Reuters Yazdı: Türkiye, Avrupa Birliği’nden Mali Destek Bekliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson bir araya gelmiş, toplantının ardından Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliğine ilişkin mutabakata varıldığını söylemişti.

Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine ilişkin protokolü yakında TBMM’ye sunacağını duyuran Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliği için mutabakata varılmasını ‘tarihi bir gün’ olarak nitelemişti. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ise, “İsveç için güzel bir gün. (Türkiye ile) İşbirliği formatı olan, yeni bir ikili güvenlik diyaloğu kuracağız.” demişti.

Erdoğan, İsveç’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili, “Zirvede (NATO) Türkiye’ye yönelik yaptırım ve kısıtlama uygulayan müttefiklere bu yanlıştan süratle dönmeleri çağrımızı tekrarlayacağım. İsveç’in NATO’ya üyelik sürecinin ilerleyebilmesi, üçlü mutabakatta kayıtlı hususların yerine getirilmesine bağlıdır” demişti.

“Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde önünü açın” diyen Erdoğan, “Biz de Finlandiya ile ilgili nasıl onun önünü açtıysak, İsveç’in de önünü açalım” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye, AB’den somut adımlar bekliyor

Reuters haber ajansına konuşan üst düzey bir Türk yetkili, Ankara’nın İsveç’in NATO üyeliğine itirazını kaldırması karşılığında Batı’dan beklentilerini anlattı. Türk yetkili, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı bünyesinde 2003 yılında başlatılan, ancak 2019’dan bu yana yapılmayan Reform Eylem Grubu toplantılarının yeniden başlatılmasını beklediklerini söyledi.

Ankara’nın Avrupa Birliği’nden somut adımlar atmasını beklediğini belirten yetkili, bu adımları vize serbestisinin yanı sıra Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinde bazı fasılların kapatılması olarak ifade etti. İsmi açıklanmayan üst düzey yetkili, Türkiye’nin Batı’dan mali destek beklediğini de sözlerine ekledi.

Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile “makul” bir ilişki geliştireceğini söyleyen Türk yetkili, iki ülke arasındaki tüm sorunlar çözüme kavuşturulamayacak olsa bile bazı konularda acil çözümlere ulaşmayı arzu ettiklerini ifade etti. Yetkili Ankara’nın Batı ile yakınlaşırken Rusya ile ilişkilerine zarar vermeyeceğini de sözlerine ekledi.

Reform Eylem Grubu nedir?

2003 yılı Eylül ayında, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde, Kopenhag siyasi kriterlerinin yerine getirilmesi için gerekli olan mevzuatı uyumlaştırma çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen reformların en üst düzeyde takip edilebilmesi ve uygulanmasını sağlamak amacıyla Reform İzleme Grubu (RİG) kuruldu. 2003-2014 yılları arasında toplam 20 Reform İzleme Grubu toplantısı düzenlendi.

Kasım 2014’te Bakanlar Kurulu’nun onayı ile grubun adı Reform Eylem Grubu olarak değiştirildi ve bugüne kadar altı Reform Eylem Grubu toplantısı yapıldı. Bu toplantıların sonuncusu 9 Mayıs 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında düzenlendi.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’da Araç Fiyatlarının En Pahalı Olduğu Ülke

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın açıkladığı fiyat düzeyi endeksine göre Avrupa’da araç fiyatlarının en pahalı olduğu ülke Türkiye.

2003 – 2022 arasındaki son 20 yılda Türkiye’de araç fiyatları 2009 yılı haricinde hep Avrupa Birliği (AB) genelinden pahalı oldu. 2022 yılında 27 AB ülkesi genelinde 100 euro karşılığı satın alınan bir aracın Türkiye fiyatı 144 euro oldu.

Euronews’in haberine göre kişisel ulaşım araçları fiyat düzey endeksine göre 2022’de en pahalı ülke 144 puan ile Türkiye oldu. Ardından 132 ile Danimarka, 120 ile İzlanda ve 114 puan ile Hollanda geliyor.
Avrupa’da en ucuz araçlar hangi ülkelerde?

