Gazze’nin Yüzde 88’i Yok Edildi; Maddi Kayıp 38 Milyar Dolar

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, 470 gün süren İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara ilişkin yıkıcı verileri ortaya koydu. Verilere göre, Gazze’nin yüzde 88’i yok edildi ve maddi kayıplar 38 milyar doları buldu.

Haber Merkezi / Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 72 artarak 47 bin 107’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 56 artarak 111 bin 147’ye çıktı.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 470 gün süren saldırılarına ilişkin dikkat çeken bir rapor yayınladı. Rapora göre, Gazze’nin yüzde 88’i yok edildi ve maddi kayıplar 38 milyar doları buldu.

Raporda ayrıca, Gazze’de gerçekleştirilen 9 bin 269 katliam da belirtildi. Raporda, 2 bin 092 ailenin tamamen yok olduğu vurgulandı. Raporda, 12 bin 316 kadının, bin 155 sağlık personelinin, 94 sivil savunma çalışanının ve 205 gazetecinin öldürüldüğü belirtildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 72 artarak 47 bin 107’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 56 artarak 111 bin 147’ye çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı ile ilgili hararetli tartışmalar yürütülüyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya baskı uygulayarak ateşkesin sağlanması konusunda önemli bir rol oynadığı belirtilen ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, çok da umut verici konuşmadı.

Dün yemin töreni sonrasında Beyaz Saray’da ilk kararnamelerine imza attığı sırada kendisine Gazze’deki sağlanan ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığı sorusu yöneltilen Trump, “Sürdürüleceğinden emin değilim” yanıtını verdi.

“Bu, bizim savaşımız değil, onların savaşı” sözlerini kaydeden Trump ayrıca Gazze’nin sahne olduğu devasa boyuttaki yıkıma dair fotoğrafları gördüğünü söyleyerek, soru işaretlerine yol açan şu ifadeleri kaydetti:

“Gerçekten de farklı bir şekilde yeniden imar edilmesi gerekecek… Gazze ilginç, deniz kenarında harikulade bir yer, en iyi iklime sahip, biliyorsunuz, her şey çok güzel. Burayla çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze’yle fantastik şeyler yapılabilir.”

Trump ayrıca dün ilk iş olarak Joe Biden’ın Batı Şeria’daki güvenliği zedeleyen, Filistinlilerin topraklarını gaspeden, aşırıcılık yanlışı İsrailli yerleşimcilere yaptırım öngören kararını da kaldırdı.

Bu arada İsrail’in bugün işgal altındaki Batı Şeria’daki Cenin mülteci kampına düzenlediği hava saldırısında iki Filistinlinin öldüğü açıklandı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada saldırının “terörle mücadele” amacıyla gerçekleştirildiği duyuruldu.

Bölge diken üstünde. Ateşkesin sekteye uğramaması için çağrılar yapılıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres taraflara taahhütlerini yerine getirme, anlaşmayı tam olarak uygulama çağrısı yaparak tüm rehinelerin serbest bırakılmasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Kalıcı ateşkesin önemine vurgu yapan Guterres, Gazze’ye tüm engellere, zorluklara ve kısıtlamalara rağmen insani yardımı arttırmak için ellerinden geleni yapacaklarının altını çizdi.

Guterres, “Ortadoğu halklarının bu çalkantılı dönemden barış, onur ve umut ufkuyla çıkmalarını sağlama konusunda sorumluluğumuz var” dedi.

Paylaşın

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ Tutuklandı

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlaması yöneltilen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı. Özdağ, “Cumhurbaşkanına hakaret” sulamasından ise serbest bırakıldı.

Haber Merkezi / “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Ankara’da gözaltına alınan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi.

“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından serbest bırakılan Ümit Özdağ, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından ise tutuklandı.

Ümit Özdağ hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Pazartesi günü soruşturma başlatılmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, söz konusu soruşturmanın Özdağ’ın iki gün önce yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dile getirdiği ifadeler nedeniyle başlatıldığı bildirilmişti.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Özdağ’ın sözlerinin hakaret ve tehdit içerdiğini belirtilmişti.

Ümit Özdağ, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, “Erdoğan’a hakaret iddiası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılan konuşmamı Antalya’da Zafer Partisi 4. il Başkanları Çalıştayı’nda yaptım” demişti.

Konuşma yerinin Antalya olduğunu fakat Antalya Başsavcılığı veya Ankara Başsavcılığı yerine soruşturmanın İstanbul Başsavcılığı tarafından açıldığına dikkat çeken Özdağ, “Bu konuşmayı 1000 defa daha yapmaya hazırım. İster hapse atın, ister kurşuna dizin. Atatürk’ten ve kurduğu Cumhuriyet’ten taviz vermeyeceğiz. Atatürk’e ve Cumhuriyete saldırılara cevap vereceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Ümit Özdağ ne demişti?

Özdağ, Antalya’da Erdoğan ile ilgili şu ifadeleri kullanmıştı: “Hiçbir Haçlı Seferi Türk milletini Deist, Ateist, Hristiyan yapamamıştır. Erdoğan döneminde Türk milletinin geniş kesimleri Allah’la aldatanlardan dolayı dinlerinden soğumaya başladılar ve Erdoğan döneminde deist, ateist oranı yüzde 16’yı aştı.

Erdoğan, Türk milletinin devletini tarikat ve cemaatler arasında dağıtarak, şirk koşanları devlete ortak ederek, Türk milletinin inancına zarar vermektedir, milyonlarca sığınmacı ve kaçağı Anadolu’ya sokarak, Türk milletinin kültürünü tahrip etmektedir. Yaşanan şey aslında bir AKP faşizmidir.”

