İYİ Parti Ve CHP Hangi İllerde Ortak Liste Çıkaracak?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı ilan etmesiyle birlikte vekil listeleri merak konusu oldu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) açıkladığı seçim takvimi uyarınca en geç 24 Mart günü siyasi partilerce ittifak modeli ve anlaşması imzalanmış olması gerekiyor. Ancak Millet İttifakı içerisinde vekil listesinde il il ve isim isim zor bir müzakere süreci yaşanıyor.

Altı siyasi parti arasında 4 Ocak’ta liderlerce kararlaştırıldığı üzere Genel Seçimler ittifakı modelini belirlemekle görevli Seçim İttifakı Komisyonu, henüz beşinci toplantısını yapmadı. Bu toplantı için gelecek hafta başında 20 Mart tarihi işaret edildi ancak bunun henüz kesinleşmediği vurgulandı.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun edindiği bilgilere göre, Komisyon’un ilk toplantısını 26 Ocak’ta düzenlemesinin ardından son günlerde partiler arasında ikili düzeyde görüşmeler yapıldı. CHP ile İYİ Parti, ittifak dışında yüzde 7 ülke barajını aşabilmeleri konusundaki soru işaretleri nedeniyle diğer dört parti açısından Meclis’te nasıl temsiliyet sağlanacağını görüşüyor. Diğer dört parti, öncelikle CHP ve İYİ Parti’nin hangi illerde ortak liste çıkarmaya sıcak bakılacağını ikili görüşmede açığa kavuşturması gerektiği görüşünde.

38 ilden çok azında mı ortak liste olacak?

Önceki Genel Seçimler’de yani 24 Haziran 2018’de CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi (SP) ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı, milletvekili seçiminde illerde ortak liste oluşturmamıştı.

Demokrat Parti, Gültekin Uysal’ın Afyonkarahisar adayı olarak İYİ Parti’nin listesinde yer alması üzerine YSK’ya ayrıca liste sunmadı. CHP, İYİ Parti ve SP ise, ayrı ayrı 600 milletvekili aday listeleriyle Genel Seçimler’de yarıştı ancak ittifak protokolü YSK’ya sunulduğu için ülke barajı riski ortadan kaldırıldı. SP, sadece yüzde 1,34 oy almasıyla illerde vekil çıkaramamasına rağmen, CHP listesinde aday gösterilmiş iki isim ile TBMM’de sandalye etti. İYİ Parti ise, Millet İttifakı olmasa yüzde 9,96 oy oranıyla baraj altında kalacakken 43 milletvekili çıkarabildi.

Şimdi Millet İttifakı, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutakabatı” uyarınca Meclis’te anayasa değişikliği yapılabilmesini hedefliyor. Dolayısıyla Millet İttifakı’nın TBMM’de en az 301 sandalyesi olması amaçlanıyor. Ama bunun için 24 Haziran’da olduğu gibi 81 ilde ayrı listelerle yarışa girilmemesi gerektiği görüşü masada. 38 ilde ortak listeyle seçime girilmesi durumunda bunun TBMM’deki aritmetiğe olumlu yansıyacağına işaret eden çalışmaya rağmen İYİ Parti, pek çok ilde ortaklaşma yaklaşımına sıcak bakmıyor.

CHP ile İYİ Parti arasında ortak listeyle seçime girilecek iller açısından bazılarında sadece CHP ve bazılarında sadece İYİ Parti logosuyla yarışılması konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı.

İYİ Parti’nin “seçmen profili” dikkate alınarak bazı illerde CHP logosuyla oy çokluğu elde edilemeyeceği görüşünü aktardığı söyleniyor.

CHP içerisinde geçmişte yeterince başarı sağlanamamış illerde o ildeki seçmen profiliyle örtüşecek “sürpriz aday ya da adaylar” üzerinde çalışıldığı vurgulanıyor.

Tek veya iki vekil için yarışılacak illerde mi ortak liste olacak?