27 AB ülkesinin ortalaması 100 olduğunda en ucuz araç fiyatı 87 puan ile Polonya’da. Slovakya ve Kuzey Makedonya’da bu değer 89 oldu. Kişisel ulaşım araçları fiyat düzey endeksi diğer bazı ülkelerde şöyle: Norveç 110, Fransa 102, İtalya 100, Almanya 99, İspanya 98 ve Yunanistan 93.

Maaşlar ve milli gelir hesaplamaya dahil değil

Öte yandan bu hesaplama ülkelerdeki ortalama maaş, asgari ücret veya kişi başına düşen milli gelir gibi değerleri yansıtmıyor. Türkiye’de 144 euroya satın alınan bir araç Almanya’da 99 euroya alınıyor. Ancak Almanya’daki bir kişinin aylık kazancı veya bu ülkedeki kişi başına düşen milli gelir Türkiye’ye oranla daha yüksek.

Son 20 yılda sadece bir kez AB’den ucuz oldu

2003-2022 arasındaki son 20 yılda Türkiye’de araç fiyatları 2009 yılı haricinde hep AB genelinden pahalı oldu. 2009’da AB’de bir aracın fiyatı 100 euro iken Türkiye fiyatı 97 euro olmuştu.

Türkiye 2022’de zirveye çıktı

Son 20 yılda Avrupa ülkelerindeki araç fiyatları incelendiğinde Türkiye 2022’de ilk kez zirveye çıktı. 2000’li yılların başında Türkiye üst sıralarda yer almasına rağmen sonradan daha aşağılara gerilemişti.

Son bir yılda yüzde 43 artış

Öte yandan 2022’deki rekor artış dikkat çekiyor. 2021’de AB genelinde 100 euro olan aracın fiyatı Türkiye’de 100,6 euro iken 2022’de 143,9 euro oldu. Bu da son bir yılda yüzde 43 artış demek.

ÖTV geliri rekor kırıyor, yıl bitmeden hedef aşılacak

2023’ün ilk beş ayı itibarıyla motorlu taşıt araçları ÖTV geliri 125,1 milyar TL oldu. Bu tahsil edilen miktar. Tahakkuk eden ise 128,7 milyar. Hükümetin bütçe planına göre yıl sonundaki hedef 203,6 milyar TL gelir. Mayıs ayı itibarıyla bütçe hedefinin yüzde 61,5’i gerçekleşti. Gelirlerin böyle devam etmesi durumunda yaz ayları bitmeden bütçe hedefi gerçekleşecek.

Dolar bazında ÖTV geliri

Son yıllardaki rekor enflasyon sebebiyle yıllar arasında TL bazında kıyas çok gerçekçi değil. Dolar bazında araçlardan toplanan ÖTV gelirine bakıldığında 2023 rekora gebe gibi görünüyor.

Hükümet motorlu taşıtlardan 2022 yılında 10,1 milyar dolar ÖTV geliri elde etmişti. Bu sene ilk beş ayda 6,3 milyar dolar toplandı. 2023 şimdiden son 10 yıldaki birçok yılın toplamını geçmiş durumda.

TÜİK’e göre Ocak-Mayıs 2023 döneminde 224 bin aracın trafiğe kaydı yapıldı.

Paylaşın

NATO ve Avrupa Birliği’nden “Wagner” Yorumu: Rusya’nın İç Meselesi

AB (Avrupa Birliği) ülkeleri ve NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), paralı asker grubu Wagner ve lideri Yevgeni Prigojin haftasonu başlattıkları isyanın Rusya’nın iç mesele olarak tanımladı.

