“2025’e Kadar Tek Haneli Enflasyonu Unutun” Uyarıları

Seçimlere yönelik hep dolar/TL kuru ve faizin ön plana çıkarıldığını ancak enflasyonun görmezden gelindiğine dikkat çeken ekonomistler, 2025’e kadar tek haneli enflasyonun mümkün olmadığını söylüyorlar.

Dolar/TL’nin seçimi hangi taraf kazanırsa kazansın yükseleceğini öngördüklerini söyleyen ekonomistler, faizlerde ise mevcut iktidarın devam etmesi durumunda bir değişiklik beklemiyor ve şunları söyledi:

“Dolar/TL’de yaşanacak yükselişin enflasyonu da beraberinde getireceği gözden kaçırılmamalı. Enflasyona yönelik yaptığımız hiçbir senaryoda 2025 yılına kadar tek haneye düşmüyor. Türk Lirası’nda ciddi bir düzeltme beklentimiz var.

Uluslararası finans kuruluşlarının 14 Mayıs’taki seçimlere yönelik senaryoları gelmeye devam ediyor.

HSBC: Britanya merkezli banka HSBC, dolar/TL’de daha önce yılın 2. çeyreği için 19,5 tahminini 20 seviyesine çıkardı. Bankanın 3, çeyrek dolar/TL beklentisi 20’den 23’e yükseldi. Yılsonu beklentisiyse 21’den 24’e çıkarıldı. Bankaya göre, seçim sonucu ne olursa olsun TL değer kaybedecek.

Morgan Stanley: ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley, seçimleri kim kazanırsa kazansın dolar/TL için artış öngördü. Bankanın tahlinine göre mevcut iktidar devam ederse dolar/TL yılı 27’den kapatacak. Muhalefet kazanırsa dolar/TL’de 24’e varan bir yükseliş olacak.

Wells Fargo : ABD’li finans ve bankacılık şirketi Wells Fargo, muhalefetin seçimleri kazanması durumunda 2024’ün ortasına kadar dolar/TL’nin 14’e düşmesini bekliyor. Bankaya göre Erdoğan seçimi kazanırsa da dolar/TL aynı döneme kadar 20 seviyesinde olacak.

Chartered : Britanya merkezli banka Standard Chartered, seçimleri Erdoğan’ın kazanması durumunda dolar/TL’nin 36 seviyesine çıkabileceğini öngörmüştü. Seçimden sonra geleneksel ekonomi politikalarına dönülürse dolar için yılsonu 20 TL tahmini yapmıştı.

Citibank: Citi Bank, seçimden sonra oluşacak ekonomi ekibinin bileşimi, ekonomi yönetimi gibi konular ile ikinci tura gerek olup olmayacağı konularında büyük belirsizlik olduğunu vurguladı. Faiz için yüzde 40 tahmini Citi ekonomistleri, Türkiye’de politika faizini yaklaşık yüzde 40’a ya da daha yüksek bir seviyeye çıkaracak daha güçlü bir ayarlamanın daha ihtiyatlı bir hareket tarzı olabileceğini ifade etti.

Dünya gazetesinden Birol Bozkurt, bu durumu ekonomistlere sordu. Ekonomistler seçimlere yönelik hep dolar/TL kuru ve faizin ön plana çıkarıldığını ancak enflasyonun görmezden gelindiğine dikkat çekiyor.

Dolar/TL’nin seçimi hangi taraf kazanırsa kazansın yükseleceğini öngördüklerini söyleyen ekonomistler, faizlerde ise mevcut iktidarın devam etmesi durumunda bir değişiklik beklemiyor ve şunları söyledi:

“Dolar/TL’de yaşanacak yükselişin enflasyonu da beraberinde getireceği gözden kaçırılmamalı. Enflasyona yönelik yaptığımız hiçbir senaryoda 2025 yılına kadar tek haneye düşmüyor. Türk Lirası’nda ciddi bir düzeltme beklentimiz var.

Mevcut düzenin devamı halinde dolar/TL’de değer kaybının zamana yayılmasını bekleyebiliriz. Ana senaryomuz önce yavaş sonra daha hızlı değer kaybı bekleyebiliriz.

Muhalefetin kazanması durumunda ise kur ilk tepki olarak bir miktar düşse de nihayetinde TL’nin aşırı değerli kaldığı bir ortamda yeni iktidarın da doların artışına izin vermek durumunda kalacağını düşünüyorum.”

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Yorumu: Gıda Fiyatları Tarihsel Eğiliminin Üzerinde Arttı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), mart ayı enflasyonuna ilişkin değerlendirmesinde, gıda fiyatlarının ‘kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri öncülüğünde tarihsel eğilimin üzerinde arttığını’ belirtti. Raporda, yıllık enflasyonun ise düşüş eğiliminde olduğu öne sürüldü.

Haber Merkezi / Raporda ayrıca, enerji grubu fiyatlarının, kur ve emtia fiyatlarındaki görünüme paralel olarak ılımlı seyretmeye devam ettiğine işaret edildi.

Raporda, gıda fiyatlarının ise bu dönemde temelde kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri öncülüğünde tarihsel eğiliminin üzerinde bir oranda artış kaydettiği vurgulandı. Aylık tüketici fiyatlarının seyrinde gıda ile birlikte öne çıkan bir diğer kalem olan hizmetlerde büyük ölçüde kira, yemek hizmetleri, eğitim ve paket turların etkisinin hissedildiği ifade edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün mart ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verilerini açıklamıştı. TÜİK verilerine göre, TÜFE’deki değişim martta aylık yüzde 2,29, yıllık yüzde 50,51 olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri raporunu yayınladı. Raporun tam metni şöyle:

“Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 2,29 oranında artmış ve yıllık enflasyon 4,67 puan azalarak yüzde 50,51 oranına gerilemiştir. Yıllık değişim oranı B endeksinde 3,05 puan düşüşle yüzde 52,11, C endeksinde ise 3,22 puan azalışla yüzde 47,36 olmuştur.

Ana grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bu dönemde ana grupların tamamında düşüş yaşanmıştır. Bir önceki aya göre enerji, temel mallar, gıda ve alkolsüz içecekler, hizmet ve alkol-tütünaltın gruplarının katkıları sırasıyla 1,80; 1,37; 0,60; 0,53 ve 0,37 puan azalmıştır.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, aylık artışlar önceki aya kıyasla B ve C endeksinde bir miktar yavaşlamıştır. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada daha belirgin olmak üzere hizmet ve temel mallarda zayıflamıştır.

Hizmet fiyatları mart ayında yüzde 3,08 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 1,71 puan azalarak yüzde 59,93 olmuştur. Bu dönemde yıllık enflasyon ulaştırmada daha belirgin olmak üzere lokanta-otel, haberleşme ve diğer hizmetler alt gruplarında gerilerken, kirada yükseliş kaydetmiştir. Ulaştırma hizmetleri aylık artışı karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığındaki düşüşün etkisiyle yüzde 1,01 ile ılımlı gerçekleşmiş, alt grup yıllık enflasyonu 13,15 puan düşüşle yüzde 57,12 seviyesine gerilemiştir.

Kırmızı et fiyatlarının sürüklediği gıda fiyatlarının etkisiyle lokanta-otel fiyatlarındaki aylık artış oranı yüksek seviyesini korurken, diğer hizmetler alt grubundaki yükselişte paket tur ile özel okul ücretlerine istinaden eğitim hizmetleri kalemleri öne çıkmıştır. Kira alt grubunda aylık artış yüzde 4,89 ile bir önceki aya kıyasla güçlenirken, haberleşme fiyatları görünümünde internet ücretindeki yükseliş belirleyici olmuştur.

Temel mal grubunda aylık fiyat artışı emtia fiyatları ve Türk lirasındaki görünüme paralel olarak yavaşlamış ve bu grupta yıllık enflasyon 4,48 puan düşüşle yüzde 36,58 seviyesine gerilemiştir. Yıllık enflasyon mart ayında tüm alt gruplarda düşüş kaydetmiştir.

Dayanıklı mal fiyatları (altın hariç) aylık bazda yüzde 1,67 oranında yükselirken mobilya kalemi yüzde 5,22 oranındaki fiyat artışıyla bu gelişmede öne çıkmış, otomobil ve beyaz eşya kalemlerinde daha ılımlı fiyat hareketleri izlenmiştir. Bu gelişmeler sonucunda dayanıklı mal alt grubunda yıllık enflasyon 4,72 puan azalarak yüzde 40,21 olarak gerçekleşmiştir.

Diğer temel mallarda fiyatlar bu dönemde yüzde 2,52 oranında yükselmiştir. Yasal karlılık baremlerinde ay ortasında gerçekleşen düzenlenmeyi takiben ilaç fiyatları yüzde 5,38 oranında artarken, ev ile ilgili temizlik malzemeleri yüzde 4,47 oranında yükselmiştir. Giyim ve ayakkabı alt grubunda, sezon indirimlerinin mart ayında devam etmesiyle fiyatlar yüzde 2,02 oranında gerilemiş, yıllık enflasyon 4,45 puan düşerek yüzde 16,26 olarak gerçekleşmiştir.

Enerji fiyatları mart ayında yüzde 0,38 oranındaki artış ile ılımlı seyrini korumuştur. Böylelikle, bu grupta yıllık enflasyon 14,35 puan azalarak yüzde 35,66 seviyesine gerilemiştir. Bu gelişmede, şebeke suyu fiyatlarındaki artışa (yüzde 1,97) karşın, uluslararası ham petrol fiyatlarındaki geri çekilmeyi takiben akaryakıt fiyatlarında gözlenen düşüşün (yüzde -0,33) etkisi hissedilmiştir.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları mart ayında yüzde 3,84 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,44 puan azalarak yüzde 67,89 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 0,19 puan düşüşle yüzde 65,94’e, işlenmiş gıdada ise 2,19 puan düşüşle yüzde 71,68 seviyesine gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış veriler bu dönemde sebze grubunda daha belirgin olmak üzere taze meyve ve sebze fiyatlarında azalışa işaret etmiştir.

Gıda fiyatları mart ayı artışı önemli ölçüde kırmızı et (yüzde 18,47), beyaz et (yüzde 5,70) ve bunlara bağlı olarak işlenmiş et ürünlerinden (yüzde 14,35) kaynaklanırken, yumurta fiyatlarındaki artış da (yüzde 11,16) dikkat çekmiştir. Ekmek-tahıl ürünleri fiyatlarındaki artışlar bu dönemde de devam etmiştir.

Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 0,44 oranı ile sınırlı bir artış kaydetmiş, yıllık enflasyon 14,16 puan azalarak yüzde 62,45 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre yıllık enflasyon alt grupların tümünde düşüş kaydederken, aylık bazda enerji fiyatları sanayi doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki gelişmelere istinaden belirgin bir azalış göstermiştir.

Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, elektrik-gaz imalatı ile rafine petrol ürünleri fiyatlarında düşüş gözlenirken, gıda, fabrikasyon metal, ağaç-mantar ürünleri, basım-kayıt hizmetleri ve mobilya imalatı sektörleri fiyat artışları ile öne çıkmıştır.”

Paylaşın

Gıda Enflasyonu AK Parti Döneminde Yüzde Bin 749

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) de gıda fiyatlarında yaşanan artışa ilişkin araştırma verilerini paylaştı. Buna göre AK Parti iktidarı döneminde gıda fiyatlarında yüzde bin 749 oranında fiyat artışı yaşandı.

Haber Merkezi / DİSK-AR açıklamasında TÜİK verilerine işaret edilerek, resmi enflasyonun farklı gelir gruplarına ilişkin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

“Resmi ortalama enflasyon oranları düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir” denilen açıklamada, “Bu nedenle DİSK-AR olarak TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği gıda enflasyonunu yeniden hesaplıyoruz. Yaptığımız hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama yüzde 67,9 olarak gerçekleşirken, emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 86,5 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 73,8 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 87,5, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 100,2 olarak gerçekleşti” bilgileri paylaşıldı.

En yüksek gelir grubunun gıda enflasyonunun yüzde 50 olduğu ve buna karşılık en yoksul kesim için bu oranın yüzde 100’ü aştığı vurgulanarak, “Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor” denildi.

DİSK-AR açıklamasında birçok farklı veriye yer verilirken, AK Parti iktidarı dönemine de dikkat çekildi. Gıda enflasyonun 20 yıllık süreçte yüzde bin 749 arttığı kaydedildi.

Araştırmanın tamamı için TIKLAYIN

TÜİK Açıkladı: Enflasyon yüzde 50,51

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart 2023 rakamlarını açıkladı.

Buna göre, enflasyon mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,52, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,51 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 70,20 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 17,27 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 70,73 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla mart ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,92 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, mart ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 6,30 ile eğitim oldu.

Mart ayında, endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey), 24 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 111 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,19, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12,27, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 63,72 olarak gerçekleşti.

ENAG Duyurdu: Enflasyon yüzde 112,51

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon araştırmalarının sonucunu açıkladı.

ENAG’ın verilere göre, tüketici fiyat endeksi (E-TÜFE) martta yüzde 5,08 arttı. Endeksteki yıllık artış ise yüzde 112,51 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 112.51 olarak gerçekleşti.

Verilere göre, ana ürün grupları kapsamında en az aylık artış sağlık, en fazla yükseliş ise yüzde 11.62 ile giyim ve ayakkabı kaleminde gerçekleşti. İkinci sırada yüzde 6.94 artışla lokanta ve oteller, üçüncü sırada ise yüzde 6.54 artışla ev eşyası yer aldı.

