Volkan Hacıoğlu kimdir? Hayatı, Eserleri

26 Eylül 1977 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Volkan Hacıoğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat Bölümünü bitirdi (2000). Aynı bölümde yüksek lisans yaptı. 2006’da New York Eyalet Üniversitesi, Sanatlar ve Bilimler Koleji, Ekonomi Bölümünde burslu olarak doktora programına başladı.

Haber Merkezi / 2010’da “iktisat doktoru” unvanını aldı. İ.Ü. İktisat Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü İktisat Politikası Anabilim Dalı’nda Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır.

 Şiirleri, şiir ve şairler üzerine yazıları ve çevirileri 1997 yılından bu yana çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Nâzım Hikmet Akademisi’nde estetik dersleri verdi. Ralph Waldo Emerson, Percy Bysshe Shelley, Leigh Hunt, Lord Byron, Lord Alfred Tennyson, Ben Jonson, Thomas Chatterton, Ralph Hodgson, Dante Gabriel Rossetti gibi dünya şairlerinin şiirlerini Türkçeye uyarladı. Birçok dergide editörlük yaptı. Rosetta World Literatura adlı uluslararası karşılaştırmalı edebiyat dergisinin ve kültür sanat dergisi Absent’in genel yayın yönetmenidir. Üvercinka dergisinde ‘Genç Üvercinka’ adlı şiir köşesinin editörlüğünü yaptı.

2015’de Fransa’nın Sète kasabasında düzenlenen Akdeniz’in Akdeniz’de Yaşayan Sesleri (Voix Vives de Méditerranée en Méditerranée) adlı uluslararası şiir festivaline konuk oldu. 2017’de İtalya’da, direktörlüğünü Regina Resta’nın yaptığı “Verbumlandi Art” festivali kapsamında beşincisi düzenlenen Galateo Kenti Ulusal ve Uluslararası Nesir ve Şiir Yarışması’nda (Premio Nazionale ed Internazionale di Poesia e Prosa Città Del Galateo) ‘Uluslararası’ kategoride “Time Does Elapse” (“İlerliyor Vakit”) adlı İngilizce şiiri ile birincilik ödülüne değer görüldü. Şiirleri birçok yabancı dile çevrildi ve antolojilerde yayımlandı. 10. Uluslararası İstanbul Şiir Festivali Şiiristanbul’un Festival Düzenleme Kurulunda ve festival kapsamında verilen Sevda Ergin Şiir Ödülü’nün Seçici Kurulunda yer aldı.

Makedon şair Marta Markoska’nın Makedonya’nın başkenti Üsküp’de Galikul Yayınları tarafından İngilizce ve Makedonca yayımlanan, Todor Chalovski ödüllü “İçimizdeki Kara Delikler” adlı şiir kitabından bir seçkiyi 17-20 Kasım 2016 tarihlerinde İstanbul’da Artshop Yayıncılık’ın düzenlediği 1. Kıtalararası Genç Şiir Festivali etkinlikleri kapsamında Türkçeye çevirdi. Kitap, Artshop Yayıncılık’ın Artshop Dünya Edebiyatı Platformu Şiir Dizisi’nden özel basımla Ekim 2016’da yayımlandı.

6-10 Ocak 2017 tarihlerinde Artshop Yayıncılık tarafından İstanbul’da düzenlenen 1. Uluslararası Cemal Süreya Buluşması’na panelist olarak katıldı. Musıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) ve Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği üyesidir. Halen çeşitli dergi ve gazetelerde şiirleri, yazıları ve çevirileri yayımlanmaktadır.

​Eserleri;

Şiir; Duvarlarda Gözlerim Üşüyor, Dansa Kaldırılmayan Kadın, Ahenk Kapısı, Budapeşte Radyosu, Şehri Terk Eden Hayalet, Doğu Hindistan Kumpanyası

​Deneme-İnceleme; Köşeli Parantez

Çeviri Şiir; Anarşinin Maskesi (Percy Bysshe Shelley), Neşideler (Behruz Kia), Seçilmiş Şiirler (Ralph Waldo Emerson), Şiirler (Ralph Hodgson), İçimizdeki Kara Delikler (Marta Markoska), Yeryüzüne İndirilmiş Gölgeler (Dante Gabriel Rossetti / Simge Özer ve Pelin Batu ile birlikte).

​Çeviri Deneme-İnceleme; Şair (Ralph Waldo Emerson), Aşk (Ralph Waldo Emerson), Şiirin Öğeleri ve İşlevi (George Santayana).

Antoloji; Söyle İsyan İçinde Türkümüzü (Gezi Direnişi Şiir Antolojisi / İsmail Biçer ile birlikte).

