Sağlıklı Tahıl

Yıllar boyunca ekmek ve makarna gibi ürünler karbonhidrat dolu oldukları için kötü bir üne sahip oldular. Birçok insan, beslenmesini daha sağlıklı hale getirmek için, ekmek ve makarna gibi ürünleri beslenmelerinden çıkardılar. 

Haber Merkezi / Son dönemlerde ise, ekmekler ve makarn gibi ürünler yeniden popüler hale geliyor, ancak etiketlerinde yalnızca “tam tahıllar” içerdiği yazıyorsa.

Tahıllar düzenli beslenmemizin önemli bir parçasıdır. Tahıllar aynı zamanda beslenmemizdeki en zengin karbonhidrat kaynaklarıdır ve kalp için sağlıklı doymamış yağlar, B-kompleks vitaminleri, mineraller, lif ve bitkiye göre değişen bir dizi fitokimyasal sağlar.

Tahıllar, bitkinin 3 ana bölümünü içerir:

  • Kepek (dış lifli tabaka): Lif kaynağı, B-Vitaminleri ve demir gibi mineraller sağlar.
  • Germ (tane çekirdeği): Çoklu doymamış yağlar, vitamin –E ve mineraller içerir.
  • Endosperm (iç tabaka): Enerji sağlayan nişastalı tabaka.

Tahıllar iki çeşittir:  Tam Tahıllar ve Rafine Tahıllar

Tam tahıllar, tahılın üç ana bölümünü de içerir ve bize karmaşık karbonhidratlar sağlarlar, daha besleyici olarak kabul edilirler. Araştırmalar, prebiyotik liflerinin, iyi bakterileri besleyen dirençli nişastaların bir işlevi olan mikrobiyom üzerinde faydalı sonuçları olduğunu göstermektedir. Tahıllar içinde bulunan lifler, tokluk hissi verir ve kolesterolun dengelenmesine ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur.

Tam tahıllara birkaç örnek: Kırmızı pirinç, kahverengi pirinç, kepekli buğday, darı, kepekli ekmek, arpa, tam mısır, kinoa vb.

Rafine edilmiş tahıllar, yalnızca besin açısından eksik olan, nişasta bakımından zengin endospermi bırakır ve bize basit karbonhidratlar sağlar. Bu tahıllar Vitamin-B, E, K ve Folat gibi besinlerden yoksundur; Magnezyum, Potasyum, Selenyum, Lif vb. mineraller.

Rafine edilmiş tahıllar, tam tahıllara göre daha yüksek glisemik indekse sahiptir.

Rafine tahıllara birkaç örnek: Beyaz pirinç, rafine buğday unu, mısır unu, beyaz ekmek vb.

Ürünün içindekiler listesine bakın ve tam tahıldan bahsedilip bahsedilmediğini kontrol edin. İçerik listesinde tam tahıllardan, rafine edilmiş tahıllara oranla daha fazla bahsedilir.

Tahıl miktarı limitleri aşılırsa kilo alımına, insülin direncine, kalp hastalıklarına, inflamasyonun artmasına ve bağışıklık fonksiyonunun azalmasına neden olabilir.

Paylaşın

Dengeli Beslenme Nasıl Olur Ve Avantajları Nelerdir?

Dengeli bir beslenme, vücuda düzgün çalışması için gerekli besinleri sağlayan gıdaların bir karışımı olarak tanımlanır. Dengeli bir beslenme, meyveler, sebzeler, tahıllar ve süt ürünleri gibi tüm besin gruplarından yiyecekler içerir. Bu gıdalar, vücudun büyümesi, gelişmesi ve hayatta kalması için kullanılan  karbonhidratları, proteinleri, yağları, mineralleri, vitaminleri ve suyu sağlar.

Haber Merkezi / Ancak dengeli bir beslenme sadece tüm besin gruplarının dahil edilmesi değil, aynı zamanda oranlarıdır. Bu nedenle, dengeli beslenmenin bileşenleri, her şeyi gerekli miktarda içerecek şekilde orantılıdır.

Dengeli beslenmenin bileşenleri 

Yukarıda bahsedildiği gibi, dengeli bir beslenme, proteinler, karbonhidratlar, lipitler, vitaminler, mineraller ve su olmak üzere altı ana besin grubu altında besin sağlayan gıdalardan oluşur.

Yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivite düzeyine bağlı olarak, ortalama bir kişinin sağlığını koruması için günde yaklaşık 2.000-2500 kaloriye ihtiyacı vardır. Bu günlük kalorinin yüzde 45 ila 65’i karbonhidratlardan, yüzde 10 ila 30’u proteinlerden ve yüzde 25 ila 35’i görünür ve görünmez yağlardan gelmelidir. Su, hidrasyon için önemlidir ve vücutta kimyasal reaksiyonları gerçekleştirmek için bir ortam görevi görür. Su gereksinimi günde 2,7 ila 3,7 litre arasında değişir.

Dengeli beslenmenin faydaları

Dengeli bir beslenmenin hemen hemen tüm sağlık sorunları için her derde deva olarak görülmesi boşuna değildir. Dengeli beslenmenin faydaları şunlardır:

1. Büyüme ve gelişmeye yardımcı olur; Çocukluk yıllarında proteinler, kas ve kemiklerin büyümesi ve gelişmesi için önemlidir. Yaşlandıkça, kas gücünün onarımı ve korunması için yeterli protein gerekir. Kalsiyum ve D vitamini, güçlü kemikler ve sağlıklı dişler için çok önemlidir.

2. Kilo yönetimi için önemli; Tüketilen besinler sindirim sürecinden geçer. İşlem sırasında, günlük işleri gerçekleştirmek için kullanılan enerjiyi üretmek için parçalanır. Enerjisi yoğun, besin değeri düşük gıdalar tüketmek, besin değeri sağlamadan kalori sayımına katkıda bulunur. Gün içinde yakılandan daha fazla kalori almak yağ olarak depolanır.

3. Eksiklik hastalıkları geliştirme riskini ortadan kaldırır; İyi dengelenmiş bir beslenme, eksiklik hastalıklarını uzak tutmanın anahtarıdır. Temel besinler, vücudun iyi sağlığı destekleyen bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

4. Beyin gücünü artırır: İyi dengelenmiş bir beslenme, hafızayı ve öğrenme yeteneğini geliştirmek için gerekli olan yeterli miktarda omega-3 yağ asidi sağlar. Bu temel besinler aynı zamanda zayıflatıcı zihinsel bozuklukları uzak tutmak için de önemlidir.

5. Düzenli ve kaliteli uyku: İyi bir gece uykusu, vücut kaslarının onarılmasına, yenilenmesine ve gençleşmesine yardımcı olur. Uyku eksikliği çeşitli sağlık sorunlarına yol açar. Ancak iyi dengelenmiş bir beslenme, yeterli beslenmeyi sağlar ve açlık hissini giderir. Ayrıca vücudu iyi bir gece uykusuna hazırlar.

6. Enerji ve verimliliği artırır: Kötü veya çarpık beslenme planları üretkenlik üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Bir vücut temel besinlerden yoksun olduğunda, halsiz hisseder. Ayrıca, boş kalori tüketmek yalnızca anlık enerji artışlarına yol açar ve genel üretkenliği artırmaz.

7. Ömrü uzatır: Sağlıklı bir beden ve zihin, uzun ve aktif bir yaşamın yolunu açar. Bir vücut, hastalıklardan kurtulduğunda, verimli çalışması için yeterli besinleri aldığında ve yeterince uyuduğunda gençleşir ve tazelenir.

Dengeli beslenme nasıl olur?

Dengeli bir beslenme, kırmızı, mor, mavi, turuncu, sarı, yeşil ve beyaz olmak üzere yedi renk kategorisinin tümünden gıdaları içermelidir. Yemeğinizi hazırlarken bunu kriteriniz olarak düşünün. Dengeli beslenmeye ilişkin bazı ipuçları:

1. Meyve ve sebzeleri dahil edin: Tabağınızın yaklaşık yarısında mevsim meyveleri ve sebzeleri bulunmalıdır. Tüm renkleri ve çeşitleri dahil etmeye çalışın. Bunlar iyi bir antioksidan, vitamin, mineral kaynağıdır.

2. Karbonhidratlarınızı alın: Tabağınızın dörtte biri tahıl içermelidir. Tam tahılları rafine una tercih edin, çünkü birincisi besin ve vitamin açısından zengindir. Ayrıca tokluk hissi veren ve kan şekeri ve insülin seviyeleri üzerinde daha hafif bir etkiye sahip olan lif içerirler.

3. Karbonhidrat türleri: Dengeli bir beslenme tükettiğiniz karbonhidrat miktarı kadar, tükettiğiniz karbonhidrat türleri de önemlidir . Karbonhidratlar, şekerli gıdalarda bulunan karmaşık karbonhidratlar ve basit karbonhidratlar olabilir. Karbonhidratları meyvelerden, yüksek lifli kepekli tahıllardan ve sebzelerden almayı tercih edin ve basit karbonhidratlar veya ilave şekerden kaçının.

4. Proteinleri dahil edin: Proteinler tabağınızın dörtte birini oluşturmalıdır. Hem bitki bazlı proteinler hem de hayvan bazlı proteinler iyi protein kaynaklarıdır. Ancak balık, kümes hayvanları, fasulye, kuruyemiş, mercimek ve baklagiller gibi çok yönlü protein kaynakları eklemeyi unutmayın.

5. Yağlara dikkat edin: Yağları ölçülü alın. Yemeklerinizi zeytin, kanola, soya, mısır ve ayçiçeği gibi sağlıklı bitkisel yağlar kullanarak hazırlayın. Ancak hidrojene yağlardan ve trans yağlardan kaçının.

6. Baharatları ve taze yeşillikleri dahil edin: Baharatlarınızı iyi kullanın. Baharatların yiyeceklerin lezzetini ve aromasını arttırdığı bilinmektedir. Baharatlar, taze bitkilerden elde edildiğinden, aynı zamanda iyi bir bitkisel besin kaynağıdır. Bu bitkisel besinlerin antioksidan, anti-inflamatuar ve anti-kanser özellikleri vardır.

7. Bol su için: Şekerli içeceklerden ve paketlenmiş meyve sularından, yüksek miktarda ilave şeker içerdiğinden kaçının. Kahve ve çayı ise günde iki küçük fincanla sınırlayın.

8. Birkaç çiğ gıda alın: Yemek pişirmek bazı temel vitamin ve mineralleri aşındırdığı için çiğ meyve ve sebzeleri beslenmenize salata şeklinde ekleyin.

9. Probiyotikleri dahil edin: Beslenmenize yoğurt ve lor gibi fermente gıdalar ekleyin. Bunlar probiyotikler açısından zengindir ve bağırsak sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Bunun yanında öğünlerinize prebiyotik besinler ekleyin. Bu besinler bağırsakta iyi bakterilerin büyümesine yardımcı olur.

10. Lif çeşitleri: Beslenmenizin hem çözünür hem de çözünmez lif içerdiğinden emin olun. Çözünür lif yulaf, bezelye, fasulye, meyve ve sebzelerde bulunur. Dolgunluk hissini arttırırlar ve kolesterol ve kan şekeri düzeylerini düşürmeye yardımcı olurlar. Öte yandan, çoğunlukla kepekli tahıllarda ve meyve kabuğunda bulunan çözünmeyen lif, vücut tarafından sindirilmez ve bağırsakta yığın oluşturur. Çözünmeyen lif, sağlıklı bağırsak hareketlerini sürdürmek için önemlidir.

11. Süt ürünlerini dahil edin: Günlük beslenmenize yeterli miktarda süt ürünü ekleyin. Süt ürünleri zengin bir protein ve kalsiyum kaynağıdır. Bunlar güçlü kemikleri ve dişleri korumak için önemlidir.

12. Farklı protein kaynaklarını birleştirin: Bitki proteinleri, amino asitlerin doğru dengesini sağlamadıkları için tam proteinler değildir. Hayvan bazlı proteinlerin eklenmesi bu nedenle önemli hale gelir.

13. İşlenmiş gıdalardan kaçının: Bazı gıdalar lezzet ve raf ömrünü artırmak için işlenir. Ancak bu işlenmiş gıdalar süreç içerisinde besin değerlerini kaybederler. Ayrıca yüksek miktarda şeker ve koruyucu içerirler. Bu nedenle işlenmiş gıdalar dengeli bir beslenme gıdası değildir .

14. Tuzu azaltın: Beslenmenize çok fazla tuz eklemeyin. Yüksek tuz alımı tansiyon riskini artırır. Günlük tuz alımınızı 5-6 gram ile sınırlayın. Bunun yerine, yiyecekleri tatlandırmak için baharatları kullanın. ‘Tuz ilavesiz’ için gıda etiketlerini okuyun. Yine, yüksek miktarda tuz içerdiğinden işlenmiş gıdalardan kaçının.

15. Porsiyon büyüklüğünü izle: Porsiyon büyüklüğünüzü yakından izleyin. Dengeli bir beslenmede aşırı yemek kilo sorunlarına da yol açabilir. Unutmayın, enerji üretmek için yakılmayan kaloriler vücutta yağ olarak depolanır. Çok fazla kalori tüketmekten kaçınmak için porsiyon boyutunuzu sınırlayın.

16. Alkol alımınızı ölçün: Alkol alımınıza dikkat edin. Bir birim saf alkol, hacimce 10 ml ve ağırlıkça 8 gm’ye eşittir. Erkekler ve kadınlar, alkol tüketimini haftaya eşit olarak dağıtarak haftada 14 birim ile sınırlamalıdır. Ayrıca haftada en az iki alkolsüz gün gözlemlenmelidir. Hamile kadınlar, emziren kadınlar ve hamile kalmaya çalışan kadınlar alkolden uzak durmalıdır.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

Kilo Verme Ve Proteinler

Yaşam için hayati öneme sahip olan proteinler, fiziksel gelişim ile organ ve hücre fonksiyonları için gerekli olduğu için Yaşamın Yapı Taşları olarak adlandırılır. Beslenmedeki makro besinler olarak vücut kompozisyonunun iyileştirilmesine yardımcı olan proteinler, amino asit zincirlerinden oluşur ve karbon, hidrojen, oksijen ve azot içerir.

Haber Merkezi / Hayvansal gıda kaynaklarından elde edilen proteinler, daha eksiksiz bir amino asit karışımı sağladığı için biyolojik değeri yüksek proteinler, bitki besin kaynaklarından gelen proteinler düşük biyolojik değerli proteinler olarak bilinir ve tüm amino asitleri yeterli miktarda içermezler.

Proteinlerin işlevleri:

  • Bağışıklık sistemi için antikorlar,
  • Metabolik süreçlerin düzenleyicileri olarak hormonlar,
  • Besinlerin ve oksijenin taşınması için kan proteinleri,
  • Besinlerin sindirimi ve emilimi için enzimler,
  • Kas, karaciğer ve bağırsak için önemli bir enerji kaynağı,
  • İskeletin şeklini belirleyen kolajen ve kıkırdağı oluşturur.

Yakın tarihli bir meta-analizi, yaşlı yetişkinlerin (50+), yüksek proteinli bir beslenme ile kilo verme sırasında yağsız vücut kütlesini daha etkili bir şekilde koruyabildiğini ortaya koymuştur. Araştırmaya göre, yüksek proteinli öğünlerden sonra tokluk hormonları yükselmiş ve bu da daha fazla tokluk algısı ile sonuçlanmış ve öğün miktarının azaltılmasına yardımcı olmuştur.

Ancak kilo verme diyeti uygulanırken önerilen miktardan fazla protein alımı, amino asit yıkımından kaynaklanan atıkları metabolize etme ve vücuttan atma gibi iki hayati organa, yani karaciğer ve böbreklere olan yükü artırır. Planlanan diyet günde daha fazla protein ve yetersiz kaloriden oluştuğunda, diyet proteini enerji kaynağı olarak oksitlenir ve doku proteininin parçalanması gerçekleşir. Protein-enerji oranı, farklı yaşlar ve farklı aktiviteler arasında farklılık gösterir.

Karbonhidrat ve proteinlerin sağladığı kalori aynıdır yani bu besinlerin her ikisinin de 1 gramı 4 kcal verir ancak bu besinlerin vücuda etkisi farklıdır. Yani hem karbonhidrat hem de protein dengesi gereklidir. Bu, proteinleri enerji için hızla parçalanmaktan kurtaracak ve proteinlerin vücut geliştirme ve onarım ile düzenleyici ve koruyucu işlev için kullanılmasını kısıtlayacaktır. Protein kullanımı ve birikimi, yeterli enerji alımına bağlıdır.

Herhangi bir takviyeye bağımlı olmaktansa yeterli miktarda karbonhidrat ve mikro besin ile birlikte önerilen protein alımı ile dengeli bir diyet uygulamadır.

Proteinlerin besin kaynakları:

Proteinin besin kaynakları bakliyat, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık ve kümes hayvanları ile et, kuruyemiş ve yağlı tohumlar vs.’dir.

Paylaşın

Bitki Bazlı Protein Mi Yoksa Hayvan Bazlı Protein Mi?

Protein, insan vücudundaki dokuların yapı taşı olduğu için önemli bir rol oynar. Protein biyoyararlanımı, vücudumuzda ne kadar proteinin kullanılabilir olduğu anlamına gelir. Spesifik bir protein türü, sindirilmesi, emilmesi ve diğer daha az karmaşık temel proteinlere dönüştürülebilmesi kolaysa, yüksek biyoyararlılıklı olarak kabul edilir.

Haber Merkezi / Beslenmemize yeterli miktarda protein eklemek genel sağlığımızı için çok önemlidir. Protein, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, hücre yapısının korunması, birçok kimyasal reaksiyonda katalizör, hormonların işleyişi, organ yapısının korunması ve vücudun genel olarak büyümesi ve gelişmesi gibi çeşitli işlevleri yerine getirir.

Vücut için gerekli olan proteini hem bitkilerden hem de hayvanlardan alabiliriz. Hangi kaynağın daha iyi olduğu oldukça tartışmalıdır.

Protein üretimi için yirmi amino asit çok önemlidir. Vücudumuz bu yirmi amino asitten dokuzunu kendi başına üretemez. Bu dokuz amino aside esansiyel amino asitler denir.

Hayvan kaynaklı proteinler genellikle dokuz temel amino asidin tümünü içerir, bu nedenle tam protein kaynakları olarak adlandırılır. Bazı bitki kaynaklı proteinler de tam protein kaynaklarıdır, ancak çoğu eksik olarak kabul edilir. Ancak bu eksik bitki proteinleri birleştirmek vücudumuzun gereksinimlerini karşılayabilir.

Protein açısından zengin kaynaklar

Proteinin biyoyararlanımına göre, vücudumuzun protein ihtiyacını karşılamak için çok çeşitli hayvansal ve bitkisel protein kaynakları mevcuttur, örneğin:

  • Hayvansal protein kaynakları

Tüm hayvansal protein kaynakları temel proteinler açısından zengin değildir. Zengin hayvansal protein kaynakları şunlardır:

  • Yumurta ve kümes hayvanları eti
  • Yağsız et
  • Hindi
  • Somon, kabuklu deniz ürünleri gibi deniz ürünleri ve balıklar
  • Süt, yoğurt ve peynir gibi diğer süt ürünleri

Ancak sağlığa yararı olmadığı için tavuk kanadı veya deniz ürünleri gibi işlenmiş hayvansal ürünleri tüketmekten kaçınılmalıdır.

  • Bitki protein kaynakları

Birçok bitki protein açısından zengindir ve günlük gereksinimlerimizi karşılayabilir:

  • Tofu, edamame gibi soya ürünleri
  • Fıstık gibi kuruyemişler
  • Fasulye ve baklagiller
  • Kinoa
  • Karabuğday
  • Chia tohumları ve kenevir tohumları
  • Spirulina
  • Yabani pirinci
  • Beslenme mayası

Çeşitli yiyecekler içeren bir beslenme, protein ihtiyacımızı karşılayabilir. Çeşitli proteinlerin karışımına sahip bir beslenme, birçok hastalık riskini azaltabilir. Bu nedenle beslenmenize sizi zinde ve sağlıklı tutabilecek iyi protein kaynakları ekleyin.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

Çikolata Veya Yağlı Yiyecekler Sivilceye Neden Olabilir Mi?

Ölü deri hücreleri ve ciltteki yağın kıl köklerini tıkamasıyla oluşan bir tür cilt rahatsızlığı olan sivilce, kadınların ve erkeklerin, yaşamları boyunca en az birkaç kez karşı karşıya aldığı bir sorundur.

Haber Merkezi / Erkeklerin daha ciddi sivilce sorununa sahip olma olasılığı daha yüksekken, kadınlarda ise sivilce sorunu daha rastgele olma eğilimindedir.

Çikolata veya yağlı yiyecekler yemek sivilceye neden olabilir mi?

Birçok kadın çikolata veya yağlı yiyecekler yemenin sivilceye neden olduğunu düşünürken, su ana kadar yapılan araştırmalar, beslenme ve sivilce arasında bir bağlantı ortaya koyamadı.

Konunun uzmanları, yiyeceklerin sivilce üzerinde çok az etkiye sahip olduğunu ifade ediyorlar. Ancak, uzmanlar, sağlıklı beslenmenin her zaman önemli olduğunu belirtiyorlar.

Kadınlarda sivilceleri neler tetikler?

  • Ergenlik döneminde hormon değişiklikleri. Ergenlik döneminde kadınlarda androjen adı verilen erkek cinsiyet hormonlarında artış olur. Bu artış bezlerin büyümesine ve daha fazla sebum üretmesine neden olur.
  • Adet döngüsü en yaygın akne tetikleyicilerinden biridir.
  • Hamilelik ve menopoz gibi diğer hormon değişiklikleri bazı kadınlarda sivilceleri iyileştirir. Ancak bazı kadınların bu seyir tersine olur.
  • Doğum kontrol haplarının kullanımı da sivilce oluşumunda rol oynayabilir.
  • İlaçlar: Epilepsi ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar.
  • Makyaj.
  • Ciltte basınç veya sürtünme.
  • Aile de sivilce yaygınlığı.

Akne izleri için ameliyat ne zaman yapılmalı?

Akne izleriniz varsa, dermatoloğunuz ameliyat önerebilir. Lazer tedavisi, akne izlerini azaltabilir. Dermabrazyon, yüzeysel izleri giderebilen ve derin izlerin derinliğini azaltabilen bir ameliyat türüdür.

Diğer bir seçenek ise vücudun bir bölgesinden yüze yağ transferi yapmaktır. Bazı durumlarda, tek bir tedavi akne izine yardımcı olabilir. Ancak kalıcı sonuçlar için genellikle birkaç seansa ihtiyaç vardır. Akne izleri için topikal tedaviler de vardır.

Fotodinamik terapi yeni bir akne tedavisidir. Bu tedavi hafif mikrodermabrazyon ile başlar, yüzün yüzeyindeki ölü deri hücrelerini çıkarmak için kullanılır. Daha sonra cilde 30 ila 60 dakika arasında bir asit sürülür. Son olarak cilt lazerle tedavi edilir. Bu tedavi yöntemi hala araştırılmaktadır, ancak uzun vadede olumlu sonuçlar verdiği görülmektedir.

Paylaşın

Kilo Vermek Zordur; Başarılı Kilo Kaybı İçin İpuçları

Kilo vermek için hızlı ve kesin bir çözüm yoktur. Kilo vermek, daha sağlıklı bir yaşam tarzı yaşamanın bir parçasıdır. Anahtar, hayatınızın geri kalanında sadık kalabileceğiniz küçük, sağlıklı değişikliklere odaklanmaktır.

Haber Merkezi / Daha sağlıklı bir yaşam için kilo verme mücadelenizde bu ipuçlarından bazılarını deneyin.

Başarı için bir plan yapın

  • İyi bir zaman seçin: Hayattaki bazı dönemler diğer dönemlere oranla daha streslidir. Taşınmak, evlenmek veya boşanmak, mezun olmak veya yeni bir işe girmek gibi büyük bir değişiklik varsa, kilo vermeye başlamak için iyi bir zaman olmayabilir.
  • Ölçülebilir gerçekçi hedefler belirleyin: İlk ayda 30 kilo vermeyi beklemeyin. Haftada 450 gr. hedef belirleyin ve takip edin.
  • Önce diğer sağlık sorunları üzerinde çalışın: Örneğin, uyku apneniz varsa, uyku apnesinin tedavisi için doktorunuzla konuşun
  • Yemeklerinizi planlayın

Sağlıklı beslenin

  • Ne yediğinizi ve neden yediğinizi düşünün: Her yemek yediğinizde ne yediğinize ve neden yediğinize dikkat edin.
  • Dışarıda yemek yerken daha küçük porsiyonlar seçin: Restoran yiyecekleri genellikle tuz, yağ ve kalori bakımından yüksektir. Küçük veya daha düşük kalorili seçenekleri sipariş edin.
  • Önce su için: Bazen açlık sandığınız şey aslında susuzluktur. 
  • İçeceklerden elde edilen kaloriler: İçtiğiniz içeceklerden edindiğiniz kalorileri günlük almanız gereken kaloriye eklemeyi unutmayın.
  • Yemek pişirmeyi öğrenin: Televizyonlardaki gibi en iyi şef olmak zorunda değilsiniz, ancak sağlıklı beslenenler, kendileri veya aileleri için birkaç basit yemek pişirmeyi bilirler.
  • Evde yemek yerken daha küçük porsiyonlar tercih edin: Porsiyon kontrolü zamanla kilo vermenize yardımcı olacaktır.

Harekete geçin

  • Kendinizi meşgul edin: Gerçekten aç değilseniz zihninizi yemeklerden uzak tutacak bir şeyler deneyin.
  • Ekran süresini sınırlayın: Ekranın, özellikle de televizyonun önünde geçirilen zaman, kilo alımıyla bağlantılıdır.
  • Ağırlık çalışın: Fiziksel aktivite yapmak sadece kilonuzu korumanıza veya vermenize yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda birçok hastalık riskinizi azaltır ve ruh halinizi iyileştirir.

Zihinsel olarak sağlıklı olun

  • Stres ile başa çıkın: Stres kilo alımını daha olası hale getirebilir. Stresi azaltmanın yollarını bulun: Meditasyon, yoga, okuma, arkadaşlarınızla ve ailenizle zaman geçirme…
  • Kendi değerinizi bilin: Fazla kilolu veya şişman olmak sizi kötü veya zayıf birisi yapmaz. Başarılı bir şekilde kilo vermek için kendinizi tanıyın. Kilo verme özveri ve azim gerektirir.

Pes etmeyin

  • Denemeye devam edin: Kilo vermenin anahtarlarından biri denemeye devam etmektir.
  • Geçici bir durum olarak kabul edin: Aşırı kiloyu veya kiloyu size geçici rahatsızlık veren bir durum olarak düşünün.
  • İlham bulun: Düğün, yaş günü veya tatil gibi tarihler belirleyin.
  • Yeni ödüller bulun: Sizi neyin iyi hissettirdiğini önceden belirleyin; uzun bir banyo yapmak, sevdiklerinizle vakit geçirmek, bir hobinin tadını çıkarmak.
  • Uykuya odaklanın: Uyku kilo kontrolünde önemli bir rol oynar. Araştırmalar, geceleri 7 saatten az uyumanın kilo alımına yol açabileceğini gösteriyor.
  • Aldığınız ilaçlar hakkında doktorunuzla konuşun
  • Farklı bir şey deneyin: Geçmişte kendi başınıza kilo vermeyi denediyseniz ve işe yaramadıysa, bir kilo verme grubuna katılmayı deneyin.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

Göbek Yağından Sağlıklı Bir Şekilde Kurtulmanın 10 Yolu

Bazı insanlar için, karın bölümündeki aşırı kilolar büyük endişe kaynağıdır. Ancak uzmanlar, daha büyük sorunun karın bölgesindeki yağla birlikte gelen artan sağlık riskleri olduğunu söylüyor.

Haber Merkezi / Vücudunuzun orta bölümünün büyüklüğü, derinizin altındaki organları çevreleyen viseral yağ ile ilgilidir. Aynaya baktığınızda fark ettiğiniz şey deri altı yağ olsa da, iç organları saran yağ en zararlı olanıdır.

Araştırmalar, organlarımızın etrafındaki aşırı yağın aşağıdakiler dahil metabolik hastalık riskini artırdığını ortaya koymuştur;

  • Diyabet
  • Karaciğer yağlanması
  • Kalp hastalığı ve yüksek kolesterol
  • Polikistik over sendromu .
  • Fazla kilo ayrıca uyku apnesi, eklem ağrısı ve farklı kanser türleri riskini de artırır

Karın bölgesinden kilo vermek haftada birkaç kez mekik çekmek kadar kolay değil.

Egzersiz ve kuvvet antrenmanı yapın

Kalp atış hızınızı artıran ve sizi terleten egzersizler, genel olarak kilo vermenize yardımcı olur: Hem iç organlardaki hem de cildinizin altındaki yağlar.

Aerobik egzersiz, genel kalorileri yakar ve özellikle aynı anda diyetinizde değişiklikler yaparsanız toplam vücut yağını azaltmanıza yardımcı olur.

Uzmanlar, iç organlardaki yağları kaybetmenin anahtarının kombinasyon yaklaşımında yattığını söylüyor. Uzmanlar, haftada en az 150 dakikalık bir kardiyo rutini oluşturmayı ve haftada iki ila üç gün tüm vücut kuvvet antrenmanı eklemeyi önerir.

İlave şeker ve yüksek kalorili içecekleri sınırlayın

Çok fazla ilave şeker tüketmek, belinizin etrafında birikmesi muhtemel aşırı kilo ile ilişkilidir: Şekerle tatlandırılmış içecekler ve çok fazla meyve suyu içmek.

Mümkün olduğunca sık stres atın

Kendinizi stresli hissediyorsanız, vücudunuz muhtemelen stres hormonu kortizolünü kan dolaşımınıza salıyor. Kortizoldeki artış ile yüksek miktarlarda viseral yağ arasında güçlü bir bağlantı vardır.

Karın bölgenizi yontmak istiyorsanız, stres atmak için elinizden gelenin en iyisini yapın.

Lif oranı yüksek yiyecekler tüketin

Nohut, mercimek ve muz gibi lif oranı yüksek yiyecekler yemek, daha uzun süre tok hissetmenize yardımcı olabilir.

Bu gıdalar, suda çözülerek ve yapışkan bir jel oluşturarak gıdanın mideden bağırsağa geçişini yavaşlatabilen yüksek miktarda çözünür lif içerir.

Ayrıca, tam tahıllar, meyveler ve sebzeler içeren dengeli bir beslenme oluşturmak, diyetlerimizde daha fazla lif bulunmasına yol açar.

Alkolü sınırlayın

Araştırmalar, eğer çok içen biriyseniz, sosyal veya sıradan içicilere göre daha fazla göbek yağınız olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, tükettiğiniz alkol miktarını azaltmayı deneyin.

Protein tüketin

Yemeklerinize protein eklediğinizden emin olun. Seçenekler arasında et, balık, yumurta, süt ve fasulye bulunur.

Araştırmalar, proteinin tok hissetmenize, açlık hormonu seviyelerini düşürmenize ve hatta bir sonraki öğününüzde daha az yemenize yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Sağlıklı karbonhidratları seçin

Karbonhidratlar kötüdür gibi bir algı bulunmakta. Ancak tüm karbonhidratlar kötü değildir. İşlenmiş karbonhidratlar yerine yüzde 100 tam tahıllı karbonhidratları tercih edin.

Uykusuz kalmayın

İyi bir gece uykusu hayati önem taşır. Diğer şeylerin yanı sıra bağışıklık sisteminizi güçlendirir, duygu durumunuzu halinizi iyileştirir ve üretkenliği artırır.

Karın bölgesi yağı ve kilo kaybı söz konusu olduğunda, uyku iştah açıcı hormonlar olan ghrelin ve leptini etkileyebilir.

Bir gecede yedi saat veya daha fazla uyumayı hedefleyin.

Ne yediğinizi ve egzersizinizi takip edin

Araştırmalar, yemek ve egzersiz günlüğü tutulduğunda başarının daha hızlı geldiğini gösteriyor. Ne yediğiniz ne kadar egzersiz yaptığınızı takip etiğinizde daha akıllıca kararlar verme olasılığınız artar.

Gece geç saatlerde yemek yemeyin

En sevdiğiniz TV şovunu izlerken tıka basa atıştırmaktan vazgeçin. Uzmanlar zamanında yenilen akşam yemeğinden sonra yememeyi öneriyor. Açlık duygusunu bastırmak için bir şey yiyecekseniz yoğurdu deneyin.

Ve hangi yöntemi denerseniz deneyin, tutarlı ve sabırlı olmanın sizi motive etmeye yardımcı olabileceğini unutmayın.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

Lahananın Sekiz Faydası

Lahana en çekici sebze olmayabilir, ancak güçlü ve sağlıklı hissetmenizi sağlayacak besleyici özelliklerle doludur. Lahana, bağışıklık sisteminizi güçlendirmekten sindirim sisteminizi iyileştirmeye kadar, faydalarıyla masanızda bir yeri hak ediyor.

Haber Merkezi / Bu yaygın yeşil yapraklı sebzeyi, çorbalar, salatalar, sandviçlerde dahil bir çok yerde kullanabilirsiniz.

Bir kase doğranmış çiğ yeşil lahana sadece 22 kaloridir ve faydaları;

  • C vitamini için önerilen günlük değerin yüzde 54’ü
  • K vitamini için önerilen günlük değerin yüzde 85’i
  • 2 gramdan fazla lif
  • 1 gram protein

Lahana aynı zamanda yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olabilecek potasyum açısından zengin bir besindir.

İltihapla savaşır

Lahananın sağlık yararlarından bazıları, doğal olarak oluşan antioksidanlar olan antosiyaninlerden kaynaklanmaktadır. Antosiyaninler sadece meyvelere (yaban mersini gibi) ve sebzelere renk katmakla kalmaz, aynı zamanda iltihabı da azaltabilir.

Sizi güçlü tutar

Askorbik asit olarak da bilinen C vitamininin, vücudunuz için çok faydası vardır. Kollajen yapımına yardımcı olur ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Ayrıca vücudunuzun bitki bazlı gıdalardan gelen demiri emmesine yardımcı olur.

Sindirim sisteminizi iyileştirir

Fitosteroller (bitki sterolleri) ve çözünmeyen liflerle dolu lahana, sindirim sisteminizi sağlıklı ve bağırsak hareketlerinizi düzenli tutmanıza yardımcı olabilir. Bağışıklık sisteminizi korur ve gerekli besinleri üreten bağırsaklarınızdaki iyi bakterileri besler.

Kalbinizi korur

Araştırmalar, lahananın kalp hastalığı riskinizi azalttığını ortaya koymuştur.

Tansiyonunuzu düşürür

Potasyum, vücudunuzun kan basıncını kontrol etmesine yardımcı olan bir mineral ve elektrolittir. Bir fincan kırmızı lahana, önerilen günlük ihtiyacınız olan potasyumun yüzde 6’sını sağlayabilir. Bu, kan basıncınızı düşürmenize yardımcı olarak kalp hastalığı riskinizi azaltabilir.

Kolesterolü düşürür

“Kötü” kolesterol veya LDL kolesterol, atardamarlarınızda birikirse kalp sorunlarına neden olabilir. Lahana, sindirim sisteminiz tarafından emilmek için kolesterol ile rekabet eden iki madde, lif ve fitosteroller (bitki sterolleri) içerir.

Kemiklere iyi gelir ve kanın sağlıklı pıhtılaşmasını sağlar

K vitamini sağlığınız için gereklidir. Onsuz, osteoporoz gibi kemik rahatsızlıkları geliştirme riskiyle karşı karşıya kalırsınız ve kanınız düzgün bir şekilde pıhtılaşmaz. Bir fincan lahana önerilen günlük K vitaminin  yüzde 85’ini sağlar.

Kansere karşı vücudunuzu korur

Araştırmalar, lahana gibi yeşil yapraklı sebzelerin vücudu kansere karşı korunmaya yardımcı olabilecek fitokimyasallara sahip olduğunu göstermektedir. Yeşil yapraklı sebzeler, antioksidanlar ve glukozinolatlar gibi bitki bileşikleri içerirler.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

Meme Kanseri Hastalar Nasıl Beslenmeli? İpuçları

İster yeni teşhis edilmiş olsun, ister vücudunuzun başka bir bölümüne de yayılmış meme kanseri hastası olun, muhtemelen birçok sorunuz vardır. Hastalıkla mücadelede nasıl beslenmeniz gerektiği de büyük bir sorundur.

Haber Merkezi / Meme kanseri tedaviniz sırasında kendinizi yüzde 100 hissetmiyor olsanız da, beslenmeye odaklanmanız önemlidir.

Susuz kalma

Günde en az 2 litre ila 3 litre sıvıyı hedefleyin. Sulu kalmak her zaman önemlidir, ancak özellikle kanser tedavisi sırasında. Kanser tedavisinin bazı yaygın yan etkileri, tümü dehidrasyona katkıda bulunabilecek kusma, ishal, iştah azalması veya ateşi içerebilir.

Sulu kalmak vücudunuzun sıcaklığını, kan basıncını ve elektrolit dengesini düzenlemenize, kabızlığı önlemenize veya en aza indirmenize ve organlarınızın atıkları ve toksinleri filtrelemesine yardımcı olur.

Yeterli kalori alın

Yeterli kalori alıp almadığınızı bilmenin en iyi yolu, haftada bir veya iki kez kendinizi tartmaktır. Kilonuz her hafta azalıyorsa, bir plan yapmak için bir diyetisyenle konuşun.

Gün boyunca düzenli yemek yemeyi unutmayın. Günde beş ila altı kez küçük öğünler genellikle iyi sonuç verir. Küçük öğünlerin mide bulantısını, kusmayı veya ishali tetikleme olasılığı daha düşüktür ve besinlerin emilimini en üst düzeye çıkarırlar.

Besinlere odaklanın ve kalori başına en fazla besini alın

Meyveler, sebzeler, tahıllar, fasulye, kabuklu yemişler, tohumlar, et/yumurta ve süt ürünleri gibi besin gruplarından yiyecekleri seçin.

Dengeli bir beslenme, vücudunuzu güçlü tutmak için ihtiyaç duyduğunuz besinleri aldığınızdan emin olmanıza yardımcı olur.

Proteini unutma

Protein, yağsız vücut kütlesini/kasını korumaya yardımcı olur. Protein et, kümes hayvanları, balık, deniz ürünleri, yumurta, fasulye, mercimek, fındık, tohum, soya ve süt ürünlerinde bulunur.

Sebzelerde ve tam tahıllarda daha az miktarda protein bulunur. Bir kişinin protein ihtiyacı birçok farklı şeye bağlıdır: yaş, kilo, boy ve aktivite düzeyi.

Meme kanserine karşı savaşan besinler

Hiçbir takviye, çeşitli bir beslenmenin yerini tutmaz, haplara yönelmeyin. Gökkuşağını yiyin; parlak renkli ürünlerden oluşan bir gökkuşağı. Bitkilere rengini veren içindeki besinlerdir, bu nedenle renk ne kadar canlı olursa o kadar iyidir.

Meme kanseriniz varsa kaçınmanız gereken yiyecekler

  • Kafei
  • Alkol.
  • Çiğ veya az pişmiş et, balık veya kümes hayvanları
  • Çiğ veya az pişmiş yumurta
  • Pastörize edilmemiş süt ürünleri veya meyve suyu
  • Yıkanmamış meyve ve sebzeler

Meme kanseri tedavisi sırasında ne yemeliyim?

Meyve ve sebzeler

Günde beş veya daha fazla porsiyon hedefleyin. Meyve ve sebzeler, antioksidan ve anti-östrojen özellikleri içerir. Brokoli, karnabahar, karalahana, lahana ve Brüksel lahanası gibi turpgillerden sebzeler özellikle fitokimyasallar açısından zengindir ve dahil edilmesi iyidir.

Tam tahıllar

Tam tahıllar, kompleks karbonhidratlar, lif ve fitokimyasalların yanı sıra vitaminler ve mineraller bakımından yüksek işlenmemiş gıdalardır.

Beslenmenizde tükettiğiniz yiyeceklerin en az yarısının tam tahıllar olduğundan emin olun; kahvaltıda yulaf, öğle yemeğinde tam tahıllı ekmek veya akşam yemeğinde esmer pirinç gibi…

Protein

Kümes hayvanları, balık ve fasulye ve mercimek gibi baklagiller alımınızı artırın. Kürlenmiş, salamura ve füme et tüketiminizi en aza indirin. Düzenli olarak işlenmiş et alımı, belirli kanser türleri için artan risk ile ilişkilidir. İşlenmiş etler ayrıca sodyumda yüksektir ve bu da kısa vadede kan basıncını yükseltebilir.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın

Beslenme Kolesterolü Etkiler Mi?

Yedikleriniz kanınızda dolaşan kolesterol miktarını etkileyebilir. Kolesterol, vücudunuzun çalışması için gereken mumsu bir maddedir. Karaciğeriniz vücudunuzun süreçlerini desteklemek için yeterli kolesterol üretmektedir.

Haber Merkezi / Beslenme ile elde ettiğiniz kolesterol, zaten şekerli bir pastanın üzerine krema koymak gibi fazladan ve gereksizdir.

Kolesterolün ana besin kaynağı hayvansal ürünlerdir. Bunlara et, peynir ve süt ürünleri dahildir. Bu yiyecek ve içeceklerin birçoğu ayrıca LDL (kötü) kolesterolünüzü yükseltebilecek çok sayıda doymuş yağ içermektedir.

Hangi yiyecekleri tüketeceğinizi ve hangi yiyeceklerden kaçınacağınızı bilmek, kolesterol seviyenizi yönetmenize ve kalp hastalığı riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.

Kolesterolümü düşürmek için hangi yiyecekleri yemeliyim?

LDL seviyenizi düşüren yiyecekler tüketerek ve onu yükselten yiyeceklerden kaçınarak kolesterolünüzü düşürebilirsiniz.

İşte atabileceğiniz bazı adımlar:

  • Hangi malzemelerin sizin için iyi, hangilerinin kötü olduğunu öğrenin. Alışveriş yaparken gıda etiketlerini okuyun, böylece satın aldığınız ürünlerin içinde ne olduğunu bilirsiniz.
  • Beş besin grubunu ve her gruptaki sağlıklı yiyecekleri nasıl seçeceğinizi öğrenin.

Size iyi gelen malzemeler

Bazı bileşenler LDL kolesterolünüzü düşürmeye yardımcı olur. Bunlar;

  • Çözünür lif: Kolesterol emilimini engelleyen bir tür lif. Günde 10 ila 25 gram hedefleyin. Kalori ihtiyaçlarınıza göre sağlık uzmanınıza sizin için en uygun miktarı sorun.
  • Bitki stanolleri ve steroller: Kolesterol emilimini engelleyen doğal bileşikler. Günde 2 gram hedefleyin.

Sizin için kötü olan malzemeler

Bazı bileşenler LDL kolesterolünüzü yükseltir. Bunlar;

  • Doymuş yağ: Oda sıcaklığında katı halde bulunan yağ molekülleridir. Vücudunuzun sağlıklı olması için biraz doymuş yağa ihtiyacı vardır. Günlük kalorinizin yüzde 7’sinden fazlasını doymuş yağdan almayı hedefleyin. Çoğu insan için bu, günde yaklaşık 11 ila 15 gram doymuş yağ demektir.
  • Trans yağ: Gıda endüstrisi tarafından yapılan sıvı bitkisel yağ ve hidrojenin bir kombinasyonu. Fast food ve hazır atıştırmalıklarda ucuz ve kullanımı kolaydır. Vücudunuzun trans yağa ihtiyacı yoktur. Bu yüzden tamamen kaçınmaya çalışın (günde 0 gram).

Besin grupları

Beş ana besin grubu vardır:

  • Meyveler
  • Sebzeler
  • Taneler (Tohumlar)
  • Proteinli yiyecekler
  • Süt ürünleri

Her gün beş gruptan yiyeceklere ihtiyacınız var. Ancak her gruptaki hangi gıdaların kolesterolünüz için iyi olduğunu ve hangilerinin zararlı olabileceğini anlamak her zaman kolay değildir. Uzmanınıza danışın.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Paylaşın