“Bu davanın savcısı Erdoğan’dır”

Özdağ’a destek için adliyeye giden siyasetçiler arasında ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel ve İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da yer aldı.

Adliye önünde açıklama yapan Özgür Özel, “Millet Erdoğan’a rakiplerini hapse atsın diye yetki vermedi. Millet Erdoğan’a siyasi parti genel başkanlarını yemek yerken gözaltına aldırsın, polis eşliğinde getirsin, nezaretlerde tuttursun, savcılara sorgulatsın diye yetki vermedi” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siyasi parti genel başkanlarının hukuku, birbirlerine emanettir. Bu siyasetin olmazsa olmaz erdemidir, hakim olması gereken duygu budur. Ama bugün bir siyasi partinin genel başkanı, diğer siyasi partilerin genel başkanlarıyla siyasi rekabet etmek yerine, kötü niyetle tasarlanmış bir siyasi operasyonu hukukçular eliyle işletmektir… Bunun demokrasilerde kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Bu korkaklıktır, bu tükenmişliktir, bu acziyettir.”

Müsavat Dervişoğlu, soruşturmaya konu olan konuşmanın Antalya’da yapılmış olmasına ve Özdağ’ın Ankara’da ikamet etmesine rağmen hukuki sürecin İstanbul’da yürütülmesine işaret ederek, “Bu bize sıkıyönetim dönemlerini hatırlatıyor. Acaba İstanbul’a özel bir sıkıyönetim karakolu mu kuruldu ya da sıkıyönetim savcılığı mı oluşturuldu?” diye sordu.

Dervişoğlu, “Herkes iyi bilsin ki; milliyetçiler, Atatürkçüler, demokratlar, vatanseverler artık yarışmayacak. Herkes şahit olsun ki birleşeceklerdir” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, “Bu davanın savcısı Erdoğan’dır” dedi.

Paylaşın

Galatasaray, Dinamo Kiev Karşısında Bir Puana Razı Oldu

UEFA Avrupa Ligi 7. hafta karşılaşmasında Galatasaray ile Dinamo Kiev, Ali Sami Yen’de karşı karşıya geldi. Hakem Kristo Tohver’in yönettiği karşılaşma 3 – 3 eşitlikle sona erdi.

Haber Merkezi / Galatasaray’ın gollerini 6. dakikada Davinson Sanchez, 22. dakikada Abdülkerim Bardakcı ve 53. dakikada penaltıdan Victor Osimhen, Dinamo Kiev’in gollerini ise 45. dakikada Vladyslav Vanat ve 68 ve 81. dakikalarda Andriy Yarmolenko kaydetti.

Galatasaray bu galibiyet ile puanını 13’e yükseltti. Dinamo Kiev ise ilk puanını aldı.

Bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde kaybetmeyen Galatasaray, 3 galibiyet, 4 beraberlik aldı. Galatasay bu süreçte PAOK’u 3-1,  Elfsborg’u 4-3 ve Tottenham 3-2 yenerken, RFS ile 1-1, AZ Alkmaar ile 1-1 ve Malmö ile 2-2 berabere kaldı.

6. dakikada sağ taraftan Mertens’in kullandığı kornerde altıpas üzerinde Sanchez’in kafa vuruşunda meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0

22. dakikada ceza sahası dışında Berkan Kutlu’nun vuruşunda savunmadan seken top Abdülkerim Bardakcı da kaldı. Bu oyuncunun ceza sahası dışından yaptığı vuruşta savunmada Tymchyk’a çarpan meşin yuvarlak ağlara gitti. 2-0

45. dakikada sağ taraftan Buyalskyi’nin pasında ceza yayı sağ tarafından topla birlikte ceza sahasına giren Vanat, kaleci Muslera’yı da geçip sağ çaprazdan boş kaleye yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 2-1

53. dakikada hakem Kristo Tohver, Galatasaray’ın kullandığı korner vuruşunda Tymchyk’le mücadelesi sonrasında Barış Alper Yılmaz’a topa elle müdahale ettiği için ikinci sarı karttan kırmızı kart gösterdi. VAR’ın uyarısıyla pozisyonu izlemeye giden Kristo Tohver, Barış Alper Yılmaz’a gösterdiği kırmızı kartı iptal ederek Galatasaray lehine penaltı kararı verdi. Topun başına geçen Osimhen, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 3-1

68. dakikada Dinamo Kiev farkı yeniden 1’e indirdi. Pikhalonok’un sağ taraftan kullandığı korner vuruşunda arka direkte bulunan Yarmolenko, ağları sarstı. 3-2

80. dakikada Dinamo Kiev beraberliği yakaladı. Buyalskyi’nin sağ kanattan yaptığı ortada Yarmolenko’nun altıpasın önünden yaptığı kafa vuruşunda, meşin yuvarlak filelerle buluştu. 3-3

Stat: Ali Sami Yen

Hakemler: Kristo Tohver, Silver Koiv, Sander Saga (Estonya)

Galatasaray: Muslera, Kaan Ayhan (Dk. 86 Batshuayi), Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Berkan Kutlu (Dk. 73 Kerem Demirbay), Torreira, Yunus Akgün, Mertens (Dk. 90+1 Yusuf Demir), Barış Alper Yılmaz (Dk. 86 Jelert), Osimhen

Dinamo Kiev: Neshcheret, Tymchyk, Mykhavko, Bilovar, Vivcharenko, Shaparenko (Dk. 46 Pikhalonok), Mykhailenko, Buyalskyi (Dk. 87 Salenko), Voloshyn (Dk. 46 Yarmolenko), Kabaiev (Dk. 74 Guerrero), Vanat (Dk. 90+4 Ponomarenko)

