Ekrem İmamoğlu: Değişim Konusunda Fikrim Net, Kararlıyım

Haliç Su Sporları Merkezi açılışı sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Değişim konusundaki fikrimde net olarak kararlıyım” dedi.

“Asla kişilere bağlı bir düzene değil, kalıcı bir demokrasi düzeninin bu ülkede var olması için, bunun partimizde de var olması yönünde kararlıyım” diyen İmamoğlu, İstanbul’da değişim nasıl çok güzel bir sonuç verdiyse eminim ki siyasetteki bu anlamda değişim, hele muhalefette ve kendi partimden başlayan bu kıvılcımın Türkiye’ye çok iyi geleceğini çok iyi görüyorum” ifadelerini kullandı.

“CHP Genel Başkanlığı’na aday mısınız?” sorusuna ise İmamoğlu, “Benim aday olduğum tek şey var; ülkemizde aynen İstanbul’da olduğu gibi büyük bir değişim” şeklinde yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Seçimleri’nde Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı olarak gösterilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu Haliç Su Sporları Merkezi’nin açılışı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Değişim şarttır. Değişim usulleriyle, sisteme topuklumu katışıyla, bir takım hatalardan geri dönmekle mümkün olabilir. Onun yerine doğruları koyarak mümkün olabilir. Bunun parti içinde tatbiki tartışılması en doğrusu.

Elbette çok geniş fikirlerim var. Gereken kısmını kamuoyuyla, gerekli olan kısmını partimin yöneticileriyle, kişileriyle paylaştım, paylaşmaya da devam edeceğim. Bu değişim noktasındaki fikrimde net olarak kararlıyım.

Menzile yürüme hususunda net olarak kararlıyım. Asla kişilere bağlı bir düzenin değil, kalıcı bir demokrasi düzeninin bu ülkede var olması için, bunun partimizde de var olması yönünde kararlıyım.

Yani İstanbul’da değişim nasıl çok güzel bir sonuç verdiyse, eminim ki siyasetteki bu anlamdaki değişim, hele hele muhalefette ve kendi partimden başlayan bu kıvılcımın Türkiye’de çok iyi geleceğini şimdiden görüyorum. Bu heyecanla, bu gururla, bu ideallerle yol yürümeye kararlı bir Ekrem İmamoğlu var.

Eminim ki, Ekrem İmamoğlu gibi düşünen milyonlarca insan İstanbul’da var. On milyonlarca insan Türkiye’mizde var, yüzbinlerce insan üye partimde var. Bunu kovalayacağız ve sonuçta değişim başarasını mutlaka elde edeceğiz. Bu başarı bize yerel seçimlerde de, ondan sonraki genel seçimlerde de tahminimizin çok üstünde, çok daha güzel, çok daha kararlı, çok daha tutarlı, kalıcı başarıları getirecektir.”

Paylaşın

CHP’nin Oylarındaki 2.76’lık Artış Paylaşılamadı

CHP’nin oylarındaki 2.76’lık artışı DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’nin paylaşamadığı görülüyor. Örneğin DEVA Partililer Kahramanmaraş’ta milletvekili sayısının artışını, Gelecek Partililer uzun yılların ardından Rize’den milletvekili çıkarılmasını kendi destekleriyle açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partili (CHP) bazı siyasetçiler ise “sağ muhafazakar partilerle artık sadece stratejik iş birliği yapılabilir ama ittifak olmamalı” diyor.

14 Mayıs seçimlerinde CHP’nin ortak liste kararı doğrultusunda DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’ye toplam 38 milletvekili kazandırmasının tartışmaları sürüyor. 2018 seçimlerinde yüzde 22.65 oy alan CHP, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde 4 partinin desteğine karşın oyunu ancak yüzde 25.41’e çıkarabildi.

Bu durumda CHP’nin kendi oy artışı olmadıysa 4 parti toplam oya 2.76 puan katkı yaptı. Geçtiğimiz hafta çalışmaya başlayan Meclis kulislerinde bu katkının en çok hangi partiden geldiğine dair sohbetler dikkat çekiciydi.

Partilerin CHP’nin oylarındaki 2.76’lık artışı kendi aralarında da paylaşamadığı görüldü. Örneğin DEVA Partililer Kahramanmaraş’ta milletvekili sayısının artışını, Gelecek Partililer uzun yılların ardından Rize’den milletvekili çıkarılmasını kendi destekleriyle açıkladı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; CHP’li bazı siyasetçiler ise “sağ muhafazakar partilerle artık sadece stratejik iş birliği yapılabilir ama ittifak olmamalı” diyor.

Ortak Grup kurma arayışları

Öte yandan Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Saadet Partisi’nin ortak grup kurma arayışı sürüyor. Bir arada hareket etmeyi kolaylaştırmak için yeni kurulacak bir dördüncü parti çatısı altında grup oluşturma fikri karşılık bulmadı.

Üç partiden birinin çatısı altında grup kurma formülünde ise her parti kendi çatısını işaret ettiği için henüz sonuç alınamadı. Bu arada söz konusu arayış sürecinde DEVA ve Gelecek Partilerinin birleşmesinin de söz konusu olabileceği söyleniyor. Bu gerçekleşirse çözüm süreci döneminde kanunlaşan “Parti eş başkanlığı” sisteminin birleşmeyi kolaylaştırıcı rol üstlenebileceğini söyleyenler var.

Ancak “eş başkanlık” her ne kadar bu birleşme açısından “Sorun çözücü, rahatlatıcı bir formül” olarak görünse de “eş başkanlık sol jargon” olduğu gerekçesiyle biraz mesafeli yaklaşıldığı ifade ediliyor. Tartışmanın Meclis’in açılacağı ekim ayına kadar devam etmesi sürpriz olmayacak.

Paylaşın

İstifa Edecek Mi, Kurultayda Aday Olacak Mı? Kılıçdaroğlu Açıkladı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, seçim gecesi alınan sonuç sonrası neden istifa etmediği sorusuna verdiği yanıtta, “Bugüne kadar yaptığım çalışmalar, bunları özveriyle yaptığıma inanıyorum, pişmanlık duymuyorum. Türk siyasetinde önemli bir aşamayı kayıt ettik. Demokrasiye taraftar olanları, savunanları CHP bir araya getirdi. Bunlar unutuldu, bunların konuşulması lazım” dedi ve ekledi:

“İktidar olacağımızda neler yapacağımızı çalıştık, mutabakat metni hazırladık. Yeteri kadar anlattık mı, tartışılabilir. Öyle bir noktaya geldi ki toplumun her kesimiyle diyalog kurduk, her şeyi anlatmaya çalıştık. Toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştık. Biz kazanacağımıza inanıyorduk. Sadece biz değil, neredeyse tüm anket firmaları söylüyordu.”

Kurultayda aday olacak mı sorusuna ise Kılıçdaroğlu, “Bundan sonraki süreçte bayrağı teslim alanlar elbette daha ileriye taşıyacaktır. İl başkanları değişecek, ilçe başkanları değişecek her kes değişecek kimsenin kazık çakacak hali yok…

CHP’de kişiler önemli değil. Değişimin önünü açtık. Aday olup olmamanın hiçbir önemi yok. Ben ‘Adayım’ demem. Partimizin kurumsal kimliği var. Bu seçim genel başkanın da seçileceği bir kurultay” şeklinde cevap verdi..

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında gazeteci Uğur Dündar, Alişar Delek, İsmail Saymaz ve İpek Özbey’in sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Bugüne kadar yaptığım çalışmalar, bunları özveriyle yaptığıma inanıyorum, pişmanlık duymuyorum. Türk siyasetinde önemli bir aşamayı kayıt ettik. Demokrasiye taraftar olanları, savunanları CHP bir araya getirdi. Bunlar unutuldu, bunların konuşulması lazım. İktidar olacağımızda neler yapacağımızı çalıştık, mutabakat metni hazırladık. Yeteri kadar anlattık mı, tartışılabilir. Öyle bir noktaya geldi ki toplumun her kesimiyle diyalog kurduk, her şeyi anlatmaya çalıştık. Toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştık. Biz kazanacağımıza inanıyorduk. Sadece biz değil, neredeyse tüm anket firmaları söylüyordu.

“Yerel seçimlerden önce kurultayı yapmalıyız”

6 lider ve 2 belediye başkanı arkadaşlarımızla alanlara çıktık mitinglerimizi yaptık. Beklediğimiz olmadı. Beklediğimizin olmamasını bizim üzerimizde üzüntüye yol açtığını kabul edersiniz, biz de insanız. Üzüldük ama yine de ben o akşam konuştum. 6 lider bir araya geldik, toplantı yaptık. Oturduk konuştuk nasıl bir yöntem izleyelim diye. MYK’yı, milletvekillerimizi topladık tüm ayrıntılarıyla çalıştık.

Durumu değerlendirdik. Kimsenin hakkını yemek istemem, listelerde yer almayanlar da dahil çaba harcadı. Nerede bir boşluk varsa bir şekilde gidildi. Sonra şu karara vardık. Talep var, ne yapmamız gerekiyor, kurultayımızı toplayacağız. Eleştirileri aldık, kurultay kararı aldık. Yetkiyi yine partililerimize bıraktık. Kurultay yerel seçimlerden önce. Benim düşüncem yerel seçimlerden önce kurultayın yapılması.

Bu seçim kader seçimiydi. Ya demokrasi olacak ya otoriter olacak. Bu umutsuz olmamızı sağladı. İkinci turda 40-60 sonucu olsaydı bu Türkiye için sonu felaket olan bir sonuç olurdu. Ama öyle olmadı, 2 puanlık fark oldu. Biz demokrasiden yana oy aldık. Genel Başkanlık bizde çok önemli değildir.

Biz nerede kaybettik? Biz bunu da araştırdık. Toplumun önüne çıkarken verilere hakim olmak gerekiyor. 1-2-3 numaralı sandık konulan yerler, köy kasaba, belde. Buralarda Kılıçdaroğlu’nun aldığı oy 3 milyon 580 bin 115. Erdoğan’ın aldığı oy 6 milyon 100 bin 355.

“Kentlerde oturan seçmenler”

3 ve üstü sandığı olan şehir merkezi ve ilçelerde olanlarda Kılıçdaroğlu’nun aldığı oy yüzde 51, Erdoğan’ın aldığı oy yüzde 49. Bu şunu gösteriyor, CHP, kırsalda, 1-2-3 sandık konuşan yerlerde gerekli etkiyi yeteri kadar gösteremediğini söylüyor bize. Aradaki fark 1-2-3 numaralı sandıklardan kaynaklanıyor. Kentlerde oturanların tamamı demokrasiden yana oy kullanmış insanlar.

Ortaya çıkan tabloyu ağır bir yenilgi olarak görmeyi asla kabul etmem, sizin de kabul etmenizi doğru bulmam. Kazanamadık doğru ama bunu ağır bir yenilgi olarak kamuoyu önüne koymak olmaz.

Sıfır oy çıkan sandıkları da çıkardık. Birinci turda Kılıçdaroğlu için sıfır oy çıkan 382 sandık var Türkiye genelinde. Erdoğan için 158 sandık. İkinci turda Kılıçdaroğlu için 286, Erdoğan için 70 sandık. Bu seçime CHP kadar hazırlık yapan ikinci partiyi bulamazsınız.

İlk turda bazı sorunlar çıktı, doğru. Bilgisayar sisteminde birden fazla model arasında uyumsuzluk çıktı. Tutanakların yüklenmesinde sorunlar çıktı. İkinci turda da tutanakların tamamı elimize geçti. Geçen seçimlerde biz Şanlıurfa’nın bazı ilçelerine giremedik, bırakın sandığı. Biz sıfır oy çıktığı yerlere milletvekili arkadaşlarımızı gönderdik, darp edildi. Bu kadar her şeyi göze alarak görevlendirdik. Darp edilen milletvekili bu ülkeye demokrasi gelsin diyordu, darbedenin ayağında ayakkabı yoktu.

Geçen seçimlerde 10 bine yakın partili sandığa gitmemiş, ilişkilerini kesip partiden ihraç ettik. Tutanak sonucunu bize gönderirken ağlayanlar vardı. Okul önlerinden gelen sonuçlarda biz yüzde 51 öndeyiz ve hepimiz sevindik. Ne zamanki 1-2-3 sandık konulan yerlerde sonuçlar gelince tablo beklediğimiz gibi olmadı.

“Büyük kısmı sadece TRT izliyor”

Biz oraya zamanında gidip kendimizi yeteri kadar anlatamamışız. Buradakilerin büyük bir kısmı sadece TRT izliyor. TRT’nin ne olduğunu da biliyorsunuz. Bunu da gözlemledik. Bunu biz yapmadı. Bu gözlemi bağımsız kişiler gidip oralarda yapıp bize gönderdiler.

Beklediğimiz ölçüde kayıp olmadı. Biz kazanamadık doğru. Biz şunu da araştırdık; acaba kırsaldaki insan neden ekonomik yıkımdan etkilenmedi diye, çok basit, ayda 500 lira verdiğinizde zaten harcayacak yer yok, köyde nerede harcayacak para. Deprem bölgesi de halkın kendi tercihidir. Dağıtılan paralar, imkanlar var…

“Ben ‘adayım’ demem”

Bu bir demokrasi yarışıdır. Toplumdaki kutuplaşmayı törpüledik. Sorunların çözümü için öncülük ettik. Bundan sonraki süreçte bayrağı teslim alanlar elbette daha ileriye taşıyacaktır. İl başkanları değişecek, ilçe başkanları değişecek her kes değişecek kimsenin kazık çakacak hali yok… CHP’de kişiler önemli değil. Değişimin önünü açtık. Aday olup olmamanın hiçbir önemi yok. Ben ‘Adayım’ demem. Partimizin kurumsal kimliği var. Bu seçim genel başkanın da seçileceği bir kurultay.

Bu güne kadar hiç çıkıp ‘adayım’ demedim. Partinin yetkili organları karar verecektir. Bu parti bir kişinin partisi değildir. Bu partide herkes gelip Genel Başkanlığa aday olabilir. Bu partinin bir sağ duyusu vardır. Hayatımda hiçbir delegeye ‘gel bana oy ver’ demedim. Ben kurultay kararı aldım, aday olacaklar çalışacaklar. Ben el veririm, neden vermeyeyim?

İkinci turda da beklentinin karşılanmamasının yarattığı bir olumsuz tablo var biz bunu anlayışla karşılanmalı. Bu bizi umutsuzluğa sevk etmemeli. Biz yenilenmeliyiz, güçlenmeliyiz, yolumuza devam etmeliyiz.

Belediye başkanları olmasaydı kaybetseydik, belki dediğinizin haklı gerekçesi olabilirdi ama onlar vardı zaten. Siz neden aday oldunuz diye bana soruyorsunuz. Ben hiçbir zaman ben adayım demedim, masada da demedim. Masanın iradesine her zaman saygı gösterdim.

Onlara göre oy oranları 5 olabilir 7 de olabilir. Böyle bir veri yok elimizde. İlk toplantıda söyledim, bizi bir araya getiren demokrasi dedim. Milletvekilleri verdik evet, çalıştılar, biz de çalıştık. Parlamentoda grup da kursunlar istiyorum. Onların varlığı olması, komisyonlarda temsil edilmeleri demokrasi için son derece önemlidir. Türkiye’ye gerçek anlamda demokrasiyi getirinceye kadar mücadele edeceğiz ve mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

DEVA da orda olsun diyorum, demokrasi için orada olsun diyorum. İyi Parti’yi engellemek istediler, CHP hayır dedi. Bunun aşan CHP’ydi. Bu misyon, tarihin bize yüklediği misyondur. Parlamentoda beklediğimiz çoğunluk olmadı. Sağlıklı bir ölçme şansımız yok. Bir önceki seçimde CHP’ye ne kadar çıkmıştı, onlar üzerinden yorum yaparak bir sonuca ulaşabiliriz. Oyumuzu kaybetmedik, bir parça arttı ama yeterli değil. Bunun üstüne çıkmak gerekiyor, daha fazla çalışmak gerekiyor. Oyumuzun artmama nedenleri nedir, oturup yıllarca çalışıyoruz. CHP’ye yönelik bir algı var, algıyı değiştirmek istiyoruz. ‘Elim gitmiyor Altı Ok’un altında mühür basmaya’ diye…

Bu güne kadar kendi mahallemizde gezdik, şimdi diğer yerlere gidiyoruz, onlarla oturup dertleşiyoruz. Eğer gerçekten deprem bölgesiyle ilgili ne yapıldı, hiçbir şey.

Tartışma gayet doğaldır. Birbirimizi daha iyi tanımak ve düşüncelerimizi ifade etmek açısından. Bizim için değerli. Geriye dönük tartışmayı yararlı bulmuyorum.

İttifak, demokrasi ittifakıydı seçimle sonuçlandı. Bundan sonra seçim ittifakı bir sonraki seçimler olduğunda oturulur konuşulur. Parlamentoda stratejik olarak birbirimize destek verebilir, ortak hareket edebiliriz. Her parti ayrı ama bizi ortaklaştıran demokrasi talebimiz. Demokrasi ekseninde beraberliğimiz her zaman sürüyor. Belli konularda telefonla görüşüyoruz. Ayrışma, kopma, birbirimize sırt dönme söz konusu değil.

Değişim çağrısı gayet güzel bir çağrı. Ben değişime karşıyım diyebilir misiniz? Hayatın kendisi değişim üzerine inşa edilmiştir. Siz değişim talebinde bulunuyorsunuz, bu değişim olacak zaten, bugün olmazsa yarın. Partilerin kendi kurultaylarını yapmaları, üyelerini seçmelerini, bunlar hayatın değişiminin bir gereğidir. Bizim cinsiyet kotamız var, gençlik kotamız var. Bu değişim, belli bir zaman dilimi içinde oluyor. Değişimin kendi içinde evreleri var. Değişim talebi olabilir.

Belediye Başkanları seçildikleri beldeye hizmet etmek zorundalar, birinci öncelikleri budur. Halk onları kendilerine hizmet etsin diye seçti. Benim bunu dillendirmem kadar doğal ne olabilir. Halk sizi seçti İstanbul’a, Ankara’ya, Adana’ya… Siz buraları bırakın başka işlerle uğraşın; olmaz…

Siyasetin temeline aykırıdır bu. Şu anlama gelmesin, siyaset yapmasın anlamına gelmiyor. Öncelik budur. İstanbullu, Ankaralı seni seçti, buralara hizmet edin diye. İşin doğası gereği kuralı da budur. Sadece orada kalın hiçbir iş yapmayın olmaz. Genel siyasetin içinde de yer alabilirler. Ben CHP Genel Başkanı olarak İstanbul Büyükşehir’in ne olması gerektiğini düşünmek zorundayım. Yeni bir CHP’li tarafından yönetilmesi gerekir. Şu anda CHP’li tarafından yönetilmezse bu bizim için ciddi bir sorun olur. Kazandığımız bir Büyükşehir Belediyesi’ni başka bir partiye neden verelim? İmamoğlu aday olabilir.

“Erdoğan’ı iktidar yapan Kandil’dir”

Ben çıkıp bunlar deepfake ile sahte videolar yayınlayacaklar dedim. Sonunda benim edildiğim oldu, sahte videolar yaptılar. Olmayan bir şey bir yalan üzerine inşa edildi. Sahte videolardan medet uman bir insan, Türkiye Cumhuriyetini nasıl yönetir? Bunu mütedeyyin insanlara sormak istiyorum. O yüzden diyorum, Erdoğan’ı iktidar yapan Kandil’dir, orada konuşturdular onları.”

Paylaşın

Dolar Tarihi Seviyeye Yükseldi; Mehmet Şimşek’e 12 Soru

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, sosyal medya hesabından yeni kabinede “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelen Mehmet Şimşek’e sorular yöneltti.

“Denizli’nin Milletvekili ve bir yurttaş olarak ‘ekonomi’ye ilişkin sorularımı iktidara buradan yöneltmek istiyorum” ifadesini kullanan Arpacı, sorularının Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yanıtlanmasını istedi.

“Rasyonel zemine dönüşün faturasını kim ödeyecek?”

CHP’li Arpacı, Şimşek’e şu soruları yöneltti:

“Ak Parti kendi yarattığı ekonomik enkazını mı temizliyor?
Rasyonel zemine dönüşün faturasını toplumun hangi kesimi ödeyecek?
Mazot fiyatına 2 gün içerisinde gelen %13 oranındaki zammın enflasyona etkisi ne olacak?

Yeni dönemde de enflasyonla mücadele edilmeyecek mi?
Türk Lirasının 2021 yılından bu yana günlük en büyük oranda (%7) değer kaybı yaşamasındaki sorumlusu kim?
Hem bütçe açığı, hem cari açık problemi olan aynı zamanda döviz darboğazı yaşayan ülke ekonomisi nereye savrulacak?

Döviz kurlarındaki gecikmeli yükselme ihracatçılarımızı tatmin edecek mi? Yoksa ani yükselişten dolayı başka sorunlara mı neden olacak?

Dövizdeki yükselmenin etkileri

Döviz kurlarındaki yükselme hangi parametreleri etkileyecek?
2023 yılı için 11.304 dolar olarak tahmin olunan kişi başına gelir hangi seviyeye inecek?
7 Haziran itibarıyla swaplar hariç (-) 73 milyar dolara ulaşan net rezerv açığı ne olacak?

TL’nin değer kaybı nedeniyle, kuru tutmak amacıyla icat edilen değeri 121 milyar doları aşan kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarının maliyeti ne olacak?
Nisan sonu itibarıyla 382 Milyar TL’ye varan Merkezi Yönetim Bütçe açık rakamı nereye ulaşacak?”

Paylaşın

CHP Neden Başarılı Olamadı? Murat Karayalçın Açıkladı

“CHP neden başarılı olamadı?” sorusunu yanıtlayan eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Biz düşük siyasi kapasiteyle çalışıyoruz. Tam kapasiteli örgütün üç işlevi olduğunu düşünüyorum” dedi ve ekledi:

“Birincisi, partinin izleyeceği siyasetin örgüt tarafından belirlenmesi gerekiyor. Oysa bizde danışmanlar ve teknisyenler tarafından belirleniyor. Birincisi bu. İkincisi, adayların örgüt tarafından belirlenmesi.

Üçüncüsü broşürdü, afişti, pankarttı… CHP örgütleri yalnızca son söylediğime sıkıştırıldı. Siyaset belirlemesi yok, aday tespiti yok. Bu da düşük kapasiteyi getiriyor.”

Karayalçın, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “değişim” çıkışıyla ilgili ise, “Talebin tanımlanması lazım. Neyin değişimini istiyoruz?” dedi.

Seçim sonuçlarına dair de değerlendirmelerde bulunan Karayalçın, “Büyük başarısızlık olarak görüyorum. Böyle devam edemeyiz” dedi.

Karayalçın, Kılıçdaroğlu ile aralarında geçen görüşmeyi de şöyle anlattı: “Ön seçimin zorunluluk olduğunu düşündüğümü belirttim. Ama ön seçimden beklenenleri elde edebilmemiz için üye ve örgüt yapısını değiştirmek gerek.

Yine de son aday belirleme yönteminin ne kadar olumsuz olduğunu gördük. 4 bin CHP’li milletvekili adayı olmak istedi. 4 bin kişi arasından 100-200 kişi seçildi. Bir iki dakikalık görüşmeyle seçildi. Sınava giriyormuş gibi… Son derece yanlıştı.”

Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşan eski SHP Genel Başkanı MuratKarayalçın’ın açıklamalarından bir bölüm şöyle:

Kılıçdaroğlu ile ne konuştunuz?

Ön seçimin zorunluluk olduğunu düşündüğümü belirttim. Ama ön seçimden beklenenleri elde edebilmemiz için üye ve örgüt yapısını değiştirmek gerek. Yine de son aday belirleme yönteminin ne kadar olumsuz olduğunu gördük. 4 bin CHP’li milletvekili adayı olmak istedi. 4 bin kişi arasından 100-200 kişi seçildi. Bir iki dakikalık görüşmeyle seçildi. Sınava giriyormuş gibi… Son derece yanlıştı.

Kılıçdaroğlu ne dedi?

Aynı şeyleri düşünüyoruz. Ön seçim yapılacak. Bence önemli bir kazanım.

CHP neden başarılı olamadı?

Biz düşük siyasi kapasiteyle çalışıyoruz. Tam kapasiteli örgütün üç işlevi olduğunu düşünüyorum. Birincisi, partinin izleyeceği siyasetin örgüt tarafından belirlenmesi gerekiyor. Oysa bizde danışmanlar ve teknisyenler tarafından belirleniyor. Birincisi bu.

İkincisi, adayların örgüt tarafından belirlenmesi.

Üçüncüsü broşürdü, afişti, pankarttı… CHP örgütleri yalnızca son söylediğime sıkıştırıldı. Siyaset belirlemesi yok, aday tespiti yok. Bu da düşük kapasiteyi getiriyor.

Kurultaya ihtiyaç var mı?

Var tabi. Hem de çok ihtiyaç var. Olağan kurultay yapılmalı ki, bunları tartışalım.

Seçimden önce mi yapılmalı, sonra mı?

Kesin olarak seçimden önce yapılmalı. Bu tartışmaları ilçe ve il kongrelerinde yapacaksak, ortaya çıkan görüşlerin nihai karar şekline dönüştürülmesi kurultaydadır. Kurultayın seçimden sonraya kalması demek, bu düşüncelerin kadük olması demektir. Bu endişeyi taşıyorum.

İkincisi de, ittifak bitti artık. İttifak yapılacaksa da büyük pazarlıklar olacak. HDP’nin durumunun ne olacağı belli değil. CHP’nin okkalı bir yerel yönetimler bildirisi sunması gerekiyor.

Konut fiyatları ve kira konusunda CHP ne yapacak? Elimizde Batıkent gibi BM ödülü kazanmış bir proje var. Kentsel dönüşümde Dikmen ve Portakal Çayı gibi iki proje örneğimiz var, bunu önermeliyiz. Gezi Direnişi ‘kent hakkı’ kavramını getirdi. Kent hakkını dillendirmeliyiz. Avrupa Yerel Yönetimler Şartı’nı nasıl yorumladığımızı ortaya koymalıyız.

İmamoğlu’nun değişim talebini nasıl yorumluyorsunuz?

Talebin tanımlanması lazım. Neyin değişimini istiyoruz?

Anlaşılan, genel başkanlık değişimi.

Ama bu açıklanmalı. Ben neyin değişimini istediğimi söylüyorum.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Ekonomide Mehmet Şimşek Dönemi: 4 Günlük Fatura 1 Trilyon TL

CHP Milletvekili Özgür Karabat, Mehmet Şimşek’in 4 günlük faturasının 1 trilyon TL olduğunu vurgulayarak, “Döviz yavaş yavaş serbest bırakıldı. Dolar bir noktaya geldikten sonra büyük ihtimalle faiz silahı çekilecek. Dövizdeki artış durdurulup, sıcak paranın gelmesi sağlanacak. Ancak bu paralar yatırıma dönüşmeyecek. Kısa sürede faizini alıp gidecekler. Plan bu…” dedi.

Haber Merkezi / “203,3 milyar dolar olan kısa vadeli dış borç 3,9 trilyon liradan, 4,9 trilyon liraya çıktı” diyen Karabat, “Yani Türkiye’nin bir yıl içinde ödemesi gereken borcu 1 trilyon TL arttı. 2023 bütçesinin 4,6 trilyon TL olduğunu hatırlarsak tehlikenin ne kadar büyük olduğunu görürüz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, döviz kurundaki büyük sıçramaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karabat’ın sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirme şöyle:

“Rezervleri tüketen, ülkeyi yatırım değil rant üssüne çeviren AKP ekonomide yolun sonuna geldiğini anlayınca her türlü hakaret ettiği Batı’ya yanaşmak için Mehmet Şimşek’i geri getirdi. Peki, Şimşek’in maliyeti ne olacak?

Batı sermayesinin faizden kazanması için harekete geçildi. Hatırlayın, 28 Mayıs’ın ertesinde Avrupa liderleri mültecileri tutacağı için Erdoğan’a minnet dolu tebrik mesajları yağdırıyorlardı. Şimdi de alacakları faiz için avuçlarını ovuşturuyorlar.

Döviz yavaş yavaş serbest bırakıldı. Dolar bir noktaya geldikten sonra büyük ihtimalle faiz silahı çekilecek. Dövizdeki artış durdurulup, sıcak paranın gelmesi sağlanacak. Ancak bu paralar yatırıma dönüşmeyecek. Kısa sürede faizini alıp gidecekler. Plan bu…

Peki, bize faturası ne olacak? Türkiye’nin dış borcu 459 milyar dolar. Doları seçim öncesi zar zor 19 TL’de tuttular. O zamanki borç 8,7 trilyon liraydı, şimdi ise kuru 24 TL’den ele alırsak 11 trilyon TL.

203,3 milyar dolar olan kısa vadeli dış borç 3,9 trilyon liradan, 4,9 trilyon liraya çıktı. Yani Türkiye’nin bir yıl içinde ödemesi gereken borcu 1 trilyon TL arttı. 2023 bütçesinin 4,6 trilyon TL olduğunu hatırlarsak tehlikenin ne kadar büyük olduğunu görürüz.

Büyük bir ihtimalle sert bir faiz artışıyla birlikte kur frenlenecek ve ekonomi soğutulacak. Böylece dövize olan talebin azalması sağlanacak ama diğer taraftan işsizlik de patlayacak.

Kurun önünü açarak aslında TÜİK’in enflasyonunun yalan olduğunu itiraf etmiş oldular. Enflasyona paralel artmayan dolar kuru, döndü dolaştı patlama noktasına geldi. Sonuçta düşük enflasyon verileri ile işçinin, memurun ve emeklinin hakkı çalındı.

AKP’nin beceriksiz politikasının faturasını orta ve alt gelir grubu vatandaşlarımız ödeyecek. Yani ülkenin %80’ine fatura kesildi. Milli gelirin %48’ini elinde bulunduran nüfusun %20’si ise bundan etkilenmeyecek.

Araç saltanatı, bakan yardımcılıkları, ballı koltuklar, sarayın harcamaları, 3-4 yerden alınan maaşlar, AKP teşkilatlarına havadan verilen kadrolar başta olmak üzere adımlar atılması gerekiyordu. Biz bunları yapacaktık. Ama AKP faturayı ilk halka kesiyor. Rantına dokunmuyor.

Bütçe açığı, dış ticaret dengesizliği, ithalata bağımlılık, finansman zorlukları, müteşebbislerin durması, genç nüfusun geleceğe güvensiz bakması gibi onlarca problem dururken Şimşek sadece gündemi oyalar…”

Paylaşın

CHP’den Dikkat Çeken Kanun Teklifi: Emeklilerin Bayram İkramiyeleri 15 Bin TL Olsun

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Kurban Bayramı’nda emekli ikramiyelerinin 15 bin TL olarak ödenmesi için kanun teklifi verdi. Ağbaba, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun seçim sürecinde emekli ikramiyelerine yönelik vaadini de hatırlattı.

Emeklilere bayramlarda ikramiye ödenmesinin ilk kez 2015 yılında Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirildiğini belirten Ağbaba, “Emeklilere ve hak sahiplerine Ramazan ve Kurban bayramlarında bin lira ödenmeye başlanmıştı. Yıllar içinde yapılan cüzi artışlarla da emeklilerimize ödenen emekli ikramiyeleri adeta sembolik bir rakama dönüşmüş, ikramiyeler enflasyon karşısında eriyip pula dönüşmüştür.

Eğer iktidar samimiyse seçim öncesi Genel Başkanımızın vaadi olan, emekli ikramiyelerin bu Kurban Bayramı’nda 15 bin TL ödenmesine ve bundan sonra da ikramiyelerin asgari ücret düzeyine yükseltilmesi teklifimize destek verir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba; Kurban Bayramı’nda emeklilere 15 bin TL ikramiye verilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na kanun teklifi verdi. ANKA‘nın aktardığına göre, Veli Ağbaba, teklifini şu açıklama ile değerlendirdi:

Genel Başkanımızın seçim öncesi vaadi olan emekli ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve bir önceki bayramda eksik verilen ikramiyenin de verilmesi ile bu bayramda emekli ikramiyelerinin 15 bin TL olarak ödenmesi için kanun teklifimizi Meclis’e sunduk

. AKP Genel Başkanı Erdoğan seçim öncesinde emekli ikramiyelerinin 2 bin TL’ye yükseltildiğini açıklamıştı. Genel Başkanımızın vaadi ise emekli ikramiyelerinin her bayramda asgari ücret kadar ödenmesiydi. Bu bağlamda bir önceki bayramda eksik ödenen 6500 TL bayram ikramiyesine ek olarak Kurban Bayramı’nda da 8506 TL asgari ücret eklenmeli ve bu bayramda emeklilere 15 Bin TL emekli ikramiyesi verilmelidir.

Emeklilerimize bayramlarda ikramiye ödenmesi ilk kez 2015 yılında Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirilmiş, emeklilere ve hak sahiplerine Ramazan ve Kurban bayramlarında bin lira ödenmeye başlanmıştı.

Yıllar içinde yapılan cüzi artışlarla da emeklilerimize ödenen emekli ikramiyeleri adeta sembolik bir rakama dönüşmüş, ikramiyeler enflasyon karşısında eriyip pula dönüşmüştür. Eğer iktidar samimiyse seçim öncesi Genel Başkanımızın vaadi olan, emekli ikramiyelerin bu Kurban Bayramı’nda 15 bin TL ödenmesine ve bundan sonra da ikramiyelerin asgari ücret düzeyine yükseltilmesi teklifimize destek verir.”

Paylaşın

Türkiye Değişim Partisi’nden CHP’yle Birleşme Kararı

Genel başkanlığını Mustafa Sarıgül’ün yaptığı Türkiye Değişim Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile birleşme kararı aldığını açıkladı. Sarıgül, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bugün TDP için demokrasi adına, özgürlükler adına çok önemli bir gün. Hayatta bazı dönüm noktaları vardır. Yaşamın hangi noktasında nerede olursam olayım siyaset vefadır, mertliktir, omurgası olmaktır” dedi ve ekledi:

İnsan hayatında önemli kararlar alması gereken zamanlar vardır. Devletler ve partiler de böyledir. Olaylar ve gelişmeler partileri bir noktaya getirir. Bir karar vermek zorunda kalırlar ve verdikleri kararla tarihe geçerler. Arkanıza yaslanır ve kurulduğumuzdan bugüne yaşananları gözden geçirin. Hem oy pusulasında hem de Türkiye siyasetinde TDP’ye yer açtık. Çözüm önerilerini ortaya koyduk, şan şöhret peşinde koşmadık. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmedik.”

Mustafa Sarıgül, açıklamasının devamında, “Şimdi Türkiye’nin önünde yeni bir dönem var. Seçimler öncesinde ve sonrasında muhalefeti ve adayları dizayn ettiler. Bu yönetime karşı olan dirençleri kırdılar. Ya bu sistemden yana olacağız ya da Kılıçdaroğlu’nun yanında olmaya devam edeceğiz. Bu sistemin devam etmesi halinde devlet bir parti devleti haline gelecek. Meclis göstermelik olacak. Türkiye uygar dünyanın üyesi olmaktan çıkacak” ifadelerini kullandı.

Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı ve CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, TDP Parti Meclisi’nin toplantısının ardından açıklama yaptı. TDP’nin CHP’ye katılma kararı aldığını açıklayan Sarıgül, “TDP bugün elini taşın altına koymuştur ve Kılıçdaroğlu’nun yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Sarıgül, partisinin CHP’ye katılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bugün TDP için demokrasi adına, özgürlükler adına çok önemli bir gün. Hayatta bazı dönüm noktaları vardır. Yaşamın hangi noktasında nerede olursam olayım siyaset vefadır, mertliktir, omurgası olmaktır.

İnsan hayatında önemli kararlar alması gereken zamanlar vardır. Devletler ve partiler de böyledir. Olaylar ve gelişmeler partileri bir noktaya getirir. Bir karar vermek zorunda kalırlar ve verdikleri kararla tarihe geçerler. Arkanıza yaslanır ve kurulduğumuzdan bugüne yaşananları gözden geçirin. Hem oy pusulasında hem de Türkiye siyasetinde TDP’ye yer açtık. Çözüm önerilerini ortaya koyduk, şan şöhret peşinde koşmadık. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmedik.

“Ya bu sistemden yana olacağız ya da Kılıçdaroğlu’nun yanında olmaya devam edeceğiz”

14 Mayıs seçim kararı alındı. 7 Nisan’da parti meclisimizi topladık ve aynen şunları söyledik: Sayın Kılıçdaroğlu, devleti rayına oturtur. Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yüzde 100’ünü kucaklar. Ve Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye’de herkesin cumhurbaşkanı olur dedik. Seçimlerde Sayın Kılıçdaroğlu’na destek vereceğimizi açıkladık.

Şimdi Türkiye’nin önünde yeni bir dönem var. Seçimler öncesinde ve sonrasında muhalefeti ve adayları dizayn ettiler. Bu yönetime karşı olan dirençleri kırdılar. Ya bu sistemden yana olacağız ya da Kılıçdaroğlu’nun yanında olmaya devam edeceğiz. Bu sistemin devam etmesi halinde devlet bir parti devleti haline gelecek. Meclis göstermelik olacak. Türkiye uygar dünyanın üyesi olmaktan çıkacak.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Sahada Daha Aktif Olacağız

Kurultay’a giden CHP’de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerine, “Sahada daha görünür ve aktif olacağız. Fil dişi kulelerde kalan bir anlayış olmayacak” dediği öğrenildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetiminde yaşanan değişimin “yerel seçimlerdeki aday belirleme sürecine de yansıyabileceği; daha fazla genç ve kadın adayların olabileceği” kaydedildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün partisinin genel merkezinde seçim sonrası yenilediği merkez yönetim kuruluyla (MYK) ilk toplantısını yaptı.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre yeni MYK’de parti meclisinin aldığı kurultay kararı da takvimlendirildi.

Buna göre temmuzda başlayacak kongre süreçlerinin ekimde tamamlanması ve sonrasında da parti meclisinin toplanarak kurultay için bir gün belirlemesi bekleniyor. Kılıçdaroğlu’nun da yapılacak kurultayda tekrar aday olacağı söyleniyor. Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK üyelerine, “Sahada daha görünür ve aktif olacağız. Fil dişi kulelerde kalan bir anlayış olmayacak” dediği öğrenildi.

CHP kurmayları, “Tüzüğü daha demokratik bir hale getireceğiz. Siyasi katılımı artıracağız. Kadınları, gençleri, engellileri siyasette daha aktif kılmak için ne yapabileceğimize bakacağız. Sonrasında tüzükle ilgili ekim gibi yapacağımız kurultayımızda bir komisyon oluşacak. Bu yapılacak çalışmaları ele alacaklar. Sıfırdan bir tüzük hazırlamayacağız ama mevcut tüzük içerisinde kimi değişikliklerin yapılması öngörülüyor” dedi.

Ayrıca, CHP yönetiminde yaşanan bu değişimin “yerel seçimlerdeki aday belirleme sürecine de yansıyabileceği; daha fazla genç ve kadın adayların olabileceği” kaydedildi.

Öte yandan seçim yenilgisinin ardından, değişim sesleri de yükselmeye devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP için değişim mesajını yineledi ve “Değişimin sadece bir kurul, heyet değişimiyle olmayacağını hepimiz biliriz” dedi. Tokat’ta CHP Erbaa İlçe Başkanı Hayri Kocaoğlu, genel merkezde değişimin kaçınılmaz olduğunu belirterek istifa etti.

CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, partisinin ciddi bir iç muhasebe yapması gerektiğini söyledi. Altay “Bu seçime ‘başarı’ diyenin aklından şüphe ederim” ifadesini kullandı.

Paylaşın

CHP’li Sağlar’dan Dikkat Çeken Paylaşım: Sağa Yaslanma Siyaseti Çökmüştür

Sosyal medya hesabından CHP’ye dair değerlendirmelerde bulunan Fikri Sağlar, “CHP’nin sağa yaslanma siyaseti çökmüştür. Türkiye’nin ihtiyacı sağı taklit eden bir CHP değildir” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski Parti Meclisi Üyesi Fikri Sağlar, sosyal medya hesabından CHP’ye dair değerlendirmelerde bulundu. Partinin ‘sol’a dönmek zorunda olduğunu vurgulayan Sağlar, şunları ekledi:

“CHP’nin sağa yaslanma siyaseti çökmüştür. Değişim buradan başlamak zorundadır. Tabanı genetik sol-sosyal demokrat olan CHP, sola geri dönmek zorundadır. Türkiye’nin ihtiyacı sağı taklit eden bir CHP değildir.”

Öte yandan CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), il ve ilçe kongrelerinin takvimini belirledi. Dün yapılan MYK toplantısında, kongre takviminin başlaması ve takvimin ilanı kararı alındı.

Buna göre, yarın muhtarlık esasına göre tanzim edilmiş üye çizelgeleri hazırlanmaya başlanacak. Üye çizelgelerine ilişkin işlemler 27 Haziran’a kadar sürecek.

İlçe kongresi delege seçimleri 3 Temmuz’da başlayacak, 30 Temmuz’da sona erecek. 5 Ağustos’ta yapılmaya başlanacak ilçe kongreleri ise 10 Eylül’de son bulacak.

İl kongrelerinin başlangıç tarihi de 16 Eylül olarak belirlendi. 15 Ekim’de bitecek il kongrelerinin ardından Parti Meclisi’nin belirleyeceği tarihte olağan kurultay yapılacak.

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Bugün kongreler takvimini başlatma kararını alındı. Söylemiştim, yasal, asgari süreler dikkate alınarak bu takvimi en hızlı şekilde tamamlayacağız. Mevzuattaki asgari sürelere uyarak en hızlı şekilde kongreler takvimimizi tamamlayacağız. Bu Ekim olur, Ekim ortası olur. Yolda yürürken bir bakalım” dedi.

Öztrak’ın açıkladığı takvim uyarınca 6 Haziran itibariyle yasal itirazlar için tanınması gerekli zorunlu süre aralıkları hesaplandığında üç aylık süreçte en geç 15 Ekim’e kadar ilçe ve il kongreleriyle kurultay aşamasına gelinecek.

Öztrak, Kılıçdaroğlu’na yönelik istifa talebiyle ilgili soruya karşılık ise “CHP bir çadır partisi değildir. Dünyada gerçekten eşine az rastlanır bir maziye sahip olan asırlık bir partidir. Yerleşik usullere sahiptir. Bu partide kimse tek başına aklına estiği gibi karar alamaz. Bütün kararlar partinin yetkili kurullarında tartışarak alınır” ifadesini kullandı.

Paylaşın