CHP İstanbul İl Kongresi: Kılıçdaroğlu’ndan Adaylara “Çalışın” Talimatı

CHP’de gözler, 8 Ekim’de yapılması planlanan İstanbul il kongresine çevrildi. Özgür Çelik, Cemal Canpolat, Gürsel Tekin, Mehmet Ali Yüksel, Selçuk Sarıyar gibi isimlerin başkanlık için çalışmalarına hız verdiği öğrenilirken, Kılıçdaroğlu’nun kendisiyle görüşen adayların her birine “çalışın” dediği belirtildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen pazar günü İstanbul il merkezinde 39 ilçe başkanıyla bir araya geldiği toplantıda il başkanlığı adayını tarif etmişti. Toplantıda Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul il başkanlığı profiline ilişkin Canan Kaftancıoğlu ile çıta yükseldiği, çıtayı daha da yükseltecek birisinin olması gerektiği düşüncesinde olduğu vurgulandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il kongreleri devam ederken gözler, 8 Ekim’de yapılması planlanan İstanbul il kongresine çevrildi. İl başkanlığı için adaylığı konuşulan Özgür Çelik, Cemal Canpolat, Gürsel Tekin, Mehmet Ali Yüksel, Selçuk Sarıyar gibi isimlerin çalışmalarına hız verdiği öğrenildi.

Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre, bu süreçte CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisiyle görüşen adayların her birine “çalışın” dediği belirtildi. Her adayın ‘ortak aday’ olma isteği de kulislere yansıdı.

Öne çıkan isimler hakkında henüz ortak bir kanıya varılamadığı çekişmeli bir yarışın süreceği gelen bilgiler arasında. Onursal Adıgüzel’in de adının geçtiği adaylık yarışında değişimciler adaylarının Bahçelievler ilçe başkanı Özgür Çelik olduğunu söyledi. Diğer tarafta da İBB Meclis Üyesi Selçuk Sarıyar’ın ismi ön plana çıkıyor.

Değişimcilere karşı olanların Selçuk Sarıyar’ı desteklediği iddiası gündemde. Ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, bir aday belirlemeden kendi isminin herhangi bir adayla yan yana gelmesini istemediği ifade ediliyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen pazar günü İstanbul il merkezinde 39 ilçe başkanıyla bir araya geldiği toplantıda il başkanlığı adayını tarif etmişti. Toplantıda Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul il başkanlığı profiline ilişkin Canan Kaftancıoğlu ile çıta yükseldiği, çıtayı daha da yükseltecek birisinin olması gerektiği düşüncesinde olduğu vurgulandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’ın “Kamuda Mülakat” Açıklamasına Tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘kamuda mülakat’ açıklamasına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Erdoğan bizden çalarak seçim vaadi yaptığı mülakat meselesinde yine çark etmiş, ‘Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlarıyla görüşür, bakarız’ demiş. Halkın gözünün içine baka baka yalan söylediğini bir kez daha itiraf etmiş” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ancak burada sadece bir yalanın itirafı yok, yine bir oyunun döneceği anlaşılıyor. Bu senin zaten seçim vaadindi, gereğini yaparsın biter! Hayırdır, alacağın kararları bakanlarınla görüşesin mi tuttu?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kamuda işe alımlarda uygulanan mülakatlarla ilgili “Ben Seçim vaatlerim içinde böyle bir söz verdiysem, bunu Milli Eğitim bakanımla, İçişleri Bakanımla görüşmek suretiyle, yeni bir yol haritasıyla ilerletiriz.” diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan bizden çalarak seçim vaadi yaptığı mülakat meselesinde yine çark etmiş, ‘Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlarıyla görüşür, bakarız’ demiş. Halkın gözünün içine baka baka yalan söylediğini bir kez daha itiraf etmiş.

Ancak burada sadece bir yalanın itirafı yok, yine bir oyunun döneceği anlaşılıyor. Bu senin zaten seçim vaadindi, gereğini yaparsın biter! Hayırdır, alacağın kararları bakanlarınla görüşesin mi tuttu? Mülakata takılan evlatlarımız için ben sokakta mücadele ederken, siz kapılara kilit vuruyordunuz. O çocukları size yedirmeyeceğim!”

Erdoğan ne demişti?

Erdoğan, BM Genel Kurulu için gittiği New York’ta gazetecilerin mülakat sorusuna, “Biz, mülakatları görevin gerektirdiği zorunluluklar dışında kaldırmayı vadettik. Görevin gerektirdiği hallerde ise hakkaniyetle hareket edilmesi temel yaklaşımımızdır. Mülakatlar çok sınırlı ve çok özel meslek gruplarında gerekli olabilir.

Elbette mülakat komisyonlarının objektif kriterlerle oluşturulması konusu da çok mühim bir konu. Konuyu ilgili bakanlarımızla yakın görüşüyor, çalışıyoruz. Ben seçim vaatlerim içinde böyle bir söz verdiysem, bunu Milli Eğitim bakanımla, İçişleri Bakanımla görüşmek suretiyle, yeni bir yol haritasıyla ilerletiriz” yanıt vermişti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’ın Sözlerine Tepki: ‘Dış Güçler’e Şikayet Etmiş

Erdoğan’ın “Ülkemizde ana muhalefet partisi, seçimi kazanırsak mültecileri göndereceğiz diye tehdit etti. Biz ise tam aksi. Biz mültecilere olan ev sahipliğine aynen devam edeceğiz” sözlerine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Para dilenmek için, yine ülkemizi küçük düşürmüş” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurulu’na katılmak üzere ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ülkemizde ana muhalefet partisi, seçimi kazanırsak mültecileri göndereceğiz diye tehdit etti. Biz ise tam aksi. Biz mültecilere olan ev sahipliğine aynen devam edeceğiz” açıklamasına tepki gösterdi.

“Erdoğan, ABD’ye şirin gözükmek için, bizi ve tüm muhalefeti ‘Dış Güçler’e şikâyet etmiş. Siyasi ve ahlaki meşruiyetini yitirmek, işte tam da budur” diyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan ABD ziyareti sırasında, kendisini affettirme ve 3-5 Dolar alabilmenin heyecanına kapılmış. Para dilenmek için, yine ülkemizi küçük düşürmüş. Anlaşılan o ki BOP Eş Başkanı olarak ülkemizi mülteci kampına çeviren, mahallelerimizin kimlikleriyle oynayan Erdoğan, ABD’ye şirin gözükmek için bizi ve tüm muhalefeti ‘Dış Güçler’e şikâyet etmiş. Siyasi ve ahlaki meşruiyetini yitirmek, işte tam da budur. ‘Affedilir miyim, 3-5 Dolar koparabilir miyim’ diye kapı kapı dolaşıp bizi şikayet eden bir kişiden, bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmaz!”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkan Adayı Özel: Kimin İçin Siyaset Ürettiğimizi Bilmemiz Lazım

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan CHP genel başkan adayı Özgür Özel, “CHP kendi köklerini bilmeli, kimin için var olduğunu bilmeli. Herkes için parti olmaz. Parti toplumun bir kısmını temsil eder. Ya emekten yanasındır ya değilsindir, ya işçiden yanasındır ya değilsindir. Ya esnafı savunuyorsundur ya savunmuyorsundur. CHP’nin kendini var eden sol, sosyal demokrat kriterleri görmesi, cesur olması lazım” dedi.

‘Genel Başkan seçilmeniz durumunda önümüzdeki seçimde cumhurbaşkanı adayı olur musunuz?’ şeklindeki soruya ise Özel, şu yanıtı verdi: “Bir sonraki seçimle ilgili uzlaşımız ve inancımız şu; benim cumhurbaşkanı adayımı CHP’nin bütün üyeleri belirleyecek. Keşke mümkün olsa şöyle bir şey yapabilsek; CHP’nin adayını partinin doğal tabanı, memurlar üye olamıyor mesela, en azından üyelerin önüne sandık koyacağız, ‘cumhurbaşkanı adayı kim olsun’ diyeceğiz. Onların belirlediği cumhurbaşkanı adayını, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak önereceğiz.”

Seçim öncesi ve sırasında önemli hatalar yaptıklarını da belirten Özel, şunları kaydetti: “CHP açısından en önemli hata kendi olmamaktı. Yani Türkiye’yi bir ittifak mecbur kılan bir rejimle karşı karşıyayız. CHP tek başına yüzde 50+1 alamıyor. Bunun geçmişten gelen bugüne dair hem yapısal hem de yönetimsel sorunları var. Bunları ayrıca tartışacağız. Hata şuradaydı; ben nerede durayım, bunun yanında durayım, bunun karşısında olayım gibi CHP’yi CHP yapan değerlerle değil de bir ittifak mecburiyetiyle CHP kendi kimliğini savunur bir halden başka bir yere savruldu.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı ve Genel Başkan Adayı Özgür Özel, FOX TV’de İlker Karagöz’ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

CHP’nin başının üzerinde yüzde 25’lik görünmez bir cam tavan olduğunu belirten Özel, “Yüzde 25’i çok iyi okumak lazım. 4 kişiden 3’ünün oyunu almadığınız bir durumda bu partinin oturup düşünmesi lazım. 20 yıl geçti, ülkeyi yöneten iktidarın Türkiye’ye ne yaptığı ortada. Bir yıl önce Erdoğan yüzde 60’la kaybediyordu. Böylesi bir dönemde bu seçimi kaybetmememiz gerekiyordu. Ama biz önem atfettiğimiz seçimi kaybettik” değerlendirmesini yaptı.

Seçimin kaybedilmesinin pek çok sebebi olduğunu belirten Özel, “Artık bizim bahane üretme hakkımız yok. Elbette seçimin öncesinde kullanılmaz inanılmaz kamu gücü, yapılan dezenformasyon, sahte klipler, Anadolu Ajansı’ndan TRT’ye kadar Cumhurbaşkanı’nın yalanlarının yaygınlaştırılması, her şey aleyhimizeydi” ifadelerini kullandı.

Seçim öncesi ve sırasında önemli hatalar yaptıklarını belirten Özel, şunları kaydetti: “CHP açısından en önemli hata kendi olmamaktı. Yani Türkiye’yi bir ittifak mecbur kılan bir rejimle karşı karşıyayız. CHP tek başına yüzde 50+1 alamıyor. Bunun geçmişten gelen bugüne dair hem yapısal hem de yönetimsel sorunları var. Bunları ayrıca tartışacağız. Hata şuradaydı; ben nerede durayım, bunun yanında durayım, bunun karşısında olayım gibi CHP’yi CHP yapan değerlerle değil de bir ittifak mecburiyetiyle CHP kendi kimliğini savunur bir halden başka bir yere savruldu.”

Özgür Özel, şunları ifade etti: “Ya emekten yanasındır ya değilsindir. Ya işçiden yanasındır ya değilsindir. Ya küçük esnafı savunuyorsundur ya da savunmuyorsundur. O yüzden CHP’nin kendini var eden sol, sosyal demokrat kriterleri görmesi, kime dokunması gerektiğini bilmesi, kimin için siyaset ürettiğini bilmesi, cesur olması lazım.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili soruya Özel, “Ben bütün CHP’lilerin desteğini istiyorum. Ekrem Bey’le iletişimimiz her zaman vardı, bundan sonra da olacak. CHP değişsin ve güçlensin isteyen herkesin desteğini istiyorum. Öyle gizli kapaklı değil; açık, şeffaf, kol kola, omuz omuza yol yürümeye hazırım. Yeter ki CHP kimliğinde CHP’nin değerlerine bağlı, etik ve iyi niyetli, kişisel çıkarlardan uzak, partinin iyiliğini isteyen herkesle birlikteyim” cevabını verdi.

Özel, “Bu yürüyüşün adı parti içi iktidar mücadelesi falan değil. Onlar kolay… Bu yürüyüşün adı, önümüzdeki seçimlerde iktidar yürüyüşü” dedi.

“Cumhurbaşkanı adayını üyeler belirleyecek”

‘Genel Başkan seçilmeniz durumunda önümüzdeki seçimde cumhurbaşkanı adayı olur musunuz yoksa Ekrem İmamoğlu mu olur?’ şeklindeki soruya Özel, şu yanıtı verdi: “Bir sonraki seçimle ilgili uzlaşımız ve inancımız şu; benim cumhurbaşkanı adayımı CHP’nin bütün üyeleri belirleyecek. Keşke mümkün olsa şöyle bir şey yapabilsek; CHP’nin adayını partinin doğal tabanı, memurlar üye olamıyor mesela, en azından üyelerin önüne sandık koyacağız, ‘cumhurbaşkanı adayı kim olsun’ diyeceğiz. Onların belirlediği cumhurbaşkanı adayını, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak önereceğiz.”

