Kırklareli: Karaabalar Kalesi

Karaabalar Kalesi; Kırklareli’nin Kofçaz İlçesi, Karaabalar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Köyün 3,1 km doğusunda, Bulgaristan sınırında, 65 nolu sınır taşının güneyinde, orman içerisinde yer almaktadır. Tamamen yıkılmış durumdadır.

Kale duvarları tamamen yıkılmış zeminde yığınlar şeklinde görülebilmekte, duvar hattı bu yığınlardan takip edilebilmektedir.

“1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi. Bölgedeki güvenlik birimleri tarafından izlenmesi.

Kale kalıntısı korunmadığı için beşeri ve doğal şartlar nedeni ile yok olmaktadır. Kalenin içinden geçen sınır hattı yolu kaleyi ikiye ayırmıştır.

Kalenin 1/3 lük kısmı Bulgaristan’da kalmaktadır. Düzensiz taşlarla işlenen kalenin duvarları, ancak zemin seviyesinde mevcuttur. Duvarlar harçsız olarak işlenmiştir.

Paylaşın

Hatay: İtalyan Katolik Latin Kilisesi

İtalyan Katolik Latin Kilisesi; Hatay’ın İskenderun İlçesi, Yenişehir Mahallesi, Mithatpaşa Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Kiliseye, şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır. Haftanın her günü ayin yapılmaktadır.

1600’lü yılların başında Kapuçin Rahipleri tarafından kurulmuştur. 1888 yılında büyük bir restorasyon geçiren yapı toplam 14 sütun üzerine oturmuştur.

Paylaşın

Kırklareli: Yukarıkanara Kalesi

Yukarıkanara Kalesi; Kırklareli’nin Kofçaz İlçesi, Yukarıkanara Köyü, Kale Yanı mevkiinde yer alan kale, Demir Çağlarında yapılmıştır.

Bununla birlikte yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Yukarıkanara Köyünün doğusunda bir tepe üzerinde yer almaktadır.

Kale kalıntısından ayakta hemen hemen birşey kalmamıştır. Tepenin güney tarafında parçalar halinde duvar kalıntıları bulunmaktadır ve bu duvar kalıntılarının doğusunda temel taşları ve izleri mevcuttur.

Yüzeyde insitu durumda bulunmuş seramiklere göre en erken yerleşimin Kalkolitik Döneme kadar gittiği, bununla birlikte kalenin ilk yerleşiminin Demir Çağında olduğu söylenebilir.

Kalıntı şeklinde günümüze gelebilen sur duvarları, kayrak taşlarının karışık biçimde birleştirilmesi ile oluşturulmuştur ve kalınlıkları yaklaşık olarak 0,8-1,2 metreyi, yükseklikleri 2 metreyi bulmaktadır.

Bu duvarların güneyinde horasan harcının da kullanılmış olduğu, muhtemelen su künkü oldukları tahmin edilen bir kalıntı mevcuttur. Kalenin, bu özelliklerinden dolayı farklı dönemlerde kullanım gördüğü anlaşılmaktadır.

Bulunduğu mevki itibarı ile Karakol Kalesi olarak niteleyebileceğimiz kale, değişik dönemlerde iskan görmüş olup, istilalar ve yağmalar sonucu temeli aynı olmak üzere beden duvarları yıkılıp gelişi güzel tamir görmüştür.

Paylaşın

Hatay: İssos (Epiphaneia) Antik Kenti

İssos (Epiphaneia) Antik Kenti; Hatay’ın Erzin İlçesi, Gözeneler mevkiinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Antik kent, yaklaşık 800 x 1000 m genişliğindedir. Kent merkezinin doğu bölgesinde küçük bir höyük yer almaktadır. Su kemerleri kentin doğusundan başlayıp höyüğün üst bölgesinden geçmiştir. Tiyatro höyüğün kuzey eteklerinde ve batıya bakmaktadır.

Höyüğün batı bölgesinde kuzey – güney doğrultusunda uzanan sütunlu cadde bulunmaktadır. Sütunlu Caddenin kuzeyinde odeon, güneyinde kilise yer almaktadır. Kentin kuzey ve batı bölgesinde bazalt taştan yapılmış yapı kalıntıları bulunmaktadır.

Epiphaneia Kenti, Ovalık Kilikya içerisinde yer almaktadır. M.Ö. II. binyılın ikinci yarısının başlarından itibaren bölgede Hitit etkisi görülmüştür. Yeni Babil kralları, Hume dedikleri bölgeye en az üç defa sefer düzenlemiş, Yeni Asur kaynaklarındaki Que olarak adlandırılan bölgede M.Ö. IX. yüzyıldan itibaren faaliyetler başlatmışlardır. Bölge M.Ö. VI. yüzyılda Perslerin hakimiyetine girmiştir.

Büyük İskender’in M.Ö. III. yüzyılda Persleri yenmesi ile bölge de Helenistik dönem başlamıştır. Seleukos kralı IV. Antiokhos Epiphanes tarafından ismi değiştirilen Epiphaneia kentinin M.Ö. II. yy ortalarına kadar kullanılan ismi Oiniandos’tur. Roma’nın Kilikya bölgesine ilk doğrudan müdahalesi M.Ö.II. yüzyılın sonlarına doğru başlamıştır.

M.S. I. yy da bölgenin yeniden düzenlenmesi ile Romalıların imar faaliyetleri artmış ve M.S. III. yüzyıla kadar devam etmiştir. M.S. III. yüzyılda Persler (Sasani) Kilikya bölgesini işgal etmiştir. Haru-ar-Rasid (Abbasi) M.S. VIII. yy da Roma-Bizans egemenliğini sonlandırmıştır. Erzin, XV. yüzyılda Otlukbeli Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devletine katılmıştır.

Epiphaneia Hamamı: Epiphaneia hamamının 18 mekanı ortaya çıkarılmış olup alt yapısının bir kısmı da ortaya çıkarılmıştır. Hamamın doğusunda Roma dönemine ait dükkanlar ve sütunlu, taş döşeli meydan ve üst tabakasında Abbasilere ait mekanlar bulunmaktadır.

Geç Roma Dönemine tarihlenen Epiphaneia hamamının planına bakıldığında kuzey-güney doğrultusunda uzandığı görülmektedir. Hamam odalarının dizilişinde asimetrik bir plan uygulanmıştır. Hamamın güneyinde soğuk mekanlar, orta bölümünde kilit mekan, ılık ve kuzeyinde sıcak mekanlar yer almıştır.

Hamamın doğusunda mekanlar yoğunlaşmış, odalar ve geniş havuz bulunurken, batısında küçük ve tek sıra halinde odalar bulunmaktadır. Hamam da üst yapısının yanında alt yapısının bir kısmı da ortaya çıkarılmıştır. Genel olarak bakıldığında hamam mimarisinde bölgenin volkanik olan bazalt taşları ile tuğla kullanılmış ve sıvanmıştır.

Epiphaneia hamam mozaikleri, hamamın ortasında, güney ve güneydoğu bölgesindeki mekanlarda toplanmıştır. Hamamın orta bölgesinde yer alan soğuk mekanda mozaiğin merkez bölümünü oluşturan Artemis ve av sahneli I. pano yer almıştır. 9,20 x 9,80 m boyutlarındadır. Artemis ve av sahneli mozaiğin devamı olan II., III. ve IV. pano da güneye doğru genişleyen soğuk mekanın tabanındadır.

Paylaşın

Kırklareli: Bezirgan Tepe Kalesi

Bezirgan Tepe Kalesi; Kırklareli’nin Demirköy İlçesi, Sivriler Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Yavuzdere Mevkinde, Yavuzdere Devlet Ormanı içerisinde, 101 ada,279 parsel no’lu taşınmaz üzerinde (https://parselsorgu.tkgm.gov.tr/ adresindeki kayıtlardan elde edilen tapu kaydına göre)yer alan kale Trakların/Geç Demir Çağ Dönemi’ne M.Ö.6-5.yy a tarihlendirilmektedir.

Yöre halkı arasında Bezirgan Tepe olarak adlandırılan tepenin üzerindeki düzlükte, harç vb. bağlayıcı malzeme kullanılmadan farklı büyüklükteki taşların birbirine kaynaşacak şekilde yerleştirilmesiyle inşa edilmiş olan kale yaklaşık olarak 40×40 m ölçülerinde olup, dairevi bir plan şemasına sahiptir. Kalenin sıvasız duvarları iki yana akma yaparak yıkılmış ve kesintisiz bir şekilde devam etmektedir.

Kesintisiz olarak devam eden kale duvarları takip edildiğinde giriş olabilecek herhangi bir açıklığın bulunmadığı, topografik yapı da göz önünde bulundurulduğunda düz ve az meyilli arazi yapısı nedeniyle kale kapısı olabileceği düşünülen alanın kaçak kazı sonucu tahrip edildiği ve yaşanan bu tahribat nedeniyle girişi belirleyen detayların da yok edildiği belirlenmiştir.

Kale, beşeri ve doğal ve beşeri sebepler, en önemlisi de ormancılık faaliyetleri nedeniyle büyük oranda tahrip olmuştur. Kale duvarları iki yana doğru akma yaparak tamamen yıkılmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun’unun 6. maddesi uyarınca “1.derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi. Bölgedeki güvenlik birimleri tarafından izlenmesi. Ormancılık faaliyetlerine dikkat edilmesi. Kale kalıntısı korunmadığı için beşeri ve doğal şartlar nedeniyle yok olmaktadır.

Paylaşın

Hatay: Samandağ, Hıdır Türbesi

Hıdır Türbesi; Hatay’ın Samandağ İlçesi merkezinin 1,5 km batısında deniz kenarında bulunmaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Hıdır Türbesi, kutsal bir mekandır. Rivayete göre Hz. Hızır ile Hz. Musanın buluştuğu yer olan kutsal bir kaya olarak anılmakta ve kutsal mekanın çevresinde geleneksel olarak bir veya üç kez dönülmektedir.

Müslüman ve Hristiyan halkları için büyük öneme sahip olan türbe, her yıl büyük bir ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Paylaşın

Hatay: Harbiye (Daphne) Şelalesi

Harbiye (Daphne) Şelalesi; Hatay’ın Defne İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Harbiye Şelalesi, şehre gelenler tarafından, gezilip görülmesi gereken harika bir yerdir.

Harbiye (Daphne) Şelalesi’ne şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Şelaleleri ve temiz havası ile ünlü olup, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bir mesire yeridir. Platonun güneyinden fışkıran kaynaklar, şelaleler meydana getirdikten sonra Asi nehrine karışırlar. Bu şelalelerin Antik çağdaki isimleri Kastalia, Pallas ve Saramannadır.

Helenistik ve Roma dönemlerinde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olarak kullanılan Daphne, zengin halk kesimi tarafından yapılan çok sayıda köşkleri, tapınakları ve eğlence yerleriyle ünlüydü. İmparator Gallus döneminde Daphne eski ihtişamını kaybetmeye başlamıştır.

Arap istilasından sonra da bir daha parlak dönemlerine dönememiştir. Günümüzde antik dönemden ayakta herhangi bir yapı kalmamıştır. Antakya’da ilk su getirilmesi İmparator Galigula’nın yardımı ile gerçekleşir. Asıl suyolu inşaası M.S.81-96 yılları arasında Antakya’da ikamet eden İmparator Trajan devrinde olur.

M.S. 115 yılında meydana gelen büyük depremden sonra imparator, şehirde evler, halk hamamları; Dafne de ise Diana tapınağını yaptırır ve tahrip olan Antakya şehir sularını tamir ettirir. Bu zaman içerisinde de Dafne’den Antakya’ya su getirir. Dafnede tarihteki isimleri Katsalia, Pallas ve Saramanna kaynaklarından Antakya’ya çoğu zaman doğal kayaları oyarak yerde (Dere yatakları ve kot farkı olan yerlerde) su kemerleri (Aquaduct) inşa ederek tamamlanır.

İmparator Trajan’dan sonra imparator olan Hadrien (129- 131) suyollarının tamirini yaptı M.S. 525-526 yıllarında meydana gelen büyük deprem sonrası yolla Imparator Justinyen tarafından tamir ettirilir. Bu suyolları M.S. 12 asra kadar aktif halde fonksiyonunu devam ettirir.

Günümüze bu su kemerlerinden birkaç parça ulaşabilmiştir:

  • Dermasta ile Esenbulak da bir aquaduct
  • Harbiye (Daphne)’nin doğusunda bulunan bir aquaduct
  • Antakya 2. mıntıkada aquaduct günümüzde köprü olarak kullanılmaktadır.
Paylaşın

Anadolu’nun ilk camisi: Habib-i Neccar Camii

Habib-i Neccar Cami; Hatay’ın Antakya İlçesi, Habib-i Neccar Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Camiye, şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Anadolu’da yapılan ilk cami olarak bilinir. Cami Roma dönemine ait bir pagan tapınağının üzerine inşa edilmiştir.

Günümüzdeki cami Osmanlı dönemi eseridir, etrafı medrese odaları ile çevrilidir. Avlusunda 19.yy eseri bir şadırvan bulunur.

Caminin kuzeydoğu köşesinde İsa’nın havarilerinden Yunus (Yuhanna) ve Yahya (Pavlos) ile onlara ilk inanan ve şehit edilen ilk kişi olan Antakyalı Habib-i Neccar’ın türbesi bulunur.

Paylaşın

Kırklareli: Akbay Kalesi

Kırklareli; Kırklareli’nin Demirköy İlçesi, Avcılar Köyü’nün 7,4 km kuzeybatısında ormanlık alanda, hakim bir tepede bulunmaktadır.

Kale, büyük ölçüde yok olmuştur, zeminde taş yığınları şeklinde duvar kalıntıları görülmektedir. Bir bölümde 3×3 m moloz taş ve kireç harcı ile örülmüş duvar parçası sağlam olarak görülmektedir.

1. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesi ve koruma sınırının belirlenmesi. Bölgedeki güvenlik birimleri tarafından izlenmesi.

Orman içerisinde yer alması sebebi ile ormancılık amaçlı sürüm ve ağaç dikim faaliyetlerinin yapılmaması gerekmektedir. Defineciler tarafından tahrip edilmektedir.

Paylaşın

Kırklareli: Sakırga Tepe Kalesi

Sakırga Tepe Kalesi; Kırklareli’nin Demirköy İlçesi, Sivriler Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kale kalıntısı Sivriler Köyünün 5,6 km kuzeydoğusunda, ormanlık alanda, hakim bir tepede bulunmaktadır.

Güneybatı köşesinde girişi olabilecek bir boşluk bulunmaktadır. 4-5 m yüksekliğinde kale duvarları moloz taş ve kireç harcı ile örülmüştür. Kuzeydoğu tarafında da kapı olabilecek bir boşluk daha bulunmaktadır.

Bölgedeki güvenlik birimleri tarafından izlenmesi. Orman içerisinde yer alması sebebi ile ormancılık amaçlı sürüm ve ağaç dikim faaliyetlerinin yapılmaması gerekmektedir. Birçok yerinde kaçak kazı çukurları görülmektedir.

Paylaşın