Finlandiya: Türkiye’ye Sınır Dışı Edilmeler Konusunda Karar Yargıya Ait

PKK ile ilişkili kişileri sınır dışı etmeye yönelik talep alıp almadıkları konusunda değerlendirmede bulunan Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, “Bunlar siyasetçilerin vereceği kararlar değildir. Bu tür kararları kamu görevlileri ve yargı kurumları verir” dedi.

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, Fransa’nın Strazburg kentindeki Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda yaptığı konuşmadan sonra AP Başkanı Roberta Metsola ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Sputnik’te yer alan habere göre, Marin, Finlandiya’nın NATO üyeliği başvurusu ve Türkiye ile ilişkileri hakkındaki bir soru üzerine, şu anda başvuruyla ilgili NATO üyesi ülkelerdeki onay süreçlerinin devam ettiğini hatırlatarak, şunları dile getirdi:

“Onay sürecinin tüm NATO ülkelerinde mümkün olan en hızlı şekilde ilerlemesini istiyoruz. Tabii Türkiye ile sık sık gündeme getirdikleri konuları görüşüyoruz ve üzerinde mutabık kaldığımız zeminde çalışıyoruz. Şu anda bir onay sürecinin ortasındayız ve olmayan sorunlar hakkında spekülasyon yapmam istemem.”

PKK ile ilişkili kişileri sınır dışı etmesine yönelik talep alıp almadıkları sorulan Marin, şu yanıtı verdi:

“Finlandiya için hukukun üstünlüğü çok önem taşımaktadır. Bu önem verdiğimiz bir değerdir. Bunlar siyasi kararlar değildir. Finlandiya’dan birilerinin sınır dışı edilip edilmemesini hükümette tartışmıyoruz. Bunlar siyasetçilerin vereceği kararlar değildir. Bu tür kararları kamu görevlileri ve yargı kurumları verir.”

‘Ukrayna, bizim desteğimizle kazanacak’

Marin, AP Genel Kuruluna hitabında da Avrupa’nın Ukrayna’daki durum, enerji piyasasındaki istikrarsızlık, enflasyon artışları, kuraklık ve yangınla kendini gösteren iklim değişikliği nedeniyle olağanüstü zamanlardan geçtiğini vurguladı.

Marin, “Putin savaşı kaybedecek. Ukrayna, bizim desteğimizle kazanacak” ifadesini kullandı. Ülkesinin Rus gazına büyük oranda bağımlı olmadığını, enerji çeşitliliğini sağladığını ancak AB düzeyinde çözümler gerektiğini iddia eden Marin, “Yaptırımlar sıradan Rus vatandaşının günlük hayatını etkileyecek düzeyde olmalı” dedi.

Marin, savaşın savunma sanayisi ve enerji bağımsızlığının önemini gözler önüne serdiğini kaydederek, şunları kaydetti: “İtiraf etmeliyiz ki Rusya’ya karşı çok naif bir tavır benimsedik ve beklentilerimizi Rusya’nın işleyişine dayandırdık. Sovyet yönetimi altında yaşamış Baltık’taki ve Polonyalı dostlarımızı dinlememiz gerekirdi.”

Paylaşın

Finlandiya, 6 Kişinin Türkiye’ye İade Sürecinin Yeniden Görülmesini Reddetti

Finlandiya Adalet Bakanlığı, Türkiye’nin istediği 6 Türk’ün iadesine ilişkin yargı sürecinin yeniden değerlendirilmesi talebini reddetti. Türkiye, Finlandiya’dan 12 kişinin iadesini istemişti.

Adalet Bakanlığı, Türkiye’den ağustos ayında daha önce reddedilen altı davanın yeniden değerlendirilmesi talebinin geldiğini doğruladı ancak kararın “son karar” olduğunu bildirdi.

Bakanlığın kıdemli uzmanlarından Sonja Varpasuo, Türkiye’nin talebinde farklı suçları terörizm olarak gördüğünü belirti.

Varpasuo “Davalar kapandı ve son karar verildi. Sınır dışı yasasına dayanarak Adalet Bakanlığı’nın kararının temyiz edilmesi mümkün değil” dedi.

Varpasuo ayrıca “Son kararın yeniden açılması, kararı ciddi anlamda etkileyecek tamamen yeni bir raporun sunulması durumunda mümkün olabilir” diye konuştu. Helsinki’ye göre iade talepleri konusunda Türkiye’den bir dosya sunulmadı.

