CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Ahdim Var Bu Ülkeyi Barıştıracağım

“Helalleşme Buluşması” kapsamında 28 Şubat mağdurlarıyla bir araya gelen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada, 28 Şubat ile Sivas, Maraş ve Roboski katliamlarına ilişkin de ‘helalleşme’ vurgusunda bulundu.

Haber Merkezi / Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Türkiye’ye bir miras bırakmak istiyorum. Barışmış bir millet, benim en büyük başarım olacak inşallah” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Helalleşme Buluşması” kapsamında 28 Şubat mağdurlarıyla İstanbul’da bir araya geldi. Kılıçdaroğlu toplantıda şu konuşmayı yaptı:

“Birkaç ay önce helalleşme dedim. Hem şahsi hem ana muhalefet partisi lideri olarak kurumsal hem de yöneteceğimiz devlet adına konuştum.

Amacımız bu milleti barıştırmaktır. Bu milleti ayrıştıranlar, kavga ettirenler kendilerine saraylar yaptırdılar. Kavgada taraf olanlara ise sefalet ve perişanlık kaldı.

Ülke geçmişe takılıp kaldı. Ülkemiz zenginleşemiyor. Ülkemizin çocukları geleceği dışarıda arıyor. 700 bine yakın insan ülkeyi terk etti. Evlatlarımız niçin geleceğini dışarıda aradılar.

“Ben de 28 Şubat mağduruyum”

Hellalleşme çıkışı yaparken söylemiştim, bize sadece iktidar olmak yetmiyor. Bu yaştan sonra ne yapayım sarayı. Ben Türkiye’ye bir miras bırakmak istiyorum. Barışmış bir millet istiyorum ve bunu sağlayacağım.

Helalleşme gereği medyaya haber vermeden çok sayıda ziyaret yaptım. Kalbi kırılmış insanlarla buluştum.

Bugün ağırlıklı olarak 28 Şubat mağdurlarıyla beraberiz. Bu kardeşiniz de 28 Şubat’ta mağdur olanlardan. Fişlendim, dava açtım, hakkımı aradım.

“Yaralarımız hâlâ açık”

28 Şubat mağdurlarıyla barışmak zorundayız, helaleşeceğiz. 28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatacağız. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz. Roboski’yle helalleşeceğiz. Sivas, Maraş mağdurlarıyla helalleşeceğiz. Diyarbakır hapishanesi mahkumlarıyla helalleşeceğiz. Ahmet Kaya ile helalleşeceğiz. Bir solcu, ülkücü diyerek katledilen gençlerin aileleriyle hellaleşeceğiz.

Yaralımızı sarmamız gerekiyor çünkü o yaralar hâlâ açık. Yüzleşmek, barışabilmek yolumuza devam edebilmek demektir. Ahdim var bu ülkeyi barıştıracağım. Sonra keyifle ülkemin gelişmesine bakacağım.

Uzatılan bu eli geri çevirmediğiniz için hepinize teşekkür ederim.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye, Montrö’ye Sadık Kalmalı

Rusya’nın Donbass’a yönelik askeri operasyonunu değerlendiren CHP Lderi Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi çok önemlidir. Birilerinin telkiniyle de Montrö Anlaşması farklı uygulanmamalıdır. Atılacak her yanlış adımın faturası ağır olur” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyaret için gittiği Denizli’de Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda açıklamalarda bulundu.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyon başlatmasına değinen Kılıçdaroğlu, “Güvenlik zirvesinden sonra TBMM’yi acilen toplayın. TBMM’ye bilgi verin. Ülkemiz açısından son derece stratejik ve sorunlu bir süreci yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’nin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi çok önemlidir” diyen Kılıçdaroğlu, “Birilerinin telkiniyle de Montrö Anlaşması farklı uygulanmamalıdır. Atılacak her yanlış adımın faturası ağır olur” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından satırbaşları şöyle:

Türkiye ne yapacak? Güvenlik zirvesi toplanıyor. Akşama kadar Denizli’de olacaktım diğer programlarda vardı. Bu toplantıdan sonra diğer programları iptal ettim. Ankara’ya dönmek zorundayım.

Denizli’den ifade ediyorum. Güvenlik zirvesinden sonra TBMM’yi acilen toplayın. TBMM’ye bilgi verin. Ülkemiz açısından son derece stratejik ve sorunlu bir süreci yaşıyoruz. Öyle bir noktaya geldik ki turist göndermediği zaman perişan oluyoruz. Doğalgaz göndermediği zaman perişan oluyoruz.

Normalde, sağlıklı işleyen bir demokrasi içinde bir siyasal iktidar ülkeyi yönetirken, bir başka ülkeye ekonomik açıdan bu kadar bağımlı bir süreci yaşatmazdı. Yaşatmaması lazımdı. Bir ülke bir başka ülkeye sadece enerji alanında yüzde 60 bağımlı olabilir mi? Söylerken içim acıyor. Nükleer Santralle birlikte bu rakam daha da büyüyecek. Dünyanın en pahalı elektriğini alacağız.

Türkiye’nin güvenliği açısından Montrö Sözleşmesi çok önemlidir. Ona bağlı kalmak da sadık kalmak da çok önemlidir. Birilerinin telkiniyle de Montrö Anlaşması farklı uygulanmamalıdır. Atılacak her yanlış adımın faturası ağır olur.

Suriye’de 33 askerimiz şehit edildi. Herhangi olumsuz bir tablonun Suriye’de bize yükleyeceği faturayı da hepinizin dikkatine sunuyorum. Güzel bir ülkede yaşamak, beraber yaşamak varken, bütün komşularımızla huzur içinde yaşamak varken böyle bir tabloyu Türkiye hak ediyor mu?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Denizli programını yarıda keserek Ankara’ya dönme kararı aldığı da belirtildi. Kanaat önderleri toplantısının açılışında yaptığı konuşmanın ardından Ankara’da, olağanüstü MYK toplantısına başkanlık edecek.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Sosyal Medyadan Paylaştı: Bahçeli’nin Kandilleri

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla kendisine gönderilen kandillere ilişkin bir videoyu sosyal medya hesabından paylaştı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ‘Bahçeli’nin kandilleri’ notuyla paylaştığı videoda, “Sevgili halkım merhaba, burası genel merkezimizdeki makam odalarının hemen yanında bulunan küçük kütüphanemiz” ddedi.

Kılıçdaroğlu, videonun devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Biliyorsunuz elektrik faturalarını ödeyemeyenler için kendi şahsi faturamı ödememe protestomu başlatmıştım. Amacım ödeyemeyenlerin sesi olabilmektir. Elektriğimi kesmekle tehdit ediyorlar, Donacaksın diyorlar, karanlıkta kalacaksın diyorlar.

Bunlar beyhude çabalar. Her şeyi göze alarak yola çıktım. Bahçeli AK Parti sözcülerinden daha ateşli bir beşli çete savunucusu olup çıkıverdi. ‘Halkımız bu faturalarla acı çekiyor’ dedik diye tüm MHP teşkilatlarına kandil göndertti. Bakın gelenlerin hepsi kütüphanemizdeki masada. Koca MHP’yi ne hale getirdi, yazık.

Halk acı içinde Bahçeli 5’li çete savunmasında. Bahçeli, beşli çetenin karlarına savunadursun, bu iş nereye kadar gidecekse gitsin. İşte tam oraya kadar gideceğim ve zamlar geri çekilecek. Bu kandillerde hoş bir hatıra olarak müzemizde yerini alacak, Bahçeli kandilleri olarak.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan ‘Adaylık’ Açıklaması

2023 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimine ve adaylığına dair açıklamalarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, diğer partilerin teklif etmesi halinde muhalefetin adayı olmayı kabul edeceğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun altı muhalefet partisinin Haziran 2023 seçimlerindeki cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı bir süredir tartışılıyor.

Reuters haber ajasına bir mülakat veren Kılıçdaroğlu, 2023 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimine ve adaylığına dair açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izlediği ekonomik politikalar nedeniyle ülkenin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini belirten 73 yaşındaki CHP lideri, muhalefet partilerinin aday olmasını istemesi halinde bunu kabul edeceğini belirterek, “Beş genel başkanın benim ismimi telaffuz etmesi her şeyden önce benim için onur. Ayrıca beş genel başkanın bana güven duyması anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Adaylık konusunun daha sonra tartışılacağını ancak altı parti için önceliğin ortak platformları için ekonomi, sosyal ve diğer alanlardaki önceliklerini belirlemek olduğunu söyleyen CHP lideri, kimi aday gösterirlerse o kişinin cumhurbaşkanı seçileceğinin “çok net” olduğunu belirtti.

Anketlerde 4. sırada

Muhalefet bloğu henüz cumhurbaşkanlığı için adayını belirlemedi ancak Metropoll anketinde Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 28,5 oranındaki popülaritesiyle muhalefet adayı olabileceği öngörülen diğer isimlerin ardından geliyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Metropoll naketinde yüzde 60,4, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise yüzde 50,7 oranında populariteye sahipken, İYİ Parti lideri Meral Akşener yüzde 38,5 seviyesinde bulunuyor.

Anketlerin şu aşamada önemli olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın görevlerine devam edeceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu Washington ile ilişkileri geren S-400’leri satın almak için bir neden görmediğini belirterek, göreve geldikleri halde Merkez Bankası yönetimi de değiştireceklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu beş genel başkanla 28 Şubat’ta bir araya geleceklerini söyledi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Masada Olmayan Siyasi Partileri Yok Sayamayız

Altı siyasi partinin görüşmesine yönelik gelen “HDP ve diğer muhalif partiler neden yok?” eleştirilere yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “HDP’yi de, masada olmayan diğer siyasi partileri de yok sayamayız. Her siyasi partiye saygı gösteriyoruz.  Masanın o akşam toplanmasının temel nedeni, daha önce altyapısı çalışılmış, güçlendirilmiş parlamenter sisteme son şeklini vermek. Hangi tarihte paylaşırız ona karar vermekti.” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi Genel Başkanlarıyla yaptığı toplantının ardından ilk kez konuştu.

KRT TV’nin canlı yayınına katılan Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eleştirilerine yönelik olarak, “Masanın dört ayağı değil de on dört ayağı olsa ne fark eder, masa doğru mu doğru” dedi.

Devlet Bahçeli buluşma için “Masa dikdörtgen olsa 4 ayağı olurdu ama yuvarlak olunca ayak bir, o da gizli ayak. O da HDP. Şu hale bakın! 6’lı ganyan, HDP ve Avrupa Konseyi, ABD, AB. Bunların normlarına kalacakmış” demişti.

Kılıçdaroğlu “Her partinin farklı fikirleri, her liderin farklı görüşleri muhakkak vardır ama demokrasi adına ortak noktada buluşabiliyoruz” diye konuştu.

“Bu masa umut masasıdır” diyen Kılıçdaroğlu Bahçeli’ye şu sözlerle yanıt verdi:

“Allah aşkına bunlar eleştiri mi? Ne söyleyeceklerini bilmiyorlar. Eleştirecekler ama ne diyecekler? Masanın dört ayağı değil de on dört ayağı olsa ne fark eder? Masa doğru mu, doğru. Masanın etrafında insanlar var mı, var. Ortak talepleri ne, demokrasi. Ortak talepleri ne, bu ülkede çocukların yatağa aç girmemesi. Ortak talepleri ne, adalet; adil bir düzen. Hep beraber bunları istiyoruz. Bunları eleştiremiyorlar, bunlara ‘Yanlıştır’ diyemiyorlar. Bu taleplere ‘Biz kulak tıkadık’ diyemiyorlar.

“Olay Erdoğan olayı değil, olay Türkiye olayı. Biz Türkiye’yi içinde bulunduğu çıkmazın içinden çıkarmayı istiyoruz. Erdoğan bir kişi, bugün var yarın yok; ama Türkiye Cumhuriyeti devleti bakidir. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinin güçlenmesini, bölgesinde güçlenmesini, dünyada güçlenmesini, üretim zincirlerini büyütmesini, katma değeri yüksek ürün üretmesini, bütün bunları demokrasi içinde yapmasını, düşünce özgürlüğünün olmasını, din ve vicdan özgürlüğünün olmasını, adaletin olmasını, yargının bağımsız olmasını, medyanın özgür olmasını, insanların haksız yere hapishanelerde tutulmamasını; biz bunları istiyoruz. Ama Cumhur İttifakı’nın bunlardan haberi yok çünkü onlar bunların hiçbirisini yapmıyor.”

HDP eleştirisine de yanıt verdi

Kılıçdaroğlu, kendisini HDP üzerinden de hedef alan Bahçeli’ye şunları söyledi:

“Halkı kandırmak için yalan söyleme yetenekleri müthiş gelişmiş. Masanın genişleyip genişlemeyeceğine ben karar vermem. Bir başka lider de tek başına karar vermez. Kendi adıma konuşayım, şu anda öyle bir talep yok. HDP zaten ayrı bir ittifak oluşturuyor. HDP’nin demokrasi konusunda özel bir vurgusu var. Demokrasiyle ilgili kararlar alacaksanız bizi gözardı edemesiniz diyorlar. Ben de şunu söyledim zaten HDP’yi de, masada olmayan diğer siyasi partileri de yok sayamayız. Her siyasi partiye saygı gösteriyoruz.  Masanın o akşam toplanmasının temel nedeni, daha önce altyapısı çalışılmış, güçlendirilmiş parlamenter sisteme son şeklini vermek. Hangi tarihte paylaşırız ona karar vermekti.”

AKP seçmenine seslendi

Kılıçdaroğlu daha sonra AKP seçmenine seslendi. “Partili cumhurbaşkanı olmaz, cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

Siz tarafsız davranmayan, objektif davranmayan, garibanın hakkını hukukunu korumayan, alın terinin değerini korumayan insanı cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmayacaksınız. Oturtursanız, sizin de sorumluluğunuz var. Oturtursanız sizin de vicdanınız kanar. Vicdanınızın sesini dinleyerek sandığa gidin.

“Herkesin kimliğine saygı göstereceğiz”

“Helalleşme” çağrısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu “Herkesin görüşü farklı olabilir, biz buna saygı göstereceğiz. Herkesin kimliği farklı olabilir. Bunlar bizim kavga sebebimiz değil, zenginliğimiz. Biz zenginliğimizi kavga nedeni yapıyoruz, siyaset yapıyoruz. Buradan da Türkiye’yi arındıracağız” diye konuştu.

“Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz”

Kılıçdaroğlu sonrasında şunları söyledi:

“İnsan onuru denen bir kavram var. İnsan onurunu koruyacaksınız. Yoksulluk kader değildir. Bir ülkede bir insan fakirse, onun sorumlusu devleti yönetenlerdir. Çocuklar yatağa aç giriyorsa, çocuğun kabahati kusuru yoktur. Dolayısıyla biz bu tabloya da son vermek istiyoruz.

Kazanımları koruyacağız. Üstüne vatandaşa yeni kazanımlar, yeni imkanlar, yeni özgürlük alanları vereceğiz. Daha rahat konuşacağız, daha rahat yazacak, daha rahat söyleyebilecek. Siyaset kurumunu daha rahat eleştirebilecek. Onun yaşam tarzına, onun kimliğine, onun inancına saygı göstereceğiz.

CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde belediye başkanlarına şunu söyledim. Bulunduğunuz ilde, ilçede neyse en iyi imkanı sağlayın. Talep geldiği zaman hemen koşar, bu talepleri yerine getirirler. ‘Benim inancımı sorgulamadı’ diyorlar. Evet, niye sorgulayalım? Allah’la kulun arasına benim girme hakkım var mı? Yok. Kimsenin girme hakkı var mı? Hiç kimsenin yok. O zaman görevimiz ne? Onun ibadetini yaptığı ortamı hazırlamak.

Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz. Ankara örneğini vereyim. Mansur Bey adayken dediler ki ‘faturaları teröristler toplayacak’. Ya bu kadar iftira olur mu? Siyaset tamam ben anlarım da eleştiriyi de anlarım da ya iftira atmak olmaz. İnsana yakışmaz. İftira atan insan, insan değildir. Şimdi ne oldu?

Aynı şekilde dediler ki bakın ha sakın ha, belediyeyle oy vermeyin. Gelirlerse sosyal yardımlar kesilir. Kesildi mi? Hayır kesilmedi. Tam tersine sosyal yardımlar arttırıldı.”

Paylaşın

CHP’li Akın: Vatandaş Laf Değil, Derhal İndirim Bekliyor

Vatandaşın fatura yükünü düşürmenin tek formülünün fahiş zamları geri çekmek olduğunu söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, “Vatandaş laf değil, derhal indirim bekliyor. 21 dağıtım şirketiyle gerçekleştirilen toplantıda olduğu gibi saraydaki kabine toplantısından da herhangi bir somut karar çıkmadı. Dağ yine fare doğurdu! İktidar gerçekten indirim değil, indirim yapılacağı illüzyonu oluşturdu” dedi.

Haber Merkezi / CHP’li Akın, iktidarın indirim algısı oluştururken; faturalara yansıyacak somut bir adım atmamasına tepki gösterdi. Ahmet Akın, dün gerçekleştirilen kabine toplantısında elektrik faturalarına ilişkin herhangi bir somut adım atılmamasını yaptığı yazılı açıklamayla değerlendirdi. CHP’li Akın, yazılı açıklamasında özetle şunları dile getirdi:

Türkiye genelinde vatandaşlarımız ve esnafımız katlanan elektrik faturalarına derhal indirim yapılmasını talep ederken; AK Parti iktidarı önce 21 dağıtım şirketi ile yapılan toplantıda, ardından da dün gerçekleştirilen kabine toplantısında faturalarda indirim yapılacağı beklentisi oluşturmuştur. Şirketlerle gerçekleştirilen toplantıda olduğu gibi saraydaki kabine toplantısından da herhangi bir somut karar çıkmamıştır. Vatandaş laf değil, derhal indirim yapılmasını istiyor. Başka bir deyişle dağ yine fare doğurdu. İktidar indirim değil, indirim yapılacağı illüzyonu oluşturmuştur.

İktidar zamların sorumlusudur

Cumhuriyet tarihinin en büyük elektrik zammını henüz 1,5 ay önce hayata geçiren iktidar; sanki bu zamları yapmamış gibi sahte bir algı oluşturmaya çabalamaktadır. İktidar vatandaşlarımızı yoksullaştıran ve huzurunu kaçıran bu zammın doğrudan sorumlusudur. Fahiş zamma gerekçe gösterilen gelişmiş ülkelerde enerji fiyatlarının 5-10 kat arttığı tamamen gerçek dışıdır. Gelişmekte olan ülkelerde enerji enflasyonunun ortalaması yüzde 26’yı geçmezken, Türkiye’de 2021 yılında enerji enflasyonu yüzde 50 olurken; 2022 yılında ise yüzde 127 bulan fahiş zamlarla daha da artmıştır.

AK Parti iktidarı; vatandaşın fatura yükünün düşürülmesi için sürekli kendisi dışında başka adresleri göstermekte ve vatandaşa az tüketim tavsiyesinde bulunmaktadır. Fahiş zamların temel nedeni AK Parti iktidarının yanlış enerji politikaları ve yanlış tercihleridir. Türkiye’de elektrik kurulu gücünün 100 bin megavat olmasına karşın tüketimin 55 bin megavata çıktığında sistemin çalışamaz duruma gelmesi enerji politikalarında plansızlığın göstergesidir. Isparta’da günlerce süren elektrik kesintisi ve doğalgaz arz güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle sanayide üretimin durması bile tek başına AK Parti’nin enerji politikalarının iflasının göstergesidir.

“Fahiş zamlar derhal geri çekilmeli”

Cumhuriyet tarihinin en büyük elektrik zammını henüz 1,5 ay önce hayata geçiren saray iktidarı; sanki bu zamları yapmamış gibi oluşturmaya çalıştığı algıya sarılmak yerine vatandaşı gerçekten rahatlatacak adımları atmalıdır. Kademeli tarife sosyal tarife olarak uygulanmalı; uygulanan bu fahiş zamlar derhal geri çekilmelidir. Elektrikte ilk kademe en az 230 kilovatsaat ve zamsız olmalıdır. Hayat pahalılığı nedeniyle zaten yoksullaşan vatandaşlarımızı rahatlatmak için enerji faturalarında vergi yükü azaltılmalı ve KDV indirimi de yapılmalıdır.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Milletimiz Yüz Üstü Bırakıldı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Günlerdir bile isteye beklentiye sokulan milletimiz, bir kez daha elektrik faturalarında yüz üstü bırakılmıştır” açıklamasında bulundu.

Elektrik fiyatında yapılan tarife değişikliğe yükselen faturalara yönelik tepkilerin ardından hükümetin, bugünkü kabine toplantısında düzenleme yapabileceği iddia ediliyordu.

Kabine toplantısının ardından konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “210 kilowatt saate kadar düşük tarife ve 210 kilowattın üzerindeki yüksek tarife rakamları ilgili kurumlarımız tarafından vatandaşlarımız lehine yeniden değerlendirilecektir. Küçük esnaf ve sanatkarı koruyacak şekilde benzer kademelendirme yapılacaktır” dedi.

Zam geri çekilene kadar elektrik faturasını ödemeyeceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beklenti içinde olan halkın yüz üstü bırakıldığını söyledi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, “Günlerdir bile isteye, göz göre göre beklentiye sokulan milletimiz, bir kez daha elektrik faturalarında yüz üstü bırakılmıştır. Milletimize söz verdim; bu mücadelemin sonu değil, daha başlangıcı!” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘6 Liderin Buluşması’ Açıklaması: Vatan Sevgisi

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, altı parti liderinin buluşmasına değinerek, “Altı partinin genel başkanları olarak buluştuk. Yan yana gelemez diyorlardı, geldik. Ayrı partileriz ama neden bir araya geldik? Çünkü Türkiye’nin felakete sürüklendiğini, yaşanamaz bir Türkiye ortaya çıktığını altı parti genel başkanı olarak biliyor, görüyoruz.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamanın devamında, “İyi ki bu ülkede sağlıklı, tutarlı, ülkenin geleceğini düşünen bir muhalefet var. Bizler tüm olumsuz koşullara, iftiralara, hakaretlere rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi! 28 Şubat günü altı lider yeniden buluşacağız. Demokrasiyi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, “Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben, bugünden itibaren gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim” açıklamasını hatırlatan Kılıçdaroğlu, gelen eleştirilere, “Elektrik faturamı ödemeyeceğim dedim. Niçin dedim? Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını benim topluma hissettirmem lazım. O nedenle ödemeyeceğim.

Elektrik faturası için partililer bana sordu, “Biz de mi ödemeyeceğiz?” dediler. “Hayır” dedim. Siz ödeyin.  Ben orada faturasını ödemeyen ailelerin hissettiklerini ve acılarını topluma duyurmak için ödemeyeceğim. Elektrik zamlarını devlet yapmadı diyorlar. Evet AKP yaptı. Ben mi yaptım? Vatandaş mı yaptı? Devleti yöneten AKP yaptı. 5’li çeteye tek kelime dahi etmiyorlar. Zamları yapıyorsunuz. Vatandaşı inim inim inletiyorsunuz.

Zamlara yağmur gibi yağıyor. Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapılır mı? Akıl alacak şey değil. Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelse beni korkutamaz! Bahçeli de bugün konuşmuş. Demiş ki “Kılıçdaroğlu’na kandil gönderin.” Göndermişler de. Çok güzel. Onları partinin müzesine koyacağım, zamları en çok savunan Bahçeli’nin gönderdiği kandiller olarak” şeklinde cevap verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki haftalık bir aranın ardından partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

“Elektrik faturamı ödemeyeceğim dedim. Niçin dedim? Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını benim topluma hissettirmem lazım. O nedenle ödemeyeceğim.

Elektrik faturası için partililer bana sordu, “Biz de mi ödemeyeceğiz?” dediler. “Hayır” dedim. Siz ödeyin.  Ben orada faturasını ödemeyen ailelerin hissettiklerini ve acılarını topluma duyurmak için ödemeyeceğim.

“Vatandaşı inim inim inletiyorsunuz”

Elektrik zamlarını devlet yapmadı diyorlar. Evet AKP yaptı. Ben mi yaptım? Vatandaş mı yaptı? Devleti yöneten AKP yaptı. 5’li çeteye tek kelime dahi etmiyorlar. Zamları yapıyorsunuz. Vatandaşı inim inim inletiyorsunuz.

Zamlara yağmur gibi yağıyor. Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapılır mı? Akıl alacak şey değil. Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelse beni korkutamaz!

Bahçeli de bugün konuşmuş. Demiş ki “Kılıçdaroğlu’na kandil gönderin.” Göndermişler de. Çok güzel. Onları partinin müzesine koyacağım, zamları en çok savunan Bahçeli’nin gönderdiği kandiller olarak.

Kutuplaştırıcı bütün söylemleri tarihe gömüp kucaklaşmak, birlik ve beraberlik bayrağını şanlı bayrağımız gibi dalgalandırıp, birbirimizle helalleşebileceğimiz bir gün olsun istiyoruz. Bugün ülkemiz ve milletimiz için bir milat olsun istiyoruz.

Türkiye dert küpüne dönmüş durumda. Herkesin derdi var. Herkes şu veya bu şekilde Türkiye’nin dertlerini konuşuyor. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Türkiye’nin sorunlarının çözümünde marka olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Gazeteci örgütleri geldi, görüşme gerçekleştirdik. Gazeteciler, halkı aydınlatmak için yola çıkıyor. 2021’de 54 gazete kapandı. Son üç yılda 119 gazete kapanmış. Bu sıradan olay değildir. 119 gazetede çalışan medya mensuplarının işsiz kalması demektir

Bizde maalesef medya iktidarı savunuyorsa her türlü imkanın sağlandığı bir organa dönmüş durumda. Gazeteci gazeteciliğin hakkını vermek zorundadır.  Halkı aydınlatmak için yola çıkanlar en büyük sorunu yaşar hale getirdiler.

Gazeteci kalemini satmayan kişidir. Aklını kiralayan kişiye gazeteci denmez. Doğru haberlere erişim engeli geliyor. Gerçek gazeteciler basın kartı almakta zorlanıyorlar.

Gazetecilere sesleniyorum: “Millet İttifakı’nı destekleyeceksiniz” demiyorum. “İttifakı yakından takip etmelisiniz” diyorum. Medyaya nasıl önem verdiğimizi göreceksiniz.

Isparta’ya günlerce elektrik verilmedi. İnsanlar perişan oldu. İki genel başkan yardımcımız ilk günden itibaren Isparta’yı gezdiler. Dört gün sonra bakan oraya helalleşmek için gitti. Senin görevin ne? 21. yüzyılın Türkiye’sinde bunun sorumlusunun olması lazım.

Isparta’da elektrik kesintisinden dolayı bütün vatandaşların tazminat alma hakkı var. Baroya müracaat edip dava açsınlar. Avukat tutamazsanız avukat masrafınızı da karşılayacağız.

Fatura ve hayat pahalılığının bir sorumlusu olması lazım. Kim bu sorumlu? Gerçi bizim “Yeliz” bulmuştu. CHP yüzündenmiş. Allah akıl fikir versin bunlara.

Bizi bir araya getiren vatan sevgisi!

Altı partinin genel başkanları olarak buluştuk. Yan yana gelemez diyorlardı, geldik. Ayrı partileriz ama neden bir araya geldik? Çünkü Türkiye’nin felakete sürüklendiğini, yaşanamaz bir Türkiye ortaya çıktığını altı parti genel başkanı olarak biliyor, görüyoruz.

İyi ki bu ülkede sağlıklı, tutarlı, ülkenin geleceğini düşünen bir muhalefet var. Bizler tüm olumsuz koşullara, iftiralara, hakaretlere rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi! 28 Şubat günü altı lider yeniden buluşacağız. Demokrasiyi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İzmir’den İktidara Yüklendi

İzmir’de Buca Metrosu’nun temel atma törenine katılan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, “Karamsarlığa asla kapılmayın. İnançla, kararlılıkla adımlarımızı atacağız ve hedefe ulaşacağız. Hedef iktidar. Halkın iktidarı. Milletin iktidarı” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Hiç endişe etmeyin sevgili gençler. Gerçekten de güzel günler göreceğiz ve gerçekten de sizler motorları maviliklere süreceksiniz, bunun bütün alt yapısını oluşturacağım. Bu ülkenin gençleri umutsuzluğa kapılmayın. Geleceğinizi yurt dışında aramayın. Bu ülkenin güzel gençleri, size yaşanabilir bir Türkiye’yi bırakacağız. Yaşanacak bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye’yi beraber Millet İttifakı ile birlikte yapacağız ve ayağa kaldıracağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Buca Metrosu’nun temel atma törenine katıldı. Kılıçdaroğlu, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Hiç endişe etmeyin sevgili gençler. Gerçekten de güzel günler göreceğiz ve gerçekten de sizler motorları maviliklere süreceksiniz, bunun bütün alt yapısını oluşturacağım. Bu ülkenin gençleri, sakın umutsuzluğa kapılmayın. Bu ülkenin güzel gençleri, sakın geleceğinizi yurt dışında aramayın. Bu ülkenin güzel gençleri, size yaşanabilir bir Türkiye’yi bırakacağız. Yaşanacak bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye’yi beraber Millet İttifakı ile birlikte yapacağız ve ayağa kaldıracağız.

İzmir için tarihi bir gün. Belediye Başkanımız gayet güzel bütün ayrıntıları anlattı, en büyük yatırımlardan birisi. Bütün baskılara rağmen, bütün ekonomik açıdan var olması gereken avantajların kısıtlanmasına rağmen, belediye başkanlarımız ellerinden gelen bütün çabayı gösteriyorlar. Tunç Başkanımız da diğer belediye başkanlarımız da bütün baskıları aşarak görevlerini sürdürüyorlar.

Ankara’ya mesaj gönderdiler. Buradan ben de göndereyim bir mesaj: Yakında toplayacaksın Bakanlar Kurulu’nu. Elektrik zamlarını geri al. Bir daha ifade ediyorum, elektrik zamlarını geri al. Yüzde 127 zam. Yüzde 127 zam yakışmıyor, bize yakışmıyor, Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyor. Sarayında oturacaksın, her şey bedava olacak, elektriğin bedava, kira ödemeyeceksin, yol parası ödemeyeceksin, yemek parası ödemeyeceksin, hiçbir şey ödemeyeceksin; vatandaşa gelince yüzde 127 zam. Söylüyorum; geri almasını istiyorum. Birlikte söylemeliyiz.

(‘Hükümet istifa’ sloganı atılması üzerine) Arkadaşlar, ortada hükümet yok ki istifa etsin. Bir kişi var. Yok öyle hükümet falan yok, eskiden vardı hükümet.

Şundan emin olmanızı isterim: Siz gerçekten de her beraber siz güzel bir Türkiye’de yaşayacaksınız. Bakın; özgürlüğü tadacaksınız yeniden, yeniden güzelliği göreceksiniz. Bu ülkenin her tarafında, bu ülkenin her ilinde herkes huzur içinde gezecek. Barışı getireceğiz, özgürlüğü getireceğiz, birlikte yaşamayı getireceğiz. Hiç kimseyi kimliği dolayısıyla, inancı dolayısıyla, yaşam tarzı dolayısıyla eleştirmeyeceğiz, ötekileştirmeyeceğiz. 84 milyonun kucaklaştığı güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.

Gerçekten de bu ülkeye adaleti getireceğiz. Gerçekten de huzuru getireceğiz. Bu ülkede adaletin olmadığını biliyorum. Bu ülkede binlerce çocuğun yatağa aç girdiğini biliyorum. Bu ülkede büyük kaynakların ‘beşli çete’lere tahsis edildiğini biliyorum. Bu ülkede milyonlarca gencimizin işsiz olduğunu biliyorum. Bu ülkede evlerde huzurun olmadığını, büyük ölçüde evlerde huzurun olmadığını biliyorum. Bu ülkede geçinmenin de çok zor olduğunu biliyorum. Ama bütün bunlar rağmen diyorum ki; moralinizi bozmayın, sandık gelecek ve göndereceğiz onları, demokrasi içinde göndereceğiz.

Bu güzel bir slogan, ‘birleşe birleşe kazanacağız…’ Ve güzel bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz. Kavga etmeden, beraber düşünerek, sorunları masaya yatırarak ve sorunlara akılcı çözümler getirerek beraber Türkiye’yi inşa edeceğiz. Güzel bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Huzurlu bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.

Sevgili gençler; sizler Tweet attığınızda korkmayın. Millet İttifakı’nın iktidarında korkmayacaksınız. Sabahın köründe polis gelip evinizi basmayacak. Bundan emin olacaksınız. Milletin iktidarında yani Millet İttifakı’nın iktidarında, hep beraber iktidar olduğumuzda, halk için çalışacağız. Gençlerimiz için çalışacağız. Kadınlar için çalışacağız. Hiç kimse aç ve açıkta kalmayacak. Ve bir şeyi daha getireceğiz. Halktan topladığımız her kuruşun hesabını halka vereceğiz. Halkına hesap vermeyen siyasi anlayışı reddediyoruz, reddedeceğiz beraber. Beraber; kadın erkek, yaşlı genç beraber güzel Türkiye’yi inşa etmek zorundasınız.

Ayrıca şunu da ifade edeyim. İzmir Milletvekili olmaktan da gurur duyduğumu ifade etmeliyim. Sizlere hizmet etmek, İzmirlilere hizmet etmek, İzmirliler için çalışmak benim için ayrı bir gurur vesilesi.

Türkiye’nin bütün sorunlarını üç aşağı beş yukarı bilmiyoruz yaşıyoruz ama buna karşın umutsuz değiliz, buna karşın umutluyuz. Beraber güzel Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bu konuda emin olmanızı isterim. Bir kez daha vurguluyorum, Bir kez daha vurguluyorum; karamsarlığa asla kapılmayın, ‘efendim bunlar gelirse şöyle olur, bunlar gelirse böyle olur…’ Ne derlerse desinler; inançla, karalılıkla adımlarımızı atacağız ve hedefe ulaşacağız. Hedef iktidar, halkın iktidarı, halkın; milletin iktidarı! Bir avuç tefecinin değil, bir avuç azınlığın değil, ‘beşli çete’lerin değil halkın iktidarını kuracağız ve halkla birlikte yöneteceğiz. Her kuruşun hesabını vererek.

Bakın Belediye başkanlarımız bütün aksaklıklara, bütün engellemelere rağmen görev yapıyorlar. Burada İzmir’de tarihinin en büyük metro yatırımı. İstanbul’da 10 ayrı metro inşaatı, aynı anda sürdürülüyor. Gidin Antalya’ya, Mersin’e, Adana’ya, Aydın’a, Eskişehir’e göreceksiniz Belediye Başkanlarımız mükemmel çalışıyorlar, Belediye Başkanlarımız halkın nabzını tutuyorlar. Belediye Başkanlarımız halk için çalışıyorlar ve halka hesap veriyorlar. Şunu söyledim Belediye Başkanı arkadaşlarıma; “Yaptığınız her yatırımın kaça mal olduğunu millete söyleyeceksiniz. Milletimiz bilecek paranın nereye harcandığını, ne kadar harcandığını bilecek.” Saydam bir devlet yönetimini getireceğiz arkasından. Her kuruşun hesabını veren bir devlet yönetimi bizim idealimizdir ve bunu getireceğiz.

İzmir’in dağlarında çiçekler çok açtı ve açmaya da devam edecek hiç endişe etmeyin. Efendim kısaca; bu yatırımı gerçekleştiren işçisinden, mühendisinden, Belediye Başkanına kadar hepsine yürekten teşekkür ediyorum.  Birazdan temelleri atacağız ve bitince temelini attığımız metronun açılışını da yapacağız inşallah.

Hepinize en içten sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Hiç endişe etmeyin, sabırla bekleyin, sabırla. Sandığı getirecekler, derslerini vereceğiz. Demokratik yollarla bunları göndereceğiz. Bir daha gelmemek üzere göndereceğiz bunları.”

 

Paylaşın

CHP’den Dikkat Çeken ‘Helalleşme’ Videosu

CHP, “Kutuplaştırıcı bütün söylemleri tarihe gömüp kucaklaşmak, birlik ve beraberlik bayrağını şanlı bayrağımız gibi dalgalandırıp, birbirimizle helalleşebileceğimiz bir gün olsun istiyoruz. Bugün ülkemiz ve milletimiz için bir milat olsun istiyoruz.” notuyla dikkat çeken bir video yayınladı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) resmi sosyal medya hesabından ‘Helalleşme yolculuğu başladı’ etiketiyle bir video yayınladı.

“Kutuplaştırıcı bütün söylemleri tarihe gömüp kucaklaşmak, birlik ve beraberlik bayrağını şanlı bayrağımız gibi dalgalandırıp, birbirimizle helalleşebileceğimiz bir gün olsun istiyoruz. Bugün ülkemiz ve milletimiz için bir milat olsun istiyoruz. ” notunun düşüldüğü videoda şu ifadeler yer aldı:

Sevgili halkım, iktidarlar hep değişti ama bu ülkenin makus talihi hiç değişmedi. İşte bu yüzden iktidara gelmekten çok daha önemli bir vizyonum var. Bu ülkenin makus talihini değiştirmek istiyorum. Ülkemiz, yaralı insanların ülkesi. O kadar ağır yaralarımız var ki, o kadar incinmişiz ki hiçbirimiz geleceğe bakamıyoruz.

Evet, Kemal Kılıçdaroğlu olarak bana sadece iktidarı devralmak yetmiyor. Ben ülkeme bir miras bırakmak istiyorum. Bu ülkenin artık huzura kavuşmasını ve önüne bakabilmesini istiyorum.

Ben bu yaraların kapanması için helalleşme yolculuğuna çıkıyorum. Geçmişte kırdığımız, korkuttuğumuz topluluklarla, bireylerle artık helalleşme zamanı. Ne pahasına olursa olsun yaralarımızı iyileştirmek için geçmişte yapılan hataların sorumluluğunu almayı ve bunlar için birbirimizden helallik istemeyi bilmeliyiz.

Düşündüğümüzden daha güçlüyüz biz. Düşündüğümüzden çok daha cesuruz biz. Hep birlikte umuda, barışa ve sevince yürüyebilmek, ancak birbirimizin yaralarını sararak mümkün olacak.

Dünle birlikte gitti cancağızım, ne varsa düne ait. Şimdi, yeni şeyler söylemek lazım.”

Paylaşın