Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi 11 Puan Arttı

Yüzde 17,5 olarak belirlenen 2025 yıl sonu enflasyon tahmini yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) yüzde 28,5 olarak hesaplandı. Önceki OVP’de yüzde 9,7 olarak tahmin edilen 2026 yılı enflasyon oranı, yeni OVP’de yüzde 16’ya çıktı. 

Enflasyonun ancak 2027 yılında tek haneli sayılara düşmesinin beklendiği yeni OVP’de enflasyon tahmini, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olarak hesaplandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete’nin 8 Eylül Pazartesi günü mükerrer sayısında yayımlanan üç yıllık Orta Vadeli Program’da (OVP) 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi bir önceki OVP’ye göre 11 puanlık artış gösterdi.

2024 yılında yayımlanan OVP’de yüzde 17,5 olarak belirlenen 2025 enflasyon tahmini pazartesi günü yayımlanan programda yüzde 28,5 olarak hesaplandı.

Önceki OVP’de yüzde 9,7 olarak tahmin edilen 2026 yılı enflasyon oranı, yeni OVP’de yüzde 16’ya çıktı.

Enflasyonun ancak 2027 yılında tek haneli sayılara düşmesinin beklendiği yeni OVP’de enflasyon tahmini, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olarak hesaplandı.

Ekonominin 2026 yılında yüzde 3,8 büyüyeceği öngörülen Orta Vadeli Program’a göre, 2025 yılı için büyüme tahmini yüzde 3,3 olurken, ekonominin 2027’de yüzde 4,3 ve 2028’de yüzde 5 büyümesi bekleniyor.

Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının 2026’da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olması öngörülüyor.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşeceği, 2025’te yüzde 8,4, 2027’de yüzde 8,2 ve 2028’de yüzde 7,8 olacağı hedefleniyor.

Dış ticarette ise ihracatın 2025 sonunda 273,8 milyar dolar, 2026’da 282 milyar dolar, 2027’de 294 milyar dolar ve 2028’de 308,5 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor.

İthalatın ise 2024 sonunda 367 milyar dolar, 2026’da 378 milyar dolar, 2027’de 393 milyar dolar ve programın sonunda 410,5 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

OVP, makro politikaları, hedefleri, bütçe dengesi, borçlanma durumu ve kamu idarelerinin ödenek tavanlarını içeren, merkezi yönetim bütçesi hazırlık sürecini başlatan temel politika belgesi olma niteliği taşıyor.

Program, 12’nci Kalkınma Planı’nın hedefleriyle uyumlu şekilde makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmeyi, mali disiplini korumayı, enflasyonu orta vadede tek haneye indirmeyi ve sürdürülebilir büyümeyi amaçlıyor.

Programın öncelikleri, kamu kurumlarının bütçelerinden yasal düzenlemelere kadar karar alma süreçlerinde belirleyici olacak.

Ayrıca, küresel, bölgesel ve ulusal gelişmeler ışığında güncellenen makroekonomik çerçeve doğrultusunda önümüzdeki üç yıl için uygulanacak dönüşüm adımları ve takvimi ortaya koyuyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Şimşek’ten “Enflasyon” Yorumu: Düşmesini Bekliyoruz

Enflasyon verilerini değerlendiren Mehmet Şimşek, “Yıllık enflasyon aşağı yönlü seyrediyor. Son dönemde yaşanan iç ve dış şoklara rağmen bu düşüşün devam etmesi olumlu. Bundan sonraki süreçte de enflasyonun düşmeye devam etmesini bekliyoruz” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 37,86, aylık yüzde 3,00 arttı.

TÜFE’deki değişim 2025 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,00 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 13,36 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,86 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 48,73 artış olarak gerçekleşti.

En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,09 artış, ulaştırmada yüzde 22,76 artış ve konutta yüzde 74,07 artış oldu. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 9,21, ulaştırmada yüzde 3,84 ve konutta yüzde 9,98 oldu.

Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı Nisan ayı verilerine göre ise, tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 4,46, yıllık yüzde 73,88 olarak gerçekleşti.

ENAG hesaplamasına göre alt gruplarda en yüksek enflasyon yüzde 9,67 ile haberleşme grubunda gerçekleşti. Bu grubu, yüzde 9,51 ile çeşitli mal ve hizmetler grubu izledi. Lokanta ve oteller grubunda ise enflasyon oranı yüzde 7,68 olarak gerçekleşti.

“Enflasyonu yüksek tutan ana unsur hizmet enflasyonudur”

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına ilişkin TGRT Haber’e açıklamalarda bulundu. Şimşek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Hayat pahalılığıyla mücadele en önemli gündemimiz. Amacımız, enflasyonu planlı bir şekilde aşağı çekmek. Bu programa başlarken bir yıllık bir plan öngörmüştük. Buna para politikasının yeniden inşası da dahildi. Yıllık enflasyon aşağı yönlü seyrediyor. Son dönemde yaşanan iç ve dış şoklara rağmen bu düşüşün devam etmesi olumlu. Bundan sonraki süreçte de enflasyonun düşmeye devam etmesini bekliyoruz.

Bunun ilk nedeni, para politikasının gecikmeli etkisinin artık net bir şekilde görülmeye başlamasıdır. Bu yıl, hem maliye politikası hem gelirler politikası daha gerçekçi bir çerçeveye oturacak. Arz yönlü gelişmelerimiz de sürüyor. Sadece para ve maliye politikalarıyla değil, aynı zamanda arz yönlü dezenflasyonist çabalarla da süreci destekliyoruz.

Geçen yıl enflasyon yaklaşık yüzde 44’e geriledi. Bu yılki hedefimiz ise “yirmili rakamlar.” Tahmin aralığımız yüzde 19 ile 29 arasında. Bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Şu anda yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 37,9 civarında. Temel mallarda enflasyon ciddi şekilde düştü. Gıda enflasyonu yüzde 36 civarında. Mal enflasyonuna baktığımızda yüzde 31 seviyelerine inmiş durumdayız.

Özellikle kira ve eğitim kalemleri bu alanı yukarı çekiyor. Bu yıl, hizmet enflasyonu yüzde 90’ın altında seyrediyor. Temmuz ayından sonra bir normalleşme bekliyoruz. Yıl sonunda yıllık enflasyonun yüzde 30’un altına ineceğini öngörüyoruz.

Para politikası sıkı, gelirler politikası arz yönlü destek veriyor. 2023’e kıyasla bu yıl sonunda konut arzında ciddi bir artış bekliyoruz. Deprem konutları, yerinde dönüşüm ve kentsel dönüşüm için önemli kaynakları devreye aldık.

Yönetilen fiyatlarda da Merkez Bankası’nın orijinal hedeflerine sadık kalıyoruz. Birçok alanda hedefin altında fiyat belirledik. Bu kalemlerde de enflasyonun düşeceğini öngörüyoruz. İçeride ve dışarıda yaşanan son şoklara rağmen enflasyon programını önceliklendirdik. Çünkü en önemli meselemiz, hayat pahalılığıyla mücadeledir. Bu konuda kararlıyız. İlk yıl bir geçiş süreciydi, bu yıl sonuç almaya başladık. Önümüzdeki yıl daha güçlü sonuçlar bekliyoruz.

Yapıcı eleştiriler bizim için çok değerli. Ancak toplumda ciddi bir kutuplaşma var ve değerlendirmeler bazen siyasi bakış açısıyla yapılıyor. Bu çerçevede söyleyecek çok bir şey yok. Programın hedefi enflasyonu düşürmekti ve bu gerçekleşmeye başladı. Gerçek hayatta mucize yok. Kararlı ve sürekli sonuç üreten bir programın uygulanması gerekiyor. Sonuç geliyor mu? Evet, enflasyon düşüş eğiliminde.

İkinci hedefimiz cari açığı sürdürülebilir bir patikaya çekmekti, bunu başardık. Dış kaynağa erişim konusunda da olumlu gelişmeler yaşandı. Kur Korumalı Mevduat’tan çıkış hedefimiz vardı, bu stokta da azalma var. Tüm bu alanlarda ilerleme var ve sonuç alınıyor. Elbette arzu ettiğimiz hızda mı ilerliyoruz, bu tartışılır. Yapıcı eleştirileri dikkate alıyor, yol gösterici olarak değerlendiriyoruz. Ancak kötümserlik pompalayan çevrelere söyleyecek bir şeyimiz yok.

Biz, enflasyonun Merkez Bankası’nın tahmin aralığında kalacağına inanıyoruz. Bu değerlendirmeler, son gelişmeler dikkate alınarak yapılıyor. Elbette enflasyonu yukarı çeken faktörler de var, ancak genel eğilim aşağı yönlü.

Beklentilerde sınırlı bir kötüleşme var. Bu önemli bir konu. Beklentiler enflasyonu belirleyici. İkincisi, lirada sınırlı da olsa değer kaybı var. Özellikle 19 Mart sonrası süreçte. Bu iki faktör, enflasyonu yukarı iten faktörler. Aşağı çeken faktörler de var, az önce bahsettiğim sıkı finansal koşullar ve bunun iç talebi sınırlamasından bahsettik.

Ama bir faktör de var ki, petrol fiyatları. Petrol fiyatları 60 dolar civarında. Bizim orta vadeli programda varsaydığımız petrol fiyatı 84 dolar civarı. Burada petrol fiyatında önemli ve yeni bir düşüş var. Daha güçlü şekilde yansıyacak. Bu petrol fiyatları bu seviyede devam ederse, enflasyonu en az 1,2 puan aşağı çeker. Beklentilerde 1 puan civarı kötüleşme var. Bu çerçevede ikisi birbirini telafi edecek.

Çıktı açıları bu anlamda enflasyonu destekleyici patikaya girmiş olacak. Geçtiğimiz iki yılda bunu yaşadık. Firmaların keyfi fiyat artışlarını da gördük. Bu fiyat artışlarını bu dönemde yapamayacaklar. Çünkü talep güçlüyken bunu yapmak kolay, ama bugünkü koşullarda yaparsanız, talep sınırlı olduğu için firmaların fiyatlama gücü eskisi gibi olmayacak. Bu yaşadığımız iki şoka rağmen bu sene enflasyonun Merkez Bankası beklentileri arasında kalacağına inanıyoruz.

19 Mart günü dahil olmak üzere ilk 3 gün çok ciddi çıkış oldu ülkeden, ama bir sonraki pazartesi durulmuştu. Hatta girişler başlamıştı. Fakat daha sonra ABD merkezli ticaret savaşları üzerinden küresel belirsizlik ortaya çıkması, riskli alanlardan kaçışı tetikledi. Herkes nakite dönmeye çalıştı, dünya için konuşuyorum. Bu da Türkiye’yi etkiledi. Hem iç hem de dış faktörler bu durumu etkiledi. Eğer bizim program başarılı olmasaydı, Türkiye bu iki şoku böyle sınırlı şekilde atlatabilir miydi?

İki yıldır bunu bir koro halinde ifade eden kesim var. Madem böyle, bu iki büyük şoku üst üste nasıl atlatabildik? Programa etkisi oldukça sınırlı olduğu görüldü. Bu gelişmelerin tabii ki etkisi olacak, ama biz kararlı bir şekilde programı uygulamaya devam edeceğiz.

Tam aksine, programı korumak için bu tedbirler alınıyor. Merkez Bankası’nın yaptığı şey, enflasyon tahmin aralığında tutmak için bu adımlar atılıyor. Hayat pahalılığı ile mücadele için kararlıyız. Bütçede daha iyi bir performans görmek isterim. Hükümetimizin en büyük önceliklerinden biri deprem yaralarını sarmaktır. Bu sene bütçede milli gelirde bir artış olacak. Harcama kesintileri üzerinde çalışıyoruz. Tasarruf paketi uyguluyoruz. Mevcut kaynakların daha üretken alanlara nasıl aktarılacağını masaya yatırmış durumdayız. Özellikle cari harcamalarda, acaba daha verimli alanlara nasıl kaynak aktarırız, bunu çalışıyoruz.

Gelir ayağı bizim kontrolümüzde değil, önemli ölçüde tüketime bağlı. İthalat etkili, tüketim etkili. Bizim için önemli olan harcamaların kontrol altına alınması. Dezenflasyon açısından önemli olan harcamaların aşağı yönlü tutulması.

Cari açık son gelişmelerle birlikte cari açıkta artışı sınırlayacak. Dış talep yavaşlaması ihracatı etkileyecek ama iç talepteki yavaşlama ithalatı etkileyecek. Petrol fiyatındaki düşüş, cari açığı büyük oranda aşağı çekecek. Birincisi, cari açık Şubat itibarıyla 12,8 milyar dolar. Milli gelirin yüzde 1’i civarında, son derece makul bir rakam.

Altın hariç, Mayıs 2023’te cari açığımız vardı. Şubat’ta altın hariç cari açığımız yok. Altın hariç cari fazlamız var. Bu da resmi altın. Mücevher adı altında altın ithalatı yapıldığını da biliyoruz.

Bütçe açığını yüzde 3’lere çekmeyi hedefliyoruz. Program olmasa, neden bizim kredi notumuzu arttırsınlar? Geçen yıl dünyada kredi notu iki kez artan tek ülke Türkiye’ydi. Aldığımız tedbirler sayesinde, normal şartlar altında bir ülke bu türden şoklar yaşasa kredi notu olumsuz gelişirdi. Şu anda bu olasılığın düşük olduğu kanısındayım. Merkez Bankası’nın doğru adımları ve kurduğumuz iletişim, bu programın en üst düzeyde Cumhurbaşkanımız tarafından sahiplenilmesi çok önemli.

Türkiye, gri listede değil, bu program sayesinde. KKM de 20 milyar doların altına düştü. Bu yılın ortalarında bu koşullu yükümlülüğü bitireceğiz. Önceliklendirdiğimiz kesimler var. Üretim, en kritik bileşen. Cumhurbaşkanımız yatırım, istihdam, üretim diyor. Bu zincirin belli halkaları var. Çiftçilerimiz için 2025 bütçesinden destek için 706 milyar liralık milli gelirin yüzde 1,15’i kadar tarım desteği veriyoruz.

Hazine, faiz ne olursa olsun, faizin yüzde 70’ini ödüyor. Çiftçinin ödediği faizin yüzde 70’ini hazine ödüyor. Geçen yıl Mart itibarıyla kredilerden yararlanan çiftçi sayımız 1,2 milyon. Esnafımızın kullandığı kredilerin faizinin yüzde 50’sini hazine ödüyor. Bundan yararlanan esnaf sayısı ise 2024’te 800 bin esnaftı. Bu krediler hazine destekli. Kullanılan faizin yarısı ne olursa olsun, yarısını hazine ödüyor.”

Paylaşın

Cevdet Yılmaz’dan Asgari Ücrete Düşük Zam Savunması: Enflasyonu Yükseltir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi yıllık enflasyon yüzde 44,38 olarak açıklanmasına karşın asgari ücrete yüzde 30 zam yapılmasını enflasyonu kontrol altına alma gerekçesiyle savundu:

“Bugün yüksek bir maaş verirsiniz, yarın enflasyon bundan daha yüksek çıkarsa verdiğiniz maaşın hiçbir anlamı kalmaz. Önemli olan enflasyonu dizginleyip, düşürüp, somut, reel satın alma gücünde artış sağlamak.”

Hükümet cephesinden, enflasyonun yükünü asgari ücretliye yüklemeye dönük açıklamalar gelmeye devam ediyor. Artı Gerçek’te yer alan habere göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kayıtlı çalışanların yüzde 42’sinin asgari ücretli göründüğünü, bunun de 6,7 milyon çalışana denk geldiğini söyledi.

Resmi yıllık enflasyon yüzde 44,38 olarak açıklanmasına karşın asgari ücrete yüzde 30 zam yapılmasını ise enflasyonu kontrol altına alma gerekçesiyle savunan Yılmaz, şu açıklamayı yaptı:

“Asgari ücret, 2025’teki son güncel artışla 627 doların üzerine çıkmış durumda. Bu net maaşlarda birde işverene maliyeti açısından bakarsanız bu tabii çok daha yüksek rakamlarda. Şu anki asgari ücret seviyemiz Rusya, Romanya, Bulgaristan Meksika, Brezilya’nın, Güney Afrika’nın, Endonezya’nın, Çin, Mısır ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin üzerinde bir rakam, bunu da ifade etmek isterim:

Enflasyonda ciddi bir sapma olursa yeniden elbette bunları değerlendiririz, biz ciddi bir sapma olmayacağına inanıyoruz, politikalarımızı o çerçevede sürdürüyoruz. Önemli olan çünkü şudur, buna yürekten inanıyoruz; Bugün yüksek bir maaş verirsiniz, yarın enflasyon bundan daha yüksek çıkarsa verdiğiniz maaşın hiçbir anlamı kalmaz. Önemli olan enflasyonu dizginleyip, düşürüp, somut, reel satın alma gücünde artış sağlamak.”

‘2024 Yılı Değerlendirme ve 2025 Yılı Hedeflerine İlişkin Bilgilendirme Toplantısı’nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, en düşük emekli aylığına ilişkin ocak ayında çalışma yapılacağını söyledi. Yılmaz, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Asgari ücret bu kadar siyasi tartışma konusu olmamalı. Siyasi olarak bu kadar tartışılmayacak bir mekanizma içinde farklı şekillerde yapılabilir mi? Elbette tartışılabilir, uzlaşılabilir. Emeklilerle ilgili söyledikleriniz, asgari ücret oranıyla emekliye artış oranını mukayese doğru olmaz, çünkü birisi bir yıllık bir süreçle ilgili, perspektifle ilgili bir artış, diğeri 6 aylık, yani emekli ve memur artışı biliyorsunuz 6 aylık yapılıyor, Temmuz’da tekrar bu artışlar yenilenecek.

Burada asıl kural bazlı olmayan en düşük emekli aylığı. Bugün geldiğimiz noktada 12 bin 500 liraya çıkmış durumda kök ücretleri daha düşük olan oldukça önemli sayıda emeklimiz bundan istifade ediyor, kök ücretinden daha yüksek bir emekli ücreti almış oluyor, yani primiyle bağlantılı kök ücretinden daha yüksek bir emekli maaşı almış oluyor. Bunu kanunla ancak değiştirebiliyorsunuz, bu normal sistemden gelen bir şey olmadığı için, kanunla gelen bir yapı olduğu için ancak kanunla düzenlenerek yine sağlanabilir.

Bu konuda bir çalışma yapacağız, yani burada diğer ücretler artarken asgariyi olduğu gibi tutmanın doğru olmadığını düşünüyoruz, bir çalışma yapacağız ve bir kanuni düzenleme muhtemelen gündeme gelecek. Tabi hükümetimiz bunu nihai karara Cumhurbaşkanımız tamamladıktan sonra grubumuzla kanun çalışmasını gündeme taşıyacağız. Ocak ayı içinde bu gerçekleşecektir diye düşünüyorum.”

Yılmaz ayrıca, Suriye’nin yeniden imarında Türkiye’nin aktif rol alacağını söyledi.

Paylaşın

Cevdet Yılmaz “Orta Vadeli Program” İçin Tarih Verdi

TÜİK’in açıkladığı büyüme verilerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) 5 Eylül’de açıklanacağını söyledi. Yılmaz, OVP’nin Erdoğan’ın onaylaması ve Resmi Gazete’de yayınlanması gerektiğini de belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı büyüme verileri ve Orta Vadeli Program (OVP) ile ilgili açıklamalar yaptı. Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Tüketimin iç talebim payı gerilerken dış talebin net ihracatın payının yarıdan fazlasının dış talep kaynaklı net ihracat kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bu gerçekten sevindirici ve bizim de öngörülerimizle uyumlu. Büyümeyi yorumlarken dünyadaki durumu Bölgemizdeki durumu da mutlaka dikkate almamız lazım. Büyüme oranlarımız tarihsel ortalamaların bir miktar altında. Niye böyle 2 temel meselemiz var.

Bir taraftan Tabii enflasyonu düşürmek için sıkı bir politika izliyoruz, sıkı para politikası disiplinli maliye politikası bunun şüphesiz etkileri var. Diğer taraftan dünya talebi dünya büyümesi de iyi değil Maalesef dünya büyümesine baktığınızda özellikle temel pazarımız olan Avrupa’ya baktığınızda maalesef büyüme oranları çok düşük. 2023 yılında sadece 0,5 oranında büyüyebilmiş Avrupa yüzde biri bile olmamış.

2024’te 0.9 büyüme bekleniyor Avrupa’da. Dünya büyümesine baktığınızda %3’ler civarında dolaşıyor. İşte dünyanın da tarihsel ortalamaların altında büyüdüğü bir dönemdeyiz. Buna ilave olarak bölgemizde jeopolitik gelişmeler gerilimler maalesef son bir yılda artmış durumda kuzeyimizde malum Ukrayna, Rusya çatışması yoğun bir şekilde devam ediyor. Güneyimizde de hepimizin içini yakan manzaraları Gazze’de görüyoruz ve bölgesel yansımalarını da görüyoruz. Bütün bu ortam içinde bir de geçen yıl tarihimizin en büyük deprem afetini yaşadık. 11 ilimizi 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem bu.

Uzun bir süredir çalışıyoruz güncellenmiş OVP ile ilgili. Bir taraftan teknik çalışmalar yürütüyor kurumlarımız, Strateji Bütçe Başkanlığımız Cumhurbaşkanımıza bağlı biliyorsunuz yoğun bir şekilde bu konuları çalışıyor. Hazine Maliye Bakanlığımız yine yoğun bir şekilde mesai sarf etti. Diğer ilgili tüm bakanlıklarımız çalıştılar fakat teknik çalışmalarla da yetinmedik. İlgili tüm kesimlerle katılımcı bir anlayışla istişare sürecini de yine yürüttük.

Paylaşın

İktidardan Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Mesajı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “2024 yılı için bütçe açığı ve cari açık geçen yıl paylaştığımız OVP tahminlerinden çok daha iyi oranlarda gerçekleşecek. Büyümemiz daha dengeli bir yapıda devam ederken, enflasyon ile mücadelemiz çok daha güçlü bir zeminde sürdürülecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Harcama, verimlilik ve gelir yönlü mali tedbirler ile dinamik ticaret politikaları risklerimizi azaltırken, dezenflasyon politikalarımızı da destekliyor. Ağustos ayında yüzde 50’ye yaklaşan, Eylül ayında ise yüzde 50’nin altına inen enflasyon oranları görmeyi bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden, ekonomide yaşanan son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Cevdet Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Güçlü siyasi sahiplenme ve koordinasyon içinde politikalarımızı uyguluyor ve sonuç alıyoruz. Son gelişmelere bakıldığında, 2024 yılı için bütçe açığı ve cari açık geçen yıl paylaştığımız OVP tahminlerinden çok daha iyi oranlarda gerçekleşecek. Büyümemiz daha dengeli bir yapıda devam ederken, enflasyon ile mücadelemiz çok daha güçlü bir zeminde sürdürülecek.

Harcama, verimlilik ve gelir yönlü mali tedbirler ile dinamik ticaret politikaları risklerimizi azaltırken, dezenflasyon politikalarımızı da destekliyor. Ağustos ayında yüzde 50’ye yaklaşan, Eylül ayında ise yüzde 50’nin altına inen enflasyon oranları görmeyi bekliyoruz.

Eylül ayında kamuoyu ile paylaşacağımız güncellenmiş OVP’de bu oranlarla ilgili son tahminlerimiz ve hedeflerimiz yer alacak. 2025-2027 dönemini kapsayacak OVP için Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere kurumlarımızla teknik çalışmalarımız devam ediyor. Diğer yandan ilgili kesimlerle istişare içinde katılımcı bir yaklaşımı hayata geçiriyoruz.

Ülkemiz için altın kıymetinde olan ve tarihi bir fırsat penceresi olarak değerlendirdiğimiz dört yıllık seçimsiz dönemde yapısal dönüşümler ile bu resmi tamamlamayı planlıyoruz. Sanayiden tarıma, turizmden hizmetlere, enerjiden lojistiğe, yeşil ve dijital dönüşüm ile yolumuza devam edeceğiz. Eğitim ve sağlıkta yeni seviyelere ulaşırken, “mülkün temeli” olarak gördüğümüz adalet alanında güveni ve hızı artırmaya dönük reformlarımızı sürdüreceğiz.

Demokrasi ve kalkınma yolunda vazgeçilmez önemde olan güvenlik alanında etkin teknolojiler ve kurumsal yapı ile insanımızın huzurunu koruyacağız. Eşsiz konumumuz, etkin ve barışçı dış politikamız, yenilikçi ve girişimci nüfusumuz ile başaracağız. Türkiye Yüzyılında; güçlü liderlik, tecrübeli kadrolar, milli birlik ve siyasi istikrar içinde hedeflerimizi birer birer hayata geçireceğiz.

Amacımız ülkemizi her alanda daha güçlü bir şekilde yarınlara taşımak, insanımızın refahını artırmaktır. Zorlu dünya ve bölge koşullarına rağmen, istikrar içinde büyümeye ve sosyal refahımızı kalıcı bir şekilde artırmaya kararlıyız.”

Paylaşın

“Zenginlere Vergi Affı’ İddiaları: Cevdet Yılmaz’dan Açıklama

“Zenginlere vergi affı” iddialarına ilişkin açıklama yapan Cevdet Yılmaz, Hükümetimiz, resmi politika belgelerinde veya yetkililerce yapılan açıklamalar ile izleyeceği politikaları ve kapsamlı etki değerlendirmeleri sonrasında aldığı kararları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmaktadır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Meclis’imizden geçen son vergi paketi de bu aşamalardan geçerek teklif halini almış ve Meclis’imizin taktiri ile yasalaşmıştır. Bu süreçlerde “zenginlere vergi affı” hiç bir aşamada gündeme dahi gelmemiştir.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden, vergi paketinde ‘zenginlere vergi affı’ yer alacağı iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Cevdet Yılmaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Medya ve sosyal medyada isim ve kaynak ortaya konmadan hükümetimizin çalışmaları hakkında yapılan temelsiz açıklamalara ve spekülatif yorumlara itibar edilmemelidir.

Hükümetimiz, resmi politika belgelerinde veya yetkililerce yapılan açıklamalar ile izleyeceği politikaları ve kapsamlı etki değerlendirmeleri sonrasında aldığı kararları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmaktadır. Meclis’imizden geçen son vergi paketi de bu aşamalardan geçerek teklif halini almış ve Meclis’imizin taktiri ile yasalaşmıştır. Bu süreçlerde ‘zenginlere vergi affı’ hiç bir aşamada gündeme dahi gelmemiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın vergi paketi hususunda tercihleri tam aksine net bir şekilde geniş kesimlerinden yana, çok kazanandan çok almayı öngören bir yaklaşım ile çalışmaların yapılması yönünde olmuştur. Aziz milletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızı da bu yalanları yaymaya çalışanları da gayet iyi tanımaktadır.”

Paylaşın

Cevdet Yılmaz “Tek Haneli Enflasyon” İçin Tarih Verdi: 2026

Enflasyona ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyon yıl sonunda yüzde 38’ler seviyesine gelecek. 2026’da ise yüzde 10’un altına düşecek şekilde programımızı yaptık. 2026’da tek haneli rakamları yakalayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen’e gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:

Ekonomi: Bu 1 yılda ekonomik ve sosyal politikalar öncelikliydi. İstihdamı artırma ve diğer taraftan enflasyondu. İkinci önemli başlığımız ise depremdi. Depremin yaralarını sarmanın peşindeyiz. Dış politikada Gazze gündemdeydi. Yoğun geçen bir yıl oldu.

Ekonomide o günün ihtiyaçlarına göre politika yaparsınız. Pandemi sonrası süreçten Türkiye en hızlı çıkış yapan ülke oldu. Reel tarafı hızlı olarak toparladık. Depremin etkileriyle tabii önemli bir bütçe ve cari açığımız vardı. Türkiye son 1 yılda bu riskleri bertaraf attı. İki tarafta da güçlü hale geldik, enflasyonla mücadele için geçiş sürecini tamamlamış olduk.

Yıl sonunda 5,2 ile yılı kapattık. Bundan depremi harcamalarını çıkardığımızda 1,6 bütçe açığı ile kapattık. Bu yıl için 6,4 öngörüyoruz.

Enflasyonla mücadelede geçiş döneminde zeminde güçlendiren adımlar attık. Mayıs’tan sonra düşüş başlayacak dedik. Temmuz-Ağustos-Eylül’de devam edecek düşüş süreci. Enflasyon yıl sonunda yüzde 38’ler seviyesine gelecek. 2026’da ise yüzde 10’un altına düşecek şekilde programımızı yaptık. 2026’da tek haneli rakamları yakalayacağız.

3 yıla yayılan bir planımız var. Tüketim ağırlıklı değil, üretim ağırlıklı büyümeyi öngörüyoruz. Bir taraftan enflasyonla mücadele ederken bir taraftan büyümeyi hedefliyoruz. Bu kolay bir şey değil. 3 yıllık bir perfpektifte bir taraftan enflasyonu düşürecek bir taraftan istikrarlı bir şekilde büyüyecek. Kısa vadede enflasyon ile büyüme arasında tartışmalar yapabilirsiniz. Ama en sağlıklı büyüme fiyat istikrarıdır. Orta vadede bu iki hedefte bir çelişki görmüyoruz.

İlk çeyrekte 5,7 oranlık bir büyüme yakaladık. İhracat büyümeye 5 çeyrek sonra katkı sağlamaya başladı. 5 dönem sonra ihracat pozitife geçmiş durumda. Bu da politikalarımız sonuç verdiğini gösteriyor.

OVP seviyesinde yıl sonunda yüzde 4’lük bir büyüme bekleniyor. Döviz ihtiyacımız da azaldı. Seçim öncesi spekülatif bir hava oluşturulmuştu. Nitekim seçim sonrası 60 milyar doların üzerinde Merkez Bankası’nın rezervlerinde bir artış gerçekleşti. Piyasada çok güçlü bir toparlanma var.

KKM zaten başından itibaren geçici bir düzenlemeydi. Görevini yaptı, artık adım adım oradan çıkıyoruz.

Bizim yapacağımız vergi düzenlemeleri enflasyonu artırıcı değil, kayıt dışılığı azaltacak bir teklif barındırıyor. Çok spekülatifler görüyoruz sosyal medyada. Yetkililer açıklanmadan söylentilere itibar edilmemeli. Borsada yapılan işlemler üzerinden cüzi bir miktar alma tartışmaları yapılıyor. Borsada kazançlar üzerinden bir vergi yok. Sadece 10 binde 1’ler olur mu bunun tartışması var işlem ücreti olarak.

Yeni anayasa: Mevcut anayasımız darbe sonrası bir dönemde hazırlık, vesayetçi bir anlayış var. Birçok madde değiştirildi ama ideal bir anayasamız da yok. Türkiye artık sivil iradeyle oluşmuş bir anayasaya ihtiyacı var diye inanıyoruz. Diğer partilerle bir süreç yürütülüyor. Ümit ediyoruz toplum karşılığı da olarak bu süreç tamamlanır. İnşallah hep birlikte başarırız.

Siyasette yumuşama: Olumlu bir gelişme bu. Mutlaka farklılık olacak. Demokrasi böyle bir şey. Üslup ve usül çok önemli. Siyasette rekabet edelim ama saygımızı koruyalım. İçerik olarak baktığımızda da milli meselelerimiz var bizim. Burada tüm partilerin ortak bir duruş sergilemesi önemli.

Bizim Türkiye Yüzyılı Vizyonu’muz var. Orada en temel başlıklardan biri Huzurun Yüzyılı. Bir taraftan terörle, bir taraftan çetelerle mücadele. Şimdi daha çok içerde insanımız huzurunu bozan çetelere karşı bir mücadele var. Bu yeni bir şey değil. Öteden beri bir mücadelemiz var. Güvenlik konusunda tavizsiz bir şekilde çabalarımızı sürdüreceğiz.

İsrail’le ticaret: Ticarette biliyorsunuz bütün dünyaya öncülük yaptı Türkiye. Başka ülkelere örnek olmasını temenni ediyoruz. Dolayısıyla Türkiye diplaside, yaptırımlarda, hukiki alanlarda Filistin’in yanında mücadele ediyor.

F-16: Maalesef ABD ile çok çeşitli tartışmalar yaşadık. Terör örgütleri ile mesafe konusunda arzu edilen noktada değiliz. Ama ABD ile Türkiye’nin ortak menfaatleri var. Bir takım lobilerin iki ülkenin arasını açmasına müsaade etmemeleri lazım. Şimdi farklı bir hava oluşmuş durumda. F-16 ve bazı unsurlar bunun parçası. İsveç’in NATO’ya üye olması sonucunda bazı kısıtlamalar kalkmış oldu. Ümit ediyoruz bu süreç diğer alanlarda da olumlu süreç yaratsın.

Depreme hazırlık: Deprem en temel önceliklerimizden biri oldu. Depremin yaralarını sarmak. Tarihimiz en büyük afetini yaşadık. Yoğun bir inşa ve ihya faaliyeti devam ediyor. He ray 10-15 bin konutun teslimi devam ediyor. Yıl sonunda 200 bin konutu hak sahiplerine vermiş olacağız. Altyapıda da tahribat var. Orada da çalışmalarımız devam ediyor. 2 yılda 2 trilyon TL boyutunda kaynağı buna ayırmış durumdayız.

Kentsel dönüşümde 2.3 milyon konutumuzu dönüştürdük. Yeni bir kanun kurduk, yeni bir başkanlık kurduk kentsel dönüşümle ilgili. Çabamızı yoğun bir şekilde sürdüreceğiz.

Paylaşın

EKK’dan Enflasyon Vurgusu: Yapısal Reformlar Ana Gündemimiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu’ndan (EKK) yapılan açıklamada, “Yılın ikinci yarısında yıllık enflasyonda belirgin bir gerileme bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “Programımızın ( On İkinci Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program / OVP) temel sac ayaklarından olan yapısal reformlar ana gündemimizi oluşturmaktadır. Katma değerli üretime, nitelikli yatırımlara ve yüksek teknoloji ihracatına sağladığımız destekler, yapısal reformlarla birlikte sürdürülebilir büyümeyi destekleyecektir” ifadeleri kullanıldı.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. EKK toplantısı sonrası yapılan açıklama şöyle: “Mayıs ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında ekonomi politikalarının ve yapısal reform gündemimizin eşgüdüm içerisinde daha etkin uygulanmasına yönelik değerlendirmeler yapılmıştır.

Ekonomimizin yol haritası olan On İkinci Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program (OVP)’da belirlediğimiz eylemleri kararlılıkla uyguluyor ve olumlu sonuçlarını alıyoruz. Bu kapsamda; cari açıkta düşüş, uluslararası kaynak girişlerinde artış, rezervlerde güçlenme ve risk göstergelerinde iyileşme görülmektedir. İşgücü piyasasındaki güçlü görünüm korunurken, istihdamda tarihi yüksek seviyeye ulaşılmış ve işsizlik oranı tek haneli seviyelerde seyrini sürdürmüştür.

Öncelikli hedefimiz olan fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine yönelik para politikasındaki sıkı duruşun maliye ve gelirler politikası ile desteklenmesiyle yılın ikinci yarısında yıllık enflasyonda belirgin bir gerileme bekliyoruz. Ekonomide dengelenme ve güçlenen finansal istikrar enflasyonla mücadelemize destek olmaktadır.

Mali disiplinin güçlendirilmesi amacıyla 13 Mayıs 2024 tarihinde detaylarını kamuoyu ile paylaştığımız !Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi! ile kamuda harcama kontrolü ve tasarrufların artırılması, yatırımların öncelikli alanlara yönlendirilmesi ile dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlanması beklenmektedir.

Programımızın temel sac ayaklarından olan yapısal reformlar ana gündemimizi oluşturmaktadır. Katma değerli üretime, nitelikli yatırımlara ve yüksek teknoloji ihracatına sağladığımız destekler, yapısal reformlarla birlikte sürdürülebilir büyümeyi destekleyecektir.

Bugünkü toplantıda görüşülen konular şunlardır: OVP’de takvimlendirilmiş ve 2024 yılı ilk yarısında tamamlanması öngörülen yapısal reformlarda gelinen aşama değerlendirilerek çalışmaların hızlandırılmasına karar verilmiştir. OVP’de reform düzenlemeleri kapsamında öngörülen 81 eylemden 2024 yılı ilk çeyrek itibarıyla 20 tanesi tamamlanmıştır. Takvimi yaklaşan diğer eylemlere ilişkin çalışmalarda da önemli mesafe kaydedilmiştir.

OVP’de öncelikli reform alanlarımız arasında yer alan tarımsal üretim planlaması ve yeni destek modeli detaylı olarak istişare edilmiştir. Model ile gıda arz güvenliğine yönelik stratejik tarım ürünlerinde hedef yeterlilik oranları belirlenerek üretim planlaması yapılacaktır. Ayrıca, tarımsal üretimde ve su kullanımında destekleme modelinin yanı sıra yeni teknolojilerin kullanımı ile verimliliğin artırılması ve yurt içinde üretimin geliştirilmesine yönelik atılması gereken ilave adımlar değerlendirilmiştir.”

Paylaşın

Cevdet Yılmaz: Ekonomi Programı Güncellenecek

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters’a açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) eylül ayında güncelleneceğini söyledi.

Cevdet Yılmaz, ekonomik tahminlerde yapılacak güncellemelerin başta cari açık ve bütçe olmak üzere büyük oranda olumlu yönde olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters’a açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet’in aktardığına göre; Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “tam desteğini” alan dezenflasyon programının ve reform gündeminin korunacağını, tasarruf ve verimlilik paketinin de etkisiyle bütçe açığının yüzde 5’in altına bile inmesinin mümkün olduğunu söyledi.

Güncel OVP’de bütçe açığı yüzde 6.4 öngörülmüştü.

Yıl sonunda enflasyonun Merkez Bankası’nın yüzde 38 tahmine yakın tamamlanacağını belirten Cevdet Yılmaz, gelecek yıl yüzde 20’in altında, 2026’da ise tek haneli enflasyona ulaşmakta kararlı olduklarına vurgu yaptı.

Yaz aylarında bugüne kadar atılan adımların etkisiyle enflasyonda belirgin bir düşüş görüleceğine dikkat çeken Yılmaz, bu düşüşün vatandaşın beklentilerini de pozitif etkileyeceğine dikkat çekti.

Cevdet Yılmaz, Kara Paranın Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu’nun (FATF) kısa süre önce Türkiye’ye gelerek saha çalışmaları gerçekleştirdiklerini, önümüzdeki ay Türkiye’den gri listeden çıkmasını beklediğini söyledi.

FATF’in kamu ile özel sektörü de kapsayan görüşmelerin “olumlu” geçtiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin gri listeden çıkarılması haricinde bir kararın siyasi olacağını söyledi.

Merkez Bankası (TCMB) rezervlerinde 40 milyar dolar artış olduğuna ve yabancı yatırımcı ilgisindeki artışa ve dikkat çeken Yılmaz, önümüzdeki dönemde yabancı ilgisindeki artışın doğrudan yatırımlara da pozitif yansımasını beklediğini söyledi.

Doğrudan yatırımlara ilişkin hedef ülke ve sektörel çalışmalar yapıldığını belirten Yılmaz, eylül ayında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın küresel şirketlerin CEO’larıyla bir araya geleceğini de belirtti.

Paylaşın

Ekonomistlerden Tasarruf Paketi Yorumu: İşe Yaramaz

İktisatçı Mahfi Eğilmez, Mehmet Şimşek’in açıkladığı kamuda tasarruf programına ilişkin yaptığı değerlendirmede, tasarruflar paketinin Saray harcamalarını kapsamadığı sürece işe yaramayacağını söyledi.

Haber Merkezi / Mahfi Eğilmez, “Kamu kesimi için hazırlanan tasarruf paketini hızlıca gözden geçirdim. Doğru önlemler var. Bununla birlikte tasarruf önlemleri saray harcamalarını, uçaklarını, konvoylarını, korumalarını kapsamadığı sürece fazlaca işe yaramaz. Koyanların uymadığı kurallara kimse uymaz” ifadelerini kullandı.

Ekonomim yazarı Şeref Oğuz, açıklanan tasarruf programının hüsran olduğunu belirterek, “Dağ fare doğurdu. Maliye Bakanı tasarruf paketini açıkladı, sonuç hüsran. Özetle tasarrufu; merkezi idare yerine yerel yönetimler, kamu yerin özel sektör, iktidar yerine vatandaş yapsın” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kamuda tasarruf paketinin detayları için kameralar karşısına geçti.

Mehmet Şimşek, “Program çerçevesinin en önemli önceliği hayat pahalılığını bir sorun olmaktan çıkarmak. Paket ile dezenflasyon sürecine katkı sağlayacağız” dedi. Kamuda tasarruf tedbirlerinin üç ayağı olduğunu belirten Mehmet Şimşek, “Kamuda tasarruf, bütçede harcama disiplini, kamu yatırımları” ifadelerini kullandı.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, tasarruflar paketinin Saray harcamalarını kapsamadığı sürece işe yaramayacağını belirtti. Eğilmez, “Kamu kesimi için hazırlanan tasarruf paketini hızlıca gözden geçirdim. Doğru önlemler var. Bununla birlikte tasarruf önlemleri saray harcamalarını, uçaklarını, konvoylarını, korumalarını kapsamadığı sürece fazlaca işe yaramaz. Koyanların uymadığı kurallara kimse uymaz” ifadelerini kullandı.

Ekonomim yazarı Şeref Oğuz, açıklanan tasarruf programının hüsran olduğunu belirterek, “Dağ fare doğurdu. Maliye Bakanı tasarruf paketini açıkladı, sonuç hüsran. Özetle tasarrufu; merkezi idare yerine yerel yönetimler, kamu yerin özel sektör, iktidar yerine vatandaş yapsın” dedi.

Ekonomist İris Cibre ise olmasın gerekenlerin tasarruf paketi diye açıklandığını ifade etti. Cibre, programın 3 yıl olarak belirlenmesinin sebebi olarak da seçimleri işaret etti.

İris Cibre, “Aslında, hep olması gerekeni, Tasarruf Paketi olarak açıkladılar. Olması gerekeni 3 yıl yani seçime kadar sürdürecekler. Kulağımıza fısıldanan 100 Milyar TL. Fakat, açıklanan bir rakam olmadı. Ne kadar tasarruf edilecek? Etkisi ne olacak? Bilmiyoruz” dedi.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Özatay, “Tasarruf tedbirleri açıklandı. Genellikle olumlu. Eksikler: Etkisi ne olacak? Bütçe açığını GSYH’ye oranla ne kadar düşürecek? (Belki ayrıntı sonradan gelecektir). Döviz cinsinden ya da kura endeksli gelir garantilerine ilişkin bir şey yok. Neden? Kamu personeli servisleri kaldırılıyor(sözleşmeler bitince). Lojmanlar azaltılıyor; kiraları artırılıyor. Memura yük” ifadelerini kullandı.

“Fakire yüklenmeye devam”

Vergi Uzmanı Ozan Bingöl, “Yanlış ekonomi politikalarının sonucunda KKM diye ortaya çıkarılan ucube bir sistemin iki yılda bu ülkeye maliyeti 1 trilyon 58 milyar 285 milyon liradır. Bu paraya vazgeçilen vergiler dahil değildir! Acaba sadece iki yılda oluşan bu zararı eşantiyonla, ajandayla, baskı ciltle, daha dün çerez parası diye nitelendirdiğiniz makam araçlarında yapılacak tasarrufla telafi etmeyi planlıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bütçeye verilen hasar sandığınızdan ve kamuoyuna yansıttığınızdan çok daha fazla!” dedi.

Ekonomi yazarı Seçluk Geçer, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Kamuda Tasarruf paketinden anladığım… ZENGİNDEN KESEMİYORUZ FAKİRE YÜKLENMEYE DEVAM !!!” ifadelerini kullandı.

Ekonomist Dr. M. Murat Kubilay ise, “1- Hedeflere yönelik somut veri ve sayısal hedefler yok. 2- Kamu maliyesindeki son yıllardaki hızlı kötüleşmenin sorumlularından hesap sorma yok. 3- Programı açıklayan, milyarlarca dolar Hazine garantisinin verildiği dönemin maliye bakanı. 4- Kamuoyunda tepki gören ancak devlet bütçesine etkisi küçük olan taşıt ve kira giderleri ön planda. 5- İç ve dış olağanüstü şoklara karşı uygulanacak B planı yok. 6- Gelecekteki devasa sosyal güvenlik açığı üzerine ikna edici çalışma yok” dedi ve ekledi:

“7- Uzun vadeli ve TÜFE’ye endeksli tahvil stokunun yıpratıcı etkisine çözüm yok. 8- Kamu personel sayısı sınırlanıyor, en çok alım yapan AKP ve sağlık ile eğitimde açık büyük. 9- Paketin görünmeyen gücü ise bu eleştirileri işine gelmediği için yapmayan veya istese bile yapacak kapasitede olmayan, devlet ile hükumet ayrımının muğlaklaştığı bu dönemin PİYASA KANZİLERİ olacak. Bizi partizanlıkla suçlayıp 3 yıla enflasyon tek hane diye bağıracaklar. Hedef tutmadıklarında da Nureddin Nebati daha mı iyiydi diyecekler.”

Murat Muratoğlu ise hükümetin duyurduğu paketi “Normal bir ülkede olması gerekenleri ‘tasarruf’ diye böyle yuttururlar adama!” diyerek eleştirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe ise “Bilin bakalım ne yok? Kamu İhale Kanununu değiştirerek ihaleleri rekabetçi yapacak düzenleme yok, KÖİ kapsamında döviz üzerinden yapılan garanti ödemelerin indirilmesi yok…” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, “Enflasyonun sebebini vatandaşın tüketimi olarak gören Şimşek, bütçe açığının nedenini de memurlar olarak görüyor” diye konuştu.

Paylaşın