Siirt: Çaykaya Mağarası

Çaykaya Mağarası; Siirt’in Baykan İlçesi, Çaykaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mağaralar tarih boyunca insanların ilgisini çeken oluşumlardır. Büyük yer altı oyukları olarak da tanımlanan mağaralar, genellikle suların eritme süreci ile oluşmuş karstik aşınım şekillerinin en tipik örneklerinden olan yer altı ve yerüstü boşluklarıdır. Doğal oluşumlu mağaralar dışında, insan eliyle yapılmış mağaralar bulunmaktadır.

Mağaraların görsel, sportif, kültür ve sağlık bakımından sahip oldukları özellikler, turizme alternatif bir tip olarak mağara turizmini meydana getirmiştir. Mağaralar doğal oluşum ve varlıklarıyla (sarkıt ve dikitler, traverten, kuyu, göller, dereler, süslü salonlar) doğa turizminin, yerleşim ve dini ibadet yeri olarak kültür ve inanç turizminin, mikrokliması ve içindeki termal şifalı suları ile ise sağlık turizminin içinde değerlendirilmektedir.

Ülkemizin her tarafında olduğu gibi Siirt ve çevresi de mağara turizmi için büyük bir potansiyele sahiptir. Çaykaya Mağarası doğal özellikleri ile en dikkat çekici olanıdır. Mağara, bölgede günümüze kadar araştırması yapılmış en uzun doğal mağara özelliğine sahiptir. Germik Formasyonun üst seviyelerini oluşturan masif kireçtaşları içerisinde, sahadaki bindirmeler sonucu gelişmiş olan mağara yaklaşık 200 m uzunluğundadır.

Mağara, sağ tarafında yer alan Başur Çayı vadisine paralel olarak, fay hattı boyunca K-KD yönlü olarak devam etmektedir. Ortalama 5 m derinliğe sahip olan ve ilk girişten itibaren 13 m’lik ikinci bir inişle ulaşılan mağara tabanından itibaren, yaklaşık 20 derece eğime sahip olan ana galeriden 6 m ilerlenerek GD yönünde gelişmiş olan bir kola ulaşmaktadır.

Yarasa popülasyonunun bulunduğu yan kol ortalama 1,5 m genişlik, 1,5 m yükseklik ve yaklaşık 60 m uzunluğundadır. Mağaranın tabanı genel olarak çökmüş moloz ve irili ufaklı kaya parçalarıyla kaplı olup, yer yer damlataş oluşumları görülmektedir. Çaykaya Mağarası turizm için büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak mağara, gerekli düzenlemeler yapıldığı takdirde şartıyla turizm amaçlı kullanılabilir.

Paylaşın

Siirt: Botan Kanyonu

Botan Kanyonu; Siirt’in Merkez İlçesi, Kayaboğaz Köyü civarında yer almaktadır. İl merkezine 4-5 km mesafedeki bölgeye özel veya ticari araçla gidilebilir.

Botan Kanyonu turizm için oldukça dikkat çekicidir. Bu dar ve derin kanyon, Alt Pleyistosen’de Botan Çayı’nın (Uluçay) Kavika ve Gökçedağ antiklinallerini yarması sonucu oluşmuştur. Bu vadi içlerinde bulunan katmanlar litolojik olarak farklı yapıya sahip olduklarından farklı aşınım ve birikim şekilleri (kornişler, sekiler, vb.) meydana gelmiştir.

Ayrıca flüvyal ve karst jeomorfolojisine ait çok sayıda örnek bulunur. Dolayısıyla kanyon, içinde bulunan sekiler, kornişler, gömük menderes, doğal mağaraları, sarp yamaçlar ve daha birçok jeomorfolojik ve litolojik oluşumlar ve muazzam coğrafi görümü ile jeomorfoturizm için önemli bir potansiyeldir.

Ancak turistlerin en çok ilgisini çeken mekânlar ise hem Botan Vadisi’ne hem de Botan Kanyonu’na hâkim noktalarda yer alan olan Rasılhacar Tepesi ve bu tepe de yar alan Rasılhacar (Deliktaş) oluşumu ile Kale (Kaletül Üstad) seyir noktalarıdır.

Altından tüm haşmetiyle geçmekte olan Uluçay’a (Botan) tepeden kuşbakışı bakan Taşbaşı Mağarası, ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunmaktadır. Uluçay’a (Botan) yaklaşık 350 metre yükseklikten bakan mağara, dik kireç taşlarının milattan önceki devirlerde oyulmasıyla oluşmuştur.

Barınma amaçlı kullanıldığı bilinen mağara iç çeperini el vuruşlarıyla kazıldığı görülmektedir. İki mağara bulunan küçük bir pencere, mağaralar arası iç ulaşımı sağlamaktadır. Mağaranın hemen yanında dikine yükselen ve atlama taşı denilen bir kaya mevcuttur ki; burayı ziyarete gelen gençlerin cesaretlerini ispatlamak için bir kayadan diğerine atladıklarından bu adı almıştır.