​Derleme; P.K. 690 Beyoğlu (Muammer Hacıoğlu, Bütün Şiirleri / İdris Atmaca ile birlikte), Seçilmiş Şiirler (Muammer Hacıoğlu).

Paylaşın

Volkan Odabaş kimdir? Hayatı, Eserleri

1981 yılında Ordu’nun Fatsa İlçesi’nde dünyaya gelen Volkan Odabaş, ortaokul ve liseyi farklı kentlerde okudu. 19 Mayıs Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümünden 2013 yılında mezun oldu. 2014 yılında Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Haber Merkezi / Halen memleketi Fatsa’da yaşayan Volkan Odabaş, Fatsa Şehit Binbaşı Ümit Karamustafa Ortaokulu Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktadır.

Volkan Odabaş’ın yayımlanmış 4 kitabı vardır. Bunlardan ikisi şiir, bir tanesi ise deneme ve diğeri de araştırma türündedir. Volkan Odabaş’ın ilk şiiri Varlık dergisinde yayımlandı. Daha sonra Mor Taka, Mühür, Patika,Yazılıkaya, Dize, Kertenkele, Yolcu gibi çeşitli dergilerde şiir ve şiir üzerine yazıları yayımlandı, yayımlanmaktadır. Yeniden Bağışlayalım Yağmuru adlı ikinci şiir kitabında farklı konularda yazdığı şiirleri yer alır.

Şiirlerini hece vezniyle, nadiren de olsa serbest vezinle yazan Odabaş, aşk, hasret, doğa sevgisi ve sosyal konuları şiirlerinde işler. Dursun Ali Akınet’in Şiirlerinde Söz Varlığı (2019) adlı inceleme kitabında; yaşayan halk ozanı Dursun Ali Akınet’in hayatı ve şiirlerini ele alır. Sözcüklerin Sonsuz Yası (2012) adlı kitabında; şiir sanatının özellikleri, etkileri ve şiir yazımı hakkında çeşitli dergilerde yazığı deneme yazılarını toplamıştır.

“Akşam Defteri”

göçmekte şimdi, ruhumdaki yolsuz kervan;
dili bağlı, susuz ve öksüz bir akşamdan.
ne yana dönsem, karanlığın uğultulu sesi;
yüzümü n yalazına değer, bakışın aynalarından.

gövdem, ormanını yitirmiş bir ağaç;
ağır yaprak kokusu bırakıyor odalara.
‘toprağı üşür mü yalnızlığın?’ dedi tohum ve ‘beni saç!’
büyür bizle yazgı, bir ad olur belki alınlara.

akşamı okuyoruz o rüzgardan, hiç durmadan;
şiire batan bir kitapta inandığımız kutsal söz.
ne kadar göçsek de, kararmaktan solmuş akşamdan;
bize kalan harftir!başka bir şey değil, boş sayfalardan.

“Hüznün Düşü(şü)”

hüzün,
”kurutulmuş gül mevsimi’dir”
şarin.
açar,şiirin bahçesinde;
h a r f h a r f
d i z e d i z e
zamanını ünlerken
sesin.

söz,
-yollara durduğumuz-
giz.
tinine giyinmiştir
imgenin.
ve gül,
acısına merhem olmuştur
hüzne düş
e
n
i
n.

 

 

Paylaşın

Vural Uzundağ kimdir? Hayatı, Eserleri

19.08.1986 yılında Aydın’da dünyaya gelen Vural Uzundağ, ilk ve ortaöğrenimini bu şehirde tamamladı. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü’nü bitirdikten sonra, İstanbul MSM’de Sinema-TV Bölümünde öğrenim gördü.

Haber Merkezi / Uzun zamandır sinemanın yanında şiirle de ilgilenen Uzundağ’ın ilk şiiri 2004 yılında Varlık Dergisi’nde yayınlandı. Daha sonra; Ünlem, Agora, Lacivert, Bireylikler, Yaratım, Yazılıkaya, Gediz, Akatalpa, Gard, Edebiyat Ortamı gibi dergilerde şiir ve şiir üzerinde yazdıklarıyla görüldü. 2005 yılında Karşıyaka CUMOK 5. Uğur Mumcu Şiir Ödülü’nü aldı.

