Erdoğan’dan Cumhur İttifakı Mesajı: Tuzağa Düşmeyeceğiz

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Yol arkadaşımız ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile omuz omuza yürüyoruz. Yapılan saldırılara eyvallah demeyiz. Bu saldırılara müsamaha göstermeyiz ve geçit vermeyiz” dedi ve ekledi:

“Bitleri kanlanan FETÖ’nün tetikçi kalemleriyle nereye varılmak istendiğini çok iyi biliyoruz. Gerek Sayın Bahçeli gerekse şahsım yapılan saldırıları açık şekilde görüyoruz. Bunların meselesi MHP’den ziyade Türkiye’nin güvencesi olan Cumhur İttifakı’dır, bu tuzağa düşmeyeceğiz. 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı kurulan Cumhur İttifakı sapa sağlam ayaktadır. Biz CHP’nin eski kötü alışkanlıklarından vazgeçmesini istiyoruz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“İsrail daha önceki bayramlarda olduğu gibi bu bayramda da kan dökmeye, çocukların ve sivillerin üzerine bomba yağdırmaya devam etti. Yüzlerce Filistinli kardeşimiz şehit oldu. Buradan bir kez daha 38 bini aşkım şehit kardeşimizi rahmetle anıyorum. Ecdadınız tarih boyunca Filistin’e nasıl sahip çıktıysa, kuruluşundan beri Türkiye Cumhuriyeti Filistin’e nasıl sahip çıktıysa biz de aynı ruhla sahip çıkmaya devam edeceğiz. Birileri icazet kapıları olan Avrupa’da farklı konuşabilir, ama biz içeride ve dışarıda hakkı konuşacağız. Zalimlerin karşısında duracağız. Kimse bizden zalimler karşısında düğme iliklememizi beklenemesin.

İtalya ve İspanya ziyaretlerinde Gazzeli kardeşlerimize yönelik zulmü gündeme getirdik. İsrail’e karşı verilecek en etkili yanıtın Filistin devletinin tanınması olacağını duyurduk. Alınan ve açıklanan son kararlarla özellikle 149’e yükselen tanıma adımlarının çok önemli olduğunu ifade ediyorum. Şu ikazı da buradan duyurmalıyım. Gazze’yi yakıp yıkan İsrail’in gözünü Lübnan’a çevirdiğini görüyoruz. Netanyahu’nun savaşı bölgeye yayma planları büyük bir felakete yol açacaktır. Ortadoğu ve kardeş ülkelerin tepki göstermesi gerekiyor. Fakat İslam dünyası ülkelerinin ölü toprağı serpilmiş gibi olduklarını üzülerek görüyoruz.

Bayram tatilinde otoyollarımızı kullanan araç sayısı 21 milyonun üzerine çıktı. Uzakları yakınlaştırmak sevenleri buluşturmak ve konforlu seyahat amacıyla hizmete verdiğimiz ulaştırma yatırımlarının karşılığını kat ve kat alıyoruz. Diyarbakır ve Mardin’de çıkan yangınlarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. 15 insanımızı kaybettiğimiz bir felaket üzerinde tepinenleri Allah’a havale ediyoruz. Bir taraftan devletimiz yangını söndürmek için canını dişine takıyor. Bir taraftan bir avuç kefen hırsızı selden kütük kapma yarışına giriyor. Kimse kusura bakmasın bunun adı siyasi nebbaşlıktır. Milletin yürek yangınını istismar etmektir. Mardin Valiliği çok çirkin bir provokasyonun da önüne geçmiştir. Portekiz maçı sonrasında bu zihniyete mensup kansızların milletin sinir uçlarıyla oynama girişimi asla masum değildir.

Millilerimizin inşallah bu akşam tarihi bir zafere imza atacaklarına inanıyorum. İnşallah bu akşam 85 milyon tek yürek olarak dualarımızla A Milli Futbol Takımı’mızın yanında olacağız.

AK Parti kurulduğu günden itibaren bugüne kadar kutuplaşmanın kamplaşmanın tarafında olmadı, asla ve asla gerilim siyaseti gütmedi. Türkiye’yi 85 milyon vatandaşıyla bir bütün olarak kucakladık. Hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık. Vatandaşımızın rengine, diline, dinine ve yaşam tarzına hiçbir zaman bakmadık. Bizim siyasetimiz insan odaklı siyasettir. Her seçimde milletimizin yoğun tercihine mazhar olmamızın nedeni budur.

“Uzlaşı ve yumuşama olur ama ittifak olmaz”

Bize yapılan saldırılarda ana muhalefet partisi bırakın bizim yanımızda olmayı, hukukun yanında da olmadı. Sıkılı yumrukları açacak olan muhalefettir. Hançerleri kınına koyacak olan muhalefettir. Dilini söylemini siyaset tarzını düzeltecek olan muhalefettir. Bizim çabamız aslında muhalefeti normalleştirmektir. Yani yumuşaması gereken normalleşmesi gereken muhalefettir. İktidar partisi ve ana muhalefet partisi arasında siyasi ittifak olmaz. Uzlaşı olur, yumuşama olur ama ittifak olmaz. Biz de zaten böyle bir çaba içerisinde değiliz.

Tüm çabamıza ve iyi niyetimize rağmen muhalefetin çabamıza nasıl karşılık verdiğini görüyorsunuz. Karşımızdakilerin ciddi bir hazım problemi yaşadıkları anlaşılıyor. 22 yıl boyunca CHP’den hoşgörü ve nezaket görmedik. Bundan dolayı da bir şey kaybetmedik. Siyasi bir kazanç peşinde de değiliz. Diyaloğa şans tanıma arzumuz partimize ve Cumhur İttifakı’na yönelik hadsizliklere göz yumacağız anlamına gelmez. Yumuşak başlıyız ama boynu çekilecek uysal koyun da değiliz. Şimdi çıkmış sabah akşam suç ortakları diyor. Suç ortağı arayanlar para kulelerine baksınlar, sözde kent uzlaşısında kimlerle yol yürüdüklerini sorgulasınlar. Muhalefetten eski alışkanlıklarını artık terk ederek normalleşmelerini bekliyoruz. Eleştiri sınırını aşan yakışıksız ifadelere izin vermeyiz. Kimseyi de başarı hikayemize ortak etmeyiz.

Yol arkadaşımız ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile omuz omuza yürüyoruz. Yapılan saldırılara eyvallah demeyiz. Bu saldırılara müsamaha göstermeyiz ve geçit vermeyiz. Bitleri kanlanan FETÖ’nün tetikçi kalemleriyle nereye varılmak istendiğini çok iyi biliyoruz. Gerek Sayın Bahçeli gerekse şahsım yapılan saldırıları açık şekilde görüyoruz. Bunların meselesi MHP’den ziyade Türkiye’nin güvencesi olan Cumhur İttifakı’dır, bu tuzağa düşmeyeceğiz. 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı kurulan Cumhur İttifakı sapa sağlam ayaktadır. Biz CHP’nin eski kötü alışkanlıklarından vazgeçmesini istiyoruz.”

Paylaşın

Bahçeli’den “Cumhur İttifakı” Açıklaması: Bizden İyisi Şam’da Kayısı

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Cumhur İttifakı, Türk milletinin ruh köküdür, kararlılıkla yoluna devam edecektir. Demokrasinin asıl gücü çeşitli bakış açıları üzerine muhakeme yürütme çabasında gizlidir” dedi ve ekledi:

“Kafamız milletin gündemiyle meşgul. Osman Kavala ile terörist Demirtaş’ın serbest kalmasına, terör devletinin kurulmasına, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta milli haklarımızın hiçe sayılmasına, bölünmenin doğal karşılanmasına, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin rafa kaldırılmasına tamam dersek, sesimizi kısarsak, sen de buyur, ne isterseniz yapın mesajı verirsek, bizden iyisinin Şam’da kayısı olması kaçınılmazdır.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“20 Haziran günü Diyarbakır ile Mardin arasındaki anız yangınlarından zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Mağduriyet yaşayan insanlarımıza devletimizin cömert eli uzanacaktır. MHP olarak sürecin takipçisi olacağımızı bu vesileyle paylaşmak istiyorum. Yangının çıkış nedenleri tespit edilecek, gerekli hukuki tasarruf yapılacaktır. Bu konuda biraz sabırlı olmak lazımdır. Anız yangınını bahane ederek potansiyel nefretlerini dışa vuran kimler varsa tescilli Türkiye muhalifidir.

Diyarbakır Barosu’nun sipariş açıklamasıyla hangi emeli canlı tutmak istediği gözden uzak tutulamaz. Bin yıllık kardeşliğimizi ateş altına almak isteyen provokatörler az çok bellidir. Onların oyununu bozmak hepimize düşen milli görevdir. Puslu havalarda girdikleri deliklerden birer ikişer ortaya çıkarak rant devşirmenin, yalan sahasını genişletmenin yakasından tutmak, milli ahlak ve adaletin varoluş gayesidir. Kürt kökenli kardeşlerimizi istismar edenler tüm çirkin suretleriyle açıktadır.

Şu günlerde karamsar ve kaotik tablo çizenler revaçtadır. Gerçi iyimserlik için az gerekçemiz olduğu da malumdur. 3. dünya savaşıyla ilgili alarm zilleri çalanlara yenileri eklenmektedir. Bazı Avrupa ülkeleri silahlara ciddi bütçe hazırlıyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı, dünyada 3 ya da 4 ay içinde büyük bir çatışmanın yaşanacağını iddia etmiş, Trump ise dünya savaşı çıkmadan kasım ayındaki seçime kavuşabilme umudunu dillendirmiştir.

İngiliz Economist de savaş manşetleri atmıştır. Son zamanlarda yeni bir dünya savaşı riski telaffuz edilmektedir. Gerek devlet hafızasında gerekse da maşeri hafızalarda her şey mahfuzdur. Türkiye’nin de aralarında gösterildiği 34 ayrı ülkede kanlı çatışmaların varlığından bahsedilmiştir. Dünya çatışma haritası çizilirken bölgelere göre devlet temelli çatışmalardan etkilenen ülkeler kategorisinde Türkiye’nin gösterilmesi bize göre haksızlıktır. Bunun gereği meşru müdafaa gereğinde terörle mücadelemizden duyulan rahatsızlıktır.

Azılı katil savaştan vazgeçmeye hazır olunmadığından ancak Hamas’la kısmi anlaşmadan bahsediyor. Savaşın Orta Doğu’ya sıçrama riski irtifa kazanıyor. Lübnan’ın 2. Gazze olmasına karşı dünya uyarılıyor. İsrail’in Lübnan sınırına yığınak yapması, Hizbullah’ın füzeli saldırıları tansiyonu artırıyor. ABD’nin uzaktan seyretmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.

Kızıldeniz’de bulunan bir ABD uçak gemisinin Akdeniz’e doğru yola çıkması, savaş ve silah baronlarının iştahını kabartmaktadır. Türkiye’nin bulunduğu geniş coğrafyada fırtınalar kopmaktadır. Tayvan meselesinden dolayı ABD ile Çin arasında gerilime neden olan Hint-Pasifik kaynamaktadır. Irak ve Suriye üzerinde oyun oynanmaktadır. Balkanlar ve Anadolu kuşatmak altındadır. ABD haydi neyse İran’ın PKK’ya drone ve füze sevkiyatı iddiaları gündeme yansımaktadır. Doğu ve Kuzey Afrika bunalım kapanındadır. Doğu Avrupa ülkeleri huzursuz ve sancılıdır.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Çin’den sonra Kuzey Kore’ye gitmiş, anlaşmaları imzalamıştır. Putin’in NATO’nun Asya-Pasifik’e odağını kaydırdığını ve buna karşı mücadele edeceklerini söylemesi tedirginliği tırmandırmaktadır. Ukrayna Barış Zirvesi’nde Türkiye’nin egemenlik hukuku, Lozan Anlaşması’nın ilgili hükümleri yok sayılmıştır. Fener Rum Patriği’nin sınırları bellidir. İdari açıdan Fatih Kaymakamlığı’na bağlı olmakla birlikte seçilmiş patrik de Türk vatandaşıdır. Türkiye sınırları içinde Konstantinopolis diye bir şehir yoktur. Ekümenik unvanının hukukiliği, meşruluğu yoktur. Aksi iddiada bulunanların alayı Bizans sevdalısıdır. İstanbul’u 2. Vatikan’a dönüştürmeye hiç kimsenin gücü yetmez.

“Bizden iyisi Şam’da kayısı”

Cumhur İttifakı, Türk milletinin ruh köküdür, kararlılıkla yoluna devam edecektir. Demokrasinin asıl gücü çeşitli bakış açıları üzerine muhakeme yürütme çabasında gizlidir. Kafamız milletin gündemiyle meşgul. Osman Kavala ile terörist Demirtaş’ın serbest kalmasına, terör devletinin kurulmasına, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta milli haklarımızın hiçe sayılmasına, bölünmenin doğal karşılanmasına, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin rafa kaldırılmasına tamam dersek, sesimizi kısarsak, sen de buyur, ne isterseniz yapın mesajı verirsek, bizden iyisinin Şam’da kayısı olması kaçınılmazdır.

Ona buna pabuç bıraksaydık, kurşunlara, bombalara, cani hesaplara düğme ilikleyip saklansaydık sorarım sizlere, şehitlerimize ne diyecektik? Birbirimizin yüzüne nasıl bakacaktık? Bazı televizyon kanalları, satılmış köşe yazarları MHP ile yatıp MHP ile kalkıyorlar. Bunlara siyaseten her türlü desteği verip sözcülüğüne talip olan CHP’nin başkanı da kale duvarlarımızı taşa tutuyor. Bu şahsın o iki kişi diyerek sistematik suçlayıp saldırdığı değerli arkadaşlarım, benim ülküdaşlarımdır ve partimizin saygın isimleridir.

CHP Genel Başkanı bizim iki arkadaşımıza değil, sağında solunda yuvalanan Türkiye düşmanlarına baksa daha tutarlı, daha dengeli davranış içinde olacaktır. Bizim tek bir ülküdaşımız bile bunların alayına yetecektir. CHP’nin normalleşme maskeli sahtekar politikası anormalleşmeden başka bir şey değildir. Bizi Türkiye İttifakı denen harabeye davet etmesi tam bir akıl tutulmasıdır. Kurnaza bakar mısınız? Cumhur İttifakı’na karşı başlattığı yarma harekatını takdim etmek için olmadık metotları devreye sokuyor. CHP’nin normalleşmesi, PKK’nın normal görülmesidir.

1 Temmuz’da başlayacak malum cinayet davası ile partimizi ilişkilendirmek için tek ayak üstünde 40 yalan söylerler. Kimin kimlerle iş tutuştuğunu, sağda solda neler konuşulduğunu çok iyi biliyoruz. Davamızı 3-5 çapulcunun keyfine göre yargılatamayız. Ortalıkta gezen kuklaların başlarının tahrikiyle MHP’yi ve Ülkü Ocakları’nı sorgulatamayız. Bizi sindirmeye çalıştıklarını görmedik mi sanılıyor? MHP ile aşık atılamaz. 1 Temmuz’daki davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında kimse ortalıkta bulunmayacaktır. Kim ne biliyorsa mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim.”

Paylaşın

Ömer Çelik’ten “Cumhur İttifakı” Açıklaması: Çatlak Yok

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhur İttifakı konusunda ufak çatlak yoktur. AK Parti’nin MHP’den, MHP’nin AK Parti’den ayrılacağı şeklinde bir sürü şey söyleniyor” dedi ve ekledi:

“Hem Cumhurbaşkanımız hem sayın Bahçeli’nin vurguladığı bir şey var. Cumhur İttifakı ilkeler ittifakıdır. Türkiye’yi korumak için ortaya çıkmıştır. Bir çıkar ittifakı değildir. ‘Allah bana yeter’den daha güzel cümle var mı? Tabii ki Cumhur İttifakı bileşeni partiler özgün kimliklerinden, orijinal karakterlerinden, siyasi pozisyonlarından vazgeçerek tek parti haline gelmiyor.”

Ömer Çelik, “Temel konularda, ilkeler temelinde çatı oluşturuyorlar. Her iki partinin farklı değerlendirmeleri olabiliyor ama bu ittifakın birlik ve bütünlüğüne zarar verecek noktaya gelmiyor. Her iki parti kendi karakterine sahip. 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan tablodan sınana sınana bugünlere geldik” ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Habertürk’te Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı. Çelik “Bizim ittifakımız adı Cumhur İttifakı. Bunun niteliklerinde ve ilkelerinde değişme sözkonusu değil. CHP ‘Cumhur İttifakı’na katılıyorum, söylediklerimden vazgeçiyorum’ demiş değil” dedi. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberliği en sağlam şekilde sürüyor. Meclis’te bir mesele geliyor, meclis başkanvekilleri birbiriyle görüşmüyor mu? Görüşüyor. Gerginliklerde Meclis Başkanı ‘arka tarafa arkadaşlar’ deyince, görüşülmüyor mu? Burada şunu kabul edelim. Burada CHP normalleştiği zaman zaten bununla ilgili kapı açıktır.

Şimdi diyalog süreci olmuş. Buyurmuşsunuz AK Parti Genel Merkezi’ne gelmişsiniz. Biz de bundan memnuniyet duyduğumuzu açıklamışız. Sonra sayın Cumhurbaşkanı iade-i ziyarette bulunmuş. Bundan sonra ‘suç ortağı’ lafının siyasi idrakle bir alakası yok. Özgür Bey deneyimli siyasetçidir. Meclis’te pekçok kez görev yaptık. Orada Anayasa Mahkemesi, ekonomiyle ilgili konular var.

Bunları nitelerken ‘suç’ kelimesinin kullanılması. Normal siyaseti tarihinizin büyük dönemi kriminalize etmekle bir tarih geçirmişsiniz. Normal siyasi faaliyet yürürken rejim düşmanlığı, tek adam rejimi ile kriminalize etmişsiniz siyaseti. CHP muhalefet etmesin demiyoruz. Bunun dışında bir kelime yok mudur? Ne demek suç ortağı? Kim ne suç işlemiş?

“Cumhur İttifakı ilkeler ittifakıdır”

Cumhur İttifakı’yla ilgili soruları da yanıtlayan Ömer Çelik, şu ifadeleri kullandı: “Cumhur İttifakı konusunda ufak çatlak yoktur. AK Parti’nin MHP’den, MHP’nin AK Parti’den ayrılacağı şeklinde bir sürü şey söyleniyor. Hem Cumhurbaşkanımız hem sayın Bahçeli’nin vurguladığı bir şey var. Cumhur İttifakı ilkeler ittifakıdır. Türkiye’yi korumak için ortaya çıkmıştır. Bir çıkar ittifakı değildir. ‘Allah bana yeter’den daha güzel cümle var mı?

Tabii ki Cumhur İttifakı bileşeni partiler özgün kimliklerinden, orijinal karakterlerinden, siyasi pozisyonlarından vazgeçerek tek parti haline gelmiyor. Temel konularda, ilkeler temelinde çatı oluşturuyorlar. Her iki partinin farklı değerlendirmeleri olabiliyor ama bu ittifakın birlik ve bütünlüğüne zarar verecek noktaya gelmiyor. Her iki parti kendi karakterine sahip. 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan tablodan sınana sınana bugünlere geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Abdullah Gül’le iletişimine de değinen Ömer Çelik şöyle konuştu: “Sayın Abdullah Gül ile diyalogları hiç kesilmedi. Gençlik yıllarından beri arkadaşlar. Çok önemli görevlerde bulunmuştu. Deneyimli bir devlet adamıdır. Zaman zaman bir araya geldiklerini, sohbet ettiklerini biliyoruz.

Abdullah Bey hepimizin saygı duyduğu bir büyüğümüz. Partimizin kurucularından. Beraber yürüdükleri bir yol var. O hukuk her türlü siyasi tartışmanın üstünde ve titizlikle korunuyor. Zaman zaman ilişki seyrelebilir zaman zaman güçlenebilir. Ne görüştükleri sayın Cumhurbaşkanımız ve Abdullah Bey’in takdirindedir. Bir görüşme mümkündür. Bir araya gelseler konuşmaların yüzde 80’i, 90’ı Gazze ile ilgili olacaktır.”

Paylaşın

Ömer Çelik’ten “Cumhur İttifakı” Açıklaması: İrademiz Tamdır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Ülkemizi karşı karşıya olduğu tehlikelerden korumak ve geleceğe güçlü bir şekilde taşımak için kurulan Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için Cumhur İttifakı olarak, ülkemizi geleceğe taşımak ve milletimize hizmet etmek noktasında güçlü siyasetlere imza atmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan’ın vurguladığı gibi bu konudaki irademiz tamdır.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve öldürülen Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’le görüşmesinin ardından Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den sert bir açıklama geldi.

Bahçeli’nin “Türk Siyasetinde Normalleşme ve Yumuşama iddialarıyla Milliyetçi Hareket Partisi’ne Düzenlenen Siyasi Operasyonlar” başlıklı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti içindeki gayri memnun kesimin devamlı suyu bulandırmasını da dikkate alarak, AK Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın vücuda gelmesi, buna da altılı masanın diğer unsurlarının desteği Milliyetçi Hareket Partisi’nin samimi dileği ve temennisidir. Buna rağmen Cumhur İttifakı’na bağlılığımız kararlılıkla devam edecek, TBMM’de kanun tekliflerine verilen desteğimiz aynen sürecektir”

“Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmekte”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Devlet Bahçeli’nin açıklamaları sonrası sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ömer Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizi karşı karşıya olduğu tehlikelerden korumak ve geleceğe güçlü bir şekilde taşımak için kurulan Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir.

Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için Cumhur İttifakı olarak, ülkemizi geleceğe taşımak ve milletimize hizmet etmek noktasında güçlü siyasetlere imza atmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan’ın vurguladığı gibi bu konudaki irademiz tamdır.”

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Yeniden Refah” Sıkıntısı

31 Mart’ta yapılacak seçimlere sayılı günler kalırken, siyasi masalarda, AK Parti açısından farklı sonuçları olabilecek iller konuşuluyor. Örneğin, Şanlıurfa, Ordu ve Bursa. Seçimi kaybetme olasılığının dışında oy kaybı yaşanması da bekleniyor.

AK Partililer, Hatay ve Antalya’dan umutlanmış durumdalar. Trabzon’da AK Partinin, Mersin’de CHP’nin oylarını artırarak seçimi alacağı konuşuluyor. Kırıkkale’de de farklı bir durum yaşanıyor. CHP’li adayın sevilen bir isim olmasının sürpriz yaratabileceğini iddia edenler var.

Ankara’da halen Cumhur İttifakı’nın yönettiği Mamak, Etimesgut, Haymana ve Gölbaşı gibi ilçelerde Yeniden Refah Partisi (YRP) nedeniyle sıkıntı olabileceği belirtiliyor. Aynı olumsuz etkinin İstanbul’da Bahçelievler, Sancaktepe, Silivri, Çatalca, Eyüp gibi ilçelerde de olabileceği analiz ediliyor.

Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan, kulislerde yapılan analizlerde, bazı illerle ilgili sürpriz sonuçların konuşulduğunu ve “YRP, DEM ve yanlış aday etkisi.” YRP etkisi AKP’yi, DEM etkisinin de CHP’yi yakından ilgilendirdiğini aktardı.

Babacan yerel seçime sayıla günler kala kulislere ilişkin şu bilgileri paylaştı: Yapılan analizlerde, bazı illerle ilgili sürpriz sonuçlar konuşuluyor. Üç etkiden söz ediliyor; “YRP, DEM ve yanlış aday etkisi.” YRP etkisi AKP’yi, DEM etkisi CHP’yi daha yakından ilgilendiriyor.

Siyasi masalarda, AKP açısından farklı sonuçları olabilecek iller konuşuluyor. Örneğin, Şanlıurfa, Ordu ve Bursa. Seçimi kaybetme olasılığının dışında oy kaybı yaşanması da bekleniyor. AKP’liler, Hatay ve Antalya’dan umutlanmış durumdalar.

Trabzon’da AKP’nin, Mersin’de CHP’nin oylarını artırarak seçimi alacağı konuşuluyor. Kırıkkale’de de farklı bir durum yaşanıyor. CHP’li adayın sevilen bir isim olmasının sürpriz yaratabileceğini iddia edenler var.

Yeniden Refah Partisi etkisi

YRP’nin etkisi, CHP’nin etkisinden daha çok konuşuluyor. Adana’yı okumakta zorluk çekiyorlar. CHP ve AKP’nin başa baş yarıştığı bu ilde, YRP’nin oyları AKP’nin şansını azaltacak gibi. Yeniden Refah Partisi Balıkesir, Bursa, Şanlıurfa ve ilçelerinde olduğu gibi Bingöl, Yozgat, Muş, Elazığ illerinde de Cumhur İttifakı’nın oy sonuçlarına etki edecek.

Ankara’da halen Cumhur İttifakı’nın yönettiği Mamak, Etimesgut, Haymana ve Gölbaşı gibi ilçelerde YRP nedeniyle sıkıntı olabileceği belirtiliyor. Aynı olumsuz etkinin İstanbul’da Bahçelievler, Sancaktepe, Silivri, Çatalca, Eyüp gibi ilçelerde de olabileceği analiz ediliyor.

Bütün bunlar konuşulurken, Cumhur İttifakı’nın birbirine bıraktığı illerdeki sonuçları da unutmamak gerekir. Cumhur İttifakı 22 ilde hem kendi aralarında hem de diğer partilerle yarışacak. Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Bayburt, Bolu, Çankırı, Düzce, Elazığ, Gümüşhane, Isparta, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat, Uşak, Yozgat’ta kıran kırana rekabet var.

24 ilde ise MHP, AKP’nin adaylarını destekleyecek. Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecek, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Hakkari, Iğdır, Kırşehir, Muş, Rize, Siirt, Sinop, Şırnak, Tunceli, Yalova ve Zonguldak’ta MHP’nin adayı yok. Osmaniye, Erzincan, Kars, Kırklareli, Bartın’da ise AKP ortağını destekliyor. 30 büyükşehirden Manisa ve Mersin MHP’nin, kalan 28 büyükşehir ise AKP’nin oldu.

Bu paylaşımın, partilerin oy oranlarına etkisi önemli. İki partinin ittifak yapmadığı ve yarışmaya karar verdiği illerde de durumlar ilginç. Örneğin Aksaray, Amasya, Çankırı, Isparta, Karabük, Karaman ve Uşak gibi illerde ittifak ortakları bir önceki seçimlerde birbiriyle yarışırken, çok küçük oy farklarıyla sonuca gitmişlerdi.

Şimdi bu illerde İYİ Parti’nin zayıf yapısının, YRP gerçeğinin sonuçları nasıl etkileyeceği merak konusu. Anadolu illerinde seçimler sürprizli sonuçlara gebe…

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Bakanlar, Murat Kurum İçin İstanbul’da Sahaya İniyor!

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, partilerde çalışmalarına hız verdi. AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayı Murat Kurum için kabine üyeleri sahaya iniyor.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, Murat Kurum ile mevcut İstanbul belediye başkanı ve CHP’nin Ekrem İmamoğlu arasındaki yarışın hâlâ başa baş gittiği tespiti yapılıyor.

İstanbul’daki kararsız seçmenin oranının yüzde 15’in üzerinde olduğu, bu durumun ‘Seçime olan ilgisizlikten’ kaynaklandığı belirtilirken, “kararsızların yarısının sandığa gittiğinde ideolojik olarak kendi partisine oy vermesinin beklendiğini, ancak kalan bölümünün ne yapacağının henüz tespit edilemediği” değerlendirmesi yapılıyor.

AK Parti’de sahada karşılaşılan sıkıntılar, noksanlıklar veya aksaklıklar için yeni adımların atılması gündeme geldi. Bu kapsamda bütün bakanların sırayla İstanbul’daki kampanyada görevlendirileceği, milletvekillerinin de kendi hemşehri grupları ile bir araya gelmeye başladığı belirtildi.

İstanbul’a ilişkin gözlemler ise AK Parti’de, “Karşımıza çıkan ilk başlık emekliler. Bu kesimde de iki ayrı sıkıntı dile getiriliyor. Birincisi, aslında yüksek emekli maaşı alıp çok sıkıntısı olmayan ama yüksek prim ödemesine rağmen, en düşük emekli aylığı ile aralarındaki makasın giderek kapanmasından duyulan rahatsızlık. İkincisi ise gerçekten en düşük emekli aylığı alıp geçinemeyenler” yorumu yapılıyor.

“Suriyeliler artık mesele yapılmıyor”

AK Parti’de ayrıca, “Sahada karşılaştığımız en önemli diğer sorun genel ekonomik gidişat, hayat pahalılığı. Bir anlamda, rakibimiz İmamoğlu’ndan çok ekonomi görünüyor. Türkiye genelinde de ilk sırada ekonomi yer alıyor. Önceki seçimlerde olduğu gibi Suriyeliler artık mesele yapılmıyor. Çünkü İçişleri Bakanı tuttuğunu gönderiyor. Yeni ikamet ve çalışma izni verilmiyor. Vatandaş, bu meseleyi artık dile getirmiyor” değerlendirmesi yapılıyor.

Paylaşın

Ankara Seçimi: Cumhur İttifakı’nın Mansur Yavaş Çaresizliği

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, Mansur Yavaş’ın Altındağ’da seçim bürosu açılışındaki katılım ve Yavaş’ın “belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak kadar oy verin, hizmetlerimiz engellenmesin” sözlerinin karşılık bulması Cumhur İttifakı’nı iyice telaşlandırmış gibi.

Tam bu noktada yeni taktiklerin devreye sokulması için AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nda siyasetin üst katlarının hareketlendiği bilgileri kulislere düşmeye başladı. Bu taktiklerden birisi var ki genel seçimlerde devreye sokulmuş ve sonuç da alınmış…

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in haberine göre; Ankara kulisleri hareketli. Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, anketlerde gücünü koruyor ve yükseliyor. Bunu CHP lideri Özel de hissediyor ve Etimesgut’taki konuşmasında “en yüksek oy” vurgusu yapıyor. Belli ki “Az laf çok iş” sloganı da çok yalın, net ve Yavaş’ı tam olarak anlatıyor.

Polatlı’da, Beypazarı’nda, Keçiören’de, Altındağ’da, Gölbaşı’nda Yavaş’ın önerileriyle kapsayıcı isimler CHP’den aday oldu. Mamak’tan da zaten AKP’lilerin pek umudu yok gibi…

Bu ortamda, Yavaş’ın Altındağ’da seçim bürosu açılışındaki katılım, “belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak kadar oy verin, hizmetlerimiz engellenmesin” sözlerinin karşılık bulması Cumhur İttifakı’nı iyice telaşlandırmış gibi. Tam bu noktada yeni taktiklerin devreye sokulması için Cumhur İttifakı’nda siyasetin üst katlarının hareketlendiği bilgileri kulislere düşmeye başladı. Bu taktiklerden birisi var ki genel seçimlerde devreye sokulmuş ve sonuç da alınmış…

Değerlendirme şu: “Mansur Yavaş’ın Cumhur İttifak unsurlarıyla zayıflatılamayacağı artık net. O zaman farklı bir aktör devreye alınmalı.”

Umut o ki, kendisini, “Atatürkçü, milliyetçi, ülkücü” olarak sunmaya çalışan partinin Ankara adayı devreye sokulursa Yavaş biraz zayıflatılabilir. Bu küçük partinin, kitle partilerinin dengeli davranmak zorunda olduğu “yabancılar” konusundaki bilinen karşıt tavrı da dikkate alındığında yapılacak kurgunun işe yaraması umuluyor.

Yavaş’a yönelen kitlenin Cumhur İttifakı’nın adayına oy vermesini sağlayacak dönüşümden umut kesilmiş durumda. O zaman Yavaş’a giden oyların bir kısmının küçük parti adayına, yani boşa yönelmesini sağlamak lazım. Oylar boşa gidecek bile olsa Yavaş’ın bu yöntemle zayıflatılabileceği, oyunun düşürülebileceği düşünülüyor. Hesap tutarsa “oyları azalıyor” söylemi geliştirilecek ve toplum üzerinde bir psikolojik etki için kullanılabilecek.

Ankara kulislerine, bu taktiğin görüşüldüğü üst düzey toplantıların yapıldığı bilgisi de yansıdı. İktidar partisinden üst düzey bir siyasetçi, özellikle Ülkücü taban üzerinde etkili olabilecek soyadı taşıyan bir siyasetçi ve küçük partinin yöneticileri bir araya gelmiş. Görüşler alınmış, değerlendirmeler yapılmış… Küçük parti adayının Yavaş’ın seçmeninden bir parça koparması amacıyla verilecek destekler tartışılmış. Özellikle de Yavaş’ın kitlesine hitap eden tüm televizyon kanallarının dahi devreye sokulabileceği dile getirilmiş.

Amaç net: Yavaş’ın kitlesi biraz küçülsün ki, Cumhur İttifakı’nın adayının varlığı biraz anlam kazansın. Seçime kadar kim bilir daha neler göreceğiz, neler…

Paylaşın

Erdoğan’dan F-16 Açıklaması: Bekliyoruz

Cuma namazının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda bir gün önce Biden, o da yazılı bir adeta talimatla tüm gerek Temsilciler Meclisi’ne, gerek diğer meclislerin hepsine gönderdi” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Onların da bir an önce bunun meclislerinden çıkarması talebini ifade etti, söyledi. Orayı da bekliyoruz. Tabii bir an önce oradan gelecek olan netice bizler için F-16’ların Türkiye’ye gönderilmesi sürecini ve bunun yanında tüm tamir, bakım, bunlarla ilgili sürecin başlamasını inşallah sağlayacaktır. Bunu bekliyoruz.”

Erdoğan, yerel seçimlere ilişkin de yarın İzmir’e ertesi gün de Eskişehir’e gideceğini ve aday tanıtım toplantıları yapacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Eskişehir’i önemsiyoruz. İzmir’i önemsiyoruz. Buralarda yapacağımız toplantılarla da, nasıl ki İstanbul, Ankara’da çok çok güçlü sesler çıkardıysak buralarda da güçlü sesler çıkararak Cumhur İttifakı’nın nasıl 31 Mart’a hazırlandığını göstereceğiz” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un projelerine ilişkin ise Erdoğan, “İnanıyorum ki 31 Mart akşamı Murat Kurum’la yeniden İstanbul’u yaşayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’nde cuma namazının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliğine ilişkin protokolün Meclis’ten geçtiğini, dün itibarıyla kendisine geldiğini ve imzalayıp akşam da Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda bir gün önce Biden, o da yazılı bir adeta talimatla tüm gerek Temsilciler Meclisi’ne, gerek diğer meclislerin hepsine gönderdi. Onların da bir an önce bunun meclislerinden çıkarması talebini ifade etti, söyledi. Orayı da bekliyoruz. Tabii bir an önce oradan gelecek olan netice bizler için F-16’ların Türkiye’ye gönderilmesi sürecini ve bunun yanında tüm tamir, bakım, bunlarla ilgili sürecin başlamasını inşallah sağlayacaktır. Bunu bekliyoruz” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuyu yakından takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Antony Blinken’la bu süreci devam ettiriyor” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden, bu hafta Kongre’nin her iki kanadına yazdığı mektupta, İsveç’in NATO’ya katılımına onay süreci tamamlanır tamamlanmaz, Türkiye’ye F-16 satışı konusunda Kongre’ye resmi bildirimde bulunmak niyetinde olduklarını belirtmişti.

Beyaz Saray, Ankara’nın 20 milyar dolarlık yeni F-16 alımı ve 79 adet modernizasyon kiti talebi konusunda Kongre ile istişare içinde olduğunu kaydetmişti.

Ankara, 2021 yılında F-16 talebini ABD’ye iletti. Ancak hem NATO’nun genişlemesi konusunda Ankara ile yaşanan pürüzler hem de insan hakları konularındaki eleştiriler sebebiyle Kongre’de itirazlar dile getirildi.

Bir gazetecinin, Uluslararası Adalet Divanı’nda (ICJ), Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail’e karşı açtığı soykırım davasında ilk kararın bugün açıklanacağını hatırlatması üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün kararın çıkmasını beklediklerini ve konuyu yakından takip ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçimlere ilişkin de yarın İzmir’e ertesi gün de Eskişehir’e gideceğini ve aday tanıtım toplantıları yapacağını söyledi.

Erdoğan “Eskişehir’i önemsiyoruz. İzmir’i önemsiyoruz. Buralarda yapacağımız toplantılarla da, nasıl ki İstanbul, Ankara’da çok çok güçlü sesler çıkardıysak buralarda da güçlü sesler çıkararak Cumhur İttifakı’nın nasıl 31 Mart’a hazırlandığını göstereceğiz” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un projelerine ilişkin ise Erdoğan, “İnanıyorum ki 31 Mart akşamı Murat Kurum’la yeniden İstanbul’u yaşayacağız” dedi.

Paylaşın

Yeniden Refah’tan Dikkat Çeken İstanbul Ve Ankara Açıklaması

AK Parti ile ittifak görüşmelerine ilişkin değerlendirme yapan YRP’li Mehmet Altunöz, uzlaşma olmaması durumunda, “İstanbul ve Ankara’da adayımızı çıkarırız. Cumhur İttifakı içinde biz yapmamız gerekeni fazlasıyla yaptık” dedi.

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partiler arasındaki görüşmeler hız kazandı.

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altunöz ile AK Parti ile yürütülen ittifak görüşmelerini konuştu.

Saymaz’ın yönelttiği sorulara Altunöz’ün verdiği yanıtlar şöyle:

AK Parti adaylarını açıkladı. AK Parti’den isteyeceğiniz yer kalmadı. Yanlış mı tahmin ediyorum?

Doğru. Zaten bizden ziyade onların ne teklif edeceği önemliydi.

Ne teklif ettiler?

İstanbul, Ankara ve İzmir’de meclis üyelikleri. Biz de ‘Meclis üyeliğiyle gelmeyin, kabul etmeyiz. Partimizin gücüne uygun teklif getirin ki görüşelim’ dedik. Sonra görüşme trafiği kesildi

En son ne zaman görüştünüz?

Geçen hafta pazartesi görüşülecekti, trafik kesildi. “Cumhurbaşkanıyla görüşüp döneceğiz” dediler. Orada kaldı. İstanbul’da şu, Ankara’da bu ilçe gibi bir talebimiz olmadı.

Sürpriz olur mu?

Çok da kolay olmaz. AK Parti bütün yerleri açıkladıktan sonra bize ne teklif edecek ki? Teklif edeceği bir şey kalmadı. AK Parti’nin İstanbul, Ankara ve İzmir adaylarını desteklediğimiz takdirde oyumuzun yüzde 30-35’i gidiyor. Ben destek veriyorum. Ee? Karşılığını almak isterim.

Diyelim, AK Parti karar değiştirmedi. İstanbul ve Ankara’yı CHP almasın diye aday çıkarmama gibi bir karar alır mısınız? Almayız. Biz adayımızı çıkarırız. Cumhur İttifakı içinde biz yapmamız gerekeni fazlasıyla yaptık. Yerel seçimde beka meselesi de yok.

Yazınını tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

AK Parti İle MHP’nin İşbirliği Yapacağı İl Sayısı 29’a Yükseldi

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde seçim çalışmaları hız kazandı. Cumhur İttifakı içerisinde yer alan AK Parti ve MHP’nin seçimlerde işbirliği yapacağı il sayısı da 29’a yükseldi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), bazı illerde tek aday bazı illerde de kendi adayıyla yarışacak.

Evrensel’de yer alan habere göre; MHP’nin AK Parti’nin adayını destekleyeceği iller Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Hakkari, Iğdır, Kırşehir, Muş, Rize, Siirt, Sinop, Şırnak, Tunceli, Yalova ve Zonguldak olarak açıklandı.

AK Parti ise 5 ilde MHP’nin adayını destekleyecek. Bu iller Erzincan, Bartın, Kars, Kırklareli ve Osmaniye olarak belirlendi.

AK Parti ve MHP, 22 ilde ise kendi adaylarıyla seçime dahil olacak. Bu iller Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Bayburt, Bolu, Çankırı, Düzce, Elazığ, Gümüşhane, Isparta, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat, Uşak ve Yozgat olarak belirlendi.

Erzincan’da AK Parti ile MHP’nin ortak belediye başkan adayının ise mevcut Belediye Başkanı Bekir Aksun olması bekleniyor.

Paylaşın