Taşbaşı olarak bilinen büyük mağaranın hemen yanında bulunan delikli taş eşsiz bir manzaraya sahiptir. Aşağıdan, kıvrım kıvrım ilerleyen Uluçay’ı (Botan Suyu) seyretmenin keyfi bambaşkadır. Şu an etrafı demir korkuluklarla da çevrilmiş olsa da güzelliğinden bir şey kaybetmeyen Rasıl Hacar derin vadinin üzerinden çekilen fotoğraflarla olsun yamaç paraşütüyle olsun doğaseverleri bekliyor.

Paylaşın

Siirt: Cumhuriyet (Hıdr-Ul Ahdar) Camii

Cumhuriyet (Hıdr-Ul Ahdar) Camii; Siirt’in Merkez İlçesi, Ulus Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Siirt yöresi uzun tarihi geçmişi süresince farklı dinlere mensup grupları içinde barındırmış, dini misyonu olan önemli bir merkezdir. Önemli inanç çekim merkezlerine sahip olan Siirt, İslam dini başta olmak üzere çeşitli dinlere ait dini eserlere sahip, önemli bir alternatifi teşkil etmektedir.

Nitekim inanç turizminin gelişimini sağlayan önemli bir faktör de, dini mekânların ibadetlerin gerçekleştirilmesi için kullanımı nedeniyle insanlar tarafından ziyaret edilmesidir. Bu eserlerden biride Cumhuriyet (Hıdr-Ul Ahdar) Camisi’dir.

Hıdr’ul Ahdar Camii’ın, 12. yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülmektedir. 1929 yılında yeniden onarılan, minaresi yenilenen caminin ismi de Cumhuriyet Camii olarak değiştirilmiştir. Caminin bitişiğinde bulunan Suk’ul Ayn Çeşmesi de Selçuklu döneminde yapılmıştır.

Kesme taştan, tek kubbeli bir yapı olan bu caminin doğusuna Selçuklu döneminden sonra iki kubbeli bir mekân eklenmiş ve yapının planı dikdörtgene dönüşmüştür. Kuzey yönünde biri ibadet mekânına, diğeri de sonradan eklenen bölüme açılan iki ayrı kapısı bulunmaktadır. Bu kapılar sivri kemerlidir. Ancak bu kemerli kapılar sonradan kapatılmış ve iki küçük kapıya dönüştürülmüştür.

Paylaşın

Siirt: İncekaya (Kormas) Kalesi

İncekaya (Kormas) Kalesi: Siirt’in Şirvan İlçesi, İncekaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

İncekaya Köyü’ne şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Köyden kalenin bulunduğu bölgeye yürüyerek ulaşılabilir.

İncekaya (Kormas) Kalesi bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Osmanlı döneminde 1666 yılında yapıldığı ve 1702 yılında yenilendiği tahmin edilen kalede, kalenin savunması için üç burç, içindeki yönetim kesimi ve halk için ambarlar, ev, hamam, sarnıç, imaret, yönetim sarayı ve ahırlar bulunmaktadır.

Siirt çevresinde çok sayıda kale bulunmakla beraber bunların bir kısmı yıkılmış durumdadır. Harabe şeklinde olan bu kalelerin ulaşım imkanları da kısıtlıdır. Ancak kısmen de ayakta durabilmiş kalelerin restore edilip korunması ve turizme kazandırılması önem teşkil etmektedir.

Kaleler buranın coğrafi çevre özelliklerine göre şekillenmiştir. Genelde tepe üzerinde konumlanan bu yapılar yamaç şeklinde inşa edilmişlerdir. Ayrıca kullanılan inşa malzemesi de sahada yoğun bir şekilde bulunan kireç taşları, jips gibi malzemelerden oluşmaktadır.

Paylaşın

Siirt: İsmail Fakirullah Türbesi

İsmail Fakirullah Türbesi; Siirt’in Tillo İlçesi, Fakirullah Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İsmail Fakirullah Hazretleri, çocuk yaşlarında ilim tahsiline başlamış ve hoca oluncaya kadar ilim tahsiline aralıksız devam etmiştir. Yirmi dört yaşındayken babasını kaybetmiştir. Bu yaşta evlenerek oturduğu camide müderrislik ve imamlık yapmaya başlamıştır.

Otuz yaşında annesini kaybettikten sonra, zühd ve takvasının gereği olarak kendisine bir tarla satın almış, bizzat kendi elleriyle asma ağaçları dikmiş ve geçimini sağlamak için çalışmıştır. Tarla ekmiş, ekin biçmiştir. Kırk yaşına kadar günlerinin çoğunu oruçla geçirmiş, orucunu birkaç üzüm tanesi ile açmıştır. Kırk gün konuşmadan, yemeden içmeden kesilip mana alemine dalmıştır.

