Malatya: Emir Ömer Mescidi

Emir Ömer Mescidi; Malatya’nın Battalgazi İlçesi, Alacakapı Mahallesi’nde, Roma sur duvarı içerisinde yer almaktadır.

Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Yapı dikdörtgen planlı olup mescitten çok, bir türbe olarak ziyaret edilmektedir. Cümle kapısı, orijinal durumunu koruyan süslemelerle tezyin edilmiştir.

Giriş kısmının batısında bir mezar; kuzey cephesinde 1563-1564 tarihli tamir kitabesi bulunmaktadır.

Bu tarihlerde Miralay Hüsrev Bey tarafından tamir edilen mescit, 1960 ve 2006 yıllarında Vakıflar Bölge  Müdürlüğü’nce iki kez restore edilmiştir.

Paylaşın

Malatya: Onar Köyü, Kaya Mezarları

Kaya Mezarları; Malatya’nın Arapgir İlçesi, Onar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Türkmen Şeyhlerinden Şeyh Hasan Onar tarafından 1224 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad’ın zaviye vakıf arazisi olarak bağışladığı yerde kurulmuştur.

Şeyh Hasan Onar, Türkmen Bayat oymağından olup anne tarafından Hz. Ali soyundan gelmektedir. Kurulmasının ardından bu köy, sınır boyu yerleşim yeri olarak kendisine bağlı Türkmen aşiretlerinin inanç ve yönetim merkezi durumuna gelmiştir.

Bilinen en eski cemevi, Onar Köyü’ndedir. Şeyh Hasan Onar Zaviyesi’ne ait “Büyük Ocak” ve daha sonra Şeyh Hasan’ın oğlu tarafından kurulan “Şeyh Bahşiş” adlarındaki iki meydanevi-cemevi, günümüze kadar ulaşmıştır.

Paylaşın

Malatya: Aslantaşlar

Aslantaşlar; Malatya’nın Darende İlçesi, Yeniköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Göz alabildiğince uzanan bir ovanın ortasında bulunan aslan heykelleri, güney-kuzey yönünde ayakta durur vaziyettedir. Hitit Dönemi’ne ait olan heykellerin baş yüksekliği 2 metre, gövde uzunluğu 2,5 metredir.

Bacak ve ayak aralıkları yontulmadan bırakılan heykellerin ne amaçla dikildiği bilinmemektedir. Yapılan araştırmalarda, yakın çevrede herhangi bir yerleşim yeri veya heykeltıraşlık merkezi olduğuna dair bir bulguya da rastlanmamıştır.

Aslan figürü, bu topraklarda hüküm sürmüş bütün medeniyetler tarafından güç ve iktidarın sembolü olarak kabul edilmiştir. Aslantaşlar, tarih boyunca mezarlara, anıtlara, kaya yüzeylerine ve paralara işlenen aslan figürlerinin güzel örneklerindendir.

Paylaşın

Malatya: Ansır Mağaraları

Ansır Mağaraları; Malatya’nın Yazıhan İlçesi, Buzluk Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Tarihî İpek Yolu üzerinde yer alan Ansır Mağaraları, gerek doğası, gerekse manzarası ile önemli bir konuma sahiptir. Bu mağaralar halk arasında “Buzluk Mağarası” ismi ile de tanınmıştır. Mağaraların insanlar tarafından ne zaman barınak olarak kullanıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, kaya mağaralarında Yontma Taş Devri ve Hitit uygarlıklarının izlerine rastlanır.

Ayrıca Ansır Vadisi’nde yer alan tarihî yerleşmelerde Roma ve Bizans dönemlerinin yansılarını görmek mümkündür. Geçmişi çok derin izler taşıyan bu mağaraların, Hıristiyanlığın yayılma safhasında devrin hükümdarının zulmünden kaçan Hıristiyanların yerleşim yeri olduğu da söylenmektedir.

Efsaneye göre, Şehristan Kralı dış saldırılardan kendisini korumak için mağaralardan en yükseğine yerleşmiştir. Kayaların altında üç kilise ile 40-50 civarında oda görünümünde kalıntılar vardır. Mağaraların hemen eteğinde kültür katmanı ve mezarlık alanı bulunmaktadır. Bu mezarlıktaki Hitit aslanıçevrede herhangi bir yerleşim yeri veya heykeltıraşlık merkezi olduğuna dair bir bulguya da rastlanmamıştır.

Aslan figürü, bu topraklarda hüküm sürmüş bütün medeniyetler tarafından güç ve iktidarın sembolü olarak kabul edilmiştir. Aslantaşlar, tarih boyunca mezarlara, anıtlara, kaya yüzeylerine ve paralara işlenen aslan figürlerinin güzel örneklerindendir.

Paylaşın

Malatya: Kırklar Mezarlığı

Kırklar Mezarlığı; Malatya’nın Battalgazi, Karahan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Bir tepe üzerinde bulunan Kırklar Mezarlığı (Şehitliği), geniş bir alanı kaplayan mezarlığın ortasında yer alır. Efsaneye göre Battalgazi ve kırk arkadaşı bu tepede kahramanca savaşmış; savaşta şehit düşen Battalgazi’nin kırk silah arkadaşı buraya defnedilmiştir. O günden sonra burası “Kırklar Mezarlığı” olarak anılmaya başlamıştır.

Yapılan incelemelerde Selçuklu taş işçiliği ve süslemesinin hâkim olduğu mezar taşlarının yanında, Osmanlı Dönemi özelliklerini gösteren mezar taşlarına da rastlanmıştır. XIII. yüzyıla tarihlenen mezarlıkta yapılan çalışmalar sonucunda, üzeri yazılı birçok mezar taşı ile Selçuklu, Roma ve Bizans dönemlerine ait bakır sikkeler ortaya çıkarılmıştır.

Bu mezar taşlarından 532 tanesinin inceleme çalışmaları tamamlanmış, üzerlerindeki yazıların çevirileri yapılmış ve 11 adet mezar taşında ‘‘seyyid’’ ibaresine rastlanmıştır. Ayrıca hicrî 39 – hicrî 71 tarihli çok sayıda mezar taşının çevirilerinden anladığımıza göre, bu bölge Anadolu’nun İslamlaşmasında önemli bir merkez olmuştur.

2011 yılında Malatya Müze Müdürlüğü, Malatya Valiliği KUDEB (Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu), işbirliği ile mezarlık çevresinde hafriyat, temizlik ve düzenleme çalışmalarına başlanmıştır.

Paylaşın

Malatya: Nemrut Dağı Milli Parkı

Nemrut Dağı Milli Parkı; Malatya’nın Pütürge İlçesi, Büyüköz Köyü ile Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin sınırları içerisinde yer almaktadır.

Güneydoğu Toroslar’ın bir uzantısı olan Nemrut Dağı’nın 2150 m yüksekliğinde, Geç Helenistik Dönem’den kalma anıt mezar bulunmaktadır. Bu anıt mezar, Anadolu’da Antik Dönem’e ait en görkemli ibadet yeri olarak ifade edilebilir.

Gün doğumu ve gün batımının muhteşem bir şekilde izlenebildiği butepede, yazıtlara göre Kommagene kralı I. Antiokhos (MÖ 69–36) kendisi için bir anıt mezar ve bunu çevreleyen kutsal mekânlar inşa ettirmiştir. O dönemde Kommagene, Roma İmparatorluğu’na bağlı olan zengin bir krallıktır.

Malatya: Hekimhan, Taşhan

Soyu, baba tarafından Pers kralı Dareios’a (MÖ 522-486), anne tarafından da Makedonya kralı Büyük İskender’e (MÖ 336-323) dayanan Kral I. Antiokhos, her iki kültür dünyasının tanrılarına ve inançlarına duyduğu saygıyı dile getirmek istemiş ve Yunan–Pers karışımı yeni bir din anlayışı (Sinkretizm) ortaya koymuştur.

Bu nedenle, Nemrut Dağı’nın teraslarına diktirdiği heykeller Zeus, Ahura-Mazda, Apollon, Mithra, Helios, Hermes, Herakles, Ares, Artagnes gibi hem Pers hem de Yunan tanrılarının adlarını taşımaktadır. I. Antiokhos kendisini de tanrı mertebesine yükseltip heykelini tanrı heykelleri arasına diktirmiştir.

Kuşkusuz I. Antiokhos’un kültürel ve siyasal amacı, doğu-batı düşüncelerinin karışımı olan yeni bir toplum düzeni kurmaktı. Ancak Nemrut Dağı’nda yapılan son araştırmalar, I. Antiokhos’un bu görkemli anıtı bitiremeden öldüğünü göstermektedir.

Nemrut Dağı’nın doruğunda, yumruk büyüklüğünde kalker taşlardan yığılmış bir tümülüs yer alır. Bunun altında, düzleştirilmek suretiyle meydana getirilmiş olan platform bulunur ve bu platform tümülüs tarafından “Doğu ve Batı Terasları” olarak adlandırılan iki ayrı terasa bölünmüştür. Her iki kült terası da, kralın anne ve babası tarafından ata resimlerini taşıyan stellerle kuşatılmıştır.

Her iki terasta da birbirleriyle özdeş olan ve ortak bir taban üstündeki tahtlarda oturan dev cüsseli beş tanrı heykeli bulunmaktadır. Yükseklikleri 8-9 m’ ye varan tanrı heykellerinin her iki yanında da, oturur biçimde betimlenen kartal ve aslan heykelleri bulunmaktadır.

7-8 tonluk blok taşların üst üste yerleştirilmesiyle inşa edilen bu heybetli tanrı heykellerinin arkasında yükselen dev tümülüs, etkileyici bir fon oluşturmaktadır. Kommagene Krallığı’nın tarih sahnesinden silinmesinin ardından, Nemrut Dağı’ndaki eserler yaklaşık iki bin yıl boyunca yalnızlığa terk edilmiştir.

1881 yılında Alman mühendis Karl Sester, görevli olarak yöreyi incelerken heykellere rastlamış; tanrı heykellerinin oturtulduğu kaidelerin arkasındaki Grekçe yazıtları göremediğinden Kommagene Krallığı’na ait olan bu harabeleri Asur harabeleri zannetmiş ve İzmir’de bulunan Alman konsolosunu bundan haberdar etmiştir.

Takip eden dönemde, 1882 itibarıyla Otto Puchstein ve Karl Sester; 1883 yılında Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) Müdürü Osman Hamdi Bey beraberindeki ekiple bölgeye gelerek Nemrut’ta çalışmışlardır. II. Dünya Savaşı’nın ardından Amerikan arkeolog Theresa Goell ve Alman Karl Doerner, yörede kazı, araştırma ve inceleme yapmışlardır.

Malatya’dan Nemrut’a, 92 kilometrelik Malatya-Pütürge-Tepehan yolu takip edilerek ulaşılmaktadır. 2010 yılında başlatılan yol iyileştirme çalışmalarıyla iki buçuk saat olan ulaşım mesafesi, bir saat on beş dakikaya düşürülmüştür.

Yeryüzünün en değerli kültür varlıklarından biri olarak kabul edilen bu anıt mezar ve çevresi, 1987’ de UNESCO’nun “İnsanlığın Kültür Mirası” listesine alınmış; 1988’ de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Milli Park olarak ilan edilmiştir.

Paylaşın

Çarşaf Böreği, Malzemeleri, Hazırlanışı

Çarşaf Böreği; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Un, su, tuzdan hamur yoğrulur, hamur hafifçe yağlanır. Bezden çarşaf üzerine alınan hamur çeke çeke genişletilir. Arasına hangi iç konulacaksa (çökelek, lor, kıyma gibi) o iç hazırlanır ve hamura düzlenir.

Çarşaf bir ucundan kaldırılarak hamurun kıvrılması sağlanır. Sonra içi yağlanmış tepsiye yerleştirilir. Üzerine karbonat, bir yumurta sarısı ve yoğurt karışımı mayiden sürülür. Biraz da yağ dökülerek fırında pişirilir.

Paylaşın

Tiritli Köfte, Malzemeleri, Hazırlanışı

Tiritli Köfte; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • Kuşbaşı et
  • Nohut
  • Kemiksiz siyah et
  • Bulgur
  • Soğan, salça, yağ
  • Tuz ve yeteri kadar su
  • İsteğe göre baharat

Hazırlanışı;

Nohut önceden tencereye ıslanır. Islanan nohutla beraber kuşbaşı halindeki etler beraberce pişirilir. Kemiksiz siyah etten kıyma yapılır. “Simit bulgur”la beraber çekilen kıyma yoğrulur ve küçük, misket büyüklüğünde köfte dökülür. Bir tencerede soğan, salça yağda yakılır. Köfteler ve önceden hazırlanan tirit bu tencerede 5-10 dk. kaynatılarak yemek hazırlanmış olur.

Paylaşın

Ayva Yaprağı Köftesi, Malzemeleri, Hazırlanışı

Ayva Yaprağı Köftesi; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • Ayva yaprağı
  • Yarma
  • Tuz, yoğurt, 1-2 kaşık un
  • 2-3 baş kuru soğan, biraz tereyağı

Hazırlanışı;

Önce yarma ıslatılır. Tuz serpilir. Alacağı kadar su ile yoğrulur. Ayva yaprakları toplandıktan sonra temiz yıkanır ve kurulanır. Sonra yarma hamuru ile sarılır. Bir tencereye dizilen ölçülü suyu koyduktan sonra, tencerenin ağzına kapatılacak kapaktan önce köftenin üzerine bir tabak kapatılır.

Pişirilir, piştikten sonra ölçülü yoğurt un ile iyice karıştırdıktan sonra köftenin üzerine dökülür. Kaynayana kadar kaşık ile hafifçe karıştırılır. Kaynadıktan sonra tabaklara alınır. Önceden küçük küçük doğranan soğan, tereyağında kavrulduktan sonra yemeğin üzerine dökülür.

Paylaşın

Gelelli Kebabı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Gelelli Kebabı; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 500 gr. nohut iriliğinde doğranmış yağsız kuşbaşı et
  • 4 adet domates
  • 4 adet biber
  • 4 adet patlıcan
  • 4 yemek kaşığı yemeklik tuzlu yağ

Hazırlanışı;

Patlıcanlar ateşte pişirilir (közlenir). Kabakları soyularak küçük küçük doğranır. Etler tercihen teflon bir kapta suyunu iyice çekene kadar kızartılır. Sonra bir yemek kaşığı yağ ilave edilir, tekrar kızartmaya devam edilerek pembeleşmesi sağlanır.

Biberler kızardıktan sonra kabukları çıkarılarak küçük doğranmış domatesler konur, karıştırılır. Domates suyunu çekince yemek ocaktan alınır. En son, içine doğranmış patlıcanlar ve tuzu konarak karıştırılır. Hazırlanan yemek bir tabağa alınır üzerine eritilmiş tuzlu tereyağı dökülerek sıcak olarak servis yapılır.

Paylaşın