2009 yılında Uluslararası İstanbul Beyoğlu Şiir Festivali’ne davet edildi. “Sağanak, Şimdi!” adlı ilk şiir dosyası 2010 yılında Uluslararası İstanbul Beyoğlu Şiir Festivali Sevda Ergin Genç Şair Ödülü’nü alarak Artshop Yayınları’nca kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl içinde Edebiyat Ortamı Dergisi Şiir Ödülü, Jüri Özel Ödülü aldı ve 15. Arkadaş Zekai Özger Şiir Ödülü kapsamında dikkate değer bulundu.  Çeşitli edebiyat dergilerinde söyleşileri yayınlandı. (Edebiyat Ortamı Dergisi, Vural Uzundağ ile Söyleşi, Söyleşen: Muhammed Safa, Mart-Nisan 2011 Sayısı Gediz Edebiyat ve Sanat Dergisi, Vural Uzundağ ile “Sağanak, Şimdi!” üzerine, Söyleşen: Ahmet Çınar, Kış 2011 Sayısı *Yazılıkaya Şiir Yaprağı Dergisi, Sevda Ergin Genç Şair Ödülü üzerine söyleşi, Söyleşen: Duygu Ergun, Temmuz-Ağustos 2010 Sayısı) Şiirleri çeşitli yıllıklara alındı.

Yaklaşık yedi yıldır Dizi Filmlerde ve Sinema filmlerinde yönetmen yardımcılığı yapmaktadır. Son olarak Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” adlı projesinde 2. Yönetmen Yardımcısı olarak görev aldı. Çekimler tamamlandıktan sonra 19. Saraybosna Film Festivali Talent Campus programına Kabul edildi.

“Eza”

geceye düşürdüğün onca yaprak ve
ay gölgelerinden yaptığın kuklaların yaşamı
ne acı, eskimiş bir rüzgârı biriktiriyoruz tenimizde
sabaha koşan çocuklar dilinde o yaprakların

mevsimler döner gibi göğe elleri açık
döner gibi toprak, evler; mabedi yarasız acının
kömür sobaları, bacalar, anne babalar ahraz!
oyunları çalınmış kaldırımlar yapraksız

şimdi banliyö trenleri geçer küflü raylardan
hatırasını unutmuş bir kuş geçer boydan boya şehri
kana bulaşmış bir gerçeklik şiirin ve şehirlerin üstleri

ne acı, en bakir kalan yanısın hâlâ kalbimin!

“Hanımeli”

kaçış/tı tüm adsız mektuplar, kilitsiz
zemberek kaldı bir uzağa imrenen, filmler siyah-beyaz

faili meçhul gazel yakmıştık ecel terleriyle
yıkanarak, o tekrar çıkılacak yokuşa eksik
bahçelerden zambak ölüleri taşırdı gök./yüzü
olmayan kristal fotoğrafta unutmuş yüzünü
çınladı ses: çıngırakk!

pustan bir sağanak yağıyor kente, sığınak
yok. hanımeli, beyeli, bilmem kimin eli değmiş
oyunlarımıza, meleklerin süzgecinden geçen zamanın
pıhtılaşmış solgun hüznüne boşalan yazdan
ki; damladıkça kanıyor mürekkep, adı konmamış zarfların

döküntü mahzenlerin yasaklarıdır hayal, ten kadar
yakın ipin dansına, parçala duyularını aşka susarak

sarhoşluğa kıyılardan gidilir, gece uzun/
dur gitme daha masallar senin olsun

sonbahar gözlerinden düşmekteyim şimdi, ilk defa.

 

Paylaşın

Yahya Kemal Beyatlı kimdir? Hayatı, Eserleri

2 Aralık 1884’te Üsküp’te dünyaya gelen Yahya Kemal Beyatlı’nın asıl adı Ahmed Agâh’tır. 1 Kasım 1958′ de tedavi için gittiği Paris’te hayatını kaybetti. Yahya Kemal Beyatlı İstanbul Vefa Lisesi’ni bitirdikten sonra Paris’e gitti. Paris’te 9 yıl kaldı. Fransız Edebiyatı’nı ve edebiyatçılarını yakından tanıma olanağı buldu. Onlardan etkilendi.

Haber Merkezi / Doğu Dilleri Okulu’na devam ederek Arapça ve Farsça ‘sını geliştirdi. Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı. İstanbul’a dönüşünde Darüşşafaka, Medresetü’l-Vâizin ve Darülfünûn’da tarih ve edebiyat dersleri okuttu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Lozan Konferansı’na katıldı. 1923’te Urfa Milletvekili seçildi, sonraki yıllarda Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul’dan Milletvekilli seçilerek TBMM’de görev aldı. Çeşitli ülkelerde diplomatik görevlerde bulundu, Türkiye’yi temsil etti. Pakistan Büyükelçiliği görevindeyken emekli oldu ve yurda döndü.

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden birisidir. Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı, kendine özgü bir şairdir. Sanatta ve edebiyatta gelenekçiliği sürdürmüş, millî ve manevî değerlere bağlı kaldı. Şiirlerinde sese, ritime, musikiye önem verdi ve şiirde ve mükemmelliği ardı. “Ok” adlı şiirini heceyle, diğer bütün şiirlerini aruzla yazdı. Şiirlerinde Fransız şairlerden Charles Baudaleire ve Arthur Rimbaud’un etkisi görülmektedir.

Doğunun ver batının sentezini yapmaya çalıştı. Yaşadığı sürece şiirlerini kitap hâline getirmemiş; ancak ölümünden sonra kurulan Yahya Kemal Enstitüsü’nün yardımı ile şiirleri kitap halinde basılmış; bir çoğu da, başta Münir Nurettin Selçuk ve Osman Nihat Akın olmak üzere ünlü bestekârlar tarafından bestelenmiştir. Endülüs’te Raks, Aziz İstanbul, Rindlerin Ölümü, Sessiz Gemi… gibi. Ayrıca Nedimden sonra şiirlerinde İstanbul’u en çok dile getiren şairdir.

Eserleri;

Şiir; Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş, Bitmemiş Şiirler

Düzyazı; Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi Hikayeler, Siyasi ve Edebi Portreler, Edebiyata Dair, Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım, Tarih Musahabeleri, Mektuplar-Makaleler

Paylaşın

Yaprak Öz kimdir? Hayatı, Eserleri

11 Aralık 1973 yılında Zonguldak’ta dünyaya gelen Yaprak Öz, ilk öğrenimini Yayla İlkokulu ve TED (Türkiye Eğitim Derneği) Zonguldak Koleji’nde tamamlamıştır. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde tamamlamıştır.

Haber Merkezi / Yaprak Öz, 1999’da Suadiye Hacı Mustafa Tarman Anadolu Lisesi’nde İngilizce öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır. Yaprak Öz, Literature Across Frontiers Edebiyat Derneği ile Delta Yayınları’nın birlikte düzenlediği World Expres tasarımında yer almıştır. Bunun yanı sıra Öz, birçok şairin eserini Türkçeye çevirmiştir.

Uluslararası PEN Yazarlar Derneği, Delta Kültürlerarası Yaratıcı İşbirliği Derneği ve Türkiye Polisiye Yazarları Birliği üyesidir. Yaprak Öz 2010 yılında Şiirli Müzik Kutusu adlı eseriyle Cemal Süreya Şiir Ödülleri “başarı” ödülü almıştır. Ayrıca Öz’ün şiirleri ve yazıları yurtiçi ve yurtdışında çeşitli dergi, gazete ve derleme kitaplarda yayımlanmıştır.

Romanları; Berlinli Apartmanı (2013), Şeytan Disko (2015), Tilki, Baykuş, Bakire (2017), Sobe Siyah Orkide (2018), Farahnaz’ın Çiçeği (2019). Son romanı ile Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği tarafından Kristal Kelepçe ödülünü almıştır.

“…”

Sessizlik sabahın erken saatlerinde bir kumsaldır.
Suyun içinden güneşe bakan deniz kabuklarıdır.
Hiç konuşmayan çiçeklerdir.
Sessizlik uyuyan güzel bir kızın uzun saçlarıdır.
Çok eski anılardır.
Bir zamanlar sevilmiş bir erkektir.
Ölüm sessizlik değildir.

“Göz”

ıssız gece ıssız ev
sessizlikle ip oyunu
yüzüm güzel bir örümcek ağı
saçlarım ipekböceğinin uykusu

anne rahmi
mavi kabarcıkların ninnisi
su şarkı söylüyor
aynı yatakta uyumuştu ağabey
aynı yatakta kök verdi ağaç
aynı yatakta aktı kan ve ırmak

gözkapağı gibi açılıyor ay
kocaman bir kırkayak
yürüyor evin içinde
yankılanırken ayak sesleri
vurarak öldürüyor onu anne

gecenin karınca yiyeni
aşkımı değil şeytanı ye
odur bakanın gölgesini
kaburgalara eken

ıssız bakış ıssız göz
giyotin bölüyor sessizliği
başkalığın uyumuyum ben.

Paylaşın

Yasin Erol kimdir? Hayatı, Eserleri

1967 yılında Ankara’nın Haymana İlçesi’nde dünyaya gelen Yasin Erol, ilk ve ortaöğrenimini Polatlı’da tamamladı. Ankara Üniversitesi DTCF Kütüphanecilik Bölümünü bitirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünde çalışıyor.

Haber Merkezi / Varlık, Yasakmeyve, Türk Dili, Edebiyat ve Eleştiri, Deliler Teknesi, Sincan İstasyonu, Kum, Papirüs, Sanat Çevresi, Yapı Kredi Yıllığı vb. dergilerde şiiri ve şiir üzerine yazıları yayımlandı. Güney Kore Çeviri Enstitüsü ile Güney Kore Edebiyatçıları Derneği’nin davetlisi olarak 2005 yılında gittiği Güney Kore’de, Asya Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen uluslararası bir toplantıda ülkemizi temsil etti.

İlk şiir kitabı Bu Aşk Öykü Tutmaz ile duygu ile düşünceyi harmanlayan bir şiir anlayışını ortaya koyar. İmgelerle süslediği dilini farklı mısralar kurarak zenginleştirir. İkinci kitabı Sizi Hiç Sevmiş Miydim’de de imgelerle zenginleştirdiği şiir dilini ve mısra anlayışını, hayal gücünün sınırsızlığı ve ironiyle birleştirerek kullanır. Hayatın ve aşkın izini sürdüğü şiirler yazar.

“Düşünen Çocuktur Baba”

yıllar önce bir gece babam
unutup yorganın altında
gözleri çakmak çakmak çocuğu
anlattı anneme tane tane
dünyada ondan daha güzel başakların olduğunu

ertesi gün sofrada
annem bir tuhaf bakarken babama
anladım onun
anneden çok bir kadın olduğunu

bir gün toprakta uyurken
karıncaların tanrısı kadar sessiz
eğilip yeryüzünün en güzel yüzüne
dedim anne
senden başkasını sevse de bu adam
korkma ben varım
çünkü düşünen çocuktur baba

“Şiir ve Sen”

Habersiz bir yağmur gibi
Her gün yağıyorsun içime
Sevinçlerinde ucu ucuna yaşayan bir aydınlık
Bana çocukların sevdiği bir denizi
Önceliği uçurtmalara tanıyan gökyüzünü
Yön arayıcılarının kullanmadığı geceyi
Ve sadece yüzünden sevilen bir şehri getir
Yoksa gelmem sana
Ben aşkta önümü görmek isterim

Bir an önce ikna et o karanfili
O şiirden çıkıp gelsin
Ve eleştirmenlere söyle
Edip Cansever türü bir incelik gösterip
İncitmesinler ölen şairlerin şiirlerini
Saygıdandır
Biraz bekle hele bir ustalar uyusun
Yoksa gelmem sana

Sıkıyönetimlerde yalnız başına dolaşan
Mahkemelerde tanıklığı kabul edilmeyen
Ve bir kibrit alevinde
İnce bir fikir gibi parlayan
Her şairi barındıracak bir şiirin içine girip de
Kapısını penceresini aralamadan
Gelmem sana

Şiir ve sen
Öylesine nazlı ve duyarlısınız ki
Sol yanımda tarafsız bir orman
Sağ yanımda taraflı bir ağaç
Çağır beni
Derelerin denizleri görme düşü gibi
Al beni
Dışarısı yağmur
İçimde bir yaprak büyür gibi

Paylaşın

Yasin Mortaş kimdir? Hayatı, Eserleri

30 Mayıs 1967 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesine bağlı Birecik (Alimpınar) Köyü’nde dünyaya gelen Yasin Mortaş, Afşin Lisesi (1986), Sağlık Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü (1993) mezunu. Bir kamu kurumunda çalışıyor. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir.

Haber Merkezi / Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Yasin Mortaş’ın şiirleri; Kırağı, Dolunay, Dergâh, Yedi İklim, Hece, Türk Edebiyatı, Türk Dili, Harman, Edep, Lika, İnsan Saati, Yalnız Ardıç, Alkış, Güneysu, Şardağı, Derkenar, Dergibi, Mor Taka, Mostar, Ada, Mavi Çınar, Genç Kalemşorlar, Gülbang, Bir Edebiyat Yaprağı, Mefkûre, Yoldaki Kalemler, Hece Taşları, Mevsimler, Sükut, Usare, Edebistan, Yeşil Afşin, Afşin’in Sesi, Milli Eğitim Dergisi gibi çeşitli dergilerde yayımlandı.

Şiirlerini 1997 yılında “Güvercin Vadisi Şiirleri” adlı kitapta topladı. Ayrıca birçok şiir antolojisinde yer almış, ulusal ve Uluslararası birçok şiir etkinliğine katılmıştır. Fotoğraf sanatıyla da ilgilenen Yasin Mortaş, National Geographic başta olmak üzere birçok fotoğraf ödülü ve sergileri bulunuyor.

