Kızılcık Ve Elmalı Yabani Pirinç Pilavı

Sağlıklı ve lezzetli bir yemek tarifimi arıyorsunuz, kızılcık ve elmalı yabani pirinç pilavını deneyin. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

0,25 su bardağı dilimlenmiş badem
3 su bardağı su
1,5 su bardağı yabani pirinç, yıkanmış ve süzülmüş
0,5 su bardağı şekersiz kurutulmuş kızılcık
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı kırmızı şarap sirkesi
1 yemek kaşığı şeker
2 adet yeşil elma, çekirdekleri çıkarılmış ve küp doğranmış

Hazırlanışı;

Fırını önceden 175 dereceye ısıtın, bir fırın tepsisini hafifçe pişirme spreyi ile yağlayın.

Bademleri fırın tepsisine yayın ve ara sıra karıştırarak, üzeri kızarana ve hoş bir koku çıkana kadar yaklaşık 10 dakika pişirin, soğuması için bir tabağa alın.

Orta boy bir tencerede 3 su bardağı suyu kaynatın, pirinci ekleyin, ateşi kısın ve üzerini kapatın, pirincin kurumasını önlemek için gerektiğinde su eklemeye devam edin.

Pirinç yumuşayana kadar, yaklaşık 45 – 60 dakika kısık ateşte pişirin, ince gözenekli bir süzgeçten geçirerek süzün, pirinci tencereye geri koyun ve kuru kızılcıkları ekleyip karıştırın, üzerini kapatın ve kenara alın.

Küçük bir kasede yağı, sirkeyi ve şekeri çırpın.

Büyük bir kasede pirinci ve doğranmış elmaları karıştırın, yağ karışımını ekleyin ve her yere eşit şekilde dağılması için karıştırın, ılık veya soğuk servis edin, üzerine kavrulmuş badem serpin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Anaksagoras Kimdir? Öğretileri

MÖ 500 yılında Klazomenai’de (bugünkü Urla yakınları) dünyaya gelen Anaksagoras (Anaxagoras), MÖ 428 yılında hayatını kaybetmiştir. Anaksagoras, uzun yıllar Atina’da yaşamıştır.

Haber Merkezi / Anaksagoras, Presokratik filozoflar arasında önemli bir yere sahiptir ve evrenin doğasını açıklamaya yönelik rasyonel bir yaklaşım geliştirmiştir.

Anaksagoras, bilimsel düşüncenin erken öncülerinden biri olarak kabul edilir ve özellikle kozmoloji, astronomi ve metafizik alanlarında katkılarıyla tanınmaktadır.

Anaksagoras, Atina’da Perikles’in çevresinde bulunmuş, ancak dindarlığa aykırı görüşleri nedeniyle yargılanıp sürgüne gönderilmiştir.

Anaksagoras’ın öğretileri

Evrenin nasıl oluştuğunu ve işlediğini açıklamaya odaklanan Anaksagoras’ın temel fikirleri:

Her Şeyde Her Şey İlkesi: Anaksagoras, evrendeki her şeyin, her şeyin bir parçasını içerdiğini savunmuştur. Ona göre, hiçbir şey yoktan var olmaz ya da tamamen yok olmaz; her şey zaten var olan “tohumlar” (spermata) ya da temel parçacıklardan oluşmaktadır.

Bu tohumlar, sonsuz sayıda, bölünmez ve niteliksel olarak farklıdır (örneğin, et, kemik, su, ateş gibi). Her maddede bu tohumların bir karışımı bulunur, ancak belirli bir maddenin özelliği, o maddede hangi tohumun baskın olduğuna bağlıdır.

Nous (Zihin): Anaksagoras, evrenin düzenini sağlayan bir ilke olarak Nous’u (akıl ya da zihin) öne sürmüştür. Nous, evrendeki tüm hareketi başlatan ve düzeni sağlayan, maddi olmayan, saf, ebedi ve sınırsız bir güçtür.

Diğer tüm maddelerden farklı olarak, Nous yalnızca kendisiyle karışıktır ve kendi kendine hareket eder. Bu kavram, felsefede teleolojik (amaçsal) bir açıklamanın erken bir örneğidir ve evrendeki düzeni açıklamak için kullanılan ilk “akılcı” ilkedir.

Evrenin Oluşumu (Kozmoloji): Anaksagoras’a göre, evren başlangıçta kaotik bir karışım halindeydi ve her şey birbirine karışmış durumdaydı. Nous, bu kaosu harekete geçirerek bir döngü (vorteks) oluşturmuş ve bu döngü sayesinde maddeler ayrışarak evrenin düzeni ortaya çıkmıştır. Örneğin, yıldızlar, gezegenler ve dünya bu ayrışma sürecinin sonucudur.

Astronomik ve Bilimsel Görüşler: Anaksagoras, dönemin standart inançlarına meydan okuyan bilimsel açıklamalar getirmiştir:

Gök cisimleri: Anaksagoras, Güneş’in dev bir ateş topu, ayın ise dünyadan yansıyan ışığı aldığını savunmuştur. Ayın yüzeyindeki kraterleri ve dağları açıklamış, ay tutulmalarını gölgelenme ile izah etmiştir.

Meteorlar: Anaksagoras, gökyüzünden düşen bir meteorun (MÖ 467’de düşen bir göktaşı) gök cisimlerinin maddi olduğunu kanıtladığını belirtmiştir.

Dünya: Anaksagoras, Dünya’nın düz olduğunu düşünmüş, ancak gök cisimlerinin dünya etrafında döndüğünü savunmuştur.

Değişim ve Karışım: Anaksagoras, değişimi ve oluşumu, tohumların yeniden düzenlenmesi ve karışımıyla açıklamıştır. Örneğin, bir bitkinin büyümesi, topraktaki tohumların yeniden düzenlenmesiyle gerçekleşir. Bu, Anaksagoras’ın “her şeyde her şey” ilkesine dayanmaktadır.

Anaksagoras’ın önemi

Bilimsel düşünceye katkı: Anaksagoras, doğa olaylarını mitolojik açıklamalar yerine akılcı ve mekanik süreçlerle açıklamaya çalışarak bilimsel düşüncenin gelişimine katkıda bulunmuştur.

Nous Kavramı: Nous, felsefede akıl ya da bilinçli bir düzenleyici ilkenin ilk kez açıkça tanımlanmasıdır ve sonraki filozoflar (özellikle Aristoteles) üzerinde etkili olmuştur.

Atina’daki Etkisi: Anaksagoras, Atina’da felsefi düşünceyi yaygınlaştırmış ve Sokrates, Platon gibi filozoflar üzerinde dolaylı etkiler bırakmıştır. Ancak, gök cisimlerinin ilahi değil maddi olduğunu savunduğu için “dinsizlik” suçlamasıyla yargılanmış ve Lampsakos’a sürgüne gönderilmiştir.

Parmenides ve Herakleitos ile İlişkisi: Anaksagoras, Parmenides’in değişmez varlık fikrine karşı çıkarak değişimi açıklamış, ancak Herakleitos’un akış felsefesinden farklı olarak değişimi tohumların karışımıyla rasyonel bir şekilde tanımlamıştır.

Anaksagoras’ın eserleri günümüze yalnızca parçalar halinde ulaşmıştır, ancak fikirleri Aristoteles, Platon ve diğer antik kaynaklar aracılığıyla bilinmektedir.

Evrenin akılcı bir ilkeyle (Nous) düzenlendiğini savunan ve doğa olaylarını bilimsel bir bakış açısıyla açıklayan Anaksagoras, Presokratik felsefenin en önemli figürlerinden biridir.

Anaksagoras’ın öğretileri, hem felsefi hem de bilimsel düşüncenin gelişiminde köprü görevi görmüştür.

Paylaşın

Teriyaki Soslu Izgara Lagos

Teriyaki soslu ızgara lagos, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1 yemek kaşığı az sodyumlu teriyaki sosu
0,5 çay kaşığı kıyılmış sarımsak
2 adet lagos filetosu, her biri 120 gr.
2 limon dilimi
0,25 çay kaşığı baharat

Hazırlanışı;

Küçük bir kasede teriyaki sosunu ve sarımsağı çırpın.

Bir fırın tepsisine hafifçe yemeklik yağ spreyi sıkın, lagos filetolarını tepsiye yerleştirin, filetoların her iki tarafına da teriyaki sosunu sürün, balığın marine olması için tepsiyi kapatıp en az 15 dakika buzdolabında bekletin.

Izgarayı veya fırını ısıtın. Balık, opaklaşana kadar, yaklaşık 5 ila 10 dakika ızgarada pişirin. 

Her filetonun üzerine 1 limon dilimi sıkın, ardından baharatları serpin ve hemen servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Erişim Değiştiricileri Nedir? Türleri

Teknoloji ve programlama alanında Erişim Değiştiricileri, sınıflar, değişkenler, yöntemler ve arayüzler gibi programlama öğelerinin görünürlüğünü ve erişilebilirliğini yapılandırmada önemli bir rol oynar.

Haber Merkezi / Bu öğelere bekçi görevi görür ve önceden tanımlanmış kurallara göre erişime izin verir veya erişimi engeller. Erişim Değiştiricilerinin temel amacı, kodun hangi bölümlerinin belirli öğelere erişebileceğini kontrol ederek, bir uygulamanın kodunu yanlışlıkla değiştirme veya kötüye kullanımdan (ki bu da hatalara yol açabilir) korumak için etkili bir yol sağlamaktır.

Nesne Yönelimli Programlama’da (OOP) verilerin, bu veriler üzerinde çalışan yöntemlerle paketlendiği veri kapsülleme ilkesinin oluşturulmasına katkıda bulunurlar. Erişim Değiştiricilerinin uygulanması, kodun bütünlüğünün korunmasına yardımcı olarak yazılım tasarımını daha sağlam ve güvenli hale getirir. Java’da public, private, protected ve default (package-private) gibi farklı Erişim Değiştirici türleri, bu erişilebilirlik düzeylerini tanımlamaya yardımcı olmak için mevcuttur.

Örneğin, private bir değiştirici erişimi yalnızca aynı sınıfa kısıtlayarak yüksek düzeyde bir kısıtlama sunar. Buna karşılık, genel bir değiştirici, paketten bağımsız olarak tüm sınıflara erişimi mümkün kılar. Geliştiriciler, bu değiştiricileri doğru şekilde uygulayarak, kod tabanlarının birbirine bağlılığı ve güvenliği arasında optimum bir denge kurabilirler.

Erişim Değiştiricileri hakkında sıkça sorulan sorular:

Erişim Değiştiricileri türleri nelerdir?

Başlıca Erişim Değiştiricileri türleri genel, özel, korumalı ve varsayılandır (bazı dillerde, örneğin C#’taki ‘internal’ gibi başka türler de olabilir). Farklı programlama dillerinin biraz farklı erişim değiştiricileri olabilir.

“Genel” Erişim Değiştiricileri ne işe yarar?

Genel Erişim Değiştiricileri, bir sınıfı veya üyelerini programdaki diğer herhangi bir sınıf veya yöntemden erişilebilir hale getirir. Görünürlüğü kısıtlamaz.

“Private” Erişim Değiştiricileri ne işe yarar?

Private Erişim Değiştiricileri, bir sınıfın veya üyelerinin görünürlüğünü yalnızca tanımlandıkları sınıf içinde kısıtlar.

“Protected” Erişim Değiştiricileri ne işe yarar?

Protected Erişim Değiştiricisi, bir sınıfa veya üyelerine yalnızca kendi içinde değil, aynı zamanda alt sınıflarında (ve bazen aynı pakette de) erişim sağlar.

Java’daki “varsayılan” Erişim Değiştiricileri nedir?

Hiçbir Erişim Değiştiricisi tanımlanmamışsa, “varsayılan” olarak kabul edilir. Bu, bir sınıfı veya üyelerini yalnızca tanımlandıkları paket içinde erişilebilir hale getirir.

Erişim Değiştiricileri büyük/küçük harfe duyarlı mıdır?

Evet, Erişim Değiştiricileri büyük/küçük harfe duyarlıdır. Programlama dilinin sözdiziminde belirtildiği gibi yazılmalıdırlar.

Erişim Değiştiricileri neden önemlidir?

Erişim Değiştiricileri, kodun hangi bölümlerinin belirli bileşenlere erişebileceğini ve erişemeyeceğini kontrol ederek kodun bütünlüğünün korunmasına yardımcı olur. Bu, hassas verilerin gizlenebileceği ve belirli değişikliklerin engellenmesiyle hataların sınırlandırılabileceği anlamına gelir.

Paylaşın

Kabak Ekmeği, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kabak Ekmeği, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

6 yumurta akı
0,25 su bardağı kanola yağı
0,5 su bardağı şekersiz elma püresi
0,5 su bardağı şeker
2 çay kaşığı vanilya özütü
1,25 su bardağı çok amaçlı (düz) un
1,25 su bardağı tam buğday unu
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
3 çay kaşığı öğütülmüş tarçın
2 su bardağı rendelenmiş kabak
0,5 su bardağı kıyılmış ceviz
1,5 su bardağı ezilmiş, şekersiz ananas

Hazırlanışı;

Fırını önceden 175 dereceye önceden ısıtın. İki adet 23×13 cm’lik ekmek kalıbını hafifçe pişirme spreyi ile yağlayın.

Büyük bir kaseye yumurta aklarını, kanola yağını, elma püresini, şekeri ve vanilyayı ekleyin, elektrikli mikser kullanarak karışımı düşük hızda koyulaşıp köpürene kadar çırpın.

Küçük bir kasede unları karıştırın, 0,5 su bardağını ayırın, küçük bir kasedeki una kabartma tozunu ekleyin.

Küçük kasedeki un karışımını yumurta akı karışımına ekleyin, mikseri orta hızda çalıştırarak iyice karışana kadar çırpın, kabak, ceviz ve ananası ekleyin, birleşene kadar karıştırın.

Kalan 0,5 su bardağı unla hamuru 1 yemek kaşığı azar azar ekleyerek kıvamını ayarlayın, hamur koyu kıvamda olmalı, akışkan olmamalı.

Hazırladığınız hamuru kalıplara eşit şekilde paylaştırın.

Ekmeklerin ortasına batırılan kürdan temiz çıkana kadar yaklaşık 50 dakika pişirin, ekmeği kalıplarında, tel ızgara üzerinde 10 dakika soğumaya bırakın.

Ekmekleri kalıplarından çıkarıp ızgaraya koyun, tamamen soğumasını bekleyin, her ekmeği dokuz adet 2,5 cm’lik dilime kesip servis edin.

Paylaşın

Parmenides Kimdir? Teorik Çalışmaları

Güney İtalya’daki Elea (bugünkü Velia) kentinde dünyaya gelen Parmenides, MÖ 5. yüzyılda yaşamıştır ve Elea Okulu’nun kurucusudur. Parmenides, Platon ve Aristoteles üzerinde derin etkiler bırakmıştır.

Haber Merkezi / Parmenides, varlığın doğasını sorgulayan ilk filozoflardan biri olarak kabul edilir ve “varlık” üzerine sistematik bir düşünce geliştirmiştir.

Parmenides’in teorik çalışmaları

Parmenides’in felsefesi, onun “Hakikat Üzerine” (Peri Physeos) adlı şiirinde yer alan fikirlerine dayanmaktadır. Bu şiir, “Hakikat Yolu” ve “Görüş Yolu” olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.

Varlık ve Yokluk:

Parmenides’in felsefesinin temel tezi, “Var olan vardır, var olmayan var olamaz” ifadesidir. Ona göre:

Varlık (Being): Gerçek olan tektir, değişmez, bölünmez, hareket etmez ve ebedidir. Varlık, tamamlanmış, homojen ve sabit bir bütündür.

Yokluk (Non-Being): Yokluk diye bir şey mümkün değildir, çünkü “yok olan” düşünülemez ve ifade edilemez. Bu nedenle, değişim, hareket ya da yok olma gibi kavramlar gerçek değildir, çünkü bunlar yokluğu ima eder.

Hakikat Yolu (Aletheia):

Parmenides, akıl yoluyla ulaşılan gerçeğin (hakikatin) yalnızca varlığın sabitliğini ve birliğini içerdiğini savunmaktadır:

Gerçeklik değişmez ve birdir; çokluk, hareket ve değişim bir yanılsamadır.
Duyu organlarıyla algılanan dünya (değişim, hareket, çokluk) yanıltıcıdır ve gerçek değildir.
Akıl, varlığın değişmez doğasını kavrayabilir; bu nedenle felsefe, duyulara değil akla dayanmalıdır.

Görüş Yolu (Doxa)

Parmenides, insanların günlük hayatta algıladığı dünyanın (değişim, hareket, çokluk) yalnızca bir yanılsama olduğunu belirtmektedir.

Görüş Yolu, insanların duyulara dayalı yanlış inançlarını temsil eder. Bu bölümde, Parmenides evrenin nasıl göründüğünü (örneğin, gök cisimleri, doğa olayları) açıklamaya çalışır, ancak bunun gerçek olmadığını vurgulamaktadır.

Mantıksal Yöntem

Parmenides, felsefede mantıksal akıl yürütmeyi sistematik bir şekilde kullanan ilk filozoflardan biridir. “Varlık vardır, yokluk yoktur” argümanı, çelişmezlik ilkesine dayanır ve modern mantığın temellerini atmıştır.

Evren ve Kozmoloji

Görüş Yolu’nda, Parmenides evreni açıklamak için bir kozmoloji sunmaktadır. Buna göre, dünya ışık ve karanlık (veya ateş ve gece) gibi zıtlıkların birleşiminden oluşmaktadır. Ancak bu açıklamalar, hakikat değil, yalnızca insanların algıladığı dünyayı tanımlamak içindir.

Parmenides’in önemi

Metafiziğin Temelleri: Parmenides, varlığın doğasını sorgulayarak metafiziğin temel sorularını ortaya koymuş ve ontolojinin (varlık felsefesi) kurucusu olarak kabul edilmiştir.

Diyalektik Etki: Parmenides’in fikirleri, Zenon’un paradokslarıyla desteklenmiş ve Platon’un diyaloglarında (özellikle Parmenides diyaloğu) derinlemesine tartışılmıştır.

Duyulara Karşı Akıl: Parmenides’in duyuların yanıltıcı olduğunu, gerçeğe yalnızca akılla ulaşılabileceğini savunması, felsefede rasyonalizmin önünü açmıştır.

Batı Felsefesine Etkisi: Parmenides’in varlığın birliği ve değişmezliği fikri, Herakleitos’un değişim felsefesiyle zıtlık oluşturmuş ve bu zıtlık, Batı felsefesinin gelişiminde önemli bir diyalektik tartışma yaratmıştır.

Parmenides’in eserlerinden yalnızca parçalar günümüze ulaşmıştır, ancak bu parçalar onun felsefi derinliğini ve etkisini anlamak için yeterlidir.

Parmenides’in düşünceleri, varlığın doğası üzerine düşünen tüm sonraki filozoflar için bir dönüm noktası olmuştur.

Paylaşın

Erişim Yönetimi Nedir Ve Neden Önemlidir?

Erişim Yönetimi, Bilgi Teknolojileri (BT) alanında temel bir unsur olup, öncelikli olarak bir sistem veya ağ içindeki doğru kişilerin uygun kaynaklara erişimini sağlamaya odaklanır.

Haber Merkezi / Erişim Yönetiminin temel amacı, bir kuruluşun hassas verilerini ve kaynaklarını yetkisiz erişimden, siber tehditlerden ve dolandırıcılık faaliyetlerinden korumak için sistematik bir yaklaşım sunarken, aynı zamanda yetkili kullanıcılara erişim hakları verme ve yönetme sürecini de kolaylaştırmaktır.

Erişim Yönetimi’nin etkili bir şekilde uygulanması, daha iyi organizasyona, artırılmış güvenliğe ve daha yüksek üretkenlik sağlayan ve kuruluşun genel siber güvenlik duruşunu güçlendiren kontrollü erişime katkıda bulunur. Erişim Yönetimi’nin arkasındaki teknoloji, esas olarak kullanıcı erişiminin kimlik doğrulama ve yetkilendirme yönlerini ele alır, talep eden kullanıcının gerçek olup olmadığını titizlikle doğrular ve o kullanıcıya atanan ayrıcalıklara göre seçici bir şekilde erişim sağlar.

Bu teknoloji, son kullanıcılar için kesintisiz ve güvenli bir erişim deneyimi sağlamak üzere el ele çalışan Tek Oturum Açma (SSO), Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA) ve merkezi Kimlik ve Erişim Yönetimi (IAM) platformları gibi çözümleri bünyesinde barındırır. Teknolojiyi ve ilgili güvenlik politikalarını bir araya getiren Erişim Yönetimi, sistem yöneticilerine potansiyel riskleri azaltırken erişim haklarını etkili bir şekilde yönetme ve izleme olanağı sağlar.

Siber tehditlerin sürekli geliştiği günümüzde Erişim Yönetimi, işletmelerin dijital varlıklarını güvence altına almaları ve çalışanlarına, iş ortaklarına ve müşterilerine iyi organize edilmiş bir erişim mekanizması sağlamaları için kritik bir bileşen haline gelmiştir.

Erişim Yönetimi hakkında sıkça sorulan sorular:

Erişim Yönetimi neden önemlidir?

Erişim Yönetimi, hassas bilgilerin korunması, sektör düzenlemelerine uyumun sağlanması ve kullanıcı verimliliğinin sürdürülmesi için olmazsa olmazdır. Erişim haklarını doğru bir şekilde yöneterek, kuruluşlar gizli verilere yetkisiz erişimi önleyebilir ve veri ihlalleri veya içeriden kaynaklanan tehdit riskini en aza indirebilir.

Erişim Yönetiminin temel bileşenleri nelerdir?

Erişim Yönetimi’nin temel bileşenleri arasında kullanıcı kimlik doğrulaması, erişim kontrolü, kullanıcı sağlama, rol tabanlı erişim kontrolü (RBAC), parola yönetimi ve denetim yer alır. Bu bileşenler, kuruluşunuzun kaynaklarına erişimi yönetmenin güvenli ve verimli bir yolunu sağlamak için birlikte çalışır.

Erişim Yönetimi ile Kimlik Yönetimi arasındaki fark nedir?

Erişim Yönetimi, kaynaklara erişimi kontrol etmeye odaklanırken, Kimlik Yönetimi, kullanıcı kimliklerini yaşam döngüsü boyunca yönetmeye odaklanır. Erişim Yönetimi, erişim izinlerinin verilmesi, değiştirilmesi veya iptal edilmesiyle ilgilenirken, Kimlik Yönetimi, kullanıcı hesaplarının oluşturulması, güncellenmesi veya silinmesi ve ilişkili niteliklerin yönetilmesiyle ilgilenir.

Kuruluşlar Erişim Yönetimini nasıl uygulayabilir?

Kuruluşlar, Erişim Yönetimi’ni politikalar, süreçler ve teknolojilerin bir kombinasyonunu kullanarak uygulayabilirler. Bu, erişim kontrol çerçeveleri uygulamayı, özel bir erişim yönetimi ekibi kurmayı, erişim yönetimi yazılımları kullanmayı ve erişim izinlerini düzenli olarak gözden geçirip güncellemeyi içerebilir.

Paylaşın

Izgara Tavuklu Sezar Salatası

Sevdikleriniz için iyi bir salata tarifi mi arıyorsunuz? Izgara tavuklu sezar salatası aradığınız salata tarifi olabilir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1,5 çay kaşığı sızma zeytinyağı
1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
2 yemek kaşığı taze limon suyu
2 diş sarımsak, kıyılmış
3 yemek kaşığı su
Damak tadınıza göre taze çekilmiş karabiber
Ortalama 200 gr kemiksiz, derisiz tavuk göğsü
1,5 yemek kaşığı yağsız mayonez
4 su bardağı marul
1/2 su bardağı tam buğdaylı kruton
3 yemek kaşığı rendelenmiş Parmigiano – Reggiano peyniri

Hazırlanışı;

Öncelikle marine sosunu hazırlayın, küçük bir kasede zeytinyağı, üzüm sirkesi, limon suyu, sarımsak ve suyu karıştırın, damak tadınıza göre karabiber ekleyin.

Tavuğu plastik torbaya koyun ve marine sosunun yarısını içine dökün. (Kalan marine sosunu bir kenara ayırın.) Tavuğu 30 dakika buzdolabında bekletin.

Salata sosunu hazırlamak için mayonez ve kalan marine sosunu karıştırın ve iyice çırpın. Kullanana kadar buzdolabında saklayın.

Izgarayı hazırlayın ve tavuklar kızarana kadar, her tarafı yaklaşık 8 dakika pişirin. Tavuğu bir kesme tahtasına alın, üzerini örtün ve şeritler halinde kesmeden önce 5 dakika dinlendirin.

Büyük bir kasede marul, kruton ve salata sosunu karıştırın, tabaklara aktarın ve üzerine ızgara tavuk ve rendelenmiş peyniri serpin, hemen servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Anaksimenes Kimdir? Öğretileri

MÖ 6. yüzyılda yaşayan Anaksimenes (Anaximenes), Milet Okulu’nun önemli üyelerinden biridir. Anaksimenes, Thales ve Anaksimandros’un öğrencisi ya da takipçisi olarak kabul edilir.

Haber Merkezi / Anaksimenes, evrenin temel yapısını ve doğasını anlamaya çalışan ilk filozoflardan biridir.

Anaksimenes’in öğretileri

Evrenin Temel Maddesi: Hava Anaksimenes, evrendeki her şeyin temel maddesinin hava olduğunu öne sürmüştür. Ona göre hava, evrenin ana yapı taşıdır ve her şey havadan türemiştir. Hava, yoğunlaşma ve seyrelme süreçleriyle farklı maddelere dönüşür:

Yoğunlaşma: Hava sıkıştığında su, daha fazla sıkıştığında ise toprak ve taş gibi katı maddeler oluşur.
Seyrelme: Hava inceldiğinde ateş gibi daha hafif maddelere dönüşür.

Bu görüş, evrendeki çeşitliliğin tek bir kaynaktan nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışır.

Evrenin düzeni ve süreçleri: Anaksimenes, evrenin bir düzen içinde işlediğini ve bu düzenin hava tarafından sürdürüldüğünü düşünüyordu. Hava, hem fiziksel hem de yaşamın kaynağı olarak görülüyordu.

Örneğin, insan ruhunun (psykhe) de hava olduğunu savunmuş ve havanın canlılık için gerekli olduğunu belirtmiştir.

Astronomik görüşler: Anaksimenes, gök cisimlerinin hava tarafından taşındığını ve düz bir dünya üzerinde döndüğünü düşünüyordu. Yıldızların, güneşin ve ayın ateşten oluştuğunu, ancak havanın etkisiyle göründüğünü öne sürmüştür.

Doğal fenomenlerin açıklaması: Depremler, yıldırım, gök gürültüsü gibi doğal olayları da hava hareketleriyle açıklamaya çalışmıştır.

Anaksimenes’in öğretileri, evrenin tek bir maddeden oluştuğunu savunan monist bir felsefenin parçasıdır. Onun hava teorisi, önceki filozofların (Thales’in su, Anaksimandros’un apeiron) fikirlerini daha somut bir şekilde geliştirmiştir.

Ayrıca, Anaksimenes’in evrendeki değişimlerin fiziksel süreçlerle açıklanabileceği fikri, bilimsel düşüncenin temellerini atmıştır.

Anaksimenes’in eserleri günümüze ulaşmamıştır, ancak fikirleri Aristoteles, Diogenes Laertios gibi daha sonraki düşünürlerin yazılarında aktarılmıştır.

Paylaşın

Erişim Yönetişimi Nedir? Temel Bileşenleri

Erişim Yönetişimi, bir kuruluşun bilgi sistemlerinin yönetiminde kritik bir bileşendir ve temel olarak kullanıcıların gerekli kaynaklara ve verilere doğru erişime sahip olmasını sağlamaya odaklanır.

Haber Merkezi / İki amaca hizmet eden Erişim Yönetişimi, çalışanlara uygun izinler vererek sorunsuz operasyonel akışı kolaylaştırmanın yanı sıra, kuruluşun olası ihlallere ve veri kötüye kullanımına karşı güvenlik duruşunu da güçlendirir.

Temel hedefler arasında kullanıcı erişimini kolaylaştırmak, güvenlik risklerini azaltmak, uyumluluk gerekliliklerini karşılamak ve BT sistemlerine ilişkin genel görünürlüğü artırmak yer alır. Kuruluşlar, Erişim Yönetimini çeşitli politikalar, prosedürler ve teknolojik araçlar aracılığıyla uygular.

Bunlar genellikle kullanıcı kimlik doğrulama, yetkilendirme ve denetim süreçlerini kolaylaştıran Kimlik Yönetimi, Erişim Kontrol Yönetimi ve Rol Tabanlı Erişim Kontrolü’nü (RBAC) kapsar. Sağlam Erişim Yönetimi yöntemleri, en az ayrıcalık ilkesini uygulayarak, kullanıcının rolüne ve iş sorumluluklarına göre kaynaklara erişim izni verir ve yetkisiz veri erişimi riskini azaltır.

Ayrıca, periyodik erişim inceleme ve iptalini kolaylaştırarak, izinlerin kullanıcıların değişen sorumluluklarına göre ince ayarlanıp güncellenmesini sağlar. Sonuç olarak, Erişim Yönetimi, güvenliğin sağlanmasında, erişim ve izinlerin iyi düzenlenmesinde ve kuruluşların çeşitli sektör uyumluluk ve düzenleyici standartlarını karşılayıp bunlara uymasına yardımcı olmada hayati bir rol oynar.

Erişim yönetişimi hakkında sıkça sorulan sorular:

Erişim yönetişimi neden önemlidir?

Erişim yönetişimi, kuruluşların uyumlu ve güvenli ortamlar sürdürmesi için hayati önem taşır. Kullanıcı erişiminin yeterli şekilde izlenmesini ve kontrol edilmesini sağlayarak güvenlik ihlallerini, veri sızıntılarını ve gizlilik ihlallerini önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, yasal uyumluluk gerekliliklerinin karşılanmasına ve operasyonel verimliliğin korunmasına da yardımcı olur.

Erişim yönetişiminin temel bileşenleri nelerdir?

Erişim yönetişiminin temel bileşenleri arasında erişim talebi yönetimi, erişim sertifikasyonu, rol yönetimi, politika uygulaması, görevlerin ayrılması (SoD) analizi, raporlama ve uyumluluk izleme yer alır.

Erişim yönetişimi, kimlik ve erişim yönetiminden (IAM) nasıl farklıdır?

Erişim yönetişimi özellikle kullanıcı erişim hakları ve izinlerinin yönetimi ve kontrolüne odaklanan IAM’nin bir alt kümesidir. Diğer yandan IAM, kullanıcı kimlik doğrulaması, kullanıcı hesabı yönetimi, parola yönetimi ve daha fazlası dahil olmak üzere daha geniş bir işlevsellik yelpazesini kapsar.

Erişim yönetişimi çözümü nedir?

Erişim yönetişimi çözümü, bir kuruluş genelinde kullanıcı erişim hakları ve izinlerinin yönetimini otomatikleştiren ve kolaylaştıran bir yazılım aracı veya platformudur. Kaynaklara ve bilgilere erişimi izleyerek, değerlendirerek ve kontrol ederek kullanıcıların doğru erişim düzeylerine sahip olmasını sağlamaya yardımcı olur.

Paylaşın