Şanlıurfa: Gümrük Hanı

Gümrük Hanı; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Pınarbaşı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hanlar Bölgesinde yer alır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1563 yılında Urfa Sancakbeyi Halhallı Behram Paşa tarafından yaptırılmıştır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “Yetmiş Hanı” olarak anılan han, dış cepheleri kaplayan iki renkli kesme taşlardan dolayı “Alaca Han” adıyla da bilinir. Avlusundan Halil-ür Rahman Gölü’nün suyu geçmektedir.

İki katlı bu hanın avlusunda çayhaneler bulunmaktadır. Giriş eyvanının üzeri mescit olarak değerlendirilmiştir. 2001 yılında Rızvaniye Vakfı’nın katkılarıyla Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafından restore edilmiştir.

Şanlıurfa İl Merkezi’nde; Gümrük Hanı, Hacı Kamil Hanı, Barutçu Hanı, Mencek Hanı, Şaban Hanı, Kumluhayat Hanı, Fesadı Hanı, Samsat Kapısı Hanı, Millet Hanı, Bican Ağa Hanı ve Topçu Hanı olmak üzere, Osmanlı dönemine ait 11 adet han bulunmaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa Kalesi

Şanlıurfa Kalesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Yusufpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Urfa Kalesi’nin M.Ö. 10.000 yıllarına ait neolitik bir alan üzerine kurulduğu tahmin edilmektedir. Kalenin yanıbaşında çıkarılan ve Şanlıurfa Müzesinde sergilenen 12.000 yılık Balıklıgöl Heykeli ve Kale alanı, Balıklıgöl havzasının tarihini gözler önüne sermektedir. 6.yy’ye ait kayıtlarda kaleden bahsedilmemektedir. Kale ile ilgi ilk kayıtlar 11.yy’ye  aittir.

Buna göre kale 6 yy. ile 11. yy arasına tarihlenebilir. Kale ilgili kabul edilen görüş: M.S. 812-814 yıllarıarasında Abbasiler döneminde yapıldığıdır. Kalenin üzerindeki korint başlıklı iki sütun Edessa Karalı 9. Manu döneminde, M.S. 240-242 yılları arasında birer anıt sütun olarak yapılmıştır.

Doğudaki sütun üzerindeki Süryanice kitabede:  “Ben askeri komutan Barşamaz (Güneşin  oğlu)’in oğlu Aftuha. Bu sütunu  ve  üzerindeki  heykeli  veliaht Prens Manu kızı, kral Manu eşi, hanımefendim ve velinimetim kraliçe Şalmeth için yaptım” yazılıdır.

Urfa Kalesi’nin, üç tarafı kayadan oyma hendek ile çevrilidir. Ayrıca Aynzeliha Tüneli ile kale ile Aynzeliha Gölü arasında geçit sağlanmıştır. Kaledeki tam okunamayan kitabelerin birinde kalenin Akkoyunlu Hükümdarı Sultan Hasan tarından 1462 yılında (H.867) yaptırıldığı yazılıdır. Tarihsiz başka bir kitabede aynı kişinin yaptığı onarımlardan bahsedilmektedir.

H.865 tarihli başka bir kitabede Sultan Hasan adı onarımı yaptıran olarak geçmektedir. Buna göre Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan kaleyi yapan değil, onaran olarak ortaya çıkmaktadır. Urfa Kalesi’nde yapılacak bir arkeolojik kazıda MÖ 10.000 yılından Osmanlı Dönemine kadar birçok uygarlığa ait kültürel varlık ve bu uygarlıklara ait yapı kalıntıları bulunacaktır

Paylaşın

Şanlıurfa: Harran Kapısı (Bab el-Harran)

Harran Kapısı (Bab el-Harran); Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Gümüşkuşak Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

“Bab el-Harran” olarak da bilinen kapının güneye bakan yüzünde, sağda, 5. yüzyılın başlarına ait Grekçe yazıt parçaları görünen duvar kalıntıları mevcuttur. Beş satırdan oluşan yazıtın az bir kısmı okunabilmiş olup tercümesi şöyledir: “…….. Roma tarafından …….. kuvvet …… imparatorlar ve krallar …….. yılında ……”

Kapının kuzeye bakan cephesinde ise, oldukça uzun bir Arapça kitabe dikkati çeker. Kitabede tarih verilmemiştir. Kitabenin tercümesi şudur: “Efendimiz, sultan, melik, muzaffer, âlim, adaletli, desteklenmiş ve muzaffer olan, din ve dünyanın yıldızı, fetihlerin babası, Şah Gazi b. Sultan Melik, adaletli, Allah’ın rahmetine muhtaç olan Ebu Bekir b. Eyyûb’un vilâyette yaptırdığı imaretlerden. Devlet-i muzaffer olan, adaletli eş-Şibli’dir.”

Kitabeye göre; bu bölüm yani Harran Kapısı’nın kuzey cephesi, Eyyûbi sultanlarından el- Melik’ül Muzaffer Şah (abeddin) Gazi Ebûbekr b. Eyyüb tarafından yaptırılmış olmalıdır. Şahgazi, el-Melik’ül Adil tarafından 1218 yılında Urfa ve Suruç valiliğine getirilmiş ve bu görevde 1222 yılına kadar kalmıştır. 1220-1244 yılları arasında ise,  Meyyâfârıkîn (Silvan) Eyyûbi sultanlığını yapmıştır.

Arapça kitabede “Sultan” ve “Melik” lakaplarının geçmesine dayanarak, yukarıda bahsedilen kapı inşasının Şah(âbeddin) Gazinin, Meyyâfârıkîn (Silvan) sultanlığı döneminde yapılmış olduğu tahmin edilebilir. Kitabenin alt bölümlerinde, girişin sağ ve sol üst kısımlarında, boyunlarından zincirli birer aslanı tutan bir kişiyi gösteren kabartma rölyef bulunur. 1927 Urfa Salnâmesi’nin verdiği bilgiye göre, bu rölyeflerin altlarında “Mülk, tek ve kahredici olan Allah’ındır.” anlamına gelen Arapça birer yazı da mevcuttur.

Bey Kapısı (Kısas Kapıs/Bab el- Emir)

Şehir surlarının doğu yönünde yer alan düzgün kesme taşlardan inşa edilmiş yapıdan, Kısas’a açıldığı için “Kısas Kapısı” veya “Bab el- Emir” olarak kaynaklarda bahsedilmiştir. Beykapısı günümüzde yıkılmış olup Mahmut oğlu Kulesi diye bilinen burçları ayaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Arasa Hamamı

Arasa Hamamı; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kurtluş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa, İstanbul, Bursa, Edirne ve Erzurum’dan sonra Osmanlı Dönemi’nden kalma sekiz adet hamamı ile Türkiye’de dördüncü sırayı almaktadır. Şanlıurfa hamamları, soğukluk, sıcaklık ve ılıklık bölümleri ile klasik Osmanlı hamamları planındadır.

Yeraltı hamamı tipindeki Arasta Hamamı’nın kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ismi geçmesinden ötürü hamamın XVII. yüzyıldan daha önceki bir tarihte yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Hamam kesme taştan, dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Kuzey ve güneyindeki merdivenli kapılarla soyunmalık bölümüne inilmektedir. Soyunmalık kısmı tromplu, sekizgen kasnaklı ve üzerinde aydınlık feneri olan büyük bir kubbe ile örtülmüştür. Ayrıca kuzeyine beşik tonozlu bir eyvan ile fıskiyeli küçük bir havuz yerleştirilmiştir.

Soyunmalığın kuzeydoğu köşesindeki bir kapıdan da beşik tonozlu tuvalet ve ılıklık bölümüne geçilir. Bu ılıklığın doğusundaki beşik tonozlu bir koridor sıcaklık kısmına açılmaktadır. Sıcaklık kare planlı olup, üzeri merkezi pandantifli merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Sıcaklığın köşelerine birer hücre, doğu, batı güney tarafına da birer eyvan eklenmişti

Paylaşın

Şanlıurfa: Serçe Hamamı

Serçe Hamamı; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kadıoğlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa, İstanbul, Bursa, Edirne ve Erzurum’dan sonra Osmanlı Dönemi’nden kalma sekiz adet hamamı ile Türkiye’de dördüncü sırayı almaktadır. Şanlıurfa hamamları, soğukluk, sıcaklık ve ılıklık bölümleri ile klasik Osmanlı hamamları planındadır.

Su Meydanı mevkiindeki bu yeraltı hamamının kitabesi olmadığından kesin olarak inşa tarihini söylemek mümkün değildir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde geçen “Samsat Kapısı Hamamı”nın bu hamam olduğu tahmin edilmektedir. Serçe Hamamı’nı Şanlıurfadaki diğer hamamlardan ayıran en önemli özelliği 5 eyvanlı bir sıcaklık bölümünün olmasıdır.

Cıncıklı, Vezir, Şaban, Veli bey, Eski Arasa, Serçe, Sultan ve Keçeci hamamları Şanlıurfa’nın Osmanlı Dönemi’nden kalma diğer hamamlarıdır. Bunlardan Keçeci esnafı tarafından kullanılan Keçeci Hamamı ve depo olarak kullanılmakta olan Eski Arasa Hamamı hariç diğer hamamlar hizmet vermektedirler.

(Görseller temsili)

Paylaşın

Şanlıurfa: Sultan Hamamı

Sultan Hamamı; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kazancı Mahallesi, Şişli Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa, İstanbul, Bursa, Edirne ve Erzurum’dan sonra Osmanlı Dönemi’nden kalma sekiz adet hamamı ile Türkiye’de dördüncü sırayı almaktadır. Şanlıurfa hamamları, soğukluk, sıcaklık ve ılıklık bölümleri ile klasik Osmanlı hamamları planındadır.

Hamamın kuzey cephesindeki giriş kapısı üzerinde yer alan kitabe silinmiş olduğundan ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Halk arasındaki yaygın bir söylentiye göre Osmanlı Padişahı 4.Murat, Bağdat Seferi sırasında bu hamamda yıkandığından hamama Sultan Hamamı adı verilmiştir.

Ancak, hamamın ilerisinde bulunan Sultan Bey Camii, III. Murat zamanında 1586 yılında Sultan Ahmet Bey adındaki bir zat tarafından yaptırılmış olması, bu hamamın da o dönemde yapılmış olma ihtimalini arttırmaktadır.

Cıncıklı, Vezir, Şaban, Veli bey, Eski Arasa, Serçe, Sultan ve Keçeci hamamları Şanlıurfa’nın Osmanlı Dönemi’nden kalma diğer hamamlarıdır. Bunlardan Keçeci esnafı tarafından kullanılan Keçeci Hamamı ve depo olarak kullanılmakta olan Eski Arasa Hamamı hariç diğer hamamlar hizmet vermektedirler.

(Görseller temsili)

Paylaşın

Şanlıurfa: Cıncıklı Hamam

Cıncıklı Hamam; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Karaburç Mahallesi, Hızanoğlu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa, İstanbul, Bursa, Edirne ve Erzurum’dan sonra Osmanlı Dönemi’nden kalma sekiz adet hamamı ile Türkiye’de dördüncü sırayı almaktadır. Şanlıurfa hamamları, soğukluk, sıcaklık ve ılıklık bölümleri ile klasik Osmanlı hamamları planındadır.

Kitabesi bulunmayan bu hamamın ne zaman yapıldığı bilinmemekle beraber 1729 yılında tamir görmüş olan Hızanoğlu Camii ile aynı tarihlerde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde bu hamamdan bahsetmesi, yapının XVII. yüzyılın ikinci yarısında mevcut olduğunu göstermektedir.

Cıncıklı, Vezir, Şaban, Veli bey, Eski Arasa, Serçe, Sultan ve Keçeci hamamları Şanlıurfa’nın Osmanlı Dönemi’nden kalma diğer hamamlarıdır. Bunlardan Keçeci esnafı tarafından kullanılan Keçeci Hamamı ve depo olarak kullanılmakta olan Eski Arasa Hamamı hariç diğer hamamlar hizmet vermektedirler.

Paylaşın

Şanlıurfa: Vezir Hamamı

Vezir Hamamı; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Yusufpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa, İstanbul, Bursa, Edirne ve Erzurum’dan sonra Osmanlı Dönemi’nden kalma sekiz adet hamamı ile Türkiye’de dördüncü sırayı almaktadır. Şanlıurfa hamamları, soğukluk, sıcaklık ve ılıklık bölümleri ile klasik Osmanlı hamamları planındadır.

Sarayönü Semtindeki Vezir Hamamı, 1703 yılında Urfa Mutasarrıfı Arapkirli Yusuf Paşa tarafından Yusuf paşa Camii’ne vakfiye olarak yaptırılmıştır. Vezir Hamamı, dikdörtgen bir plana sahiptir. Doğu kısmında kadınlar, kuzey kısmında erkekler kapısı olmak üzere iki girişi vardır.

Cıncıklı, Vezir, Şaban, Veli bey, Eski Arasa, Serçe, Sultan ve Keçeci hamamları Şanlıurfa’nın Osmanlı Dönemi’nden kalma diğer hamamlarıdır. Bunlardan Keçeci esnafı tarafından kullanılan Keçeci Hamamı ve depo olarak kullanılmakta olan Eski Arasa Hamamı hariç diğer hamamlar hizmet vermektedirler.

 

 

Paylaşın

Şanlıurfa: Şeyh Saffet Çeşmesi

Şeyh Saffet Çeşmesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kurtuluş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bugün için pek anlamı olasa da bir zamanlar adına besteler yapılan “Çeşme”ler kentirin fiziki yapısında çeşmeler önemli bir yere sahipti. Kentte hemen her mahallede en az bir çeşmenin bulunması gerekiyordu.

Mahalle dokusunun oluşumunda ve gelişiminde çeşmeler belirleyici unsurlardandı. Çoğunlukla düz kenar ve saçak silmeleriyle kuşatılan çeşme cepheleri, sâde görünümlü, düz-masif tasarımlara sahiptir. Çeşmelerin büyük bir bölümünde su haznesi bulunmaktadır.

Şeyh Saffet Çeşmesi, diye bilinen çeşme aslında kitabelerde Şeyh Safvet Çeşmesi olarak kaydedilmiştir. Ellisekiz Meydanındaki Halveti Tekkesi (Şeyh Saffet Tekkesi)’nin batı cephesinde yer alır. Çeşmenin kitabesinde H. 1309 (M. 1891) tarihinde Şeyh Safvet tarafından yaptırıldığı yazılıdır.

Paylaşın

Şanıurfa: Emencekzade Çeşmesi

Emencekzade Çeşmesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Kadıoğlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bugün için pek anlamı olasa da bir zamanlar adına besteler yapılan “Çeşme”ler kentirin fiziki yapısında çeşmeler önemli bir yere sahipti. Kentte hemen her mahallede en az bir çeşmenin bulunması gerekiyordu.

Mahalle dokusunun oluşumunda ve gelişiminde çeşmeler belirleyici unsurlardandı. Çoğunlukla düz kenar ve saçak silmeleriyle kuşatılan çeşme cepheleri, sâde görünümlü, düz-masif tasarımlara sahiptir. Çeşmelerin büyük bir bölümünde su haznesi bulunmaktadır.

Kitabelere göre geçen ismiyle Emencekzâde Çeşmesi, Kadıoğlu Camii avlu girişinin doğusuna bitişik olarak yapılmıştır. Çeşmenin kitabesinden H. 1138 (M.1723) tarihinde Emencekzâde lakaplı bir hayırsever tarafından
yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Bu çeşme aynı zamanda Karakoyun Deresi üzerindeki su kemeri vasıtasıyla şehre gelen Kehriz Suyu’nun çevredeki cami, hamam ve evlere dağıtımının yapıldığı “Taksimiye” görevini de görmekteydi.

Paylaşın