Goller: Dk. 6 Sanchez, Dk. 21 Abdülkerim Bardakcı, Dk. 53 Osimhen (Penaltıdan) (Galatasaray), Dk. 44 Vanat, Dk. 68 ve 81 Yarmolenko (Dinamo Kiev)

Paylaşın

Erdoğan Açıkladı: Bir Günlük Milli Yas İlan Edildi

Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan, Kartalkaya’da bir otelde çıkan yangına ilişkin, “Her ne surette olursa olsun böyle bir facianın yaşanmasına sebep olanlar, ihmali ve kusuru olanlar hukuk önünde bunun hesabını vereceklerdir” dedi ve ekledi:

“Yüreklerimizdeki yangını tarif etmekte kelimeler yetersiz kalıyor. Özellikle yakınlarını kaybeden vatandaşlarımızın derin bir teessür ve acı içinde olduğunu biliyoruz. Bu kardeşlerimizin acısını paylaşmak amacıyla 1 günlük milli yas ilan edilmiştir.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Yaralanan kardeşlerimizden 17’si taburcu edilirken biri yoğun bakımda olmak üzere diğerlerinin tedavisi devam ediyor. AFAD ve sağlık birimlerimiz yanan otelde çalışmalarını sürdürüyor. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Yangına farklı kurumlarımızdan toplam 156 araç ve 428 personelle müdahale edilmiştir. Gerek yangının çıkış sebebini gerekse faciada sorumluluğu olanları tespit etmek amacıyla idari ve adli soruşturmalar başlatılmıştır.

İlk etapta aralarında facianın yaşandığı işletme sahibinin de olduğu 4 kişi gözaltına alınmıştır. Her ne surette olursa olsun böyle bir facianın yaşanmasına sebep olanlar, ihmali ve kusuru olanlar hukuk önünde bunun hesabını vereceklerdir. Yüreklerimizdeki yangını tarif etmekte kelimeler yetersiz kalıyor. Özellikle yakınlarını kaybeden vatandaşlarımızın derin bir teessür ve acı içinde olduğunu biliyoruz. Bu kardeşlerimizin acısını paylaşmak amacıyla 1 günlük milli yas ilan edilmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet ve yakınlarına sabır dileklerimi iletiyorum.

Eğitim, savunma, güvenlik, bölgesel görüşmeye kadar kritik konuları değerlendirdiğimiz bir kabine toplantımızı daha tamamladık. Ülkemize ve milletimize hizmet yolunda büyük bir gayret içinde olduk. 2025 yılını Aile Yılı olarak ilan edeceğimizi paylaşmıştık. Aile toplumun temelidir diyen anayasamızın 41. maddesinin çizdiği çerçeve içinde aileyi güçlendirecek tedbirleri hayata geçiriyoruz. Özellikle cinsiyetsizleştirme politikaları, aile politikaları hedef alan küresel bir haçlı seferine dönüşmüştür.

“İktidar ve muhalefet fark etmeksizin tehlikeli gidişatı…”

Milletimiz için varoluşsal bir tehdide dönüşen bir diğer husus 1,51’e kadar düşen doğurganlık hızımızdır. Nüfusun yenilenme düzeyinin 2,1 olduğu göz önünde bulundurulduğundan tehdidin vehameti daha net anlaşılacaktır. Ülkemizde ilk evlenme yaşı kadınlarda 26, erkeklerde 28’e çıkmıştır. İlk anne olma yaşı ise 29’u aşmıştır. İktidar ve muhalefet fark etmeksizin tehlikeli gidişatı önce durdurmamız sonra da tersine çevirmemiz gerekiyor. 2025 senesini bütün bu gerçekler temelinde Aile Yılı ilan ettik.

Evliliğe ilk adım atan gençlerimize 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteği sunduk. Yeni doğacak ilk çocuk için verdiğimiz tek seferlik doğum yardımını 5 bin liraya yükselttik. İkinci ve sonraki çocuklar için vereceğimiz çocuk yardımlarını her ay annelerimizin hesabına yatıracağız. Farklı destek, teşvik ve yardımlarla aileyi güçlendirip, çocuk sahibi olmayı teşvik edeceğiz.

Göz bebeğimiz olan çocuklarımızın başıboş köpek sürülerince parçalanmasının izahı açık söylüyorum ne kendimize ne vicdanımıza ne de milletimize yapamıyoruz. Yüksekova’da bir evladımızın hayatını kaybettiği olay hepimizi derinden yaralamış ve sarsmıştır. Daha önce de benzer hadiselere şahit olmuş bunun üzerine harekete geçmiştik. Bu sorunun çözümsüz kalmasından çeşitli lobilerin karşı çıkmasına rağmen mevzuatımızda gerekli görüşmeleri yaptık. Görüşmelerde mecliste yaşanan edepsizlikleri, densizlikleri hiçbirimiz unutmadık ve unutmayacağız. Yüksekova’daki yürek burkan olay yasal düzenlemenin ve endişelerimizin ne kadar isabetli olduğunu tekrar teyid etmiştir.

Türkiye’ye, okula, kütüphaneye, parka giden çocuklara sahipsiz köpeklerin saldırdığı ülke utancı yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Siyasi parti ayırt etmeksizin belediyelerimizin tamamı kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmek zorundadır. Farklı bahaneler öne sürerek görevini yapmayanlarla ilgili bundan sonra daha zorlayıcı tedbirleri devreye alacağız. Devletimizin ilgili tüm organları bu konunun üzerine daha kararlı gidecektir. Eslem Teker evladımıza yüce Allah’tan rahmet, acılı ailesi ve arkadaşlarına sabır niyaz ediyorum.

