CHP’de Kartlar “31 Mart Yerel Seçimleri” Sonrası Yeniden Dağıtılacak

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) genel başkan değişimi ile sonuçlanan büyük kurultay tamamlandı ama kurultaya ilişkin tartışmalar bitmedi. CHP kulislerinde hafta boyunca kurultay konuşuldu.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Genel başkanlık yarışını kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen bir milletvekili, Kılıçdaroğlu’nun “bu sonucu kesinlikle beklemediğini” bu nedenle de “herhangi bir B planının olmadığını” anlattı. Yeni parti yönetimi için de, “Aralarında parlayacak isimler var. Hep eskiden şikayet ediliyordu. İşte yenilerin önü açılıyor. Enerjisi çok yüksek bir ekip. Önleri açılınca yeni dönemin aktörleri olabilirler” yorumları yapıldı.

Ancak yönetim listesini politik açıdan zayıf bulanlar da var. “Değişim, yeniden inşa sürecini sağlayacak kadro çok zayıf” diyen bazı siyasetçiler CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir koalisyon kurduğunu, ilişkinin bozulması durumunda kriz potansiyelinin de çok yüksek olduğunu söylüyor.

İki ismin yerel seçimlere kadar birlikte yol yürüyebileceğini kaydeden bazı siyasetçilere göre ise 31 Mart seçimleri sonrası kartlar yeniden dağıtılacak. Özel’li CHP’nin yerel seçimlerde elde edeceği sonuç, İmamoğlu’nun başkanlığın yanı sıra belediye meclisini de kazanması gibi bir dizi faktöre göre CHP’nin bir yıl sonra olağanüstü kongreye gitmesinin sürpriz olmayacağı konuşuluyor.

Çelenk krizi

Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘genel başkan’ sıfatıyla Anıtkabir’e ilk resmi ziyaretini 11 Kasım’da gerçekleştirdi. Özel’in yeni seçilen Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleriyle yapacağı ziyaret öncesi Anıtkabir Komutanlığı ile İsmet İnönü’nün mezarına çelenk konulması talebi nedeniyle kriz yaşandı.

Edinilen bilgiye göre Özel’in Anıtkabir ziyareti kapsamında Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakılmasının ardından 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kabrini ziyaret ve çelenk bırakma da program kapsamında planlandı. Ancak yönetmelik gerekçe gösterilerek İsmet İnönü’nün anıt mezarına çelenk konulmasına izin verilmediği, bu uygulamanın da 4 yıldır devam ettiği söylendi.

Talebin geri çevrilmesine karşılık, ‘partisinin kurucusu ve 2. Cumhurbaşkanı İnönü’nün mezarına çelenk koymak için izin almasına gerek olmadığını’ bildiren Özel’in ısrarı üzerine Anıtkabir Komutanlığı ile CHP Genel Merkezi arasında görüşme trafiği arttı. Özel’in talebinde ısrar etmesiyle, konulan engelden vazgeçildi ve Özel, İnönü’nün mezarına hazırlanan çelengi koydu.

Paylaşın

CHP’de Yeni Dönem: ‘Gölge Kabine’ Oluşturuldu

38. Olağan Kurultayı’nın ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) yönetim üyeleri belli oldu. 24 üyenin bulunduğu MYK’daki 17 isim “Gölge Kabine” olarak görev yapacak.

CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel, “43. Parti Meclisim, söz verdiğim gibi benden genç. İllere söz vermiştik PM’de örgütümüz kendini görecek diye. PM’de daha önce İl ve İlçe Başkanlığı yapmış 15 arkadaşımız, daha önce örgütlerde görev yapmış 32 arkadaşımız var. PM’nin salt çoğunluğu örgüte emek vermiş kişilerden. Bir sözüm vardı. Böyle bir heyette 50+1’i milletvekili yaparlar. Ben bu geleneği terk edeceğimi söyledim. PM’de sadece 14 milletvekilimiz var” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) genel başkan değişiminin yaşandığı 38. Olağan Kurultayı’nın ardından partinin yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belli oldu.

CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel, toplantının ardından açıklama yaptı. Özel’in açıklamaları şöyle:

“Türkiye’de CHP’nin en önemli iktidar alternatifi olduğunu, yapıcı, etkili, yol gösteren ve engel olabilen bir muhalefet anlayışıyla ilerleyişini ve bunu nasıl bir parti mimarisi ile yapabileceğini anlatacağım. Kurultayda verdiğimiz her sözü tutuyoruz. CHP’yi iktidar yapma inancıyla çalışıyoruz. Bunun ilk sınavı Mart ayının sonunda yapılacak yerel seçimler. Yerel seçimlerde elimizde bulunan belediyelerimizin yeniden kazanılması, bu kazanımda bir tek kriterimiz var.

Milletin gönlünde yer etmiş, seçildiği günden daha iyi durumda olan ve yeniden seçilecek belediye başkanlarımız yeniden aday olacaklar. Yaptığı hizmet halkta teveccüh görmüyorsa durumları yeniden değerlendirilecek. Objektif kriterle ilerleyeceğiz. Kimsenin hakkını yemeden ilerleyeceğiz. Ben, hiçbir belediye başkanını ‘değişim’ karşıtı diye cezalandırmak ve hak ettiği görevi kendisine vermemek niyetinde değilim. Hiç kimse de bize destek verdi diye hak etmediği bir yere gelmeyecek.

Türkiye’de hiçbir il ve ilçede, değişim ekibinin söz verdiği bir adayımız yok. Sadece Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ve Aydın’ın topuklu efesi ile ilgili genel başkanımızın anketlerde gördüğü çok yüksek memnuniyet oranına dayanarak ifade ettiği ve bizim de o oranlarla PM’ye o sözün arkasında duran bir teklifle geleceğiz. Bize yakın diye kimseyi kayırmayacağız, geçmişte bize uzak durdu diye kimseyi cezalandırmayacağız.

Parti Meclisimizin yaş ortalaması 43. Parti Meclisim, söz verdiğim gibi benden genç. İllere söz vermiştik PM’de örgütümüz kendini görecek diye. PM’de daha önce İl ve İlçe Başkanlığı yapmış 15 arkadaşımız, daha önce örgütlerde görev yapmış 32 arkadaşımız var. PM’nin salt çoğunluğu örgüte emek vermiş kişilerden. Bir sözüm vardı. Böyle bir heyette 50+1’i milletvekili yaparlar. Ben bu geleneği terk edeceğimi söyledim. PM’de sadece 14 milletvekilimiz var.

Tam 24 üyeden oluşan bir MYK listesi göreceksiniz. Ben geçmişte sayın genel başkanın 2014’te listesinde değilken, listeyi en yüksek oyla delmiş listeye girmiştim. Parti Meclisi’nde bizim anahtar listemizde olmayan 8 arkadaşımız var. 8 arkadaşımızdan 4’ünü görevlendirmiş durumdayız. Bizim listemizden giren arkadaşlarımızdan yüzde 50’sinden daha azını görevlendirdik. Açıklayacağımız MYK’nın yaş ortalaması 46’dır. MYK’da 24 üye arkadaşımız var. MYK’mızın iki kompartımanı var. Gruplardan bir tanesi gölge kabine.

Gölge Kabine’deki isimleri şöyle:

İçişleri Bakanlığı: Murat Bakan
Adalet Bakanlığı: Gökçe Gökçen
Sağlık Bakanlığı: Zeliha Şahbaz
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Aylin Nazlıaka
Milli Eğitim Bakanlığı: Suat Özçağdaş
Enerji Bakanlığı: Deniz Yavuzyılmaz
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Gülşah Deniz
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: Gamze Taşçıer
Dışişleri Bakanlığı: İlhan Uzgel
Gençlik ve Spor Bakanlığı: Sevgi Kılıç
Hazine ve Maliye Bakanlığı: Yalçın Karatepe
Kültür ve Turizm Bakanlığı: Koza Yardımcı
Milli Savunma Bakanlığı: Yankı Bağcıoğlu
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Pınar Uzun
Ticaret Bakanlığı: Volkan Demir
Ulaştırma Bakanlığı: Ulaş Karasu
Tarım Bakanlığı: Erhan Adem

Genel başkan yardımcıları:

Genel Sekreter: Selin Sayek Böke
Yurt içi Yurt dışı Örgütlenme: Ensar Aytekin
Sayman: Özgür Karabat
Yerel Yönetimler: Gökan Zeybek
Halkla İlişkiler ve Medya: Burhanettin Bulut
Seçim ve Parti Hukuk İşleri: Gül Çiftçi
Parti Sözcüsü: Deniz Yücel

CHP 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel’in listesinden yer almayarak listeyi delen Müslüm Sarı, Mehmet Tüm, Semra Dinçer, Orhan Sarıbal, Ali Haydar Hakverdi, Koza Yardımcı, Aylin Nazlıaka, Saliha Barut’tan üç isim A Takımı’nda yer aldı. Aylin Nazlıaka Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı eşitliğinde gölge bakanlık, Koza Yardımcı Kültür ve Turizm Bakanlığı eşitliğinde gölge bakanlık, Mehmet Tüm ise Yurt Dışı Örgütlenmesinde görev aldı.

Kurultayda iki listede yer almayarak Parti Meclisi’ne seçilen Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı eşitliğinde gölge bakanlığa seçildi.

Özgür Özel: 24-25 Kasım’dı. Tavsiye kararı olarak almışlar. Bir ay önceden başvurmak, gazete ilanı vermek, il başkanlıklarından, meclis gruplarından birer kişi istemek gibi işlemler yapılmadığından 24-25 Kasım mümkün değil. Onun üzerine en kısa takvim 15 Aralık günü yapabiliyoruz. Orda da bütçe görüşmelerinin tam göbeği. Öyle olunca İl Başkanlıkları da bir an önce belediye başkanlarını belirlemeliyiz dediği için çarşamba gününe toplantı koyduk. Tüzük Kurultayı 26-27 Aralık’ta mı yapılsın ya da başka tasarruf var mı o konuşacak. İl Başkanlarımız ‘Yerel seçim sonrası’ derse bırakabiliriz.

Ön seçim konusunda terminolojik bir fark var. Ön seçim yaparsak adayı belirledikten sonra 54 gün kalıyor. Örgütümüzün tecrübeleri ön seçim demeyelim, sonucuna uyulacak temayül yoklaması. Her yerde ön seçim doğru yöntem değil. Kapsamının doğru belirlendiği, kimseyi incitmeyen, bir 100. yıl affından yanayım.”

CHP Yüksek Disiplin Kurulu yönetimi belli oldu

Öte yandan CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda seçilen ve 15 kişiden oluşan yeni YDK, ilk toplantısını parti genel merkezinde gerçekleştirdi. Toplantıda YDK başkanlığı, başkan yardımcılığı ve sekreterlik için gizli oylama yapıldı. Oylama sonucuna göre başkanlığa Turan Taşkın Özer, başkan yardımcılığına Ayça Akpek Şenay, YDK sekreterliğine de Deniz Çakır seçildi.

Paylaşın

CHP’de Parti Meclisi Ve Yüksek Disiplin Kurulu Belli Oldu

Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nda Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) belli oldu. Parti Meclisi seçiminde en yüksek oyları Gökan Zeybek, Özgür Karabat ve Bedirhan Berk Doğru aldı.

Haber Merkezi / Yüksek Disiplin Kurulu seçiminde ise Ayça Akpek Şenay, Esin Fatma Temel ve Hümeyra Akkuş Sandıkcı aldı. Kurultayda Bilim Kültür Sanat Platformu üyeliği için de oy kullanıldı. Bilim Kültür Sanat Platformu seçiminde Yankı Bağcıoğlu, Yalçın Karatepe ve Volkan Demir en yüksek oyları alan isimler oldu.

Sonuçlara 3 gün itiraz hakkı bulunuyor, resmi sonuçlar, bu süreçteki itirazların değerlendirilmesinin ardından açıklanacak.

Sonuçlara göre PM’de yer alan isimler şöyle: Gökan Zeybek, Özgür Karabat, Bedirhan Berk Doğru, Ozan Işık, Deniz Yücel, Gamze Taşcıer, Murat Bakan, Suat Özçağdaş, Cem Aydın, Baki Aydöner, Ensar Aytekin, M. Gül Çiftci Binici, Selin Sayek Böke, Canan Taşer, Pınar Uzun Okakın, Mahir Yüksel, Erhan Adem, Burhanettin Bulut, Ecevit Keleş, Ali Abbas Ertürk, Hikmet Erbilgin, Ali Haydar Fırat, Bülent Nuri Çavuşoğlu, Hüseyin Yaşar,

Berker Esen, Ulaş Karasu, Müslim Sarı, Deniz Yavuzyılmaz, Zeliha Aksaz Şahbaz, Özgür Ceylan, Hikmet Yalım Halıcı, Erbil Aydınlık, Sevgi Kılıç, Yalçın Görgöz, Orhan Sarıbal, Turgay Özcan, Melisa Uğraş, Mehmet Tüm, Ali Haydar Hakverdi, Sinem Kırçiçek, Semra Dinçer, Hüseyin Can Güner, Ahmet Hakan Uyanık, Şengül Yeşildal, Emin Umut Dikili, Nazan Güneysu,

Koza Yardımcı, Mehmet Alkın Denizaslanı, Yankı Bağcıoğlu, Yalçın Karatepe, Volkan Demir, Baran Bozoğlu, İlhan Uzgel, Gülşah Deniz Atalar, Armağan Erdoğan, Gökçe Gökçen, Aylin Nazlıaka, Saniye Barut, Gonca Yelda Orhan, Gizem Coşkun.

Bilim Kültür Sanat Platformu Üyeleri: Yankı Bağcıoğlu, Yalçın Karatepe, Volkan Demir, Baran Bozoğlu, İlhan Uzgel, Gülşah Deniz Atalar, Fethi Açıkel, Gökçe Gökçen.

Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri: Ayça Akpek Şenay, Esin Fatma Temel, Hümeyra Akkuş Sandıkcı, İsmail Emre Telci, Ekincan Aksoy, Özkan Tice, Aysemin Gülmez, Deniz Çakır, Süleyman Bülbül, Deniz Demiröz, Nurdan Yücal, Turan Taşkın Özer, Ali Balta, Özgür Sağlam, Remzi Kazmaz.

Genel başkan seçiminde neler yaşandı?

Partinin 38. Kurultayı Ankara’da toplandı. Geçtiğimiz mayıs ayında kaybedilen genel seçimler sonrası parti içinde yükselen ‘değişim’ sloganlarıyla kurultay sürecine gelinirken 81 ilden 1.367 delege, yeni genel başkan ve parti meclisi üyelerini seçmek üzere bir araya geldi.

Ana muhalefet partisinde kurultayın ilk günü genel başkanlık, yarın (Pazar günü) ise 60 üyeli Parti Meclisi (PM) ve 15 üyeli Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için seçimi yapılıyor.

Ankara Spor Salonu’nda saat 10:00 itibarıyla başlayan olağan kurultayın sloganı ‘İkinci Yüzyılda Demokrasi ve Birlik’ olarak belirlendi. Divan Başkanlığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen kurultay öncesi, CHP Genel Başkanlığına adaylık için parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski PM üyesi Örsan Öymen ve eski milletvekili İlhan Cihaner imza topladı.

İlhan Cihaner, kurultay sabahı sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak adaylıktan çekildiğini duyurdu. Cihaner, çirkin bir ortam yaratıldığını savunduğu mesajında ‘Bu anti demokratik, siyasetsiz ve kişilere indirgenmiş yarışın parçası olmayı reddediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Kurultay’ın ilerleyen saatlerinde eski milletvekili İlhan Cihaner’in ardından bir diğer aday eski PM üyesi Örsan Kunter Öymen de çekildiğini açıkladı. Cihaner ve Öymen’in çekilmesiyle birlikte, partide liderlik koltuğu yarışı Kılıçdaroğlu ile Özel arasında geçti.

Kılıçdaroğlu, ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayında yaptığı konuşmada seçim sürecindeki ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, ‘Yolu doğru olanın yükü ağır olur, hançerle beraber yükümüz ağırdı. Beni asıl üzen sırtımdaki yük değil sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık’ dedi.

Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan açıklamaları şöyle: “Sevgili örgütüm; biliyorum sizleri zaman zaman üzdüm ama asla utandıracak bir şey yapmadım.

100 yıllık bir tarih her siyasal partiye nasip olan bir tarih değildir. 100 yıllık tarih içerisinde genel başkanlarımız tutuklandı, hapse girdi. Yılmadık. Şimdi 100. yılımızı kutluyoruz. Türkiye’de hiçbir partiye nasip olmayacak tarihi beraber yaşıyoruz.

CHP’yi 100 yıl yaşatan gerçek kuruluşunun savaş meydanlarında Kuvayi Milliye’ciler tarafından gerçekleştirilmesidir. Biz sıradan bir parti değiliz. Biz Kuvayi Milliyecilerin partisiyiz. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Biz hiçbir evladımızın yatağa aç girmememesi için mücadele eden bir partiyiz. Biz herkesin inancına, herkesin kimliğine, yaşam tarzına saygı duyan bir partiyiz.

100 yılı yaşatanın örgütlerimiz olduğunu kimsenin unutmaması gerekir. Örgütlerimiz, 100 yıllık mirası yaşatanlardır. Bu salon diğer partilerin kurultaylarına benzemez. Bu salonda 5’li çeteler, oligarklar, uyuşturucu baronları yok. Bundan sonra da asla olamayacaktır. Bu salonda mafya bozuntuları, rüşvetçiler yok. Bundan sonra da olmayacaktır.”

“Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır: Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun…”
“Bizim kurultaylarımız her türlü düşüncenin özgürce sorgulandığı kurultaylardır. Bu aynı zamanda aydınlanmanın güvencesini ve sürekliliğini gösteririr. Onların kurultayları ise haber değeri olmayan kurultaylardır. 3 temel noktayı ifade edeyim. Partinin yükünü taşıyan örgütlerdir. Örgütler 100 yıllık birkiminin temel taşlarıdır. Ben dahil hiç kimse; ben dahil, kendisini partisinin üzerinde göremez.

7 madde halinde ülkenin içinde bulunduğu tabloyu ilginize sunacağım;

1. bugün içinde bulundğumuz koşullarda anayasa fiilen askıya alınmıştır.

2. saray devleti çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıyadır.

3. yoksulluğu yaymak ve derinleştirmek, milyonları yardıma muhta hale getirmek Saray’ın politikası haline gelmiştir. Yoksulluk bir anlamda kabullenerek sürdürülebilir bir kültür haline dönüştürülmüştür. Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdiler ki yasa dışı zenginleşme hayranlıkla izlenir hale geldi.

4. Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır. Gazeteciler görevlerini yapamaz haldedirler. Bu kurultayımızda şu anda tutuklu olan Tolga Şardan’a, Can Atalay’a, Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a, Tayfun Kahraman’a, Çiğdem Mater’e, Emine Mine Özerden’e, Yiğit Ali Ekmekçi’ye, Hakan Altınay’a ve Barış Pehlivan’a selam gönderiyoruz. Selam olsun size demokrasi kahramanları.

5. İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapmak Saray’ın politikası haline gelmiştir. Bir kan denizine dönüşen Filistin’de bile Türkiye’nin sözü geçmemektedir.

7. Türkiye, para karşılığı yanlış dış politikalar sonucu sığınmacı deposu haline dönüştürülmüştür.

Bu 7 madde tablonun bir yüzüdür. Saray’ın ahlaki ve siyasi meşruiyetinin artık sorgulanması gerekir.”

“Halka yeni bir seçenek sunmalıyız”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 38. Olağan Kurultayı’nda açıklamalarda bulunarak, “Şimdi önümüzde iki yol var: Ya topluma yeni bir umut, yeni bir heyecan, yeni bir inanç vereceğiz; ya da 2023 seçimleri sonrasında ortaya çıkan büyük umutsuzluk dalgası yayılarak devam edecek” dedi.

Çelik şunları söyledi: “İktidarın tek alternatifi biziz. Yüz yıllık köklerimizden aldığımız güçle, birikimimizle bu karanlığı dağıtacak güç biziz. Toplum bizden umut bekliyor, tarihin sarkacı yön değiştiriyor. Tarih bizi göreve çağırıyor.

Biz size yeni bir yol, yeni bi umut yeni, bir başlangıç vaadediyoruz. Toplum ve ülkemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nden büyük bir değişime öncülük etmesini bekliyoruz.

İstanbul’un sokaklarında dolaştığımda gözlerimin içine bakan insanlarımızın bizden umut beklediğini görüyorum. Bu umut ancak bir değişimle mümkün. Değişmeliyiz, toplumun her kesimi kucaklayacağız kaygısıyla siyasetsizleşmek yerine, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini Türkiye’nin koşullarına güncelleyerek kendimizi topluma anlatmalıyız.

İnançlara saygılı laikliği topluma anlatmalıyız. Parti içi demokrasiyi güçlendirmeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi kurucu değerleriden ayrılmadan sosyal demorkasiyi, eşitliği, özgürlüğü, adaleti, gelirin adil dağıtılmasını daha güçlü savunmalıyız. Halkımıza yeni bir seçenek sunmalıyız.”

“Partimiz 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı”

Kurultayda oylamaya geçilmeden önce CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel de konuşmasında dikkat çeken mesajlar verdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşmasında yaptığı “hançer” açıklamasına yanıt veren Özel, “Hiç üzerime alınmadım. CHP’de hançer olmaz ama bizim partide kılıç da olmaz” dedi ve şöyle devam etti: “Hiç üstüme alınmadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek de kimse yok.

En iyi siz bilirsiniz ki ne partide ne partililer de hançer olmaz ama kılıç da olmaz. Hani seçimlere iki gün kala sizin atadığınız önce Atatürk’e sonra önceki genel başkanımıza laflar eden kadını sorduğum dediğiniz Hasan Cengiz bir kılıç getirmiş. CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayyip Erdoğan olup değişim diyenlere kılıç çekenlerin alnını karışlarım.”

Özgür Özel şunları söyledi: “Rize Pazar’da biri uyandı bu sabah. Isparta Yalvaç’ta, Edirne Keşan’da biri uyandı bu sabah. Tekirdağ Malkara’da Sinop Erfelek’de biri uyandı bu sabah. Konya Taşkent’te 81 ilde 973 ilçede biri uyandı bu sabah. Biri uyandı gitti partiyi açtı, televizyonu açtı, çayı demledi ve dedi ki ‘Birazdan gelir bizimkiler kurultayı izleriz’ dedi. Baba evimizde çayı demleyenlere, bacayı tüttürenlere, bayrağı sallayanlara kurultayımızdan selam olsun.

Memleketim Manisa’ya ikinci memleketim deyince kafasındaki kasveti çıkarıp başıma geçiren Ökkeş amcanın Osmaniye’sine, Ecevit’in Zonguldak’ına, sayın Genel başkanımızın Tunceli, Dersim’e, Uşak’ına, Trabzon’a, Karadeniz’e selam olsun. Güzelim Marmara’ya selam olsun. Trakya’ya selam olsun. Van’a, Mardin’e, Güney Doğu’ya selam olsun.

Memleketimin dört bir yanında altı oklu bayrağı sallayanlara, Soma’da, Zonguldak’ta, Bartın’da yerin yüzlerce metre altında çalışanlara, İzmir’de Agrobay’da direnen kadınlara, Silivri’de Bakırköy’de hepimizin yerine yatan Can Atalay’a, Tolga Şardan’a, Osman Kavala’ya, Selçuk Mızraklı’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun.

Biz ülkemizi çok partili rejimle barıştıran, kaybettiği ilk seçimden sonra ‘Benim en büyük zaferimdir’ diyebilen ‘Ne ezen ne ezilen’ ve Garp Cephesi komutanı İsmet Paşa’nın partisiyiz.

38. Kurultayımızdayız. Atatürk ilk kurultay olarak toplanan 1927 kongremizin açılış konuşmasında ‘Bu CHP’nin ikinci kurultayıdır’ der. Paşa der ki ‘İlkini Sivas’ta yapmadık mı’ İşte bu ifade bizim kurultayımızı diğer bütün partilerin kurultaylarından farklılaştırır.

CHP Kurultayları sadece kendi partimiz için değil ülke siyasetini de şekillendirir, şekillendirmiştir. Biz bugün sadece partimize genel başkan seçmeye gelmedik. Yeni bir hikayeye başlamak, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için buradayız. Özellikle tarihimizdeki iki büyük kurultay memleketimizin önüne önemli hedefler koydu ve partimizi iktidar yaptı.

Burada bize ve kendinize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir. Partimiz, 1979’dan bu yana 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu yapmayı beceremedik. Aslında ikinci yüzyılın ilk kurultayındayız. Ben sizi sadece bir genel başkan, bir parti meclisi seçecek 38.

Olağan Kurultay’ın delegeleri olarak görmüyorum. Ben bugün tribünlere baktığımda, sahaya baktığımda sizlerin gözlerinin içine baktığımda parti tarihini bilen, her biri tertemiz, sosyal demokrasiyi benimsemiş, pırıl pırıl partilileri, gençleri görüyorum. 44 yıldır delegelerimizin verdiği görevi yerine getiremediğimizden hem partimiz hem ülkemiz bedeller ödedi. CHP iktidar olmadıkça ardı ardında sağ partiler ülkeyi yönettiler.

Bugüne dek değişimi başaramadığımız, iktidar olamadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına çürümüş bir adalet sistemiyle, yarısı yoksulluk sınırının altında yaşayan bir nüfusla giriyoruz. CHP’nin seçim kaybının maliyeti deyince bazı arkadaşlarımız dar bir çerçeveden bakıp ‘Hepimiz oradayız, hesabı neden sadece Kemal bey ödüyor’ diyor.

Hesabı ne Kemal bey ödüyor, ne Özgür Özel. Ancak hesabı dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığı halde dünyanın başka ülkelerinde hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Cumhuriyet yas tutma rejimi değildir. Marifet yas tutulacak acıları bitirecek, yas tutan yaşlı gözlerin yaşını silmek. Anaları da çocukları da babaları da güldürmektir Cumhuriyet.

Sokağın sesini duymazdan gelemeyecek yüreklerimiz, umutsuzluğa kapılmayacak delegelerimiz var. Biz altı okumuzdan mahçup olmayacak, sokaktan ve meydandan korkmayacak bir parti anlayışına hızla evrilmek durumdayız. Biz kaybedilen seçim sonrası hiçbir şey olmamış gibi davranılmasına, hatta bu ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkanlarız. Bir yolculuktayız, bu ‘Sana Söz’ deyip yola çıkıp boynunu büktüklerimizden helallik isteme yolculuğudur.

Paylaşın

CHP’nin Yeni Genel Başkanı “Değişimin Adayı” Özgür Özel

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nda heyecanlı ve uzun geçen genel başkanlık yarışında ipi göğüsleyen değişimcilerin adayı Özgür Özel Oldu. Partinin 8. Genel Başkanı olan Özgür Özel, genel başkanlığı ikinci turda 812 oyla kazandı. Kılıçdaroğlu ise 536 oyda kaldı.

Haber Merkezi / Özgür Özel, sonuçların açıklanması sonrası yaptığı konuşmada, hayatının en büyük gururunu, onurunu yaşadığını söyledi.

Özgür Özel, “Bunu Cumhuriyet’in 100. yılında, hatta Türkiye’nin 100. yılında kurulan ilk sandığında, ikinci yüzyıla yön verecek partimizin kurultayında oy birliği ile ve hepimizin yürekten desteklediği şekilde, şahsınıza verilen bu onurlu görevi layıkıyla yerine getirdiğiniz için tüm CHP’liler adına size teşekkür ediyorum” dedi.

“Sırtıma, omzuma yüklemiş olduğumuz sorumluluğun farkındayım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, İsmet Paşa’nın Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in Kemal Kılıçdaroğlu’nun oturduğu koltuğa sahip çıkmak hepimizin görevidir. Ben, sizlere güveniyorum” diye konuşan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“CHP’nin 130 milletvekilinden oluşan harika bir grubu var. Bu salondan 130 milletvekilimizle el ele omuz omuza çıkıyorum. Kol kola, omuz omuza çıkıyorum. İmza sayıları çok konuşuldu. Ben seçim sonuçlarını sayın başkanım müsaade ederse 1366 delegemizi bana oy vermiş kabul ediyor, hepsine teşekkür ediyorum.

Zorlu bir süreci geride bıraktık. Büyük bir travmanın ardından umutsuzluğu umuda çevirmek, düşmüş omuzları dikleştirmek, yere bakan yüzleri havaya kaldırmak ve asılan suratları güldürmek…Buna inandık, arkadaşlarımızla inandık. Sizlere inandık. Siz de inandınız. Umudu yükselttiniz. Umut içindeyiz. Bu zor süreçte bu salondan dışarıya hiçbir kırgınlık çıkarmayacağıma kendi adıma söz veriyorum. Benim, süreç boyunca ve bugün istemeden kırdıklarım olduysa affola.

Hep birlikte 5 ay sonraki yerel seçim sürecine odaklanacağız. Buradan 1,5 milyon üyemize diyorum ki, biz Cumhuriyet’in 100. yılında yaşadığımız büyük üzüntüyü telafi etmek, yüzleri güldürmek, ikinci yüzyıla zaferle girmek için örgütümüzde yarından itibaren seferberlik ilan ediyorum. Durmayacağız, çalışacağız. omuz omuza çalışacağız. Elimizdeki belediyelerin tamamını yeniden kazanacak, yanlarına yenilerini ekleyecek ve hep birlikte büyük bir zaferi kazanacağız. Ben buna inanıyor ve bunun için sizlere güveniyorum.”

Örgüte verdiğim bütün sözleri tutacağım. Yarın sabah 9.30’da 81 il başkanımla yarınki PM sürecini görüşmek üzere toplantı koydum, kendilerini davet ediyorum. Ön seçim ve demokratik tüzüğe yönelik bundan sonra bu partiye yakışır her türlü sözleri zaman kaybetmeden tutacağız…Bundan sonra hep beraber büyük zaferler yaşayacağız. Bugün burada zafer, CHP’den bir adayın değildir. Bir ekibin değildir.

Bir yarışmanın sonunda kazanılan bir zafer değildir. Bugünkü zaferin galibi bütün CHP’lilerdir. Biz, bütün Türkiye’ye ve dünyaya parti içi demokrasiyi, çoklu yarışı, CHP’de genel başkanın demokratik seçimlerle değişebileceğini hep birlikte gösterdik…Şimdi önceki genel başkanlarımızla sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile ve bu partiye emek veren herkesle birlikte el ele omuz omuza yerel seçim zaferi için yola çıkıyoruz. Yolumuz açık olsun. Yolunuz açık olsun. Hepinizi çok seviyorum.”

“Özgür Özel’i kutluyor, başarılar diliyorum”

Seçimin sonuçlanmasının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu, “Büyük Önderimiz Atatürk’ün emanetini, bugüne kadar onurla taşıdım. Ve bugün, kurultay delegelerimizin verdiği kararla, Genel Başkanlık görevine veda ediyorum. Bugüne kadar mücadelemize omuz veren herkese teşekkür ederim. Genel Başkanlık görevine seçilen yeni Genel Başkanımız Özgür Özel’i kutluyor, başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel kimdir?

Özgür Özel, 21 Eylül 1974’te Manisa’da doğdu. Babasının adı Talat, annesinin adı Rukiye Şükran’dır. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesini bitirdi. Serbest eczacı olarak çalıştı. Manisa Eczacı Odasında sırasıyla Yönetim Kurulu Üyesi, Veznedarı, Genel Sekreteri ve Başkanlığı görevlerini yürüttü.

2007 yılında Türk Eczacıları Birliği (TEB) Merkez Heyeti üyeliğine seçildi. TEB’de Saymanlık ve 2 dönemde Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Kongre ve konferanslara çok sayıda bildiri sundu.

Uluslararası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Grubu ile Avrupa Eczacılık Forumu’na üyelikleri bulunmaktadır. İyi düzeyde Almanca ve İngilizce bilen Özel, evli ve 1 çocuk babasıdır.

Kurultay’da neler yaşandı?

Partinin 38. Kurultayı Ankara’da toplandı. Geçtiğimiz mayıs ayında kaybedilen genel seçimler sonrası parti içinde yükselen ‘değişim’ sloganlarıyla kurultay sürecine gelinirken 81 ilden 1.367 delege, yeni genel başkan ve parti meclisi üyelerini seçmek üzere bir araya geldi.

Ana muhalefet partisinde kurultayın ilk günü genel başkanlık, yarın (Pazar günü) ise 60 üyeli Parti Meclisi (PM) ve 15 üyeli Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için seçimi yapılıyor.

Ankara Spor Salonu’nda saat 10:00 itibarıyla başlayan olağan kurultayın sloganı ‘İkinci Yüzyılda Demokrasi ve Birlik’ olarak belirlendi. Divan Başkanlığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen kurultay öncesi, CHP Genel Başkanlığına adaylık için parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski PM üyesi Örsan Öymen ve eski milletvekili İlhan Cihaner imza topladı.

İlhan Cihaner, kurultay sabahı sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak adaylıktan çekildiğini duyurdu. Cihaner, çirkin bir ortam yaratıldığını savunduğu mesajında ‘Bu anti demokratik, siyasetsiz ve kişilere indirgenmiş yarışın parçası olmayı reddediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Kurultay’ın ilerleyen saatlerinde eski milletvekili İlhan Cihaner’in ardından bir diğer aday eski PM üyesi Örsan Kunter Öymen de çekildiğini açıkladı. Cihaner ve Öymen’in çekilmesiyle birlikte, partide liderlik koltuğu yarışı Kılıçdaroğlu ile Özel arasında geçti.

Kılıçdaroğlu, ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayında yaptığı konuşmada seçim sürecindeki ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, ‘Yolu doğru olanın yükü ağır olur, hançerle beraber yükümüz ağırdı. Beni asıl üzen sırtımdaki yük değil sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık’ dedi.

Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan açıklamaları şöyle: “Sevgili örgütüm; biliyorum sizleri zaman zaman üzdüm ama asla utandıracak bir şey yapmadım.

100 yıllık bir tarih her siyasal partiye nasip olan bir tarih değildir. 100 yıllık tarih içerisinde genel başkanlarımız tutuklandı, hapse girdi. Yılmadık. Şimdi 100. yılımızı kutluyoruz. Türkiye’de hiçbir partiye nasip olmayacak tarihi beraber yaşıyoruz.

CHP’yi 100 yıl yaşatan gerçek kuruluşunun savaş meydanlarında Kuvayi Milliye’ciler tarafından gerçekleştirilmesidir. Biz sıradan bir parti değiliz. Biz Kuvayi Milliyecilerin partisiyiz. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Biz hiçbir evladımızın yatağa aç girmememesi için mücadele eden bir partiyiz. Biz herkesin inancına, herkesin kimliğine, yaşam tarzına saygı duyan bir partiyiz.

100 yılı yaşatanın örgütlerimiz olduğunu kimsenin unutmaması gerekir. Örgütlerimiz, 100 yıllık mirası yaşatanlardır. Bu salon diğer partilerin kurultaylarına benzemez. Bu salonda 5’li çeteler, oligarklar, uyuşturucu baronları yok. Bundan sonra da asla olamayacaktır. Bu salonda mafya bozuntuları, rüşvetçiler yok. Bundan sonra da olmayacaktır.”

“Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır: Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun…”
“Bizim kurultaylarımız her türlü düşüncenin özgürce sorgulandığı kurultaylardır. Bu aynı zamanda aydınlanmanın güvencesini ve sürekliliğini gösteririr. Onların kurultayları ise haber değeri olmayan kurultaylardır. 3 temel noktayı ifade edeyim. Partinin yükünü taşıyan örgütlerdir. Örgütler 100 yıllık birkiminin temel taşlarıdır. Ben dahil hiç kimse; ben dahil, kendisini partisinin üzerinde göremez.

7 madde halinde ülkenin içinde bulunduğu tabloyu ilginize sunacağım;

1. bugün içinde bulundğumuz koşullarda anayasa fiilen askıya alınmıştır.

2. saray devleti çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıyadır.

3. yoksulluğu yaymak ve derinleştirmek, milyonları yardıma muhta hale getirmek Saray’ın politikası haline gelmiştir. Yoksulluk bir anlamda kabullenerek sürdürülebilir bir kültür haline dönüştürülmüştür. Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdiler ki yasa dışı zenginleşme hayranlıkla izlenir hale geldi.

4. Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır. Gazeteciler görevlerini yapamaz haldedirler. Bu kurultayımızda şu anda tutuklu olan Tolga Şardan’a, Can Atalay’a, Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a, Tayfun Kahraman’a, Çiğdem Mater’e, Emine Mine Özerden’e, Yiğit Ali Ekmekçi’ye, Hakan Altınay’a ve Barış Pehlivan’a selam gönderiyoruz. Selam olsun size demokrasi kahramanları.

5. İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapmak Saray’ın politikası haline gelmiştir. Bir kan denizine dönüşen Filistin’de bile Türkiye’nin sözü geçmemektedir.

7. Türkiye, para karşılığı yanlış dış politikalar sonucu sığınmacı deposu haline dönüştürülmüştür.

Bu 7 madde tablonun bir yüzüdür. Saray’ın ahlaki ve siyasi meşruiyetinin artık sorgulanması gerekir.”

“Halka yeni bir seçenek sunmalıyız”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 38. Olağan Kurultayı’nda açıklamalarda bulunarak, “Şimdi önümüzde iki yol var: Ya topluma yeni bir umut, yeni bir heyecan, yeni bir inanç vereceğiz; ya da 2023 seçimleri sonrasında ortaya çıkan büyük umutsuzluk dalgası yayılarak devam edecek” dedi.

Çelik şunları söyledi: “İktidarın tek alternatifi biziz. Yüz yıllık köklerimizden aldığımız güçle, birikimimizle bu karanlığı dağıtacak güç biziz. Toplum bizden umut bekliyor, tarihin sarkacı yön değiştiriyor. Tarih bizi göreve çağırıyor.

Biz size yeni bir yol, yeni bi umut yeni, bir başlangıç vaadediyoruz. Toplum ve ülkemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nden büyük bir değişime öncülük etmesini bekliyoruz.

İstanbul’un sokaklarında dolaştığımda gözlerimin içine bakan insanlarımızın bizden umut beklediğini görüyorum. Bu umut ancak bir değişimle mümkün. Değişmeliyiz, toplumun her kesimi kucaklayacağız kaygısıyla siyasetsizleşmek yerine, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini Türkiye’nin koşullarına güncelleyerek kendimizi topluma anlatmalıyız.

İnançlara saygılı laikliği topluma anlatmalıyız. Parti içi demokrasiyi güçlendirmeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi kurucu değerleriden ayrılmadan sosyal demorkasiyi, eşitliği, özgürlüğü, adaleti, gelirin adil dağıtılmasını daha güçlü savunmalıyız. Halkımıza yeni bir seçenek sunmalıyız.”

“Partimiz 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı”

Kurultayda oylamaya geçilmeden önce CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel de konuşmasında dikkat çeken mesajlar verdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşmasında yaptığı “hançer” açıklamasına yanıt veren Özel, “Hiç üzerime alınmadım. CHP’de hançer olmaz ama bizim partide kılıç da olmaz” dedi ve şöyle devam etti: “Hiç üstüme alınmadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek de kimse yok.

En iyi siz bilirsiniz ki ne partide ne partililer de hançer olmaz ama kılıç da olmaz. Hani seçimlere iki gün kala sizin atadığınız önce Atatürk’e sonra önceki genel başkanımıza laflar eden kadını sorduğum dediğiniz Hasan Cengiz bir kılıç getirmiş. CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayyip Erdoğan olup değişim diyenlere kılıç çekenlerin alnını karışlarım.”

Özgür Özel şunları söyledi: “Rize Pazar’da biri uyandı bu sabah. Isparta Yalvaç’ta, Edirne Keşan’da biri uyandı bu sabah. Tekirdağ Malkara’da Sinop Erfelek’de biri uyandı bu sabah. Konya Taşkent’te 81 ilde 973 ilçede biri uyandı bu sabah. Biri uyandı gitti partiyi açtı, televizyonu açtı, çayı demledi ve dedi ki ‘Birazdan gelir bizimkiler kurultayı izleriz’ dedi. Baba evimizde çayı demleyenlere, bacayı tüttürenlere, bayrağı sallayanlara kurultayımızdan selam olsun.

Memleketim Manisa’ya ikinci memleketim deyince kafasındaki kasveti çıkarıp başıma geçiren Ökkeş amcanın Osmaniye’sine, Ecevit’in Zonguldak’ına, sayın Genel başkanımızın Tunceli, Dersim’e, Uşak’ına, Trabzon’a, Karadeniz’e selam olsun. Güzelim Marmara’ya selam olsun. Trakya’ya selam olsun. Van’a, Mardin’e, Güney Doğu’ya selam olsun.

Memleketimin dört bir yanında altı oklu bayrağı sallayanlara, Soma’da, Zonguldak’ta, Bartın’da yerin yüzlerce metre altında çalışanlara, İzmir’de Agrobay’da direnen kadınlara, Silivri’de Bakırköy’de hepimizin yerine yatan Can Atalay’a, Tolga Şardan’a, Osman Kavala’ya, Selçuk Mızraklı’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun.

Biz ülkemizi çok partili rejimle barıştıran, kaybettiği ilk seçimden sonra ‘Benim en büyük zaferimdir’ diyebilen ‘Ne ezen ne ezilen’ ve Garp Cephesi komutanı İsmet Paşa’nın partisiyiz.

38. Kurultayımızdayız. Atatürk ilk kurultay olarak toplanan 1927 kongremizin açılış konuşmasında ‘Bu CHP’nin ikinci kurultayıdır’ der. Paşa der ki ‘İlkini Sivas’ta yapmadık mı’ İşte bu ifade bizim kurultayımızı diğer bütün partilerin kurultaylarından farklılaştırır.

CHP Kurultayları sadece kendi partimiz için değil ülke siyasetini de şekillendirir, şekillendirmiştir. Biz bugün sadece partimize genel başkan seçmeye gelmedik. Yeni bir hikayeye başlamak, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için buradayız. Özellikle tarihimizdeki iki büyük kurultay memleketimizin önüne önemli hedefler koydu ve partimizi iktidar yaptı.

Burada bize ve kendinize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir. Partimiz, 1979’dan bu yana 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu yapmayı beceremedik. Aslında ikinci yüzyılın ilk kurultayındayız. Ben sizi sadece bir genel başkan, bir parti meclisi seçecek 38.

Olağan Kurultay’ın delegeleri olarak görmüyorum. Ben bugün tribünlere baktığımda, sahaya baktığımda sizlerin gözlerinin içine baktığımda parti tarihini bilen, her biri tertemiz, sosyal demokrasiyi benimsemiş, pırıl pırıl partilileri, gençleri görüyorum. 44 yıldır delegelerimizin verdiği görevi yerine getiremediğimizden hem partimiz hem ülkemiz bedeller ödedi. CHP iktidar olmadıkça ardı ardında sağ partiler ülkeyi yönettiler.

Bugüne dek değişimi başaramadığımız, iktidar olamadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına çürümüş bir adalet sistemiyle, yarısı yoksulluk sınırının altında yaşayan bir nüfusla giriyoruz. CHP’nin seçim kaybının maliyeti deyince bazı arkadaşlarımız dar bir çerçeveden bakıp ‘Hepimiz oradayız, hesabı neden sadece Kemal bey ödüyor’ diyor.

Hesabı ne Kemal bey ödüyor, ne Özgür Özel. Ancak hesabı dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığı halde dünyanın başka ülkelerinde hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Cumhuriyet yas tutma rejimi değildir. Marifet yas tutulacak acıları bitirecek, yas tutan yaşlı gözlerin yaşını silmek. Anaları da çocukları da babaları da güldürmektir Cumhuriyet.

Sokağın sesini duymazdan gelemeyecek yüreklerimiz, umutsuzluğa kapılmayacak delegelerimiz var. Biz altı okumuzdan mahçup olmayacak, sokaktan ve meydandan korkmayacak bir parti anlayışına hızla evrilmek durumdayız. Biz kaybedilen seçim sonrası hiçbir şey olmamış gibi davranılmasına, hatta bu ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkanlarız. Bir yolculuktayız, bu ‘Sana Söz’ deyip yola çıkıp boynunu büktüklerimizden helallik isteme yolculuğudur.

Paylaşın

CHP’li Özel: Çürümüş Bir Sistemle Cumhuriyet’in 100. Yılına Giriyoruz

CHP’nin 38. Olağan Kurultay’ında konuşan CHP’li Özgür Özel, “Bugün Türkiye’nin ikinci yüzyılının ilk kongresini ilk kurultayını yapıyoruz. Burada bize ve kendimize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev ikinci yüzyılda CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Partimiz 1971’den bu yana ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu başarmayı beceremedik. CHP iktidar olmadıkça ardı ardına sağ partiler iktidarı yönettiler.”

Özel, konuşmasının devamında, “Bugüne kadar değişimi başaramadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız cumhuriyetin köklü kurumları zayıflamış, işlevsizleşmiş bir meclisle, çürümüş bir adalet sistemiyle, demokratik bir dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile giriyoruz Cumhuriyet’in 100’üncü yılına” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkanının seçileceği 38. Olağan Kurultayı, Ankara Spor Salonu’nda devam ediyor. Aday olmak için yeterli sayıya ulaşan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, sahneye çıkarak konuşma yaptı.

CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel’in konuşması özetle şöyle: “Kayyım atanan Van’a, Diyarbakır’a selam olsun. Memleketimin dört bir yanında altı ok bayrağı sallayanlara, yerin yüzlerce metre altında can pahasına çalışanlara, İzmir’de direnen kadın işçilere, İstanbul’da direnen Sputnik gazetecilerine, gazeteci Tolga Şardan’a, Selçuk Kozağaçlı’ya, Osman Kavala’ya, Çiğdem Mater’e, Selahattin Demirtaş’a selam olsun.

Bugün Türkiye’nin ikinci yüzyılının ilk kongresini ilk kurultayını yapıyoruz. Burada bize ve kendimize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev ikinci yüzyılda CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir.

Partimiz 1971’den bu yana ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu başarmayı beceremedik. CHP iktidar olmadıkça ardı ardına sağ partiler iktidarı yönettiler.

Bugüne kadar değişimi başaramadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız cumhuriyetin köklü kurumları zayıflamış, işlevsizleşmiş bir meclisle, çürümüş bir adalet sistemiyle, demokratik bir dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile giriyoruz Cumhuriyet’in 100’üncü yılına.

Kurucumuzun gösterdiği yönde 45 bin dolar, bu tarafta 4 bin 500 dolarlık bir fakirlik var. Siyasi ekonomik ve sosyal ağır maliyetini yaşıyoruz. CHP’nin seçim maliyeti deyince dar bir çerçeveden bakıp ‘Seçime hep beraber girdik, birlikte kaybettik, hesabı niye Kemal bey ödüyor?’ deniliyor.

Ben bu yaklaşıma itiraz ediyorum, hesabı ne Kemal Bey ne ben ödüyorum. Hesabı dünyanın başka ülkede hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Hesabı cezaevine atılan siyasetçiler ödüyor, hesabı kredi borcunu ödeyemeyen esnaflar, yoksullar fakirleşerek ödüyorlar, yeterli beslenemeyen, barınamayan üniversite öğrencileri ödüyor.

Biz altı okumuzla mahcup olmayacak, cesur davranacak, sokaktan korkmayacak, örgütü bir yük olarak görmeyecek bir parti anlayışına hızla evirilmek durumundayız. Biz kaybedilen seçim sonrasın hiçbir şey olmamış gibi özeleştiri yapılmamasına, ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkılmamasına karşıyız.

Terörü örgütü olan Hamas’ın sivillere yönelik yaptığı katliama bunu araçsallaştıran İsrail devlet terörüne dönüştürdü. Kimden gelirse gelsin teröre seyirci kalamayız, meydan okuyoruz ve lanetliyoruz.

“Partimiz iktidara benzeyen yöntemlerle yönetilemez”

Tüm siyaset anlayışımızla değişmeliyiz. Halkın sesine kulak vererek, partimizin kaderini değiştirmek için değiştirmeliyiz. Biz sosyal demokrat bir partiyiz, biz emeğin partisiyiz. Partimiz iktidara benzeyen yöntemlerle yönetilemez.

Toplumun sesine kulak tıkayarak, değişime direnerek yönetilmez. Atatürk’ün koltuğunu istediği birine devredeceğini düşünmek kurultayın iradesine ve buraya gelenleri hiçe saymaktır.

Biraz önce genel başkan bir hançerden bahsetti. Bu hançer konusu sizinle ilgili mi dediler, hiç üstüme almadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek kimse de yok. Genel Başkanım benim de diyecek bir şeyim varsa siz de bilirsiniz bizim partide ve partililerde hançer olmaz. Bizim partide kılıç da olmaz.

CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayip Erdoğan diyen değişimcilere kılıç çekecek olanların alnını karışlarım.

Boyu Erdoğan’a daha yakın, onun gibi daha sert konuşabilecek, onu arkadaş bırakacak bir lider seçmenizi öneriyorum. Onun işi kolay o kesiyor, bölüyor. O sağcı-solcu der, Kürt-Türk der, milli-gayri milli der, büyük tarafı alır küçük tarafı 50 artı bir yapmak için seni ittifaklara zorlar. Olmadı olmuyor dersen Erdoğan seçimi o zaman kazanır.

CHP’nin de HDP’nin de yoksuluna, güvencesizine dokunabilirsen işte Erdoğan’ın dokunamadığı onun ittiği tarafta senin değdiğin yerde halkın iktidarı var. Sokaktan, meydandan korkmayan, toplumun tepkilerinin örgütlenmesine katkı sağlayan barışçıl yollarlar yapılan her protestonun teminatı olan CHP’nin önünde yürüyecek bir genel başkanın sözünü veriyorum.

Siz ikinci yüzyılın ilk sandığının delegeleri, siz bu partiyi ayağa kaldırmaya hazır mısınız? Kalkın ayağa ve bu ülkeyi ayağa kaldırın, ben size ve ikinci yüzyılın delegelerine güveniyorum. Biz kazanacağız. Bana cesaret, Türkiye’ye umut veriyorsunuz. Ayağa kalkın, Türkiye’yi ayağa kaldırın. Sizden güç alıyorum ve size güç veriyorum. İyi ki varsınız, iyi ki CHP’liler var. Biz başaracağız, CHP başaracak.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

CHP’li 55 İl Başkanından Kurultay Öncesi Kılıçdaroğlu’na Destek

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) hafta sonu yapılacak kurultay öncesi dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. CHP’li 55 il başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu’na destek deklarasyonu açıkladı. CHP’li 95 milletvekili ve CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden bir grup da kurultayda Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurmuşlardı.

CHP’de 55 il başkanı “Biz aşağıda imzası bulunan 55 Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanları olarak irademizi ortaklaştırdık” açıklamasında bulundu.

“CHP 38.Kurultayında örgütlerimizde başlayan yenilenme sürecini devam ettireceğine inandığımız, CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldık” diyen il başkanları “Toplanan imzalar ve yapılan görüşmeler neticesinde yaklaşık 900 delegenin desteğini aldığını ve Sayın Genel Başkan’ın yeniden seçileceğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Yazılı açıklamanın devamında şunlar ifade edildi: “CHP 38. Kurultayının CHP geleneklerine uygun olarak demokratik bir yarışa sahne olacağına, önce yerel seçimlerde daha sonra genel seçimlerde partimizi iktidara taşıyacak yenilenmiş yönetimini oluşturacağına inancımız tamdır. Örgütlerimizde mahalleden başlayan ilçe ve il örgütlerinde devam eden yenilenme sürecinin Sayın Genel Başkan liderliğinde kesintisiz devam edeceğine inanıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 il başkanından 56’sı son bir yıl içerisinde göreve gelmiş, aralarından 49’u son kongrelerde göreve getirilmiştir. Örgüt il başkanlarımızın çok büyük bir kısmı yenilenmiştir. Örgütlerimiz yenilenen örgütleriyle yeni bir heyecanla iktidar yürüyüşüne hazırdır. Yenilenmenin kaynağı ve itici gücü örgütlerdir. 100 yaşını tamamlamış Cumhuriyet’i ikinci yüz yılında demokrasi ile taçlandıracak yenilenecek yönetim kadrolarımızı 38. Kurultayımızda örgütlerin iradesi ile belirleyeceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi; altı okunda ifadesini bulan ilkeleri benimsemiş kadrolara sahiptir. Programında da belirtildiği gibi sol bir partidir ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinin ışığında mücadelesini sürdürecektir. Parti iç hukukumuzun da örgütlerimizin iradesi ve önerileri doğrultusunda tüzük kurultayıyla yenileneceğini Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu açık şekilde ifade etmiştir.

İl başkanları olarak önümüzdeki birinci hedef; 2019’da olduğu gibi Genel Başkanımızın önderliğinde görevlerini başarıyla sürdüren ve sosyal belediyeciliği başarı ile temsil eden yerel yönetici sayımızı artırmak ve hizmetlerimizi ülkenin her noktasına yaygınlaştırmaktır. CHP İl Başkanları ve örgütleri olarak , demokratik bir yarışa sahne olacak Kurultay sonrasında 81 İl Başkanı ve il örgütleri birleşerek , güçlenerek çıkacağız. Bir arada iktidar yürüyüşünü başlatacağız.”

CHP’li 95 vekilden Kılıçdaroğlu’na destek

CHP’li 95 milletvekili ve CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden bir grup da kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurmuşlardı.

95 milletvekili konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, “Önümüzdeki birinci hedef, 2019’da olduğu gibi Genel Başkanımızın önderliğinde görevlerini başarıyla sürdürerek, halkçı belediyeciliği temsil eden yerel yönetimlerdeki hizmetlerimizi pekiştirmektir. Odak noktamız, yurdumuzun tüm il ve ilçelerinde partilerimize yeni belediyeler kazandırmaktır” ifadelerine yer verilmişti.

CHP’nin önceki dönem milletvekillerinin konuya ilişkin yaptıkları açıklamada ise, “Kemal Kılıçdaroğlu 36. ve 37. Kurultaylarımızda Cumhuriyeti ikinci yüzyılında demokrasiyle taçlandırma hedefini önümüze koymuştur. Bu hedef kurultaylarımızda oy birliğiyle karar altına alınmıştır. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde gemiyi güvenli limana yanaştırmak ve 31 Mart Yerel Seçimleri kazanmak hepimizin sorumluluğundadır” denilmişti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Filistin Tepkisi: Miting Yapıyor Ya…

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Başkenti Kudüs olan bir Filistin’i her yerde destekliyoruz. Miting yapıyor ya sen muhalefetsen miting yap” dedi ve ekledi:

“Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kuracağız dedik. Oradaki barış ve huzur bize de yansıyacaktır. Orada akan her kan bizim kanımızdır. Devrimci söz verdi mi kapı gibi sözünü tutar. Seni de sözde kefenle karşılıyorlardı, onlar nerede? Devrimcilik yürek ister adalet ister. Beni dışişleri bakanlığının eskiden olduğu gibi olduğuna kim inandırabilir?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’deki partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından dikkat çeken başlıklar şöyle:

“Erdal İnönü’nün ölüm yıldönümü. Bir bilim insanı ve bir siyasetçiydi. Onu rahmetle, saygıyla anıyoruz. Cumhuriyet’in 2. yüzyılının ilk günlerinde bir olmak, beraber olmak sıcak mesajlar vermek en çok Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır. Kutlamalarda 10 milyon vatandaşımıza ulaştık. Buradan tüm belediye başkanı arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu heyecanı yaşattıkları için. Kutlamalarımız yıl boyunca da devam edecek.

Anıtkabir’e yürüdük ve bütün insanlarımız oradaydı. 1 milyon 182 bin vatandaş, Anıtkabir’i ziyaret etti. Artık öyle bir noktadayız ki hiçbir güç Cumhuriyet’i ve demokrasiyi engelleyemez. Gazi Mustafa Kemal 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde şunu söyledi: Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılamazsa gerçek zafere ulaşılamaz. Milli Kurtuluş Savaşı sonrası kimseye yalvarıp, yakarmaması için önce ekonomiyi kalkındırdılar. Yoklukla mücadele ettiler.

Nasıl bir Cumhuriyet? Fikri, vicdanı, irfanı hür nesiller ister Cumhuriyet. 100 yıllık bir Cumhuriyeti, 22 yıla sığdırmak ne kadar doğrudur? 1927 yılında uçak fabrikasını kuran Türkiye’yi nasıl görmezsiniz? Toprak Mahsulleri Ofisi’ni, TARİŞ’i nasıl görmezsiniz? Bugün devleti yöneten en tepedeki kişi kendi dönemini anlattı.

Osmanlı’nın borcunu son kuruşuna kadar, yoksullukla mücadele ederken Türkiye Cumhuriyeti ödedi. Onlar büyüme ve kalkınma için kimseye el avuç açmadı. Bunlar da kapı kapı dolaşıyor kimden 3-5 kuruş alsak diye. Yalvarılır mı yakarılır mı ya? Cumhuriyeti kuranlar yolsuzluklarla mücadele ettiler. Bunlar ise yolsuzlukla mücadele etmesinler diye yasa çıkardılar.

Onlar her kuruşun hesabını millete veriyorlardı. Bunlar ise lüks ve şatafat içindeler. Sayıştay tamamen işlevsiz bırakıldı. Bunlar Türk Lirası’nı yerde sürüklenir hale getirdi. Onlar liyakata önem verdiler. Onlar ile bunlar mukayese etmez, siyah ile beyaz gibi. Onlar kimseye boyun eğmediler. Onlar asla mal varlıklarıyla tehdit edilmediler. Aradaki farka bakar mısınız?

Onlar milli kurtuluş savaşını buradan, Gazi Meclis’ten yönettiler. Geldiğimiz hale bakın şimdi burası sarayın noteri gibi çalışıyorlar. Onlar Türkiye’yi sığınmacı deposu haline getirmediler. Bunlar egemen güçlerle anlaşıp Türkiye’yi göçmen deposu haline getirdiler. Nasıl bir cumhuriyet? Demokrasisi gelişmiş bir cumhuriyet.

Başkomutan geçinen adam Türkiye’yi sığınmacı deposu yaptı. Herkesin yasalara uyduğu bir cumhuriyet. Yasaların uygulandığı bir cumhuriyet. Yargıtay talimatla karar aldı. AYM’nin emsal kararları olmasına rağmen talimatla karar aldı. Evet bizim vekilimiz değil ama CHP bir haksızlık varsa kapı gibi onun karşısındadır. Daha önce alınmış kararlar. Bir parlamento düşünün kendi vekiline sahip çıkmaktan acze düşmüş. Bir Meclis başkanı düşünün acze düşmüş. İnsan Hakları Komisyonu Üyesinin ne işi var hapishanede? İnsan haklarına saygılı bir cumhuriyet istiyoruz. Yasamanın, yargının kendisine verilen görevleri yerine getirdiği bir cumhuriyet istiyoruz.

“İzlenen ekonomik politika ciddi yoksulluğa neden olmuştur”

Cumhuriyet, aynı zamanda kimsesizlerin kimsesidir. Halkın iradesini yok sayan rejime demokrasi denmez. Herkesin karnının doyduğu bir cumhuriyet. Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmadığı bir cumhuriyet. Her insanın hakkının, hukukunun korunduğu bir cumhuriyet. Kimsenin yoksulluğu afişe edilmeyecek. Hiç kimsenin elektriği, suyu kesilmeyecek. İzlenen ekonomik politika ciddi yoksulluğa neden olmuştur.

Garibana düşük faizle kredi vermiyorlar. Sırtını saraya dayamış olanlara düşük faizle kredi veriyorlar. İnanç konusunda da Erdoğan’ın samimi olduğunu düşünmüyorum. Samimi olsa yoksulları düşünür. Bütçeler yapılırken ödenekler belirlenir. Her harcamada artış var ama ayrılan 2 ödenek tamamı kullanılmamış. Birincisi şehit yakınları ve gazilerle ilgili. Niye şehit yakınları ve gazilerin sırtından tasarruf ediliyor. O ailelere sesleniyorum. Gün gelir onlara övgüler dizersiniz bu kardeşinize destek vermezsiniz ama biz yine de sizlerin hakkını savunacağız.

İkincisi de bağımlılıkla mücadele, yani uyuşturucuyla mücadelede ayrılan para harcanmamış. Çünkü bunlar uyuşturucu baronlarıyla iç içe oldukları için bu tablo meydanda. Nasıl bir cumhuriyet? Özgürlükçü, adaletli, dış politikasıyla tüm mazlum ülkelere örnek olan bir cumhuriyet istiyoruz. Filistin’de kan akıyor. Başkenti Kudüs olan bir Filistin’i her yerde destekliyoruz. Miting yapıyor ya sen muhalefetsen miting yap.

Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kuracağız dedik. Oradaki barış ve huzur bize de yansıyacaktır. Orada akan her kan bizim kanımızdır. Devrimci söz verdi mi kapı gibi sözünü tutar. Seni de sözde kefenle karşılıyorlardı, onlar nerede? Devrimcilik yürek ister adalet ister. Beni dışişleri bakanlığının eskiden olduğu gibi olduğuna kim inandırabilir?”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Partiyi Kime Devredeceğini Açıkladı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ‘geminin limana en kısa zamanda yanaşacağını’ belirterek, neden aday olduğuna ilişkin ise “Gemiyi limana güvenli bırakmak için. Bilgili, birikimli, iyi bir sosyal demokrata devredeceğim. CHP’nin yüz yıllık birikimini sürdürmemiz lazım. İmbikten süzülen bir birikim” dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Mevcut kişiler arasında böyle biri var mı?” sorusuna ise,  “Var ama görünür hale gelmesi lazım. Şimdilik bu kadar konuşalım” yanıtını verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sözcü’den İpek Özbey’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na divan başkanlığı teklifini neden götürdüğünü “Ekrem Bey’in eli güçlensin diye. İstanbul’da seçimlerde eli daha güçlü olsun diye bu teklifi yaptım” sözleriyle açıkladı.

Kendisine yönelik eleştiriler sorulan Kılıçdaroğlu, “İttifaklar, Ümit Özdağ ile yapılan protokol ve 39 milletvekili vermenizden dolayı… Hiç ‘Millet İttifakı yanlıştı’ diye düşündünüz mü?” sorusuna “Hayır” yanıtını vererek, “Cumhuriyet bu haldeyken, ülke bu haldeyken, eğitim, ekonomi bu haldeyken siz ne yaparsınız? Sizinle aynı idealleri paylaşanlarla bir araya gelmez misiniz? Cumhuriyet’in kuruluşuna bakın. Gazi Mustafa Kemal’in arkadaşlarına bakın. Cumhuriyet’i kurmak için bir araya geldiler mi, geldiler. Dünya görüşü bile farklıydı ama bir araya geldiler” açıklaması yaptı.

Kılıçdaroğlu, eleştirilerle ilgili açıklamasına şöyle devam etti: Cumhuriyet’i yaşatmak için bir araya gelmekten başka ne yapabilirsiniz? Çok acımasızca eleştirildik. Herkesi dinledim. Büyük bir kısmı önyargıdan kaynaklanıyordu. Onları da dinledim. Eleştirilebilir ama sağduyuyla… Biz uzun yıllardır hiç milletvekili çıkaramadığımız yerlerden milletvekili çıkardık. Bu kadar acımasızlık olabilir mi? Biz sadece bir siyasi partiyle uğraşmadık, iktidarın kontrolüne geçen bir devlet bürokrasisiyle uğraştık. Sanıyorlar ki her şey güllük gülistanlık da biz kazanamadık. Yahu bırakmadılar ki biz bir muhasebe yapalım. Ona bile fırsat vermediler. Bütün bunlara rağmen hepsini dinledim.”

Kılıçdaroğlu, eksikliğin nerede olduğu sorusunu ise, “Oyumuzun düşük olduğu kırsala daha ağırlık verebilirdik. Ben büyük mitinglere hep karşı çıktım. Seçim meydanına gelen kişiler, kırsalda, mahallelerde çalışsaydı, kurultayda harcadığımız enerjiyi cumhurbaşkanlığında harcasaydık çok daha farklı bir sonuç elde ederdik.” diyerek yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin sağa kaydığı eleştirilerine ise, “CHP her kesimle diyalog kuruyor” şeklinde yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, DEVA Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Halis Kahriman’a belediye başkanlığı vaat ettiği yönündeki iddiaları da “Ben kimseye bir vaatte bulunmadım. Başka partilerden yönetici konumunda kişiler bize gelmek istiyorlarsa önce liderini arar, sorarız. Böyle bir şey konuşulmadı. Onların gönlünden geçebilir ama bu konuşulmadı” diyerek yalanladı. Kılıçdaroğlu, iddiayla ilgili ‘kırıldığını’ belirten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı Kurultay’dan sonra ziyaret edeceğini söyledi.

“Seçilseydim yanımda olacaklardı, şimdi karşımdalar”

Kılıçdaroğlu, değişim isteyip kendisine destek vermeyenlerle ilgili de, “Seçilseydim yanımda olacaklardı evet, şimdi karşımdalar… Kimin haklı olup olmadığını toplumun vicdanına bırakmak lazım. Gemi en kısa zamanda limana yanaşacak” diye konuştu.

Aday mısınız sorusunu “Hiçbir zaman ‘adayım’ demedim ama örgüt aday gösterirse adayım” diyerek yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘geminin limana en kısa zamanda yanaşacağını’ belirterek, neden aday olduğuna ilişkin ise “Gemiyi limana güvenli bırakmak için. Bilgili, birikimli, iyi bir sosyal demokrata devredeceğim. CHP’nin yüz yıllık birikimini sürdürmemiz lazım. İmbikten süzülen bir birikim” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Mevcut kişiler arasında böyle biri var mı?” sorusuna ise,  “Var ama görünür hale gelmesi lazım. Şimdilik bu kadar konuşalım” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, CHP’de değişim isteyenlerin ‘partiyi danışmanların’ yönettiği yönündeki görüşlerine ilişkin de, “Doğru bir yorum değil. Kaldı ki bir genel başkan her şeyi paylaşmaz. Bu işin doğasında vardır. TÜİK’in önüne gittim, Milli Eğitim Bakanlığı’na gittim, SADAT’a gittim. Evet, bazılarını son anda haber veriyordum, çünkü biz oraya gidene kadar duyulmaması lazım” şeklinde konuştu.

“Genel başkan değişim olmazsa İstanbul kaybedilebilir” görüşü sorulan Kılıçdaroğlu, İstanbul kaybedilmeyecek” diyerek “İttifak olmasa da mı?” sorusunu “Kesinlikle…” diyerek yanıtladı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Gazze” Tepkisi: Katliama Sessiz Kalan…

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İsrail’in abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırmasına tepki göstererek, “Dünya, ya bu katliama dur diyecek ya da ortak olacak, bunun ortası yok!” dedi.

Haber Merkezi / Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 22. günü, İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saldırılarını yoğunlaştıran İsrail yönetimine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

“Dış dünyayla bağlantısı koparılan Gazze, ağır bir bombardıman altında… Gazze’de masumlar katlediliyor, yetmezmiş gibi, İsrail Başbakanı hala hastaneleri hedef gösteriyor. Bu gece, bu katliama sessiz kalan herkesin eline masum kanı bulaşır. Dünya, ya bu katliama dur diyecek ya da ortak olacak, bunun ortası yok! Dualarım mazlum Filistin Halkı için…”

SP Lideri Karamollaoğlu, “2 milyondan fazla insandan haber alınamıyor. Bugüne kadar İsrail’in Gazze’deki soykırımına seyirci kalan Batı ülkeleri artık insanlık suçuna karşı İsrail’in bu soykırımına engel olmalıdırlar” dedi ve ekledi:

“Aksi takdirde tarih onları da bu soykırımının ortağı olarak anacaktır. İslam dünyası ise Türkiye öncülüğünde bu gece izzet ve onurunun karanlığın içinde boğulduğunu izlemek yerine harekete geçmeli, tüm dünyaya ve işgalcilere Filistin’in sahipsiz olmadığını göstermelidir.”

Akşener, İsrail’in Gazze’ye saldırılarıyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Gazze’de gün geçtikçe büyüyen zulüm, bu geceki kara harekâtıyla artık geri dönülmez bir boyut kazanıyor. Uluslararası tüm normların hiçe sayıldığı böylesi bir vahşete engel olamayan uluslararası toplum; bu saatten sonra insan haklarını nasıl savunacak? Nasıl demokratik değerler, nasıl barış diyebilecek?

Netanyahu terörüne göz yummaya devam edenler, hiç şüphesiz ki; tarihe bir utanç vesikası olarak geçecekler. Uluslararası güvenliğin bir krize terk edilmemesi için tüm devletleri acilen bu terörü durdurmak üzere birleşmeye davet ediyorum.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından, “Ey Müslüman ayağa kalk. Ey insanlık ayağa kalk. Gazze’de katledilen insanlıktır. İsrail devlet terörü uygulayarak kadın çocuk demeden masum sivilleri katlediyor, dünya seyrediyor, yeter, yeter” paylaşımında bulundu.

İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail Savunma Güçleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, Gazze’ye yönelik saldırıları yoğunlaştırdıklarını belirterek, “Hava Kuvvetleri çok kapsamlı bir şekilde yer altındaki hedeflere saldırı düzenliyor ve terörist altyapıyı hedef alıyor. Son günlerde düzenlediğimiz hücum faaliyetlerinin devamı olarak bu akşam kara birliklerinin operasyonlarını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da Hamas’ın Gazze’deki tünellerini yok etmek amacıyla planladıkları kara harekatının uzun süreceğini ve zorlu olacağını belirtmiş, bakanın sözleri ucu açık bir savaşa işaret ettiğinden endişeleri arttırmıştı.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail’in kara operasyonlarını genişleteceği açıklaması ile ilgili olarak, “Arap, Müslüman ülkeleri ve uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya, bu suçları ve insanlarımıza karşı katliam dizisini durdurmaya çağırıyoruz” açıklaması yapmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Gazze’nin kuzeyinde İsrail ordusu ile çatıştıklarını açıkladı. Hamas açıklamasında Gazze’nin kuzeyinde yer alan Beyt Hanun ve merkezde yer alan Bureij’de İsrail güçleri ile “şiddetli çatışmaların” yaşandığını aktardı.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Demokrasinin Tam Ve Belirgin Olması İçin Çalışacağız

Partisinin düzenlediği ‘Cumhuriyetimizin 100. Yılı Resepsiyonu’nda konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Demokrasinin tam ve belirgin olması için çalışacağız ve çaba harcayacağız. Değerli dostlarım, sizler de biliyorsunuz; gerçek bir demokrasiyi inşa etmek için yol çetin, zorlu, meşakkatli olabilir” dedi ve  ekledi:

Haber Merkezi / “Ancak onlar Cumhuriyet’i kurarken asla yılmadılar. Onların izinden giden bizler de aynı amaç doğrultusunda çalışacağız ve asla yılmayacağız. Değerli katılımcılar; sizlere ‘dostlarım’ dedim. Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını kutladığımız bu güzel akşamda bizleri yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza tekrar, saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum.  Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın demokrasi.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin düzenlediği “Cumhuriyetimizin 100. Yılı Resepsiyonu”na katıldı. Burada bir konuşma yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarının kurduğu güzel Cumhuriyetimiz, 100 yaşına girdi. İkinci yüzyılın arifesindeyiz. Bu kutlu günü yaşamaktan, üstelik O’nun iki büyük eserinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak, bu günü görmekten dolayı tarifsiz bir mutluluk içinde olduğumu ifade etmek isterim. Değerli dostlarım; Cumhuriyet ne demektir, en güzel tanımını Cumhuriyet’i kuran Büyük Atatürk yapmıştır. Atatürk, ‘Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ der.

Çünkü Cumhuriyet, birlikte alın teri döküp, birlikte yükselmenin yoludur. Çünkü Cumhuriyet, eşitliktir, özgürlüktür, yani adalettir. Cumhuriyet, ilimdir, fendir, çağdaşlıktır. Cumhuriyet demokrasiye giden yolun ilk ve en önemli adımıdır. Cumhuriyet bir gecede kurulmuş, bulunmuş bir fikir değil, ilmek ilmek, bedel ödenerek ulaşılmış bir hedeftir. Aynı zamanda Cumhuriyet, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir gençlik düşüdür.

Dikkat ediniz, ‘Gençlik düşü’ diyorum. Bizler hep, Büyük Atatürk’ün, 28 Ekim 1923 akşamı, ‘Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz’ sözünü çok iyi biliriz ve hatırlarız. Bu söz doğrudur ve gereği de yapılmıştır. Ancak bu sözün arkasında yıllar süren bir mücadele, yıllar süren bir emek, yıllar süren bir fikriyat vardır. Atatürk’ün Cumhuriyet hedefi 1906 yılında, Şam’daki görevinden gizlice geldiği Selanik’te, arkadaşlarıyla yaptığı toplantıyla başlar.

Bu gece buluşmasının ayrıntılarını Hüsrev Sami Kızıldoğan, ‘Vatan ve Hürriyet: İttihat ve Terakki’ adlı yazısında kaleme alır. Buluşmada Atatürk, Şam’daki görevi sırasında kurduğu ‘Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nden söz eder. Ve nihai amacını ise ‘Milleti hâkim kılmak’ diye anlatır. Bakınız; 1906 yılında, 25 yaşındaki Mustafa Kemal, nihai amacını, ‘Milleti hâkim kılmak’ olarak anlatır. O gece, Atatürk sözlerini tamamladıktan sonra Hüsrev Sami Bey’e döner, tabancasını masanın üstüne koymasını ister.

Hüsrev Sami Bey o anı şöyle anlatır: ‘Taşıdığım Browning tabancamı masanın üzerine koydum. Hepimiz ellerimizi bu tabancanın üzerine koyarak, ölünceye kadar bu kutsal dava uğruna çalışacağımıza ant içtik…’ Böylece Mustafa Kemal ve arkadaşları, millet egemenliğine duydukları inancı bir yeminle kalıcılaştırıyorlar. Ki unutmayınız; bu yemin daha sonra, ‘Hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir’ ilkesiyle vücut buluyor.

Bu hayat akışı, 25 yaşında vatan ve millet sevdalısı bir genç subayın hem ülkesine, hem halkına, hem de milletin egemenliğine duyduğu sarsılmaz inancın ve kararlı bir mücadelenin hikâyesidir. Her şeyi milleti için, milletle beraber gerçekleştiren bir liderin ülkesine bırakabileceği en güzel armağan, bağımsız bir Cumhuriyet’tir. Bizler, Büyük Önder Atatürk ve yol arkadaşlarının çizdiği istikamette, 100 yıl sonra, yeni bir görev ve hedefle bir aradayız.

Onlar, düşünü kurdukları Cumhuriyet’i inşa ettiler. Bizlere düşen görev ise, güzel Cumhuriyetimizi, eksiksiz bir demokrasi ile taçlandırmaktır. Çünkü Mustafa Kemal ‘Demokrasinin tam ve en belirgin hükûmet şekli Cumhuriyettir’ der. Demokrasinin tam ve belirgin olması için çalışacağız ve çaba harcayacağız.

Değerli dostlarım, sizler de biliyorsunuz; gerçek bir demokrasiyi inşa etmek için yol çetin, zorlu, meşakkatli olabilir. Ancak onlar Cumhuriyet’i kurarken asla yılmadılar. Onların izinden giden bizler de aynı amaç doğrultusunda çalışacağız ve asla yılmayacağız. Değerli katılımcılar; sizlere ‘dostlarım’ dedim. Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını kutladığımız bu güzel akşamda bizleri yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza tekrar, saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum.  Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın demokrasi.”

İsrail’e sert tepki

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dış dünyayla bağlantısı koparılan Gazze, ağır bir bombardıman altında… Gazze’de masumlar katlediliyor, yetmezmiş gibi, İsrail Başbakanı hala hastaneleri hedef gösteriyor. Bu gece, bu katliama sessiz kalan herkesin eline masum kanı bulaşır. Dünya, ya bu katliama ‘dur’ diyecek ya da ortak olacak, bunun ortası yok! Dualarım mazlum Filistin Halkı için…” ifadelerini kullandı.

İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari bugün akşam saatlerinde yaptığı açıklamada “Kara kuvvetleri bu akşam operasyonları genişletiyor. Gazze sakinlerine güneye gitme çağrısı yapıyoruz” demişti. Hagari, ayrıca kuzey sınırındaki İsrail ordu kuvvetlerinin “yüksek alarm” durumunda olduğunu kaydetmişti. Filistin telekomünikasyon şirketi “Jawwal” ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gazze’deki tüm telefon ve internet hizmetlerinin kesildiğini duyurmuştu.

Paylaşın