İmamoğlu’nun “Değişim” Mesajı CHP’yi Hareketlendirdi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘değişim’ mesajı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kulislerini hareketlendirdi. Parti kulislerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu’nun işbirliğine gittiği, Özgür Özel’in ise yeni dönem için uzlaşı arayışında olduğu konuşuluyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen delegelerin oranının üçte bir civarında olduğuna dikkat çeken CHP kaynakları, Özel – İmamoğlu – Kılıçdaroğlu arasında yan yana durmayı başaran iki ismin parti yönetimini dizayn edebileceğine dikkat çekiyor.

Genel başkanlık için de ‘değişim’ olasılıkları CHP kulislerinde konuşuyor. Son zamanlarda görünürlüklerini arttıran ve üstü kapalı eleştiriler yöneltilen CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı’nın isimlerin ön plana çıkması, CHP Tüzük Kurultayı sonrasında olası adaylık çıkışı olarak değerlendiriliyor.

Artı Gerçek’ten Seda Taşkın’ın haberine göre; CHP’de 6-9 Eylül’de düzenlenecek Tüzük Kurultay’ına sayılı günler kala ‘değişim’ tartışmaları kulisleri hareketlendirdi. Her ne kadar Tüzük Kurultayı’nın seçimli olmayacağı önceden belli olsa da, son dönemde Genel Başkan Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamalar ve peşi sıra gerçekleşen görüşmeler kurultay sonrasında hem parti genel başkanının değişebileceği ve hem de olası cumhurbaşkanı adayı konusunda görüşmelerin hızlandığı yorumlarına neden oluyor. Parti kulislerinde Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu’nun işbirliğine gittiği, Özgür Özel’in ise yeni dönem için uzlaşı arayışında olduğu konuşuluyor.

Değişim tartışmalarının fitilini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun verdiği ‘değişim’ mesaj ateşledi. İmamoğlu’nun “Geçtiğimiz yıl partimizin 100. Yılını kutladığımız etkinlikte CHP değişirse Türkiye değişir demiştim. Bu anlamda çok net ifade edeyim, CHP değişecek ve Türkiye de değişecek. Bu sürecin, bu yolculuğun başka bir sonucu olamaz, olmamalıdır” sözlerinin hemen ardından kritik bir görüşme gerçekleşti.

İmamoğlu, bu açıklamalarının ardından, kongreden sonra yan yana gelmediği eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bire bir görüşme gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun evinde gerçekleştirilen görüşmede Tüzük Kurultayı, ön seçim konusu ve Özel’in ‘normalleşme’ söylemlerinden duyulan rahatsızlık gündeme geldi. İmamoğlu daha sonra yaptığı açıklamada bu görüşmenin devamını geleceğini belirterek, Kılıçdaroğlu için ‘başımın tacı’ açıklamasında bulundu. Bu görüşme partide ‘buzların eridiği’ yönünde değerlendirirken, bir işbirliği kapısının da açılacağına yorumlarını beraberinde getirdi.

İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu bu görüşmeden kısa süre sonra bir kez daha, bu kez İstanbul’da bir düğünde bir araya geldi. CHP Tuzla eski İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla’nın oğlunun düğününde yan yana oturan ikili, takdimler sırasında birbirlerini alkışladı. Asıl göze batan konu ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul’da olmasına rağmen düğünde yer almaması, hatta davet edilmediğine dair iddiaları oldu. yorumlandı.

İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu arasında peş peşe görüşmeler gerçekleşirken bu kez Özgür Özel, eski genel başkanla görüşeceğini duyurdu. Kılıdaroğlu ve Özel’in yapacağı görüşmenin ardından vereceği mesaj partililer tarafından büyük merakla bekleniyor. Görüşme gerçekleşmeden Özel’in hafta sonu yaptığı ‘cumhurbaşkanı adayı olmayacağı’ açıklaması da parti kulislerinde Ekrem İmamoğlu’na ‘uzlaşı’ çağrısı olarak yorumlanıyor. Ancak Özel kendisinin cumhurbaşkanı adayı olmayacağını açıklayarak İmamoğlu’na ‘uzlaşı’ çağrısı yaparken bir yandan da Mansur Yavaş’ın olası adaylığını hatırlatıyor. Özel’in Mansur Yavaş’ın düzenlediği etkinliklerine katılarak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın adaylığının da önünü kapatmadığı yorumları yapılıyor.

Özel – İmamoğlu – Kılıçdaroğlu arasındaki görüşmelerin altında delege hesapları yer alıyor. Halen Kılıçdaroğlu’nu destekleyen delegelerin oranının üçte bir civarında olduğuna dikkat çeken CHP kaynakları, Özel-İmamoğlu-Kılıçdaroğlu arasında yan yana durmayı başaran iki ismin parti yönetimini dizayn edebileceğine dikkat çekiyor. Bu noktada son dönemlerde yapılan görüşmeler ve açıklamalar Tüzük Kurultayı sonrası CHP’ne hararetli bir sonbaharı beklediği izlemini veriyor.

Gökhan Günaydın ve  Oğuz Kaan Salıcı

Özel – İmamoğlu – Kılıçdaroğlu cephesinde bu gelişmeler yaşanırken, Tüzük Kurultayı sonrasında genel başkanlık için de ‘değişim’ olasılıkları CHP kulislerinde konuşuyor Son zamanlarda görünürlüklerini arttıran ve üstü kapalı eleştiriler yöneltilen CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı’nın isimlerin ön plana çıkması, Tüzük Kurultayı sonrasında olası adaylık çıkışı olarak değerlendiriliyor.

Tüzük Kurultayı için herhangi bir seçimli kurultay tartışması tamamen kapanmış olsa da sonraki süreçte CHP’de yine tartışmalı günlerin beklediği iddiaları kulislerde konuşuluyor. Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda siyaseti bırakmadığını belirtmesi, siyasete geri dönüş sinyali olarak değerlendiriliyor. Parti kulislerinde, Özel yönetimindeki CHP’nin Tüzük Kurultayı’nda sergileyeceği performans ise ilerleyen zamanların kilidi olarak yorumlanıyor.

Paylaşın

“İmamoğlu, CHP Genel Başkanlığı İçin Hazırlanıyor” İddiası

Ekrem İmamoğlu’nun CHP Genel Başkanlığı için adım atmaya hazırlandığı öne sürüldü. İmamoğlu’nun partinin şu andaki lideri olan Özgür Özel’in attığı kimi siyasi adımlardan da hoşnutsuz olduğu iddia edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı için adım atmaya hazırlandığı bilgisi kulislerde gündem oldu. T24 yazarı Murat Sabuncu, “Bir CHP dört portre” başlıklı yazı dizisinde bugün Ekrem İmamoğlu hakkındaki kulis bilgilerini aktardı.

Genel başkan adaylığı için yakın çalışma ekibi ile harekete geçtiği belirtilen Ekrem İmamoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı destek verdiği Özgür Özel’in bazı adımlarından hoşlanmadığı da kulislerde dile getiriliyor. Murat Sabuncu’nun “Bir CHP dört portre | Ekrem İmamoğlu CHP Genel Başkanı olmak için harekete geçebilir” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Bir süredir İmamoğlu yakın çalışma ekibi ile CHP genel başkanı olma daha doğrusu adaylığını koyma konusunda adım atmayı tartışıyor. Bunun hem partiye hem kendisine nasıl bir siyasi gelecek oluşturacağına dair değişik çalışmalar yapılıyor. Hatta konuşulan konulardan birinin de İmamoğlu’na dair siyasi yasak getirecek yargı kararının ana muhalefet partisinin lideri olduğu takdirde kolayca alınamayabileceği olduğunu söyleyebilirim. Ya da böyle bir karar alınsa bile ‘bu kararı aldıranlarla mücadele’ yönteminin daha farklı olabileceği de belirtiliyor. (…)

Tabii burada ortaya çıkan soru şu: Genel başkan olmasında büyük destek olduğu Özgür Özel’in daha bir yılı dolmadı. (Seçilme tarihi: 38. Olağan kurultay 5 Kasım 2023.) Adaylık konusunda acele etmeyecek dense de bu ne zaman olacak? Ya da bunun parti içinde konuşulmaya başlaması nasıl bir etki yaratacak? Kendisinin adaylığını nasıl açıklayacak, nasıl gerekçelendirecek? Ya da Özel ile anlaşarak mı yoksa yarışarak mı bu yola çıkacak?”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Beslenme Çantaları Aileleri Zorlayacak: Yüzde 102 Zamlandı

CHP Milletvekili Mahir Polat, “Türkiye’de her 4 çocuktan biri okula aç gidiyor. Geçen yıla göre öğrencilerin beslenme çantasına konulan ürünlerin fiyatları en az iki kat arttı” dedi.

Mahir Polat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta 3 çocuk tavsiyesi verdiğini ancak çocuk desteğinin 300 lirada kaldığını da hatırlattı.

İlk ve ortaöğretim kurumlarındaki 21 milyon öğrenci, 9 Eylül’de yeni eğitim öğretim dönemine başlayacak. Ancak çocukların beslenme çantasını doldurabilmek geçen yıla göre, yüzde 102 daha pahalı olacak. Geçen yıl 330 TL’ye dolan beslenme çantası için bu yıl en az 669 TL’ye ihtiyaç olacak.

Sözcü’den Cem Yıldırım’ın haberine göre, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, beslenme çantasında olması gereken ürünlerin fiyatının 1 yılda en az yüzde 42 arttığını hesapladı.

Çocuğunun çantasına 1 adet muz koymak isteyen bir veli, geçen yıla kıyasla yüzde 81.82 daha fazla ödeyerek 20 TL’lik harcama yapması gerekiyor. Elmanın fiyatı ise 1 yılda yüzde 66.67 arttı

Beslenme çantasındaki peynir 1 yılda yüzde 79.31, süt yüzde 72.19, yumurta yüzde 62.50, zeytin de yüzde 59.68 zamlandı. Geçtiğimiz yıl 199 TL olan beslenme çantasının bu yılki fiyatı yüzde 126 artarak 450 TL’ye ulaştı. Böylece bir beslenme çantasını doldurabilmek için yapılacak harcama yıla göre yüzde 102.73 zamlanarak 330 TL’den 669 TL’ye ulaştı.

Mahir Polat, iktidarın ailelere destek bir yana 5 milyon öğrenciye öğlen yemeği desteğini kestiğini de hatırlatarak “Artık beslenme çantası da lüks oldu” diye konuştu.

Gıda enflasyonuna dikkat çeken CHP’li Milletvekili Mahir Polat, “Türkiye’de her 4 çocuktan biri okula aç gidiyor. Geçen yıla göre öğrencilerin beslenme çantasına konulan ürünlerin fiyatları en az iki kat arttı. Bugün bir öğrencinin sadece beslenme maliyeti aylık 1.500 TL’yi bulurken 2 çocuğu olan bir asgari ücretli bu giderleri nasıl karşılayabilir” diye sordu.

Polat, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta 3 çocuk tavsiyesi verdiğini ancak çocuk desteğinin 300 lirada kaldığını da hatırlattı.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a Yanıt: Tükenmişlik Sendromu

CHP Lideri Özgür Özel, Erdoğan’ın, Ahlat’ta yaptığı konuşmada, “Provokatör marjinal” dediği TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın Meclis’te saldırıya uğramasının ardından muhalefetin gösterdiği tepkiyle ilgili eleştirisine de yanıt verdi.

Ahmet Şık’ın konuşmasındaki üslubu kendisinin de eleştirdiğini belirten Özgür Özel, “Alpay Özalan denen organizmaya neden bir şey söylemiyor? Kürsüye saldırıyor, kan akıtıyor, kadına şiddet uygulanmasına ön ayak oluyor, her şeyi başlatıyor. Ahmet Şık’ın sözü ağırdı, bazı kelimeleri Meclis’e yakışmadı. Alpay Özalan Türkiye’ye yakışmıyor. Biz Özalan’ı milli takımda oynarken milli gururumuz olarak görürdük, Erdoğan’ın partisinde milli utancımıza dönüştü. Buradan özeleştiri yapması gereken kişinin eleştiriye yeltenmesini tükenmişlik sendromuna bağlıyorum” dedi.

Erdoğan Ahmet Şık’a dair şunları söylemişti: “Gazi Meclisin adabına yakışmayacak şekilde provokatörlük yapan bir marjinale kimlerin kol kanat gerdiğini hep birlikte takip ettik. Milletin Meclisinde milletin kürsüsünde millete hakaret eden, milli iradeye hakaret eden, dilinden kin ve nefret akan bu provokatörü ellerinden gelse demokrasi havarisi ilan edeceklerdi.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Erdoğan’ın partisine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Özgür Özel, Erdoğan’ın Bitlis’te İBB’ye yönelik sözlerine “O İstanbul’a geldiğinde 261 hançer saplandı” sözleriyle yanıt verdi. Özel, TBMM’deki Can Atalay oturumunda AK Partili Alpay Özalan’ın TİP’li Ahmet Şık’a saldırısı hakkında yaptığı yorum için de “Alpay Özalan denen organizmaya neden bir şey söylemiyor” dedi.

Karakucak güreşleri için Ankara Keçiören’i ziyaret eden Özel, Erdoğan’ın Vaniköy’de geçmişte yapı ruhsatı verilen ve yenileme sırasında İBB tarafından mühürlenen inşaat üzerinden sarf ettiği “İstanbul’un en nadide çevre hazinesini para babalarına peşkeş çekiyorlar. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım, akraba çiftliğine çevirdiler” sözlerine “O İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İstanbul’da 4 gökdelen vardı, bugün 265 gökdelen var. İstanbul’un bağrına 261 hançer sapladı” dedi.

“Alpay Özalan Türkiye’ye yakışmıyor”

Özel, Erdoğan’ın, “Provokatör marjinal” dediği TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın Meclis’te saldırıya uğramasının ardından muhalefetin gösterdiği tepkiyle ilgili eleştirisine de yanıt verdi.

Ahmet Şık’ın konuşmasındaki üslubu kendisinin de eleştirdiğini belirten Özgür Özel, “Alpay Özalan denen organizmaya neden bir şey söylemiyor? Kürsüye saldırıyor, kan akıtıyor, kadına şiddet uygulanmasına ön ayak oluyor, her şeyi başlatıyor. Ahmet Şık’ın sözü ağırdı, bazı kelimeleri Meclis’e yakışmadı. Alpay Özalan Türkiye’ye yakışmıyor. Biz Özalan’ı milli takımda oynarken milli gururumuz olarak görürdük, Erdoğan’ın partisinde milli utancımıza dönüştü. Buradan özeleştiri yapması gereken kişinin eleştiriye yeltenmesini tükenmişlik sendromuna bağlıyorum” dedi.

Paylaşın

Özel’den İktidara “Yeni Anayasa” Tepkisi: Milletin Anası Ağlıyor

Gaziantep’te düzenlenen fıstık mitinginde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Buradan Erdoğan ve Bahçeli’yi uyarıyorum. Sahte gündemlerinizin peşine takılıp Antep fıstığı üreticilerini yalnız bırakmayacağım. Emekçiyi sömürenlerle gidecek yolumuz, konuşacak konumuz, bir anayasa gündemimiz yok” dedi.

Haber Merkezi / Hasat mevsimindeki Antep fıstığı üreticilerinin düşük fiyatlardan dolayı gerçekleştirdiği traktörlü eylem sonrası çiftçinin sorunlarını gündeme taşımak isteyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep’te ‘Fıstık Mitingi’ düzenledi.

Mitinge katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçinin çok zor durumda olduğuna dikkat çekerek, “Bu kadar emeğin bu kadar masrafın sonunda çiftçi rahat bir nefes almak istiyor. Bugün fıstık üreticisinin nefesini kesenler var, fıstık üreticisinin cebine göz dikenler var. Bütün masraflar iki katına çıkmışken Gaziantep’in geçiminin ana maddesi olan fıstığın fiyatı geçen sene 115 lira da bu sene neden 90 lira? Bu akılla vicdanla izah edilebilir mi?” dedi.

Özel, konuşmasına “Bir avuç aracıyı, bir avuç taciri korumayı bırakın. Derdi sen çekeceksin, parayı başkası kazanacak. Yok öyle yağma. Yazıklar olsun böyle düzene, yazıklar olsun. Tarım Bakanı orada burada abuk subuk telefon görüşmeleri yapmayı bırak. Geçen sene 4 kilo fıstık satıp 1 işçi yevmiyesi ödeniyordu. Bu sene 10 kilo fıstık satılması gerekiyor. Onun için buradayım” ifadeleriyle devam etti ve ekledi:

“CHP sadece eleştiren bir parti değil, çözüm yollarını söyleyen partiyiz. İktidar olduğumuzda Toprak Mahsulleri Ofisi, Gaziantep’te fıstık almak zorundadır. TMO, fıstık alacak. Fıstıkta derhal taban fiyat uygulamasına geçeceğiz. Artan sıcaklar, fıstıkta verimi düşürüyor. Sulama zaruri hale geldi. Fıstığın sulanması için projelerin başlatılması lazımdır. Bu bölgede sadece fıstık değil, kırmızı biber çiftçileri de feryat ediyor. Geçen sene Islahiye’de tarlada 130 lira olan biber, bu yıl 60 liraya alıcı bulamıyor. Bu sorunun en önemli sebeplerinden bir tanesi de kırmızı biber ithalatına izin veren anlayıştır.

“Türkiye’de bir tarım krizi vardır”

Bugün Türkiye’nin her tarafında çiftçiler ayaktadır. Türkiye’de bir tarım krizi vardır. Fiyatlar çiftçi için ucuz, tüketici için pahalıdır. Tarlada 10 lira olan ürün, markette 100 lira. Ama Tayyip Erdoğan çiftçilerin sıkıntısı yok diyor. Bizi de çiftçilerin sorunlarını istismar etmekle suçluyor. Rahatsız oluyor bunları konuşmayın diyor. Onun yerine kavga çıkarmak, tartışma yapmak, polemik yapmak ve gündemi kaptırmak istiyor. Kendilerini hükümetten görmeyen olduğunu söyleyen bazıları da bunların peşine takılıp olur olmaz gündemlerle başka şeyler konuşmak istiyor.”

Konuşmasında, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çağrıda bulunan CHP Lideri Özel, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı: “Tayyip bey, Devlet bey! Her fırsatta bir beka sorunu icad etmeye çalışıyorsunuz ya, siz gelmeden önce kendi kendine yetebilen bir ülke bugün buğdayı bile ithal ediyorsa, bugün fıstık üreticisi borçlarını ödeyemiyorsa, bu siyasi değil vicdani bir tepkidir.

Sesinizi duyuracağım ama bu defa sesinizi bu iktidara ve onun küçük ortağına değil, sesinizi bütün Türkiye’ye duyuracağız. Çünkü artık bu hükümetin bu ülkeye verecek hiç bir şeyi yoktur. Buradan Erdoğan ve Bahçeli’yi uyarıyorum. Sahte gündemlerinizin peşine takılıp Antep fıstığı üreticilerini yalnız bırakmayacağım. Emekçiyi sömürenlerle gidecek yolumuz, konuşacak konumuz, bir anayasa gündemimiz yok” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Özgür Özel, Erken Seçim Çağrısını Yineledi

CHP Lideri Özgür Özel, “31 Mart’tan hemen sonra ‘Erken seçim çağrısı yapmayacağım’ dedim. Bu seçim AK Parti’yi uyarmaktır. Fırsatçılık yapmamak lazımdır. Vatandaşın ekonomik krizi büyük, sorunları çok fazla. Çözmezseniz geçim olmaz, geçim olmazsa da seçim olur dedim” dedi ve ekledi:

“Kurultayda söylediklerimin arkasındayım. Ben seçimi isterim, bugünden hazırım, dünden razıyım. Ben meydan meydan geziyorum. Ben seçimden bugüne 10’uncu mitingime gidiyorum. Biz erken seçim istiyoruz teknik şartlar elimizde yok. Erken seçimden kimse kaçamaz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Habertürk’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar bu şekilde:

“Tüzük Kurultayı: CHP Türkiye’ye demokrasi vaat ettiği için kendi içinde demokratik olmak zorunda. Hem yılların hem uygulamaların etkisiyle çağdaş sosyal demokrat partinin tüzüğü olması kadar demokratik ve özgürlükçü değil. Eksikleri var. Kemal Kılıçdaroğlu o dönemde ciddi değişiklik yapılacağını vaat etmişti. Zaman açısından çok uygun değildi. Tüzüğü tartışarak yapalım istedik. Biz tüzük kurultayına gitmiyoruz, 1 haftalık değişim kurultayına gidiyoruz. 4 Eylül’de başlayacak 9 Eylül’de bitecek.

Bir temsil heyeti ile Sivas’ta törenlere katılacağız ve kurultayın açılışını yapacağız. Sonra Ankara’ya geleceğiz. 5’inde tüzük komisyonumuz son çalışmasını tamamlayacak. Bu komisyon tüzükle ilgili çalışmaları yapacak ve 6’sında tüzüğümüzü değiştireceğiz. Aralıktan beri çalışmaları yapıyoruz. Görüşleri aldık, dünyadaki örnekleri aldık, akademisyenlerle çalıştık. Bu çalışmaların sonunda bir taslak var. 5 Eylül’de son şekli verilecek.

Pazartesi günü benden önceki üç genel başkan ile bir araya geleceğiz; Altan Bey, Hikmet Bey ve Murat Bey ile. Döndükten sonra Sayın Kılıçdaroğlu ile tüzüğümüz konusunda önerilerini alacağız. CHP Genel Başkan adayı olmak için yüzde 5 imza toplamak gerekiyor. Şimdi bir delege bir kişiye imza vermek zorunda değil. Ayrıca divan yüzde 10’dan fazla imza kabul etmeyecek.

CHP Genel Başkanı’nın konumunun güçlenmesi başka bir şey, yetkilerinin mutlaklaşması başka bir şey. Bizim kurultayımıza Sosyalist Enternasyonel’in temsilcileri geliyor katkılar alıyoruz. Bugünkü tüzük genel başkana her yetkiyi veriyor. Ön seçim yapmama maddesini kaldıracağız. Esnekliği barındıran madde yazıyoruz. Benim grubumda sendikacı yok. Türkiye’yi yönetmeye hazırlanıyoruz. Ben iktidar olduğumuz güne bakıyorum.

Erken seçim: 31 Mart’tan hemen sonra ‘Erken seçim çağrısı yapmayacağım’ dedim. Bu seçim AK Parti’yi uyarmaktır. Fırsatçılık yapmamak lazımdır. Vatandaşın ekonomik krizi büyük, sorunları çok fazla. Çözmezseniz geçim olmaz, geçim olmazsa da seçim olur dedim. Kurultayda söylediklerimin arkasındayım. Ben seçimi isterim, bugünden hazırım, dünden razıyım. Ben meydan meydan geziyorum. Ben seçimden bugüne 10’uncu mitingime gidiyorum. Biz erken seçim istiyoruz teknik şartlar elimizde yok. Erken seçimden kimse kaçamaz.

Parlamenter sistem: Dünyada en önemli konu ekonomi. 10 ekonominin 10’su da güçlü parlamento ile yönetiliyor, 1’i de başkanlık. Hepsi katı kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargı. Demokratik yönetim, kuvvetler ayrılığı çok önemli. Buraya yönelmeliyiz. Her soruya güçlendirilmiş parlamenter sisteme bağlamanın seçmende karşılığı olmadığını görüyorum. Bana sorarsanız dış politika, tarım, ekonomi, sağlık cevabım var. Yönetim sistemi cevabım parlamenter sistem.

Vatandaş canı yanarken, kendi sorunu dile getirilsin isterken parlamenter sistem duymak istemiyor. Güçlü bir parlamento, denge denetim sistemleri, güçlü kurum ve kurallar başarıyı getirecek.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı: Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Çok net. Ben Atatürk’ün partisini iktidar yaparak tarihe geçmek istiyorum. Bu hiç azımsanacak bir irade değil. Ben Erdoğan’ın 25 yıllık iktidarına son veren ve yeniden CHP’li bir cumhurbaşkanı seçtiren ekipte genel başkanlık görevini yapmış birisi olarak tarihe geçmeyi önemli görüyorum. Ben teknik direktörüm. Ben penaltıyı kimin atacağına bütün taraftarı vererek karar vereceğim.

Cumhurbaşkanı adayını erken açıklamanın doğru olmayacağını belirten CHP lideri, aday tartışmasını bir kenara bırakarak önceliğin ülkeyi yönetecek kadroları inşa etmek olduğunu söyledi. CHP genel başkanlığına kimse tesadüfen gelmez. Biriyle 2 saat konuşsan iki kitap okumuş gibi olursun. CHP genel başkanlarıyla hangi konuda konuşsam içim rahat eder. Aramızda hiçbir sorun yok.

Ben sosyal demokratım. Liderden çok ekibe inanırım. Liderin ‘eşitler arasında bir adım önde’ olan kişi olduğuna inanırım. Dünyada ülkesine katkı veren liderler de böyledir. Ben genel başkanın gücünün demokratlığından, çağdaş ve mütevazı bir lider olmasından kaynaklandığına inanan biriyim.

“Normalleşme” ve DEM Parti

Erdoğan ile görüşmeleri ve siyasette ‘normalleşme’ olarak tarif ettiği süreçten ne elde ettiğini de cevaplayan Özgür Özel, şöyle konuştu: “Normali budur. 2024 yılındayız. Cenazede birbiriyle el sıkışmayan liderler gördük. Ben bu fotoğrafın parçası olmak istemedim. Benim ayağım kırıldı ilk telefon Devlet Bey’den geldi. Merhabalaşmak çok önemli bir şeydir. Türkiye’nin birinci partisi olduysak bir adım atacaktık ve ben ilk adımı attım. Tayyip Bey’in ziyaretimize gelmesi, Devlet Bey’in randevu vermesi, DEM Parti ile karşılıklı görüşmemiz. Hepsiyle tekrar görüşürüm.”

DEM Parti ile CHP arasındaki ilişkiler hakkında da açıklamalarda bulunan Özel, şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz özgüveni yüksek bir siyaset yapacağımızı söyledik. Biz Türkiye ittifakıyız dedik. Türkiye’nin bayrağı ile, sınırları ile sorunu olmayan herkesle konuşuruz. DEM Parti ile AK Parti’yi birbirinden farklı tutmuyorum. İkisi de bu ülkenin kanunlarına göre kurulmuş partiler. DEM’i yok saymak, ona oy verenleri ve çoğunlukla Kürtleri yok saymaktır. DEM Parti’yi yok saymak o seçmeni hiçe saymaktır. AK Parti kadar günü gelince öyle günü gelince başka olan bir parti bile hemen kendini temize çekiyor. Vatanı böldürecekler bayrağı indirecekler söylemi çok basit bir siyaset.”

Özgür Özel, Can Atalay için toplanan TBMM Genel Kurulu’nda AKP’li Alpay Özalan’ın TİP’li Ahmet Şık’a saldırmasıyla başlayan kavgaya ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı: “Meclis’teki kavga yakışmıyor. Ben 13 yıldır milletvekiliyim. 9 yıla yakını grup başkanvekili olarak geçti. Meclis’te hiç kan görmemiştim, kadına şiddet görmemiştim gördüm. Sayın Meclis Başkanı’nın bu konuda inisiyatif alması lazım.

Bekir Bozdağ neredeyse hukuku katlediyor. Ahmet Şık’ın konuşmasının da yanlış olduğunu söyledim. O’nu da aradım söyledim. Bunun ne bize ne Can Atalay’a katkısı olduğunu söyledim. O konuşmaya katılmıyorum ama onunla Alpay Özalan’ın yaptığı aynı kefeye konulmaz. Alpay’a bir şey demem çünkü mikroba neden hastalık bulaştırıyorsun denmez.

Can Atalay’ın içeride tutulması, Hatay’ın iradesine, Meclis’in iradesine saygısızlık. Biz 360’ımız bir araya gelirsek Türkiye’deki bütün mahkumları çıkaracak genel af yetkimiz var. 400 kişiyle anayasa değiştirecek gücümüz var.”

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmek istediklerini tekrarlayan Özel, “Beşar Esad’dan gün bekliyoruz. Resmi yazımızı yolladık. İktidara defalarca Esad ile görüşülmesi gerektiğini söyledim. Gazze konusunda da eğer sayın Cumhurbaşkanı isterse ben kendisiyle Gazze’ye gitmeye varım” dedi.

Hamas ile ilgili açıklamalarını da detaylandıran Özel, “Hamas’a terör örgütü demedim. Terör eylemleri yapıyor dedim. Hamas’ın sivil alanlara yaptığı saldırılar var. Terör eylemi değil mi bu? Ama kasım ayından beri İsrail terör eylemi yapıyor. Ben FKÖ çizgisindeyim, Mahmut Abbas’ın ve Filistin halkının yanındayım” diye konuştu.

Paylaşın

İYİ Parti’de “Can Atalay” Çatlağı

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti’nin CHP’nin “Can Atalay” çağrısına katılım sağlanmayacağını ifade eden İYİ Partili Kürşad Zorlu’yu yalanlayarak, “ Zorlu, şahsi görüşünü beyan etmiş. Partimizde bu kararlar kurullarda alınıyor” dedi.

Müsavat Dervişoğlu açıklamasının devamında, “Bazı arkadaşlarımızın bağımsız milletvekili gibi davranmalarını, kendilerinin başka bir gerekçeleri yoksa tecrübesizliklerine bağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu’nun açıklamalarına yanıt veren Zorlu, “Şahsi görüşünü açıkladığını ancak parti kararına uyacağını belirterek, “Konuyu başka yerlere çekmenin de bir manası yoktur!” dedi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Can Atalay hakkındaki kararı dolayısıyla TBMM Genel Kurulu’nu 10 Eylül’de tekrar olağanüstü toplantıya çağıracaklarını açıklamasına ilişkin, “Can Atalay için normal yasama dönemi beklenmeli. Oylama da yapıldı zaten” demişti.

Halk TV’den İsmail Saymaz, İYİ Parti Milletvekili Kürşad Zorlu’nun Can Atalay için TBMM’nin olağanüstü toplanmasına karşı olduklarına ilişkin açıklamasını İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na sordu.

İsmail Saymaz’ın aktardığına göre; Müsavat Dervişoğlu, partinin böyle bir kararının olmadığını belirterek, şöyle dedi: “Zorlu, şahsi görüşünü beyan etmiş. Partimizde bu kararlar yetkili kurullarda alınıyor. Bazı arkadaşlarımızın bağımsız milletvekili gibi davranmalarını, kendilerinin başka bir gerekçeleri yoksa tecrübesizliklerine bağlıyoruz.”

“Konuyu başka yerlere çekmenin…”

Müsavat Dervişoğlu’nun açıklamalarına yanıt veren İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, şu ifadeleri kullandı: “Benim Can Atalay konusunda tavrım nettir. Yargıtay önüne arkadaşlarımızla birlikte giderek Anayasa kitapçığını ilk biz teslim ettik. İlk önergeyi de sanırım ben verdim. Ancak gelinen noktada onun da haklılığına zarar getirebilecek bazı görüntüler meydana gelmektedir.

İlk olağanüstü toplantıya katıldım. Bu kez ise yeni bir gerginliğin daha da olumsuz yansıyacağını düşünmekteyim. Bu benim şahsi görüşümdür ve ancak daha önce de ifade etiğim gibi partimin resmi görüşü esastır ve yetkili kurullarımızda bir karar alınır ise elbette buna saygı duyarak katılırım. Konuyu başka yerlere çekmenin de bir manası yoktur!”

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan İmza Engeline Sert Tepki

Metro projelerin bakanlık engeline takılmasına tepki gösteren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu siyaset hasımlığı nedir Allah aşkına? Bundan kurtulun. Siyasi kibirden kurtulun. Hasımlıktan kurtulun. Ben her yerde hatırlatacağım. Koltuğu kendi koltuğu zanneden akıl, derhal aklını başına alsın. Benim oturduğum koltuk, millete aittir” dedi ve ekledi:

“Milletin onlara verdiği yetkinin, milletin onlara verdiği bir iradenin kullanıldığı bir alandır. Onun için yüksek adalet, yüksek şefkat, yüksek hoşgörü, yüksek demokrat ruhu; her şeyi taşımakla yükümlüdürler. Ama bunu ne yazık ki biz İstanbul’un birçok konusunda yaşayamıyoruz. O bir imzayı esirgeyenlerin, milyonlarca İstanbul’u metrosuz bırakanların siyaset anlayışı, bu şehre de zarar veriyor, bu ülkeye de zarar veriyor.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı’nda çalışan emekçilerle bir araya geldi. Mahmutbey Bölge Parkı İstasyonu şantiyesinde gerçekleşen buluşmada İmamoğlu’na, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çankaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer eşlik etti.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Burada açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “20. Yüzyılın başında nasıl ki demir yolları bir milli meseleyse, bugün de metro ve raylı sistemlerde öyle. Bu konu, siyasi meselelere alet edilebilecek bir mesele değildir. Bu konunun dünü, bugünü, yarını iyi planlanarak hareket edilmelidir. Bugün biz varız. Dün başkaları vardı. Yarın da başkaları olabilir bu koltuklarda” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şunları söyledi: “Bu koltuklar, millete ait koltuklardır. Alınacak veya alınmayacak bütün kararların, milletimizin yaşamına olan pozitif ya da negatif etkisi hesap edilmelidir. Onun için günlük siyasi çıkarlara, menfaatlere alet edilmemesi şarttır. Vatandaşın bir bölümünü ödüllendirilip, diğer bölümünün cezalandırılması gibi akıl dışı konulara alet edilmiştir geçmişte metro meselesi bile. Bu yanlışları gördük, yaşadık. Örneğin; projesi bakanlıkça onaylanmış, kredisi hazırlanmış, sadece tek bir imzaya kalan Sefaköy-Küçükçekmece-Avcılar-Beylikdüzü-Büyükçekmece-TÜYAP Metrosu’na yönelik engelleme, bizi derinden üzüyor ve gerçekten sarsıyor. Bir vatandaş olarak sarsıyor.”

Sadece tek bir imzaya kalan Sefaköy-Küçükçekmece-Avcılar-Beylikdüzü-Büyükçekmece-TÜYAP Metrosu’nun 2 yıla yakındır yatırım planına alınmadığını belirten İmamoğlu, şunları söyledi: “Az önce bahsettiğim o 3,5 milyonluk nüfusu, bir başka koldan Esenyurt’u da içine katarak, bir başka koldan İstanbul’un merkezine bağlayacağını dört gözle bekleyen 2 belediye başkanımız burada hem Esenyurt hem Avcılar.

Sadece iki belediye başkanımızın resmi nüfusu 1,5 milyon. Ne yazık ki ülkemizde, şehrimizde artık bir ‘gayri resmi nüfus’ diye kayıt altına aldığımız utanç verici bir istatistik konuşuyoruz. İki ilçe, 2 milyonun üzerinde. Bu kadar basit. Yani Beylikdüzü’nü katmıyoruz, Büyükçekmece’yi katmıyoruz, Başakşehir’in büyük bölümünü katmıyoruz, Küçükçekmece’yi katmıyoruz. Bunları kattığınızdaki nüfusa bakar mısınız? Ve bu engelleniyor. 2 yıla yakındır yatırım planına alınmıyor. Üzüntü verici.

Paylaşın

İYİ Parti’den CHP’nin “Can Atalay” Çağrısına Ret

İYİ Parti Milletvekili Kürşad Zorlu, Ekol TV’de yaptığı açıklamada, CHP’nin Can Atalay için TBMM’yi tekrar olağanüstü toplantıya çağırma girişimine katılmayacaklarını ifade etti.

Kürşat Zorlu, geçmişte yaşanan olağanüstü toplantılarda hoş olmayan görüntülerin ortaya çıktığını hatırlatarak, “Parlamento, bu tür durumlarla anılmamalı. Bu durum beni hem üzüyor hem de mahcup ediyor. Can Atalay için normal yasama dönemini beklemeliyiz; zaten gerekli oylama da yapıldı” diye konuştu.

Ayrıca, partinin alacağı karara saygı duyacağını belirten Zorlu, “Parlamenter demokrasiye dönüş çağrıları yapılırken, böyle bir ortam yaratılması milletimizin kafasını karıştırıyor. Milletimiz haklı olarak, ‘Böyle mi parlamenter sisteme döneceksiniz?’ diye soruyor. Ben, bu toplantıya katılarak gergin ve kavgacı bir ortamda bulunmak istemiyorum” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis’i 10 Eylül’de bu gündemde yeniden olağanüstü gündemle toplantıya çağıracaklarını söylemişti. Emir, çağrıyı Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğuna karar veren AYM kararının TBMM Genel Kurulu’nda okutulması istemine dayandıracaklarını açıklamıştı.

TİP’ten Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili TBMM’de genel görüşme yapılması önerisi oy çokluğuyla reddedilmişti. Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatmıştı.

Can Atalay için düzenlenen oturumda, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a AK Partili milletvekillerin saldırmasıyla başlayan ve ardından çıkan büyük arbedede Şık’ın yanı sıra CHP Milletvekili Okan Konuralp ile DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasına neden olan kavga kamuoyunda büyük tepki çekmişti.

Meclis’te kavga nasıl başlamıştı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından toplantıyı yönetmekle görevlendirilen TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ilk sözü Türkiye İşçi Partisi adına İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a vermişti.

Şık, sözlerine, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal, utanmanız yok, haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok” demişti. O sırada bazı AK Parti milletvekillerinin parmak sallaması ve “şerefsiz” demesi üzerine TİP milletvekili “Hakikat her zaman acıtır, o parmağını kırarız, sensin şerefsiz” yanıtı vermişti.

Bu sırada AK Partili milletvekilleri kürsünün etrafını kuşattı, küçük çaplı itiş kakış yaşanmıştı. Gerilimin artması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ oturuma ara vermişti. 10 dakikalık aradan sonra yeniden kürsüye gelen Ahmet Şık, iktidar partisine yönelik eleştirilerini sürdürmüştü.

Şık, “Burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist. Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır” demesi üzerine Bozdağ bir kez daha oturuma ara verdiğini duyurmuştu.

Bu sırada kürsüye yürüyen Alpay Özalan, Ahmet Şık’ın boğazına sarılmıştı. Karşılıklı atılan yumruklardan sonra Şık dengesini yitirirken Özalan da kürsünün çevresinden uzaklaşmıştı. Ancak Özalan ile birlikte kürsüye yürüyenlerden AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Eyyupoğlu ve İzmir Milletvekili Eyyup Kadir İnan ön saflarda yer almıştı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da kavga anlarında öne çıkan isimlerdendi. Kürsü çevresindeki şiddet olayları yaklaşık beş dakika sürmüştü.

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaralanmıştı. İktidar partisi milletvekillerinin saldırılarında DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in kaşı açılmış ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de başından yaralanmıştı. Koçyiğit’e ilk müdahaleyi CHP Ankara Milletvekili Murat Emir yapmıştı. Bu sırada kürsüye çıkan basamaklarda kan izleri görülmüştü.

Paylaşın

CHP, Can Atalay İçin TBMM’yi Tekrar Olağanüstü Toplantıya Çağırıyor

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında “10 Eylül’de Meclis’in olağanüstü toplanmasını ve Can Atalay’ın milletvekili olduğunun bir kez de Genel Kurul’da tekraren bildirilmesini, okunmasını talep ediyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçilen ancak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tahliye kararına rağmen vekilliği düşürülen Can Atalay’ın durumunu görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) yeniden olağanüstü toplantıya çağırma kararı aldı.

Muhalefet, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesini geçersiz sayılan AYM kararının okutularak, Atalay’ın özlük haklarının iade edilmesini talep ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis’i 10 Eylül’de bu gündemde yeniden olağanüstü gündemle toplantıya çağıracaklarını söyledi. Emir, çağrıyı Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğuna karar veren AYM kararının TBMM Genel Kurulu’nda okutulması istemine dayandıracaklarını açıkladı.

TİP’ten Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili TBMM’de genel görüşme yapılması önerisi oy çokluğuyla reddedilmişti. Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatmıştı.

Can Atalay için düzenlenen oturumda, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a AK Partili milletvekillerin saldırmasıyla başlayan ve ardından çıkan büyük arbedede Şık’ın yanı sıra CHP Milletvekili Okan Konuralp ile DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasına neden olan kavga kamuoyunda büyük tepki çekmişti.

Meclis’te kavga nasıl başlamıştı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından toplantıyı yönetmekle görevlendirilen TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ilk sözü Türkiye İşçi Partisi adına İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a vermişti.

Şık, sözlerine, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal, utanmanız yok, haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok” demişti. O sırada bazı AK Parti milletvekillerinin parmak sallaması ve “şerefsiz” demesi üzerine TİP milletvekili “Hakikat her zaman acıtır, o parmağını kırarız, sensin şerefsiz” yanıtı vermişti.

Bu sırada AK Partili milletvekilleri kürsünün etrafını kuşattı, küçük çaplı itiş kakış yaşanmıştı. Gerilimin artması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ oturuma ara vermişti. 10 dakikalık aradan sonra yeniden kürsüye gelen Ahmet Şık, iktidar partisine yönelik eleştirilerini sürdürmüştü.

Şık, “Burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist. Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır” demesi üzerine Bozdağ bir kez daha oturuma ara verdiğini duyurmuştu.

Bu sırada kürsüye yürüyen Alpay Özalan, Ahmet Şık’ın boğazına sarılmıştı. Karşılıklı atılan yumruklardan sonra Şık dengesini yitirirken Özalan da kürsünün çevresinden uzaklaşmıştı. Ancak Özalan ile birlikte kürsüye yürüyenlerden AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Eyyupoğlu ve İzmir Milletvekili Eyyup Kadir İnan ön saflarda yer almıştı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da kavga anlarında öne çıkan isimlerdendi. Kürsü çevresindeki şiddet olayları yaklaşık beş dakika sürmüştü.

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaralanmıştı. İktidar partisi milletvekillerinin saldırılarında DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in kaşı açılmış ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de başından yaralanmıştı. Koçyiğit’e ilk müdahaleyi CHP Ankara Milletvekili Murat Emir yapmıştı. Bu sırada kürsüye çıkan basamaklarda kan izleri görülmüştü.

Paylaşın