“Eylül”

eylül
ki kelimelerin
hazan mevsimi
bütün lügatlerden düşmüş
sarı kağıtlara
üşümüş bir kitap gibi
aşkı gönenmiş
yaprakları çıkarılmış
yalnızlığa dair

eylül
bütün baharları
şimdiden dökmüş
üzerinden

“Gölgesinde Üşürüz Aşkımızın”

gözlerinin seli tuttu
parmaklığa kapandı deniz
gün görmedi karanlık
seniaydınlık unuttu
unuttu bendeniz

yokuşlar gün yorgunuyken
deprem oluyor uzaklarda
topraklara kan veriliyor
leyla ile mecnun gibi
aşklar kuruluyor

adem ve havvanın
gölgesini bölüşürüz aşkımızca
kapanırız uçsuz bucaksız sevgilere
vuslata düşürürüz dorukları
ve yılları

Paylaşın

Yaşar Bedri Özdemir kimdir? Hayatı, Eserleri

1956 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Yaşar Bedri Özdemir, Trabzon Lisesi’nde okudu. Bağıracağım adlı ilk şiir kitabı bu yıllarda yayımlandı. 1980’de Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünden Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirinde Kadın konulu teziyle mezun oldu. Bir süre öğretmenlik yaptı.

Haber Merkezi / 1990’da kurduğu reklam şirketinde reklamcılığın yanı sıra yazarlık, ressamlık ve fotoğrafçılık yaparak sanat hayatına devam etti. İlk şiiri 1975’te Kelebek gazetesinde yayımlandı. İlk roman denemesi olan Yarın Güneş Doğmayacak adlı eseri 1975’te Hizmet (Trabzon) gazetesinde tefrika edildi.

Ayrıca; Kuzey Haber, Karadeniz, Yeni Şafak, Akit ve Posta gazeteleri ile Yeni Defne, Yazko, Türkiye, Ezgi, Yaba, Ankara Sanat, Mavi, Milliyet Sanat, Morköpük, Oluşum, Türk Dili, Çağdaş Türk Dili, Adam Sanat, Kedi, Gelecek, Kardelen, Türk Edebiyatı, Edebiyat ve Eleştiri, Edebiyat Ortamı, Düş Çınarı, Ülke, Hüner, Yedi İklim, Yörünge, İktibas, Dergâh, Yansıma, Motosiklet Dünyası, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Sonsuzluk, Bir Gün, Ada ve Mor Taka dergilerinde yazı ve şiirleri yayımlandı.

Ezgi, Çıkın ve Mor Taka dergilerini çıkardı. 1976’dan itibaren 16 resim sergisi açtı; açık hava ve karma resim sergilerine katıldı. Türkiye’nin ilk motosiklet gezginlerindendir. Yolculuk yazılarını kendi çektiği fotoğraflarla Moto News, Motosiklet Dünyası ve Rasim Aydın dergilerinde yayımladı. Hâlen Trabzon’da reklamcılık yapmakta, doğa ve portre fotoğrafları çekmekte; yapımcı, yönetmen, senaristlik yapmaktadır.

Cabülka romanı ile Tuzla belediyesi Roman birinciliği, 2004 Ömer Seyfettin hikâye üçüncülüğü, 2005 Ümraniye hikâye birinciliği, 2005 Homeros Bursa’da Zaman ile makale mansiyonu, 2013 Ahmet Hamdi Tanpınar hikâye birinciliği, 2014 Ahi Evran senaryo yarışması birinciliği ödüllerini kazandı.

Yaşar Bedri, kültür dünyamızın renkli isimlerinden birisidir. Çok yönlü kişiliği ile denenmemiş olanı deneme özelliklerine sahiptir. Dilindeki ayrıcalık, kelimelerinin özgün oluşundan kaynaklanır. Hece ile şiir yazmaya karşı çıkmıştır. Modern ile gelenekseli eserlerinde buluşturmuş, bir yandan mesellerin şairi olmuştur. Adını Koyamadığım’da gerçeklikten kopmadan gerçeküstü arayışı ile keşfe çıkar.

Bâbil’i Beş Geçe’de mesellerle çağdaş anlatım tekniğini, arkaik deyişlerle yerel söylemi yakalar. Cabülka-Yolcu ile Derviş Meseli’nde lirizmin öne çıktığı mesnevi geleneğinin izleri vardır. Bu eserinde, doğuya özgü bir türü modern kurmaca ile düzyazıya döker. Mevlana ile başlayp Yunus’la bitirdiği Âh Minyatürleri’nde gelenek ve lirizmi nasıl ustaca harmanladığını gösterir. Şiirlerinde ve Cabülka romanında devam ettirdiği mesel geleneği, Rüya Korkusu hikâyelerinde de görülür.

Paylaşın

Yaşar Miraç kimdir? Hayatı, Eserleri

9 Eylül 1953’de Trabzon’da dünyaya gelen Yaşar Miraç, ilkokul ve ortaokulu Trabzon’da okudu. Trabzon lisesinden mezun oldu. Okumak ve çalışmak amacıyla Almanya’ya gitti, onbeş ay sonra döndü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili Bölümü’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / İstanbul’da Yeni Türkü yayınlarını kurdu ve yönetti. Tekrar Almanya’ya gitti ve orada evlendi. Uzun süre Almanya’da Türkçe öğretmenliği yaptı. 1999 yılında Türkiye’ye döndü. Hastalığı nedeniyle emekli oldu.

İlk şiirleri Trabzon’da yerel gazetelerinde yayımlandı. Başından beri halk edebiyatını özümsemiş ve özgün bir ses olarak insanlık, barış, demokrasi, gurbet, sıla konulu, türkü tadında, coşkulu, akışkan, imgeleri çarpıcı ve yeni, dur durak tanımaz çağdaş şiirler yazan Miraç’ın şiirleri 1975’ten sonra Militan, Sanat Emeği, Milliyet Sanat Dergisi, Türk Dili ve Yusufçuk, Yazko Edebiyat dergilerinde yer aldı. Şiirleri değişik dillere çevrildi.

Eserleri; Trabzonlu Delikanlı, Şili ile Söyleşi, Gül Ekmek, Taliplerin Ağıdı, Çan Deresi Türküleri, İçli Şarkılar, Trabzon’dan Çıktım Yola, İstanbul Bir Kırmızı Gül, Yurdumun İşçileri, Barış Günlerinin Gümüş Denizi, Güleriz Ağlanacak, Karadeniz Hırçın Kız, Lazcaz

Ödülleri; 1980 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü / Trabzonlu Delikanlı ile, 1982 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü / Dilsiz Sevdalılar ile

“Ozan Ağıdı”

ben şimdi gidiyorum
bensiz yalnız yıldıza

ölmedim ben diyorum
ışık oldum sonsuza

o kırk telli sazımla

gitmedim geliyorum
türkülerimle size

ben şimdi uçuyorum
bensiz güz gönlünüze

kırk kanatlı kuşumla

“Yaralı”

bir yaralı sevdalıyım
göğsümün gürgün pınarı
gonca güller karanfiller
moran gelincikler kanar

bir kırık badem dalıyım
yurdumun yorgun kuşları
ala şahinler turnalar
yuvaları dağıtılan
toy kanatları kırılan
emekcen gurbet kuşları
sürgün kuşlar bana konar

bir çamlıbel maralıyım
ayça sudan içmedeyken
gökten bala geçmedeyken
avcılar ağına düştüm
yarıldı gönsümün narı
yaralıyım yaralı
defne
dalım
sarın
beni
yaralıyım yaralıyım
gövercinim örtün beni
ırmaklarım yunun beni
yıldızlarım malaklarım
dağlara kaçırın beni

Paylaşın

Yaşar Nabi Nayır kimdir? Hayatı, Eserleri

1908 yılında Üsküp’te dünyaya gelen Yaşar Nabi Nayır, 1981 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi. Nayır, Üsküp’te mahalle mektebine başladı. Balkanların içinde bulunduğu karmaşa ve 1912 yılında başlayan Balkan Savaşları nedeniyle sürekli olarak annesiyle beraber İstanbul ile Üsküp arasında gidip geldi. Bu sebeple Kadıköy’de Osmangazi İlkokulu, Torosyan Ermeni Okulu, Üsküp İrfan Mektebi ve Üsküp Fransız Okulu gibi çeşitli okullara devam etti.

Haber Merkezi / 1924 yılında ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşti. Babasını henüz dört yaşındayken kaybeden Yaşar Nabi, ailesinin geçimini sağlayabilmek adına Galatasaray Lisesi Ticaret ve Bankacılık bölümünü tercih ederek 1929’da buradan mezun olmasının ardından 1933 yılına kadar bankacı olarak çalıştı. Daha sonra Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yazarlık ve çevirmenlik (1934-1940) yapan yazar, 1940-1943 yılları arasında Türk Dil Kurumu’nda, 1943-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda görev yaptı.