Ben bütün CHP’lilerin desteğini istiyorum. Ekrem beyle iletişimimiz her zaman vardı, yine olacak. CHP değişsin isteyen herkesle açık, gizli, şeffaf yol yürümeye hazırım. Bu yürüyüşün adı önümüzdeki seçimlerde iktidar yürüyüşüdür. Parti içi iktidar mücadelesi falan değil, onlar kolay. Bir sonraki seçimle ilgili inancımız şu: Benim cumhurbaşkanı adayımı CHP’nin bütün üyeleri belirleyecek.”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkan Adayı Özel: Topyekun Bir Değişime İhtiyaç Var

CHP Konya İl Başkanlığı’nın olağan kongresinde konuşan genel başkan adayı Özgür Özel, ”Başkan adayı olarak ‘değişimciler’ diye ifade edilen değişimin yüzyılı ve yüzyılın değişimini savunan gencecik kadrolarımızın, inançlı arkadaşlarımızın yaklaşımı şudur; biz birilerinin göstermek istediği gibi kongrelerde, kurultayda onun karşısında, bunun yanında değiliz” dedi ve ekledi:

“Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyelerinin kalbinde, vicdanında yer almaya, meselemizi, derdimizi, hikayemizi anlatmaya geliyoruz. Ben ilk yola çıkarken şunu dedim. Dedim ki, kaybeden takımın santraforuyum ben. Keyfim yerinde. Takımda en iyi mevkideyim; ama bir karar verdim. İki gece uyumadığım seçimden sonra ve bir karar verdim. Dedim ki, madem ki bu takımın adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir, bu takım kaybedemez. Ben kaybeden takımda santrafor olacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim.”

Özel, konuşmasının devamında, “Bu partinin evladı mıyım, evladıyım. Bu partinin yetiştirdiği damarlarından gelen ana damarını, bu partinin ana damarını yani bu altı oku, Atatürk sevgisini şah damarı gibi hisseden, tak tak tak, şah damarında onun attığı bir evladıyım. Dersiniz ki, Özgür çok oynadın, yedek otur, yedek otururum. Özgür orta sahaya, orta sahaya, kaleye, kaleye. Özgür top toplamaya, top toplamaya. Ama diyorsunuz ki, Özgür, vazife sana düştü. Bundan sonra haydi bu takımı şampiyon yapmaya ben varım, bu takımı şampiyon yapmaya” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkanlık için adaylığını açıklayan Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin Konya İl Başkanlığı’nın olağan kongresine katıldı. Burada bir konuşma yapan Özgür Özel, şunları söyledi:

28 Mayıs akşamı hepimiz yıkıldık, kaldık. O günden sonra kolumu kaldıracak takatim yoktu, itiraf edeyim. O günden sonra varıp da bir yola çıkmak değil, artık yolu açmanın, partideki değişimin dönüşümün, gençleşmenin, örgüt emeğinin hiçe sayılmasının önünü açmanın peşindeydik. Geçen zaman şöyle bir noktaya geldi. Bir başarısızlık var, bu başarısızlığı kabullenmek, bu başarısızlığı itiraf edip, özeleştiri yapmak noktasında fikir ayrılıklarımız oldu. Bir ayrışma olduğunu gördük. Tüzük değiştirerek her şeyin hallolabileceğini düşünenler oldu.

Bir yandan Manisa’nın bütün ilçelerinden, Türkiye’nin bütün illerinden ve esasen 3 gruptan gelen baskıya dayanamadım. 80 yaşında emekli öğretmen babamın arkadaş grubu, 10 yaşında girip, 17 yaşında çıktığım yatılı okuldaki arkadaşlarımın grubu, bir de 20 yaşındaki kızımın arkadaş grubu… Bunlar diyor ki, ‘Hadi arkadaşım bir şeyler yapın, CHP’yi değiştirin, artık kaybetmeyelim’ diyorlar. Bir değişim olacaksa kararlı olmalı ama vefalı olmalı. Vefasızlık yaparak, genel başkanımıza sataşarak, kötü söz söyleyerek onu itibarsızlaştırarak ve bütün sorumluluğu ona atıp kaçarak değişim mümkün değil.

Ben o süreçte şunu söyledim: Ben Özgür Özel olarak, futbol deyimiyle bu partinin santrforlarından biriyim. Bir karar verdim. Ben şampiyonluğa oynamayan, ikinci olan, kaybeden takımda santrfor olacağıma bundan sonra şampiyon takımdaki her mevkiye talibim dedim. Buna sizler karar vereceksiniz. Takımın gönül verenleri, taraftarları, üyeleri karar verecek. CHP’yi şah damarında hisseden bir örgüt var. Ben bu evin evladıyım. Diyeceksiniz ki, ‘Özgür sen çok oynadın, biraz otur’. Otururum, yedekte. ‘Özgür çık dışarı artık top topla’ derseniz top toplarım. Diyorsanız ki, ‘Özgür, bu iş seninle olur geç takımın başına, ben oraya da varım, siz diyorsanız varım.

Ben konuşmam gereken herkesle konuşacağım dedim, konuştum. Adaylığımı ilanından önce olurunu almayı ihmal ettiğim eşimle, kızımla, annemle, babamla konuştum, ertesi gün de genel başkanla, Ondan sonra adaylığımı netleştirdim, açıkladım. Ama ondan önce bir tutum belgesi hazırladık. Gencecik kadrolarla birlikte. Partideki en genç, en dinamik ekiple. Partiyi, sosyal demokrasiyi biliyorlar, CHP ne zaman sıçramış biliyorlar. Partinin tarihini biliyorlar. Dünyadaki akrabalarımız nerede başarmış, nerede kaybetmiş biliyorlar. Topyekun bir değişime, tüzüğüyle, programıyla, söylemiyle ve konumlayışıyla bir değişime ihtiyaç var diyorlar.

Nasıl yapacağız o değişimi? 40 sayfalık bir tutum belgesi yayınladık. Ne durumdayız, niye bu duruma geldik? Dünya ne durumda? CHP insanları nasıl ikna edebilir diye bir tutum belgesiyle çıktık yola. Burada her şeye söz var. En önemli sözler, örgüte. Genel Başkanı bundan sonra bütün üyelerin seçmesi var. Tavizsiz, koşulsuz ön seçim var. Vatandaşın memnun olmadığı yerel yöneticileri nasılsa kazanıyoruz diye dayatmamak var. Mutlak vatandaş memnuniyeti var.

Karaman’ın ilçelerine 3 ayda bir gelen 700 TL ile bu işin olmadığını hissetmek, anlamak var. Bundan sonra nasıl il başkanı siyasetin odağı olacak, o var. CHP’de siyaset odakları aşındı, törpülendi, görünmez oldu. MYK üyelerinin biliniyor olması lazım. Televizyona çıkabilecek MYK üyesinin sayısının daha fazla olması lazım. Geçiş döneminin genç arkadaşlarına laf etmek için söylemiyorum. İl Başkanlarının siyasetinin odağı olması lazım. Genel Başkan, Atatürk’ün, il başkanları da Genel Başkanın koltuğunda oturuyorsa, il başkanını etkin kılmak lazım. Bu örgütü ezmemek lazım.

Sosyal demokrat siyaset, güçlü örgütlü sendikalı işçi sınıfından besleniyor ve o işçi sınıfının karnı doysun diye elinden geleni yapıyor. Biz birincisi işçi sınıfını, ikincisi yitirilen ve yok edilen orta direği, üçüncüsü bizden medet uman, gözümüz gibi bakmamız gereken tüm sosyal sınıfları kucaklamak durumundayız. Tayyip Erdoğan’ın siyasetine mahkum olmak zorunda değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi kendi doğrularını belirleyip, duracağı yeri belirleyecek, sonra siyaset CHP’nin çizdiği sosyal medyanın etrafında şekillenecek. Adam, çıkıyor cumhuriyeti kurmuş partinin cumhuriyetçiliğini, milliyetçiliğini sorguluyor.

“Bu parti eze eze seçimi kazanacak”

Tayyip Erdoğan, hatalarımızdan 22 yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Ağrımıza gidiyor, bize kimse ahkam kesemez. O yüzden önce duracağımız yeri belirleyeceğiz. Tayyip Erdoğan bir yandan koşuyor, Devlet Bahçeli bir yandan koşuyor. Bizim ittifak partileri birbirine zincirle bağlanmışlar, birlikte koşmaya çalışıyorlar. Bırak kardeşim, seçime kadar herkes kendi kimliğiyle, rengiyle çalışsın. Sol da güçlensin, ittifak icap ederse bir protokolü yazarsın, oraya iç hukuku dercedersin, anlaşırsın, konuşursun…

Ama sen ittifakı iç hukuku olmadan son günlerin müzakeresine bıraktığında işte bugünkü büyük sıkıntılar yaşanıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kendimiz olmaya, kendi siyasetimizi yapmaya, özgüvenli siyaset yapmaya talibiz. İttifakı günü geldiğinde ve ilkeli şekilde yaparsak, son gün seçim bitti diye MİT’i bile elinden alsınlar yaklaşımıyla değil, seçimi kazanacağımıza inanacağız, eze eze yene yene seçim kazanacak bu parti. İnsanları da buna inandıracağız.

Son sözüm şu: Pırlanta gibi bir ekibin bir adım önünde olmaya, onlardan güç almaya, onlara güç vermeye talibim. Gençlerin, kadınların sesinin duyulmasına talibim. Partiyi gençleştireceğiz, siyaseti gençleştireceğiz. Mecliste sizin başınızı öne eğdirdin mi? Ben, Meclisteki görevimi yaptığım gibi, milletvekilliğini yaptığım gibi geçmiş meslek örgütünde yaptığım gibi CHP’yi Türkiye’nin en iyi yönetilen kurumu yapmaya talibim.

Ölçerek, değerlendirerek, araştırarak. En doğrusunu yaparak, yanlış yapıyorsak cayarak, inanarak, inandırarak ve CHP’nin üyelerinin, emekçilerinin başarmak için her şeye hazır olduklarını, her şeye sahip olduklarını ama bir daha bu örgütü yeniden ayağa kaldırmamız gerektiğini düşünüyorum. Başarırsak bu örgütü, bu partiyi ayağa kaldıracağız ve hep beraber bu partiyi iktidar yapacağız. Size söz veriyorum.”

Paylaşın

CHP Konya İl Kongresi’nde Blok Liste Krizi: Taraflar Birbirinin Üzerine Yürüdü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya 38. Olağan İl Kongresi’nde blok liste nedeniyle gerginlik yaşandı. Büyüyen gerginlik fiziksel arbedeye dönüşürken, taraflar birbirinin üzerine yürüdü.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinin ardından il ve ilçe kongreleri devam ediyor.

3 adayın başkanlık için yarıştığı CHP Konya İl Kongresi’nde blok liste krizi çıktı. Tartışma sonrası taraflar birbirinin üzerine yürürken, yaşanan arbede bazı partililerin araya girmesiyle sonlandı. Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, tartışma nedeniyle fenalık geçirirken, bazı ilçe teşkilatları da tepki olarak salonu terk etti.

Kongrede mevcut İl Başkanı Bekir Yaman, CHP Konya eski Kadın Kolları Başkanı Deniz İndibi, CHP Konya 28. Dönem Milletvekili Adayı Dursun Kaplan başkanlık için yarışıyor.

Dün de İzmir’de yapılan CHP kongresinde benzer tartışmalar yaşanmıştı. İzmir’deki kongrede divana 152 il delegesi tarafından ‘blok liste’ önergesi verilmesinin ardından bazı delegeler blok listeye itiraz etmiş, büyüyen gerginlik fiziksel arbedeye dönmüştü. Tartışma, polisin araya girmesiyle sona ermişti.

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı, Genel Başkan Adayı Özgür Özel de kongrede yer alan isimler arasında yer aldı. Özel, burada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Birilerinin göstermek istediği gibi kongrelerde, kurultayda, onun karşısında, bunun yanında değiliz, biz Cumhuriyet Halk Partisinin üyelerinin kalbinde, vicdanında yer almaya, meselemizi, derdimizi, hikayemizi anlatmaya geliyoruz. İlk yola çıkarken şunu dedim: Kaybeden tarafın santrforuyum ben, keyfim yerinde, en iyi mevkideyim ama bir karar verdim.

İki gece uyumadım seçimden sonra ve bir karar verdim. Madem ki bu takımın adı CHP’dir, bu takım kaybedemez. Ben kaybeden takımda santrfor olacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim. Bu partinin evladıyım. Bu partinin ana damarını, bu altıoku, Atatürk sevgisini şah damarı gibi hisseden bir evladıyım. Diyorsanız ki ‘Özgür yedek otur’, yedek otururum. Ama diyorsanız ki, ‘Özgür vazife sana düştü’.

Ben bu takımı şampiyon yapmaya varım. Mezar taşına kazınan Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi sevdasından bahsediyoruz. Buna hepimiz inanırsak, Konya inanırsa, Manisa inanırsa, Muş inanırsa, Edirne inanırsa, Bayburt inanırsa… Biz ikna kabiliyeti en yüksek partilileriyiz. Bizim her bir partilimiz, okumaya, anlamaya, anladığını anlatandan daha iyi savunmaya muktedirdir.

Sizler bu salondan çıkıp köylerinize, mahallelerinize gittiğinizde bu salondaki ruhu, 5 Kasım’da Ankara’da doğacak ve yükselecek ruhu, değişimden gelen enerjiyi ve o enerjinin bize getirdiği özgüveni ilçenize, köyünüze taşıdığınızda değişim başlayacak. Biz kazanmaya olan inançla meşgul olmalıyız. Ben inanıyorum, sizin inandığınızı biliyorum, hep beraber bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Siz de inanıyor musunuz?”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi Aydınlığa Çıkarırız

Tele-1 dayanışma gecesi etkinliğinde konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Hiç kimse bizi yıldıramaz. İnandığımız yolda ve inandığımız davada azimli ve kararlı yürürsek, birlikteliğimizi bozmazsak ve biz birlikte olduğumuz çemberi büyütürsek Türkiye’yi aydınlığa çıkarırız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Düşünce özgürlüğüne tahammül edemeyenler; radyolara, televizyonlara, gazetelere yani medyaya baskı yapanlar aslında dünyanın en büyük korkaklarıdır çünkü korkak olmasalar düşünce ışığından korkmazlar. O nedenle baskı yapacaklardır ama baskılara karşı direneceğiz, baskılara karşı daha güçlü olacağız.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Umutsuzluğu zihninde taşıyan insanların bir gelecek hayali yoktur. Umutsuzluğu yenmek her aydının ve bu ülkenin yaşayan ve özgürlük isteyen herkesin temel hedefi olmalıdır. Bizler mücadelemizi ve meşalemizi büyüttüğümüz sürece göreceksiniz, bütün zorlukları hep birlikte yeneceğiz. Feriştahları gelse bize bir geri adım attırmayacaklardır. Bu konuda kararlıyız ve gücümüzü de sizden yani halktan alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde 83 gündür tutuklu bulunan Tele1 TV Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ için düzenlenen dayanışma gecesine katıldı. Kılıçdaroğlu, dayanışma gecesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bir ülkeyi ileriye taşıyan o ülkenin aydınlarıdır. O ülkenin aydınları ellerindeki meşaleyle toplumları aydınlatırlar ama aydınların bu tarihsel sorumluluğun yanında ciddi zorlukları da vardır çünkü aydınlanmaya karşı olanlar önce o ülkenin aydınlarını yok etmek isterler. O nedenle Merdan Yanardağ içeride, o nedenle milletvekili içeride, o nedenle aydınlarla beraber geçmişte bu ülkenin aydınlığı için mücadele edenler de içeride; gazeteciler içeride, avukatlar içeride, 80 yaşını aşkın generaller içeride.

Dolayısıyla hep beraber mücadeleyi sürdüreceğiz. Mücadelenin koçbaşlığını bu ülkenin aydınları ve bu ülkenin gençleri, bu ülkenin kadınları yapacak. Siyaset kurumunun da burada ciddi sorumluluğu var ve yükümlülükleri var ama hiç unutulmaması gereken temel bir kural var, cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmadığımız sürece bize bir gelecek ufku yoktur. Geleceği yakalamanın yolu da dirençle çalışmaktır. Bütün baskılara direnmektir, bütün baskıları yok etmektir ve ülkenin aydınlığa çıkması için beraber ve birlikte mücadele etmektir. Zor bir süreçten geçtiğimizi biliyorum. Dışarıdaymışız gibi görünmekle beraber aslında hepimiz yarı açık bir cezaevindeyiz.

Yazarların bile rahatlıkla yazamadığı, resimlerin bile, karikatürlerin bile rahat çizilemediği bir ortamdayız. Yarı açık cezaevinde olmakla kapalı cezaevinde olmak arasında çok büyük bir farklılık yok ama bu ülkenin aydınları, bu ülkenin siyasetçileri karanlığa karşı mücadele ederlerse her türlü karanlığı yener ve ellerindeki meşaleyle toplumu, zihinlerimizi, düşüncelerimizi aydınlatırlar. Aydınların böyle bir sorumluluğu var. Bu aydınlardan birisi de Merdan Yanardağ.

Hiç kimse bizi yıldıramaz. İnandığımız yolda ve inandığımız davada azimli ve kararlı yürürsek, birlikteliğimizi bozmazsak ve biz birlikte olduğumuz çemberi büyütürsek Türkiye’yi aydınlığa çıkarırız. Düşünce özgürlüğüne tahammül edemeyenler; radyolara, televizyonlara, gazetelere yani medyaya baskı yapanlar aslında dünyanın en büyük korkaklarıdır çünkü korkak olmasalar düşünce ışığından korkmazlar.

O nedenle baskı yapacaklardır ama baskılara karşı direneceğiz, baskılara karşı daha güçlü olacağız. Umutsuzluğu zihninde taşıyan insanların bir gelecek hayali yoktur. Umutsuzluğu yenmek her aydının ve bu ülkenin yaşayan ve özgürlük isteyen herkesin temel hedefi olmalıdır. Bizler mücadelemizi ve meşalemizi büyüttüğümüz sürece göreceksiniz, bütün zorlukları hep birlikte yeneceğiz. Feriştahları gelse bize bir geri adım attırmayacaklardır. Bu konuda kararlıyız ve gücümüzü de sizden yani halktan alıyoruz.

Anayasa der ki, ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ bu kadar açık. Ama bu ülkede basının, radyoların, televizyonların özgürce yayın yaptığını kim söyleyebilir. Var olan kurumlar bir anlamda infaz kurumları olarak görevlerini yapıyorlar. Yargı, yargı olmaktan çıkmış. Bu konuda bugüne kadar tanık olmadığımız pek çok yolsuzluklara yargıçların ve savcıların nasıl dahil olduğunu görüyoruz, hak arayanların nasıl mağdur edildiğini görüyoruz, eşi ve iki çocuğu öldürülen bir annenin adalet arayışına hep beraber tanık oluyoruz. Bizler yani bu ülkenin aydınları ve siyasetçileri asla geri adım atmayacağız.

Böyle bir amacımız, böyle bir düşüncemiz asla ve asla olmayacaktır. Bedel mi ödemek? O bedeli ödemeye her zaman hazırız, her zaman hazır olacağız. Yeter ki bu ülkenin insanları geleceğe güvenle bakabilsinler. Bütün hedefimiz bu.Eğer siz af yetkinizi insani nedenlerle değil de ideolojik nedenlerle kullanırsanız, birilerini affederken aynı pozisyondan daha ağır koşullarda hapishanelerde yatan insanları eğer affetmiyorsanız siz bu ülkeyi tarafsız yönetmiyorsunuz demektir. Var olan iktidarın yani saray iktidarının ahlaki ve siyasi meşruiyeti yoktur. Bu meşruiyetsizliğe karşı hep beraber mücadele edeceğiz.”

Paylaşın

CHP İzmir İl Kongresi’nde “Blok Liste” Gerginliği

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Örgütü seçiminde blok liste gerginliği yaşandı. Olay sırasında birçok partili birbiriyle yumruk yumruğa kavga ederken, güvenlik güçleri olaylara müdahale etti.

Divan Başkanı kongreye 20 dakika ara verildiğini duyururken, İBB Başkanı Tunç Soyer, il Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu da hedef alındı. Kalabalık, barikatları aşarak Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu çiftinin üzerine yürüdü. Soyer ve Aslanoğlu kongre salonundan polis eşliğinde çıkartıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), geçtiğimiz seçim sürecinin ardından başlayan kongreler süreci İzmir’de devam ediyor. 38’inci Olağan İzmir İl Kongresi Gaziemir Fuar İzmir’de başladı. Kongrede 617 delegenin kullanacağı oylarla yeni il başkanı belirlenecek. Adayların pankartlarının yer almadığı salonda Türk Bayrağı, CHP ve Atatürk posterleri kullanıldı.

Mevcut İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yanı sıra Aytekin Tunus ve CHP Konak İlçe eski Başkanı Mehmet Şakir Başak’ın aday olduğu kongreye CHP Genel Başkan Yardımcıları Devrim Barış Çelik ve Ahmet Akın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka’nın yanı sıra İYİ Parti İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Gelecek Partisi İzmir İl Başkanı Onur Sivaslı, Memleket Partisi İzmir İl Başkanı Cüneyt Oğuz da katıldı. Aytekin Tunus kongrede Mehmet Şakir Başak lehine adaylıktan çekildi.

Kongrede divan başkanlığını Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre üstlendi. Kongreye dün CHP Genel Başkanlığı için adaylığını açıklayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel de katıldı.

“Yeni bir yola çıkıyoruz”

Kongrenin açılış konuşmasını CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu yaptı. Aslanoğlu, şunları söyledi: “38. Olağan İzmir Kongresi’ne hoş geldiniz. Omuz omuza birlik içinde gerçekleştirdiğimiz dosta düşmana gücümüzü ve partimize olan inancımızı gösterdiğimiz mahalle delege seçimleriyle başlayan süreçte İzmir için final sürecine geldik. Bu finalde birbirimizle rakip değil çıtayı daha yukarı koymak için bir yarış içindeyiz. Seçimlerde yan yana çalışan, demokrasi ve adalet için birlikte yürüyen memleketin sorunları için birlikte çalışan yoldaşların rakip olması zaten düşünülemez.

İzmir duruşuyla tüm ülkeye bir mesaj verecek hem de yaklaşan yerel seçimler öncesinde gücümüze güç katacağız. Tüm Türkiye’nin gözü bugün İzmir il kongresinde. Baştan söyleyeyim ki bizden güç almak umudunu tazelemek isteyenleri sevindirecek, kavga ve bölünme bekleyenleri sukutu hayale uğratacağız. Bugün il delegelerimiz bir karar verecek ve bizler yarından itibaren sokaklarda, evlerde yerel seçimler için kol kola çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz aynı; bu ülke daha yaşanır bir yer olsun, yokluk, ayrımcılık, adaletsizlik son bulsun istiyoruz.

Gençlerimiz yarınlardan umudunu kesmesin, kadınlarımızın şiddet ve ölüm korkusundan kurtulsun, memleketimizde barış ve huzur hüküm sürsün istiyoruz. Bu amaç uğruna geceli gündüzlü çalışan, bizlere öncülük ve liderlik eden genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yılmadan, korkmadan, sinmeden umudu yükselterek birliğimizi artırarak yeni bir yola çıkıyoruz. Bu yol diriliş yolu, bu yol birlik yolu, bu yol Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolu, bu yol Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.”

Kongrede, Şenol Aslanoğlu ve Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’yü destekleyen üyeler arasında sloganlı atışma yaşandı. Aslanoğlu konuşurken, Gümrükçü’yü destekleyen üyelerin sloganları ile konuşması kesilen Aslanoğlu grubu sakinleştirmeye çalıştı. Gümrükçü’nün fuar alanının çeşitli bölgelerinde yer alan “Kurultay Delegesi Adayı” afişleri dikkat çekti.

Kongreye ara verildi

Kongrede divana 152 il delegesi tarafından “blok liste” önergesi verildi. Önergenin verilmesinin ardından bazı delegeler blok listeye itiraz etti. Gerginliğin giderek arttığı kongrede blok liste isteyen delegeler İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun üzerine yürüdü. Polisin araya girerek müdahale ettiği olayda kongreye ara verildi. Soyer ve Aslanoğlu kongre salonundan polis eşliğinde çıkartıldı.

CHP’de 1370 kurultay delegesinin seçileceği il kongreleri başladı. Elazığ ve Muş kongrelerinin gerçekleştirildiği takvimde süreç, ekim sonunda tamamlanacak. Ağustos ayında başlayan CHP kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegeliği seçimi ve ilçe kongreleri yapıldı. Ekim ayı sonunda tamamlanması planlanan il kongreleri ise Elazığ ve Muş’la başladı.

CHP’de bugün İzmir ve Gümüşhane, yarın da Konya, Karaman, Şanlıurfa, Bursa ve Isparta il kongreleri gerçekleştirilecek. Ankara il kongresinin 24 Eylül’de, İstanbul il kongresinin ise 8 Ekim’de yapılması planlanıyor.

İl kongreleriyle birlikte partinin yeni genel başkanını seçecek 1370 delege de belirlenmiş olacak. CHP’de yeni genel başkanın, Parti Meclisi’nin (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçileceği 38. Olağan Kurultay’ın ise kasım ayı başında yapılması öngörülüyor.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

CHP’de Genel Başkanlık Yarışı: Özel’in Konuşmasında Kılıçdaroğlu Sloganı

CHP İzmir İl Kongresi’ndeki konuşması sırasında salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine Özgür Özel, “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi.

“Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi. Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı için dün adaylığını açıklayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bugün partisinin İzmir İl Kongresi’nde kürsüdeydi. Gazete Duvar‘ın aktardığına göre; konuşmasında İzmir’in çocukluğundan gençliğine ve yetişkinliğine dek hayatında önemli bir yerinin bulunduğunu söyleyen Özel, İzmir’i ve CHP’yi babaevi olarak gördüğünü ifade etti.

Özel, “Herkes bilir ki başım sıkışırsa eğer, bir gün zora düşersem babaevinde çorba kaynamaktadır, baca tütmektedir. O babaevindeyiz. Babaevinin elbette bir kapısı vardır, o kapıda ne Özgür Özel ne Kemal Kılıçdaroğlu yazar. Ne İsmet Paşa yazıyordu ne de Bülent Ecevit. Bu partiye hizmet eden herkes çok kıymetlidir. Bu evin tapusunda bir tek isim yazar o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu.

İzmir’in ardından Konya, Diyarbakır, Trabzon, Edirne ve Kayseri’de olacağını anlatan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sürecin sonunda CHP daha iyi olsun diye, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına büyük bir moral bozukluğu çöküntüsüyle başlamamak, buna izin vermemek, partiyi gençleriyle kadınlarıyla örgütüyle birlikte yeniden umut yapmak, CHP’deki küçük iktidar savaşını kazanmak değil, Cumhuriyeti yöneten büyük iktidar mücadelesinde CHP’yi ayağa kaldırmak için babaevinden helallik almaya geldim, hepinizin desteklerini bekliyorum.”

CHP seçmeninin seçimlerden sonra büyük üzüntü yaşadığını, bir duygusal kopuş, moral bozukluğu, umutsuzluk ve küskünlüğün bulunduğunu aktaran Özel, “Eğer biz Cumhuriyeti kuran, Türkiye’nin en köklü partisini kuran, günü gelince çok partili demokratik sisteme gözünü kırpmadan geçen, bu ülkeye demokrasiyi getiren parti olarak seçmenin bize, siyasete, sandığa küsmesine seyirci kalırsak çok büyük tehlike ile karşı karşıyayız demektir” ifadelerini kullandı.

“CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı”

Özel, salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi. “Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi.

Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi. Özel daha sonra konuşmasına devam etti.

“Kongrede kavga çıktı”

Öte yandan yoğun katılımın olduğu kongrede kavga çıktı, arbede yaşandı. İl başkanını seçmek için sandık başına giden Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü seçiminde blok listeli seçim yapılması için öneri sunulması sonrası büyük gerginlik yaşandı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP İzmir İl Kongresi’nde divana 152 il delegesi tarafından “blok liste” önergesi verildi. Önergenin verilmesinin ardından CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP Çiğli eski İlçe Başkanı Mert Özcan ve bazı delegeler sahneye çıkarak, blok listeye itiraz etti.

Divan başkanı sahneye çıkanların aşağıya inmesi yönünde uyarıda bulundu. Salonda birden tansiyon yükseldi. Blok liste isteyen delegeler İBB Başkanı Tunç Soyer, il Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu’nu hedef aldı. Kalabalık, barikatları aşarak Soyer ve Aslanoğlu çiftinin üzerine yürüdü.

Güvenlik güçleri olaya müdahale ederken, Divan Başkanı kongreye 20 dakika ara verildiğini duyurdu. Soyer ve Aslanoğlu çifti kongre salonundan polis eşliğinde çıkarıldı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP’de 1370 kurultay delegesinin seçileceği il kongreleri başladı. Elazığ ve Muş kongrelerinin gerçekleştirildiği takvimde süreç, ekim sonunda tamamlanacak. Ağustos ayında başlayan CHP kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegeliği seçimi ve ilçe kongreleri yapıldı. Ekim ayı sonunda tamamlanması planlanan il kongreleri ise Elazığ ve Muş’la başladı.

CHP’de bugün İzmir ve Gümüşhane, yarın da Konya, Karaman, Şanlıurfa, Bursa ve Isparta il kongreleri gerçekleştirilecek. Ankara il kongresinin 24 Eylül’de, İstanbul il kongresinin ise 8 Ekim’de yapılması planlanıyor.

İl kongreleriyle birlikte partinin yeni genel başkanını seçecek 1370 delege de belirlenmiş olacak. CHP’de yeni genel başkanın, Parti Meclisi’nin (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçileceği 38. Olağan Kurultay’ın ise kasım ayı başında yapılması öngörülüyor.

Paylaşın

CHP Genel Başkanlık Yarışı: Örsan Öymen De Aday

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedilmesinin ardından CHP’de liderlik tartışmaları alevlenirken genel başkanlık için ikinci aday da belli oldu. Özgür Özel’in ardından Prof. Dr. Örsan Öymen de CHP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Örsan Öymen, “Ne yazık ki partimiz statükocularla sahte değişimciler arasında sıkışıp kalmıştır. CHP çıkmaz sokağın içindedir. Bizim üçüncü yol açmamız gerekiyor” dedi.

CHP yönetiminde bir değişiklik olmaması durumunda, 2024’te yapılacak yerel seçimlerde başarı olasılığının oldukça düşük olduğunu kaydeden Öymen, “demokratik bir ülkede, bir ya da iki seçim kaybedenlerin istifa ettiğini” dile getirdi ve ekledi:

“Ne yazık ki partimizde böyle bir dönem yaşamadık. CHP Ortadoğu’yu değil Batı ülkelerini örnek alan, onlardan etkilenen bir parti. Dolayısıyla 13 yılda 12 seçimi kaybedip bu kadar uzun süre genel başkanlık görevine devam eden başka bir örnek gelişmiş ülkelerde var mı ben baktım bulamadım.”

CHP’nin kimliğini yitirdiğini ve ilkelerinden uzaklaştığını savunan Örsan Öymen, “CHP’nin temel ilkesinin Altı Ok olduğunu” ve “Bunlara bütün olarak sahip çıkılması gerektiğini”, ancak gelinen noktada “partinin neyi temsil ettiğinin belirsiz” hale geldiğini belirtti.

Basın toplantısında, kendinden önce adaylığını açıklayan Özgür Özel ile ilgili bir soruya da yanıt veren Öymen, “Sayın Özgür Özel değerli bir milletvekilidir. Çok çalışkan en etkili vekillerimizden biridir. Nezaket çerçevesinde bu sürecin yürütülmesini istiyorum” dedi. Örsan Öymen ayrıca, genel başkan adaylığı ile ilgili olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmediğini aktardı.

Örsan  Öymen’in açıklamaları şöyle:

“CHP’de bir yönetim değişikliğinin olmaması durumunda önümüzdeki yerel seçimde başarılı olma ihtimali oldukça düşüktür. Ne yazık ki CHP tabanında da çok ciddi bir tepki oluşmuş durumda CHP yönetim değişikliği gerçekleşmediği için. Demokratik bir ülkede 1 veya 2 seçimi kaybettiğinde istifa eder, ne yazık ki partimizde böyle bir dönem yaşamadık.

CHP Ortadoğu’yu değil Batı ülkelerini örnek alan, onlardan etkilenen bir parti. Dolayısıyla 13 yılda 12 seçimi kaybedip bu kadar uzun süre genel başkanlık görevine devam eden başka bir örnek gelişmiş ülkelerde var mı ben baktım bulamadım.”

CHP kimliğini yitirmiştir. İlkelerinden uzaklaşmıştır. Bir siyasi partinin üyesi kurultay tarafından belirlenen partinin temel ilkelerine uymakla yükümlüdür. CHP’nin temel ilkeleri bellidir. Altı ok. Bunlara bütün olarak sahip çıkılması gerekir. İdeolojik bütünlük sağlanamamaktır. Partinin neyi temsil ettiği belirsizdir. ”

Acaba bu arkadaşlarımız daha önce bu ideolojik hatalar yapıldığında seslerini çıkarmışlar mıydı? Sorunun parçası olurlar, sorunu nasıl çözecekler? Zaman zaman altına imza attılar birçok kararın. Değişim taleplerinde bir umut göremiyorum ben.

Siyaset bir dava işi, kariyer işi değil. Ne yazık ki partimiz statükocularla sahte değişimciler arasında sıkışıp kalmıştır. CHP çıkmaz sokağın içindedir. Bizim üçüncü yol açmamız gerekiyor. Bu yol M. K. Atatürk’ün yolu, altı okun yoludur. Bu yolu açmak için 38 . olağan kurultay CHP Genel Başkanlığı’na aday adayı olmaya karar verdim ve ilan ediyorum.”

Ben sıradan işlerle klişe şablonlardan uzak durdum hayatım boyunca. Bunlar yapıma aykırı. Bende özgürlük ve bağımsızlık bir tutku. Bir şeye adaysam bir işe giriştiysem o statükonun içinde kesinlikle yapmam. Dava için mücadele vermek doğrudur. Genel Başkanlık bir araç, amaç olduysa burada bir sorun vardır. Amaç devrim yapmaktır, amaç önce CHP’ne sonra TC’ye devrim yapmaktır.

Örsan Öymen kimdir?

1987 yılında hayatını kaybeden gazeteci Örsan Öymen’in oğlu, Eski CHP Genel Başkanı ve gazeteci Altan Öymen ile Eski Büyükelçi Onur Öymen’in yeğeni olan 1965 doğumlu Prof Dr. Örsan Öymen, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) felsefe bölümünden mezun oldu.

Yüksek lisansını aynı alanda, New York Üniversitesi’nde yapan Öymen, daha sonra doktorasını yine ODTÜ’de tamamladı. Öymen şu anda, Feyziye Mektepler Vakfı Işık Üniversitesi ve Işık Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde, Uluslararası İlişkiler dalında öğretim üyeliği yapıyor.

CHP Genel Merkezi’nde son seçimde ’39 vekilin başka partilere verilmesinin partide büyük yara açtığını’ söyleyen Özgür Özel, CHP liderliğine adaylığını açıklamıştı. Özel, açıklamasında  “Atatürk’ün partisini iktidar yapmak için Cumhuriyet Halk Partisi adaylığımı ilan ediyorum.” demişti.

Özel, kaybetmesi durumunda CHP’den ayrılmayacağını vurguladı. Özgür Özel’in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de açıklama sırasında salonda hazır bulunmuştu.

Ekrem İmamoğlu’dan tebrik mesajı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya platformu X üzerinden Özgür Özel’in adaylık açıklamasını tebrik etmişti. İmamoğlu açıklamasında; ‘CHP değişirse Türkiye değişir. Türkiye’nin değişimi için yola çıkan Özgür Özel’e ve yol arkadaşlarına başarılar diliyorum.’ demişti.

Paylaşın