‘Altılı Masa’da İkinci Turun İlk Üç Gündemi Belirlendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa’nın ikinci tur görüşmelerini ilk gündemi Siyasi Ahlak Yasası, İstanbul sözleşmesi ve Strateji Planlama Teşkilatı olacak…

Meclis’in 1 Ekim günü açılmasının ardından 2 Ekim’de de CHP’nin ev sahipliğinde 6’lı masanın 2. tur görüşmeleri başlayacak.

Sözcü’den Emin Özgönül’ün haberine göre, Alt komitelerin masaya getirecekleri konular da netleşiyor. Meclis çoğunluğu elde edilirse ilk bir hafta içinde “Siyasi ahlak yasası, İstanbul Sözleşmesi ve Strateji Planlama Teşkilatı’”yasaları çıkarılacak.

Göçmenler, Dış politika, Tarım, Sanayi ve Eğitimde atılacak adımlar için de planlamalar yapıldı. TBMM’de elde edilecek çoğunluğa göre Anayasal değişiklikler devreye sokulacak.

Kılıçdaroğlu’nun ismi ön planda

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi giderek kuvvet kazanırken, adayın kim olacağı alt komitelerde yapılacak ön çalışmalar sonucu masaya getirilecek. Bu çalışmada aday ismi belirtilmeyecek ancak 13. Cumhurbaşkanının seçimi kazanabilmesi için hangi kriterlere sahip olması, hangi kesimlerde oy potansiyelinin bulunması gerektiği, halkın güven duygusu gibi maddeler vurgulanacak. Adayın seçim kampanyasında yürütmesi gerekli strateji de belirlenecek. Altı siyasi partinin hangi seçim çevresinde listeler üzerinde işbirliği yapacağı ve ortak adaylar konusu da değerlendiriliyor.

CHP ev sahipliği yapacak

Meclis’in 1 Ekim günü açılmasının ardından 2 Ekim’de de CHP’nin ev sahipliğinde 6’lı masanın 2. tur görüşmeleri başlayacak. Güçlendirilmiş parlamenter sistem de bu turun önemli ayağını teşkil edecek. Yeni sisteme geçilene kadar çıkarılacak yasalar ve KHK’lar için çalışmalar da yapıldı. Seçimlerde TBMM’de elde edilecek çoğunluğa göre Anayasal mevzuat değişiklikleri de devreye sokulacak. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi kazanılırsa KHK’lar öne çıkacak. TBMM çoğunluğu elde edilirse de çıkarılacak yasalar ön planda olacak.

Paylaşın

‘Altılı Masa’ Liderleri Arasında Sürpriz Görüşme!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa’nın 2 Ekim’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde başlayacak ikinci tur öncesi liderler arasında gerçekleşecek görüşme trafiği kulisleri hareketlendirdi.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın aktardığına göre, Ortak Cumhurbaşkanı adayı tartışmalarıyla ilişkilendirilen temas trafiğinin aslında daha önce de yapılan ama kamuoyuna çok yansımayan liderler arası temas trafiği olduğu öğrenildi.

Ankara kulislerine ilk olarak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in DEVA ve Gelecek Partisi Genel Başkanları ile bir görüşme yapacağı yansıdı. CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’li bakan olabilir” sözleri ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun “Kemal Bey aday olmazsa masa dağılır” açıklamalarının ardından kulislere yansıyan bu görüşmeler adaylık tartışması ile ilişkilendirildi. Ancak kaynaklar bunu doğrulamadı.

Altılı Masa’da yer alan partilerin kurmaylarından edinilen bilgiye göre liderlerden söz konusu görüşme ile ilgili randevu talebi Akşener’den değil DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan geldi. Babacan masadaki beş liderden ayrı ayrı randevu talep etti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşme geçen hafta gerçekleşti. Bugün akşam da Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile görüşecek. Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile de çarşamba günü bir araya gelecek.

Edinilen bilgiye göre görüşmede gündem maddeleri Altılı Masa’yı oluşturan partilerin üzerinde çalıştığı konular olacak. Seçimin kazanılması durumunda vaat edilen parlamenter sisteme geçişe kadar Türkiye’nin nasıl yönetileceğini içeren Geçiş Sürecinin Yol Haritası, seçim güvenliği ve iletişim komisyonu gibi çalışmaların değerlendirilmesi için bu randevunun talep edildiğini anlatan kurmaylar, “Aslında liderler arasında böyle görüşmeler yapılıyor. Sayın Babacan da yürütülen çalışmalarla ilgili bir istişare görüşmesi yapıyor. DEVA Partisi çalışma alanlarında ev ödevlerini büyük ölçüde tamamladı. Bunları liderlerle paylaşıyor. Bu liderlere de sunulan çalışmalar kapsamında kendi içlerinde değerlendirme yapma imkanı sunuluyor. Bir istişare görüşmesi olarak değerlendirmek mümkün. Görüşmeler bu çerçevede yapılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu görüşme taleplerinin geçen hafta Kuşoğlu’nun açıklamalarından önce alındığına dikkat çeken kurmaylar, Kılıçdaroğlu ile yapılan görüşmede de adaylık konusunun ele alınmadığını söyledi.

Amaç ‘Altılı Masa’yı güçlendirmek

Kurmaylar söz konusu görüşmelerin “Altılı Masa’da kriz var”, “Altılı Masa çatlıyor” şeklinde yansıtılan tartışmalarla kesinlikle ilişkisi olmadığını, tersine Altılı Masa’yı güçlendirme amacı taşıdığını savunuyor. Görüşmeler için, “DEVA Partisi kendi çalışmalarını ve sonuçlarını liderlerle paylaşıyor. 2 Ekim’de yapılacak toplantı öncesi Sayın Kılıçdaroğlu da gündemi belirlemek için gelecek hafta liderlere bir ziyaret gerçekleştirecek. O ziyaretlerin ardından bir gündem netleşecek. Babacan’ın görüşmeleri de bu gündemi, toplantı sonrası açıklanacak bildiriyi zenginleştirecek bir amaç taşıyor. Masa’nın dağılması değil masanın daha da güçlenmesi için bu çalışmalar yapılıyor” deniliyor.

Liderlerin açıklamasına göre Altılı Masa geçiş sürecinin yol haritasında uzlaşma olmadan ortak aday konusunu gündeme almayacak. Bu şekilde yapılan ikili görüşmelerin de bu süreci hızlandırmaya katkı sunabileceği kaydediliyor.

Paylaşın

İktidar, Rekor Bütçe Açığına Doğru Koşuyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, bugün yaptığı yazılı açıklamada, yıl bitmeden TBMM’den ikinci bütçeyi çıkaran iktidarın, aldığı ek ödeneği de faize aktardığını vurguladı.

“Merkezi yönetim bütçesi, KİT’lere borç verme, iç ve dış borçlar ile bankaların toplayıp kredi olarak sattığı kur korumalı mevduatlar (KKM) için faiz ödeme bütçesine dönüştü diyen Bulut, “Bu yılın ilk sekiz aylık döneminde iç ve dış borç faiz ödemeleri 169,6 milyar liraya yükseldi. KKM için ödenen 75,6 milyar liralık faiz ödemeleri de dahil edildiğinde, toplam faiz ödemesi 245,2 milyar liraya ulaştı. Bütçe, faiz ödemeleri nedeniyle kevgire döndü. AKP döneminde bütçeden yapılan faiz ödemeleri, 1 trilyon 543 milyar liraya kadar ulaştı. Yıl sonuna kadar bütçeden iç ve dış borçlar için toplam 330 milyar lira faiz ödenmesi öngörülüyor. Bu tutar, KKM için yapılacak faiz ödemesiyle birlikte 500 milyar liraya yakın bir büyüklük oluşturacak” ifadelerini kullandı.

Bulut, şunları kaydetti: Hiçbir şekilde rakamları tutmayan Orta Vadeli Program’da, 17 Ekim’de TBMM’ye sunulacak olan 2023 yılı bütçesiyle iç ve dış borçlar için ödenecek faiz tutarı şimdiden 565,6 milyar lira olarak öngörülüyor. Gelecek yıl KKM için ne kadarlık bir faiz farkı ödemesi yapılabileceğine ilişkin tahmin henüz belli değil. KKM’nin bütçeye yükü, kartopu gibi günden güne büyüyor.

Bütçeye yükünün ne kadar olacağı henüz belli olmasa da en iyi ihtimalle 200 milyar liraya yaklaşacak KKM faiziyle birlikte 2023 yılında bütçenin faiz yükünün en az 750 milyar liraya bulacağı belirtiliyor. Sadece iç ve dış borç faiz ödemesi için 2023 yılında ayrılan tutar, 2022 yılındaki 330 milyar liraya göre yüzde 71,5 oranında artacak ve bütçenin en yüksek artan kalemi olacak.

“İktidar, rekor bir bütçe açığına doğru gidiyor”

Hem bu yılın hem de gelecek yılın bütçesinde büyüyen bir başka kalem ise KİT’lere bütçeden verilecek ‘borç’ olarak gözüküyor. Bu yılın ilk sekiz aylık döneminde bu kuruluşlara bütçeden verilen borç, geçen yıla göre 6 kat artarak 150 milyar lirayı geçti. Bu rakamın, bu yılın tamamında 292 milyar lirayı, gelecek yıl ise 359 milyar lirayı bulması bekleniyor. Bütçede ‘borç verme’ adıyla sınıflandırılsa da KİT’lere verilen bu tür borçlar geri tahsil edilemiyor. Seçim yılı olan 2023 için kesenin ağzını açacak olan iktidar, rekor bir bütçe açığına doğru gidiyor.”

Paylaşın

7 Ayda 966 Bin Kişi İcralık Oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, partisinin Genel Merkezi tarafından hazırlanan Haftalık Ekonomi Raporu’ndan verileri derledi ve yurttaşların borç krizine ilişki değerlendirmelerde bulundu.

İcra takibi sayısının sürekli arttığı, vatandaşın gıdaya erişimde zorlandığını, dar ve sabit gelirlinin ise konut sahibi olmasının artık olanaksız hale geldiğini vurgulayan Gürer, “İcra ve borçlanma artıyor. Yoksulluk yaygınlaşıyor. Dar ve sabit gelirli ekmeği her geçen gün küçülüyor. Lokmaya doğru iniyor. Ailece çalışarak yaşama tutunmaya çalışanlar dahi sağlıklı beslenmeden uzaklaşıyor” ifadelerini kullandı.

‘966 bin kişi yasal takipte’

Evrensel’de yer alan habere göre Gürer, bu yılın ilk 7 ayında 538 bin 254 kişinin kredi kartı borcunu, 659 bin 89 kişinin de tüketici kredisi borcunu zamanında ödeyemediği için yasal takibe alındığını aktardı. Gürer, birden fazla bankaya olan borcu yüzünden ya da hem kredi kartı hem de tüketici kredisi aynı anda takibe alınanlar tek kişi sayıldığında bu dönemde toplam 966 bin 463 kişinin bankalar tarafından icra takibine alındığını kaydetti.

İcra takibine alınan tekil kişi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 224 bin 993 kişi arttığına da vurgu yapan Gürer, “Önceki yıllarda takibe alınıp icraya verilenlerden borcu devam edenlerin sayısı temmuz sonu itibarıyla 4 milyon 144 bin 303 kişiye ulaştı. Bu durumda olanların sayısında geçen yıl temmuz ayına göre 500 bin kişilik bir artış yaşandı” bilgisini paylaştı.

Gürer, “İcra dosyaları gelir gider dengesi sürekli bozulup borcunu ödeyemeyenlerin içinde bulunduğu zor şartlarında göstergesidir” diye konuştu.

CHP Milletvekili Gürer, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre, bankalara kredi kartı ve tüketici kredisi borcu bulunan vatandaş sayısının son bir yılda bir milyon 892 bin kişi daha artarak 36 milyon 362 bin kişiye yükseldiğine dikkat çekti. Gürer, “Vatandaş borcu borçla ödeyip ayakta kalmaya, yaşamı sürdürmeye çalışıyor. Bankalara mecbur yaşam riskli. Ödeyemediğinde ise icra kapıda” şeklinde konuştu.

Konut fiyatları hatırlatması

Konut fiyatlarının son bir yıl içinde yüzde 173,8 arttığına da değinen Gürer, konut metrekare birim fiyatının son bir yılda yüzde 198,5 oranında artarak 13 bin 936 TL’ye kadar ulaştığını söyledi.

Bu yıl temmuz ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde Türkiye genelinde ikamet amaçlı konut maliyetlerinde yüzde 110,1 oranında artış yaşandığını aktardı. Gürer, sabit ve dar gelirlilerin ev alabilme umudu olmadığı için TOKİ şartlarına bakmadan başvurduğunu söylerken, uzmanların TOKİ’de yaşanabilecek sorunlara dikkat çektiğini kaydetti.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Seçimi Muhalefet Kazanacak

13’üncü cumhurbaşkanının Altılı Masa’nın göstereceği aday olacağını söyleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ‘‘Cumhur İttifakı parlamentoda çoğunluğu sağlayabilir mi? Hayır. Erdoğan da kabul ediyor, bunu sağlayamayacağını. Erdoğan, ‘Cumhurbaşkanlığını kazanırım ama Meclis çoğunluğu elimden gider’ düşüncesinde. Ama Cumhurbaşkanlığını da biz kazanacağız’’ ifadelerini kullandı.

Muhalefetin kaybetme ihtimalini asla düşünmediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Tam tersine Millet İttifakı’nın oyunu arttırdığını görüyorum, arttıracağını biliyorum, iktidar olacağını düşünüyorum bunu da samimi olarak söylüyorum. Onların oylarının nasıl eridiğini biliyoruz. Bu sürecin çok iyi değerlendirilmesi kanısındayız.” dedi ve ekledi:

“Daha iyi çalışmalıyız. Cumhuriyet Halk Partisi belki tarihinde ilk kez bu kadar çalışıyor. Urfa’da bir ekibimiz var, Van’da Hakkari’de bu hafta çalıştık. Hafta başı Elazığ’da grup toplantısı yapacağız. Daha önce Erzurum’da yaptık. CHP’nin en zayıf olduğu ilerde toplantılar yapıyoruz. Sadece şehir merkezlerinde değil ilçelerde de. Bir kere gidiyoruz ve dönüyoruz değil. Bir ay sonra bir daha gidiyoruz aynı yere.”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da Gerçek Gündem’in bazı yazar ve yöneticileri ile bir araya geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Umut Şenol’un da katıldığı kahvaltılı sohbet toplantısında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, erken, baskın ya da zamanında yapılacak seçimin galibinin muhalefet olacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu‘, “Cumhur İttifakı parlamentoda çoğunluğu sağlayabilir mi? Hayır. Erdoğan da kabul ediyor, bunu sağlayamayacağını. Erdoğan, ‘Cumhurbaşkanlığını kazanırım ama Meclis çoğunluğu elimden gider’ düşüncesinde. Ama Cumhurbaşkanlığını da biz kazanacağız’’ ifadelerini kullandı.

‘‘Peki Cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Kemal Kılıçdaroğlu Millet İttifakı’nın adayı olacak mı?’’ sorusu üzerine “Adayı henüz Altılı Masa’da hiç konuşmadık ama bugünden adayı belirlememek konusunda aynı fikirdeyiz” yanıtını verdi.

CHP lideri şunları söyledi:

“Benim adaylığımla ilgili; biz altı lider bugüne kadar bir araya gelip cumhurbaşkanlığı adaylığını hiç konuşmadık. Ama ‘Cumhurbaşkanı’nın niteliği ne olmalı?’ İşte bu soruya yanıt vermek için biz olması gereken nitelikleri belirledik. O nitelikler Altılı Masa’nın altı genel başkanın ortak taahhüdü.

Bugünden cumhurbaşkanı adayını belirlememek konusunda aynı fikirdeyiz. Altı lider de aynı fikirde. Nedeni de şu: Ya önce her konuda yüzde 100 anlaşalım ki adayımız ne yapacağını bilsin. Yüzde 100 görüş birliği içinde olmazsak cumhurbaşkanı adayı çıkıp bir şey söylediğinde öbür taraf farklı şey söylerse nasıl oy verecek vatandaş? Bu bir kafa karışıklığı yaratır. Zamanı gelince oturup konuşulur.

Altı liderin de üzerinde durduğu tek şey şu: Türkiye bu beladan bir şekilde kurtulmalı. Kurtuluş için beraber birlik içinde olmalıyız. Diyelim seçim 23’ünde yapıldı. Sorun 23’ünde değil 24’ünde. O gün ne olacak? Uzun uzun konuşacak mıyız? Aşama aşama mı devreye sokacağız? Hangi zaman diliminde güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçeceğiz? Cumhurbaşkanı karar alırken nasıl davranacak? Bütün bunların bir şekilde belirlenmesi gerek.”

“Birinci parti olacağız”

CHP lideri, “Millet İttifakı var mı yok mu?” tartışmalarına da sorular üzerine açıklık getirdi:

“Bildiğiniz gibi ‘İttifak yok’ diye açıklama yapıldı. İttifak yok zaten. İttifak daha sonra ortaya çıkacak. Biz şu anda bir ‘masa’nın etrafındayız. Hepimizin ortak bir amacı var. Biz daha cumhurbaşkanı adayını belirlemedik. İktidar olduğumuzda neleri yapacağımız konusunda alacağımız yol var. Bu konuda da ekipler çalışıyor. Evet, genel başkanlar

Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi daha birçok parti daha seçime girecek. Bu partiler ayrı ayrı girer gibi görülüyor.

Ben cumhurbaşkanlığı seçiminde bu partilerin yıllarca eleştirdikleri Erdoğan’dan yana tavır koymayacaklarını düşünüyorum. Belki sandığa gitmezler, düne kadar eleştirdiği partinin liderine nasıl oy verecek? Küçük partilerin şu aşamada ittifaka girmeleri zor.

7. parti olmayacak. Altılı masa altı olarak kalacak o konuda görüş birliği var. Cumhurbaşkanı seçimleri dolayısıyla daha sonraki süreçte işbirliğine girilebilir. Gelelim ‘dostlarımız’dan kimleri kastettiğime.

Dostlarımız derken tüm demokrat güçlerle bu ‘düzeni’ değiştirebileceğimizi ifade ettik. Yoksa sadece dostlarla siyasi partileri işaret etmiyoruz. Gençler, kadınlar, sivil toplum kuruluşları hepsi.

Muhalefetin kaybetme ihtimalini asla düşünmüyorum. Tam tersine Millet İttifakı’nın oyunu arttırdığını görüyorum, arttıracağını biliyorum, iktidar olacağını düşünüyorum bunu da samimi olarak söylüyorum. Onların oylarının nasıl eridiğini biliyoruz. Bu sürecin çok iyi değerlendirilmesi kanısındayız. Daha iyi çalışmalıyız.

Bu çalışmalarla CHP oylarında istikrarlı ve çok kararlı bir artış var. Birden bire çıkıp inmek değil. Sağlıklı ilerliyoruz. Ak Parti’yi de geçeceğiz birinci parti olacağız. Buna inanıyorum, hiçbir endişem yok.”

Paylaşın

‘Altılı Masa’da Cumhurbaşkanı Adayı Nasıl Belirlenecek?

Muhalefetin ortak Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusu kadar bunun nasıl bir usulle belirleneceği de merak konusu. Bir görüşe göre geçiş süreci çalışması tamamlandıktan sonra Altılı Masa’nın bir toplantı gündemi sadece adaylık olacak.

Liderler bu toplantıda aday önerisini yapacak ya da liderler arasında adaylık beyanında bulunan olacak. O toplantıda karar verilmeyecek. Liderler ortaya atılan ismi ya da isimleri parti kurullarına götürerek değerlendirecek ve tekrar masaya gelerek bir karara varacak. Ancak adayın bu şekilde belirleneceği görüşüne itiraz da var.

Aday belirleme süreci başladıktan sonra bunun parti kurullarına götürülüp değerlendirildiği zaman diliminin kimi spekülatif tartışmalara vesile olup süreci zehirleyebileceğine dikkat çeken ikinci görüşe göre aday belirleme sürecinde en doğrusu liderlerin parti kurullarından tam yetki alarak o toplantıya katılması olacak.

Bu görüşü savunanlara göre kararın verileceği toplantı öncesinde liderler ya da kurmayları düzeyinde bir temas trafiği olabilir ve korunaklı şekilde gerçekleşen bu trafiğin ardından kamuoyuna duyurulan tarihte aday görüşülüp açıklanır.

Altılı Masa dağılır mı?

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, Neredeyse her hafta değişik bir başlıkta “Altılı Masada çatlak/kriz var”, “Altılı Masa dağılıyor” iddiası gündeme geliyor. Başta CHP ve İYİ Parti genel başkanları olmak üzere masada oturan liderler bu iddiaları reddetse de tartışmalar dinmiyor. Altılı Masa’nın iki büyük partisinin kurmayları da bu tartışmaların iktidar tarafından büyütüldüğü görüşünde.

İYİ Parti’de “Altılı masa dağılmaz, çünkü bu masayı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş talebi oluşturdu” diyen bir kurmay ortak “aday çıkarılamasa ya da seçim ittifakı kurulamasa dahi bu masa bu niyet beyanı nedeniyle dağılmaz” diye de ekliyor.

Yine İYİ Parti’den bir başka kurmay da 2018 genel ve 2019 yerel seçimlerinde CHP ile yapılan iş birliğine dikkat çekerek “Bu iş birliği bir sinerji yarattı, topluma umut oldu. Yaşanan tartışmalar masayı etkileyecek bir krize dönüşmez” diyor.

Tüm partilerde masayı koruma isteği ve iradesinin olduğunu söyleyen CHP’li bir yönetici ise, “Polemikler, tartışmalar yaşanabilir. Önümüzdeki süreçte başka tartışmalar da olacaktır ama bu masayı bozan siyasetin çöplüğüne gider. Herkes bu sorumluluğun bilincinde” değerlendirmesinde bulunuyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun En Büyük ‘Adaylık’ Avantajı Ne?

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş’te anlaşan siyasi partilerin kurduğu “Altılı Masa”nın önündeki hedeflerden biri, ortak Cumhurbaşkanı adayı belirlemek. Liderler adayın seçim takvimi açıklanmadan ilan edilmeyeceğini söylese de tartışmalar durmuyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre Aday olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş öne çıkıyor. Kılıçdaroğlu partisinin belediye başkanı olan iki ismin adaylığına sıcak bakmadığını birçok kez ifade etti. Ancak kendi adaylığı için de “Kazanabilir mi” endişesi giderilmiş değil.

Altılı Masa’da yer alan partilerin kurmayları arasında Kılıçdaroğlu’nun kazanma riski olmadığını söyleyen çok sayıda yönetici var. Yöneticiler Kılıçdaroğlu’nun Meclis kürsüsünde AK Partili bir milletvekilinin adaylık sorusu üzerine, “Aday olup olmayacağımı nereden biliyorsun” yanıtının ardından anketlerde çok ciddi bir yükselişe geçtiğine dikkat çekiyor, “Bugün Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı yarışında rakip adayla eşit, 2 puan üstte ya da altında. Adaylık netleştiğinde bu oran daha da yükselir, kafasında soru işareti olanlar da birleşir” diyor.

Kılıçdaroğlu’nun kazanma sorunu olmayacağını savunanlar, bazı avantajlarına da dikkat çekiyor. 10 yılı aşan sürede iktidar cenahından Kılıçdaroğlu hakkında söylenmedik söz kalmadığına dikkat çekenler, “Bir Bay Kemal vardı, onu da elinden aldı. Adı geçen belediye başkanları için bu zor. Doğru-yanlış bir sürü iddia, polemik yaşanır. Korkarız ki bunu yönetmeleri zor olur. Bir önemli avantaj da sermaye ilişkisi, onların karşısında durma açısından da bunu en iyi yapabilecek insan şu an Kılıçdaroğlu görünüyor” diyor.

CHP’deki anketlere göre oy oranları

İktidardan muhalefete tüm partiler “Türkiye’nin en kritik seçimine hazırlandığını” söylüyor. Bir sürpriz olmazsa 18 Haziran’da yapılması planlanan seçimler öncesi neredeyse her gün yeni bir anket yayınlanıyor. Öyle bir anket enflasyonu var ki artık partiler de yayın kuruluşları da bu anketlerin ortalamasını alan analizler yapıp onun üzerine değerlendirmeler yapar hale geldi.

CHP de anketlere böyle bakıyor. Farklı araştırma şirketlerinin yaptıkları ve kendi yaptırdıkları anketleri de değerlendirdikleri çalışmaların sonucunda ulaştıkları verilere göre AK Parti ile CHP parlamento seçimlerinde yüzde 30-31 oranıyla başa baş durumda. CHP analizleri İYİ Parti’nin oy oranının yüzde 20’lerde olduğu iddialarını ise doğrulamıyor.

İYİ Parti’nin maksimum yüzde 13-14 bandında olduğu değerlendirmesi yapılıyor, “İYİ Parti kendini güçlü göstermeye çalışıyor. Ama AK Parti’den CHP’ye oy geçişi var. Hatta CHP, MHP’den, İYİ Parti’den daha fazla oy alacak gibi görünüyor” deniliyor. Analizlere göre HDP yüzde 11-12, MHP ise yeni seçim kanunu ile yüzde 7’ye inen seçim barajının sınırında dolaşıyor.

Paylaşın

‘Altılı Masa’ Dağılmaz, Çünkü!

Neredeyse her hafta değişik bir başlıkta “Altılı Masada çatlak/kriz var”, “Altılı Masa dağılıyor” iddiası gündeme geliyor. Başta CHP ve İYİ Parti genel başkanları olmak üzere masada oturan liderler bu iddiaları reddetse de tartışmalar dinmiyor.

Altılı Masa’nın iki büyük partisinin kurmayları da bu tartışmaların iktidar tarafından büyütüldüğü görüşünde. İYİ Parti’de “Altılı masa dağılmaz, çünkü bu masayı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş talebi oluşturdu” diyen bir kurmay ortak “aday çıkarılamasa ya da seçim ittifakı kurulamasa dahi bu masa bu niyet beyanı nedeniyle dağılmaz” diye de ekliyor.

Yine İYİ Parti’den bir başka kurmay da 2018 genel ve 2019 yerel seçimlerinde CHP ile yapılan iş birliğine dikkat çekerek “Bu iş birliği bir sinerji yarattı, topluma umut oldu. Yaşanan tartışmalar masayı etkileyecek bir krize dönüşmez” diyor.

Tüm partilerde masayı koruma isteği ve iradesinin olduğunu söyleyen CHP’li bir yönetici ise, “Polemikler, tartışmalar yaşanabilir. Önümüzdeki süreçte başka tartışmalar da olacaktır ama bu masayı bozan siyasetin çöplüğüne gider. Herkes bu sorumluluğun bilincinde” değerlendirmesinde bulunuyor.

Cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenecek?

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, Muhalefetin ortak Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusu kadar bunun nasıl bir usulle belirleneceği de merak konusu. Bir görüşe göre geçiş süreci çalışması tamamlandıktan sonra Altılı Masa’nın bir toplantı gündemi sadece adaylık olacak. Liderler bu toplantıda aday önerisini yapacak ya da liderler arasında adaylık beyanında bulunan olacak.

O toplantıda karar verilmeyecek. Liderler ortaya atılan ismi ya da isimleri parti kurullarına götürerek değerlendirecek ve tekrar masaya gelerek bir karara varacak. Ancak adayın bu şekilde belirleneceği görüşüne itiraz da var.

Aday belirleme süreci başladıktan sonra bunun parti kurullarına götürülüp değerlendirildiği zaman diliminin kimi spekülatif tartışmalara vesile olup süreci zehirleyebileceğine dikkat çeken ikinci görüşe göre aday belirleme sürecinde en doğrusu liderlerin parti kurullarından tam yetki alarak o toplantıya katılması olacak.

Bu görüşü savunanlara göre kararın verileceği toplantı öncesinde liderler ya da kurmayları düzeyinde bir temas trafiği olabilir ve korunaklı şekilde gerçekleşen bu trafiğin ardından kamuoyuna duyurulan tarihte aday görüşülüp açıklanır.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Borsada Manipülasyon’ Çıkışı: Notunu Alıyorum

Borsadaki manipülasyonlara dikkat çeken CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Borsada yaptığınız manipülasyonları izliyorum ve notumu alıyorum. Küçük yatırımcının çaldığınız parasını size ödeteceğim. Vallahi de ödeyeceksiniz! Erdoğan şürekası, göreceğim sizi” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Borsada yaptığınız manipülasyonları izliyorum ve notumu alıyorum” paylaşımında bulundu.

28 Ağustos tarihinde yayınladığı mesajı alıntılayan Kılıçdaroğlu, “Küçük yatırımcının çaldığınız parasını size ödeteceğim. Vallahi de ödeyeceksiniz! Erdoğan şürekası, göreceğim sizi” dedi.

Kılıçdaroğlu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Merkez Bankası faiz kararları ile ilgili olarak 22 Ağustos’ta yaptığı şu açıklamayı alıntılayarak paylaşımda bulundu:

“Borsada dolandırılan küçük yatırımcının uğradığı zararın telafisi meselesini açayım. Muteber borsa sermayedarlarını hariç tutarak, beni asıl ilgilendiren meseleye geliyorum. Borsada küçük yatırımcı sadece SPK’nın yolsuzluk mekanizmasıyla soyulmadı.

İçeriden bilgi alarak, manipülasyonla küçük yatırımcıyı soyan çeteler var. Bunu hisse grafiklerinden de çok net izliyorum. Örneklerini TCMB faiz kararlarında ve sosyal medyada çıkartılan bazı dedikodular sürecinde de gördüm, notlarımı aldım.

SPK ve Borsa İstanbul bu konudaki şikayetleri görmezden geliyor. Nedenini biliyoruz… Buradan kimlerin nemalandığını da iktidar değişikliğinden sonra ortaya çıkaracağız. Dolayısıyla ekonomi derken, sadece ilk 100 günlük planlar vs. ile bu ülkenin toparlanmayacağını biliyorum.

Bu urları, tefecileri, simsarları, çantacıları temizlemeden; yani devlete nefes aldırmadan, milletin de nefes alamayacağını biliyorum. Devletin nefes borularına yapışmış mikropların hepsini temizleyeceğim.

Dolandırılan küçük yatırımcıların zararlarının telafisi, bu mikropların ve beslediklerinin parası ile telafi edilecek. Konunun bu boyutunu da uzun zamandır takip ediyorum, kimse merak etmesin.”

Paylaşın

3 Yılda 796 Bin Taşınmaz Bankalar Tarafından İpotek Edildi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2019 yılından 2022 yılının ağustos ayına kadar 796 bin 968 taşınmazın (konut, arsa, tarla) özel ve kamu bankalarınca ipotek edildiğini açıkladı.

Manisa’da 36 bin 944, İzmir’de 28 bin 151, Denizli’de 26 bin 97, Aydın’da 24 bin 685, Afyon’da 23 bin 990, Antalya’da 23 bin 683, Yozgat’ta 21 bin 866 taşınmaz ipotek edildi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekonomik krizin ülkemizde giderek derinleşmesi her kesimi ciddi ölçüde etkileyip mağdur etti. Dar ve sabit gelirliler ile gelir gider dengesi bozulan kesimlerin elde avuçta olanı tüketmesi, taşınmazlarının da borç ya da icra yoluyla elden çıkmasına yol açtı” dedi.

Emeğiyle yaşayan yurttaşar geçim sıkıntısı nedeniyle bankalara yönelirken, ipotek verileri de ekonomik krizi ortaya koydu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2019 yılından 2022 yılının ağustos ayına kadar 796 bin 968 taşınmazın (konut, arsa, tarla) özel ve kamu bankalarınca ipotek edildiğini açıkladı. Manisa’da 36 bin 944, İzmir’de 28 bin 151, Denizli’de 26 bin 97, Aydın’da 24 bin 685, Afyon’da 23 bin 990, Antalya’da 23 bin 683, Yozgat’ta 21 bin 866 taşınmaz ipotek edildi.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, bu sayı Ankara’da 19 bin 451, İstanbul’da 9 bin 994 oldu. Cebri satış ile el değiştiren taşınmaz sayısı da 35 bin 828 oldu. Öte yandan, aynı tarihlerde 8 bin 985 arsa, tarla, 171 bin 914 adet konut ve iş yeri yabancılar tarafından satın alındı.

Genelde ipotek tesis edilen taşınmazların incir, zeytin, fidan, kavak, meyve, sebze, çay, narenciye, elma, sera, fındık, fıstık, pamuk, tütün, pirinç, çeltik gibi alanları kapsadığını söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekonomik krizin ülkemizde giderek derinleşmesi her kesimi ciddi ölçüde etkileyip mağdur etti. Dar ve sabit gelirliler ile gelir gider dengesi bozulan kesimlerin elde avuçta olanı tüketmesi, taşınmazlarının da borç ya da icra yoluyla elden çıkmasına yol açtı” dedi.

Paylaşın