Prambanan: Bin Yıllık Taş Miras

Endonezya’nın Java adasında, tarihin sessiz anıtları arasında yükselen Prambanan Tapınak Kompleksi, binlerce yıllık kültürel mirasın yaşayan bir simgesi olarak ziyaretçilerini büyülüyor.

Haber Merkezi / UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 1991’de dahil edilen bu muazzam tapınak kompleksi, Güneydoğu Asya’nın en etkileyici Hindu mimari eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Prambanan’ın kökeni 9. yüzyıla uzanıyor. Sanjaya Hanedanı döneminde inşa edilen bu kutsal alan, Hindu tanrıları Trimurti — Brahma, Vishnu ve Shiva — için oluşturulan tapınaklardan oluşuyor.

Kompleksin ortasında yer alan 47 metrelik ana tapınak, Shiva’ya adanmış kutsal bir mabed olarak göğe uzanırken, etrafında Brahma ve Vishnu’ya adanan daha küçük yapılar yer alıyor.

Prambanan’ın mimarisi, Hindu kozmolojisini simgeleyen bir mandala planı üzerine kurulmuş. Mekânın dış bölgesinde yüzlerce küçük “pervara” tapınağı yer alıyordu; bunların çoğu zaman içinde hasar görmüş olsa da, kalan taşlar hâlâ ziyaretçilere antik dönemin ihtişamını hatırlatıyor.

Tarihin acımasızlığı ve doğanın gücü, Prambanan üzerinde derin izler bırakmış durumda. Zaman içinde büyük ölçüde harap olan kompleks, 17. yüzyıla kadar unutulmuştu.

Hollandalı arkeologların 19. yüzyıldaki yeniden keşfi ve 20. yüzyılda başlayan kapsamlı restorasyon çalışmaları, bu mirasın yeniden ayağa kalkmasını sağladı. Ana tapınaklar 1950’lerden 1990’lara kadar süren restorasyon sürecinde onarıldı ve bugün ziyaretçilerin hayranlığını topluyor.

Bugün Prambanan hâlen restorasyon çalışmalarının sürdüğü bir açık hava müzesi konumunda. Özellikle çevredeki “pervara” yapılarının taş parçaları dikkatli şekilde belgelendirilmeyi bekliyor.

Endonezya ile Hindistan’ın kültürel miras koruma ekipleri arasındaki uluslararası iş birliği, bu taşların ait oldukları tapınaklara yeniden yerleştirilmesini hedefliyor ve bölgede korunma çalışmalarını güçlendiriyor.

Prambanan sadece tarih ve mimarinin buluştuğu bir alan değil; aynı zamanda antik Hindu ritüelleri ve çağdaş kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Her yıl binlerce ziyaretçi, bu taş duvarlar arasında gezerek hem geçmişin sesini duyuyor hem de bu eşsiz kompleksin evrensel değerine tanıklık ediyor.

Sonuç olarak, Prambanan Tapınak Kompleksi, Endonezya’nın kültürel mirasının en parlak taş yazıtlarından biri olarak yalnızca geçmişe değil, geleceğe de ışık tutuyor.

Paylaşın

Hobbitlerin Sonu: İklimsel Etkenler Ne Kadar Belirleyiciydi?

Endonezya’nın Flores Adası’nda bulunan ve “hobbitler” olarak anılan Homo floresiensis türü, insanlık tarihinin en gizemli sayfalarından birini oluşturmaya devam ediyor.

Haber Merkezi / Yaklaşık 50 bin yıl önce ortadan kaybolan bu küçük bedenli insan türünün sonunu ne getirdi? Bilim insanları giderek daha fazla iklimsel etkenlere dikkat çekiyor.

2003 yılında Flores Adası’ndaki Liang Bua Mağarası’nda keşfedilen fosiller, bilim dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Yaklaşık bir metre boyundaki Homo floresiensis, küçük beyni ve ilkel taş aletleriyle modern insan anlayışını sarsmıştı. Ancak keşfin yarattığı heyecan kadar, bu türün neden yok olduğu sorusu da hâlâ net bir yanıt bulabilmiş değil.

Son yıllarda yapılan paleoiklim çalışmaları, Flores Adası’nın hobbitlerin yaşadığı dönemde ciddi çevresel dalgalanmalara maruz kaldığını gösteriyor. Uzun süreli kuraklıklar, yağış rejimindeki ani değişimler ve volkanik faaliyetlerin ekosistemi zorladığı düşünülüyor. Bu koşullar, sınırlı kaynaklarla yaşayan küçük ve izole bir insan topluluğu için hayatta kalmayı giderek zorlaştırmış olabilir.

Uzmanlara göre ada ekosistemleri, iklim değişikliklerine karşı özellikle kırılgan. Besin zincirinin bozulması, hobbitlerin avladığı küçük hayvanların azalmasına yol açmış olabilir. Bu da zaten dar bir yaşam alanına sıkışmış olan Homo floresiensis’i savunmasız bırakmış olabilir.

Bununla birlikte bilim insanları temkinli. İklim değişikliği tek başına açıklayıcı olmayabilir. Aynı dönemlerde modern insanın (Homo sapiens) bölgeye ulaşmış olması, rekabet ya da dolaylı etkiler ihtimalini de gündeme getiriyor. Ayrıca Flores Adası’ndaki volkanik patlamaların ani yıkımlara yol açmış olabileceği de tartışılıyor.

“Yok oluş tek bir nedene indirgenemez”

Antropologlar, “Yok oluş genellikle tek bir nedene indirgenemez” görüşünde birleşiyor. İklim baskısı, çevresel felaketler ve olası insan etkileri bir araya gelerek hobbitlerin sonunu hazırlamış olabilir.

Hobbitlerin hikâyesi yalnızca geçmişe ait bir merak unsuru değil. Bilim insanları, bu örneğin günümüzde iklim değişikliğine karşı savunmasız topluluklar için de önemli dersler barındırdığını vurguluyor. Küçük, izole ve kaynakları sınırlı toplulukların çevresel değişimlere ne kadar hassas olabileceği, binlerce yıl öncesinden gelen bir uyarı niteliği taşıyor.

Homo floresiensis’in kesin olarak neden yok olduğu belki hiçbir zaman tam anlamıyla bilinmeyecek. Ancak eldeki veriler, iklimin bu gizemli yok oluşta en azından önemli bir rol oynamış olabileceğini güçlü biçimde düşündürüyor.

Paylaşın

Endonezya’da Feribot Alabora Oldu: 11 Kişi Hayatını Kaybetti

Endonezya’nın Sumatra adasının doğu kıyısı açıklarında yolcu taşıyan bir feribotun alabora olması sonucu 11 kişinin boğularak hayatını kaybettiği açıklandı. Kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Haber Merkezi / Endonezya’nın Sumatra kentinin doğu kıyısında yer alan Tempilahan limanından kalktık bir feribotun yaklaşık 30 dakika sonra alabora olduğu ve kazada 11 kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu.

Yaklaşık 198 kilometre uzaklıktaki Tanjung Penang Adası’na gitmek üzere yola çıkan feribotta en az 74 yolcunun olduğu açıklandı.

Konuya ilişkin açıklama yapan yetkililer, çoğu kadın ve çocuk olan 62 kişiyi kurtarıldığı, kayıplarında arama çalışmalarının sürdüğünü söylediler.

Yetkililer, ayrıca, kazanın çıkış nedeniyle ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtiler.

Teknede bulunanların tam sayısının belirlenemediği için kayıp sayısının artmasından korkuluyor.

Yaklaşık 17.000 adadan oluşan bir Güneydoğu Asya takımadası olan Endonezya’da, düşük güvenlik standartları nedeniyle deniz kazaları oldukça yaygın.

Paylaşın

Endonezya’da 5,6 Büyüklüğünde Deprem: 162 Ölü

Endonezya’daki 5,6 büyüklüğündeki depremde en az 162 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 700 kişinin de yaralandığı açıklandı. Depremde yaralananların çoğu yıkılan binalar sebebiyle yaralandı.

Endonezya’nın Batı Cava Valisi Rıdvan Kamil, 162 kişinin hayatını kaybettiğini doğruladı. 100 kilometre uzaklıkta başkent Cakarta’da da hissedilen depremde gökdelenlerde ve ofis binalarındaki insanlar tahliye edildi.

Yetkililer olası artçı sarsıntılar konusunda uyarıda bulundu ve ölü sayısının artabileceğini söyledi.

Depremin gerçekleştiği bölgede nüfusun yoğun ve binaların yapısal olarak zayıf olduğuna ve ayrıca heyelanların sık yaşandığına dikkat çekildi.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde bölgedeki evlerin ve dükkanların yıkıldığını görülüyor.

Endonezya haber kanalı Kompas TV’ye konuşan Cianjur bölge yetkilisi Herman Suherman, 700 kişinin yaralandığını söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) Cianjur kentinin 18 kilometre güneybatısında meydana gelen depremin, 10 kilometre derinlikte kaydedildiğini duyurdu.

Depremin ardından Cianjur kentinin birçok bölgesinde toprak kaymaları meydana geldi; deprem ve heyelanlarda, aralarında hastane, yatılı okulu ve diğer kamu binalarının da olduğu onlarca bina zarar gördü.

Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.

Öte yandan, deprem Endonezya’nın başkenti Jakarta’da da hissedildi. Endonezya’da sık sık deprem olsa da depremlerin Jakarta’da da hissedilmesi daha az rastlanır bir durum. Ülkede en son Şubat ayında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde en az 25 kişi ölmüştü.

Ülkede Ocak 2021’de de 6,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş, 100’ün üzerinde insan ölmüş, yaklaşık 6 bin 500 kişi yaralanmıştı.

2004 yılında Hint Okyanusu’nda yaşanan deprem ve tsunamide ise aralarında Endonezya’nın da olduğu ülkelerde yaklaşık 230 bin kişi ölmüştü.

Paylaşın

Futbol Maçında Çıkan Olaylarda En Az 174 Kişi Öldü

Endonezya’da  Persebaya Surabaya’nın Arema Malang’ı 3-2 yendiği lig maçının ardından çıkan izdihamda 174 kişi hayatını kaybetti. İzdihamda yaklaşık 180 kişi de yaralandı. Yaralılar içinde durumu ağır olanların olduğu bildirildi.

Haber Merkezi / Futbol tarihinin en büyük felaketlerinden biri Endonezya’da yaşandı.

Persebaya Surabaya ile Arema Malanga arasında oynana karşılaşmanın ardından iki grup arasında çıkan kavgaların ardından polis, sahaya giren taraftarlara biber gazıyla müdahale etti. Yaşanan paniğin ardından binlerce kişi aynı anda çıkış kapılarına yöneldi.

Ülkede yayın yapan Kompas web sitesine konuşan Dwi isimli bir görgü tanığı, binlerce insanın stattan çıkmak isterken birbirlerini ezdiğini söyledi.

İlk olarak olayda 130 kişinin öldüğü açıklansa da, yetkililer ölü sayısının 174’e yükseldiğini duyurdu. İzdihamda yaklaşık 180 kişi de yaralandı. Yaralılar içinde durumu ağır olanların olduğu bildirildi.

Hayatını kaybedenlerin bir kısmı da havasızlıktan etkilenerek öldü.

Devlet Başkanı Joko Wibodo, olayla ilgili soruşturmanın tamamlanmasına kadar ülkede üst düzey tüm futbol müsabakalarının durdurulmasına karar verdi.

Doğu Java Polis Şefi Nico Afinta, yaptığı açıklamada, gece geç saatlerde maçın sona ermesinden hemen sonra taraftar grupları arasında çıkan kavgaların çevik kuvvet polisinin göz yaşartıcı gaz kullanmasına neden olduğunu ve sıkılan gazın taraftarları paniğe sevk ettiğini söyledi.

Afinta, 300’den fazla kişinin tedavi için bölgedeki hastanelere götürüldüğünü, ancak birçoğunun yolda ve tedavi sırasında öldüğünü kaydetti. Yaklaşık 180 yaralı arasında durumu ağır olanların bulunduğunu anlatan Afinta, ölü sayısının artabileceğini ifade etti.

Paylaşın