Fırında Mantarlı Tavuk, Malzemeleri, Hazırlanışı

Fırında Mantarlı Tavuk, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 1 su bardağı domates fesleğenli makarna sosu
  • 1 orta boy kırmızı soğan, uzunlamasına dilimlenmiş
  • 3 diş sarımsak, dilimlenmiş
  • 12 baş mantar, dilimlenmiş
  • 3 kabak, dilimlenmiş
  • 1 kırmızı biber, uzunlamasına dilimlenmiş
  • 1 sarı biber, uzunlamasına dilimlenmiş
  • 1 patlıcan, küp küp halinde doğranmış
  • Zeytin yağı
  • 500 gr tavuk budu
  • 4-5 dilim pastırma
  • 2 büyük avuç roka yaprağı

Hazırlanışı;

  • Fırını 200 derecede önceden ısıtın,
  • Sığ bir fırın tepsisine (yaklaşık 40 x 30 cm) pişirme kağıdı serin,
  • Makarna sosunu tepsinin tabanına dökün ve ardından sebzelerle kaplayın,
  • Biraz yağ gezdirin ve deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber ile cömertçe baharatlayın,
  • Sebzeleri 10 dakika pişirin. Sebzeler pişirilirken tavuğu pastırma ile sarın
  • Tavuğu sebzelerin üzerine yerleştirin ve tavuk pişene, pastırması gevrekleşmeye ve sebzeler yumuşayana kadar pişirin,
  • Servis yapmadan önce üzerine roka yaprakları serpiştirin
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

Kremalı Peynirli Pırasalı Tavuk, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kremalı Peynirli Pırasalı Tavuk, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 45 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 2 büyük pırasa, ince dilimlenmiş, sadece beyaz ve açık yeşil kısımlar
  • 30 gr. tereyağı
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 600 gr tavuk fileto
  • 2 çay kaşığı tam tahıllı hardal
  • 125 gr ekşi krema
  • 1/2 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
  • 1/2 su bardağı fesleğen yaprağı, kabaca doğranmış

Hazırlanışı;

  • Fırını önceden 180 derecede ısıtın,
  • Büyük bir tavada tereyağı ve sıvı yağ ile pırasaları orta ateşte pırasalar yumuşayana kadar hafifçe pişirin,
  • Bu 15-20 dakika sürecektir,
  • Aynı zamanda tavuğu küçük bir kızartma tabağına tek bir tabaka halinde yerleştirin, tuzlayın ve derisi altın rengi alana kadar pişirin,
  • Pırasalar yumuşayınca hardalı, ekşi kremayı ve parmesan peynirini ekleyip peynir eriyene kadar karıştırın
  • Son olarak fesleğeni ilave edip tuz ve taze çekilmiş karabiberle tatlandırın,
  • Kıtır ekmek ile servis yapın,
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

Tavuk Larb, Malzemeleri, Hazırlanışı

Tavuk Larb, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 2 yemek kaşığı balık sosu
  • 1 limon suyu + servis için ekstra limon
  • 1 tatlı kaşığı pudra şekeri
  • 1 çubuk limon otu
  • 1 limon yaprağı
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 kırmızı biber, çekirdekleri çıkarılmış ve ince dilimlenmiş
  • 2 diş sarımsak, ince doğranmış
  • 500 gr tavuk kıyma
  • 100 gr fasulye filizi, durulanmış
  • 1 büyük avuç doğranmış taze kişniş
  • 1 büyük avuç taze nane yaprağı, doğranmış
  • 1 havuç, ince rendelenmiş
  • 1 baş marul, yıkanmış ve yaprakları ayrılmış
  • 1/2 telgraf salatalık, yarıya ve ince dilimlenmiş
  • 1/2 su bardağı kavrulmuş, tuzlu fıstık, kabaca doğranmış

Hazırlanışı;

  • Balık sosu, limon suyu ve şekeri karıştırın, kenara koyun,
  • Limon otunun lifli dış kısmını çıkarın ve ince bir şekilde dilimleyin, kökü atın, kenara koyun,
  • Yağı büyük bir tavada orta ateşte ısıtın
  • Limon otu, biber ve sarımsağı 1 dakika soteleyin,
  • Tavuğu ve limon yaprağını ekleyin ve 5 dakika ya da pişene kadar pişirin
  • Tavuğu düzenli olarak karıştırın,
  • Tavuk piştikten sonra balık sosu karışımını ekleyin ve bir dakika daha pişirin,
  • Ocaktan alıp fasulye filizini, kişnişi ve naneyi ekleyin,
  • Servis yapmak için marul yapraklarını, havucu ve salatalığı 5-6 tabak arasına bölün,
  • Her birine bir porsiyon tavuk ekleyin
  • Yemek için, her marul yaprağını biraz tavuk, salata malzemeleri, serpilmiş kıyılmış fıstık ve fazladan limon sıkarak doldurun
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

Cevizli Kızarmış Dana Yanağı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Cevizli Kızarmış Dana Yanağı, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 4-5 saatte hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

Dana yanağı için;

  • 2 dana yanağı, iyi kesilmiş
  • 1 bardak kırmızı şarap
  • 1/2 soğan, kalın dilimlenmiş
  • 1 havuç, doğranmış
  • 3 diş sarımsak, ezilmiş
  • Biraz karabiber

Kızartmak için;

  • 1 su bardağı kuru fasulye, akşamdan bol suda ıslatılmış
  • 1 soğan, soyulmuş ve ince doğranmış
  • 2 havuç, soyulmuş ve küp küp doğranmış
  • 2 sap kereviz, ince kıyılmış
  • 3-4 dilim pastırma, doğranmış
  • 1 yemek kaşığı taze kekik yaprağı veya 1/2 çay kaşığı kurutulmuş kekik
  • 1 defne yaprağı
  • 2-3 yemek kaşığı kırmızı kuş üzümü, şarap
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 litre et suyu

Hazırlanışı;

Dana yanağı;

  • Derin bir tabağa dana yanağını, kırmızı şarap, soğan, havuç, sarımsak ve karabiberleri koyun. Şarapla iyice kaplamak için karıştırın. Gece boyunca bekletin. kuru fasulyeyi de aşamada hazırlayın.
  • Fırını 120 dereceye ısıtın,
  • Dana yanağını sosundan ayırın. İyi bir tavada tereyağını ısıtın. Dana yanaklarını kağıt havlu üzerinde kurulayın ve her tarafını da iyice kızartın ve bir kenara aktarın,
  • Tavaya soğan, havuç ve kerevizi ekleyin, gerekirse biraz daha yağ ekleyin. Sebzeleri iyice pişirin. pastırmayı ekleyin ve yağ bitene kadar pişirin,
  • Kekik, defne yaprağı, kuş üzümü, cevizin yarısını karıştırın,
  • Ayrılmış şarabı karıştırın ve kaynatın. Şarap yarı yarıya azalana kadar kaynatın. Et suyunu ekleyin ve güvece aktarın ve dana yanaklarını ekleyin,
  • İyi süzülmüş fasulyeleri ekleyin ve örtün,
  • Önceden ısıtılmış fırına aktarın ve dana yanaklarının yumuşak olup olmadığını ve kolayca ayrılıp, ayrılmayacağını görmek için 4 saat pişmeye bırakın,
  • Değilse, 30 dakika kadar daha pişirmeye devam edin,
  • Piştikten sonra eti güveçten çıkarın ve eti uygun büyüklükte parçalar halinde parçalayın,
  • Taze kereviz yaprakları ve kalan cevizlerle süslenmiş kaselerde büyük servis yapın,
  • Afiyet olsun…
Paylaşın

Avrupa Konseyi Türkiye’ye Karşı İhlal Prosedürünü Resmen Başlattı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Gezi davasının tek tutuklusu olan Osman Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına rağmen serbest bırakılmamasıyla ilgili ‘ihlal sürecini’ resmen başlattı.

Komite bugün yaptığı oylamada dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine karar verdi. Karar oy çokluğuyla alındı. Karara göre AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal edip etmediğine ve kararının gereğini yerine getirip getirmediğine karar verecek.

Eğer buradan ihlal yönünde çıkarsa, Bakanlar Komite Türkiye’ye hangi yaptırımın uygulanacağını kararlaştıracak. Yaptırım seçenekleri arasında Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden çıkarılması veya oy hakkının askıya alınması da bulunuyor.

Tek örnek Azerbaycan

Bakanlar Komitesi tarihinde sadece, muhalif yazılarıyla tanınan Ilgar Mammadov’un açtığı davada Azerbaycan aleyhine bu adımı atmıştı. Mammadov Ağustos 2018’de şartlı salıverilmiş, Azerbaycan Yüksek Mahkemesi de Mart 2019’da Mammadov’un cezasında indirim yaparak tamamen serbest kalmasını sağlamıştı. Böylelikle Azerbaycan için yaptırım süreci askıya alınmıştı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan tepki

Dışişleri Bakanlığı, Osman Kavala kararına tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ülkemizde devam eden bağımsız yargı sürecine müdahale niteliği taşıyan yaklaşımını devam ettirmiş ve yargı sürecine saygı ilkesini ihlal etmiştir” denildi. Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

“Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 2 Aralık 2021 tarihinde ülkemizin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kavala kararını uygulayıp uygulamadığının tespiti hususunu AİHM’e havale etme niyetini içeren bir bildirimde bulunmuş ve konuya ilişkin görüşümüzü iletmemizi talep etmişti.

Hükümet görüşümüz, bugüne kadar gösterdiğimiz işbirliği anlayışıyla uyumlu olarak, 19 Ocak 2022 tarihinde Avrupa Konseyi’yle paylaşılmıştı. Görüşümüzde, ülkemizin AİHM kararının gereğini yerine getirdiği, Kavala’nın tutukluluk durumunun halen devam eden başka bir yargı süreci nedeniyle olduğu ayrıntılarıyla açıklanmış ve konunun hukuk ilkeleri temelinde incelenmesi çağrısında bulunulmuştu.

Buna rağmen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi bugün (2 Şubat) Kavala davasının AİHM’e havale edilmesine dair bir ara kararı oy çokluğuyla kabul etmiştir. Böylelikle, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ülkemizde devam eden bağımsız yargı sürecine müdahale niteliği taşıyan yaklaşımını devam ettirmiş ve yargı sürecine saygı ilkesini ihlal etmiştir.

AİHM kararlarının icrasını denetleyen Bakanlar Komitesi’nin gündeminde başka ülkelerle ilgili çok sayıda uygulanmayan karar bulunurken, Kavala kararının sürekli olarak gündemde tutulmasını, iyi niyetten uzak, kasıtlı ve de tutarsız bir yaklaşım olarak görüyoruz.

İç hukukta devam eden dava süreci gözardı edilerek siyasi saiklerle alınan bu önyargılı kararın Avrupa insan hakları sisteminin itibarını zedelediği aşikardır.

Avrupa Konseyi insan hakları sisteminin etkinliğinin sağlanması için, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin tarafgir ve seçici yaklaşımını bir yana bırakması gerekmektedir. Temennimiz, AİHM’in alınan bu kararı hakkaniyetle değerlendirmesi ve bu konuda iç hukukta devam eden dava sürecini dikkate alarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca ilk derece mahkemesi gibi hareket etmeden, içtihat ve ilkeleri doğrultusunda karar almasıdır.”

Adalet Bakanlığı’ndan açıklama

Adalet Bakanlığı da yazılı bir açıklama yaparak karara tepki gsöterdi.

Bakanlığın açıklamasında, “Belirli bir kararı teamüllere de uymadan sürekli gündemde tutarak ülkemizi uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemekle itham etmek, söz konusu kararın açıkça siyasi mülahazalarla alındığını göstermektedir” denildi.

Bakanlığın açıklaması şöyle:

“Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi bugün yapılan 1423. toplantısında oyçokluğu ile aldığı bir karar ile Kavala kararının tekrar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) sevk edilmesine karar vermiştir. AK Bakanlar Komitesi bu karar ile AİHM’den ülkemizin söz konusu kararı uygulamayı reddedip etmediği hususunun tespit edilmesini talep etmiştir.

İlgili hakkındaki yargılamalar halihazırda Ağır Ceza Mahkemesi önünde devam etmekte olup, tutukluluk incelemesine ilişkin yapılan değerlendirmelerde Kavala’nın mevcut tutukluluğunun AİHM tarafından incelenmeyen başka bir suç kapsamında devam ettiği belirtilmiştir. Ayrıca yargılama makamları ilgilinin AİHM’in incelemesine konu tutukluğunun daha önceden sona erdiğini tespit etmişlerdir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi de AİHM kararından sonra başvuruyu tekrar incelemiş ve mevcut tutukluluk nedeniyle başvuranın özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Hal böyle iken AK Bakanlar Komitesi yargısal makamlar gibi hareket ederek yetkisini aşmıştır. Oy çokluğu ile alınan bu karar hâlihazırda devam etmekte olan bir davaya müdahale niteliğindedir. Başta AK Bakanlar Komitesi olmak üzere herkes, bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde devam eden bir yargılama sürecine etki etmekten kaçınmalı ve verilecek karara saygı duymalıdır.

Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olan ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanan sorumluluklarının farkındadır. AİHM kararlarının icrası kapsamında gerekli adımlar Hükümetimiz tarafından atılmaktadır. Bu kapsamda bugüne kadar 3730 karar kapsamında alınan tedbirler AK Bakanlar Komitesi tarafından da kabul edilmiş ve icra denetimi sona erdirilmiştir. Sadece geçtiğimiz yıl icra denetimi sona erdirilen dosya sayısı ise 222’dir. Buna rağmen belirli bir kararı teamüllere de uymadan sürekli gündemde tutarak ülkemizi uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemekle itham etmek, söz konusu kararın açıkça siyasi mülahazalarla alındığını göstermektedir.”

AİHM kararı ne demişti?

AİHM’nin 12 Mayıs 2020 tarihinde kesinleşen kararında Kavala’nın “bir suç işlediğine dair makul şüphe olmadığı”; Kavala hakkında “Anayasa Mahkemesi’nin ivedi bir yargı denetimi gerçekleştirmediği” ; Kavala’nın özgürlüğüne getirilen kısıtlamanın “suç işlediğine dair makul şüphe nedeniyle yetkili bir adli makam önüne çıkarılma amacından başka bir amaç ile uygulandığı” ve bu durumun “insan hakları savunucularının çalışmaları üzerinde caydırıcı etkiye sahip olduğu” sonucuna varılmıştı.

AİHM bu sonuçlardan yola çıkarak, 1’e karşı 6 oyla, “Kavala’nın tutukluluğunun sona erdirilmesi ve bir an önce serbest bırakılması için Türk hükümeti tarafından tüm önlemlerin alınması gerektiğine” hükmetmişti. AİHM’nin bu kararına Ankara’nın yaptığı itiraz kabul edilmemişti.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 110 Bini Aştı

Kovid 19’da son 24 saatte 110 bin 602 yeni vaka tespit edilirken, 217 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Vakalar genellikle Omicron kaynaklı ve hastalık hafif seyrediyor. Kişisel tedbirlere uyup, aşılarımızı yaptırarak bu tabloyu aşacağız.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 457 bin 885 test yapılırken, 110 bin 602 yeni vaka tespit edildi. 217 kişi hayatını kaybederken, 86 bin 671 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; İlk kez dün günlük vaka sayısı 100 binin üzerine çıktı. 100 bin gibi bir sayının bundan 6 ay, 1 yıl önceki anlamı ile bugünkü anlamı aynı değil. Vakalar genellikle Omicron kaynaklı ve hastalık hafif seyrediyor. Kişisel tedbirlere uyup, aşılarımızı yaptırarak bu tabloyu aşacağız.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’a Sert Eleştiriler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Herzog’un Türkiye ziyaret edecek açıklamasına tepki gösteren SP Lideri Karamollaoğlu, Erdoğan’ın Ocak 2009’daki Davos Zirvesi’nde Şimon Perez’e “one minute” çıkışını hatırlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanı’na mecbur kalıyorum sormaya: One minute ne oldu? Ne değişti böyle bir davette bulunmanız için?” dedi.

Haber Merkezi / Temal Karamollaoğlu, “Biz Sayın Erdoğan’ın Gazze’ye ne zaman gideceğini konuşurken, birden bire sürpriz bir şekilde bu ülkenin katillikle meşhur devlet başkanını ülkemize davet ettiler” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, gece yarısı yayımlanan Resmi Gazete ile yapılan görev değişiklikleri ve istifaları, “Hepimiz şahit oluyoruz bakanların nelere muhatap olduğuna. Görev başında iken yaşadıkları ayrı, görevden af isterken karşılaştıkları ayrı bir dert. Yani istifa etmek bile kolay değil bu sistemde. Yakında halk arasında, ‘Erdoğan’a bakan olasın’ diye bir temenni sözü yayılırsa kimse şaşırmasın” sözleriyle değerlendirdi.

“İnsanımızın geçim sıkıntısı her geçen gün biraz daha artıyor, artmaya devam ediyor” ifadelerini kullanan Karamollaoğlu, “Ülkemizin problemleri giderek derinleşiyor ve yaygınlaşıyor. Toplumsal kutuplaşma maalesef bilerek ve isteyerek körükleniyor. Yönetim sorumluluğu taşıması gerekenler vurdumduymazlığa devam ediyorlar. Maalesef adaletten eğitime, ekonomiden dış politikaya kadar hemen her alanda karı karıya kaldığımız problemler her geçen gün biraz daha büyüyor. Çünkü yıl yeni ama maalesef kafalar eski. Yeni bir yılın heyecanı yerine, yılların yorgunluğu ve tükenmişliği ile karşı karşıyayız.” şeklinde konuştu.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, koronavirüs tedavisinin tamamlanmasının ardından yaptığı ilk basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu’nun açıklamaları şöyle;

“Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’u ülkemize davet etti. Hakikaten akıl alır gibi değil. Tüm anormallikler ne yazık ki normalleşmeymiş gibi takdim edilmeye çalışıyor. Sayın cumhurbaşkanına mecbur kalıyorum sormaya ‘One minute’ ne oldu? Ne değişti bugün böyle bir davette bulunmanız için ne değişti? Bu Herzog denilen adamın, bu Netanyahu denilen katilden farkı ne? İsrail değişti de biz mi bilmiyoruz yoksa siz mi çok değiştiniz? Filistin’de Müslüman kardeşlerimize yapılan zulüm son mu buldu biz mi fakında değiliz?

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Gazze ziyareti vardı ne oldu yeni bir tarih mi belirlendi? 2013 yılında Gazze’ye bir ziyaret gerçekleşecekti, aradan 9 yıl geçti acaba hâlâ Gazze’ye gitme arzusu ve planı var mı? Biz sayın Erdoğan’ın Gazze’ye ne zaman gideceğini konuşurken birden bire sürpriz bir şekilde bu ülkenin katillikle meşhur devlet başkanını ülkemize davet ettiler. Hakikaten şaşırdık, çok ama çok üzüldük ve endişeye kapıldık. Maalesef geçmişte (Şimon) Peres’i gazi Meclisimizde alkışlarla, büyük bir coşkuyla konuşturduğunuz zaman maalesef hepimizi üzen utandıran bir tabloyla karşı karşıya kalmıştık.

Şunu herkes bilmeli ki İsrail’in normalleşme diye bir derdi yoktur. İsrail’in Büyük İsrail diye bir projesi vardır bu itikatlarının bir gereği olarak vardır. Ve dünya kamuoyuna da ABD ve Batılı ülkeler tarafından Büyük Ortadoğu Projesi olarak bu takdim edilmiştir. Bundan vazgeçildiğine dair en ufacık işarete şahit değiliz. Çoluk çocuk demeden mazlumları katleden bu ülkenin cumhurbaşkanının ülkemizde ağırlanmasına gönlümüz rıza göstermemektedir.

Özellikle de uluslararası kuruluşların İsrail’in giderek ırkçı bir rejim haline geldiğini beyan etmeleri karşısında sergilen bu tavrı nasıl karşılayacağız? Müslümanlara zulmedildiği dile getiriliyor. Sayın Erdoğan’ı bunların yaptığı açıklamalara da kulak kabartması gerektiğine işaret ediyorum. 2022 yılı 2021 yılı şimdiden aratır hale geldi.

Bir gece yarısı kararnamesiyle akan ve kurum yöneticilerinin değiştiğine şahit oluyoruz artık. Yapılan hukuksuzluğa biraz da olsa itiraz edenler bakanlar iktidar içerisindeki çekilmelerden nasibini almış oluyor. Hepimiz biliyoruz ki bakanlar değişse de cumhurbaşkanının niyeti değişmediği sürece düzlüğe çıkamayız.

“Yavuz’a vezir olasın…”

Tek kişilik yönetimlerde bu kaçınılmaz bir gerçektir. Bakanların değil, başlangıç sisteminin değişmesi gerektiğine inanıyorum. Yavuz’a vezir olasın diye bir söz gelişmişti. Şimdilerde hepimiz şahit oluyoruz bakanların nelere muhatap olduğuna görev yaşarken ayrı görevden ayrılırken de yaşadıkları ayrı bir dert. Yakında halk arasında Erdoğan’a bakan olasın sözü yayılırsa kimse şaşırmasın.

İtibar şatafatla lüksle değil, güvenle kazanır. Bugün ülkemizde devlet kurumlarının itibarı kalmış mı yoksa itibar kaybetmiş mi? TÜİK bugün ne kadar güvenilir? İşe alımda işe yakın olanı değil iktidara yakın olanı seçen devlet kurumlarına kaçımız güveniyoruz. Hazine ve Maliye Bakanının ekonomik sorunlarına ne kadar inanıyoruz? Son gelen bakanlar ne kadar dayanabilecek ve itibarlarını koruyacaklar zaman gösterecek.

Artık kimse Türk Lirası’nın itibarından bahsedemiyor ne yazık ki. Kendisine yönelik suçlamalar karşısında susmayı tercih eden sayın İçişleri Bakanı’na kim güveniyor? Haksız yere mahkemelik olduğunuzda adaletin tecelli edeceğine güveniniz kaldı mı? Adalet sarayı yapmakla adalet bakanlığı yapmakla güven ve itibar kazanılmaz hepimiz biliyoruz. Gecenin bir vakti bakanlıklarının görevden alındığı Cumhurbaşkanı Kabinesi’ne güven var mı? Yapılan muamele devlet kurumlarına suikast muamelesidir.

“Rakamlar büyüdükçe ekmeğimiz küçülüyor”

Ekonomiye dönersek, insanımızın ve esnafımızın, çalışanımızın, işsizlerimizin hali içler acısı. Ocak ayı itibariyle asgari ücret 4 bin 253 liraya çıkmıştı. Memur maaşları da enflasyon farkıyla birlikte yüzde 30 artmıştı. Ancak asgari ücret ve memur maaşlarıyla birlikte giderek yükselen masraflar dikkate alındığına açlık ve yoksulluk sınırının da giderek büyüdüğüne şahit oluyoruz. Bu rakamlar büyüdükçe ekmeğimiz küçülüyor.

Son açıklanan açlık ve yoksulluk rakamlarına göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı yeni asgari ücreti yakaladı ve 4 bin 250 TL oldu. Yoksulluk sınırı ise 13 bin Türk Lirası’nı geçti. Bir asgariyi aç kalmaktan kurtaran rakam bugünkü şartlarda sadece 3 liraymış gibi gözüküyor. Bununla piyasada ne alınabilir? Siz hesap edin. Yemek kartındaki ücreti yemek yemeyip çocuklarına harçlık vermek zorunda kalan işe giderken yol parasından tasarruf etmek isteyen asgari ücretlilerin memurların öğrencilerin ekmeğini büyütmeye talibiz.

Yılbaşında elektriğe gelen zamlar vatandaşlarımızı zor durumda bıraktı. Her zaman olduğu gibi birkaç rakamla oynayarak algı yönetmeye sanki sorumluluğunu yerine getirmeye çalışıyor. Elektrikteki fahiş zamlardan kaçmak kolay değil. 210 kilovat sınırını aşmadınız elektrik faturasından sadece 50 lira tasarruf etmiş olacaksınız bu parayla bir kilo beyaz peynir bile alamıyorsunuz. İşletmeler bu faturalar karşısında işletmelerini nasıl ayakta tutacaklar?

Bu kafayla bu anlayışla giderse iktidar hayat pahalılığına bir çözüm bulma imkanı kesinlikle yoktur. Vatandaşını korkutan ve ezen bir devlet anlayışı yerine ona güven veren bir devlet anlayışı kuracağız. Asgari ücreti birkaç misli belli bir süreç içerisinde artıracağız. Refahı yaygınlaştıracağız. Rant düzenini bütünüyle ortadan kaldıracağız. Normalleştiren ve herkesin kabullendiği torpil düzenini, tanıdığın varsa anlayışını bütünüyle ortadan kaldıracağız. Adil devlet adil paylaşım insanca yaşam ancak seninle olur. “

Paylaşın

Ekonomik Kriz: Menülere ‘Elektrik Zammı’ Geliyor

Elektrikte kademeli tarife hem vatandaşı hem de esnafı oldukça zorluyor. Her ne kadar daha önce açıklanan 150 kilovatsaatlik baraj, yoğun itirazlar sonrası 210 kilovatsaate çıkarılsa da esnaf bu konuda kendileri için özel bir adım atılması gerektiğini söylüyor.

Emre Eser’in DW Türkçe’de yer alan haberine göre son bir haftada binlerce esnafın elektrik faturalarındaki zamları kendilerine şikâyet ettiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Şikayetler sabahtan akşama kadar devam ediyor. Türkiye’nin her köşesinden esnaflar mail atıp telefon açıyor. Esnaf ciddi anlamda zorlanıyor. Çoğu esnaf kapanmamak için bizden çözüm bekliyor. Bu şartlarda işletmeyi ayakta tutabilmek mümkün değil” diye konuştu.

Esnaf için en acil çözümün kademeli tarifede kendileri için özel bir sınırın belirlenmesi olduğunu ifade eden Palandöken’e göre eğer bu adım atılmazsa çok sayıda esnaf hızla kepenk indirebilir. Esnafa verilen destek paketlerinin önemli olduğunun altını çizen Palandöken, “Kasap, balıkçı, restorancı dolap çalıştırmasın mı? Ürünleri bozulsun mu? Kırtasiyeci tabela yakmasın mı? Terzi ütüsünü çalıştırmasın mı? Şimdi bu esnaflar iş yaparken kullandığı elektriğe bakıyor. Sonra da dönüp ne kazandığını hesaplıyor. Sonra zararda olduğunu görünce durumu sorguluyor. Neden dükkân açmaya devam etsinler?” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“Türkiye’de yemek yemek artık ucuz değil”

TESK Başkanı Palandöken en küçük esnafın bile enerji tüketimin fazla olduğunu belirtirken Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl’e göre bu dönemde çalıştırılan ısıtıcılar da esnafın maliyetlerini oldukça zorluyor.

Üstelik Bingöl, çoğu restoran ve kafede müşterinin konforu için kullanılan ısıtıcıların getirdiği ek maliyetin şimdiden menülerdeki fiyatlara yansımaya başladığını söyledi. “Müşteriye ‘ısıtıcıyı açamayız’ diyemezsiniz. Her işletme müşterisinin en rahat koşullarda yemek yemesini ister. Müşterinin de talebi bu yöndedir. Kışın soğuk ortamları ısıtmak, yazın da sıcak ortamları soğutmak zorundayız. Ama bu konforun da bir bedeli var. İşletmeciler bunu karşılayamaz. Çoğu restoran ve kafe elektrik faturalarında bu yükü menülerine eklemeye başladı bile” diyen Bingöl, bu farkı yansıtmayanların zarar edeceğini ifade etti. Bingöl, sözlerine “Türkiye’de yemek yemek artık ucuz değil” şeklinde devam etti.

“Esnaf eskisinden daha az kâr ederek çalışıyor”

Esnafın artan maliyetleri verdiği hizmete yansıtmak zorunda olduğunu vurgulayan TESK Başkanı Palandöken, bu konuda vatandaşın karşısına ilk olarak esnafın çıktığını ve vatandaşın zamların hesabını esnafa sorduğunu söyledi. “Ama esnaf eskisinden daha az kâr ederek çalışıyor” diyen Palandöken, elektrik ve doğalgaz maliyetlerinin artık kira giderini bile geride bıraktığına dikkat çekti.

Palandöken, esnafın içinde bulunduğu durumu “Vatandaşın gelir düzeyi düşünce zaten ayağını çarşıdan kesti. Şimdi esnaf daha az müşteriye çalışıyor. Bir taraftan da maliyet yükü var. En azından enerji giderlerinde yüzde 50 indirim uygulanması gerekiyor. Zincir marketlerin ve mobil teslim uygulamaların pazardaki hakimiyeti ile güç kaybeden esnafa yeni bir destek gerekiyor” diye anlattı.

Türkiye’deki 20 binden fazla üyeden görüş aldıklarını anlatan TÜRES Başkanı Bingöl’e göre son yaşanan durum pandemiden daha kötü. Bingöl, “Daha önce yaşamadığımız bir durumu yaşıyoruz. Haftada iki defa bir restorana giden müşteri artık bir defa gelebiliyor. Müşteri sayıları hızla azalıyor. Vatandaşlar da çok haklı. Hangi restoranla konuşsak aynı bildirimi alıyoruz maalesef” şeklinde konuştu.

Esnaf birliklerine göre Türkiye’deki en küçük esnafın elektrik faturası bin liradan başlıyor. Bu çoğu işletmede aylık 10 bin lirayı aşıyor. Restoran ve kafe gibi işletmelerde ise 7-8 bin liradan başlayan elektrik faturaları çok büyük işletmelerde 100 bin lirayı bulabiliyor. TESK verilerine göre Türkiye’de 2 milyon 38 bin 362 esnaf bulunurken kayıtlı işletme sayısı 2 milyon 214 bin 826. Türkiye’de bulunan toplam esnaf odası sayısı ise 2 bin 998.

Paylaşın

Sınırda Donarak Ölen Göçmenlerin Sayısı 12’ye Yükseldi

Edirne Valiliği, Yunanistan sınırındaki İpsala ilçesinde Yunanlılar tarafından geri itilen ve donarak yaşamını yitiren göçmen sayısının 12’ye ulaştığını açıkladı. Donma riski altındaki bir göçmenin ise kurtarılarak Keşan Devlet Hastanesi’ne sevk edildiği bildirildi.

Paşaköy Köyü Mandakoru mevkiinde 9 göçmenin cansız bedenine ulaşıldığı, arazide yapılan arama tarama çalışmaları sonrasında 2 göçmenin daha donmuş halde bulunduğu bildirildi. Valilik, hastaneye sevk edilen bir göçmenin de kurtarılamayarak hayatını kaybetmesi üzerine can kaybının 12’ye ulaştığını kaydetti.

Açıklamada, tıbbi yardım ihtiyacı olabilecek göçmenler için jandarma, sınır birlikleri, polis ve AFAD ekipleri tarafından bölgede yürütülen arama tarama faaliyetlerinin devam ettiği ve konuyla ilgili adli soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Yunanistan üzerindeki baskı artıyor

Yunanistan, uzun süredir insan hakları örgütleri ve göçmen kuruluşlarının geri itmeler konusundaki suçlamalarıyla karşı karşıya. 2020’de yardım kuruluşları Oxfam ve WeMove Europe, sığınmacılara karşı AB hukukunu sistematik olarak ihlal ettiği gerekçesiyle Yunanistan hakkında ihlal davası açılması talebiyle AB Komisyonu’na başvurmuştu.

Geçen yıl Ekim ayında da Avrupa Parlamentosu’ndaki ikinci büyük grup olan Avrupa Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı (S&D), sığınmacıların geri itilmesi (pushback) uygulamaları nedeniyle ihlal prosedürü başlatılmasını talep etti.

Avrupa Komisyonu’nun içişlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson, Ekim ayında yaptığı açıklamada geri itme iddialarıyla ilgili Yunanistan ve Hırvatistan’ın soruşturma başlatmasını talep etmiş, “Bu tür suçlamalar Avrupa Birliği olarak saygınlığımıza gerçekten zarar veriyor” demişti.

“Özür dilemeyeceğiz”

Yunan hükümeti ise suçlamaları reddediyor. Yunanistan Göç Bakanı Notis Mitrakis geçen yıl yaptığı açıklamada sınır koruma önlemlerinin uluslararası ve Avrupa yasaları çerçevesinde yürütüldüğüne vurgu yaparak AB’nin yasa dışı yollardan insanları AB’ye sokmaya çalışan “suç çetelerinin” hedefi olduğunu ifade etmiş ve “Avrupa’nın sınırlarını korumaya ve bu tür çetelere son vermeye odaklanmayı sürdürdüğümüz için özür dilemeyeceğiz” ifadesini kullanmıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre sadece Yunanistan’da Ocak 2020-Mart 2021 döneminde Ege’deki adalar ve Meriç’teki kara sınırında yasa dışı 300 geri itme vakası belgelendi.

Paylaşın

Dış Ticaret Açığı 10,4 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin ihracatı Ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,3’lük artışla 17,6 milyar dolar oldu. İthalat ise aynı döneme göre yüzde 55,2 artışla 28 milyar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı 10,4 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Ticaret Bakanlığı öncü verilerine göre Ocak’ta ihracat yüzde 17 artışla 17,6 milyar dolar olarak kaydedildi. İthalat ise yüzde 55 artışla 28 milyar dolar oldu.

Bu rakamların ardından dış ticaret açığı 10,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Ocak ayında enerji ithalatı 9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Enerji hariç bakıldığında, Ocak ayında ithalat 19 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Ocak ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı enerji hariç yüzde 88,3 olarak kaydedildi.

Bakanlığın verilerine göre Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya yüzde 11,4 artışla 1 milyar 616 milyon dolar, ABD yüzde 32,6 artışla 1 milyar 233 milyon dolar ve İtalya yüzde 18,8 artışla 1 milyar 27 milyon dolar oldu.

İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 49,1 oldu.

Ocak ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler ise sırasıyla; Rusya yüzde 149,8 artışla 4 milyar 564 milyon dolar, ABD yüzde 328,6 artışla 3 milyar 109 milyon dolar ve Çin yüzde 40,8 artışla 3 milyar 94 milyon dolar oldu.

Paylaşın