Paylaşın

ENAG Duyurdu: Enflasyon Yüzde 112,51

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre, mart ayında enflasyon bir önceki aya göre yüzde 5,08 yükseldi. Yıllık enflasyon ise yüzde 112,51 oldu. ENAG, şubat ayında yıllık enflasyonu yüzde 126.91 olarak açıklamıştı.

Haber Merkezi / Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon araştırmalarının sonucunu açıkladı.

ENAG’ın verilere göre, tüketici fiyat endeksi (E-TÜFE) martta yüzde 5,08 arttı. Endeksteki yıllık artış ise yüzde 112,51 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 112.51 olarak gerçekleşti.

Verilere göre, ana ürün grupları kapsamında en az aylık artış sağlık, en fazla yükseliş ise yüzde 11.62 ile giyim ve ayakkabı kaleminde gerçekleşti. İkinci sırada yüzde 6.94 artışla lokanta ve oteller, üçüncü sırada ise yüzde 6.54 artışla ev eşyası yer aldı.

TÜİK: Enflasyon Yüzde 50,51

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre mart ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 50,51 gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 17,27 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 70,73 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı mart ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,92 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 6,30 ile eğitim oldu.

2023 yılı Mart ayında, endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey), 24 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 111 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Yİ-ÜFE (2003=100) 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,44, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,25, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 62,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 113,73 artış gösterdi.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 80,42, imalatta yüzde 55,19, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 95,46 ve su temininde yüzde 95,48 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 46,96, dayanıklı tüketim malında yüzde 54,84, dayanıksız tüketim malında yüzde 85,23, enerjide yüzde 79,99 ve sermaye malında yüzde 51,86 artış oldu.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,48 artış, imalatta yüzde 2,02 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 13,28 azalış ve su temininde yüzde 2,62 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 1,86 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,03 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 4,24 artış, enerjide yüzde 9,32 azalış ve sermaye malında yüzde 1,28 artış olarak gerçekleşti.

Paylaşın

İTO Duyurdu: İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 74,22

Mart ayında İstanbul’da enflasyon bir önceki aya göre yüzde 2,95, bir önceki yılın aynı ayına yüzde 74,22 arttı. En yüksek fiyat artışları giyim harcamalarında görüldü. Giyim harcamalarını sağlık ve kişisel bakım harcamaları takip etti.

Haber Merkezi / En az artış ise ulaştırma ve haberleşme harcamalarında görüldü. Ulaştırma ve haberleşme harcamalarını ise ev eşyası harcamaları takip etti.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı verilerine göre, İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi için mart ayı verileri açıklandı.

Martta bir önceki aya göre yüzde 2,95, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yüzde 4,96 artış kaydetti. Söz konusu veriler yıllık bazda incelendiğinde, perakendede yüzde 73,02, toptan fiyatlarda ise yüzde 74,22 olarak gerçekleşti.

Martta perakende fiyatlarda önceki aya göre, diğer harcamalar grubunda yüzde 8,89, giyim harcamalarında yüzde 5,32, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 4,70, gıda harcamalarında yüzde 3,97, konut harcamalarında yüzde 2,46, ev eşyası harcamalarında yüzde 0,36, ulaştırma ve haberleşme harcamalarında yüzde 0,17 artarken, kültür eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 4,23 azaldı.

Martta toptan fiyatlarda ise önceki aya göre, işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 13,77, kimyevi maddeler grubunda yüzde 4,96, gıda maddeleri grubunda yüzde 4,82, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 3,55, mensucat grubunda yüzde 1,45, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 0,13 artış, madenler grubunda yüzde 1,64 azalış görüldü.

Paylaşın

OECD Duyurdu: Türkiye, Gıda Enflasyonunda İkinci Ülke

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da açıklanan her veri ekonomiye dair açıklamaları yalanlıyor. Türkiye, gıda enflasyonunda OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkeleri arasında ikinci sırada. 

OECD Türkiye’nin enflasyonun 2023’te yüzde 44,6 olacağını, 2024’te yüzde 41,4’e gerilemesini öngörüyor. GSYH’nin ise 2023’te yüzde 2,8 büyüme göstermesini, 2024’te de yüzde 3,8 oranında büyümesini hedefliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2023 yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 22,3.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 7 Mart’ta yayımladığı verilere göre Türkiye, 37 üye ülke arasında enflasyonu en yüksek ikinci ülke konumunda. Türkiye aynı zamanda gıda enflasyonunda da Arjantin’in ardından en yüksek değere sahip ülke.

