Hayri Kako Yetik Kimdir? Hayatı, Eserleri

1954 yılında Şanlıurfa’nın Siverek İlçesinde dünyaya gelen Hayri Kako Yetik, Malatya, Antalya, Manisa ve İzmir’de öğretmenlik yaptı. Öğretmenliği sürecinde sürgünler gördü, pek çok soruşturma geçirdi. Yurtdışı görevlendirmesi için yapılan sınavlara sokulmadı.

Haber Merkezi / Aktivist olarak İzmir Barış Girişimi ve İzmir Sanatçılar Platformunun çağrıcıları arasında yer aldı. Değişik ödüllerin seçici kurul üyeliklerinde bulundu. Edebiyatçılar Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, İzmir Temsilcisi olarak İzmir Öykü Günleri ve İzmir Şiir Festivali’nin gerçekleştirilmesine, Ayrım Şiir ve Agora dergilerinde kurucu ve yazı kurulu üyesi olarak katkıda bulundu.

Pen Yazarlar Derneği Türkiye Merkezi İzmir Temsilcisi olarak Uluslararası İzmir Şiir Buluşması’nın hayata geçirilmesinde ve Cumali Seferis Gökyüzü Derneğinin kuruluşunda görev aldı. Çeşitli etkinliklerde, radyo ve televizyon programlarında sanat, edebiyat, felsefe ve siyaset konularında konuşmacı olarak katıldı.

Çeşitli kurumlarda yaratıcı yazarlık dersleri verdi. Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. SES 2001 Behçet Aysan Şiir Ödülünü aldı. Cumhuriyet, Radikal, Zaman, Birgün, Milliyet gibi gazetelerde ve pek çok dergide kitapları hakkında yazılar yayımlandı.

Hayri K. Yetik’in edebî ürünleri; Siverek’in Sesi, Varlık, Eski, Yazıt, Gösteri, Akköy, Yaratım, Damar, Ünlem, Papirüs, Öteki-siz, Kum, E, Yom, Sanat Edebiyat, Temmuz, Eşik Cini, İnsancıl, Karşı, Broy, Berfin, Kavram Karmaşa, Deng, Öğretmen Dünyası, Akropol, Edebiyat Eleştiri,Pitoresk, İle, Eğitim İş, Lacivert, Bireylikler, Yasak Meyva, Mortaka, Deliler Teknesi, Evrensel, Demokratik Modernite, Kıyı Dili, Üçnokta, Kaşgar, Kurgu Kültür, Kurşunkalem, Üçnokta, Şiirden, Yankı, Gündem, Demokrasi, Birgün, Radikal ve Cumhuriyet Kitap gibi süreli yayınlarda yayımlanmıştır.

Dil ve edebiyat konulu araştırma, inceleme, eleştiri, öykü, deneme ve şiirleri değişik derleme kitaplarda yer almıştır. Hayri K. Yetik’in edebiyatta Ç/alıntı kitabı; edebiyat tarihimizi oluşturan ürünlerin birbirlerine neleri borçlu olduğunu önceden yaşamış kimi yazarların diğerleri üzerinde kalıcı bir etki yaratabildiklerini, Türk edebiyatının örtük dokusunu görebilmemiz açısından metinlerarası bir sorgulama yaptı. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Hayrettin Geçkin Kimdir? Hayatı, Eserleri

24 Ocak 1956 yılında Artvin’in Şavşat İlçesinde dünyaya gelen Hayrettin Geçkin, ilkokulu Çoraklı Köyü İlkokulu’nda, ortaokulu Şavşat’ta tamamladı. 1974 yılında Artvin İlköğretmen okulunu bitirdi. 1988 yılında Anadolu Üniversitesi’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / 2000 yılında Anadolu Üniversitesi’nde Türkçe öğretmenliğini tamamladı. 1974’ten itibaren Samsun, Aydın ve Kocaeli’nde öğretmenlik yaptı. 1999 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra da çeşitli kurumlarda öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Geçkin, üç yıl süreyle Kocaeli Üniversitesi’nde bir süre şiir dersleri verdi.

Kocaeli’nde 5 yıl kadar yayın hayatını sürdürmüş Şehiriçi Dergisi’nde sanattan sorumlu editörlük, yazarlık ve yayın kurulu üyeliği yaptı. Yeni İmece gazetesinde köşe yazıları yayımlandı. Geçkin son 4 yıldır Çanakkale’de yaşamaktadır. Ülke genelinde düzenlenen Türk Şiirinin önemli isimleri Ruşen Hakkı, Enver Gökçe Şiir Ödülleri başta olmak üzere çeşitli şiir yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.

Şiir dalında Başaran, Ergin Günçe, Bizim Yunus ve Kemal Özer Ödülleri aldı. Geçkin’in şiirleri, yurtiçi ve yurtdışı pek çok antolojide yer aldı. Şiirleri çeşitli dillere çevrildi. Türk Edebiyat dünyasında 50’den fazla edebiyat ve sanat dergisinde şiir ve şiir üzerine yazılarına yer verildi. Geçkin Türkiye Yazarlar Sendikası üyesidir.

Geçkin’in yayımlanmış biri öykü, 8’i şiir olmak üzere toplam 9 kitabı bulunmaktadır. Bu arada çocuklara yönelik kitaplaşmayı bekleyen dosyaları da mevcuttur.

Hayrettin Geçkin sanat yaşamında kitaplarıyla Başaran Şiir Ödülü, Çağdaş Şair ve Yazarlar Derneği Şiir Ödülü, Bizim Yunus Şiir Ödülü ve son olarak da Çağdaş Türk Şiirinin önemli isimlerinden Kemal Özer anısına düzenlenen 2019 yılı şiir ödülü bulunmaktadır.

Eserleri;

Şiirkondu (1997)
Düş Lekeleri (2001)
Bir Uçurum Arka Çıktı Bana (2004)
Su Vakti (2007)
Beni Nereye Götür (2007)

Ödülleri;

2002 Başaran Şiir ödülü -ikincilik- / “Düş Lekeleri” ile
2008 Ergin Günçe Şiir Ödülü -Övgüye değer – / “Su Vakti” adlı kitabı ile

Paylaşın

Haydar Ergülen Kimdir? Hayatı, Eserleri

14 Ekim 1956 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen Haydar Ergülen, ilk ile ortaokulu Eskişehir’de okudu. Ankara Aydınlıkevler Lisesi’ni ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi.

Haber Merkezi / Anadolu Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü’nde asistanlık yaptı. Daha sonra İstanbul’da  bir ajansta reklam yazarı olarak çalışmaya başladı. Anadolu Üniversitesi’nde yayımcılık, reklamcılık ve Türk Şiiri dersleri verdi. Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı, yazılarına BİRGÜN gazetesinde devam eden Ergülen reklamcılık yapıyor.

İlk şiiri Eskişehir’de Deneme dergisinde “Umur Elkan”, ilk yazısı da aynı yıl Yeni Ortam gazetesinde “Mehmet Can” adıyla yayımlandı. Gösteri dergisinin düzenlediği yarışma ile adını duyuran Ergülen’in Şiirleri; Adam Sanat, Felsefe Dergisi, Gösteri, No, Öküz, Sombahar, Somut, Türk Dili, Varlık, Yaşasın Edebiyat, Yazko Edebiyat, Yusufçuk vb. gibi dergilerde yayımlandı. Arkadaşları ile birlikte Üç Çiçek Dergisi’ni çıkardı, Şiir Atı’nı yayıma hazırladı.

Klasik ve çağdaş şiirimizin birikimlerini bilinçle, ustaca özümsemiş, kuşağının önde gelen şairlerinden biri. Şiirleri kadar denemeleri ve şiir değerlendirmeleri ile ilgi uyandırıyor. Sesi algılarını yer yer yaşam felsefesine dönüştürerek lirizmi bu felsefeye bağlı bir dünyada araması ve işlediği temaları belirleyen tamlamalarıyla dikkati çekti.  Rasyonalite ile ironi arasında salınan duygu durum debisi yüksek şiirler yazıyor.

Eserleri;

Karşılığını Bulamamış Çocuklar (1982)
Sokak Prensesi (1990)
Sırat Şiirleri (1991)
Eskiden Terzi (1995)
Kabareden Emekli Bir Kızkardeş (“Lina Salamandre” adıyla, 1996)
Kırk Şiir ve Bir (1997)
Karton Valiz (1999)
Ölüm Bir Skandal (1999)
Hafıza (“Hafız” adı altında, 1999)
Toplu Şiirleri: Nar (1.cilt, 2000)
Toplu Şiirleri: Hafız ve Semender (2. cilt, 2002)
Keder Gibi Ödünç (2005)
Üzgün Kediler Gazeli (2007)

Deneme;

Haziran, Tekrar (2000)
Üvey Sokak (2005)

Ödülleri;

1981 Gösteri Dergisi Şiir Yarışması İkincilik
1996 Behçet Necatigil Şiir Ödülü
1996 Halil Kocagöz Şiir Ödülü
1998 Orhon Murat Arıburnu  Şiir Ödülü – Cahit Külebi Jüri Özel Ödülü –
1998 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü
2005 Dionisos Şiir Ödülü
2005 Cemal Süreya Şiir Ödülü / “Keder Gibi Ödünç” ile
2008 Metin Altıok Şiir Ödülü / “Üzgün Kediler Gazeli” ile

(Kaynak: siirakademisi.com)

Paylaşın

Hayati Baki Kimdir? Hayatı, Eserleri

17 Ağustos 1949 yılında Trabzon’un Tonya İlçesinde dünyaya gelen Hayati Baki, bazı eserlerinde Necati Nesimi adını da kullanıyor. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Maçka’da tamamladı. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu.

Haber Merkezi / 1978’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Okulu bitirdikten sonra bir süre gazetecilik yaptı ve Çevre Müsteşarlığında uzman olarak çalıştı. 1983’te Ankara Üniversitesinde Türk Dili Okutmanı olarak göreve başladı ve buradan 2004’te emekli oldu.

Hayati Baki’nin yazı ve şiirleri, 1969’dan itibaren Yolcular (Vakfıkebir/Trabzon) gazetesi ile Oluşum Öncüler (1975’de yazı kurulu üyeliği), Promete, Kül, Edebiyat ve Eleştiri, Kavram/Kargaşa, Ku, Türk Yurdu, Varlık dergilerinde yayınlandı. Şiirin yanında, hikaye, günlük, eleştiri, deneme, eleştirel deneme türlerinde eserler verdi. Türk romanını başlangıcından bugüne incelemeye çaba gösterdi. Baki, intihar eden ve öldürülen şairleri incelediği iki ciltlik Şiirin Kesik Damarları (1994) adlı kitabıyla bilinmektedir.

Şair ve Otorite Şiir ve Yanılsama (1996) eleştirel deneme kitabında; baba imgesinin, yerel anlamda bir atayı (ceddi), göksel anlamdaysa Tanrı’yı simgelediğini; itaati öngördüğünü ve bunun da bireyin dışlanması anlamına geldiğini anlatan yazar, Şair ve Hakikat: Şairin Zihin Temrinleri (2015) denemesinde; Beşir Fuad’dan Rene Char’a, Behçet Necatigil’den Rilke’ye kadar Türk ve Dünya şiirini / edebiyatını incelemektedir.

“Kritik ilişki şiiri”

bu, bir şiirdir : benim : beynimin
şiiri : hakikatimin ormanında biricik
kasırga, kalbimin magması : dinginlik
şafağının uğultusu : kutsal küfür
allen ginsberg’in amerika’nın kıçına
soktuğu napalm : değil, elbet : bu,
bir şiir : tökezlemeyen hayatın şiiri :
âb-ı hayvânın işareti, hayati’nin
bengisuya kazıdığı şiir, bu :

söyle dilim : sözcükler gösterin :
yılan, iyidir insandan : çiyin üstünde
uyuyan yılandan söz ediyorum, ben :
yılan iyidir : imlemiyorum artık,
kimden iyidir yılan : anlasın
anlağı olan : hemhâlimin dili
anlasın, kuyuda emzirdiğim dil :
düşünsün yaprağın aynasında
güneşin gözlerinden dökülen
gece : esrik ay uyusun dizlerimde :

karangu ışık anlatma : ışık ormanı
dağlar denizi, hayvanlar yurdu :
bırakın, uyusun yılan : çiyin üstünde
kalbimin akarsuyu içinde : benim yılanım :
aklım, ey aklım : bağışla onları, çünkü
narindir hançer yarası : saydam bakışım
böyle diyor : ancak, iyidir öfke : iyi,
iyi gelir kırılgan sesime : hayâlin
ıslığı, ilâcıdır rüzigârlı ruhun :
ışkın aşk olduğunu nerden bilsinler :
müstağnî bir şairin şiirini :

yılan, iyidir insandan : kritik eşiktir, bu. —

“Hayat yaprakları”

ay yaprakları, x

ay vadinin üstünde, izliyor
gölgesini : ırmağın göğsünde(n) :
sağıyor bu kederli aşk
zamanın memesinden ânın sütünü :
ayrılığın ağzında kan.

işte bir insan : her şey
bozuluyor : düşlem, korku imdi,
çıplaklığın yalanı yok : gerçek
rüyâya rastlıyor otların çiyinde :
yorgun bir damla düşüyor içine.

ayak izlerimiz suyun mermerinde
dans ediyor ayla : ayn ve
aynâ : sen, bıldırcın zamanı
ürpertinin kalbi, kaygının ritmi :
gel şöyle, yanıma otur.

ağlama : vadinin üstünde ay.
korkma : ben ırmağım, hakikat.
çok eski amforayım : içinde.
imdiyim : ay şarkıları sensin :
ikimiz kederliysek, bundandır.

ay vadinin üstünde. – – aynâ.

Paylaşın

Haşim Nezihi Okay Kimdir? Hayatı, Eserleri

10 Haziran 1904 yılında Niğde’de dünyaya gelen Haşim Nezihi Okay, 9 Mayıs 1998 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Kabri Küçükyalı Mezarlığı’ndadır. Çocukluğunu Amasya’da geçirdi. İlköğrenimini Amasya Çöplüce İlkokulu’nda bitirdi. On bir yaşında iken babasını kaybedince, Trabzon’un kurtuluşundan sonra ailesiyle birlikte bu kente yerleşti. Ortaöğrenimini Trabzon Darülmuallimi’nde tamamladı (1924).

Haber Merkezi / Aynı kentte Gazipaşa İlkokulu’nda öğretmen olarak göreve başladı. Daha sonra İzmir’e atandı (1926). İzmir’de görev yaptığı okulun öğretmenleri arasında ünlü şair ve aynı zamanda sonradan milletvekili olacak olan Halil Nihat Boztepe, eğitim bilimleri alanında önemli bir yeri olan Hıfzırrahman Raşit Öymen, Ali Canip Yöntem, Murat Uraz ile Hamamizade İhsan Bey de bulunuyordu.

Haşim Nezihi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden yeterlik belgesi aldı (1930). Askerliğini İstanbul Yıldız Sarayı’nda tamamladıktan sonra Sinop (1930-33), Zile (1934-37), Develi (1937-42), Bursa (1942-53), Bandırma (1953-66) ortaokul ve liselerinde Türkçe ve edebiyat dersleri verdi. İstanbul Atatürk Kız Lisesi’ndeki edebiyat öğretmenliğinin (1966-69) ardından emekli oldu. Halkbilimine ve halk edebiyatına katkılarından dolayı 1983 yılında İhsan Hınçer Türk Folkloruna Hizmet Ödülü’nü kazandı.

1920-1924 yılları arasında Trabzonlu halk şairi Baba Salim’den (Salim Öğütcen) divan edebiyatı dersleri aldı. Edebiyata şiirler yazarak başladı, 1931’e kadar gazel tarzında şiirler kaleme aldı. İlk şiiri, Giresun’da yayımlanan 1 Haziran 1924 tarihli İzler dergisindeki “Yolcu” şiiridir. Daha sonra yazı ve şiirleri Fikirler, Yücel ve Varlık dergileriyle Hizmet gazetesinde yayımlandı. Bir süre İzmir’de çıkan Fikirler dergisinin yazı işlerini yönetti. 1931’de İzmir’de yayımlanan İzmir’den Sesler (1931) adlı kitapta şiirleriyle yer aldıktan sonra ilk şiir kitabı Akşam Şarkıları’nı (1934) yayımladı. “Akşam Şarkıları” ve “Sevgiler ve Sevgililer” adlı iki bölümden oluşan bu kitapta 39 şiirini bir araya getirdi. “Beşi aruz ve kalanları hece vezni ile olmak üzere birinci kısmı teşkil eden 14 manzumesinde şair, tabiat manzaralarından bilhassa akşam zamanını sonsuz güzelliklerine olan derin bağlılığını inikas ettirirken [yansıtırken]: ‘kıyıda, ovada, yollarda, sularda, denizde, dağlarda, mahallede, gurbette… akşam’ın ince ve birbirinden çok farklı ânâtını [anlarını] canlandırmaya ve bilhassa mahalli renkleri özlü ve işlenmiş bir dille belirtmeye çalışmıştır.”

Haşim Nezihi, bu kitabın neşrinden bir yıl sonra 14 şiirini ve kısa bir piyesini içeren Ilgar (1935) adlı kitabını çıkardı. Ömrümden Yapraklar (1978) ve Atatürk ve İnkılâp Şarkıları (1983) adlı kitaplarında ise son şiirlerini bir araya getirdi. Şiir anlayışı bakımından geleneksel değerlerle beslenen yenilikçi akımlara bağlı kaldı. Bu açıdan Haşim Nezihi’nin şiirlerinin Ömer Bedrettin Uşaklı, Kemalettin Kamu ve Behçet Kemal Çağlar çizgisinde yer aldığını söylemek mümkündür. “Haşim Nezihi (Okay) uzun bir süreçte şiir uğraşmaları içinde aruzla ve hece vezniyle şiirler yazdı. Aruzla çok kolay söyleme gücü vardır. ‘Eski’ şairlerimiz gibi Tanzimat ve Servetifünûn üstadlarına da nazireler söylemiştir. Ayrıca ‘eskiler’ gibi ‘mazmun ve sözlük’e hâkim gazeller, kıt’alar yazmıştır.” “Hece şiirlerinde devrin üslubunu yansıtan Haşim Nezihi, Şeyh Galip ve Yahya Kemal söyleyişlerinin havasını sezdiren aruz şiirlerinden devrinde beğenilen örnekler vermiştir.”

Haşim Nezihi, ömrünün ilerleyen dönemlerinde şiirden uzaklaştı, daha çok âşıkların biyografilerini hazırladı, halk edebiyatı araştırmalarına yöneldi. Âşık edebiyatıyla ilgili yazı ve kitaplarıyla geleneğin eski temsilcilerini gün ışığına çıkarttığı gibi sözlü kaynaklardan yararlanmaya erken dönemlerde başlamış bir araştırmacı olarak, bellek gücünün de yardımıyla, kendisi de bir kaynak kişi konumunu kazandı. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Eserleri;

Akşam Şarkıları (1933)
Ilgar(1935)
Ömrümden Yapraklar(1978)
Sümmani
Seyrani
Dertli
Dadaloğlu
Köroğlu-Dadaloğlu

Paylaşın

Hasan Öztoprak Kimdir? Hayatı, Eserleri

17 Aralık 1957 İstanbul’da dünyaya gelen Hasan Öztoprak, İstanbul’da Tarık Us İlkokulu (1964-1969), Ahmet Rasim Ortaokulu (1969-1972) ve Fatih Vatan Lisesi (1972-1976)’de okuduktan sonra 1976’da girdiği Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden 1982’de mezun oldu.

Haber Merkezi / Gendaş Yayınları (1989-2002), İnkılâp Yayınları (2003-2006), Dharma Yayınları (2006-2007) gibi yayın organlarında idarecilik ve editörlük yaptı. 1989’da İblis Dergisi’nin kuruculuğunu ve yayın kurulu üyeliğini, 1990’da Düşler Dergisi’nin kuruculuğunu, 1996’da Göçebe Dergisi’nin kuruculuğunu ve yayın kurulu üyeliğini, 1999’da E Dergisi’nin kuruculuğu, yayın direktörlüğünü ve editörlüğünü yaptı.

Öztoprak’ın şiire ilgisi gençlik yıllarında başladı. Turgut Uyar, Rilke, Orhan Pamuk, Virginia Woolf gibi şair ve yazarların yanında Jean Baudrillard ve Cioran gibi filozofların etkisinde kaldı. İlk şiirleri 1984’te Hasan Sabri mahlasıyla Yönelişler dergisinde yayımlandı. İlk eseri ise 1991’de yayımlanan O Hayalle Kal adlı şiir kitabıdır.

Şairliği aşkın bir ruh hâli gibi gören Öztoprak, şairi içine doğduğu dünyaya ait kültürel alışkanlıkları terk edip, kendi doğasının derinliğini ve mahremiyetini keşfe çıkmış bir kişi olarak tanımlar. Şiirlerinde de bu doğrultuda gerek toplumsal bir meseleyi dile getirirken gerekse doğal bir atmosferi betimlerken aslında kendi iç dünyasından izlenimler sunar.

Şiirlerinin imajinatif yapısında sürrealizm, dışavurumculuk ve büyülü gerçekçilik akımlarının etkisi vardır. Bu bakımdan zaman zaman şiir dilinde imge ve simgelere ağırlık verdiği görülür. Toplumsal meseleleri ele aldığı şiirlerde ise olay ve olgular toplumcu gerçekçi anlayış çerçevesinde eleştirel bir yapıda ele alınmıştır.

Roman türünde de eserler veren Öztoprak’ın, romanlarının arka planını Türkiye’nin siyasal ve toplumsal yapısı oluşturur. Romanlarında çoğunlukla psikolojik bir fenomen olarak insanın yalnızlaşması ve özgürlük arayışı işlenir. Bireysel ve toplumsal konuların iç içe geçtiği romanlarda toplumsal özgürleşmenin yolunun bireysel özgürleşmekten geçtiği derin yapısı hâkimdir. Şiir ve romanlarının ortak yönü ise her ikisinin de ilham kaynağının İstanbul olmasıdır.

Eserleri;

O Hayalle Kal ( 1991)
Sanırım Hiçbirimizin Farkedemediği Bir Sarsıntı Oldu (1993)
Ağıtlar (1996)
Ey Aşkı Anlayanlar (1999).

Paylaşın

Hasan İzzettin Dinamo Kimdir? Hayatı, Eserleri

1909 yılında Trabzon’un Akçaabat İlçesinde dünyaya gelen Hasan İzzettin Dinamo, 20 Haziran 1989’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Sivas İlköğretim okulunu bitirdi. Malatya ve Adıyaman’da iki yıl öğretmenlik yaptı.

Haber Merkezi / Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’ne girdi. Son sınıfta öğrenciyken yasadışı siyasi eylemlere katılmakla suçlanıp tutuklandı ve 4 yıla hüküm giydi. Üniversite eğitimini tamamlayamadı. Cezaevinden çıktıktan sonra askere alındı. Askerliği sırasında şiirleri nedeniyle suçlandı.

Sıkıyönetim mahkemesi tarafından bir yıl hapse mahkum edildi. Cezaevinden çıktıktan sonra fotoğrafçılık yaptı. Takma isimlerle görgü ve çocuk kitapları yazdı. 6-7 Eylül olaylarının ardından bir kez daha tutuklandı. 6 ay cezaevinde kaldı ve “suçsuz” bulunup salıverildi.  Yaşamını, çeviriler yaparak ve özel dersler vererek kazandı.

İlk şiiri 1925 yılında Giresun’da çıkan ‘İzler’ dergisinde yayımlandı. İlk şiir ve düzyazılarından bir kısmını, iki arkadaşıyla birlikte Adsız Kitap isimli kitapta derledi (1931). Başlangıçta hece ölçüsü ile Faruk Nafiz Çamlıbel etkisinde şiirler yazan Dinamo, Nazım Hikmet şiiri ile karşılaşınca serbest ölçüyle toplumsal konuları işlemeye yöneldi. Üretken bir edebiyat işçisidir.

Eserleri;

Şiir:

Deniz Feneri (1937
Karacaahmet Senfonisi (1960)
Özgürlük Türküsü (1971)
Mapushanemden Şiirler (1974)
Sürgün Şiirleri (1975)
Gecekondumdan Şiirler (1976)
Çoban Şiirleri (1982),
Nazım’dan Meltemler (1989)
Tuyuğlar (1990).

Roman;

Kutsal İsyan (sekiz cilt, 1966-1968)
Ateş Yılları (1968)
Savaş ve Açlar (1968)
Kutsal Barış (yedi
cilt, 1972-1976)
Öksüz Musa (1973)
Musa’nın Mapushanesi (1974)
Koyun Baba (1976)
Musa’nın Gecekondusu (1976)
Açlık (1982), Türk Kelebeği (1081)
Adalet Sıtması (1983)
Anadolu’da Bir Yunan Askeri (1988).

Öykü;

Savaşta Çocuklar (1981).

Anı;

6-7 Eylül Kasırgası (1971),
2.Dünya Savaşı’ndan Edebiyat Anıları (1984)
TKP ve Aydınlar (1989)

Ödülleri; 1977 Orhan Kemal Roman Armağanı / Kutsal Barış ile

(Kaynak: siirakademisi.com)

Paylaşın

Hasan Hüseyin Yalvaç Kimdir? Hayatı, Eserleri

19 Kasım 1951 yılında Muğla’nın Bodrum İlçesinde dünyaya gelen Hasan Hüseyin Yalvaç, ilköğrenimini birincisi sınıfa kadar okuduğu Hatay Kırkhan 5 Temmuz İlkokolu’nda (1958-1959) ve İzmir Eski Foça İlkokulunda (1963); ortaöğrenimini ise Eski Foça Ortaokulunda tamamladı (1966).

Haber Merkezi / 1967’de Denizli Lisesinde başlayan lise öğrenimini 1969’da Karadeniz Ereğli Lisesinde tamamladı. 1969’da girdiği Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Tabii Bilimler Bölümü’nden 1973’te mezun oldu. Ardından 1974-1979 yılları arasında Kars Cumhuriyet Lisesi, Sinop Gerze Lisesi, Çankırı Kurşunlu Liselerinde biyoloji ve jeoloji öğretmenliği yaptı.

1979’dan sonra öğretmenliği bırakıp birçok kuruluşta personel müdürlüğü, muhasebe müdürlüğü, yayın yönetmenliği görevlerinde bulundu. 1980 darbesi sırasında siyasi nedenlerle bir süre tutuklanıp serbest bırakıldı. Ancak 1984 yılında 6 yıl hapis ve 2 yıl sürgün cezası aldı. 1985-1987 yıllarını Ereğli, Adana, Uşak ve Erzurum’da kaçak olarak geçirdi. 2001’de emekliye ayrıldı.

Ezgi’nin Söyledikleri ile Çankaya Belediyesi Çocuk Şiiri Ödülü (1996); Herkes Vazgeçti Ya Sen adlı şiir kitabıyla İbrahim Yıldız Şiir Ödülü birincilik ödülü (1997); Doğa ve Çocuk Mevlüt Kaplan Çocuk Şiiri birincilik ödülü (1997); Sabri Akay Şiir yarışmasında mansiyona ve Petrol İş Yarışması Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen şairin tüm kitaplarına 2005 yılında Ömer Nida Şiir Ödülü verilmiştir. Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi olan sanatçı çalışmalarına halen devam etmektedir.

İlk şiiri “Taşlar” 1964’te Yeni Asır’da yayımlanan Yalvaç’ın ilk şiir kitabı olan Taşlamalar: Goca Goca Taşlar 1970’te okuyucu ile buluştu. Çağdaş Türk Dili, Evrensel Kültür ve Papirüs gibi dergilerde şiirleri yayımlanan sanatçı, aynı zamanda sanat, edebiyat ve siyasetle ilgili düzyazılar da kaleme almakta; bu yazıları başta Cumhuriyet, Aydınlık, Siyah Beyaz, Evrensel, Yeni Asır, Demokrat İzmir olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış ve halen de yayımlanmaktadır.

Toplumcu şiir içinde değerlendirilebilecek şiirlerinde çoğunlukla kapitalizmin birey ve toplum üzerinde yarattığı etkiler gibi toplumsal meseleleri tema olarak ele almıştır. Mizah ve ironiye şiirlerinde sıklıkla başvuran sanatçı genellikle serbest şiir tarzını benimsemiştir.

Eserleri;

Goca Goca Daşlar
Merhaba Yaşamak
Umudun Şafağı
Adı Barış
Erek Torna Atölyesi
Ezginin Söyledikleri
Amerika Katil Katil
Sevda ki Hüznü Kalır Bana
Bu Bir Rıfat Ilgaz Kitabıdır
Bu Bir Hasan Hüseyin Korkmazgil Kitabıdır
Bu Bir Hasan İzzettin Dinamo Kitabıdır
Şair ve Şiir
770 Gün Türküleri

Ödülleri;

Petrol-İş Şiir Ödülü
Sabri Akay Şiir Ödülü

Paylaşın

Hasan Hüseyin Korkmazgil Kimdir? Hayatı, Eserleri

1927 yılında Sivas’ın Gürün İlçesinde dünyaya gelen Hasan Hüseyin Korkmazgil, 25 Şubat 1984 yılında Ankara’da hayatını kaybetti. Adana Erkek Lisesi’ni bitirdi. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu ve Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde öğretmenliğe başladı.

Haber Merkezi / Siyasi düşünceleri ve eylemleri gerekçesiyle tutuklandı, pek çok aydın gibi 142. maddeye muhalefetten hüküm giydi ve öğretmenlikten atıldı. Bir süre Gürün’de ve Sivas’ta arzuhalcilik, tabela ve portre ressamlığı, inşaat işçiliği yaptı. Daha sonra İstanbul’a, sonra da Ankara’ya yerleşti. Akis dergisinde çalıştı, bir süre de Forum dergisinin sanat sayfalarını yönetti. Kızılırmak kitabı nedeniyle hakkında 142. maddeden dava açıldı, yargılandı, aklandı.

Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Hasan Hüseyin’in ilk şiiri Dost dergisinde yayımlandı. Aynı yıllarda mizahi öyküleri de yayımlandı. Kavel adlı kitabı ile Yeditepe Şiir Armağanı’nı, Kızılkuğu ile TRT’nin 1970 Sanat Başarı Ödülü’nü, Filizkıran Fırtınası ile Toprak ve Nevzat Üstün şiir ödüllerini aldı.

Eserleri;

Şiir:

Kavel (1963)
Temmuz Bildirisi (1965)
Kızılırmak (1966)
Kızılkuğu (1971)
Ağlasun Ayşafağı (1972)
Oğlak (1972)
Acıyı Bal Eyledik (1973).
Kelepçenin Karasında Bir Ak Güvercin (1974)
Koçero Vatan Şairi (1976)
Haziran’da Ölmek Zor (1977)
Filizkıran Fırtınası (1981)
Acılara Tutunmak (1981)
Işıklarla Oynamayın (1982)
Tohumlar Tuz İçinde (1988)
Kandan Kına Yakılmaz (1989)

Mizahi Öykü:

Öhhöööö! (1964)
Made in Türkey (1970)
Bıyıklar Konuşuyor (1971).

Gezi:

Bağdat Basra Yollarında(1974)

Çocuk Kitapları:

Eşeğin Gözyaşları
Aşıcı Baba
Ormanın Öcü
Ressamın Bıldırcınları
Becerikli Çocuğun Düşleri

Ödülleri:

1964 Yeditepe Şiir Armağanı / Kavel ile
1970 TRT Sanat Başarı Ödülü / Kızılkuğu ile
1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü / Filizkıran Fırtınası ile
1981 Nevzat Üstün Şiir Ödülü / Filizkıran Fırtınası ile

“Filizkıran fırtınası”

gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası
evler yemen türküsü
sokaklar seferberlik
öyle bir gariplik ki
öyle bir tedirginlik
yaz başında güz sonrası

ayvalar çiçekteydi
güller daha tomurcuk
açıl demişti güneş
açılmıştı kıraçta kış elmaları
çözül demişti güneş
çözülmüştü yılanlar karanlık odalarında
dallarda yuvalar tüy kokuyordu
düğünçiçekleri şenlikli

gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası
ne dal kaldı ne tomurcuk
yerden yere çaldı otları ağaçları
insan yüzlü bir korkuluk
üşüdüm dünyalarca
baskın yemiş bir kent gibi üşüdüm
sergen etti filizleri sapsarı bir karanlık
bahardan kışa düştüm

acılı günler gördüm
sığdıramam bir tek günü bir koca yıla
geceler geçirdim yoz kentlerin bulvarlarında
nice baharları kışlara gömdüm
uzak düştüm yelinden yelvesinden acılı yurdun
uzak düştüm umudundan mutundan
yomundan uzak düştüm
bunaltının böylesini görmedim

severim fırtınanın her türlüsünü
ormanlar uğultulu sular dalgalı
severim filizkıran fırtınası’nı
kırıp kanatmıyorsa sevincin türküsünü
nerde benim baharım
dalım yaprağım nerde
gece çökmüş üstüne kerpiçsel yalnızlığın
sanki kaplan pençesinde bir manda böğürtüsü
ne kuş kalmış ne çiçek
ne kırmızı ne yeşil
sapsarı karanlıkta yerler bahar ölüsü

“Kokmuşlar mezarlığı”

güneşse güneş benim beyoğlubeyler
topraksa toprak benim beyoğlubeyler
bir şey var anlamadığım bu sabahlarda
eski saraylarda bu yeni saltanatlar
saksılarda çiçek diye kızgın namlular
demirin kömürün petrolün kalleşliği
bir şey var anlamadığım bu sabahlarda
kayguysa kaygu benim beyoğlubeyler
bayramsa bayram benim beyoğlubeyler
ya siz kimsiniz

kentlerin göbekleri suların en kadını
kadının en körpesi sofraların padişahı
bir şey var anlamadığım bu yasaklarda
ben güldükçe neden karartılır ışıklar
duvarlar yükseltilir köpekler kışkırtılır
kundakta bebek suçlu tarlada tohum
bir şey var anlamadığım bu yasaklarda
umutsa umut benim beyoğlubeyler
ya siz kimsiniz

bu kokmuşlar mezarlığı imamlar sofrası bu
omuzlardan omuzlara bu korku tapınakları
akşamla kargalarla nargilelerle
leblebici bakkalbaşı minder minder üçotuzüç
bir şey var anlamadığım bu yezit yalanlarda
yarınsa yarın benim beyoğlubeyler
barışsa barış benim beyoğlubeyler
ya siz kimsiniz

kimsiniz ey şimdi müzelerde yerleri belli
eski beyler yeni beyler bey eskileri

“Öteki yalnız”

hep aynı köşede karşılaşırdık
gözlerini koyacak yer bulamazdın
ne güzel çekingendin titrerdin
çantan sefertasın eldivenlerin
gitmek istemezdin ama giderdin
bir sen kalırdın kent silinip giderdi
ayaklarım dolaşırdı düşmezdim
saata bakardım hep yedibuçuk
yumruğumu kaldırıp bağırasım gelirdi

bu hiç sevmediğim kupkuru kentin

nasıl da bağlandımdı akşamlarına
beşbuçuk en sevdiğim saattı
kaldırımlarda ışıkları severdim
kabarık saçlarıma kar yağardı
kar güzeldi herkes her şey güzeldi
durakta bir ben bir yelpikli kestaneci
pastacının pikabında bizim şarkımız
berberin kanaryası bizi öterdi

arabalar renk renk geçerdi çalımlı
en güzeli seni getiren otobüstü
maviydi yumuşacık bir yamuktu
lâstikleri kadifeden sanırdım
beşbuçukta seni alıp gelince
otobüs dolusu gözlerini görünce
gecelerim gibi gözlerini görünce
oteldeki yatağım kahvedeki masam

ıssız sokaklarda ayak seslerim
kaldırıma oturup ağlayasım gelirdi
ikimiz de yalnızdık bunu saklıyamayız
çalışmak zorundaydık dağılamazdık
evsiz edemezdik yüreğim sana yetmezdi
hem belki hep senin olmayacaktı
geceleri kapımızı çalınca korkuların
yoksul pencerende zavallı sardunyalar
ben kendime kıydım kurtulamadım
sen kendini yaktın daha kötüsü
sana son yazdıklarımı okuyabilsem
ah bir okuyabilsem, ağrımı duyabilsen

o durakta neler kimler ağlamıyor ki

Paylaşın

Hasan Ali Yücel Kimdir? Hayatı, Eserleri

17 Aralık 1897 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Hasan Ali Yücel, 26 Şubat 1961 yılında yine İstanbul’da hayatını kaybetti. Şair Can Yücel’in babasıdır. Mekteb-i Osmani ve Vefa Lisesini bitirdi, Yüksek Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu.

Haber Merkezi / İzmir ve İstanbul’da edebiyat ve felsefe öğretmenliği, maarif müfettişliği yaptı. Fransız eğitim sistemini incelemek üzere bir yıllığına Paris’e gönderildi, dönüşte Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine atandı. Bir süre sonra Türk Dil Kurumu’nun etimoloji kolu başkanlığına getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı Orta Eğitim Genel Müdürlüğü yaptı. Siyasete girdi ve İzmir’den milletvekili seçildi. Celal Bayar hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı’na getirildi.

Bakanlığı döneminde, Üniversite reformu, Ankara Fen Fakültesi’nin kurulması, Yüksek Mühendis Okulu’nun İTÜ’ye dönüştürülmesi ve Ankara Tıp Fakültesi’nin kurulması, Köy Enstitüleri’nin açılması, Dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmi ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi’nin hazırlanması gibi işlere imza attı.

Özellikle Köy Enstitüleri’nin kurulması cumhuriyet döneminde eğitim sisteminde yapılan en büyük devrimlerden birisidir, eğitim köylere kadar yayılmıştır. Yedi yıl yedi ay sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığı görevinden istifa etti ve gazetecilik yaşamına döndü. İstanbul’a yerleşen Yücel düşüncelerini Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdı. 1961’de Kurucu Meclis üyesi oldu.

Eserleri;

Şiir:

Dönen Ses
Sizin için
Dinle Benden

Diğer:

Goethe, Bir Dehanın Romanı (1932)
Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış (1932)
Pazartesi Konuşmaları (1937)
İçten Dışa (1938)
Türkiye’de Ortaöğretim (1938)
Davalar ve Neticeleri (1950)
Hürriyete Doğru (1955)
İyi Vatandaş İyi İnsan (1956-1971)
Kıbrıs Mektupları (1957)
Edebiyat Tarihimizden (1957)
İngiltere Mektupları (1958)
Türkiye’de Maarif (1959)
Hürriyet Gene Hürriyet (1960-1962, 2 cilt)

“Öyle mi böyle mi”

Hasretten usandı, vuslat darına,
Uçmasan bir türlü, uçsan bir türlü.
Halkın arasından hak diyarına,
Kaçmasan bir türlü, kaçsan bir türlü.

Hilkatın sırrını gönlümden aldım,
Erdikçe gününe hayrete daldım,
Hilkatın kapısın “Hu” deyüp çaldım
Açmasam bir türlü, açsan bir türlü.

Hey Ali uygundur özüme sözün
Doğmadan açılmış hakikat gözün.
Ummandan topladın incidir sözün,
Saçmasan bir türlü, saçsan bir türlü.

“Sevgiye koşma”

Görmesem yüzünü kör olur gözüm
Gözlerim, yüzüne bakmak içündür.
Adında tutuşur en yakın sözüm
Hitabım, kalbini yakmak içündür!..

Ağlarsam, sebebi, arama nedir
Hasretim, ağlayan gözlerinedir.
Bu gidiş, içimden ta içinedir
Gözyaşım, gönlüne akmak içündür!..

Sendeki baharı bulamam gülde
Güzüm bahar olsun, yüzüme gül de,
Bir kızıl çiçektir aşkın gönülde,
O çiçek, göğsüne takmak içündür!..

“Şarkı”

İlham arayan gözlerle bir pembe şafaksın
Elbet doğacaksın, yanacaksın, yakacaksın.
Bir ufuk olayım ben sana, sihrin bana aksın
Elbet doğacaksın, yanacaksın, yakacaksın.

Kurtar beni artık sonu gelmez gecelerden
Bilsen ki bu sevda bana geçtir, sana erken
Ruhumda bütün başka emeller sönüyorken
Elbet doğacaksın, yanacaksın, yakacaksın

“Yunus Emre’ye”

Hakikat aşkına ermek diledim,
“Hayret şarabından iç” dedin bana.
Senden duyduğumu sana söyledim,
“Bu kuru sözlerden geç” dedin bana.

Varlığı, yokluğu sordum özüne,
Sustun, bir damla yaş geldi gözüne.
Ölüm nedir dedim bakıp yüzüne
Yüzüme bakıp da “Hiç” dedin bana.

Bağrımda yadını dağlıyorum, bak.
Ben de senin gibi ağlıyorum, bak.
Eriyip izinde çağlıyorum, bek.
“Eğil göz yaşından iç” dedin bana.

Paylaşın