Asgari Ücretlinin Bütçesi Aralık Ve Ocakta Sarsılacak

Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların öncelikli gündeminin ısınma ihtiyacı olduğuna dikkat çeken CHP’li Burhanettin Bulut, “Asgari ücrete yapılacak zam ceplere girene kadar aralık ve ocak aylarında artacak ısınma giderleri asgari ücretli milyonlarca vatandaşın da bütçesini zorlayacak” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kış aylarında başta gıda olmak üzere iğneden ipliğe her ürüne zam yağmuru beklenirken; kentlerde asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızı ısınmada kullanacağı doğalgaz faturaları adeta yakacak. Borçlarını ödemekte dahi zorlanan milyonlarca vatandaşımız, kara kışa icralık giriyor. İcra dairelerinde bulunan dosya sayısı 21 milyon 754 bin oldu. Vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 85 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor.”

Bulut açıklamasının devamında, “Asgari ücret günden güne pul olup erirken, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 15 bin 684 liraya yükseldi. Vatandaş oduna, kömüre mi para verecek, kirasını, faturalarını ödeyip, mutfak masraflarını mı karşılayacak? Asgari ücrete zam yapılsa dahi zam emekçinin cebine şubat ayında girecek. 2 ay sürede vatandaş enflasyon karşısında ezilecek” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların öncelikli gündeminin ısınma ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. CHP’li Bulut, hazırladığı çalışmada doğalgaza erişimi olmayan kırsal bölgelerdeki vatandaşların ısınmak için kullandığı oduna ve kömüre son bir yıl içerisinde fahiş oranda zam yapıldığını ortaya koydu.

CHP’li Bulut, konuya ilişkin şunları dile getirdi: Türkiye’de nüfusumuzun yaklaşık yüzde 30’unun doğalgaza erişimi bulunmuyor. Havaların soğumasıyla birlikte başta kırsal bölgeler olmak üzere doğalgaza erişimin olmadığı yerleşim yerlerinde vatandaşlar ısınma ihtiyacını gidermek için en çok kömür ve odun kullanıyor. Kömür ve odun fiyatları geçtiğimiz yıla göre iki kattan daha fazla artarken; kırsal bölgelerde dar gelirlileri en çok zorlayacak konuların başında ısınma gideri geliyor.

Yerli ve ithal kömür fiyatları geçtiğimiz yıl kış öncesi ton başına ortalama 2 bin 500 lira ile 4 bin lira arasındayken; bu yıl kış öncesi türüne göre kömürün ton fiyatı 7 bin 250 lira ile 9 bin lira arasına çıktı. Başka bir deyişle kömüre yapılan zam oranı yüzde 125’i buldu. Yine kırsal kesimlerde ısınmada en çok kullanılan odunun ton fiyatı da geçtiğimiz yıl kış öncesi 2 bin 500 lira ile 3 bin 750 lira arasında değişirken; bugün odunun ton fiyatı 7 bin lira ile 9 bin lira arasına yükselmiş durumda. Oduna yapılan zam oranı da yüzde 140’u buldu. Son bir yıl içerisinde odun ve kömür almak adeta lüks haline geldi.

“2 ay sürede vatandaş enflasyon karşısında ezilecek”

CHP’li Bulut, doğalgaz erişimi olan kentlerde ise aylık 25 metreküp bedava verilen doğalgazın ısınma ihtiyacını karşılamaktan çok uzak olduğuna dikkat çekti. 11 bin 402 lira olan asgari ücrete yapılan zammın çalışanların cebine Şubat 2024’te gireceğine dikkat çeken CHP’li Bulut; şunları dile getirdi:

“Asgari ücrete yapılacak zam ceplere girene kadar aralık ve ocak aylarında artacak ısınma giderleri asgari ücretli milyonlarca vatandaşın da bütçesini zorlayacak. Kış aylarında başta gıda olmak üzere iğneden ipliğe her ürüne zam yağmuru beklenirken; kentlerde asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızı ısınmada kullanacağı doğalgaz faturaları adeta yakacak. Borçlarını ödemekte dahi zorlanan milyonlarca vatandaşımız, kara kışa icralık giriyor.

İcra dairelerinde bulunan dosya sayısı 21 milyon 754 bin oldu. Vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 85 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Asgari ücret günden güne pul olup erirken, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 15 bin 684 liraya yükseldi. Vatandaş oduna, kömüre mi para verecek, kirasını, faturalarını ödeyip, mutfak masraflarını mı karşılayacak? Asgari ücrete zam yapılsa dahi zam emekçinin cebine şubat ayında girecek. 2 ay sürede vatandaş enflasyon karşısında ezilecek.”

Paylaşın

CHP’nin ‘İş Birliği’ Önerisi İYİ Parti’de Nasıl Yankılandı?

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, siyasi partiler de seçim çalışmalarına hız verdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

İki liderin kurmaylarının da eşlik ettiği ve yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmede CHP Lideri Özel, İYİ Parti Lideri Akşener’e yerel seçimlerde iş birliği teklif etti.

Özel, İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarma kararına ‘sonsuz saygılı’ olduklarını, asla bu kararın çiğnenmesi gibi bir tutumlarının olamayacağını söyledi. Partisinin kurultayında delegenin CHP’ye yeni bir yol çizdiğine işaret eden Özel, kurultayın kendilerine verdiği sorumluluk ve heyecanla, seçim iş birliği için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Yerel seçimler konusunda toplumun iki partiden de beklentisi olduğunu ifade eden Özel, Akşener’e “yerelde iş birlikleri” konusunda ne düşündüğünü sordu.

Akşener, Özel’in “seçim iş birliği” önerisine “olumlu veya olumsuz” bir görüş belirtmedi. İYİ Parti’nin başta MHP olmak üzere pek çok partinin aksine daha demokratik bir işleyişe sahip olduğunu belirten Akşener, bu konudaki kararı tek başına veremeyeceğini söyledi.

“Genel İdare Kurulu ne derse ben onu yapacağım” diyen Akşener, geçmişte masadan kalkması dahil tüm kararlarını da GİK’le birlikte aldığını anlattı. Partisinin Genel İdare Kurulu’nun 4 üyesi hariç tüm üyelerinin 81 ilde aday çıkarma kararını onayladığını hatırlatan Akşener, Özel’in önerisini GİK’e sunacağını söyledi.

Görüşmede Akşener, Özel’e iş birliği teklifine ilişkin nasıl bir model önerdiklerini de sordu. Özel, öncelikle İYİ Parti’nin “tek başına seçime girme kararını esnetip esnetmeyeceği” konusundaki tutumunu görmek istediği için, Akşener’le görüşmesinde somut bir iş birliği formülü sunmadı. GİK’ten olumlu bir karar çıkması halinde iki partinin ilgili genel başkan yardımcılarının bu doğrultuda bir çalışma yapabileceklerini ifade etti.

Görüşmede İYİ Parti heyeti, Özgür Özel’in adaylaştıracağını açıkladığı İstanbul, Ankara ve Aydın belediyelerini hatırlattı ve bu konudaki tutumunu sordu. Özel, bu açıklamanın arkasında olduklarını, onun haricinde bütün seçim bölgelerini birlikte değerlendirmeye açık olduklarını ifade etti.

Bunun üzerine Akşener, kendisine eşlik eden parti yöneticilerinin de onayını alarak CHP’nin önerisini pazartesi günü GİK’in onayına sunacağını ve olumlu veya olumsuz alınan kararı bildireceklerini ifade etti.

Görüşmede 14-28 Mayıs seçimlerindeki ittifak süreci, süreçte yapılan hatalar da gündeme geldi. Özel de Akşener de, iş birliği olsun olmasın bundan sonraki tüm süreçlerin şeffaf ve güven esaslı olması gerektiğini söyledi.

CHP’nin iş birliği teklifinin ardından 31 Mart yerel seçimlerine “hür ve müstakil” olarak girme kararı alan İYİ Parti’nin bu kararını değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu. İYİ Parti kurmayları, GİK toplantısına kadar geçen süreçte gerek Akşener, gerek milletvekilleri ve yöneticilerin geniş kapsamlı “istişare” yürüteceğini ifade etti.

İyi parti yerel seçimler kararını değiştirir mi?

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın aktardığına göre; CHP’li kurmaylar, Türkiye demokrasisi ve yerel seçim başarısı için güçlü bir adım attıklarını düşünürken, bir CHP’li yönetici şu ifadeleri kullandı:

“Hepimiz cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için yola çıktık ve CHP de İYİ Parti de kazanılması için büyük çaba sarf etti. Ama olmadı. Bu süreçle ilgili onların kırgın olduğu hususlar izlenimi aldık. Bizim de elbette kırgın olduğumuz hususlar oldu. Ama gördüğümüz, herkes o hatalardan ders çıkardı.”

İYİ Parti yönetimindeki pek çok isim “hür ve müstakil İYİ Parti” kararının doğru karar olduğunu düşünüyor. GİK’in neredeyse oybirliğiyle aldığı karardan geri dönmesinin kolay olmayacağını belirten bazı İYİ Parti kurmayları, “2 ay önce ne söylediysek, yine aynı karar çıkacaktır, çünkü şu ana kadar o kararı değiştirmemizi gerektirecek bir durum yok” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Parti’nin iktidar alternatifi olmak için tek başına seçime girme kararı aldığını belirten kurmaylar, “Dik durmamız lazım. Biz kararımızı değiştirirsek, belki kamuoyu rahatlar, teşkilatlar rahatlar ama Türkiye’de yönetim değişmez. Bizim önceliğimiz Türkiye” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Partili kurmaylar, 81 ilde aday çıkarma kararından bir vazgeçiş olursa, bunun Türkiye için daha hayırlı bir karar olduğuna kanaat getirilirse de parti disiplini gereği bu karara uyacaklarını ifade ediyor.

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti, MHP, CHP Ve HEDEP Nasıl Bir Strateji İzleyecek?

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, tüm siyasi partiler seçim çalışmalarına hız verdi. AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı, 2019 Yerel Seçimleri’nde CHP’ye geçen başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok belediyeyi yeniden kazanmak istiyor.

CHP, iş birliğini ve mevcudu korumanın dışında Manisa, Bursa, Denizli ve Balıkesir’i hedeflerken, 5 yıl önceki yerel seçim sonuçlarında kritik rol oynayan HDP, yeni adıyla HEDEP’in de önümüzdeki seçime dair farklı stratejik planları var.

“Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de çok çalışacağız”

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; 21 yıldır Türkiye’yi yöneten AK Parti belediyelerde de en güçlü partiydi. Ancak 2019 Yerel Seçimleri’nde MHP ile iş birliğine karşın İstanbul ve Ankara belediyeleri kaybedildi. Şu an 15 büyükşehir, 24 il, 535 ilçe belediyesinin yönetimi AK Parti’de. İlk hedef de bu belediyelerin korunması, ayrıca 2019 Yerel Seçimleri’nde kaybedilen İstanbul ve Ankara başta olmak üzere muhalefete geçen bazı kentleri geri almak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son grup toplantısında “Yeniden İstanbul” diyerek ana hedefi ortaya koydu. AK Partili yetkililerin aktarımına göre seçim stratejisi ile ilgili çalışma tamamlanma aşamasına geldi. Hizmet odaklı, projeler öneren bir kampanya planlanıyor. Ancak partililer de biliyor ki önümüzdeki yerel seçim de genel seçim havasında geçecek. Partide “Seçmen ‘ülkeyi dolaşacak Cumhurbaşkanı adayı değil İstanbul’a hizmet edecek birini arıyoruz dese rahat kazanırız” denilirken, “Ne yazık ki icraat seçimi değil yine varlık seçimi olacak. Siyaseten sen mi varsın ben mi varım seçimi olacak” değerlendirmesi yapılıyor. Parti yöneticileri başta İstanbul olmak üzere seçim süreciyle ilgili şu noktaların altını çiziyor:

Mucizevi aday yok. Şu olsa kesin kazanır diyemeyiz. O nedenle her seçimde olduğu gibi bu seçimde de çok çalışacağız.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi için kamuoyuna yansıyan isimlerin dışında sürpriz bir isim çıkmaz. Temayül yapıldı, anketler sürüyor. Saha izlenimleri de paylaşılarak bir adaya karar verilecek. Ama adayı belirlemek için daha çok veriye ihtiyaç var. Aday belirleme süreci ocak ayı ortasına kadar sürebilir.

İstanbul’un tümü üzerinden bir değerlendirme yapılmalı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni geri almak için toplam oyu, dolayısıyla kazanılan ilçe sayısını arttırmak gerekiyor. Bu nedenle adayı değil adayları, bunları da bir bütün olarak düşünmeliyiz. Mevcut belediyeler açısından da sadece o ilçeyi yeniden kazanmak yetmez, oy arttıracak adayla seçime girmek lazım.

İstanbul’u alan Türkiye’yi alır deniliyor. İstanbul özelinde bakarsak Esenyurt’u alan da İstanbul’u alır diyebiliriz. Esenyurt hayati önemde.

İstanbul seçiminin anahtarı yine Kürtler olacak. Örneğin Esenyurt gibi bazı ilçelerde Kürt aday çıkarmak gerek. Yine Belediye Meclis üyeliklerinde Kürt temsiline özen gösterilmeli. Kayyım atamalarının İstanbul’daki Kürt seçmen üzerinde etkisi yüksek. Seçim stratejisinde bunun da düşünülmesi lazım.

HEDEP ile arka kapı diplomasisi olmaz. AK Parti’nin duruşunda değişiklik yok. Biz Kürt seçmenden oy alan bir partiyiz. O nedenle Kürt seçmen için de elbette bir şey söylemek lazım. Ama asıl aday tercihi önemli olacak, mesajı aday verecek.

“Radikal değişiklik beklemeyin ama…”

MHP’nin Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra 10 il ve 145 ilçe belediye başkanı var. MHP de stratejisini 2019 yerel seçim iş birliğini sürdürerek mevcut belediyeleri korumak ve “CHP ve HDP başta olmak üzere muhalefet partilerinin yönetimi altında inim inim inleyen belediyeleri kurtarmak” olarak açıkladı.

2019 yerel seçim iş birliğinin yeniden kurulması için AK Parti ile MHP arasındaki temaslar 26 Ekim’de başladı. Yaklaşık 1 ayda yapılan 8 toplantıda elde edilen sonuçlar aynı gün liderlere sunuldu. Ancak üzerinde anlaşılamayan bazı konular liderlerin yüz yüze görüşmesine bırakıldı. İki lider de dün bir araya gelerek bu konularda son değerlendirmelerini yaptı. Şimdi heyetlerin yeniden bir araya gelmesi, liderlerin verdiği kararlar doğrultusunda çalışmaya son şeklini verip yapılan iş birliğinin kamuoyuna açıklanması bekleniyor.

Partililer, 2019 Yerel Seçimleri’nde 30’u büyükşehir 51 ilde yapılan ittifakın büyük ölçüde korunacağını söylüyor. Söz konusu iş birliğinde MHP, Adana, Mersin ve Manisa büyükşehir belediyelerinde aday göstermiş, 27 büyükşehirde ise AK Parti aday çıkarmıştı. Şimdi Adana ve Mersin için değişiklik olabileceği konuşuluyor. Partililer, “Radikal değişiklik beklemeyin ama daha önce yapılan hatalar varsa onların üzerine değerlendirmeler yapılır. 1-2 sürpriz olabilir” diyor.

“Manisa, Bursa, Denizli ve Balıkesir”

CHP ile İYİ Parti 2019 Yerel Seçimleri’nde yaklaşık 50 ilde iş birliği yapmıştı. CHP bu iş birliğinin sonunda İstanbul, Ankara, Antalya, Adana’nın aralarında bulunduğu 11 büyükşehir belediyesini, ayrıca 10 il, 191 ilçede belediye başkanlıklarını kazandı. Ancak bu seçimlerde benzer bir iş birliği mümkün görünmüyor. İYİ Parti 81 ilde aday çıkarma kararını kamuoyu ile paylaştı. Özgür Özel genel başkanlığındaki yeni CHP yönetimi ise bu kararın gözden geçirilmesini en azından kritik birkaç ilde İYİ Parti’nin aday çıkarmamasını istiyor. Bu kapsamda İYİ Parti ile ilk temas bugün kurulacak. CHP Genel Başkanı Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e bir nezaket ziyareti yapacak. Bu ziyaretin sınırlı da olsa bir iş birliği zemini için kapı açması bekleniyor.

Kurultayda ortaya çıkan genel başkan ve parti yönetimi değişiminin CHP’yi seçimde olumlu etkileyeceği değerlendirmeleri yapılıyor. Bu olumlu havayı yerel seçime taşıma hedefiyle çalışan yeni parti yönetimi bir dizi toplantı yapacak. 1-3 Aralık’ta yapılacak milletvekili kampının ana gündemi yerel seçim olacak. Kampın ardından gelecek hafta Parti Meclisi toplanarak yerel seçim stratejisini ele alacak, tüm il ve ilçelerde aday belirleme yöntemleri netleşecek.

İş birliklerini yeni yol ve yöntemlerle devam ettirmek isteyen CHP yönetimi bu sayede mevcut belediyeleri korumanın yanı sıra yeni belediyeler de kazanmayı hedefliyor. “Kazandığımız değil asıl kazanacağımız illerle ilgiliyiz” diyen partililer bu illeri “Manisa, Bursa, Denizli ve Balıkesir” olarak sıralıyor. Doğru aday tercihi ve iş birlikleri ile bu kentlerin kazanılabileceği hesabı yapılıyor. Ayrıca 2019 yerel seçimlerinde çok az oyla kaybedilmiş birçok ilçenin de bu seçimde alınabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

“Bizim olanı tescil edeceğiz”

2019 Yerel Seçimleri’nde 3 büyükşehir belediyesi, 5 il belediyesi ve 50 ilçe belediyesi kazanan ama neredeyse tüm belediyelerine kayyım atanan HDP, yeni adıyla HEDEP de yaklaşan seçim için yoğun bir çalışma başlattı. Daha önce kazandıkları belediyeleri yeniden kazanmayı “Bizim olanı tescil edeceğiz” sözleriyle anlatan partililer batıda da belediye kazanma hedefinde. Yetkililere göre HEDEP son seçim sonuçlarına göre 140 civarında il, ilçe ve beldede birinci; 60 civarında il, ilçe ve beldede de ikinci parti durumunda. Bu sonuçlara bakıldığında HEDEP’in 1. ve 2. olduğu tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla yarışa gireceği kaydediliyor.

Partililere göre başta İstanbul olmak üzere Batı illerinde ise 2019 seçimlerinde olduğu gibi toptan merkezi bir aday çıkarmama kararı alınmayacak. Kentin dinamikleri izlenecek, diğer partilerin yaklaşımları ölçülecek, temaslar değerlendirilecek ve her ilin özelinde kararlar alınacak. İstanbul’da büyükşehir ve ilçelerde ayrı ayrı nabız tutacaklarını anlatan bir partili, “Bizim İstanbul’da çok önemli bir gücümüz var. Bu hassasiyetle bakacağız. Bir destekleme kararı alırsak bu kararda adayın bize bakışı, bizim için kurduğu söz, hassasiyetlerimizle ilgili değerlendirmeleri önemli olacak” diyor.

HEDEP’in adaylarını belirlemek için bu seçimlerde uygulayacağı önseçim de ayrıca önem taşıyor. “Kent uzlaşısı” yöntemiyle gerçekleştirilecek önseçimin aralık ayının ikinci haftasında yapılması, adayların ise önseçim sonuçları esas olmak üzere ocak ayından itibaren ilan edilmesi bekleniyor.

Paylaşın

Özel İle Akşener Görüştü: Akşener, ‘İş Birliği’ Teklifini GİK’e Götürecek

İYİ Parti Genel Merkezi’nde Meral Akşener ile görüşen CHP Lideri Özgür Özel, Akşener’e 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde iş birliği yapılmasını teklif etti. Akşener ise Özel’in teklifini partisinin Genel İdare Kurulu’na taşıyacağını söyledi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. CHP Lideri Özel ve İYİ Parti Lideri Akşener görüşme sonrası ortak basın açıklamasında bulundu.

Akşener’e 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde iş birliği yapılmasını teklif eden Özgür Özel, basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın basın mensupları, hepinize Cumhuriyet Halk Partisi heyeti adına teşekkür ediyoruz bugüne gösterdiğiniz ilgi için. Sayın Genel Başkanımızdan randevu talep etmiştik, sağ olsunlar en kısa sürede talebimizi karşıladılar, heyetimizi heyetleriyle birlikte ağırladılar.

Yaptığımız görüşmede tabii ki, çok önemli değerlendirmeler yaptık ama ziyaretimizin özü ve özeti şuydu: İYİ Partinin kamuoyunca da bilinen, bizim tarafımızdan da saygıyla karşılanan bir Genel İdare Kurulu kararıyla tüm seçim bölgelerinde yerel seçime kendi adaylarıyla girmeleri noktasında bir irade beyanları, alınmış bir kararları vardı.

Biz bu ziyaretimizde, bu karara saygılı olduğumuzu, o yüzden yerel seçimlere yönelik bir somut teklifle değil ancak yerel seçimlerde, daha önceden de ifade etmiştim, Sayın Genel Başkanıma da ifade ettim… İttifak kelimesi yoruldu. İttifak kelimesi kalabalıkları, uzun süren toplantıları çağrıştırıyor. Ama yerel seçim biraz daha esnekliği, hızlı karar vermeyi ve ikili işbirliklerini gerektiriyor.

Biz, İYİ Partiye önümüzdeki yerel seçimde, yerel seçime yönelik olarak işbirliği içinde olup olamayacağımızı, böyle bir kararın, Genel İdare Kurulu kararının yeniden bu konuda Genel İdare Kurulu tarafından gözden geçirilip geçirilemeyeceğini, bizim alınmış kararlara saygılı olduğumuzu ama eğer mümkün olursa bundan sonraki süreçte yerel seçime yönelik bir işbirliği için partilerimizin görevlendireceği kişilerin birlikte çalışma imkânının yaratılıp yaratılamayacağını sorduk ve Sayın Genel Başkanımızdan bu konuda bir cevap aldık.

Ben sözü burada sonlandırıyorum ve nazik ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum.”

“İnşallah her şey Türkiye için iyi olur”

Özel’in “iş birliği” teklifini partisinin Genel İdare Kurulu’na taşıyacağını söyleyen Meral Akşener ise, şu ifadeleri kullandı:

“Estağfurullah. Öncelikle tekrar hayırlı olsun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığınız. Başarılar diliyorum. Allah utandırmasın.

Evet, Sayın Genel Başkanımızın, Sayın Özel’in söyledikleri doğrudur. O konuyu anlattı. Bizim bir kararımız var, işte 81 ilde tek başımıza seçime girmek şeklinde. O konuyu Genel İdare Kuruluna, tekrar bizim iki siyasi parti olarak hiç değilse bazı yerlerde birlikte işbirliği yapabilir miyiz sorusunu, bir soruyu acaba Genel İdare Kuruluna tekrar bu soruyu götürebilir misiniz? Özü bu esasında özetlersem.

Biz de arkadaşlarımızla kendilerinin yanında da konuştuk; onların arkadaşları, bizim arkadaşlarımızın yanında. Pazartesi günü biz doğal olarak GİK’imizi toplayacaktık zaten. Orada bu soruyu Genel İdare Kurulumuza soracağız. Onlar nasıl bir cevap verecek o zaman göreceğiz.

Ziyaretleri için çok teşekkür ediyorum. İnşallah her şey Türkiye için iyi olur. Size tekrar başarılar diliyorum.”

Paylaşın

Özgür Özel’den Devlet Bahçeli’ye “Soysuz” Yanıtı

MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamalarına yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Bugün Devlet Bey de ‘Kürtlerden Başbakan olmadı mı geçmişte’ dedi. Benim dediğim; Devlet Bey, benim memleketim Manisa’da MHP’li bir başkan seçebiliyorlar mazbatasını alıyor. Sizin memleketiniz Osmaniye’de AKP seçtiler görev yaptı, MHP’yi seçtiler görev yaptı” dedi ve ekledi:

“Ama Diyabarkır’da, Batman’da, Mardin’de Kürtler belediye başkanı seçiyor ama siz kayyum atıyorsunuz. Manisalılar, Rizeliler, Osmaniyeliler eşittir ama sizin bu uygulamanız yüzünden Kürtler daha az eşittir. Camiler dini kurum kabul ediliyor ama Cemevleri kabul edilmiyor.”

Özel konuşmasının devamında, “Siz isteyin yarın Ülkü Ocakları sokağa çıkabilirler, Tayyip bey istesin Osmanlı Ocakları sokağa çıkabilir ama 1 Mayıs olur, sendikalar sokağa çıkamazlar. Bu ülkede muhalifler daha az eşittir Devlet Bey. Kendisi nazikçe telefon etti. Bugün diyor ki bu soysuz iddia, o arkadaşları, o metni yazan arkadaşları Sinan Ateş’in de arkadaşları da çok iyi biliyor.

O arkadaşlar bana soysuz demeye kalkıyorlarsa, Devlet bey, benim soyum Selanik’tir. Ayıptır söylemesi babamın babası üzerinden soyumuz 1880’lerde Üsküp’tedir. Soyumuz, Osmanlı’ya hizmet eden Makedonya’dır. Ben bu cümleyi ona yakıştıramadım. Devlet Bey’in çocuğu yok diye Tayyip Bey, “zürriyetsiz” demişti. Ben bunu hiç yakıştıramamıştım. Devlet Bey’in prompterina o ifadeyi yazanı, Devlet beye bizzat havale ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Ali Mahir Başarır ve çok sayıda partili hukukçu arkadaşımız Diyarbakır’dalar. Tahir Elçi davasını sürüncemede bırakıyorlar. Dinlenmesi gereken tanıklar dinlenmiyor. Deliller karartılması için bir el devreye girmişti. Tahir Elçi davasının yargılaması içimize sinmiyor. Sevgili Türkan Elçinin içinde yanan ateş elbette sönmeyecek. Ama sonuna kadar takipçisi olacağız. O eller yargılanana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Geçtiğimiz hafta İBB altyapı yatırımlarından örnekler vermiştim. İBB gibi CHPli belediye başkanları sosyal belediyeciliğin adeta kitabını yazmaya devam ediyorlar. Bugünkü örneğim ABB’den. Neler yapmış sosyal belediyecilikle ilgili, neler gördük neler.

Çocuklar üşümesin diye bir kampanya var 3 yıldır devam ediyor. Tam 200 bin aileye doğalgaz ve kömür desteği veriyorlar. Kışın en soğuk 3 ayında 500’er lira yatıyor, 600 lira gelecekse fatura 100 lira ödüyorlar. Evinde doğalgazı olmayana birer ton kömür veriliyor. Çocuklar protein alsın diye 2 yıldır süren 200 bin yoksul aileye bir kilo et veriliyor.

Mansur Yavaş, 200 bin aileye yani koca bir koçu boynuzundan tutup götürüp, çocukları yesin diye verdi. 918 köye, beldeye Ankara Büyükşehir Belediyesi internet desteği veriyor. 12 bin 500 öğrenciye otobüs abonmanı, 105 bin çocuğa bayram harçlığı veriyor.

Eğer CHP’li belediye seçerseniz 2 yılda bir kurbanlık koç kadar etten, karne hediyesinden, ödeyemediğiniz sınav parasını ödemeye koşacak sıcacık bir sosyal belediyecilik yapan belediye başkanınız olacak. Bunu Türkiye’nin dört bir yanında yaptığımızda CHP’li adayları seçtiğinizde bu sıcak el sizlere de uzanacak.

Seçimde sosyal belediyecilik nedir diye gösteren CHP’li belediyelere oy atmaya davet ediyorum. Ankara’yı parsel parsel satanlar değil güzel iyi dürüst insanlar yönetsin diye destek aldık. Mansur Yavaş bir de kurs açtı. Sosyal belediyecilik kursu. Sayın Erdoğan, başkanlarını gönderirsen onlara çok faydası olur.

Biz bu belediyeleri sadece CHP’lilerin oyuyla kazanmadık. İstanbul’da, İstanbul İttifakı’yla, Ankara’da dürüst insanlar Başkent’i yönetsin diye destek aldık ve kazandık. Biz işbirliğine tüm siyasi partileri, güç birliğine davet ediyoruz

Gazze’de 4 günlük ateşkes sona erdi, sonra 2 gün uzatma geldi. Biz CHP olarak kalıcı ateşkes istiyoruz. Yine CHP doğru yerde duruyor, Türkiye doğru yerde duruyor ama Bosna Hersek’te susanlar bugün yine susuyor. Dünyadaki tüm kardeşlerimize sesleniyorum; Filistin’deki zulmü durdurmak bütün solcuların, sosyal demokratların, sosyalistlerin görevidir. Hepinizi davet ediyoruz.

Çok yerli ve millisiniz ya; Türkiye’deki bütün siyasi partilerin genel başkanlarını alarak sınır kapısına kol kola gidelim; Türkiye’nin tavrını tüm dünyaya gösterelim. Çağrım sanadır Erdoğan.

Emekliler açlıkla sınanıyorlar. En düşük emekli maaşı mutlaka asgari ücret düzeyine çıkarılmalı. Plan Bütçe Komisyonu bugün önergemizi oylayacak. O eller havaya kalktığında göreceğiz. Grubumuz en düşük emekli maaşı asgari ücret olsun diye el kaldıracak. Göreceğiz kim emekliyi seçim olan pazara kadar, kim hak baki olana kadar savunuyor, göreceğiz. Herkesi AKP ve MHP’nin tavrını izlemeye davet ediyorum.

Bugün Devlet Bey de ‘Kürtlerden Başbakan olmadı mı geçmişte’ dedi. Benim dediğim; Devlet Bey, benim memleketim Manisa’da MHP’li bir başkan seçebiliyorlar mazbatasını alıyor. Sizin memleketiniz Osmaniye’de AKP seçtiler görev yaptı, MHP’yi seçtiler görev yaptı.

Ama Diyabarkır’da, Batman’da, Mardin’de Kürtler belediye başkanı seçiyor ama siz kayyum atıyorsunuz. Manisalılar, Rizeliler, Osmaniyeliler eşittir ama sizin bu uygulamanız yüzünden Kürtler daha az eşittir. Camiler dini kurum kabul ediliyor ama Cemevleri kabul edilmiyor.

Siz isteyin yarın Ülkü Ocakları sokağa çıkabilirler, Tayyip bey istesin Osmanlı Ocakları sokağa çıkabilir ama 1 Mayıs olur, sendikalar sokağa çıkamazlar. Bu ülkede muhalifler daha az eşittir Devlet Bey. Kendisi nazikçe telefon etti. Bugün diyor ki bu soysuz iddia, o arkadaşları, o metni yazan arkadaşları Sinan Ateş’in de arkadaşları da çok iyi biliyor.

O arkadaşlar bana soysuz demeye kalkıyorlarsa, Devlet bey, benim soyum Selanik’tir. Ayıptır söylemesi babamın babası üzerinden soyumuz 1880’lerde Üsküp’tedir. Soyumuz, Osmanlı’ya hizmet eden Makedonya’dır. Ben bu cümleyi ona yakıştıramadım. Devlet Bey’in çocuğu yok diye Tayyip Bey, “zürriyetsiz” demişti. Ben bunu hiç yakıştıramamıştım. Devlet Bey’in prompterina o ifadeyi yazanı, Devlet beye bizzat havale ediyorum.

Üye sayısında ciddi bir artış yaşıyoruz, tüm milletimizi baba evine, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’te olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmaya davet ediyorum.”

Paylaşın

İYİ Parti’den İstifa Eden Milletvekilinden AK Parti’ye Yeşil Işık

CHP’ye ya da AK Parti’ye geçeceğine yönündeki iddialara yanıt veren eski İYİ Parti Milletvekili Adnan Beker, “AK Parti’de çok sevdiğim dostlarım var. Ötesini Allah bilir. CHP’de kıymetli dostlarım var ancak orada siyaset yapmam” dedi.

Partisinin AK Parti’yle ittifak yapması gerektiğini söyleyen ve istifa eden eski İYİ Parti milletvekili Nebi Hatipoğlu da geçtiğimiz hafta AK Parti’ye katılmıştı.

Adnan Beker istifasını, “İYİ Parti çatısı altında artık Ankaralı hemşehrilerim ve Yüce Türk Milleti’ne daha fazla katkı sağlayamayacağımı düşündüğümden, bugün itibariyle İYİ Parti’den istifa ediyorum” sözleriyle duyurmuştu.

Adnan Beker açıklamasında ayrıca, “Başta çok değerli Ankaralı hemşehrilerim olmak üzere, İYİ Parti İlçe Başkanlarımız, yöneticilerimiz, üyelerimiz, gönüllülerimiz ve İYİ Parti’ye oy vermiş tüm vatandaşlarımızla bugüne kadar nasıl hemhâl olduysak bugünden sonra da kapım ve telefonum her zaman açık olacaktır.” ifadelerini kullanmıştı.

Adnan Beker’in istifasıyla birlikte İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) sandalye sayısı 42’ye düşmüştü.

Kulislerde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, fuhuş oteli iddialarını Beker’in istifasının ardından dile getirmesi, Beker’e karşı verilmiş bir yanıt olarak ifade edilmişti. Beker sadece Akşener’in açıklamalarıyla değil, oğlu ve yeğeninin iki kadını darp iddiası ile de gündeme gelmişti.

Paylaşın

9 Vekile Ait Dokunulmazlık Fezlekeleri TBMM’de: HEDEP, CHP Ve İYİ Parti

Aralarında HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, HEDEP İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ve İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’inde bulunduğu 9 milletvekiline ait 11 dokunulmazlık dosyası, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu.

Haber Merkezi / Meclis Başkanlığı’na, “Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi” sunulan 9 milletvekilinin isimleri şu şekilde:

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, İYİP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, İYİP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, HEDEP Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, HEDEP Mersin Milletvekili Ali Bozan, HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, HEDEP İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, HEDEP Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, HEDEP Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ.

Fezlekeler arasında HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk ve HEDEP Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez’in ikişer dosyası bulunuyor.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

Akşener, CHP Lideri Özel İle Görüşecek Mi? İYİ Parti’den Açıklama

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girme kararı alan İYİ Parti’de sözcü Kürşad Zorlu, Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hafta içinde görüşeceğine yönelik iddialara ilişkin, Özgür Özel’in randevu talebi olmadığını söyledi.

Özgür Özel’in “İstanbul’da sadece CHP’lilerin oylarıyla kazanmadık. Bir ittifakımız vardı. İstanbul’a iyi geldi” şeklindeki sözlerini de değerlendiren Kürşat Zorlu, “İfade edenler için söylemiyorum ama doğru bilgilerin kamuoyuna yansıdığını görmekten mutlu oluyoruz” dedi.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından basın toplantısı düzenledi.

Milletvekillerinin de katılımıyla gerçekleşen toplantıda, İsveç’in olası NATO üyeliğinin yanı sıra yerel seçim hazırlıklarının masaya yatırıldığını söyleyen Zorlu, “İYİ Parti, 81 ilde aday çıkarma kararının ardından Eskişehir, İzmir ve Kahramanmaraş’ta büyükşehir belediye başkan adaylarımızı belirledik. 4 ilde, 40 ilçede ve beldelerle birlikte toplam 59 yerleşim yerinde adaylarımızı belirlemiş oluyoruz. Bu hafta da değişiklik olmazsa 12 adayımızı paylaşacağız” dedi.

Zorlu’ya Genel Başkan Meral Akşener’in, “Oteli olan polis müdürleri var. O otellerde fuhuşun ötesi öksüz kızlar çalıştırılıyor” açıklamasının ardından partiden istifa eden Ankara Milletvekili Adnan Beker’in sözleri de soruldu. Zorlu, “Sayın Beker’le nasıl ilişkilendirildiğine ben de anlam veremedim. Çok net bir şekilde söyleyeyim; konunun onunla bir ilişkisi yok. Konu zaten çok hassas bir süreçte olduğu için, belirli yönlerini kamuoyu ile paylaştık. İncelemeler bakanlık tarafından devam ediyor. Bizim açıklamamız sonrası bir açıklama da gelmedi. Güvenlik birimlerimizin hassasiyetle takip ettiği bu sürecin çözümlenmesi için sessizliğimizi korumak arzusundayız” yanıtını verdi.

Eski Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz’ın “Anketlerde İYİ Parti’yi yüksek göstermem için Ümit Dikbayır para teklif etti” şeklindeki iddiası sorulan Zorlu şunları söyledi: “Benim çok beğendiğim bir kavram var; Rızanın imalatı. Noam Chomsky’nin bir eseri. Bugüne uyarladığımızda yaşadığımız gelişmeler karşısında bu kavramı dönüştürebiliriz. ‘İftiranın imalatı’ Bahsettiğiniz o iddia, iddia edilen kişi tarafından böyle bir şey olmadığı yönünde cevaplandırıldı.

Asıl önemlisi, bu iftiraları düzenleyen ve servis edenlerin; seçim öncesinde, bu seçimin nasıl kazanılmaması yönünde anketler ürettiklerini, bunları topluma nasıl sunduklarını tek tek izah etmeye vaktim yetmez. Bunlara hiç gerek yok. Biz seçimlere yönelik yüzleşmesini yapmış yegane partiyiz. Sayın Genel Başkanımız kongre konuşmasında, sonra 26 Ağustos’taki konuşmasında açıkça söyledi; hatamız, eksikliğimiz yönünde de özür diledi. Bunlarda bir sorun yok ama bir gerçek var. CHP Kongresi’nde de ortaya çıkmış bir gerçek var.”

İYİ Parti’nin yerel seçimlere yönelik kararı kapsamında özellikle Ankara ve İstanbul için bir geri dönüş olup olmayacağı sorulan Zorlu, “Genel İdare Kurulumuzun almış olduğu bir karar var. Siyasi partiler yetkili organları eliyle, onların aldığı kararların hayata geçirilmesiyle idare edilir. Biz de bu esas üzerinden kararımızı en etkin biçimde hayata geçirmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hafta içinde görüşeceğine yönelik iddialar sorulan Zorlu, CHP Genel Başkanı Özel’in randevu talebi olmadığını söyledi.

İYİ Parti’ye yönelik iddiaların yargıya taşınıp taşınmayacağı sorulan Zorlu, “Sayın Dikbayır’ın iddiaları çerçevesinde çok fazla bir değerlendirme yapmayacağım. Partimizin kuruculuğunu yapmış birisi. Bu konuyla ilgili Disiplin Kurulu süreci devam ediyor. Tebliğname yapıldı. Bugün veya yarın ulaşabilir. Sonrasında bir savunma süresi var. Kendi mecrasında yürüyen, mahremiyeti olan bir konu olduğu için de sürecin içeriğine yönelik bir bilgi vermem doğru olmaz” dedi.

Akşener’in oğlu Fatih Akşener ile ilgili iddialara da değinen Zorlu şunları söyledi: “39 yaşında, kendisini çok iyi yetiştirmiş bir Türk evladından bahsediyoruz. İddiaların karşılıklı olmasından dolayı söylemiyorum. Sayın Genel Başkanımızın birebir ailesiyle ilgili olduğu için cevaplama yoluna gidiyoruz. Genel Başkanımız, bir kadın ve bir anne. Fatih Bey de bizim için çok değerli. Her bir milletvekilimizin, her bir divan üyemizin öteden beri görüştüğü; farklı temalarla dostluk ilişkisi içinde, abi-kardeş ilişkisi içerisinde görüş alışverişi yaptığımız bir kişi. Her şeyden önce bizim bir emanetimiz.

Fatih Bey’in yetkinliğini burada sorgulamak durumunda değilim ama ortaya koyduğu değerlendirmelerin de çok önemli olduğu kanaatindeyim. Burada para dağıtılması ifadesi kullanıldı. O süreçte bizim 2 milletvekilimiz, gerektiğinde isimlerini de açıklarım; gönüllülük esasına ilişkin olarak, kampanya ekibini yürüten çok geniş bir ekibimiz vardı. Onların bazılarına, bazı öncü ekip liderlerine verilmiş bir katkı.

Bunun hesap noktasında da verilemeyecek hiçbir yanı yok. Her şey ortada. Bu günlerde bazı televizyon programlarında bazı kişiler tarafından döndürülüp döndürülüp sunulmaya çalışılıyor. Fatih Bey, bu parti kurulduğu için, bu milletin karşısına bu parti ve bu vizyon çıkarıldığı için kapılar suratına kapatılmış bir arkadaşımız. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türkiye’nin açlık, yoksulluk sorununu, kiralardaki fahiş konuları konuşmayalım (!); bir dedikodu furyasının içinde bırakılmaya çalışılıyoruz. Bunlar doğru değil.”

Parti hesaplarıyla ilgili iddiaları da değerlendiren Zorlu, “Büyük kongremizde partimizin finansal tablosu ibra edildi. Ardından Cem Özdemir, partimizin durumuyla ilgili bilgilendirme yaptı. Kongreden sonra ne kadar bir bütçeyle devir alındığını ve yıl sonuna kadar bütün harcamalarımız yapıldığı takdirde, 31 Aralık itibariyle nasıl bir bütçeye ulaşacağımızı ifade etti.

Ama oradaki bir rakamı bilinçli ya da bilinçsiz olarak döndürerek sanki kasamızda bir meblağ eksik gibi hava yaratıldı. Kimseye cevap vermek için söylemiyorum. Kamuoyunda böyle bir yanlışlık var. Şu anki Mali İşler Başkanımız Sedat Aksakallı tarafından da mali tablomuz olduğu gibi şeffaf bir biçimde paylaşıldı. Zaten biz Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabiyiz. Her türlü incelemeye de açığız. Bundan çekinecek yanımız yok.” dedi.

Partiden ihraç edilen eski GİK üyesi Arzu Önşen’in basına yansıyan iddiaları sorulan Zorlu, “Ben de o toplantıdaydım. Genel Başkanımız o toplantıda şunu ifade etti, O’na doğrudan söylediği kanaatinde değilim. Bütün Genel İdare Kurulu’na konuşarak söyledi. ‘Eğer bana yönelik bir iddianız, eleştiriniz var ise bunları bir dedikodu malzemesi olarak kullanmak yerine gelin karşıma aday çıkarın’ dedi. ‘İmzanız yetersiz kalırsa, Genel Başkan olarak tamamlamaya hazırım’ dedi. Genel Başkanımızın hassasiyeti budur. Bunca eleştirinin ve iddianın söylenebildiği yerde bizim kurul üyelerimizin her şeyi eleştirebildiğini ifade etmek durumundayım” ifadelerini kullandı.

“Doğru bilgilerin kamuoyuna yansıdığını görmekten mutlu oluyoruz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “İstanbul’da sadece CHP’lilerin oylarıyla kazanmadık. Bir ittifakımız vardı. İstanbul’a iyi geldi” şeklindeki sözleri sorulan Zorlu, “İfade edenler için söylemiyorum ama doğru bilgilerin kamuoyuna yansıdığını görmekten mutlu oluyoruz. Evet 2019’da İYİ Parti’nin teklifi ile o işbirliğinin zemini oluşturuldu. Neden?

Milletimizin geleceği için, milletimizin uzlaşma kültürü ile o karanlık dönemi atlatabilmesi için. Bizim kaygımız milletimizin bir sıkışmışlık içinde kalarak hareket etmesinden imtina edilmesi. Buna katkı sağlanmaması yönünde. Çünkü seçim sonuçları, siyasi partiler için de bir mesaj alanıdır. Bu mesajı iyi alacaksınız. Milletimiz bize muhalefet görevi verdi. Bize bir uyarıda bulundu. O uyarıyı hangi gerekçelerle verdiğini çok iyi hissediyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

CHP’de Tanju Özcan Dahil 13 İsme ‘Af’ Çıktı

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Parti Meclisimizin bir prensip kararı vardı. Partimizin 100. yılı nedeniyle 100. yıl affı konusunda karar almıştık. Af talepleriyle ilgili içlerinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da dahil 13 arkadaşımızın talepleri görüşüldü. 13 arkadaşımızın Parti Meclisi kararıyla affedilmesine ve yeniden üyeliklerine karar verildi” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) de Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından bugün toplandı. Parti Sözcüsü Deniz Yücel, PM toplantısı devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Tüzük Kurultayı tarihi ile ilgili açıklamalarda bulunan Yücel, “4 Eylül 2024 tarihinde Parti Meclisimizi Sivas’ta toplama konusunda karar aldık. 5 Eylül 2024 tarihinde Tüzük Komisyonumuz son toplantısını yaparak, 6-7-8-9 Eylül tarihlerinde Tüzük Kurultayımızı gerçekleştirmeyi planladık. 9 Eylül’de Tüzük Kurultayımız sonrasında da Program Kurltayımızın hazırlığına yönelik ilk toplantımızı yapmaya karar verdik” ifadelerini kullandı.

Yücel ayrıca yarın bitecek olan CHP Belediye Başkanı Aday Adaylığı başvuruları 5 Aralık’a kadar uzatıldığını duyurdu.

13 isme ‘af’ çıktı

Af talepleriyle ilgili de bilgilendirmede bulunan Yücel, “Af talepleriyle ilgili içinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da dahil olduğu 13 arkadaşımızın af talepleri görüşüldü. Ve 13 arkadaşımızın Parti Meclisimizin kararıyla affedilmesine ve yeniden üyeliklerine karar verildi” dedi.

Bir gazetecinin “Tanju Özcan’ın af kararıyla ilgili Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü mü?” sorusuna Yücel, “Böyle bir görüşme olduğunu biliyorum. Sayın Tanju Özcan’ın affını PM gündemine getirmeden önce böyle bir görüşme yapıldığını biliyorum. Geçmiş dönem Genel Başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da af konusunda olumlu bir görüşü olduğunu biliyorum” cevabını verdi.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sosyal medya hesabından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi’nin ‘af’ talebini kabul etmesine ilişkin açıklama yaptı.

Paylaşımında partiye dönüş kararını CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz’den aldığını ifade eden Özcan, “Baba Evi’ne döndüm” ifadelerine yer verdi. Özcan, ayrıca, “Her şey çok daha güzel olacak” vurgusu da yaptı.

Kararın ardından Sözcü TV’ye konuşan Özcan “Sizi yeniden belediye başkanı adayı olarak görecek miyiz?” sorusuna “Muhtemelen evet” yanıtını verdi. Özcan şöyle devam etti: “Anketler yapılsın, mutlu olurum. CHP’nşn Bolu’da bir aday adayı yok. Anketlerin sonucunu görmek bizi memnun eder.”

Tanju Özcan ve CHP yönetimi arasında yaşananlar

CHP’den ihraç edilen Tanju Özcan, CHP Bolu Milletvekiliyken 31 Mart 2019’deki yerel seçimlerde Bolu Belediye Başkanı seçilmişti.

Tanju Özcan’ın 16 Mayıs 2022’deki belediye meclisi toplantısında AK Partili belediye meclis üyesi Hacer Çınar’a yönelik “Bana niye el sallıyorsunuz, ben evli barklı adamım, ayıp oluyor” sözleri kamuoyunda tepki toplamıştı.

Bu olay üzerine bir yıl partiden uzaklaştırma cezası alan Özcan, Haziran 2022’de kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmişti.

Özcan, Temmuz 2021’de de Suriyelilere yönelik açıklamaları ve uygulamalarıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yabancıların su faturası ve katı atık vergilerine 10 kat zam yapacağına dair açıklamaları nedeniyle Özcan hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘nefret ve ayrımcılık’ suçlamalarıyla soruşturma başlatmıştı. Bunun üzerine Özcan, “Geri adım atmayacağım, fazlasını da yapacağım” demişti.

14-28 Mayıs seçiminin ardından da Özcan, dikkatleri üzerine çekmeye devam etti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başarısız olduğunu ifade eden ve Kılıçdaroğlu’nu protesto eden Özcan, “Değişim ve Adalet” sloganıyla Bolu’dan Ankara’ya yürüdü.

Yürüyüşün son günü CHP Genel Merkezi önünde açıklama yapan Özcan, Kılıçdaroğlu’na seslenerek “Şimdi in o koltuktan, al bu koltuğu git evinde otur” diyerek Genel Merkez önüne sandalye fırlattı.

CHP Yüksek Disiplin Kurulu Özcan’a 26 Temmuz 2023’te kesin çıkarma cezası verdi. Karar tüzükteki şu maddeler gereğince alındı:

-Programa, tüzük kurallarına, kurultay, yetkili organ ve grup kararlarına aykırı davranmak,

-Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak.

Tanju Özcan ihraç kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerine devam etmiş, sosyal medya hesabından “Başarısız Bay Kemal 12 seçim kaybetti ama anahtar liste ile kendi seçtirttiği YDK’ya beni partiden ihraç ettirtti” demişti.

Paylaşın

RTÜK’ten 11 Ayda 7 Kanala 49 Yaptırım, 22 Milyon Lira Para Cezası

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Ocak ve Kasım aylarını kapsayan 11 ayda, Halk TV, FOX, TELE 1, Habertürk, Flash Haber, KRT ve TV5’e toplam 49 yaptırım uyguladı. Verilen ceza tutarı ise 22 milyon lirayı geçti.

CHP’li Utku Çakırözer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, RTÜK’ün görevi sarayın, iktidarın sopalığını yapmak değildir, kendini mahkeme yerine koymak hiç değildir. RTÜK’ün görevi televizyon kanallarını, medyayı karartmak değil, yaşatmaktır, özgürlüğünü korumaktır” dedi ve ekledi:

“RTÜK’ün haksız hukuksuz cezaları, basın sektöründeki sorunların temeli olarak görülen sendikalaşma hakkı başta olmak üzere ilgili yaşanan sorunlar, yaşadığımız bu kara tabloyu maalesef daha da karartıyor. Hep diyoruz: Demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğüdür. Ülkemizde demokrasinin, hukuk devletinin işler hâle getirilebilmesi için işe önce basın özgürlüğünden, önce ifade özgürlüğünden, önce gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştirmekten başlamalıyız diyorum.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Ocak ve Kasım aylarını kapsayan 11 aylık ceza karnesini açıkladı. Sol Haber’in aktardığına göre; Çakırözer, RTÜK’ün televizyon kanallarına verdiği cezaları şöyle sıraladı:

“Geçtiğimiz haftaki toplantısında RTÜK, TELE1’e, Halk TV’ye, Flash Habere, KRT’ye, FOX’a ağır cezalar yağdırdı. Ceza gerekçelerine bakıyorsunuz: Neymiş, emekli maaşlarının düşüklüğü, ikramiyesinin alınmaması eleştirilmiş. Neymiş, Erdoğan’ın ‘köprü ve otoyollara zam yapılmayacak’ demesine rağmen zam yapılmasının eleştirilmesi küçük düşürücüymüş. Neymiş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD’li mevkidaşına mesafeli tutumuyla övünülmesini komik bulduğunu söylemiş bir yorumcu; ceza gelmiş. Böyle ceza gerekçeleri olur mu?”

“RTÜK Başkanı ve iktidar kanadının üyeleri toplanıp toplanıp kim kimi küçük düşürmüş, kim kimle alay etmiş, nasıl rencide olmuşlar bunu hesaplıyorlar” diyen Çakırözer, “Aslında tek amaçları var haksız, hukuksuz cezalarla gerçekleri anlatan televizyon kanallarını, gazetecileri susturmak. İstedikleri tek şey var suskun bir basın, sinmiş bir basın, halkın gerçekleri bilmemesi, görmemesi, işitmemesi” eleştirilerini yaptı.

Çakırözer, RTÜK’ün 2023 yılı ceza karnesini şu şekilde açıkladı: “Yılın ilk 11 ayında Halk TV, FOX, TELE 1, Habertürk, Flash Haber, KRT ve TV5’e toplam 49 yaptırım uygulandı. Verilen ceza tutarı tam 22 milyon lirayı geçti. Yüce Meclis çatısı altında bir kez daha hatırlatmak isteriz ki: RTÜK’ün görevi sarayın, iktidarın sopalığını yapmak değildir, kendini mahkeme yerine koymak hiç değildir. RTÜK’ün görevi televizyon kanallarını, medyayı karartmak değil, yaşatmaktır, özgürlüğünü korumaktır.

RTÜK’ün haksız hukuksuz cezaları, basın sektöründeki sorunların temeli olarak görülen sendikalaşma hakkı başta olmak üzere ilgili yaşanan sorunlar, yaşadığımız bu kara tabloyu maalesef daha da karartıyor. Hep diyoruz: Demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğüdür. Ülkemizde demokrasinin, hukuk devletinin işler hâle getirilebilmesi için işe önce basın özgürlüğünden, önce ifade özgürlüğünden, önce gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştirmekten başlamalıyız diyorum.”

Paylaşın