İnşaat Maliyetleri Yüzde 22,69 Arttı

İnşaat maliyetleri nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,67, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,69 arttı. İnşaat malzeme maliyetleri nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2,01, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18 arttı.

Haber Merkezi / İnşaat işçilik maliyetleri nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,07, bir önceki yılın aynı ayına göre işçilik maliyetleri yüzde 31,82 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Nisan 2025 verilerini açıkladı.

İnşaat maliyet endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,67, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,69 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,01, işçilik endeksi yüzde 1,07 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,00, işçilik endeksi yüzde 31,82 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,76, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,14 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,15, işçilik endeksi yüzde 1,11 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,96, işçilik endeksi yüzde 30,93 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,36, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,22 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,58, işçilik endeksi yüzde 0,92 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 15,08, işçilik endeksi yüzde 35,10 arttı.

Paylaşın

Geçtiğimiz Ay, Kayıtlara Geçen En Sıcak İkinci Mayıs Ayıydı

Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisine göre, geçen ay karada ve okyanuslarda kayıtlara geçen en sıcak ikinci mayıs ayı oldu. Bu, geçen yıl mayıs ayında kırılan rekorun hemen altında.

İklim izleme servisine göre, gezegenin ortalama yüzey sıcaklığı, sanayi öncesi seviyelerin 1,5 santigrat derece üzerindeki eşiğin altına düştü. Haziran 2024’ten Mayıs 2025’e kadar geçen 12 aylık dönemde ısınma, 1850 – 1900 referansına göre ortalama 1,57 C olarak gerçekleşti.

2025 Mayıs’ı, Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi’ne (C3S) göre, şimdiye kadar kaydedilen en sıcak ikinci mayıs ayı oldu. İlk sırada ise rekor sıcaklıkların yaşandığı 2024 Mayıs yer alıyor. Kuzeybatı Avrupa’da olağandışı kuraklık yaşanmasına neden olan bu sıcaklık artışı, küresel çapta dikkat çekti.

Verilere göre, geçen ay küresel ortalama yüzey hava sıcaklığı 15,79°C olarak ölçüldü. Bu, 1991-2020 ortalamasının 0,53°C üzerinde. Ayrıca geçen ay, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasından yaklaşık 1,4°C daha sıcaktı. Bu durum, son 22 ayın 21’inde 1,5°C eşiğinin aşılmasıyla süregelen sıcak dönem serisini kesintiye uğrattı. Ancak AB’li bilim insanları, bu durumun uzun sürmeyeceğini söylüyor.

C3S Direktörü Carlo Buontempo, “Mayıs 2025 1,5°C eşiğinin üzerinde geçen benzeri görülmemiş uzunluktaki aylar dizisini kesiyor” dedi.

Paris Anlaşması’nın hedefi olan küresel ısınmayı 1,5°C altında tutma hedefi ise tekil aylarla değil, on yıllık ortalamalarla değerlendiriliyor. Yani teknik olarak bu eşik henüz aşılmış değil.

Buontempo şöyle ekliyor: “Bu durum gezegen için kısa süreli bir soluklanma sağlayabilir, ancak iklim sistemindeki ısınma devam ettiği için yakın gelecekte 1,5°C eşiğinin tekrar aşılmasını bekliyoruz.”

Son aylarda dünya genelinde yüksek sıcaklıklar, kurak havayla birlikte seyretti. Avrupa’da geçen ay Kuzey ve Orta Avrupa’nın büyük bölümüne, ayrıca Rusya’nın güneyi, Ukrayna ve Türkiye’ye ortalamanın altında yağış getirdi.

Bu bahar, kuzey ve batıda normallerin altında, güney ve kuzeybatı Rusya’da ise normallerin üzerinde yağışlarla geçti. Kuzeybatı Avrupa’nın bazı bölgeleri, 1979’dan bu yana en düşük yağış ve toprak nemi seviyelerini gördü. Süregelen kuraklık, 1992’den bu yana kaydedilen en düşük ilkbahar akarsu debilerine yol açtı.

Avrupa Kuraklık Gözlemevi’ne göre, 11-20 Mayıs tarihleri arasında Avrupa ve Akdeniz havzasındaki kara alanlarının yarısından fazlası kuraklık riski altındaydı. Bu oran, gözlemlerin başladığı 2012’den bu yana yılın o dönemindeki en yüksek seviye oldu.

Kuzey Avrupa’daki çiftçiler, bu olağanüstü kurak havanın buğday ve mısır gibi ürünlerin filizlenmesini geciktirmesinden endişeli. İngiltere Ulusal Çiftçiler Birliği, mayıs başında yaptığı açıklamada, ülkenin son yüzyıldaki en kurak ilkbaharı nedeniyle bazı mahsullerin şimdiden başarısız olduğunu duyurdu.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) da Mayıs sonunda, su kıtlığının euro bölgesi ekonomik üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini tehdit ettiğini açıkladı. Oxford Üniversitesi uzmanlarıyla birlikte yürütülen yeni bir araştırma, su kıtlığının euro bölgesi ekonomisi için doğayla ilgili en büyük risk olduğunu ortaya koydu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İcradaki Dosya Sayısı Son Bir Yılda 1,5 Milyon Arttı

Ekonomik kriz vatandaşın belini bükmeye devam ediyor. Vatandaşın borcu 4.8 trilyona yaklaşırken, İcra dairelerinde işlem gören dosya sayısı son bir yılda 1.5 milyon arttı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) TBMM Grubu’nun hazırladığı güncel ekonomi raporuna göre, KOBİ’lerin bankalara olan toplam borcu nisan ayı itibarıyla 5 trilyon lirayı aşarken, tarım sektörünün borçları da ilk kez 1 trilyon lira sınırını geçti. Bireysel borçlar da 4.8 trilyon liraya yaklaşmış durumda. Artan borçların yargıya yansıması ise icra dosyalarındaki patlamayla kendini gösteriyor.

Cumhuriyet’in haberine göre, küçük ve orta ölçekli işletmelerin bankacılık sektörüne olan kredi borçları, nisan ayında bir önceki aya göre 201 milyar lira artışla 5 trilyon 33 milyar liraya yükseldi. Bu borçların 115.9 milyar liralık kısmı zamanında ödenemediği için takibe alınmış durumda. Yılın ilk dört ayında KOBİ borçlarındaki toplam artış 660 milyar lirayı buldu.

Tarım sektörünün bankalara olan kredi borcu da nisan ayında 38.4 milyar lira artışla 1 trilyon 9 milyar liraya çıkarak tarihî bir eşiği geçti. Sektörde yılbaşından bu yana toplamda 140 milyar liralık borç artışı yaşandı. Takibe düşen tarım kredilerindeki artış ise yüzde 75’e yaklaşarak 6.3 milyar liraya ulaştı.

Tüketici kredileri ve kredi kartı harcamaları da hızla artıyor. Vatandaşların bankalara ve finans kuruluşlarına olan bireysel borcu, yalnızca 23-30 Mayıs haftasında 114.8 milyar lira artarak 4 trilyon 684 milyar liraya yükseldi.

Ekonomik tablo yargı sistemine de yansıdı. 1 Ocak – 6 Haziran tarihleri arasında icra dairelerine UYAP sistemi üzerinden gelen yeni dosya sayısı 4 milyon 336 bine ulaştı. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5.9’luk bir artışa karşılık geliyor. Aynı dönemde işlem gören toplam dosya sayısı 23 milyon 630 bine yükselirken, son bir yılda net dosya artışı 1 milyon 519 bin olarak kaydedildi.

Paylaşın

ABD Savunma Bakanlığı F-35 Talebini Yarıya İndirdi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD’nin en büyük savunma şirketi Lockheed Martin tarafından geliştirilen F-35 talebini 48’den 24’e düşürdü. Karar, Lockheed Martin’e ciddi bir darbe anlamına geliyor.

ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon), Lockheed Martin üretimi F-35 savaş uçaklarıyla ilgili olarak Kongre’den talebini yarı yarıya azalttığı bildirildi. Bloomberg’in haberine göre, Bakanlık bu hafta Kongre’ye gönderilen tedarik talep belgesinde Hava Kuvvetleri için geçen yıl öngörülen 48 uçağa karşılık, yalnızca 24 adet savaş uçağının alınmasını istedi.

Haberde, Hava Kuvvetleri’nin artık F-35 uçakları için 3,5 milyar dolar, bu uçaklar için önceden malzeme tedariki amacıyla ise 531 milyon dolar talep etmeyi planladığı belirtildi.

Pentagon’un ayrıca bu mali yıl için Kongre tarafından onaylanan 17 uçak yerine donanmanın F-35’in uçak gemisine uyumlu versiyonundan 12 adet talep ettiği, Deniz Piyadeleri’nin ise bu yılki bütçeye kıyasla iki uçak daha az alacağı ifade edildi.

Bllomberg’in haberinde talebin azaltılmasının, Hava Kuvvetleri’nin 2026 mali yılı bütçesini güncelleme yollarından biri olma ihtimaline dikkat çekildi. Revizyonun, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, önümüzdeki beş yıl içinde ABD’nin askeri harcamalarını yüzde 8 oranında düşürme planına uyum sağlama amacı taşıyor olabileceği belirtildi.

Diğer yandan Bakan’ın geçen Şubat ayında kesintilerden muaf tuttuğu 17 alandan biri Hava Kuvvetleri’nin yeni insansız hava aracı (İHA) programı olmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya üzerindenkarşılıklı ithamlarla köprüleri attığı milyarder Elon Musk’ın da aralarında olduğu bazı Cumhuriyetçiler F-35’lerin üretimini sert biçimde eleştirerek, “İHA çağına” vurgu yapmıştı.

Karar, ABD’nin en büyük savunma sanayi şirketi olan Lockheed Martin’e ciddi bir darbe anlamına geliyor. Söz konusu kesinti, Hava Kuvvetleri’nin dünyanın en büyük silah programı F-35’in en büyük müşterisi konumunda olması nedeniyle oldukça kritik.

Lockheed Martin’in mali biriminin yöneticisi, Mayıs ayında teknik modernizasyona bağlı gecikmelerle boğuşan F-35 jetleri için şirkete nihai sözleşmenin verilmesini beklediklerini söylemişti.

Lockheed Martin, 2024 yılında ABD ve müttefiklerine toplam 110 adet F-35 savaş uçağı teslim etti. F-35 programı, şirketin gelirlerinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Gaziosmanpaşa Belediyesi AK Parti’ye Geçti

AK Partili Eray Karadeniz, yolsuzluk soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin yerine belediye başkanvekilliğine seçildi.

Haber Merkezi / Oylamanın ardından tepki gösteren Bahçetepe, “Tarih sizi affetmeyecek..” ifadelerini kullandı. Hakan Bahçetepe, 31 Mart’ta halkın büyük bir demokrasi başarısıyla göreve getirdiği bir belediye başkanının hukuki dayanağı olmayan, siyasi içerikli bir süreçle görevinden alındığını ifade etti.

Gaziosmanpaşa Belediye meclisi, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan belediye başkanı Hakan Bahçetepe’nin yerine geçici olarak görevi devralacak ismi belirlemek üzere Meclis 1. Başkanvekili Erdoğan Yıldırım Özçelik’in başkanlığında Gaziosmanpaşa Belediye binasında olağanüstü toplandı.

AK Parti, mevcut Meclis Grup Başkanvekili Eray Karadeniz’i aday gösterirken, CHP’nin adayı Murat Topaloğlu oldu. İlk iki turda hiçbir aday yeterli çoğunluğa ulaşamazken, son turda dengeler AK Parti lehine değişti. Üçüncü tur oylamada Karadeniz 21 oy alarak başkanvekili seçildi. CHP’nin adayı Topaloğlu ise 16 oyda kaldı.

Bu sonuçla birlikte, Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin başkanlık görevini soruşturma süreci sonuçlanana kadar AK Parti’li Karadeniz yürütecek.

“Milli irade gaspı”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, yaptığı ilk açıklamada “Bu tam anlamıyla bir milli irade gaspıdır” dedi. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir hukuksuzluk gerçekleşti. İstanbul’dan 3, Adana’dan 2 belediye başkanımız, parti meclis üyemiz, bürokratlarımız gözaltına alındılar. İnsanlık dışı muamelelerle bir gözaltı süreci yaşandı.

Ve arkasından tutuklanarak cezaevine gönderildiler. Bugün İstanbul’un 3 ilçesinde Belediye meclislerinde başkanvekilliği seçimi gerçekleşti. Avcılar’da ve Büyükçekmece’de başkanvekilliği seçimi, birlik beraberlik içerisinde, demokrasiye uygun bir biçimde, millet iradesine uygun bir biçimde devam ediyor. Burada Gaziosmanpaşa’da tam anlamıyla bir irade gaspı yaşandı.”

“Tarih sizi affetmeyecek”

Oylamanın ardından sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Bahçetepe, “Tarih sizi affetmeyecek…” dedi.  Bahçetepe, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün, yalnızca şahsım adına değil, Gaziosmanpaşa halkının iradesi adına büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. 31 Mart’ta sizlerin oylarıyla, büyük bir demokrasi başarısıyla göreve geldik. Görevimin başında geçirdiğim kısa sürede; adil, şeffaf ve halkçı bir belediyecilik anlayışını hayata geçirdik. İhtiyaç sahibi komşularımıza ulaştık, israfı önledik, hizmette adaleti esas aldık. İnsana değer veren bir anlayışı hakim kıldık.

Ben bu göreve sizin güveninizle, sizin dualarınızla geldim. Her adımımı şeffaf attım, her kuruşun hesabını verdim. Yetimin hakkını korumayı, alın terine saygıyı, adaleti ve vicdanı pusulam bildim.

Şimdi ise ne yazık ki bu çabalar, bu emekler; hukuki temele dayanmayan, siyasi içerikli bir sürecin gölgesinde kaldı. Belediyemiz, halkın iradesine rağmen, masa başında alınmış bir kararla el değiştirdi. Bu sadece şahsıma yönelik bir müdahale değil, aynı zamanda demokrasiye ve siz Gaziosmanpaşalı komşularımın tercihlerine yönelik büyük bir saygısızlıktır.

Sokağa çıktığınızda, bu halkın yüzüne nasıl bakacaksınız? Mahallenin annelerine, gençlerine, çocuklarına ne söyleyeceksiniz? Onların alın teriyle kurulan bu iradeyi hiçe sayarken, vicdanınıza ne diyeceksiniz? Ancak herkes bilsin ki tarih sizi affetmeyecek!

Gaziosmanpaşa halkı neyin doğru, neyin adil, neyin vicdanlı olduğunu çok iyi bilir. Bugün fiziken yanınızda olmayabilirim ama sizin gönlünüzde, kalbinizde yerim olduğuna yürekten inanıyorum. Ben milletime güveniyorum. Desteğiniz, dualarınız ve inancınızla, hep birlikte, yine omuz omuza olacağız. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, halktan alıyoruz. Çünkü hak yerini bulur, adalet eninde sonunda kazanır.”

Paylaşın

DEM Parti’den Üç Bakanlığa “Şüpheli Kadın Ölümleri” Araştırılsın Önergesi

DEM Parti Milletvekili Kamuran Tanhan, şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle üç ayrı soru önergesi verdi.

Kamuran Tanhan, şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yürütülmediği, bazı vakaların otopsi yapılmadan “intihar” olarak kayda geçtiği yönündeki iddiaların ciddi kamuoyu endişesine neden olduğunu belirtti. Tarhan ayrıca, yargının kadın cinayetlerinde uyguladığı “iyi hâl” ve “haksız tahrik” indirimlerinin cezasızlığı körüklediğini ve caydırıcılığı zayıflattığını söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, Türkiye’de artan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle üç ayrı soru önergesi verdi.

Kamuran Tanhan, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin her geçen yıl artarak toplumsal bir krize dönüştüğünü belirtti. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından kadınların yaşam hakkı üzerindeki tehdidin daha da belirginleştiğini vurgulayan Tanhan, devletin koruma ve önleme mekanizmalarının yetersiz kaldığını dile getirdi.

Tanhan, şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yürütülmediği, bazı vakaların otopsi yapılmadan “intihar” olarak kayda geçtiği yönündeki iddiaların ciddi kamuoyu endişesine neden olduğunu belirtti. Kamuran Tanhan ayrıca, yargının kadın cinayetlerinde uyguladığı “iyi hâl” ve “haksız tahrik” indirimlerinin cezasızlığı körüklediğini ve caydırıcılığı zayıflattığını söyledi.

Bakanlıklara yöneltilen sorular

Kamuran Tanhan, hem kadın cinayetlerinin hem de şüpheli ölümlerin münferit değil, yapısal bir adaletsizlik düzeninin sonucu olduğunu belirterek ilgili bakanlıklardan şu sorulara yanıt verilmesini istedi:

Adalet Bakanlığı’na:

2020–2025 arasında kadın cinayetleriyle ilgili kaç fail hakkında işlem yapılmıştır? Kaçı tutuklanmış, kaçı serbest bırakılmıştır?
Aynı dönemde şüpheli kadın ölümleriyle ilgili kaç soruşturma başlatılmış, kaçı tamamlanmış, kaçı takipsizlikle sonuçlanmıştır?
Otopsi yapılmadan intihar kaydıyla kapatılan vakalar bulunmakta mıdır? Bu durumun önüne geçilmesi için standart bir adli prosedür geliştirilmiş midir?
“İyi hâl” ve “haksız tahrik” indirimleriyle ilgili bir reform çalışması yürütülmekte midir?
6284 sayılı Kanun kapsamında kaç kadına koruma kararı verilmiştir, bu kararlar ne oranda ihlal edilmiştir?

İçişleri Bakanlığı’na:

2020–2025 yılları arasında kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü sayısı kaçtır? Bu vakaların yaş gruplarına ve illere göre dağılımı nedir?
Kadın cinayetlerinde alınan vatandaş şikâyetlerinin kaçı dikkate alınmış, şikâyet sonrası koruma tedbiri sağlanmış mıdır?
Şüpheli kadın ölümleriyle ilgili kaç dosyada otopsi yapılmıştır, kaç vaka intihar olarak kaydedilmiştir?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na:

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış sonrası kadına yönelik şiddet konusunda bir etki analizi yapılmış mıdır?
Şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yapılmakta mıdır? Bu süreçler nasıl takip edilmektedir?
2024 ve 2025’te koruma talep etmesine rağmen öldürülen kadın sayısı kaçtır?
Şüpheli kadın ölümlerinin özel olarak izlendiği bir sistem mevcut mudur?
2025 yılı için kadına yönelik şiddetle mücadeleye ayrılan bütçe ne kadardır ve nasıl kullanılmaktadır?

Tanhan açıklamada, “Kadın cinayetleri münferit olaylar değil, kadınları koruyamayan sistematik bir adaletsizlik düzeninin sonucudur. Devlet, failleri değil kadınları suçlayan yaklaşımdan vazgeçmeli; koruma ve adalet mekanizmalarını işler hale getirmelidir” dedi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

2024 Yılında Türkiye’de 73 Bin 482 Kitap Yayınlandı

TÜİK’in verilerine göre; 2024 yılında Türkiye’de 73 bin 482 kitap yayınlandı. Yayınlanan materyal sayısı ise 2024 yılında, 2023 yılına göre yüzde 6,5 azalarak 92 bin 595 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kütüphane İstatistikleri 2024 verilerini yayınladı. Buna göre; Kütüphane sayısı 2024 yılında 1 Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, 1 Milli Kütüphane, 1 301 halk kütüphanesi, 637 üniversite kütüphanesi ile 42 bin 889 örgün ve yaygın eğitim kurum kütüphanesi olmak üzere toplam 44 bin 829 oldu.

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi kitap sayısı 2024 yılında yüzde 3,2 artarak 2 milyon 613 bin 965 oldu. Bir önceki yıla göre kitap sayıları Milli Kütüphanede yüzde 8,3 artarak 1 milyon 829 bin 534, üniversite kütüphanelerinde yüzde 3,5 artarak 22 milyon 420 bin 99, halk kütüphanelerinde yüzde 3,6 artarak 25 milyon 82 bin 260, örgün ve yaygın eğitim kurum kütüphanelerinde yüzde 5,4 azalarak 65 milyon 227 bin 96 oldu.

2023 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi verileri kütüphanenin idari kayıtlarından derlenmeye başlanmıştır.

Türkiye’de 487’si devlet ve 150’si vakıf üniversitesi olmak üzere toplamda 637 üniversite kütüphanesinin mevcut olduğu görüldü. Üniversite kütüphanelerinin elektronik kitap sayısı bir önceki yıla göre yüzde 6,0 artarak 125 milyon 428 bin 957 oldu. Üniversite kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı yüzde 2,0 artarak 4 milyon 282 bin 978 olurken, kitap dışı materyal sayısı yüzde 4,1 azalarak 1 milyon 594 bin 486 oldu.

Halk kütüphanelerinden yararlanan kişi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,4 artarak 38 milyon 737 bin 705 oldu. Halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı bir önceki yıla göre yüzde 8,6 artarak 6 milyon 726 bin 993 oldu.

Yayımlanan materyallerin sayısı 2024 yılında, 2023 yılına göre yüzde 6,5 azalarak 92 bin 595 oldu. Yayınlar konularına göre incelendiğinde 2024 yılında yayımlanan materyallerin yüzde 21,4’ünün akademik, yüzde 21,3’ünün yetişkin kurgu edebiyat, yüzde 19,4’ünün ise eğitim olduğu görüldü.

Paylaşın

Türkiye, Hazırlık Maçında Meksika’ya Yenildi

2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri kapsamında Meksika ile Türkiye, Kenan Memorial Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Moeth Gaymes’in yönettiği karşılaşmadan Meksika, 1 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Meksika’ya galibiyeti getiren golü 45. dakikada Orbelín Pineda kaydetti.

Meksika – Türkiye arasında oynanan bu karşılaşma, iki takım arasında oynanan ilk karşılaşma olarak kayıtlara geçti. Türkiye, ABD kampındaki ilk özel maçında karşılaştığı ABD’yi 2-1 mağlup etmişti.

45. dakikada Meksika öne geçti. Sağdan kullanılan taç atışı sonrası Ruiz’in pasıyla ceza sahasında topla buluşan Pineda’nın dönerek vuruşunda, meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-0

Stat: Kenan Memorial

Hakemler: Moeth Gaymes, Denroy Barker, Ryan Graves (Saint Vincent ve Grenadinler)

Meksika: Malagon, Sanchez, Montes, Reyes, Gallardo, Alvarez (Dk. 61 Lira), Ruiz (Dk. 84 Chavez), Pineda (Dk. 61 Alvarado), Quinones (Dk. 71 Gimenez), Sepulveda (Dk. 71 Jimenez), Vega (Dk. 61 Huerta)

Türkiye: Berke Özer, Mert Müldür, Merih Demiral, Çağlar Söyüncü, Yasin Özcan (Dk. 46 Mustafa Eskihellaç), Kaan Ayhan (Dk. 77 Demir Ege Tıknaz), İsmail Yüksek (Dk. 62 Orkun Kökçü), İrfan Can Kahveci (Dk. 62 Barış Alper Yılmaz), Arda Güler, Kerem Aktürkoğlu (Dk. 77 Deniz Gül), Kenan Yıldız (Dk. 84 Ahmed Kutucu)

Gol: Dk. 45 Pineda (Meksika)

Paylaşın

Hızlandırılmış Mobil Sayfalar Nedir? Faydaları

Hızlandırılmış Mobil Sayfalar (AMP), mobil cihazlar aracılığıyla içeriğe erişen kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış, hız ve akıcı kullanıcı deneyimine öncelik veren bir teknolojidir.

Haber Merkezi / Mobil internet kullanımının hızla artmasıyla birlikte, web geliştiricilerinin içeriklerinin mobil cihazlarda hızlı ve verimli bir şekilde yüklenmesini sağlamaları giderek daha da önemli hale geldi çünkü kullanıcılar yavaş yüklenen sayfaları terk etme olasılığı yüksek.

AMP bunu bir web sayfasında kullanılan HTML, CSS ve JavaScript miktarını ve karmaşıklığını azaltarak başarır. Bu, daha hızlı yükleme sürelerine yol açar ve bu da kullanıcı tutmayı, mobil arama motoru sıralamalarını ve hedef kitle için genel okunabilirliği ve etkileşimi iyileştirir.

Ayrıca, AMP mobil cihazlarda içerik tüketimini düzenleyerek tarama deneyimini iyileştirmeye yarar. Hız için optimize edilen bu teknoloji, genellikle küçük ekranlarda web sitelerinde gezinen kullanıcılar için önemli olan daha temiz ve daha odaklanmış bir bilgi sunumuyla sonuçlanır.

Önbelleğe alınmış içerik dağıtımını kullanarak ve belirli kodlama kısıtlamalarını izleyerek AMP, hem kullanıcıların hem de yayıncıların tarafında sunucu yükünün azalmasına ve daha az veri tüketimine katkıda bulunur. Sonuç olarak, Hızlandırılmış Mobil Sayfaların birincil amacı, kullanıcılara istedikleri içeriğe daha hızlı ve daha verimli erişim sağlayarak mobil taramayı daha kolay ve daha keyifli bir deneyim haline getirmektir.

Hızlandırılmış Mobil Sayfa (AMP) hakkında sıkça sorulan sorular:

AMP kullanmanın faydaları nelerdir?

AMP’nin mobil kullanıcılar için daha hızlı yükleme süreleri, iyileştirilmiş arama motoru sıralamaları, artan kullanıcı etkileşimi ve daha düşük hemen çıkma oranı ve AMP içeriğini daha iyi sunmak için Google ve Twitter gibi popüler platformlardan destek alması gibi birçok avantajı vardır.

AMP nasıl çalışır?

AMP, standart HTML, CSS ve JavaScript’te bir dizi kısıtlama kullanarak ve optimum performansı sağlamak için belirli AMP bileşenlerini kullanarak çalışır. Harici kaynaklar için eşzamansız yükleme, resimler ve iframe’ler için tembel yükleme, akıcı CSS ve AMP etkin platformlar tarafından sunulan özel bir AMP önbelleği kullanarak inanılmaz derecede hızlı sayfa yükleme süreleri sunar.

Bir web sitesine AMP nasıl uygulanır?

Web sitenizde AMP’yi uygulamak için şu adımları izleyin:

1. Gerekli AMP bileşenleri ve kısıtlamalarıyla sayfanızın ayrı bir HTML sürümünü oluşturun.
2. Meta karakter kümesi, AMP betiği, kanonik bağlantı ve kalıp kod gibi gerekli AMP öğelerini belgenin başlık bölümüne ekleyin.
3. İçeriğinizi uygun AMP bileşenlerini kullanarak yeniden yapılandırın ve CSS’nizin AMP yönergelerine uyduğundan emin olun.
4. Mevcut çevrimiçi araçları veya tarayıcı uzantılarını kullanarak AMP sayfasını doğrulayın.
5. Standart AMP olmayan sayfanızı kanonik bir bağlantı kullanarak AMP sürümüne bağlayın ve tam tersi.
6. AMP sayfalarınızın performansını yayınlayın ve izleyin.

AMP her tür web sitesi için uygun mudur?

AMP mobil web içeriğinin performansını büyük ölçüde artırabilse de, web sitenizin ihtiyaçlarına uygun olup olmadığını değerlendirmek önemlidir. AMP, haber yayınları, bloglar ve makaleler gibi içerik ağırlıklı siteler için daha yararlı olabilir, ancak kapsamlı etkileşim veya özelleştirmenin gerekli olduğu web uygulamaları veya e-ticaret platformları için o kadar yararlı olmayabilir.

Paylaşın

AHA Nedir, Nasıl Çalışır?

Hızlandırılmış Hub Mimarisi (AHA), Intel tarafından geliştirilen ve bir bilgisayar sisteminin genel verimliliğini ve performansını artırmada hayati bir rol oynayan bir teknolojidir.

Haber Merkezi / Bu mimarinin temel amacı, sistemdeki çeşitli bileşenler arasında daha iyi veri aktarımı ve iletişimi kolaylaştırmaktır.

Bunu yaparak, farklı sistem öğelerinin verilere çok daha hızlı bir şekilde erişmesine ve bunları işlemesine olanak tanır ve bu da gelişmiş performans ve daha akıcı bir kullanıcı deneyimiyle sonuçlanır. AHA, Intel 820 yonga setiyle tanıtıldı ve o zamandan beri Intel işlemci platformlarının ayrılmaz bir parçası oldu.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi (AHA), Intel tarafından geliştirilen ve bir bilgisayar sisteminin genel verimliliğini ve performansını artırmada hayati bir rol oynayan bir teknolojidir. Bu mimarinin temel amacı, sistemdeki çeşitli bileşenler arasında daha iyi veri aktarımı ve iletişimi kolaylaştırmaktır.

Bunu yaparak, farklı sistem öğelerinin verilere çok daha hızlı bir şekilde erişmesine ve bunları işlemesine olanak tanır ve bu da gelişmiş performans ve daha akıcı bir kullanıcı deneyimiyle sonuçlanır. AHA, Intel 820 yonga setiyle tanıtıldı ve o zamandan beri Intel işlemci platformlarının ayrılmaz bir parçası oldu.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi (AHA) hakkında sıkça sorulan sorular?

Hızlandırılmış Hub Mimarisi nasıl çalışır?

AHA, Kuzey Köprüsü ve Güney Köprüsü yonga setlerini Hub Arayüzü adı verilen özel bir yüksek hızlı ara bağlantı aracılığıyla birbirine bağlayarak çalışır. Bu doğrudan bağlantı, iki yonga seti arasında daha hızlı iletişim sağlayarak gecikmeleri azaltır ve genel sistem performansını iyileştirir.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi’nin amacı nedir?

AHA’nın birincil amacı, bir bilgisayarın anakartındaki çeşitli bileşenler arasındaki, özellikle Kuzey Köprüsü ve Güney Köprüsü yonga setleri arasındaki veri aktarımının verimliliğini ve performansını iyileştirmektir. Bu iyileştirme, veri aktarımındaki darboğazları azaltmaya yardımcı olur ve sistem yanıt verme ve CPU performansında gözle görülür iyileştirmelere yol açabilir.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi’nin avantajları nelerdir?

AHA’nın bazı temel avantajları arasında iyileştirilmiş sistem performansı, azaltılmış veri aktarım gecikmeleri, daha az darboğaz ve Kuzey Köprüsü ile Güney Köprüsü yonga setleri arasında daha verimli iletişim yer alır. Bu geliştirmeler daha hızlı yanıt veren ve daha hızlı performans gösteren bir bilgisayar sistemine yol açabilir.

Hangi yonga setleri Hızlandırılmış Hub Mimarisini destekler?

Hızlandırılmış Hub Mimarisi ilk olarak Intel tarafından 800 serisi yonga setleriyle tanıtıldı ve sonraki çoğu Intel yonga seti tarafından desteklendi. Ancak bazı yeni platformlar, anakart bileşenleri arasında verimli iletişim için Intel’in Hızlı Yol Bağlantısı (QPI) ve Doğrudan Medya Arayüzü (DMI) gibi alternatif teknolojiler kullanır.

Paylaşın