Kırkıncı gün gözünü açmış, bir tas su içmiş, ekşi nar aşı isteyip, bir parça ekmekle yemiş ve kendine gelmiştir. Bundan sonra yemeğini normal yemeye başlamıştır. Daha sonra kırk sekiz yaşında Hacc’a gitmiştir. İsmail Fakirullah Hazretlerinin biri kız olmak üzere 5 çocuğu vardı.

Üveysiyye tarikatının esasları doğrultusunda, her kesimden insanları irşat ederken, diğer tarafta şer-i ilimler ve müspet ilimlerde dünyaca ünlü meşhur ilim adamları yetiştirmiştir. Hayatını hak yolda insanları irşat etmekle geçiren bu büyük veli, Hicri 1146, Miladi 1734 senesinde ruhunu Mevlasına teslim etmiştir. Kabri Tillo da kendi ismiyle anılan türbededir. Her sene binlerce kişi türbesini ziyaret etmektedir.

Paylaşın

Siirt: Şeyh Hamza El-Kebir Türbesi

Şeyh Hamza El-Kebir Türbesi; Siirt’in Tillo İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şeyh Hamza El-Kebir Hazretleri’nin doğum tarihi bilinmemektedir. Hims Vilayeti’ne bağlı Tedmur denilen yerden gelmiştir. Soyu büyük Sahabi Halid Bin Velid’e (R.A.) dayanır.

Babaları Ebu Said-i Magzuni, Hicri 470, Miladi 1077 ile Hicri 561, Miladi 1166 yılları arasında yaşayan Abdülkadir Geylani Hz.’ne muasir olmuş, hatta birbirlerine karşılık ders vermişlerdir.

Başta İsmail Fakirullah Hz.’nin tespiti olmak üzere tevatürle sabit olan O’nun büyük velayeti ve “Kutb’ul Aktab” makamına ulaşmış, Tillo’nun başta gelen velilerinden biri olmuştur. Tarikati “Hamzeviyye” tarikatıdır.

12 erkek çocuğu olmuştur. Bunların hepsi velayet makamına müşerref olmuşlardır. Şeyh Hamza El-Kebir Hz. Hicri 669, Miladi 1271 tarihinde vefat etmiştir. Kabri şerifi Tillo’da kendi adına yaptırılan türbededir.

Paylaşın

Siirt: Zemzem-Ül Hassa Hatun

Zemzem-Ül Hassa Hatun; Siirt’in Tillo İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Doğum tarihi 1765 vefat tarihi ise 1852 yıllarıdır. Şeyh Mustafa Fani Hz.’nin kızıdır. Sultan Memduh Hz.’nin eşidir. Kendisine has divanı vardır.

Yaşantısı ibadet ve zikir ile geçmiştir. Sultan Memduh Hz. Türbesi’nde metfundur. Tillo’nun yaklaşık üç kilometre dışında ve bir tepe üzerinde yapılan bu mekan yenilenerek bir külliye haline getirilmiştir.

1890 yılında Tillo’ya gelen Bediüzzaman, Kubbe-i Hasiye denilen bu kubbede tek başına kalarak Kamus-u Okyanus adlı lügatı babu’s-sin’e kadar (1.155 sahife) ezberlemiştir. Bu arada kardeşi Mehmet’in getirdigi yemeğin tanelerini karıncalara verip, suyuna da ekmeğini batırarak yermis.

“Neden böyle yapıyorsun?” diyenlere Bediüzzaman: “Karıncaların içtimai hayatlarında malikiyet, çalışkanlık, yardımlaşma ve vazifeşinaslık var. Ben bunu gördüğüm için bunların Cumhuriyetperver oluşlarına mükafaaten kendilerine yardım etmek istiyorum.” diye cevap vermiştir.

Paylaşın

Siirt: Derzin Kalesi

Derzin Kalesi; Siirt’in Baykan İlçesi, Adakale (Derzin) Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Adakale (Derzin) Köyü’ne şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köyden kalenin bulunduğu bölgeye yürüyerek ulaşılabilir. Baykan İlçe Merkezinin 8 km kuzeyinde sarp dağların zirvesinde kurulmuştur.

Derzin Kalesi gözetleme kuleleri ile eski durumunu korumasıyla birlikte etrafında yer alan cami, medrese, türbe, sarnıç ve iki mezarlık ile önem arz eden bir mekandır.

Derzin Kalesi, ne zaman ve kim tarafında inşa edildiği bilinmemektedir. Fakat mimari tarzı Bizanslılara ait olunduğu söylenmektedir.

Siirt çevresinde çok sayıda kale bulunmakla beraber bunların bir kısmı yıkılmış durumdadır. Harabe şeklinde olan bu kalelerin ulaşım imkanları da kısıtlıdır. Ancak kısmen de ayakta durabilmiş kalelerin restore edilip korunması ve turizme kazandırılması önem teşkil etmektedir.

Kaleler buranın coğrafi çevre özelliklerine göre şekillenmiştir. Genelde tepe üzerinde konumlanan bu yapılar yamaç şeklinde inşa edilmişlerdir. Ayrıca kullanılan inşa malzemesi de sahada yoğun bir şekilde bulunan kireç taşları, jips gibi malzemelerden oluşmaktadır.

Paylaşın

Siirt: İrun Kalesi

İrun Kalesi; Siirt’in Şirvan İlçesi, Kayahisar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kayahisar Köyü’ne şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köyden kalenin bulunduğu bölgeye yürüyerek ulaşılabilir. Şirvan İlçe Merkezinin 40 km kuzeyinde sarp dağların zirvesinde kurulmuştur.

İrun Kalesi sarp bir tepe üzerindedir. Musul Atabegi Nurettin Zengi döneminde (1142- 1146) var olduğu bilinen kale, Ahlatşahlar, Selçuklu ve Osmanlı döneminde kullanılmıştır. Çeşitli kısımlardan (burç, kule, ahır, depo vb.) oluşan kalenin turizme kazandırılması önemlidir.

Siirt çevresinde çok sayıda kale bulunmakla beraber bunların bir kısmı yıkılmış durumdadır. Harabe şeklinde olan bu kalelerin ulaşım imkanları da kısıtlıdır. Ancak kısmen de ayakta durabilmiş kalelerin restore edilip korunması ve turizme kazandırılması önem teşkil etmektedir.

Kaleler buranın coğrafi çevre özelliklerine göre şekillenmiştir. Genelde tepe üzerinde konumlanan bu yapılar yamaç şeklinde inşa edilmişlerdir. Ayrıca kullanılan inşa malzemesi de sahada yoğun bir şekilde bulunan kireç taşları, jips gibi malzemelerden oluşmaktadır.

Paylaşın

Siirt: Sultan Memduh Türbesi ve Camii

Sultan Memduh Türbesi ve Camii; Siirt’in Tillo (Aydınlar) İlçesi, Saydanlar Mahallesi, İbrahim Hakkı Çalıpkulu Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Asil adi Mahmut olan Sultan Memduh Hz. Hicri 1174, Miladi 1761 senesinde, Zilkade Ayı’nın 20. günü Cumartesi gecesinde Tillo’da doğmuştur. Önceleri anne ve babasının terbiyesi altında büyüdü. Genç yaşta dedesi İsmail Fakirullah Hz.’nin halifesi olan İbrahim Hakkı Hz.’nin yanında sarf, nahiv, tefsir, hadis ve fıkıh gibi pek çok dini ilimleri okudu.

Tasavvufi alanda da özellikle büyük dedesi İsmail Fakirullah Hz.’nin marifet ve nurların güzelliğini, hikmet ve esrarın kaynaklarını içeren tarikatına bağlı kalıp, hizmet etmekle meşgul oldu. Kısa süre içinde, hocaları İbrahim Hakkı Hz. ve aynı zamanda amcası olan Şeyh Mustafa Hz.’nin manevi terbiyesi ile, İbrahim Hakkı Hz. tarafından “Memduh” yani “Övülmüş” lakabını kazanacağını müjdeledi. İlim, irfan ve irşad’ı sayesinde ünü dünyanın her yerine yayılmış ve kendisini görmek isteyen insanlar her yerden Tillo’ya akın etmeye başlamıştır.

Tarikatı, dedesi Şeyh İsmail Fakirullah Hz.’nin “Uveysiyye” tarikatına dayanır. Sultan Memduh Hz.’nin zevcesi kendisi gibi Velayet Makamına yükselmiş olan Zemzem’il-Hassa’dır. Büyük Veli Sultan Memduh Hz. alemde elde ettiği kemalat ile 47 bin beyitlik bir divan yazmıştır.

Değeri ölçülmeyecek kadar kıymetli olan bu eser tasavvufi olup, Arapça, Farsça ve Türkçe’dir. Hicri 1263, Miladi 1847 senesinde Dar-i Fen âdan Dar-i Bekâya irtihal eden Sultan Memduh Hz.’nin kabri İlçe’de kendi ismiyle anılan Sultan Memduh Türbesi’ndedir. Türbe, Tillo’da yüksek bir sırttadır. 1830 yılında Sultan Memduh Hz. tarafından oğlu Şeyh Abdurrahman için yaptırılmış, kendisi de ayni türbede defnedilmiştir.

Paylaşın