CHP: Erken Seçim Kaçınılmaz

CHP Milletvekili Aşkın Genç, “İktidarın izlediği ekonomi politikaları sürdürülemez bir noktaya geldi. Bu, yalnızca bir mali kriz değil, tam anlamıyla bir yönetim krizidir” dedi ve ekledi:

“İktidarın uyguladığı bu ekonomi politikalarıyla sürdürülebilir bir gelecek mümkün değildir. Bu tablo gösteriyor ki erken seçim kaçınılmazdır. Bu hükümet, halkı yoksulluğa mahkum eden politikalarıyla ülkeyi daha büyük bir çıkmazın içine sokmadan çekilmelidir.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın merkezi yönetim bütçe verileri, Türkiye’deki ekonomik krizin ulaştığı boyuta ayna tuttu. Bakanlığın verilerine göre, merkezi yönetim bütçesi ağustos ayında 129 milyar 600 bin TL’lik açık verdi. CHP Milletvekili ve Ekonomist Aşkın Genç, merkezi yönetim bütçe verilerine yönelik BirGün’den Mustafa Bildircin‘e değerlendirmelerde bulundu.

CHP’li Genç, 2024 yılının ağustos ayına yönelik merkezi yönetim bütçe verilerinin, “İktidarın ekonomiyi yönetmedeki acizliğini ve Türkiye’nin ekonomik çöküşe hızla yaklaştığını” gözler önüne serdiğini ifade etti. Ağustos 2024’te 820,3 milyar TL harcama yapıldığını ve 690,7 milyar TL gelir elde edildiğini söyleyen Genç, “Bu da 129,6 milyar TL’lik korkunç bir bütçe açığına işaret ediyor” diye konuştu.

Faiz dışı giderlerin Ağustos 2024 itibarıyla Ağustos 2023’e göre yüzde 52,1 artış gösterdiğinin altını çizen Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu, hükümetin popülist harcamalarla bütçeyi şişirdiğini ve geleceğimizi ipotek altına aldığını ortaya koymaktadır. Devletin faiz borçlarıyla boğuştuğu bu ortamda, halkımız enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ezilmektedir.

Ancak, bu yük halkın sırtına bindirilirken iktidar, sanki ülkenin kaynakları sınırsızmış gibi umursamaz tavrını sürdürmeye devam ediyor. Devletin kasası hızla boşaltılıyor. Ağustos ayı bütçe giderleri geçen yıla oranla yüzde 45,8 oranında artarken gelirler bu harcamaları karşılamaktan çok uzak.

İktidarın izlediği ekonomi politikaları sürdürülemez bir noktaya geldi. Bu, yalnızca bir mali kriz değil, tam anlamıyla bir yönetim krizidir. İktidarın uyguladığı bu ekonomi politikalarıyla sürdürülebilir bir gelecek mümkün değildir. Bu tablo gösteriyor ki erken seçim kaçınılmazdır. Bu hükümet, halkı yoksulluğa mahkum eden politikalarıyla ülkeyi daha büyük bir çıkmazın içine sokmadan çekilmelidir.”

Paylaşın

Mansur Yavaş “CHP’den Ayrılacak” İddialarına Açıklık Getirdi

“CHP’den ayrılacak” iddialarına ilişkin açıklama yapan Mansur Yavaş, “Bu asılsız iddiaların aynı şahıslar tarafından kulis bilgisi adı altında sürekli gündeme getirilmesinde artık kötü niyet arıyorum. Kirli siyasete alet olmayacağım” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, hakkında çıkan iddialarla ilgili Habertürk’e konuştu. Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı:

“Son dönemde kulis bilgisi adı altında sürekli mesnetsiz haber, köşe yazısı ve yorumlara konu olduğumuzu görüyorum. ‘Yavaş partisinden ayrılacak. Başka partiden aday olacak. Farklı siyasi partilerle görüşüyor’ şeklinde birçok asılsız iddianın konusu oluyorum.

Fakat, gerçeklerin oralarda yazanlar ve anlatılanlarla yakından uzaktan bir ilgisi yok. Adaylık konusu başta olmak üzere şu an tartışılan tüm konular zamanı geldiğinde oturulur konuşulur. Ancak; bu asılsız iddiaların aynı şahıslar tarafından kulis bilgisi adı altında sürekli gündeme getirilmesinde artık kötü niyet arıyorum. Kirli siyasete alet olmayacağım.”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Parti İçine Dikkat Çeken Mesajlar

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Zaman, önümüzdeki sürece dair en iyi şekilde hazırlanma zamanıdır. Zaman, milletin sorunlarını konuşmayı ve o sorunlara çözüm bulmayı bize emreden bir zamandır” dedi ve ekledi:

“Zaman, hele hele aynı odada, aynı mekanda, aynı çatı altında siyaset yapan insanların ‘sen benim ayağıma bastın, sen benim koluma dokundun, yüzüme sert baktın’ zamanı değildir. Bununla uğraşan kim varsa benim yol arkadaşım değildir, nokta!”

Ekrem İmamoğlu, “Mesele memleket meselesidir. Memleket meselesi doğrultusunda koşan, hizmetini yaparken en iyi nasıl yaparız diyen belediye başkanı benim yaşam boyu en üstün yol arkadaşımdır” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sultanbeyli Battalgazi İtfaiye İstasyonu Açılış Töreni’ne katıldı.

Burada açıklamalarda bulunan Ekrem İmamoğlu, “Milletimiz bizden iş yapmayı, icraat yapmayı bekler. Ekonominin kötü olduğu ortamda onların ihtiyaçlarının yanında olmamızı bekler. Bizler bu sorumluluğu üstlenmiş, özellikle 31 Mart’ta görev alan bütün yerel yönetici arkadaşlarım, Türkiye’nin her yerinde yereldeki barışı, dostluğu en üst seviyeye taşımayı kendilerine sorumluluk eden hali ve sorumluluğu emreder” dedi.

“Bunun partisi yok” diyen İmamoğlu, “Herkes bu sorumluluğu almak durumundadır. O ayrımcı akılla işimiz olmaz. Biz elimiz havada kalsa da elimizi uzatırız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü biz milletin evlatlarına eşit gözle bakmayı kendine şiar edinmiş insanlarız” ifadelerini kullandı.

Parti içine mesaj

“Böylesi zor bir dönemde özellikle benim siyasi yol arkadaşlarım, özellikle benim CHP içinde siyaset yapan arkadaşlarıma ya da belediye başkanı, meclis üyesi, milletvekili olan partinin üst yönetimine net olarak bir şey söylemek isterim” diyen İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Zaman, önümüzdeki sürece dair en iyi şekilde hazırlanma zamanıdır. Zaman, milletin sorunlarını konuşmayı ve o sorunlara çözüm bulmayı bize emreden bir zamandır. Zaman, hele hele aynı odada, aynı mekanda, aynı çatı altında siyaset yapan insanların ‘sen benim ayağıma bastın, sen benim koluma dokundun, yüzüme sert baktın’ zamanı değildir. Bununla uğraşan kim varsa benim yol arkadaşım değildir, nokta!

Mesele memleket meselesidir. Memleket meselesi doğrultusunda koşan, hizmetini yaparken en iyi nasıl yaparız diyen belediye başkanı benim yaşam boyu en üstün yol arkadaşımdır. ‘Ekrem İmamoğlu koşuyor, çalışıyor. Ben ondan daha fazla koşacağım, daha çok çalışacağım’ diyen bir siyasetçi benim en kadim yol arkadaşımdır, nokta!

Ama parti içindeki mevzuları konuşup konuşturan, geceyi gündüzü meşgul eden, meseleymiş gibi bu mesele üstünde tepinen kim varsa hem bu millete ihanet eder, hem de Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’e ihanet eder. Bu kadar net!”

“Her siyasi partiye mensup kişiye seslenirim ben” diyen İmamoğlu, “Parti işi araçtır. Mesele millete hizmettir. Ben partime de öyle bakıyorum. Ben CHP’liyim… CHP, onur duyduğum, ferdi olmaktan gurur duyduğum partimin bir araç olduğunu bilirim. Memleketime ve milletime layık olma gayreti için hiç kimseyi tanımam, bir tek 86 milyon milletimi tanırım. Bu şiar, her siyasetçinin şiarı olmalıdır.”

(Kaynak: BirGün)

Paylaşın

CHP’li Belediye Başkanına Siyasi Yasak: Hukuk Garabeti

Adana Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Ceza Dairesi, CHP’li Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın tehdit suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasını onadı. Kadir Aydar, aldığı hapis cezasından dolayı siyasi yasaklı konumuna düştü.

Karar oy çokluğu ile (1’e karşı 2 oyla) onanırken karşı oy sunan üye, şikayetin 13 ay sonra yapıldığını, herhangi bir tanığın bulunmadığını, mağdurların sürekli beyan değiştirdiklerini ifade etti ve tüm bu durumların gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Karşı oy sunan üye muhalefet şerhinde, kararın bozulması ve tüm sanıkların atılı suçtan beraat etmeleri gerektiğini de söyledi.

Kadir Aydar, karara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Deliler incelenmemiş, taraflara dosya içeriği açıklatılmamış, görüntü CD’si izlenmemiş ve bu eksikler için duruşma açılmaksızın dosya sonuçlandırılmıştır. Ortada büyük bir hukuk garabeti oluşmuştur. Aynı konumda bulunan ve siyaset yapmayan sanıklar beraat etmiş, siyaset yapan sanıkların ise cezası onanarak siyasi yasak getirilmiştir. Muhalefet şerhinde açıkça da bu durum ifade edilmiştir. Karara karşı tabii ki yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.”

Kadir Aydar kimdir?

1988 yılında Adana’nın Ceyhan ilçesinde dünyaya gelen Kadir Aydar, eğitim hayatına Ceyhan ilçesinde başladı, Piri Reis Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi’nde üç farklı bölümden mezun oldu ve Çağ Üniversitesinde Uluslararası Finans ve İşletme bölümünde akademik eğitimine devam etmektedir.

Kadir Aydar, Çukurova Üniversitesinde Konsey Başkanlığı, Ceyhan Ticaret Borsası Meclis Üyeliği, CEYGEM Yönetim Kurulu Üyeliği, Ceyhan Genç İş Adamları İkinci Başkanlığı gibi birçok farklı görevi üstlendi. Aydar, Öztaş Limited Şirketinin de yöneticisi olarak iş hayatına devam etmektedir.

Siyasi hayatına 18 yaşında CHP ‘ye üye olarak başlayan Kadir Aydar, CHP İstanbul Gençlik Kolları olmak üzere farklı görevler üstlendi. 2015 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Ceyhan İlçe Başkanı olarak seçilmiş ve 31 Mart 2019 Yerel Seçimi döneminde Cumhuriyet Halk Partisi Ceyhan İlçe Başkanı iken görevinden istifa ederek Ceyhan Belediye Başkan aday adayı oldu.

Cumhuriyet Halk Partisinin ön seçimini kazanarak 2019 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Ceyhan Belediye Başkan adayı olarak 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde galip gelerek Cumhuriyet Halk Partisi adına seçimleri 25 yıldan sonra, 46.873 oy alarak % 50.6 ile Ceyhan Belediye Başkanı olarak seçildi.

Kadir Aydar, Şeffaf ve ulaşılabilir sosyal belediyeciliği kendisine hedef belirlemiş görev yaptığı sürece halka doğrudan temas edip talepleri anında yerine getirdi ve Ceyhan halkına yaşanabilir bir Ceyhan armağan etti ve 2024 Mahalli İdareler Seçiminde % 45.67 oy alarak Ceyhan Belediye Başkanı olarak yeniden seçildi.

Paylaşın

Özgür Özel: CHP İktidarıyla Birlikte Fiyatlardan Bir “Sıfır” Atılacak

Marmara Adası’nda halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, CHP’nin iktidara gelmesi ile 10 yılın sonunda Türkiye’nin hem Avrupa Birliği’ne (AB) hem de paradaki bir sıfırı atılacağını söyledi.

Özgür Özel, “Maaş bugünkü kadar maaş olsun masraflardan bir sıfır atın. Dana kıyma 55 lira, kuzu pirzola 70 lira, 1 litre rakı 140 lira. Hesap böyle” dedi. Özel, rakıyla ilgili vaadinin yurttaşlardan çok alkış alması sonrasında “Cümlenin sonunda diye alkış oldu değil mi? Rakıyı duyunca olmadı yani? Demesinler ‘adalılar bir tek rakıyı alkışlıyor’ diye” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Yerel Seçimlerinde AK Parti’den yüzde 60 oy oranı ile CHP’ye geçen Marmara Adası’nı ziyaret etti. Bura da halka seslenen Özgür Özel, “31 Mart’tan sonra mafyanın düzeni bitti halkın düzeni geldi” dedi.

Marmara Adası’na ulaşım bedelinin yerel halka 900 liradan 500 liraya düşmesinin CHP yönetimi ile geldiğini hatırlatan Özgür Özel, “Bu şartlarda bu bile çok. Aydın başkan olmasaydı bin lira olacaktı. Yarın AK Partili Cumhurbaşkanı gidince CHP’li gelsin 50 liraya düşecek. Çünkü mazota benzine zammı Aydın Dinçer yapmıyor Recep Tayyip Erdoğan yapıyor” dedi.

CHP’nin iktidara gelmesi ile 10 yılın sonunda Türkiye’nin hem Avrupa Birliği’ne (AB) hem de paradaki bir sıfırı atılacağını söyleyen Özel, “Maaş bugünkü kadar maaş olsun masraflardan bir sıfır atın. Dana kıyma 55 lira, kuzu pirzola 70 lira 1 litre rakı 140 lira. Hesap böyle” dedi.

Özel, alkış kopmasının ardından adalıları güldüren şu konuşmayı yaptı: “Cümlenin sonunda diye alkış oldu değil mi? Demesinler adalılar bir tek rakıyı alkışlıyor diye.”

Emeklinin alım gücünü iyileştireceklerini de kaydeden Özel, “Almanya’daki emekli, Fransa’daki emekli, Hollanda’daki emekli senden 10 kat daha fazla alım gücünde. Ya etiketten bir sıfır at öyle bak ya da maaşın 10 katı fazla olduğunu düşün. Böyle bir dönemin gelmesi hiç uzak değil. Bunu Yunanistan başarıyor, bırakın onu Macaristan başarıyor… O yüzden biz de başaracağız” dedi.

Paylaşın

CHP, Daha Sol Söylemlerle Sahada Olacak

Partinin yeni program çalışmalarına ilişkin konuşan CHP kurmayları, programın adına (Halkçılık Programı) dikkat çekerek “artık daha sol söylemlerle sahada olacaklarını” vurguladılar.

Partinin kuruluş ilkelerinde halkçılık ve devletçilik ilkelerinin olduğunu belirten kurmaylar “Partimizin ana ilkelerinde zaten sol, sosyal demokrat temeller var. Bunları artık daha çok sahiplenen ve anlattığımızda halkta da karşılık bulacak bir hale getirmek istiyoruz” dediler.

İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı adıyla yaptığı olağanüstü kurultayda yeni program çalışmalarını başlatan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), hazırlayacağı programın adı için de Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 1920’de Meclis’e sunduğu metinden esinlenerek “Halkçılık Programı” adını verdi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal‘a yeni program çalışmalarına ilişkin konuşan CHP kurmayları, programın adına da dikkat çekerek “artık daha sol söylemlerle sahada olacaklarını” vurguladılar.

Partinin kuruluş ilkelerinde halkçılık ve devletçilik ilkelerinin olduğunu belirten kurmaylar “Partimizin ana ilkelerinde zaten sol, sosyal demokrat temeller var. Bunları artık daha çok sahiplenen ve anlattığımızda halkta da karşılık bulacak bir hale getirmek istiyoruz. Günümüzde iktidarın uyguladığı ekonomi politikası belli. Bunu günlük hayatta tartışırken topluma kazandırabileceğimiz bazı terimler var. Özelleştirmelerin getirdiği zararlardan söz edip kamuculuğun, devletçiliğin önemine vurgu yapabiliriz. Sağlık, eğitim gibi hizmetlerin devlet tarafından en iyi şekilde vatandaşa verilmesi gerektiğini anlatabiliriz” dediler.

“İktidar olduğumuzda…”

CHP’nin bu kapsamda Emek Büroları gibi birimlerini de daha aktif hale getireceğine vurgu yapan partililer, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen hafta Kocaeli’nde katıldığı Emek Büroları Akademik Kurul Toplantısı’nı işaret etti. Bu tip toplantıların farklı illerde de yapılmasının planlandığını aktaran kurmaylar, “Parti programı çalışmalarında bu programlardan da faydalanılacak. İktidar olduğumuzda nasıl bir sosyal güvenlik sistemi, emeklilik sistemi olacak, bunları çalışacağız.

Kullandığımız kavramların altını illerde yaptığımız halk buluşmaları, sanayi ticaret odası ziyaretleriyle dolduracağız. Ama her şeyin başında daha özüne dönen bir CHP olacak. Bu partinin temel değerlerinde sol ve sosyal demokrasi var. Ana eksenimiz sağlıktan eğitime kamuculuk. Genel başkanımız da gittiği her yerde ‘Emekle sermaye karşı karşıya gelirse, emeğin yanındayız’ diyor. Bu kavramlar partinin temel ilkeleri ama biz yapacağımız program çalışmasıyla ekonominin bu kavramlarla tartışılmasını da sağlayacağız. Farklı bir vizyonu insanlara göstereceğiz” değerlendirmesini yaptılar.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu Hakkında “Hapis Ve Siyasi Yasak” Talebi

CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “Zincirleme şekilde Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Alenen Hakaret” suçundan 1 yıl 5 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapis ve siyasi yasak talep edildi.

Eski CHP Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, durdurulan MİT tırları görüntülerini eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a verdiği iddiasıyla İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Hapis cezasının ardından o dönem CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu açıklama yaparak “Bu kararı verenler bu kararın altında kalacaklardır. Biz yıllarımızı demokrasi için harcadık, adalet istiyoruz, demokrasi istiyoruz, düşünce özgürlüğü istiyoruz bu ülkede. 20 Temmuz darbesini yapanlar adaleti yok ettikleri, demokrasiyi yok ettiler, hakim hakim olmaktan çıktı gözünü dikmiş saraya nasıl talimat gelecek ve ben öyle karar vereceğim diye, bunların hiçbirisi hakim değil, hiçbirisi yargı dağıtmıyor, sadece ve sadece sarayın sopası olma görevini yerine getiriyorlar” demişti.

Sabah gazetesinin haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede “Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin ifade özgürlüğü ya da eleştiri sınırlarını aştığı, şüphelinin atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil olduğu” belirtilerek dava açıldı. Şüpheli Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “Zincirleme şekilde Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Alenen Hakaret” suçundan 1 yıl 5 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapis ve siyasi yasak talep edildi. Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Paylaşın

“Borsa İstanbul’da Vurgun” İddiası: SPK’ya Çağrı

Borsa İstanbul’da yaşanan son düşüşler ve organize vurgun iddialarıyla ilgili eleştirilerde bulunan CHP Milletvekili Özgür Karabat, Sermaye Piyasası Kurumu’na (SPK) seslendi:

“Siz sadece halka arz, AKP açıklamaları, sermaye artırımları gibi evrak işleriyle mi görevlisiniz? SPK’nın asli görevi borsa yatırımcısını korumak, onların soyulmasına engel olmaktır!”

Borsa İstanbul’da son zamanlarda dikkat çekici bir düşüş yaşanırken, enflasyon karşısından küçük birikimlerini borsaya yönlendiren milyonlarca küçük yatırımcı da büyük zarara uğradı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, konuya ilişkin açıklamasında “AKP, vatandaşları ‘yerli ve milli’ söylemleri ile döviz ve altın yerine borsaya yönlendirdi” diyerek “Borsaya yatırım yapan 8 milyon civarındaki vatandaşımızın hemen hemen hepsi büyük zararda” ifadelerini kullandı.

Borsada yaşanan düşüşleri sosyal medyada dile getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, yaşanan düşüşü “vurgun” olarak niteleyerek, “Son 3 ayda pay senedi değeri 14 trilyon TL’den 13 trilyon TL’ye geriledi. 1 trilyon liralık kayıp oluştu. Ucuza hisse toplayıp satan tahtacılar ve bazı portföy yönetim şirketleri on milyarlarca lirayı ceplerine attılar” dedi.

Borsada yaşanan düşüşleri sosyal medyada dile getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, yaşanan düşüşü “vurgun” olarak niteleyerek, “Son 3 ayda pay senedi değeri 14 trilyon TL’den 13 trilyon TL’ye geriledi. 1 trilyon liralık kayıp oluştu. Ucuza hisse toplayıp satan tahtacılar ve bazı portföy yönetim şirketleri on milyarlarca lirayı ceplerine attılar” dedi.

Asli görevi borsa yatırımcısını korumak olan SPK’ya da seslenen CHP’li Karabat; “Siz sadece halka arz, AKP açıklamaları, sermaye artırımları gibi evrak işleriyle mi görevlisiniz? Bu servet transferi ve soygununu asla meşrulaştıramazsınız.” diyerek sorumlulardan er geç hesap sorulacağını da sözlerine ekledi.

Karabat sosyal medyadaki paylaşımında şunları dile getirdi:

1-AKP, vatandaşları “yerli ve milli” sözleri ile döviz ve altın yerine borsaya yönlendirdi. Geldiğimiz noktada borsaya yatırım yapan 8 milyon civarındaki vatandaşımızın hemen hemen hepsi büyük zararda.

2-Çok büyük bir organize vurgun döndüğü iddiaları aldı yürüdü. Sadece son 3 ayda pay senedi değeri 14 trilyon TL’den 13 trilyon TL’ye geriledi. 1 trilyon liralık kayıp oluştu. Ucuza hisse toplayıp satan tahtacılar ve bazı portföy yönetim şirketleri on milyarlarca lirayı ceplerine attılar.

3-Eski Hazine Bakanı Nureddin Nebati, BIST şirketlerinin piyasa değerinin GSYH’ye oranının %60’a çıkması gerektiğini söylemişti. Mehmet Şimşek de finansman ihtiyacının %12’sinin sermaye piyasalarından karşılandığını, bunun ABD’deki gibi %60’a çıkması gerektiğini vurgulamıştı.

4-Moody’s ve diğer uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin notunu artırdılar. Bunu ballandıra ballandıra anlatıp, Türkiye’ye yatırım yağacağını, borsanın uçacağını söyleyerek vatandaşları kandırdınız.

5- Bu ülkede SPK ne iş yapar?

Siz sadece halka arz, AKP açıklamaları, sermaye artırımları gibi evrak işleriyle mi görevlisiniz? SPK’nın asli görevi borsa yatırımcısını korumak, onların soyulmasına engel olmaktır!

6-Bir taraftan vurgun yapılırken, diğer taraftan da borsa yatırımcısının hisseleri değersizleştirilerek enflasyonla mücadele ettiğinizi mi sanıyorsunuz!

Bu servet transferi ve soygununu asla meşrulaştıramazsınız!

7-Vatandaş 3 kuruş birikimi enflasyon karşısında erimesin diye AKP’ye güvenip borsaya girdi. Sonuçta tahtacıların ve bazı portföy şirketlerinin kölesi oldular.

Her şey kayıtlar altında, gün gelince bunların tek tek hesabını soracağız!”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Özel’den Bahçeli’ye Zor Soru: HÜDA Par’a Ne Diyorsun?

Balıkesir Susurluk’ta halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Anayasanın 4’üncü maddesine karşıyız” diyerek ilk 3 maddeyi hedef alan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu hatırlattı.

CHP Lideri Özel, “3-5 oy uğruna olmadık işler yapıldı, yapılmaya devam ediliyor. Onunla bununla ittifak. En güzel ittifak bizim ittifakımız, Türkiye İttifakı. Bir ittifak da HÜDA PAR. Kadının seçme seçilme hakkına karşı çıkan HÜDA PAR, çıkmış Anayasanın ilk 4 maddesine karşıyız diyor. Seçim zamanı susturdular. Şimdi Anayasanın 4. maddesine karşıyız diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti başkenti Ankara’ya karşılar. Bayrağa karşılar, İstiklal Marşı’na karşılar, Cumhuriyet’e karşılar” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sorular yönelten Özgür Özel, “Mikroba sen niye hastalık yapıyorsun diye hesap soramazsın. Mikrop mikroptur. Ama milliyetçi muhafazakarım diyenler… Bahçeli’ye soruyorum. Sen bu HÜDA PAR’a ne diyorsun. Kimler kimlerle beraber?” dedi.

Zekeriya Yapıcıoğlu ne demişti?

Zekeriya Yapıcıoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında, Anayasa’nın 4. maddesinin kaldırılmasını istediklerini söylemekten geri durmamıştı. Yapıcıoğlu, “Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim, buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz, anayasanın 4’üncü maddesi olmasın diyoruz. Kameraya bakarak söyleyeyim bir daha. Anayasa’nın 4. maddesi olmasın diyoruz.

Anayasa’da değiştirilemez maddeler olması demek, bütün değiştirilemez dediğiniz maddelerin hepsini değiştirelim anlamında değildir. Anayasa’nın 4. maddesine karşıyız. Tamam mı anladınız mı? 4. madde gelecek nesillerin iradesine ipotek koymaktır. Diğer maddeleri oturalım beraber yazalım. İlk 4 madde değil, 4. madde” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Susurluk ilçesinde halka seslendi. Cumhuriyet’in aktardığına göre; Özel’in açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Eşim Bursalı Susurluk’ta belki 500 kere mola vermişizdir. Belediyeyi kaç dönem kazanamıyorduk. Örgüt ‘alacağız’ diye ant içti. Susurluk’taki bu inanca uzun süredir gönül vermiştim… ‘Çözelim’ dedik dinlemediler. Susurluk’u istediler. “Susurluk her türlü pazarlığın dışındadır” dedik. İyi ki de öyle demişiz. Şüphe yok, CHP’nin en büyük başarısı Ege’deki 9’da 9 bölgeyi almak oldu.

Maalesef şeker fabrikası kaderine terk edildi. Türkiye ekonomisine katkı sağlıyordu. Bu iktidar şeker fabrikalarının kar edenleri birilerine peşkeş çekip, kalanları kaderine terk ediyor. İktidar olacağız şeker fabrikalarını yeniden milletin yapacağız… Yollar yenileniyor. Her yerin en kaliteli asfalt olması için arkadaşlar çalışacaklar. Susurluk hak ettiği medeni seviyeye ulaşacak. Başkan 2 kişiden birinin oyunu almıştı, şimdi gelecek seçimlerde 4 kişinin 3’ünün oyunu istiyorum.

2023’te sayın Erdoğan’a vazife verildi. Bir karalama kampanyası yürüttüler. Seçmenin kafasını karıştırmak için çok çaba sarf ettiler. İnsanlara ‘tehlike büyük oyunu bize ver, bayrağı indirip vatanı böldürecekler’ dedi. İnsanlar kanarak oy verdi. Ezana dindirecekler dedikleri CHP bitmeyen camileri tamamlıyor.

Diyanet Sen sendikası gelip dosya veriyorlar. Derdimizi siz çözesiniz diyorlar. Müzzinin derdini çözmek de CHP’nin boynunun bordur. Ezanı Yunanlılar, Fransızlar susturmuştu. Bu partiyi kuranlar ezanı tekrar okuttular.

3-5 oy uğruna olmadık işler yapıldı, yapılmaya devam ediliyor. Onunla bununla ittifak. En güzel ittifak bizim ittifakımız, Türkiye İttifakı. Bir ittifak da HÜDA PAR. kadının seçme seçilme hakkına karşı çıkan HÜDA PAR çıkmış Anayasanın ilk 4 maddesine karşıyız diyor. Seçim zamanı susturdular. Şimdi Anayasanın 4. maddesine karşıyız diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti başkenti Ankara’ya karşılar. Bayrağa karşılar, İstiklal Marşı’na karşılar, Cumhuriyet’e karşılar.

Mikroba sen niye hastalık yapıyorsun diye hesap soramazsın. Mikrop mikroptur. Ama milliyetçi müfafazakarım diyenler… Bahçeli’ye soruyorum. Sen bu HÜDA Par’a ne diyorsun. Kimler kimlerle beraber?

İsrail ile ticarete halen devam ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde katiller, Filistin’e destek veren Ayşenur’u ensesinden vurdu. Konuşma yapmak istediler. Bu beraberliği biz önemserken orada çıkıp siyaset yapmaya kalktılar. O siyasete izin vermediler, kürsüyü kurdurtmadılar.

Oyun biter mi onlarda. Dedim cenazede siyaset yapmayın. Çıktı konuştu. Meclis Başkanı tarafsız olsa Meclis’te tarafsız olur. Sonra çıktım ayıp ettiniz dedim. Omzumuzu sevdiler, Gittiler. Herkes yapılan işi ayıplıyor… Tayyip Bey, AK Parti ortada yok. Karşınıza çıkamıyorlar. buraya gelemiyorsan sandığa gideceksin Tayyip Bey. Fiyatları indiremiyorsanız, enflasyonu durduramıyorsanız seçime gideceksiniz.

Bilal Erdoğan sahaya indiyse AK Parti’de işler yolunda gitmiyordur ya da işler sandıklarından kötü gidecektir emin olun. Bilal Erdoğan’dan mümkünse mikrofonu eksik etmeyelim… Ne diyor “Suriyelilerin Türkiye’de suç işlediklerini kabul etmiyorum. Onlar bizim vatandaşımıza göre Türkiye ile daha uyumlular” diyor. Bilal Bey siz Suriyelileri burada tutun. Biz önce sizin iktidarınızı göndereceğiz, sonra onları memleketlerine yollayacağız.

CHP bütün anketlerde Türkiye’nin birinci partisi. Bu asgari ücretten, yoksulluktan sizleri kurtaracak olan CHP’dir. CHP Türkiye’nin birinci partisidir.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’ın “Özür Dile” Sözlerine Tepki

Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim” dedi ve ekledi:

“Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt verdi.

CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim. Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İL Başkanları toplantısında Dilruba Kayserilioğlu’nun 30 Ağustos resepsiyonunda CHP’nin konuğu olarak kendisine yer verilmesini eleştirmişti. Erdoğan “AK Parti’ye oy veren insanlara hakaret edeni yanlarına aldılar. Biz Sayın Özel’den bir özür bekliyoruz” diye konuşmuştu.

Ne olmuştu?

Sokak röportajında Instagram’ın erişime engellenmesi ve sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı eleştiren Dilruba Kayserilioğlu, 12 Ağustos’ta tutuklandı. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları yöneltilen Kayserilioğlu’nun tutukluluğuna avukatı Hüseyin Yıldız, itiraz etti. Ancak itiraz reddedildi.

İkinci itiraz üzerine Dilruba Kayserilioğlu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından tahliyesine karar verildi. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutukluluğu süren Kayserilioğlu’nun serbest bırakılması için tekrar itiraz edildi. Bu son itiraz üzerine Kayserilioğlu 29 Ağustos’ta tahliye edildi.

Dilruba Kayserilioğlu, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu basın yoluyla işlenmekten 6 yıla hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Mahkeme, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu oluşmadığından Kayserilioğlu’nun beraatine karar verdi.

Kayserilioğlu’nu “Halkın bir kesimini alenen aşağılamak” suçundan 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, bu eylemin basın yayınla yapıldığı için cezayı 1/2 artırarak 9 aya çıkardı. Mahkeme ayrıca, iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 7 ay 15 güne düşürdü. Hakim, hükmün açıklanmasını geri bıraktı ve Dilruba Kayserilioğlu hakkındaki adli kontrol kararını kaldırdı.

Serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayserilioğlu hakkında bu kez de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırladı. Kayserilioğlu’nun 4 yıla kadar hapsi isteniyor.

Paylaşın