Haber Merkezi / Rusya’da hayat normalle dönerken, Rusya’nın Ulusal Terörle Mücadele Komitesi de ülkedeki durumun “stabil” olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, Ukrayna’ya nasıl daha fazla destek verileceğini görüşmek üzere bugün Lüksemburg’da bir araya geldi. AB liderlerinin 29-30 Mayıs’ta Brüksel’de yapılacak zirvesine hazırlık için toplanması öngörülen dışişleri bakanları, Rusya’da haftasonu yaşanan gelişmeler üzerine gündem değiştirdi.

Toplantının açılışında konuşan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rusya’daki krizin Kremlin’in iktidarını sarstığını savundu. Borrell, “Hafta sonunda yaşananlar, Ukrayna’ya yönelik savaşın Rusya’nın iktidarını çatlattığını ve siyasal sistemini etkilediğini gösteriyor” dedi.

Borrell ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, yarattığı “canavarın” bedelini ödediğini söyledi. Borrell, “Putin’in Wagner’le yarattığı canavar, şu an onu ısırıyor. Canavar, yaratıcısına karşı hareket ediyor” dedi.

Lüksemburg’daki toplantı öncesi konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da gelişmelerin Rusya’daki siyasi çevrelerde yaşanan “büyük çatlakları” ortaya koyduğunu söyledi. Yaşananları “sadece Rus dramasındaki bir perde” olarak tanımlayan Almanya Dışişleri Bakanı, “Rusya’daki çeşitli aktörlere ne olacağı hâlen belirsiz” diye ekledi.

Baerbock, “şu aşamada değerlendirmede bulunamayacakları riskler oluşturan” bu gelişmeleri “yakından analiz ettiklerini” belirtti. Ancak “Rusya’daki bir ülke içi iktidar mücadelesi” diye nitelediği bu olaya Almanya’nın müdahil olmayacağının altını çizen Baerbock, Batılı müttefiklerinin Ukrayna’ya destek vermeye devam edeceğini söyledi.

AB dönem başkanı İsveç’in Dışişleri Bakanı Tobias Bilström de, “İsveç dönem başkanlığında Ukrayna’ya yardım konusunda önemli gelişmeler sağladık. Bugün yeni bir paket görüşeceğiz. İran’a yaptırım paketini de ele alacağız” dedi.

Rusya’da olanlar konusunda yorum yapmak istemediklerini belirten Bilström, “Bu Rusya’nın içişleri. Hem hükümetler hem de AB olarak, gelişmeleri çok yakından izliyoruz. Bugün önemli olan Ukrayna’nın yanında olmaya devam etmektir. Biz de bunu konuşacağız” dedi.

Temmuz ayındaki NATO zirvesine ev sahipliği yapacak Litvanya’nın Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis de sorular üzerine, “Bizim Rusya’da rejimi değiştirmeye ihtiyacımız yok. Bunu Rus halkı kendisi yapabilir. Bizim yapmamız gereken, Ukrayna’ya konsantre olmak ve yardımlarımızı özellikle finansal yardımlarımızı sürdürmek. NATO çerçevesinde askeri yardımları artırmak” dedi.

Çek Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky de, ülkesindeki güvenlik toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Wagner grubunun isyanının “liderlik değişikliğinin yolda olduğunu gösterdiğini” söyledi. Lipavsky, “Muhtemelen Putin’in halefi için verilen mücadelenin yaklaştığı, hatta başladığını söyleyebiliriz” dedi.

NATO’dan açıklama

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise “Hafta sonunda olanlar Rusya’nın iç meselesi ve Putin’in hem Kırım’ı yasa dışı ilhakının hem de Ukrayna’ya açtığı savaşın ne kadar büyük bir stratejik hata olduğunun yeni bir göstergesi” ifadesini kullandı.

Litvanya’nın başkenti Vilnius’a ziyareti sırasında gazetecilere açıklamada bulunan Stoltenberg, “Rusya saldırılarını sürdürdükçe bizim Ukrayna’ya yönelik desteğimiz daha da önemli bir hâl alıyor” diye konuştu.