Millet İttifakı’nda sonuçta 43 ilden çok daha fazlasında CHP ve İYİ Parti’nin kendi aday listeleriyle seçime girmek istediği öğrenildi. Bu nedenle 38 il değil ancak en az 10 ilde Millet İttifakı’nın ortak/tek listeyle aday gösterebileceği ihtimali gündemde.

Ortak listeyle parlamento seçimine girilmesi bakımından “hangi iller olabilir?” sorusuna yanıt olarak sadece tek ve iki milletvekili çıkarma hakkı olan iller işaret ediliyor. Bu kapsamda, YSK’nın güncel vekil dağılımına göre birer milletvekili çıkaracak Tunceli ve Bayburt’un yanısıra Meclis’te iki vekil ile temsil edilecek Artvin, Bilecik, Çankırı, Erzincan, Gümüşhane, Kırşehir, Sinop, Bartın, Ardahan, Iğdır ve Kilis illeri masada. Ancak bu 13 il konusunda uzlaşma henüz sözkonusu değil. Bu illerden en azından 10’unda ortak liste uzlaşması olabileceği konuşuluyor.

CHP ve İYİ Parti’nin görüşmelerinde ilerleme sağlanmasıyla birlikte ancak gelecek hafta başı yapılacak toplantıda Seçim İttifakı Komisyonu’nun artık karar alma aşamasına geleceği dile getiriliyor.

Karar İzmir’de altılı masa sonrasında mı şekillenecek?

Bu arada Millet İttifakı’nın liderlerince 19 Mart Pazar günü saat 17.00’de İzmir’de buluşulması öngörüldü. Eğer İzmir İktisat Kongresi kapsamında altılı masa toplantısı yapılabilirse “seçim ittifakı” üzerine de görüşme yapılabileceği ve dolayısıyla liderler tarafından Komisyon’a talimat verilebileceği aktarıldı.

Ardından Komisyon’un da YSK’ya sunulacak ittifak protokolü üzerinde çalışmasını hızlıca şekillendireceği kaydedildi.

Seçim İttifakı Komisyonu’nda, CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhan Yücel, DEVA Partisi Teşkilat İşleri Başkanı Sadullah Ergin ile Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün yer alıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a “Helallik” Tepkisi

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın helallik istemesine tepki göstererek, “Eğer bir helalleşme olacaksa anahtarı teslim edeceksiniz, ölen canlar için özür dileyeceksiniz” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, ayrıca, “Depremin üzerinden 37 gün geçti, hâlâ molozlar, enkazlar var. 180 milyon ton enkaz bir yerlere taşınacak. Asbesti düşünüyorlar mı acaba?” diye sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay’da, Millet Buluşması’nda açıklamalarda bulundu.

Hatay depreminde hayatını kaybeden vatandaşların mezarlarını ziyaret ettiğini belirten Kılıçdaroğlu Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız mezara Türk bayraklarını ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin bayraklarını asmış. Ankara’dan bayrakların kaldırılması için talimat geldi” dedi.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Hayatımda hiçbir zaman bu kadar üzülmedim. Türk bayrağını indirin diyor, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın bayrağını indirin diyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi başka bir devlete mi ait arkadaşlar? Emin olun önce inanmadım, böyle şey olmaz dedim. Ama bunun olur olmadığını görmek benim vicdanımda derin yaralar açtı. Asla kabul etmiyoruz.”

“Bayrağımıza sahip çıkmak namusumuzdur. Vatanımıza sahip çıkmak da namusumuzdur. Depremde hayatını kaybeden vatandaşların yattığı mezarlık da büyükşehir belediye başkanlığına aittir. Bir toplumu ayrıştırmak kadar tehlikeli bir şey yoktur.”

“Benim ahlakım da vicdanım da inancım da hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklamaya açıktır. Böyle bir tabloyla karşılaşacağımı hiç düşünmüyordum. Bir bakan telefon edecek indirin bayrakları diyecek! Ne günlere kaldık.”

İBB Başkanı İmamoğlu’na teşekkür

Türkiye’nin olağansütü bir dönem yaşadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu “50 bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetti. Olağanüstü kararlar almak zorundasınız” diye konuştu.

CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanının depremlerin etkilediği kentlerde koordinatör olarak görev yaptı.ğını ifade eden Kılıçdaroğlu “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu da Hatay’da koordinatör olarak görev yapıyor. Kendisini hepinizin huzurunda yürekten teşekkür ederim” diye konuştu.

Depremin üzeridnen 37 gün geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu “Hâlâ molozlar, enkazlar var. 180 milyon ton enkaz bir yerlere taşınacak. Asbesti düşünüyorlar mı acaba? Gerekli önlemler alınmadığı takdirde kentlerin kanser üreten bölgelere dönüşebileceğini düşünüyorlar mı acaba? Bir çevre mühendisiyle görüştüler mi acaba? Devleti yöneten kişi bütün ayrıntılar düşünmek zorundadır” dedi.

“Özür dileyeceksiniz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın helallik istemesini de eleştiren Kılıçdaroğlu “Eğer bir helalleşme olacaksa anahtarı teslim edeceksiniz, ölen canlar için özür dileyeceksiniz” dedi.

Kılıçdaroğlu daha sonra Suriye sınırına gitti.

Burada açıklama yapan Kılıçdaroğlu “Bu necip milletin alnına ırkçılık gibi kara bir leke sürmeden, Suriyeli kardeşlerimizi en geç 2 yıl içinde kendi anavatanlarına göndereceğiz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“İran sınırını aşıp Türkiye’ye gelen Afganlıları da geldikleri İran’a geri iade edeceğiz. Bunu Suriye’nin de İran’ın da Afganistan’ın da bilmesini isteriz.”

“Açık ve net söylüyoruz. Arkamızda gizli bir hesap yok. Hiçbir ülkeye, hiçbir yabancıya karşı ön yargı yok. Ama biz kendi ülkemizde özgürce yaşamak istiyoruz. Kendi ülkemizin demografik yapısının değişmesini istemiyoruz.”

“Hududun namus olmasının temel gerekçesi, egemenlik sınırlarımızın belirlendiği alandır Hudut. O çizgilerin içinde kalan bizim egemenlik sınırlarımızdır. Bunu korumak da bizim namus borcumuzdur. Dolayısıyla, yol geçen hanına dönen sınır kapılarımızı kesinlikle Cumhurbaşkanlığımızda, tam tersini yapacağız, her sınır kapısı bizim namusumuz olacak.”

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde kullanacağı tanıtım logosu da ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Logo Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında arka planda yer aldı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 418 Milyar Doları Kim Çaldı, Nasıl Çaldı Ortaya Çıkacak

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin 418 milyar doları çalınmış. Kim çaldı, nasıl çaldı ortaya çıkacak. Ortaya çıkmakla da kalmayacak; her kuruşu geri alınacak. Yağma düzeni son bulacak, nepotizm, kayırmacılık son bulacak” dedi ve ekledi:

“Ucu nereye gidiyorsa gitsin. Evrensel hukuk kaideleri içinde, kesinlikle ve kesinlikle hukuk içinde kalınarak yapılması gereken ne varsa yapılacak. Bunun önünde durmak isterlerse kendileri bilir. Tercih onların…”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü gazetesinden Aytunç Erkin’e açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Adaylığınız açıklanana kadar geçen sürede ‘Sadece 5’li çete değil bazı finans çevreleri’ tarafından da size karşı duvar örüldüğünü söylediniz. Bugün de bu finans çevrelerinin size karşı duvar olacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Bu duvarı nasıl yıkacaksınız? Bakın; altılı masanın bir ortak politikalar metni ve bu metinle birlikte de bir anayasa önermesi var. Bu iki metnin özeti size göre nedir derseniz, demokrasidir, hak- hukuk adalettir. Ama yaşamın her alanında hak, hukuk ve adalettir. Siyasette, eğitimde, sanatta, iş dünyasında, çalışma hayatında, doğa politikalarında, ekonomide; her alanda hak, hukuk ve adalet. Haliyle biz yaşamın her alanında demokrasiyi tesis edeceğiz ve adaleti sağlayacağız.

