CHP: Türkiye İttifakı Söylemimiz Halkta Karşılık Buldu

Yerel seçimlere ilişkin konuşan CHP’li kurmaylar, “Türkiye ittifakı söylemimiz halkta karşılık buluyor. İnsanların da ilgisini çekiyoruz. Bunu da adaylarımız sağlıyor. Bu adaylarla CHP topluma ‘Ben geniş bir yelpazenin siyasi partisiyim’ mesajını veriyor” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li kurmaylar, Bahçeli’nin Erdoğan’a “Ayrılamazsın” demesine ilişkin ise “Tekleşmiş bir parti gibiler. Bu birliktelikte Bahçeli biraz daha başat bir rol izliyor ve AKP’yi biraz kendisine benzetiyor. Bundan kaynaklı da AKP’deki oy erimesi devam ediyor. Bunların bir kısmını MHP, bir kısmını YRP alıyor” dediler.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa süre kalmışken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurmayları Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal‘a değerlendirmede bulundu.

Partililer, “AKP ve MHP önceki seçimde 30 yerde işbirliği yapıyorlardı. Şimdi 59 ilde ortak adayla çıkıyorlar. Bunların hepsi de CHP’nin önceki dönem kazandığı ya da yeni dönemde kazanma ihtimalinin yüksek olduğu iller” dedi.

Buna karşın CHP’nin daha fazla il kazanma ihtimali olduğunu söyleyen kurmaylar, “Bizim Türkiye ittifakı söylemimiz de halkta karşılık buluyor. İnsanların da ilgisini çekiyoruz. Bunu da adaylarımız sağlıyor. Bu adaylarla CHP topluma ‘Ben geniş bir yelpazenin siyasi partisiyim’ mesajını veriyor” değerlendirmesini yaptı.

Bahçeli’nin “ayrılamazsın” çağrısı

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “ayrılamazsın” demesini de yorumlayan CHP’liler, “Tekleşmiş bir parti gibiler. Bu birliktelikte Bahçeli biraz daha başat bir rol izliyor ve AKP’yi biraz kendisine benzetiyor. Bundan kaynaklı da AKP’deki oy erimesi devam ediyor. Bunların bir kısmını MHP, bir kısmını YRP alıyor” dedi.

“Artık AKP ve MHP birbirlerine tutunarak siyasette bir güç oluşturabiliyor” diyen kurmaylar, “Bu nedenle Bahçeli, Erdoğan’ın devam etmesini istiyor. Erdoğan da Bahçeli’nin genel başkanlığını sürdürmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Gökhan Zan’ın adaylığı

Öte yandan Hatay’da TİP’in Gökhan Zan’ın adaylığını çekmesinin seçimleri etkileyeceğini söyleyen kurmaylar, “Lütfü Savaş’a sahada bir ilgi var. Seçimi kazanma ihtimali aday olduğu güne göre yükseldi” dedi.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: Kimseyi Sana Ezdirmeyiz

Staj ve çıraklık mağdurlarının Erdoğan’ın Konya’daki mitinginde gözaltına alınmasına ilişkin konuşan Özel, “Staj mağdurları var. Geçmişte staj yapmış, çıraklık yapmış, ödemiş ama sayılmamış. EYT çıkmış emekli olamamış. İş ver çalışayım, iş yok. Bırak emekli olayım, geçmişteki stajını saymıyor. Onların meselesinin sonuna kadar arkasındayız. Yıllarca söyledik, taşerona kadro getirdik, ama dışarıda bırakılanlar var. KİT işçileri var BİT işçileri var, mağdurlar var. Hepsinin sesi olmaya, hepsine sahip çıkmaya sonuna kadar devam edeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ayrıca ister emekli olsun ister çalışan, ister memur olsun ister işsiz kalan. Kim olursa olsun bugün iktidar onları değil, zenginleri düşünüyor. Garibanları değil, kodamanları düşünüyor. Güvencesizleri değil, limitsiz parası olanları, sınırsız parası olanları, süper zenginleri düşünüyor ve sizleri, halkımızı ezmek istiyor. Buradan, Ceyhan’dan bir kez daha söylüyorum ki, kimseyi sana ezdirmeyiz. Sol, sosyal demokrat bir parti olarak, herkese sahip çıkacağız. Kimseyi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisidir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimler kapsamında partisinin Adana’nın Ceyhan ilçesinde düzenlediği halk buluşmasında konuştu. Özel, konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Osmaniye’deydim. Sabahın 10’u, Düziçi meydan dolu. Ramazan, mübarek gün meydan dolu. Düziçi’nden Osmaniye’ye geçtik, saat 11 meydan dolu. Bugün Ceyhan’a geleceğiz, Ramazandır, pazardır, saat erkendir dediler. Dedim ki siz Adana’yı bilmiyorsunuz, siz Ceyhan’ı bilmiyorsunuz. Tayyip Bey’e not veriyorlar 25 bin kişi var, bakıyor 5’le çarpıp söylüyor. Tayyip Bey çarpım defterine güvenme, meydanlara güven meydanlara. Emeklilerin durumu bu kadar kötü değildi. Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti.

Tayyip Bey hiç karışmasa, hiç ilişmese, düzeninizi hiç bozmasa bir buçuk asgari ücret bugün 17 bin liradan 26 bin lira yapar. Geldi emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğim dedi ama bütün hesabı TÜİK’e göre yaptı. TÜİK ne demek? Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu. TÜİK Tayyip Bey’i üzmüyor ama emekliyi üzüyor. Gerçek enflasyon yüzde 120, TÜİK 68 hesaplıyor. İşin kötüsü bu sene TÜİK 68 demesine rağmen Tayyip Bey son zamda 7 bin 500’ü 10 bin yaptı. Yüzde 33 emekliye yeter dedi, emekliyi perişan etti. Türkiye’de her hesap şaşar. Bir hesap şaşmaz. Altın hesabı şaşmaz. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün, en düşük emekli maaşı 10 bin lira. Git sarrafa 2 buçuk çeyrek altın alamıyorsun.

Şimdi bir emekli, cebinde bir çeyrek altın olsa, yürürken eve varsa baksa ki kaybetmiş döner gider arar değil mi? Bütün Adana’yı bütün Ceyhan’ı gezer. Yahu değerli büyüklerim; bir emekli değil her emekli, bir sefer değil her ay, bir çeyrek altın değil, 5 buçuk çeyrek altın kaybediyor. Peki, bir çeyrek altın kaybedince düşürdüğün yerde arıyorsun değil mi? Bunu nerede kaybettiniz? Seçim sandığında kaybettiniz, Tayyip Bey gelince kaybettiniz. O gelmeden önce 8 çeyrek altın alıyordunuz. O zaman nerede arayacaksınız? Kaybettiğiniz yerde yani 31 Mart günü nerede arayacaksınız? Sandıkta! 31 Mart günü sandığa gidilecek, kaybedilen altın aranacak.

Altın anlamam, altını kim kaybetmiş ben bulayım, ben boğazıma bakarım diyene de şunu anlatayım: 2015 yılında, hatırlayalım ve selamlayalım. Birisi çıktı dedi ki emekliye iki bayramda birer ikramiye. Kimdi o? Kemal Kılıçdaroğlu. İki bayram birer maaş ikramiye dedik. Önce veremezsin dediler. 7 Haziranı kaybedince 1 Kasıma giderken biz de vereceğiz dediler. Olur dedik. Sonra klasik iş. Verdiği sözü unuttu. 3 yıl, 6 bayram söz verdiği halde ikramiyenizi vermedi. 2018’de seçimlere giderken bayramda emekli ikramiyesi vereceğim dedi, bin lira verdi. Biz itiraz ettik, bir asgari ücret ver niye bin lira veriyorsun dedik. Ama o beğenmediğimiz bin lira o gün 24 kilo kıyma alıyordu, 24 kilo kıyma. İnanmayan gitsin kasaba sorsun. 2018’de kıyma 42 lira ve 24 kilo kıyma alıyordu emeklinin ikramiyesi.

Al 3 bin lirayı git kasaba, kaç kilo kıyma alıyor zorla 6 kilo. Sadece 2018’den 2024 yılına sofradan 18 kilo kıyma kayıp. Ramazan mübarek gün. 30 sahur, 30 iftar ardından bayram sofrası. Emeklinin mutfağından, emeklinin dolabından, emeklinin sofrasından, çocuğunun evladının kursağından 18 kilo kıymayı çaldılar, sırf bayram ikramiyesinden. Yazıklar olsun. Hangi hesabı yaparsan şaşmaz hangi hesabı. Dün akşam şalgama vurdum. 500 bardak şalgam 300 bardağa inmiş. Adana kebabı sorduk, 100 liradan 250 liraya çıkmış. Porsiyon hesabında 75 porsiyondan 40 porsiyona düşmüş. Yani hesabı altına da vursan, kıymaya da vursan, kebaba da vursan, şalgama da vursan hep zarar, hep emekliye hüsran hüsran. Yeter artık.

Ben Tayyip Bey’e dedim ki bir emekli kart çıkartalım, 7 bin lira eksik ödüyorsun ayda asgari ücretten. Hiç olmazsa onu verelim. Dedi olmaz. Elektrik, su, telefon, doğalgaza yüzde 40 indirim verelim, dedi olmaz. Sonra çıktı dedi ki birisi çıkmış dedi, emeklileri bana karşı kışkırtıyor. Yahu Tayyip Erdoğan sen emeklinin cebinden 5 buçuk çeyrek altını, sofrasından 16 kilo kıymayı çalacaksın, sonra emekli çıldırınca Özgür Özel kışkırtıyor diyeceksin. Vallahi de kışkırtacağım, billahi de. Gün gelecek, emeklinin yanında arkasında değil önünde yürüyeceğim. Hakkınızı söke söke alacağım. Söke söke alacağım.

Bu arada sadece sıkıntı emeklide değil. Burası benim memleketimle beraber pamuk üreten, beyaz altın üreten dünyanın en güzel ovası Çukurova. Burada adamı ters diksen, dik çıkar toprak o kadar verimli. Ceyhan, alnının terini toprağa damlatan, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını kazanan, haramdan ve yalandan korkan, kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan mert insanların memleketidir. Çiftçiye 19 liralık mazot geçen sene Mayısta oldu bu yıl 43 lira. Antalya’da konuşuyordum 42’di.

Burdur’da konuşuyordum 41’di. Memleketimde konuşurken 40 liraydı, oldu 43 lira. 9 ayda yüzde 118 zam yapınca, çiftçinin ürününü ekerken, dikerken, sürerken, çapalarken, toplarken, getirirken, götürürken maliyetleri artıyor. Ancak desteklemeler hem zayıf hem eksik hem verilen sözler tutulmuyor. AB diyor ki, 2 lira yatırım yapıyorsa fon veriyorsa 1 lirası tarıma diyor. Ama bizimkiler gayrisafi milli hasılanın, milli gelirin yüzde 1’ini verecekler kanunen. O 283 milyar yapıyor. Bunun 85’ini ödemiş, 178 milyar liranızı vermemiş. Peki, bu parayı kime vermiş? Kur Korumalı Mevduata vermiş. Yani gariban köylüye vermemiş, kodaman zengine vermiş yazıklar olasıca.

Öbür taraftan köprüden geçmeyenin parasını ben öderim, uçmayan uçağın parasını ben öderim demiş, geçiş garantilerine 155 milyar vermiş. Herkese parayı bulmuş, emekliye bulmamış, çiftçiye bulmamış. Adana’dayız. Buradan çiftçilikle uğraşanlara, hayvancılıkla uğraşanlara hatırlatıyorum. Benim partimin genel başkanı, ilk cumhurbaşkanı diyordu ki “çiftçi milletin efendisidir”. Bu sonuncusu, AK Partinin Genel Başkanı diyor ki Adana’da “Al ananı da git” diyor. Şimdi sıra geldi. Sandıkta artık Adana Tayyip Bey’e diyecek ki “Al adayını git artık buradan, al adayını git.

Bakın Ceyhan’da ihtiyacımız olan elbette sosyal demokratların oylarıdır. Ama yetmez. Ceyhan’da iyi insanların, İyi Partililerin, yakasında güneş olanların, gönlünde güneş olanların ya da oradan kopmuş ama gönlünde vatan, millet Atatürk sevgisi olanların oylarına talibiz. Biraz önce 5 yıl İyi Parti’de il başkanlığı yapan büyüğüm geldi, tanıştık. Dedi ki Zeydan Başkanla birlikteyiz. Çünkü biz sizin gibi vatanseveriz, memleketimizi severiz. Eski dosttan düşman olmaz. Bakın Tayyip Bey ittifak ortağına, hem de yabancı değil Necmettin Erbakan hocanın oğluna 9 ay önce methiyeler düzüyordu, elini kaldırıyordu.

Şimdi Yeniden Refah Partisi ittifak dışına çıktı. Diyor ki ip cambazı, gölgemde yürüyor diyor. Bunlar dolandırıcı diyor, bu Zübük diyor. Yahu kardeşim bugün birlikte olursun yarın ayrı olursun. Ama bir sayın genel başkana zübük demek, ip cambazı demek şu demek: Tayyip Bey kimseyle samimi ilişki kurmuyor. Hep çıkar ilişkisi. Bu gün oyu ona verirsen senden iyisi yok. Yarın biraz uzak durursan hemen hainsin, teröristsin, FETÖ’cüsün, zübüksün, cambazsın. Oysa, neler neler duydu bu kulaklar. Ne diyor? Canınız sağ olsun.

Çünkü biz sadece sosyal demokratların değil, milliyetçi demokratların, yalandan ve haramdan korkan muhafazakar demokratların, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkes’in bütün demokratların, herkesin oyuna talibiz, herkesle birlikte yöneteceğiz, hepinize beraber hizmet edeceğiz. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi karşısında Cumhur İttifakının bütün birbirine benzeyen kötü diline, kötü sözüne, tehdidine, deprem bölgesindeki şantajına, oy vermeyene doğalgaz vermem diyecek kadar hem yalana hem taş kalpliliğe karşı bambaşka bir ittifaktadır. İyi insanlarla, güzel insanlarla, memleketin neresinde doğmuş olursa olsun, nereden gelmiş olursa olsun bu ülkenin güzel insanlarıyla, bütün Adanalılarla birlikte biz Adana İttifakıyız, Türkiye İttifakı’yız.

Kendilerine söz verdim, unutturmak yok. Tayyip Bey geldiğinde 80 bin atanamayan öğretmen vardı. Diyordu ki bunları niye atamıyorsun? Madem mezun ediyorsun niye öğrencisiyle kavuşturmuyorsun? Madem tayin etmeyeceksin, neden okuttun diyordu. Şimdi 1 milyon atanmamış öğretmen var. Ve onlara Tayyip Bey diyor ki ‘atanamayan öğretmenler’. Öğretmenin ne kusuru var da atanamamış? Sen atamamışsın, bir de önüne mülakat çıkarmışsın. Geçen seçimde memur alımlarında, öğretmen alımlarında mülakat olmayacak diye söz verdi, mülakatı kaldırıyor. Öğretmenler 80 bin mülakatsız atama istiyor. Onların sesi olacağız, onlara sahip çıkacağız.

Staj mağdurları var. Geçmişte staj yapmış, çıraklık yapmış, ödemiş ama sayılmamış. EYT çıkmış emekli olamamış. İş ver çalışayım, iş yok. Bırak emekli olayım, geçmişteki stajını saymıyor. Onların meselesinin sonuna kadar arkasındayız. Yıllarca söyledik, taşerona kadro getirdik, ama dışarıda bırakılanlar var. KİT işçileri var BİT işçileri var, mağdurlar var. Hepsinin sesi olmaya, hepsine sahip çıkmaya sonuna kadar devam edeceğiz. Ayrıca ister emekli olsun ister çalışan, ister memur olsun ister işsiz kalan.

Kim olursa olsun bugün iktidar onları değil, zenginleri düşünüyor. Garibanları değil, kodamanları düşünüyor. Güvencesizleri değil, limitsiz parası olanları, sınırsız parası olanları, süper zenginleri düşünüyor ve sizleri, halkımızı ezmek istiyor. Buradan, Ceyhan’dan bir kez daha söylüyorum ki, kimseyi sana ezdirmeyiz. Sol, sosyal demokrat bir parti olarak, herkese sahip çıkacağız. Kimseyi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisidir.

Bütün Adana’ya, ayırmadan, kayırmadan temiz hizmet etti. Ve bugünlere geldiğinde Adana’da çok büyük bir hüsnükabul gördü. O gün insanların gözündeki umut bugün mutluluk. Ve bundan sonra Adana’da bir dönem daha size hizmet etmeye, Adana’nın yüzünü güldürmeye, yoksuluna, garibanına, canından çok sevdiği hemşehrilerine, sahip çıkmaya, Adana’yı bir marka kent yapmaya, eski günlerine kavuşturmaya, Adana’yı çekim merkezi haline getirmeye, gençlerin yüzünü güldürmeye, bundan sonraki dönemde 5 yıl boyunca size hizmet etmeye geliyor.

Zeydan Başkan’a 31 Martta ikinci kez bu onurlu görevi verecek misiniz? O da sizi seviyor. Biz de ona güveniyor ve inanıyoruz. Kadir Aydar kardeşim. Eğer kabul buyurursanız Ceyhanlılar, O benim size özel emanetim. Özgür Özel’den Ceyhan’a özel rica. Bir mağduriyeti ortadan kaldırın, bir haksızlığı ortadan kaldırın. Yarım kalan bu hikâyeyi bu sefer sandıkta sonlandırın, bu gencin önünü açın. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Kadir ne zaman bana ihtiyaç duysa yanında değil, kapı gibi arkasında olacağım. Adana’mızın kıymetli milletvekilleri var. Her birisi bizim için çok değerli. Dördü birlikte koşuyorlar, birlikte çalışıyorlar. Biz her birisine, Müzeyyen başkana, Orhan başkana, Burhan başkana ve Ayhan başkana ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Size de onlara sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum. Genç il başkanımız kısa konuştu ama güzel konuştu. Ben gerçekten bu genç başkanımızın emeklerini görüyorum. Ve her birinize Cumhuriyet Halk Partisi’ne, baba evine sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum. Türkiye İttifakının renklerini biliyor muyuz? Kırmızı, Beyaz. En büyük Türkiye. Kadir kazanacak Ceyhan kazanacak, Zeydan kazanacak, Adana kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. Hepinizi çok seviyorum. Hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum. Adaylarımızı size, sizi de Allaha emanet ediyorum.”

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Büyük Bir Zafere Doğru Gidiyoruz

İstanbul’da halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Geçen sefer İstanbul’u kazanan ne CHP’ydi, ne sadece Millet İttifakıydı. Emin olun İstanbul ittifakıydı. Yalandan sıkılmış, talandan sıkılmış, israftan bıkmış, israf yerine hizmet isteyen. Azarlanmak yerine güler yüz isteyen. İstanbul’un tepesinde helikopter ile uçup, Katarlılara, Arap şeylerine arsa verenler yerine İstanbul için gece gündüz koşturanlara İstanbullular görevi verdi” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’da Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı Çekmeköy – Samandıra 1. Etap açılışına katıldı. Özgür Özel, şunları söyledi: “Muhteşem bir ekip var. O muhteşem ekibin içinden birisi, geçmişte İSTAÇ ve Metro A.Ş.’de Ekrem Beyin ekibinde olan, çalışkan ve çok iyi bir yöneticiyi bu sefer buraya aday yaptık. Alper Yeğin Başkan o ekibin içindendir. Alper Başkanımız, henüz 40 yaşında. İstanbul’da yepyeni bir hikayemiz var.

Ondan genç 7 belediye başkan adayımız var. 31 yaşında belediye başkan adayımız var. Ortak özellikleri. Bir iyi eğitimliler. İki, geçmişleri başarı hikayesi ile dolu. Üç, sütte leke var, onlarda leke yok. Dört, hizmet etmeye, çalışmaya geliyorlar. Sizinle başarmaya geliyorlar. İstanbul’da şu anda 14 belediyemiz var. Üzerine 14 daha koymak üzereyiz. Ama hani 14’ü 15 yaparken ilk kim geliyor dersen Alper Başkan geliyor. Ona sahip çıkın. Önümüzdeki 2 hafta onun kadar çok çalışın. Yüzünüzü güldürecek, hepimizin göğsünü kabartacak.

Değerli Sancaktepeliler. Bundan 5 yıl önce İstanbul ve Sancaktepe bir karar verdi. Sancaktepe’de, İstanbul’da büyükşehir ile ilgili verdiği oyların karşılığını teker teker aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ilk alacağımız anlaşıldığında panik halinde yollara döküldüler. Geldiler, dediler ki eğer CHP kazanırsa İSPARK’ı filanca terör örgütüne verir dediler. Ama o günden bugüne hem İSPARK’ta hem bütün iştiraklerimizde ne kimsenin ekmeğine dokunduk, ne ayrımcılık yaptık. Liyakate göre gencecik insanları, hangi siyasi görüşten olursa olsun, neye inanırsa inansın, nasıl giyinirse giyinsin ayırmadan, İstanbullu olmanın, bu memleketin evladı olmanın dışında başka kritere bakmadan,

Ekrem Başkan aldı, çalıştırdı, büyük İstanbul hikayesini bu yüce gönüllüğü, sevgisi ile başardı. Şimdi hep birlikte rakamları görüyoruz, ne kadar övünsek az. Bakın 5 yıl önce İstanbul Belediyesinde kreş yoktu. Çünkü onların kadın diye bir derdi yoktu. Kadın evde oturacak, çocuk bakacak, hasta bakacak, engellisine bakacak, yeri ev olacaktı. Oysa biz kadının sosyal hayata katılmasını, kadının çalışma hayatına katılmasını istiyorduk. Ekrem Başkan İstanbul’da tam 100 tane, Türkiye’de CHP’li belediyeler 300 tane kreş yaparak kazandırdılar. Şimdi anneler güvenerek çocuklarını bırakacakları kreşlere sahipler.

Türkiye’nin dört bir yanından İstanbul’a öğrenciler geliyor. Barınma sorunu var. Türkiye’de yüzde 24 öğrenciye yurt verilebiliyor. İstanbul’da rakam çok daha aşağılarda, yüzde 10’larda. Yani devlet öğrenciyi buraya yolluyor ama barınma sorununu çözmüyor. Biz geldiğimizde Ekrem Başkana siz yetkiyi verdiğinizde İstanbul’da öğrenci yurdu yoktu. Niye öğrenciler, yurt bulamayacaklar, onlara yurt veren birilerine gidecekler, birtakım cemaatlerin, tarikatların yurduna gidecekler. Oysa bu evlatlar hepimizin evlatları. Ekrem Başkan İstanbul’da 14 tane CHP’li belediye, Türkiye’de 61 tane yurt yaptılar, yurt yapmaya da kreş yapmaya da annelere ve evlatlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Tabi İstanbul’un derdi var ama öğretmenlerin dertleri var. Diyorlar ki biz devletin sözüne inanmayacak mıyız? Geçen seçimlerden önce çıktılar mülakatı kaldıracağız dediler, şimdi mülakatı kaldırmıyorlar. Biraz önce söyledim, biz insan ayırmazken onlar mülakat yaparak, kendilerini ama AKP’ye oy vermek yetmez. Hatta üye olmak yetmez. Torpilli AKP’lileri mülakatta alıyorlar, vatandaşın çocuklarını eliyorlar. Öğretmenlere mülakatsız atama istiyoruz. Bugün Türkiye’de ilk öğretmen okulunun kuruluşunun yıl dönümü. Bir öğretmen çocuğu olarak, annesi ve babası öğretmen, 10 yaşında yatılı okula yollanmış, öğretmenlerin elinde, devlet ekmeği ile büyümüş bir kardeşiniz olarak buradan bütün öğretmenleri selamlıyorum.

Emekli öğretmenlerin ellerinden öpüyorum. Çalışan öğretmenleri selamlıyorum. Göreve atanmamış öğretmenlere diyoruz ki bunlar size sahip çıkmayacaklar. Size atanamayan öğretmen diyorlar. Öğretmenin ne günahı var da atanamamış. Atanmayan öğretmen. Tayyip Erdoğan’ın sahip çıkmadığı öğretmen. Tayyip Erdoğan’ın mülakatla elediği, ayrımcılık yaptığı öğretmen var. O yüzden mülakatsız öğretmen tayinlerini ve atanmayan öğretmenin kalmadığı, okulsuz köy okulunun kalmadığı, öğretmenin öğrenciden, öğrencinin öğretmenden uzak kalmadığı bir Türkiye için hep beraber çalışacağız, hep beraber başaracağız.

“Adım adım daha iyiye giden bir süreç”

Değerli İstanbullular, bugün metro açılışı yapmak için geldik. Ancak İstanbul’da her gün bir yeni açılışın, 5 yıllık emeğin karşılığını almanın ve her geçen gün yarınlara güvenle bakmanın adım adım daha iyiye giden sürecin içindeyiz. Sizden bir isteğim var. 15 gün kaldı. Büyük bir zafer, büyük bir başarıya doğru adım adım gidiyoruz. Meydanlar dolu. Meydanlar heyecanlı. Meydanlar sabırsız. Bu ülkede büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Büyük sorunlar yaşanıyor. Bilhassa emeklilerimizin sorunlarını aylardır dile getiriyorum. AKP, iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu.

Bugün gidin kuyumcuya, 10 bin lira 2,5 çeyrek altın alabiliyor. Bugün bir emekli cebindeki bir çeyrek altını düşürse, döner gider arar ve durur. Bugün emeklinin birinin değil bütün emeklilerin cebinden, öyle bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın, bir sefer değil her ay kaybolmaktadır. Ey emekliler, değerli büyüklerim. 5,5 çeyrek altını düşürdüğünüzü kaybettiğiniz yerde arayın. Bir altın kaybedilse geçtiğiniz yolda ararsınız. Siz 8 çeyrek altınlık emekli maaşı alıyorken bu 2,5’e indiyse bunu siz bir seçim kazandığında kaybettiniz, Tayyip Erdoğan’ın geldiği, AKP’nin geldiği seçim sandığı sizin cebinizden aylık 5,5 çeyrek altını aldı.

Kaybedilen şey, yitirildiği yerde aranır. O zaman madem sandıkta kaybettik, hakkımızı sandıkta arayacağız. Emekliler 2018’den beri bin lira iki bayramda ikramiye alıyorlar. Biz bir asgari ücret söz vermiştik, biz de yapacağız dediler, 3 yıl yapmayıp 2018’de bin lira yaptılar. O beğenmediğimiz bin lira 24 kilo kıyma alıyordu. 2021’de 2 bin oldu, bu sene 3 bin lira yaptılar. Bakın ilk emekli ikramiyesi verildiğinde 24 kilo kıyma alırken, bugün 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Ramazan mübarek gündeyiz. Allah oruçlarınızı kabul etsin. 30 Ramazan, 30 iftar, 30 sahur. Ardından bayram sofrası var.

Her emeklinin sofrasından, dolabından, mutfağından ve bayram sofrasından her emeklinin ailesinin evladının, torunun kursağından tam 18 kilo kıymayı aldı bunlar 6 yılda. Bundan sonra emekliler herkese para bulup, emekliye para bulamayan Tayyip Erdoğan’a 31 Mart’ta seslerini duyuracaklar. Tam 1 aydır, 7 bölgede gittiğim bütün şehirlerde günde en az 4-5 kez emeklinin çilesini anlatıyorum. Nihayet 1 ay önce kanun teklifi verdik. Emekli kart çıkaralım, doğalgaz, su, elektrik, telefonda emekliye yüzde 40 indirim tanımlayalım, emeklinin alması gereken 7 bin lirayı hesaplarına yatıralım dedik bugüne kadar sustular. Ne zaman gördüler ki? 31 Mart’ta pabuç pahalı, dün akşam emekli kart çıkarabilirim diyor.

Sakın ha, geçen sefer gibi seçim sonrasına yalanlara kimse kanmasın. Nasıl mülakatta yalan attıysa, nasıl her konuda verdiği sözü tutmadıysa, emekliyi kandıracak. Bugüne kadar emekliye sahip çıkmayana sandıkta oy yok. Beşli çeteye, saray müteahhidine, yazlık saraya, kışlık saraya, uçan saraya, yüzen saraya para bulan, emekliye para bulmayan Tayyip Erdoğan’a 31 Mart’ta oy var mı? İşte emeklinin sesi bu. Emeklinin sesini duymayanın sonu hüsrandır. Biz CHP olarak sizin sesiniz olmaya, sizin sesinizi duyurmaya, emeklinin, emekçinin, esnafın ve köylünün sesini duyurmaya sizin için çalışmaya devam edeceğiz.

Başbakanlıktan sonra Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçince örtülü ödeneği Cumhurbaşkanlığına bağladılar. Geçen ay harcanan ödenek 218 milyon lira. Bu ay harcanan örtülü ödenek 2 milyar lira. Seçim gelirken faturası olmadan, hesabı olmadan nereye harcandığı bilinmeyen 2 milyar lira harcamış Cumhurbaşkanı. Size yüzde 33 zam verenler, 1 ayda harcamaları 7 katına, 1 yılda kendi örtülü ödeneklerine yüzde 238 zam yapıyorlar. Yani sizin paranızla sizin iradenizi çalmaya çalışıyorlar. Biz CHP olarak kimseyi, emekliyi, emekçiyi, çiftçiyi, esnafı ezdirmeyeceğiz. Size tepeden bakanlara, sizi bir karınca gibi görüp ezmeye kalkışanlara diyoruz ki karıncanın kardeşi var, o da CHP’dir.

Son sözüm şudur, geçen seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de ittifaklarımız vardı. Şüphesiz Millet İttifakı önemliydi, sürsün istedik. Ama kendilerinin bizim saygı duyduğumuz gerekçeleriyle ittifakın dışında kaldılar. İttifakın dışında yöneticiler kalabilir. Ancak geçen sefer İstanbul’u kazanan ne CHP’ydi, ne sadece Millet İttifakıydı. Emin olun İstanbul ittifakıydı.

Yalandan sıkılmış, talandan sıkılmış, israftan bıkmış, israf yerine hizmet isteyen. Azarlanmak yerine güler yüz isteyen. İstanbul’un tepesinde helikopter ile uçup, Katarlılara, Arap şeyhlerine arsa verenler yerine İstanbul için gece gündüz koşturanlara İstanbullular görevi verdi. Şimdi o ittifaktakiler değişmedi, o ittifaktaki sosyal demokratlar duruyor. Milliyetçi demokratlar var. Yakasında, gönlünde, gözünde güneş açanlar var, iyi insanlar var. Onlar duruyor mu? Muhafazakar demokratlar var.

Haramdan ve yalandan korkan, bu olanlara inanamayan muhafazakar demokratlar var. İstanbul ittifakında Türk’ü Kürt’ü Laz’ı, Çerkez’i, göçmeni, bütün demokratlar var. Biz İstanbul ittifakına inanıyoruz, İstanbul ittifakına güveniyoruz. Biz İstanbul ittifakının mimarı, evladı, İstanbul’un geçmiş 5 yılında emeği olan, hepinizin gözünün önünde alnının teri olan, gözünü asla ve asla kıymıktan sakınmayan, sizin için çalışan bir evladımız var. Türkiye’nin umudu, İstanbul’un gururu Ekrem İmamoğlu var. O bu sevgiyi hak ediyor, İstanbul Ekrem İmamoğlu’nu hak ediyor, ona güveniyoruz, size inanıyoruz. Ekrem Başkanı ve İstanbul’u size emanet ediyorum.”

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Bağımsız Filistin Devleti Kurulmalı

Burdur’da halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir bağımsız Filistin devletinin kurulması, tanınması ve bütün dünyanın bu barış formülüne destek vermesini bir kez daha talep ediyorum. Akan kanın durmasını, bütün İslam coğrafyasına ve güzel memleketimize barışın hakim olmasını cenabı haktan niyaz ediyorum” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da düzenlenen iftar programına katıldı. Burada konuşan Özel, “Sayın il başkanım, değerli belediye başkanım, başkan adaylarımız, çok kıymetli muhtarlarım, Burdur’un çok kıymetli, vatansever, kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan güzel insanları, hepinize merhaba. Hoş geldiniz. Bugün kardeşim Ali Orkun Ercengiz’in bir geleneksel iftar davetinde sizlerleyiz” dedi.

Hizmetlerin ayrım gözetilmeden gerçekleştirildiğini vurgulayan Özel, “Tabi ele mikrofonu alınca burada siyaset yapacak halimiz yok. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün vatandaşlarımızın belediye başkanıdır Ali Orkun Ercengiz. Tüm vatandaşlarımıza eşit hizmet sunmakla yükümlüdür. Hepimizin öncelikle Ramazanınızı kutluyorum. Tuttuğunuz oruçları Allah kabul etsin. Sağlık, afiyet içinde, mutluluk içinde bayrama erişmenizi ve bayramı bayram gibi geçirmenizi ümit ediyorum” ifadesini kullandı.

İsrail’in Gazze saldırılarına da dikkat çeken Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı: “Sözü almışken burada herhalde her birimizin üzerinde mutabakat sağlayacağı bir şeyi talep etmek gerekiyor o da akan gözyaşının ve kanın durmasıdır. Filistin’de aylardır Hamas’ın yapmış olduğu bir saldırıdan sonra İsrail devletinin orantısız şekilde hasta gözetmeden çocuk kadın gözetmeden yaptığı saldırılarda 32 binin üzerinde Filistinli hayatını kaybetti.

Bunların çok önemli kısmının kadınlar ve çocuklar olduğunu biliyoruz. Mübarek Ramazan ayında çatışmaların durmasını, İsrail’in saldırıların durmasını ümit ediyoruz. Ancak olmadı. Dünyadaki 140 ülkedeki sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin liderlerine mektup yazarak ateşkesin sağlanması için çaba içinde olmamız gerektiğini ifade etmiştim. Buradan Burdur’dan bir kez daha Filistin’deki zulmün, saldırıların, savaşın, İsrail’in yapmış olduğu devlet terörünün sona ermesi çağrısında bulunuyoruz”

CHP Lideri Özgür Özel, geçmiş dönemde Filistin ile kurulan ilişkiyi anımsatarak, “CHP’nin Genel Başkanı olarak, üçüncü genel başkanımız Kıbrıs fatihi Karaoğlan Bülent Ecevit’in, Yaser Arafat ile vaktinde kurduğu ilişkiyi sahiplendiğimizi ifade etmek isterim. Hem Bülent Ecevit’e hem Yaser Arafat’a Allah’tan rahmet dileriz.

Onların birbiri ile olan dayanışması ve CHP’nin Filistin’e desteği bugün de aynı şekilde sürmektedir. Ben 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir bağımsız Filistin devletinin kurulması, tanınması ve bütün dünyanın bu barış formülüne destek vermesini bir kez daha talep ediyorum. Akan kanın durmasını, bütün İslam coğrafyasına ve güzel memleketimize barışın hakim olmasını cenabı haktan niyaz ediyorum” dedi.

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den Sert Sözler: Milli İrade Hırsızı

İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen ve şu anda AK Parti Eskişehir Belediye Başkanı Olan Nebi Hatipoğlu’na tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel, “Daha bir yıl önce AKP’ye itirazı olan MHP’ye itirazı olan ve Eskişehirlilerden, Atatürkçülerinden oy alan AKP’ye muhalefet edeceğim oy alan birisi o günlerde aynı zamanda o iktidardan yüksek miktarda şirketlerine teşvik alıyormuş” dedi ve ekledi:

“Bu teşviklerin gereğini seçimden hemen sonra partisini değiştirerek Eskişehirlilerin oylarını alıp, Eskişehirliler bilmiyor mu oyu Ak Parti’ye vermeyi MHP’ye vermeyi. Sana vermişler bir Milli irade hırsızlığıyla, bir siyasi yankesicilikle AKP’ye transfer olan birisi şimdi diyor ki Eskişehir’i ben yöneteyim. Eskişehir’i Ayşe Ünlüce yönetirse kim kazanıyor 80 bin Eskişehirli kazanıyor. 5 mahalle kazanıyor halk kazanıyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir’de 100. Yıl Kültür Merkezi açılışında açıklamalarda bulundu. Özel’in konuşmasından öne çıkan satırbaşları şu şekilde: “Buranın yıllar önce bir kapalı pazar yeri olma şartıyla belediyeye bırakıldığının burayla ilgili kararın mahalle meclisleriyle verildiğini, benim belediye başkanlarım kenti o kentin sakinleriyle yönetmeyi tercih ediyorlar. Buraya sadece bir kapalı pazar yeri değil çok amaçlı bir kültür merkezi kazandırılıyor.

Ve bu yapılırken bir şey daha ortaya çıkıyor AKP’li belediyelerin tamamen ihalelerle yaptığı işler, onları bir ihale açıp müteahhitte kazandırmak yerine, belli hizmetleri kendisi gören Odunpazarı belediye hem istihdam yaratıyor. Bu sebeple 200 milyonun üzerinde tasarruf sağlıyor. Ve o 200 milyon lira bu büyük ekonomik krizde inşaat maliyetleri bu kadar artarken, 80 bin nüfusa sahip 5 mahalle buraya geliyor böylesine devasa bir yatırım yapıyor. İşte halk için halkla birlikte yönetmek. İşte sosyal belediyecilik bu demek ben Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt’a özellikle teşekkür ediyorum.

Burada esas olan gönül belediyeciliği. Kazım Kurt’u öve öve yere göğe sığdıramazlar, Eskişehir’e kim geliyorsa Yılmaz Büyükerşen’den bahsetmeden onunla duyduğu gururu ifade etmeden bizim odamızdan ayrılmazlar. Eskişehir’i bu günlere getiren bu kuvvetli ekiple gurur duyuyoruz.

Bugün Eskişehir’i Türkiye değil dünya konuşuyor. Şimdi geliyor bu yerel yönetim mucizesi şöyle bir adım atıyor. Tecrübe geçmişteki başarıları bir yere kadar getirirken bir yandan da kadınlarını yetiştirdi. CHP’nin en önem verdiği şey gençlerdir kadınlardır Şimdi Yılmaz Büyükerşen hoca kendi ekibinden kendi genel sekreterini Eskişehirlilerin taktiriyle, onların onaylarıyla bu mucizevi kent değişimini sürdürmek üzere gözü arkada kalmadan gönül rahatlığıyla Ayşe Ünlüce’ye devrediyor biz de yolu açık olsun diyoruz.

“Milli irade hırsızı”

Her seçim umudu barındırır içinde ama demokrasinin gereği bir riski de barındırır. Daha bir yıl önce AKP’ye itirazı olan MHP’ye itirazı olan ve Eskişehirlilerden, Atatürkçülerinden oy alan AKP’ye muhalefet edeceğim oy alan birisi o günlerde aynı zamanda o iktidardan yüksek miktarda şirketlerine teşvik alıyormuş. Bu teşviklerin gereğini seçimden hemen sonra partisini değiştirerek Eskişehirlilerin oylarını alıp, Eskişehirliler bilmiyor mu oyu Ak Parti’ye vermeyi MHP’ye vermeyi. Sana vermişler bir Milli irade hırsızlığıyla, bir siyasi yankesicilikle AKP’ye transfer olan birisi şimdi diyor ki Eskişehir’i ben yöneteyim. Eskişehir’i Ayşe Ünlüce yönetirse kim kazanıyor 80 bin Eskişehirli kazanıyor. 5 mahalle kazanıyor halk kazanıyor.

Peki oyları çalıp kaçan kazanırsa ne olacakmış. Dün il başkanımı dikkatli takip ettim. Kapalı bir toplantı, bir vakıf toplantısı. AKP’ye yakın bir vakıf. Diyor ki kendisi hele bir seçileyim belediyenin bütün imkanlarını bu vakfa açacağım, bütün vakıfa açacağım. Milli irade hırsızı kazanırsa Birlik Vakfı kazanacakmış, TÜRGEV kazanacakmış. TÜGVA kazanacakmış. Daha beteri Ensar Vakfı kazanacakmış. Sizin paranızı Yılmaz hocanın 20 yıldır biriktirdiklerini onlar hizmete dönüştürür size verirken o evlatlarımızı koruyamayan Ensar Vakfı’na Eskişehir’i peşkeş çektirecekmiş. Yok öyle şey biz buradayız Eskişehir’i kimseye peşkeş çektirmeyiz.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a Sert Tepki: İşine Bak

CHP Lideri Özgür Özel, Erdoğan’ın CHP’ye yönelik eleştirilerine, “Erdoğan’ın işi enflasyonu düşürmek, işine baksın. Onun işi CHP kulisi konuşmak değil. ‘CHP’nin yaptığı bir işle övüneceksiniz’ deseniz CHP tüm partilerle bayramlaşan tek partidir derim” şeklinde yanıt verdi.

Özgür Özel, yerel seçimlere ilişkin ise, “İstanbul ve Ankara’yı yeniden almalıyız. Kadın aday meselesi benim çok ısrar ettiğim bir meseledir. Erdoğan kadın eşittir aile olarak kodluyor. Ama biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda ilerleyeceksek adayların yarısı kadın olana kadar bu mücadele sürecek” dedi.

CHP Lideri Özel, Afyonkarahisar belediye başkan adayı Burcu Köksal’ın açıklamalarına ilişkin ise, “Kullandığı ifadeyi duymadım, duysam o an müdahale ederdim. İfadenin ne maksatla söylendiğini gördüm ama siyasette bunun karşı tarafta nasıl değerlendirileceği önemlidir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, KRT TV’de canlı yayında soruları yanıtladı. Özel’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Bu benim ilk seçimim. Gönlümden geçen hiçbir belediyeyi kaybetmemek. Ama en güçlü olduğumuz zamanda bile onlarca belediye kaybedersiniz onlarca belediye alırsınız. Meral hanım gibi bir son nokta demem benim için çok erken ilk seçimim.

Bu seçim CHP tek başına giriyor. Bu sonucun takdir edilecek bir sonuç olacağını değerlendiriyorum. Bir genel seçimde partimi iktidar yapmazsam bir gün durmam ayrılırım. Bu kadar başarıya susamış, insanların bu kadar travmatik bir döneminde eğer partimi iktidar yapmazsam bir gün durmam. Bu seçim çok özel şartlarda olacak bir seçim. Ölçe ve değerlendirmeye ben inanılmaz inanıyorum.

CHP adaylarını belirlerken anketlerden de yararlandı ama mesela İzmir’e 46 milletvekili gönderildi, rapor hazırlandı. Birkaç yöntemi birlikte uyguladığımız oldu. Bir genel başkan açısından belediye kaybetmek babanın evlat kaybetmesi gibi bir şey.

Seçime kısa bir süre kala anket açıklanmasını doğru bulmuyorum. Antalya AK Parti’ye geçiyor verisi benim için şaşırtıcı bir veri. Hatay’da, Lütfü Savaş hızla farkı kapatıp seçimi kazanacak gibi duruyor. Hatay’ı kazanırsak benim için sürpriz olmayacak.

İstanbul ve Ankara’yı yeniden almalıyız. Kadın aday meselesi benim çok ısrar ettiğim bir meseledir. Erdoğan kadın eşittir aile olarak kodluyor. Ama biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda ilerleyeceksek adayların yarısı kadın olana kadar bu mücadele sürecek.

Burcu Köksal’ın açıklamasını ertesi gün üçe kadar geciktirmesi bizi türbülansa soktu. Kullandığı ifadeyi duymadım, duysam o an müdahale ederdim. İfadenin ne maksatla söylendiğini gördüm ama siyasette bunun karşı tarafta nasıl değerlendirileceği önemlidir. Burcu Köksal ‘Siz düzeltin başkanım’ dedi. Ben de ‘CHP’nin kapısı herkese açıktır’ dedim.

Burcu Hanım’ın dediği, ‘Ben burada belediyeyi kendim yöneteceğim, DEM ile ittifakımız yok’ demek. Bu ifadelerin bu kelimelerle kullanılması genel seçimlerde DEM’e oy vermiş, yerel seçimlerde kendi isteğiyle CHP’ye oy verecek seçmeni rahatsız edebilirdi. Konuşmanın içindeki hüküm cümleleri biz dahil olduktan sonra düştü.

Bizim milletimiz sahtekarlığı sevmez. Abdülkadir Selvi hiç olmamış diyalogları olmuş gibi yazıyor… Erdoğan’ın işi enflasyonu düşürmek, işine baksın. Onun işi CHP kulisi konuşmak değil. ‘CHP’nin yaptığı bir işle övüneceksiniz’ deseniz CHP tüm partilerle bayramlaşan tek partidir derim.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den “Acı Reçete” Uyarısı

İzmir’in Ödemiş ilçesinde halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, 1 Nisan’da bu hükümet ‘yahu bu kadar zam yaptım, bu kadar enflasyon oldu, bu kadar eziyet çektiler yine de oy verdiler’ derse ertesi güne yapacak bir şey yok” dedi ve ekledi:

“1 Nisan’ın ertesi günü artık emeklisi, emekçisi, çiftçisi, esnafı büyük zorluklar yaşayacak. Ama 1 gün önce yapacak bir şey var. 31 Mart günü önünüzde sandık var. Bu seçim bir genel seçim değil yerel seçim, çalışkan, dürüst insanlara ilçenizi emanet edeceksiniz. Ama bu seçim aynı zamanda ülkeyi yönetenlere mesaj verilecek bir seçim.”

Özel, konuşmasının devamında, “Yokluktan, yoksulluktan, kıtlıktan, düşük maaşlardan, enflasyondan, hayat pahalılığından şikayeti olan herkes bu hükümete bir sarı kart gösterirse, bir kırmızı ışık yakarsa ‘benim derdim boyumu aştı, hep zenginleri düşünmeyin’ derse o zaman bir ümit var” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimler kapsamında partisinin İzmir’in Ödemiş ve Tire ilçesinde düzenlediği mitinde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında ekonomik sorunlara dikkati çeken Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Bundan sonraki süreç artık geneldeki iktidarın gücünün yerelle dengelenmesi sürecidir. 4 yıl seçim yok. Acı reçete geliyor ve hiç kimsenin şüphesi olmasın; bu ülkede kemeri 5’li çete sıkmıyor, acı reçeteyi koca koca holdingler içmiyor. Erdoğan başbakan olduğunda en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret seviyesindeydi. Erdoğan bu düzeni bozmasaydı bugün en düşük emekli aylığı 26 bin lira olacaktı. Bugün aldığınız 10 bin lira 2,5 çeyrek altını zor karşılıyor.

2015’te Sayın Kemal Kılıçdaroğlu emekliye iki bayramda 1 maaş ikramiye dedi. 7 Haziran’da emekli gücünü gösterdi oylarını AK Parti’ye vermedi, çoğunluğu kaybetti. 1 Kasım’da seçimlere giderken bende vereceğim dedi AK Parti. 2018’de ise bin TL verdi. Beğenmediğimiz bin TL bayram ikramiyesi 24 kilo dana kıyma alınıyordu. Bugün 3 bin TL yaptı ikramiyeyi, 6 kilo dana kıymayı zor alıyor.

Dün akşam döndük baktık. Erdoğan ilk geldiğinde üniversiteliye verilen kredi 300 TL. Kendisi bugün 2 bin TL veriyor. ‘300 TL nere 2 bin TL nere’ diyor. 2014’de 300 TL ile 333 gevrek alınıyor. Bu seneki 2 bin TL ile 200 tane İzmir gevreği alınıyor. Öğrencinin cebinden 133 gevrek çalıyorlar her ay. 2014’te 300 TL ile 500 boyoz alınıyor. 2 bin TL’lik kredi ile 200 boyoz alınıyor. Öğrencinin cebinden 300 boyozu Recep Tayyip Erdoğan almıştır. Bu hesap böyle biline… Bir asgari ücret Saray’da 55 saniyede harcanıyor. Dün ilan edilen işsizlik son 32 ayın en yüksek rakamı.”

Özel’den Kılıçdaroğlu mesajı: Allah ondan razı olsun

Özgür Özel, Tire’de yaptığı konuşmada ise özetle şunları söyledi: “Emeklinin halini gördünüz. AKP ilk iktidara geldiğinde ‘kriz var’ diyordu. O zamanlar emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Emekliyle uğraşmasa, enflasyona ezdirmese, Tayyip Bey gelip emeklinin maaşına dokunmasaydı, düzen sürseydi bugün emekli maaşı 26 bin TL olacaktı.

3 Kasım 2002 günü en düşük asgari ücret, tam 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 10 bin TL iki buçuk çeyrek altın alıyor. Bayram ikramiyesini kimin sayesinde alıyoruz? Kılıçdaroğlu sayesinde. Allah ondan razı olsun. 2015 yılında Kemal Bey dedi ki ‘İki bayramda da birer emekli maaşı’. Dediler ki ‘Olmaz, veremezsin’. Yeniden seçime giderken ne dediler? ‘Biz de vereceğiz’. 2015’te söz verdiler, 2018’de 1000 TL verdiler.”

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Erdoğan’ı Gizleyerek Propaganda Yapıyorlar

İzmir’de halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Büyük bir oyunun içindeyiz. Birileri aday olmuş İzmir’e, Türkiye’nin her yerinde Recep Tayyip Erdoğan resmi var İzmir’de yok. Ampul zaten yok. İzmir’de Erdoğan’ı gizleyerek propaganda yapıyorlar ve İzmirliden oy istiyorlar” dedi ve ekledi:

“Oy istiyorsun da bak İrfan’ın genel başkanı burada, logosu yakasında. Buradan soruyorum; İzmir’e aday olunca sakalını toplatan bıyığını düzelten adam; sen genel başkanını neden saklıyorsun? Atatürk’le İnönü’ye iki ayyaş diyen adamı neden saklıyorsun? Fesli Kadir ‘Atatürk heykelleri devrilecek’ diyordu, bu adamlar şimdi gelmiş İzmir’de büyükşehir belediye başkanı olmak istiyor. Haydi canım sende.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimler kapsamında partisinin İzmir’in Deprem Anıtı Meydanı’nda düzenlediği mitingde halka seslendi. Cumhuriyet’in aktardığına göre; Özgür Özel’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

“CHP İzmir’i ‘çantada keklik sanıyor’ diyorlar. Biz İzmir’i dinliyoruz, okuyoruz, anketler yaptırıyoruz ve ona göre İzmir’de büyük bir değişimi başlatıyoruz.

Geçmiş dönemlerde partimize hizmet eden başkanlarımız çok kıymetli. İzmir’in beklentisi ve en önemli talebi büyük bir değişimden yana.  Bunun iki aksı var. Bunlardan biri kadınlar. Atatürk bütün dünyadan yıllar önce kadına seçme seçilme hakkı vermişken Cumhuriyet’in 100. yılında kadın devrimi vakti gelmişti.

9 ilçede kadın adaylarımız var, Atatürk’ün kızlarını Atatürk’ün kentine emanet ediyorum. Atatürk Cumhuriyet’i canı pahasına kurdu. Genel başkanlara veya milletvekilleri emanet etmedi bu Cumhuriyet’i, gençlere emanet etti. Genç adaylarımızı İzmir’e emanet ediyorum.

İzmir’deki CHP listelerinden biri de gençlere duyduğu güven ve gençlere verdiği görevdir. 30 adayın 12’si 40 yaş altında. Gençlik kollarında uzun yıllar çalışmış  ve belediyede çalışmış örgütten gelen 39 yaşında İrfanımız var. Değerli İzmirliler 12 tane genç belediye başkanımızı laik ve çağdaş İzmir’e emanet ediyorum. İrfan Önal’ı da sizlere emanet ediyorum.

30 tane belediye başkanı ve bir takım kaptanı Cemil Tugay var, onu da sizlere emanet ediyorum… Her ikisinin kapısı herkese açık ama depremsellik sorunu, depremzedenin mağduru olan kim varsa onların İrfan’a, Cemil’e ve bana emanettir.

Türkiye’nin dört bir yanında büyükşehir adaylarımız var. İlçe belediye başkan adaylarımız var. Her birinden iyi ve dürüst yönetim bekliyoruz. Bu iki başkanımızdan ayrı bir beklentim var. 2020 yılında burası bir deprem felaketi yaşadı. 117 canımızı kaybettik.

Hep beraber göz yaşı döktük. Bu iki arkadaşımızın temel görevi depremzedelerin mağduriyetlerini ortadan kaldıracaklar. Kentsel dönüşüm için, aynı felaketi yaşamamak için ikisine birden çok inanıyorum, çok güveniyorum.

“Erdoğan’ı gizleyerek propaganda yapıyorlar”

Büyük bir oyunun içindeyiz. Birileri aday olmuş İzmir’e, Türkiye’nin her yerinde Recep Tayyip Erdoğan resmi var İzmir’de yok. Ampul zaten yok. İzmir’de Erdoğan’ı gizleyerek propaganda yapıyorlar ve İzmirliden oy istiyorlar. Oy istiyorsun da bak İrfan’ın genel başkanı burada, logosu yakasında.

Buradan soruyorum; İzmir’e aday olunca sakalını toplatan bıyığını düzelten adam; sen genel başkanını neden saklıyorsun? Atatürk’le İnönü’ye iki ayyaş diyen adamı neden saklıyorsun? Fesli Kadir ‘Atatürk heykelleri devrilecek’ diyordu, bu adamlar şimdi gelmiş İzmir’de büyükşehir belediye başkanı olmak istiyor. Haydi canım sende.

İzmir özgür bir kent olmasaydı o rahatlığı yaşanması mümkün değildi. AKP zihniyetinin yönettiği şehirlerde özgürlük yok, belli saatten sonra zabıta, polis karışır. İzmir’i kimseye karıştırmayız, kimseye bulaştırmayız.

Cumhur İttifakı var ama demokratların hepsinin bir arada olduğu bir ittifakı var; İzmir İttifakı var burada. Türkiye’de Türkiye İttifakı var. Biz Türkiye İttifakı’yız. Mezhebine, doğduğu yere bakmadan bu ülkeyi seven, milli takım gol atınca sevinen herkes Türkiye İttifakı’dır.

Başkanlarımıza çok güveniyoruz. Bayraklı, İrfan, Tugay, İzmir size emanettir. Cumhuriyetin sancak gemisi İzmir İzmirlilere emanettir.

Paylaşın

Özel’den Cumhur İttifakı Tepkisi: Ülkenin Üzerine Kara Bulut Gibi Çöktüler

Zonguldak’ta halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Bir tarafta AK Parti bir yanda MHP. Her geçen gün birbirine benziyor. Rengi gökyüzünde koyu gri yağmur bulutları o ittifakın renkleridir” dedi ve ekledi:

“Kentlerin ve ülkenin üzerine kara bulut gibi çöktüler. Bir de yanlarına domuz bağcıların, Hizbullahçıların avukatlarını aldılar. Mikroba ‘neden hastalık yapıyorsun?’ diye sorulmaz. Bunların niyeti belli bunlar İstanbul Sözleşmesi’ne bağlı, Medeni Hukuka karşı o yüzden onlarla birlikteler.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimler kapsamında partisinin Zonguldak’taki halk buluşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Halen daha maden ocaklarında kayıplar vermenin, ocakların başında gözü yaşlı ailelerin görüntüleri yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Bu maden ocaklarının vergilerini affedenler İliç’teki şirkete göstermelik ceza verip sonra vergi borcunu silenler emekçiye gelince ‘para yok’ diyor. Size yazıklar olsun.

Zonguldak, emek ve kömürün şehri olarak bilinse de, şimdilerde emeklilerin şehri olma özelliğini taşıyor. Zonguldak, Türkiye’de emekli nüfusunun çalışan nüfusundan fazla olduğu nadir illerden biri; emekli sayısı, çalışan sayısından 26 bin fazla. 3 Kasım 2002’de, en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücrete denk geliyordu, bu da bugünün parasıyla yaklaşık 26 bin lira eder.

Ancak, bu hükümet döneminde, adım adım emeklilerin alım gücü düşürüldü. Şu anda, en düşük emekli maaşı, asgari ücretin yalnızca yüzde 60’ı kadar. Asgari ücret 17 bin lira iken, en düşük emekli maaşı 10 bin lira.

Erdoğan’ın iktidara geldiği dönemde, en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabiliyordu; şimdi ise yalnızca 2,5 çeyrek altın alınabiliyor. Her hesap yanılabilir ama altın hesabı yanılmaz. Emeklilerin aylık geliri, 8 çeyrek altından 2,5 çeyrek altına düşürüldü. Bu durum, her ay emeklilerin cebinden adeta 5,5 çeyrek altının çalınması anlamına geliyor. Kimin yüzünden gidiyor; Recep Tayyip Erdoğan yüzünden gidiyor.

Emeklilere iki bayramda verilen ikramiye konusuna gelince, 2015’te CHP’nin bir maaş ikramiye önerisi önce kabul görmedi. Ancak 7 Haziran seçimlerini kaybettikten sonra, hükümet de ikramiye vereceğini açıkladı. Seçime kadar hiçbir adım atılmazken, seçim döneminde 1000 lira ikramiye verildi. Biz, en az asgari ücret kadar olmasını önerdik; fakat hükümet, 1000 liranın yeterli olduğunu savundu.

Bir zamanlar 1000 lira ile 24 kilo dana kıyma alınabilirken, bu miktar 2021’de 2 bin lira, bu yıl ise bayramdan önce 3 bin lira olarak planlanmıştı. Ancak bu 3 bin lira, bugün ancak 6 kilo dana kıyma alabiliyor. 2018’de bir bayram ikramiyesiyle alınabilen 24 kilo kıyma, bugün sadece 6 kiloya düşmüş durumda.

Ben kendi hesaplarımı yaptım ve sonuç olarak, emeklilerin taleplerini karşılamak için 1,4 trilyon lira gerekli değil; sadece 690 milyar lira yeterli. Fakat, ‘690 milyarı verin’ dediğimizde, ‘Para yok’ yanıtını alıyoruz. Oysa bu yılın bütçesine baktığımızda, vazgeçilen vergi gelirlerine şahit oluyoruz.

İliç’teki yabancı şirketten, 5’li çetenin her bir üyesine, kamu müteahhitlerinden, Saray’ı inşa edenlere kadar ne kadar yandaş büyük holding varsa, onların hepsinin vergi gelirlerinden vazgeçilmiş; toplamda 657 milyar lira. Yani, şirketler para kazanmış, kâr etmiş ama vergi ödeme zamanı geldiğinde, devlet bu vergilerden 657 milyar lira vazgeçmiş.

Emekliye gerekli olan para yok deniyor ama yandaş şirketler söz konusu olduğunda para bulunuyor. Eğer Tayyip Erdoğan’ın emeklilere yetecek parayı bulamıyorsa, emeklilerin de Tayyip Erdoğan’a verecek oyları olmamalı. Zonguldak’taki emeklilerden bir mesaj var: ‘Beni düşünmeyene ben de oy vermem.’ Bundan sonra emeklilerden sana oy yok Erdoğan. Bu durumu sen düşün.

“Umudu örgütlüyoruz”

Cumhur İttifakı bir yanda duruyor, korkuyu örgütlüyorlar. Hatay’a gidip şantaj yapıyorlar. Oysa Türkiye’nin en iyi hizmet alan kentleri CHP’li belediyeler yönetiyor… Yıllardır iktidarda değiliz ama yüz öğrencilerin 85’i CHP’li belediyelerin olduğu ilçeleri tercih ediyor. Ama korkuyu örgütleyecek ya öyle konuşuyor Ama biz umudu örgütlüyoruz.

Bir tarafta AK Parti bir yanda MHP. Her geçen gün birbirine benziyor. Rengi gökyüzünde koyu gri yağmur bulutları o ittifakın renkleridir. Kentlerin ve ülkenin üzerine kara bulut gibi çöktüler. Bir de yanlarına domuz bağcıların, Hizbullahçıların avukatlarını aldılar. Mikroba ‘neden hastalık yapıyorsun?’ diye sorulmaz. Bunların niyeti belli bunlar İstanbul Sözleşmesi’ne bağlı, Medeni Hukuka karşı o yüzden onlarla birlikteler.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a “Emekli Maaşı” Tepkisi

Lüleburgaz’da halk buluşmasında yurttaşlara seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Recep Tayyip Erdoğan ilk geldiğinde 3 Kasım 2002’de, en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugünkü hesapla 25-26 bin lira olması gerekiyor. O gün en düşük emekli maaşı tam 8 çeyrek altın alıyordu. İnanmayan hesaplasın. Şimdi en düşük emekli maaşı 10 bin lira, 2,5 çeyrek altın bile almıyor” dedi.

Haber Merkezi / Konuşmasında Türkiye İttifakı vurgusu da yapan Özel, “Bu seçimde bütün Türkiye’den, Cumhur İttifakı’nın karşısına bir büyük ittifakı dikmesini bekliyoruz. O ittifakın adı Türkiye İttifakı’dır… Bu ittifakın içinde sosyal demokratlar var. Bu ittifakın içinde muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Geçmiş seçimlerde birlikte olduğumuz ittifak ortaklarımızın kıymetli seçmenlerinin itirazı bitmedi ki ittifakımız bitsin. İtirazları saray düzeninedir, itirazları sömürüyedir, itirazları yolsuzluğadır” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kırklareli Lüleburgaz’da halk buluşmasında yurttaşlara hitap etti. Konuşmasında ekonomik krize dikkat çeken Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Recep Tayyip Erdoğan ilk geldiğinde 3 Kasım 2002’de, en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugünkü hesapla 25-26 bin lira olması gerekiyor. O gün en düşük emekli maaşı tam 8 çeyrek altın alıyordu. İnanmayan hesaplasın. Şimdi en düşük emekli maaşı 10 bin lira, 2,5 çeyrek altın bile almıyor.

2018’de emekliye bin TL ikramiye verdiler. 2021’de 2 bin lira oldu. Bu sene 5 bin TL yapacağız diye fısıltı yaydılar. Ama 2 bin lirayı 3 bin lira yaptılar. 2018’in bin lirası 22 kilo kıyma alıyordu, bugünün 3 bin lirası sadece 6 kilo kıyma alıyor. O günden bu güne emeklinin sofrasından 18 kilo kıymayı çaldılar. Biz bu hakkı yedirmeyiz.”

Şubat ayı enflasyonu 4.5 puan artmış. Kime göre? Artış çok yüksek ama bu artış bile TÜİK’e göre. Neyin baş harfleri? Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu. Yıllık enflasyonu yüzde 67 olarak belirledi. Bugün itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 67. Gerçek enflasyon kaç? Gerçek enflasyon yüzde 130.

Peki emekli ne zam aldı? Yüzde 33. 7500’den 10 bin lira yaptılar. Memur ne aldı, işçi ne aldı yüzde 49. TÜİK doğru söylüyor bile olsa yüzde 20’ye yakın, yüzde 18 memurun ve işçinin cebinden para çalındı. İş emekliye geldiğinde bu sefer rakam yüzde 34, cepten çalınan para.”

31 Mart yerel seçimleri için mesaj veren Özel, şunları söyledi: “31 Mart seçimi elbette bir yerel seçim. Ama esas olarak 31 Mart seçimi; bu iktidar, bu emekliyi, bu yoksulları, bu işsizleri görmeden görmeden 4 yıl daha dursun mu, yoksa siyasette bir denge kurulsun mu? Bunun karşısına kimse durmasın ezip geçsin mi bizi, yoksa bir kendine gelsin hesabını kitabını ona göre yapsın mı? İşte bu seçim, hangi partiden olursa olsun eğer zamdan, eğer yoksulluktan, eğer işsizlikten şikayeti varsa sarı kartı gösterme, kırmızı ışığı yakma seçimidir.”

Konuşmasında Türkiye İttifakı vurgusu yapan Özel, “Bu seçimde bütün Türkiye’den, Cumhur İttifakı’nın karşısına bir büyük ittifakı dikmesini bekliyoruz. O ittifakın adı Türkiye İttifakı’dır… Bu ittifakın içinde sosyal demokratlar var. Bu ittifakın içinde muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Geçmiş seçimlerde birlikte olduğumuz ittifak ortaklarımızın kıymetli seçmenlerinin itirazı bitmedi ki ittifakımız bitsin. İtirazları saray düzeninedir, itirazları sömürüyedir, itirazları yolsuzluğadır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın