Tekirdağ: Hora Feneri

Hora Feneri; Tekirdağ’ın Şarköy İlçesi, Hoşköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Buraya şahsi aracınızla Tekirdağ-Malkara yolunun 48. kilometresinde Şarköy yoluna girin. Burada 38 km yola devam ettikten sonra Şarköy’e ulaşırsınız.

Burada tabelalar yardımıyla 16 km daha devam ederseniz Hoşköy mahallesine ulaşırsınız. Hora Feneri mahalle girişinde bulunur. Ya da otobüs firmalarıyla Şarköy’e gelin burada servislerle Hoşköy Mahallesine geçin.

Fener, yapımından günümüze kadar aynı aile fertleri tarafından çalıştırılmaktadır. Önceden fenerde yaşayan aileler, elektriğin gelmesiyle birlikte belde merkezinde ikamet etmeye başlamışlardır.

Hoşköy kenarına rota feneri olarak inşa edilen Hoşköy (Hora) Feneri 1861 yılında Fransa’dan özel olarak getirilen malzemelerle Fransızlar tarafından inşa edildi.

Bağlantıları yapılırken kaynak yerine vidanın kullanıldığı tamamı demir olan yapı, günümüze kadar gelen nadide yapılardan biridir.

Değişik bir mimari yapısı olan fenerin yaklaşık yüksekliği 20-25 metre kadar olup, temelinin de 20 metre uzunluğunda deniz seviyesine kadar indiği söylenir.

Fener kendi etrafında tam dönüşünü 20 saniyede tamamlayarak, bir dönüşünde dört kere çakmaktadır. Eskiden gaz lambası ile aydınlatılan fener, artık günümüzde elektrik kullanılarak çalışmaktadır.

 

Paylaşın

Tekirdağ: Perinthos Antik Kenti

Perinthos Antik Kenti; Tekirdağ’ın Marmara Ereğlisi İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. İlçe Merkezi’ne giderken sol tarafta kalmaktadır.

İ.Ö. 6. yy.’da Samos Adasından gelen topluluklar tarafından kurulmuştur. I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı statüsündedir. Antik yazarlardan Diodoros M.Ö. 4. yy. ortalarında II. Philip’in Perinthos’u kuşatmasını anlatırken akropolis eteklerindeki evlerin uzaktan bakıldığında bir tiyatronun oturma sıralarında oturan insanlar gibi göründüğünü yazmaktadır.

Perinthos’un antik devirden günümüze en iyi durumda koruna gelmiş anıtı olan surlar akropolis ve aşağı şehir surları olmak üzere şehri kuzeyden ve batıdan kuşatmaktadırlar. Özellikle Akropolün kuzeybatı köşesindeki surlar kısmen 6-7 m. yüksekliğe kadar korunmuşlardır.

Buna karşın Ereğli’nin bugün Kalekapı adı verilen semtindeki kuzey aşağı şehir surları inşaat faaliyeti nedeniyle tamamen tahrip olmuşlardır. Yarımadanın kuzeyinde limana bakan kesimdeki deniz surları da kısmen 5 m. yüksekliğe kadar korunmuşlardır.

Ereğli’de bugün görülen surlar, M.S. 5.yy.’dan kalmışlardır. Akropolün güney yamaçları çok dik olduğundan bu kesimde sur yapılmasına gerek görülmemiş sadece akropolün güneybatısında yapıların ağırlığıyla toprak kaymasını önlemek için destek duvarları inşa edilmiştir.

Paylaşın

Tekirdağ: Rüstem Paşa Külliyesi

Rüstem Paşa Külliyesi; Tekirdağ’ın Merkez İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, Mimar Sinan Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Külliyenin camii, bedesten, medrese ve kitaplık bölümü günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Külliyenin vaktiyle kervansarayı ve imareti olduğu çeşitli kaynaklarda yer almaktadır.

Rüstempaşa Külliyesi içinde en belirgin yeri tutan Rüstempaşa Camii, 1553 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Rüstem Paşa tarafından denize hâkim bir tepe üzerinde Mimar Sinan’a yaptırılmıştır.

Caminin 30 metre doğusunda bulunan medrese 1880’de harap olunca üzerine ahşap bir okul kurulmuştur. Rüştiye ve İdadi olarak kullanılan bu yapı daha sonra Cumhuriyet İlkokulu olarak da hizmet vermiştir.

Cami ile medresenin arasında kare planlı ve kubbeli olarak yapılan kitaplık binasına ocak ve baca eklenmiş ve bu yapı sonrasında camii; aşhane olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Medresenin yanında yer alan hamam, orijinalinde kadınlar ve erkekler kısmı olmak üzere bir çifte hamam şeklinde üstü kubbeyle örtülü olarak yapılmıştır.

Caminin batısında yeralan bedesten 6 kubbeli, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Taş ve tuğla karışımından inşa edilmiş olan ve son yıllarda onarılan bu yapı külliyenin cami ile birlikte sağlam olarak görülebilen kısımlarındandır.

Ayrıca Rüstempaşa Camii’nin doğusunda inşaatı 1988 yılında tamamlanan bir çarşı mevcuttur. Yeri Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu çarşı, İl Özel İdaresi ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce ortaklaşa yapılmıştır. Çarşı, külliyenin dönem özelliklerini yansıtan mimariye sahiptir.

Paylaşın

Tekirdağ: Namık Kemal Evi

Namık Kemal Evi; Tekirdağ’ın Merkez İlçesi, Ortacami Mahallesi, Namık Kemal Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Namık Kemal’in 1840 yılında Tekirdağ’da doğduğu ev, yakın çevresindeki eski Tekirdağ evleri de örnek alınarak Tekirdağ il Özel İdaresi ve Tekirdağ Namık Kemal Derneği tarafından 1993 yılında yeniden yaptırılmıştır.

Namık Kemal Evi, Tekirdağ’ın mutfağı, baş odası ve yatak odasını tanıtan etnografik eşyalar ile süslenmiştir. Ayrıca Namık Kemal ile ilgili  yazılmış eserler de bu evde sergilenmektedir.

Evin etrafında geniş bir bahçe duvarı, binanın dışı ve altı odası ahşap malzeme ile kaplanmış. Namık Kemal Caddesi’ne bakan bahçe duvarı tarafında büyük bir portal kapı ile bahçeye giriliyor.

Bahçede Açıkhava sahnesi ve seyirlik alan bulunmaktadır. Müzenin bodrum katında bahçeye açılan kapısı ile bodruma girildiğinde büyük panolarla donatılmış sergi salonu göze çarpaktadır. Burada çeşitli sergilerde açılmaktadır.

Paylaşın

Tekirdağ: Uçmakdere

Uçmakdere; Tekirdağ’ın Şarköy İlçesine bağlı bir köydür. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Uçmakdere belki de adını ilk defa duyduğunuz şimdilerin yamaç paraşütü için vazgeçilmez adresi. Tekirdağ’a yaklaşık 30 km uzaklıktaki bu güzel köye ulaşım için en sağlıklı yol, Kumbağ üzerinden geçerek Ganos dağı eteklerine gelmek.

Eski bir Rum köyü olan Uçmakdere eski yerleşim dokusunu ve yaşam kültürünü devam ettirmektedir. İstanbul’a olan yakınlığı sayesinde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan Uçmakdere, Ganos Dağları’nın yeşili ve Marmara Denizi’nin mavisi eşliğinde ziyaretçilerine yöresel köy ürünleri ve köy yaşamıyla  buluşmanın keyfini yaşatmaktadır.

Muhteşem görüntüsüyle gürültülü şehir ortamından kaçıp doğanın sesini dinlemek isteyenlere kucak açan Uçmakdere’ye gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

Paylaşın

Tekirdağ: Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi; Tekirdağ’ın Merkez İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, Rakoczi Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1927 yılında Mimar Kazım Tahsin tarafından yapılmıştır. 1976 yılına kadar Vali Konağı olarak kullanılan müze binası kagir, zemin üzerine iki katlıdır. Binanın kuzeyinde bulunan girişi mavi beyaz İznik çinileri ile kaplıdır.

Girişin üzerinde kagir iki konsolun taşıdığı balkon yer almaktadır. Balkonun korkuluğu daire ve yıldız motiflerle süslüdür. Üst kat pencereleri beşik kemerli olup, üstü İznik seramikleri ile kaplıdır.

Alt kat pencereli dikdörtgen formdadır ve denizliklerin altında kabartmalar görülmektedir. Binanın batı ve güney kısımlarında yer alan iki adet kagir balkonu vardır. Binanın çatısı kırma olup kiremitle kaplıdır. Giriş kapısının üstünde kitabesi mevcuttur.

Müzede, Tekirdağ ve civarında bulunmuş ve tarih öncesi çağlardan günümüze kadar gelen toplam 23 bin 901 adet eser bulunmaktadır. Müzede 4 bin 863 arkeolojik eser, 17 bin 129 sikke, 1909 etnografik eser ziyarete açıktır.

Paylaşın

Madımak Cacığı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Madımak Cacığı; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 su bardağı pilavlık bulgur
  • 1 su bardağı ince doğranmış madımak
  • 2 su bardağı yoğurt
  • ½ çay kaşığı tuz

Hazırlanışı;

Pilavlık bulgur suda haşlanır. Ayıklanmış ve yıkanmış madımaklar ince olarak doğranır ve bulgur ilave edilir. Yoğurt kaşıkla iyice karıştırılarak ve tuzu konularak bu karışıma katılır. Soğuk olarak servis yapılır. Not: Ispanak, pancar gibi sebzelerle de aynı şekilde cacık yapılabilir.

Paylaşın

Kırdök, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kırdök; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un

Hazırlanışı;

Un, süt, yağ ve maya ve tuz konularak hazırlanan orta yumuşaklıkta hamur iki parmak kalınlığında uzun silindirler haline getirilir. Üzerine yumurta sarısı sürülür, 6-7 cm boyunda kesilen bu parçalar fırında pişirilir, bir gün sonra peksimet gibi fırında kurutulur. Bayatlamayan bir yiyecek olan kırdök kahvaltı ve çay yanında servis yapılır.

Paylaşın

Sübüra, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sübüra; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 su bardağı sübürâ hamuru
  • 2 su bardağı yoğurt
  • 2 lt. su
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 3 yemek kaşığı kavrulmuş kıyma
  • 2 diş sarımsak (arzuya göre)
  • 1 tatlı kaşığı kırmızıbiber

Hazırlanışı;

Sübüra; su ve börek sözcüklerinden oluşmuştur. Su ve un ile tuzu konularak hamur yoğrulur, yumak (beze) alınır. 2 mm kalınlığında yufka açılır ve küçük kareler halinde (tavla zarı büyüklüğünde) kesilir. (Kesilmiş hamurlar önceden hazırlanarak kurutulur gerektiğinde de kullanılır). Tencerede kaynayan suya sübürâ hamurları atılır, pişirilir, tuzu konulur. Ayrı bir yerde sarımsaklı yoğurt hazırlanır.

Pişen hamurun üzerinden sıcak suyu biraz akıtılır ve az olarak soğuk su ilave edilerek, koyu çorba kıvamında olması sağlanır. Sarımsaklı yoğurdu katılır, kızdırılmış tereyağına kırmızıbiber katılarak üzerine ekilir. Arzuya göre üzerine yağda kavrulmuş kıyma konulduğu gibi köylerde tereyağında pişirilmiş yumurta da konulabilir.

Paylaşın

Kavurma Herlesi, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kavurma Herlesi; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 6 yemek kaşığı un
  • Yeterince tuz ve Su
  • 1 Çay kaşığı toz karabiber

Hazırlanışı;

Tencerede eritilen yağın üzerine un konularak pembeleşene kadar kavrulur. Kavrulan unun yarısı bir tabağa alınır. Tencerede kalanın üzerine beş su bardağı soğuk konularak karıştırılarak ve çok koyu olmayacak şekilde pişirilir. Tuzu konulduktan sonra üzerine kavrulan un serpilir ve karabiber ekilir.

Paylaşın