Bakın, bu ülkenin 418 milyar doları çalınmış. Kim çaldı, nasıl çaldı ortaya çıkacak. Ortaya çıkmakla da kalmayacak; her kuruşu geri alınacak. Yağma düzeni son bulacak, nepotizm, kayırmacılık son bulacak. Ucu nereye gidiyorsa gitsin. Evrensel hukuk kaideleri içinde, kesinlikle ve kesinlikle hukuk içinde kalınarak yapılması gereken ne varsa yapılacak. Bunun önünde durmak isterlerse kendileri bilir. Tercih onların…”

Kılıçdaroğlu, “Rövanş duygunuz var mı? Çünkü kutuplaştırmadan en çok yakınan sizsiniz.” sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi:

“Hayatımın hiçbir döneminde rövanşist olmadım. Ahlaka ve vicdana sığmayan, hukuk dışı tüm uygulamaların karşısında oldum ama rövanşist olmadım. İktidarı devraldığımızda geçmişe elbette bakacağız. Geçmişte yaşananlar arasında hukuk dışı bir takım uygulamalar varsa bunların gereğini elbette yargı yapacaktır. Ama bunu yaparken rövanşist, intikamcı bir yöntemi asla benimsemem, benimsenmesine de izin vermem. Altılı masanın tüm liderleri de benimle aynı noktada.”

Söyleşinin tamamını BURADAN okuyabilirsiniz.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayı Kılıçdaroğlu’ndan ‘Suikast’ İddialarına Dair Açıklama

Suç örgütlerinin kendisine yönelik saldırı planladığı iddiaları sorulan Kılıçdaroğlu, “Olur, böyle şeyler; önemsemiyorum. Ben terör örgütleri tarafından öldürülmek ve kimi güçler tarafından linç edilmek istenen bir siyasetçiyim. Ne yaşamış olursam olayım, bir adım geri adım atmadım. Dolayısıyla kimse de endişe etmesin” dedi ve ekledi:

“Bu türden haberlerin aynı zamanda bazı mahfillerin propaganda enstrümanı olduğunu da biliyorum. Toplumda bu tür haberler üzerinden korku, endişe yaratmaya çalışırlar; bu tür haberlerle toplumu sindirmeye çalışırlar. Kimsenin endişesi olmasın. Neyle ve kiminle tehdit ederlerse etsinler; tehdit eder görünürlerse görünsünler başaramayacaklar. İlk seçimlerde iktidarı devralacağız ve cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.”

Kılıçdaroğlu, Bursaspor maçında Amedspor’a ve taraftarlarına yönelik saldırı ve maçta açılan ‘beyaz Toros’, ‘Yeşil’ pankartlarıyla ilgili olarak, “Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar? Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez” ifadelerini kullandı.

T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Futbol Federasyonu, Bursa Valiliği ve Emniyeti’nin de dahil olduğu bir ihmaller zinciri olduğu görünüyor. Gerekli soruşturmanın başlatıldığı açıklandı. Bekleyeceğiz, bakalım ne çıkacak soruşturmadan? Taraftar boyutuna ilişkin ise bu ülkede hiç kimse hiç kimseyi hangi gerekçeyle olursa olsun tehdit edemez…

Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür. Hukuk ivedilikle gereğini yapar, yapmalıdır.

Amedspor’un ismine gelince… Yıllar önce Türkiye Futbol Federasyonu onayladı bu ismi. Yaklaşık 10 yıldır, mücadele ettiği kümelerde yüzlerce maç oynamış, Türkiye’nin dört bir yanına deplasmana gitmiş, Türkiye’nin dört bir yanından Diyarbakır’a gelmiş takımlara ev sahipliği yapmış. Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar?”

Kılıçdaroğlu, HDP ile ne zaman görüşeceğine dair soruya da “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” diye cevap verdi.

Suikast iddiası

Suç örgütlerinin kendisine yönelik saldırı planladığı iddiaları da sorulan CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“Olur, böyle şeyler; önemsemiyorum. Ben terör örgütleri tarafından öldürülmek ve kimi güçler tarafından linç edilmek istenen bir siyasetçiyim. Ne yaşamış olursam olayım, bir adım geri adım atmadım. Dolayısıyla kimse de endişe etmesin. Bu türden haberlerin aynı zamanda bazı mahfillerin propaganda enstrümanı olduğunu da biliyorum.

Toplumda bu tür haberler üzerinden korku, endişe yaratmaya çalışırlar; bu tür haberlerle toplumu sindirmeye çalışırlar. Kimsenin endişesi olmasın. Neyle ve kiminle tehdit ederlerse etsinler; tehdit eder görünürlerse görünsünler başaramayacaklar. İlk seçimlerde iktidarı devralacağız ve cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.”

Paylaşın

Vatandaşın Borcu 1 Trilyon 762 Milyar Liraya Yükseldi

Vatandaşın toplam borcu 1 trilyon 762 milyar liraya yükseldi. Borcun 1 trilyon 240 milyar lirası bireysel (konut, otomobil, ihtiyaç) kredilerinin, 522 milyar lirası da kredi kartı borç bakiyelerinden kaynaklanıyor.

Öte yandan icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı ise geçen yılın aynı gününe göre 247 bin adet azalarak 10 mart itibariyle 23 milyon 200 bin oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) verilerini paylaştı.

Gürer, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 24 Şubat – 3 Mart haftasında 29 milyar lira artarak 1 trilyon 762 milyar liraya tırmandığını söyledi.

Ömer Fethi Gürer, yurttaşların banka borçlarında yılbaşından bu yana ise 188 milyar liralık artış yaşandığını ekledi.

Gürer’in paylaştığı verilere göre yurttaşların borcunun 1 trilyon 240 milyar lirası bireysel (konut, otomobil, ihtiyaç) kredilerinin, 522 milyar lirası da kredi kartı borç bakiyelerinden kaynaklanıyor.

Son haftada da tüketici kredilerinde 18 milyar liralık, kredi kartı borçlarında ise 11 milyar liralık artış var.

Yurttaşların borcu borçla döndürdüğü şeklinde hükümeti eleştiren CHP Milletvekili Gürer halkın ciddi bir geçim sıkıntısı içinde olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Vatandaşların vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen ve henüz varlık yönetim şirketlerine devretmedikleri takipteki borçları ise 32,1 milyar liraya yükseldi.

“Bankaların takipteki bu borçlarını düşük bir bedel karşılığında varlık yönetim şirketlerine devrediyor olmaları bu rakamı olduğundan daha düşük gösteriyor. Vatandaşların bankalar ve finansal şirketlerden ayrı olarak TOKİ’ye taksitli konut alımları nedeniyle 28 milyar lira, varlık yönetim şirketlerine de 36 milyar lira borcu bulunuyor.

Bu yıl Ocak ayında 92 bin 443 vatandaş bireysel kredi, 75 bin 75 kişi de kredi kartı takibine alındı. Hem kredi kartı hem de bireysel kredi yüzünden aynı anda takibe alınanlar tek kişi sayıldığında Ocak’ta toplam 143 bin 863 kişi borcunu ödeyemedi.”

Ömer Fethi Gürer, Risk Merkezi’nin verilerini de paylaşarak Ocak 2023 itibariyle 2 milyon 433 bin 791 kişinin bankalar ve diğer finansal kuruluşların takibinde bulunduğunu belirtti.

2 milyon 33 bin 765 kişinin de icraya verildikten sonra kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemediği için bu kuruluşların listesine girdiğini ekledi.

CHP’li Gürer “Hem bankalar ve diğer finans kuruluşları hem de varlık yönetim şirketlerinin takibinde bulunanlar tek kişi sayıldığında toplam 3 milyon 882 bin 476 vatandaş, son beş yılda icraya verildiği halde borcunu ödeyemediği için bankaların kara listesinde bulunuyor“ dedi.

Azalmasına rağmen 23 milyon icra dosyası var

Ömer Fethi Gürer şöyle devam etti:

“Vatandaşın icra dosyaları ile ilgili iktidar bir dizi kanun değişikliğine gitti. 2000 TL altı kamu borçları silineceği söyledi. Buna rağmen icralar durmuyor. İcra işlemleri olabildiğince geciktirilse de seçim öncesi 23 milyon 200 bin dosya varlığı icrada durumu ve vatandaşın halini gösteriyor.

Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere göre 1 Ocak – 10 Mart 2023 tarihleri arasında icra ve iflas dairelerine UYAP üzerinden toplam 1 milyon 811 bin yeni dosya geldi.

Gelen dosya sayısı 2022’nin aynı haftalarına göre 286 bin adet azaldı. Aynı dönemde 1 milyon 840 bin dosya da sonuçlandırıldı. Sonuçlanan dosya sayısı da bir önceki yıla göre 620 bin adet artış gösterdi. Yeni gelen dosya sayısı 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 13,7 oranında azaldı.

İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı ise geçen yılın aynı gününe göre 247 bin adet azalarak 10 Mart itibariyle 23 milyon 200 bin oldu.”

Gürer “Vatandaş nerede ise banka kartları ile yaşamını sürdürüyor. Borcu borçla ödeyerek yaşamaya çalışıyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu “Muhafazakar Kadınlara” Seslendi

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda muhafazakar genç kadınlara seslenerek çağrıda bulundu.

Kılıçdaroğlu, çağrısında şu ifadeleri kullandı:

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum. Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar. Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Seçim Tarihi Yorumu: Türkiye’nin Değişime İhtiyacı Var

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin netleşmesiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Hayırlısı olsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Değişime ihtiyacı var. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs’ta yapılması kesinleşen seçimler hakkında ilk açıklamasını yaptı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve partisinin üst düzey yöneticileriyle deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin netleşmesiyle ilgili “Hayırlısı olsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Değişime ihtiyacı var. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Yaşanabilir bir Türkiye”nin zamanı artık gelmiştir!”

Ayrıca Millet İttifakı üyelerinden Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu seçim kararının ardından “Hayırlı olsun. “Yaşanabilir bir Türkiye”nin zamanı artık gelmiştir!” ifadelerini kullandı.

İkinci tur 28 Mayıs’ta

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, “Bugün Cumhurbaşkanımızın seçimlerin yenilenmesi kararı üzerine YSK yaptığı toplantıda 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılması olarak belirlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması halinde 28 Mayıs tarihi belirlenmiştir. Çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

Yener ayrıca, “Milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlileri 16 Mart saat 17.00’ye kadar istifa edecek” dedi.

Önceki seçimlerde de olduğu gibi bu kararlar; istifa etmesi gereken kamu görevlileri ile illerin çıkaracağı milletvekili sayılarının ilanına ilişkin olacak. Seçim takvimi ise daha sonra ilan edilecek.

YSK’nın seçim takvimini 21 Mart’ta başlatması bekleniyor. Cumhurbaşkanı adayları için son başvuru tarihi 26 Mart olacak. Cumhurbaşkanı adayı olan kamu görevlileri ile belediye başkanlarının da 16 Mart’a kadar istifa etmeleri bekleniyor.

Paylaşın

CHP Grup Başkanvekili Özel: Kılıçdaroğlu’na Suikast Duyumları Alıyoruz

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu hakkında “suikast” duyumları aldıklarını söyleyen CHP Grup Başkanvekili Özel, “Güvenlik güçlerinin de bilgisi var. Bize gelen istihbaratların onlarda olmaması zaten mümkün değil” dedi ve ekledi:

“Bize de genel başkana da bu duyumlar geliyor. Şu an koruma sayısında bir artış yok. Cumhurbaşkanlığı adaylığı kesinleşmeye başlayınca bu durumda bir değişiklik olur mu bilmiyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, Halk TV ekranlarında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “suikast” duyumları aldıklarını söyleyen Özel, “Güvenlik güçlerinin de bilgisi var. Bize gelen istihbaratların onlarda olmaması zaten mümkün değil” dedi.

Özel, “Bize de genel başkana da bu duyumlar geliyor. Şu an koruma sayısında bir artış yok. Cumhurbaşkanlığı adaylığı kesinleşmeye başlayınca bu durumda bir değişiklik olur mu bilmiyoruz” diye konuştu.

Bu tür duyumların seçimlere korku iklimi altında girilmesine yönelik olduğunu ifade eden Özgür Özel, “Bir ara bir bakanın zırhlı aracını da yolladılar genel başkanımız kabul etmedi. Kendisi normal makam aracını kullanıyor. Bu tehditler, seçimi bir korkutma iklimini dönüştürmeye yönelik” ifadelerini kullandı.

Özel şunları kaydetti: “Ama bunlar boş mu çıkar… Genel başkana tehdit iddiaları konuşulduktan üç ay sonra Artvin Şavşat’ta konvoyumuza ateş açılmış ve askerimiz hayatını kaybetmişti. Bir korumamız da gözünü kaybetmişti.

1,5 kilometre kala durdurulan minibüste belki de 500 kişiyi öldürecek kadar patlayıcı çıkmıştı.

Azmettiricileri Süleyman Soylu olan ve yapanlara ‘Mesajınızı aldık, mesaj verdiniz’ diyen Milli Savunma Bakanının katıldığı cenaze töreninde Ankara Çubuk’ta genel başkanımız linç edilerek çıplak ellerle öldürmek istediler. İçine girdiği evi, ‘Yakın bu evi’ diye söyleyenler oldu. Bunların bir tanesi bile cezaevine girmedi. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.”

Paylaşın

Kaftancıoğlu Hakkında 4 Yıl 8 Aya Kadar Hapsi Talebi

CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçundan 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı. Hazırlanan iddianame, asliye ceza mahkemesine gönderildi. Mahkeme iddianameyi kabul ettiği takdirde duruşma tarihi verilecek ve Kaftancıoğlu hakim karşısına çıkacak.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “Demokrasi yoluyla bir diktatörü bu ülkeden göndereceğiz” sözleri hakkındaki soruşturma tamamlandı.

“Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçundan 4 yıl 8 aya kadar hapsi istenen Kaftancıoğlu, sosyal medya hesabından, “Yine ne yapmışım? Yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir ve sizler ne yaparsanız yapın gideceksiniz” açıklaması yaptı.

Kaftancıoğlu 12 Ağustos 2022’de, partisinin 81 il gençlik kolları başkanlarıyla İstanbul Planlama Ajansı’nın Florya’daki merkezinde bir araya gelmişti. Kaftancıoğlu burada yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Partimize, partimizin ilkelerine, gençliğinize, kendinize ve sizlerin hayallerini hedefleri hâline getiren genel başkanımıza, genel başkanımızın sizlere sunduğu imkanlar ve sizin genel başkanımıza, partimize oluşturduğunuz ve artırdığınız enerjiye güvenerek belki de dünya tarihinde bir ilki başaracağız. Demokrasi yoluyla bir diktatörü bu ülkeden göndereceğiz.”

Soruşturma tamamlandı

Bu açıklamanın ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatları, Kaftancıoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak cezalandırılmasını talep etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Kaftancıoğlu’nun ifadelerinin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu oluşturduğu savunuldu.

Kaftancıoğlu’nun sözleriyle eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü kapsamını aştığı aktarılan iddianamede, söz konusu ifadelerin “Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen nitelikte olduğu” öne sürüldü. Kaftancıoğlu’nun konuşmasını kamuya açık bir alanda gerçekleştirmesi nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleştiğine de vurgu yapıldı. İddianamede, “Kaftancıoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik alenen hakaret suçunu işlediğinin anlaşıldı” denildi. Kaftancıoğlu’nun, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçundan 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapsi istendi.

Dosya, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianame, İstanbul 7. Asliye ceza mahkemesine gönderildi. İddianameyi inceleyen mahkeme, olayın Bakırköy Adliyesi’nin görev bölgesinde kaldığını tespit etti. Mahkeme, yetkisizlik kararıyla dosyayı Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderecek. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederse davanın görüleceği tarihi belirleyecek.

Kaftancıoğlu, hakkında düzenlenen iddianame hakkında ilk değerlendirmeyi sosyal medya hesabından yaptı. Kaftancıoğlu, “Yine ne yapmışım? Yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir ve sizler ne yaparsanız yapın gideceksiniz” açıklamasını yaptı.

Paylaşın

İki Ayda En Az 23 Bin 592 Esnaf İflas Etti

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da ekonomik gelişmeler iktidarı yalanlıyor. 2023 yılının ilk iki ayında iflas eden esnaf sayısı en az 23 bin 592 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Yılın ilk iki ayındaki 23 bin 592 esnaf iflası, 2019’dan bugüne yılın ilk iki ayındaki iflaslardan daha fazla oldu.

Bu yılın ilk iki ayında deprem bölgelerindeki toplam iflas sayısı ise en az 2014 olarak kayıtlara geçti. Bu durumda bu yılın ilk iki ayında gerçekleşen iflasların yüzde 11’i deprem bölgesinde gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, yılın ilk 2 ayında gerçekleşen esnaf iflaslarını değerlendirdi. Ağbaba’nın tespit ve değerlendirmeleri şöyle:

“Ocak ve Şubat ayları arasında Türkiye genelinde meslekten ve sicilden terkinini gerçekleştirerek iflas eden esnaf sayısı 23 bin 592 oldu. Bu durumda yılın ilk ayında her gün 393 esnafımız iflas ederek ekmek teknesini kaybetmiş oldu.

Yılın ilk iki ayındaki 23 bin 592 esnaf iflası, 2019’dan bugüne yılın ilk iki ayındaki iflaslardan daha fazla oldu.

Deprem bölgesinde ilk iki ayda 2041 esnaf iflas etti.

Bu yılın ilk iki ayında deprem bölgelerindeki toplam iflas sayısı ise en az 2014 olarak kayıtlara geçti. Bu durumda bu yılın ilk iki ayında gerçekleşen iflasların yüzde 11’i deprem bölgesinde gerçekleşmiş oldu.

Adana’da 455, Adıyaman’da 149, Diyarbakır’da 188, Gaziantep’te 235, Hatay’da 257, Kahramanmaraş’ta 227, Kilis’te 24,Malatya’da 181, Osmaniye’de 97 ve Şanlıurfa’da 228 esnaf bu yılın ilk iki ayında iflas etmiş oldu.

6 aylık borç erteleme ne yazık ki iş yerini, evini, ailesini kaybeden esnaflarımızın hiçbir derdine derman olmayacaktır. Esnaflarımızın tüm borçları silinmeli, iş yerlerine tekrar dönene kadar esnaflarımıza işsizlik maaşı bağlanmalı, esnaflarımızın tüm fatura ve sigorta primleri bu süreçte hazine tarafından karşılanmalıdır.

Aksi takdirde Mart ayı itibariyle oda kayıtlarında tescili bulunan esnaflarımız toplu halde meslekten ve sicilden terkin işlemini gerçekleştirecektir.”

Paylaşın