Edebiyata şiir ile başlayan Yaşar Nabi, 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini 1946 yılında Ankara’dan İstanbul’a taşıdı ve Varlık Yayınlarını kurdu. Bu tarihten itibaren vefatına kadar olan tüm zamanını yayıncılıkla geçirdi. Uluslararası P.E.N. Yazarlar Derneği’nin Türkiye Başkanlığını da yürüten Yaşar Nabi Nayır, Türk kültür hayatına yaptığı katkılar dolayısıyla 1979 yılında Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne layık görüldü. 1981 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Daha çok yayıncı kimliği ile tanınan Yaşar Nabi, edebiyata ilk adımını şiirle atmıştır. Lise edebiyat öğretmeninin teşvikiyle ilk şiirlerini Çocuk Dünyası dergisinde yayımlar. Daha sonraki şiirleri ise Servet-i Fünun (1926), Yeni Kitap (1927-1928), Hayat (1928), Muhit (1932-1933), Çığır (1933), Ülkü (1933) gibi dergilerde yayımlanır. 1928 yılında arkadaşlarıyla birlikte Yedi Meşale isminde bir kitap çıkarır. Ziya Osman Saba, Cevdet Kudret Solok, Sabri Esat Siyavuşgil, Vasfi Mahir Kocatürk, Muammer Lütfi Bahşi, Kenan Hulusi Koray’ın aralarında bulunduğu bu grup, yeni bir edebî anlayış getirme iddiasındadır.

Kitabın önsözünde açıkladıkları sanat anlayışlarına göre yenilik ve canlılık arayan bu grup eserlerini Meşale’de yayımlar. Şiirlerini hece ölçüsüyle ve olabildiğince sade bir dille yazmaya gayret eden Yaşar Nabi, Kahramanlar (1929, 1970), Onar Mısra (1932) adında şiir kitapları yayımlamıştır. Zamanla şiirden uzaklaşarak Bir Kadın Söylüyor (roman, 1931), Adem ve Havva (roman, 1932), Bu da Bir Hikâyedir (hikâye, 1935), Sevi Çıkmazı (hikâye, 1935), Mete (oyun, 1933), İnkılâp Çocukları (oyun, 1933), Beş Devir (oyun, 1933), Köyün Namusu (oyun, 1933), Radyofonik Öyküler (oyun, 1979) gibi edebiyatın diğer alanlarında da eserler verir.

Yaşar Nabi deneme, makale, eleştiri, gezi yazısı türlerinde de eserler vermiştir. Balkanlara yaptığı gezi sonrasında buradaki Türklerin durumu ve tarihî Türk mirası üzerine düşüncelerini kaleme aldığı Balkanlar ve Türklük (1936) adlı eserinin yanı sıra Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri (1937), Nereye Gidiyoruz (1948), Yıllar Boyunca (1959), Atatürkçülük Nedir? (1963), Atatürk Yolu (1966), Edebiyat Dünyamız (1971), Dost Mektupları (1972), Değişen Dünyamız (1973), Çağımıza Ters Düşenler (1975) gibi eserleri fikrî temeldeki çalışmalarıdır. Ayrıca Ahmet Haşim (1952), Ömer Seyfettin (1952), Tevfik Fikret (1952), Homeros (1952), Molière (1953) gibi biyografi ve Genç Neslin En Güzel Hikâyeleri (1937), Türk Nesir Antolojisi (1952), Başlangıcından Bugüne Türk Şiiri (1968), Günümüz Türk Hikâyeleri (1977) gibi antoloji çalışmaları da bulunmaktadır.

Yaşar Nabi’nin edebiyata bir diğer katkısı ise çeviri alanındadır. “Balkanların Gorkisi” olarak tanınan Romen yazar Panait Istrati ve Balzac başta olmak üzere Fransızcadan çeviriler yaptı. Istrati’den kitap formatında ilk çevirileri yapan Yaşar Nabi, bunları Varlık Yayınlarından art arda çıkararak Balkan edebiyatından bir sanatçının Türkiye’de tanınması noktasında önemli bir adım atmıştır.

Yaşar Nabi Nayır’ın kültür-sanat camiasına en önemli katkısı ise Varlık dergisidir. 1933 yılı Temmuz’unda yayınına başladığı dergi çalışmalarını vefatına kadar aralıksız sürdürür. O kadar ki İkinci Dünya Savaşı yıllarında silah altına alındığında bile dergi formalarını düzenleyip yayına hazırladığından kendi anılarında bahseder. Türk edebiyatının en uzun soluklu dergisi olan Varlık, birçok genç kalemin edebiyat camiasına kazandırılmasında ve bir sanat ocağı olma noktasında ciddi bir öneme sahiptir. Aynı zamanda 1946 yılında kurduğu Varlık Yayınları ile edebiyat dünyasına önemli eserler kazandıran Yaşar Nabi Nayır’ın bir yayıncı olarak en önemli katkısı da bu noktada kendini gösterir. Yerli yazar ve şairlerin yetişmesi ve tanınması kadar yabancı sanatçıların da Türk edebiyatında tanınmasında önemli bir role sahiptir. Cengiz Aytmatov, Kırımlı Cengiz Dağcı, Kıbrıslı Özker Yaşın ve Panait Istrati’yi Türk okurlarına tanıtan Yaşar Nabi Nayır’dır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın