14 Mayıs Seçimleri: AK Parti’de “Kaybetme Korkusu” Var Mı?

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere sayılı günler kalırken, AK Parti’nin Cumhur İttifakı’nı genişletme hamleleri devam ediyor. Yeniden Refah Partisi’nin (YPR) ittifaka katılmaması, Mehmet Şimşek’in aktif siyasete dönmeyeceği açıklaması, işlerin istendiği gibi iyi gitmediği izlenimi yaratıyor.

Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nda ise bu gelişmeler seçimleri kazanma inancını artırıyor.

Peki AK Parti içinde seçimleri kaybetme endişesi var mı? Parti içinde neler oluyor?

AK Parti ittifakı genişletme çalışmalarını sürdürürken bu süreçte ilk olarak Cumhur İttifakı içerisinde yer alan BBP (Büyük Birlik Partisi), seçime ittifak olarak ancak kendi logosu ile gireceğini açıkladı. BBP’nin bu adımının milletvekili dağılımını olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle konunun yeniden masaya yatırılabileceği değerlendiriliyor.

Bu karara paralel olarak HÜDAPAR ve Yeniden Refah Partisi ile başlatılan ittifaka katılma süreçleri de AK Parti içerisinde sıkıntı yarattı. HÜDAPAR ile ittifak süreci henüz netleşmedi, parti içerisinde özellikle bölge milletvekillerinde bu sürece karşı olanlar bulunuyor. İttifak kararının bu hafta içerisinde açıklanması bekleniyor. Yeniden Refah Partisi’nin sunduğu 30 maddelik şartlar listesi ve bu şartlar arasında yer alan kadına şiddetle mücadelede önemli bir yeri olan 6284 sayılı kanundan vazgeçilmesi talebi de AK Parti içerisinde tepkilere neden oldu.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “6284 kırmızı çizgimiz” çıkışı sonrası özellikle sosyal medyada ağır eleştiriler aldı. Daha sonra “Tehdit ediliyorum” açıklaması yapan Zengin’e AK Parti içerisinden güçlü bir destek ise gelmedi. Bu süreçle birlikte milletvekili listelerinde uzlaşamayan Yeniden Refah Partisi, Erdoğan’ın partiye ziyaret yapmasını istedi. Görüşmeler sırasında uzlaşma çıkmayınca Fatih Erbakan, hem kendi adaylığını açıkladı hem de ittifaka girmedi. Bu ret kararı da AK Parti içerisinde “Beklemiyorduk. Fatih Erbakan, yanlış bir karar verdi” eleştirilerini gündeme getirdi.

Mehmet Şimşek’le görüşme ve bakanların adaylığı

AK Parti’nin uyguladığı “yeni ekonomi modeli”ne mesafeli olduğu bilinen eski bakanlardan Mehmet Şimşek ile bir süredir kurmaylar üzerinden yürütülen temaslar sonucu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında Pazartesi akşamı 1,5 saate yaklaşan bir görüşme gerçekleşti. Edinilen bilgiye göre, Erdoğan görüşmede Şimşek’e AK Parti’den aday olmasını teklif etti, Şimşek de buna karşılık Şimşek ekonomide farklı bir anlayışı savunduğunu ifade etti ve seçim sürecinde yapılacak açıklamalarda fikir ayrılıkları yaşanabileceği mesajını verdi. Yapılan değerlendirmelerde, bunun da AK Parti’ye daha fazla zarar verebileceği düşünüldü.

Şimşek, görüşme sonrası yaptığı açıklamada seçim sürecinde kampanyadaki bazı söylemlere “dışarıdan” destek verebileceğini ifade etse de AK Parti kurmayları, “Mehmet Şimşek’in seçim sürecinde ekonomiye dair olumlu veya olumsuz bir açıklama yapmayacağını değerlendiriyoruz” diyor.

AK Parti içerisinde bakanların adaylığı da bir diğer tartışma konusu. Yeni sistem gereği milletvekillerinin bakanlık için istifa etmesi gerekiyor. Bu durumda eğer seçim kazanılırsa sonradan bakan olacak isimlerin listeye yazılmaması gerektiği savunuluyor. Mevcut bakanların listelerde yer bulmasının ise “güç katmayacağını” savunan bazı AK Partililer, “Kamuoyunda beslenmeye çalışılan ‘kaybedecekler, güvenceye alıyorlar kendilerini’ algısını güçlendirecek bir adım olur. Bu nedenle adaylıkları doğru değil” görüşünü savunuyor.

AKP ivmeyi yakalayabilir mi? 

AK Parti’de bu tartışmalar eşliğinde bir yandan da seçim hazırlıkları sürüyor. AK Partililerin beklentisi, seçim kampanyasının resmen başlaması sonrası yeni bir dalga yakalamak.

DW Türkçe’den Kıvanç El’e liste çalışmalarına odaklandıklarını söyleyen AK Partililer, “Beyanname açıklaması, listelerin ortaya çıkması ile göreceksiniz ki hızlıca seçime daha fazla tam kadro odaklanacağız. Sosyal medyada oluşan havayı biz sahada görmüyoruz. ‘AK Parti seçimleri kaybetti, sokağa çıkamıyorlar’ gibi bir söylem doğru değil. Hâlâ taraflı tarafsız tüm anketlerde AK Parti birinci parti. Buna kimse itiraz edemiyor. Türkiye’nin hâlâ birinci partisi olan bir partiye ‘kaybetti, bitti’ demek akılcı bir yaklaşım değil. Seçimlere henüz vakit var. İvmenin nasıl değiştiğini ve vatandaşın takdirini nasıl kazandığımızı hep birlikte göreceğiz” yorumu yapıyor.

Erdoğan’ın Ramazan ayında miting yerine iftar buluşmaları yapacağı, Ramazan sonrası ise yoğun bir miting çalışmasına başlayacağı ve “son 20 günü iyi değerlendireceği” ifade ediliyor.

“AK Parti’ye vekil sıçraması yaratabilir”

Panorama TR Araştırma Direktörü Osman Sert, fotoğrafın geneline bakıldığında muhalefetin daha avantajlı göründüğünü belirtiyor.

“Seçim bitmiş değil. AK Parti hâlâ en büyük parti. CHP-AK Parti arasında 4-5 puan fark var. Cumhur İttifakı’nın en avantajlı olduğu yer parlamento. Yani AK Parti’nin MHP’nin liste işbirliği İYİ Parti ve CHP’nin liste hazırlama imkanından daha kolay” diyen Sert, muhalefetin de ortak aday belirleyerek önemli bir eşik açtığına dikkat çekiyor. Sert, “İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlarını sisteme katarak da büyük bir mesafe aldı, bunların getirdiği ivme var. Kılıçdaroğlu önemli bir ivme yakaladı. Ama hâlâ bir sürü soru işareti var. Genel psikoloji doğru, muhalefet daha avantajlı bir durumda duruyor ama muhalefetin kendi içerisindeki uyum ne kadar yerleşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha kampanyasına başlamadı. Başladığında ne tür gerilimler üretilecek” değerlendirmesini yapıyor.

Parlamentoda iktidarın çoğunluğu kazanma ihtimalinin de hâlâ yüksek olduğuna vurgu yapan Sert, “Eğer seçimler ikinci tura kalacak olursa bu da parlamentoda çoğunluğun iktidarda olması sebebiyle ikinci turda seçmenlerin oy verme davranışını etkileyebilir. Üstüne de muhalefetin Muharrem İnce gibi çok önemli bir soru işareti var. İnce’nin Cumhurbaşkanı adayı olması durumunda parti olarak yabana atılmayacak bir oy potansiyeli var. Bunlar birinci tur sonuçlarını kesinlikle etkiler. Parlamentoda da ola ki baraj altında kalırsa Memleket Partisi, CHP’den oy alacağı için CHP’nin vekillerini AK Parti’ye kalmasına sebep olabilir. Bu ciddi bir milletvekili sıçraması yaptırabilir AK Parti’ye” görüşünü dile getiriyor.

“Seçim daha yeni başlıyor”

AK Parti’de Yeniden Refah Partisi ve Mehmet Şimşek görüşmelerinin olumsuz neticelendiğine de dikkat çeken Sert, “AK Parti’nin istediği kadar milletvekili başvurusu alamadığı gözüküyor. Üstelik de araştırmalara bakınca bizim rakamlarımızda Erdoğan yüzde 50 barajına uzak çıkıyor. Kapatması kolay gözükmüyor ama başka dinamikler de var. Seçim daha yeni başlıyor. Daha Millet İttifakı’nın adayı 6’sında belli oldu, kampanyalar başlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kampanya performansını biliyoruz, elbette her zaman topu çeviremeyebilir ama 16 Nisan referandumunda son 15 günde fotoğraf değişti” değerlendirmesini yaptı.

Sert, Kürt seçmen ile Millet İttifakı arasında şu anda iyi görünen kimyanın seçimlere kadar değişip değişmeyeceğinin de bir soru işareti olduğunu vurguladı.

Geçmiş seçimlerde AK Parti’nin “talep edilen aktör” olduğunu vurgulayan Osman Sert, “Şimdi ise AK Parti talep eden aktör. Bugüne kadar dışarıdaki aktörler AK Parti ile işbirliği yapmak istiyorlardı, aday adaylığı başvurularında bürokrat, eski siyasetçi, AK Parti’de siyaset talep ediyordu. Siyaset yapmasa bile konum bildiriyordu şimdi bu heyecan azalması teşkilata da geçer. Şahsi tekliflerin kabul edilmemesinden kaynaklanan olumsuzluklar teşkilata da geçer ve bunlar AK Parti’de genel bir seçim kaybedildi algısı yerleşebilir. Bu algı yerleşirse sandığa oy kaybı olarak yansıyabilir olumsuz bir etki AK Parti için olabilir” diye konuştu.

Muhalefetin en büyük hatasının ise “Seçimleri kazandık” demesinin olacağını belirten Sert,  “Erdoğan’ın ne yapacağından ziyade muhalefetin nasıl tavır takınacağı seçimlerde belirleyici olacak. Muhalefet, doğru bir dil kurar ve söylemi ‘CHP söylemi’ değil ‘yeni cumhurbaşkanı söylemi’ olursa muhalefet kazanmaya daha yakın. Ama 6 Mart öncesi kullanılan dilde de riskler vardı” dedi.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Cumhurbaşkanlığı Adaylığı İçin YSK’ya Yedi Başvuru

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde aday olmak isteyen siyasiler için  Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurular Pazartesi günü tamamlandı. Son seçimde birlikte veya toplam en az yüzde 5’ini almış partiler ise 23 Mart’a kadar aday gösterme hakkına sahip.

YSK’ya Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ATA İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye İttifakı’nın adayı Ahmet Özal, Adalet Birlik Partisi Genel Başkanı İrfan Uzun ile bağımsız aday olarak Kırıkkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Halil Murat Ünver aday adaylığı başvurusunda bulundu.

Başvuran adaylar için imza sürecinin tamamlanmasının ardından YSK Cumhurbaşkanlığı Seçimi için kesin aday listesini 31 Mart’ta ilan edecek. Bu liste Resmi Gazete’de yayımlanacak ve Cumhurbaşkanlığı seçimi propaganda dönemi başlayacak.

Başvuru yapan ve partilerin aday göstereceklerini açıkladığı cumhurbaşkanı adayları şöyle:

Recep Tayyip Erdoğan

AK P Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın ortak adayı olarak ikinci, toplamda ise üçüncü defa cumhurbaşkanlığı için yarışacak. Erdoğan’ı destekleyeceğini açıklayan partiler arasında AK Parti, MHP, BBP ve HÜDA-PAR yer alıyor.

Erdoğan 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51,79, 2018’deki seçimdeyse yüzde 52,59 oy almıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu

Millet İttifakı’nın ortak adayı olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ilk defa cumhurbaşkanlığı için yarışacak.

Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini açıklayan partiler arasında CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Değişim Partisi ve Türkiye Komünist Partisi yer alıyor.

HDP’nin öncülüğündeki Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan partiler ise kararlarını henüz açıklamadı. Kılıçdaroğlu ile görüşen HDP heyetinin birkaç gün içinde kararını açıklaması bekleniyor.

Muharrem İnce

CHP’nin 2018’deki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, aradan geçen sürede CHP’den ayrılarak Memleket Partisi’ni kurdu.

İnce, parti üyelerinin yaptığı oylamada 105 bin 326 oy alarak Memleket Partisi’nin adayı olmaya hak kazandı. İnce dün adaylık için YSK’ye başvurdu.

2018’deki seçimde yüzde 30,64 oy alan İnce, YSK önündeki açıklamasında “Bugün oylarımız yüzde 19-20’lerde” dedi.

Memleket Partisi dışında İnce’nin adaylığını destekleyeceğini açıklayan başka bir parti olmadı.

İnce katıldığı bir televizyon programında, seçimin ikinci turuna Kılıçdaroğlu ve Erdoğan’ın kalması durumunda Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini söylemişti.

İnce’nin aday olabilmek için 100 bin imza toplaması gerekecek.

Doğu Perinçek

Listede daha önce cumhurbaşkanı adayı olmuş son isim, Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek.

2018’deki seçime 100 bin imza toplayarak katılma hakkı kazanan Perinçek, seçimde 100 bin oya ulaşamayarak 98 bin 995 oyda kaldı, yüzde 0,2 oy aldı.

Bu seçimde Vatan Partisi dışında Perinçek’i destekleyeceğini açıklayan başka bir parti bulunmuyor.

Dün YSK’ye giderek adaylık başvurusunu yapan Perinçek, seçimin ikinci tura kalması durumunda ne yapacakları sorusuna “Seçim ikinci tura kalırsa Doğu Perinçek ikinci tura kalacak. İkini turda biz olacağız” diye yanıt verdi.

Perinçek’in aday olabilmek için 100 bin imza toplaması gerekecek.

Fatih Erbakan

Yeniden Refah Partisi’nin lideri Fatih Erbakan, AKP temsilcileriyle yaptıkları müzakerelerin ardından Cumhur İttifakı’na girmeyeceklerini ve partisinin cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladı.

Kapatılan Refah Partisi’nin lideri Necmettin Erbakan’ın oğlu olan Erbakan, dün YSK’ye giderek başvurusunu yaptı.

Erbakan Cumhur İttifakı’na neden girmedikleri sorusuna “Onları sonra zamanı geldiğinde teferruatlı olarak açıklarız, şimdilik bu kadarla yetinelim” diye yanıt verdi.

Erbakan seçimin ikinci tura kalması durumunda alacakları tutumu da o zaman açıklayacaklarını söyledi.

Erbakan’ın aday olabilmek için 100 bin imza toplaması gerekecek.

Sinan Oğan

Ata İttifakı’nın adayı, eski MHP’li siyasetçi Sinan Oğan oldu. Iğdırlı Oğan 2011-15 yılları arasında Iğdır milletvekilliği yapmıştı.

2015’te MHP genel başkanlığına aday olan Oğan partisinden ihraç edilmiş, dava açarak aynı yıl partiye geri dönmüştü.

Oğan 2017’de, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi referandumunda ‘hayır’ diyeceğini açıklayınca, aynı açıklamayı yapan diğer MHP’li siyasetçilerle birlikte bir kere daha ihraç edildi.

Oğan’ı destekleyeceğini açıklayan partiler arasında Zafer Partisi, Ülkem Partisi ve Türkiye İttifakı Partisi yer alıyor.

İttifakta yer alan Doğu Parti ise, Oğan’ın aday gösterilmesi nedeniyle ittifaktan ayrılmış, partinin lideri Rifat Serdaroğlu “Üçüncü bir cumhurbaşkanı adayı çıkarmanın Cumhur İttifakı’na hizmet edeceği inancındayız” demişti.

Dün YSK’ye belgelerini teslim eden Oğan seçimin ikinci tura kalacağını düşündüklerini söyledi ve “İkinci turda bu seçimleri alacağımızı düşünüyoruz” dedi.

Oğan’ın aday olabilmek için 100 bin imza toplaması gerekecek.

Ahmet Özal

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu ve Tek Parti’nin lideri Ahmet Özal, Türkiye İttifakı’nın adayı oldu.

Özal’ı destekleyecek Türkiye İttifakı’nda Anadolu Birliği Partisi, Bağımsız Cumhuriyet Partisi, Osmanlı Partisi, Teknoloji Kalkınma Partisi (Tek Parti), Vatanseverler Partisi, Yeniden Anavatan Partisi ve Yeni Yol Partisi yer alıyor.

Ahmet Özal daha önce anketlerde partisinin oy oranının yüzde 25 olduğunu söylemiş, Temmuz 2022’de verdiği bir söyleşide de “İkinci tura Erdoğan ve Kılıçdaroğlu kalırsa taraf olmam” demişti.

Özal’ın aday olabilmek için 100 bin imzaya ihtiyacı var.

İrfan Uzun

Adalet Birlik Partisi Genel Başkanı İrfan Uzun dün YSK’ye giderek adaylık başvurusunda bulundu.

Uzun, başvurunun ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin değişime ihtiyaç duyduğunu, gençlerin yönetime talip olması adına yola çıktığını ve en geç cumhurbaşkanı adayı olduğunu söyledi.

Uzun’un aday olabilmek için 100 bin imza toplaması gerekecek.

Halil Murat Ünver

Kırıkkale Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Murat Ünver de cumhurbaşkanı adaylığı için dün YSK’ye başvurdu.

Ünver adaylık başvurusundan önce Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Devlette yeniden yapılanma ve yeniden düzenlemeler yapmak zorunlu. Şimdiki siyasetçilerle bunu gerçekleştirmek mümkün değil. Çare kısa süreli teknokrat yönetim. Sonrasında bilgeler yönetimi” demişti.

Ünver’in de aday olabilmek için 100 bin imzaya ihtiyacı var.

Adaylık süreci nasıl işliyor?

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) yarın başvuru sahiplerinden adaylık şartlarını sağlayan isimleri ilan edecek. Bu isimler 22 Mart Çarşamba sabahı ile 27 Mart Pazartesi günü saat 20.00 arasında ilçe seçim kurullarında aday gösterilmek için 100 bin imza toplamaya çalışacak.

Seçmenler bu isimlerden yalnızca birisi için ve ancak bir kez teklifte bulunabilecek.

Eğer başvuru yapan siyasetçi 100 bin imza şartını yerine getirebilirse, YSK’ya başvuru ücreti olan 555 bin 980 lirayı geri alabilecek.

Başvuru sahibi yeterli imza sayısına ulaşamazsa başvuru ücreti Hazine’ye gelir olarak aktarılacak.

Adaylar 31 Mart’ta kesinleşecek

Başvuran adaylar için imza sürecinin tamamlanmasının ardından YSK Cumhurbaşkanlığı Seçimi için kesin aday listesini 31 Mart’ta ilan edecek. Bu liste Resmi Gazete’de yayımlanacak ve Cumhurbaşkanlığı seçimi propaganda dönemi başlayacak.

YSK kararı uyarınca 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için seçmen listeleriyse bugün muhtarlıklarda askıya çıkarıldı.

Muhtarlıklarda asılı listelerde adını görmeyen seçmenler 2 Nisan günü mesai saati sonuna kadar itirazda bulunabilecek.

(Kaynak: BBC Türkçe / WOA Türkçe)

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi’nden Cumhur İttifakı’na Ret; Erbakan Aday Oldu

AK Parti’den gelen Cumhur İttifakı’na katılım teklifini kabul etmediklerini açıklayan Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) gelerek adaylık başvurusunda bulundu.

Haber Merkezi / YRP Lideri Erbakan, 14 Mayıs seçimlerinde, partisinin temsil ettiği Milli Görüş’ün “herhangi bir ittifaka dahil olmadan müstakil olarak seçime girme” kararı aldıklarını açıkladı.

“Milli Görüş çizgisinden asla ödün vermeden” yollarına devam ettiklerini belirten Fatih Erbakan, “Bu yürüyüşte partimiz kısa zamanda büyük yol aldı” diye konuştu.

Partisinin 14 Mayıs seçimlerine “çok ciddi, belirleyici bir güç” olarak girdiğini belirten Erbakan, Milli Görüş’ün “orijinal istikametine uygun şekilde” temsil edildiğini kaydetti.

YRP Lideri Erbakan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Yeniden Refah Partisi’nin başkanı olarak kendisinin cumhurbaşkanı adayı olacağını duyurdu.

Fatih Erbakan, ardından Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) gelerek adaylık başvurusunda bulundu.

Ne olmuştu?

AK Parti Genel Başkanvekillerinin geçtiğimiz hafta Yeniden Refah Partisi’ne yönelik ziyaretlerinin ardından ittifaka katılım için 30 maddelik teklif gündeme gelmişti.

Yeniden Refah’ın 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un kaldırılması talebinin AK Parti tarafından kabul edildiği iddia edilmişti.

Sonrasında iktidar kanadından yapılan açıklamalarda bu iddia yalanlanmıştı.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için başvurular başladı

Öte taraftan 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Yüksek Seçim Kurulu’na başvurular başladı.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ata İttifakı’nın adayı eski MHP’li Sinan Oğan ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce Yüksek Seçim Kuruluna (YSK), cumhurbaşkanı adaylığı başvurusunda bulundu.

Paylaşın

“AK Parti’de Bakanların Milletvekili Adayı Yapılması Tartışılıyor” İddiası

“AK Parti’de Cumhur İttifakı’nın milletvekili seçimlerinde başarısız olmasının Cumhurbaşkanlığı seçimini de doğrudan ve olumsuz etkilediği tespiti yapılmış. Bu nedenle milletvekili genel seçimlerinde de oyları artıracağı düşünülen kararlar alınmış. Bunlardan biri de ‘tanınmış isimlerin’ milletvekili adayı olması.

Bu kapsamda kabinede görevli bakanların tamamının milletvekili adayı yapılması tartışılıyormuş. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, AK Parti’nin en önemli seçim kozları olabilir.”

Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, Cumhur İttifakı’nın seçim stratejisine ilişkin Ankara kulislerinde konuşulanlarla ilgili bir yazı kaleme aldı.

Zeyrek’in, “Muhalefete düşme planı mı?” başlığıyla yayımlanan yazısında, temel hedefin Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’yla arasındaki 5 puanlık farkı kapatmak olduğu yönünde kulis aldığını kaydetti.

“Deprem, sel gibi afetler sonrasında yaşanan felaketler, iktidarın vaatlerle icraatlarla oy kazanmasını zorlaştırıyor. O yüzden başka bir yol haritasına ihtiyaç duyuluyor. O yol haritasında ise ilginç detaylar var” ifdelerine yer veren Zeyrek, ittifakın stratejilerini şöyle sıraladı:

“1- İttifakı genişletmek: HüdaPar ve Yeniden Refah Partisi’ni Cumhur İttifakı’na katmak. Erdoğan’ın stratejistleri iki partinin katılmasıyla muhafazakar Kürt ve Türklerden 2 puan gelmesini umut ediyor.

2- İYİ Parti tabanını çekmek: Kılıçdaroğlu’nun HDP ile görüşmesini, HDP’nin açıklamalarını İYİ Parti’nin milliyetçi tabanına karşı kullanmak. İYİ Parti tabanından Cumhur İttifakı’na en az 3 puan çekmek.

3- Kılıçdaroğlu’nun rakiplerine görünmez destek: Memleket Partisi lideri Muharrem İnce aksini söylese de iktidar stratejistleri, muhalefet mahallesinden Kılıçdaroğlu’nun rakibi olan herkesi kendi saflarında görüyor. Erdoğan’ın seçim stratejisini oluşturmakla görevli yetkililerden biri, İnce’nin alacağı oylar sayesinde Kılıçdaroğlu’nun yüzde 50’nin altında kalabileceğini ve ilk turda kazanamayabileceğini, bunun da Erdoğan’ın şansını artırabileceğini ifade etti. AK Parti kulislerinde Erdoğan’ın, iletişim kadrolarına İnce’nin Kılıçdaroğlu karşısında güçlenmesi için el altından (İnce’nin dahi haberi olmadan) her türlü desteğin verilmesini istediği konuşuluyor. Yakında sosyal medyada ikinci tura Erdoğan ve İnce’nin kalacağını gösteren anket ve yorumları sıkça görürseniz şaşırmayın.

4- Milletvekili seçimlerine asılmak: Yapılan değerlendirmede Cumhur İttifakı’nın milletvekili seçimlerinde başarısız olmasının Cumhurbaşkanlığı seçimini de doğrudan ve olumsuz etkilediği tespiti yapılmış. Bu nedenle milletvekili genel seçimlerinde de oyları artıracağı düşünülen kararlar alınmış. Bunlardan biri de ‘tanınmış isimlerin’ milletvekili adayı olması.”

“Dokunulmaz olacaklar”

“Bu kapsamda kabinede görevli bakanların tamamının milletvekili adayı yapılması tartışılıyormuş. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, AK Parti’nin en önemli seçim kozları olabilir” ifadelerini kaydeden Zeyrek, şöyle devam etti:

“Bazı siyasi gözlemciler, Erdoğan’ın bütün bakanları, Cumhurbaşkanlığı kurullarındaki bazı isimleri ve kritik bürokratları milletvekili yaparak, dokunulmazlık kazandırmak istediği yorumunu yapıyor ki bunun da haklılık payı olabilir. Zira Erdoğan seçimi kaybederse ve AK Parti muhalefete düşerse, söz konusu isimler milletvekili olacakları için dokunulmazlık zırhına bürüneceklerinden bakanlıkları sırasındaki tartışmalı işlerden dolayı dokunulmaz olacaklar.

Erdoğan seçimi kazanırsa da zaten TBMM’nin yürütme açısından bir önemi kalmayacağı için istediği ismi istifa ettirip Bakan yapabilecek. Anlayacağınız, Erdoğan ‘aslarını’ sahaya sürerek bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Yani bir taraftan güçlü adaylarla kazanmak istiyor, diğer taraftan da ‘muhalefete düşme’ durumu için aslarına dokunulmazlık gibi ciddi bir önlem alıyor.”

Paylaşın

AK Parti’de Hedef Hem Milliyetçi Oylar Hem De Kürt Oyları

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi yaklaştıkça, partilerinde stratejileri netleşmeye başladı. Cumhur İttifakı’nı genişletme çalışmalarını sürdüren AK Parti’nin hedefinde ise İYİ Parti’den kopması beklenen milliyetçi oylar ile HDP’den kopması beklenen Kürt oyları var. 

Öte yandan AK Parti’de Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile birlikte İmamoğlu ve Yavaş’ın da “yardımcı” olarak açıklanmasının ardından nasıl bir hamle yapılacağı merak konusuydu. AK Parti kurmayları, “Kılıçdaroğlu’nun kazanacak aday olmadığını Millet İttifakı da itiraf etti ve kazanması için yanına iki isim daha görevlendirildi” yorumu yaparken bu durumun seçim stratejisinde değişikliğe yol açmayacağı savunuluyor.

DW Türkçe’den Kıvanç El’in haberine göre, AK Parti, 14 Mayıs seçimleri için milletvekili listelerini belirleme ve beyanname çalışmalarının yanı sıra attığı adımlarla da en geniş seçmen kitlesine ulaşmaya çalışıyor. Hedefte ise İYİ Parti’den kopması beklenen milliyetçi oylar ile HDP’den kopması beklenen Kürt oyları var.

Cumhur İttifakı’nı genişletme çalışmalarını sürdüren AK Parti’de Yeniden Refah Partisi ve HÜDAPAR ile ittifak görüşmelerinde yol alınırken ANAP ve DSP ile yapılan temaslarda ise henüz net bir gelişme yok. AK Parti yönetiminde, Meclis dağılımında Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu yakalama noktasında sıkıntılar olduğu değerlendirilirken bu nedenle bir kişinin bile önemli olduğu ve listeler yapılırken detaylı ve ince hesap yapılması gerektiği fikri hakim.

HÜDAPAR tartışılıyor  

HÜDAPAR ile masaya oturulması, AK Parti içerisinde özellikle bölge milletvekillerinde bir rahatsızlığa yol açtı. AK Parti yönetiminde de HÜDAPAR ile iş birliği tüm boyutlarıyla ele alınıyor. HÜDAPAR’ın getireceği oy ve bu birliktelik nedeniyle kaybedilecek olası oylar da değerlendiriliyor. HÜDAPAR’ın özellikle Diyarbakır, Batman, Mardin, Bitlis gibi illerdeki örgütlülüğünün seçim çalışmalarında destek olacağı, ayrıca seçim günü sandık güvenliği noktasında da Cumhur İttifakı’na katkı sağlayacağı, AK Parti’de “iş birliğinin artıları” olarak savunuluyor.

HÜDAPAR ile birlikteliğin Kürt oylara olumsuz etki etmesinden endişe eden AK Parti kurmayları da oldukça çoğunlukta. Ancak AK Parti yönetiminde “AK Parti HDP’den daha fazla Kürt oyu alan bir parti. Bu ciddi bir kopuş getirmeyecektir” görüşü hakim. Bu konuda da yapılacak listelerde yer alacak isimlerle Kürt seçmene mesaj verilebileceği değerlendiriliyor.

“Ülkücü oylar” hedef 

AK Parti’de İYİ Parti’de son dönem altılı masada yaşanan krizin ardından kopan ülkücü ve milliyetçi bir seçmen olduğu ve bu kitlenin ikna edilmesi için MHP ile birlikte “dinamizm içinde” yoğun ve aktif çalışma yapılması gerektiği ifade ediliyor.

AK Parti kurmayları, HDP’nin Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklaması sonrası AK Parti, MHP ve BBP’den daha önce kopan bazı milliyetçi seçmenin Cumhur İttifakı’na geri döneceğini savunuyor.  Bu noktada seçim kampanyasında Erdoğan’ın da bu seçmen kitlesine mesajlarını artıracağına dikkat çekiliyor.

AK Parti’de bazı yöneticilerin “milliyetçi oyların kazanılması” stratejisi çerçevesinde Devlet Bahçeli ismini “cumhurbaşkanı yardımcısı” olarak önerdikleri ifade ediliyor. Ancak hem Erdoğan’a yakın kurmaylar hem de MHP cephesinde bu formüle sıcak bakılmıyor. Millet İttifakı’nda eleştirilen “çoklu cumhurbaşkanı yardımcısı” modelinin uygulanmayacağına da dikkat çekiliyor.

Devlet Bahçeli’nin de “cumhurbaşkanı yardımcılığı” görevini istemediği kaydediliyor. Erdoğan’ın seçilmesi halinde yine bir ya da en fazla iki cumhurbaşkanı yardımcısı ile çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.

Kılıçdaroğlu-İmamoğlu-Yavaş ne kadar etkiledi? 

AK Parti’de Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile birlikte İmamoğlu ve Yavaş’ın da “yardımcı” olarak açıklanmasının ardından nasıl bir hamle yapılacağı merak konusuydu. AK Parti kurmayları, “Kılıçdaroğlu’nun kazanacak aday olmadığını Millet İttifakı da itiraf etti ve kazanması için yanına iki isim daha görevlendirildi” yorumu yaparken bu durumun seçim stratejisinde değişikliğe yol açmayacağı savunuluyor.

Listeler nasıl yapılacak? 

14 Mayıs seçimini “en kritik seçim” olarak değerlendiren AK Parti’de milletvekili listeleri için de komisyon kuruldu. Komisyon, bölgedeki kanaat önderleri ile değerlendirmeler yaparak listeleri oluşturmaya çalışacak. AK Parti, 25 Mart’ta da mahalle temsilcisinden il başkanına, belediye meclis üyelerinden eski-yeni milletvekillerine kadar tüm üyelerinin katılımı ile temayül yoklaması yapacak. Buradan çıkacak adaylar Genel Merkez’deki komisyon tarafından değerlendirilecek ve son olarak nisan ayının ilk haftasında Erdoğan başkanlığında toplanacak “üst komisyon” toplantısında son şekli verilip YSK’ya sunulacak.

Listeler yapılırken MHP ile de görüşmelerin olduğu vurgulanırken bazı illerde ortak liste çıkarılıp çıkarılmaması konusu da hala masada. Bazı illerde AKP ve MHP’nin ayrı ayrı girmesi durumunda vekil kaybı olması ihtimali de değerlendiriliyor. Temel ilkenin ayrı listeler ile girmek olduğu ifade edilse de kritik hesapların olması durumunda bunun yeniden gözden geçirileceği vurgulanıyor.

Seçime ayrı liste ile gireceğini açıklayan BBP ile de yine bu kritik dengelere göre 9 Nisan’da listeler açıklanmadan bir görüşme daha yapılarak olası tablonun da yeniden değerlendirilebileceği ifade ediliyor.

9 Nisan’da listelerin YSK’ya verilmesinin ardından AK Parti’nin Ankara’da aday tanıtım ve seçim beyannamesinin açıklanacağı bir program gerçekleştirmesi bekleniyor. AK Parti’nin seçim beyannamesinde de revizyona gidildi. Ekonomi ve afet yönetimi beyannamenin ana çerçevesini oluşturacak.

Üç dönemlikler ne olacak? 

AK Parti’nin şu an 27’nci dönemde görev yapan mevcut 285 milletvekilinden 84’ü üç dönemlik milletvekili. Ancak bu 84 vekilin 42’si ise “25. Dönem”de de görev yapan vekil. 2015 yılı Haziran ayında yapılan ve 4 ay süren 25. dönemin bu kuralda sayılmaması yönünde daha önce alınan karar uygulanırsa, AK Parti’de üç dönemlik kuralına takılan 84 değil 42 isim kalıyor. Bu isimler arasında Meclis Başkanı Mustafa Şentop, AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz, genel başkan yardımcıları Ali İhsan Yavuz, Hamza Dağ, Vedat Demiröz gibi isimler de yer alıyor. 42 isimden çok az sayıda ismin yeniden aday yapılacağı ifade ediliyor.

Bakanların aday gösterilmesi konusunda bir netlik bulunmazken Süleyman Soylu’nun bakanlığı bırakacağı ve bu nedenle milletvekili adayı olabileceği de ifade ediliyor. Ancak bu noktada bakanların vekil olması yönünde henüz verilmiş net bir karar yok.

Paylaşın

Erdoğan: Aramıza Yeni Katılacak Dostlarımızla İlerleyeceğiz

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak, “Ülkemizi bu içi karmaşık, arkası karanlık, şekli bozuk, yönü belirsiz, hırsı boyunu aşan koalisyonun insafına terk edemeyiz” dedi.

Haber Merkezi / Erdoğan, “Altılı koalisyon” olarak nitelendirdiği Millet İttifakı için, “Güçlendirilmiş parlamenter sistem diye başladıkları yolculuğun sonu önce kumar masasına, sonra at pazarlığından beter bir cumhurbaşkanı yardımcılığı ve vekillik paylaşımı kavgasına çıktı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca 16. seçim zaferini ilan etme isteğini de dile getirdi ve “Aramıza yeni katılacak dostlarımızla ilerleyeceğiz” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şu şekilde:

“Her seçim zordur, hayatidir, önemlidir. Ama ülkemizin içinden geçtiği süreç son deprem afetinin yol açtığı kayıplar, bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler 14 Mayıs seçimini farklı bir yere taşımıştır. Karşımızda kurulan derme çatma ittifakın yapısına ve motivasyonuna bakarak da anlayabiliriz. Karşımızda bir ittifak değil, eski Türkiye’de olduğu gibi kavga, ayak oyunu ve pazarlık üzerine kurulu koalisyon yapısı vardır.

İşe 6’lı başlayan artık 8’li mi 10’lu mu olduğu belli olmayan ittifakın yayınladığı bildiri bile ülkeyi nereye getirmek istediklerinin ispatıdır. Bu koalisyonun gündeminde ülkenin ve milletin hiçbir meselesi yoktur. Ne deprem, ne depremzedelerin sızıları ne de deprem yaralarının sarılması ihtiyacı bunların gündeminde yer almıyor. Küresel ve bölgesel krizlerin Türk ekonomisi üzerindeki etkisinin giderilmesine dair teklif, proje yer almıyor. Türkiye’nin 20 yılda kat ettiği gelişmeyi, büyümeyi sürdürmeye yönelik tek bir adım yer almadığı gibi yapılanları yıkmayı vaad ediyorlar.

Milletin sıkıntılarını çözecek, refahını artıracak, hayallerini gerçekleştirecek hiçbir hazırlık, program bunların gündeminde yer almıyor. Birlikte ve beraberliğimize gözünü diken terör örgütlerinin başını ezmek için yürüttüğümüz kararlılık bunların gündeminde yer almıyor.

“Eski Türkiye’yi geri getirme çabası var”

Bunların gündeminde sadece siyasi ihtras var, makam ve mevki paylaşımı var. Ülkenin kaynaklarının nasıl yağmalanacağı var. Birlik ve beraberliğimizi bozma var. Eski Türkiye’yi geri getirme çabası var. Öyle bir kavga ki içinde tehditten rüşvete, hakaretten şantaja aba altından değil alenen sopa göstermekten sürüden ayrılanları linç ettirmeye kadar her türlü rezillik var. Böyle 32 kısım tekmili birden entrikayı ne sinemada ne televizyon dizilerinde ne de romanlarda bulursunuz ama ülke olarak bunların

Bizansvari taht kavgalarını aylarca, günlerce naklen seyrettik, satır satır okuduk, cümle cümle dinledik. Türkiye Türk demokrasisi milletimiz böyle bir hazin tabloyu asla hak etmiyor. Milletimize karşı sorumluluğumuzun temeli olarak bu içi karmaşık, şekli bozuk koalisyonun insafına terk edemeyiz. Cumhuriyetimizin ilk asrındaki kayıpları geride bırakarak hızlandığımız dönemde böyle bir faciaya izin veremeyiz.

Kadınlarımızla ve gençlerimizle paylaştığımız umutların birlikte geliştirdiğimiz vizyonun bir avuç muhteris yüzünden elimizden kayıp gitmesine göz yumamayız. Türkiye’nin ışığını söndürmek, nefesini kesmek, dizlerinin bağını çözmek için ellerini ovuşturarak bekleyenlere zafer çığlıkları attıramayız. Bunun için her seçimde çalıştığımızdan daha çok çalışacağız. Bunun için her seçimde ulaştığımızdan daha çok insana ulaşacağız. Daha fazla gönül kazanacağız. Aksi takdirde ülkenin ve milletin yaşayacağı büyük facianın vebali altında kalırız.

Dün imzalayarak Resmi Gazete’de yayımladığımız seçimlerin yenilenmesi kararının ardından YSK seçim takvimini oluşturmaya başladı. Seçim kampanyamızı 11 ilde büyük yıkıma yol açan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yönelik hassasiyetle yöneteceğiz. Kırkı çıkmadan genel merkezler önünde aday kutlaması yapanlar gibi kesinlikle olmayacağız. Müzikli mitingi ve klasik kampanya yöntemlerini kullanmayacağız.

İnsanlarımızla yüz yüze hasbihal edecek, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatacağız. Türkiye için hemen şimdi diyerek 20 yıllık eser ve hizmet altyapımızın üzerine bina edeceğimiz program ve projelerimizi anlatacağız.”

Paylaşın

Cumhur İttifakı’ndan Genişleme Hamlesi: Yeniden Refah Partisi

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın ziyaret sonrası yaptığı açıklamada “Yeniden Refah Partimizi Cumhur İttifakı’nda görmek istediklerini ifade ettiler” dedi ve ekledi:

“Bizler de yetkili kurumlarda bu teklifi, daveti değerlendireceğiz. En kısa zamanda cevap vereceğiz.”

Binali Yıldırım da “İnşallah arzu ediyoruz ki bu seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Tabii ki Sayın Genel Başkan Fatih Erbakan ve arkadaşları bu konuda kendi bünyelerinde değerlendirmelerini yapacaklar ve ondan sonra kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklar” diye konuştu.

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı, Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret ederek Cumhur İttifakı’na katılmaya davet etti.

Toplantı sonrası kameraların karşısına geçen Binali Yıldırım ile Fatih Erbakan bir açıklama yaptı. Yıldırım şu değerlendirmede bulundu:

“Yapılacak seçimlerin milletimize, ülkemize, insanlığımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Seçim takvimi netleştikçe partiler arasında görüşme trafiği başladı. Bu çerçevede Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’ni AK Parti adına ziyaret etmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki yapılacak seçimlerle ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.

Çok verimli faydalı görüşme gerçekleştirdik. Arzu ediyoruz ki, inşallah bu seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Tabii ki sayın genel başkan Fatih Erbakan ve arkadaşları bu konuda kendi bünyelerinde değerlendirmelerini yapacaklar ve ondan sonra kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklardır. Bize gösterdikleri bu sıcak ilgi ve ev sahipliği için bir kez daha sayın genel başkan ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum.”

“En kısa zamanda cevap vereceğiz”

Yıldırım’ın ardından bir açıklamada bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan şöyle konuştu:

“Bugün sağ olsunlar AK Parti heyeti olarak kıymetli başbakanımız ve Ali İhsan Bey ziyarette bulundular. Yaklaşan seçimler dolayısıyla karşılıklı fikir alışverişi ve müzakerede bulunuldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın selamını ilettiler.

14 Mayıs seçimlerinde Yeniden Refah Partimizi Cumhur İttifakı’na görmeyi ifade ettiler. Biz de inşallah yetkili kurumlarımızda değerlendirip kendilerine en kısa zamanda cevap vereceğiz. İnşallah ülkemiz için milletimiz için hayırlı adımlar atmak, hayırlı sonuçlar nasip olur. Kendilerine teşekkür ediyorum, inşallah hayırlı olsun.”

Paylaşın

DSP Lideri Aksakal, Cumhur İttifakı’na Yeşil Işık Yaktı

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bugüne kadar Cumhur İttifakı’ndan bir teklif şu ana kadar ulaşmadı. Bu, şu an gazeteci arkadaşlarımızın kendi yorumlarıdır. Teklif gelirse bunu tabii ki değerlendiririz. Yarın başkanlık divanımız toplanıyor. Bu konular görüşülür, bir karar oluşturulacak. O karar çevresinde değerlendirmeye alınacaktır” dedi.

İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, Anavatan Partisi ve DSP’nin de Cumhur İttifakı’na katılacağını yazmıştı.

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, dün Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenen Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemeyeceklerine yönelik açıklamasının ardından yeni bir açıklama geldi.

Cumhur İttifakı’na yeşil ışık yakan DSP Lideri Aksakal A Haber yayınında, “Teklif gelirse değerlendiririz” dedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, DSP’nin de Cumhur İttifakı’na katılacağının gündeme taşınmasına yönelik haberlerin sorulduğu Aksakal, şu ifadeleri kullandı:

“Bu devletin parçalanmasına yönelik hiçbir hareketin kenarında bile olamayacağımızı söyledik. DSP, Bülent Ecevit’in kurduğu, milliyetçi, vatansever, sol bir partidir. Siyasi tartışmalarda ekonomik konularda elbette farklı düşünebiliriz, ama Türkiye Devleti’nin bölünmez bütünlüğü üzerine kurgulanan hiçbir argümanın yanında DSP olamaz.

Seçim sistemi içinde bugün AK Parti dahil ittifaklarla devleti yönetme noktasında. Millet İttifakı da 6 parti masanın etrafında. Bugüne kadar Cumhur İttifakı’ndan bir teklif şu ana kadar ulaşmadı. Bu, şu an gazeteci arkadaşlarımızın kendi yorumlarıdır. Teklif gelirse bunu tabii ki değerlendiririz. Yarın başkanlık divanımız toplanıyor. Bu konular görüşülür, bir karar oluşturulacak. O karar çevresinde değerlendirmeye alınacaktır.”

Gündeme taşınmıştı

İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, Anavatan Partisi ve DSP’nin de Cumhur İttifakı’na katılacağını yazmış ve yazısında şunları kaydetmişti:

“Şu sıralarda Cumhur İttifakı’nda da bir hareketlilik var. Yeni siyasi aktörlerden, yakın tarihte iz bırakmış partilerden söz ediliyor. Ama ayrıntılarını önümüzdeki günlerde öğreneceğimiz şu iki gelişme dikkat çekici: Rahmetli Özal’ın kurduğu Anavatan Partisi ile solun efsanevi lideri Ecevit’in DSP’si de Cumhur İttifakı’na katılıyor.”

Paylaşın

AK Parti’den “Dindar Kürtler” İçin Yeni Adım Sinyali

14 Mayıs’ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yaklaştıkça, partilerinden izleyeceği yol haritası netleşmeye başlıyor. AK Parti’nin bu süreçte “Dindar Kürtler’i kazanmak için yeni adımlar atabileceği öne sürülüyor.

Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre AK Parti kurmaylarının “Dindar Kürtleri yeniden kazanmamız lazım” dediği belirtildi.

Altılı Masa’nın 2 Mart’taki toplantısında İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına itirazıyla başlayan krizin, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarının “cumhurbaşkanı yardımcılığına getirilmesi taahhüdü” formülüyle aşılması, iktidar cephesinde de yankı buldu.

Cumhur İttifakı kulislerinde Altılı Masa’da yaşanan adaylık krizinin, seçmende ileriye dönük bir “istikrarsızlık endişesi” yarattığı görüşü dillendirilirken, krizin “belediye başkanları” formülüyle çözülmesinin mevcut tabloda değişiklik yaratmayacağı görüşü hakim.

Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu’nun haberine göre AK Parti kurmayları, “Şartların aleyhte olduğunu düşünmüyoruz. Bu süreçte Millet İttifakı ciddi bir hasar aldı. Attıkları son adım, bir hasar toparlama hamlesidir. Onların kısmen lehinedir. Ama Kılıçdaroğlu hâlâ bizim için çok iyi bir adaydır. Belediye başkanları formülü olmasaydı da Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yavaş sahaya birlikte çıkacaklardı. O nedenle oluşan bu yeni durum sonrası da bizim için değişen birşey olmayacak” değerlendirmesini yapıyor.

AK Parti kurmayları bu süreçte özellikle HDP’nin Millet İttifakı’na yönelik tavrının izlenmesi gerektiğine işaret ederken, AK Parti’nin Kürt seçmene yönelik yeni adımları gündemine alabileceği sinyalini veriyor.

Kurmaylar, “Bölge vekillerini çok iyi dinlememiz ve özellikle dindar Kürtleri yeniden kazanmamız lazım. Bu adımlar ‘MHP’ye rağmen’ değil bizim atacağımız adımlar olmalı. Bölgeden doğru vekil adayları çıkarmamız, söylemle ilgili özel olarak çalışmamız, kayyumlarla ilgili yanlış okumaların önüne geçmemiz, HDP’yi doğrudan PKK ile ilişkilendiren dili esnetmemiz gerekiyor” diyor.

Paylaşın

“Cumhur İttifakı Seçimde Ortak Liste Çıkarabilir” İddiası

Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP’nin 14 Mayıs’ta yapılması planlan seçimlerde bazı kentlerde ortak liste çıkarılabileceği konuşuluyor. Bu değişiklikte MHP’nin düşen oylarının etkili olacağı savunuluyor.

Millet İttifakı’ndan farklı olarak Cumhur İttifakı’nın iki önemli bileşeni AK Parti ve MHP 2018 seçimlerinde 81 ilde ayrı listeler çıkarmıştı.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yeni bir gelişme olmazsa 14 Mayıs’ta yapılması planlanıyor. İktidardan muhalefete tüm partiler Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş olsa da Meclis seçimleri de büyük önem taşıyor.

Millet İttifakı’nda hedef “parlamenter sisteme geçiş” vaadi dolayısıyla en az 360 milletvekili çıkarmak. Bunun için de tüm partilerden temsilcilerin katıldığı bir komisyon çalışmaya başladı. Komisyonun en yüksek sayıda milletvekilini çıkarmak için yaklaşık 40 kentte ortak liste hazırlığı içinde olduğu biliniyor.

“Hangi ilde nasıl bir ortak liste ile seçime girmek doğru olur?” sorusuna en iyi yanıtı vermek için çalışan komisyon için Cumhur İttifakı’nın atacağı adımlar da önemli. AK Parti ve MHP 2018 seçimlerinde 81 ilde ayrı listeler çıkarmıştı.

Ama bu seçimde Millet İttifakı’nın planladığı gibi Cumhur İttifakı partilerinin de bazı kentlerde ortak listeler çıkarılabileceği konuşuluyor. Bu değişiklikte MHP’nin düşen oylarının etkili olacağı savunuluyor.

“Muhalefet seçimler ertelensin derse şaşırmayın”

Kahramanmaraş merkezli 11 kentte büyük yıkım ve can kaybına yol açan depremin ardından başlayan “seçimlerin ertelenmesi” tartışması şimdilik bitmiş görünüyor.

İddialara göre Cumhur İttifakı, erteleme seçeneğini değerlendirdi, ancak ne yasal ne de siyasi açıdan faydalı olmayacağını gördüğü için seçimlerin daha önce duyurulduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılması kararını değiştirmedi.

İktidar mensuplarına göre seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasının “hızla yaraların sarılması, konut inşaatlarının başlaması, yardımların yapılması” gibi siyasi açıdan iktidara bir dizi de avantajı olacak. Öyle ki bazı AK Partili siyasetçiler “Muhalefet seçimler ertelensin derse şaşırmayın” iddiasında bulunuyor.

Paylaşın