OECD ülkelerinde tüketici enflasyonu (TÜFE) Ocak’ta yıllık bazda yüzde 9,2 olarak ölçüldü. G20 ülkelerinde yıllık enflasyon yüzde 8,4, Euro bölgesinde ise yüzde 8,7.

OECD ülkeleri arasında en düşük enflasyon yüzde 3,3 ile İsviçre’de. TÜFE’nin yüzde 4,3 olduğu Japonya ve yüzde 5,2 ile Güney Kore en düşük enflasyona sahip diğer ülkeler.

En yüksek enflasyon ise yüzde 98 ile Arjantin’de. İkinci sıradaki Türkiye’nin enflasyonu 57,7. Türkiye’yi yüzde 25,7 enflasyon ile Macaristan ve yüzde 21,5 ile Letonya izliyor.

Enerji enflasyonu

Enerji enflasyonu Haziran 2022’de görülen zirvenin ardından OECD ülkelerinde bir önceki aya göre yavaşlayarak da olsa düşmeye devam etti.

Aralık 2022’deki yüzde 18,2’in ardından Ocak 2023’te yüzde 16,4’ü gördü ve Mart 2021’den bu yana en düşük seviyeye ulaştı.

Enerji enflasyonundaki düşüş kısmen Hollanda’daki (enerjiye tavan fiyat getirilmesi) ve İtalya’daki (enerji fiyatlarının düşürülmesi) politika değişikliğinden kaynaklandı.

Belçika, Danimarka, İtalya ve Türkiye’deki enerji fiyatlarındaki yavaşlama, büyük ölçüde baz etkisi olarak kayıtlara geçti.

Gıda enflasyonu

OECD ülkelerinin gıda enflasyonu yüzde 15,2. Aralık 2022’deki yüzde 15,6’ydı. Ocak’ta Avrupa’da enerji enflasyonu düşmeye devam ederken, gıda enflasyonu bir miktar arttı.

Gıda ve enerji enflasyonu, Fransa, İtalya ve Japonya’da manşet enflasyona ana katkıyı sürdürürken, gıda ve enerji hariç enflasyon, Kanada ve ABD’de ana itici güç oldu.

Almanya ve Birleşik Krallık’ta, her iki bileşen de manşet enflasyona neredeyse eşit katkıda bulundu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Enflasyon Yüzde 55,18

TÜİK’e göre şubat ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 55,18 oldu. Aylık artış oranı ise yüzde 3,15 olarak gerçekleşti. ENAG ise, şubat ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 126,91, aylık bazda ise yüzde 7.21 olarak açıklamıştı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre şubat ayında enflasyon yıllık bazda 55,18 yüzde oldu.

Aylık artış oranı ise yüzde 3,15 olarak gerçekleşti. TÜFE, bir önceki yılın aralık ayına göre  yüzde 10,00, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 71,83 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 21,69 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 74,34 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı şubat ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,76 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı şubat ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 7,36 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

TÜİK ocakta enflasyonun aylık yüzde 6,65, yıllık 57,68 arttığını açıklamıştı.

ENAG: Enflasyon Yüzde 126,91

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon araştırmalarının sonucunu açıkladı.

ENAG’ın verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) şubat ayında yüzde 7.21 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 126.91 olarak gerçekleşti.

Verilere göre şubat ayında ana harcama grupları arasındaki en büyük artış yüzde 49,35 ile sağlıkta gerçekleşti. Çeşitli mal ve hizmetler grubundaki artış yüzde 18,02, ev eşyası grubundaki artış ise yüzde 14,15 oldu.

Fiyatların bir önceki aya göre azaldığı tek harcama grubu eksi yüzde 1,28 ile eğlence ve kültür oldu. Eğlence ve kültürün ardından fiyat artışlarının en az olduğu harcama grubu yüzde 1,55 ile yönetilen/yönlendirilen ve diğer oldu. Ulaştırmadaki artış ise yüzde 2,12 oldu.

Paylaşın

ENAG Duyurdu: Enflasyon Yüzde 126,91

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre, şubat ayında enflasyon bir önceki aya göre yüzde 7.21 yükseldi. Yıllık enflasyon ise yüzde 126.91 oldu. ENAG, ocak ayında yıllık enflasyonu yüzde 121,62 olarak açıklamıştı.

Haber Merkezi / Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon araştırmalarının sonucunu açıkladı.

ENAG’ın verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) şubat ayında yüzde 7.21 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 126.91 olarak gerçekleşti.

Verilere göre şubat ayında ana harcama grupları arasındaki en büyük artış yüzde 49,35 ile sağlıkta gerçekleşti. Çeşitli mal ve hizmetler grubundaki artış yüzde 18,02, ev eşyası grubundaki artış ise yüzde 14,15 oldu.

Fiyatların bir önceki aya göre azaldığı tek harcama grubu eksi yüzde 1,28 ile eğlence ve kültür oldu. Eğlence ve kültürün ardından fiyat artışlarının en az olduğu harcama grubu yüzde 1,55 ile yönetilen/yönlendirilen ve diğer oldu. Ulaştırmadaki artış ise yüzde 2,12 oldu.

TÜİK: Enflasyon Yüzde 55,18

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre şubat ayında enflasyon yıllık bazda 55,18 yüzde oldu.

Aylık artış oranı ise yüzde 3,15 olarak gerçekleşti. TÜFE, bir önceki yılın aralık ayına göre  yüzde 10,00, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 71,83 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 21,69 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 74,34 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı şubat ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,76 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı şubat ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 7,36 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

Paylaşın

İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 78,62

Şubat ayında İstanbul’da enflasyon bir önceki aya göre yüzde 3,83, bir önceki yılın aynı ayına yüzde 78 arttı. En yüksek fiyat artışları sağlık ve kişisel bakım harcamalarında görüldü.

Haber Merkezi / Sağlık ve kişisel bakım harcamalarını gıda harcamaları ve kültür eğitim ve eğlence harcamaları takip etti. En az artış ise giyim harcamalarında görüldü.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre İstanbul’da Şubat ayında perakende fiyatlar yıllık bazda yüzde 78,62, toptan fiyatlar yüzde 78,69 arttı.

2023 Şubat ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi, bir önceki aya göre yüzde 3,83, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 2,38 oranında arttı.

2022 Şubat ayına göre 2023 Şubat ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İTO1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 78,62, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 78,69 olarak gerçekleşti.

İTO’nun açıklamasına göre Şubat 2023’de Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 8,01, Gıda Harcamalarında yüzde 5,37, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 4,61, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 4,53, Konut Harcamalarında yüzde 0,92, Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,82, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde 0,45 ve Giyim Harcamalarında ise yüzde 0,09 artış izlendi.

Şubat 2023’de toptan fiyatlarda ise bir önceki aya göre, İnşaat Malzemeleri Grubunda yüzde 5,63, Gıda Maddeleri Grubunda yüzde 3,45, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 1,20, Mensucat Grubunda yüzde 0,98, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 0,53 artış, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde -2,51, Madenler Grubunda yüzde -2,25 azalış izlendi.

Paylaşın

“Gıda Ürünlerinde Fiyat Baskısı Artarak Devam Edecek”

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, gıda fiyatları üzerindeki enflasyonist baskının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini söyledi.

Gerek et gerekse süt ürünleri üzerindeki fiyat baskısının durdurulamayacağını ifade eden Solakoğlu, ”Çünkü normal zamanında yapılması gereken zamları devlet engelledi. Devletin çiftçileri korumak için kurulmuş kurumlarını kullanarak çiftçilerin fiyatları aşağıda tutmasını sağladılar. Bu dönemde zarar eden çiftçiler üretimden çıkmak zorunda kaldı” dedi.

Türkiye’de gıda fiyatlarının dünyadakinin aksine sürekli artıyor olmasının ana sebeplerinden birinin üretimde yaşanan daralma olduğuna işaret eden Sencer Solakoğlu, ”Yani sadece ekonomide yaşanan yüksek enflasyon sorunu değil, tarımsal ve hayvansal üretimdeki arz sıkıntısı da fiyatların artmasına neden oluyor. Ne yazık ki bu fiyat artışlarını yaşamaya da devam edeceğiz” dedi.

Sektör olarak seçime kadar geçecek süreçte gıda üretimi konusunda iyileştirici bir adım öngörmediklerini dile getiren Solakoğlu, ”Fiyatları baskılamaya yönelik her hamle daha kötü etkilere yol açacak. Ne yazık ki böyle kötü bir süreç içindeyiz” şeklinde konuştu.

Bulunduğu coğrafyanın en büyük tarım ve hayvancılık ülkelerinden biri olan Türkiye, son dönemde rekor seviyeye ulaşan gıda enflasyonu nedeniyle bitkisel ve hayvansal ürün fiyatlarında dünyanın en pahalı ülkelerinden biri hâline geldi. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yapılan açıklamada, küresel gıda fiyatlarının 10 aydır istikrarlı bir şekilde gerilediği yıllık bazdaki düşüşün yüzde 3,2’ye ulaştığı belirtiliyor.

Türkiye’de ise Ocak 2023 itibarıyla gıda enflasyonundaki yıllık artış yüzde 70’i aşmış durumda. 6 Şubat’taki 11 ili etkileyen Kahramanmaraş depremi sonrasında ise ülke genelinde gıda fiyatlarındaki yükselişin artarak devam edeceği öngörülüyor.

TÜİK’in Ocak 2023 verilerine göre, gıda enflasyonu aylık bazda yüzde 6,6 yükselirken, yıllık bazda yüzde 71 arttı. Aylık bazda en hızlı yükseliş yüzde 11 ile ‘diğer işlenmemiş gıda’ kategorisinde yer alan beyaz ve kırmızı et, balık, süt, yumurta, bakliyat ve tahıl çeşitlerinde gözlendi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) verilerine göre ise son 1 ayda patlıcanın fiyatı yüzde 80, yeşil fasulye yüzde 47, kabak yüzde 44, salatalık yüzde 42, domates yüzde 29, sivri biber yüzde 27, havuç yüzde 21, 4 ve limon fiyatı yüzde 18’e yakın arttı.

TÜİK’in 15 Şubat’ta açıkladığı 2023 Ocak dönemine ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’ne (Tarım-ÜFE) göre ise Tarım-ÜFE’de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 142,84 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 139,25 artış gerçekleşti. Ocak 2023’te, endekste kapsanan 86 maddeden, 15 maddenin ortalama fiyatında azalış, 67 maddenin ortalama fiyatında ise artış yaşandı.

”Küçük aile işletmeciliği yok oldu”

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran konuşan Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Hasan Murat Kapıkıran’a göre, gıda fiyatlarındaki durdurulamayan artışlar son 20 yıldır uygulanan tarım politikalarının bir sonucu.

Türkiye’de hem bitkisel hem hayvansal tarımda küçük aile işletmeciliğinin neredeyse yok olduğunu öne süren Kapıkıran, ”Gençler bu alanlardan çekildi, anne babalar ise yaşlandı ve üretimi bıraktı. Uygulanan destek politikaları yetersiz kaldı, tarımsal üretim aileler için verimsiz bir işe döndü. Üreticiyi temel almayan bir politika uygulandığı müddetçe yüksek gıda enflasyonunu yaşamaya daha uzun yıllar devam edeceğiz” diye konuşuyor.

Türkiye’de geçmişte çiftçilerin tarımsal üretimdeki yem ve gübre gibi temel girdilerin birçoğunu kamu kurumları üzerinden temin edebildiğini hatırlatan Kapıkıran, ”Bu alanların özel sektöre devredilmesi ile çiftçilerin ihtiyacı olan girdilerin kontrolü şirketlere geçti. Böylelikle üretmek pahalandı, bu da ürün fiyatlarına yansıdı ve yansımaya devam edecek” diyor.

”Depremzede çiftçilere destek verilmeli”

Son yıllarda ülke genelinde tarım arazilerinin ve sulak alanların imara açılmasının, tarımsal üretim yapılması gereken yerlere oteller, madenler, otoyollar ve havalimanları yapılmasının tarımsal üretimde daralmanın önünü açan bir diğer etken olduğuna işaret eden Kapıkıran, şunları söylüyor:

”Yerli üretim azaldıkça gıdada ithalata yöneliyoruz. Türk Lirası’nın değeri düştükçe bizim maliyetlerimiz artıyor ve bu da gıda ürünlerinde fiyatları giderek artırıyor. Deprem ile birlikte bölgede yaşanan göç ne yazık ki tarımsal üretimde büyük bir zafiyet ortaya çıkaracak. Bu bölge tarımsal üretimin yaklaşık yüzde 20’sini sırtlıyordu. Mart ayı ile birlikte bölgede pek çok ürünün ekim dönemi başlayacak. Mutlaka şimdiden burada kalan çiftçiler için yeni desteklerin oluşturulması gerekiyor. Aksi takdirde üretimdeki maliyet artışları zaten yüksek olan gıda enflasyonunu daha da artıracak.”

Dünyada ilk sıralarda yer alıyor

Türkiye, rekor seviyelere ulaşan ve deprem sonrasında daha da artması beklenen gıda enflasyonunda dünya liginde ilk sıralarda bulunuyor. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye dünyada gıda enflasyonu en yüksek ilk 10 ülke arasında yer alıyor. İlk sırada yüzde 285’lik gıda enflasyonu ile Zimbabve yer alırken, bu ülkeyi yüzde 158 ile Venezuela, yüzde 143 ile Lübnan, yüzde 95 ile Arjantin ve yüzde 81 ile İran izliyor. Türkiye ise yüzde 71 seviyesindeki gıda enflasyonuyla altıncı sırada yer alıyor. Türkiye G-20 ülkeleri içerisinde ise Arjantin’in hemen ardından ikinci sırada yer alıyor.

”Zarar eden çiftçiler üretimden çıktı”

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, gıda fiyatları üzerindeki enflasyonist baskının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini söylüyor.

Gerek et gerekse süt ürünleri üzerindeki fiyat baskısının durdurulamayacağını ifade eden Solakoğlu, ”Çünkü normal zamanında yapılması gereken zamları devlet engelledi. Devletin çiftçileri korumak için kurulmuş kurumlarını kullanarak çiftçilerin fiyatları aşağıda tutmasını sağladılar. Bu dönemde zarar eden çiftçiler üretimden çıkmak zorunda kaldı” diye konuşuyor.

”Gıdada fiyat artışları devam edecek”

Türkiye’de gıda fiyatlarının dünyadakinin aksine sürekli artıyor olmasının ana sebeplerinden birinin üretimde yaşanan daralma olduğuna işaret eden Sencer Solakoğlu, ”Yani sadece ekonomide yaşanan yüksek enflasyon sorunu değil, tarımsal ve hayvansal üretimdeki arz sıkıntısı da fiyatların artmasına neden oluyor. Ne yazık ki bu fiyat artışlarını yaşamaya da devam edeceğiz” diyor.

Sektör olarak seçime kadar geçecek süreçte gıda üretimi konusunda iyileştirici bir adım öngörmediklerini dile getiren Solakoğlu, ”Fiyatları baskılamaya yönelik her hamle daha kötü etkilere yol açacak. Ne yazık ki böyle kötü bir süreç içindeyiz” şeklinde konuşuyor.

Türkiye’nin hayvan varlığı azalıyor

Türkiye’de özellikle et ve süt ürünlerinde fiyatları yükselten etkenlerden biri de ülke genelinde hayvan sayısında düşüş yaşanması. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 9 Şubat’ta yayınladığı 2022 yılına ait Hayvansal Üretim İstatistikleri’ne göre büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanı sayılarında ciddi küçülmeler yaşanıyor.

TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin toplam hayvan varlığı 2021 yılında 75 milyon 759 bin 569 baş iken, bu sayı 2022’de 73 milyon 472 bin 214’e düştü. Böylelikle Türkiye’nin hayvan varlığı bir yılda yüzde 3 kayıpla 2 milyon 287 bin 355 baş azalmış oldu.

11 ili etkileyen Kahramanmaraş depremi ise hayvansal üretime bir darbe daha vurmuş oldu. Depremin vurduğu bölge Türkiye’nin büyükbaş hayvan varlığının yüzde 12’sini, küçükbaş hayvan varlığının ise yüzde 16’sını oluşturuyor. Deprem ile birlikte bölgede ciddi bir hayvan kaybı yaşandığı tahmin ediliyor. Ancak bu konuda henüz resmi bir sayım veya tespit yapılmış değil.

Deprem bölgesinde kaç hayvanın telef olduğunu şu anda tespit edecek hiçbir merci olmadığını dile getiren TÜSEDAD Başkanı Sencer Solakoğlu, ”Şu an Türkiye’de bölgelere göre nerede, ne kadar hayvan varlığı olduğunu bilemiyoruz. Yani kimse Adana’da şu kadar hayvan var, Hatay’da bu kadar hayvan var diye net bir rakam veremez” diyor.

”Yerli üretime pozitif ayrımcılık yapılmalı”

Hem büyük hem de küçük baş hayvancılığın yapıldığı deprem bölgesinde daha önce 3, 4, 5 hayvanlı ahırlarda hayvancılık faaliyetleri yapıldığını ifade eden Solakoğlu, şu görüşleri dile getiriyor:

”Artık hayvancılık, 30-40 hayvan varlıklı ahırlarda, kooperatifçilik modeliyle çiftçilere bir yüzde verilerek yapılmalı. Ürünlerine de ulusal ve yerel marketlerde ‘pozitif ayrımcılık’ yapılarak satış desteği verilmeli.

Markalaşma çalışmalarında da pazarlama desteği almalı çiftçi. Bu alanda çalışan çifti sayısı zaten azdı ve yaşlıydı. Bu felaketten sonra kalanlar hayvancılık yapmak istemeyebilir. Hem onları hem de geri dönüp hayvancılık yapmak isteyen gençleri teşvik etmek için cazip yeni bir modele geçilmeli.”

Paylaşın