Diyarbakır: Ağuludere Köşkü

Ağuludere Köşkü; Diyarbakır’ın merkez yerleşim sınırları içerisinde Dicle Nehrinin batısına inşa edilmiştir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köşkün üzerinde kitabesi olmadığından yapıyla ilgili kesin yapım tarihi ve kim tarafından yapıldığına dair detaylı bilgiye sahip olunamamaktadır. Plan ve mimari özelliklerine bakılarak, köşkün 19. yüzyılın son dönemlerinde yapıldığı düşünülmektedir.

Yazlık köşkler arasında olan yapı Köşk, geniş ve etrafı çiçeklerle çevrili geniş bir alan içerisinde bulunmaktadır. Halk arasında Arabın Köşkü olarak bilinen yapı ters L planlıdır. Zemin kat, içinde sesebili bulunan bir eyvan, mutfak ve 3 odadan oluşur.

Üst kat oda ve servis mekânlarına ayrılmıştır. Ancak yukarı çıkılan merdiven şu anda yıkık durumdadır. Önünde geniş bahçelerin ve dikdörtgen bir havuzun yer aldığı bu yapı bazalt taştan yapılmıştır. Yapı şu anda bakımsızlıktan birçok bölümü yıkık durumda ve kullanılmamaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Bekir Paşa Köşkü

Bekir Paşa Köşkü (Ömer Bekir Paşa Köşkü); Diyarbakır’ın Sur İlçesi sınırları içerisinde yer alan Hevsel Bahçeleri’ne hâkim bir tepededir. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen köşk, plan ve mimari özelliklerine bakılarak Osmanlının son dönemine 19. Yüzyılın sonu 20. yüzyılın başında yapıldığı tahmin edilmektedir. Dikdörtgen bir plana sahip olan yapı zemin ve bodrum kattan oluşmaktadır. Köşk halk arasında Ömer Bekir Paşa Köşkü olarak da anılmaktadır.

Dicle nehrinin batısında, yüksek bir tepede, yeşil bir alan içerisinde Hevsel Bahçeleri’ne hâkim bir tepede yer almaktadır. Dikdörtgen planlı olup bodrum kat ve zemin kattan meydana gelmektedir. Zemin katta ise kare bir oda ve sel sebilli eyvan bulunmaktadır. Köşkün ön bölümü avlu bahçe ve dikdörtgen havuzdan oluşmaktadır. Tamamen bazalt taş kullanılarak yapılan köşk, kısmen korunmuş olsa da mevcut bozulmalar dikkat çekmektedir.

Paylaşın

Diyarbakır: Erdebil Köşkü

Erdebil Köşkü; Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi, Şehitlik Mahallesi, Ovabağ Diyarbakır Yolu üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

On gözlü köprünün batısında yer alan köşk yazlık köşklerin güzel bir örneğidir. Köşkün yapılış tarihiyle ilgili detaylı bilgi bulunamamaktadır. Plan ve mimari özelliklerine bakılarak köşk, 19. yüzyıla tarihlendirilmektedir.

Halk arasında Ber Der-i Pır Köşkü olarak bilinen yapı geniş, etrafı çiçeklerle çevrili geniş bir alan içerisinde bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı olan köşk; bodrum, zemin ve üst kattan oluşmaktadır.

Yapı zaman zaman onarım görse de günümüze kadar bozulmadan gelen nadir yapılarımızdandır. Şu an restaurant olarak kullanılmaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Hacı Ağa Köşkü

Hacı Ağa Köşkü; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Cemal Yılmaz Mahallesi, Eski Mardin Yolu üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Yapı Mardin kapı çıkışında hevsel bahçeleri içinde yer almaktadır. Yapım tarihiyle ilgi inşa kitabesi bulunmadığından plan ve mimari özelliklerine göre Osmanlının son döneminde 19.yüzyılın sonu 20.yüzyılın başına tarihlendirilmektedir. İki oda ve bir eyvandan oluşur.

Eyvanda dikdörtgen bir havuz bulunmaktadır. Dikdörtgen forma sahip tek katlı olan yapı şu anda bakımsızlıktan büyük bölümü yıkık durumdadır. Hevsel bahçelerinin karşısında manzarası olan köşk yüksek bir tepede geniş bir bahçe içerisine yapılmıştır.

Paylaşın

Diyarbakır: Kavs (Cihannuma) Köşkü

Kavs (Cihannuma) Köşkü; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Dicle Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kırklar Dağı Mevkii’ndedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

16. yüzyılın sonlarına 17.yüzyılın başlarına tarihlenen ve Çarbağ Köşkü olarak da bilinen köşk; siyah ve beyaz taş kullanılarak yapılan iki katlı bir yapıdır.

Büyük bir eyvanı, hamamı ve camisi ile oldukça büyük bir kompleks halinde yapılan köşk; 1991 yılına kadar ayakta kalmış fakat ilgisizlikten tamamıyla yıkılmıştır.

Kente seyahat amaçlı gelen Evliya Çelebi köşkü şöyle anlatır: “Meşhur bir irem bağıdır hatta Bağdat Fatihi IV. Murat, Bağdat fethinden sonra bu bağa gelip adalet icra ve iş-ü işret etmiştir. Bu gezinti yeri cennet bahçesinden bir köşedir ki tarifi imkânsızdır”.

Paylaşın

Diyarbakır: Kuşdili Köşkü

Kuşdili Köşkü; Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi, Şehitlik Mahallesi, Ovabağ Diyarbakır Yolu üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Üzerindeki yazıttan 1904 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır fakat kimin yaptırdığına dair bilgi bulunamamaktadır. Köşk, Gazi Köşkünden sonra Dicle nehrine hâkim bir tepede konumlanmıştır. Yapı L plan tipinde iki katlı ve dikdörtgen planlıdır.

Yapının zemin katında iki eyvan yer almaktadır. Batı tarafında bulunan eyvanın iki kemeri vardır. Kırık kemerli bu eyvanın daha önceleri soğukluk olarak kullanılan, şimdilerde ise su deposu olan, kaynak suyu mevcuttur. Bu eyvanda dikdörtgen bir havuz bulunmaktadır.

Dikdörtgen havuzda bulunan su, bir kanalı izleyerek bahçedeki büyük havuza dökülmektedir. Üst katta yer alan odalar tepe pencereleri ve nişleriyle hem fonksiyonel hem de görsel bir bütünlük oluşturur. Yapı aynı zamanda bazalt taşla çevrili duvar yüzeyinde kullanılan ve “cıs” adı verilen alçı bezeme ve kemerli pencereleriyle zengin bir cepheye sahiptir.

Paylaşın

Diyarbakır: Pamuk Köşkü

Pamuk Köşkü; Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi, Köşkler Mahallesi, Eski Mardin Yolu üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Plan ve mimari özelliklerine bakıldığında 19.yy sonu 20.yy başında yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir. Gazi köşküne yakın bir yamaçta yer almaktadır. Köşk geniş ve etrafı çiçeklerle çevrili bir bahçe içerisinde bulunmaktadır.

Kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen planlı ve tek katlıdır. Köşkün sadece iki sivri kemerli, içinde selsebili bulunan bir eyvanı ve kare planlı havuzu günümüze ulaşabilmiştir. Yapı şu anda mevcut durumuyla halka açık oturma ve dinlenme amaçlı kullanılmaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Surp Giragos Ermeni Kilisesi

Surp Giragos Ermeni Kilisesi; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Fatih Paşa Mahallesi, Özdemir Sokak arasında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tapu Kayıtlarına göre Ortodoks Ermenilerin kullandığı bir kilisedir. Kilisenin hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bu kilisenin adına ilk kez 1610-1615 tarihleri arasında Polonyalı Simeon’un Seyahatnamesinde rastlanmıştır. Ermeni mimari tarihinin önemli eserlerindenbirisi olan Surp Giragos Kilisesi Ortadoğu’daki en büyük Ermeni kilisesidir.

Ermeni Patriği Bedros Vartabet tarafından 1722 yılında restore edilmiş daha sonra 1729 yılında Ermeni mimarlar Şahin, Saruhan ve Yarem tarafından daha da büyütülerek tekrar inşa edilmiştir.10 Haziran 1881 yılındaki büyük yangında tamamen harap olmuşsa da 1883 yılında tekrar inşa edilmiştir. Bu tarihi bilgilere kilise duvarlarına yerleştirilen 9 adet taş kitabelerden günümüze ulaşmıştır.

Kilise 1960 yılına kadar askeri depo olarak değişik amaçlarla kullanıldıktansonra Diyarbakır Ermeni Cemaatince devralınmıştır. Yapı üzerinde kısmi onarımlar yapılarakasıl işlevine kavuşturulmuştur. Heybetli bir görüntüye sahip olan kilise, doğu batı doğrultusunda uzanmaktadır. Yapıya giriş batı yönünden sağlanmaktadır. Kilise narteks, naos, kadınlar mahfili, apsit, günümüzde mevcut olmayan çan kulesi ve müştemilatlarından oluşmaktadır.

Kilisenin soğan başlı ilk çan kulesi yıldırım çarpması sonucunda yıkılınca yerine bir Ermeni taş ustası tarafından eskisinden daha görkemli, 29 metre yüksekliğinde yenisi inşa edilmiştir. Bu yeni kuleye meşhur Zilciyan’ların döktüğü çan takılmıştır. En üstüne 3 metrelik 24 ayar altın haç yerleştirilmiş, 1914 yılında top ateşiyle yıkılmıştır. 1915 yılından zarar görenkilise 1.

Dünya Savaşı sırasında Alman subaylar tarafından karargah olarak kullanılmıştır. Savaş sonrası bezdeposu olarak kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde toprak olan tavanı çökmüştür. Sütunları, kemerleri ve apsislerinden beşi ayakta kalabilmiştir. Diyarbakır Büyükşehir Belediye’si tarafından 2011 yılı sonu itibariyle kilisenin restorasyonunu bitirilip ibadete açılmıştır.

Paylaşın

Diyarbakır: Ulu Camii

Ulu Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Cami Kebir Mahallesi, Pirinçler Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. MS 639 yılında Müslümanlar tarafından Diyarbakır feth edilmiş ve kentin en büyük kilisesi olan Mar Toma Kilisesi’nin camiye çevrilmiştir. Anadolu’nun en eski camilerindendir.

Müslümanlar tarafından 5. Harem-i Şerif (Mukaddes Mabed) olarak bilinir. 1091 yılında esaslı bir onarım geçirmiştir. Plan itibariyle Şam Emeviye Cami’nin Anadolu’ya yansıması olarak yorumlanır. Camiye Diyarbakır’da hüküm sürmüş bütün devletler büyük önem vermiş ve onarmışlardır.

Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah, İnal ve Nisanoğulları, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev, Artuklular, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı Padişahlarından bir çoğuna ait kitabe ve fermanlar Camiinin muhtelif yerlerinde görülmektedir.

Paylaşın

Diyarbakır: Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi

Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Camii Kebir Mahallesi, Cahit Sıtkı Tarancı sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği ev, 1733 yılında inşa edilmiştir. Diyarbakır’ın geleneksel konut mimarisinin tüm özelliklerini taşıyan, merkezi bir avlu etrafında sıralanmış dört kanattan oluşan ev zemin artı bir katlı olarak tamamen bazalt taş kullanılarak inşa edilmiştir.

Bina iklim şartlarına uygun olarak yazlık (kuzeyde), kışlık (güneyde), ilkbahar (doğuda) ve sonbaharlık bölümden (batıda) oluşmaktadır. Mutfak kuzey doğu köşede eyvan şeklinde düzenlenmiş, güneybatı köşede de hamam yapısı bulunmaktadır. Binada büyüklü küçüklü toplam 14 oda, mutfak, kiler ve tuvalet bulunmaktadır. Binanın en önemli yeri iki katlı olan yazlık kısmıdır.

Bu bölümün ikinci katında önünde çift kemer açıklıklı eyvanı ile baş oda ya da mabeyn odası olarak adlandırılan büyük bir oda bulunmaktadır. Cahit Sıtkı Tarancı 2 Ekim 1910 yılında bu odada dünyaya gelmiştir. 1973 yılında Kültür Bakanlığınca Tarancı ailesinden alınarak kamulaştırılan ev, 1974 yılında restore edilerek Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Paylaşın