Adalet Bakanı’ndan “Ekrem İmamoğlu” Açıklaması; Hukuk Devleti Vurgusu

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Hukuk Devleti ilkesine ve yargıya duyulan güvenin gereği olarak, sürecin tüm yönleriyle tamamlanması beklenmeli” dedi.

Haber Merkezi / Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından soruşturmaların seyrine yönelik açıklama yaptı. Bakan Tunç’un açıklamaları şu şekilde:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında isnat edilen suçlar bakımından Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklama, adli kontrol ve serbest bırakma kararları verilmiştir.

Yargısal süreçler, hukuk sistemimizde denetime açık şekilde ilerlemekte olup, ilgili soruşturmalar halen devam etmektedir. Hâkimler, bakmakta oldukları soruşturma ve kovuşturmalarda kararlarını verirken dosya kapsamı ile bağlıdır; isnat edilen suçlamalara ilişkin iddia, savunma ve deliller doğrultusunda hukuki bir sonuca ulaşırlar.

Bu çerçevede, yürütülen adli soruşturmayı bir “siyasi soruşturma” olarak nitelendirmek yanlış olup, hukuki değerlendirmelerin siyasi zemine çekilmesi, kamuoyunda yanlış algıların oluşmasına neden olabileceği gibi Hukuk Devleti ilkesine de aykırılık teşkil eder.

Hukuk Devleti ilkesine ve yargıya duyulan güvenin gereği olarak, sürecin tüm yönleriyle tamamlanması beklenmeli, yorum ve değerlendirmeler bu çerçevede itidalli bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki adalet, yalnızca Türk milleti adına karar veren bağımsız ve tarafsız yargı mercileri eliyle tecelli eder.

Bu nedenle, sorumluluk makamında olanlar başta olmak üzere herkesin açıklamalarında daha dikkatli, özenli ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri, toplumda yanlış anlaşılmalara yol açabilecek beyanlardan kaçınmaları gerektiği unutulmamalıdır.”

Ne olmuştu?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalar kapsamında nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince, mali nitelikli soruşturma kapsamında şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet almak, irtikap, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından tutuklanmasına,

şüpheli Ekrem İmamoğlu hakkında ise üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kuvvetli suç şüphesi bulunmakla birlikte mali nitelikli suçlardan zaten tutuklanmasına karar verildiğinden bu aşamada gerek görülmemekle talebin reddine karar verilmiştir” denildi.

Hakkında tutuklama kararı çıkarılan diğer isimler ise şöyle: Medya A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökçe, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, iş insanları Ali Nuhoğlu,

Adem Tuncay, Ali İlbak ve Ahmet Köksal, Eyüp Subaşı, Kamil Timur Delibaş, Mete Sarıaltun, Alper Aydın, Serdal Taşkın, Serkan Öztürk, Mustafa Nihat Sütlaş, Süleyman Atik, Ahmet Çiçek, Yusuf İlbak ve Servet Yıldırım.

Paylaşın

DEM Parti’den “Ekrem İmamoğlu” Tepkisi: Bu Bir Darbedir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişin yaptığı açıklamada, “Bu darbeleri iyi biliriz, iyi tanırız, bu darbelerin sonuç almayacağını, halkın gücüne çarparak paramparça olacağını biliyoruz. Bu bir darbedir. Yargı eliyle demokratik siyaseti dizayn etme, diz çökertme girişimidir” dedi.

Haber Merkezi / DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da, “Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberinde gözaltına alınan çok sayıda kişi tutuklandı. Bu haksız ve hukuksuz tutuklamayı bir kez daha sizlerin huzurunda kınıyorum. Asla kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Saraçhane’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü. Bakırhan, Özel ile yapılan ortak basın açıklamasında şunları söyledi:

“Bu darbeleri çok iyi bilen bir siyasi gelenekten geliyoruz. Bu darbelerin sonucunda milletvekillerimiz, eş genel başkanlarımız ve belediye başkanlarımız içeride ve yargılanıyorlar. Bu darbeleri iyi biliriz, iyi tanırız, bu darbelerin sonuç almayacağını, halkın gücüne çarparak paramparça olacağını biliyoruz. Bu bir darbedir. Yargı eliyle demokratik siyaseti dizayn etme, diz çökertme girişimidir.

Ama bu topraklarda çok önemli bir demokrasi ve direniş geleneği var. İradesine sahip çıkma geleneği var. Bu bugün de yarın da böyle olacak. Bundan ders çıkarması gerekenler yargı sopasıyla siyaseti dizayn ediyor. Sadece bir büyükşehirden bahsetmiyoruz. Dünyanın en büyük kentlerinden birinden bahsediyoruz. Dünyada tanınan bir kentin belediye başkanı yok sebeplerle gözaltına alındı, tutuklandı. Yine Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın alındığını hatırlıyoruz.

Bir an önce bu darbelerden vazgeçilmelidir. Barışın konuşulduğu, Türkiye’nin demokratikleşmesinin konuşulduğu bir süreçte İstanbul’da yaşananlar bu barış ruhunu zedeliyor, zarar veriyor. Bu ülke artık siyasi ve askeri darbelerden kurtulmalıdır. Askeri darbeler durmuş, şimdi de siyasi darbelerle ne zaman karşılacağımız belli değil. Biz DEM Parti olarak hukuk dışı yollarla, siyasi darbelerle halkın iradesinin gasp edilmesinin karşısındayız.

Yerimiz bellidir, tavrımız nettir. Nerede haksızlık ve hukuksuzluk varsa, nerede bir emekçinin, ezilenin, kadının, Kürdün, Türkün hakkı gasp ediliyorsa biz oradayız dayanışma içindeyiz. Hakkari’den Van’a kadar, Van’dan İstanbul’a kadar halkın mücadelesini sahipleneceğimizi, dayanışacağımızı belirtiyorum. Her zaman bu haksızlığın karşısında duracağız.”

Bir soru üzerine de Bakırhan iktidara “halkın sesine kulak verin, hukuksuzluktan vazgeçin” diye seslendi ve “bu operasyonun kime yararı var” sorusunu yöneltti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuya ilişkin İstanbul Newroz kutlamalarında ise şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye bir operasyonlar ülkesi olmaktan artık çıkmalıdır. Hiç kimse yargıyı siyasi hesaplaşmada bir araç olarak kullanmamalıdır. Sayın İmamoğlu tutuklandı, hep birilkte izliyoruz. Sayın İmamoğlu ve onunla birlikte tutuklanan bütün arkadaşların yanındayız. Kumpaslarla, yargı darbeleriyle kimse halkın oyuyla seçilmiş iradeyi hapsedemez. Hapsetmemelidir. Sivil darbelerden en çok biz çektik.