Suriye yeni yönetiminin Dışişleri ve Savunma Bakanları ile istihbarat başkanının ülkemizi ziyareti esnasında pek çok konuyu ele aldık. Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılması çabalarında da yeni hükümetin ve Suriye halkının yanında olacağız. Suriye toparlanıp güçlendikçe, sadece Suriyeli kardeşlerimiz değil bölgemizin tamamı bundan kazançlı çıkacaktır.

Arap ve İslam aleminin bu ülkeye destek olması önemlidir. Batılı kurumların uyguladığı yaptırımlar da bir an evvel kaldırılmalıdır. Bu konudaki hassasiyetimizi Slovakya Başbakanı ile paylaştım. NATO müttefikliğimizin yanısıra stratejik ortaklıkla tesis ettiğimiz Slovakya ile ilişkilerimizi kazan kazan temelinde ilerleteceğiz. Partimizin il kongreleri vesilesiyle birçok yatırımın resmi açılışını yaptık.

İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden sonra Gazze’ye başlattığı saldırılar önceki gün ateşkesin yürürlüğe girmesiyle şimdilik son buldu. İsrail’in kasıtlı şekilde sivilleri hedef alan saldırılarda 50 bin Gazzeli şehit oldu. 110 binin üzerinde kardeşimiz yaralandı. İsrail kelimenin tam manasıyla bir soykırım ve Gazze’yi insansızlaştırma politikası uyguladı.

Sosyal medyaya yansıyan fotoğraflar Gazze’deki yıkımın ne kadar devasa boyuttu olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye olarak çok boyutlu diplomasiyle ateşkes mutabakatın sağlanması için gereken desteği verdik. Gazzeli kardeşlerimizin yüzlerinin gülüyor olmasından biz de memnuniyet duyuyoruz. Rabbim İsmail Heniye başta olmak üzere İsrail’in kalleş ve insanlık dışı saldırılarında şehit olan tüm kardeşlerimizin ruhlarını şâd, mekanlarını cennet eylesin diyorum.”

Paylaşın

Kartalkaya’da Bir Otelde Çıkan Yangında Can Kaybı 76’ya Yükseldi

Bolu’nun Kartalkaya beldesinde yer alan bir otelde çıkan yangında 76 kişi yaşamını yitirdi, 51 kişi de yaralandı. Saat 03.30 sıralarında çıkan yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya olay yerinden yaptığı açıklamada otelde 238 kayıtlı misafir bulunduğunu, ilk ihbarın saat 03.27’de alındığını belirtti. Yerlikaya yangının söndürüldüğünü ve soğutma çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Yerlikaya, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında olayla ilgili 9 kişinin gözaltına alındığını da ekledi.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da 51 yaralıdan birinin durumunun ağır olduğunu, 17’sinin ise taburcu edildiğini bildirdi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da, yangınla ilgili Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldığını ve altı Cumhuriyet savcısının görevlendirdiğini açıkladı. Tunç ayrıca, beş kişilik bilirkişi heyeti oluşturulduğunu ve soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, otelin 2021 ve 2024 yılında denetimlerinin yapıldığını ve yangın yeterlilik ruhsatlarının talep edildiğini söyledi. Ersoy, “Bugüne kadar itfaiye tarafından yangın yeterliliği ile ilgili olumsuz bir durum tarafımıza yansımadı” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da, yangında hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı dileyerek yangınla ilgili 4 başmüfettiş görevlendirildiğini kaydetti. Işıkhan, “Müfettişlerimiz gerekli incelemeleri yapacaktır. Bakanlık olarak süreci yakından takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sorumlulardan hesap sorulması için gereken her türlü adımın atılacağını söyledi.Erdoğan, sosyal medya hesabından yangına ilişkin başsağlığı mesajı da yayınladı:

“Bolu Kartalkaya’da bulunan bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bizim de ilk andan beri ilgili kurumlarımız vasıtasıyla yakından takip ettiğimiz ve soruşturmaların derhal başlatıldığı bu elim hadiseden etkilenen tüm kardeşlerime ve Bolu’muza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

CHP yangın nedeniyle programını erteledi

Diğer yandan İstanbul’da bugün yeni siyasi yol haritasını açıklaması beklenen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Beşiktaş Belediyesi’nde yapacağı TBMM Grubu toplantısını yangında can kayıpları bulunması nedeniyle belirsiz bir tarihe erteledi.

Erteleme kararı sonrası il başkanlarıyla buluşmak üzere İstanbul İl Merkezi’ne geçen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu şartlar altında siyasetin sıcak gündemine girmenin mümkün olmadığını söyledi. Özel, bu yaslı günde sorumluları işaret ederek bir siyasi kavgaya girmeyeceklerini ama gelecek günlerde sıranın sorumlulara da geleceği ifade etti.

Paylaşın

Kürşad Zorlu AK Parti’ye Katıldı; Rozetini Erdoğan Taktı

2025 yılının ilk günlerinde İYİ Parti’den istifa eden Kürşad Zorlu, AK Parti’ye katıldı. Zorlu’yla birlikte 14 Mayıs 2023 seçimleri sonrası İYİ Parti’den istifa edip AK Parti’ye geçen vekil sayısı beş oldu.

Haber Merkezi / 2023 seçimlerinde 44 milletvekiliyle parlamentoya giren İYİ Parti’nin sandalye sayısı 28. Meclis’teki bağımsız milletvekili sayısı ise 12.

İYİ Parti’den istifa eden Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, AK Parti’ye (Adalet ve Kalkınma Partisi) katıldı. Zorlu’ya rozetini AK Parti’nin Ankara il kongresinde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.

Kürşad Zorlu il kongresinde yaptığı konuşmada AK Parti lideri Erdoğan’a teşekkür etti.

Böylelikle 14 Mayıs 2023 seçimleri sonrası İYİ Parti’den istifa edip AK Parti’ye geçen vekil sayısı beş oldu.

Kürşad Zorlu kimdir?

9 Nisan 1977 yılında Yozgat’ta dünyaya gelen Kürşad Zorlu,  ilk, orta, lise öğrenimini Yozgat’ın Yerköy ilçesinde tamamladı. Zorlu, Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi.

Kürşad Zorlu’nun babası MHP’den 1994-2004 arası Yerköy belediye başkanlığı yapmış olan Bahri Zorlu’dur.

19 Ekim 2022’de TBMM grup toplantısında İYİ Parti’ye katılan Kürşad Zorlu, aynı gün İYİ Parti Sözcüsü ve genel başkan başdanışmanlığına getirildi ve 3 Mayıs 2024’e kadar bu görevini sürdürdü.

Zorlu, 2023 tarihinde gerçekleştirilen 3. İYİ Parti Olağan Kurultayı’nın ardından İyi Parti Medya İlişkileri Başkanı görevine getirildi.

Paylaşın

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ Gözaltına Alındı

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’ın gözaltına alındığı bildirildi. Özdağ’ın Ankara’da yemek yediği sırada gözaltına alındığı ve ifade işlemleri için İstanbul’a getirileceği öğrenildi.

Ümit Özdağ hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, söz konusu soruşturmanın Özdağ’ın bir önceki gün yaptığı bir konuşmada AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dile getirdiği ifadeler nedeniyle başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Özdağ’ın sözlerinin hakaret ve tehdit içerdiğini belirtti. Özdağ ise, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Erdoğan’a hakaret iddiası ile başlatılan konuşmasını Antalya’da Zafer Partisi 4. il Başkanları Çalıştayı’nda yaptığını belirterek şunları ifade etti:

“Konuşma yeri Antalya. Antalya Başsavcılığı soruşturma açmıyor. Erdoğan ve ben Ankara’dayız. Ankara Başsavcılığı da soruşturma açmıyor. İstanbul Başsavcılığı açıyor. Bu konuşmayı 1000 defa daha yapmaya hazırım. İster hapse atın, ister kurşuna dizin. Atatürk’ten ve kurduğu Cumhuriyet’ten taviz vermeyeceğiz.”

Zafer Partisi’nin 19 Ocak Pazar günü Antalya’da gerçekleştirdiği İl Başkanları İstişare Toplantısı’nda konuşan Özdağ, “Emin olun ki son 1.000 yılda gerçekleşen hiçbir Haçlı Seferi, Erdoğan’ın ve AKP’nin Türk milletine ve Türk devletine verdiği zararı vermemiştir. Hiçbir Haçlı Seferi, Türk Devleti’ne casusları sokamamıştır,” demişti.

Erdoğan döneminde Türk milletinin geniş kesimlerinin “Allah’la aldatanlardan dolayı dinlerinden soğumaya başladığını” belirten Özdağ, Erdoğan döneminde “deist, ateist oranının yüzde 16’yı aştığını” öne sürdü.

Özdağ ayrıca, “Erdoğan, Türk milletinin devletini tarikat ve cemaatler arasında dağıtarak, şirk koşanları devlete ortak ederek, Türk milletinin inancına zarar vermektedir, milyonlarca sığınmacı ve kaçağı Anadolu’ya sokarak, Türk milletinin kültürünü tahrip etmektedir. Yaşanan şey aslında bir AKP faşizmidir,” ifadelerini kullanmıştı.

Özdağ’ın gözaltına alınmasının ardından sosyal medyadan tepki gösteren ilk isimler CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan oldu. Siyasilerin paylaşımları şöyle:

Özgür Özel: Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı ifadeye çağırmak yerine yemek yediği restoranda apar topar gözaltına almak muhalif siyasetçileri itibarsızlaştırma girişimlerinin devamıdır… Bunu kabul etmek, buna sessiz kalmak, bunu sineye çekmek mümkün değildir. Aralarındaki çelişki ne olursa olsun bir siyasi partinin genel başkanının itibarı diğer siyasi partilerin genel başkanlarına emanettir. Bu erdemden nasibini almayanların attıkları her adım siyasi tarihimize kara leke olarak geçmektedir.

Yaşananlar önceki dönem milletvekili olması nedeniyle Meclis Başkanı Numan Kurtulmus’a da sorumluluk yüklemektedir. Tayyip Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum: Siyasi rakipleriyle mücadelede taşeronlarını aradan çeksin ve bir an önce milletin önüne sandığı getirsin. İstanbul’a getirildiğini öğrendiğimiz Sn. Genel Başkanı ziyaret etmek ve sürece eşlik etmek üzere Grup Başkanvekilimiz Ali Mahir Başarır ve Genel Başkan Yardımcımız Özgür Karabat tarafımdan görevlendirilmiştir.

Ekrem İmamoğlu: Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ’ın yaptığı konuşma sebebiyle soruşturma açılması ve hızla gözaltına alınması kabul edilebilir değildir. Siyaset konuşmak, eleştirmek için vardır ve demokrasilerde siyasi hesaplaşma sandıkta olur. Yargı, siyasetin aparatı olamaz.

Mansur Yavaş: Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın gözaltına alınması, ifade özgürlüğü ve demokratik değerler açısından derin bir endişe kaynağıdır. Bu acele nedir? Apar topar gözaltı işlemi uyguluyorsunuz. Bırakın süreç kendi seyrinde işlesin. Bu tür uygulamaların sürekli hale gelmesi yargıya olan güveni zedeliyor. Siyaset, konuşmak ve eleştirmek içindir. Yargının siyasetin aracı olduğu algısını güçlendirecek tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir.

Müsavat Dervişoğlu: Yargı cambazlıklarını, siyaset düzenbazlıklarını, medya hokkabazlıklarını; Fitneni, fesadını, tuzaklarını ve bütün bu alçaklıklarını suratına çarpacağız! Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile… Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet! Kahrolsun düzen, yaşasın Büyük Türk Milleti!

Mahmut Arıkan: İktidar seçimlere kadar ekonomiyi düzeltemeyeceğini anlayınca, muhalefet dizaynına başladı. Çünkü muhalefeti pasifize edip, olası rakiplerinin içini boşaltmak ekonomiyi düzeltmekten daha kolay! Milleti kendine mahkûm et, demokrasiyi de partine! Hazır Trump da sırtınızı sıvazlarken, bakın keyfinize!

Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye’de siyasetçilerin gözaltına alınmasını asla normalleştirmeyeceğiz. Laik, demokratik bir hukuk devleti olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Bu tür uygulamalar, ülkemizin demokrasisi adına son derece endişe verici ve tehlikelidir. Sayın Ümit Özdağ’a desteklerimi iletiyorum. Tüm siyasi partiler, bu hukuksuzluklara karşı dayanışma içinde mücadele etmelidir.

Paylaşın

Donald Trump, Resmen ABD’nin 47. Başkanı

ABD’nin 47. başkanı seçilen Donald Trump, Kongre’de düzenlenen yemin töreni ile resmen göreve başladı. Tören, soğuk nedeniyle, 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.

Haber Merkezi / Yemin törenini Başyargıç John Roberts yönetirken, Trump, “Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğine” ve “elinden gelenin en iyisini yaparak Anayasayı koruyacağına, savunacağına ve kollayacağına” söz vererek yeminini gerçekleştirdi.

Donald Trump’ın yemin törenine eski ABD başkanları Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton da katıldı. İki eski First Lady Laura Bush ve Hillary Clinton da törendeki yerlerini aldılar, ancak Michelle Obama açılış törenine katılmadı.

Törende Amazon kurucusu ve sahibi Jeff Bezos, Apple CEO’su Tim Cook, Google CEO’su Sundar Pichai, Meta CEO’su Mark Zuckerberg gibi teknoloji dünyasının en etkili isimlerinden bazıları da yer aldı.

Ayinden kısa bir süre sonra ABD Başkanı Joe Biden ve First Lady Jill Biden, Donald Trump ve eşi Melania Trump’ı Beyaz Saray’da karşıladı. İlk kez bir araya gelen çiftler Kongre Binasına doğru yola çıkmadan önce birlikte çay içtiler.

Donald Trump, Kongre Binası’ndaki konuşmasında “Bugünden itibaren ülkemiz gelişecek ve tüm dünyada yeniden saygı görecek. Her ulusun gıpta ettiği bir ülke olacağız ve artık kendimizden faydalanılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

“En önemli önceliğimiz gururlu, müreffeh ve özgür bir ulus yaratmak olacak” diyen Trump, “Amerika yakında her zamankinden daha büyük, daha güçlü ve çok daha istisnai olacak” ifadesini kullandı.

“Şu andan itibaren Amerika’nın geriye gidişi sona eriyor” diyen Trump, “Bir değişim dalgası ülkeyi kasıp kavuruyor. Güneş ışığı tüm dünyayı aydınlatıyor ve Amerika bu fırsatı daha önce hiç olmadığı kadar iyi değerlendirme şansına sahip. Ancak öncelikle karşı karşıya olduğumuz zorluklar konusunda dürüst olmalıyız. Bol miktarda bulunsalar da dünyanın şu anda ABD’de tanık olduğu bu büyük ivme tarafından yok edilecekler” diye konuştu.

Trump, “Bugün biraraya geldiğimizde hükümetimiz bir güven kriziyle karşı karşıyadır. Uzun yıllar boyunca radikal ve yozlaşmış bir kurum vatandaşlarımızdan güç ve zenginlik elde etti” diye ekledi.

Donald Trump kimdir?

Donald Trump, 14 Haziran 1946’da New York’un Queens ilçesinde doğdu. Büyükbabasının 19’uncu yüzyılın sonlarında Almanya’nın Kallstadt kasabasından ABD’ye göç ettiği biliniyor.

Prestijli Wharton İşletme Okulu’nda eğitim gören Trump, 1986’da ekonomi alanında lisans diplomasıyla mezun oldu. 1970’ler ve 1980’ler boyunca “Trump Organization” adlı aile şirketini büyüttü, Trump Tower gibi önemli yapılar inşa etti. Birçoğu sonradan iflas etmiş oteller, kumarhaneler işletti.

Ayrıca “The Apprentice” adlı televizyon şovunun sunuculuğunu yaptı. 2004 yılında yayınlanmaya başlayan programda yarışmacılar Trump’ın şirketlerinde bir yıllık sözleşme kazanmak için mücadele ediyordu.

Trump, 2005 yılında Slovenyalı eski model Melania Knavs ile evlendi. Çiftin Barron adlı bir oğulları var. Daha öncesinde oyuncu Marla Maples ile evliydi. Marla Maples kızları Tiffany’yi Kaliforniya’da tek başına büyüttü. Trump’ın ilk eşi Ivana Zelnickova ile ise üç çocukları var.

Paylaşın

İki Belediye Başkanı Daha İYİ Parti’den İstifa Etti

İYİ Partili Kahramanmaraş Çağlayancerit Belediye Başkanı Yemliha Göktaş ve Isparta Gelendost Belediye Başkanı Mustafa Özmen, partilerinden istifa ettiklerini açıkladılar.

Haber Merkezi / Özmen, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada, “Ülkemizin bugün ihtiyaç duyduğu birliğe katkı sağlamak ve ilçemizi hak ettiği hizmetlerle buluşturmak adına en doğru olanı yapmaya özen gösterdim” dedi. Göktaş ise, Siyasi ayrılıklar ve kutuplaşmalar yerine hizmetlerin, yatırımların ve Çağlayancerit’in geleceğinin konuşulmasına imkan sağlamak adına bağımsız ve birleştirici bir siyaset tarzının faydalı olacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş Çağlayancerit Belediye Başkanı Yemliha Göktaş ve Isparta Gelendost Belediye Başkanı Mustafa Özmen, partilerinden istifa ettiklerini açıkladılar.

Mustafa Özmen, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Gelendosta hizmet etme onurunu yaşadığım bu süreçte, sizlerin güvenine layık olabilmek için gece gündüz çalıştım. Görev sürem boyunca ilçemizin sorunlarını çözmek ve halkımızın ihtiyaçlarını karşılamak adına elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettim.

Ancak bugün, Gelendost’un geleceğine dair önemli bir kararımı siz değerli hemşehrilerimle paylaşmak istiyorum. İlçemizde bütünleştirici ve kapsamlı bir birliktelik adına, mensubu olduğum İYİ Parti’den istifa etme kararı almış bulunmaktayım. Bu kararı alırken, ülkemizin bugün ihtiyaç duyduğu birliğe katkı sağlamak ve ilçemizi hak ettiği hizmetlerle buluşturmak adına en doğru olanı yapmaya özen gösterdim.

Söz konusu Vatan ise siyasi tercihler farklılık gösterebilir, ancak halkımıza duyduğum sevgi ve hizmet aşkı çok daha fazla güçlenecektir. Bu vesileyle, bugüne kadar birlikte çalıştığım tüm teşkilat mensuplarına ve bana destek olan tüm Gelendost halkına teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içinde, Gelendost’umuzu daha güzel yarınlara taşıyacağımıza olan inancım tamdır.”

“Bağımsız ve birleştirici bir siyaset”

Yemliha Göktaş ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Çağlayancerit’imizin geleceğine dair önemli bir kararımı siz değerli hemşehrilerimle paylaşmak istiyorum. İlçemizde bütünleştirici ve kapsamlı bir birliktelik adına, mensubu olduğum İYİ Parti’den istifa etme kararı almış bulunmaktayım.

Siyasi ayrılıklar ve kutuplaşmalar yerine hizmetlerin, yatırımların ve Çağlayancerit’in geleceğinin konuşulmasına imkan sağlamak adına bağımsız ve birleştirici bir siyaset tarzının faydalı olacağı kanaatindeyim. Aldığımız karar en ince ayrıntısına kadar düşünülüp halkımızın görüşleri ile desteklenmektedir. Bu konuda bizlere destek veren ve büyük teveccüh gösteren hemşehrilerimize teşekkür eder, hayırlı olmasını dilerim” dedi.

Paylaşın

Özgür Özel’den “Aday” Açıklaması: Süreci Başlatacağız

“Seçime hazırız, adayımız hazır” sözlerine ilişkin açıklama yapan CHP Lideri Özgür Özel, “Bizim adayı belirleme irademiz kesindir ve bu süreci başlatacağız ama aday bir kişinin, kurumun ağzından çıkacak sözle belirlenmeyecek. En katılımcı şekilde, 2024 demokrasisine uygun şekilde adayımızı belirleyeceğiz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Modern Hukuk ve Yargının Siyasallaşması Paneli sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özel, Şamil Tayyar’ın “Turpun büyüğü İmamoğlu’dur” açıklaması ve “‘Seçime hazırız, adayımız hazır’ dediniz ama isim açıklamadınız” sorularına şu yanıtı verdi:

“Biraz önce yargının siyasallaşması ile ilgili bir panelin açılış konuşmalarını yaptık. Tam gününde bunu tartışıyorken yargının siyasallaşması noktasında dünya rekorunu kırdı. Denedi ve kırdı. Ekrem İmamoğlu, değerli başkanımız kürsüden 15 adım uzaklaştı, konuşmayı yaptığı kürsüden 15 adım ötedeyken hakkında soruşturma açtı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın işi gücü olmaz mı? Pazartesi günü sabah bu vakitte açıp Ekrem İmamoğlu’nu izliyor. Bir yerde bir konuşma yapılır, içinde suç unsuru varsa bile haberdar olur, sonra onu izler, inceler. Canlı yayında soruşturma açmak ne demek? Bütün dikkati burada ve şu çok belli. Özel yetkili savcılar olur ya özel yetkili mahkemeler, özel yetkili savcılar.

Özel görevli, İstanbul’u karıştırmaktan, Ekrem İmamoğlu ile uğraşmaktan özel sorumlu, yetkili bir başsavcı ile muhatabız. Şizofrenik bir halle karşı karşıyayız. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, ‘İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı tehdit edildi’ diye soruşturma başlatıyor. Bırak onu da bir başkası başlatacaksa başlatsın. İçinde evlat lafı geçiyor diye, ailesinin üstüne çekip… Dinlemeyen, duyan, oradan buradan okuyan da sanacak ki Akın Gürlek’in evladı tehdit edilmiş. Biz o duygunun insanları değiliz ki. Biz o kötülüğün insanları değiliz. Senin bizim evladımıza yaptığına bizim elimiz senin evladına yapmaya varmaz.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreci bize bir savaş ilanı olarak gördük. ‘Bunu görüyoruz’ dedik. Kimseye savaş ilan ettiğimiz yok, ama bize savaş ilan edildi. Bu şartlar altında 2025 yılının bir seçim yılı olacağını söyledik. Biz hazırız. Programımız yazılıyordu biliyorsunuz, o artık bir hükümet programına, bir iktidar programına evrilmek durumundadır. Hızla yapılıyor. Sandık görevlilerini çalışıyoruz. Mesela Ensar Aytekin, 81 ile ‘Sandık görevlilerini hazırlayın’ talimatı verdi. Sandık güvenliğini çalışıyoruz. Her şeyle hazırken bir de aday olacak. Bizim adayı belirleme irademiz kesindir. Bu süreci başlatacağız.

Ama aday bir kişinin, bir kurumun ağzından çıkacak, öyle karar verilecek değil. Ben koltuğa oturduğum ilk gün orada da söylemiştim. En adil, en açık, en şeffaf ve en katılımcı şekilde, öyle bir yöntemle belirleyeceğiz adayı. Tek başına genel başkan belirleyecek olsa ya da bir kurul ile dar bir yerde belirleyecek olsa bizim onlardan farkımız kalmaz. Bu konuda çok netiz ama irademiz kesin, yol yürüyüşümüz kesin. Çok güçlü bir süreç hazırlıyoruz ve tarif ediyoruz. Bunun için de el ele, omuz omuza, kol kola kimseyi dışlamadan, kimseyi dışarıda bırakmadan, bir kişiyi arkada bırakmadan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü gerçekleştiriyoruz. Biz hazırız, onlar da iktidarı devretmeye hazır olsunlar.”

Özel, “CHP’nin eylem planı nedir, detaylar nasıl olacak?” sorusuna, “Normal bir olaya tepki verecek olursanız bir eyleme ya da eylemlere, eylemlilik planına ihtiyaç olabilir. Gün o gün değil. Bize savaş ilan ettiler ve bu şartlar altında kimsenin bu vakitten sonra hiçbir güvencesi yok. Görüyorsunuz savcı neler yapıyor. O yüzden biz iktidarı devralacağımız bir süreci planlıyoruz. Bu süreç, bütün bir süreç. O yüzden şu gün şurada bu miting, bugün burada bu… Bunun çok ötesinde bir süreç tarif ediyoruz. Olgunlaştıkça haberdar olacaksınız. Yürüdükçe heyecanla takip edeceksiniz. Tarihin akışına bu yıl hep birlikte tanıklık edeceksiniz. Bu yıl bu iktidarın defterini pazara çıkarmak, sandığı ortaya koymak, millete sormak için üstümüze düşen her şeyi yapacağız. Bundan sonra uzun ve güçlü bir sürecin içindeyiz. Teker teker, vaka bazında bunlarla mücadele etmenin artık normal siyasi zeminde bir karşılığı kalmadı, tükendi” yanıtını verdi.

Özel son olarak, “Parti Meclisi toplantısında ‘Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı konuşuldu’ yönündeki kulis bilgileri” hakkında, “Kulis bilgilerini doğrulatma mercii, Genel Başkan olmaz. O yüzden Ekrem İmamoğlu‘nun adı her toplantıda her yönüyle geçiyor. Bu kadar ağır bir saldırı varken isminin geçmesi kadar da normal bir şey yok. Biraz önce verdiğim cevapta olduğu gibi tüm yönleriyle ve çok güçlü bir sürecin içindeyiz. Bunu hep birlikte yaşayacağız, göreceğiz. Kötülük ne kadar yüksek ve büyükse cesaretimiz ve kararlılığımız da o kadar o kadar yüksek” ifadelerini kullandı.

“Seçime hazırız, adayımız hazır”

Özgür Özel, Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın’a soruşturma açılmasının ardından açıklamalarda bulunmuştu. Akın Gürlek’e tepki gösteren Özel, “AKP’nin o zaman ki taşeronunun sonraları terör örgütü olarak anılacak FETÖ’dü. Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk, şike davaları… Bu milletin en iyi yetişmiş, Atatürkçü subaylarına, şahsi namuslarına fuhuş, mesleki namuslarına askeri casusluk lekesi sürecek kadar gözleri dönmüştü. Sonradan öğrenildi ki, o iddianameyi yazanlar Silivri’de, o iddianame yazılırken çatıda olan kişi, sıçanlar gibi yurtdışına kaçtı. Esas kötülük iktidarda ve başımızda… Kendi korkusunu görünmez kılmak için bizi sindirmeye çalışıyor” demişti.

Özel, “CHP Gençlik Kolları kurumsal hesabından yapılan bir paylaşım, paylaşımda da benim bu süreçle ilgili söylediğim sözleri, videoyu editlemişler. O paylaşım kondu diye sabah 8 polis gitti kapısına. ‘İfadeye çağırdık’ diyorlar. O zaman niye 8 polis kapısına gönderiyorsun. Yani hata falan değil, zihniyet polis devleti zihniyeti. Tek adamdan Cem’e iki talimatlık iş var. Alın onu, Akın’a. Akın diyor, alın onu. Polisler çıkıyor akına. Demiyor ki benim elimde gözaltı kararı yok nasıl giderim nasıl alırım? Oluyor, bitiyor. Laf olsun diye bir gözaltı kararı bile yazmıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’a tepki gösteren Özel, sözlerini şöyle tamamlamıştı: “Doğrudan ülkeyi yok etmeye ve çökertmeye çalışana şunu söylüyorum; Aracıyı aradan çıkar. Akın’ı çek biz buradayız. Hesaplaşacaksan, korkun yoksa getir sandığı, milletten al cevabını. Millet ne diyorsa o olsun. Hodri meydan. Benim partim hazır, ben hazırım, adaylarımız, adayımız hazır. Çıkarsın karşıma alırsın cevabını. Seni orada Akın Gürlek kurtaramaz.”

Paylaşın