CHP, Elektrik Zammını Yargıya Taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından kademeli fiyat uygulaması kararı ile birlikte yılbaşında yapılan zamların yürürlüğünün durdurulması istemiyle Danıştay’a başvurdu.

Haber Merkezi / CHP’li Akın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun yılbaşında aldığı fahiş zamla ilgili Danıştay’da açtığı dava konusunda CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. CHP’li Akın, şunları dile getirdi:

“AK Parti iktidarının elektrik faturalarındaki zam kurnazlığını yargıya taşıdık. Cumhuriyet tarihinin en büyük elektrik zammına dönüşen, EPDK kararının iptal edilmesi ve yürütmesinin hemen durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açtık. Yeni yılın ilk gününde, bütün vatandaşlarımızı mağdur eden, hayat pahalılığı karşısında yalnız bırakan, büyük oranda elektriğe yapılan hukuksuz zamlara, Türk yargısının hukuksal zeminde izin vermeyeceğine inanıyorum”

Elektrikten doğalgaza, akaryakıttan köprü geçiş ücretlerine, harçlardan vergilere kadar, her şeye zam yapıldığını kaydeden CHP’li Akın; “Hayat pahalılığı ile vatandaşımız yoksullaştırılıyor, mağdur ediliyor ve ezdiriliyor. Vatandaşın, pazar fileleri boş. Tencereleri boş. Cüzdanları boş! Kaybeden vatandaşımız. Kazanan, saray ve eşrafıdır! İktidar vatandaşımızın bu sıkıntılarına rağmen ne yapıyor? Zam yapıyor! Vatandaşın mali yükünün azaltılması gerekçesiyle Meclis’ten geçirilen kanunla, ‘kademeli tarife’ adı altında elektrikte tarihin en büyük zammını yaptılar” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu yasa teklifinin TBMM’de görüşülürken halkın kürsüsünde defalarca uyarıda bulunduklarını söyleyen CHP’li Akın; şöyle devam etti:

“Kademeli tarife, sosyal tarife olmalı dedik. ‘Elektrik insan hakkıdır, ulaşılabilir ve insani yaşam koşullarında ödenebilir bir ücreti olmalıdır’ diye uyardık! Kanun çıktı. Peki EPDK ne yaptı? Yılın son kurul toplantısında karar alarak kademeli tarifeyi “kademeli zamma” hatta “kademeli zulme” dönüştürdü. AK Parti iktidarının, yanlış ekonomik politikaları ve yanlış enerji politikaları yüzünden her geçen gün artan hayat pahalılığı, EPDK kurul kararıyla elektrik faturalarına yeni bir yük olarak vatandaşımızın sırtına yüklendi.”

“Eskiden elektrik çarpardı, şimdi AK Parti bu zamlarla vatandaşı çarpıyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, elektrik faturalarına yüzde 127’ye kadar varan fahiş zammın asla kabul edilemez olduğunu dile getirdi. CHP’li Akın; şunları dile getirdi:

“Bu zam; vicdani değildir, insani değildir, hukuki değildir. Kademeli zam olarak hayata geçirilen tarifede dört kişilik bir ailenin asgari tüketimi olan 230 kilovatsaat yerine 150 kilovatsaatin ilk kademe olarak belirlenmesi de ne bilimseldir ne de insanidir. EPDK kademeli tarifeyi getirmiş ve ilk kademeye de yüzde 52 oranında zam yapmıştır. Bu yetmemiş ikinci kademeye yani 150 kilovatsaatin üstündeki tüketime de yüzde 127 zam yapmıştır.Yani AK Parti iktidarı elektrik faturalarıyla vatandaşımızı adeta çarpmıştır. Eskiden elektrik çarpardı, şimdi AK Parti bu zamlarla vatandaşı çarpıyor.”

Aralık ayında asgari tüketim olan 230 kilovatsaatin faturası 210 lirayken, şimdi kademeli zamla 370 liraya çıktığına dikkat çeken CHP’li Akın, şunları söyledi:

“Enerji Bakanı Fatih Bey, ‘Az tüketen az bedel ödeyecek’ dedi. Bu bir aldatmacadır. İktidar doğruyu söylemiyor. İktidarın doğruyu söylemediğini bundan iki hafta sonra yüksek faturalarla çarpılan vatandaşlarımız da görecek. Enerji Bakanı’nın dile getirdiği ‘az tüket az öde’ söylemi tam bir aldatmacadır. Asgari tüketim olan 230 kilovatsaatin 75 kilovatsaat düşürülmesi durumunda bile aboneler daha fazla fatura ödeyecekler. Tüketiciler bu fahiş zamdan kaçamayacaklar. Vatandaşı rahatlatması gereken kademeli tarife, zam aracına dönüştürülmüş ve amacından tamamen saptırılmıştır. İşte biz bu haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği yargıya taşıdık. Ticarethane ve sanayi elektrik tarifelerine yapılan fahiş zamlar da hayat pahalılığı olarak vatandaşlarımıza çarşıda, pazarda, markette alışveriş yaparken geri dönecek. Yani AK Parti vatandaşlarımıza katmerli bir hayat pahalılığını reva görüyor.”

“AK Parti iktidarı asla doğru söylemiyor”

Zamların derhal geri çekilmesi ve enerji faturalarında indirim yapılması gerektiğini söyleyen CHP’li Akın, “Elektrikte kademeli tarife en az 230 kilovatsaatten başlatılmalı, sosyal tarife olmalıdır. Ayrıca doğalgazda da planladıkları kademeli tarife mevzuatı bir sosyal tarife olmalı, zam aracı olarak kullanılmamalıdır. Elektrik ve doğalgazdaki yüzde 18 KDV oranı yüzde 1’e indirilmelidir. Doğalgazdan alınan ÖTV kaldırılmalıdır. Fedakârlık yaptığını iddia eden AK Parti iktidarı asla doğru söylemiyor. Fedakârlığı yapan bu fahiş zamları göğüslemek zorunda bırakılan vatandaşımızın ta kendisidir” diye konuştu.

Paylaşın

Kadına Yönelik Hak İhlalleri Tavan Yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Kazanımları Kaybetmeme ve Hak Mücadelesi’nin Özneleri: 2021’de Kadınlar Raporu” hazırladı.

Rapora göre, pandemide ve ekonomik krizde artan hak ihlallerinden en olumsuz etkilenen kesimlerden biri kadınlar. Ayrıca raporda, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının ardından kadına yönelik hak ihlallerinin arttığına vurgu yapıldı.

Bianet’ten Evrim Kepenek’in derlediği raporda öne çıkanlar şöyle:

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararıyla hak ihlalleri arttı. Karakollara yapılan şikâyetlerde acil ve gerekli müdahalelerin yapılmadığı görüldü. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadının insan haklarını yok sayan politikaların benimsenmesi, kadını güçsüz kılmaya neden oldu.

Yaklaşık 12 milyon kadın koronavirüs sürecinde doğum kontrol yöntemlerine erişemedi ve bu, dünyada 1,4 milyon istenmeyen gebeliğe yol açtı. Her yıl 570 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konuluyor ve Türkiye’de HPV aşısı Ulusal Aşı Programı’na dahil değil.

Metal sektöründeki kadınlar erkeklere göre daha fazla hasta oluyor, dört kadından biri kas ve iskelet hastalıkları yaşıyor. Kadınların sağlık hizmetine erişimde zorlandıkları, yoksullaştırıldıkları, ücretsiz bakım emeğinin dramatik biçimde arttığı görüldü. Salgın, döneminde aile içindeki şiddet yaygın şekilde devam etti.

Türkiye, parlamentolarda kadın milletvekili oranı sıralamasında 122. sıradan 129’a geriledi. Bakanlıklardaki kadın istihdam oranı yüzde 16’da, yerel yöneticiler arasında ise yüzde 3’te kaldı.

Tartışma programlarının yüzde 77’sinde hiç kadın konuk yer almadı. Üniversitelerde kadın profesörlerin oranı yüzde 32,5 olurken, kadrolardan yalnızca 3,94’ü yöneticilik görevinde.

13 üniversitede kadın profesör yok, rektörlerin ise yüzde 8’i kadın. Kadın gazetecilerin maruz kaldığı şiddet yüzde 150’den fazla artarken, 11 kadın gazeteci öldürüldü.

Kadınların dörtte biri çalışma yaşamında asgari ücrete bile ulaşamadı. Ev işçisi kadınlar sosyal güvenceden mahrum kaldı. Salgın başından bu yana 600 bin ev işçisi kadın işsiz kaldı.

Tarım alanında çalışan kadınların yüzde 94’ünün sigortası yok. Hükmedilen nafakaların yüzde 79’u kadınlara ödenmedi. Kadınların sorunlarına ilişkin haberler yetersiz kaldı.

LGBT+’ların yapmak istediği en az 18 toplantıya kolluk güçleri müdahale etti. Bu nedenle 164’ten fazla kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. Beyoğlu Kaymakamlığı 19. Onur Yürüyüşü’nü yasakladı, onlarca insan yürüyüşten saatlerce önce gözaltına alındı, darp edildi. Eskişehir’deki yürüyüşte 20 kişi gözaltına alındı.

Raporun tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Sabırla Sandığı Bekleyeceğiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerinin sokağa çıkmasını istediğini ancak bu baskıya rağmen sokağa çıkmayacaklarını belirterek, “otoriter yönetimi sandık yoluyla değiştireceklerini” kaydetti.

Kılıçdaroğlu, 2022 yılının gazetecilerle yaptığı ilk değerlendirme toplantısında ekonomi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, CHP’li belediyelere ilişkin tartışmalar, cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi çok sayıda konu başlığına ilişkin soruları yanıtladı.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in haberine göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün yaptığı “Sokaklara döküleceklermiş, ya siz 15 Temmuz’u görmediniz mi? Cumhur İttifakı sizi gideceğiniz yere kadar süpürecektir” açıklamasını hayretle karşıladığını belirten Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “hayal dünyasında yaşadığını” yorumu yaptı.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bu sözlerini “gülümseyerek karşıladığını” belirterek, şöyle konuştu:

“Biz tam tersine arkadaşlara ‘sokaklara çıkmayacaksınız, sabırla sandığı bekleyeceksiniz’ diyoruz. Ama beyefendi hayal aleminde yaşadığı için… Etrafındaki danışmanları da mı söylemiyor? Beni dinlemesini beklemiyorum tabii ama hayal dünyasının dışına da çıkması lazım. Hangi taşkınlık? Tam tersine sakince bekleyeceksiniz, otoriter yönetimi demokratik yolla değiştireceksiniz diyoruz. O bizim sokağa çıkmamızı istiyor ama çıkmayacağız, baskı kuracak, zorlayacak ama çıkmayacağız.”

“Sokağa çıkmayacağız” sözünden kastettiğinin kontrolsüz şekilde çıkılıp, şiddet olaylarına neden olmak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, demokratik yollarla izin alınan gösteri ve miting tarzı faaliyetlerin doğal olduğunu belirtti. CHP lideri, “Onlar özel bir çatışma alanı yaratmak istiyorlar, biz o tuzağa düşmüyoruz. 15 Temmuz’u da onun için söylüyor, onun hayal ettiği o” diye konuştu.

Yatırım ve istihdam için yeni proje hazırlıyoruz

AKP iktidarının ekonomiyi iyi yönetemediğini ve ülkenin savrulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın ekonomideki sorunların çözümüne yönelik olarak vatandaşlara nasıl güven vereceğinin sorulması üzerine ise iktidara gelmeleri durumunda atacakları adımları sıraladı.

Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde ilk bir haftada Stratejik Planlama Teşkilatı’nın kurulacağını ve Türkiye’nin bütün rakamlarını talep edeceklerini söyleyerek, ikinci adım olarak Ekonomik ve Sosyal Konsey’i toplayacaklarını, o sırada çiftçilerin ve esnafların kredi faizlerini de sileceklerini kaydetti.

İstihdam ve yatırım alanında Türkiye’nin güçlü olabileceği alanlarla ilgili parti yetkililerinin bir hazırlık yaptığını ve yakında bu yeni projeyi açıklayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidara gelip, Erdoğan’ı yolcu ettiğimizde yerine gelecek olan cumhurbaşkanı bir numaralı kararnamenin gereğini yapmak zorunda. Yani devletin üst düzeydeki bütün bürokratlarının istifa etmesi gerekiyor. Siz oraya yeni isimler atamak durumundasınız. İktidara gelince kimleri atayalım diye oturup düşünemezsiniz. Yok öyle bir şey. Bugünden her şeyin planını yapıyoruz. Süratli şekilde atamalar yapılacak.”

Kılıçdaroğlu, bu atamalarda parti ayrımı gözetmeyerek, liyakate göre davranacaklarının da altını çizdi.

“Zamları geri alabilecekler mi?”

Ekonominin ne kadar kötüye gittiğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinin de iyi bildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Köpük alma söylemi politik bir söylem. Zamları geri alabilecekler mi? Erdoğan ekonomiyi de Türkiye’yi de yönetemiyor. Buna kapasitesi yok. Freni patlayan bir kamyona bindirdi 84 milyonu, yokuş aşağı gidiyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu, “ülkenin yönetilemez durumda olması nedeniyle” Erdoğan’ın erken seçime gitmek zorunda olduğunu dile getirerek, “faiz sebep, enflasyon sonuç” teorisinin iflas ettiğini söyledi.

CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü:

“Faizler düşmedi, aksine yükseldi. Bir bankaya gidin, kredi çekmek isteyince göreceksiniz faizler 17’den 25’e çıktı. Tüketici kredisi alacaksanız, bir Eylül’e bakın bir de şimdi bakın, faizler artmış. Devletin 5 yıllık borçlanma kağıtlarına bakın, o da çıktı. En büyük kazığı yiyen de yine Hazine’nin kendisi.”

Kılıçdaroğlu, çok sayıda yolsuzluk dosyasının bulunduğunu, bunların devletin hafızasında yer aldığını ve zamanı gelince bunların gereğini yapacaklarını ifade ederek, “20 Aralık’ta olanları ve 128 milyar meselesini unutacağımızı kimse düşünmesin, günü gelecek bütün ayrıntılar paylaşılacak” diye konuştu.

“İstanbul’daki kamu zararı 13 milyardan fazla”

Kılıçdaroğlu, iktidarın ekonomideki kötü gidişi unutturmak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddiaları ortaya atarak gündemi değiştirmeye çalıştığını da belirtti.

Bir soruşturma açılacaksa belediye için çalışacak kişilere iyi hal kağıdı veren Adalet Bakanlığı için açılması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bizim belediyeler zaten sürekli denetleniyor, buna alışıklar” dedi.

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önceki başkanlık dönemi ile ilgili el konulan 34 yolsuzluk dosyası ile ilgili hiçbir gelişme olmamasını da eleştirerek, bu dosyaların sonuçlarının nerede olduğunu sordu.

“İstanbul AKP’nin yandaşlarını yemlediği büyük bir havuzdu, ciddi rant vardı orada” diyen Kılıçdaroğlu, sadece bu 34 dosya ile ilgili İstanbul için tespit edilen toplam kamu zararını 13 milyar 202 milyon TL olarak açıkladı.

“Cumhurbaşkanı için kim değil, nasıl sorusu sorulmalı”

Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın adayının kim olacağı ile ilgili tartışmalar hakkında da konuşarak, “Cumhurbaşkanı adayının devleti tanıması lazım, devleti tanımayan birisinin çıkmasını doğru bulmam” yorumu yaptı.

Millet İttifakı’nın kendisine “aday ol” demesi durumunda bundan tabii ki onur duyacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama yanlış yapıyoruz. Hep kimin aday olacağını tartışıyoruz. Oysa nasıl bir cumhurbaşkanına ihtiyaç duyulduğunun halka sorulması lazım, anketlerde de bunun sorulması lazım. Bu ülke nasıl bir cumhurbaşkanı istiyor, bunun tartışmasının yapılması lazım.”

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanına devletin teslim edileceğini ve bu nedenle güven vermesi gerektiğinin altını çizerek, “Ya şöyle bir şey olursa? Seçildi, geldi. (Bu kişi) ‘Ne kadar güzel, bütün yetkiler bende, bu güçlendirilmiş parlamenter sistem de nereden çıktı’ derse ne olacak?” değerlendirmesi yaptı.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın adaylığı ile ilgili olarak da “İstiyorsa tabii ki 100 bin imza toplayıp o da aday olabilir, bizim bir baskımız yok. Kendi yönettiği ilin hassasiyetlerini dikkate alarak bir politika yapıyor, ona da saygı duymak gerekiyor bir anlamda” diye konuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Fahiş Fiyatın Bilinen Tek Aktörü Erdoğan’dır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Fahiş fiyat oyunlarıyla mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz” yönündeki sözlerine tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bu fahiş fiyatları milletin önüne koyan sarayda oturan zat. Fahiş fiyatın bilinen tek aktörü vardır, ağzından çıkanı Resmî Gazete’de görürüz. Onun adı da Recep Tayyip Erdoğan’dır.” dedi.

Seçim çağrısı yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu: “Elektriğe zam ne demek? Nasıl ödeyecek vatandaşlar bunu? Elektriğe zam iğneden ipliğe her şeye zam demektir. Herkes elektrik kullanıyor.” dedi.

Gübre, yem ve mazota yapılan zamlara değinen Kılıçdaroğlu, “Son bir yılda yapılan zamlar; amonyumsülfat yüzde 475 zam. Amonyum nitrat yüzde 410 zam; üre gübresi yüzde 450 zam. Tarlaya gübre atamadı çiftçi. Çiftçi ürün elde edemezse gıda kriziyle karşı karşıya kalacağız” ifadelerini kullandı.

ABD Doları kurundaki değişikliklerle ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, “Dolar kurundaki oynamalardan Türkiye tarihinin en büyük soygunları gerçekleşti. Dolar kurunu yükseltenler 18’den sattılar daha sonra 13’ten geri aldılar. Dünyanın parasını kazandılar. Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları şöyle;

“O kadar kin o kadar öfke duyuyorlar ki belediye başkanlarımızın çalışmalarını hazmedemiyorlar. Üzerlerinde baskı kurmaya çalışıyorlar. Her türlü iftirayı rahatlıkla atabiliyorlar. Bunların inançları bizim inançlarımıza benzemiyor.

Ekrem İmamoğlu’ndan intikam alacaklarmış. Neymiş efendim orada teröristler çalışıyormuş. Senin görevin ne? Senin görevin teröristi yakalamak değil mi kardeşim? Niye bağırıyorsun? Varsa terörist yakasından yakala, götür savcıya teslim et. Ama yapmıyor, yapamıyor. Çünkü yok böyle bir şey. İstanbul’un rantını o kadar çok yediler ki doymuyorlar, o rantı yedirmeyeceğiz size.

16 milyonun hakkını size yedirtmeyeceğiz. Hakkını hukukunu koruyacağız! Kul hakkı yiyenin burnundan fitil fitil getireceğiz. Sizin feriştahınız gelse, belediye başkanlarımıza bir şey yapamaz. Sizin değeriniz bizim belediye başkanlarımızın tırnağı kadar değil!

Doları 18’den sattılar, 13’ten geri aldılar. Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu gerçekleşti! Bu soygunun tüm ayrıntılarını ortaya çıkarmak istiyoruz. CHP Grubumuz önerge verdi. Bugün önergemiz görüşülecek. Kim hayır derse yolsuzluğun ortağıdır!

Saray’da oturan zat millete yalan söylüyor. Yeri geliyor dış güçler diyor, stokçular diyor… Ama bir şey yapmıyor… Dolar kurundaki oynamalardan kaynaklı Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu gerçekleşti. Dünyanın parasını kazandılar.

“Bu zammı dış güçler mi yaptı?”

Fahiş fiyatlar mücadele edeceğiz diyor. Evlerdeki doğalgaza yüzde 25, ticari kuruluşlara yüzde 50 zam yaptı. Elektriğe yüzde 52 ile yüzde 127 oranında zam yapıldı. Bu zammı dış güçler mi yaptı? Cumhuriyet tarihinin en büyük zammını yapan kim?

Erdoğan zam yapmadığı bir şeyi açıklasın. Açıklayamaz. Ben söyleyeyim, soluduğumuz havaya zam yapmadı. Bunların temel görevi kul hakkıyla beslenmektir. Erdoğan korkudan bu sözüme dava açamaz. Bunlar alın teriyle, emekle, hukukla değil, kul hakkıyla beslenir.

Son bir yılda gübreye yüzde 275 ile 475 arasında zamlar yapıldı. Çiftçi üretemiyor, tarlaya gübre atamıyor. Son bir yılda; yemlere yüzde 100’ü geçen zamlar yapıldı. Mazota yüzde 60 zam yapıldı. Bu fahiş fiyatları halkın önüne koyan kim?

Fahiş fiyatın tek sorumlusu Erdoğan’dır. Evlerde huzur bırakmadı. Ben ekonominin kitabını yazdım dedi, o kitapta zam dışında bir şey yok. Tencerelerde yangın var. Bunlar başka bir dünyada yaşıyor. Zam üstüne zam yaptılar. 84 milyon insan freni patlamış bir kamyonda yokuş aşağı gidiyor.

“Nasıl bir milliyetçilik bu?”

Bahçeli’ye de söylüyorum: Senin milliyetçilik diyerek ortalarda gezmenden hoşlanmıyorum. Çünkü hiçbir milliyetçi Türk Lirası’nın değer kaybetmesine göz yummaz. Hiçbir milliyetçi haramzadelere hizmet etmez! Türkiye’nin bütün mal varlıkları Katarlılara peşkeş çekiliyor. Memleketi katar katar satarsınız, sonra ortalığa çıkıp “Ben milliyetçiyim” diye gezersiniz! Nasıl bir milliyetçilik bu?

Faizler gerçekten düştü mü? Merkez Bankası’nın politika faizi düştü. Peki diğer faizler? Devletin 5 yıllık borçlanma faizi Eylül ayından bu yana % 17’den % 25’e çıktı. Hani sen faize karşıydın? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde faizcilere, tefecilere en büyük hizmeti yapan kişi Saray’da oturan zattır. Adı da Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Devleti yönetmeyi değil devleti soymayı amaçlamışlar. Bunlar bir avuç insan kene gibi milletin sırtına yapışmış kanlarını emiyorlar. Batan geminin malları felsefesiyle hareket ediyor, sonra da filikalara binip gitmek istiyorlar. Ama biz göndermeyeceğiz

Milli Eğitim Bakanlığı’na Ankara’da dayısı olmayanların sesi olmak için gittim. Genç arkadaşlarımıza söylüyorum: Ankara’da amcanız, dayınız, dedeniz var. Gençlerimize sözümüz: Fitil fitil burunlarından getireceğiz. Sizin hakkınızı savunacağız. İllerde Hukuktan Sorumlu İl Başkan Yardımcıları var. İsteyen evladımız başvurabilecek, kendilerine destek sağlanacak. Online başvuru için de çalışmalar başladı.”

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ve Akşener’den ‘Derhal Seçim’ Çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, daha önce CHP’nin miting yapılmasına izin verilmeyen Mersin Cumhuriyet Meydanı’ndaki metro temel atma törenine katıldı. Kılıçdaroğlu ve Akşener, burada yaptığı konuşmalarda bir kez daha erken seçim çağrısında bulundu.

Törende Mersin’in düşman işgalinden kurtuluşunun anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Akşener, alandaki kalabalığa dikkat çekerek, “Bu kalabalığı daha önce toplayamayanlar vardı ne olacak şimdi?” diye sordu.

81 ilin 79’unu ziyaret ettiğini belirten Akşener, “Esnafıyla, işsiz genciyle, çiftçisiyle, atanamayan öğretmeniyle, 3600 ek gösterge sözü verilip yerine getirilememiş memuruyla, kendi çocuğu işsizken 5 maaş alan danışmanları duyarak kahrolan bir Türkiye ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Akşener, “İşsizliğin arttığı, çiftçi hiç gübre atamadı. Genç çocukların hayatını çaldılar. Öyle bir sistemle yönetiliyoruz ki. Bakanlar emir eli. Bu ülkenin hafızası gitti. Bundan büyük beka sorunu sizsiniz siz. Bu ülkede kimileri 50 puan alıp mülakatla geçiyorsa ülkede çok büyük sorun var demektir. Bu tek adam sistemini çok isteyen Erdoğan ve bu ucube sistemdir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Akşener, “Burada bir miting yaptın. Gördük hep birlikte. Sonra Sayın Kılıçdaroğlu’nun mitingine izin vermediniz başka bir yerde oldu. Onu da gördük. Bu gün burada bu açılış için Mersinli’nin teveccühü var. Diyor ki Mersinli Sayın Erdoğan, ‘derhal seçimi getir ve sandığa teslim ol’ diyor. Mersinli burada Sayın Erdoğan, Mersinli bir mesaj veriyor. Meydandan insanlar sesleniyor.

Milletle ters düşe düşe, milletle bilek güreşi yapa yapa ayakta kalan bir siyasi olmamıştır. Tencerenin devirmediği bir iktidar da olmamıştır. Kadınların tencere kaynatmakta problemi var. Dolayısıyla kendileri çok tok olduğu için iki domates al diyorlar. Size iki domates ye diyenler, yarım simit ye diyenler kendileri ne yiyor? Bu düzene son vermek için. Bu harami düzeni helal oylarınızla sandıkta demokrasiyle attaya göndermek için derhal seçim, hemen seçim diyorum” şeklinde konuştu.

“Süleyman Şah türbesini tekrar topraklarımıza götüreceğiz”

Akşener’in ardından kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, “Benim umudum sizlersiniz. Bu meydanda miting yapmamıza daha önce izin vermemişlerdi. Demek ki meydan dolabiliyor. Demek ki halk değişim istiyor. Seçim istiyor, hak, hukuk, adalet istiyor” diye konuştu. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Millet İttifakı olarak İnşallah yeni bir başarıya daha imza atacağız. Süleyman Şah türbesini tekrar topraklarımıza götüreceğiz ve bayrağımız göndere çekeceğiz. Emeklinin, gençlerin, ev kadınlarının dertlerini biliyorum.

Bu ülke zengin, güçlü bir ülke. Sözüm söz Millet İttifakı olarak Samandağ’dan başlayıp Mersin’e kadar bütün bu havzayı Akdeniz’in en görkemli havzası haline getireceğiz. Göreceksiniz 5 yıl içinde İstanbul’un nüfusu 2,5 milyon azalacak.5 yıl içinde bu bölge, Adana, Mersin, Hatay’dan başlayarak bu bölge Akdeniz’in en görkemli bölgesi haline gelecek.

5 yıl içinde bu bölgede katma değeri yüksek ürünler üretilmeye başlanacak. Bu bölge, hem Afrika’nın, hem Avrupa’nın hem Uzak Doğu’nun hem de Kafkasların en güçlü merkezi haline gelecek. Bu bölgede bacalar tütecek. Kaynağımız var. Biz yandaşlara değil, vatandaşlara hizmet edeceğiz.”

“Tamamını kamulaştıracağız”

Soygun düzenine son vereceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Hani var ya gitmediğiniz yollardan dolarla para, köprülerden geçiyorsunuz avrolarla paralar, hani varya 50 yıllık 70 yıllık garantiler… Bütün bunların tamamına Allah’ın izniyle Millet İttifakı sürecinde son vereceğiz, tamamını kamulaştıracağız.” diye konuştu.

Gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, “Umutsuzluğa kapılmayacaksınız. Cumhuriyet tarihine çok değerli bir miras bırakacaksınız. Önünüze sandık gelecek ve ilk kez oy kullanacaksınız. İlk kez otoriter bir yönetimi demokratik yollarla değiştireceksiniz. Ve dünya siyaset tarihine çok önemli bir mirası sizler bırakacaksınız.

O nedenle bütün geçlere sesleniyorum. Sandığa gideceksiniz ve demokrasinin tarihini yazacaksınız. Dünya siyaset tarihine olağanüstü bir mirası sizler bırakacaksınız. Sandık gelecek mi? O soru da soruluyor. Gelecek efendim gelecek. Bugün olmazsa yarın gelecek.” dedi.

İki yılda içinde bütün Suriyelilerin memleketlerine gönderileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bize güveneceksiniz. Asla ırkçılık yapmıyorum. Gelip gezebilirler asla sorun yok. Suriye ile de Mısır ile de barışacağız. Sadece iç politika da değil dış politikada da barışacağız. Türkiye kurucu ayalarına tekrar dönecek. Asla unutmayın sandık gelecek, oy kullanacaksınız.” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Enflasyon Tepkisi: Ey Saraydaki Ekonomi Dehası…

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon verilerine siyasi liderlerden sert tepkiler gelmeye devam ediyor. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Ey Saraydaki ekonomi dehası, dokunduğun her şeyi eline yüzüne bulaştırdın!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıdaroğlu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“TÜİK yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 36,08 seviyesinde ilan etti. Makyajladıkları rakamlarda bile üretici enflasyonu yüzde 80’e dayanmış. Bu daha az üretim, daha fazla hayat pahalılığı demek. Ey Saraydaki ekonomi dehası, dokunduğun her şeyi eline yüzüne bulaştırdın!

Bu arada metal sanayicileri, emekçilere %17 zam teklif etmişsiniz. Bu TÜİK’ten bile beter teklifinizi not ettik. Köleniz değildir emekçiler, bu gayriciddi tavrınızdan hemen vazgeçin ve emekçilerin alın terlerinin karşılığını verin. Pazarlıkları yakından izliyoruz, bilginiz olsun.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarını yorumladı. Davutoğlu şunları söyledi;

“Hani faiz sebep, enflasyon neticeydi? Mızrak çuvala sığmıyor; TÜİK bile yıllık enflasyonu %36 açıklıyor, gerçek enflasyon ise bunun iki katından fazla. Acilen dünyada eşi benzeri olmayan cahil ekonomi deneyinize son verin. Derdimiz Geçim, Çözüm Seçim.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından; açıklanan enflasyon oranlarına tepki gösterdi. Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Rakamları Ayarlama Enstitüsü, nam-ı diğer TÜİK, enflasyon oranını açıkladı. Yeni yılın ilk sabahı uyandığımız zamların yakınından bile geçmiyor. Daha evvel çay kaşığıyla verip kepçeyle alıyor demiştim. Ama iktidar artık hiçbir şey vermiyor, sadece kepçeyle alıyor.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TÜİK’in enflasyon verilerine ilişkin olarak, “İktidarın sebep olduğu yıkımı artık TÜİK bile perdeleyemiyor!” değerlendirmesini yaptı.

SP Lideri Karamollaoğlu Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İktidarın sebep olduğu yıkımı artık TÜİK bile perdeleyemiyor! TÜİK’in sipariş usulü hazırladığı verilere göre dahi; 20 yılın en yüksek enflasyonunu gördük. İktidarın 85 milyon üzerinde yaptığı ekonomi deneyi, ülkemizi uçuruma sürüklüyor! Bu akıl dışı ekonomik deney bir kez daha göstermiştir ki; Ak Parti sebep, yüksek enflasyon sonuçtur!” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ve Akşener Birlikte Meydana Çıkıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek temel atma törenine katılacak. Kılıçdaroğlu’nun daha önce Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlemek istediği mitinge izin verilmemiş, miting başka bir meydanda yapılmıştı.

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, “Verilmeyen meydana Kılıçdaroğlu ve Akşener birlikte çıkıyor” başlıklı yazısında Akşener ve Kılıçdaroğlu birlikte temel atma törenine katılacağını yazdı. Öztürk bugünkü yazısının bölümü şöyle;

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenlemek istemişti. Ancak, Valilik, ‘Orası miting alanı değil’ dedi. Kılıçdaroğlu da, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de, “Ama aynı meydanda; AKP Genel Başkanı miting düzenlemişti. Bizde düzenleyeceğiz” dedi.

İtirazlardan bir sonuç alınamadı. Miting bir başka meydanda yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, deneyimli bir siyasetçi. Kılıçdaroğlu’nun aynı meydanda miting düzenlemesine izin verilmiş olsa, ertesi gün, AKP ve CHP’nin miting fotoğrafları karşılaştırılacak ve bunu basınla paylaşacaktı. CHP’liler, mitinglerinin daha kalabalık olacağını biliyorlardı. O karşılaştırma yapılamadı.

Çünkü, Valilik, “Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenlemedi. Açılış yaptı” görüşünü savundu. Madem, “Miting” demeden Cumhuriyet Meydanı veriliyorsa, CHP’de 3 Ocak 2022 Pazartesi günü o meydanda temel atma töreni düzenlenmesini kararlaştırdı. Tören, Mersin için son derece önemli. Çünkü metronun temeli atılacaktı.”

Öztürk şunları kaydetti:

“Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde ittifak yapılmamış, İYİ Parti de aday çıkarmıştı. Durum, bugün çok farklı. Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin genel başkanları da 3 Ocak’ta Mersin’de yapılacak törene davet edildi. Eğer programda değişiklik olmazsa; Kılıçdaroğlu ile birlikte Meral Akşener de Mersin’de olacak.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Zamlara Sert Tepki: Ümüklerini Sıktın

Enerji fiyatlarına getirilen zamlara sert tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Erdoğan, en ufak bir tebessümü bile çok görüyorsun bu millete. Devasa zamları bu gece getirdin elektriğe, doğalgaza” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, elektirik ve doğalgaza getirilen zamları hatırlatarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. “Erdoğan, en ufak bir tebessümü bile çok görüyorsun bu millete. Devasa zamları bu gece getirdin elektriğe, doğalgaza” diyen Kılıçdaroğlu, “İnsanlar yılı kapatırken, sessizce ümüklerini sıktın” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu paylaşımının devamında, “Bu millete huzur olmadıkça, Saray’ında sana ve senin çürüttüğün kurumlara da huzur olmayacak. Bu da benim 2022 sözüm olsun” ifadelerini kullandı.

Elektriğe Yüzde 50 İle Yüzde 125 Arası Zam

Elektrik faturalarında kademeli tarife sistemine geçildi. Kademeli tarife kapsamında mesken aboneleri için aylık 150 kilovatsaate kadar olan tüketim miktarları için nihai fiyat kilovatsaat başına 1 lira 37 kuruş, 150 kilovatsaatin üstü için ise kilovatsaat başına 2 lira 6 kuruş olarak uygulanacak.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) konuya ilişkin kurul kararı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.  EPDK’dan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilen yasa kapsamında kademeli tarife uygulamasına geçildiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Kademeli tarifenin hedefi dar gelirli vatandaşlarımızı korumak ve enerji kullanımında tasarruf ve verimliliği artırmaktır. Bilindiği üzere pandemi koşulları sebebi ile hammadde fiyatlarında yaşanan artışlar sonucunda enerji maliyetlerinde de çok büyük artışlar meydana gelmiştir.

Dünya spot piyasalarında elektrik üretiminde kullanılan kömür fiyatlarında; 5 kat, doğal gaz fiyatlarında ise 10 katlık artışlar olmuştur. Türkiye enerji sektörü de bu süreçte, küresel düzeyde ortaya çıkan olağanüstü maliyet artışlarından etkilenmiştir. Ancak kurumlarımız arasındaki iş birliği ile bu artışlar tüketicilerimize asgari düzeyde yansıtılmıştır.

Ayrıca devletimiz vatandaşlarımızı bu artışlardan koruma amacıyla elektrik faturalarında yarısını, doğal gazda ise beşte dördünü karşılayarak 2021de toplamda 100 milyar liralık bir destekte bulunmuştur.

Gelinen noktada enerji piyasalarının sürdürülebilirliği, maliyet bazlı fiyatlandırmanın ve öngörülebilirliğin sağlanması için zorunlu hale gelen bir düzenleme yapıldığı aktarılan açıklamada, “Verimlilik odaklı kademeli tarifeye geçiş ile birlikte 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren mesken aboneleri için aylık 150 kWhe kadar olan tüketim miktarları için nihai fiyat 1,37 TL/ kWh, aylık tüketimlerin 150 kWhın üstündeki kısmı için ise 2,06 TL/ kWh olarak uygulanacaktır” ifadelerine yer verildi.”

Doğalgaza yüzde 25 zam

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) internet sitesinde 2022 yılı ocak ayı doğalgaz toptan satış fiyat tarifesiyle ilgili açıklama yapıldı. Açıklamaya göre, konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 25 zam yapıldı. Büyük sanayi ve ticari kuruluşlara sağlanan doğalgaza yüzde 50 zam geldi. Elektrik üretim amaçlı kullanılan doğalgaz tarifesi de yüzde 15 oranında arttı.

BOTAŞ’ın fiyat tarifesiyle ilgili açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

2021 yılı başından itibaren Dünya ve Avrupa enerji piyasalarındaki tüketicilerin, piyasalarda yaşanmakta olan olağan dığı ve olağanüstü dalgalanmalara bağlı olarak fahiş enerji fiyatlarına maruz kaldıkları kamuoyu tarafından da yakinen bilinmekte olup, bütün dünyada yaşanan yüksek enerji fiyatları bugüne kadar tüketicilerimize aynı oranda yansıtılmamıştır.

1 Ocak 2022 tarihi itibari ile tüketicilerimizi imkânlar çerçevesinde asgari düzeyde etkileyecek şekilde doğal gaz satış fiyatlarında bir düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Bu kapsamda 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;

  • Konutlarda kullanılan doğal gazın satış fiyatına yüzde 25
  • Elektrik üretimi için kullanılan doğal gazın satış fiyatına yüzde 15
  • Elektrik üretimi haricinde kullanılan doğal gazın satış fiyatına yüzde 50 oranında artış yapılmıştır.
Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a ‘Siyasi Eşkiya’ Yanıtı: İlaçlarını Sakın İhmal Etme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada “siyasi eşkiyalık” yapmakla suçladığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından bu çıkışa yanıt verdi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Siyasi eşkıya, kalibresi bozuk, cins, cibilliyeti bozuk, adam değil, kifayetsiz muhteris…” demişsin Erdoğan. Hepsi geçecek. Güzelce dinlen, ilaçlarını sakın ihmal etme. Üzmesinler seni. İyi yıllar.” mesajını paylaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği’nin (ASKON) 12. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu. Erdoğan, buradaki konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Erdoğan özetle şunları söyledi;

“Önce Merkez Bankasından randevu istedi, randevu verildi. Kendisi brife edildi. Çıktı, yalan yanlış birçok şeyleri anlattı. Dürüst değil, kalibresi bozuk, cins, cibilliyet bozuk. TÜİK’ten randevu istedi, vermedi. Ne dedi? Siz imtihanı kaybettiniz. Niye? Merkez Bankası’na gittiniz, orada içeride başka dışarıda başka hareket ettiniz.

TÜİK sır kurumdur, burada da aynı şekilde hareket edersiniz. Talebinizi iletin, biz size cevap veririz dediler. Geldiler TÜİK önünde gösteri yaptılar. Kamu kurumlarına emrivaki ile gittiği için kapıda kalıyor. Bunun son örneğini MEB’de yaşadık.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 2022, Demokrasi Zaferinin Yılı Olacak

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yayımladığı yeni yıl mesajında, 2022’nin “demokrasi zaferinin yılı” olacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, mesajında ayrıca, “2022 milletimizin ayağa kalktığı, görkemli Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına hazırlandığı bir yıl olacak. Yeter ki milletimiz ‘yeter’ desin” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yıl nedeniyle bir mesaj yayımlandı. Kılıçdaroğlu, mesajında özetle şu ifadeleri kullandı;

“2021 yılı, ülkemiz ve dünyamız açısından pek de iç açıcı olmamıştır. Bir yandan corona virüsü salgını can almaya devam ederken, diğer yandan ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi buhran, etkisini giderek artırmıştır. Öyle ki döviz kurunun her gün, hatta her saat rekor yenilediği günler halkımızı yoksulluğa mahkûm etmiştir.

Saray Hükümeti’nin bir avuç yandaşı için sırt çevirdiği milletimize, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimiz, “Sosyal Devlet” ilkesine tam bir bağlılıkla sahip çıkmış, “Kara Kış” boyunca çıkmaya da devam edecektir.

Bu yıl ekonomimiz gibi demokrasimiz de her gün yeni bir darbe aldı. Boğaziçi Üniversitesi’nin demir kapısına kelepçe vurulması ile “Merhaba” dediğimiz 2021 yılını, Milli Eğitim Bakanlığı kapısına takılan asma kilit ile uğurluyoruz. Ancak milletimiz unutmasın ki, gecenin en karanlık anındayız, yani şafak sökmek üzere…

2022 yılında başta gençler ve kadınlar olmak üzere, çiftçiyle, emekliyle, esnafla, sanayiciyle, apartman görevlileriyle, devletine bağlı namuslu bürokratlarla el ele vereceğiz. Güzel Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak üzere çıktığımız bu yolda, inanıyorum ki, milletimizle birlikte zafere ulaşacağız.

İnanıyorum ki 2022, umudun yılı olacak. İnanıyorum ki 2022, birlikteliğin yılı olacak. İnanıyorum ki 2022, barışın, kucaklaşmanın yılı olacak. İnanıyorum ki 2022, insan onuruna yaraşır bir yaşamın yılı olacak.

İnanıyorum ki 2022, demokrasi zaferinin yılı olacak. İnanıyorum ki 2022, liyakatin, şeffaflığın, kuvvetler ayrılığının, kirlilikten arınmış namuslu siyasetin yılı olacak. İnanıyorum ki 2022, “Yaşasın tam bağımsız Türkiye” diyen gerçek vatanseverlerin yılı olacak.

“Yeter ki milletimiz “Yeter” desin”

Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırdığımızda, milletimiz demokrasi ve hukukun üstünlüğüyle; çiftçimiz tarlasıyla; evlatlarımız bilimle, çağdaş ve laik eğitimle buluşacak.

2022 milletimizin ayağa kalktığı, görkemli Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına hazırlandığı bir yıl olacak. Yeter ki milletimiz “Yeter” desin.

Bu duygu ve düşüncelerle, terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize mutlu bir yaşam diliyorum. 2022 yılının, ülkemiz, bölgemiz ve tüm dünyaya sağlık ve huzur getirmesini diliyorum. Tüm milletimizin yeni yılını, yürekten kutluyorum.”

Paylaşın