İYİ Parti Lideri Akşener: Hak Yiyene Yuh Olsun

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da, Aşık Veysel’in ölüm, Hz. Ali’nin doğum yıl dönümü ve ‘Nevruz Bayramı’ dolayısıyla Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa katıldı.

İnsanların bölünmesinin enerjinin, iyiliğin ve güzelliğin boşa gitmesi anlamına geldiğini belirten Akşener, ortaya çıkan enerjiden fayda sağlanamamasının tüm insanların zararına olduğunu söyledi.

Herkesin birbirinin farklılıklarına saygı duyması gerektiğini vurgulayan Akşener, “Ben hoşgörü sözünü sevmiyorum. Hoşgörü kavramının içerisinde biraz kibir, biraz buyurganlık var. Biz birbirimize saygı duymak zorundayız. Ben kimim ki buradaki hanımefendileri hoşgörüyle karşılayacağım.

Başkası kim ki bizleri hoşgörüyle karşılayacak. Biz birbirimize saygı duymak zorundayız. Farklılıklarımızın enerjiye çevrilmesinin, birlikteliklerimizin de ön plana çıkartılmasının bu saygı kavramından geçtiğine inanıyorum” diye konuştu.

‘Nevruzun Türk milletinin yeniden tarih sahnesine çıktığı gün’ olduğunu belirten Akşener, herkesin Nevruz Bayramı’nı kutladı. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hadisini anımsatan Akşener, hak ve hakikat yolunda Allah’ın Hz. Ali’nin cesaretini kendilerine nasip etmesi dileğinde bulundu.

Aşık Veysel’in “Kuran’a bak İncil’e bak. Dört kitabın dördü de Hak. Hakir görüp, ırk ayırmak, hakikatte yüz karası.” dizelerini okuyan Akşener, Aşık Veysel’e “Allah’tan rahmet” diledi.

“Hak yiyene yuh olsun”

Akşener, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ne mutlu bize ki aklımızı, gönlümüzü ve ruhumuzu besleyen, hakkı, hakikati ve adaleti öğütleyen büyüklerimiz var. Baharı müjdeleyen bayramımız var.

‘Allah seni hür yarattı, tamah seni kul etmesin’ diyerek alnı açık başı dik olmayı öğütleyen rehberimiz var. Toprağı sadık yar belleyen gönül zenginlerimiz var. Bunca kıymeti bilmeyene yuh olsun. Bunca zenginlik varken yanlışa sapanlara yuh olsun. Hakkı ve hakikati sancak bilmek varken hak yiyene yuh olsun.”

Paylaşın

Fenerbahçe, İkinciliğe Odaklandı

Fenerbahçe, Süper Lig’in 30. haftasında Konyaspor’u konuk etti. 5 maçtır kaybetmeyen Fenerbahçe, Konyaspor’u 2-1 mağlup etmeyi bildi. Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 53 yaparken, Konyaspor ise 55 puanda kaldı. 

Haber Merkezi / Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri 66. dakikada Kim Min-jae ve 88. dakikada Pelkas atarken, Konyaspor’un tek golünü ise 35. dakikada Bytyqi kaydetti.

Karşılaşmadan dakikalar;

3. dakikada ceza sahası içi sağ tarafından İrfan Can Kahveci’nin arka direğe ortasında burada bulunan Serdar Dursun’un kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Sehic’te kaldı. 16. dakikada Zajc’ın ara pasında sağ taraftan ceza sahası içine sarkan Bright Osayi-Samuel’in uzak köşe vuruşunda kaleci Sehic meşin yuvarlağı çeldi. 29. dakikada Serdar Dursun’un ceza sahası dışından sağ tarafından çektiği şutta meşin yuvarlak kaleci Sehic’te kaldı.

35. dakikada Skubic’in taç atışında ceza sahası içi sağ tarafında topla buluşan Cikalleshi, son çizgiye inerek pasını penaltı noktası üzerindeki Endri Çekiçi’ye aktardı. Çekiçi’nin kayarak vuruşunda kaleci Altay Bayındır’dan seken topu Bytqi tamamladı ve ağlara gönderdi (0-1)

60. dakikada İrfan Can Kahveci ceza sahası içinde önce savunmanın ardından da kaleci Sehic’in müdahalesiyle yerde kaldı, Fenerbahçeliler penaltı bekledi. Ancak hakem Halil Umut Meler, VAR’ı dinledi ve oyunu devam ettirdi.

65. dakikada İrfan Can Kahveci sağ çaprazdan frikiği kullandı, Sehic solundan topu zorlukla çıkardı ancak direkten seken topu çizgide Kim-Min Jae tamamladı. Güney Koreli futbolcu skoru 1-1’e getiriyor. 68. dakikada Fenerbahçe baskılarını artırdı, ceza sahasında yaşanan pozisyonda top Rossi’nin önünde kaldı, Uruguaylı futbolcu gelişine vurdu, savunmadan sekti, bir kez daha denedi şansını kaleci Sehic gole izin vermedi.

87. dakikada Fenerbahçe ataklarını sıklaştırdı, Serdar Aziz destek verdiği atakta ceza sahası içinde tekte topu Samuel’in önüne bıraktı. Samuel döndü vurdu ancak şutu etkisiz. 88. dakikada Crespo ceza sahası yayındaki Pelkas’a ayağının dışıyla harika bir top gönderdi, Pelkas kontrol edip aynı şıklıkla sağ köşeye vurdu ve Fenerbahçe’yi 2-1 öne geçirdi.

Stat: Ülker

Hakemler: Halil Umut Meler, Mustafa Emre Eyisoy, İbrahim Çağlar Uyarcan

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Bright Osayi-Samuel, Serdar Aziz, Kim Min-jae, Szalai (Novak dk. 61), Crespo, Zajc (Berisha dk. 90+1), İrfan Can Kahveci (Arda Güler dk. 76), Mesut Özil (Pelkas dk. 46), Rossi, Serdar Dursun (Ozan Tufan dk. 90+1)

Konyaspor: Sehic, Skubic, Adil Demirbağ, Musa Çağıran, Guilherme, Hadziahmetovic (Mpoku dk. 89 ?), Soner Dikmen (Oğulcan Ülgen dk. 75), Endri Çekiçi, Amilton, Bytyqi (Ahmed Hassan dk. 75), Cikalleshi

Goller: Kim Min-jae (dk. 66), Pelkas (dk. 88) (Fenerbahçe), Bytyqi (dk. 35) (Konyaspor)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 85 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 13 bin 081 yeni vaka tespit edilirken, 85 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,27 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,04 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 262 bin 116 test yapılırken, 13 bin 081 yeni vaka tespit edildi. 85 kişi hayatını kaybederken, 14 bin 263 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,27 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,04 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 146 milyon 446 bin 575’e yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 19Mart verilerine göre, dün 395 bin 4 test yapılmıştı. Dün, 17 bin 328 vaka tespit edilirken, 105 kişi hayatını kaybetmiş ve 18 bin 269 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

HDP’li Mithat Sancar: Mutlaka Başaracağız

İstanbul Yenikapı’daki Newroz kutlamasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Biz bu ateşi söndürmemek için her türlü emeği veren, bedeli ödeyen binlerce on binlerce yoldaşımızın, kardeşimizin mirasını devraldık. O onurlu mirası taşımak ve başarıya ulaştırmak için yola devam ediyoruz. Söz veriyoruz. Mutlaka başaracağız. Hep birlikte söylüyoruz. Mutlaka kazanacağız.” dedi.

Haber Merkezi / Sancar, konuşmasının devamında, “Söz mü? Duyun ey savaş baronları, kandan, talandan, yalandan, sömürüden medet uman muktedirler, duyun bu sesi: Biz geliyoruz, halkların gücü geliyor, mücadelenin kararlılığı geliyor. Bu ülkeye baharı getirmeye söz vermiş milyonlar birleşerek geliyor. ” ifadelerini kullandı.

Mithat Sancar, “Newroz yıllardır demokratik çözüm ve büyük barış için bir sembol olmuştur. Biz 2013 Newroz’unda okunan o barış deklarasyonunun arkasındayız. Biz Dolmabahçe’de açıklanan demokrasi programının arkasındayız. Biz eylül ayında açıkladığımız deklarasyonla demokrasiye, Kürt sorununa demokratik çözüme, bütün halklarla büyük barışa giden yolda yürümeye kararlıyız. Sözümüzde duruyoruz. Baskılar bizi durduramıyor, baskılar bizi engelleyemiyor” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, İstanbul Yenikapı’daki Newroz kutlamalara katıldı. Burada yaptığı konuşmasına halkı Kürtçe selamlayarak başlayan Sancar, konuşmasının devamında özetle şu ifadeleri kullandı;

“İşte çözümün sesi, işte çözümün gücü. Birleştikçe büyüyoruz, birleştikçe bu ülkeye barışın, demokrasinin, özgürlüğün, eşitliğin yolunu açıyoruz.

Bu yol zor bir yoldur; engellerle, zulümle, baskılarla doludur ama hiçbir güç bizi yürüyüşümüzden alıkoymadı, koyamayacak. Zulme, zorbalığa, soyguna, sömürüye, talana ve ranta karşı bütün ezilenleri, yoksulları, ötekileştirilen hakları, emekçileri birleştirme mücadelemiz büyüyerek devam ediyor.

“Başarıya yürüyoruz”

Başarıya yürüyoruz. Zulüm, zorbalık iktidarını mutlaka ama mutlaka bu güç değiştirecektir. Sadece iktidarı değiştirmekle kalmayacak biz bu ülkeye yeni bir başlangıcı da yaşatacağız. Newroz yeni başlangıcın habercisidir, bu ülkeye getireceğimiz baharların müjdesidir.

2022 Newroz’u başarının en önemli dönemecidir. İşte o nedenle bütün zorluklara, bu soğuğa, kara kışa rağmen, bu umutla, kararlılıkla, cesaretle meydanları dolduran sizleri kucaklıyorum, selamlıyorum.

Kazanacağımıza dair şüpheniz var mı? Bizi yolumuzdan alıkoyacak tek bir güç var mı? Neden? Demirci Kawa’nın binlerce yıl önce yaktığı ateş, özgürlük ateşi büyüyerek yolumuzu aydınlatıyor. Bir kibrit çöpüyle yakılan ateş bu ülkenin Ortadoğu’nun her yerinde gürül gürül yanıyor. Bu ateş, Newroz ateşi özgürlüğün yolunu aydınlatıyor.

“Milyonlar birleşerek geliyor”

İşte biz bu ateşi söndürmemek için her türlü emeği veren, bedeli ödeyen binlerce on binlerce yoldaşımızın, kardeşimizin mirasını devraldık. O onurlu mirası taşımak ve başarıya ulaştırmak için yola devam ediyoruz. Söz veriyoruz. Mutlaka başaracağız. Hep birlikte söylüyoruz. Mutlaka kazanacağız.

Söz mü? Duyun ey savaş baronları, kandan, talandan, yalandan, sömürüden medet uman muktedirler, duyun bu sesi: Biz geliyoruz, halkların gücü geliyor, mücadelenin kararlılığı geliyor. Bu ülkeye baharı getirmeye söz vermiş milyonlar birleşerek geliyor.

“2013 barış deklarasyonunun arkasındayız”

Newroz yıllardır demokratik çözüm ve büyük barış için bir sembol olmuştur. Biz 2013 Newroz’unda okunan o barış deklarasyonunun arkasındayız. Biz Dolmabahçe’de açıklanan demokrasi programının arkasındayız. Biz eylül ayında açıkladığımız deklarasyonla demokrasiye, Kürt sorununa demokratik çözüme, bütün halklarla büyük barışa giden yolda yürümeye kararlıyız. Sözümüzde duruyoruz. Baskılar bizi durduramıyor, baskılar bizi engelleyemiyor.

“Tecrit, savaşın en büyük sembolüdür”

Yoldaşlarımızı siyasi rehine olarak tutuyorlar. Barışın yolunu açmak için 2013 Newroz’unda İmralı’dan gelen sesi kısmak için tecridi ağırlaştırıyorlar. Bilelim ki tecrit, savaş politikalarında ısrarın en büyük sembolüdür.

O nedenle barış mücadelesi İmralı tecridini kırma mücadelesinin de mutlaka bütünleştirici parçasıdır. Barış için mücadele, savaşa karşı mücadele aynı zamanda tecridi kırmak için mücadeleyi içermek zorundadır. Bugün burada bu meydanda toplananlar, bu ülkeye, Ortadoğu’ya büyük barışı getirmeyi azmetmiş ortak iradenin temsilcileri, sesi ve neferidir.

“Bu yıl final yılı”

2022’de Newroz kazanmanın dönemecidir. Bu yıl final yılıdır. Bunu unutmayın, bu iktidar hangi oyunları oynarsa oynasın, hangi mühendisliklere başvurursa başvursun, boşunadır, nafiledir.  Yok seçim kanunlarında değişiklikler yapıyorlar. Ne yapacaklar kendilerine avantaj sağlayacaklar. Barajı yüzde 7’ye düşürüyorlar.

“O yüzde 7’yi de yıkacağız”

Barajı düşürmelerinin amacı küçük ortakları var ya MHP, onu güvence altına almak içindir. Ama olsun. Bu barajı kim yıktı. On yıllardır mücadele eden bizler yıktık. Yüzde 10 barajını bize karşı getirdiler ama mücadelemizle, inancımızla, kararlılığımızla yıktık. Şimdi yüzde 7’ye indirip MHP’ye hediye ediyorlar. Ama olsun bunun temelinde sizlerin mücadelesi var. O yüzde 7’yi de yıkacağız.

Biz barajsız seçim istiyoruz. Herkesin iradesiyle, gücüyle parlamentoya girmesini istiyoruz. Bu ülkede çoğulcu eşit özgürlük adil yaşam istiyoruz.

Bu inançla Newroz ateşinin etrafında kenetleniyoruz. Ülkeye demokrasi, barış, adalet ve özgürlük getirmek için Newroz ateşini büyütüyoruz. Şimdi kazanma zamanıdır. Dem dema serkeftinê ye. Newroz pîroz be. Şimdi kazanma zamanıdır. Riya we vekirî be.”

Paylaşın

Galatasaray, Üç Puan Daha Bıraktı

Süper Lig’de 30. hafta maçında Gaziantep FK ile Galatasaray karşılaştı. Galatasaray deplasmanda Gaziantep FK’ye 1-0 öne geçtiği maçta 3-1 mağlup oldu. Bu sonucun ardından Gaziantep FK 40 puana yükselirken Galatasaray 38 puanda kaldı.

Haber Merkezi / Gaziantep FK’ye galibiyeti getiren golleri 45 + 3’te Dijibodji, 71’de Maxim (P), ve 81. dakikada Figueiredo kaydederken, Galatasaray’ın 34. dakikada Bafetimbi Gomis attı.

Karşılaşmadan dakikalar

2. dakikada orta alandan gelişen Gaziantep FK atağında Muhammet Demir ceza sahası çizgisi üzerinde topla buluştu. Muhammet’in vuruşu kaleci Muslera’da kaldı. 18. dakikada sağ kanattan gelişen Galatasaray atağında Semih Kaya’nın ceza alanı içerisine gönderdiği ortaya müsait pozisyondaki Gomis’in kontrol ederek vuruşu auta çıktı.

23. dakikada sağ kanattan gelişen Gaziantep FK atağında Maxim’in ara pasında topla buluşan Kitsiou kaleci ile karşı karşıya kaldı. Kitsiou’nun vuruşunu kaleci Muslera kurtardı.

34. dakikada Galatasaray golü buldu. Galatsaray’ın sol kanattan gelişen atağında Kerem Aktürkoğlu, meşin yuvarlığı ceza sahası önündeki Morutan’a gönderdi. Morutan’ın penaltı noktasına yakın noktada vuruşunda defanstaki Sagal’dan dönen topu önünde bulan Gomis’in vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Günay Güvenç’in sağından ağlarla buluştu (0-1).

44. dakika ceza sahası dışından Berkan şutunu çekti. Kaleci Günay kornere çeldi. 45. dakika Galatasaray bir kez daha köşe vuruşu kullandı. Ceza sahası dışında Morutan’ın önünde kalan topa Rumen oyuncu harika vurdu. Top az farkla dışarıya gitti. 45+4’üncü dakikada Gaziantep FK serbest vuruş kazandı. Topun başına geçen Maxim’in ceza alanı içerisine yaptığı ortaya Djilobodji’nin bekletmeden vuruşu ağlara gitti (1-1).

51. dakikada ev sahibi takımın sağ kanattan gelişen atağında Maxim’in ortasında topla kale dibinden buluşan Figueiredo’nun vuruşunda top az üstten dışarı çıktı. 65. dakikada Galatasaray’ın sol kanattan gelişen atağından Kerem Aktürkoğlu topu ceza sahasındaki Gomis’e attı. Bu futbolcunun topu ceza sahasında önüne bıraktığı Emre Kılınç’ın çektiği sert şutu kaleci Günay Güvenç kornere çeldi.

70. dakikada Gaziantep ceza sahasında Berkan İsmail Kurtu’nun topa yükseldiği sırada Figueiredo’ya yaptığı müdahalenin ardından hakem Arda Kardeşler penaltı noktasını gösterdi. 71. dakikada topun başına geçen Maxim meşin yuvarlağı ağlara gönderdi (2-1).

74. dakikada orta alandan gelişen Galatasaray atağında topu taşıyan Kerem Aktürkoğlu Gomis ile oynadı. Müsait pozisyondaki Gomis’in vuruşunda topu kaleci Günay çıkardı. 81. dakikada sol kanattan gelişen ev sahibi takımın atağında Maxim rakibinden sıyrılıp Figueiredo’ya pas verdi. Topu göğsü ile kontrol eden Figueiredo’nun şutu ağlara gitti (3-1).

Stat: Gaziantep Kalyon

Hakemler: Arda Kardeşler, Ali Ögel, Yusuf Bozdağan

Gaziantep FK: Günay Güvenç, Kitsiou, Djilobodji, Caulker, Tosca, Sagal, Doğan Erdoğan, Recep Niyaz (Ahmed El Messauidi dk. 87), Maxim, Figueiredo (Mirza Cihan dk. 90), Muhammet Demir (Furkan Soyalp dk. 82)

Galatasaray: Muslera, Semih Kaya, Nelsson, Marcao, Van Aanholt, Taylan Antalyalı, Berkan Kutlu, Morutan (Ryan Babel dk. 68), Emre Kılınç (Barış Alper Yılmaz dk. 77), Kerem Aktürkoğlu, Bafetimbi Gomis

Goller: Djilobodji (dk. 45+3), Maxim (dk. 71 pen.) Figueiredo (dk. 81) (Gaziantep FK), Gomis (dk. 34) (Galatasaray)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Cumhuriyetimizi Demokrasi İle Taçlandırmak İstiyoruz

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Güç Sende, Senin Elinde” Gençlik Çalışması Lansmanı’nda yaptığı konuşmada, “Bu yüzyılda artık cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmak istiyoruz. Bunu yapacak olanlar gençler. Sizler değiştireceksiniz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Kemal Kılıçdaroğlu, “Birileri sizin gücünüzden korkuyor. Korktuğu için şunu söylüyor: ‘Giderlerse gitsinler.’ Ama sizin şunu söylemeniz gerekiyor: ‘Hayır; biz gitmeyeceğiz, seni göndereceğiz’ demeniz gerekiyor” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Güç Sende, Senin Elinde” Gençlik Çalışması Lansmanı’nda konuştu. Kılıçdaroğlu’nun satırbaşlarından öne çıkanlar:

“Uzun yıllardır ilk kez CHP toplumun bütün sorunlarına eğildi ve sağlıklı çözümler üretti. Gençler için 6 vaadimiz saydı arkadaşlarımız.

Yüzyıl içinde bu ülkede başbakanlar, bakanlar, fidan gibi gençler asıldı. Bu yüzyılda artık cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmak istiyoruz. Bunu yapacak olanlar gençler. Sizler değiştireceksiniz.

Birileri sizin gücünüzden korkuyor. Korktuğu için şunu söylüyor: ‘Giderlerse gitsinler.’ Ama sizin şunu söylemeniz gerekiyor: ‘Hayır; biz gitmeyeceğiz, seni göndereceğiz’ demeniz gerekiyor.’

Ekonomiyi yönetemediklerini de önceden gördük. Sorumlu bir muhalefet yaptık. Önceden gördük ve uyardık. Nasıl çözüleceğini de anlattık. Ama onlar yapmadılar. ‘Hayır, siz bilmiyorsunuz’ dediler. Geldiğimiz tabloda Türkiye’nin tüm sorunlarını bildiğimizi ve çözümler ürettiğimizi de artık tüm dünya biliyor.

“Eleştiri, hatayı tekrar etmeme açısından son derece önemlidir”

Şunu unutmayın, her biriniz politik arenanın içindeyseniz eleştiriden korkmayacaksınız. Bir politikacının alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı vardır. Benim görmediğimi başkası görebilir, benim duymadığımı başkası duyabilir. Eleştiri, hatayı tekrar etmeme açısından son derece önemlidir.

Siz alanda çalışırken CHP’ye ilişkin eleştiriler de gelecektir. Hemen itiraz etmeyin. Bizim katılmayacağımız bir şey olsa da ‘haklısın’ demeniz lazım. Eksiğimiz var mı? Evet var. Vatandaş bizi eleştiriyorsa ve bizim inanmadığımız bir eleştiri geliyorsa kabahat bizde. Biz ona kendimizi anlatmadık.”

Paylaşın

Karadeniz’de Serseri Mayın Tehlikesi!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali devam ederken Karadeniz’e komşu tüm ülkeleri etkileyecek bir gelişme yaşandı. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Ukrayna’nın denizden çıkarma yapılması korkusuyla Karadeniz kıyılarına döşediği mayınların büyük tehlike yarattığı uyarısında bulundu.

Rusya’nın Soçi Liman Müdürlüğü de Odesa Körfezi açıklarında Ukrayna tarafından döşenen mayınların kopup sürüklenmeye başladığını açıkladı. Açık denize taşınabileceğini uyarısı yapılan mayınlar için Rusya Karadeniz Filosuna “acil kodu”yla benzer bir uyarı geçti.

Mayınların Tuna Nehri’nin yarattığı akıntıyla İstanbul Boğazı’na hatta Akdeniz’e ulaşabileceği uyarısı var. Soçi Liman Müdürlüğü mayın sayısını tahmini 420 olarak açıklarken, Ukrayna da Odessa, Ochakov, Chernomorsk ve Yuzhny limanlarının çevresine yerleştirilen mayın bariyerleri için Rusya’yı suçladı.

Ukrayna merkezli “Karadeniz Stratejik Araştırmalar Enstitüsü” yöneticisi Andrey Klimenko, Rusya’nın Karadeniz sularında tüm ticareti bloke etmek için mayın tuzağı kurduğunu öne sürdü.

İki ülke de aynı mayınları kullanıyor

Mayınların “YM” ve “YRM” tipi olduğu belirtilirken bu mayınlar ilk kez II. Dünya Savaşı’nda SSCB tarafından üretildi. YM tipi mayınların genel hacmi 172 kg. Mayının içinde 20 kg TNT patlayıcı bulunuyor. Suya 1-2 metre derinliğe yerleştiriliyor.

YRM tipi mayınlarsa denizden çıkarmaları engelleme amaçlı kullanılıyor. 30 kg olan mayının içindeki patlayıcı miktarı 3 kg civarında. Temas prensibiyle çalışan mayınlar infilak ettiğinde gemilere parça tesiriyle zarar veriyor veya batırabiliyor. Her iki mayın tipinin de Rusya ve Ukrayna tarafından kullanıldığı biliniyor.

Paylaşın

Çocuklarda Ekran Bağımlılığı: Gelişimleri İçin Zararlı Mı?

Çocukların telefon, tablet ya da televizyon ekranlarına olan bağımlılığı gelişimlerini engelliyor mu? Bu durum genelde anne babaları endişelendiriyor. Zaman zaman politikacılar da bu yönde ailelere yasal sorumluluklar getiriyor.

Örneğin Çin’de yeni kurallar, çocukların yalnızca hafta sonu ve tatil günleri birer saat video oyunu oynamalarına izin veriyor. Peki ekran bağımlılığı sağlığa zararlı mı? Bilim, aileler ve politikacılar gibi bu duruma ‘kategorik’ yaklaşmıyor.

Aralık ayında Le Monde gazetesinde bir bildiriye imza atan yaklaşık 100 milletvekili “çocukların ekrana fazla bakmalarının yüzyılın laneti” olabileceğini söylüyordu. Bu bildiriyi iktidar ve muhalefet cephesinden birçok milletvekili desteklemişti.

Bildiride milletvekilleri, ekran önünde vakit geçirmenin çocukların uyku düzenini, duygu yönetimini, dil öğrenimi ve hafıza gelişimini olumsuz etkilediğini belirtiyor ve bu yönde toplumda farkındalık oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

Toplumda ekrana olan bağımlılığın özellikle çocukların zeka gelişimini olumsuz etkilediği inanışı hakim. Yapılan araştırmalar koronavirüs salgını döneminde çocukların ekran önünde geçirdiği zamanın katlandığını gösteriyor. Bu dönemde ailelerin ‘ekran bağımlılığı’ konusundaki endişeleri de arttı.

Bilim ekran bağımlılığına nasıl yaklaşıyor?

Öncelikle, psikiyatr ve çocuk gelişimi uzmanları arasında bu konuda bir görüş birliği bulunmuyor. Bu konuda bugüne kadar birçok bilimsel çalışma yapıldı. Ancak bu çalışmalar da farklı sonuçlara ulaşmış durumda.

Örneğin 2022 yılının Mart ayı başında JAMA Psychiatry’de yayımlanan bir çalışmada 12 yaş altı çocuklarda ekran önünde harcanan vakit ile davranışsal sorunlar arasında bir bağlantı olduğuna dikkat çekiliyor ancak bunun ‘zayıf’ olduğu belirtiliyor.

Araştırmaya öncülük edenlere göre bu araştırmada, daha önce yapılan çalışmalar da ele alındı ve bu çalışmaların ne kadar ciddi oldukları da araştırıldı.

JAMA Psychiatry’de yayımlanan araştırmada, ekran bağımlılığı konusunda ciddi bir uyarıya dikkat çekilmiyor. Araştırmayı yapanlar, bu tür benzer çalışmalarda ‘metodolojik titizlik’ eksikliği nedeniyle ekranla ilgili olumsuz etkilerin genellikle ‘abartıldığı’ eğilimi olduğunu söylüyor.

Yine araştırmacılar, bu konuda yapılan son çalışmaların, genel olarak ekran bağımlılığı ile davranışsal sorunlar arasında gittikçe daha zayıf bir bağlantı olduğu sonucunu verdiğini ancak yine de bir ikisi arasında bir bağlantının tamamen olmadığı anlamına da gelmediğini dile getiriyor.

İngiliz psikiyatr Russell Viner bu konuda şöyle diyor: “Bu çalışma elbette iki durum arasında (ekran bağımlılığı ile davranışsal sorunlar) bir bağlantı olduğunu kabul ediyor ancak bu bağın oldukça zayıf olduğu ortaya çıkıyor ki bu da rahatlatıcı bir durum”

Son çalışmanın sonuçları biraz rahatlatıcı gibi görünse de ortada meselenin neden-sonuç ilişkisiyle ilgili net bir durum yok.

Çocuklar ekrana çok fazla baktıkları için mi sorun yaşıyorlar, yoksa zaten (evde veya dışarıdaki sosyal yaşamları) sorunları olduğu için mi ekran önünde bu kadar vakit harcıyorlar? Ekranlara işaret ederek, nedenden çok semptomları mı hedef alıyoruz?

Russell Viner bu konuda “Bu çok kompleks bir durum ve soruna neden olanın ekranlar olduğu sonucuna varamayız.” diyor ve şöyle bitiriyor:

“Hem yetişkinler hem de çocuklar için ekran önünde geçirilen zamanlar pozitif bir eğitim kaynağı da olabilir aynı zamanda dikkatleri dağıtmaya da neden olabilir.”

(Kaynak: Euronews)

Paylaşın

Yetişkinlerin Gündüz Uyuklaması İyi mi Kötü mü?

Uyuklama (şekerleme) tüm dünyada ve her yaş grubunda görülen bir olgudur. Kısa bir uykudur, ancak genç ve yaşlı yetişkinlerde birçok fayda sağlar. Dezavantajları, uyuklama süresine göre değişen uyku ataletinin varlığını içerir.

Haber Merkezi / 15 dakika veya daha kısa süren kısa uyuklama, bilişsel performansta neredeyse anında iyileşme sağlarken, 30 dakikadan uzun süren daha uzun şekerlemeler de faydalıdır, saatlerce uyanık kalma için sürekli bir iyileşme sağlar, ancak kısa bir uyku ataleti ile ilişkilidir.

Bir şekerlemenin faydasını belirleyen faktörler

Zamanlama

Şekerlemelerin zamanlaması, şekerleme için optimal fayda sağlamak için uykunun sirkadiyen ritmine uygun olmalıdır. Çoğu insanın hafif bir uykululuk zirvesine sahip olduğu öğleden sonraları (2-4), kestirmek için en iyi zaman gibi görünmektedir.

Aslında, gece daha fazla uyumak veya bir ara öğün olarak kafein almakla karşılaştırıldığında, bu öğleden sonra enerji kaybıyla baş etmenin en faydalı yolu kestirmekti. Öğleden sonra şekerlemelerinin, daha kısa uyku gecikmesi ve daha yüksek miktarda kısa dalga uykusu ile daha iyi uyku verimliliği gösterdiği gösterilmiştir. Diğer zamanlarda sirkadiyen döngülerle senkronize olmayan uykular şiddetli uyku ataletine neden olabilir.

Şekerleme zamanlamasını etkileyen faktörler arasında bireysel uyku hali, sirkadiyen saate göre uyku takviminin zamanlaması, ani uyku geçmişi, uyku kalitesi ve önceki uyanıklık süresi sayılabilir.

Önceki uyanıklık

Şekerlemeler, daha uzun bir uyanıklık periyodundan önce geldiklerinde daha büyük faydalar gösterirler. Normalde yaklaşık 16 saatlik uyanıklığın ardından yorgunluk hissi ve uyuma isteği gelir. Bununla birlikte, bir kişi gece vardiyasında çalışıyorsa veya gece uykusuyla ilgili başka sorunları varsa, gece uykululuğunun zirvesi, iş günü devam ederken daha erken başlayabilir. Bir şekerleme, bu duyguyu daha sonraya erteleyebilir ve üretkenlikte önemli kazanımlar sağlayabilir.

Uyuklama sıklığı

Alışkanlıkla kestirenler, nadiren kestirenlerden ziyade kestirmelerinin ferahlatıcı olduğunu bildirdiler. İlki, ikincisinden farklı olarak şekerleme öncesi vücut sıcaklığında düşüş gösterir ve uyku ataletinden daha hızlı bir iyileşmeden sorumlu olabilecek daha hafif bir uykuya sahiptir.

Sirkadiyen ritim bozulması

Jet gecikmesi, gün ışığından yararlanma saatine geçiş, vardiyalı çalışma veya basit uykusuzluk gibi biyolojik saati bozan herhangi bir faktör, zamansız yorgunluğa ve uykululuğa neden olur ve şekerleme bunu en iyi şekilde yönetmeye yardımcı olabilir.

Uyku süresi

Daha az yavaş dalga aktivitesine bağlı olarak azalan uyku ataleti nedeniyle 10 ila 20 dakika arasında değişen şekerlemeler en faydalı gibi görünmektedir. Bununla birlikte, şiddetli uyku yoksunluğunun ardından, uyku basıncını azaltmak için yavaş dalga uykusu arzu edilir. Bu nedenle, kısa uykular, uyanıklığın hemen yeniden başlamasını sağlamak için işyeri molalarına uygundur.

Uyuklamanın Avantajları

Uyuklama, kişinin derin uykuya girmesine izin vermez, ancak uyku halinin hızla dağılmasına izin verir, bu da şekerleme sonrası daha yüksek uyanıklık ile sonuçlanır. Şekerleme yapmayanlar, daha derin uyuyabilen ve uyandıklarında şiddetli uyku ataleti yaşayanlardır.

Hafıza geliştirme, kısa bir şekerleme ile gerçekleşir ve uykunun bilgi tutmadaki önemini gösterir. Problem çözme becerileri, ilgiliyi gereksiz olandan daha iyi ayırma yeteneği nedeniyle artabilir. REM uykusu, kelimeler ve fikirler arasında mantıklı bağlantılar kurmada ve hafızayı güçlendirmede daha da yardımcı olur.

Bu nedenle, işyerinde uyuklama, özellikle iş bilgi yönetimi ile ilgili olduğunda veya iyi muhakeme ve karar vermeyi gerektirdiğinde çalışan verimliliğini artırmaya yardımcı olabilir. Çalışma belleği, bildirilen uyku yoksunluğu olmayan yetişkinlerde şekerleme ile önemli gelişme gösteren bir alandır. Bu, yalnızca bir tanesine konsantre olurken birden fazla görevin bellekte tutulmasını gerektiren karmaşık işleri gerçekleştirmek için çok önemlidir.

Hastalık belirtisi olarak uyuklama

Şekerleme, depresyon veya kronik ağrı çeken yaşlı kişilerde ve ayrıca uykusuzluk çekenlerde şekerlemelerin daha yaygın olduğu bulunmuştur. Tüm bunların ortak noktası, gündüz uyku ihtiyacı yaratabilecek uykusuzluktur. Eskiden şekerlemenin gece uykusunu engellediğine inanılıyordu, ancak bu kanıtlanmadı. Uyuklama, bilişsel işlevi geliştirir ve iyi olma duygularının artmasına neden olur.

Uyuklama ve çapa uyku

Uyuklama yetişkinlerde pek çok avantaj sağlasa da gece uykusunun yerini alamaz çünkü bir konuya sürekli dikkat verip önemli detayları fark etme yeteneği esas olarak toplam gece uykusuna bağlıdır. Uykudan yoksun bırakıldığında, kestirmeler kısa bir süre için zihinsel işleyişi artırabilir, ancak sonraki günlerde toparlanma uykusunun devam etmesi gerekir.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

‘Kur Korumalı Mevduat’ın Devlete 3 Aylık Maliyeti 14 Milyar TL

Kur korumalı mevduat (KKM) sisteminde 3 aylık hesapların vadesi önümüzdeki hafta doluyor. Bu 3 aylık süreçte dolar yüzde 26 değerlendi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre mart ayı itibariyle kur korumalı mevduat hesaplarındaki toplam tutar ise 561 milyar 869 milyon TL.

Bu tutarının 70 milyar TL’lik bölümü 23-30 Aralık 2021 dönemde büyük çoğunluğu TL hesaplardan geçişle KKM’ye bağlandı. Birinci grupta ortalama kur seviyesi 11.84 liradan 70 milyar TL’ye verilen döviz garantisinin devlete ilk maliyeti, -önümüzdeki hafta doların 14.72 lira (14-19 Mart ortalaması) olduğu varsayımıyla- 14 milyar lirayı buluyor.

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre bankacılık uzmanı, ekonomist Erol Taşdelen, sürekli Türk Lirası’nda kalıp paralarını vadeli hesapta tutanların kur korumalı hesaplarda kârlı çıkacağını söyledi.

Taşdelen, “İlk açan grupta dolar 11.62 liraydı. Şu an görünen faiz gelirini düştüğümüzde +2 TL fazladan kazançları olacak. Bu normal faiz gelirinin iki katından fazla ek gelir demek” dedi.

Bu farkı Hazine’nin ödeyeceğine işaret eden Taşdelen, “Asıl sorun bu. Hangi kamu yararı var da kur farkı vatandaşın vergileri ile Hazine tarafından karşılanıyor. Bu durumda Hazine’nin sosyal transfer harcamaları ihtiyacı olana değil parası olana gidiyor. Devlet eli ile zenginden alıp fakire verilmesi gereken kaynak, parası olan zenginlere gidiyor” yorumunda bulundu.

Paylaşın