Bu sivil darbelerin sonucunda Selahattinler, Figenler, Leylalar, Ayşe Gökkanlar cezaevinde bulunuyor. Bu sivil darbeyi en çok biz eleştiriyoruz. Bu sivil darbe karşısında en dik bizim duracağımızı bir kez daha söylemek istiyorum. Hukuksuzluğa çok uğradığını söylüyor AKP iktidarı. AKP vesayet diyerek iktidara geldi ama şimdi yargı vesayetiyle Kürdü, Aleviyi, muhalefeti susturmaya çalışıyor. Cezaevlerine göndermeye çalışıyor. Bu bir yol değil. Bu yol bir yere çıkmaz.

Yargı darbesiyle Türkiye yönetilemez. Manüpülasyonlarla gizli tanık beyanlarıyla 16 milyonun iradesi hapsedilemez. Onun için bir kez daha İstanbul meydanından bu yargı darbesini kınadığımızı eleştirdiğimizi en başta siyasi tutsaklar olmak üzere İmamoğlu ve arkadaşlarının da bir an önce serbest bırakılmasını dile getiriyoruz. Operasyonel siyaset ve siyaset mühendisliği bu ülkeye kaybettirdi.

Türkiye 3-5 günde yüzde 3 fakirleşti. Uluslararası kamuoyunda Türkiye antidemokratik bir ülkedir. Halkın iradesine kayyım atayan bir ülke olarak geçiyor. Türkiye’ye kötülük yapmaktan vazgeçin. Siyasi ikbaliniz için, halkın iradesiyle oynamaktan vazgeçin diyorum, bu yargı darbesini kınadığımızı da belirtmek istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı geçen gün İstanbul Türkiye’dir demişti. Evet Sayın Erdoğan İstanbul Türkiye’dir. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. İstanbul haksızlığa uğrarsa Türkiye haksızlığa uğrar. İstanbul’da hukuksuzluk olursa Türkiye yaralanır. İstanbul Türkiye ise İstanbul’un iradesine, Kürtlerin, Türklerin, emekçilerin iradesine bir an önce saygı gösterin, saygı duyun!”

“İmamoğlu’nun tutuklanmasını asla kabul etmiyoruz”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise Adana Newroz kutlamalarında konuya ilişkin şunları söyledi: “Türkiye günlerdir ayakta. Sayın Ekrem İmamoğlu ile beraber yüze yakın insan gözaltına alındı. Bu gözaltından sonra Türkiye’nin dört bir yanında bu haksız ve hukuksuz uygulamalara, gözaltılara halkın tepkisi büyük.

Aynı zamanda halkın tepkisi seçilmiş olanlara kayyım atanmasınadır. Aynı zamanda halkın tepkisi Türkiye’yi otoriter bir rejime mahkum etmek isteyen bu rejime karşıdır. Bugün Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberinde gözaltına alınan çok sayıda kişi tutuklandı. Bu haksız ve hukuksuz tutuklamayı bir kez daha sizlerin huzurunda kınıyorum. Asla kabul etmiyoruz.”

Paylaşın

Avrupa Konseyi’nden “Ekrem İmamoğlu” Tepkisi: Derhal Serbest Bırakılmalı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından açıklama yapan Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi “İmamoğlu’nun tutukluluğu demokrasiye saldırıdır; derhal serbest bırakılmalı” çağrısında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkanı Marc Cools, Kongre adına yaptığı açıklamada “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararını esefle karşılıyor ve derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

Açıklamada “İmamoğlu’nun partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak seçileceği bir dönemde hapse atılmasının adaletle hiçbir ilgisi yoktur, tamamen siyasetle ilgilidir. Bu, seçim süreçlerinin dürüstlüğünü ve adilliğini baltalamayı amaçlayan hesaplanmış bir harekettir ve demokrasiye saldırı anlamına gelmektedir” denildi.

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesi’ne de bir çağrı yapan Cools “İstanbul Üniversitesi’ni bu hafta Belediye Başkanı İmamoğlu’nun 1994 tarihli diplomasının iptalini geri almaya çağırıyoruz. Üniversite diplomasına sahip olmak cumhurbaşkanı adayları için bir gerekliliktir. Diplomanın verilmesinden 30 yıldan fazla bir süre sonra ve tam da ihtiyacı olduğu anda elinden alınması tesadüf olamaz. Üniversite diplomayı geri vermelidir” ifadelerine yer verdi.

Cools “Bu eylemlerin zamanlaması, Belediye Başkanı İmamoğlu’na yöneltilen yolsuzluk ve terörle bağlantı suçlamalarının inandırıcılığını da sorgulanır hale getirmektedir. Bunlar düzmece gibi görünüyor” dedi ve şu ifadeleri kullandı:

“Ekrem İmamoğlu, üç ayrı seçimde, 16 milyondan fazla insanın yaşadığı İstanbul’un vatandaşları tarafından Belediye Başkanı olarak seçilmiştir. İmamoğlu aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı seçildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce de desteklenen demokratik standartlar, bu tür davaların son derece dikkatli bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir. Mutlak kesinlik ve güçlü kanıtlara dayanmadığında bu tür eylemler seçilmiş temsilcilerine güvenen halkın iradesine aykırıdır.”

Açıklamada Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi olarak “demokratik değerlere, hukukun üstünlüğüne ve -ifade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü gibi temel haklar da dâhil olmak üzere- insan haklarına saygı göstermeyi ve bunları korumayı ve demokratik bir toplumda muhalefetin oynadığı hayati rolü kabul etmeyi taahhüt ettiğine” dikkat çekildi ve “Türk makamlarını bu taahhütlere saygı göstermeye çağırıyoruz” denildi.

Cools durumu yakından takip etmeye devam edeceklerini belirterek “Kongre, 27 Mart’ta Strasbourg’da gerçekleştirilecek 48’inci oturumunda Türkiye’de belediye başkanlarının görevden alınmasına ilişkin acil bir görüşme gerçekleştirecektir” açıklamasını yaptı.

Paylaşın

Dilek İmamoğlu: Alınan Kararlar Siyasi

Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, tutuklama kararının ardından yaptığı açıklamada, “Bütün alınan kararlar siyasidir. Biz yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, karar sonrası yaptığı açıklamada ”Şunu bilmenizi istiyorum alınımız ak, başımız dik haksız hukuksuz yere alınan kararların hiçbir hukuki tarafı yoktur. Bütün alınan kararlar siyasidir. Biz yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun tutuklanmasına siyasilerden tepkiler geldi.

Özgür Özel: Tek suçu Erdoğan’ı yenmek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yaptı. Özel karara ilişkin ”Tek suçu Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek olduğu için tutuklandı” dedi ve ekledi:

“İki kumpasla karşı karşıyayız. Terör iddiasından tutuklama talebi reddedildi ama diğer dosyadan tutuklanmasına karar verdiler. İstanbul’un iradesine kayyum atama ihtimalinin ortadan kalkması yönünden önemlidir. Başkanın hızla özgürlüğüne kavuşması için hem hukuki hem toplumsal itirazlar yapılacak.

Dört gündür Ekrem İmamoğlu için onların sokakları meydanları. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kilometrelerce kuyrukta bekleyen insanların bu sevgisi ve güveni düşü değil. Halka rağmen kimseye kumpas kurup onu oyun dışına itemezsiniz. Görevini sorumluluktan yardım alamazsınız.”

DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan: Mücadelemizi sürdüreceğiz

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Tuncer Bakırhan, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun uydurma gerekçeler ve siyasi saiklerle tutuklanmasını en güçlü şekilde reddediyoruz!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının tutuklanmasıyla, milyonlarca yurttaşın iradesine siyasi müdahale yapılmıştır. Türkiye’de günlerdir gerilimi arttıran ve toplumu huzursuzluğa sürükleyen bu anlayış, Türkiye’nin iç barışına en büyük zararı vermeye devam ediyor.

16 milyonun iradesine darbe yapılması Türkiye’deki siyasi, ekonomik ve toplumsal gerilimleri daha fazla tetiklemiştir. İstanbul halkının seçme-seçilme hakkını hiçe sayan, yargıyı siyasi bir müdahale aracına dönüştüren bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyorum. Bu karardan hızlı şekilde dönülmesi çağrısı yapıyorum. Hakkâri’den İstanbul’a uzanan irade gasplarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!”

DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmamoğlu’nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Tülay Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının iktidar talimatlı yargı tarafından tutuklanması adalet ve demokrasiye dönük darbedir. Şimdiden kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Sayın İmamoğlu’nun tutuklanmasını en güçlü şekilde kınıyoruz.

İstanbul, Türkiye’nin tamamı demektir. Bu kentin seçilmiş iradesine yönelik tamamen siyasi saiklerle verilen tutuklama kararı bu iktidarın utancı olacaktır. ‘Biz sivil darbelerden çok çektik, haksızlık ve hukuksuzluğa çok uğradık’ diyerek siyasi kariyer yapanların bugün vardıkları liman hukuksuzluklar silsilesi olmuştur. Tarihe en büyük kumpasçılar ve iktidarları uğruna 85 milyonun hayatıyla oynayanlar olarak geçecekler.

Sayın İmamoğlu ile ilgili bu kararın gözden geçirilmesi ve kendisiyle birlikte tutuklanan herkesin bir an önce serbest bırakılması çağrısı yapıyoruz. Kimsenin kendi çıkarı uğruna yargıyı kullanarak 85 milyon insanın aleyhine halk iradesine müdahale etmeye hakkı yoktur!”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin, “Sandıkta yenemediğini mahkemeyle yendiklerini sanıyorlar” değerlendirmesinde bulundu. İnce, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sandıkta yenemediğini mahkemeyle yendiklerini sanıyorlar. Yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.

ABB Başkanı Mansur Yavaş: Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz

Tutuklama kararının ardından ilk tepki Ankara Büyükşehir Belediyesi Mansur Yavaş’tan geldi. Yavaş, CHP’nin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için oyunu verdikten sonra İmamoğlu’nun tutuklanması hakkında konuştu. Yavaş, “Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz açıkçası” diye konuştu.

Mansur Yavaş ayrıca “Sonuç ortada, ben kayyum atanmamasına sevindim öncelikle, çünkü yapılan uygulamalara bakılırsa o yönde de bir çalışma var gibiydi” dedi ve ekledi: “Umuyorum itirazla tutukluluğu kalkar, çünkü her şeyden önce masumiyet karinesi var, lekelenmeme hakkı var. Bunların hepsi çöpe atıldı.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı üzerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Güzel ülkemize yazık ediyorsunuz. Soruşturma usul ve esaslarını yok sayarak, adalete güveni yok ederek, yargıyı araçsallaştırarak elde edeceğiniz tek şey daha fakir ve daha mutsuz bir Türkiye olur.

Gençlerimizin umutlarını, ülkemizin geleceğini bir inat uğruna, iktidarınızı korumak için heba edemezsiniz. Bugün istediğinizi elde etmiş gözükebilirsiniz ama kaybettiğinizin farkında bile değilsiniz. Üstelik sadece kendinize değil, hepimize kaybettiriyorsunuz. Meşru zeminde anayasal hakkını kullanarak bu sürece itiraz eden, yapılanları reddeden her bir vatandaşımızın da sağduyuyu elden bırakmamasını rica ediyorum.”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “AKP’nin yargı temsilcileri tarafından ‘Saray kararı’ onanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna hükmedildi. Her zaman söylediğimiz gibi demokrasiler, iktidarın kavgasız dövüşsüz el değiştirmesidir.

Görünen o ki Erdoğan ve onun tensibine muhtaç, onun kaybetmesi ile her şeylerini kaybetmekten korkan bürokratları demokrasinin bu vasfını yok saymaktalar. Bizler, demokrasi ve adaleti bu güzel ülkenin en önemli kolonları addeden demokratlar, bu değerler için bugüne dek mücadele ettiğimiz gibi bu ülke için, vatanımız için, aziz milletimizin huzuru için kavga etmesini de biliriz. Bu ülkenin bir asırlık maddi birikimini iç ettiniz, iki asırlık demokratikleşme gayretini yok etmenize izin vermeyeceğiz.

‘Eski Türkiye’ diye kara çalmaya çalıştığınız ülkeyi, cübbesinde düğme olmamasının sebebini bilen yargı mensuplarını, makamının kerameti sadakatinde değil, liyakatinde olan bürokratları, iktidarın medya sopası olmak yerine hakem kuruluş vasfını koruyan RTÜK’ü, Sarayı memnun etmek yerine veri üreten, dolandırıcılık yaparak çalışanın, memurun lokmasını çalmayan TÜİK’i, kendi safahatını değil her inançtan vatandaşın ibadetinde, inancında rahatını düşünen Diyaneti, adalet dağıtan mahkemeleri, denetleyen parlamentoyu, nemalanan değil sorgulayan medyayı, demokrasiyi koruyan idarecileri, adaleti, zenginliği, hürriyeti, ‘konuşan Türkiye’yi geri getireceğiz!”

Ahmet Davutoğlu: Bu bir darbe pratiğidir

İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması hukuki bir sürecin değil, bir siyaset mühendisliğinin sonucudur. Kendi bakanları, bürokratları, siyasetçileri ve belediye başkanları ile ilgili son derece açık yolsuzluk iddiaları ile ilgili kılı bile kıpırdamayan otoriter iktidar sadece seçilen bir belediye başkanını değil, onu seçen milyonlarca seçmeni cezalandırmaktadır.

28 Şubat post-modern darbesinde, 367 e-muhtırasında, 17-25 Aralık’ta ve 15 Temmuz’da hepimizin gür sesle savunduğu ve platformlara adını verdiğimiz “milli irade” kavramının böylesine örselenmesi iktidardaki güç yozlaşmasının en çarpıcı yansımalarından biridir. O kara günlerde seçmenin milli iradesini nasıl kararlılıkla savunduysak bugün de aynı ilkesel kararlılıkla milli iradeyi yok sayan her tür uygulamaya karşı çıkıyoruz.

Kendi kuruluş ilkelerini çiğneyen iktidar sahiplerinin Türkiye’nin uluslararası itibarına zarar veren, TCMB’nın rezervlerini tüketmeye kadar giden ve bedelini milletin yoksullaşarak ödediği ekonomik kayıplara yol açan bu anti-demokratik uygulamalara yönelmesi kirlenmiş yolsuzluk düzenlerini kaybetme korkusundan başka bir şey değildir. Bu hukuksuz karar sonrasında İBB’ne kayyum atanması gibi vahim bir adım daha atılmamalı; siyasi rekabet doğal demokratik zemininde seyretmeli ve siyasi mühendislik çabalarına son verilmelidir.

Otoriter rejim yapılanmasına karşı güçler ayrılığı ilkesini kararlılıkla savunmaya, siyasi yozlaşma ve kirlenmeye karşı siyasi ahlak mücadelemizi tavizsiz şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Çağlayan’da yaptığı açıklamada, kararın yılgınlığa düşürme amaçlı olduğunu savundu. “Biz tam tersini yapmak zorundayız. Hep beraber daha kararlı biçimde direnmeye devam edeceğiz. Akşam Saraçhane’de buluşuyoruz.” dedi.

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Bütün emek ve demokrasi güçlerine düşen görev birleşik bir mücadeleyi, #GenelGrevGenelDireniş’i örgütlemektir. Bütün gücümüzle ve olanaklarımızla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Harriet Ann Jacobs: Köle Bir Kadının Özgürlüğe Yolculuğu

Harriet Ann Jacobs, kölelik döneminde yaşadığı zorlu hayatı ve özgürlüğe kavuşma mücadelesini anlattığı otobiyografik eseri “Bir Köle Kızın Hayatındaki Olaylar” ile tanınır.

Haber Merkezi / 1861 yılında Linda Brent takma adıyla yayımlanan Bir Köle Kızın Hayatındaki Olaylar, köle kadınların maruz kaldığı cinsel istismarları çarpıcı bir şekilde ortaya koyan ilk eserlerden biridir.

Jacobs’ın eseri, hem edebi hem de tarihi açıdan büyük önem taşır; kölelik dönemindeki kadınların direnişini ve insanlık mücadelesini gözler önüne serer.

1813’te Kuzey Carolina’nın Edenton kasabasında köle olarak dünyaya gelen Harriet Ann Jacobs, çocukluğunda nispeten korunaklı bir ortamda büyüdü. 12 yaşında annesini kaybettikten sonra hayatı zorlaşan Jacobs, efendisi Dr. James Norcom’un tacizlerinden kaçmak için 1835’te saklanmaya başladı.

Jacobs, çocuklarını korumak adına yedi yıl boyunca büyükannesinin evindeki dar bir çatı arasında, mevsimlerin zorluklarına ve fiziksel acılara rağmen gizlendi. Jacobs’un gizlendiği alan, yalnızca 2,7 metre uzunluğunda, 90 cm genişliğinde ve 1 metre yüksekliğinde bir yerdi.

Jacobs, 1842’de kuzeye kaçarak özgürlüğüne kavuştu ve New York’ta yaşamaya başladı. Burada kölelik karşıtı harekete katılan Jacobs, Amerikan İç Savaşı sırasında yardım çalışmalarında bulundu ve hayatını kölelik sistemini ifşa etmeye adadı.

1897’de Washington, D.C.’de vefat eden Jacobs, Massachusetts’teki Mount Auburn Mezarlığı’na gömüldü.

Bir Köle Kızın Hayatındaki Olaylar

Bir Köle Kızın Hayatındaki Olaylar (orijinal adıyla Incidents in the Life of a Slave Girl), Harriet Ann Jacobs’un, kölelikten özgürlüğe uzanan mücadelesini anlattığı otobiyografik eseridir.

Kitap, Jacobs’ın Kuzey Carolina’da köle olarak doğduğu 1813 yılından başlayarak hayatını kronolojik bir şekilde ele alır. Eser, sadece Jacobs’ın kişisel hikayesini değil, kölelik sisteminin ahlaki ve insani çöküşünü de güçlü bir şekilde eleştirir.

Jacobs kitabında, köle kadınların hem kölelik zincirleriyle hem de cinsiyetlerinden kaynaklanan ek baskılarla nasıl mücadele ettiğini detaylarıyla anlatır. Eser, kölelik anlatılarında genellikle erkek bakış açısının hakim olduğu bir dönemde, kadınların perspektifini merkeze alır. Cinsel istismar, annelik ve aile bağları gibi konular işlenir.

Jacobs, kitapta, pasif bir kurban değil, özgürlüğü için aktif bir şekilde mücadele eden bir figür olarak öne çıkar. Kitap, Kuzey’deki okuyucuları köleliğin gerçek yüzüyle yüzleştirmeyi ve abolitionist (kölelik karşıtı) hareketi desteklemeyi amaçlar.

Bir Köle Kızın Hayatındaki Olaylar, hem bir kölelik anlatısı hem de bir edebiyat eseri olarak büyük bir etki bırakmıştır. Yazıldığı dönemde bazıları tarafından kurgu sanılsa da, Jacobs’ın gerçek hayat hikayesine dayandığı sonradan kanıtlanmıştır.

Paylaşın

Özel’den “Ekrem İmamoğlu” Açıklaması: Tek Suçu Erdoğan’ı Yenmek

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yapan CHP Lideri Özgür Özel, ”Tek suçu Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek olduğu için tutuklandı” dedi.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yaptı. Özel karara ilişkin ”Tek suçu Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek olduğu için tutuklandı” dedi ve ekledi:

“İki kumpasla karşı karşıyayız. Terör iddiasından tutuklama talebi reddedildi ama diğer dosyadan tutuklanmasına karar verdiler. İstanbul’un iradesine kayyum atama ihtimalinin ortadan kalkması yönünden önemlidir. Başkanın hızla özgürlüğüne kavuşması için hem hukuki hem toplumsal itirazlar yapılacak.

Dört gündür Ekrem İmamoğlu için onların sokakları meydanları. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kilometrelerce kuyrukta bekleyen insanların bu sevgisi ve güveni düşü değil. Halka rağmen kimseye kumpas kurup onu oyun dışına itemezsiniz. Görevini sorumluluktan yardım alamazsınız.”

DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan: Mücadelemizi sürdüreceğiz

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Tuncer Bakırhan, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun uydurma gerekçeler ve siyasi saiklerle tutuklanmasını en güçlü şekilde reddediyoruz!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının tutuklanmasıyla, milyonlarca yurttaşın iradesine siyasi müdahale yapılmıştır. Türkiye’de günlerdir gerilimi arttıran ve toplumu huzursuzluğa sürükleyen bu anlayış, Türkiye’nin iç barışına en büyük zararı vermeye devam ediyor.

16 milyonun iradesine darbe yapılması Türkiye’deki siyasi, ekonomik ve toplumsal gerilimleri daha fazla tetiklemiştir. İstanbul halkının seçme-seçilme hakkını hiçe sayan, yargıyı siyasi bir müdahale aracına dönüştüren bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyorum. Bu karardan hızlı şekilde dönülmesi çağrısı yapıyorum. Hakkâri’den İstanbul’a uzanan irade gasplarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!”

DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmamoğlu’nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Tülay Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının iktidar talimatlı yargı tarafından tutuklanması adalet ve demokrasiye dönük darbedir. Şimdiden kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Sayın İmamoğlu’nun tutuklanmasını en güçlü şekilde kınıyoruz.

İstanbul, Türkiye’nin tamamı demektir. Bu kentin seçilmiş iradesine yönelik tamamen siyasi saiklerle verilen tutuklama kararı bu iktidarın utancı olacaktır. ‘Biz sivil darbelerden çok çektik, haksızlık ve hukuksuzluğa çok uğradık’ diyerek siyasi kariyer yapanların bugün vardıkları liman hukuksuzluklar silsilesi olmuştur. Tarihe en büyük kumpasçılar ve iktidarları uğruna 85 milyonun hayatıyla oynayanlar olarak geçecekler.

Sayın İmamoğlu ile ilgili bu kararın gözden geçirilmesi ve kendisiyle birlikte tutuklanan herkesin bir an önce serbest bırakılması çağrısı yapıyoruz. Kimsenin kendi çıkarı uğruna yargıyı kullanarak 85 milyon insanın aleyhine halk iradesine müdahale etmeye hakkı yoktur!”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin, “Sandıkta yenemediğini mahkemeyle yendiklerini sanıyorlar” değerlendirmesinde bulundu. İnce, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sandıkta yenemediğini mahkemeyle yendiklerini sanıyorlar. Yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.

ABB Başkanı Mansur Yavaş: Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz

Tutuklama kararının ardından ilk tepki Ankara Büyükşehir Belediyesi Mansur Yavaş’tan geldi. Yavaş, CHP’nin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için oyunu verdikten sonra İmamoğlu’nun tutuklanması hakkında konuştu. Yavaş, “Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz açıkçası” diye konuştu.

Mansur Yavaş ayrıca “Sonuç ortada, ben kayyum atanmamasına sevindim öncelikle, çünkü yapılan uygulamalara bakılırsa o yönde de bir çalışma var gibiydi” dedi ve ekledi: “Umuyorum itirazla tutukluluğu kalkar, çünkü her şeyden önce masumiyet karinesi var, lekelenmeme hakkı var. Bunların hepsi çöpe atıldı.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı üzerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Güzel ülkemize yazık ediyorsunuz. Soruşturma usul ve esaslarını yok sayarak, adalete güveni yok ederek, yargıyı araçsallaştırarak elde edeceğiniz tek şey daha fakir ve daha mutsuz bir Türkiye olur.

Gençlerimizin umutlarını, ülkemizin geleceğini bir inat uğruna, iktidarınızı korumak için heba edemezsiniz. Bugün istediğinizi elde etmiş gözükebilirsiniz ama kaybettiğinizin farkında bile değilsiniz. Üstelik sadece kendinize değil, hepimize kaybettiriyorsunuz. Meşru zeminde anayasal hakkını kullanarak bu sürece itiraz eden, yapılanları reddeden her bir vatandaşımızın da sağduyuyu elden bırakmamasını rica ediyorum.”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “AKP’nin yargı temsilcileri tarafından ‘Saray kararı’ onanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna hükmedildi. Her zaman söylediğimiz gibi demokrasiler, iktidarın kavgasız dövüşsüz el değiştirmesidir.

Görünen o ki Erdoğan ve onun tensibine muhtaç, onun kaybetmesi ile her şeylerini kaybetmekten korkan bürokratları demokrasinin bu vasfını yok saymaktalar. Bizler, demokrasi ve adaleti bu güzel ülkenin en önemli kolonları addeden demokratlar, bu değerler için bugüne dek mücadele ettiğimiz gibi bu ülke için, vatanımız için, aziz milletimizin huzuru için kavga etmesini de biliriz. Bu ülkenin bir asırlık maddi birikimini iç ettiniz, iki asırlık demokratikleşme gayretini yok etmenize izin vermeyeceğiz.

‘Eski Türkiye’ diye kara çalmaya çalıştığınız ülkeyi, cübbesinde düğme olmamasının sebebini bilen yargı mensuplarını, makamının kerameti sadakatinde değil, liyakatinde olan bürokratları, iktidarın medya sopası olmak yerine hakem kuruluş vasfını koruyan RTÜK’ü, Sarayı memnun etmek yerine veri üreten, dolandırıcılık yaparak çalışanın, memurun lokmasını çalmayan TÜİK’i, kendi safahatını değil her inançtan vatandaşın ibadetinde, inancında rahatını düşünen Diyaneti, adalet dağıtan mahkemeleri, denetleyen parlamentoyu, nemalanan değil sorgulayan medyayı, demokrasiyi koruyan idarecileri, adaleti, zenginliği, hürriyeti, ‘konuşan Türkiye’yi geri getireceğiz!”

Ahmet Davutoğlu: Bu bir darbe pratiğidir

İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması hukuki bir sürecin değil, bir siyaset mühendisliğinin sonucudur. Kendi bakanları, bürokratları, siyasetçileri ve belediye başkanları ile ilgili son derece açık yolsuzluk iddiaları ile ilgili kılı bile kıpırdamayan otoriter iktidar sadece seçilen bir belediye başkanını değil, onu seçen milyonlarca seçmeni cezalandırmaktadır.

28 Şubat post-modern darbesinde, 367 e-muhtırasında, 17-25 Aralık’ta ve 15 Temmuz’da hepimizin gür sesle savunduğu ve platformlara adını verdiğimiz “milli irade” kavramının böylesine örselenmesi iktidardaki güç yozlaşmasının en çarpıcı yansımalarından biridir. O kara günlerde seçmenin milli iradesini nasıl kararlılıkla savunduysak bugün de aynı ilkesel kararlılıkla milli iradeyi yok sayan her tür uygulamaya karşı çıkıyoruz.

Kendi kuruluş ilkelerini çiğneyen iktidar sahiplerinin Türkiye’nin uluslararası itibarına zarar veren, TCMB’nın rezervlerini tüketmeye kadar giden ve bedelini milletin yoksullaşarak ödediği ekonomik kayıplara yol açan bu anti-demokratik uygulamalara yönelmesi kirlenmiş yolsuzluk düzenlerini kaybetme korkusundan başka bir şey değildir. Bu hukuksuz karar sonrasında İBB’ne kayyum atanması gibi vahim bir adım daha atılmamalı; siyasi rekabet doğal demokratik zemininde seyretmeli ve siyasi mühendislik çabalarına son verilmelidir.

Otoriter rejim yapılanmasına karşı güçler ayrılığı ilkesini kararlılıkla savunmaya, siyasi yozlaşma ve kirlenmeye karşı siyasi ahlak mücadelemizi tavizsiz şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Çağlayan’da yaptığı açıklamada, kararın yılgınlığa düşürme amaçlı olduğunu savundu. “Biz tam tersini yapmak zorundayız. Hep beraber daha kararlı biçimde direnmeye devam edeceğiz. Akşam Saraçhane’de buluşuyoruz.” dedi.

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Bütün emek ve demokrasi güçlerine düşen görev birleşik bir mücadeleyi, #GenelGrevGenelDireniş’i örgütlemektir. Bütün gücümüzle ve olanaklarımızla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Vegan Beslenme Kilo Vermeye Yardımcı Olabilir Mi?

“Vegan beslenme kilo vermeye yardımcı olabilir mi?” Evet, vegan beslenme kilo vermeye yardımcı olabilir, ancak iyi bir sonuç, vegan beslenmenin nasıl uygulandığına ve kişinin yaşam tarzına bağlıdır.

Haber Merkezi / Vegan besleme, hayvansal ürünleri (et, süt, yumurta, bal vb.) tamamen ortadan kaldırarak bitkisel bazlı gıdalara odaklanır. Bilimsel çalışmalar ve gözlemler, vegan beslenmenin kilo verme üzerindeki potansiyel etkilerini destekler.

İşte bu konudaki temel bilgiler:

Düşük kalori yoğunluğu: Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller gibi vegan gıdalar genellikle daha düşük kalorilidir. Bu, daha az kalori alarak doygunluk hissi elde etmenizi sağlar. Örneğin, bir tabak brokoli veya mercimek, aynı hacimdeki peynir veya etten çok daha az kalori içerir.

Yüksek lif içeriği: Bitkisel besinler lif açısından zengindir. Lif, tokluk hissini artırır, sindirimi yavaşlatır ve kan şekerini dengeler. Bu da aşırı yemeyi ve atıştırma isteğini azaltabilir.

Daha az yağ ve işlenmiş gıda: Vegan diyette doymuş yağ oranı genellikle düşüktür (özellikle hayvansal yağlar olmadığından). Eğer işlenmiş vegan gıdalardan (örneğin vegan cips veya tatlılar) uzak durulursa, kalori alımı daha da azalır.

Metabolik avantajlar: Araştırmalar, vegan beslenmenin insülin duyarlılığını artırabileceğini ve yağ yakımını destekleyebileceğini gösteriyor.

Enerji harcaması: Bitkisel diyetler, termik etki (yiyeceklerin sindirimi için harcanan enerji) açısından avantaj sağlayabilir, çünkü lifli gıdaların sindirimi daha fazla enerji gerektirir.

Dikkat edilmesi gerekenler

İşlenmiş gıdalar: Vegan kurabiye, patates kızartması veya şekerli içecekler gibi yüksek kalorili seçenekler kilo aldırabilir.

Porsiyon kontrolü: Fındık, avokado, tahin gibi sağlıklı ama kalorisi yüksek gıdaları aşırı tüketmek kalori fazlasına neden olabilir.

Besin eksiklikleri: B12 vitamini, demir veya protein eksikliği, enerji düşüklüğüne yol açarak egzersizi zorlaştırabilir ve kilo vermeyi yavaşlatabilir.

Bütün gıdalara odaklanın: İşlenmiş gıdalar yerine sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve tohumları tercih edin.

Protein alımını dengede tutun: Mercimek, nohut, tofu, kinoa gibi bitkisel protein kaynakları kas kütlesini koruyarak metabolizmayı destekler.

Kalori açığı yaratın: Kilo vermek için harcadığınızdan daha az kalori almanız gerekir. Vegan olsanız bile porsiyonlara dikkat edin.

Egzersizle destekleyin: Haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz, kilo kaybını hızlandırır.

Planlama yapın: Besin eksikliklerini önlemek için bir diyetisyene danışarak B12, D vitamini ve omega-3 takviyesi düşünebilirsiniz.

Paylaşın

İmamoğlu, Erdoğan’a Seslendi: Yenileceksin

Tutuklanma kararının kesinleşmesinin ardından Erdoğan’a seslenen Ekrem İmamoğlu, “Korkunun ecele faydası yok! Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin! Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!” dedi.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

Ekrem İmamoğlu tutuklama kararının kesinleşmesi sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı ilk açıklamada, isim vermeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek “Korkunun ecele faydası yok! Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin! Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara da “Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin” diye seslenen İmamoğlu, “Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız” dedi.

İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Bu süreci yöneten insanların hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır. 86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum. Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim. Her şey çok güzel olacak…”

Özgür Özel: Tek suçu Erdoğan’ı yenmek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yaptı. Özel karara ilişkin ”Tek suçu Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek olduğu için tutuklandı” dedi ve ekledi:

“İki kumpasla karşı karşıyayız. Terör iddiasından tutuklama talebi reddedildi ama diğer dosyadan tutuklanmasına karar verdiler. İstanbul’un iradesine kayyum atama ihtimalinin ortadan kalkması yönünden önemlidir. Başkanın hızla özgürlüğüne kavuşması için hem hukuki hem toplumsal itirazlar yapılacak.

Dört gündür Ekrem İmamoğlu için onların sokakları meydanları. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kilometrelerce kuyrukta bekleyen insanların bu sevgisi ve güveni düşü değil. Halka rağmen kimseye kumpas kurup onu oyun dışına itemezsiniz. Görevini sorumluluktan yardım alamazsınız.”

Dilek İmamoğlu: Bütün kararlar siyasidir

İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, karar sonrası yaptığı açıklamada ”Şunu bilmenizi istiyorum alınımız ak, başımız dik haksız hukuksuz yere alınan kararların hiçbir hukuki tarafı yoktur. Bütün alınan kararlar siyasidir. Biz yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Piyasalar Altüst: Şimşek’ten “Oynaklığa İzin Vermeyeceğiz” Açıklaması

Ekonomiye dair önemli mesajlar veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, piyasalarda bundan sonraki dönemde yaşanabilecek aşırı oynaklığa izin vermeyeceklerini söyledi.

Mehmet Şimşek, ekonomik istikrarı korumak için gerekli önlemleri almaya devam edeceğini ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bankacılık sektörü temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. Habertürk’te yer alan habere göre; Şimşek, ekonomi politikalarına dair önemli mesajlar ve

Şimşek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: “Orta vadeli ekonomi programı ekonominin dayanıklılığını artırdı ve güçlü bir temele oturtdu. Türkiye’deki finansal piyasalar yakından takip ediliyor.

Program sayesinde önemli kazanımlar elde ettik. Bu kazanımları korumak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğiz. Elimizde yeterli araç var ve programın uygulanmasına ilişkin hiçbir tereddüt bulunmuyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından yabancı yatırımcı çıkışı sınırlı oldu. İlk aşamada çıkmak isteyen yatırımcılar piyasadan çekildi. Bundan sonra önemli bir şok yaşanmadığı sürece büyük çaplı bir yabancı yatırımcı çıkışı beklemiyoruz.

Finans sektörü, ekonomik programın uygulanmasında önemli bir rol oynuyor. Bankalar ve piyasa aktörleriyle yakın temasta olmaya devam edeceğiz.”

Merkez Bankası ile bankalar arasında olağanüstü toplantı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yönetimi de banka yöneticileriyle buluşacak.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile gerçekleştirilecek toplantının 15:00’da başlaması öngörülüyor. Toplantının ardından TBB’nin açıklama yapacağı belirtildi.

TCMB, İmamoğlu’nun gözaltına alınması sonrasında bir dizi önlemi hayata geçirmişti. Olağanüstü toplantıyla gecelik borç verme faizini yükselten TCMB haftalık repo ihalelerine de ara verme kararı almıştı.

Likidite yönetimi konusunda da adımlar atan TCMB likidite senedi ihraçlarına başlanacağını belirtmişti.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanmasına Siyasilerden Tepki

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “yolsuzluk” iddiasıyla tutuklanmasına siyasilerden tepkiler geldi. İmamoğlu, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yaptı. Özel karara ilişkin ”Tek suçu Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek olduğu için tutuklandı” dedi ve ekledi:

“İki kumpasla karşı karşıyayız. Terör iddiasından tutuklama talebi reddedildi ama diğer dosyadan tutuklanmasına karar verdiler. İstanbul’un iradesine kayyum atama ihtimalinin ortadan kalkması yönünden önemlidir. Başkanın hızla özgürlüğüne kavuşması için hem hukuki hem toplumsal itirazlar yapılacak.

Dört gündür Ekrem İmamoğlu için onların sokakları meydanları. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kilometrelerce kuyrukta bekleyen insanların bu sevgisi ve güveni düşü değil. Halka rağmen kimseye kumpas kurup onu oyun dışına itemezsiniz. Görevini sorumluluktan yardım alamazsınız.”

DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan: Mücadelemizi sürdüreceğiz

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Tuncer Bakırhan, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun uydurma gerekçeler ve siyasi saiklerle tutuklanmasını en güçlü şekilde reddediyoruz!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının tutuklanmasıyla, milyonlarca yurttaşın iradesine siyasi müdahale yapılmıştır. Türkiye’de günlerdir gerilimi arttıran ve toplumu huzursuzluğa sürükleyen bu anlayış, Türkiye’nin iç barışına en büyük zararı vermeye devam ediyor.

16 milyonun iradesine darbe yapılması Türkiye’deki siyasi, ekonomik ve toplumsal gerilimleri daha fazla tetiklemiştir. İstanbul halkının seçme-seçilme hakkını hiçe sayan, yargıyı siyasi bir müdahale aracına dönüştüren bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyorum. Bu karardan hızlı şekilde dönülmesi çağrısı yapıyorum. Hakkâri’den İstanbul’a uzanan irade gasplarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!”

DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmamoğlu’nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Tülay Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve arkadaşlarının iktidar talimatlı yargı tarafından tutuklanması adalet ve demokrasiye dönük darbedir. Şimdiden kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Sayın İmamoğlu’nun tutuklanmasını en güçlü şekilde kınıyoruz.

İstanbul, Türkiye’nin tamamı demektir. Bu kentin seçilmiş iradesine yönelik tamamen siyasi saiklerle verilen tutuklama kararı bu iktidarın utancı olacaktır. ‘Biz sivil darbelerden çok çektik, haksızlık ve hukuksuzluğa çok uğradık’ diyerek siyasi kariyer yapanların bugün vardıkları liman hukuksuzluklar silsilesi olmuştur. Tarihe en büyük kumpasçılar ve iktidarları uğruna 85 milyonun hayatıyla oynayanlar olarak geçecekler.

Sayın İmamoğlu ile ilgili bu kararın gözden geçirilmesi ve kendisiyle birlikte tutuklanan herkesin bir an önce serbest bırakılması çağrısı yapıyoruz. Kimsenin kendi çıkarı uğruna yargıyı kullanarak 85 milyon insanın aleyhine halk iradesine müdahale etmeye hakkı yoktur!”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin, “Sandıkta yenemediğini mahkemeyle yendiklerini sanıyorlar” değerlendirmesinde bulundu. İnce, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sandıkta yenemediğini mahkemeyle yendiklerini sanıyorlar. Yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.

ABB Başkanı Mansur Yavaş: ‘Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz’

Tutuklama kararının ardından ilk tepki Ankara Büyükşehir Belediyesi Mansur Yavaş’tan geldi. Yavaş, CHP’nin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için oyunu verdikten sonra İmamoğlu’nun tutuklanması hakkında konuştu. Yavaş, “Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz açıkçası” diye konuştu.

Mansur Yavaş ayrıca “Sonuç ortada, ben kayyum atanmamasına sevindim öncelikle, çünkü yapılan uygulamalara bakılırsa o yönde de bir çalışma var gibiydi” dedi ve ekledi: “Umuyorum itirazla tutukluluğu kalkar, çünkü her şeyden önce masumiyet karinesi var, lekelenmeme hakkı var. Bunların hepsi çöpe atıldı.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı üzerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Güzel ülkemize yazık ediyorsunuz. Soruşturma usul ve esaslarını yok sayarak, adalete güveni yok ederek, yargıyı araçsallaştırarak elde edeceğiniz tek şey daha fakir ve daha mutsuz bir Türkiye olur.

Gençlerimizin umutlarını, ülkemizin geleceğini bir inat uğruna, iktidarınızı korumak için heba edemezsiniz. Bugün istediğinizi elde etmiş gözükebilirsiniz ama kaybettiğinizin farkında bile değilsiniz. Üstelik sadece kendinize değil, hepimize kaybettiriyorsunuz. Meşru zeminde anayasal hakkını kullanarak bu sürece itiraz eden, yapılanları reddeden her bir vatandaşımızın da sağduyuyu elden bırakmamasını rica ediyorum.”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “AKP’nin yargı temsilcileri tarafından ‘Saray kararı’ onanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna hükmedildi. Her zaman söylediğimiz gibi demokrasiler, iktidarın kavgasız dövüşsüz el değiştirmesidir.

Görünen o ki Erdoğan ve onun tensibine muhtaç, onun kaybetmesi ile her şeylerini kaybetmekten korkan bürokratları demokrasinin bu vasfını yok saymaktalar. Bizler, demokrasi ve adaleti bu güzel ülkenin en önemli kolonları addeden demokratlar, bu değerler için bugüne dek mücadele ettiğimiz gibi bu ülke için, vatanımız için, aziz milletimizin huzuru için kavga etmesini de biliriz. Bu ülkenin bir asırlık maddi birikimini iç ettiniz, iki asırlık demokratikleşme gayretini yok etmenize izin vermeyeceğiz.

‘Eski Türkiye’ diye kara çalmaya çalıştığınız ülkeyi, cübbesinde düğme olmamasının sebebini bilen yargı mensuplarını, makamının kerameti sadakatinde değil, liyakatinde olan bürokratları, iktidarın medya sopası olmak yerine hakem kuruluş vasfını koruyan RTÜK’ü, Sarayı memnun etmek yerine veri üreten, dolandırıcılık yaparak çalışanın, memurun lokmasını çalmayan TÜİK’i, kendi safahatını değil her inançtan vatandaşın ibadetinde, inancında rahatını düşünen Diyaneti, adalet dağıtan mahkemeleri, denetleyen parlamentoyu, nemalanan değil sorgulayan medyayı, demokrasiyi koruyan idarecileri, adaleti, zenginliği, hürriyeti, ‘konuşan Türkiye’yi geri getireceğiz!”

Ahmet Davutoğlu: Bu bir darbe pratiğidir

İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması hukuki bir sürecin değil, bir siyaset mühendisliğinin sonucudur. Kendi bakanları, bürokratları, siyasetçileri ve belediye başkanları ile ilgili son derece açık yolsuzluk iddiaları ile ilgili kılı bile kıpırdamayan otoriter iktidar sadece seçilen bir belediye başkanını değil, onu seçen milyonlarca seçmeni cezalandırmaktadır.

28 Şubat post-modern darbesinde, 367 e-muhtırasında, 17-25 Aralık’ta ve 15 Temmuz’da hepimizin gür sesle savunduğu ve platformlara adını verdiğimiz “milli irade” kavramının böylesine örselenmesi iktidardaki güç yozlaşmasının en çarpıcı yansımalarından biridir. O kara günlerde seçmenin milli iradesini nasıl kararlılıkla savunduysak bugün de aynı ilkesel kararlılıkla milli iradeyi yok sayan her tür uygulamaya karşı çıkıyoruz.

Kendi kuruluş ilkelerini çiğneyen iktidar sahiplerinin Türkiye’nin uluslararası itibarına zarar veren, TCMB’nın rezervlerini tüketmeye kadar giden ve bedelini milletin yoksullaşarak ödediği ekonomik kayıplara yol açan bu anti-demokratik uygulamalara yönelmesi kirlenmiş yolsuzluk düzenlerini kaybetme korkusundan başka bir şey değildir. Bu hukuksuz karar sonrasında İBB’ne kayyum atanması gibi vahim bir adım daha atılmamalı; siyasi rekabet doğal demokratik zemininde seyretmeli ve siyasi mühendislik çabalarına son verilmelidir.

Otoriter rejim yapılanmasına karşı güçler ayrılığı ilkesini kararlılıkla savunmaya, siyasi yozlaşma ve kirlenmeye karşı siyasi ahlak mücadelemizi tavizsiz şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Çağlayan’da yaptığı açıklamada, kararın yılgınlığa düşürme amaçlı olduğunu savundu. “Biz tam tersini yapmak zorundayız. Hep beraber daha kararlı biçimde direnmeye devam edeceğiz. Akşam Saraçhane’de buluşuyoruz.” dedi.

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Bütün emek ve demokrasi güçlerine düşen görev birleşik bir mücadeleyi, #GenelGrevGenelDireniş’i örgütlemektir. Bütün gücümüzle ve olanaklarımızla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Paylaşın