunda bir açıklama yaptı. Açıklamada, İsrailli liderlerin orduya ABD planının ilk aşaması için hazırlanma talimatı verdiği belirtildi.

ABD’nin barış planı, İsrail ordusunun Gazze’den aşamalı şekilde çekilmesini öngörüyor. İlk aşama, İsrail güçlerinin “rehine-mahkûm takasına hazırlanmak için, önceden üzerinde anlaşılmış hatta dek çekilmesini” kapsıyor.

Plana göre, İsrail güçlerinin Gazze’den tamamen çekilmesine imkân tanıyacak şartlar sağlanana kadar tüm askeri operasyonlar da askıya alınacak ve muharebe hatları yerinde kalacak.

Trump dün yaptığı çağrı üzerine İsrail’in geçici olarak saldırıları durdurduğunu da iddia etti. Rehine-mahkûm takası ve barış planının gerçekleşmesi için bir fırsat olarak gördüğünü belirttiği bu adımdan ötürü duyduğu memnuniyeti ifade eden ABD Başkanı, Hamas’ı da elini çabuk tutmaya çağırdı.

Trump, “Birçok kişinin yaşanacağını düşündüğü gecikmelere veya Gazze’nin tekrar tehdit oluşturmasına yol açacak herhangi bir sonuca tahammül etmeyeceğim. Bunu hemen halledelim. Herkese adil davranılacak!” dedi.

İsrail Başbakanı Netanyahu “önümüzdeki günlere” işaret etti

İsrail Başbakanı Netanyahu ise “önümüzdeki günlerde” Gazze’deki tüm rehinelerin serbest bırakıldığını duyurmayı umut ettiğini açıkladı.

Hamas’la Pazartesi günü gerçekleştirilecek dolaylı görüşmeler için Mısır’a gönderdiği heyetin “teknik detayları sonuçlandırmaya” çalışacağını belirten Netanyahu, “Hedefimiz, bu müzakereleri birkaç günle sınırlı bir takvim içinde tutmak” dedi.

Planın ikinci aşaması doğrultusunda Hamas’ın silahsızlandırılacağının altını çizen Netanyahu, bunun da ya plandaki gibi diplomatik yolla ya da “İsrail ordusunun izleyeceği yolla” olacağını vurguladı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın