DEM Parti İmralı Heyeti’nden CHP’ye Ziyaret

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Öcalan’ın avukatı Faik Özgür Erol, CHP Genel Merkezini ziyaret ederek CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü.

Haber Merkezi / Yaklaşık bir saat süren ziyaret sonrası yapılan açıklamada Pervin Buldan ve Mithat Sancar şunları söyledi:

Buldan: “Bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve heyetiyle bir görüşme gerçekleştirdik. Bir saatin üzerinde bir zamanda önemli değerlendirmeler yapıldı. Barış süreci, silah imha töreninden sonra geldiğimiz aşamalar, Meclis’te kurulacak olan komisyon ve bu komisyondan beklentiler ve barış sürecinin ilerleyebilmesi için ortak bir mutabakatın sağlanması konularını detaylıca değerlendirdik sayın başkanla birlikte.

Önemli bir toplantıydı, çünkü yarın Sayın Numan Kurtulmuş’un bütün partilerin grup başkanvekilleriyle sabah bir buluşması gerçekleşecek. Komisyon öncesi yapılacak olan bu buluşmanın da önemli olduğunu, birlikte detaylı bir şekilde değerlendirdik. Çünkü her partinin komisyona dair farklı önerileri ve beklentileri var. Bu komisyonda tartışılması gereken ve sonuca ulaşması gereken farklı beklentiler olduğu için komisyon meselesini daha detaylı değerlendirdik ve tartıştık.

Sayın Özgür Özel’in barış meselesine başından beri sunmuş olduğu önemli katkılar var ve bu katkıların önemli olduğunu ifade ettik. Sayın Özel’in barış sürecine bundan sonra da hem destek vereceğini hem de bu konuda çalışmalara kıymetli bir şekilde destek sunacağını da en azından öğrenmiş olduk. Sayın Özel’e teşekkür ediyoruz bizi kabulünden dolayı. Şunu ifade etmek isterim. Yarın yapılacak komisyon toplantısı önemli bir toplantı. Buradan çıkacak sonuçları hep birlikte bekliyoruz. Sonuçlarını göreceğiz.”

“Sorunu çözme sorumluluğu hepimizin”

Sancar: “Sayın Özgür Özel ve heyetiyle değerli bir görüşme yaptık. İlgilerine çok teşekkür ediyoruz. Sürecin geldiği aşama ile ilgili önemli bütün konuları karşılıklı konuşma imkanı da bulduk. Elbette bu sürecin şimdiki aşamasında Meclis’in devreye girecek olması çok önemli. Çünkü barış yolunda ilerleme ve bu süreci çözüme doğru sağlamlaştırarak yürütme konusunda Meclis çok hayati bir rol oynayacaktır. Bunu baştan beri söylüyoruz.

Bunun dışında elbette başka alanlarda yaşanan sorunlar da var. Sürecin toplumsallaşabilmesi ve barışın bütün toplumu kapsayacak bir şekilde yaygınlaşması önemlidir. Barışın yerleşebilmesi için toplumsallaşması gerekiyor. Bunun için de hukuksal güvenceler ve demokratik mekanizmalar çok önemlidir. Daha doğrusu barışın yerleşebilmesi toplumsallaşma ile mümkün. Toplumsallaşmanın da en önemli araçları hukuksal güvenceler ve demokratik mekanizmalardır.

Elbette her siyasi partinin ve her toplumsal aktörün bu süreçten beklentilerinde ve bu sürece bakışlarında farklılıklar olabilir. Ama 50 yılda birikmiş acılarla devam eden bu sorunda bir çözüme ulaşmak için de olağanüstü bir gayret sarf etme gibi bir yükümlülüğümüz var. Bu yükümlülüğü yerine getirmek de diyalogla, bütün aktörlerin ve toplumsal güçlerin diyaloguyla mümkündür.

Şimdi Meclis zemininde bunun daha yoğun bir şekilde yaşanacağı aşamaya geliyoruz. Biraz önce Pervin Hanım da söyledi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş grup başkanvekillerini toplantıya çağırdı. Komisyonla ilgili, herhalde önerilerin mutabakata dönüşmesiyle ilgili bir toplantı bu. Oradan çıkacak sonuca göre komisyonun çalışma zamanı ve şartları belirlenmiş olacak. Bizler, barışı adalet ve toplumsal bütünleşme üzerine kurmaya yönelik çabalarımızı en yoğun şekilde sürdüreceğiz. Bu yolda da hep birlikte inşallah başarılı olacağız.”

Paylaşın

Özgür Özel Hakkında Yeni Soruşturma

CHP Lideri Özgür Özel hakkında, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” ve “tehdit” nedeniyle soruşturma başlatıldı. Özel’in Silivri’de yaptığı konuşma soruşturma gerekçesi olarak gösterildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, Silivri’de yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Savcılıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullandı: “CHP Genel başkanı Özgür Özel hakkında 16/07/2025 tarihinde ilimiz Silivri içerisinde yapmış olduğu basın açıklamasında Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Cahit Cihad Sarı’ya yönelik sözlerine nedeniyle kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret ve tehdit suçlarından re’sen soruşturma başlatılmıştır. Ayrıca adı geçen şahsın bu söylemlerinden sonra Cumhuriyet Savcımızı hedef alan sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlara yönelik ayrıca soruşturma başlatılmıştır.”

Özgür Özel ne demişti?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na verilen cezayı değerlendirirken,  İBB operasyonlarında görevli bir savcıyla ilgili önemli iddialarda bulundu. Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde açıklamayan yapan Özel, Erdoğan’ın ‘beyaz Toros’ olaylarına değinmesine atıfta bulunarak, bir savcının İBB operasyonlarında tutuklanan kişiler üzerinde baskı uyguladığını söyledi.

Özel, ismini vermeyip “saçını toplayıp aklını başına toplamayan biri” diye bahsettiği bir savcıya sert ifadelerle yüklendi. Özel, açıklamalarından İBB operasyonlarında görevli olduğu anlaşılan savcıya ilişkin olarak,  “Beyaz Toros’u koymuş oraya, sen kimi tehdit ediyorsun! Onun malına çök, bunun malına çök! Ne diye yetiştirdiler sizi? 1 masum yanlışlıkla içeride duracağına 99 suçlu dışarıda geçsin. Tutukluluk tedbirini buna göre verin diye öğrettiler. Ne yapıyorsun sen? Ne diye herkesin anasının, babasının emeğiyle kurulmuş 60 yıllık şirketlere pat diye çöküyorsun. Kul hakkı yemiyor musun, nasıl vereceksin hesabını?” dedi.

Paylaşın

Ahmet Özer’e “Kent Uzlaşısı” Davasında Tahliye Kararı

Ahmet Özer, “terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılandığı davada tahliye edildi. Ancak “ihaleye fesat karıştırma” iddiasıyla da hakkına tutukluluk kararı bulunan Özer’in cezaevinde kalacak.

Haber Merkezi / Ahmet Özer’in 23 Mayıs’taki ilk duruşması sonrasında Silivri’deki Marmara Cezaevi önünde açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ahmet Özer’in “suçunun” Kürt olmak ve Esenyurt Belediyesi’ni kazanmak olduğunu söylemişti.

Cumhuriyet Halk Partili (CHP) tutuklu Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olmak” suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün görüldü.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, salonunun yetersiz kalması nedeniyle Silivri Adliyesi’nin 1 numaralı salonunda düzenlendi. Duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet Özer ile avukatları ve çok sayıda partili katıldı.

Özer savunmasında şunları söyledi: “Yargılamam gereksiz şekilde uzatıldı. Hakkımda uydurma iddialarla suç isnat edildi. Ben ve avukatlarım, tanıkların iddialarını çürüttük ve önceki duruşmada tahliye beklerken bugün yine ikinci kez hakim karşısındayım.

Bir tek insan acı çekiyorsa, birçok insan acı çekiyor demektir. 11 Temmuz’da barış sürecinde önemli bir adım attık; ancak benim tutukluluğumun hâlâ devam etmesi bir çelişkidir. Ahmet Özer davası, barış için bir samimiyet testidir.

Başından beri lekelenmeme hakkım ihlal edildi, suçlu ilan edildim. Benim terör örgütü üyesi olmadığımı dünya alem biliyor. Barış süreci yapılacak diye tahliye olmak istemiyorum; zaten hiçbir örgüt üyesi değilim. Sadece terörsüz bir Türkiye yetmez, demokratik bir Türkiye de gerekir.”

Mahkeme heyeti, duruşma sonunda Özer’in yurt dışına çıkış yasağı ve İstanbul sınırlarını terk etmeme şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Ancak Özer Mali Suçlar davası nedeniyle de tutuklandığı için Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde kalmaya devam edecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “terör” soruşturması kapsamında 4 Kasım’da tutuklanan ve ardından görevden alınan Ahmet Özer, yolsuzluk soruşturması kapsamında ise “ihale yolsuzluğu’ suçlamasıyla tekrar tutuklanmıştı.

Özer’in tutuklanması, CHP’li belediyelere yönelik başlayan ve siyasi amaçlı olduğu düşünülen operasyonların ilki olarak görülüyor.

Ahmet Özer, ilk duruşmada tutuklanmasının aslında Esenyurt’a kayyum atamakla ilgili olduğunu belirterek “Bir amacı da Esenyurt’tan İstanbul’a tünel kazmaktır. CHP’yi terör örgütüyle ilişkilendirmektir. Bugün burada tarihi bir karar vereceksiniz. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum” demişti.

23 Mayıs’ta görülen ilk duruşmadaki savunmasında PKK ile yürütülen müzakerelere de değinen Özer, “Ben hayatımı barışa, kardeşliğe adamış biriyim. Vereceğiniz karar tarihi bir karar olacak. Örgütle barış süreci yürütülüyor. Ben tahliyemi ve beraatimi barış sürecinden dolayı istiyor değilim ama bu karar sürece de katkı yapacaktır. Ben zaten terör örgütü üyesi değilim” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak mahkeme, Özer’in tahliye talebini reddetmiş tutukluluğuna devam kararı almıştı.

Özer’in 23 Mayıs’taki ilk duruşması sonrasında Silivri’deki Marmara Cezaevi önünde bir açıklama yapan CHP lideri Özgür Özel, Ahmet Özer’in “suçunun” Kürt olmak ve Esenyurt Belediyesi’ni kazanmak olduğunu söylemişti.

Cezaevinde tutuklu bulunan ve bu nedenle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki başkanlık görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu da “Seçimle alamadıkları Esenyurt’u kayyımla ele geçirmeye çalışanlar, Ahmet Özer başkanımızı terörle suçlayarak aylardır bir hukuk katliamı gerçekleştiriyor” demişti.

Kent uzlaşısı eleştirisi

İktidar uzun süredir muhalefet tarafından ‘kent uzlaşısı’ operasyonları nedeniyle eleştiriliyordu. ‘Kent uzlaşısı’ kavramı, CHP ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde bazı belediyelerdeki işbirliği için kullanılmıştı. Bu resmi bir ittifak değil. Partiler bunun bir ‘taban ittifakı’ olduğunu söylüyor.

Özer de bu kapsamda Esenyurt’ta belediye başkanı seçilmişti. Ancak bu ‘işbirliği’, iktidar tarafından ‘terörle’ ilişkilendirilerek ‘suç’ sayıldı. Buna karşın iktidar temsilcileri Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile ‘Terörsüz Türkiye’ denilen bir süreci yürütüyor. Böylesine bir ortamda yasal partiler arasındaki işbirliğinin hedef alınması, muhalefet tarafından eleştirilmişti.

Ayrıca Özer, önceki ‘barış süreci’nde Meclis’te kurulan komisyonda görev almış bir isim. Özer’in ‘kent uzlaşısı’ tutukluluğu, bu açıdan da muhalefet açısından ‘absürt’ bulunuyordu. Böylelikle Özer’in bu kapsamdaki tutukluluğu, ikinci sürecin başlatıcısı olan MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yardımcısı Yıldız’ın mesajı sonrası kaldırılmış oldu.

Paylaşın

CHP’li Manavgat Belediye Başkanı Tutuklandı Ve Görevden Uzaklaştırıldı

CHP’li Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara “rüşvet, irtikap ve zimmet” iddialarıyla tutuklandı. İçişleri Bakanlığı, Niyazi Nefi Kara’nın görevden uzaklaştırıldığını açıkladı.

Antalya’da Manavgat Belediyesi’ne rüşvet ve zimmet iddiasıyla düzenlenen operasyonda Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve başkan yardımcısı Mehmet Engin Tüter tutuklandı.

İçişleri Bakanlığı 8 Temmuz akşamı Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın görevden uzaklaştırıldığını da açıkladı. Açıklamada görevden alma gerekçesi olarak, “İcbar suretiyle irtikap, rüşvet almak ve zimmet” suçlamasıyla yürütülen soruşturma gösterildi.

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı otel tadilatı, inşaat ruhsatı ve iskan başvurularıyla ilgili rüşvet alındığı iddiası üzerine Manavgat Belediyesi hakkında soruşturma başlatmıştı.

Niyazi Nefi Kara

56 yaşındaki beyin ve sinir cerrahı Dr. Niyazi Nefi Kara, haziran 2015 genel seçimleri öncesinde ön seçimde CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ı geride bırakarak 1. sırada yer almış ve TBMM’ye seçilmişti.

Kara, tekrarlanan kasım 2015 ve haziran 2018 seçimlerinde de seçilerek 25., 26. ve 27. dönemlerde TBMM’de görev yaptı. 2024 yerel seçimlerinde Manavgat belediye başkanlığına seçildi ve 5 Nisan 2024’ten bu yana görevdeydi.

Paylaşın

Muhittin Böcek Geçici Olarak Görevden Uzaklaştırıldı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ‘rüşvet’ soruşturması kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, geçici olarak görevden uzaklaştırıldı.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek için “hakkında rüşvet alma suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanması üzerine Anayasa’nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır.”

Ne olmuştu?

CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, belediyelere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, iş insanı Yusuf Yadoğlu’nun ifadeleri doğrultusunda rüşvet iddiasıyla tutuklandı.

Yadoğlu’nun, Böcek’in oğlu Gökhan Böcek üzerinden bazı maddi işlemler gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü soruşturma kapsamında, Böcek savcılıktaki ifadesinde suçlamaları kesin bir dille reddetti.

Böcek, oğlunun yurtdışında olduğunu ancak planlı bir seyahatte bulunduğunu ve kaçma niyeti olmadığını belirtti. Rüşvet iddialarıyla ilgili ise “Bir ev için kimseye minnet edecek durumda değilim” diyerek kendisini savundu.

CHP’li 13 başkan tutuklu

İlk operasyon 30 Ekim’de Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik gerçekleştirildi. Özer, “PKK üyeliği” iddiasıyla tutuklandı ve yerine kayyum atandı.

17 Ocak’ta Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat “rüşvet ve ihaleye fesat” suçlamalarıyla tutuklandı. Şubat sonunda Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler de benzer suçlamalarla cezaevine gönderildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda ise İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan tutuklandı. Suçlamalar arasında “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak”, “rüşvet almak”, “ihaleye fesat karıştırmak” ve “terör örgütüne yardım” iddiaları yer aldı.

3 Haziran’da Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Adana Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de tutuklanan isimler arasına katıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne uzanan soruşturmalarda, 1 Temmuz’da eski Başkan Tunç Soyer de “ihaleye fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla tutuklandı.

Son olarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ‘rüşvet’ soruşturması kapsamında tutuklandı.

Paylaşın

Tülay Hatimoğulları: Siyasi Operasyonları Kabul Etmiyoruz

Belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu operasyonları kayyım anlayışının bir devamı olarak görüyoruz. Sanıyoruz ki Türkiye’de bunu en iyi anlayabilecek siyasi parti biziz” dedi ve ekledi:

“Üç dönemdir belediyelerine kayyım atanmış bir partiyiz. Kayyım zihniyetinin başka versiyonlarının devam ettiğini görüyoruz. Bu operasyonların siyasi operasyon olduğunun altını özellikle çizmek istiyorum. Şayet bir yolsuzluk iddiası varsa, şayet bu konuda ellerinde deliller varsa elbette bazı soruşturmalar başlatılabilir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyeti ağırladı.

Görüşmenin ardından yapılan ortak basın toplantısında önce söz alan Hatimoğulları, son günlerde bazı belediyelere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi. Hatimoğulları, sözlerine gözaltındaki belediye yöneticilerini hatırlatarak başladı. Operasyonların “halkın iradesine darbe” anlamına geldiğini söyleyen Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Bu operasyonları kayyım anlayışının bir devamı olarak görüyoruz. Sanıyoruz ki Türkiye’de bunu en iyi anlayabilecek siyasi parti biziz. Üç dönemdir belediyelerine kayyım atanmış bir partiyiz. Kayyım zihniyetinin başka versiyonlarının devam ettiğini görüyoruz. Bu operasyonların siyasi operasyon olduğunun altını özellikle çizmek istiyorum. Şayet bir yolsuzluk iddiası varsa, şayet bu konuda ellerinde deliller varsa elbette bazı soruşturmalar başlatılabilir.”

Hatimoğulları, hükümete ve kamuoyuna bir teklif sunarak, belediyelere yönelik operasyonların kapsamlı şekilde soruşturulması çağrısında bulundu: “Bağımsız bir komisyon oluşturulsun, sadece muhalefet partilerinin belediyeleri değil, iktidar partisinin de belediyeleri araştırılsın. Ayrıca, geçmişte kayyım atanan belediyelerin de denetlenmesini öneriyoruz. Sayıştay raporlarında bu kayyımların yaptığı yolsuzlukların açıkça görüldüğünü hep birlikte biliyoruz.”

Hatimoğulları, yaşananların barış ortamını zedelediğini ifade ederek, demokratik bir çözüm sürecinden uzaklaşıldığını şu sözlerle dile getirdi: “Bugün barışı, silahsızlanmayı konuşmamız gereken bir dönemdeyiz. Ancak bu süreçte yaşanan operasyonlar Türkiye toplumuna iyi gelmiyor. ‘Barış böyle mi sağlanır, demokrasi böyle mi kurulur?’ soruları her yerden yükseliyor. Üç büyükşehir belediyesine yönelik son operasyonla bu sorular daha da güçlü biçimde dile getiriliyor.”

“Suçları, Erdoğan’ı yenmek”

Toplantının ikinci konuşmacısı olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son dönemde artan gözaltıların siyasi nitelik taşıdığını vurguladı. Özellikle Adana ve Adıyaman’daki belediyelere yönelik operasyonlara değinen Özel, şöyle konuştu:

“Bu operasyonların siyasi olduğuna inanmayan kalmadı. Meseleyi vicdan gözüyle dinleyen kimse bunların yolsuzluk operasyonu olduğuna inanmıyor. Suçları, Tayyip Bey’in adayını yenmek, partimizi birinci parti yapmak. Ekrem İmamoğlu’nun suçu, 15,5 milyon kişinin oylarıyla Cumhurbaşkanı adayı olmuş olmasıdır.”

Özel, geçmişte HDP’li belediyelere atanan kayyumlara da atıfta bulunarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kayyum uygulaması istisna olacak” açıklamasının, önceki uygulamaların siyasi olduğunu itiraf ettiğini savundu: “Demek ki önceki tüm kayyum atamaları siyasiymiş, bunu artık Tayyip Bey bile kabul ediyor.”

Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında başlatılan soruşturmanın dayanağının zayıf olduğunu savunarak, şunları söyledi: “O dosya defalarca incelenmiş, Sayıştay tarafından uygun görülmüş. Ama Zeydan Karalar’a suç isnat edebilmek için Aziz İhsan Aktaş’ın 8 yıl önceki bir işlemini gerekçe gösteriyorlar. Bu, tamamen uydurma bir gerekçedir.”

CHP lideri, gazeteci Timur Soykan’ın tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilmesini de değerlendirdi. Soykan’ın bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle “yanıltıcı bilgi yayma” suçlamasıyla yargılanmasını eleştiren Özel, şöyle konuştu:

“Timur Soykan sadece şunu yazdı: ‘Seçimde AKP’yi yenmek suç olarak yasalara girsin, hâlen yargı varmış gibi davranma külfetinden kurtulun.’ Bundan dolayı tutuklamaya sevk edildi. Bu yasa çıkarken bize ‘Deprem haberi yayılırsa insanlar paniğe kapılır’ diyorlardı. Şimdi görüyoruz ki hedef gazeteciler.”

Özel, konuşmasının sonunda AK Parti ve MHP seçmenlerine seslendi. Hz. Ali ve Muaviye arasında geçen meşhur “erkek deve” hikâyesini anlatarak, vicdanlara hitap etti: “Tayyip Bey erkek deveye dişi dese, siz de mi dişi diyeceksiniz? Sırf Tayyip Bey diyor diye birinin malını, mülkünü, namusunu bir başkasının siyasi geleceğine heder eder misiniz? Ben bu kötülükten AK Parti ve MHP’nin, Anadolu’nun pırıl pırıl insanları olan seçmenlerinin vicdanına sığınıyorum.”

Paylaşın

İzmir Soruşturması: Tunç Soyer Dahil 35 Tutuklama

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturmada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 35 kişi tutuklandı.

Haber Merkezi / Tunç Soyer, karar sonrası sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “‘Hiç bir iyilik cezasız kalmaz’ bilirdim. Ama cezaya rağmen iyilikten vazgeçmeyeceğim, cesaretimi yine iyilikten alacağım. Bu da geçer… Geçmiş olsun değil gelecek olsun.!” dedi.

Soyer’in avukatı Murat Aydın, “Tunç Başkan, tamamen haksız, hukuk dışı ve siyasi bir kararla tutuklandı. Kendisi onurlu bir şekilde cezaevine girecek ve onurlu bir şekilde çıkacak. Fakat bu kararı alanlar ve aldıranlar, bu kararın yükünü ömür boyu taşıyacaklar” ifadelerini kullandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’de, taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Gözaltına alınan 139 kişiden 20’si Emniyet’teki, 1’i savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakılmış, 99 zanlı tutuklama talebiyle, 19 şüpheli ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Tutuklanması talep edilen isimler arasında Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da vardı.

Tunç Soyer’in Emniyet’teki ifadesi

Eski Başkan Tunç Soyer Emniyet’teki ifadesinde, İzBETON A.Ş. aracılığıyla yürütülen kentsel dönüşüm projelerinde uygulanan kooperatif modelinin hukuka uygun olduğunu, kooperatiflerin alt taşeronlarla yapılan sözleşmelerle ilişiğinin olmadığını söyledi.

Amaçlarının müteahhit kârını minimize ederek vatandaşa düşük maliyetli konut sağlamak olduğunu belirten Soyer’in ifadesinde, “Bu durumda vatandaşın daha düşük bedeller ile inşaat yapabilmesi için kooperatifleşme çözümünü ürettik. Bu durum, vatandaşın kat malikliğinden feragat ederek arsa hissedarı olması sonucu doğurmuştur ve Belediye şirketi olan İZBETON A.Ş.’nin tek tek kat malikleri ile yapamayacağı müteahhitlik hizmetleri anlaşmasını kooperatif aracılığıyla yapabilmesini sağlamıştır. Bu model, yüzde 1 KDV oranı ile düşük maliyetli konut yapımının önünü açtı” dediği aktarıldı.

Kentsel dönüşüm projelerinde kamu zararına neden olduğu iddia edilen kira yardımlarına ilişkin sorulara da yanıt veren Soyer’in, söz konusu yardımların mevzuata uygun şekilde yapıldığını ve Sayıştay denetimine tabi olduğunu ifade ettiği bildirildi.

“Hiçbir kardeşimi satmam”

2 Temmuz’da İzmir’de konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, operasyonun “niyetinin dikkatlerini dağıtmak” olduğunu söyledi. Operasyona hazırlık görüntülerini de eleştiren Özel, “Bu görüntülerde, İzmir emniyetinin bahçesindeki onlarca resmi araç, park halindeyken harekete geçiyor. Görüntülerin drone’la kaydedildiği anlaşılıyor” dedi.

İzmir il başkanlığı önünde konuşan Özel, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı’na seslendi ve “Eğer İstanbul gibi davranmaya devam ederse, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısına gelecekte nasıl muamele edeceksek, buna ortak olur” ifadelerini kullandı.

CHP lideri Özel, soruşturma konusu “kooperatif sürecinin” CHP aleyhine dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini söyledi ve Tunç Soyer’e destek verdi. Özel, “Bizde rekabet olur, tartışma olur. Kardeşlik hukukuna zeval getirmek olmaz. Hiçbir kardeşimi satmadım, Tunç kardeşimi de satmam” dedi.

Tunç Soyer kimdir?

Tunç Soyer’in kişisel internet sitesinde yer alan bilgilere göre 1959’da Ankara’da dünyaya geldi. Çocukluğundan itibaren İzmir’de yaşayan Soyer, Bornova Anadolu Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Bu süreçte Türk Haberler Ajansı’nda muhabirlik yaptı.

Soyer daha sonra İsviçre’deki Webster College’da Uluslararası İlişkiler ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Avrupa Birliği alanlarında yüksek lisans yaptı. Soyer 2009’da Seferihisar Belediye Başkanı seçildi ve iki dönem bu görevi yürüttü.

O dönem Citta Slow (Sakin Şehir) hareketinin önce Seferihisar’da ardından Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta uygulanması için çalışmalar yürüttü. Soyer, 2013’te İtalya merkezli Dünya Sakin Şehirler Birliği’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

2019’da oyların yüzde 58’ini alarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. CHP’li siyasetçi bu görevini bir dönem sürdürdü. Evli ve iki çocuk sahibi olan eski İzmir belediye başkanı, 2023’te Avrupa Konseyi Bölgeler Meclisi Başkanı seçildi.

Paylaşın

Özgür Özel Neden İktidarın Hedefinde?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in iktidarın hedefinde olmasının temel nedenlerini, Özel’in sert muhalefet tarzı, iktidarı rahatsız eden açıklamaları ve CHP’nin son dönemde artan siyasi etkisiyle açıklayabiliriz.

Haber Merkezi / Özgür Özel, 2023’te CHP genel başkanı olduktan sonra, özellikle 2024 yerel seçimlerinde partisinin elde ettiği başarıyla (AK Parti’yi geride bırakarak birinci parti olması) muhalefet tonunu sertleştirdi.

Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 2025’te gözaltına alınması ve tutuklanması sürecinde, Özel bu durumu “sivil darbe” olarak nitelendirerek Erdoğan’a “cunta başkanı” dedi ve ekonomik boykot çağrısı yaptı.

İktidara meydan okuması

Özel, bir çok açıklamasında, geleneksel salon siyasetinden çıkarak sokaklara ve meydanlara yönelinmesi gerektiğini vurguladı. İmamoğlu’nun gözaltına alınması sonrası Saraçhane’de düzenlenen protestolarda “Bundan sonra kimse CHP’den salonlarda siyaset beklemesin, sokaklardayız” diyerek iktidara meydan okudu. Bu, iktidarın Özel’i “toplumsal huzursuzluk yaratmaya çalışmakla” suçlamasına yol açtı.

CHP’li belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar ve kayyum atamalarını (örneğin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması) sert bir dille eleştiren Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik “Akın, sert kayaya çarptın!” gibi ifadeleri, hakkında soruşturma başlatılmasına neden oldu.

CHP Lideri Özel, 2024 yerel seçimleri sonrası iktidarla “yumuşama” ya da “normalleşme” politikası izlemeye çalışsa da, CHP’li belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar ve İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla bu politikasından vazgeçti. Erdoğan, bir çok açıklamasında, Özel’in tekrar “yumuşama” ya da “normalleşme” dönemine dönmesi çağrısında bulundu.

Özel’in halkı mobilize etme gücü

Özgür Özel’in, iktidara yakın şirketlere ve markalara yönelik ekonomik boykot çağrıları, iktidar çevrelerinde büyük rahatsızlık yarattı. Bu çağrılar, Özel’in halkı mobilize etme gücünü göstermesi açısından iktidar için tam bir tehdit olarak algılandı.

Yüksek enflasyon, işsizlik gibi ekonomik sorunlar ve iktidarın tartışmalı politikaları (kayyum atamaları, yargı süreçleri), Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin “halkçı” söylemlerini güçlendirirken, Özel’de, iktidar açısından bir tehdit olarak algılanıyor.

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili seçim anketleri, özellikle 2025 Haziran ayı verilerine dayanarak, partinin oy oranlarında dikkat çekici bir yükseliş gösterdiğini ortaya koyuyor. CHP’nin güçlü bir muhalefet momentumu yakaladığını ve iktidarın yıpranmasından faydalandığını işaret ediyor.

Paylaşın

CHP’de “Mutlak Butlan” Tartışmaları: Kim Ne Dedi?

CHP’de (Cumhuriyet Halk Partisi) “mutlak butlan” tartışmaları, 4 – 5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultay ve 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Kurultay’ın iptali için açılan davalar etrafında yoğunlaşmış durumda.

Kurtuluş Aladağ / Bu davalar, kurultaylarda “usulsüzlük” ve “şaibe” iddialarıyla gündeme gelmiş, mahkeme tutanağına “mutlak butlan” ifadesinin girmesi ile birlikte tartışmalarda alevlenmiştir.

Mutlak butlan, bir hukuki işlemin baştan itibaren kanuna, kamu düzenine veya ahlaka aykırı olması nedeniyle geçersiz sayılması anlamına gelir ve bu durumda kurultaylar hukuken hiç yapılmamış kabul edilebilir.

CHP yönetimi, mutlak butlan kararının partiyi zayıflatmak için siyasi bir hamle olduğunu savunurken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kayyuma bırakmam” çıkışı, İmamoğlu, Yavaş ve Özel cephesinde sert tepkilere yol açarken, parti içinde de bölünme endişesi artmış durumda.

Kılıçdaroğlu: CHP kayyuma teslim edilemez

CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mahkemeden mutlak butlan kararı çıkması durumunda partinin başına döneceğini belirtmiş ve bu kararı tanımamanın hukuki bir karşılığı olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, partinin kayyuma teslim edilmesi riskine karşı, “CHP kayyuma teslim edilemez. CHP’nin DNA’sı ile oynanıyor, buna izin veremem” dedi.

Kılıçdaroğlu, kendisini ziyaret eden CHP’lilere, “Ne atamaları yapabilirler, ne faturaları ödeyebilirler, genel merkezde kim varsa bunları o yapar” diyerek görevi kabul edeceğini ifade etti. Kılıçdaroğlu ayrıca, “Umarım böyle bir karar çıkmaz, ama çıkarsa partiyi kayyuma bırakmam” diyerek kararlı bir duruş sergiledi.

Özel: CHP’yi kurultayda seçilmemiş kimse yönetemez

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun olası mutlak butlan kararını kabul etmesinin “tarihsel bir hata” olacağını savunmuş ve “CHP’yi kurultayda seçilmemiş kimse yönetemez” dedi. Özel, Siyasi Partiler Kanunu’nda kayyım değil, çağrı heyeti olduğunu ve 40 gün içinde yeni bir seçim yapılabileceğini belirtti.

Özel ayrıca, “Kayyıma da butlana da partiyi bırakmayız” diyerek mevcut yönetimin partiyi koruma kararlılığını vurguladı.

İmamoğlu’nda Kılıçdaroğlu ve destekçilerine uyarı

Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararını kabul etme tavrına sert tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Büyük bir ihanete uğrama duygusuyla karşı karşıyayım. Çok içimi yaktı” diyerek hayal kırıklığını dile getirdi.

Ekrem İmamoğlu ayrıca, “Mutlak butlan hevesinde olanlar utançla hatırlanır, lanetlenirsiniz. Ailenize ve çocuklarınıza temiz bir isim bırakmak istiyorsanız bu yoldan geri dönün” diyerek Kılıçdaroğlu ve destekçilerine uyarıda bulundu.

Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na uzlaşma çağrısı

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret eden heyet arasında yer aldı ve onun “Partiyi kayyuma teslim etmem” sözlerine tepki gösterdi. Yavaş’ın “Bu yaptığınız CHP’yi böler. Bunu yaparsanız siyasetten çekilirim” diyerek rest çektiği iddia edildi. Mansur Yavaş, partinin bölünmemesi ve bütünleşmesi gerektiğini savunarak Kılıçdaroğlu’na uzlaşma çağrısı da yaptı.

Hukukçular ne dedi?

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk,  siyasi partilere kayyım atanmasına yönelik yasal bir hüküm olmadığını, sadece çağrı heyeti atanabileceğini belirtti. Türk, çağrı heyetinin görevinin partiyi kurultaya götürmek olduğunu vurguladı.

Eski Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk, mutlak butlan kararının kaosa yol açabileceğini, kararın hemen uygulanmayacağını ve istinaf/temyiz süreçleriyle uzayabileceğini söyledi. Yücetürk, Kılıçdaroğlu’nun görevi reddetmesi durumunda 45 gün içinde yeni bir kurultay toplanabileceğini belirtti.

Eski Yargıtay Hâkimi Ömer Faruk Eminağaoğlu, mutlak butlan kararının kesinleşmesi için istinaf ve temyiz süreçlerinin tamamlanması gerektiğini, Kılıçdaroğlu’nun davacı olmadığı için otomatik olarak genel başkanlığa dönemeyeceğini ifade etti.

Hukukçu Ersan Şen, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kurultayı onayladığını, bu nedenle mutlak butlan kararı çıkmasının zor olduğunu savundu. Hukukçu Cem Kaya, mutlak butlan kararı çıksa bile Çankaya İlçe Seçim Kurulu’nun son sözü söyleyeceğini, mevcut delegelerle yeni bir kurultay yapılabileceği için Kılıçdaroğlu’nun doğrudan geri dönemeyebileceğini belirtti.

Dava ne zaman görülecek?

30 Haziran 2025’te Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek davada, kurultayların “şaibe” iddialarıyla iptali ve mutlak butlanla geçersiz sayılması talep edilmektedir. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023 kurultayının yok hükmünde olduğunun tespiti, Özgür Özel ve mevcut MYK/PM üyelerinin görevden alınması ve Kılıçdaroğlu ile önceki PM üyelerinin iadesi taleplerini değerlendirmektedir.

Mutlak butlan kararı çıkarsa, kurultaylar hukuken geçersiz sayılabilir, Özgür Özel’in genel başkanlığı düşebilir ve Kılıçdaroğlu’nun geri dönmesi gündeme gelebilir. Ancak CHP yönetimi, bu durumda Kılıçdaroğlu’nu genel merkeze sokmamak ve yeni bir kurultay düzenlemek için planlar yapmaktadır. Parti, YSK’nın kurultayı onaylamış olmasını hukuki bir dayanak olarak görüyor.

Paylaşın

CHP’nin Eski Genel Başkanlarından Partililere Özgür Özel’in Yanında Durma Çağrısı

CHP’nin eski genel başkanları Altan Öymen, Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın, yayımladıkları ortak bildiride, “Özgür Özel’in yanında dimdik duran bir tutum almalıyız” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Yaklaşan CHP Kurultayı’na dikkat çekilen bildiride, kamuoyunun gözünün bu süreçte partinin üzerinde olduğu belirtilerek, “Yapay tartışmaların sürmesi, kurultayın gölgelenmesine neden olur” denildi. Bildiride, Genel Başkan Özgür Özel’in yeniden seçilmesi gerektiği belirtildi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski genel başkanları Altan Öymen, Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın, kurultay davası ekseninde başlayan tartışmalar sonrasında ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Partimizin 31 Mart 2024 tarihli belediye seçimleri ile başlayan iktidara yürüyüş sürecinin önü çeşitli adli ve idari kurgularla kesilmeye çalışılmaktadır. Partimiz yapılan son seçimlerde birinci parti olmuştur.

Partimizin çok partili rejimde almış olduğu en yüksek oy oranına erişebileceği yapılan son kamuoyu araştırmalarında da gözükmektedir. Partimizin büyük bir toplumsal desteği yakaladığı böyle bir dönemde parti içinde büyük bir sorun varmış gibi bir izlenime neden olmamız partimize yapılabilecek çok büyük bir kötülük olacaktır. Daha önceki yıllarda partimizin bölünme tehlikesinin Türkiye’de nelere mal olduğunu hatırlayarak, bu engelleri mutlaka aşmalıyız.

Özgür Özel’in yanında ‘dik’ durma çağrısı

Yakın tarihimizin bize verdiği dersler, bunun tek başına bir parti görevi değil, aynı zamanda bir yurtseverlik görevi olduğunu da göstermiştir. CHP Kurultayı milyonların gözü önünde olmuştur. Yapay tartışmaların sürmesi üzerine aynı delege Ankara’ya bir kez daha gelerek yapılan olağanüstü kurultayda Genel Başkanımız Özgür Özel ve yönetimine daha güçlü bir şekilde destek vermiştir.

Buna rağmen süren yapay tartışmalara karşı siyasi olarak, idari olarak alınabilecek çok sayıda önlem önerilebilir. Ancak bize göre temel çözüm, önceki dönem Genel Başkanımızın, yöneticilerimizin, konumu, kıdemi ve parti içi yönetim tercihleri ne olursa olsun yargı tasarımı ile partimizi düzenleme sonucu doğuracak tüm olasılıkları reddeden ve Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanında dimdik duran bir tutum almalarıdır. İnanıyoruz ki bu, Parti tarihimizin çok güzel fotoğraflarından biri olacaktır.

Söz konusu olan şey halkımızın mutluluğu ve bunu sağlayacak olan CHP iktidarıdır, geri kalan yapay tartışmalar teferruattır. Yaşasın Cumhuriyet , Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!”

Paylaşın