Türkiye, Finlandiya’da 12, İsveç’te 21 şüphelinin iadesini talep etti

Türkiye, PKK’yla bağlantılı kişilerin “sığınma yeri” haline gelmekle suçladığı Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkmıştı.

Üç ülke haziran ayında Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde üçlü muhtıra imzalayarak terörizme karşı mücadelede işbirliğine karşılığında NATO üyeliğinin kabulünde anlaşmıştı.

Bunun üzerine Türkiye’nin Finlandiya’daki 12, İsveç’teki 21 şüphelinin iadesini talep ettiği bildirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Stocholm’den “73 teröristin” sınır dışı talebinin değerlendirileceği sözü aldığını ifade etmiş, ancak gerekli adımların atılmaması halinde “sürecin donacağı” uyarısında bulunmuştu.

Ağustos ayında Helsinki’de bir araya gelen üç ülke yetkililer Ankara’nın şartlarını görüşmüş sonbaharda yeni bir toplantı yapmak üzere anlaştıklarını duyurmuştu.

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğinin gerçekleşmesi için hala Türkiye’nin üyelik anlaşmasını parlamentoda onaylaması gerekiyor.

Bugüne kadar Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Çekya, Kanada ve Kuzey Makedonya parlamentoları İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılım anlaşmasına dair onaylama sürecini tamamladı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Üçlü Zirve Sonuçsuz Kaldı

Türkiye, Finlandiya ve İsveç tarafından 28 Haziran’da Madrid’de gerçekleştirilen NATO zirvesinde imzalanan mutabakat çerçevesinde kurulan Daimi Ortak Mekanizma, ilk toplantısını bugün Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gerçekleştirdi.

Haber Merkezi / Daimi Ortak Mekanizma toplantısında Türk heyetine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal, İsveç heyetine Başbakanlık Devlet Sekreteri Oscar Stenström, Finlandiya heyetine Dışişleri Bakanlığı’da Daimi Devlet Sekreteri Jukka Salovaara başkanlık etti.

İsveç ve Finlandiya, Türkiye’ye taahhüt ettiği konularda henüz somut adım atmazken toplantı sonrası ele alınan konularla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Finlandiya ve İsveç, Üçlü Muhtıra’da kayıtlı; terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede Türkiye’yle tam dayanışma ve iş birliği sergileyecekleri, PKK terör örgütü başta olmak üzere milli güvenliğine yönelik tüm tehditlere karşı Türkiye’ye tam destek verecekleri, PYD/YPG ve FETÖ’ye destek sağlamayacakları yönündeki taahhütlerini yineledi. Mekanizma kapsamında ele alınan konularda somut ilerleme kaydedilmesi için ilgili kurumlar arasında teknik düzeyde iş birliğinin yoğunlaştırılması konusunda mutabık kalındı.”

Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasında 28 Haziran’da Madrid’de gerçekleştirilen NATO zirvesinde imzalanan anlaşmada ise şu ifadelere yer verilmişti:

“Ülkeler Washington Antlaşması’nda belirtilen ilkelere ve değerlere bağlılıklarını ifade ederler. İttifakın en temel unsurlarından biri, üye devletlerin milli güvenliğinin yanı sıra uluslararası barış ve istikrara doğrudan tehdit teşkil eden terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede tam dayanışma ve iş birliğidir. Müstakbel NATO müttefikleri olarak Finlandiya ve İsveç, milli güvenliğine yönelik tüm tehditlere karşı Türkiye’ye tam destek verirler. Bu çerçevede, Finlandiya ve İsveç, PYD/YPG ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek sağlamayacaklardır. Türkiye de milli güvenliklerine yönelik tüm tehditlere karşı Finlandiya ve İsveç’e tam destek verir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, imzalanan anlaşma sonrası yaptığı açıklamada “İsveç ve Finlandiya ile mutabakatta yer alan uygulamaları takip edip, adımlarımızı buna göre atacağız. İsveç’in verdiği sözü şudur, 73 teröristin Türkiye’ye iadesi sağlanacak” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Bakan Bozdağ: İsveç Ve Finlandiya’dan Hiçbir Kişi İade Edilmedi

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İsveç ve Finlandiya’dan iadesi istenen kişilerle ilgili yaptığı açıklamada, iki ülkenin şimdiye kadar Türkiye’nin bu konudaki beklentilerini karşılamadığını, bu beklentiler karşılanmadığı sürece NATO üyelik süreçlerinin “bir adım ileri gitmeyeceğini” söyledi.

İstanbul’da Cumartesi günü gazetecilerin sorularını yanıtladığı sırada, bir gazetecinin Finlandiya, İsveç ve Türkiye arasında 26 Ağustos’ta gerçekleşecek toplantı hakkında değerlendirmelerini sorması üzerine Bozdağ, şöyle konuştu:

“Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya’dan terör suçları isnadı hakkında bulunan kişilerden Türkiye’nin iadesini talep ettiği hiçbir kişi Türkiye’ye iade edilmemiştir. Türkiye’nin haklarında terör suçlarından yargılama bulunup da iadesi istenen hiçbir kişi hakkında olumlu bir resmi dönüş Türkiye’ye olmamıştır.”

İsveç Başbakanı Magdalena Andersso’nun bir Türk vatandaşının iadesine karar verdiklerini ifade ettiğini ancak bu kişinin hakkında dolandırıcılık isnadı bulunduğunu anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

“Bizim beklentimiz dolandırıcılık isnadı olanlarla ilgili değil. İsveç hükümeti ve Finlandiya hükümetinin bunu çok doğru anlaması lazım. Türkiye’nin isteği, talebi terör suçlarıyla suçlanan ve Türkiye’nin iadesini talep ettiği kişilerle ilgilidir. Bunun dışındaki adli suçlarla ilgili, hakkında isnad bulunan kişilerin iadesiyle ilgili olarak Türkiye-İsveç, Türkiye-Finlandiya arasında herhangi bir sorun yok zaten.

Böyle bir sorun olmadığına göre bizim de bu konularda sorun varmış gibi göstermemiz de söz konusu değil. İsveç tarafının, bu konuda sorun varmış gibi Türkiye’nin talebi bunlarla ilgiliymiş gibi bir yaklaşım içerisine girmeleri de ahlaki değil ve doğru değil.

Bizim beklentimiz terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir. Onun dışındaki suçlarla, suçlanan kişilerin iadesiyle ilgili bir beklentimiz kendilerinden yoktur. Türkiye’nin bu konudaki beklentileri karşılanmadığı sürece İsveç ve Finlandiya üçlü mutabakatta Türkiye’ye verdikleri sözü yerine getirmemiş sayılacaklardır. NATO üyelik süreci bu nedenle bir adım ileri gitmeyecektir.”

Haziran ayında Madrid’de gerçekleştirilen NATO liderler zirvesi öncesinde yapılan görüşmelerde İsveç ve Finlandiya’nın taahhütleri sonrası Türkiye, bu iki ülkenin NATO’ya üyelik başvurusunu destekleme kararı almıştı.

İmzalanan muhtırada, İsveç ve Finlandiya’nın, terör örgütü olarak tanınan PKK ile mücadele ve YPG/PYD’ye destek vermeme taahhüdünde bulundukları kaydedilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın verdiği sözleri tutmaması halinde, bu iki ülkenin NATO üyeliklerini TBMM’de onaylamayabileceğini uyarısını yapmıştı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

İsveç: İade Kararları Bağımsız Yargı Tarafından Verilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO bünyesinde yapılan üçlü muhtıra çerçevesinde “İsveç’ten 73 teröristin iadesini” istediklerini söylemesinin ardından İsveç Adalet Bakanı Morgan Johansson, İsveç’te iade kararlarının bağımsız yargı tarafından verildiğini söyledi.

Bakanı Johansson yaptığı yazılı açıklamada, “İsveç’te bağımsız mahkemeler ile İsveç yasaları geçerlidir” dedi.

İsveç vatandaşlarının iade edilemeyeceğini de hatırlatan Johansson, “İsveç vatandaşı olmayan kişiler diğer ülkelerin talebi üzerine, ancak İsveç yasaları ve Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi ile uyumlu olması koşuluyla iade edilebilir” ifadesini kullandı.

Salı akşamı Türkiye ile imzalanan ve Ankara’nın İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği üzerindeki vetosunu kaldıran anlaşma, Stockholm’e göre suçluların iadesi konusunda “Avrupa Sözleşmesine saygı gösterilmesini açıkça belirtiyor”.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi’nin bitmesinin ardından İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlediği basın toplantısında “İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvuruları bağlamında yaşananlar, Türkiye’nin terör konusundaki kırmızı çizgilerini ortaya koymuştur. Bu muhtıra Türkiye ve milletimiz açısından zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir. Muhtırada kayıtlı hususların uygulamasını titizlikle takip edecek, adımlarımızı buna göre atacağız. İsveç’in verilmiş olan sözü şudur, 73 teröristin Türkiye’ye iadesi.” demişti.

İsveç Adalet Bakanı Johansson, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın açıklamasına doğrudan yorum yapmadı ancak iade konusunda son sözün hükümette değil, “iadeler üzerinde veto yetkisi olan” Yüksek Mahkeme’de olduğunu söyledi.

Muhtırada konuya ilişkin şu ifadeler yer almıştı:

“Türkiye, Finlandiya ve İsveç Washington Antlaşması’nda belirtilen ilkelere ve değerlere bağlılıklarını ifade ederler. İttifakın en temel unsurlarından biri, üye devletlerin milli güvenliğinin yanı sıra uluslararası barış ve istikrara doğrudan tehdit teşkil eden terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede tam dayanışma ve iş birliğidir. Müstakbel NATO müttefikleri olarak Finlandiya ve İsveç, milli güvenliğine yönelik tüm tehditlere karşı Türkiye’ye tam destek verirler.

Bu çerçevede, Finlandiya ve İsveç, PYD/YPG ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek sağlamayacaklardır. Türkiye de milli güvenliklerine yönelik tüm tehditlere karşı Finlandiya ve İsveç’e tam destek verir. Finlandiya ve İsveç, terörizmi tüm biçim ve tezahürleriyle en kuvvetli şekilde reddeder ve kınar. Finlandiya ve İsveç, tüm terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı gerçekleştirdikleri saldırıları açık ve net biçimde kınar, Türkiye’yle ve mağdurların aileleriyle en derin dayanışma duygularını ifade eder. Finlandiya ve İsveç, PKK’nın yasaklanmış bir terör örgütü olduğunu teyit eder.

Finlandiya ve İsveç, PKK ve diğer tüm terörist örgütlerin, bunların uzantılarının faaliyetleri ile iltisaklı kuruluşlar ve paravan örgütler içerisinde yer alan veya bu terör örgütleriyle bağlantısı bulunan şahısların faaliyetlerini engelleyeceklerini taahhüt eder. Türkiye, Finlandiya ve İsveç bu terör örgütlerinin faaliyetlerini engellemek amacıyla aralarındaki iş birliğini artırmaya karar vermişlerdir. Finlandiya ve İsveç, bu terör örgütlerinin emellerini reddeder.”

Paylaşın

Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö’den Türkiye’ye İade Açıklaması: Yargıya Müdahale Edemeyiz

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, Türkiye’nin iadesini istediği kişiler hakkında yargının kararını vermiş olduğunu ve hükümetin buna müdahale edemeyeceğini söyledi.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “33 teröristin iadesini isteyeceğiz” açıklamasının ardından bir basın toplantısında gazetecilerin bu konudaki sorularını yanıtlayan Niinistö “Sanırım bu dosyaların tamamı Finlandiya’da sonuçlanmış durumda” dedi ve ekledi:

“Verilmiş kararlar var ve bu kararlar en azından kısmen mahkemelerimiz tarafından verilmiş kararlar. Finlandiya hükümetinin hiçbir şey yapamayacağı ve mahkeme kararları varken bir şey yapmak istemeyeceği çok açık. Bu dosyaların yeniden açılması için bir neden göremiyorum.”

Dün akşam Türkiye, Finlandiya ve İsveç tarafından imzalanan üçlü muhtırada şu ifadeler yer alıyordu:

“Finlandiya ve İsveç, Avrupa İade Sözleşmesi’yle uyumlu biçimde, Türkiye tarafından sağlanan bilgi, delil ve istihbaratı dikkate alarak Türkiye’nin terör zanlılarına dair sınır dışı veya iade taleplerini ivedilikle ve bütün boyutlarıyla işleme koyacak ve Türkiye’yle iade ve güvenlik işbirliğini geliştirmek için gerekli ikili ahdî düzenlemeler yapacaklardır.”

Türkiye bu muhtırayla birlikte Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılımına yeşil ışık yakmıştı.

Dün imzalanan muhtıranın ardından bugün bir açıklama yapan Adalet Bakanı Bozdağ ise Türkiye’nin iade dosyalarının ilgili ülkelerin Adalet Bakanlıkları’nda beklediğini söylemişti:

“Finlandiya’da 6 PKK’lı, 6 FETÖ’cü terörist; İsveç’te ise 10 FETÖ’cü, 11 PKK’lı teröristin dosyaları, ilgili ülkelerin Adalet Bakanlıklarında bekliyor. Şimdi bu mutabakattan sonra biz de Adalet Bakanlığı olarak bunların iadesi hususunu yeniden kendilerine yazacağız ve hatırlatacağız. Yeniden bir dosya göndermemize gerek yok. Dosyalar orada, sözlerinin gereğini yerine getirmelerini bir kez daha isteyeceğiz.”

Paylaşın

Ankara, Helsinki Ve Stockholm’den Önce Düştü

Madrid’deki Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) zirvesinin ilk gününde Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in üyeliğine karşı veto tehdidini kaldırması ile sonuçlanan anlaşma, uluslararası basında farklı yankılar buldu.

Rusça yayın yapan günlük gazete Kommersant haberi, “İstanbul Helsinki ve Stockholm’den önce düştü” başlığıyla verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO zirvesinin arifesinde haberlerin ana odağındaki kişi olduğunu yazan gazete, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılma konusunda ittifakı kendisiyle müzakere etmeye zorladığını söylüyor.

Haberde şu ifadeler yer alıyor: “Zirvenin ilk gününün beklenmedik bir şekilde sonuçlanması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı haberlerin ana odağındaki kişi haline getirdi. Bu, Türk tarafının kazandığı puanları, Ankara’nın Batı ile Doğu arasındaki savaşın ortasında, kendi kendine yeten bağımsız bir güç merkezi olarak uluslararası statüsünü yükseltmeye çalışmasını sağlıyor.”

Günlük gazete Moskovsky Komsomolets’te yayımlanan köşe yazısında gazeteci Andrei Yashlavski, “Bazıları için kriz; diğerleri için kar” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yashlavski, Erdoğan’ın “Doğu ve Batı arasındaki denge politikasının” İsveç’ten Suriye’ye sağladığı kazançlarla “Ukrayna krizini fırsata çevirdiğini” yazıyor.

Finlandiya ve İsveç’in Türkiye’nin taleplerini kabul etse de etmese de Erdoğan’ın hem kendisi hem de iç ve dış politika için kazanlarını maksimize etmek istediğini söyleyen Yashlavski, bu nedenle İsveç ve Finlandiya konunun “zora koşulduğunu” belirtiyor.

‘Tahıl koridoru hizmeti için Türkiye’ye yüzde 25 indirim’

Yashlavski’nin Türkiye’nin bölgesel güç olarak öneminin Ukrayna kriziyle arttığını söylediği yazısında öne çıkan bazı yorumlar şu şekilde:

“Ukrayna’daki ihtilafın başlangıcından bu yana, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığı önemli ölçüde arttı, bu ülkenin Karadeniz bölgesindeki kilit rolü ve hem Moskova hem de Kiev ile ilişkileri sürdürme girişimleri ve ayrıca kendisini bir arabulucu devlet olarak sunma girişimleriyle pekişti.

“Ukrayna krizi koşullarında Türkiye’nin önemini kabul eden Batı, Türk birliklerinin Kuzey Suriye’ye girmesinden Rus S-400 füze savunma sisteminin satın alınmasına kadar birçok konuda Ankara ile geçmişte yaşanan keskin çelişkilere göz yummak zorunda kalıyor.”

Ukrayna’dan tahıl koridorunun açılması konusuna da değinen Yashlavski, “Burada kazançlar en az iki katı: Erdoğan ve destekçileri, tüm dünyanın küresel açlık felaketinden kurtarıcıları rolünü oynayacak. Ve oldukça somut, maddi faydalar sağlanacak. Ukrayna limanlarından tahıl ihracatını organize etmeye aracı olduğu için Türkiye, Kiev’den tahıl alımında yüzde 25 indirim sağlayacak” diyor.

Rus basınında NATO’nun Finlandiya ve İsveç’in üyeliğiyle, diyalog dönemini kapatıp Rusya ile askeri yüzleşme dönemine girdiği yorumları da yapıldı.

Nezavisimaya Gazeta ” Soğuk Savaş’ın bitmesinden 30 yıl sonra ilk kez NATO, 1949’daki ortaya çıkış amacına geri dönüyor: Sovyetler Birliği’nin yayılmasını önlemek” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Economist’ten Dikkat Çeken Yazı: Erdoğan Eve Zaferle Dönüyor

Birleşik Krallık merkezli Economist dergisi, Madrid’deki Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) zirvesinde, Türkiye’nin veto tehdidini kaldırması ile sonuçlanan anlaşmayı “Erdoğan’ın zaferi” olarak yorumladı.

Derginin internet sayfasında yayımlanan yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın futbolcu geçmişine gönderme yapıyor.

Economist, Finlandiya ile İsveç’e veto tehdidi hamlesinin futboldaki gibi bir ‘profesyonel faul’ olduğunu yazdı:

“Türkiye’nin Cumhurbaşkanı uluslararası siyasette istediğini alabilmek için profesyonel faul yapmaktan kaçınmıyor. Geçen ay İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine çelme takma girişimi de, üstelik de Rusya böylesine bir tehdit ortamı yaratmışken, korkutucu olduğu kadar etkiliydi”

Madrid’deki NATO liderler zirvesi öncesinde yapılan görüşmede, İsveç ve Finlandiya’nın taahhütleri sonrası Türkiye, bu iki ülkenin NATO’ya üyelik başvurusunu destekleyeceği açıkladı.

Anlaşmayla İsveç ve Finlandiya’nın, terör örgütü olarak tanınan PKK ile mücadele ve YPG/PYD’ye destek vermeme taahhüdünde bulundukları kaydedildi.

‘ABD F-16’lar konusunda sıkı bir uyarı yaptı’

Economist dergisi, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in anlaşma için yürüttüğü çalışmalara Amerika’nın da perde arkasından baskı uygulayarak destek verdiğini yazdı:

“Stoltenberg, Amerika’nın çok da görünür olmayan perde arkası baskısından da yararlandı. ABD, Türkiye’yi, Kongre’de blokajındaki F-16 savaş uçakları alımını riske ettiği yönünde sıkı bir uyarı yapmışa benziyor”

Yazıda, üçlü muhtıradaki “sınır dışı ya da iade taleplerine” ilişkin bölüme de değiniliyor.

Anlaşmayla, İsveç ve Finlandiya’nın, insan haklarına bağlılık ve siyasi muhalifler için sığınma adresi olma konumlarının zayıflama riski taşıdığı yorumu yapılıyor.

“Erdoğan’ın otokrasiye sürüklenişi ve tüm muhaliflerini terörist olarak tanımlama yaklaşımı” olduğu yorumu da bu bölümde yer alıyor.

Üçlü muhtırada, İsveç ve Finlandiya’nın “YPG/PYD ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek sağlamayacakları” vurgulanarak Türkiye ile “bu terör örgütlerinin eylemlerini önlemek amacıyla iş birliğini artırmak üzerinde anlaştıkları” da belirtiliyordu.

Ayrıca “Finlandiya ve İsveç, Türkiye’nin beklemedeki sınır dışı ya da iade taleplerini süratle ve detaylı olarak ele alacaktır” denilerek, bu işlemlerin Avrupa Konvansiyonu uyarınca yapılacağı vurgulanıyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Türkiye’den NATO Krizinde ‘Acelemiz Yok’ Mesajı

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelikleri konusunda Türkiye’nin çekincelerini gidermek üzere bugün üç ülkeden üst düzey yetkililerin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın temsil etti.

Brüksel’deki NATO Karargahında yapılan toplantı sonrasında medya mensuplarına açıklama yapan Kalın, konunun çözüme kavuşturulması için Madrid’de önümüzdeki hafta yapılacak NATO zirvesinin nihai tarih olmadığını, görüşmelerin devam edeceğini vurguladı.

Türkiye’nin özellikle İsveç’ten ülkedeki PKK faaliyetleri konusunda hızlı adımlar atmasını beklediğini belirten Kalın, NATO üyelik sürecinde ilerleme kaydetmenin, “bu ülkelerin atacağı adımların yönüne ve hızına bağlı olacağını” ifade etti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın Pazartesi günü “yapıcı” bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek “Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik başvuruları konusunda görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Mümkün olan en kısa zamanda ilerleme kaydedecek bir yol bulmayı dört gözle bekliyorum” dedi.

Pazartesi günü Lüksemburg’da düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısına katılan İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde de “konunun bir süre daha zaman alacağına hazırlıklı olmalıyız” mesajı verdi. Finlandiya Başbakanı Sanna Marin de sorunun Madrid’deki NATO zirvesine kadar çözüme kavuşturulamaması durumunda üyelik konusunun bir süre rafa kaldırılabileceği endişesini dile getirmişti.

Paylaşın

ABD: Türkiye, NATO Üyelik Pazarlığı İle F-35 Programına Dönemez

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Adam Smith, F-35 savaş uçakları alımına karşı Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği ile ilgili pazarlık yapamayacağını savundu. Demokrat Parti’den Adam Smith, basına yaptığı açıklamada, S-400 savunma sistemi aldığı için Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına geri dönemeyeceğini söyledi.

Savunma muhabirlerinin düzenlediği bir etkinlikte konuşan Smith, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma sistemi almasının ülkesi için hala ciddi bir endişe kaynadığı olduğunu belirterek, “Bu Rusya’dan silah aldığı için Türkiye’yi cezalandırmak değil. Bu, S-400’ün F-35 ile aynı yerde olmaması ve oradaki kritik bilgilerin Ruslara ulaşma endişesiyle ilgili bir kaygı. Ben sonuçta onlara bazı silahların verileceğini ancak F-35 savaş uçaklarının satılmayacağını düşünüyorum. Avrupa’nın ne yapacağını bilmiyorum. Ancak onların da bu yönde davranacağını düşünüyorum.” dedi.

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı ittifak üyeleriyle yaptığı pazarlığa değinen Smith, “O (Erdoğan) , ‘bana yeterince iyi teklif yapmadınız, biz de İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğine kabul etmeyeceğiz.’ diyor. Onun, en iyi pazarlığın bu olduğunu düşünmesi akıl almaz bir şey değil. Bizim, İsveç ve Finlandiya’nın işi de, ortaya çıkan şeyin bu olmaması için müzakere etmek. Bunu denemek. Ancak sonunda müzakere etmek zorunda kalacağımız şey bu.” ifadesini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen hafta Türkiye’ye savaş uçağı satışıyla, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğinin farklı konular olduğunu söylemişti.

ABD’nin dış ilişkilerini yürütürken bazı ülkelerin Rusya ve Çin ile ilişkileri ile ilgili sert kararlar alamaması konusunda ülkesinin bazı esnekliğe sahip olması gerektiğini ve Türkiye’nin durumunun da bunu hatırlattığını kaydeden Smith şöyle konuştu:

“Dünyanın dört bir yanında bizimle ilgili güven sorunu var. ABD’nin mükemmel olduğu fikrine kapılmış birçok Kongre üyesi var. Türkiye ve Hindistan gibi dünyadaki bir sürü ülke ise bahislerini riske attıklarını anlamış görünmüyor. Biz de, ‘Ya bizimle ya da Rusya ve Çin’le birlikte olmak zorundasın’ diyoruz. Onlar ise hala bir anlamda bu kartla oynuyor. Ukrayna’da olup biten ne kadar korkunç olsa da Rusya ve Çin’i ve hatta bir dereceye kadar İran’ı uzaklaştırabilecekken, ABD’ye yaklaşabileceklerini düşünmüyorlar.”

Ülkesinin de geçmişten dersler alıp buna göre davranıp, koalisyonu oluşturmak için esneklik içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Smith şunları söyledi:

“Dünya mükemmel bir yer değil. Müttefikleriniz ve dostlarımız her zaman tam olarak istediğiniz yerde olmayacak. Ve biz de tam olarak bizim istediğimiz gibi dost ve müttefik olmadığımızı kabul etmeliyiz. Öyleyse, Rusya ve Çin’in küresel düzen için oluşturduğuna inandığım tehdidi göz önünde bulundurarak, burada nasıl anlaşabilir bir ortaklığa sahip olabiliriz buna bakmamız gerekecek.”

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın