‘Altılı Masa’ Anayasa Taslağını Açıkladı: Özgürlükçü Anayasa

‘Altılı Masa’nın 84 maddeden oluşan Anayasa değişikliği önerisinde, kuvvetler ayrılığı ilkesi vurgulanıyor. Yeni sistemde yasamanın etkin ve katılımcı, yürütmenin istikrarlı, şeffaf ve hesap verebilir, yargının ise bağımsız ve tarafsız olması hedefleniyor.

Haber Merkezi / Partili cumhurbaşkanlığı döneminin kapanacağı teklifte, Cumhurbaşkanı 7 yıllığına halk tarafından seçilecek ve seçimle beraber partisiyle ilişkisi sona erecek. Görevi sona eren bir cumhurbaşkanı, seçimle gelinen siyasi bir görev üstlenemeyecek. Cumhurbaşkanına, TBMM Başkanı vekalet edecek. Cumhurbaşkanının kanunlar üzerindeki zorlaştırıcı veto etkisi sona erdirilip geri gönderme hakkı veriliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi, DEVA Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Saadet Partisi Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş için üzerinde uzlaştıkları Anayasa değişikliği önerilerini açıkladı.

Ankara’da Bilkent Otel’deki toplantıya partilerin liderleri Kemal Kılıçdaroğlu, Ali Babacan, Gültekin Uysal, Ahmet Davutoğlu, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu katıldı.

Altı siyasi partinin genel merkez, il ve ilçe yöneticileri ile milletvekilleri de toplantıya katılanlar arasında yer alıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Serhan Yücel, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazıcı, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Uğur Poyraz ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, anayasa taslağını açıklıyor.

Muharrem Erkek, “Bu önerimiz bir toplumsal sözleşme taslağıdır. Seçimlerin hemen ardından TBMM’ye sunacağız… Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle Gazi Meclisi bugün yaşadığı ağır vesayetten kurtaracağız. Yargıyı vesayetten kurtaracağız. Yargının üzerindeki siyasi tahakküme son vereceğiz. Basını, sivil toplum örgütlerini, düzenleyici ve denetleyici kurumları vesayetten kurtaracağız” diye konuştu.

Yeneroğlu, yasama bölümünde hazırlanan değişiklik önerilerinin 5 başlıkta toplandığını belirtti. Seçim barajının yüzde 3’e düşürüleceğini, yasama bağışıklığının güçlendirilerek, dokunulmazlıkların kaldırılması için üye tamsayının salt çoğunluğunu gerekli kılacaklarını, kanun yapım süreçlerinin demokratikleştirilerek Cumhurbaşkanının kanunları veto etme yetkisine son verileceğini, Meclis’in denetim yetkisinin güçlendirileceğini, parlamentoların tarihsel bir kazanımı olan bütçe hakkının devredilmezliği ilkesini tesis edeceklerini söyledi.

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Serhan Yücel, yürütme ile ilgili değişiklik önerileri arasında, cumhurbaşkanlarının bir dönem ve 7 yıl için seçilebilmesini, varsa partisi ile ilişiğinin kesilmesi, kanunları veto yetkisinin kaldırılmasını sıraladı ve “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yerine, Meclise karşı siyasi sorumluluğu ve Yüce Divan’da aklanma hakkı olan Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’nu Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği önerimiz ile yeniden kuruyoruz” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazıcı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin en ağır hasarı yargı organına verdiğini söyledi ve anayasa teklifinin, yargı mensuplarına bireysel bağımsızlıklarını, yargı kuruluşlarına da kurumsal bağımsızlıklarını sağlayan yenilikler içerdiğini kaydetti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Poyraz, “Temel hak ve hürriyetler açısından değişiklik önerisiyle… Anayasanın ikinci kısmının başlığını “Temel Hak ve Hürriyetler” olarak değiştirerek otoriter anayasacılık anlayışına karşı demokratik ve özgürlükçü anayasa inşasını” esas aldıklarını söyledi.

Son konuşmacı Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya da teklifle mahalli idarelerin yetkisini artıracaklarını, üniversitelerin bilimsel özerkliklerinin yanında, idari ve mali özerkliklerini de anayasal güvence altına alıp Yüksek Öretim Kurulu’nu (YÖK) kaldıracaklarını, RTÜK’ün çoğulculuk, özerklik ve tarafsızlık ilkelerine bağlı olarak çalışmasını amaçladıklarını kaydetti.

Tasarıyı hazırlayan komisyon üyeleri önümüzdeki günlerde medya organlarını, baroları, sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini, iş dünyasını, sendikaları, kadın ve gençlik örgütlerini ziyaret edecek.

84 maddeden oluşan Anayasa değişikliği önerisinde, kuvvetler ayrılığı vurgulanıyor. Yeni sistemde yasamanın etkin ve katılımcı, yürütmenin istikrarlı, şeffaf ve hesap verebilir, yargının ise bağımsız ve tarafsız olması hedefleniyor.

Uzlaşılan metinde öne çıkan noktalar şöyle:

Partili cumhurbaşkanlığı dönemi kapanacak

“Cumhurbaşkanı 7 yıllığına halk tarafından seçilecek ve seçimle beraber partisiyle ilişkisi sona erecek. Görevi sona eren bir cumhurbaşkanı, seçimle gelinen siyasi bir görev üstlenemeyecek. Cumhurbaşkanına, TBMM Başkanı vekalet edecek. Cumhurbaşkanının kanunlar üzerindeki zorlaştırıcı veto etkisi sona erdirilip geri gönderme hakkı veriliyor.

‘Ödev’ yerine ‘hürriyet’ kavramı

Teklif, Anayasayı temel hakları ‘ödev’ olarak vurgulayan ve hürriyetleri ödev kavramıyla sınırlayan anlayıştan arındırıyor. Anayasaya özgürlükçü bir anlayış kazandırılıyor. Anayasadan otoriter anlayışın izleri siliniyor. Anayasada ‘temel hak ve ödevler’ yerine ‘temel hak ve hürriyetler’ düzenleniyor.

Devletin temel işlevi: İnsan onurunu korumak

Anayasanın temel hakları düzenleyen ilk maddesine ‘İnsan onuru dokunulmazdır ve anayasal düzenin temelidir’ ifadesi ekleniyor. Bu vurguyla beraber Anayasanın insan onurunu esas alan bir bakış açısı kazanması sağlanıyor. Devletin temel işlevinin insan onurunu korumak ve ona saygı göstermek olduğu vurgulanıyor.

Hayvan hakları ilk kez Anayasaya girecek

Anayasanın 56. maddesinde yapılan değişiklikle Anayasada sağlık hakkı ve çevre hakkı yeniden düzenlenirken hayvan hakları ilk kez anayasal güvenceye kavuşturuluyor.

Kadına yönelik şiddet: Suçlular milletvekili olamayacak

Affa uğramış olsalar bile cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, kadına yönelik kasten yaralama ve edimi ifasını fesat karıştırma suçlarından hüküm giymiş olanların milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olamayacağı hükmü getiriliyor.

YÖK kaldırılacak

Yükseköğretim Kurulu kaldırılıyor. Üniversitelerin akademik, idari ve mali özerklikleri ihlal edilmemek kaydıyla planlama ve koordinasyon kurulu olacak Yükseköğretim Üst Kurulu düzenleniyor.

OHAL KHK’larına son verilecek

OHAL KHK’ları (Olağanüstü Hal Dönemi Kanun Hükmünde Kararnameleri) kaldırılıyor. Olağanüstü Hallere ilişkin tedbirlerin Olağanüstü Hal Kanunu ile düzenleneceği ve Olağanüstü Hal Kanunu ile bu kanundan kaynaklı idari eylem ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağı düzenleniyor.

Uluslararası anlaşmalardan çekilme 

Türkiye’nin taraf olduğu bir uluslararası anlaşmadan çekilme için TBMM’nin uygun bulması şartı Anayasada açıkça düzenleniyor.”

Paylaşın

Altılı Masa’dan ‘Yeni Anayasa’ Çıkarması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti (DP), Gelecek Partisi ve Demokrasi Ve Atılım (DEVA) Partisi bugün yeni anayasa önerisini kamuoyuna açıklayacak. Açıklama sonrası Anadolu çıkarması yapılarak, yeni anayasayı halka anlatılacak.

Liderler Bilkent Otelde bugün hazırlanan yeni anayasa teklifinin kamuoyuna açıklanmasının ardından saat 14.00’de DP’nin ev sahipliğinde bir araya gelerek gündemdeki konuları görüşmeye devam edecekler.

Kısa Dalga’dan Mahmut Aydın’ın aktardığına göre, liderlerin talimatıyla 6’lı masayı oluşturan partilerin yetkili kurulları da hazırlığı tamamlanan anayasa değişikliği teklifini ele alarak, Anadolu ziyaretlerinin 2023 yılı merkezi yönetim bütçesinin TBMM’de kabul edilmesinden sonra yapılmasında mutabık kaldı.

Partilerin anayasayı anlatırken kullanacakları argümanlar da yine 6’lı masa kararıyla kurulan İletişim Komisyonu tarafından belirlendi. Buna göre, başta ekonomik kriz olmak olmak üzere yaşanan pek çok sıkıntının anayasadan kaynaklandığı belirtilerek, “demokratik, kapsayıcı, kuvvetler ayrılığını pekiştiren, yargı bağımsızlığını güvence altına alan, Merkez Bankasının bağımsızlığını sağlayan yeni bir anayasanın ekonomik krizin de çözümü olacağı” anlatılacak. Yeni anayasa ile yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelmesinin önündeki engellerin kaldırılacağı, ayrıca ifade ve inanç özgürlüğü ile temel insan hakları alanındaki eksiklerin de giderileceği vurgusu yapılacak.

Sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, üniversiteler ve meslek örgütlerinin de yeni anayasa konusunda görüşleri alınacak.

Liderlerin gündemi

6’lı masayı oluşturan partilerin Genel Başkanları bugün saat 10.30’da Bilkent Otel’de “Şimdi Demokrasi Zamanı” başlığı ile güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişi düzenleyen anayasa değişikliği önerisinin tanıtımına katıldıktan sonra saat 14.00’de DP Genel Merkezinde bir araya gelecek.

Toplantıda, Temel Politikalar Komisyonu’nun hazırlıklarını görüşecek. 6’lı masanın “yol haritası” olarak bilinen çalışmalar aynı zamanda Hükümet Programının altyapısını oluşturuyor. Toplantıda cumhurbaşkanı adaylığı süreci ile seçimden sonra oluşacak Meclisin olası sandalye dağılımı senaryoları da ele alınacak.

Ayrıca yol haritası kapsamında belirlenecek cumhurbaşkanı adayının ülkeyi nasıl yöneteceğine ilişkin “protokol”ün içeriği de liderlerin görüşüne sunulacak. Liderler, il il milletvekili sayıları ile çeşitli olasılıkları da tartışacak. Hangi illerde işbirliği yapılacağı ve tek liste ile seçime gidileceği konusunun da karara bağlanması bekleniyor.

Liderlerin toplantısında, terör saldırıları, göçmenler ve başta Suriye’ye yapılması olası kara harekatı olmak üzere sıcak dış politika konuları da gündeme gelecek.

Kılıçdaroğlu aday

Ankara kulislerine göre 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olacak. İYİ Parti’li Yavuz Ağıralioğlu’nun çıkışları “bireysel” ve “İYİ Parti’den ayrılmak için gerekçe yaratmak” olarak niteleniyor. İYİ Parti’nin seçimden sonra olası yeni hükümette “daha fazla bakanlık ve bürokratik kadro” talep etmek için el yükselttiğini ifade eden kaynaklar, “bu durumda anormallik yok. Sonuçta 6’lı masanın iki büyük partisinden birisi” yorumunu yaptı.

Gelecek ve DEVA Partisi

Gelecek Partisi ile DEVA Partisi’nin 2023 seçimlerinde CHP listelerinde yer almayacakları kesinleşirken iki partinin kendi logoları ile seçime katılacakları bildirildi. Saadet Partisi ile DP’nin ise CHP listelerinden seçime gireceklerine kesin gözüyle bakılıyor.

Adayla birlikte kabine de açıklanacak

6’lı masanın cumhurbaşkanı adayı ile birlikte cumhurbaşkanı yardımcıları bakanlar ve bazı üst düzey bürokratik atamaları açıklayacağı, liderlerin bugünkü toplantısında konunun gündemde olduğu ifade edildi.

CHP Kurultayı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olması halinde partiden istifa etmeyeceği yerine bir vekil tayin edeceği bildirildi. Buna göre, genel beklenti, parti içinde liderlik yarışının önlenmesi için “hukukçu yeni bir ismin” genel başkan yardımcısı olarak atanması ve genel başkanın vekaleti ona bırakması.

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde CHP’den istifa edecek, parti 2023 kurultayında yeni bir genel başkan belirleyecek.

Paylaşın

Altılı Masa, ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ İçin HDP İle Görüşecek Mi?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Altılı Masa, geçiş süreci ve temel politikalarda anlaşmanın sağlanması durumunda gelecek yılın ilk aylarında ortak cumhurbaşkanı adayını belirleme sürecini başlatacak.

Belirlenecek adayın Altılı Masa’da olmayan diğer siyasi partilerden de destek arayışına girmesi bekleniyor. Bu süreçte ortak Cumhurbaşkanı adayını müzakere etmek istediğini söyleyen HDP ile görüşme, oy oranı düşünüldüğünde ayrıca önem taşıyor. Cumhurbaşkanı adayı şubat ya da mart ayında belli olursa diğer partilerle temas trafiği de başlayacak.

Peki “ortak yönetim” vaadinde bulunan, bunun nasıl olacağıyla ilgili “Geçiş Süreci Yol Haritası” çalışması yürüten Altılı Masa, belirleyecekleri Cumhurbaşkanı adayının HDP’nin desteğini alması durumunda ortak yönetime HDP’yi de dahil edecek mi? Altılı Masa’daki partilerin temsilcileri bu soruya “hayır” yanıtını veriyor.

Gazete Duvar‘ın aktardığına göre, HDP’nin, ortak cumhurbaşkanı adayını desteklemek için şartlarını içeren Tutum Belgesi’ndeki taleplerin karşılanmasının önem taşıdığına dikkat çeken bir yetkili, “HDP’nin Tutum Belgesi büyük oranda desteklenebilir bir belge. Onlar da bu talepler kapsamında adımlar atılmasını istiyor. Cumhurbaşkanı adayı bunları değerlendirecektir. Eğer HDP ortak adayı destekleme kararı verirse seçimin kazanılması durumunda oluşturulacak ortak yönetimde yer almaz. Bakanlık verilmez. Cumhur İttifakı’ndaki MHP gibi olur. MHP’nin bakanı yok, yürütme organında bir mekanizma içinde bulunmuyor ama siyasi karar alma süreçlerinde görüşlerine başvuruluyor” değerlendirmesi yaptı.

Kapatma davasında hazine yardımı

Öte yandan Meclis’in üçüncü büyük partisi HDP hakkında açılan kapatma davasında 17 ay geride kaldı. Geçtiğimiz hafta ek savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne sunan HDP’de şimdi sözlü savunma için hazırlıklar başladı. Yüksek Mahkeme sözlü savunmayı da aldıktan sonra raportörün raporunu bekleyecek. Bu raporun ardından dava Anayasa Mahkemesi gündemine alınacak.

Üyeler toplanıp bir karara varacak. Hukukçular tüm bu sürecin şubat ayını bulabileceğini söylüyor. HDP’nin kapatılması yönünde çağrılarını sürdüren MHP yetkilileri mahkemeyi daha fazla gecikmeye meydan bırakmadan kapatma kararı vermeye çağırıyor. MHP’nin arka arkaya sürecin hızlandırılması çağrısında bir etken de partilere yapılacak Hazine yardımı. 2023 yılı bütçesi kapsamında yapılacak bu yardım, ocak ayının 10’unda hesaplara yatırılmış olacak.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız bu durumu bütçe görüşmelerinde gündeme getirdi, davada Hazine yardımından yoksun bırakma ya da kapatma gibi bir karar çıkarsa 540 milyon TL’lik Hazine yardımı iadesinin nasıl olacağını sordu. Yıldız, “Bunu bir kasıtla falan söylemiyorum. Mahkeme öyle ya da böyle hukuka, akla, vicdani kanaatine göre bir an önce karar vermelidir” dedi.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan ‘Çocuk Yoksulluğu’ İçin Çağrı

Akşam saatlerinde evinin mutfağından eşi Selvi Kılıçdaroğlu’nun da yer aldığı bir video paylaşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çocuk yoksulluğuna dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, okullarda bir öğün yemek verilmesi önergesinin AKP-MHP oylarıyla reddedilmesini eleştirdi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bir insan neden yoksul evlatlarımızın beslenme çantasını reddeder, inanın aklım almıyor! Yapacak bir şey yok, acı ve ıstıraplarının üstesinden gelme mücadelesine kendi başımıza devam edeceğiz” notuyla paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili halkım evimize hoş geldiniz. Selvi Hanım ve ben evimizin mutfağından önemli bir konuda sizlerle konuşmak istedik.

Ekonomi hepimizi vurdu. Çok yoksullaştık. Buna artık yoksullaşma denmez. Bir ekonomik şiddet ile karşı karşıyayız. Bunun adı olsa olsa zulüm olur. Tüm ülke, işlemediğimiz bir suçun cezasını çekiyor gibiyiz. Ekonomik terördür bu. Ancak bu yoksulluk, terörün en kötüsü, çocuk yoksulluğu.

Bambaşka bir seviye. Evlatlarımızın bir kısmı yarı aç yarı tok yatağa giriyor. Öğretmenlerle konuşuyorum. Bazı çocuklarımızın okula götürdüğü beslenme çantalarında kuru ekmek ve su var. Bu ülkede çocuklarımızın bir kısmı beslenme saatinde arkadaşlarından saklanıyor, baygınlık geçiriyor.

Anne ve babaları veresiye yazdırıp çocuklarına peynir ekmek alıyor. Bir şey yapmak zorundayız. Bakın bu yoksulluğun zıttı zenginlik değil, adalet. Bu çocuklara verilmeyen adalet. Yol arkadaşlarıma söyledim, mecliste bu konuda bir destek isteyelim. Çocuklarımıza beslenme saatinde ücretsiz öğle yemeği verilmesine yönelik bir önerge verelim dedik ve verdiler.

Peki ne oldu, AK Parti ve MHP oylarıyla bu önergemiz reddedildi. Allah aşkına, aç çocuk, nasıl bir siyaset kavgası olabilir, aklım almıyor. Reddetmek için ellerini kaldırdılar. Bu milleti ne hale getirdiler. En yoksul ve en savunmasız çocuklarımıza karşı el kaldırdılar.”

“Çocuğu beslemek çok karmaşık bir konu olmamalı”

Selvi Kılıçdaroğlu ise şu ifadeleri kullandı:

”Her yerde karşılaşıyoruz bununla. Anne babaların çocuklarının beslenme çantasına yiyecek koyacak parası yok. Ama başka türlü aç gözlülüğe para var. Biz de evlat sahibiyiz. Utanıyoruz, üzülüyoruz. Türkiye’de yoksulluk çok karmaşık bir konu olabilir. Ama bir çocuğu beslemek çok karmaşık bir konu olmamalı.”

“Kurumlara, iş insanlarına çağrıdır: Belediyelerimize bu konuda destek verin”

Selvi Kılıçdaroğlu’nun ardından Kemal Kılıçdaroğlu yeniden konuşmaya başladı:

”İktidara gelir gelmez, bu ülkenin evlatlarına okullarımızda bir öğün ücretsiz yemek uygulamasını hayata geçireceğiz. Ancak şu an durum acil. Selvi Hanım ve ben düşündük taşındık. Beylikdüzü, İzmit, Çankaya gibi belediyelerimiz çocuklarımıza bir öğün sağlıklı ve yeterli yemek verecek uygulamayı hayata geçirdiler. İhtiyaç sahibi çocuklarımız arkadaşlarında geri kalmadan beslenme çantalarına ulaşıyorlar.

Kurumlara, iş insanlarına çağrıdır. Belediyelerimize bu konuda destek verin.

Paylaşamadığımız bir şey bizim değildir. Ne diyor Barış Manço: ”Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası, topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası, bazen durur bakarım bu ibret tablosuna, kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok.”

Gelin hep birlikte yardım edelim yavrularımıza. İktidara gelmemize 6-7 ay kaldı. Ama çocuklarımızın kaybedecek bir günü bile yok. Biz başlıyoruz.”

Paylaşın

Altılı Masa ’28 Kasım’da Ne Açıklayacak?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Altılı Masa, 28 Kasım Pazartesi günü Anayasa taslağını açıklayacak.

Taslak, temel hak ve özgürlüklere sahip olan, bunları cezalandırılma korkusu olmadan kullanabilen ve insanca yaşayacak düzeyde ekonomik olanaklara sahip yurttaşlığı kurumsallaştıran bir model vadediyor.

Birgün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre, Altılı Masa’nın genel başkanlarının Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ev sahipliğinde yapacağı toplantıdan önce Bilkent Otel’de bir toplantı düzenlenecek. İlk toplantıdan farklı olarak daha dar bir kadro ile yapılacak toplantıya siyasi partilerin üst düzey yöneticileri, medya mensupları ve Anayasa hukukçuları katılacak.

Tüm siyasi partilerin temsilcilerinin sırasıyla bir bölümünü açıklayacakları Anayasa değişikliği teklifinde 12 Eylül Anayasası’nın izlerini ortadan kaldıran ve çağdaş, demokratik bir yönetim inşa etmeyi sağlayacak düzenlemelerin yer alacağı bildirildi. Özellikle 12 Eylül yönetimi ile kurulan antidemokratik kurumların kaldırılması ya da yeniden düzenlenmesine ilişkin hükümlerin yer aldığı çalışmada, Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri net olarak tanımlanacak.

Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesine ilişkin bir değişiklik önerisine taslakta yer verilmedi. Ancak temel görüşün Cumhurbaşkanı’nın seçiminin geçmişte olduğu gibi parlamento tarafından yapılması ancak buna ilk seçimden sonra karar verilmesi olduğu öğrenildi. Yetkileri sınırlandırılan Cumhurbaşkanı’nın halk yerine parlamento tarafından seçilmesini önermenin iktidar partileri tarafından halka yönelik “Size güvenmiyorlar” gibi bir siyasi propagandaya malzeme olması kaygısıyla bunun düzenlemesinin seçim sonrasına bırakıldığı bildirildi.

BirGün’ün edindiği bilgiye göre, Anayasa değişiklik paketinde özetle şu düzenlemeler yer alacak:

Cumhurbaşkanı yetkisi düşürülecek: 7 yıllığına bir dönem için seçilecek Cumhurbaşkanı partisi ile ilişkisini kesecek. Görev süresi biten cumhurbaşkanı partisine geri dönemeyecek. Meclis tarafından belirlenen Başbakanı atamak zorunda olacak Cumhurbaşkanı, olağanüstü hal ilan edemeyecek, OHAL KHK’si çıkartamayacak. Parlamento tarafından kabul edilen yasaları veto edemeyecek. Cumhurbaşkanı tarafından hazırlanan bütçenin reddedilmesi halinde bir önceki yılın bütçesinin yeniden değerleme oranı ile yürürlüğe gireceği uygulaması kaldırılacak. Üst düzey kamu görevlilerini atama ve görevden alma yetkileri sınırlanacak.

Başbakanı Meclis seçecek: Milletvekili seçimleri beş yılda bir yapılacak. Parlamento Başbakan ve Bakanlar Kurulu’nu belirleyecek. Yasamanın yürütme üzerindeki denetim fonksiyonları arttırılacak. Gensoru ve bakanlara sözlü soru sorma yetkisi geri getirilecek, bakan düşürme ile sonuçlanan meclis soruşturması yeniden kullanılabilir olacak. Yapıcı güvensizlik oyu mekanizması getirilecek. Parlamento bir hükümeti düşürmeden önce alternatifini oluşturacak.

Yeni seçim barajı: Seçim barajı yüzde 3’e düşürülecek. Yüzde 1 oy alan siyasi partilere de Hazine yardımı yapılacak. Bağış ve yardımlar kamuoyuna açıklanacak. Yurt dışında yaşayan yurttaşlardan bir seçim çevresi oluşturulacak. Seçim sistemi, nispi temsil sistemi olarak uygulanacak.

Temel hak ve özgürlüklere garanti: Yurttaşların temel hak ve özgürlükleri çağdaş bir anlayışla yeniden tanımlanacak, hiçbir yurttaş bu hakları kullandığı için cezalandırılamayacak. İnsan hak ve özgürlükleri kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyecek. KHK’ler, Meclis’in siyasi denetimine ve Anayasa Mahkemesi’nin hukukilik denetimine tabi tutulacak. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ilgili bildirim uygulaması idare tarafından keyfi şekilde kullanılmayacak. Basın özgürlüğü güvence altına alınacak, basının özgür bir şekilde görev yapacağı güvenli, çoğulcu ve elverişli bir ortam sağlanacak.

Yargının bağımsızlığı sağlanacak: Hâkimler ve Savcılar Kurulu kaldırılacak, Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu ismi ile iki ayrı kurul oluşacak. Adalet Bakanı ve müsteşarının üyesi olamayacağı bu kurulların üyelerini meslek mensupları belirleyecek. İkili baro uygulamasından vazgeçilecek. Hesap yargılaması yapan Sayıştay’ın yetkileri genişletilecek. Yüksek yargı organlarında üyelerin en az yarısı kadınlardan oluşacak ve “Çevre Mahkemeleri” kurulacak.

Bireysel başvuru hakkı genişleyecek: Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkileri genişletilecek. Bireysel başvurunun kapsamı, konu ve başvurulabilecek haklar bakımından genişletilecek, kamu tüzel kişilerinin de bireysel başvuru hakkı kabul edilecek. Yarısı kadınlardan oluşacak üyeleri, TBMM, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, Türkiye Barolar Birliği ve Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen üç katı aday içerisinden üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilecek. Üyelerin en az dörtte üçü hukukçu olacak.

YSK güçlendirilecek: Yüksek Seçim Kurulu bir yüksek mahkeme olarak düzenlenecek. İdari ve yargısal görevleri bakımından iki daireye ayrılacak. Yargısal kurul idari kurulun kararlarına itirazları karara bağlayacak.

Paylaşın

Altılı Masa, Parlamenter Sisteme Dönüşü 28 Kasım’da Açıklayacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan altılı masa, 28 Kasım’da parlamenter sisteme dönüş için anayasa değişiklik önerisini açıklayacak.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi hedefleyen altı partinin ortak anayasa değişik teklifi 28 Kasım’da Ankara Bilkent Otel’de gerçekleşecek toplantı ile kamuoyuna açıklanacak. Genel başkanlar tarafından görevlendirilen komisyonun gerçekleştirdiği çalışma sonucu ortaya çıkan metin altı partinin ortak anayasa değişiklik teklifi olacak. Altı partinin adayının kazanması ve altılı masanın mecliste çoğunluğu alması durumunda bu anayasa değişiklik teklifi kanunlaştırılacak.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in aktardığına göre, çalışmalarda yer alan komisyon üyelerinden elde edilen bilgiye göre 28 Kasım’da hazırlanacak metin, daha önce açıklanan güçlendirilmiş parlamenter sistem ortak metnin anayasa değişik teklifine dönüştürülmesi şekli olacak.

Cumhurbaşkanı’nın yetkileri düzenlenecek

Altılı partinin Anayasa değişiklik teklifinden cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ele alınıyor. 28 Kasım’da açıklanacak teklif metnine göre;

  • Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıl olacak.
  • Cumhurbaşkanı bir sefer seçilebilecek.
  • Cumhurbaşkanı sadece temsil yetkisine sahip olacak.
  • Yasalar konusunda Cumhurbaşkanı uyarı anlamında yasayı tek sefer geri gönderebilecek.
  • Cumhurbaşkanının parti üyesi olması da yeniden düzenlenecek.
  • Cumhurbaşkanının hukuki ve cezai sorumluluğu, yargılama makamı ve usulü de belirlenecek.

Başbakan ve Bakanlar Kurulu Anayasa’ya eklenecek

Parlamenter sisteme dönüşün Anayasa teklifi olacak metinde, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile Anayasa’dan çıkartılan başbakan ibaresi yeniden eklenecek.

Başbakan ve bakanların yetki ve sorumluluk alanlarına ilişkin düzenleme de 28 Kasım’da açıklanacak metinde yer alacak.

Metinde; “Başbakan, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından parlamenter sistem gelenek ve ilkelerine uygun olarak belirlenecek. Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya ihtiyaç halinde milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından Başbakan tarafından atanacak. Başbakan ve Bakanlar Kurulu Meclis’e karşı sorumlu olacak. Hükümetin kurulmasını kolaylaştırmak amacıyla hükümetin kurulmasında basit çoğunluk, düşürülmesinde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğu esas alınacak” ifadeleri yer alıyor.

Yargı yeniden yapılandırılacak

  • Altılı masanın ortak Anayasa değişiklik metnin bir diğer başlığı ise yargı olacak. Metinde öngörülen Anayasa değişikliğine göre
  • Hakimler ve Savcılar Kurulu kaldırılacak.
  • Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olmak üzere iki kurul oluşturulacak.
  • Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın Hakimler Kurulu’nda yer almayacak.
  • Çoklu baro uygulaması sona erecek.
Paylaşın

Altılı Masa, Erken Seçime Destek Olmayacak Mı?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan altılı masa, bir taraftan seçime yönelik hazırlıklarını sürdürürken, diğer yandan seçimin ne zaman yapılacağı ve takvime göre çeşitli olasılıklar da masaya yatırılmış durumda.

Altılı masayı oluşturan iki farklı partinin üst düzey yetkililerinden edinilen bilgiye göre muhalefet normalde 18 Haziran’da yapılması gereken ancak çeşitli nedenlerle bahara çekileceği konuşulan seçim için TBMM’de karar alınmasına destek olmamayı da değerlendiriyor.

Haziran’da yapılması gereken seçimin Mayıs ya da Nisan’a çekilmesini desteklememeleri gerektiğini çünkü bunun gerçek anlamda bir erken seçim olmayacağını belirten bir parti yetkilisi, “Bizler ısrarla dedik ki 2022’de gelin erken seçim kararı alın, biz de destekleyelim. Ama şimdi 2023 baharında yapılacak bir seçimin neresi erken olacak?” ifadesini kullandı.

Altılı Masa’nın bir yandan 2023 seçimleri sonrası “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme” geçiş süreci için hazırladığı anayasa çalışmasını açıklamaya ve 9. buluşmasını yapmaya hazırlanırken, diğer yandan bahar aylarına çekilmesi olası, geciktirilmiş bir erken seçime destek vermemeyi kendi içinde görüştüğü belirtiliyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi liderleri 28 Kasım Pazartesi günü iki kez bir araya gelecek. Sabah saatlerinde Bilkent Otel’de yapılacak ilk toplantıda Anayasal ve Yasal Reformlar Komisyonu tarafından tamamlanan 2023 seçimleri sonrası “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme” geçiş sürecinin anayasa çalışması kamuoyuna açıklanacak.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in altılı masayı oluşturan partilerin kulislerinden edindiği bilgilere göre, genel başkanların daha önce imzaladığı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişi öngören mutabakat metni temel alınarak hazırlanan çalışma ile mevcut anayasanın yaklaşık 89 maddesinde değişiklik yapılıyor. Bu çalışma içinde yeni sistemde cumhurbaşkanını kimin seçeceği ya da baş örtüsü gibi konularla ilgili değişiklik önerilerinin bulunmayacağı öğrenildi.

Anayasa toplantısının ardından, öğleden sonra ise genel başkanlar Demokrat Parti ev sahipliğinde yeniden bir araya gelecek. Edinilen bilgilere göre bu buluşmada geçiş sürecinin yol haritasının kamuoyuna sunulması tarihi kararlaştırılabilir. Bu sürecin yol haritası ile bir çeşit seçim beyannamesi ve hükümet programı niteliğinde olacak olan “ortak söylem belgesinin” açıklanmasının da yıl sonuna kadar yapılabileceği konuşuluyor.

Her partinin önce kendi mutfağında hazırladığı, ardından altılı masanın ilgili komisyonu tarafından bir süredir ortaklaştırılan söylem belgesinin şu ana kadar yaklaşık yüzde 60’ı tamamlanmış durumda.

Muhalefet erken seçime destek olmayacak mı?

Altılı masa bir taraftan seçime yönelik hazırlıklarını sürdürürken, diğer yandan seçimin ne zaman yapılacağı ve takvime göre çeşitli olasılıklar da masaya yatırılmış durumda.

Altılı masayı oluşturan iki farklı partinin üst düzey yetkililerinden edinilen bilgiye göre muhalefet normalde 18 Haziran’da yapılması gereken ancak çeşitli nedenlerle bahara çekileceği konuşulan seçim için TBMM’de karar alınmasına destek olmamayı da değerlendiriyor.

Haziran’da yapılması gereken seçimin Mayıs ya da Nisan’a çekilmesini desteklememeleri gerektiğini çünkü bunun gerçek anlamda bir erken seçim olmayacağını belirten bir parti yetkilisi, “Bizler ısrarla dedik ki 2022’de gelin erken seçim kararı alın, biz de destekleyelim. Ama şimdi 2023 baharında yapılacak bir seçimin neresi erken olacak?” ifadesini kullandı.

Seçim yasasının muhalefet partilerinin kazanamaması için çok ince hesaplarla tasarlanarak değiştirildiğini, bu nedenle iktidarın yeni seçim yasasını mutlaka kullanmak isteyeceğini söyleyen yetkili, Cumhur İttifakı”nın bahar aylarında bir seçimi Erdoğan’ın adaylığının tartışmaya açılmaması için istediğini belirterek, muhalefet olarak buna destek olunmaması gerektiğini söylüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı ile ilgili tartışmalar bir süredir yapılıyordu. Bazı anayasa hukukçuları ve muhalefet üyeleri Erdoğan’ın üçüncü kez aday olamayacağını belirtirken, iktidar Erdoğan’ın 2014’te eski sistemle, 2018’de ise yeni sistemle cumhurbaşkanı seçildiğini ve dolayısıyla 2023 seçiminin Erdoğan’ın ikinci adaylığı olduğunu belirterek ortada bir anayasaya aykırılık olmadığını söylüyor.

Bununla birlikte iktidarın yine de herhangi bir meşruiyet sorunu yaratmamak ve Erdoğan’ın durumunu tartıştırmamak için seçimi zamanında yapmayarak, TBMM kararıyla bir çeşit “geciktirilmiş erken seçim” yapmak isteyebileceği bir süredir belirtiliyordu.

“256 hafta bekliyorsak, bekleriz bir dört hafta daha”

Muhalefetin şimdiye kadar Meclis’ten böyle bir geciktirilmiş erken seçim kararı çıkmasına çok itiraz etmeyebileceği, çünkü Erdoğan ve çevresinin yeniden bir “mağduriyet” algısı yaratmasına izin vermek istemediği konuşuluyordu.

Altılı masa kulislerinden edinilen bilgiler ise şimdi bu eğilimin biraz tersine dönmekte olduğu ve Meclis’te Cumhur İttifakı’na destek olunması konusuna eskisi kadar sıcak bakılmadığı yönünde.

Bir parti yetkilisi konuyla ilgili olarak “Bir seçim dönemi toplam 260 haftadır, yani beş yıl. 256 hafta bekliyorsak, bekleriz bir dört hafta daha. Mayıs’ta erken seçim mi olur?” diyor.

Bu arada muhalefet partileri arasında erken seçim tarihi ile ilgili konuşulan bir başka senaryo ise iktidarın Ocak ayı başında maaşlara ve asgari ücrete yapacağı zamların ardından çok uzun süre beklemek istemeyebileceği, zamların yarattığı olumlu hava dağılmadan ve enflasyonist etkisini görmeden baharın ilk aylarında seçimi yapmak isteyebileceği.

Öte yandan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı’nın 2023 sınav takviminde YKS tarihini 17-18 Haziran 2023 olarak belirlemesi de erken seçim tartışmalarını alevlendirdi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik “Prensip olarak seçim takvimiyle sınav takvimi üst üste gelmez. Öğrencilerimizin hiçbir sınavını seçim takvimine denk getirmeyiz. Bununla ilgili ÖSYM bir çalışma yapıyor, yakın zamanda kamuoyuyla paylaşır” açıklamasında bulundu.

Meclis’teki sandalye dağılımının etkisi ne olur?

Mevcut sistemle erken seçim kararı alınabilmesi için ya Cumhurbaşkanı’nın kararı olması ya da TBMM’nin beşte üç çoğunluk oyuyla yani en az 360 milletvekili tarafından “kabul” oyu verilmesi gerekiyor. Ancak iktidarın bunun için muhalefetin desteğine ihtiyacı var. Çünkü AKP ile MHP’nin sandalye sayısı şu an için toplam 334.

TBMM’de halen CHP’nin 134, HDP’nin 57, İYİ Parti’nin 37, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) 4, Memleket Partisi’nin 2, Demokrat Parti’nin ise 2 milletvekili bulunuyor. Zafer Partisi, DEVA Partisi, Demokratik Bölgeler Partisi, Saadet Partisi ve Yenilik Partisi’nin birer milletvekili var. Toplam 580 milletvekilinden oluşan TBMM’de bağımsız milletvekili sayısı ise dört.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu ‘Vizyon Belgesi’yle Ne Vadedecek?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere gezileriyle ilgili eleştirilere, 3 Aralık’ta “vizyon belgesi” açıklamasıyla yanıt vermeye hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da konuşmasını izlemeye çağıran Kılıçdaroğlu’nun, “ne açıklayacağı” merak konusu.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre, CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu, iki ülkeye yaptığı ziyaretlerdeki bilim, teknoloji, ekonomi ve finans çevreleriyle görüşmeleri doğrultusunda, yatırım ve istihdamın teşvik edileceği, “yüksek teknolojiye dayalı” bir kalkınma modeli açıklayacağı konuşuluyor.

Kılıçdaroğlu, Ekim ayında ABD’ye yaptığı ziyaret nedeniyle iktidara yakın kesimlerin “İcazet almaya gidiyor” eleştirilerinin hedefi olmuştu. Ancak CHP lideri, ABD’de siyasilerle görüşmek yerine; bilim insanları, akademisyenler ve önemli teknoloji merkezlerine yönelik ziyaretlerde bulunmuştu.

ABD ziyaretinin zamanlaması Altılı Masa paydaşlarının da eleştirisine yol açan Kılıçdaroğlu, gezi sürerken, sosyal medya hesabından “Bu ziyaretleri eleştirenler var, ‘Sansür yasası oylanırken neden gittiniz’ diyenler var. İkinci yüzyılın iki farklı Türkiyesi’ni konuşmaya başlamamız lazım” paylaşımında bulunmuştu. CHP lideri, “Yine tekrar ediyorum, Kasım ayını bekleyin. Bay Kemal’i bekleyin…” diyerek eleştirilen ziyaretlerinin altında yeni bir projenin hazırlığının yattığı mesajını vermişti.

Kılıçdaroğlu, ay başında yaptığı İngiltere ziyaretinde de finans çevreleri ile görüşmeler yaptı ve “temiz para getirme” vaadinde bulundu.

CHP liderinin 23-26 Kasım tarihleri arasında “üretim ve istihdam” modelleri konusunda görüşmeler yapacağı Almanya ziyareti ise Altılı Masa’nın yoğun çalışma programı gerekçe gösterilerek ertelendi. Buna bağlı olarak “vizyon belgesi” açıklaması da 3 Aralık’a kaydırıldı.

‘Dördüncü devrimi kaçırmayalım’ çağrısı

CHP kulislerinden yansıyan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin ikinci yüzyılı” vizyonu olarak da nitelendirilen 3 Aralık’ta açıklayacağı projeleri, parti içinden sınırlı isimlerle paylaşıyor.

Çalışmalar, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan bilim, ekonomi ve finans alanında uzmanlar ve akademisyenlerle hazırlanıyor.

“Vizyon belgesi”nde yer alacak projelere ilişkin çalışmaları çok geniş bir ekip yürütüyor ancak istihdam, işsizlik, yatırım, yoksulluk, dijital dönüşüm gibi birbirinden bağımsız alanda çalışan gruplar, hazırladıkları proje önerilerini Kılıçdaroğlu’na sunuyor.

CHP kurmaylarına göre Kılıçdaroğlu, 3 Aralık’ta, 37. Olağan Kurultay’da kamuoyuna açıkladığı “İkinci yüzyıla çağrı” bildirgesi doğrultusunda, daha önce defalarca vurguladığı “Dördüncü Sanayi Devrimi’nin kaçırılmaması” için neler yapacaklarını anlatacak.

Kılıçdaroğlu’nun İngiltere gezisinde yaptığı “temiz para” vaadine dikkat çeken bir parti yöneticisine göre de CHP lideri, yatırımcılara “kaynak” güvencesi vereceği, yatırım ve istihdamın teşvik edileceği, “yüksek teknolojiye dayalı” çevreye duyarlı bir kalkınma modeli açıklayacak.

Kılıçdaroğlu’nun yurt dışındaki bilim insanlarına ülkelerine dönmeleri ve “teknolojik devrime destek vermeleri” çağrısı yapması da bekleniyor.

Kılıçdaroğlu’nun, partisi içinde de eleştiri konusu olan ABD ve İngiltere gezileriyle ilgili eleştirilere, açıklayacağı “vizyon belgesi” ile yanıt vermiş olacağı yorumu yapılıyor.

Cumhurbaşkanı adaylığına dönük bir hamle mi?

Uzun süredir, “üzerinde uzlaşılması halinde” Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayı olabileceği mesajları veren Kılıçdaroğlu’nun 3 Aralık’taki yapacağı açıklama, aynı zamanda cumhurbaşkanı adaylığına dönük bir hamle olarak görülebilir mi?

Parti kulislerinde, “Öyle olmasını arzu ederiz” diyenler olsa da, yakın kurmaylarına göre bu, “çok ileri bir yorum.” Ancak Kılıçdaroğlu’nun açıklayacağı projeleri Altılı Masa’ya da taşıması sürpriz olarak görülmüyor:

“Cumhurbaşkanının seçim beyannamesi Altılı Masa tarafından ayrıca çalışılıyor ve hazırlanıyor. Çünkü cumhurbaşkanı adayı sonuçta Altılı Masa’nın ortak adayı olacak. Altılı Masa’nın ayrıca bir ekonomi modeli hazırlığı, yol haritası üzerinde çalışılıyor.

“Açıklanacak olan Genel Başkan’ın, CHP’nin bir vizyon belgesi. Ancak nihayetinde Genel Başkan, cumhurbaşkanı adayının ekonomi programına katkı olarak, bu vizyon belgesini masaya koyar. Bu Altılı Masa’nın da reddetmeyeceği, bileşenlerin de söylem olarak mutabık olacağı bir model olur.”

Paylaşın

CHP’de Belediye Başkanlarına Adaylık Yolu Kapandı Mı?

2023’te yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yaklaşırken partilerde de hazırlıklar hız kazandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimi, il ve ilçe başkanlıklarına gönderdiği genelgeyle, 2023 seçimlerinde milletvekili adayı olmak isteyen örgüt yöneticilerine, mevcut görevlerinden istifa için 26 Aralık’a kadar süre verdi.

Aday olmak isteyen, il, ilçe ve belge yöneticilerini kapsayan genelgede, belediye başkanlarının kapsam dışı tutulması, “Belediye başkanlarına adaylık yolu kapandı mı?” tartışmasını da beraberinde getirdi.

CHP kaynaklarının BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a verdiği bilgiye göre belediye başkanlarının milletvekili adayı olmalarına karşı “kesin bir yasak yok”. Ancak, aday olmak için istifa etmek isteyen belediye başkanları, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun; belediye meclisi üyeleri ise Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un onayını almak zorunda kalacak.

Belediye başkan ve meclis üyeleri için istifa süreci, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) takvimine göre işletilecek.

İstisnalar dışında adaylığa vize yok

CHP yönetimi, adaylık istifasına ilişkin genelgeyi hafta başında yapılan Merkez Karar Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında şekillendirdi. Aday adayı olmak isteyen örgüt yöneticilerinin istifa sürecinin öne çekilerek yerlerine yeni atama yapılması için zaman kazanılması, böylece örgütlerde boşluk oluşmasının önlenmesi kararı alındı.

Edinilen bilgiye göre toplantıda, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin adaylığı ve istifa takvimi de görüşüldü. Hatta genelgeye belediye başkan ve meclis üyeleri için de istifa tarihi konulup konulmaması tartışıldı. Ancak belediye başkan ve meclis üyelerinin, çok önemli istisnalar dışında aday olmalarına sıcak bakılmazken, istifa tarihi konulmasının da “teşvik edici olabileceği” değerlendirmesi yapıldı.

Ayrıca belediye başkanlarının “kamu görevlisi” olmaları ve erkenden istifa takvimi ilan edilmesinin belediye çalışmalarında zaafa yol açabileceği dikkate alınarak, YSK’nın seçim takviminin esas alınması görüşü benimsendi.

Buna göre aday adayı olmak isteyen belediye başkanları ve meclis üyeleri, YSK’nın kamu görevlileri için ilan ettiği takvime göre istifa edebilecekler.

Adaylık süreci başlatıldı

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın imzasıyla, dün il ve ilçe başkanlıklarına gönderilen genelgeyle, 2023 seçimleri için adaylık süreci başlatılmış oldu.

Partinin hafta başında yapılan MYK toplantısında alınan karar uyarınca, 2023’te yapılacak seçimlerde milletvekili aday adayı olmak isteyen il, ilçe, belde başkan ve yönetim kurulu üyelerinin, 5-26 Aralık tarihleri arasında mevcut görevlerinden istifa etmeleri gerekiyor.

İstifa edenlerin yerine ise parti örgütünün ve örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısının bilgisi olmadan herhangi bir seçim ya da atama yapılamayacak.

Kılıçdaroğlu ve Torun’un onayı aranacak

MYK toplantısından çıkan eğilim doğrultusunda, belediye başkanları çok özel istisnalar dışında aday gösterilmeyecek.

Partinin belediyede azınlığa düşmesi sonucunu doğuran yerlerde de belediye meclis üyelerinin adaylık için istifasına vize verilmeyecek.

Bu çerçevede, aday olmak isteyen belediye başkanı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, belediye meclisi üyesi ise CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un onayını alması halinde görevinden ayrılabilecek.

Seçim takviminin açıklanmasından sonra da süreç yeniden değerlendirilecek.

Parti kaynakları, söz konusu kararın sadece milletvekili adaylığı ile ilgili olduğunu, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ise Altılı Masa’nın kararının bekleneceğini ifade ediyorlar.

İstisnalar neler?

CHP kulislerinde, belediye başkan veya meclis üyelerinin hangi koşullarda aday olabileceği ise şöyle ifade ediliyor:

“İlkesel olarak belediye başkan veya meclis üyelerinin istifa etmemesi isteniyor. Ama yerelde çok özel durumlar olabiliyor. Mesela bir belediye meclis üyesi öyle parlıyor ki, bu kişi sayesinde ilk kez oradan milletvekili çıkarabiliriz.

Veya belediye meclisinde CHP çoğunluktaysa ve belediye başkanının istifası halinde yine CHP’li bir isim seçilebiliyorsa ve bu başkan partinin oyunu çok artırır diye düşünülüyorsa, bu durumda aday gösterilebiliyor. Ama bu da çok istisnai hallerde başvurulacak bir durum.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Krizi Bitirecek Bir Vizyon Açıklayacağız

3 Aralık’ta “yeni bir vizyon” açıklayacaklarını duyuran CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Emin olun çok güzel şeyler açıklayacağız. Sonsuza kadar krizi bitirecek bir vizyon açıklayacağız” dedi. Kılıçdaroğlu, ABD ve İngiltere’ye de bu nedenle gittiğini söyledi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Siyasetin kör kuyusuna ülkeyi sokamazsınız. Soktuğunuz andan itibaren kavga ortamına toplumu ittiğiniz zaman o toplumda huzur bırakamazsınız. İnsanların düşünceleri farklı olabilir. Boşuna mı demiş atalarımız akıl akıldan üstündür diye. Oturalım, konuşalım. Konuşamayan, dertleşemeyen bir Türkiye var. Geçmişte iktidar partisine veya MHP’ye oy veren vatandaşlarım olabilir. Bir şey söylüyorum o kardeşlerime. Türkiye’nin bu gidişinden siz de huzursuzluk duyuyorsanız sandığa gidince oyunuzun rengini değiştirmek zorundasınız.

Terör belası. Bu coğrafyadan terörden en büyük acıları yaşayan Türkiye’dir. Türkiye’yi bu girdaptan çıkarmak zorundayız. Terör bir insanlık suçudur bunu tüm dünyaya anlatmak zorundayız. Terörün sağı solu yoktur. Terör acaba ne kazanırım, nasıl lehime çevirebilirim diye iç politika malzemesi olamaz. Terör bir insanlık suçuysa ve hepimiz insana saygı duyuyorsak o zaman terör konusunda birlikte olmak zorundayız.

Hangi amacı taşırsa taşısın hep birlikte karşı çıkmak zorundayız. Kısır tartışmalarla terörün yanındaymış, karşısındaymış gibi bir algı yaratmanın Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürersiniz. Biz CHP’yiz. Biz halkın partisiyiz. Biz ülkemizi yeniden inşa etmek istiyoruz. Terörden uzak bir Türkiye olsun istiyoruz. Her terör olayından sonra çekişme, kavga olmasın istiyoruz.

Taksim’deki bombalı saldırıya tepki

Bombalar patlatıldı. İnsanlar hayatlarını kaybettiler. Güvenlik güçlerine teşekkür ediyoruz hemen yakaladılar ama asıl sorulması gereken soruyu daha sormadık. Bu terörist sınırdan nasıl geçti? Kim geçirdi bunu sınırdan? Nasıl oluyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları yol geçen hanına dönebiliyor? Siz bu soruyu kendinize sormazsanız ve sınırda gerekli önlemleri almazsanız teröristlere kapıyı aralamış olursunuz. Ben bunu söylediğimde kızıyorlar. Akılcı bir şey söylüyorum. Bu topraklarda terör olmasın diye bağırıyorum, çağırıyorum. Sınırları neden kontrol etmiyorsunuz? Kim izin verdi bu teröristlere? Pek çok uyuyan hücrenin olduğu yazılıyor. Yani teröristler aramızda geziyor. Biz bunu söylediğimizde ‘ayakkabı numaralarına kadar biliyoruz’ diyor. Biliyorsan bu nasıl oldu arkadaş? Benim bunu bilmeye hakkım var.

Süleyman Soylu’ya zor sorular

Önlem alacaksınız. Siz terörle mücadele ettiniz biz karşı mı çıktık? Bir insanlık belası var ciddi önlemler alın diyoruz. Terörist dediğiniz sadece bir yönüyle değil. Uyuşturucu teröristleri de var aramızda. Yüz binleri zehirliyorlar. Onların teröristten ne farkları var? Nasıl oluyor da tonlarca uyuşturucu ülkeye giriyor? Bunu soruyorum, kızıyorlar. Devleti yöneten birisi uyuşturucu baronlarıyla fotoğraf çektirir mi? Kızıyorlar, hakaret ediyorlar. Biz doğruyu söylüyoruz. Teröristten ne farkı var bunların? Ellerini kollarını sallayarak geziyorlar.

Türkiye öyle bir noktaya geldi ki uyuşturucu baronlarının, mafya liderlerinin hesaplaştığı bir ülkeye döndü. Birbirlerini öldürüyorlar. Böyle bir Türkiye’yi kabul etmiyoruz. Terör dediğiniz bir tane değil. Türkiye’yi zehirliyorlar. Her birimizin sorumluluğu var. Terör konusunda birbirimizi suçlamamız değil akılcı politikalar üretmemiz lazım. Bugüne kadar doğru dürüst akılcı politikalar üretilmedi. Son 20 yıla bakın. Rahmetli Ecevit iktidarı teslim ettiğinde terör bitmişti zaten nasıl oldu da bu kadar yeniden dallandı budaklandı? Oturup bunu devleti yönetenlerin düşünmesi lazım.

Karkamış’a roketli saldırı

Bu iş oy işi değil, öyle bakarsanız bu işi çözemezsiniz. O kadar büyük açmazlarla karşı karşıyayız ki çözülmesi lazım bunun. Birisi bir devleti suçlarken açıkça öbürü aynı devletin başkanını karşılıyor, taziyesini kabul ediyor. Nasıl bir anlayış bu? Devlet böyle yönetilmez. Beş yaşındaki çocuk sınırlarımızın ötesinden atılan bir roketle hayatını kaybediyorsa o çocuğun vebali bu devleti yönetenlerin omuzlarındadır. Annesinin babasının yaşadığı dramı kendi vicdanlarında ölçüp tartmazlarsa bu sorunu çözemezler.

Hepimiz kentlerde yaşıyoruz, kırsalda yaşayan nüfus çok azaldı. Bizler de doğanın bir parçasıyız aslında. Siz kentin yeşil alanlarını beton ormanına döndürürseniz bu olmaz. İstanbul’da Kemerköy’de büyük bir alanı imara açıyorsunuz. İstanbul’dan hâlâ intikam almaktan vazgeçmediniz mi? Ranttan hâlâ vazgeçmediniz mi? Az kaldı iktidar olduğumuzda ben onlara göstereceğim.

Bir şehirde yaşamanın yolu o şehirde huzur içinde olmaktır. Karnım doymalı, gezmeliyim o kenti. Çocuklar salıncakta sallanabilmeli. Nerede yeşil var hemen orayı imara açıyorlar. Bırakmışlar sorunları 3-5 kişi kazanacak diye bunun hesabını yapıyor. O 3-5 kişinin de Allah belasını versin. Ağaca kıymayın. Değiştireceğiz.

3 Aralık’ı işaret etti

ABD’ye, İngiltere’ye gittim. Havuz medyası fırsatlar aradılar nasıl karalarız diye. Uğraştılar, didindiler bir kara propaganda mekanizmasi oluşturdular. Onlar ne yapabiliriz, nasıl gölgeleyebiliriz anlayışı içindeydiler. Bizim partililer de merak etti genel başkanımız niye gitti diye. Onların yaptığı korkudan, bizim yaptığımız meraktandı. 3 Aralık’a kadar sabredin. 3 Aralık’ta yeni bir vizyonu açıklayacağız.

Türkiye’nin tarihine şöyle bir bakın. Ortalama 7 yılda bir kriz olur. Bazen çok derin ve bu krizlerden bir avuç insan çok faydalanır. Milyonlar bu kriz nedeniyle büyük mağduriyetler yaşar. Türkiye’yi artık bu kriz zincirinden kurtarmamız lazım. Emin olun çok güzel şeyler açıklayacağız. Sonsuza kadar krizi bitirecek bir vizyon açıklayacağız. Sonsuza kadar bu krizleri bitirmemiz lazım. O nedenle gittim. Vizyonumuz hazır, 3 Aralık. Ekiplerimiz hazır, yatırımcılarımız hazır, taze parada hazır. Türkiye’yi bu beladan kurtaracağız. 3 Aralık’ı bekleyin ve asla unutmayın geliyor gelmekte olan.”

Paylaşın