Yumurtalı Tiken, Malzemeleri, Hazırlanışı

Yumurtalı Tiken; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 kg şevketi bostan
  • 2 adet soğan
  • 3 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı ayçiçeği yağı
  • 2 lt su, 3 su bardağı su

Hazırlanışı;

Şevketi bostanlar yıkanıp, tepeleri kesildikten sonra, kalan kısmı ince ince doğranır. 2 lt su ve tuz kaynatılır. Kaynadığında içine şevketi bostanlar atılarak, 10 dakika süreyle malzeme haşlanır. Daha sonra ateşten alınarak süzülür. Bir tavada ince doğranmış soğanlar ayçiçeği yağında pembeleştirildikten sonra, salçası eklenerek, 2–3 dakika kavrulur. Süre bitiminde malzemeye yumurta kırılarak, süzülmüş şevketi bostan eklenir. 1–2 karıştırıldıktan sonra 3 su bardağı su ile kısık ateşte, suyunu çekinceye kadar pişirilir ve servis edilir.

Paylaşın

Melki, Malzemeleri, Hazırlanışı

Melki; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 2 kg melki
  • 4 adet soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 5 su bardağı su

Hazırlanışı;

Melki 5–6 kez yıkanıp, bıçakla soyulduktan sonra doğranır. İnce kıyılmış soğan, zeytinyağında pembeleştirildikten sonra, salça, melki, tuz ve su ile 30 dakika pişirilir. (Dibini tutmaması amacıyla, suyu azaldığında yeniden su eklenir.) Servis yapılırken karabiber eklenir.

Paylaşın

Çırpma, Malzemeleri, Hazırlanışı

Çırpma; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • ½ kg ıspanak
  • 2–3 adet yeşil soğan
  • ½ kg un
  • ½ litre civarında su
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Çeşitli baharatlar (isteğe bağlı olarak)
  • ½ su bardağı zeytinyağı

Hazırlanışı;

İnce ince kıyılan ıspanak ve soğanlar, bir süzgeçte kuruyana kadar bekletilir. Ayrı bir yerde ise un ve su, boza kıvamına gelene kadar çırpılır. Bu kıvama gelen hamurun içerisine tuz ve baharatlar konulur.

Daha sonra bir tepsi yağlanarak, içerisine boza kıvamındaki karışımın yarısından fazlası yayılır. Üzerine kurutulmuş bulunan ıspanak, soğan karışımın tamamı eşit kalınlıkta dağıtılır. Bunun üzerine de ıspanak ve soğanları tam olarak kapatmayacak şekilde boza kıvamındaki hamurun kalanı yayılır. Akabinde tepsi orta derecede ısıya sahip bir fırında, üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.

Paylaşın

Ispanak Sarması, Malzemeleri, Hazırlanışı

Ispanak Sarması; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 kg ıspanak
  • ½ kg bulgur
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Çeşitli baharatlar (isteğe bağlı olarak)
  • ½ su bardağı zeytinyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 su bardağı yoğurt

Hazırlanışı;

¼ su bardağı zeytinyağının içine küp şeklinde kesilmiş bulunan soğan katılarak pembeleşinceye kadar karıştırılır. Pembeleşen soğanın üzerine domates salçası, ıspanak eklenip biraz daha ateşte bekletilir.

Bir başka kapta ise bulgur, tuz ve diğer baharatlar dolma içi gibi hazırlanır. Sonrasında bir tepsinin içine ıspanaklı karışımın yarısı dökülür. Bunun üzerine dolma içi şeklinde hazırlanan bulgurlu karışım konulur. Bulgur karışımın üzerine ise ıspanaklı karışımın kalan diğer yarısı konulur.

Hazırlanan bu karışımın üstüne ise yoğurt, zeytinyağı ve yumurta sarısından çırpılarak elde edilen mayi sürülür ve fırına verilir. Üstü kızardığında fırından çıkartılır ve dilimlenerek servis yapılır.

Paylaşın

Tumbi, Malzemeleri, Hazırlanışı

Tumbi; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • ½ su bardağı zeytinyağı
  • 1 su bardağı göce
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2 adet patlıcan
  • 2 adet domates
  • ½ bağ maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 2 bardak su

Hazırlanışı;

Yağlanmış olan tavanın içine soğan konularak, pembeleşinceye kadar kızartılır. Pembeleşmiş soğana göce eklenir. Daha sonra bu karışıma küp şeklinde kesilmiş domatesler ilave edilir. Hemen sonrasında kesilmiş olan patlıcanlar tavaya konulur ve bu karışım kavruluncaya kadar ocağın üzerinde bekletilir. Bu arada tuz, pul biber ve kara biber ilave edilir. Kavurma işleminin bitiminde 2 bardak su ilave edilir ve tavanın ağzı bir kapak yardımıyla kapatılır.

Bu karışımın soğumasına izin verilmeden bir tepsi yağlanır ve malzemeler oval olacak şekilde ( avuç içi büyüklüğünde) tepsiye yerleştirilir. Bu şekilde hazırlanan tumbilerin üzerine başka bir kapta çırpılarak hazırlanmış zeytinyağı salça karışımı sürülür ve 100 derecedeki fırına sürülerek pişirilir.

Paylaşın

İskorpit Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

İskorpit Çorbası; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 adet iskorpit
  • 1 adet havuç
  • 1 adet domates
  • 1 çay bardağı un
  • 2 diş sarımsak yarım soğan, yarım limon
  • 3–4 dal maydanoz
  • 3 defne yaprağı
  • 3–4 dal dereotu
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı toz biber
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 2 çay kaşığı tuz
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 1 lt su

Hazırlanışı;

İskorpit temizlenerek, derisi ve kılçıkları alındıktan sonra suya konulur. Sarımsaklar bütün halinde, soğan ve limon ikişer parçaya bölünerek, defne yaprağı, maydanoz katılarak, 15 dakika süreyle orta ateşte pişirilir. Sürenin sonunda balık süzgeç yardımıyla alınarak, soğumaya bırakılır. Haşlama suyundaki diğer malzemeler süzülerek, posaları atılır.

Zeytinyağı bir tencereye konulur kızdığında rendelenmiş havuç, toz biber, karabiber, dereotu, pul biber ve un eklenerek 3–4 dakika süreyle kavrulur. Daha sonra rendelenmiş domates ile birlikte, 1–2 dakika daha pişirilir. Haşlamada kullanılan balık suyundan 2 su bardağı su, malzemelere eklenir. Kaynama başladığında, içine didilmiş balık etleri ve tuz eklenip, birkaç dakika sonra ateşten alınarak servis edilir.

Paylaşın

Ovmaç Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Ovmaç Çorbası; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 adet küçük boy soğan
  • 2 çorba kaşığı ayçiçeği yağı
  • 1 çay kaşığı biber salçası ya da kırmızı pul biber
  • 1 su bardağı un
  • ½ bardak su
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1.5 lt su

Hazırlanışı;

Bir küçük kuru soğan küp halinde kesilir, sıvı yağ katılarak ateşe konulur. Soğan hafif pembeleşince, bir çay kaşığı salça katılır. Biraz karıştırılır. Daha sonra bu harcın üstüne 1,5 litre su eklenip, karıştırılmadan kaynamaya bırakılır.

Diğer taraftan başka bir kap içinde bir su bardağı miktarındaki una, yarım bardak su katılır ve pütürlü parçalar oluşana dek birkaç dakika karıştırılır. Bu esnada un, toz halinden kurtulmuş olur.

Pütürlü parçalar halinde oluşturduğumuz un su karışımı, kaynamakta olan harcın içine azar azar eklenir. Bu ekleme esnasında bir yandan da tencere karıştırılmaya devam edilir. Unun topaklaşması engellenene kadar karıştırılır. Bu süreçte, çorbanın tuzu da eklenir. Yaklaşık 10–15 dakika sonra, pişen çorba ateşten indirilir.

Paylaşın

Çanakkale: Gelibolu Mevlevihanesi

Gelibolu Mevlevihanesi; Çanakkale’nin Gelibolu İlçesi, Yazıcızade Mahallesi, Mevlevihane Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Gelibolu Mevlevihanesi, içlerinde çile çıkarılan, derviş yetiştirilen 15 Mevlevi Asitanesinden birisidir.

17. Y.Y da (Muhtemelen 1621 tarihinden önce) kurulan Mevlevihane bu onbeş Asitane içinde en geniş araziye ve en haşmetli Semahaneye sahiptir. Binalardan bugüne kalanlar, Hamza koy askeri bölge içinde ve deniz kenarına yakın alanda bulunan semahane-türbe ve taç kapıdan ibarettir.

Mevlevihane’nin banisi ve ilk postnişini yeniçeri ağalarından Kara Hasan Ağa’nın oğlu Ağazade Mehmet Hakiki Dede’dir. Mevlevihane kendisine izafeten Ağazade Dergâhı adıyla anılmıştır.

1.Dünya Savaşı sırasında Mevlevihane’nin son şeyhi Burhaneddin Dede yedi dervişiyle birlikte Dördüncü ordu emrindeki Mevlevi alayına katılıp üç yıl Şam da kalmıştır. Gelibolu’nun düşman işgaline girmesiyle birlikte cephanelik olarak kullanılan Mevlevihane uzun bir süre Askeri alan içerisinde yer aldıktan sonra 1994 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından satın alınarak onarılmış olup, 17 Eylül 2005 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Mevlevihaneler, Mevleviliğin Osmanlı Coğrafyasında yayılmasını sağlamıştır. Mevlevihaneler tarihte bir edep ve irfan merkezi olarak insanların manevi ihtiyaçlarını karşılamalarının yanında aynı zamanda bir kültür ve sanat merkezi olarakta işlev görmüşlerdir.

Gelibolu Mevlevihanesinde Çanakkale Valiliği tarafından Şeb-i Aruz törenleri kapsamında “Balkan Coğrafyası Çanakkale de Buluşuyor” etkinliği gerçekleştirilmektedir. Gelibolu Mevlevihanesini Koruma ve Mevlevi Kültürünü Tanıtma Derneğitarafından her ay Sema Törenleri yapılmaktadır.

Paylaşın

Çanakkale: Kaz Dağı Milli Parkı

Muhteşem manzaraları, dinlendirici yeşil alanları ve birçok kaplıcasıyla Kaz Dağı Milli Parkı’nda, doğanın estetiğini mitolojik hikayelerle hissedebilirsiniz. Mitolojide Afrodit, Hera ve Athena arasındaki Dünyanın İlk Güzellik Yarışmasının burada yapıldığını görürüz.

Hikayeye göre Tanrılar, Thetis ile Peleus’un düğünü için toplandıklarında, düğüne davet edilmeyen Eris (Nifak), Athena, Hera ve Afrodit’in bulunduğu yere altın bir elma atar. Elmanın üzerinde “en güzeline” yazılıdır. Üç tanrıça arasında “en güzel benim” tartışması başlar. Zeus, en güzelin seçilmesinde hakem olarak İda Dağı’nda bulunan Paris’in görevlendirilmesini buyurur.

Tanrıçalar, Paris’in önünde güzellikleriyle övünüp, ona armağanlar vaad ederler. Hera, Paris’e kendisini seçmesi durumunda evrenin krallığını; Athena savaşta yenilmezliği; Afrodit ise kadınların en güzeli Helena’nın aşkını vaad etmektedir. Bunun üzerine Paris, üç tanrıçadan en güzelinin Afrodit olduğuna karar verir ve altın elmayı ona verir.

Kazdağları, Anadolu yarım adasının kuzeybatısında yer alan, Biga yarım adasının en yüksek dağıdır. Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesini birbirinden ayırır. Kazdağları Çanakkale ve Balıkesir sınırları içerisinde bulunmaktadır. Edremit körfezinin kuzeyini takiben, kuzey doğu-güney batı yönünde 60 – 70 km. uzunluğunda olan Kazdağları, batıda Dede dağı, ortada kazdağı, doğuda Eybek dağı, kuzeydoğuda Gürgen, Kocakatran, Küçükkatran ve Susuz (Sakar dağı) dağlarından oluşur.

Bayramiç’in doğu yönündeki Evciler Köyü’nün 5 km. ilerisinde Kazdağları’nın güzel mesire yerlerinden birisi var. Ayazma denilen ve bol suyun aktığı yörede mitolojide Paris’in tanrıçalar arasında güzel seçmesine nazire olarak her yıl güzellik yarışması düzenleniyor. Kaz Dağları üzerinde en güzel yerleşimlerden biridir Kalkım. Son dönemde turizmde de atağa kalktı. Ekoturizm, atçılık, trekking tutkunları bu güzel beldeyi keşfettiler.Kalkım’a dileyenler Edremit üzerinden, dileyenler Çan, Yenice üzerinden gidebilir.

Paylaşın

Çanakkale: Şehitler Abidesi

Şehitler Abidesi; Çanakkale’nin Eceabat İlçesi, Seddülbahir Köyü, Hisarlık Tepe üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çanakkale Savaşlarında şehit olanların hatırasına inşa edilmiştir.Temeli 19 Nisan 1954 tarihinde atılmış ve 21 Ağustos 1960 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Ana kaidenin ayaklarındaki rölyefler 2002 yılında tamamlanmış, 2004 yılında tören alanı ve sembolik şehitlikte değişiklikler yapılmıştır. 2005 yılında restorasyondan geçen anıt, 2007 yılında bulunduğu alana yeni şehitlik inşa edilmesiyle son şeklini almıştır.

Yüksekliği 41.70 cm olan abide, 625 metre karelik bir alanda dört ayak üzerinde yükselmektedir. Uzaktan bakıldığında Mehmetçiğin “M” harfi şeklinde gözükmektedir. Abidenin tavanına mozaikten bir Türk Bayrağı işlenmiştir.

Abidenin girişinin sol tarafında ise 1992 yılında yaptırılan sembolik şehitlik, yurdumuzun her köşesinden Çanakkale’ye koşarak en kıymetli varlıkları olan canlarını veren şehitlerimiz için yaptırılmıştır.

Şehitliğin giriş kapısının hemen sağda Mustafa Kemal’in 1934 yılında yabancı askerlere hitaben yazdığı ve zamanın İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Anzak Günü’nde okunan sözleri yer almaktadır:

“Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Paylaşın