Paylaşın

Türkiye’de Ele Geçirilen Eroin Miktarı 22 Tonu Aştı

2021’de Avrupa Birliği (AB) üyelerinde ele geçirilen eroin miktarının 9 ton 500 kilogramla iki katından fazla artış gösterdiği, Türkiye’de ise 22 ton 20 kilogramla rekor bir miktarı bulduğu duyuruldu.

2021’de 27 AB ülkesinde yasa dışı uyuşturucu kullanımında aşırı doza bağlı toplam 6 bin 166 ölüm vakası kayıtlara geçerken, bu oranın 2020’ye göre günlük yaklaşık yüzde 17’lik artışa denk geldiği açıklandı.

Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık Gözlem Merkezi (EMCDDA) tarafından yayımlanan 2023 tarihli uyuşturucu raporu, alarm verici veriler ortaya koydu.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Avrupa’da eroin sorununun giderek büyüdüğüne dikkat çekilen raporda, 2021’de Avrupa Birliği (AB) üyelerinde ele geçirilen eroin miktarının 9 ton 500 kilogramla iki katından fazla artış gösterdiği, Türkiye’de ise 22 ton 20 kilogramla rekor bir miktarı bulduğu belirtildi.

En fazla ölüm Almanya’da

Lizbon merkezli kurumun raporuna göre, yasa dışı uyuşturucu madde kullanımı Avrupa’da en fazla Almanya’da can aldı. 2021 verilerine göre, ülkede uyuşturucu nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı bin 826’ya çıktı.

Bu rakamın 2020’ye göre 245 daha fazla ölüm anlamına geldiği belirtildi. Almanya’yı 774 ölümle İspanya takip ederken, üçüncü sırada 450 kişinin hayatını kaybettiği İsveç, dördüncü sırada da 417 uyuşturucu kaynaklı ölümün yaşandığı Fransa yer aldı.

Raporda metodolojik farklılıkların aşırı doza ilişkin verilerde ülkeler arası kıyaslamalarda dikkate alınması gerektiği notu düşüldü.

Rapora göre, 2021’de 27 AB ülkesinde yasa dışı uyuşturucu kullanımında aşırı doza bağlı toplam 6 bin 166 ölüm vakası kayıtlara geçti. Bu oranın 2020’ye göre günlük yaklaşık yüzde 17’lik artışa denk geldiğine dikkat çekildi.

Paylaşın

Tunus’tan Avrupa’ya Göçmen Resti; AB’den 1 Milyar Euro Yardım Açıklaması

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in ülkesinin Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini açıklamasının ardından, Avrupa Birliği’nden (AB) Tunus’a 1 milyar euroluk mali yardım açıklaması geldi.

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Tunus’un göç kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla 1 milyar euronun üzerinde yardım yapmayı düşündüklerini söyledi.

Tunus’ta konuşan Von der Leyen, detay vermeden 900 milyon euroluk makro-finansal yardımın yanı sıra 150 milyon euroluk acil bütçe desteğinin “gerekli anlaşma sağlanır sağlanmaz” hazır olabileceğini söyledi.

Leyen ayırca AB’nin bu yıl Tunus’a sınır yönetimi, arama ve kurtarma, kaçakçılıkla mücadele operasyonları ve “insan haklarına saygı temelinde” geri dönüşler için 100 milyon euro sağlayacağını sözlerine ekledi.

Tunus ziyaretinde Von der Leyen’e Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve ülkesi Tunus’tan Akdeniz’i geçen göçmenlerin ana varış noktası olan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni eşlik etti.

Tunus Cumhurbaşkanı Said, özellikle İtalya’ya geçmeye çalışan göçmenlerin ana çıkış noktası olan liman kenti Sfax’ta yaptığı konuşmada, “Çözüm Tunus’un zararına olmayacak. Onların ülkelerine bekçilik yapamayız” ifadelerini kullanmıştı.

Kays Said’in açıklaması, Akdeniz’i geçen göçmen sayısından endişe duyan Avrupalı liderlerin ziyaretinden sadece bir gün önce gelmişti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Tunus’un kamu maliyesinde bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, bugün Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapacakları ziyarette yardım teklifinde bulunacaklarını belirtmişti.

İtalya Başbakanı Meloni de IMF’ye Tunus’a kredi koşullarını gevşetmesi için baskı yapmıştı.

Tunus’taki ekonomik krizin Avrupa’ya göçü artırması endişesi

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, geçtiğimiz cuma günü Tunus’un borçlarını “önemsiz” seviyeye indirerek, kredilerde temerrüde düşme olasılığının altını çizdi.

Avrupa ülkeleri bu durumun, bu yıl özellikle Tunus’tan olmak üzere Akdeniz ötesi göçte büyük bir artışa neden olmasından endişe ediyor.

Ancak IMF kurtarma paketi, Said’in kredilerin kilidini açmak için gereken ekonomik reformları reddetmesi nedeniyle aylardır durmuş durumda.

Said’in Şubat ayında Afrika Birliği’nin “ırkçı” olarak nitelendirdiği bir dil kullanarak Sahra altı göçmenlere yönelik bir baskı ilan etmesinin ardından Akdeniz’den geçişler artmıştı.

Paylaşın

Avrupa Birliği, Rusya’nın 200 Milyar Eurosunu Dondurdu

Avrupa Birliği’nden Rusya’ya karşı kritik bir hamle geldi. AB, Rusya’ya ait 200 milyar euronun dondurulduğunu duyurdu. Söz konusu parayı, sermaye piyasasında yatırım olarak değerlendirerek bu yatırımın getirisini Kiev’e aktarmak gibi alternatif planlara yönelik istişarelerin ise hala sürdüğü belirtildi.

Konuya ilişkin Haziran ayı sonunda düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nden önce bir karar alınması beklenmiyor. Rusya Merkez Bankası’nın yurt dışında, G7 ve AB ülkelerinde dondurulan varlıklarının yaklaşık 300 milyar euroyu bulduğu belirtildi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, üye ülkelerde Rusya Merkez Bankası’na ait dondurulan varlığın 200 milyar euroya yükseldiğini bildirdi. Alman Welt am Sonntag gazetesinin Komisyon’a dayandırdığı haberinde, Rus merkez bankasının yurt dışında, G7 ve AB ülkelerinde dondurulan varlıklarının yaklaşık 300 milyar euroyu bulduğu belirtildi.

Habere göre, AB içinde Rus oligarklarının da yaklaşık 24 milyar 100 milyon euro tutarında varlığı donduruldu. Bu rakamın geçen yılın eylül ayı sonunda 18 milyar 900 milyon euro olduğu açıklanmıştı. Böylece AB tarafından toplam bin 473 oligark ve 205 Rus firması yaptırım kapsamına alınmış oldu.

Welt am Sonntag’ın bilgi için başvurduğu Federal Maliye Bakanlığı ise, Alman makamlarının son üç ayda, daha öncekilere ek olarak yeni bir Rus varlığını dondurma kararı almadığını bildirdi.

Rusya’nın parası Kiev’e dolaylı yoldan destek olabilir mi?

Ukrayna’daki savaşın yarattığı tahribatın bedelinin Rusya’ya ödetilmesi hedefinin ise yakın gelecek için öngörülebilir olmadığı belirtildi. Bir Komisyon sözcüsü, Brüksel’in Rusya’nın varlıklarına el koyma yetkisi bulunmadığını, dondurulan paranın yaptırımlar sona erdikten sonra iade edilmesi gerektiğini kaydetti.

Söz konusu parayı, sermaye piyasasında yatırım olarak değerlendirerek bu yatırımın getirisini Kiev’e aktarmak gibi alternatif planlara yönelik istişarelerin ise hala sürdüğü belritildi. Konuya ilişkin Haziran ayı sonunda düzenlenecek Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nden önce bir karar alınması beklenmiyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Meta’ya 1,2 Milyar Euro Ceza

Avrupa Birliği (AB), Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın sahibi Meta’ya veri koruma kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 1,2 milyar euro ceza kesti. Meta ise suçlamaları reddediyor.

İrlanda veri koruma otoritesi DPC tarafından Pazartesi günü Dublin’de yapılan açıklamada Meta’nın, Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliğini (GDPR) ihlal ettiği gerekçesiyle 1,2 milyar euroluk rekor para cezasına çarptırıldığı belirtildi.

Ayrıca DPC’nin, Meta’ya ABD’ye veri aktarımını durdurması için beş ay süre verdiği de kaydedildi.

Meta şirketi, Avrupa’daki Facebook kullanıcılarının verilerini AB gizlilik ilkelerini ihlal ederek ABD’li sunuculara aktarmakla suçlanıyor. ABD istihbarat servislerinin böylece Avrupalı kullanıcıların bilgilerine erişebileceğinden endişeleniliyor.

EDPB Başkanı Andrea Jelinek, Meta’nın ihlalinin “sistematik”, “tekrar eden” ve “sürekli” olması nedeniyle çok ciddi olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Andrea Jelinek, “Facebook’un Avrupa’da milyonlarca kullanıcısı var. Bu nedenle aktarılan kişisel verilerin hacmi çok büyük. Benzeri görülmemiş bu para cezası, kuruluşlara ciddi ihlallerin büyük sonuçları olacağına dair güçlü bir işaret.” değerlendirmesinde bulundu.

Meta cezaya itiraz edecek

Meta ise suçlamaları reddediyor. ABD’li şirket, kesilen cezanın “haksız ve gereksiz” olduğunu ileri sürerek, kararla yasal yollardan mücadele edileceğini bildirdi.

Meta daha önce yaptığı açıklamalarda transatlantik veri transferinin uzun vadede mümkün olmaması halinde AB’den tamamen çekilme tehdidinde bulunmuştu.

DPC tarafından Meta’ya kesilen ceza, 2021 yılında Amazon.com’a verilen 746 milyon euroluk cezayı geride bıraktı.

Paylaşın

G7 Zirvesi Öncesi ABD’den Rusya’ya Yeni Yaptırım Sinyali

ABD Başkanı Joe Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan G7 deklarasyonuna bağlı olarak bir yaptırım paketi açıklayacaklarını söyledi. Sullivan zirve deklarasyonunun mevcut cezai tedbirlerin uygulanmasına odaklanacağını belirtti.

Sullivan, Rusyaya yönelik “yaptırımların uygulanması” ve “bunların baypas edilmesi için kurulan ağların işlevsiz hale getirilmesi ve boşlukların kapatılması” konularının ele alınacağını, böylece yaptırımların etkisinin gelecek aylarda artırılacağını söyledi.

Japonya’nın Hiroşima kentinde Cuma ile Pazar günleri arasında yapılacak G7 zirvesi öncesinde ABD hükümeti Rusya’ya yeni bir yaptırım paketi açıklayacağının sinyalini verdi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan G7 deklarasyonuna bağlı olarak bir yaptırım paketi açıklayacaklarını söyledi. Sullivan zirve deklarasyonunun mevcut cezai tedbirlerin uygulanmasına odaklanacağını belirtti.

Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Direktörü John Kirby geçen günlerde yaptığı açıklamada Rusya ile İran arasındaki silah ticaretlerine dahil olanlara yeni yaptırımlar getireceklerini söylemişti. ABD İran’ın Moskova’nın askeri destekçileri arasında olduğuna ve Rusya’ya geniş bir kapsamda SİHA sağladığına inanıyor.

G7 zirvesinde başlıca gündem maddeleri arasında Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaş geliyor. Sullivan Hiroşima’daki görüşmelerde Rusyaya yönelik “yaptırımların uygulanması” ve “bunların baypas edilmesi için kurulan ağların işlevsiz hale getirilmesi ve boşlukların kapatılması” konularının ele alınacağını, böylece yaptırımların etkisinin gelecek aylarda artırılacağını söyledi. Sullivan Rusya’ya genel bir ithalat yasağının getirilmesinin ise düşünülmediğini belirtti.

Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD’den oluşan G7’nin zirvesine Avrupa Birliği temsilcileri de katılım gösteriyor. Japonya’nın ev sahipliğinde düzenlenen zirveye katılmak için liderler bugün Hiroşima’ya gidiyor.

Üç gün süren zirvede Rusya’ya yönelik yaptırımların yanı sıra Çin’in “ekonomik baskısına” karşı önlemler de ele alınacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin de G7 ülkelerinin liderlerine videokonferans yöntemiyle hitap etmesi bekleniyor.

Paylaşın

AB’den 2023 Yılı Türkiye İçin Enflasyon Tahmini: Yüzde 45

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun “Avrupa Ekonomik Tahminleri 2023 İlkbahar” raporunda, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,5, 2024’te yüzde 4 büyüyeceği, enflasyonun bu yıl yüzde 45, 2024’te yüzde 30,3 olması öngörüldü.

Raporda, Avro Bölgesi’ne ilişkin enflasyon beklentisini 2023 için yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. AB için de enflasyon öngörüsü 2023 yılında yüzde 6,4’ten yüzde 6,7’ye çıkartıldı.

Ekonomik görünüme yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkati çekilen raporda, “Daha kalıcı çekirdek enflasyon, hanehalkının satın alma gücünü sınırlamaya devam edebilir.” ifadesi kullanıldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun “Avrupa Ekonomik Tahminleri 2023 İlkbahar” raporu yayımlandı.

Raporda, AB ekonomisinin 2023’te yüzde 1, 2024’te yüzde 1,7, Avro Bölgesi ekonomisinin de 2023’te yüzde 1,1 ve 2024’te yüzde 1,6 büyüyeceği öngörüldü. AB Komisyonu’nun bir önceki “Kış” raporunda, 2023’te AB’nin yüzde 0,8, Avro Bölgesi’nin yüzde 0,9 büyüyeceği tahmin edilmişti.

Son raporla birlikte AB ve Avro Bölgesi’nin bu yılki büyüme beklentileri yüzde 0,2 oranında yukarı yönlü revize edilmiş oldu.

AB Komisyonu, Avro Bölgesi’ne ilişkin enflasyon beklentisini 2023 için yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. AB için de enflasyon öngörüsü 2023 yılında yüzde 6,4’ten yüzde 6,7’ye çıkartıldı.

Böylece AB Komisyonu’nun AB ve Avro Bölgesi enflasyon beklentileri de bu yıl için yukarı yönlü revize edildi.

Öte yandan, enflasyonun 2024 yılında AB’de yüzde 3,1, Avro Bölgesi’nde yüzde 2,8 olması öngörüldü. Geçen yıl enflasyon oranı AB’de yüzde 9,2 Avro Bölgesi’nde de yüzde 8,4 seviyesinde ölçülmüştü.

Raporda, bu yıl İsveç’in yüzde 0,5 ve Estonya’nın yüzde 0,4 küçüleceği, Almanya’nın yüzde 0,2, Fransa’nın yüzde 0,7, İtalya’nın yüzde 1,2 ve İspanya’nın yüzde 1,9 büyüyeceği kaydedilirken, enflasyonun da bu yıl Almanya’da yüzde 6,8, Fransa’da yüzde 5,5, İtalya’da yüzde 6,1 ve İspanya’da yüzde 4 olacağı öngörüldü.

Ekonomik görünüme yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkati çekilen raporda, “Daha kalıcı çekirdek enflasyon, hanehalkının satın alma gücünü sınırlamaya devam edebilir.” ifadesi kullanıldı.

Dünya gazetesinin aktardığı raporda, finansal stresin artış dönemine girmesinin riskten kaçınmaya yol açabileceği ve bunun borç verme standartlarını belirgin biçimde zorlaştırabileceği kaydedildi.

Genişlemeci mali politika duruşunun enflasyonu daha da artırabileceği belirtilen raporda, “Bankacılık sektöründeki çalkantı veya daha geniş jeopolitik gerilimler küresel ekonomi açısından yeni zorluklar ortaya çıkarabilir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, enerji fiyatlarındaki olumlu gelişmelerin enflasyonun daha hızlı düşmesine ve iç talebe olumlu yansımalara yol açabileceği ancak devam eden Rusya-Ukrayna savaşının kalıcı belirsizlikler ortaya koyduğu belirtildi.

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,5, 2024’te yüzde 4 büyüyeceği, enflasyonun bu yıl yüzde 45, 2024’te yüzde 30,3 olması öngörüldü.

Paylaşın

AB’den Üçüncü Ülkelere Rusya Yaptırımları Uyarısı: Türkiye’nin De…

Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya yönelik hazırladığı 11. yaptırım paketi tasarısındaki maddeleri kamuoyu ile paylaştı. 11. yaptırım paketi, Rusya yaptırımlarını delen ülkelere de yaptırımlar öngörüyor.

Avrupa Birliği (AB) kaynaklarına göre Kazakistan, Ermenistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brüksel tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımları delen ülkeler arasında sayılıyor. Reuters ve AFP ajansları, AB’den diplomatik kaynaklara atıfla, bu ülkeler arasında Türkiye’nin de değerlendirildiğini bildirmişti.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’i ziyaret eden Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtladığı basın toplantısında, Komisyon’un Rusya’ya yönelik hazırladığı 11’inci yaptırım paketi tasarısındaki maddeleri kamuoyu ile paylaştı.

Von der Leyen, 11’inci pakette ağırlığın, bugüne dek kararlaştırılan cezai önlemlerin baypas edilmesine karşı mücadeleye verildiğini bildirdi.

Bu bağlamda örneğin belli bazı yüksek teknoloji ürünleri ile uçak yedek parçalarının, üçüncü ülkeler üzerinden Rusya’ya ulaştırılması önündeki yasağın daha da sertleştirileceğini ifade eden von der Leyen, “Malların AB’den üçüncü ülkelere, oradan da Rusya’ya gittiğini tespit edersek, Birlik üyesi ülkelere, söz konusu ürünlerin yaptırım kapsamına alınmasını önerebileceğiz” dedi.

AB tarafından geçen Cuma günü tanıtılan bu uygulamanın, sadece “son çare” olarak ve detaylı bir risk analizinin ardından, AB ülkelerinin onayı ile devreye sokulacağına dikkat çeken von der Leyen, hazırlanan tasarıdaki bir başka maddenin de, AB yaptırımlarını bilinçli bir şekilde delen Rus ve üçüncü ülke şirketleri ile ticaret yasağı olduğunu aktardı.

AB kaynaklarına göre Kazakistan, Ermenistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brüksel tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımları delen ülkeler arasında sayılıyor. Reuters ve AFP ajansları, AB’den diplomatik kaynaklara atıfla, bu ülkeler arasında Türkiye’nin de değerlendirildiğini bildirmişti.

AB Komisyonu’nun söz konusu önerisi, Çarşamba günü Brüksel’de AB üyesi 27 ülke temsilcisinin katılacağı toplantıda görüşülecek. Mayıs ayı bitmeden karara bağlanarak yürürlüğe sokulması planlanan 11’inci yaptırım paketinde, ihracatı kontrol edecek mekanizmaların yanı sıra, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı destekleyen kişi ve kuruluşlara yönelik cezai önlemler de yer alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın